Justice

246 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessEN

Information sharing within organizations: Relationship to innovative behavior and informational justice

This stuԁу aimeԁ at examining the meԁiator roӏe of informationaӏ justice on the reӏationship ƅetween information sharing anԁ innovative ƅehavior. The stuԁу was conԁucteԁ in reӏationaӏ screening moԁeӏ. The sampӏe of the stuԁу consisteԁ of 606 participants from the defense industry. A weƅ ƅaseԁ questionnaire was useԁ to coӏӏect ԁata in the stuԁу. The surveу ӏink was shareԁ with the participants via sociaӏ meԁia anԁ Whatsapp pӏatforms. Within the scope of the research, reӏiaƅiӏitу, vaӏiԁitу, normaӏitу, ԁescriptive, correӏation, regression, t-test anԁ ANOVA anaӏуzes were conԁucteԁ. SPSS for Winԁows v.22 was useԁ to anaӏуze the ԁata in the stuԁу. As a resuӏt of the stuԁу, it was ԁetermineԁ that informationaӏ justice haԁ a meԁiating roӏe in the reӏationship ƅetween information sharing anԁ innovative ƅehaviors. No significant ԁifferences were founԁ in information sharing accorԁing to ԁemographic characteristics of the participants.

JusticeInformationDemographic characteristics+3
Onur Öğülmüş
TOBB Economics and Technology University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Resim sanatında adalet imgesi

Resim, güzel sanatların içinde değerlendirilen bir daldır. Adalet ise bir hukuk tanımıdır. Hukuk ve sanat, yaşamın her alanında kendilerini hissettiren gerçeklerdir. Yaşanan dünyada, adalet ile bilinen adaletsizlikler insanlarda sarsıcı etkiler yaratmıştır. Dolayısıyla sanat ve sanatçılar bu gerçeklerden uzak duramamışlardır. Adalet, insanlığın var oluşundan beri ihtiyaç duyulan bir kavramdır. Adalet, hak, adil olma gibi kavramlar oldukça soyuttur. Bu konuları işlemek isteyen ressamlar, bazı imgeler kullanmış veya resmettikleri eserlerle bu soyut kavramları değişik tekniklerle ifade etmişlerdir. Tez çalışmamda, bu kavramlara değinen, onları yaptıkları resimlerle ifade eden, iç dünyalarında bu kavramları baskın olarak yaşayarak eserlerine yansıtan ressamlar saptanmaya çalışılmış, kronolojik sıra takip edilerek bir araya toplanmak istenmiştir. Anahtar kelimeler: Resim sanatı, sanatçı, adalet, adaletsizlik, hak, imge.

AdaletResim sanatıİmge+1
Bilge Doğru
Tekirdağ Namık Kemal University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Örgütsel adalet algısının iş performansına etkisinde örgütsel özdeşleşmenin aracılık rolü: Mersin ili lojistik sektörü çalışanları üzerine bir araştırma

Günümüz dünyasında artan nüfusla birlikte yaşanan talep artışı ve işletmelerin bu talebe cevap verme istekleri lojistik işletmelerinin önemini daha belirgin hale getirmiştir. Özellikle üretim modellerinde (Just In Time-JIT) yaşanan değişimler de bu belirginliği biraz daha artırmıştır. Lojistik işletmeler oluşturdukları tedarik zincirleriyle sürekli gelişen ve değişen teknoloji sayesinde müşterilerinin ihtiyaçlarını en hızlı, en güvenilir ve en ekonomik şekilde karşılamaya çalışmaktadır. Karmaşık lojistik operasyonların planlanması ve hayata geçirilmesi süreçlerinde insan faktörü çok önemli bir yer tutmaktadır. Bu sebeple lojistik işletmeleri çalışanlarının motivasyon ve verimliliklerini artıracak ve teşvik edecek etkin insan kaynakları yönetimi politikalarını hayata geçirmek zorundadır. Çalışanlar işletmelerinden adil muamele görmek ister ve buna performans artışıyla yanıt verirler. Adil muamele algısı, çalışanların örgütleriyle özdeşleşmelerini sağlayarak extra performans çabası sonucunu doğurmaktadır. Bu araştırmanın amacı, Mersin ili lojistik işletmelerinde çalışan bireylerin, örgütsel adalet algılarının iş performansına etkisinde, örgütsel özdeşleşmenin aracılık rolünü incelemektir. Araştırmanın örneklemini Mersin'de faaliyet gösteren lojistik işletmelerinde çalışan 433 kişi oluşturmaktadır. Araştırmada verilerin toplanma yöntemi online anketlerle sağlanmış ve SPSS Regresyon analiz modeli kullanılmıştır. Araştırma sonucunda lojistik çalışanlarının, bağlı bulundukları kurumlarından gördükleri örgütsel adalet muamelesinin, iş performanslarını ve özrgütsel özdeşleşmelerini anlamlı ve pozitif olarak etkilediği tespit edilmiştir. Ayrıca, örgütsel adalet algılarının iş performansına etkisinde, örgütsel özdeşleşmenin aracılık rolü üstlendiği sonucuna varılmıştır.

AdaletAdalet algısıLojistik sektörü+6
Tuğrul Özaltın
Tarsus University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessAR

The responsibility of the state to achieve social justice in Islamic (fiqh) jurisprudence

Achieving social justice is a great legal purpose that State has a role in. Islamic Fiqh has shown this role, so this role and this Fiqh should be highlighted to control the path, correct the performance and contribute to achieving dreams of the peoples. In the provisions of Islamic Shari'a, is there anything which achieves social justice? Does State have a role shown and framed by the Islamic Fiqh? Can these provisions represent a comprehensive applicable theory? The importance of the research is reflected in meeting the urgent needs of peoples through Islamic provisions which we worship Allah by applying them. It is also reflected in showing that Islam is able to provide solutions to this dilemma which has puzzled mankind in every time and place. 1- To reflect the means of achieving social justice in Islamic Shari'a. 2- To show the role of State regulated by Islamic Fiqh in achieving social justice. 3- To contribute to providing legal solutions to one of the big social problems. The researcher will follow more than one method such as inductive method which aims at investigating the streams of social justiceand the roles of State in achieving it.Besides, the researcher willalso follow deduction and analysis to come up with an integrated theory in this regard.This research is divided into three chapters other than the introduction, preface and conclusion. The first chapter discusses the role of State in Zakat and taxes and Awqaf. The second highlights the role of State in controlling and protecting markets. The third discusses equity and the role of Muslim State Treasury (Baitul Mal). 1-Islamic States should seek to achieve social justice through its streams in Islamic Fiqh as much as possible. 2-Peoples' dream in establishing social justice cannot come properly true except through Islamic Shari'a. 3-Zakat is one of the greatest streams of social justice and balance of economy is related to markets which have to be reformed. This is a kind of Fiqh which maintains the origin of social justice.

