Akdeniz University
Discipline

Antrenman ve Hareket Anabilim Dalı

Akdeniz University

13

Archived Theses

0

DOIs Assigned

0%

DOI Rate

Discipline

13 Theses
Master'sOpen AccessTR

Voleybolcularda derin fasyal uyarımının propriosepsiyon algısı üzerine etkisinin incelenmesi

Amaç: Bu çalışmanın amacı, foam roller ile üst ekstremiteye uygulanan derin fasyal uyarımın voleybolcularda omuz maksimal kuvvetlerine ve propriosepsiyonlarına etkisini incelemektir. Gereç ve Yöntem: Araştırmaya 14-20 yaş aralığında Manisa ilinde ikamet eden ve Türkiye Voleybol Federasyonu Kadınlar Voleybol 2. Liginde müsabakalara katılan dört kulüpten toplamda 47 kadın sporcu gönüllü olarak katılmıştır. Katılımcıların önce maksimal izometrik istemli kasılma (MVIC) seviyeleri omuz eklemi fleksiyonu sırasında ölçülmüş, daha sonra %50 MVIC hedef kuvvet değeri belirlenmiş ve bu değerle ikişer denemeli kuvvet algısı (FS) testi yapılmıştır. Hedef kuvvet değeri, bilgisayar ekranından görsel geri bildirim ile değerlendirilmiştir. SPSS for Mac 28.0 paket programı kullanılarak tanımlayıcı istatistikler, eşleştirilmiş t-testi ve Wilcoxon işaretli sıralar testi uygulanmıştır. İstatiksel anlamlılık düzeyi p< 0,05 olarak kabul edilmiştir. Bulgular: Araştırma sonuçları incelendiğinde MVIC değerlerinde sontestte ön teste bir artış gözlenmiş ve bu artışın istatistiksel olarak anlamlı olduğu tespit edilmiştir. FS değerlerinde ise bir iyileşme gözlemlenmiş ancak bu durumun herhangi bir istatistiksel anlamı olmadığı tespit edilmiştir. Sonuçlar: Sonuç olarak, FR ile üst ekstremiteye uygulanan SMR egzersizlerinin, omuz eklemi maksimal kuvvetine olumlu yönde bir etkisi bulunurken, omuz propriosepsiyonunda istatistiksel olarak anlamı olmasa da iyileşmeye yol açtığını söyleyebiliriz.

FasyaKadın voleybolcularKas kuvveti+6
Hayal Örcütaş
Manisa Celal Bayar University · Institute of Health Sciences
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

2016-2017 sezonunda Türkiye süper ligindeki takımların başarı sıralamasına göre koşu mesafelerinin incelenmesi

Amaç: Bu çalışmanın amacı, lig sonunda başarı sıralamasına göre üç gruba ayrılan takımların bek, stoper, orta saha, kanat ve forvet oyuncularının farklı hız kategorilerinde gerçekleştirdikleri koşu mesafelerini tespit etmek ve kat ettikleri koşu mesafeleri arasında istatistiksel olarak oluşabilecek farkların tespit edilmesidir. Gereç ve Yöntem: Bu çalışmanın verileri, Türkiye Süper Liginin 2016-2017 sezonunda oynanan 306 resmi lig müsabakasının zaman hareket analizlerinden oluşmuştur. Zaman hareket analizlerinde, bilgisayar tabanlı 2 adet yüksek çözünürlüklü kamera kullanılmıştır. Ligde yer alan 18 takım, altışarlı üç gruba ayrılmıştır. Zaman hareket analizleri yapılan sporcular; mevkilere göre kategorize edilmiş ve çalışmaya sahada 90 dakika süresince oyunda kalan oyuncular dahil edilmiştir. Oyuncuların aktivite profilleri farklı koşu hızları olarak incelenmiş ve aktivite profillerinde kat ettikleri mesafeler müsabakanın 45 ve 90 dakikalık süreleri içeresinde değerlendirilmesi yapılmıştır. Bulgular: Elde edilen veriler istatistiksel olarak değerlendirildiğinde; başarı sıralamasına göre gruplara ayrılan takımlar arasında, topun kendi takımında olduğu koşu hızlarında diğer guruplara oranla birinci grup lehine anlamlı farklar tespit edilmişken, topun rakip takımda olduğu ve toplam (toplu - topsuz) koşularda diğer guruplara oranla ikinci grup lehine anlamlı farklılıklar bulunmuştur. İstatistiksel olarak farkların anlamlı olarak tespit edilmiş olmasına rağmen, koşu şiddeti yükseldikçe niceliksel farkın azaldığı tespit edilmiştir. Sonuçlar: Bu çalışmanın bulguları, Türkiye Futbol Süper Liginde topla daha fazla mesafe kat eden takımların ve topla yüksek şiddetli ve sprint koşularını daha fazla yapabilecek fiziksel kaliteye ve taktiksel varyasyonlara sahip olanların şampiyon olma olasılıklarının yükseleceğini göstermektedir. Anahtar Kelimeler: Elit Futbol, Koşu Mesafeleri, Toplu Koşu Mesafesi, Topsuz Koşu Mesafesi, Maç Analizi, Video Kamera Takip Sistemi, Lig Sıralaması.

