Turkish music
244 theses under this subject heading
Saygun ve töresellik: Modal anlayışı bağlamında bestecinin görüş ve düşüncelerinin kavramsal ve kuramsal kökenlerinin irdelenmesi ve yapıtlarından örneklerle törelerin tanımlanması
Besteciliğinin yanı sıra bir budun müzikbilimci olan Ahmed Adnan Saygun'un araştırmaları ve kuramsal çalışmalarıyla beslenen ve ilkinden sonuncusuna kadar 'modal bir çalışma' içinde olduğunu belirterek anlayış bakımından bir sürekliliğin varlığına işaret ettiği yapıtlarında şekillenen kendine özgü ses dünyasının ve müzik anlayışının temelinde yatan şey modalite —veya kendisine özgü bir sözcük seçimiyle belirtilecek olursa— töreselliktir. Bu çalışmanın amacı, bestecinin modal anlayışını dayandırdığı antik Yunan müzik kuramını neden temel aldığı, bu bağlamda görüş ve düşüncelerinin bunları önceleyen veya çevreleyen yayınlarla nasıl bir bağı olduğu sorularını irdelemek ve böylece bestecinin kuramsal yayınları ve araştırmalarında kullandığı kavramları ele alarak bu kavramların müzikleri ve biçemiyle olan ilişkisini açımlamaya çalışmaktır. Çalışmanın birinci bölümünde Saygun'un modal anlayışının kavramsal çerçevesinin sınırları ve dayanakları açıklanmış, bu anlayışın düşünsel kökleri, yayınlarındaki çeşitli ifadelerin karşılaştırmalı olarak ele alınmasıyla irdelenmiştir. İkinci bölümde ise, bu anlayışın temelinde yer alan 'mod' kavramının 'makam' ve Saygun'a özgü bir terim olan 'töre'yle olan ilişkisi, bu kavramlar arasındaki ortaklıklar ve ayrım noktaları kendisinin görüşleri üzerinden açıklanmaya çalışılmış ve bu bağlamda besteci üzerine yapılan çalışmalarda görülen kavramsal ve kuramsal sorunlar, bestecinin görüşlerinin sağlamasını yapmak amacıyla ayrıntılı bir biçimde ele alınmıştır. Son olarak, bestecinin yapıtlarında kullandığı dizisel gereçlerin nasıl adlandırılması ve tanımlanması gerektiğini göstermek amacıyla, çeşitli yapıtlardan seçilen kesitlerde kullanılan törelere ilişkin örnekler verilmiştir. Saygun'un müzik anlayışıyla kuramsal görüşleri ve kullandığı kavramlar arasında doğrudan ilişki kurarak bu ilişkiyi ayrıntılı bir biçimde ele alan çalışmaların sayısı son derece sınırlıdır. Bu bakımdan, bu çalışmanın bestecinin biçeminin temelinde yer alan mod olgusuna yaklaşımının doğru bir bağlam içinde değerlendirilmesine ve böylece kendisinin özgün müzik dilinin daha iyi anlaşılmasına katkı sunacağı düşünülmektedir.
Diğer ülke bestecilerinin Ahmet Kanneci'ye ithaf bestelediği gitar eserleri üzerine bir araştırma
Bu çalışmada ithaf eser yazılma süreci ve besteciyle icracı arasındaki ilişkilerin detaylarına yer verilmiştir. Örnek olarak ülkemiz gitaristlerinden Ahmet Kanneci'nin diğer ülkelerin bestecileri ile olan ilişkisi ele alınmıştır. İthaf edilmiş eserlerin yaratım aşaması, besteciler ile Kanneci arasındaki bağ, edisyon ve kayıt durumu yapılan yüz yüze görüşmeler neticesinde ortaya konmuştur. Araştırmanın giriş bölümünde gitar ve repertuvarının tarihten günümüze nasıl geldiğiyle ilgili bilgilere yer verilmiştir. Tanınmış bestecilerin ilgisini çeken çağımız gitaristlerinin kurdukları ilişkiler neticesinde gitar repertuvarına katkıları ve kendilerine ithaf edilen eserlerle ilgili bazı bilgiler sunulmuştur. Birinci bölümde Ahmet Kanneci'nin sanat hayatı ve ülkemiz gitar müziğine olan katkıları, yurt içi ve yurt dışı alanda gerçekleştirdiği çalışmaları ve icrasını diğer sanat dallarıyla nasıl desteklediği konusunda bilgiler verilerek çalışmanın problem durumuna değinilmiştir. İkinci bölüm olan yöntem bölümünde 1986- 2001 yılları arasında Ahmet Kanneci'ye ithaf edilen eserlerle ilgili belgelere ve verilere nasıl ulaşıldığına dair bilgiler verilmiştir. Bulgular ve yorumlar bölümünde Kanneci ile yapılan görüşmelerle birlikte kendisinin kaynaklarından edinilen belgeler ve veriler doğrultusunda ithaf edilen eserlerin detaylarına ulaşılmış, alt problem başlıkları altında incelenmiştir. Sonuç bölümünde ise elde edilen bulgular ve yorumlar neticesinde gelecek nesil gitaristlere, gitar eğitimi yapan kişi ve kurumlara yol gösterici olacağı düşünülen öneriler getirilmiştir.
Çağdaş Türk müziğinde Hasan Uçarsu'nun özgün dili ve viyola ve piyano için ikili konçerto eserinin şeflik teknikleri açısından incelenmesi
Bu çalışma genç kuşak çağdaş Türk müziğinin günümüzdeki önemli temsilcilerinden biri olan besteci Hasan Uçarsu'nun müzikal dilinin gelişim sürecinin araştırılmasını ve Viyola ve Piyano İçin İkili Konçerto "Bir Aşk Destanı" eserinin orkestra şefliği teknikleri açısından incelenmesini içeren iki kısımdan oluşmaktadır. Birinci bölümde Hasan Uçarsu'nun özgün dilinin oluşumu esnasındaki müzikal gelişimine, aldığı eğitime ve bestecilik hayatının başından itibaren günümüze kadar olan süreçte yaratımlarına doğrudan etkisi olan etkenlere değinilmiştir. Kompozisyon dilinin gelişimi ile Çağdaş Türk Müziği repertuvarına pek çok eser kazandıran bestecinin gelişme sürecinin araştırılmasıyla, bu yolda ilerlemek isteyen genç müzisyenlere yol gösterici bir kaynak oluşturulması hedeflenmiştir. İkinci bölümde bestecinin Viyola ve Piyano İçin İkili Konçerto eserinin orkestra şefliği teknikleri açısından detaylı olarak incelenmesiyle, partisyon üzerindeki işaretlemeler ile desteklenen bir anlatımla birlikte eseri yönetmek ve araştırmak isteyen genç şef ve şef adaylarına kılavuz oluşturmayı hedeflemektedir.