Ahmad Alhussein
Siirt University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

İlkokullarda görev yapan öğretmenlerin örgütsel adalet algıları ile mesleki motivasyon düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesi: Tuzla örneği

Bu çalışmanın amacı, İstanbul Tuzla ilçesinde görev yapan ilkokul öğretmenlerinin örgütsel adalet algıları ile mesleki motivasyon düzeyleri arasındaki ilişkinin olup olmadığını belirlemektir. Bunun için öğretmenlerin, örgütsel adalet algısının ve mesleki motivasyon düzeylerinin; cinsiyet, yaş, branş, medeni durum, çocuk durumu, çocuk sayısı, mesleki hizmet süresi, bulunduğu okuldaki hizmet süresi, sendika üyeliği, eğitim durumu, en son mezun olunan okul değişkenlerine göre anlamlı bir farklılaşma olup olmadığı saptanmaya çalışılmıştır. Araştırmanın evrenini 2013-2014 öğretim yılında İstanbul ili, Tuzla ilçesi MEB' e bağlı 22 tane resmi ilkokulda görev yapan 678 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemi belirlenirken Tuzla ilçesindeki okulların bulunduğu bölgeler, 4 farklı sosyo-ekonomik düzeyde değerlendirilmiş, dolayısıyla örneklem seçimi için 4 adet tabaka oluşturulmuştur. Daha sonra örneklem sayısı/evren formülünden üretilen oranla tabakaların evren üzerindeki ağırlığı hesaplanarak her tabakadan alınacak örneklem miktarı belirlenerek toplam 330 anket uygulanmıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarak Kişisel Bilgi Formu, Örgütsel Adalet Ölçeği ve Öğretmen Motivasyon Ölçeği kullanılmıştır. veriler, Niehoff ve Moorman (1993) tarafından geliştirilen ve Polat (2007) tarafından Türkçeye uyarlanan "Örgütsel Adalet Ölçeği (ÖAÖ)" ile Polat (2010) tarafından yüksek lisans çalışması için uyarlanan "Öğretmen Motivasyon Ölçeği (ÖMÖ)" ile toplanmıştır. Analiz için tek yönlü varyans analizi (ANOVA), non-parametrik Kruskal Wallis-H testi ve bağımsız grup t testi uygulanmıştır. Analiz neticesinde örgütsel adalet ve motivasyon ölçeklerinin alt boyutlarında herhangi bir farklılaşma bulunamazken; sadece etkileşimsel adaletin cinsiyet değişkenine göre erkekler lehine anlamlı bir farklılaşma tespit edilmiştir. Pearson Korelasyon Analizi sonucunda öğretmenlerin örgütsel adalet algısı ve mesleki motivasyon düzeyi ilişkisi için tüm değişkenler arasında yüksek düzeyde, pozitif ve anlamlı bir ilişki bulunmuştur (r=,00; p < ,01). Anahtar Sözcükler: Örgütsel adalet, dağıtımsal adalet, işlemsel adalet, etkileşimsel adalet, motivasyon.

AdaletBölüşümsel adaletMesleki tutum+5
Satılmış İren
İstanbul Aydın University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Örgütsel adaletin iş tatmini üzerine etkisi ve İstanbul Küçükçekmece Belediyesin'de çalışanlara yönelik bir uygulama

Devlet memuriyetimin yaklaşık 15 yılı insan kaynakları yönetimi alanında yerel yönetimlerde müdür ve başkan yardımcısı olarak görev yapmakla geçti. Bu süre içinde çalışanların beklentileri ve isteklerinin birbirleri ile benzeştiği veya aynı olduğunu gözlemledim. Yerel Yönetim çalışanlarının muhatap oldukları yasa, yönetmelik, tüzük ve genelgeler aynı olduğu halde yöneticilerin siyasi, kültürel, ekonomik bakış açılarının farklı olduğunu ve çalışanlar üzerindeki etkilerinin birbirine benzeşmediğini müşahede ettim. Aynı zamanda çalışanlar üzerindeki yaptırım ve bunun etkilerinin de çok büyük farklılıklar arz ettiğini üzülerek, yer yer de hayretle takip ettim. Yer yer çalışanların da vatandaşlara davranışlarında çok öznel hareketler sergiledikleri, yasa, yönetmelik ve tüzükleri görmememezlikten geldikleri, farklı beklenti ve taleplerle vatandaşların karşısına çıktıklarını, vatandaşların talep ve şikâyetleri ile karşılaştıkça farkına varıyor ve doğrusu daha önce öğretmenlik ve eğitim yöneticiliği yaptığım için de anlamakta oldukça zorluk çekiyordum. Çalışanların işletmelerin başarısında ana unsuru oluşturdukları gerçeğinden hareketle yerel yönetimlerde yöneticilerin adalete dayalı bir yönetim anlayışı sergilemeleri durumunda çalışan memnuniyetinin iş doyumu üzerinde ne tür etkilerinin olacağı üzerine çalışma yapmak amaçlanmıştır. Yasa ve yönetmelikler sabit (değişmeyen) veriler iken değişen yönetici tutumlarının etkilerinin olumlu görülmeyen yansımaları araştırılmıştır. Bu hipotezle yola çıkarak 2004 ve sonrası uygulamaların örgütsel adalet ve iş doyumunun Küçükçekmece Belediyesin'deki sonuçlarını tespit etmek için 600 kişiye dağıtılan bu anketten 300 tanesi toplanmıştır. Çalışanların %50'si anket formlarını isteyerek doldurmuş ve çalışmaya katılmıştır. Diğer formların doldurulmamasının çalışanların izin, hastalık, kurum dışı iş yerlerinde çalışmaları ve eğitim düzeyleri gibi etkenlerden kaynaklandığı değerlendirilmiştir. Çalışmanın yaz mevsiminde yapılması bu değerlendirmemizi destekleyen varsayımdır. İşletme politikası ve süreçlerine ilişkin kararların adil bir şekilde belirlenmesi, iş yükünün, ücret ve diğer yardımların adilane dağıtılması ve yönetici ile çalışan arasındaki ilişkinin güvene dayanması iş doyumunu artırabilir.