FutbolFutbol ligleriFutbolcular+6
Tezcan Sayar
Manisa Celal Bayar University · Institute of Health Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Oryantiring branşında büyük erkek kategorisindeki elit sporcuların bazı fiziksel ve fizyolojik profillerinin incelenmesi

Araştırmanın amacı, Türkiye?de oryantiring sporunda elit seviyede yarışmakta olan erkek atletlerin bazı fiziksel, fizyolojik ve antropometrik profillerini ortaya koymak, bu profillerle müsabaka başarısı arasındaki ilişkiyi inceleyerek bir durum tespiti yapmaktır. Bu amaçla, 21 erkek elit oryantiring sporcusunun antropometrik ölçümleri, vücut kompozisyon analizleri ile müsabaka analizleri yapılmıştır. Elde edilen verilerin analizinde betimsel istatistik yöntemleri aritmetik ortalama (X ) ve standart sapma (SD) kullanılmıştır. Araştırmamıza yaşları 25.90±2.62 arasında değişen 21 erkek elit oryantiring sporcusu sporcu katılmıştır. Deneklerin vücut ağırlıklarının ortalaması 72.30±5.57 kg ve boy uzunluklarının 177.00±5.31 cm?dir. Sporcuların endomorfi somatotip ortalaması 2.67±1.34, mezomorfi somatotip oratalaması 4.37±1.30 ve ektomorfi ortalaması ise 3.89±1.13?dur. Bu ölçümler ışığında erkek elit oryantiring sporcularının vücut kompozisyonları belirlenmiş, somatotipleri tanımlanmıştır. Buna göre erkek elit oryantiring sporcularında Mezomorfi-Ektomorfi vücut tipinin ortaya çıktığı görülmüştür. Sporcuların vücut kas ağırlıkları X =35.44±3.25 kg, kas yüzdeleri X =48.96±1.81, vücut yağ ağırlıkları X =10.04±2.13 kg ve yağsız ağırlıkları X =62.26±5.32 kg.dır. PBF 13.93±2.90, BMI ortalaması 23.10 kg/m²?, BMR ortalamaları ise 1714.61±114.95 kcal?dir. Sporcuların yarışma süresince kalp atım hızlarının ortalaması 176.28., maksimum kalp atım hızları ortalaması ise 186.38 Atım/dkdır olarak gerçekleşmiştir. Araştırma sonucunda, sporcuların performans süreleri ve vücut yapısı ile ilgili bazı değişkenler arasında herhangi bir ilişkiye rastlanmamıştır (p>0.05). Yine performans sürelerinin mezamorfi ve ektamorfi değişkenlerini istenilen düzeyde yordamadığı, istatiksel açıdan anlamlı düzeyde olmadığı görülmüştür (p>0.05). Anahtar Kelimeler: Oryantiring, Somatotip, Fiziksel uygunluk, Antropometri

AntropometriErkeklerFiziksel uygunluk+5
Serhat Varol
Gazi University · Institute of Health Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Büyük bayanlar dünya şampiyonasına katılacak judo a milli takımının hazırlık dönemi antrenmanlarının anaerobik güç ve bazı antropometrik parametrelerin üzerine etkisinin incelenmesi

