Akdeniz University
Discipline

Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Bakteriyoloji Anabilim Dalı

Akdeniz University

4

Archived Theses

0

DOIs Assigned

0%

DOI Rate

Discipline

4 Theses
Medical SpecialtyOpen AccessTR

Akdeniz Üniversitesi Hastanesinde uygunsuz antibiyotik kullanımı ve antibiyotik kullanımına bağlı advers olayların araştırılması

Amaç: Antimikrobiyal ilaçlar, tarihte birçok vakada dramatik iyileşmeden sorumluyken; günümüzde yatan ve ayaktan hasta grubunda geniş kullanımı nedeniyle giderek etkinliği azalmakta olan ilaç grubu olarak görülmektedir. Bu ilaçların kullanımının artması antimikrobiyal direncinde artışı, tıbbi, ekonomik ve halk sağlığıyla ilgili problemleri de beraberinde getirmiştir. Bu çalışmanın amaçı yatan hastalarda uygunsuz antibiyotik kullanımının değerlendirilmesi ve antibiyotik kullanımına bağlı advers ( istenmeyen ) olayları ve en sık nedenlerini saptamaktır. Yöntem: Hastane' de yatan antibiyotik kullanmış olan 400 hasta taburcu olurken çalışmaya alındı ve uygunsuz antibiyotik kullanım nedenleri ve antibiyotik kullanımı ile ilgili istenmeyen ilaç olayları saptanmaya çalışıldı. Çalışma gözlemsel olarak yürütüldü. Bulgular: Hastanede yatan ve yatışı sırasında antibiyotik kullanmış olan 400 hasta çalışmaya alındı. Dahili bölümlerde yatan hasta sayısı 107 (%27), cerrahi bölümlerde yatan hasta sayısı ise 293'tü (%73). Çalışmaya alınan hastaların antibiyotik kullanım endikasyonları proflaktik, empirik ve etkene yönelik olarak üç ana başlık altında incelendi. Antibiyotik kullanımları cerrahi bölümlerde %84 oranında profilaktik olarak başlanmıştı. Proflaktik tedavilerin % 95. 5 oranında uygunsuzdu. Dahili bölümler de ise antibiyotik başlama endikasyonu tamamen farklı olup %89 oranında empirikti. Empirik tedavi başlanan dahili bölümlerde % 10.5 oranında tedavi uygunsuzdu. Dahili bölüm hastalarının %9,3'ünde, cerrahi bölüm hastalarının ise %3'ünde antibiyotiğe bağlanan ilaç yan etkileri saptanmıştı. İnfeksiyon Hastalıkları'nın değerlendirdiği hastalar incelendiğinde %12 hastanın tedavi süresi uygunsuzluğu saptandı, uygunsuzlukarın hepsi bölüm doktorlarının İnfeksiyon Hastalıklarının önerilerine uymaması nedeni ile idi. Sonuç: Sonuç olarak antibiyotik kullanımına bağlı advers olayların azaltılmasında İnfeksiyon hastalıkları uzmanlarının hastanelerde yeterli sayıda ve etkinlikte olmalarıyla bu sorunların büyük bir kısmının çözüleceğini düşünmekteyiz. Anahtar kelimeler: Antibiyotik kullanımı, advers olay, yan etki, profilaksi

Rezan Harman Günerkan
Akdeniz University
2007
00
Medical SpecialtyOpen AccessTR

HIV/AIDS tanısı ile takipli vakalarda antiretroviral tedavi ve advers olayların değerlendirilmesi