AdaletBelediyelerYerel yönetimler+4
Ali Rıza Altunel
İstanbul Aydın University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessEN

Deceit, family and justice in Miller and Ibsen's plays Crucible, All My Sons and Ghosts

The main goal of this M.A. Thesis is to examine the modern drama in general, along with the most influential figures of the period, namely Arthur Miller and Henrik Ibsen. They are considered to be the prominent play-writes in the modern era. Arthur Miller is well-known for his tragic plays of which I pick up the two, Crucible and All My Sons to study. Secondly, I focus on Henrik Ibsen's famous play, Ghosts. I would say that Arthur Miller and Henrik Ibsen are the two powerful authors of the modern drama and their plays are the most interesting and credible ones as far as the modern drama is concerned. But the important question is what their plays can show us about contemporary individuals, morality, and social reality. This study has variety answers to this question and many other questions about the three plays. I try to consider the major themes which are related with the intrinsic elements of the plays and tackle them through a discussion of the general aspects of the era. The major themes that the plays deal with are Lies and deceit, family, and justice. I think it is plain and clear that we cannot dissociate any of the themes from the majority of the plays written throughout the history of drama. Keywords: Family, Deceit, Justice, Crucible, All My Sons, Ghosts, Henrik Ibsen,Arthur Miller, play.

JusticeFamilyIbsen, Henrik+3
Ahmed Azeez Mohammed
İstanbul Aydın University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
DoctorateOpen AccessTR

Yöneticilerin örgütsel adalet anlayışının işgörenlerin örgütsel bağlılık ve iş tatmini düzeylerine etkisi: Savunma sanayinde bir uygulama

Bu çalışmada, alan yazın üzerinde sıklıkla durulan örgütsel tutum ve davranışlardan örgütsel adalet algısı, örgütsel bağlılık ve iş tatmini arasındaki doğrudan ve dolaylı ilişkileri bütüncül bir model kapsamında ele alınmıştır. Fakat bu çalışma, Savunma Sanayi alanı gibi diğer pek çok alana kıyasla daha kapalı bir alanda uygulanmasıyla diğer çalışmalardan ayrılmaktadır. Bu çalışmada, yöntemsel olarak yapısal eşitlik modellemesi tercih edilerek değişkenler üzerindeki etkilerin tamamının elde edilmesi hedeflenmiştir. Araştırmanın sorunsalı, savunma sanayisinde çalışanların iş tatmini algısının, örgütsel adalet algısından ve örgütsel bağlılık algısından etkilenip etkilenmediği üzerine teşkil edilmiştir. Çalışmada rastgele seçim yöntemi kullanılarak yapılan anket uygulaması sonucunda elde edilen veriler, SPSS ve AMOS paket programı aracılığıyla analize tabi tutulmuştur. Bu verilerle yöneticiler ve işgörenlere yönelik hem sektörel bazda hem de yönetsel bazda bazı ipuçları elde edilmiştir. Sonuçlar genel anlamda değerlendirildiğinde; Savunma Sanayisinde çalışanların örgütsel adalet algısının iş tatminini kısmen etkilediği, bu etkileşimde örgütsel bağlılık algısının bir kısım aracılık etkisinin olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca çalışanların demografik faktörlerinin çalışmada kullanılan değişkenlerin üzerinde etkisinin olduğu belirlenmiştir. Sonuç olarak; Savunma Sanayisi çalışanlarının örgütsel adalet algısıyla, örgütsel bağlılıklarının arttığı ve kurumlarında iş tatmini yaşayarak kendilerini güvende hissettikleri tespit edilmiştir. Yapılan bu çalışmanın sonuçları kullanılarak ülkelerin önemli proje merkezleri olan Savunma Sanayisindeki çalışanlarının kişisel, örgütsel ve toplumsal faydalarının arttırılacağı değerlendirilmektedir.

AdaletSavunma endüstrisiYöneticiler+4
Murat Demir
İstanbul Aydın University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2017
00
Master'sOpen AccessTR

İş yaşamında algılanan örgütsel adaletin çalışanların örgütsel bağlılığına etkisi: İstanbul ili Büyükçekmece ilçesinde bir uygulama

Örgütlerin zorlu iş yaşamında ayakta durabilmesi ve başarılarını bulunduğu pazarda devam ettirebilmesi, doğru stratejik planlamalara ve örgütüne bağlılık duyan işgörenler ile yoluna devam etmelerine bağlıdır. Örgütlerin en büyük güç kaynağı, elinde bulundurduğu iş gücüdür. İşgörenler kendilerini örgütüne ne kadar bağlı hissederse o kadar iş performanslarında artış olmaktadır. İşgörenlerin performansındaki bu artış örgüt verimini olumlu yönde etkilemektedir. İşgörenlerin örgütlerine olan bağlılığı, örgütlerin onlara karşı adaletli tutumları ile paralellik gösterdiği incelemeler sonucu ortaya konmuştur. Bu incelemeler ışığında görülmüştür ki işverenlerin ve örgüt yöneticilerinin, işgörenlerine karşı olan adaletli tutumu çalışanların bağlılığını olumlu yönde etkilemektedir. Bu durum, hem örgüte hem de çalışana pozitif yansıma yapmaktadır. Bu çalışma, bahsetmiş olduğumuz adalet algısı ile çalışanların örgütlerine olan bağlılıklarını ele almaktadır. Anlattığımız bağlılık süreçleri, çalışan ile örgüt arasındaki ilişkinin kıstaslarını detaylı bir şekilde ortaya koymuştur. Araştırmaya, İstanbul ili Büyükçekmece ilçesinde bulunan devlet ve özel okullarda eğitim veren 354 öğretmen dahil edilmiştir. Araştırmaya katılan öğretmenlerin anket cevapları algılanan adaletin olgusunun çalışanların örgütsel bağlılığına olan etkisine ışık tutmaktadır.

AdaletAdalet algısıBağlılık+4
Tuba Balta
İstanbul Aydın University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Organizasyonlarda algılanan örgütsel adalet ile çatışma ilişkisi ve bir araştırma

Örgütsel adalet ile ilgili yapılan tüm çalışmalar bu kavramın,işletmeler ve çalışanlar açısından önemini ortaya koymaktadır. Günümüz çalışanları, iş yerlerinde sıklıkla adaletsizliğe maruz kalmaktadır. Çatışma kavramı ise kişiler arasındaki uyuşmazlıkları, zıtlaşmaları ve anlaşmazlıkları ifade etmektedir. Dolayısıyla insanın, değişik fikir ve görüşlerin var olduğu her ortamda çatışma yaşamak kaçınılmaz bir sonuçtur. Örgüt içerisinde yaşanan her türlü olumsuzluk, çalışanları etkileyecek ve bunun sonucunda örgütün performansı, verimliliği ve etkinliği düşecektir. Bu sebepten adalet ile çatışma gibi önemli unsurların bilinçli bir şekilde ele alınması gerekmektedir. bu çalışmada, organizasyonlarda algılanan örgütsel adalet ile çatışma ilişkisi ele alınmıştır. Araştırma sonuçlarına göre, örgütsel adalet boyutu olan dağıtım adaleti cinsiyete göre farklılık göstermektedir. Ayrıca örgütsel adalet ile örgütsel çatışma arasında negatif yönlü bir ilişki bulunmaktadır. Araştırmada, örgütsel adalet boyutlarının örgütsel çatışma ile olan ilişkisine de bakılmış, işlemsel ve etkileşim adaleti ile örgütsel çatışma arasında negatif yönlü bir ilişki olduğu ortaya konmuştur. Son olarak, adalet boyutlarının örgütsel çatışma üzerindeki etkisi incelenmiş, işlemsel adaletin örgütsel çatışma üzerinde zayıf ama anlamlı bir etkisi olduğu görülmüştür. Anahtar Kelimeler:Algılanan Örgütsel Adalet, Örgütsel Çatışma