Cumhuriyet'in ilk yüzyılında çoksesli koro müziği ve TRT Ankara Radyosu Çoksesli Korosu'nun Türk koro müziğindeki yeri
Bu araştırma, TRT Ankara Radyosu Çoksesli Korosu'nun Türkiye'deki koroların gelişimine katkılarının süreçsel olarak etkilerini içermektedir. TRT Ankara Radyosu Çoksesli Korosu ile ilgili literatürsel derlenme eksikliğinin de saptanması üzerine geniş bir çerçevede inceleme yapılmıştır. Araştırmada aynı zamanda, "koro" kavramının oluşumuna, koro tarihinin ilerleyişine, Osmanlı Devleti döneminde çoksesli müzik ve çoksesli koro çalşmalarına, Türkiye Cumhuriyeti döneminde ise Ulusal Yeni Türk Müziği Akımı çerçevesi içerisinde yapılan çalışmalara yer verilmiştir. TRT Ankara Radyosu Çoksesli Korosunun kuruluşuna kadar Türkiye'de profesyonel anlamda koro kültürü adına yapılan çalışmalardaki süreçlerle birlikte, kurumsal anlamda geriye kalan sürecin bu koroya olan etkileri de gözetilerek, tarihi sıralamayla çalışmada sunulmuştur. Radyonun icadı ile süregelen yeni değişim ve oluşumlarla birlikte Türkiye'nin ilk kurumsal A Capella korosu olan TRT Çoksesli Korosu'nun kuruluş öncesi ve sonrasında Türk Koro Müziğinin gelişimi ve koro kurumsallaşmasına etkilerinin incelendiği bir çalışma olmuştur.
Nevit Kodallı'nın "Telli Turna" ve "Güzelleme" orkestra süit'lerinin orkestra şefliği teknikleri bakımından incelenmesi
Bu çalışmada Nevit Kodallı'nın "Telli Turna" Ve "Güzelleme" orkestra süitlerinin orkestra şefliği teknikleri bakımından incelemesi yapılmıştır. Çağdaş Türk müziğinin II. Kuşak bestecilerinden sayılabilecek Nevit Kodallı'nın çoksesli Türk müzik tarihi açısından kayda değer başta orkestra olmak üzere oda müziği, solo ve piyano için birçok eseri bulunmaktadır. Kodallı'nın müzik anlayışı modalite kapsamında yerel motiflere dayanmakla birlikte anti-tonal denebilecek kadar da atonal çizgide düşünülebilir. Bu çalışmada da yerel motiflerden geniş olarak faydalandığı "Telli Turna" ve "Güzelleme" orkestra süitleri orkestra şefliği teknikleri bakımından ele alınmıştır. Konu ve kapsam bakımından öncelikle Türkiye'de çoksesli müziğin gelişim ve evrim süreci tanımlanmış ikinci olarak Kodallı'nın müzikal anlayışına değinilmiştir. Ardından eserin kompozisyonel analizine yönelik form ve armonik analizi yapılmış, analiz sonuçları ortaya konmuştur. Çalışmanın son bölümünde ise orkestra süitleri orkestra şefliği teknikleri bakımından incelemesi yapılmıştır. Çalışmanın sonucunda her iki orkestra süitinin bütünü makamsal ve modal öğelerden oluştuğu, armonik olarak modal ve tonal anlayışa yer verildiği, akor kuruluşlarının bağımsız bir şekilde kullanıldığı, orkestra süitlerinin her ikisinin de temel orkestra şefliği tekniklerini içermesinin yanı sıra aksak tartımdaki bölüm ve kesitlerin orkestra şefliği teknikleri bakımından önemli olduğu tespit edilmiştir. Çalışmanın inceleme ve sonuç süreçleri göz önünde bulundurulduğunda okul orkestralarının yanı sıra profesyonel orkestralar tarafından da konser programlarında yer alan her iki orkestra süitinin orkestra şefliği teknikleri bakımından incelenmesinin, bu eserleri çalışacak orkestra şefleri için de bir kaynak oluşturacağı değerlendirilmektedir.
