Siklofosfamid ile oluşturulmuş karaciğer hasarı üzerine vitamin D3'ün etkileri
Bu tez size mi ait?
Bu kayıt toplu arşivden geldi. Sizinse profilinize bağlayın.
Özet (TR)
Kanser hastaları için kemoterapötik bir ilaç olan siklofosfamid, aynı zamanda organ transplantasyonlarında immünosupresant olarak kullanılmaktadır. Siklofosfamid ayrıca romatoid artrit, sistemik lupus eritematozus ve multipl skleroz hastalıklarının tedavisinde de yaygın olarak kullanılmaktadır. Siklofosfamidin de içinde yer aldığı antikanser ilaçlar, terapötik etkinliklerinin yanı sıra çeşitli organlarda oluşturdukları toksisiteden dolayı ciddi yan etkilere yol açmaktadırlar. Biz bu deneysel araştırmada, siklofosfamidin karaciğerde oluşturduğu yapısal hasarı, vitamin D3'ün oksidatif stresi azaltarak, bu hasarı önleyip önleyemeyeceğini belirlemeyi amaçladık. Bu amaçla çalışmada 24 adet Wistar-Albino cinsi erkek sıçanlar kullanıldı. Sıçanlar; kontrol grubu (Grup I), intraperitoneal (i.p) olarak 200 mg/kg tek doz siklofosfamid uygulanan grup (Grup II), i.p olarak 200 mg/kg tek doz siklofosfamid ile birlikte 7 gün boyunca oral gavajla 50 IU/kg/gün vitamin D3 uygulanan grup (Grup III) ve 7 gün boyunca oral gavajla 50 IU/kg/gün vitamin D3 uygulanan grup (Grup IV) olmak üzere 4 gruba ayrıldı. Denekler 7 günün sonunda anestezi altında servikal dekapitasyon yoluyla ötenazi edildi. Ötenaziden hemen sonra hızlıca batın açılarak karaciğer rezeke edildi. Çıkarılan karaciğer dokuları histokimyasal ve TUNEL teknikleri ile incelenmek için hazırlandı. Çalışmanın bulguları Olympus BH2 fotomikroskopta incelenip fotoğraflandı. Siklofosfamide maruz kalan sıçanların doku kesitlerinde, mononükleer hücre infiltrasyonu, inklüzyon cisimcikleri, heterokromatik çekirdekli hepatositler, bağ dokusu artışı, hemoraji ve vasküler konjesyon gözlendi. Periportal alanda makroveziküler yağlanma, sinüzoidal dilatasyon ve vasküler konjesyon ile birlikte hepatositlerdeki glikojen depolarının tükenmesi ayırt edildi. Siklofosfamid ile birlikte vitamin D3 uygulanan grupta ise hepatositlerdeki glikojen içeriğinin siklofosfamid grubuna göre daha belirgin olduğu fakat vasküler konjesyonun devam ettiği gözlendi. Apoptotik hücrelerin belirlenmesi için yapılan TUNEL boyamasının ışık mikroskobunda incelenmesi sonucunda grup II'de endotelyal hücrelerin, Kupffer hücrelerinin ve v. santralis etrafındaki hepatositlerin +3 pozitiflik gösterdiği saptandı. Grup III'te ise bu hücrelerin TUNEL pozitifliği +2 yaygınlığında ayırt edildi. Sonuç olarak siklofosfamid ile oluşturulan karaciğer hasarına karşı vitamin D3'ün profilaktik olarak kullanılabileceği gözlendi. Böylece siklofosfamid tedavisi gerektiren hastalıklarda ortaya çıkabilecek yan etkiler azaltılabilir. Anahtar Kelimeler: Siklofosfamid, Karaciğer Hasarı, Vitamin D3, TUNEL
Yazar
Abdulsamet Efdal
Bu Yayına Nasıl Atıf Yapılır
Abdulsamet Efdal (Yüksek Lisans Tezi). Siklofosfamid ile oluşturulmuş karaciğer hasarı üzerine vitamin D3'ün etkileri, 2014, Fırat University.
Anahtar Kelimeler
Lisans
Tüm Hakları Saklıdır
Bu eser belirtilen lisans koşulları altında paylaşılmaktadır.
Fırat University tezlerinden daha fazlası
- Bütünleşik pazarlama iletişimi aracı olarak sosyal medyanın kullanılması(2018)
- Hollanda Doğu Hindistan Şirketi'nin doğuşu ve XVII. yüzyıl Endonezyası'nda yükselişi(2013)
- Fuzûlî'nin Türkçe Divân'ında renklerin kullanımı(2013)
- 317 Numaralı Midyat Şer'iyye Sicili'nin transkripsiyonu ve değerlendirilmesi (Hicri 1328-1334 / Miladi 1910-1916)(2018)
- Doğu Anadolu fay zonu'nun Doğanyol (Malatya) ile Çelikhan (Adıyaman) arasındaki gerilme durumunun incelenmesi(2020)
- Yavuzeli (Gaziantep) çevresinde yüzeyleyen volkanik kayaçların petrografik ve jeokimyasal özellikleri(2014)