Amaç: Bu çalışmada, antiretroviral tedavi uygulanan HIV ile yaşayan bireylerde tedavi öncesi ve sonrası dönemde gelişen komorbiditeler ile biyokimyasal, hematolojik ve metabolik parametrelerdeki değişikliklerin değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Farklı antiretroviral tedavi rejimlerinin biyolojik parametreler üzerindeki etkileri karşılaştırılarak tedavi güvenliği açısından bilgi sunulması amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Retrospektif olarak planlanan çalışmaya, 01 Haziran 2022 ile 2024 tarihleri arasında izlenen, 18 yaş ve üzeri HIV ile yaşayan bireyler taranmış, kriterlere uygun bireyler dahil edilmiştir. Tanı ve takip süreçlerine ait fizik muayene, laboratuvar verileri, antropometrik ölçümler, antiretroviral tedavi rejimleri ve tedaviye uyum kayıtları değerlendirilmiştir. Veriler SPSS 26.0 programı ile analiz edilmiştir. Bulgular: Çalışma için HIV ile yaşayan 84 birey taranmış ve çalışma kriterlerini karşılayan HIV ile yaşayan 61 birey analize dahil edilmiştir. Çalışmaya dahil edilen hastaların dağılımı incelendiğinde, 55'inin (%90,2) erkek, 6'sının (%9,8) ise kadın olduğu belirlenmiştir. Çalışmaya dâhil edilen bireylerin yaş ortalaması 41,13 ± 12,56 yıl olarak hesaplanmıştır. Hastaların 17'sinin (%27,9) en az bir komorbidite tespit edilmiştir. Antiretroviral tedavi sonrası HIV-RNA düzeyinde istatistiksel olarak anlamlı azalma, CD4 ve CD4/CD8 oranlarında ise anlamlı artış gözlenmiştir. Tedavi sonrası biyokimyasal ve hematolojik parametrelerde istatistiksel olarak anlamlı değişiklikler saptanmıştır. Özellikle, • TAF/FTC/EVG/c tedavisi uygulananlarda üre düzeyi (p = 0,047) • TAF/FTC/BIC tedavisi uygulananlarda ise total ve direkt bilirubin düzeyleri (p =0,015) • TDF/FTC + LPV/r tedavisi alanlarda fosfor düzeyi (p = 0,009) • DTG+3TC tedavisi uygulananlarda ise kalsiyum düzeyi, diğer tedavi kombinasyonlarına kıyasla istatistiksel olarak anlamlı düzeyde farklı bulunmuştur (p = 0,001). Sonuç: Antiretroviral tedavi sürecinde özellikle TAF/FTC/EVG/c tedavisi uygulanan hastalarda üre düzeyi , TAF/FTC/BIC tedavisi uygulananlarda ise total ve direkt bilirubin düzeyleri , TDF/FTC + LPV/r tedavisi alan hastalarda fosfor, DTG + 3TC tedavisi alanlarda ise kalsiyum düzeylerinin düzenli aralıklarla izlenmesi gerekmektedir. Bu hasta grubunda renal fonksiyonların dikkatli şekilde takip edilmesi, olası komplikasyonların erken dönemde saptanması açısından önem arz etmektedir.

Aysun Melikoğlu
Bolu Abant Izzet Baysal University
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Yoğun bakım ünitelerinde karbapenem dirençli acinetobacter SPP. ve pseudomonas spp. enfeksiyonlarının epidemiyolojisi, risk faktörleri ve mortaliteye etkisi

Amaç: Araştırmada, yoğun bakım ünitelerinde karbapenem dirençli Acinetobacter spp. ve Pseudomonas spp. enfeksiyonlarının epidemiyolojisi, risk faktörleri ve bunların mortaliteye etkisini ortaya koymak amaçlanmıştır. Yöntem: 01.07.2018-30.06.2019 tarihleri arasında Özel OFM Antalya Hastanesinde erişkin yoğun bakım ünitesinde (YBÜ) aktif, prospektif sürveyans yapılarak yatan hastalardan alınan kültür örneklerinde karbapenem dirençli Acinetobacter spp. ve Pseudomonas spp. üremesi olan 46 hasta vaka grubu olarak alındı. Kontrol grubuna ise kültür örneklerinde üremesi olmayan veya karbapenem dirençli Acinetobacter spp. veya Pseudomonas spp. üremeyen 70 hasta alındı. Hastaların demografik bilgileri, başvuru tanısı, enfeksiyon tipleri, risk faktörleri, APACHE II skoru, ek hastalıkları hastane kayıtlarından elde edildi. Bulgular: Araştırmaya Özel OFM Antalya Hastanesi YBÜ'nde takip edilen kriterlere uyan 116 hasta dahil edildi. Vaka-kontrol grubu arasında cinsiyet ve yaş açısından anlamlı farklılık tespit edilmedi (sırasıyla p=0,69 ve p=0,35). Değerlendirilen risk faktörleri açısından vaka ve kontrol grupları arasında anlamlı fark saptanmadı. Hastalarda saptanan sağlık hizmet ilişkili enfeksiyonlar karşılaştırıldığında sağlık hizmeti ilişkili pnömoni; vaka grubunda %69,56, kontrol grubunda %61,42 oranında saptanmış olup bunlar arasında istatistiksel olarak anlamlı fark bulunmamıştır. Kateter ilişkili üriner sistem enfeksiyonunun kontrol grubunda vaka grubuna göre fazla olduğu (%17,14) tespit edilmiştir (p=0,0075). Santral kateter ilişkili kan dolaşım enfeksiyonu; vaka grubunda %26,08, kontrol grubunda %21,42 oranında tespit edilmiş olup istatistiksel anlamlı fark saptanmamıştır (p=0,5637). Vaka grubunda en fazla karbapenem dirençli Acinetobacter spp. (%74), kontrol grubunda Enterobacteriaceae (%62,5) üremesi saptandı. Vaka ve kontrol grubunda saptanan üremelerin büyük çoğunluğu derin trakeal aspirattaki (DTA) üremelerdi. Çalışmamızda APACHE II skoru yüksek hastaların (25 ve üzeri) büyük çoğunluğunun (%83,8) yaşamını yitirdiği saptandı (p=0,0001). Sonuç: YBÜ'lerinde karbapenem dirençli Acinetobacter spp. ve Pseudomonas spp. enfeksiyonlarının risk faktörlerinin ve bunların mortaliteye etkisinin daha doğru analiz edilebilmesi için daha fazla evrende çalışmalara ihtiyaç vardır. Her hastanenin direnç profili değişikliğini takip etmesi, ampirik tedavi prosedürlerini güncellemesi, izolasyon önlemlerini alması ve eğitimlerin düzenli verilmesi gerekmektedir.