Cemal Reşit Rey' in "Enstantaneler" adlı eserinin müzikal analizi ve orkestra şefliği bakımından incelenmesi
Bu çalışmada Cumhuriyet döneminin bestecilerinden biri olan Cemal Reşit Rey'in kısaca hayatı ve "Enstantaneler" isimli eseri incelenmiştir. Cemal Reşit Rey, Türk müziği ve batı klasik müziğini harmanlayarak önemli eserler bestelemiştir. Bestelemiş olduğu eserleri ile halka ulaşabilmeyi başarmıştır. Türk müziğini farklı şekillerde sunarak yeni ve çağdaş bir kimlik kazandırmıştır. İzlemiş olduğu özgün stil Cemal Reşit Rey'i diğer bestecilerden ayırmaktadır. İzlenimci olarak yazmış olduğu "Enstantaneler" eseri Çağdaş Türk Müziğinde önemli bir yere sahiptir. Çalışmanın birinci ve ikinci bölümünde Cumhuriyet dönemi müziğinin gelişimi, üçüncü bölümde Cemal Reşit Rey'in hayatı ve müzikal anlayışı, dördüncü bölümde "Enstantaneler" eseri şeflik ve müzikal açıdan ayrıntılı olarak incelenmiştir. Anahtar sözcükler: Cemal Reşit Rey, izlenimcilik, orkestra şefliği
Popüler müziklerde beğeni farklılıklarının kültürel çözümlemesi: Türkçe pop örneği
Gündelik yaşantımızdaki tercihler, anlık duygu ve düşüncelerimizin yanı sıra kültürel deneyimimizle yakından ilişkilidir. Böylece müzik dinleme pratiklerimiz ve tercih ettiğimiz müzik türleri rastgele meydana gelmez. Aile, eğitim, sosyal çevre ve medya gibi birçok kültürel faktör müzik tercihlerimizde etken rol oynar. Böylece tercih ettiğimiz müzikler, kültürel dünyamızı yansıtan bir kimlik göstergesi haline gelir. Bu bağlamda kamusal alandaki yaygınlığının yanı sıra işlevsel ve anlamsal yönüyle de ele alınan popüler müzikler, kültür ve müzik ilişkisini açığa çıkarmak üzere değerlendirilmeye açık bir alandır. Bu çalışma da Türkçe sözlü popüler müzikler özelinde müzik tercihlerinin kültürel arka planını açığa çıkarıp çözümlemeye odaklıdır. Çalışmanın kuramsal altyapısı kültür, popüler kültür, popüler müzikler ve müzikte beğeni alanlarında kaleme alınan kuramlar üzerine inşa edilmiştir. Bunun haricinde anket ve kişisel görüşmelerle; aile, eğitim, medya ve sosyal çevre gibi kültürel unsurların Türkçe sözlü popüler müzik tercihleri üzerinde etki edip etmediği soruşturulmuştur. Elde edilen veriler SPSS programı ile analiz edilip, çalışmanın kuramsal altyapısından faydalanılarak yorumlanmıştır. Dolayısıyla bu tez çalışması Türkçe sözlü popüler müzikler bağlamında, müzik tercih ve beğenilerinin kültürel deneyimlerle ilişkisi tartışmaya açmak üzerinedir. Anahtar sözcükler: Türkçe pop, popüler müzikler, kültür ve müzik, müzik beğenisi, müzik tercihi
Portrayals of love and lovers in translations of popular songs: Turkish popular music's translation into / from English and Arabic
This thesis investigates portrayals of love and lovers in Turkish popular music's translation from/into English and Arabic. With the aim of finding answers to the questions of what are the similarities and/or differences between the source songs and target songs in terms of their portrayals of love and lovers, what translational strategies are used in song translations, and how can certain aspects regarding portrayals of love and lovers be categorized, the thesis presents a descriptive and comparative analysis of the selected source and target songs within a theoretical framework consisting of the concepts of skopos (Vermeer 1996), translation norms (Toury 1995) and domestication-foreignization (Venuti 2008). Analysis of the songs under investigation reveals that the similarities and/or differences between the source and target songs concerning the portrayals of love and lovers are resorted to in accordance with their translators' goals, i.e., skopoi. One possible skopos for all target songs analyzed in the present thesis might be argued to be the goal of making the final products successful and popular. Thus, it can be argued that the translators do not only translate lyrics but also import the success and popularity potential of the source songs. Yet, the results of the analysis also display that the semantical content of the source songs has not been always rendered as closely as possible in the target songs. Thus, it can be concluded that the changes in matricial or textual-linguistic norms might be done in order to conform to the aesthetic, ideological, or cultural expectancies of the target audiences, while the similarities to the source songs can be related to the intention of serving new types of genres or ideas and importing their features to the target audience. On the basis of the findings of the analysis of the songs, the thesis also suggests a categorization for analysis of portrayals in song translations which consists of six categories that are point of view, focus, tone, cultural changes, writing style, and aesthetics. The suggested categorization, however, does not imply dichotomies as a translator may choose to apply multiple strategies at different parts of the target song lyrics that may be described with all or some of the categories.
Maveraünnehir'den Anadolu'ya; İran ve Türk müziğinin yaklaşımının incelenmesi
The whole territory of the Islamic East, from Uighur to Morocco, has been fertilized by the distribution of traditional Makam music which rooted in same tradition. Such a wide distribution in historical geography has been made possible by the leverage of Islam and wars and by the transmission of cultural trade. This thesis aims to investigate the diffusion of music from Transoxiana to Anatolia with the focus on the Iranian music and Ottoman music. In this research, we mainly focused on Iranian and Turkish Traditional Makam music which had been developed in courts and important cities of dynasties through history. The role of court musicians and musician immigrants was crucial in diffusion of music within this geography. 'Herat' and 'Samarkand' in Transoxiana region and 'Bursa' and 'Istanbul' in Anatolia were among important cities in diffusion and interaction of different music and cultures. Great musicians like Farabi, Abu Ali-Sina, Safi al-Din Urmawi, and Abd al-Qadir Maraghi which were known as Makami music predecessors, had significant role in the diffusion of music from Transoxiana and Anatolia. This qualitative research is mainly based on historical documentary content analyses. I mainly used the methodology of documentary research and content analyses. My data also was the combination of primary and secondary sources I also used and examined the cultural diffusion theory which belongs to cultural anthropology field. According to historical sources and musical analyzes, it can be concluded that the Ottoman music had been interacted with Iranian music mostly in Timurid and Safavid periodsaccording to musical anylysis and comparison in Terms of Intervals, Tetrachords, and Dastgahs and Makams, it can be concluded that for the three of Intervals; "Tanini", "Bakiyye", and "Mujannab", we can say that while in Turkish music Mujnnab is divided into two big and small Mujannab and in Iranian music there is only one Mujannab. Coming to the Tetrachords of Both music it is obvious that "Kurdi" and "Chargah" Tetrachords in Turkish music are similar to the "Dashti" and "Mahour" Tetrachords in Iranian Classical music. It can be concluded that the Iranian Classical music and Turkish Classical music both carry the same or very identical musical culture and tradition which is known as makam music, and it is common music of Iranians, Turks and Arabs which has been fertilized and developed through history by the cultural interactions and exchanges in this region. Keywords: Ottoman Music, Iranian Music, Makam Music, Transoxiana, Anatolia, Cultural Diffusion.
