DoktoraAçık Erişim

John Rawls'un birey anlayışı ve Michael Sandel'in yükümsüz benlik eleştirisi

2017
0 görüntülenme
0 i̇ndirme
Danışman: Prof. Dr. Muhammet Hanifi Macit

Özet (TR)

Bu çalışma liberal ve komüniteryan gelenekleri, birey kavrayışları çerçevesinde John Rawls ve Michael Sandel gibi iki önemli düşünür üzerinden ele almayı hedeflemektedir. Tarihsel süreç içerisinde sosyo-politik, kültürel ve felsefi dönüşümlerin bir uzantısı olan modern birey kavramı, çağdaş siyaset felsefesi tartışmalarında gerek Rawls'un temellendirdiği siyasal liberalizm anlayışının esas unsurunu gerekse Sandel gibi komüniteryan düşünürlerin bu anlayışa yönelttikleri eleştirilerin özünü teşkil etmiştir. Kantçı liberal geleneği izleyen ve iyi yaşam kavrayışlarına karşı adaletin önceliğini savunan Rawls, amaçlarına öncel benlik yaklaşımı nedeniyle Sandel tarafından deontolojik liberal olarak adlandırılır. Rawls'un öğretisi bu bakımdan deontolojik birey anlayışıyla bağlantılı olarak tarafsızlık ideali taşıyan ve hiçbir kapsamlı öğretiye dayanmadığını iddia eden bir siyasal adalet anlayışını merkeze alır. Rawls'un siyasal liberalizm anlayışının temelinde bulunan bireyin, yükümsüz/köksüz ve soyut olduğunu savunan Sandel, karşıt olarak kişinin benliğini oluşturan amaç ve değerlere bağlı olduğunu ve bunlardan istediği gibi kendini çekerek soyutlanamayacağını düşünür. Buna göre Rawls'un bireyselliği yücelttiği yerde Sandel, kurucu/oluşturucu bir yapıda olan cemaatin, kimliklerin ayrılmaz bir unsurunu teşkil ettiğini kabul eder. Bu bağlamda Rawlsçu liberalizmi usuli cumhuriyet olarak nitelendiren Sandel, bu anlayışa karşı olarak cumhuriyetçi gelenekle bağlantılı bir yaklaşımı benimser.

Yazar

Dr. Muhammed Ahmet Tüzen

Bu Yayına Nasıl Atıf Yapılır

Muhammed Ahmet Tüzen (Doktora Tezi). John Rawls'un birey anlayışı ve Michael Sandel'in yükümsüz benlik eleştirisi, 2017, Atatürk University.

Lisans

Tüm Hakları Saklıdır

Bu eser belirtilen lisans koşulları altında paylaşılmaktadır.

Atatürk University tezlerinden daha fazlası