Perkutan koroner girişim uygulanan hastalarda klopidogrel direnci ile CYP2C19 gen polimorfizmi ve serum leptin düzeyi arasindaki ilişki
Bu tez size mi ait?
Bu kayıt toplu arşivden geldi. Sizinse profilinize bağlayın.
Özet (TR)
ÖZETGiriş: Trombosit aktivasyonu ve agregasyonunun inhibe edilmesi akut koroner sendrom ve perkutan koroner girişim sonrasında kritik öneme sahiptir. Klopidogrel tienopiridin türevi bir ilaç olup, etkisini trombosit agregasyonunu ADP P2Y12 reseptörlerini inhibe ederek gösterir. Klopidogrelin aspirin ile kombine edilerek antitrombosit tedavi uygulanması akut koroner sendrom geçiren ve perkutan koroner girişim uygulanan hastalarda kabul gören tedavi yaklaşımıdır.Klopidogrel ile trombosit agregasyonunun inhibe edilmesi hastalar arasında değişkenlik gösterebilir. Klopidogrel direnci yeterli antitrombosit tedaviye rağmen klopidogrel reseptörünün devam eden aktivitesi olarak tanımlanıp, klopidogrel sonrası yüksek trombosit reaktivitesinin başta stent trombozu ve kardiyovasküler ölüm olmak üzere, olumsuz kardiyovasküler olay riski ile ilişkili olduğu ortaya konmuştur.Amaç : Klopidogrel direnci ile obezite, serum leptin düzeyi ve CYP2C19 gen polimorfizmi arasındaki ilişkiyi araştırmak.Gereç ve Yöntem: Çalışmamıza, hastanemiz acil servis veya kardiyoloji polikliniğine başvurmuş, koroner arter hastalığı tespit edilip perkutan koroner girişim uygulanmış 100 adet hasta dahil edilmiştir. Hastaların demografik özellikleri, kardiyovasküler hastalık risk faktörleri, vücut kitle indeksleri, klopidogrel ile etkileşebilecek ilaç kullanımları, biyokimyasal parametreleri, sol ventrikül fonksiyonları, serum leptin seviyeleri ile CYP2C19*2 ve CYP2C19*3 mutant allel varlığı klopidogrel direnci olan ve olmayan grupta karşılaştırılmıştır. Çalışmamızda klopidogrelin trombosit inhibisyon düzeyi, Verify Now © P2Y12 sistemi ile ölçülmüş olup PRU > 240 olan hastalar dirençli kabul edilmiş, PRU < 240 olanlar ise klopidogrel yanıtının olduğu şeklinde değerlendirilmiştir. Ayrıca, leptin düzeyi > 15 ng/ml olması hiperleptinemi olarak kabul edilmiştir.Bulgular: Çalışmamızda CYP2C19*2 ve CYP2C19*3 mutant allelerinin varlığı ile klopidogrel direnci arasında ilişki istatiksel anlamlılığa ulaşmamıştır. (p=0.073). Tek başına CYP2C19*2 allel varlığı da yine istatiksel anlamlılığa ulaşmamaktadır. (p=0.141) Benzer biçimde, PRU değeri açısından karşılaştırıldığında tüm mutant allelerde (CYP2C19* 12+22+13) 260.88±70.97 iken, normal allel sahibi bireylerde 213.69±70.99'dir. (p=0.093)Klopidogrel direnci olan ve olmayan grupta sırasıyla leptin düzeyi 8.03 ± 7.27 ve 5.48± 5.82 iken bu farklılık istatiksel anlamlılığa ulaşmadı. ( p= 0.116) Leptin düzeyi >15 olan grupta ise klopidogrel direnci anlamlı olarak daha fazla idi. (p= 0.017) Leptin düzeyi > 15 hastalarda PRU değeri daha yüksek olup, istatiksel olarak anlamlı ilişki saptandı. (292.18±70.11 vs 208.76±66.98, p= 0.001) Benzer biçimde, VKİ > 30 hastalarda, istatiksel olarak anlamlı derece daha fazla sayıda hastada klopidogrel direnci izlenmiştir.( p=0.015 )Sonuç : Obez, leptin düzeyi yüksek hastalarda klopidogrel direnci daha fazla görülmektedir. Bu hasta grubunda, klopidogrel tedavi dozunun arttırılması düşünülebilir. Klopidogrel direnci ile CYP2C19 gen polimorfizmi arasındaki ilişki için daha fazla mutant allel taşıyan hasta sayısına ve yeni çalışmalara ihtiyaç vardır.
Yazar
Ali Doğan
Bu Yayına Nasıl Atıf Yapılır
Ali Doğan (Tıpta Uzmanlık Tezi). Perkutan koroner girişim uygulanan hastalarda klopidogrel direnci ile CYP2C19 gen polimorfizmi ve serum leptin düzeyi arasindaki ilişki, 2012, Demiroğlu Bilim University.
Lisans
Tüm Hakları Saklıdır
Bu eser belirtilen lisans koşulları altında paylaşılmaktadır.
Demiroğlu Bilim University tezlerinden daha fazlası
- Epidural sezaryende standart ve planlanmış ameliyat öncesi hasta eğitiminin anksiyete düzeyine etkisinin değerlendirilmesi(2014)
- Huzurevinde yaşayan yaşlılarda depresyon ve günlük yaşam işlevlerinin değerlendirilmesi(2014)
- Elektif cerrahi planlanan hastaların preoperatif dönemdeki kaygı düzeylerinin belirlenmesi(2014)
- Plantar fasiit tanılı hastalarda şok dalga tedavisi ile LOW-DYEbantlama yönteminin etkinliğinin karşılaştırılması(2014)
- Özel eğitim merkezinde tedavi edilen çocukların anne ve babalarında depresyon ve yaşam kalitesinin analizi(2014)
- Embriyo morfolojik seçim kriterlerinin preimplantasyon genetik tanı sonuçlarıyla karşılaştırılması ve 5. gün embriyolarındaki blastomer fragmantasyonunun incelenmesi(2014)