Şerif Muhiddin Targan'ın "Kapris I" ve "Koşan Çocuk" adlı eserlerinin incelenmesi
Şerif Muhiddin TARGAN, 1892-1967 yılları arasında yaşamış Türk Müziğinin önemli ud virtüozu ve bestecisidir. Müziğe küçük yaşlarda önce ud daha sonra viyolonsel eğitimi alarak başlamıştır. Birden fazla ülkede bulunmuş olması nedeniyle sanatında geleneksel ve modern müziğin harmanlanmış olduğu görülmektedir. Ud sazı için beste yazması, ud enstrümanı üzerinde yapmış olduğu teknik çalışmalar ve çalgıya eser yazma fikrini gerçekleştirmiş olması Targan'ı özel kılmaktadır. 'Kapris I ve Koşan Çocuk' eserlerinin Türk Müziğinden farklılıkları; ud için yazılmış olmalarına rağmen, her iki eserde de Batı müziği özellikleri baskındır. Saz eserlerimizden olan "Tasvîrî Eser" türünün özelliklerini taşımaktadırlar. Enstrümana özel eser olmaları sayesinde ud sazına kimlik kazandırmışlardır. Ritim olarak bu eserlerin hiçbirinde Türk Müziğine özel olan (aksak veya büyük usuller gibi) usuller bulunmamaktadır. Batı Müziği usulleriyle yazılmışlardır. Eserlerde icra özellikleri açısından ileri teknik (ileri pozisyonlar, hız) görülmektedir. Şerif Muhiddin Targan'ın ud için yazmış olduğu "Kapris I" ve "Koşan Çocuk" eserleri "Form, Melodi, Ritim, İcra" başlığı altında önce genel, sonra detaylı olarak her cümle ayrı ayrı incelenmiştir. Form özellikleri bakımından incelenmesi; biçim, yapı ve üslup bakımından incelemeleri içermektedir. Cümlelerin incelenmesinde "yapı- melodi" bir arada verilmiş olup devamında sırasıyla 'ritim ve icra' açısından detaylı olarak değerlendirilmiştir. Amaç, bu eserlerin kompozisyon ve ud icrası açısından taşıdığı önemin, detayların da incelenmesi yoluyla araştırılmasıdır. Bu çalışma ile günümüz bestecilerinin ve ud icralarında da bu icra özelliklerinin kullanılabileceği düşünülmüştür.
Unutulmuş bir miras: Çeng çalgısı ve yapımı konusunda bazı öneriler
Çeng çalgısı, organolojinin köşeli açık arplar sınıfına girmektedir. Bu çalgı kanuna benzer ve dik tutularak çalınır. Çengin tarihsel gelişimine bakıldığında günümüz formundaki arp çalgısına fiziki olarak evrilen bu çalgının ilk benzetmeleri Mısır ve Mezopotamya'ya dayanmaktadır. Çeng çalgısını icat eden kişinin Şehriyâriben Hâkân el-Acemî olduğu bilinmektedir. Çeng, Osmanlı, İran ve Doğu Türkleri arasında XVI. yüzyıldan önce yaygın olarak kullanılan popüler bir çalgıdır. Ancak zamanla, Osmanlı ve İran minyatürlerinde görünen küçük ve keskin yay şekilli görünümünü kaybetmiş ve uzun boylu formunu kazanmıştır. Çeng, Türk musikisinde XVII. yüzyılın sonuna kadar büyük rağbet görmüştür. Yatay düzlemde icra edilen kanun çalgısında, büyük ve küçük mücenneb aralıklarının duyumu mandal düzeneği ile sağlanmaktadır fakat çengde, kanundaki gibi bir mandal sistemi bulunmamaktadır ve bu aralıkları icra sırasında hızlıca elde etmek mümkün olmamaktadır. Çeng, ancak kromatik akortlanırsa geçkiler elde edilebilmektedir. Günümüzde çalım öncesi perdeleri istenilen akorda getirebilmek için, tel gerginliğini ayarlama işlemi burguluklar aracılığıyla yapılmaktadır. Saat yönüne veya tersine, akort anahtarı sayesinde çevrilmektedir. Burguluklar, çelik ve benzeri alaşımlardan ya da ahşap parçalardan üretilmektedir. Burguluklar eril uçlu, burgulukları döndürmeye yarayan somun parça ise dişil uçludur. Bu harici parçanın adı akort anahtarı olarak bilinmektedir. Geleneksel akortlama işlemi çeng çalgısında, telin bağlı olduğu at kılları ile yapılmaktadır. Ancak bu çalgıda basit makara düzeneği ile ara seslerin elde edilmesi de mümkün olmaktadır. Bu çalgının standardize edilmiş bir form ölçüsü bulunmamaktadır. Çengin geleneksel ölçüleri, minyatürlerden yola çıkılarak standardize edilebilir. Bu çalışma ile çengin çoklu mandal yerine tek tutacaklı basit makara sistemiyle mikrotonal düzenekte bir çalgı olabileceği sonucuna varılmıştır. Maliyeti düşürmek adına bu düzenek serum klempi ile uygulanmış ve ara seslerin elde edilmesi mümkün olmuştur. Anahtar Kelimeler: Çeng çalgısı, Çeng yapımı, Organoloji
21. yüzyıl bestecisi Bora Uymaz'ın eserlerinden oluşan bir seçkinin arp ve arp notasyonuna uyarlanması ve makamsal analizi
Bu çalışmanın öncelikli amacı, arp çalgısının Türk Müziği formlarının icrasında kullanımına dair örnekler sunma ve günümüz arp repertuvarına Türk Müziği dağarcığı ile katkıda bulunmaktır.Geleneksel müzik kültürümüz içinde solo arp icrasına uluslararası boyutta da yer açmak ve bu alanda yazılan eserleri çalgımıza uyarlamak, yol alınması gereken son derece mühim bir meseledir. Ülkemizin yerel müzik hâfızasının önemli örneklerinin ve gelenekten beslenerek yazılmış, özgün yaklaşım ve stiller barındıran yeni eserlerin arp ile icra edilmesi, bu çalışmanın mesleki platforma açılması, böylelikle de uluslararası meslek çevresine tanıtılması anlamına gelmektedir.Çalışmanın sonucu olarak bestekâr Bora Uymaz'ın vals, longa, tango,fantezi türlerinden ve farklı makamlardan müteşekkil 7 eseri arpa uyarlanıp,İngiltere'nin önemli müzik yayın şirketlerinden Creighton Collection ve Arp Sanatı Derneği işbirliği ile yayınlanacaktır.Böylelikle hem bu eserler icra edilmek üzere düzenlenip paylaşıma açılmış, hem akademik alanda bir beste- uyarlama-notasyon çalışması ortaya koyulmuş, hem de çalışma çerçevesinde seçilen eserlerin makam analizleri ile çalışma nazarî açıdan irdelenmiş olacaktır.
