Adalet

210 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Sosyal bilgiler öğretmenlerinin sosyal adalet algı ve deneyimleri

Yirmibirinci yüzyıl, dünya genelinde yaşanan toplumsal, ekonomik ve kültürel değişimlerin en hızlı gerçekleştiği dönem olarak kabul edilmektedir. Gerçekleşen bu değişimler eğitim anlayışını doğrudan etkilemektedir. Eğitimin amaçlarından biri vatandaş yetiştirmektir. Küresel değişimler ile birlikte farklılıklara saygı duyma, hoşgörülü olma gibi birçok yeni özellik vatandaşlardan beklenir hale gelmiştir. Bu özelliklerden biri sosyal adalet bilincidir. Sosyal adalet, toplumsal hayat içerisinde her bireyin kendini güven ortamı içerisinde hissederek, ilgi ve ihtiyaçlarını en üst seviyede karşılayıp potansiyelini ortaya koymasını amaçlamaktadır. Bunun yanı sıra toplumsal yaşam içerisinde var olan ekonomik, sosyal ve politik ayrımcılıkların giderilmesini de amaçlamaktadır. Bu nedenle sosyal adalet farkındalığı küresel vatandaşların sahip olması gereken nitelikler arasında görülmektedir. Türkiye'de ortaokul düzeyinde sosyal bilgiler dersi doğrudan vatandaş yetiştirme amacını taşıyan bir ders olarak dikkat çekmektedir. Bu nedenle, sosyal bilgiler dersinde küresel vatandaş yetiştirme amacıyla sosyal adalet eğitimine de yer verilmesi beklenmektedir. Bu araştırmanın amacı, sosyal bilgiler öğretmenlerinin sosyal adalet algı ve deneyimlerine yönelik bilgi edinilmesidir. Araştırma, nitel araştırma yöntemlerinden olgubilim desenine göre gerçekleştirilmiştir. Öğretmenler belirlenirken amaçlı örnekleme yöntemlerinden biri olan maksimum çeşitlilik örneklemesinden yararlanılmıştır. İlk aşamada maksimum çeşitlilik örneklemesi ile belirlenen 10 öğretmen ile yarı-yapılandırılmış görüşmeler yapılmıştır. İkinci aşamada, bu görüşmelerden elde edilen veriler doğrultusunda öğretmenlerin hayata bakış açısı, mesleki deneyimleri, bulundukları okulun sosyo-ekonomik düzeyi, sosyal adalet konusundaki farkındalıkları, sosyal adalet eğitimine sınıf içerisinde yer verme düzeyleri gözetilerek görüşme yapılan 10 öğretmen arasından dört öğretmen belirlenmiştir. Belirlenen dört öğretmenin sınıfında sosyal adalet eğitimine ilişkin deneyimleri yaklaşık beş ay süresince katılımcı gözlem ile gözlenmiştir. Katılımcı gözlem sürecinin ardından tüm öğretmenlerle son görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Görüşmeler ve gözlemlerden elde edilen veriler Nvivo 10 nitel veri analizi programı kullanılarak çözümlenmiştir. Araştırmada öğretmenlerin çoğunun sosyal adalet kavramını, eşitlik ve adalet olarak değerlendirdikleri görülmüştür. Öğretmenlerin çoğu, sosyal adalet algılarının gelişiminde ailelerinin ve aldıkları eğitimlerin önemli olduğunu belirtmişlerdir. Öğretmenlerin çoğu sosyal adalet eğitimini fırsat eşitliği yaratmak, sosyal adaleti kavram olarak öğretmek ve öğrencilere sosyal adaletle ilgili değerleri kazandırmak olarak değerlendirmişler ve sosyal adalet eğitiminde öğretmenlerin, öğrencilerine olumlu model olması, farklı düşünce ve kimliklere saygı göstermesi gerektiğini dile getirmişlerdir. Öğretmenlerin çoğu, sosyal bilgilerin vatandaş yetiştirme, bireyleri yaşama hazırlama ve sosyal bilimleri öğretme gibi temel amaçlarının var olduğunu belirterek sosyal adaletin, sosyal bilgiler dersi içerisinde önemli bir yeri olduğunu ifade etmişlerdir. Ancak sosyal bilgiler öğretim programı ve ders kitaplarında sosyal adaletin doğrudan yer almadığını söylemişlerdir. Ders içerisinde öğretmenlerin, öğrencilerde sosyal adalet bilincini geliştirmek adına yaptıkları etkinlikler sınırlı kalmaktadır. Öğretmenlerin çoğu, öğrencileri arasında ayrım yapmadıkları ve öğrencilerine karşı olumlu tutumlarda bulundukları görülmesine karşın ders içerisinde sosyal adaletin insan hakları, demokrasi ve çevre koruma boyutlarına kısmen değinmişlerdir. Sonuç olarak öğretmenlerin çoğunun sosyal adalet kavramını sınırlı bir şekilde algıladıkları ve bu doğrultuda ders içi deneyimlerinin de sınırlı kaldığı görülmektedir. Araştırmada, sosyal bilgiler programı ve ders kitaplarında sosyal adalete doğrudan yer verilmesi, öğretmenlerin farkındalıklarının artırılması adına MEB ile üniversitelerin işbirliği içerisinde sosyal adalet konusunda çalışmalar yapmaları ve araştırmacılara, STK'larla işbirliği içerisinde yapılabilecek eylem araştırmaları önerilmektedir. Anahtar Kelimeler: Sosyal bilgiler, sosyal adalet, sosyal bilgiler eğitimi, sosyal adalet eğitimi.

AdaletAdalet algısıMesleki deneyim+5
Sercan Bursa
Anadolu University · Institute of Educational Sciences
2015
00
DoctorateOpen AccessTR

Modern sübjektivite metafiziği bağlamında Kant'ta adaletin imkânı

Bu çalışma, Kant'ın ahlâkî, estetik, hukukî ve siyâsî görüşleri üzerinde temellendirilebilecek bir adalet anlayışının imkânını, sübjektivite metafiziği bağlamında araştırmaktadır. Araştırma amacına yönelik olarak gerçekleştirilen sübjektivite tartışması, çalışma boyunca sürdürülmektedir. Ahlâk yasası, ahlâkî özne, deha, Yüce, sensus communis, adalet öznesi, kaotik özne, iç özgürlük, dış özgürlük benzeri kavramlar, tartışmanın çerçevesini belirleyen kavramlar olarak gün yüzüne çıkmıştır. Ahlâkî öznelliğin temellerinden doğacak bir adalet öznelliğinin imkânı, araştırma sırasında kendisini göstermiştir. Kant, böyle bir öznellik imkânı yoluyla sonlu insanları sonsuz bir adalet yolculuğuna hazırlamaktadır. Çalışmada Kant'ın, ahlâk yasasıyla hukuk arasındaki gerilimi nasıl aşmaya çalıştığı sorusu da cevaplanmaya çalışılmıştır. Kant düşüncesinde adaletin imkânı meselesine, ahlâk, estetik, siyaset, hukuk, tarih felsefesi pencerelerinden bakılmış ve Kant'ın bu alanlardaki çalışmalarına özellikle odaklanılmıştır. Ayrıca görülmüştür ki, ahlâk yasasının merkezi duyugusu olan saygı duygusundan sonra gelen insan sevgisi, hem insanı amaç gösteren ahlâk yasasıyla hem de özneler arası bir adaletin imkânıyla yakından alakalıdır. Kant'ın kritikleri boyunca gerçekleştirdiği adalet arayışı, aynı zamanda bitimsiz bir arayıştır. Zira adalet, hiçbir zaman kendi başına bir şey olarak insanlara tezâhür etmeyecektir.