Araştırmanın amacı; Büyük Bayanlar Dünya Şampiyonasına Katılacak Judo A Milli Takımının Hazırlık Dönemi Antrenmanlarının Anaerobik Güç ve Bazı Antropometrik Parametreleri Üzerine Etkisini ortaya koymaktır.Araştırmaya 19-21 yaş arası 16 A Milli Bayan sporcu uygulamaya katılmıştır. Deneklere yönelik bilgi formu hazırlanmıştır. Elde edilen veriler t testi ile değerlendirilmiştir. Sporcuların 80 günlük çalışma dönemi öncesinde ve sonrasında uygulanan ölçüm sonuçları karşılaştırıldığında; 80 günlük çalışma dönemi öncesinde ve sonrasında uygulanan antropometrik ölçüm sonuçları karşılaştırıldığında ANP (A.P) ve Power Drop (P.D) değerleri arasında anlamlı fark bulunmazken (p<0,05), Min Power (M.P) değerlerinde 2 ölçüm arasında anlamlı farklar bulunmuştur (*p<0,05). Antropometrik ölçüm sonuçları karşılaştırıldığında Subcapula, Biceps, Biceps, Biceps Kasılı Handgrip Sag değerlerinde 2 ölçüm arasında *p<0,05 düzeyinde anlamlı farklar bulunmuştur.Sonuç olarak kamp döneminde yapılan antrenmanların sporcuların anaerobik güç ve antropometrik ölçüm değerlerini olumlu yönde etkilediği söylenebilir.Anahtar kelimeler: anaerobik güç, fiziksel, judo, antropometrik, performans.

Anaerobik güçAntropometriJudo+2
Fatih Uysal
Gazi University · Institute of Health Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Dünya askeri pentatlon şampiyonasına katılan erkek sporcuların yaşadıkları sakatlıklar ve sakatlığa bağlı kaygı düzeylerinin incelenmesi

Araştırmanın amacı pentatlon sporcularının yaralanma ve yaralanmayla ilgili endişelerini araştırıp açıklığa kavuşturmak ve bu alanda yapılacak olan çalışmalara katkıda bulunmaktır.Bu çalışmanın örneklem grubunu 2009 yılı Dünya Ordular arası Askeri Pentatlon Şampiyonasına katılan 70 erkek sporcu oluşturmuştur. Demografik sorular yöneltilerek yaş, kilo ve boy değerlendirmesi yapılmıştır. Beş madde başlığı altında pentatlon deneyimi ve performans düzeyleri incelenmiştir.Çalışmada, Cassidy tarafından daha önce geçerliği ve güvenirliği tespit edilmiş olan Sporda Sakatlanma Kaygısı Ölçeği (SIAS) kullanılmıştır.Veriler, Sosyal Bilimler İstatistik Paketi (SPSS) 16. Versiyonu kullanılarak analiz edilmiştir.Araştırma sonucunda ana hatlarıyla Askeri pentatlon sporcularının vücutlarının alt bölgelerinde ki sakatlık risklerine her zaman hazırlıklı olmaları gerektiği ve özellikle aşırı kullanmaya dayalı sakatlıklara dikkat edilmesi gerektiği vurgulanmıştır.Sporcular özellikle hedef müsabakadan önceki 1-3 aylık dönemde sakatlıklara karşı dikkatli olmaları gerekmektedir.Aynı zamanda pentatlon sporcuların sakatlandıkları zaman en fazla atletik yeteneklerini kaybetme kaygısı taşıdıkları sonucuna ulaşılmıştır. Tekrar sakatlanma kaygısı da yine sporcuların duyduğu önemli kaygılardandır.Askeri pentatlonda sakatlık kaygısının sakatlığın şiddeti ve yaşanan sakatlıkların sayısıyla ilişkili olduğu da tespit edilen önemli sonuçlardandır.Anahtar Kelimeler: Askeri pentatlon, spor sakatlığı, kaygı, sporda sakatlık kaygısı

AnksiyeteAskeri öğrencilerErkekler+4
Recep Özder
Gazi University · Institute of Health Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Elit düzeydeki erkek hentbolcular ve voleybolcuların antropometrik ölçümleri ve vücut yağ oranları ile denge düzeyleri arasındaki ilişkinin araştırılması