Osmanlı-Türk makam müziği ögelerinin günümüz Türk bestecilerince kullanımı
Bu tez ile Türkiye'de yaşayan günümüz çoksesli müzik bestecilerinin Osmanlı-Türk Makam Müziği ögelerinden nasıl yararlandığı gösterilmeye çalışılmıştır. Bu nedenle çalışmada öncelikle Osmanlı-Türk Makam Müziği'nin ses sistemine ve yapıtaşlarına kısa bir bakışta bulunulmuştur. Burada notasyon, makamlar ve makamları oluşturan çeşniler, makamların donanım ve seyir özellikleri ile Türkiye'de çoksesli müzik besteciliğinin tarihi kısaca tartışılmıştır. İkinci bölümde Osmanlı-Türk Makam Müziği ögelerinden en çok istifade ettiği gözlemlenmiş beş bestecinin notalarına ve kayıtlarına ulaşılabilen birer eseri seçilmiştir. Hasan Uçarsu'nun (1965) "Lamento", Özkan Manav'ın (1967) "Taksim", Onur Türkmen'in (1972) "Hat", Oğuzhan Balcı'nın (1977) "İstanbul Hatırası" ve Sadık Uğraş Durmuş'un (1978) "1V4K" adlarındaki eserleri içerdiği Osmanlı-Türk Makam Müziği ögeleri bakımından analiz edilmiş, buradan hareketle hangi ögelerin ne sıklıkla kullanıldığı ve kullanım yöntemleri tartışılmıştır.
Türk makam müziği çocuk şarkıları üzerine bir inceleme
"Türk Makam Müziğinde Çocuk Şarkıları Üzerine Bir İnceleme" başlıklı bu çalışma Türk Müziği makamları ile bestelenmiş mevcut çocuk şarkıları tespit edilerek makam, besteci, usûl bakımından incelenmeye çalışılmıştır. TRT, İTÜ TMDK arşiv ve kütüphanelerinin yanı sıra internet üzerinden YÖK'ün tez veri sayfası incelenmiştir. Çalışmanın birinci bölümünde (Giriş Bölümü), tezin amacı ve yöntemi açıklanmıştır. "Çocuk Şarkılarının Genel Özellikleri" başlıklı ikinci bölümde çocuk müziği ele alınmıştır. Üçüncü bölümde Türk Makam Müziğinde bestelenmiş çocuk şarkıları ele alınmıştır. Son bölümde ise sonuçlar ve değerlendirmeler yer almaktadır.
The research of the early nineteenth century Ottoman musical style through the examination of the efterpi musical collection
In the current research, we study the musical style of the early 19th century through a primary source of that time, the Efterpi musical collection. This source provides us with vital information regarding particular socio-musical features and it gives us the opportunity to acquire new knowledge concerning the musical performance of this period. Furthermore, Efterpi musical collection has not been studied adequately by the current scholarship and this research reveals many unknown elements of the musical style as well as the mindset of the Ottoman musicians in the beginning of 19th century. In Chapter 2, we present the social and cultural context starting from the middle of 18th century till the beginning of 19th century in order to have a clear picture regarding musical notation, performing context (e.g. Ottoman Palace) as well as many different aspects of the Ottoman musical style of that period. It is really important to mention the historical context of the early 19th century in order to understand the reasons that an element of the musical style occurs in the musical repertoire. In Chapter 3, we prepare a full presentation of the Efterpi musical collection including many issues such as musical form, the Byzantine musical notation and the Karamanlidika linguistic idiom regarding poetry. Such an analysis is important in order to understand the structure of the book and to prepare the reader before the analysis of the upcoming compositions. Afterwards, we depict the five selected musical pieces (one Beste, two Şarkı and two Yürük Semai) and we analyze them in terms of melodic elaboration, makam progression, rhythmical distribution and musical form in order to acquire elements of musical style of the early 19th century. Finally, in the conclusion we demonstrate the data we acquired from the five selected compositions and through extensive evaluation we concluded to ten (10) important musical features of the early 19th century Ottoman musical style and we prove that the Ottoman music tradition did not change as rapidly as it is believed. Those significant elements shed light to a highly unexplored research field and it provides the current scholarship with a great opportunity to perform further research concerning the musical style of the early 19th century.
Rast makam in Arabic music and Turkish music
The Makam music one of the fine arts closer to the depths of the human soul, where Makam music gives the human imagination and the expansion of human perception in life. That type of music addresses the hidden feelings more than addressing the conscious feelings, and this stems from the importance of Makam music in human life and arranged the importance of each Makam in the musical forms. That gives rise to the importance of the Makams that plays the fundamental role in the construction of Makam music. Arabic and Turkish music depends on its construction on two essential elements tones and rhythms. The main Makams and their families are the principal sources of the compositions. In Arabic and Turkish music are distinctive by the vast number of its Makams on which the form of the melodies depends, but the science of the Makams are considered the principal element on which Makams created the Instrumental and Lyrical forms of the composition. Since the appearance of music categories in Arabic and Turkish Makam families, there a rose discussion between those who wrote in this field, such as amateur specialists and theorists and applied scientists. The outstanding points which raised discussion between the number of Makams, Makams families, the method of notating Makams and analysis of the Makams which would lead to the conclusion in original Makams, classification and the discussion of differences. The Makams in Arabic and Turkish music is an expression of a group of tones composed and blended together until they acquire a complete total texture, carrying colour and a unique tonal distinctive character. Each Makam is specialized by its particular emphasis on certain tones, by different intervals in its scalar notation where the dimensions are different. Therefore the researcher decided that the essence of the Makam study and its theoretical and practical problems be a necessity in a period of science and technology, seeking for an arriving at a fixed definition of the Makams in Arabic and Turkish music and an agreement between them on the theoretical considerations and methods of application. The scales sequences and navigation characters of Makams expressed by the authorities of Safiyuddîn took different forms over time. For instance, Safiyuddîn Uşşak is the following TTB Tetrachord in the definition, on Nevâ TBT tetrachord, also Buselik BTT tetrachord. These Makams are entirely different from the ones known in Arabic and Turkish Makam Music. In general, after the Safiyuddîn and almost in the last 700 years, the only Makam that has not changed its construction for Arabic and Turkish music is Rast Makam. That is what led the researcher to do a comparative study between Arabic and Turkish music in Rast Makam, where it is the Makam agreed upon throughout the ages. Moreover, the research problem which determines the difference of opinion between theory and practice regarding the Rast Makam is often used in Makam music forms, whether in Arabic music or Turkish music. However, a comparative study has not been conducted before to shed light on the concept of the Rast Makam and its various dimensions, pitches, symbols, musical forms, also the similarities and differences in Arabic and Turkish music. The research aims to define the origin of Rast Makam in Arabic and Turkish music, an analytical study in the history of Makams in both kinds of music, demonstration of the essential differences in names and content of Rast family in which represented in Arabic and Turkish Music. Defining the concept of Rast Makam and its various musical ranges in Arabic music represented by Egypt, and also defining the Rast Makam and its various musical ranges in Turkish music represented by Turkey. The musical forms in Arabic and Turkish music, defining and transitions the melody of Rast Makam in both kinds of music through the sample selected in the Lyrical forms and Instrumental forms. The research came in five chapters, the first Chapter it is an introduction, the 2nd chapter the researcher conducts a study on the history of Makams, in which the researcher deals with the historical stages of the development of Makam music in Arabic and Turkish music. The third and fourth chapters, Rast Makam in Arabic and Turkish music. In both chapters, the researcher identified the Makam in a systematic manner followed by both Arabic and Turkish music throughout his studies at the Higher Institute of Arabic Music in Egypt and Istanbul Technical University-Conservatory in Turkey. The researcher is engaged in the necessary steps to learn music, whether in the Egyptian or Turkish methods. The fifth chapter, the research conclusion and an explanation, the comparison between Rast Makam and their family, the conclusion came with the Rast Makam different style and differernces in some of the families construction between Arabic and Turkish music. Also the different frequencies, pitches, musical ranges and musical forms in Arabic and Turkish music. The Makam behaviour what distinguishes both kinds of music, where the process of melody is different in the use of Makam, this is one of the fundamental aspects of the difference and distinction between Arabic and Turkish music. Hence the difference in the method of music composition, as the process of the Makams gives the composer different dimensions to be applied in the desired musical form, and this is one of the influences that make the difference in musical forms. Finally, the researcher concluded this study with a considerable amount of references which included Arabic, Turkish and English sources, also bibliography in addition to a collection of the musical notes and recordings for the musical forms and personal interviews. That research is a small attempt to facilitate and elaborate the Rast Makam and its family in Arabic and Turkish music.