AdaletAdaletsizlikDeontolojik adalet+4
Oğuz Düzgün
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

İbnü'l-Melâhimî'nin kelam sisteminde adalet ilkesi

Son dönem Mutezilesi'nin iki ekolünden biri olan Hüseyniyye'nin, kurucusu Ebü'l-Hüseyin el-Basrî'den sonraki en büyük temsilcisi İbnü'l-Melâhimîdir. Mutezile kelâmının temel esaslarından biri olan adalet ilkesi, genel anlamıyla Allah-âlem ilişkisini ifade eder. Bu ilke kapsamında ele alınan konular Allah'ın asla kabihi işlemeyeceği, kendi üzerine vacip olanı ihlâl etmeyeceği ve Allah'ın bütün fiillerinin hasen olduğu hususlarını ispat etmeye yöneliktir. Bu çalışmada İbnü'l-Melâhimî'nin kelâm sisteminde adalet ilkesine dair konular hakkındaki görüşleri, onun kelâm eserleri detaylı bir incelemeye tabi tutularak ortaya konulmuştur. Behşemî kaynaklardan kıyaslama yapmak amacıyla, diğer Hüseynî ve Şiî-Mutezilî kaynaklardan konuyu anlamaya yardımcı olması amacıyla yararlanılmıştır. İbnü'l-Melâhimî'nin husün-kubuh, Allah-kabih ilişkisi, insan fiilleri, teklîf, lütuf, aslah, elem ve ivaz konularındaki görüşleri kendisinden önceki Mutezilî gelenekle kıyaslanarak aktarılmıştır. İbnü'l-Melâhimî fiilin oluşumunda motiv ve iradenin aynı şey olduğu, Allah'ın kabihe kâdir olmakla birlikte kabihi işlemesinin imkânsız olduğu, insanın fiillerinin yaratıcısı olduğu bilgisinin zaruri bilgi olduğu, fiili meydana getiren kudretin özel bünye olduğu, bir makdûrun iki kâdirin kudreti altında olabileceği, kudretlerin birbiriyle benzer olduğu, dünyevî konularda aslahın vacip olduğu, kulun zalimden alması gereken ivazı Allah'ın tefaddül olarak verebileceği, gayr-i âkil kimselerin verdiği elemlerin ivazını Allah'ın vereceği gibi görüşleriyle Behşemiyye'den farklılaşmıştır. Bu bağlamda İbnü'l-Melâhimî'nin mensubu olduğu Hüseyniyye ekolünün, Behşemiyye'den adalet düşüncesi bağlamındaki farkları da ortaya çıkmıştır. Bu çalışma İbnü'l-Melâhimî'nin adalet düşüncesini ortaya koymasının yanında İbnü'l-Melâhimî üzerinden Hüseyniyye'nin adalete dair görüşlerini ve bu konularda Behşemiyye ve Hüseyniyye'nin ayrıştığı noktaları tespit etmektedir. Dolayısıyla bu çalışma son dönem Mutezilesi içerisindeki ihtilafın içeriğine dair önemli tespitler sunmaktadır.

AdaletKelamMutezile+2
Kevser Demir Bektaş
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

İşgörenlerin kişilik tiplerinin örgütsel bağlılıkları üzerindeki etkisi: Bursa' da mobilya sektöründe uygulama örneği

Kişilik kavramının, çağlar boyunca oldukça önem verilen bir kavram olduğu bilinmektedir. Kişilik kavramı söz konusu olduğunda akla ilk gelen, bireysel farklılıkları vurgulamaktır. Her bireyin olayları algılama, düşünüş, kendini ifade etme şekli ve geliştirmiş olduğu davranışlar arasındaki farklılıklar araştırmacıları ortaya çıkan bu farklılıkların nedenini sorgulamaya yöneltmiştir. Bundan dolayı kişilik kavramı çağlar boyunca araştırmalara konu olmuştur.Günümüzde, entelektüel sermayenin etkin bir şekilde yönetimine verilen önem arttığından, örgütsel bağlılık kavramı da büyük önem kazanmıştır. Nitelikli işgücünün örgütüne bağlı olarak çalışması, bütün yetenek ve bilgisini örgütü için kullanması örgütsel bağlılığı yakından ilgilendiren bir konudur. Yapılan araştırmalar sonucunda, kendilerini bulundukları örgüte bağlı hisseden işgörenlerin oldukça başarılı oldukları gözlemlenmiştir. Bu nedenle örgütsel bağlılık, kaliteli mal / hizmet üretimini gerçekleştirme, müşteri memnuniyetini sağlama ve işgören devir hızını azaltma konularında önemli bir araçtır.Ayrıca örgütsel bağlılık konusuna; örgütsel davranış, örgütsel psikoloji ve sosyal psikoloji gibi farklı alanların etkisi de, işgörenlerin kişilikleri ile bulundukları örgüte bağlılıkları arasında ilişki kurmayı gerekli hale getirmektedir. Bu nedenle günümüzde birçok örgüt, işgörenlerin örgüte dahil olmalarının ilk aşaması olan iş görüşmelerinde adaylara çeşitli kişilik testleri uygulamaktadır. Bu yöntem işe, örgüte ve ortama uyumlu yapıdaki işgörenleri örgüte dahil etmenin bir yolu olarak düşünülmektedir.İşgörenlerin yaptıkları işe, bulundukları örgüte ve iş arkadaşlarına bağlılığı konusunun işgörenlerin kişilik tip ve özelliklerinden etkilendiği varsayımıyla araştırmada kişilik tipleri, kuramları ve örgütsel bağlılık konuları üzerinde durulmuştur.

AdaletAileDavranış+2
Tuğba Kaplan
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Türk ceza mevzuatında yapılan düzenlemelerin adil yargılanma hakkına katkıları

İnsan Hakları günümüzde oldukça popüler bir kavram haline geldi. Gerçekte ise insanın var oluşundan beri onun sadece onurlu bir varlık olmasından kaynaklanan haklardır. Sadece insan olmak bu haklara sahip olmak için yeterlidir.İnsan haklarını korumanın en etkili yolu adil bir yargılama sisteminin bulunmasıdır. Aynı zamanda bir insan hakkı olan adil yargılanma hakkı, diğer tüm haklarında güvencesini oluşturur. Genellikle Adil Yargılanma hakkı adalet kavramı ile birlikte anılır. Bu tezde birinci bölümde genel olarak adalet ve adil yargılanma hakkı kavramları açıklandı. İkinci bölümde, Adil yargılanma hakkı ile ilgili bulunan başlıca uluslar arası belgeler incelendi. Türk hukukuna etkisi ele alındı. Üçüncü bölümde ise İnsan Hakları ve Adil yargılanma hakkı ile ilgili uluslararası düzenlemelerin Türk iç hukukuna etkileri incelendi. Türk Ceza Mevzuatında Adil Yargılanma hakkını sağlamak amacıyla yapılan düzenlemeler araştırıldı. Bu düzenlemelerin Adil Yargılamaya olan katkısı incelendi. Türkiye'nin tarafı olduğu İnsan Hakları ve adil yargılanma hakkı ile ilgili Uluslararası antlaşmalar da birlikte ele alındı. Özellikle iç hukuk uygulaması bakımından önemli olan Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve bu sözleşmeden doğan denetim mekanizması olan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihatları ile birlikte mevzuattaki değişimin adil yargılamaya olan katkısı araştırıldı ve incelendi. Bu değişikliklerin adil yargılanma hakkının uygulanması anlamında olumlu katkıda bulunup bulunmadığı araştırıldı.