Yaşları 20-25 arasında değişen toplam 25 sporcunun ( 12 voleybolcu,13 hentbolcu) yaş, boy, kilo, sağdan sola ağırlık aktararak denge sağlama (sağ başlangıç) ve soldan sağa ağırlık aktararak denge sağlama (sol başlangıç) olmak üzere toplam 6 adet denge ölçümü, 7 bölgeden skinfold kalınlıkları, tüm kol, tüm bacak ve kulaç olmak üzere 3 bölgeden ekstremite uzunlukları alınmıştır. Toplamda sporculardan alınan ölçüm sayısı 19 dur.Ölçülen tüm parametrelerde, sporcuların maksimum- minimum ortalamaları ile standart sapma değerleri elde edilerek, hentbolcular ve voleybolcular arasındaki benzerlikler ve farklılıklar ortaya konmaya çalışılmıştır. Vücut yağ yüzdeleri ?Zorba? formülüyle (VY% = 0.99 + 0.0047 (vücut ağırlığı) + 0.132 (7 bölge deri kalınlığı) hesaplanmış, deri kalınlığı ölçümleri holtain skinfold kaliperle alınmış, uzunluk ölçümleri holtain ölçüm şeridiyle ölçülmüş, denge ölçümleri Lafayatte 16020 IRF/E stabilometer aletiyle alınmıştır.Çalışmadan elde edilen sonuçlara göre ;?Ortalamalar arası fark? sütunu incelendiğinde gruplar arasında farklılık olduğu bulunmuştur. istatistiki olarak ; boy, tüm bacak, biceps, göğüs, scapula ve uyluk ölçümlerinde Voleybolcuların değerleri hentbolculardan düşük, boy ve tüm bacak uzunluğu değerleriyse daha yüksek bulunmuştur.?Ortalamalar arası fark? sütunu değerlerinin incelendiğinde, sağ başlangıç DKS ortalama değerinin Voleybolcularda daha yüksek olduğu söylenebilir. Vücut yağ yüzdesi ortalama değerininse Voleybolcularda daha düşük olduğu ortaya çıkmıştır.Bu durumda voleybolcuların her iki yön içinde dengede kalma düzeylerinin ve dolayısıyla genel denge durumlarının daha iyi olduğu sonucuna varılabilir.Ayrıca, hentbolcular için Sağ Başlangıç DK ve DKS ile boy (0.0328*), kol açıklığı (0.0057*), tüm kol (0.0032*) ve tüm bacak (0.0168*) arasındaki korelasyon anlamlıdır (*p<0.05). Bu durumda boy ve ekstirimite uzunluklarındaki artış dengeyi olumsuz yönde etkilemektedir denilebilir.

Ceren Suveren
Gazi University · Institute of Health Sciences
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Basketbol altyapı oyuncularının sporda yaralanma profillerinin incelenmesi Antalya ili örneği

Amaç: Bu araştırmanın amacı, Antalya ili basketbol kulüplerinde oynayan 14-17 yaş alt yapı sporcularının yaşadıkları spor yaralanmaları, yaralanma bölgeleri, sıklıkları ve yaralanma sonrası basketboldan uzak kalma sürelerinin incelenmesidir. Yöntem: Araştırmaya Antalya da 2018-2019 sezonunda oynayan, 69 kız ve 75 erkek olmak üzere toplamda 144 alt yapı sporcusu katıldı. Katılımcıların basketbola bağlı geçirmiş oldukları spor yaralanmalarını, yaralanma bölgelerini, yaralanma sıklıklarını ve yaralanma sonrası basketboldan uzak kalma süresini belirleyebilmek amaçlı 21 sorudan oluşan bir anket çalışması uygulandı. Bulgular: Araştırmaya katılanların %47,9'unun geçtiğimiz sezon spor yaralanması geçirdiği, kız sporcuların %55,1 ile erkek sporculara oranla %41,3 daha fazla yaralandığı belirlendi. Spor yaralanma bölgesinde ise, %53,6' ile ayak bileği yaralanması ,%21,8 ile diz yaralanması ve %7,2 ile bel yaralanmalarının görüldüğü belirlendi. Yaralanma sıklığının oranı ise %36,2 olarak bulundu. Yaralanma geçiren oyuncuların, spordan uzak kalma sürelerinde 1 hafta süre %24,6 ile spor yapamadıkları belirlendi. Sonuç: Araştırmaya katılan hemen hemen her iki alt yapı basketbol oyuncusunun bir tanesinin yaralanma geçirdiği görülmektedir. Altyapı oyuncularında ortaya çıkan spor yaralanmaların en fazla alt ekstremite de olduğu görülmektedir. Bu nedenle spor yaralanmalarını önleyici prevensiyon programları arasında yer alan proprioseptif, nöromusküler kontrol, denge ve alt ekstremite stabilite antrenmanları, ilerleyen süreçte alt yapı oyuncularının yaralanma oranlarında azalmalara yardımcı olabilir.