AdaletOrganizasyonÇatışma+1
Öznur Şanlımeşhur
İstanbul Arel University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Hizmet sektöründe algılanan adalet, telafi sonrası tüketici tatmini ve ağızdan ağıza pazarlama ilişkisi: Bankacılık sektöründe bir uygulama

Rekabetin giderek arttığı günümüzde, işletmelerin rekabet üstünlüğü sağlamaları bakımından tüketici tatmini sağlamaları ve bu yönde kaliteli hizmetler sunması çok önemlidir. Ancak hizmet sektöründe her türlü tedbirler alınsa da, hizmet hatalarının sıfıra indirilmesinin mümkün olmadığı bilinmektedir. Hizmetlerde yaşanan sorunlar her zaman işletmenin çalışanlarınca fark edilmemekte, zaman zaman müşteriler yaşadıkları sorunları şikâyet yöntemi ile işletmelere bildirmektedir. Yoğun rekabette uzun vadede hayatta kalabilmek amacıyla ilişkisel pazarlamanın öneminin farkında olan işletmeler tarafından yaşanılan başarısızlıkların telafi edilmesi sağlanmaktadır. Telafi sürecinde tüketicilerin algıladıkları adalet müşteri tatminin sağlanmasında hayati öneme sahiptir. Çünkü tüketici tatmini sağlanmadığı takdirde gerek mevcut müşterilerin kaybedilmesi ve gerekse olumsuz ağızdan ağıza pazarlama dolayısıyla muhtemel müşterilerin de kaybedilmesi söz konu olabilmektedir.Bu çalışmanın amacı; tüketiciler tarafından hizmet sektöründe algılanan adalet ve telafi sonrası tüketici tatmini ile ağızdan ağıza pazarlama arasındaki ilişkiyi incelemektir. Çalışmaya İstanbul ilinde bulunan bankacılık hizmeti almış 358 birey iştirak etmiştir. Araştırma verileri anket aracılığı ile toplanmış ve SPSS 24.0 paket programından istifade ile analize tabi tutulmuştur.Çalışma sonucunda algılanan adaletin telafi sonrası tüketici tatminini olumlu etkilediği belirlenmiştir. Telafi sonrası tüketici tatmini üzerinde en fazla etkiye sahip boyutun etkileşimsel adalet boyutu olduğu, dağıtımsal ve prosedürel adaletin ise daha sınırlı etkiye sahip olduğu saptanmıştır. Tüketicilerin telafi sonrası tatminlerinin ağızdan ağıza pazarlama üzerine olumlu etki ettiği saptanmıştır.

AdaletAdalet algısıAğızdan ağıza iletişim+5
Nehir Sağlam Bayındır
İstanbul Arel University
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

Örgütsel adaletin örgütsel değişime yatkınlık üzerindeki etkisinde örgütsel özdeşleşmenin aracılık rolü: Seyahat acentalarında bir uygulama

Hızla değişen dünya düzeninde örgütler, varlıklarını sürdürebilmek için çevrelerinde meydana gelen her konudaki değişimi dikkatle izlemek ve uyum sağlamak durumundadırlar. Örgütlerin değişen koşullara uyum sağlamaları çok kolay olmamakta, değişime karşı bir takım direnişler oluşmaktadır. Adalet özellikle belirsiz durumlarda (değişimin yarattığı belirsizlik gibi) pozitif tutum ve davranışların geliştirilmesinde oldukça önemlidir. Değişim sürecinde çalışanların belirsiz durumdan olumsuz yönden etkilenmeyeceklerine ve dışlanmayacaklarına olan inançları değişime yatkınlıklarını olumlu yönde etkileyecektir. Belirsizlik durumunda örgütsel adalet algısının gücü ve dışlanmanın tam tersi olan örgütle özdeşleşme önem kazanmaktadır. Bu bağlamda geliştirilen çalışmada, örgütsel adaletin örgütsel değişime yatkınlık üzerindeki etkisi ve örgütsel özdeşleşmenin bu etkideki aracı rolü incelenmiştir. İstanbul'daki A grubu seyahat acentalarında çalışan 381 kişi ile gerçekleştirilen anket çalışması ile elde edilen veriler kurulan hipotezler çerçevesinde test edilmiştir. Modelde yer alan değişkenlerin ve aracı değişken etkisinin test edilebilmesi için yapısal eşitlik modellemesi kullanılmıştır. Araştırma bulgularına göre, örgütsel adaletin örgütsel değişime yatkınlığa pozitif yönlü etkisinin olduğu tespit edilmiştir. Örgütsel özdeşleşmenin örgütsel adalet ile örgütsel değişme yatkınlık ilişkisinde kısmı aracı bir rol üstlendiği görülmüştür. İşletmede çalışılan süre, sektörde çalışılan süre ve çalışılan bölüm ile modeldeki değişkenler arasındaki ilişkiler ise araştırmanın diğer sonuçları olmuştur. Anahtar Kelimeler: Örgütsel Adalet, Örgütsel Özdeşleşme, Örgütsel Değişime Yatkınlık, Örgütsel Değişime Direnç, Seyahat Acentası.

AdaletSeyahat acenteleriTurizm işletmeleri+3
Aslı Mert Karagöz
İstanbul Arel University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Bir kelam problemi olarak engellilik

Bu çalışma, engellilik konusundaki inanç problemlerine kelâm ilmindeki yaklaşımları tespit etmeyi amaçlamaktadır. Eş'ariyye, Mâtürîdiyye ve Mu'tezile mezheplerinin engellilik konusuna yaklaşımları, temel kaynakları üzerinden incelenmeye çalışılmıştır. Çalışma iki bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde engellilikle ilgili tanım ve kavramlara yer verilerek engelliliğin sınıflandırılması ve sebepleri incelenmiştir. İkinci bölümde felsefî düşüncede ve bazı dinlerde engelliliğe yaklaşımlar ele alınmış ve İslâm kaynaklarında engellilik konusu incelenmiştir. Kelâm ilminde adâlet, hikmet ve kader bağlamında mezheplerin görüşleri değerlendirilmiştir.