AdaletAdil yargılanmaAnayasa 1982+7
Mehmet Bayhan
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Otel işletmelerindeki işgörenlerin örgütsel adalet algılamalarının örgütsel vatandaşlık davranışlarına etkisi: Afyonkarahisar'daki 4 ve 5 yıldızlı termal otellerde bir uygulama

Bu çalışmada, örgütsel adalet ve örgütsel vatandaşlık davranışı kavramı ile ilgili olarak gerek uygulama bölümüne temel oluşturması gerekse de konuyla ilgili araştırma yapacaklara yol gösterici bir nitelik kazanması açısından yazım bilim kısmı geniş olarak ele alınmıştır. Örgütsel adalet algılamasının örgütsel vatandaşlık davranışına etkisi, önceki araştırmaların sonuçları da göz önüne alınarak ve analizlere bu iki kavrama ait alt boyutlar da dahil edilerek incelenmiştir. Ayrıca; yaş, cinsiyet, çalışılan departman ve mesleki eğitim seviyesi gibi demografik değişkenlerin de ilave edilmesiyle iki kavram arasındaki ilişkiler geniş bir şekilde incelenme imkanına kavuşmuştur.Birinci bölümde yukarıda belirtilen amaçlara yönelik olarak örgütsel adalet kavramı; ilişkili teorilere, alt boyutlarına ve bu kavramla ilgili çeşitli modellere yer verilerek ayrıntılı bir şekilde incelenmiştir.İkinci bölümde örgütsel vatandaşlık davranışı kavramı; kavramsal gelişimine, benzer özellik gösteren davranışlara, çeşitli araştırmacıların tanımladığı alt boyutlara yer verilerek incelenmiştir.Üçüncü bölümde örgütsel adalet ile örgütsel vatandaşlık davranışı ile ilgili daha önceki çalışmalara ve bu iki kavram arasındaki ilişkiye değinilmiştir.Dördüncü bölümde ise yazım bilim taraması da göz önüne alınarak oluşturulmuş hipotezler, Afyonkarahisar il merkezindeki 4 ve 5 yıldızlı termal otel işletmelerindeki işgörenlerden edinilen veriler doğrultusunda SPSS 11.5 for Windows paket programı kullanılarak ele alınmıştır. Bu kapsamda demografik değişkenlere ilişkin bilgiler verilmiş, örgütsel adalet ile örgütsel vatandaşlık davranışı arasındaki ilişkiler korelasyon analizine tabi tutulmuştur. Bunun yanında örgütsel vatandaşlık davranışını örgütsel adaletin alt boyutlarından daha çok hangisinin etkilediğine ilişkin çoklu regresyon analizi yapılmıştır. Dağıtım adaleti, prosedür adaleti ve etkileşimsel adaletin bağımsız değişkenler; örgütsel vatandaşlık davranışının ise bağımlı değişken olduğu analiz sonucuna göre örgütsel vatandaşlık davranışını açıklamada etkileşim adaletinin etkisi, dağıtım ve prosedür adaletinin etkisinden daha fazla olduğu görülmüştür. Son olarak ilişki kurulan kavramlar açısından çeşitli gruplar arasında farklılıkların olup olmadığına ilişkin bağımsız örneklem t testi, ve tek yönlü varyans analizi uygulanmış ve bu kapsamda yorum ve önerilerde bulunulmuştur.

AdaletAfyonkarahisarOteller+5
Seydi Ahmet Çetin
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Modern dünyanın özgürlük yanılsaması

Modern dünyamız büyük bir bunalımı yaşamaktadır. Kültürel, politik,ekonomik, dinsel, kimliksel olarak bu bunalım kendisini gezegenin her yanındahissettirmektedir. Modern dünyada insanlar kendilerini güvende hissedemiyorlar. Savaş,çatışma, ekonomik kriz ve salgın hastalıklar, insanlar üzerinde büyük bir korku unsuruoluşturmaktadır. Kavramların içerikleri politikalar tarafından değiştirilmekte ve çıkarpolitikaları doğrultusunda bu kavramlara (özgürlük, eşitlik, demokrasi, adalet vb.)anlamlar yüklenmektedir. Özgürlük adı altında savaşlar yapılmakta, onlarca insanhayatını kaybetmekte ve onlarcası da yurtlarından sürgün olmaktadır. Olanakların veuygun çözüm politikalarının olmasına rağmen, dünyamız yağmalanmakta, yoksullukartmakta ve ekolojik felaketler çoğalmaktadır. Demokrasi ise sözde olarak hepvurgulanır, öneminden sözedilir, ancak içerik olarak yaşanmaz. Demokrasi araçsal akılve politikalar doğrultusunda şekillenmekte olup, demokrasi modern dünyanın hiçbiryerinde tam olarak yaşanmamaktadır. İktidarları, yönetimleri seçimler değil, savaşlar vesilahlar belirlemektedir. İletişim olanakları ve insan ihtiyaçlarını karşılayacak ürün vegıda olanakları bol olduğu halde insanların büyük bir çoğunluğu yoksul yaşamaktadır.Açlıktan hergün onlarca insan yaşamını yitirmektedir. Ayrıca iletişim çağındayaşanmasına rağmen insanlar arasındaki iletişimsizlik artmaktadır. Savaş, çatışma veküresel kapitalizm sonucunda meydana gelen küresel ısınma dünya ve canlılar üzerindebüyük yıkım ve tahribatlara yol açmaktadır. Tüm bunlar modernitede ortaya konulanhedeflerin (demokrasi, özgürlük, eşitlik, daha güzel bir dünya) gerçekleşmediğinigöstermektedir. Modern olanaklar bir azınlık tarafından daha çok kullanılırken, büyükbir çoğunluk ise bu imkanlardan yararlanamamaktadır. Tüm bunlar modern dünyanınbir özgürlük yanılsamasının içinde olduğunu bize göstermektedir.Anahtar Kelimeler: Demokrasi, Ekoloji, Kapitalizm, Modernite, Özgürlük, Teknoloji.