BasketbolBasketbolcularErgenler+3
Yılmaz Şerif Sezgin
Akdeniz University · Institute of Health Sciences
2020
10
DoctorateOpen AccessTR

Anaerobik hız rezerv değerinin farklı yüzdelerinde yapılan antrenmanların maksimum hacimlerinin belirlenmesi

Amaç: Bu çalışmanın amacı, maksimum aerobik hız (MAH) ve maksimum sprint hızı (MSH) değerlerinden elde edilen anaerobik hız rezerv (AHR) yüzdelerine ve MAH'ı kullanılarak oluşan antrenman şiddetinin hacmini hesaplamaktır. Gereç ve Yöntemler: Çalışmaya haftada en az üç gün antrenman yapan, aktif futbol oynayan 17 erkek sporcu (yaş: 18,15 ± 0,53 yıl; boy: 178,75 ± 5,62 cm; vücut ağırlığı: 68,13 ± 6,57 kg; spor yaşı: 7,25 ± 0,53 yıl) katılmıştır. Katılımcıların MAH ve MSH değerleri sırasıyla 30-15 Aralıklı Fitness Testi (30-15 IFT) ve 40 m süray testiyle belirlenmiştir. Elde edilen bu değerlerden bireysel AHR hesaplanmış ve %25, %30 ile %35 AHR yüzdelerinde koşu protokolleri uygulanmıştır. Her hız düzeyinde sporcuların koşuya devam edebildikleri süre saniye cinsinden kaydedilmiştir. Veriler, SPSS 23.0 yazılımı ile varyans analizi (ANOVA) ve Pearson korelasyon testleri kullanılarak analiz edilmiştir. Bulgular: MAH şiddetinde elde edilen koşu süresi (154,94 ± 44,11 sn), AHR %25 (88,94 ± 20,31 sn), AHR %30 (74 ± 16,65 sn) ve AHR %35 (65,06 ± 16,50 sn) protokollerine kıyasla istatistiksel olarak anlamlı düzeyde daha yüksek bulunmuştur (p<0,05). Ayrıca, AHR yüzdesi arttıkça uygulanabilir koşu süresinde anlamlı bir azalma gözlemlenmiştir. Etki büyüklüğü değeri (ηp² = 0,798) bu farklılıkların güçlü düzeyde olduğunu göstermektedir. Sonuç: Farklı AHR yüzdelerinde yapılan koşuların süreleri, şiddet düzeyine bağlı olarak anlamlı ölçüde değişmektedir. Bu bulgular, AHR'nin yüksek şiddetli aralıklı sporlarda – özellikle futbolda – yüklenme bireyselleştirmesi açısından etkili bir parametre olarak kullanılabileceğini göstermektedir. Dahası şiddet gibi hacminde bireyselleştirilmesi gerektiği önerilmektedir.

Fiziksel dayanıklılık
Harun Emrah Türkdoğan
Pamukkale University · Institute of Health Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Kadın futbolcularda açık beceri antrenmanlarının reaktif çeviklik performansına etkisi

