Yüksek LisansAçık Erişim

Karahanlılar Devleti ve devlet teşkilatı üzerine inceleme

Bu tez size mi ait?

Bu kayıt toplu arşivden geldi. Sizinse profilinize bağlayın.

2024
0 görüntülenme
0 i̇ndirme

Özet (TR)

Bu araştırma, Karahanlılar Devleti'nin tarihî evrimini, kültürel dokusunu ve siyaset bilimi açısından önemini detaylı bir şekilde ele almaktadır. Karahanlılar, Orta Asya'nın zengin bozkırlarından yola çıkarak Orta Asya ve Maveraünnehir topraklarına kadar uzanan önemli bir Türk-İslam devletinin temsilcileridir. Ancak, mevcut araştırmalarda bu devletle ilgili belirsizlikler ve eksiklikler bulunmaktadır, bu nedenle bu çalışma bu boşlukları doldurmayı hedeflemektedir. Araştırma, Karahanlılar Devleti'nin kökenlerini, siyasi evrimini, kurumsal yapısını ve toplumsal etkileşimlerini inceleyerek detaylı bir bakış sunmaktadır. Ayrıca, devletin Orta Asya ve Maveraünnehir'in tarihî sürecine olan katkılarını ve bu süreçteki rolünü vurgulamaktadır. Bu nedenle, Türk tarihi, Orta Asya medeniyeti ve Orta Asya ve Maveraünnehir'in kültürel evrimi açısından önemli bir perspektif sunmaktadır. Bu önemli Türk-İslam devletinin tarihine dair eksiklikler ve belirsizlikler bizi bu alanda çalışmaya iten önemli nedenlerden biridir. Bu araştırma, Karahanlılar Devleti'nin tarihini derinlemesine inceleyerek, tarihi evrimini, kurumsal yapısını ve siyasi teşkilatının işleyişini anlamayı amaçlamıştır. Karahanlılar'ın siyasi, dini, kültürel, askeri ve devlet teşkilatı olarak bölüm bazlı ele alınması sebebiyle bu çalışma Karahanlı Devletini topyekûn olarak ele almakta gerek siyasi tarihi gerekse devlet teşkilatı üzerine yoğunlaşarak, Karahanlılar'ı tek bir başlık altında toplayan ilk çalışma olma özelliği de taşımaktadır. Karahanlılar üzerine yapılan çalışmalarda göze çarpan ilk nokta Karahanlılar'ın menşei konusunda bir fikir birliğinin olmayışıdır. Kökenleri üzerine farklı görüş ve iddialar mevcuttur. Genel kanı Karluk kabilesine mensup olduğu yönündedir. Bilge Kül Kadir Han önderliğinde kurulan devletin doğuşu, çağdaşı olarak yer alan Uygurlar'ın yıkılması üzerine gerçekleşmiştir. Karluk boyu ve Uygurlar'ın kültürel özellikleri ile yoğrulan Karahanlılar bu zorlu topraklarda var olmuş ve önemli işler başarmıştır. Türkçede soyluluğu ifade eden 'Kara' ve hükümdarlara verilen 'Han' kelimelerinden oluşan Karahanlılar, Mâverâünnehir de hüküm sürmüş ve önemli bir coğrafyada yer almışlardır. Bu coğrafyanın neticesinde komşu ve çağdaşı devletler ile yoğun siyasi ilişkiler yaşamıştır. Çıkara dayalı olan bu ilişkiler çok yönlü olup kimi zaman evlilikler yoluyla akrabalıklar kurulurken kimi zaman devletler birbirlerinin yaşadığı buhranlı zamanlardan faydalanma yolunu seçmişlerdir. Karahanlılar'ın kendi adından söz ettirip bulunduğu coğrafyaya yayılma süreci Satuk Buğra Han'ın liderliğinde gerçekleşmiştir. Bu dönem Karahanlılar için en önemli adım hiç şüphesiz İslamiyet'in kabulü olmuştur. Karahanlılar'ın İslamiyet'i kabulünün, Karahanlılara bölgede tanınma ve var olma hakkı verdiğini söylemek yanlış olmayacaktır. Sâmânîler, Karahanlılar'ın ilişki kurduğu ilk devletlerden olmuştur. İç karışıklıklar ve isyanlar yaşayan Sâmânîlerin diğer mücadeleleri ise Karahanlı ve Gazneli devletleri ile olmuştur. Ordusunun temelini Türklerin oluşturduğu Sâmânîler(Usta,2009:65) Şeklen nüfuzu altında tuttuğu Gazneliler'in aslen nüfuzu altına giren Sâmânîler bu dönemde en önemli şehirlerinden olan Horasan'ı Gazneliler'e, Buharayı ise Karahanlılara karşı kaybetmiştir. Devleti toparlama çabaları sonuç vermeyince Karahanlı Hükümdarı İlig Nasır tarafından tarih sahnesinden silinmişlerdir. Sâmânî Devletinin toprakları üzerine olan çekişmeler Karahanlı-Gazneli ilişkilerinde de yeni bir perde açmıştır. Gazneliler ile olan