AdaletDemokrasiKapitalizm+3
Sebatullah Tekin
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Örgütlerde nepotizmin örgütsel adalet algısı ile ilişkisinin tespitine yönelik bir araştırma

Kayırmacılık türlerinden biri olan ve bireylerin akrabalık ilişkisi içinde oldukları diğer kişileri kayırmasını ifade eden nepotizme örgütlerde sıkça rastlanmaktadır. Nepotizmin örgüt ve nepotizmden faydalanan bireyler için bazı olumlu etkileri olsa da, yine örgüt üzerinde ve örgütün nepotizmden faydalanmayan diğer bireyleri üzerinde olumsuz etkileri de bulunmaktadır. Dolayısıyla oldukça yaygın olan nepotizmin örgüte olan faydalarını arttırıp, olası zararlarını kontrol edebilmek için nepotizmin yönetilmesine gereksinim duyulmaktadır. Nepotizmi yönetebilmek içinse, öncelikle bu olgunun iyi anlaşılması ve örgüt ve çalışanları üzerindeki etkilerinin tam olarak bilinmesi gerekmektedir. Bu bağlamda nepotizmin örgütte çalışanların örgütsel adalet algısı üzerinde önemli etkileri olduğu düşünülmektedir. Örgütsel adalet algısının ise çalışanların işle ilgili pek çok diğer tutum ve davranışını etkilediği bilinmektedir. Bu çalışmada örgütlerde nepotizm ile örgütsel adalet algısı arasındaki ilişki incelenmeye çalışılmıştır.Nepotizm kavramı ve örgüte olan etkileri üzerine yabancı literatürde çalışmalara rastlanmakla birlikte, yerli literatürde bu konudaki çalışmaların oldukça kısıtlı olduğu görülmektedir. Bununla birlikte örgüt üzerinde önemli etkileri olan bu kavram üzerine daha çok araştırma yapılmasına gereksinim duyulmaktadır. Bu çalışmada nepotizmin örgütsel adalet algısına olan etkileri, İSO'nun hazırladığı ''Türkiye'nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu Araştırması''na göre listeye giren bir tekstil işletmesinde anket tekniği kullanılarak incelenmiştir. Araştırma sonuçlarının literatüre katkı sağlaması umut edilmektedir.Anahtar Kelimeler: Nepotizm, Örgütsel Adalet, Örgütsel Adalet Algısı.

AdaletEşitlikHimaye+1
Gülçin Polat
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

ILO ve ILO normları açısından göçmen işçilerin ayrımcılığa karşı korunması

İnsanlık tarihi ile bağlayan göç hareketleri günümüzde de varlığını sürdürmekte, yaşanan küreselleşme ile beraber giderek de artış göstermektedir. Küreselleşme sadece göç hareketlerini arttırmakla kalmamış, bunun yanında göç nedenleri ve türlerinin de çeşitlenmesine neden olmuştur. Bununla birlikte artan göç hareketliliğine paralel olarak, dünya genelinde göçmen sayısında da artış yaşanmış ve göçmenlerin karşı karşıya kaldığı sorunlar da giderek artmıştır. Bu yüzden göç olgusu, dünyada önemli bir sosyal politika sorunu olarak görülmeye başlanmış ve tüm dünya ülkelerinde en önemli gündem konularından biri haline dönüşmüştür. Artan göç hareketliliği ile göç alan ülkelerde göçmen işçilerin ayrımcılığa maruz kaldığı ve yerel işçiler ile eşit hak ve fırsatlarla çalıştırılmadıkları göç gündem maddelerinin başında gelmektedir. Bu sebeplerin yanında göçmen işçilerin, göç alan ülkelerin çalışma mevzuatları tarafından yeterli korunmaması da onların uluslararası düzeyde geçerliliği ve bağlayıcılığı olan kurallarla korunması gerektiğini ortaya çıkarmıştır. Göçmen işçilerin maruz kaldıkları ayrımcı uygulama ve politikalara karşı, ILO'nun geliştirmiş olduğu koruma yöntemleri ve kabul etmiş olduğu uluslararası düzeydeki normatif düzenlemelerinin incelendiği bu çalışma üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde göç ve göçmen işçi ile ilgili kavramsal çerçeveye yer verilmiş, bunun yanında göçün nedenleri, göçün türleri de başlıklar halinde incelenmiştir. İkinci bölümde ILO'nun göçmen işçilere ve onların maruz kaldıkları ayrımcılığı engellemeye yönelik kabul ettiği normlar başlıklar halinde açıklanmıştır. Üçüncü bölümde ise ILO'nun göçmen işçilere yönelik politikalarına yer verilmiştir. Anahtar Sözcükler: Göç, ILO Normları, Eşitlik, Adalet, Ayrımcılık, Temel İnsan Hakları

AdaletAyrımcılıkEşitlik+6
Bilgehan Gökinci
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

İnsan kaynakları uygulamaları kapsamında örgütsel adalet algısının çalışanların örgütsel güveni üzerindeki etkisi

Günümüzde ağır rekabet koşulları altında faaliyetlerini sürdürmeye çalışan örgütler; kendileri için vazgeçilmez olan insan unsurunun değerini anlamış, insanı temel alan uygulamalara başvurarak onların kuruma yönelik beslediği duygu, düşünce ve algılamalarına son derece önem vermeye başlamıştır. Bu bağlamda örgütler; adil uygulamaları etkin hale getirerek, çalışanların örgütsel güven duygusunu olumlu yönde pekiştirmeye ve böylece verimliliklerini arttırmaya çalışmaktadırlar. Bu çalışmada, insan kaynakları uygulamalarının boyutlarını oluşturan; personel seçimi, eğitim ve geliştirme, ücret yönetimi, ödüllendirme, kariyer planlama ve geliştirme, performans değerlendirme kapsamında algılanan örgütsel adaletin, çalışanların örgütsel güveni üzerindeki etkisinin tespit edilmesi amaçlanmaktadır. Çalışmanın amacı doğrultusunda, Alanya ilçesinde dört ve beş yıldızlı otellerde anket çalışması gerçekleştirilerek elde edilin veriler, t-testi, Mann Whitney U Testi, Tek Yönlü Anova, Kruskall Wallis H Testi, Korelasyon Analizi ve Çoklu Regresyon Analizine tabi tutulmuştur. Analizler sonucunda insan kaynakları uygulamaları ve örgütsel güven boyutlarının bazılarında, çalışanların demografik özelliklerine göre anlamlı sonuçlara ulaşılmıştır. Bununla birlikte insan kaynakları uygulamaları boyutlarının örgütsel güven boyutları ile ilişkili olduğu tespit edilmiştir. Son olarak da insan kaynakları uygulamaları boyutlarında adalet algısının, örgütsel güven boyutlarının her biri ve örgütsel güven üzerinde etkisi olduğu sonucuna varılmıştır. Anahtar Kelimeler: Örgüsel Adalet, İnsan Kaynakları Uygulamaları, Örgütsel Güven.

AdaletAdalet algısıÖrgütsel adalet+3
Nuri Çeliker
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2014
00
Master'sOpen AccessTR

Hanefî fıkıh düşüncesine göre nimet-külfet dengesi ve bununla ilgili malî düzenlemeler

İslâm hukukunun temel ilkelerinden biri, hak ile sorumluluk arasında dengenin sağlanmasıdır. İslâm'ın ilk dönemlerinden itibaren verilen hükümlere bakıldığında, fıkıh âlimlerinin hüküm verirken, nimet-külfet dengesini dikkate aldıkları görülmektedir. Bununla birlikte bu kavramların mahiyetine ve hükümlere nasıl yansıdığına dair yeterli bilgi veren eserlerin kaleme alınmadığı görülmektedir. Tezimiz, nimet-külfet kavramlarının mahiyetini ve konumunu belirleyerek, Hanefî mezhebine göre malî işlemlerdeki nimet-külfet dengesini ortaya koyabilmeyi, nimet-külfet dengesine uygun olan ve olmayan malî işlemleri belirlemeyi ve bütüncül bir bakış açısı oluşturmayı hedeflemektedir.