Amaç: Bu çalışmanın amacı, 8 haftalık açık beceri çeviklik antrenmanlarının kadın futbolcularda reaktif çeviklik performansına etkisinin araştırılmasıdır. Gereç ve Yöntemler: Çalışmaya amatör bir kadın futbol takımında yer alan 18 yaş ve altı 16 sporcu (yaş: 15,26 ± 2,58 yıl, boy: 161,50 ± 5,47 cm, vücut ağırlığı: 51,75 ± 4,92 kg antrenman yaşı: 4,13 ± 1,59 yıl) gönüllü olarak katılmıştır. Çalışmada randomize kontrollü bir deneysel tasarım uygulanmıştır. Araştırmada, görsel uyarana tepki hızını ölçmek için Farrow (2010) tarafından geliştirilen açık beceri çeviklik test protokolü kullanılmıştır. Sporcular, yaşları, antrenman geçmişleri ve açık beceri çeviklik ön test toplam sürelerine göre sınıflandırılmış, açık beceri grubu ve kontrol grubu olarak ikiye ayrılmıştır. Açık beceri çeviklik antrenmanları 8 hafta boyunca haftada 2 gün devam etmiştir. 8 haftalık çalışma sürecinin sonunda tüm deneklere son test uygulanmış ve çalışma sonlandırılmıştır. Bulgular: Antrenman grubunun ön test ve son test ölçümleri arasında sprint zamanı, toplam çeviklik zamanı ve karar verme zamanı puanlarında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık saptanırken, hareket zamanı puanlarında ise istatistiksel olarak anlamlı bir fark görülmemiştir. Kontrol grubunun ön test ve son test ölçümleri arasında hareket zamanı, sprint zamanı, toplam çeviklik zamanı ve karar verme zamanı puanlarında istatistiksel olarak anlamlı bir fark görülmemiştir. Antrenman ve kontrol gruplarının ön test ve son test hareket zamanı, sprint zamanı, toplam çeviklik zamanı ve karar verme zamanı puanları arasındaki fark istatistiksel olarak anlamlı olsa da antrenman grubunun son test değerlerinde olumlu yönde gelişme görülmüştür. Sonuç: Bu bulgular, görsel uyaran temelli açık beceri çeviklik antrenmanlarının kadın futbolcularda hız ve karar verme gibi performans parametrelerini geliştirmede etkili olabileceğini göstermektedir. Gruplar arası farklılıkların istatistiksel düzeye ulaşmaması, örneklem büyüklüğü ve uygulama süresi gibi faktörlerle ilişkili olabilir. Farklar istatistiksel olarak anlamlı olmasa da pratikte anlam taşıyabileceği ve antrenman programının olumlu etkilerini yansıttığı söylenebilir. Anahtar Kelimeler: Açık Beceri; Futbol; Kadın Futbol; Performans; Reaktif Çeviklik

Kadın futbolcularSpor performansı
Yavuz İhsan Kılıç
Pamukkale University · Institute of Health Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Farklı şiddetlerde yapılan egzersizlerin lac phe seviyesine etkisi

Amaç: Farklı şiddetlerde yapılan akut yürüyüş egzersizlerinin obez kadınların iştah düzeyine ve kan laktat, fenilalanin ve CNDP2 konsantrasyonlarına etkisini incelemektir. Gereç ve Yöntemler: Çalışmaya 11 obez sedanter kadın birey katılmıştır. Katılımcılara iki ayrı gün orta ve yüksek şiddette yürüyüş egzersizi yaptırılarak katılımcıların egzersiz öncesi ve sonrası iştah düzeyleri, serum laktat, fenilalanin, CNDP2 konsantrasyonları ve CNDP2 ekspresyon değerleri incelenmiştir. Veriler SPSS 25.0 paket programı ile analiz edilmiştir. p<0,005 istatistiksel olarak anlamlı kabul edilmiştir. Bulgular: Katılımcıların yaş ve beden kitle indeksleri ortalamaları sırasıyla 46,34 yıl ve 33,46 kg/m2'dır. Çalışma süresince katılımcıların beslenme düzeylerini değiştirmedikleri tespit edilmiştir. İki egzersiz öncesi de katılımcıların kan laktat, fenilalanin ve CNDP2 konsantrasyonları ve CNDP2 ekspresyonları arasında anlamlı fark görülmemiştir. Orta şiddetli devamlı yürüyüş egzersizi katılımcıların tokluk seviyesini artırmıştır. Yüksek şiddetli yürüyüş egzersizi sonrası katılımcıların serum laktat, fenilalanin ve CNDP2 konsantrasyonları anlamlı şekilde azalmıştır (p<0,05). Orta şiddetli yürüyüş sonrası CNDP2 ekpresyonunda azalma tespit edilmiştir (p<0,05). Yüksek şiddetli egzersiz sonrası iştah düzeyinin orta şiddetliye göre daha yüksek olduğu ve serum laktat, fenilalanin ve CNDP2 seviyelerinin de daha düşük olduğu tespit edilmiştir (p<0,05). Sonuç: Açlık halinde yapılan yüksek şiddetli yürüyüş egzersiziyle mevcut metabolitlerin kas ve kalp dokusu tarafından metabolize edilmesi nedeniyle azalması söz konusu olabilir. Orta şiddetli egzersizine bağlı CNDP2 ekpresyonunun düşmesinin Lac phe salınımını inhibe etmesiyle açıklamak mümkündür. Aç karnına yüksek şiddette yapılan akut egzersizler, obez bireylerde kalp dokusunda Lac phe üretimindeki artışa bağlı olarak serum laktat, fenilalanin ve CNDP2 konsantrasyonlarını düşürmede etkili olabilir.