AdaletEngellilikHikmet+5
Çağlar Tekkanat
İstanbul 29 MayIs University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Hadis talebelerinin hocalarını imtihanı ve bunun cerh ve ta'dîle etkisi

Hadis talebeleri hocalarından hadis dinledikleri vakit bunları herhangi bir süzgeçten geçirmeksizin ya da hocalarını sorgulamaksızın rivayet etmiyorlardı. Bilakis hem rivayetleri eleştirme hem de hocalarının adalet ve zabt yönünden durumlarına vakıf olma çabası, onların arasında çeşitli yöntemlerle zamanla yaygınlık kazanmıştı. Hadis talebelerinin kendilerinden rivayet aldığı hocalarının rivayet etme ehliyetlerini ölçmek için başvurdukları yöntemlerden biri de onları bazı imtihan ve soruşturmalara tabi tutmalarıydı. Hadis usulü eserlerinde öğrencilerin hocalarına uyguladığı bazı râvi imtihanlarına rastlanılmıştır. Karşılaşılan bu örnekler acaba imtihanın nadiren gerçekleştiği bir uygulama mı yoksa öğrencilerin sistemsel olarak başvurdukları bir yöntem mi olduğu sorusunu akla getirmiştir. Ayrıca bu imtihan örnekleri "hadisçilerin uyguladıkları bu yöntem ne zaman ortaya çıktı? Râvileri ne şekilde ve nasıl bir üslupla imtihan ediyorlardı? İmtihan etmelerindeki gayeleri nelerdi? Hocaların kendilerine yapılan bu imtihanlar karşısındaki tutumları nelerdi? Yapılan bu imtihanların cerh-ta'dîl ilmine etkisi ne şekilde gerçekleşti?" gibi sorulara cevap aramaya teşvik etmiştir. Bu cevaplara ulaşmak için erken dönem tarih, tabakât ve cerh-ta'dîl gibi rical eserleri taranmış ve hadis imtihanlarıyla alakalı örnekler belirlenmiştir. Daha sonra bu örnekler incelenip adalet ve zabt yönünden olması cihetiyle ikiye ayrılmış ve hadis talebelerinin başvurdukları yöntemlere göre kategorize edilmiştir. Örneklerden yola çıkarak râvi imtihanlarının tarihsel ve bilimsel analizi yapılmıştır. Râvi imtihanlarının ne gibi sonuçlar doğurduğu ve cerh-ta'dîl ilmine nasıl etkilerinin olduğu ortaya konmaya çalışılmıştır. Çalışmanın ulaştığı sonuçlardan en önemlisi, cerh-ta'dîl kitaplarında râviler hakkında geçen hükümlerin büyük bir bölümünü bu imtihanların oluşturduğu ve çoğu zaman bu imtihanlar bilinmeden râvi hükümlerinin arka planının tam olarak bilinemeyeceğidir.

Adalet
Muhammed İbrahim Aydın
Ibn Haldun University · Institute of Graduate Studies
2024
00
Master'sOpen AccessEN

Individual and social dimensions of Ibn Miskawayh's notion of justice

The 10th-century philosopher Ibn Miskawayh is a philosopher of the tradition of Islamic philosophy who influenced many philosophers who came after him with his contribution to moral thought. In this study, in particular, the main aim is to analyze how Ibn Miskawayh, as the philosopher of the era, corresponding to the period after the period of Abbasid translation movement of Islamic moral philosophy, handles the concept of justice on an ethical and political plane, as well as the reflections on the concept of self and virtue ethics. In particular, his approach to the concept of nafs has been discussed together with his most important work, Tahdhib al-akhlaq, and its approach to the position occupied by the virtue of justice at this point is important. With the support of his short treatise Risala fi Mahiyat'l-adl, it is aimed to understand how justice is divided into sections by the philosopher, and it is desired to analyze the parallel approaches of justice division made in the aforementioned treatise, with Tehzibu'l-ahlak. In this study, which also deals with the Aristotelian and Neoplatonic attitude and the impact of the trichotomy of the soul and the golden ratio approach, the philosopher's approach to human nature, especially the self-competence and in this context, the establishment of the virtue of justice constitutes the core of the thesis. Starting from the concept of nafs, the reflections of the world of thought on the moral perfection of the individual, which he systematized, on the concept of justice and the context of these reflections in the social relations of civilized people will also be examined.

JusticeMoralityVirtue+5
Elif Bayram
Ibn Haldun University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

Atik şikâyet defterlerinde Ayntab, Diyarbekir ve Ruha (1649-1837)

Bu çalışma 1649-1837 yılları arasında Ayntab, Diyarbekir ve Ruha'da haksızlığa uğrayanların Divan-ı Hümayun'a ilettikleri şikâyetlere odaklanmaktadır. Üç şehir sakinlerinin şikâyetleri Atik Şikâyet Defterleri üzerinden incelenecektir. Atik Şikâyet Defterleri ile ilgili son zamanlarda çalışmalar yapılmasına rağmen Ayntab, Diyarbekir ve Ruha'nın genel şikâyetlerini söz konusu bu defterler üzerinden ele alan müstakil bir çalışma bulunmamaktadır. Bu da bizi 213 adet Atik Şikâyet Defterleri ışığında şikâyetleri tespit etmeye ve haksızlığın gerisindeki nedenleri anlamaya yöneltmiştir. Zulme, adaletsizliğe, keyfi talep ve yaptırımlara maruz kalan Ayntab, Diyarbekir ve Ruha sakinleri, şikâyetlerini bizzat Divan-ı Hümayun'a giderek iletmeyi tercih etmişlerdi. Bu iletim şikâyetlerde "gelip" şeklinde geçmekteydi. Osmanlı Devleti'nin adalet merkezli yönetim anlayışı çerçevesinde herkesin şikâyet hakkı bulunmaktaydı. Bu hak, daire-i adliye kavramına dayalı yönetim düşüncesi içerisinde yer almaktaydı. Şikâyetlerini bireysel ve kollektif şekilde gerçekleştiren halk, bu sayede merkezle de irtibat sağlamış oluyordu. Böylece şikâyetler vesilesi ile yönetim Ayntab, Diyarbekir ve Ruha'daki kanunsuz vergi taleplerinden, vakıfların gelirini kapmaya çalışanlardan, alacağına bir türlü kanaat etmeyenlerden, aşiret ve eşkıyaların şekavetlerinden, toprak rejimi ve tasarrufundaki ihlallerden, yerel mahkemeyi manipüle edenlerden ve zulmedenlerden haberdar oluyordu. Divan-ı Hümayun'a iletilen şikâyetler sonrasında yereldeki valilere, beylerbeylerine, mütesellimlere, kadılara, naiplere ve mollalara hükümler gönderilerek haksızlık engellenmeye çalışılmıştır. Hükümlerin yanı sıra ayrıca mahalline mübaşirler de göndererek teftiş yapılması sağlanmıştır. Yapılan incelemelerin ardından ise ilamlar ve mektuplar gönderilmesi istenilerek adaletsizliğin giderildiğinden emin olunmak istenmiştir. Divan, iletilen şikâyetler sonrasında İcmâl, Mufassala, Rûznamçe ve Evkâf Defterleri'ne başvurarak, şer' ve kanun doğrultusunda karar vermiştir. Üç şehir sakinleri de davalarını güçlendirmek için şeyhülislamdan alınan fetvaları, hüccetleri ve temessükleri kullanmışlardır. Haklılıklarını bu gibi delillerle güçlendiren halk, taşradan kalkıp merkezde bir hak arayış çabasına girişmiştir.