19.yüzyıl Türk musikisine batının etkileri
Bu çalışma klasik Türk musikisinin tarihsel gelişim süreçleri ile birlikte değerlendirilerek, kavramsal olarak tanıtıldıktan sonra, Türk musikisi ve batılılaşma kavramlarını karşılaştırmak için yazılmıştır. Batılılaşma kavramının Türk müziğine etkileri 19. yüzyıl boyunca dönemleri ayrılarak ayrıntılı bir şekilde ele alınmıştır.
Türk din mûsikîsinde perde kaldırma: Hafız Kemal Tezergil ve neyzen Sadrettin Özçimi
Neyzen Niyazi Sayın'ın iki ses arasındaki manevi münasebet olarak tanımladığı mûsikî geniş bir form yelpazesine sahiptir. Dini ve La Dini mûsikî olarak ikiye ayrılan bu formların içerinde perde kaldırmanın ayrı bir yeri vardır. Fakat literatür incelendiğinde bu konu üzerinde fazla bir çalışma olmadığı gözlenmektedir. Türk Müziği'nin tekke mûsikîsi şubesinin az çalışılmış formlarından olan perde kaldırma formu kaynak eksikliklerinden ve bu alanda yapılmış akademik çalışmaların azlığından dolayı dikkat çekici bir konu olmuştur. Bu çalışmada genel hatlarıyla perde kaldırmanın tanımı, türleri, bilinen örnekleri, uygulama şekli ve kullanım sahası ile ilgili araştırmalar yapılmıştır. Çalışma süresince piyasada yayınlanmak için ya da özel meclislerde icra edilerek kayda alınmış icralar temele konularak mukayeseli bir inceleme yapılmıştır. Çalışma dört bölümden oluşmaktadır. Birinci bölüm tezin giriş kısmıdır. Burada perde kavramının etimolojik analizi işlenmiştir. Bununla birlikte perde kavranın mûsikîdeki anlamı ve kavramsal karşılığına değinilmiştir. İkinci bölümde mûsikî kavramı irdelenmiş ve kısaca mûsikî formlarına değinilmiştir. Buradaki tanımlar tezin ana konusundan sapmamak için kavramsal yapıyı tamamlayacak nitelikte tutulmuştur. Tezin üçüncü bölümünde bir form olarak perde kaldırmanın içeriği, tarihçesi incelendikten sonra kayda alınmış örnekler hakkında bilgi verilmiştir. Bu örnekler 1959 ile 2008 yılları arasında kayda alınan örneklerdir. Dördüncü bölümden Hafız Kemal Tezergil'in ve Neyzen Sadrettin Özçimi'nin perde kaldırma icraları detaylı olarak analiz edilmiştir. Sonuç bölümünde ise genel bir değerlendirme yapılmıştır. Bu değerlendirmede formun adı geçen kayıtlarda kullanılış biçimlerine vurgu yapıldıktan sonra formun toplu ve solo icraları geliştirici özelliklerine değinilmiştir. Perde kaldırma formu üzerin herhangi bir çalışma yapılmamış olması çalışmanın bir kısıtı olarak görülse de bu çalışma ile litaretürün oluşması yolunda adım atılması hedeflenmiştir.
Rahmi Bey'in hayatı ve yirmi iki eserinin müzikal açıdan incelenmesi
Bu çalışmada, Rahmi Bey'in musiki harici ve sanat hayatı ile birlikte her bir makamdan birer adet olmak suretiyle seçilmiş yirmi iki eserinin makam ve form analizleri yer almaktadır. Rahmi Bey'in musiki harici hayatında devletin çeşitli kurum ve kademelerinde önemli görevlerde bulunduğu; bu görevleri de musikide göstermiş olduğu üstün başarı, incelik ve hassasiyetle tamamladığı taranan kaynaklar vasıtasıyla ortaya konulmuştur. Rahmi Bey'in sanat hayatı boyunca otuz sekiz adet eser bestelediği tespit edilmiştir. Bu otuz sekiz adet eser, makam, usûl, form ve güftekâr adına göre tablo ve sayı grafiği halinde gösterilmiştir. Rahmi Bey'in otuz sekiz eserinde yirmi iki ayrı makam kullandığı tespit edilmiş her bir makamdan birer adet eser seçilerek seçilen bu eserlerin makam ve form analizleri yapılmıştır. Seçilen yirmi iki adet eserin makam ve form analizleri yapılırken Prof. Mutlu Torun'un ders notlarındaki "Türk Müziği Makamlarına Analitik Yaklaşım" ve "Eser Analizi" yöntemleri kullanılmıştır. İncelenmek üzere seçilen yirmi iki eserin öncelikle makam analizi yapılarak, kullanılan çeşniler ve çeşnileri oluşturan melodik çekirdekler tespit edilmiş ve şekiller yöntemi ile gösterilmiştir. Bu eserlerin form analizleri de incelenmek suretiyle eserlerin form biçimi ve yapısı ayrıntılı olmak üzere şekiller yöntemi ile gösterilmiştir. Anahtar Kelimeler: Rahmi Bey, Form Analizi, Makam Analizi.