AdaletHanefilerNimet-külfet+2
Semra Pala
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
DoctorateOpen AccessTR

Örgütsel adalet algısının işten ayrılma niyeti üzerindeki etkisinde örgütsel sessizliğin aracılık rolü

Örgütsel adalet algısı işgörenlerin olumlu ve olumsuz pek çok davranışlarını etkilemektedir. Özellikle örgütsel sessizlik ile işten ayrılma niyeti örgütsel adaletsizliğin örgüt ve işgörenler için önemli sonuçlarındandır. Örgütsel sessizlik, örgütlerde yakın zamanlarda önem kazanmıştır. Örgütsel adalet algısı ile işten ayrılma niyeti araştırmacılar tarafından özellikle neden olduğu olumsuz sonuçlar itibariyle dikkat çekmiştir. Bununla birlikte örgütsel sessizlikle ilgili yeterli sayıda çalışmanın yapılmadığını söylemek mümkündür. Bu çalışmada örgütsel adalet algısı; dağıtımsal, işlemsel ve etkileşimsel adalet olmak üzere üç boyut olarak ele alınmıştır. Diğer taraftan örgütsel sessizlik; kabullenici, korumacı ve korunmacı sessizlik olarak incelenmektedir. İşten ayrılma niyeti ise tek boyut şeklinde ele alınmıştır. Çalışmada örgütsel adalet algısının işten ayrılma niyeti üzerindeki etkisinde örgütsel sessizliğin aracılık rolünü tespit etmek amaçlanmıştır. Bu bağlamda çalışma, İstanbul ilinde bilgi işlem sektöründe faaliyet gösteren büyük bir işletmenin 310 beyaz yakalı işgöreni ile yapılmış ve korelasyon, regresyon, çoklu doğrusal regresyon, t testi ve ANOVA analizleri uygulanmıştır. Çalışma sonuçlarına göre örgütsel adalet algısının örgütsel sessizliği ve işten ayrılma niyetini negatif yönde etkilediği tespit edilmiştir. Örgütsel sessizliğin ise işten ayrılma niyetini pozitif yönde etkilediği belirlenmiştir. Bunun yanında korumacı ve korunmacı sessizlik davranışlarının örgütsel adalet algısının işten ayrılma niyeti üzerindeki etkisinde aracılık rolü üstlendiği; kabullenici sessizlik davranışının ise aracılık rolünün olmadığı ortaya konulmuştur. Bu sonuçlara göre, işgörenlerin adaletsizlik karşısında hem doğrudan hem de örgütsel sessizlik aracılığıyla işten ayrılma niyetine girdikleri gözlenmiştir. Bunun yanı sıra işgörenlerin adaletsiz durumları benimsemediklerini ve sessiz kalmadan doğrudan işten ayrılma niyetine girdiklerini söylemek de mümkündür.

AdaletÖrgütsel adaletÖrgütsel sessizlik+2
Meltem Dirican
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Vergilemede adalet ilkesi açısından Türk vergi sisteminin incelenmesi

Vergi kamu harcamalarını sağlamak için devletin egemenlik gücüne dayanarak cebren elde ettiği gelirler toplamıdır. Vergiler yapısı itibariyle iktisadi politikalara konu olacak niteliktedir. Bugün iktisadi açıdan hiçbir teknik bilgisi olmayan sıradan bir vatandaşa vergiler nasıl olmalıdır diye sorulsa: alınacak cevap vergilerin adaletli olması gerektiğidir. Türkiye'de vergiler kanunla konulur, değiştirilir ve kaldırılır. Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 73.Maddesinde ''vergi yükünün adaletli ve dengeli dağılımı maliye politikasının temel amacıdır '' denilmiştir. Vergi adaletinin sağlanması Türk Vergi Sisteminin sosyal amacıdır. Araştırma içerisinde öncelikle birinci bölümde vergi ve vergi adaleti ile ilgili kavramlar ele alınıp, vergi adaletini etkileyen faktörler açıklanmıştır. Bu faktörlerin vergi adaletine olumlu ve olumsuz etkileri incelenmiştir. İkinci bölümde Türk Vergi Sisteminin genel yapısı ve özelliklerinden, anayasal çerçevesinden bahsedilmiştir. Üçüncü bölümde Türk Vergi Sisteminde yer alan vergilerin türlerine göre gelir, harcama ve servet üzerinden alınan vergiler olarak gruplandırılmış ve vergi adaleti bakımından incelenmiştir. Ayrıca vergiler dolaylı ve dolaysız vergiler olarak gruplandırılmıştır. Vergi gelirlerinde dolaylı vergilerin ağırlığı incelenmiş ve bu durumun düşük ve sabit gelirli bireylerin üzerindeki vergi yükünü arttırdığı tablolarla desteklenerek anlatılmıştır. Son olarak dördüncü bölümde Türk Vergi Sisteminde adalet ilkesini etkileyen unsurlar ele alınmış, olumsuz faktörler sıralanarak vergi yükünün adaletli dağıtımı açısından alınacak tedbirlerden söz edilmiştir. Anahtar kelimeler: Vergi Adaleti, Vergi Yükü, Türk Vergi Sistemi

AdaletAdalet kuramlarıTürk vergi sistemi+3
Gamze Ateş
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

AİHS ve Anayasa hukuku bağlamında vergide adalet ilkesi

İdarenin kamu giderlerini karşılamak amacıyla özel bir karşılığı olmaksızın hukuki cebir ile elde ettiği gelirlere vergi denir. Verilendirmeye dair hukuki ilişkilerde taraflardan bir tanesi egemenlik gücü ve ayrıcalıklarına sahip olan devlet, diğer tarafta ise kanunların kendisine maddi ve şekli ödevler yüklediği mükellef bulunmaktadır. Bu orantısız hukuki ilişki sebebiyle zaman zaman iktidarlar keyfiliğe ve aşırılığa kaçabilmiş bu sebeple insan hak ve hürriyetleri ihlal edilmiştir. Bu sebeple vergilendirme işleminde tarafların uyması gerekli bir takım prensipler zaman içerisinde oluşmuştur. Vergiye ilişkin temel prensiplerin normlar hiyerarşisinin en üstünde yer alan Anayasada düzenlenmiş olmasının sebebi vergi düzenlemelerinin tüm hak ve özgürlükleri ilgilendirip etkileyen ve aynı zamanda onlardan etkilenen nitelikte olmasıdır. Anayasal vergi hukukunda bu tür prensipler genel olarak vergide adalet ilkesi kavramı çerçevesinde ele alınmıştır. Vergi adaleti kamu harcamaları sebebiyle alınan verginin, bireyler arasında hakkaniyetli dağılımını ve vergilendirme sürecine ilişkin idari işlemlerin hukuk ve hakkaniyete uygunluğunu ifade eder. AİHS'i Türkiye Cumhuriyeti Devleti tarafından kabul edilmiş ve iç hukukun sözleşmeye uygun biçimde düzenlenmesi ve insan hak ve hürriyetlerinin ihlalinin engellenmesi amacıyla çeşitli kurumlar oluşturulmuştur. Bu kurumların başında Anayasa Mahkemesi Bireysel Başvuru mekanizması gelmektedir. Çalışmamız üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde vergi kavramından kısaca bahsedildikten sonra vergide adalet kavramı, tarihsel gelişimi, vergide adalet ilkeleri, vergide adalet oluşumunu engelleyen faktörlerden bahsedilmiştir. Özellikle vergide adalet ilkeleri olan vergide genellik uygunluk açıklık belirlilik eşitlik ilkelerine değinilmiştir. Çalışmamızın ikinci bölümünde insan hakları bağlamında AİHS'nin ve Anayasanın vergide adalet ilkesi çerçevesinde hükümleri ele alınmış olup bu bağlamda insan hakları, insan haklarının bütünlüğü veya bölünmezliği ilkesi ele alınmıştır. Vergide adalet ilkelerinin uygulamada sağlanmasının sosyal devlet ilkesinin ayrılmaz bir parçası olduğu belirtilmiştir. Sosyal ve hukuk devleti çerçevesinde mükellef temel hak ve özgürlüklerinin neler olduğu ve mükellef temel hak ve özgürlükleri ile doğrudan ilişkili olan mülkiyet hakkı, adil yargılanma hakkı, makul sürede yargılanma hakkı, hakkaniyete uygun yargılanma hakkı, mahkemeye erişim hakkı, masumiyet karinesi, susma hakkı vb. temel haklara ayrıntılı bir şekilde değinilmiştir. Çalışmamızın son bölümünde ise vergi mükelleflerinin sahip olduğu temel hak ve özgürlüklerin ihlali karşısında Anayasa Mahkemesi'ne ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne bireysel başvuruda izlemesi gereken prosedürler için yer verilmiştir.

