Koroner arter hastalığı ve retinal vasküler yoğunluk ilişkisinin optik koherens tomografi anjiografi ile değerlendirilmesi
Bu tez size mi ait?
Bu kayıt toplu arşivden geldi. Sizinse profilinize bağlayın.
Özet (TR)
Bu çalışmada koroner arter hastalığı(KAH) şüphesi ile poliklinik şartlarında değerlendirilerek koroner anjiografi(KAG) yapılan hastalarda, Gensini skoru ile KAH şiddeti belirlenerek, hem KAH hem de KAH şiddeti ile retinal yüzeyel kapiller pleksusta(YKP) meydana gelen mikrovasküler düzeyde değişimlerin optik koherens tomografi anjiografi(OKTA) ile değerlendirilerek aralarında ilişki kurulması amaçlanmıştır. 01 Ağustos 2021-31 Ekim 2022 tarihleri arasında Kardiyoloji Anabilim Dalı polikliniğine göğüs ağrısı şikayeti ile başvuran ve stabil angina pektoris(SAP) tanısıyla KAG yapılan hastalarda KAH olan 60 hastanın 120 gözü ile normal koroner arter yapısına sahip 59 hastanın 117 gözü çalışmaya dahil edildi. Çalışmaya dahil edilen hastaların KAG verileri, demografik özellikleri, sol ventrikül ejeksiyon fraksiyonu(LVEF), komorbid hastalıkları ve laboratuar sonuçları retrospektif olarak tarandı. 3x3 mm'lik OKTA kesitlerinde foveal ve parafoveal bölgede farklı kadranlardaki YKP vasküler dansitesi(VD), vasküler perfüzyon yüzdesi(VP) ile foveal avasküler zon(FAZ) genişliği, alanı ve perfüzyon oranı ayrı ayrı taranarak kaydedildi. KAH(n=60) ve Kontrol(n=59) grupları oluşturuldu. Koroner arter hastalığı ve kontrol grupları arasında VD parametreleri karşılaştırıldığında, KAH grubunda, full, nazal, temporal ve inferior VD parametrelerinde istatistik açıdan anlamlı bir azalma vardı(sırasıla p=0,023, p=0,034, p=0,045, p=0,027). VP parametreleri karşılaştırıldığında KAH grubunda inner, full, nazal, temporal ve inferior, VP parametrelerinde istatistik açıdan anlamlı bir azalma vardı(sırasıyla p=0,039, p=0,029, p=0,042, p=0,034, p=0,041). İki grup arasında FAZ parametreleri area, perimeter ve circularity arasında anlamlı bir fark yoktu(sırasıyla p=0.956, p=0,671, p=0,895). Kontrol grubunda LVEF ile VD arasındaki ilişki kurulmaya çalışıldığında VD central, inner, full, nazal, temporal, superior ve inferior parametreleri arasında aynı yönlü anlamlı düzeyde ilişki bulundu(sırasıyla p=0,005,p<0.0001, p<0.0001, p=0,001, p<0,0001, p=0,007, p=0.007). Kontrol grubunda LVEF ile VP arasındaki ilişki kurulmaya çalışıldığında VP central, inner, full, nazal, temporal, superior ve inferior parametreleri arasında aynı yönlü anlamlı düzeyde ilişki bulundu(sırasıyla p=0,010, p<0.0001, p=0,001, p<0.0001, p=0.015, p=0.009, p=0,002). KAH grubunda LVEF ile VD arasındaki ilişki kurulmaya çalışıldığında VD central, inner, full ve inferior parametreleri arasında aynı yönlü anlamlı düzeyde ilişki bulundu(sırasıyla p=0,002, p=0.001, p=0.016, p=0,002). KAH grubunda LVEF ile VP arasındaki ilişki kurulmaya çalışıldığında VD central, inner, full, nazal, temporal, superior ve inferior parametreleri arasında aynı yönlü anlamlı düzeyde ilişki bulundu(sırasıyla p<0,0001, p=0,001, p=0.001,p=0.041, p=0,011, p=0,004, p=0,022). KAH grubunda Gensini skoru ile VD arasındaki ilişki kurulmaya çalışıldığında VD iner, full, nazal, temporal, superior ve inferior parametreleri arasında zıt yönlü anlamlı düzeyde ilişki bulundu(sırasıyla p<0,0001, p<0,0001, p=0,020, p=0,001, p=0,002, p=0,002). KAH grubunda Gensini skoru ile VP arasındaki ilişki kurulmaya çalışıldığında VD, inner, full, nazal, temporal, superior inferior parametreleri arasında zıt yönlü anlamlı düzeyde ilişki bulundu(sırasıyla p=0.009, p=0,005, p=0,029, p<0,0001, p=0,001, p=0,001). Bu çalışma ve devamında yapılacak diğer çalışmalar ışığında KAH ve kalp yetersizliği(KY) tanısı alan hastalarda retinal vasküler hastalıkların araştırılması ve tanısının konulması OKTA sayesinde noninvaziv, hızlı ve pratik bir şekilde yapılabilecektir. Bu sayede OKTA erken tanı ve tedavi ile görme yetisinin azalması veya kaybedilmesinin önüne geçilmesine yardımcı olacaktır. Ayrıca koroner arter hastalığı toplumda sık görülen ve mortalitenin en sık nedenlerinden birisidir. OKTA sayesinde retinal VD ve VP'de azalmanın tespit edilmesi, yapısal olarak benzerlik gösterdiği koroner arterlerde daralmanın ve KY'nin erken evrede tespit edilmesini sağlayabilir. Böylece toplumda KAH ve KY'ye bağlı mortalitenin azalmasına faydalı olabileceği sonucuna varılmıştır. Anahtar kelimeler: Gensini skoru, koroner arter hastalığı, sol ventrikül ejeksiyon fraksiyonu, optik koherens tomografi anjiografi, vasküler dansite
Yazar
Mustafa Demir
Bu Yayına Nasıl Atıf Yapılır
Mustafa Demir (Tıpta Uzmanlık Tezi). Koroner arter hastalığı ve retinal vasküler yoğunluk ilişkisinin optik koherens tomografi anjiografi ile değerlendirilmesi, 2023, Mersin University.
Anahtar Kelimeler
Lisans
Tüm Hakları Saklıdır
Bu eser belirtilen lisans koşulları altında paylaşılmaktadır.
Mersin University tezlerinden daha fazlası
- Kıyı Ege Bölgesi meteorolojik ve hidrolojik kuraklık analizi(2023)
- Lale motifinin gelişimi ve Kara Memi ekolündeki yeri(2023)
- Kasa invaze olmayan mesane kanseri nedeniyle intravezikal BCG tedavisi alan hastalarda serum fibronektin düzeyi ve fibronektin gen polimorfizminin değerlendirilmesi(2023)
- Üniversite öğrencilerinin duygularını değiştirebilme inancı ve duygu düzenleme yetkinliği arasındaki ilişkide duygusal yoğunluk, duygusal özyeterlik ve duygusal deneyimin aracı rolü(2023)
- Türkiye'de koordinasyon boyutuyla uluslararası insani yardım: Sorunlar ve tespitler(2023)
- Prostat kanseri olan hastalarda homeobox protein B13 (hoxb13) geni G84E mutasyonunun değerlendirilmesi(2023)