Şükrü Tunar'ın saz eserleri üzerine bir inceleme
Bu tez çalışmasında Türk Müziği'nin önemli müzik insanlarından biri olan Şükrü Tunar'ın bestelediği saz eserlerinden hareketle, Tunar'ın bestecilik anlayışı incelenmiştir. İlk bölümde Şükrü Tunar'ın hayatı ve incelenen eserlerin formları hakkında bilgiler verilmiş sonrasında Şükrü Tunar'ın Acemaşiran Saz Semaisi ve Hicaz Oyun Havası form, melodi ve ritim açısından önce eserin genelinde ve sonra da 'yakından bakış' başlığı altında cümleler halinde incelenmiştir. Veri olarak Acemaşiran ve Hicaz makamlarından seçilen iki adet saz eseri, teknik anlamda Şükrü Tunar'a ait bestecilik özelliklerini, eserlerin form, melodi-makam ve ritim analizleri yapılarak açıklanmıştır. Yapılan incelemeler sonucunda Acemaşiran Saz Semaisinin simetrik bir yapıda olduğu görülmüştür. Hicaz Oyun Havası gibi oldukça serbest biçim ve yapıda bestelenen bir türde muntazam bir biçim görülmektedir. Hicaz Oyun Havasının her bölme sonunda aynı cümlenin gelmektedir. Eserlerin içerisinde sıklıkla kendini tekrar eden ya da benzer şekilde çeşitlemesi olan çokça melodi parçaları kullanmıştır. Bu benzer parçaların çokluğu, bestecinin düşünerek ya da irticali olarak oluşturduğu ve kompozisyonunda kullanmak üzere belli başlı müzik düşüncelerinin olduğunu göstermektedir. Birbirine benzer fikirlerin, uzun veya kısa melodi parçalarındaki benzerliklerin olması kompozisyonda bir bütünlük sağlamaktadır. Yapılan analizler yapı bakımından ele alındığında, eserlerinde çeşitli yapı bileşenlerini (cümle veya cümle parçası tekrarı, sekileme, motif geliştirme) sıkça kullanarak bir kompozisyon anlatımı oluşturduğu görülmektedir. Özellikle Hicaz oyun havasında çok fazla sekileme görülmektedir. İncelenen eserlerde bestecinin kullandığı makamları alışılan özellikleriyle, az ve yakın makamlara geçki yaparak kullandığı görülmüştür. Melodiler de akıcı bir seyir görülmektedir. Ritim bakımından usullerin darpları ile melodilerin ritimlerinin uyumlu olarak kullanılmakta olup, senkoplu yerleşim görülmemektedir. Sadece Acemaşiran Saz Semaisinde teslime girişlerde auftakt kullanılmaktadır. Bunların sonucunda Şükrü Tunar'ın form, melodi ve ritim kullanımında yeni arayışlarda olmayıp, alışılan üslubda, akıcı ve çabuk sevilebilecek eserler yapan bir besteci olduğu görülmüştür. Bu çalışma ile Şükrü Tunar'ın saz eserlerinin; yapı, melodi, ritim yönünden ayrıntılı incelenmesi amaçlanmış olup bu çalışma vesilesiyle günümüz saz eseri bestekârlarının da bu özellikleri kullanılabileceği düşünülmüştür. Anahtar Kelimeler: Analiz, Saz eseri, Şükrü Tunar
Naki Tezel Türk Masalları örneğinden türkülerdeki batıl inançlar üzerine bir inceleme
İnançlar, insanlığın doğuşundan itibaren, hayatın zorlukları karşısında mücadele etmesini, kendini güçlü ve güvende hissetmesini, geleceğe dair umutlu olmasını sağlayan en önemli faktör olmuştur. İnanç sistemleri kendi içinde, zamanla gerçekliklerin yanında, dinlerden bağımsız batıl olanlarını da doğurmuştur. Yaygın olan dini inançların ve uygulamaların sorunlarını çözemediği noktada insanlar kendi ritüellerini oluşturmuşlardır. İnsanoğlu günlük yaşamındaki duygularını, kendisini etkileyen olaylarını, umutlarını, acılarını, beklentilerini eserlerine de yansıtmıştır. Sözlü halk kültürü olan türküler, insanlık tarihi boyunca etkisinde kaldığı olayların acılarını, sevdalarını, ayrılıklarını, beklentilerini hem sözlü hem de müzikal olarak kuşaktan kuşağa günümüze aktarmıştır. Türküler bir milletin yapı taşıdır ve bu yapı taşını oluşturan en büyük etkenlerden biri müziktir. Çalışmanın konusu olan batıl inançlara da sözlü kültür ürünlerinin yanı sıra literatüre geçmiş eserlerde de sıkça rastlanmaktadır. Türkülerde, hikâyelerde, mânilerde, ağıtlarda batıl inanç örneklerinin olduğu görülmüştür. Toplumdan topluma, inanç sisteminden inanç sistemine, kişiden kişiye değişiklik gösteren batıl inançlar araştırmacılar tarafından uzun yıllardır kayıt altına alınmakla beraber Anadolu masallarında da yer almıştır. Masallar, hayal ürünü kurgularıyla, yapısı gereği bâtıl inançların kendisine en çok yer bulduğu anlatı türleridir. Masal derlemecisi ve araştırmacısı Naki Tezel'in Türk Masalları adıyla yayınladığı, içerisinde 54 masal barındıran eser bu çalışmada esas alınmıştır. Eser içerisinde yer alan masallar Anadolu'nun her yöresinden derlenmiştir ve eser Anadolu masal kültürü özelliklerini yansıtmaktadır. Çalışmadaki 54 masal incelenerek içerisindeki bâtıl inançlar tespit edilerek tasnifi yapılmıştır. Bunun yanı sıra türkülerde kullanılan batıl inanç figürleri de ele alınarak sınıflandırılmıştır. Bâtıl inançların türkülerle ilişkisi konusunda yapılan çalışmalara, batıl inancın türküler ile ilişkisi penceresinden katkıda bulunma hedeflenmiştir.