AdaletAdalet kuramlarıAnayasa hukuku+5
Gülen Özkaya
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Mu'tezile ve Eş'arî kelâmında adâlet ilkesi

İslam'ın gelişinden henüz bir asır geçmeden, Müslümanların değişik milletlerle ve din mensuplarıyla karşılaşmasına bağlı olarak çeşitli itikadi ekoller ortaya çıkmıştır. Bunlardan Mu'tezile ve Eş'ariyye, İslam Kelamı alanında birbirine muhalif iki itikadi gruptur. Eş'arîler, aklı dini nasların önüne geçiren Mu'tezile'ye karşı, nasları akıldan önce konumlandırmış, kelami meseleleri naklin sunduğu bilgi ölçüsünde yorumlamışlardır. Mutezile ise akılcı yorumuyla öne çıkmıştır. Onların kelam sistemini ifade eden beş ilkenin anlam ve teşekkülünde bu bariz bir şekilde görülmektedir. Bunlar arasında adalet Mu'tezile'nin Allah ve insan ilişkisini düzenleyen ilkesidir. İnsanın sorumluluğu ve buna bağlı olarak Tanrı tasavvurunu ilgilendiren bu ilkeye taalluk eden meseleler Eş'arîlerce de yorumlanmış ve bu konularda çeşitli ihtilaflar tebarüz etmiştir. Bu tezde söz konusu ihtilaflalar karşılaştırmalı olarak ele alınmıştır. Çalışmamızda iki mezhep arasındaki başlıca ihtilaf konularından biri olan ilahi adalet konusu incelenmiştir. Şimdiye kadar bu şekilde ele alınmamış bir konu olan ilahi adalet Mu'tezile mezhebinde çok merkezi bir konum işgal ettiğinden dolayı, kelam ilmindeki irade, insan hürriyeti, vaad ve vaîd gibi diğer meselelerle ilişkilendirilmiştir. Keza çalışmada yeri geldiğinde insan iradesini yok sayan Cebriye mezhebi üzerinde de durulmuştur. Zira Eş'arî mezhebinde insan iradesi konusunda Cebriye'ye paralel düşünceler de görülmüştür. Ancak Eş'arîlerle Mu'tzile'nin karşılaştırmalı olarak ele alındığı bu çalışmada elde edilen temel sonuç, adalet ilkesini Eş'arî kelam ekolünün ilahi irade, kudret ve yaratma bağlamında temellendirdiği, Mu'tezile'nin ise insan sorumluluğu temelinde anlamlandırdığıdır.

AdaletEş`ariKelam+3
Husseın Mohammed Noorı
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

İslam siyaset felsefesi geleneğinde Kınalızâde Ali Efendi'nin yeri

İslam siyaset düşüncesi, Hz. Muhammed dönemi ve sonrası yaşanan olaylar neticesinde inşa edilmeye başlamıştır. Bu siyasi düşünce, İslam Devleti'nin çeşitli coğrafyalara yayılmasıyla karşılaştığı farklı kültür ve medeniyetler neticesinde oluşmaya başlayan siyasetname, siyaset felsefesi, fıkıh ve kelâm gibi gelenekler ile zenginlik kazanmıştır. Bunun sonucunda oluşan İslam siyaset felsefesi geleneği, hiç şüphesiz belirli kavramlar üzerine inşa edilmiştir. Bu kavramlar çok sayıda olmasının yanında, çalışmamızda yer verdiğimiz siyaset, devlet, yönetici, ahlaklılık ve adalet kavramları, geleneğin önde gelen isimlerinden olan Farabi, Nizamülmülk, Maverdi ve Gazali'nin yazmış oldukları eserler çerçevesinde incelenmiştir. Bu çalışmadaki amacımız, genel anlamda adı geçen düşünürler ve kavramlar üzerinden İslam siyaset felsefesi geleneğinin portresini çizmek, özel anlamda ise Kınalızâde Ali Efendi'nin aynı kavramlar çerçevesinde siyaset felsefesi ile ilgili düşüncelerini tespit ederek İslam siyaset felsefesi geleneği ile karşılaştırmasını yapmaktır.

AdaletAhlakKınalızade Ali Çelebi+3
Rıdvan Demir
Ankara Yıldırım Beyazıt University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Örgütsel adalet ile tükenmişlik arasındaki ilişkinin incelenmesi ve hastane çalışanları üzerine bir uygulama

Bu çalışmada örgütsel adalet ile tükenmişlik arasındaki ilişki saptanmaya çalışılmıştır. Çalışma toplam beş alt bölümden oluşmaktadır. Birinci, ikinci ve üçüncü bölümlerde örgütsel adalet ve tükenmişlik kavramlarına değinilmiş ve teorik açıklamalara yer verilmiştir. Örgütsel adalet ve tükenmişlik kavramlarının tarihsel gelişiminden kısaca bahsedilmiş ve tanımlara yer verilmiştir. Ayrıca örgütsel adalet ve tükenmişlik kavramlarıyla ilgili teori ve alt boyutlar incelenmiştir. Çalışmanın araştırma kısmında ise İstanbul Anadolu yakasında özel bir hastanede gerçekleştirilen anket çalışmasının sonuçlarına yer verilerek örgütsel adalet ile tükenmişlik arasındaki ilişki incelenmiştir. Elde edilen sonuçlara göre örgütsel adalet ile tükenmişlik arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki olduğu belirlenmiştir. Demografik özellikler ile örgütsel adalet arasındaki ilişkiye bakıldığında cinsiyet haricinde yaş, kıdem ve eğitim seviyeleri arasında kısmi dereceli ilişkiler bulunmuştur. Tükenmişlik ile demografik özellikler arasındaki ilişkiye bakıldığında ise cinsiyet ve eğitim haricinde, yaş ve kıdem ile tükenmişlik arasında kısmi dereceli ilişkiler olduğu sonucuna varılmıştır.