Duygu Dalkılıç
Pamukkale University · Institute of Health Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Kuvvet antrenmanlarında setler arası dinlenme stratejilerinin performansa etkisi

Bu çalışmanın amacı; kuvvet antrenmanlarında setler arası uygulanan farklı dinlenme stratejilerinin sıçrama performansı ve algılanan zorluk düzeyi (AZD) üzerindeki akut etkilerinin karşılaştırılmasıdır. Çalışmaya, bir futbol takımında yer alan 16–19 yaş aralığında 13 erkek futbolcu katılmıştır. Araştırma süreci dört farklı protokolün uygulanmasıyla gerçekleştirilmiş ve her protokol sonrası sıçrama performansları ve AZD cevapları kaydedilmiştir. Tüm verilerin değerlendirmesinde çift yönlü tekrarlı ölçümlerde varyans analizi (Repeated ANOVA) kullanılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre, ilk setlerde herhangi bir istatiksel fark olmazken 3.set itibariyle koşu bandı protokolünde (KBP) en yüksek sıçrama değerini ortaya koyduğu tespit edilmiştir. Diğer uygulamaların pozitif ya da negatif bir etkisinin olmadığı gözlemlenmiştir. AZD verileri protokoller arasında istatistiksel açıdan anlamlı fark göstermemiştir. Sonuç olarak, koşu tabanlı egzersizler performansı arttırmak için kullanılabilirken aynı anda birden çok gelişim sağlanması için mobilite antrenmanlarının performansı olumsuz yönde etkilemediği ve set aralarında kullanılabileceği düşünülmektedir.

Kuvvet antrenmanı
Elçin Bilge Özgür
Pamukkale University · Institute of Health Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Lösin takviyesinin kuvvet performansı üzerindeki kronik etkisi: Sistematik inceleme ve meta-analiz

Lösin, kas protein sentezini artırma ve mTOR sinyal yolunu aktive etme kapasitesiyle dikkat çeken bir amino asittir. Bu meta-analiz, lösin ve metabolitlerinin kuvvet performansı üzerindeki kronik etkilerini sistematik bir yaklaşımla değerlendirmektedir. PRISMA kılavuzuna uygun şekilde yapılan literatür taramasında Web of Science, PubMed, Academic Search Ultimate, Scopus veritabanlarında 366 çalışma incelenmiş, uygunluk kriterlerini sağlayan 20 çalışma meta-analize dahil edilmiştir. Bulgular, lösin takviyesinin üst vücut maksimum kuvvetinde anlamlı bir etki sağladığını göstermektedir (SMD = 0,24; %95 CI: 0,008–0,48; I² = %25,1). Bu düşük heterojenlik düzeyi, analizlerin güvenilirliğini desteklemektedir. Buna karşın, alt vücut kuvveti (SMD = 0,17; %95 CI: -0,26 ila 0,61), tüm vücut kuvveti (SMD = 0,17; %95 CI: -0,24 ila 0,59), hipertrofi (SMD = 0,07; %95 CI: -0,17 ila 0,32) ve güç performansı (SMD = 0,37; %95 CI: -0,05 ila 0,79) analizlerinde küçük ancak anlamlı olmayan etkiler tespit edilmiştir. Alt vücut kuvveti analizlerindeki yüksek heterojenlik oranı (I² = %68,8), metodolojik çeşitlilik ve katılımcı gruplarındaki farklılıklarla ilişkilendirilmiştir.Buna karşılık, hipertrofi (I² = %9,08) ve güç performansı (I² = %17,6) gibi parametrelerde düşük heterojenlik seviyeleri elde edilmiştir. Sonuçlar, lösin takviyesinin etkilerinin bireysel farklılıklar, antrenman düzeyi, dozaj ve metabolit türü gibi faktörlere bağlı olduğunu göstermektedir. Özellikle antrenmansız bireylerin katılım sağladığı çalışmalarda lösin daha belirgin etkiler sağlamıştır. Gelecekte, bu faktörlerin alt grup analizleriyle daha detaylı incelenmesi ve metodolojik açıdan tutarlı protokollerin benimsenmesi önerilmektedir.

