XV. yüzyılda makâmlar
Bu tez size mi ait?
Bu kayıt toplu arşivden geldi. Sizinse profilinize bağlayın.
Özet (TR)
Türk mûsikîsinin temelini oluşturan ve üzerinde yüzyıllardır çalışmalar yapılan bir konu da makâmlardır. Makâmlar konusunda günümüze kadar birçok kuram kitabı bulunmasına rağmen, bu konu tam olarak netleştirilememiştir. Türk müzik kültüründe tarihsel süreç incelendiğinde, makâm yapılarının köklerinin dünya coğrafyası üzerinde çok geniş bir alana yayılmış olduğu gerçeği ortaya çıkmaktadır. Geleneksel müziğimizde yer alan makâmların pek çoğunun, zaman ve mekan içerisinde farklı müzik kültürleriyle güçlü bağlantıları mevcuttur. Günümüzde kullanılan makâmların zaman zaman farklı kültürlere uzanan bu karmaşık köklerinin gün ışığına çıkarılabilmesi için eski müzik kuramcıları tarafından yazılan eserlerin ele alınarak, incelenmesine ihtiyaç vardır. Bu eserler arasında, Osmanlı döneminde yazılmış olan Türkçe mûsikî yazmaları ayrıcalıklı bir yere sahiptir. Bu yazmaların kaynakları ise, IX. yüzyıldan itibaren yazılmaya başlanılan el yazmalarıdır. Edvâr adı verilen el yazmaları, mûsikî ile ilgili kuramların günümüze gelmesini sağlamıştır. Devirler, asırlar, zamanlar anlamına gelen ?edvâr? kelimesi, Arapça devir kelimesinin çoğuludur. XIX. yüzyıl sonlarına kadar kuram kitaplarında usûller, makâmlar ve hatta çalgılar hakkında bilgiler verilmiştir. Usûl ve makâmlar daireler biçiminde gösterildiği için bu kitaplara ?kitab-ı edvâr?(daireler kitabı) adı verilmiştir.Müzik bilimi üzerine yapılan çalışmalar IX. yüzyılda El-Kindî ile başlamış, onu X. yüzyılda Fârâbî, XI. yüzyılda İbn-i Sinâ izlemiştir. Makâmların oluşumunda büyük önem taşıyan dizilerin oluşumu, özellikleri hakkında ilk bilgilere ulaşabildiğimiz bu üç kuramcı XIII. yüzyıla kadar olan dönemde mûsikî ilminin temellerini atmışlardır. Bu çalışmalar, XIII. yüzyılda en sağlam temelleri attığı düşünülen sistemci okul kurucularından Safiyüddin Urmevî ile devam etmiştir. Bu sistemi daha da geliştiren ve devamını sağlayan önemli bir isim de Maragalı Abdülkadir'dir. Maragalı'nın ardından diğer kuramcılar da bu kuramı daha da geliştirerek devam ettirmişlerdir. XV. yüzyılda edvâr yazımı oldukça yaygınlaşmış, biçim ve içerik değişiklikleriyle XIX. yüzyıl sonlarına kadar devam etmiştir. XIII. yüzyıldan itibaren edvârlarda açıklanmaya başlanılan makâmlar XV. yüzyılda daha yoğun olarak ele alınmıştır.Bu çalışmada genel olarak incelenen dönem XV. yüzyıldır. Bu döneme, yazdığı edvârlarla damgasını vuran önemli kuramcılar; başta Maragalı Abdülkadir olmak üzere, Ahmedoğlu Şükrullah, Kırşehirli Yusuf, Bedri Dilşad, Abdullahoğlu Hızır, Şirvanlı Fethullah, Ladikli Mehmed Çelebi, Bükeoğlu Alişâh, Seydî ve Kadıoğlu'dur. Bu kuramcıların eserlerinde makâm unsuru geniş şekilde ele alınmış, sayıları, sınıflandırılmaları, özellikleri, oluşumları, seyirleri, başlangıç ve karar perdeleri tek tek her oluşumun başlığı altında incelenmiştir. Yukarıda belirtilen kuramcıların eserlerinin yanı sıra yazarı bilinmeyen edvârların incelenmesi de ihmal edilmemiştir. Öncelikle kuramcıların eserlerindeki onyedili ses sistemi incelenerek, makâmları meydana getiren perde, aralık, dörtlü ve beşli kavramları üzerinde önemle durulmuştur. XIX. yüzyıldan itibaren genel olarak makâm adı verilen, makâm, âvâze, şûbe ve terkîblerin yapıları incelenmiştir. Bu oluşumların kuramcılara göre sayıları, sınıflandırılmaları, oluşumları ve özellikleri bakımından gösterdiği farklılıklar önemle vurgulanmıştır. Genel olarak; oniki makâm, yedi âvâze, dört şûbe ve Abdullahoğlu Hızır ile en yüksek sayıya ulaşan yüzkırkdört terkîbden söz edilmiştir. Oniki makâmın sıralamaları kuramcılara göre değişse dahi sayı bakımından sabittir. Âvâzeler kimi kuramcılara göre altı adet, şûbeler de yirmidört adet verilmiştir. Terkîb sayısı ise hemen her kuramcıda farklı sayıda verilmiştir. Edvârlarda makâmların tanımından çok, terkîblerin oluşumu ve seyri hakkında açıklamalara yer verilmiştir. Şûbe ve âvâzelerin ise tek başına bir dizi özelliği taşımadığı, makâm dizilerine eklenerek onların oluşumunda ve zenginleşmelerinde önemli rol oynadıkları görüşünde birleşilmiş ve bu yönde açıklamalar getirilmiştir. Çalışmamızda bu oluşumların edvârlardaki Ebced nota yazısı ile verilen dizileri ve bu dizilerin günümüz nota yazısına aktarılmış şekillerine de yer verilmiştir. Sözel seyir tanımları ile makâmları açıklayan kuramcıların görüşleri de karşılaştırılarak, XV. yüzyılda makâmların oluşumu ve yapıları, çalışmamızın sonunda verilen tablolar ile netleştirilmeye çalışılmıştır.
Yazar
Özgen Küçükgökçe
Kurum

Dokuz Eylül University
İslam Tarihi ve Sanatları Bilim Dalı
Bu Yayına Nasıl Atıf Yapılır
Özgen Küçükgökçe (Doktora Tezi). XV. yüzyılda makâmlar, 2010, Dokuz Eylül University.
Anahtar Kelimeler
Lisans
Tüm Hakları Saklıdır
Bu eser belirtilen lisans koşulları altında paylaşılmaktadır.
Dokuz Eylül University tezlerinden daha fazlası
- Açık plan ofislerde konuşma anlaşılırlığı parametrelerinin analizi(2021)
- Urla bölgesi kırsal mimari mirasının karakteristikleri ve koruma sorunları(2019)
- AFAD gönüllülük sisteminin etkin müdahale açısından analiz(2020)
- Mars habitatlarının yapısal açıdan irdelenmesi(2022)
- 21. yüzyıl postmodernizmi bağlamında çevresel grafik tasarım ve kamusal enstalasyon(2022)
- Muâviye b. Ebî Süfyân'a yöneltilen eleştiriler(2019)