ilişkilerde zaman zaman anlaşmalar yapılmış, dostluk kurulmuş gibi görünse de hiçbir zaman tam anlamıyla güven tesis edilememiş, taraflar birbirlerine her zaman şüphe ile yaklaşmışlardır. Sultan Mahmud döneminde daha ağır basan taraf Gazneliler olmuş büyük kağanın belirlenmesinde Gazneliler taraf olmuşlardır. Sulhu akrabalık yolu ile tesis etmeye çalışıp evlilikler ile akrabalıklar tesis edilmiştir(Özaydın,2001:408) Karahanlı Devleti ikiye bölünmesi ve taht mücadeleleri sebebiyle Gaznelilere karşı istediği sonuçları elde edememiştir. Gazneli devleti ise ilerleyen süreçte Selçuklu Devleti ile olan mücadelelerde zayıflamış Gurlular tarafından yıkılmıştır. Selçuklu-Karahanlı münasebetleri Karahanlılar'ın büyüyüp genişlemeye başladığı dönemlere denk gelmektedir. Karahanlılar bu dönemde buharayı ele geçirmiştir. Buharanın ele geçirilmesinde Selçukluya bağlı Oğuz boylarının da olduğu bilinmektedir(Sümer, 2009:389). Selçukluların bölgede yeni yeni görüldüğü bu dönemler aynı zamanda yurt arayışı içerisinde de olduğu dönemlerdir. Selçukluların bölgede tehlike arz edeceğini düşünen bölge devletleri başta Gazneliler olmak üzere Selçuklu genişlemesine karşı durdular. Sürece baktığımız zaman Karahanlı-Selçuklu ilişkilerinin Selçuklu-Gazneli ilişkilerine kıyasla daha yumuşak geçtiği görülmektedir. Karahanlı Ali Tegin ile Selçukludan Arslan Yagbu arasında dostluk ve ittifak inkişaf etmiştir. Harzemşahlara karşı gerçekleşen Debusiye savaşında Karahanlı ordusu içerisinde yer alan Selçuklular bunun bariz göstergesidir(Sümer, 2009:389). Bu süreçten itibaren bölgede ağırlıklı olarak Selçuklu-Gazneli mücadeleleri meydana gelmiştir. İki devlet arasında meydana gelen bu ufak çaplı savaşlar 1040 yılındaki Dandanakan savaşında Selçuklu Devletinin kesin zafer elde etmesine kadar devam etmiştir. Karahanlılar'ın doğu ve batı diye ikiye ayrılmaları ve kendi içlerindeki büyük kağan mücadeleleri dolayısıyla net bir tarafı olmamıştır. Karahanlı Hükümdar ve kardeşlerinin Büyük kağan olma istekleri diğer bölge devletleri tarafından kullanılmaya başlanmış ve bölge devletleri bu süreçlerde aktif rol oynamaya başlamıştır. Karahanlı-Abbasîler ve Karahanlı-Harzemşahlar ilişkileri diğer bölge devletlerine kıyasla daha sınırlı olmuştur. Harzemşahların kuruluşu ise Karahanlı devletinin ikiye bölündüğü yıllara denk geldiği için genel manada karmaşık ve doğu-batı dengelerinde değişkenlik göstermiştir. Emeviler'in ırkçı mevali politikası uyguladığı dönemlerde Türkler Orta Asya'da Arapların ilerlemesinin önünde en büyük engel olmuşlardır. Türk-Arap ilişkileri Abbasilerin halifeliği ele geçirmesi sonrası değişime uğramıştır. Irkçı bir politika gütmeyen Abbasîler ordularında Türklere yer vermeye başlamış, bu durum sayesinde Çinliler ile 751 yılında yapılan Talas savaşında, Türkler Abbasîlerin yanında yer almışlardır. Bu süreç aynı zamanda Türkler arasında İslamiyet'in yayılmasının da temelini atmıştır. Türkler arasında İslamiyet yayılırken Karahanlı hükümdarı Satuk Buğra Han'ın 'Abdülkerim' adı ile İslamiyet'i kabul etmesiyle İslam Karahanlı devletinde daha geniş kitlelere yayılmıştır. Bu durum ise Karahanlı Devletinin tarihini derinden etkilemiş, devlet teşkilatı başta olmak üzere Türk-İslam sentezinin başlamasını sağlamıştır. Yönetim şekli derinleşen ve teşkilatlanan Karahanlı devleti ise kendinden sonra gelen Türk-İslam Devletlerine yol açmış ve örnek teşkil etmiştir.

Yazar

Mehmet Furkan Bulut

Bu Yayına Nasıl Atıf Yapılır

Mehmet Furkan Bulut (Yüksek Lisans Tezi). Karahanlılar Devleti ve devlet teşkilatı üzerine inceleme, 2024, Fırat University.

Anahtar Kelimeler

Lisans

Tüm Hakları Saklıdır

Bu eser belirtilen lisans koşulları altında paylaşılmaktadır.

Fırat University tezlerinden daha fazlası