AdaletHastanelerSağlık personeli+3
Hatice Gözde Korkmaz
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessAR

مفهوم أصالة الخيرية في نصوص القرآن(دراسة تفسيرية موضوعية)

Describing the Islamic Ummah as virtuous is a profound lesson and a righteous path outlined in the Quran. This study focuses on explaining the concept of benevolence in all its forms, branches, and situations. And to elucidate the virtues of the Ummah and the foundations and components upon which it was built. It highlights the distinctive features of this nation with its deep-rooted history and clear nobility free from confusion or uncertainty. Despite enduring various disasters throughout its history, this nation has preserved its nobility, identity, and prestige by adhering to the true teachings of Islam and following the examples of the Prophet. As a result, every individual of this Ummah has begun to feel a responsible to invite people to Allah and spread the teachings of Islam amidst the darkness of humanity's deviation from God. The burden is heavy, but the trust is divine. Ultimately, the belief in the triumph of Allah's religion has motivated everyone to strive in the service of Islam. This study aims to indicate the most virtuous aspects of the divine book that the Ummah adheres (the Quran). It claims the virtues and declares the virtue of learning as the fundamental law of life. In this path, both the predecessors and the successors of Muslims have followed the examples of goodness mentioned in Allah's book and the famous sayings and Prophet's behaviours, as he is the person whom we take as our role model. Additionally, the study refers to his generosity in terms of his virtue, morality, and his relationships with family, friends, enemies, and people in general. These virtues has been persistent in the Ummah's souls, lives, and ethics until it becomes an example of faith, knowledge, and righteous deeds for those who follow. Until the Day of Judgment, the righteous ones among the believers will be distinguished. This research elucidates all types, situations, paths, and purposes of goodness. All of this is intended for Muslims to grasp the true essence of their own religion. Keywords : Commentary - Wasatiye – Notion – Ummah –Extent– Justice – Righteous - Virtuous

Jasım Mohammed Sallal Sallal
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

4 numaralı Trabzon Ahkâm Defterinin transkripsiyon ve değerlendirilmesi (s.1-50)

Osmanlı siyaset geleneğinde adalet kavramının teorik anlamının ötesinde pratik manada da uygulanabilmesi için tarihsel süreçte farklı kurumlar ihdas edilmiştir. Bu kurumlar adaletin tesis edilmesi sürecinde Osmanlı halkı arasında dil, din, ırk ve cinsiyet gibi ayrım gözetmemiştir. Adalet sisteminin uygulanmasında, gerektiğinde halka, mahalli şikâyet mercileri dışında doğrudan merkezi yönetime de şikâyet etme hakkı verilmiştir. Halkın şikâyetlerinin merkezde kaydı tutulmuş ve bu şikâyetlerin değerlendirilmesiyle önce şikâyet defterleri daha sonra ise ahkâm defterleri oluşturulmuştur. Ahkâm defterleri adalet sisteminin işlerliğini göstermesi açısından büyük önem taşımaktadır. Ahkâm defterlerinde, halkın yöneticilerle ve birbirleriyle olan ilişkileri şikâyetlere yansıdığı şekliyle ortaya konmuştur. Çalışmada 4 numaralı Trabzon ahkâm defterinin transkripsiyonu ve değerlendirilmesi yapılmış olup o dönemde Trabzon eyaleti ve Trabzon eyaletine bağlı olan yerleşim yerlerinden gelen şikâyetler incelenmiştir. Şikâyet konularına göre tasnif yapılmış ve şikâyetlerin çözüme kavuşturulmasında ne gibi hükümler verildiği ortaya konmuştur. Anahtar Kelimeler: Adalet, Şikâyet, Ahkâm, Trabzon eyaleti.

AdaletAhkam DefterleriOsmanlı Devleti+2
Fatma Atabey
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2014
00
Master'sOpen AccessTR

Ütopyalarda devlet tasarımı: Platon, More, Campanella

İnsanların varoluşundan beri ideal arayışı da vardır. Özellikle devlet rejimleri söz konusu olunca bu ideal arayışı, içinde bulunulan kültüre, toplumsal ve ideolojik yapıya göre çeşitlilik kazanmıştır. Kimileri bu ideali totaliter rejimlerde bulurken kimileri de hukuk kurallarında bulmuştur. Bu çalışmanın amacı da günümüzde ?en ideal? olarak düşünülen ?hukuk devleti? modelinden yola çıkarak Platon'un Devlet, T. More'un Ütopya, T. Campanella'nın Güneş Ülkesi örneklerinde eşitlik, özgürlük, adalet ve birey kavramları çerçevesinde devlet tasarımında hukukun rolünü incelemektir.

AdaletCampanella, TommasoDevlet+8
Zuhal Şan
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Kelâmî ahlâk bağlamında iyi ve kötünün tabiatı ve insan fiilleri

Duyulur âlemde iyilik ve kötülüğün reel varlığından hareketle kaynağının tespiti ve insan fiilleri ile irtibatlandırılması kelâmî ahlâkın temel problemidir. İnsanın ahlâkî eylemlerinin sorumluluğunu üstlenebilmesi açısından Tanrı-insan ilişkisinin açıklanması gerekir. Kelâm'da önemli bir yere sahip olan hüsün ve kubuh anlayışlarının incelenmeye tabi tutulması, kelâmî ahlâkın sağlıklı bir şekilde değerlendirilmesine zemin oluşturmaktadır. Yükümlülük, sorumluluğun dayanağı; sorumluluk da ahlâkî fiillerin meydana gelmesinde ve adaletin gerçekleşmesinde önemli bir katkı sağlamaktadır. Yükümlülüklerin kaynağı olarak sadece akıl bir öncül olarak ele alınamaz. İnsanı yükümlüklerini yerine getirmekten alı koyan bazı hususlar bulunmaktadır. Herbir sorumluluk, ortam ve duruma göre farklılık arz eder. Aklı olan herkes sorumluluğu oranında değerlendirilir. Allah'ın varlığına ve birliğine inananlar, onun Kur'an'da kendisine atfettiği vasıflara sahip olmanın yanında adaletli olduğu ve adaleti tesis ettiği hususunda hemfikirdirler. Ancak kelâm ekolleri fiillerin insanî boyutu söz konusu olduğunda özellikle hem Allah'ı acz içeren fiillerden uzak tutabilmek hem de insanı yaptıklarından sorumlu kılabilmek amacıyla fiillerin kime nispet edileceği konusunda farklı düşüncelere sahiptirler. Bu itibarla ahlâkın üç önemli boyutu olan iyilik ve kötülüğün tabiatı, ilâhî kudret ve adalet, ahlâkî özgürlük ve sorumluluk çalışmamızın iskeletini oluşturmaktadır. Anahtar Kelimeler: Kelami Ahlâk, Hüsün ve Kubuh, Ef'al-i İbad, Kaza ve Kader, Hikmet, Kudret ve Adalet

AdaletAhlakAhlaki eylemlilik+7
Elif Ağalday
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
DoctorateOpen AccessTR