İhsan Özgen'in altı taksiminden yola çıkarak Şevkefza ve Bestenigâr makamlarını işleyişi ve taksim formuna yaklaşımı
Bu çalışma, İhsan Özgen'in Şevkefza ve Bestenigâr makamlarını işleyişi ve taksim formuna yaklaşımını tespit etmek amacıyla yapılmıştır. Taksim formu, Türk Musikisi formlarından biri olarak, doğaçlamaya dayanan bir formdur. Bu açıdan taksim formu icra eden kişinin müzikal yeteneğini hakkında ipuçları taşır. Bununla birlikte makam bilgisini de gösterir. Zaman zaman iki farklı makamdaki eser arasında köprü olarak, kimi zaman fasılların arasına renk katan, ama mutlaka çalınacak makama kulakları ısındırarak icra edilen bir müzik formudur. Türk Musikisi'nde klasik kemençede Tanburi Cemil Bey ekolünün devamı kabul edilen ve müzisyenliği ile dikkati çeken İhsan Özgen de taksimleri ile dikkat çeken bir sanatçıdır. Bu çalışmada öncelikle literatür taraması yapılmış, konunun kapsamından çıkmadan İhsan Özgen'in sanatçı kişiliğine değinilmiştir. Çalışmanın teorik temelini oluşturan "taksim", "bestenigâr makamı" ve şevkefza makamı" kavramlarının literatürde nasıl yer aldığı incelenmiş ve aktarılmıştır. Çalışmada kullanılan inceleme metodolojisi anlatıldıktan sonra, İhsan Özgen'e ait üç bestenigâr makamında taksim ve üç şevkefza makamında taksim incelenmiştir. Bu inceleme sonrası elde edilen bulgular çalışmanın "tartışma" bölümünde değerlendirilmiş ve çeşitli tespitlerde bulunulmuştur. Çalışmanın "sonuç" bölümü tespitlerin özetlendiği ve tartışmasız bulguların yer aldığı bölümdür. Çalışma sonunda İhsan Özgen'in taksimlerinde aynı yapıyı kullanmadığı anlaşılmıştır. Bestenigâr ve şevkefza makamlarında farklı çeşnilerle taksim icra ettiği tespit edilmiştir. Taksimlerdeki farklı geçkilere rağmen gerek bestenigâr gerekse şevkefza makamlarının karakterlerini dinleyenlere iletebildiği ve aynı kalıp kullanılmadığı görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Taksim, Makam, İhsan Özgen.
Neyzen Yusuf Paşa'nın hayatı ve 10 saz eserinin makam ve form bakımından incelenmesi
Neyzen Yusuf Paşa (1821-1884) İstanbul'da Beşiktaş Mevlevîhânesi'nde doğdu. Neyzen Yusuf Paşa 19.yüzyılın en büyük neyzenlerinden ve bestekârlarındandır. Günümüze ulaşmış birçok saz eseri ve söz eseri mevcuttur. Fakat Neyzen Yusuf Paşa daha çok saz eserleriyle öne çıkmış bir bestekârdır. Bu çalışmada Neyzen Yusuf Paşa'nın on adet saz eserinin makam ve form bakımından incelenmesi yapılmıştır. Neyzen Yusuf Paşa makamlarımızın karakteristik özelliklerini en iyi şekilde kavramış, eserlerinde duygu ve düşünceyi en iyi bir şekilde yansıtmıştır. Neyzen Yusuf Paşa'nın eserleri form olarak incelendiğinde; peşrevlerinde genellikle devrî kebir usulünü, saz semailerinde ise aksak semai usulünü kullanmıştır. Peşrevler 1 hane 1 teslim, saz semaileri ise 4 hane 1 teslim incelenmiştir. Neyzen Yusuf Paşa'nın Dügâh peşrevi 4 hane 1 teslim olarak incelenmiştir ve güvenilir kaynak olarak Dârülelhan Külliyatı'nın notalarının güvenilir kaynak olduğu kanaatine varılmıştır. Diğer eserlerinde ise TRT Nota Arşivi'nin güvenilir kaynak olduğu sonucuna varılmıştır. Bu çalışmada Neyzen Yusuf Paşa'nın eserlerinin analiziyle beraber Neyzen Yusuf Paşa'nın hayatı ve neyzenliğinden bahsedilmiştir.
Sadi Işılay'ın taksimlerinin müzikal analizi
Sadi Işılay, Türk Musikisinin yetiştirdiği iyi bir bestekâr ve virtüoz icracılarından biridir. 5 Kasım 1899 tarihinde Laleli'de doğmuştur. Müziğe küçük yaştan beri ilgilisi olan Sadi Işılay, sekiz yaşında musikişinasların arasına girmiştir. Kısa zamanda büyük bir icracı olmuş: Türk Musikisinin büyük üstadı Tanburî Cemil Bey' in toplantılarına katılarak üslȗb ve deneyim kazanmıştır. 1950 yılından sonra İstanbul Radyosu'nda keman sanatkârı olarak yayınlara katılmıştır. 11 Mart 1969 yılında vefat etmiştir. Bu tez çalışmasında Sadi Işılay'ın farklı makamlarda icra etmiş olduğu keman taksimleri notaya alınarak müzikal analizi yapılmıştır. Bu taksimler; Hicaz Keman Taksimi, Karcığar Keman Taksimi, Muhayyerkürdi Keman Taksimi, Bayâtî'den Sabâ'ya Geçiş Taksimi, Muhayyerkürdî'den Şevkefzâ'ya Geçiş Taksimidir. Her bir taksim dinlenerek ve yavaşlatılarak notaya alınmıştır. Sadi Işılay'ın yapmış olduğu makamları nasıl icra ettiğini, kendine has tavrı olan çarpmaları, aceleteleri ve müzikalitesi bu tezin asıl amacıdır. Notaya alınan taksimler belirli porteler eşliğinde müzik cümlelerine göre makamsal ve icra tekniği bakımından açıklanmıştır. Böylelikle bir taksim icra edilirken nelere dikkat edilmeli, neler yapılmalı, makamın özellikleri ve taksim yapılan makamın içindeki çeşni ve asma kalışlar gösterilip, açıklanmıştır.