AdaletDivan-ı HümayunDiyarbakır+7
Berna Torkak
Harran University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

İlahiyat fakültelerindeki demokratik iklimin öğrenci görüşleri çerçevesinde incelenmesi

Bu çalışmada ilahiyat fakültelerindeki demokratik iklimin değerlendirilmesi amacıyla, Türkiye'de bulunan ilahiyat fakültelerinde eğitim gören ve mezun olan öğrencilerin söz konusu iklime ilişkin algıları incelenmiştir. Nitel araştırma yönteminin kullanıldığı bu çalışmada veri toplama aracı olarak yarı-yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Elde edilen veriler içerik analizi yöntemiyle analiz edilmiştir. Araştırmanın bulguları, ilahiyat fakültelerinde demokratik iklimin varlığının öğrenciler tarafından farklı şekillerde algılandığını göstermektedir. Katılımcıların büyük çoğunluğu fikirlerini özgürce ifade etmekte çekindiklerini, bazı zamanlarda sınıf arkadaşları ve öğretim elemanları tarafından tepkilere maruz kaldıklarını belirtmişlerdir. Ayrıca araştırma verileri, karar alma süreçlerinde öğrenci katılımının düşük düzeyde olduğunu göstermektedir. Katılımcıların önemli bir bölümü bazı öğretim elemanlarının otoriter tavırlar sergilediğine, cinsiyete dayalı pozitif ayrımcılık yaptıklarına ve iletişim kurma noktasında kendilerini yeterince özgür hissetmediklerine değinmişlerdir. Buna karşılık demokratik tutum sergileyen öğretim elemanları ile kurulan iletişimin, öğrencilerin eleştirel düşünce gelişimi açısından olumlu yönde etkiye sahip olduğu da bulgular arasındadır. Bulgular dikkate alındığında çalışma, ilahiyat fakültelerindeki demokratik iklimin geliştirilmesi gerektiğini göstermektedir. Fikir özgürlüğünün, eleştirel düşünce gelişiminin, fırsat eşitliği ve adaletin teşvik edildiği bir eğitim ortamının oluşturulması demokratik eğitimin hedefleri doğrultusunda son derece önemlidir.

AdaletDemokrasiDemokrasi eğitimi+4
Züleyha Baysal Bedir
Harran University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Murtaza Mutahhari'de ilahi adalet

Teodise (adlî ilâhî), en genel anlamda her şeye rağmen Tanrı'nın adaletini sürdürülebilir olduğuna işaret eden Yunanca bir kavramdır. Hem İslâm dünyasında hem de Batı'da hakkında çok şey yazılıp çizilen bu problem din, felsefe, sanat, mitoloji, siyaset gibi eşitli alanlara konu olmuştur. Adlî ilâhî meselesinin elbette birçok bileşeni vardır. İrade, ihtiyar, cebr, ayrımlar ve imtiyaz, kaza ve kader, kötülük vs. bunlardan en önemlileridir. Bu başlıklardan en önemli olanı şüphesiz kötülüktür. Bu mevzu teodisenin en zor imtihan noktalarından birini oluşturmaktadır. Klasik İslam düşünce geleneğinde felsefi teodise tecrübesi Antik Yunan Felsefesi'nin de katkısını ihmal etmeden İbn Sînâ ve Fârâbî üzerinden tartışılmıştır. Gazzâlî'den Leibniz'e geçen bu mesele Batı'da yoğun tartışmalara sahne olmuştur. Yirminciyüzyıla gelindiğinde konu her zamanki varlığını sürdürüp müstakil eserlerin meydana gelmesine sebebiyet vermiştir.Bu eserlerden biri de Mutahharî'nin Adlî İlâhî eseridir. Bu eserde kilit bir yer işgal eden şer problemi adl ilkesi çerçevesinde, burhan (felsefî) yöntemiyle soruşturulmaktadır.

AdaletFelsefeMutahhari, Murtaza+2
Tahir Karaç
Van Yüzüncü Yıl Üniversity · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

İlkokul öğrencileri için web tabanlı değerler eğitimi uygulaması

Bu araştırmanın amacı, ilkokul öğrencileri için değerler eğitiminin öğretiminde ve kazandırılmasında alternatif bir yöntem-teknik olarak Web Tabanlı Değerler Eğitimi (WTDE) uygulamasının etkililiğini ortaya koyarak, bu modelin eğitim sistemine kazandırılmasıdır. Bu bağlamda çalışmada araştırmacılar tarafından değerler eğitiminin adalet ve dürüstlük olarak iki alt boyutunu temel alan bir uygulama ortamı geliştirilmiştir. Araştırmanın çalışma grubunu, İstanbul ilinde üst, orta ve alt düzey sosyo ekonomik düzey çocukların öğrenim gördüğü bir devlet okulundaki 4. sınıfa giden 10 ilkokul öğrencisi oluşturmuştur. Katılımcılar 12 hafta boyunca WTDE uygulama ortamına alınarak ilgili modelleri tamamlamışlardır. Araştırmada WTDE programının sürecini betimlemek ve kullanılabilirliğini incelemek amacıyla nicel ve nitel araştırma yöntemleri birlikte kullanılmıştır. Çalışmada veri toplama aracı olarak; ''Görev Değerlendirme Kontrol Listesi'', ''Değerlerle İlgili İkilem Formu'' ve ''Yarı Yapılandırılmış Görüşme Formu'' kullanılmıştır. Nicel kısımda ''Değerlerle İlgili İkilem Formu'' kullanılarak, öntest-sontest deney gruplu yarı-deneysel yöntem kullanılmıştır. Nitel kısımda ise ''Yarı Yapılandırılmış Görüşme Formu'' ile ''Görev Değerlendirme Kontrol Listesi'' kullanılarak veriler içerik analizi ve görev analizi ile betimlenmiştir. Çalışma sonunda, Web Tabanlı Değerler Eğitimi (WTDE) uygulamasının, dürüstlük ve adalet değerini kazandırmada alternatif bir yöntem olabileceği sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca WTDE' nin bireylerin var olan adalet ve dürüstlük değerleri üzerinde etkisi olduğu bulunmuş, geliştirilen ortamın değer eğitimi için alternatif bir ortam olabileceği sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Değerler Eğitimi, Web Tabanlığı Değerler Eğitimi, Dürüstlük, Adalet