J. Rawls'ın iktisadi adalet teorisi ve Türkiye ekonomisi

Bu çalışmada adaletin iktisadi boyutu ele alınmaktadır. Adalet Aristo'dan beri 'değerlerin değeri' olarak kabul edilmiştir. Bu konuda hem Tevrat'ta ve Kur'an'da hem de Doğulu ve Batılı düşünürlerin eserlerinde adaletin içeriği hakkında görüşler sunulmuştur. Yirminci yüzyılda adalet konusunda en kapsamlı çalışmayı J. Rawls yapmıştır. O da adaleti Aristo gibi diğer değerlere öncelemiş, her şeyin faydacılık uğruna feda edildiği bir ortamda adaleti vurgulayıp faydacılığa karşı çıkmıştır. Rawls, Kantçı geleneğe tabi olarak insanın başkalarının çıkarı için araçsallaştırılamayacağını, amaç olarak görülmesi gerektiğini vurgulamıştır. Rawls, yaşadığı çağdaki aşırı pozitivizmin baskısı altında adaleti temellendirirken Kant'tan farklı bir yöntem seçmiştir. Kant'ın numenal-aşkın-metafizik boyutlu yöntemi yerine Rawls, ampirik 'fıtrat durumu' (orginal pozition) analojisinden hareket etmiştir. Sandel'in ifadesiyle 'metafiziksiz bir liberalizm' kurmaya çalışmıştır. Rawls insan beni ile niteliklerini birbirinden ayırarak değişmelerden etkilenmeyen bir ben'i savunmuştur. Bu yaklaşım iktisadi adalet açısından kişinin niteliklerinin ortak sosyal bir değer olduğu, kişiyi ödüllendirme ya da cezalandırma aracı olarak görülmemesi sonucunu doğurmaktadır. Dolayısıyla gelir ve servet, toplumdaki en dezavantajlı durumda olanların en avantajlı çıkacağı şekilde dağıtılmalıdır. Ona göre liberal özgürlükçülerin ve meritokratik fırsat eşitlikçilerinin önerdiği sosyal politikalar yeterli değildir. Eşitsizlikleri ortadan kaldırmadan salt fırsat eşitliğinin sağlanması sonucu düzeltmeyecektir. Çalışmanın ilk bölümünde adaletin ve iktisadi adaletin tanımları verilecektir. İkinci bölümde modern öncesi, üçüncü bölümde İslam'da, dördüncü bölümde Batı'da iktisadi adalet ele alınacaktır. Beşinci bölümde çalışmanın ana hattını oluşturan J. Rawls'ın iktisadi adalet açıklamaları analiz edilecektir. Nozick, Sandel ve MacIntyre'ın eleştirileri verilecektir. Altıncı bölümde ise Türkiye Ekonomisi çeşitli veriler ve endekslerle ekonomik adalete uygunluğu bakımından irdelenecektir.

AdaletEkonomik adaletRawls, John+1
Yaşar Alkan
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Akademik personellerin örgütsel adalet algısı ile örgütsel sinizim tutumlarının belirlenmesi: Manisa Celal Bayar Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi örneği

Örgütsel adalet, kişilerin örgütlerine karşı tutum ve davranışlarını etkileyen temel unsurlardan birisidir. Kişilerde, örgütün uygulamalarına dair bir adaletsizlik algısı oluşması sonucu örgütlerine karşı hayal kırıklığı, güvensizlik gibi olumsuz tutum ve davranışlar olarak adlandırılan örgütsel sinizm oluşmaktadır. Örgütsel adalet algısının yüksek olması kişilerin örgütlerine karşı örgütsel sinizm tutumlarını da azaltmaktadır. Bu çalışmada akademik personelin örgütsel adalet algıları ile örgütsel sinizm tutumlarının belirlenmesi amaçlanmıştır. Çalışma Manisa Celal Bayar Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesinde görev yapan akademik personelden tesadüfi olmayan yargısal örnekleme yöntemi ile 15 akademik personel seçilerek gerçekleştirilmiştir. Veri toplama aracı olarak yarı yapılandırılmış görüşme yöntemi tercih edilmiştir. Görüşme formunda örgütsel adalet algısına yönelik 11 soru, örgütsel sinizm tutumuna yönelik 3 soru sorulmuştur. Elde edilen bulguları değerlendirmek için nitel analiz yöntemlerinden biri olan betimsel analiz yöntemi kullanılmıştır. Yapılan çalışma sonucunda akademik personelin örgütsel adalet algısı kısmen olumsuz olsa da genel anlamda olumlu çıkmıştır. Ayrıca örgütsel adaletin alt boyutlarından dağıtım adaleti algısı ile etkileşimsel adalet algısının prosedürel adalet algısına göre daha yüksek olduğu tespit edilmiştir. Diğer taraftan akademik yükselmelerdeki adaletsizlikler, kadroların zamanında verilmemesi, yoğun iş temposu gibi nedenlerden kaynaklı hayal kırıklığı, öfke ve tükenmişlik hissi yaşadığı da görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Örgütsel Adalet, Örgütsel Sinizm, Akademik Personel.

AdaletAkademik personelCelal Bayar Üniversitesi+4
Zübeyde Akgün
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Vergi adaleti ve 2000 sonrası dönemde Türk vergi sisteminin vergi adaleti açısından değerlendirilmesi

Vergi adaletinin sağlanması vergi sistemlerinin temel amaçlarından birisidir. Ülkemizde vergi adaleti konusu her zaman tartışılan bir konudur. 2000 sonrasında dönemde ülkemizde vergi adaletinin ne durumda olduğu, vergi adaletinin sağlanıp sağlanamadığı ve bu konuda yapılması gerekenler bu çalışmanın amacını oluşturacaktır. Vergi adaletinin sağlanması Anayasamızın öngördüğü bir düzenlemedir. Anayasamızın 73. Maddesinde "Vergi yükünün adaletli ve dengeli dağılımı, maliye politikasının sosyal amacıdır." denilmektedir. Dolayısıyla vergi adaletinin sağlanması konusu, anayasal bir görev olarak karşımıza çıkmaktadır. Ayrıca vergi adaletinin ekonomik olduğu kadar sosyal etkileri de dikkate alındığında konunun önemi ortaya çıkmaktadır. 2000 yılı öncesi ve sonrasında vergi adaleti konusunda yaşanan gelişmeler ve bunların karşılaştırılması, aynı zamanda birçok ekonomik ve sosyal değerlendirmeler yapılmasına da imkân sağlayabilecektir. Bir başka açıdan da uygulana ekonomik ve mali politikaların ülkemizde vergi adaletinin sağlanması konusunda ne tür etkiler meydana getirdiğinin tespiti de mümkün olabilecektir. Araştırmada vergi adaleti hakkında öncelikle literatür taraması yapılacaktır. Çeşitli yönleriyle vergi adaleti kavramı incelendikten sonra, Türk Vergi Sistemi'nin genel yapısı hakkında bilgi verilecektir. Ülkemizde vergi adaletinin boyutunu ortaya koyduktan sonra, daha adil bir vergi adaletinin sağlanabilmesi için yapılması gerekenler ortaya konulmaya çalışılacaktır. Anahtar Kelimeler: Vergi Adaleti, Vergi Yükü, Dolaylı Vergiler, Dolaysız Vergiler

AdaletTürk vergi sistemiVergi adaleti+3
Dilara Sünel
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00

Related subjects