Diş Hekimliği UzmanlıkAçık Erişim

Submandibular fossa derinliğinin mandibular kanal ve kemik kalınlığıyla ilişkisinin konik ışınlı bilgisayarlı tomografi kullanılarak retrospektif olarak değerlendirilmesi

Bu tez size mi ait?

Bu kayıt toplu arşivden geldi. Sizinse profilinize bağlayın.

Özet (TR)

Bu çalışmada amaç, submandibular fossa (SF) derinliğinin belirlenmesi ve fossanın en derin izlendiği kesitte mandibular kanalın (MK) bukkalinde ve lingualinde ölçülen kemik kalınlıkları ile fossa derinliği arasındaki ilişkinin değerlendirilmesi, SF ile MK'ın dikey konumu arasındaki ilişkiyi belirlemek ve SF'nın en derin olduğu bölgenin hangi diş hizasında olduğunu belirleyip; tüm bu parametreleri yaş, cinsiyet ve ilgili mandibular çenedeki (sağ/sol çene) dişlilik/dişsizlik durumuna göre değerlendirmektir. Bu çalışmamızda 134 kadın (%60,9) ve 86 erkek (%39,1) olmak üzere toplamda 220 hastanın aksiyal kesitleri üzerinden alınan 1 mm'lik cross-sectional görüntülerden SF'nın en derin izlendiği sağ ve sol alt çenedeki 440 cross-sectional görüntü retrospektif olarak değerlendirilmiştir. Hastaların yaş ortalaması 36,66 ± 13,94 (minimum 19, maksimum 92)'tü. Hastaların birinci ve ikinci molar dişlerinin hesaba katıldığı çalışmada birinci ve ikinci molar dişlerin olduğu hastalar 'dişli', her iki dişin olmadığı hastalar 'dişsiz' ve dişlerden birinin olup birinin olmadığı hastalar 'tek dişli' olarak çalışmaya dahil edilmiştir. Hastaların 440 çene görüntüsünden 283 tanesi 'dişli', 75 tanesi 'dişsiz' ve 82 tanesi ise 'tek dişli' olarak değerlendirilmiştir. Hastaların KIBT (Konik ışınlı bilgisayarlı tomografi) görüntülerinde fossanın en derin olduğu cross-sectional kesitte SF derinliği ölçülmüştür. Fossa tipleri belirlenmiştir. Fossanın en derin izlendiği cross-sectional kesitte MK'ın bukkalindeki ve lingualindeki kemik kalınlıkları ölçülmüştür. Ölçülen kemik kalınlıkları ile fossa derinliği arasındaki ilişki değerlendirilmiştir. Fossanın en derin izlendiği cross-sectional kesitte SF ile MK'ın dikey konumunun ilişkisi değerlendirilmiştir. Ayrıca SF'nın en derin noktasının hangi diş hizasında olduğu belirlenmiştir. İncelen tüm bu parametreler yaş, cinsiyet ve ilgili mandibular çenedeki (sağ/sol çene) dişlilik/dişsizlik durumuna göre değerlendirilmiştir. Bu çalışmada 220 hastaya ait sağ ve sol mandibular yarım çenelerden alınmış 440 cross-sectional görüntü değerlendirilmiştir. Elde edilen sonuçlara göre; sağ çenede SF'nın ortalama derinliği 2,44 ± 0,73 mm, bukkal kemik kalınlığının (BKK) ortalama değeri 5,52 ± 1,34 mm ve lingual kemik kalınlığının (LKK) ortalama değeri 2,28 ± 0,83 mm olarak belirlenmiştir. Sol çenede SF'nın ortalama derinliği 2,47 ± 0,68 mm, BKK'nın ortalama değeri 5,52 ± 1,33 mm ve LKK'nın ortalama değeri 2,26 ± 0,89 mm olarak belirlenmiştir. Sağ ve sol çenede SF derinliği ve BKK değerleri erkeklerde kadınlardan daha yüksek bulunmuştur. LKK ise sağ çenede kadınlarda daha yüksek bulunmuşken; sol çenede cinsiyetler arasında anlamlı bir fark bulunamamıştır. SF'nın en derin olduğu diş bölgesi hem kadın hem de erkeklerde 2. molar diş hizasında bulunmuştur. MK'ın dikey konumu ile SF'nın en derin olduğu bölgenin birbiriyle ilişkisi incelendiğinde hastaların çoğunda MK'ın inferior pozisyonda olduğu gözlenmiştir. Hastalarda SF'nın derinliği arttıkça BKK ve LKK değerlerinde azalma görülmüştür. Ayrıca sağ ve sol çenede dişlilik durumuna göre SF derinliği incelendiğinde sağ çenede dişli hastalarda SF derinliği dişsiz hastaların SF derinliğine göre daha fazla bulunurken; sol çenede SF derinliği ile diş durumu arasında anlamlı bir fark bulunamamıştır. Çalışmamızda SF'nın derinliği erkek hastalarda kadın hastalardan daha derin olarak ölçülmüştür. SF'nın derinliği dişli çenelerde dişsiz çenelere göre daha yüksek ölçülmüştür. SF'nın en derin olduğu bölge her iki çenede ve kadın ve erkek bireylerde 2. molar diş hizasında bulunmuştur. SF derinliği arttıkça, BKK ve LKK değerlerinde azalma görülmüştür. Mandibula posterior bölgede yer alan SF'nın derinliği arttıkça lingual kortikal kemiğin perforasyon ihtimali artmaktadır. Bu ihtimal özellikle ikinci molar diş hizasında yapılacak olan cerrahi müdahalelerde daha da artmaktadır. Bu bölgede yapılacak olan cerrahi müdahalelerde anatomik yapıların (MK, SF, bölgedeki kemiğin uzunluğu gibi) birbirleriyle ilişkisinin bilinmesi komplikasyon riskini azaltacaktır. Tüm bunlar göz önüne alındığında; mandibular posterior bölgede yapılacak cerrahi girişimlerde bölgenin cerrahi girişimler öncesinde KIBT ile detaylı analizi komplikasyon riskini azaltmak açısından avantajlı olacaktır. Anahtar Kelimeler: Bukkal kemik kalınlığı; Konik ışınlı bilgisayarlı tomografi; Lingual kemik kalınlığı; Mandibular kanal; Submandibular fossa

Yazar

Hasret Tanrıverdi Şahan

Bu Yayına Nasıl Atıf Yapılır

Hasret Tanrıverdi Şahan (Diş Hekimliği Uzmanlık Tezi). Submandibular fossa derinliğinin mandibular kanal ve kemik kalınlığıyla ilişkisinin konik ışınlı bilgisayarlı tomografi kullanılarak retrospektif olarak değerlendirilmesi, 2024, Harran University.

Anahtar Kelimeler

Lisans

Tüm Hakları Saklıdır

Bu eser belirtilen lisans koşulları altında paylaşılmaktadır.

Harran University tezlerinden daha fazlası