AcinetobacterEpidemiyolojik ölçümlerKarbapenemler+6
Fatma Özcan
Akdeniz University · Institute of Health Sciences
2021
00
Medical SpecialtyOpen AccessTR

Allojenik hematopoetik kök hücre transplantasyonu yapılan hematolojik maligniteli hastalarda sitomegalovirus (CMV) enfeksiyonu risk faktörlerinin retrospektif olarak değerlendirilmesi

Giriş ve Amaç: AHKHT sonrası CMV enfeksiyonu riski %30-50 gibi değerlere ulaşmakta olup nakil sonrası gelişen CMV enfeksiyonları en önemli viral morbidite ve mortalite nedenidir. Çalışmamızda, CMV enfeksiyon gelişimini etkileyen risk faktörlerinin araştırılması amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi Kök Hücre Nakli Ünitesinde 5 yıllık süreçte AHKHT yapılan 196 hematolojik maligniteli hasta retrospektif olarak incelenmiştir. CMV enfeksiyonu olanlar ve kontrol grubu cinsiyet ve yaş değişkenleri için propensity skoru hesaplanıp, 1:1 eşleştirildi. QIAGEN kitleri ile bakılan CMV PZR test sonuçlarına ve hasta bilgilerine otomasyon sisteminden ulaşıldı. Analizler SPSS (Statistical Package for Social Sciences; SPSS Inc. Chicago, IL) 22 paket programında değerlendirilmiştir. Bulgular: Çalışmaya dahil olan 196 olgunun 75'i kadın (%38,3) ve 121'i (%61,7) erkektir. Medyan yaş CMV pozitif grupta 46 (17-71), CMV negatif grupta 47 (19-70) idi. Olguların CMV pozitifliği nakil sonrası median 39. günde pozitif bulundu. ALL hastalarında CMV enfeksiyonu görülme oranı AML hastalarına göre daha sık gözlenirken (p=0,012), hazırlık rejimi (p=1) risk açısından sonucu etkilemedi. Geç nötrofil ve platelet engrafmanı olanlarda CMV pozitiflik oranı yüksekti (sırasıyla p=0,011, p=0,041). CMV pozitifliği ile eş zamanlı bakılan kan siklosporin değeri risk açısından anlamlı bulundu (p=0,006). CMV pozitifliği ile eş zamanlı bakılan lenfosit değeri <500 olan hasta grubunda CMV enfeksiyon oranı anlamlı daha yüksekti (p=0,021). GVHH ile CMV enfeksiyonu arasında anlamlı ilişki bulundu (p<0,001). BK virüs pozitifliği olup hemorajik sistit için sidofovir başlanan hastalarda anlamlı şekilde yüksek CMV enfeksiyonu görüldü (p=0,002). Sonuç: CMV enfeksiyonu, AHKHT hastalarında önemli bir uzamış hastane yatış süresi, morbidite ve mortalite sebebi olduğu için erken tanı ve tedavi büyük önem arz etmektedir. Bu çalışmada CMV enfeksiyonunun, immunsupresif tedavi, GVHH, hematolojik malignite, geç engraftman süresi ile anlamlı bir ilişkisi olduğunu saptadık. Bu faktörlerin CMV proflaksisi ve CMV enfeksiyonu erken tanı ve tedavisi için yeni çalışmalarla evrensel bir skorlama sistemi oluşumuna ışık tutacağını düşünmekteyiz

Hematolojik neoplazmlarHematopoetik kök hücre transplantasyonuKök hücre taransplantasyonu+6
Zeynep Burçin Yılmaz
İnönü University
2022
00