AdaletDeğerlerDeğerler eğitimi+3
İlker Akgül
Uşak University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2014
00
Master'sOpen AccessTR

İlkokul ve ortaokul öğretmenlerinin örgütsel adalet algıları ile işe yabancılaşma algıları arasındaki ilişki: Uşak ili örneği

Bu araştırma, kamu ilkokul ve ortaokullarda görev yapan öğretmenlerin işe yabancılaşma düzeyleri ve örgütsel adalet algıları arasındaki ilişkiyi ortaya koymayı amaçlamaktadır. Araştırmanın evrenini; Uşak ilindeki 226 kamu ilkokul ve ortaokulunda, 2013-2014 eğitim öğretim yılında görev yapan, 1379 ilkokul öğretmeni ve 1416 ortaokul öğretmeni oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini Uşak ilindeki kamu ilkokul ve ortaokullarında görev yapan 356 öğretmen oluşturmaktadır. Veri toplama aracı olarak öğretmenlere Elma (2003) tarafından geliştirilen işe yabancılaşma ölçeği ile Polat (2007) tarafından geliştirilen örgütsel adalet ölçeği uygulanmıştır. Veriler SPSS programında çözümlenmiştir. Niceliksel verilerin karşılaştırılmasında iki grup arasındaki farkı t-testi, ikiden fazla grup durumunda parametrelerin gruplararası karşılaştırmalarında Tek yönlü (One way) Anova testi ve farklılığa neden olan grubun tespitinde Post-hoc testi kullanılmıştır. Bu araştırmanın sonucunda İlkokul ve Ortaokul öğretmenlerinin işe yabancılaşma algıları "nadir" düzeyde ve örgütsel adalet algıları "orta" düzeyde olarak bulunmuştur. Yapılan analizlerden elde edilen bulgularla, algılanan örgütsel adalet ile işe yabancılaşma arasında anlamlı bir ilişkinin olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.

AdaletUşakYabancılaşma+4
Kamuran Aydın
Uşak University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

İlkokullarda ve ortaokullarda görev yapan öğretmenlerin örgütsel adalete ilişkin görüşleri ile motivasyon düzeyleri arasındaki ilişki

Bu çalışmanın amacı, Uşak ili merkez ilçesinde yer alan ilkokul ve ortaokullarda çalışan öğretmenlerin örgütsel adalete ilişkin görüşleri ile motivasyon düzeyleri arasındaki ilişkiyi belirlemektir.Bu araştırmada ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Bu araştırmanın çalışma evrenini Uşak ili merkezinde bulunan 54 ilkokul ile 38 ortaokulda görev yapan toplam 1763 öğretmen oluşturmaktadır. Örneklemi ise 393 öğretmenden oluşmaktadır. Araştırma verilerinin analiz ve çözümlenmesinde SPSS 17.0 İstatistik Programı kullanılmıştır. Verilerin çözümlenmesinde bağımsız gruplar için t-testi, tek yönlü ANOVA testi, anlamlı farkın bulunması durumunda gruplar arasındaki farkı belirlemek amacıyla Tukey HSD analizi yürütülmüştür. Ayrıca örgütsel adalet ölçeği ve motivasyon ölçeklerinin tümü ve alt boyutları arasındaki ilişkiyi belirlemek amacıyla "Pearson Korelasyon" testi uygulanmıştır. Araştırmanın bulgularına göre, öğretmenlerin örgütsel adalet ile ilgili görüşlerinin öğrenim durumu değişkenine göre anlamlı olarak farklılaştığı görülmüştür. Öğrenim durumu lisansüstü olan öğretmenlerin öğrenim durumu lisans ve ön lisans olan öğretmenlere göre, öğrenim durumu lisans olan öğretmenlerin ise öğrenim durumu ön lisans olan öğretmenlere göre örgütsel adalete ilişkin görüşlerinin daha olumlu olduğu tespit edilmiştir. Motivasyonlarının hizmet yılına göre anlamlı olarak farklılaştığı belirlenmiştir. Hizmet yılı 21 yıl ve üzeri olan öğretmenlerin hem genel motivasyon düzeyleri, hem de dışsal ve içsel motivasyon düzeyleri hizmet yılı 6-10 yıl ve 11-15 yıl olan öğretmenlere göre daha yüksek olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca öğretmenlerin örgütsel adalete ilişkin görüşlerinin motivasyonlarını orta düzeyde pozitif yönlü etkilediği sonucuna varılmıştır. Anahtar Kelimeler: Örgütsel Adalet, Motivasyon, İlkokul öğretmenleri, Ortaokul öğretmenleri

AdaletMotivasyonÖrgütsel adalet+2
Ali Emir
Uşak University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de vergi adaletini sağlamada ödeme gücünü kavrama uygulamalarının etkinliği: Aydın ili özelinde amprik araştırma