Alican Karaıslı
Pamukkale University · Institute of Health Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Genç futbolcularda alt ekstremiteye uygulanan kan akımı kısıtlama egzersizinin patlayıcı güç performansına akut etkisi

Performans artışında post-aktivasyon potansiyelinin (PAP) etkili bir yöntem olduğu bilinmektedir. Ancak antrenman veya müsabaka öncesinde yüksek ağırlıklarla yapılan yüklenmeler, sporcularda yorgunluk ve sakatlık riski taşıyabilmektedir. Bu nedenle, son dönemlerde yaygın olarak kullanılan kan akımı kısıtlama (KAK) egzersizlerinin, geleneksel yöntemlere alternatif olabileceği düşünülmektedir. Bu bağlamda, PAP ile KAK egzersizlerinin bir arada kullanılmasının potansiyel faydalar sağlayabileceği öngörülmektedir. Bu çalışmanın amacı, genç futbolculara uygulanan KAK egzersizinin patlayıcı güç performansı üzerindeki akut etkisini incelemektir. Çalışmaya 19 yaş altı (U-19) kategorisinde yer alan 24 erkek futbolcu (yaş 18,29±0,69 yıl, boy uzunluğu 177,23±6,75 cm, vücut ağırlığı 68,4±6,69 kg, antrenman yaşı 9,29± 2,42 yıl) gönüllü olarak katılmıştır. 4 haftalık çalışma süresince, futbolcular randomize ve çapraz döngü yöntemi ile 4 kişiden oluşan 6 gruba ayrılmıştır. Futbolculara sabit skuat egzersizi öncesi algılanan basınç derecesinde ''ağır basınç'' olarak tanımladıkları pratik kan akımı kısıtlama (pKAK) sıkılığı kullanılmıştır. 1. gün 1. grup ısınma sonrası sprint testi (ST), 2. grup ısınma sonrası aktif sıçrama testi (AST), 3. grup %40 yük ve pKAK ile 10 tekrar sabit skuat egzersizi sonrası sprint testi (KAKST), 4. grup %40 yük ve pKAK ile 10 tekrar sabit skuat egzersizi sonrası aktif sıçrama testi (KAKAST), 5 grup 1TM %85 yükle 10 tekrar sabit skuat egzersiz sonrası sprint testi (1TMST) ve 6. grup 1TM %85 yükle 10 tekrar sabit skuat egzersiz sonrası aktif sıçrama testi (1TMAST) uygulanmıştır. Elde edilen değerler arasındaki farklara, tekrarlı ölçümlerde varyans analizi testi kullanılmıştır. Farkın hangi yöntemden kaynaklandığını belirlemek için Bonferroni post hoc testi yapılmıştır. Futbolcular üzerinde farklı metotlar uygulandıktan sonra elde edilen sprint ve aktif sıçrama test sonuçları karşılaştırıldığında, ortaya çıkan bulgular ST (3,11±0,1 sn), AST (35,6±5,32 cm), KAKST (3,06±0,09 sn), KAKAST (38,42±5,78 cm), 1TMST (3,08±0,96 sn) ve 1TMAST (37,84±5,67) ortaya çıkmıştır. Yapılan istatistiksel işlem sonucunda KAKST grubundan elde edilen sprint değerleri ile diğer metotlardan elde edilen sprint değerleri arasında istatistiksel olarak anlamlı fark belirlenmiştir (p<0,05). Bu çalışmanın sonucunda elde edilen veriler doğrultusunda KAK egzersizlerinin uygulanabilir olduğu, sürat performansı özelinde akut etki olarak daha iyi sonuç verebileceği düşünülmekte ve önerilmektedir.

Mertcan Ebubekir Cımbılaz
Pamukkale University · Institute of Health Sciences
2024
00