Seramik sanatında çeşme ve suoyunları
1994
0 görüntülenme
0 i̇ndirme
Danışman: Y.doç.dr. Saadettin Aygün
Özet (TR)
ii SEEAMİE SANATINDA ÇEŞME ¥E SüOYUMLAMI ÖZET Dünyanın en temei fiziksel unsurları olarak adlandırabileceğimiz su, hava ve toprak, canlı yaşamının başlamasını, onların oluşumunu ve gelişimini sağlar. Fiziksel unsurlarla canlılar arasında çift yönlü bir alışveriş doğar. Sistemdeki gezegenlerden daha farklı özelliklere sahip olan dünya, zaman içerisinde canlılar arasında farklılaşacak ayrıcalıklı bir tür barındırmaya başlar ve bu tür kendisine "insan" der. însan, tarihi boyunca doğayla birlikte yaşar, ama doğal çevreden farklı bir çevre daha oluşturur. Buna da yapay çevre adı verilir. Dünyanın dört bir yanında yaşama elverişli su kaynaklarını bulur, oralarda yaşar, uygarlıklar yaratır. Eski uygarlıkları yıkar, yenilerini kurar. Bütün bu süreç içindeki çabasının tek amacı, doğal, yapay ve toplumsal çevresini kendisine yakın kılmaktır. Yapay çevre olarak oluşturduğu yerleşim alanlarında, temel ihtiyaçlarını karşıladığı çeşme ve su yapılan, bu çabasının sonucu olarak ortaya koyduğu ürünlerin bir bölümünü oluşturur. Çeşme; doğal yolîa ya da genel su sağlama sisteminden gelen suyun içme, temizlik ve diğer ihtiyaçların giderilmesi için, o suyun akıtılarak kullanıldığı yapılara verilen genel addır. Türk kültüründe su ve özelMi günlerde şerbet sunulan sebiller, cami ve benzeri ibadethanelerde abdest alınan şadırvanlar da, çeşme olarak kabul edilir. Suyun içme, temizlenme ve sulama gibi temel işlemlere hizmet etmesi amacıyla değil de, görüntüsü ve sesinden yararlanılarak estetik fonksiyon sağlayan selsebil, fıskiyeli çeşme ve havuzlara ise suoyunu adı verilmektedir. Mympheum denilen ilk çeşme yapılarına Antik Roma'da rastlanır. Hayvanların sulanması, içme suyu ve de görsel bir zenginlik yaratmak amacıyla yapılan bu çeşmeler, küçük ve önemsiz bir yapı iken, Barok dönemde görkemli bir niteliğe ulaşır. 18. yüzyıl Avrapasının düşüncesinde, yaşama biçiminde ve sanatında ortaya çıkan naturalist yaklaşımın Osmanlı Devleti'nde etkisi, çeşme ve havuzlarda kendisini gösterir. Tabiat duyarlılığının ve doğaya yönelmenin bir ifadesi olarak çeşme ve havuzlara plastik duyarlılıkla eğilinip, nitel ve nicel anlamda ağırlık verilir. Lale Devri'ne kadar çeşme; küçük, yalın ve genellikle bir duvara yapışık şekilde yapılır. Meydan çeşmeleri ancak 18. yüzyılın başında ortaya çıkar. Endüstrileşmeyle su tesisatının evlere kadar uzanışı, sokak ve meydan çeşmelerini işlevsiz bırakmış ve salt görsel, estetik amaçlara hizmet eden suoyunlan dışında, çeşme yapımı tamamen durmuştur denebilir. Toplumsal yaşam ve kullanım açısından kent ortak mekanlarının önemi, kent öğelerini, çeşme ve suoyunlannı da aynı derecede önemli kılmaktadır. Fonksiyonel olarak, insanın su ihtiyacını karşılayan, dinlendirici ve serinletici etkisi olan, kentlere çağdaş bir görünüm sağlayan çeşme ve suoyunlan, toplumsal kullanım açısından, fiziksel fonksiyonlarından çok, görsel, sanatsal ve kültürel boyutuyla dikkati çeker.iv îçme ve temiziik îhtiyacıııı karşılamak, görsel ve işitsel duyulara hitap etmek ve kent ortak mekanlarına çağdaş görünüm kazandırmak amacıyla yapılmış çeşme ve suoyıınlaraıda, mermer, taş, tuğla, beton ve metal gibi temel malzemeler kullanılmıştır. Suyun sızması olasılığından dolayı taş ve özellikle mermer fazlaca kullanılmış ve kullanılmaktadır. Paslanma riski nedeniyle metal malzemelere çok kısıtlı yer verilmiştir. Günümüzde ise, polyester ve plastik özellikli malzemeler tercih edilmektedir. Yapılan araştırmalar göstermiştir ki, çeşme ve suoyunlannda seramik kulanımı yok denecek kadar azdır. Bu durumun sebebi nedir ve bu durumu değiştirmek mümkün müdür? Başka bir ifadeyle, çeşme ve suoyunlannda seramiğe daha fazla yer verilebilir mi? Nerede ve nasıl bir yer verilebilir? Bu çalışma, yukarıda kısaca belirtilen sorular ve yaklaşımlar üzerine kurulmuş, araştırma ve uygulamalar bu yönde yoğunlaştırılmıştır. Bu nedenle, çeşme ve suoyunlan olgusunu daha iyi kavramak açısından, suyun temel, fiziksel ve kimyasal özelliklerine, sağlık ve toplumsal açıdan önemine, Türklerin sosyal yaşamında suya verilen değere, ülkemizdeki çeşme ve suoyunlarıyia ilgili yapılara, bazı yabancı uygarlık ve ülkelerdeki çeşme ve suoyunlan uygulamalanna değinilmiştir. Çeşme ve suoyunlannda kullanılan malzemelere ve bu malzemelerle seramiğin karşılaştmlmasına, bu sonuca göre, ortaya çıkan saptamalara ve uygulamalara yer verilmiştir. Çeşme ve suoyunlannda seramiğe yer verildiği zaman, fonksiyonel açıdan uygunluğunun dışında, diğer malzemelerden yapılanlara oranla; kentlinin zevk ve beğenisine daha fazla yaklaşabilecek, böylece yoğun ürkütücü ve soğuk kentlerimiz insana bu denli yabancı kalmayacaktır.
Yazar
Kemal Uludağ
Bu Yayına Nasıl Atıf Yapılır
Kemal Uludağ (Sanatta Yeterlik Tezi). Seramik sanatında çeşme ve suoyunları, 1994, Anadolu University.
Anahtar Kelimeler
Lisans
Tüm Hakları Saklıdır
Bu eser belirtilen lisans koşulları altında paylaşılmaktadır.
Anadolu University tezlerinden daha fazlası
- 1970-2000 yılları arası Türk sinemasında arabesk kültür üzerine bir inceleme(2012)
- Üzeyir Hacıbeyli ve Ahmed Adnan Saygun'un Köroğlu operalarının karşılaştırılması(2024)
- Sosyal medyada yer alan manipülatif haber ve paylaşımların Z kuşağı üzerindeki etkileri(2023)
- Kamu politikası çerçevesinde bağımsızlıktan günümüze gine bissau'da eğitim sorunlarının analizi(2025)
- Eğitim haberlerinin medyada sunumu: Eleştirel söylem çözümlemesi bağlamında eğitim haberleri incelemesi(2024)
- Zur frage der interkulturalität in lehrwerken des Deutschen, Englischen und Türkischen als fremdsprache(2025)