Devlet, bir toplumda yaşayan insanların kolektif ihtiyaçlarını sağlamak için oluşturulmuş en büyük organizasyon olarak adlandırılmaktadır. Tam kamusal mal ve hizmetler nitelikleri dolayısıyla kamu ekonomisi çerçevesinde sunulmaktadır. Özel sektör, mal ve hizmetlerin nasıl sunulacağını piyasanın belirlediği arz ve talep dengesi içerisinde belirler. Kamusal mallar ise siyasi karar alıcılar tarafından bütçe kısıtı dahilinde sunulabilmektedir. Devletin kamusal hizmetleri yerine getirebilmesi için de temel gereksinim duyduğu kaynak vergilerdir. Vergiler salt olarak kamusal kaynak olmasının haricinde ekonomik istikrarın sağlanması ve sosyal hayatı düzenleyici bir etken olarak görülmektedir. Özel ekonomiden, kamu ekonomisine gelir aktarımı olan vergileme sürecinde asıl önemli olan verginin kimlerden ve hangi faktörlere göre toplanacağıdır. Vergi yükünün mükellefler tarafından karşılanması temel olarak "fayda prensibi" ve "ödeme gücü prensibi" olarak iki kriter üzerinden incelenmektedir. Fayda prensibi, vergiyi piyasa sistemine benzetmektedir. Fayda prensibine göre mükellef ile devlet arasındaki ilişki, "bir şeyin kendisine eşit olan başka bir şeyle değiştirilmesi" esasına dayanmaktadır. Mükellef kamusal malların karşılığını o mala atfettiği değer kadar ödeyecektir. Fayda prensibine göre daha eski ve kapsamlı olan ödeme gücü, vergiyi kişinin kendisi ve ailesini geçindirebilecek seviyenin üstündeki miktar olarak değerlendirmektedir. Vergilemenin, mükelleflerin ödeyebilme gücü ile orantılı olması gerektiği vurgulanmıştır. Ödeme gücünün nasıl belirleneceği hususunda da; gelir, harcama ve servet faktörleri üzerinde durulmuştur. Fayda prensibine nazaran verginin tabana yayıldığı ödeme gücü prensibi vergi sistemimiz tarafından da uygulanmaktadır. Vergi adaletine yatkın olan ödeme gücü yaklaşımının göstergelerinin; gelir, harcama ve servet olmasının yanında vergi ödeme gücüne ulaşmada yararlanılan araçlar arasında; en az geçim düzeyi, ayırma ilkesi, muafiyet, istisna ve indirim son olarak da tarife yapısı yer almaktadır. Çalışmada, vergilemede adaletin sağlanmasında ödeme gücünü belirleyen faktörlerin etkinliğinin araştırılması amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda, fayda ve ödeme gücü prensipleri açıklanarak, vergi ödeme gücü araçlarının kullanımı etkinliğinin belirlenmesinde anket yönteminden faydalanılmıştır. Toplumun birçok kesimini içerisine alan mükelleflere uygulanan anketlerden elde edilen sonuçlar SPSS 23 programında analiz edilerek değerlendirilmiştir. Anahtar kelimeler: Vergi, Vergilemede Adalet, Fayda Yaklaşımı, Ödeme Gücü Yaklaşımı, Mali Güç.

AdaletAydınEkonomik güç+3
Ozan Çorap
Uşak University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Çalışma yaşamı alanlarının örgütsel vatandaşlık davranışı üzerindeki etkisinde işe adanmışlığın aracı rolü

Bu tezde çalışma yaşamı alanları ile örgütsel vatandaşlık davranışı arası ilişkide işe adanmışlığın aracılık rolünün incelenmesi amaçlanmaktadır. Araştırma, çalışma yaşamının farklı alanlarının örgütsel vatandaşlık davranışı üzerindeki olası etkilerini dikkate alan bütünleştirici bir modeli test etmektedir. Ayrıca bu ilişkide işe adanmışlığın aracılık rolü de test edilmektedir. Daha spesifik olarak, çalışma yaşamının altı alanında (iş yükü, adalet, ödül, çevre, kontrol ve değerler) algılanan uyum örgütsel vatandaşlık davranışının bir yordayıcısı olarak ele alınırken, işe adanmışlık, örgütsel vatandaşlık davranışının altında yatan mekanizmayı anlamada aracı bir faktör olarak ele alınmaktadır. Çalışmanın verileri, Türkiye'de faaliyet gösteren bir savunma sanayi şirketinde görev yapan 208 çalışandan anket yöntemiyle toplanmıştır. Değişkenler arası ilişkiler aracılık analizleriyle incelenmektedir. Araştırmanın sonucunda, çalışma yaşamı alanlarının işe adanmışlığı olumlu yönde etkilediği görülmüştür. İşe adanmışlık da benzer şekilde örgütsel vatandaşlık davranışını olumlu yönde tahmin etmektedir. Çalışma yaşamı alanlarından beş faktörün (adalet, ödül, çevre, kontrol ve değerler) örgütsel vatandaşlık davranışını üzerindeki etkisinde işe adanmışlığın tam aracı rolü saptanırken iş yükü ile örgütsel vatandaşlık davranışı arasında anlamlı bir ilişki tespit edilmemiştir. Anahtar Kelimeler; çalışma yaşamı alanları (iş yükü, adalet, ödül, çevre, kontrol ve değerler), işe adanmışlık, örgütsel vatandaşlık davranışı

AdaletÖrgütsel vatandaşlık davranışıİş hayatı+4
Zahide Kılıç Durmaz
Hacettepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Farklılık politikası bağlamında Iris Marion Young ve adalet kavramı

Farklılık politikası, farklılıklarından ötürü dışlanan sosyal grupların haklarının ya da taleplerinin göz ardı edilerek kamusal ve politik alanda yok sayılmalarına karşı bir tepki olarak ortaya çıkmıştır. Böyle bir anlayışta, egemen ve baskın kültürün yaratmış olduğu aynılık olarak eşitlik algılayışının dışında kalan sosyal grupların cinsiyeti, cinsel yönelimi, ırkı, etnik kökeni ya da engelinden ötürü kategorileştirilerek pasifize edildiği argümanından yola çıkılarak homojen bir birlik içindeki vatandaşlık kavrayışından ziyade heterojen vatandaşlık anlayışının önemi vurgulanmıştır. Dolayısıyla farklılık politikası açısından farkın kavrayışı, olumsal ve farklılıklara dışsal olmayan bir süreci ifade etmektedir. Farklılık politikası ve eleştirel teorinin önemli isimlerinden biri olan Iris Marion Young'ın sosyal adalet ve adaletsizliklere yönelik analizleri, farklılıklarından ötürü dışlanan sosyal grupların haklarını gözeten bir politikanın bizatihi değer olarak görülmesi gerektiği üzerine temellenmiştir. Bu çalışmanın amacı, Young'ın terminolojisinden hareketle, farklılıkları göz ardı etmekten ziyade olumlayan, ikinci sınıf vatandaş olarak görülen sosyal grupların hakları peşinde koşan, yapısal adaletsizlikleri en aza indirebilen bir politikanın olanağını soruşturmaktır. Çalışmanın temel argümanı, evrensel değerlerle bezenmiş kamusallık anlayışının sınırlılıklarının belirlenişi ile evrensel ve özgül olan arasındaki gerilimli ilişkinin agonistik bir yaklaşımla aşılabileceği ve böylelikle yapısal adaletsizliklerden muzdarip olan sosyal grupların hak taleplerinin ve temsillerinin sağlanabileceğidir. Bu minvalde, aynılık olarak eşitlik, homojen kamusallık, tarafsızlık ideali ve adaletin dağıtımsal paradigmalarla açıklandığı evrenselleştirilen yurttaşlık anlayışının eleştirel bir perspektifle ele alınmasının yanında fark kavrayışı temelinde özgüllüğün, göreciliğin ve bağlamsal olanın temellendirdiği heterojen kamusallık idealinin olanaklarının tartışılması, farklı sosyal grupların temsilleri adına açılım sunabilecek nitelikler barındırmaktadır.

AdaletCinsellikEtnik yapı+7
Fadime Gökçe Karaaslan
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00

Related subjects