Akdeniz University
Anabilim Dalı

Halı, Kilim ve Eski Kumaş Desenleri Anasanat Dalı

Akdeniz University

29

Arşivlenen Tez

0

DOI Atanmış

0%

DOI Oranı

Anabilim Dalı

29 Tez
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Türk Şamanist mitolojisinde demonik varlıkların Mehmed Siyah Kalem minyatürlerinde çağdaş yorumlanması

Toplumların kozmogoni anlayışları evrenin yaratılışı, düzeni ve işleyişi hakkında mitolojik ve kozmolojik inançları ifade eder. Türklerin öz kozmolojisi dikotomidir. İkili sistem olan dikotomi'ye göre; evren gök ve yerden oluşmaktadır, bu iki unsur birbirlerine zıt olmalarına rağmen birbirini tamamlayan unsurlar olarak algılanmıştır. Türklerin, Şaman inanç sistemini benimsemelerinden sonra dünya görüşlerinde, kozmogonilerinde ve tanrı algılarında şaman mitolojinin etkileri görülmeye başlanmıştır. Türk toplumlarında şamanlık ortaya çıktıktan sonra evren algıları dikotomi sistemden ternar sistem olarak değişmiş; evreni gökyüzü, yeryüzü ve yeraltı olarak üç katman olarak tasavvur etmişler; bu katmanlarda yaşayan tanrılar, ruhlar, demonik varlıklar ve insanlar arasında ilişkilerin olduğuna inanmışlardır. Yeraltı dünyasının ev sahibi olan demonlar, iyiliksever koruyucu olan iyelerin kendilerine saygı gösterilmemesi ve öfkelendirmeleri ile insana zarar veren kötü ruhlara dönüşmüş, zamanla kara iyeler demonik özellikler kazanmışlardır. Bu bağlamda, demonik varlıklar Türk mitolojik sistemi içinde değişime ve dönüşüme en az maruz kalmış en eski varlıklar olma özelliğine sahiplerdir. Demonolojik varlıklar, bazen değişime bazen yozlaşmaya uğramış olmasına rağmen her zaman Türk geleneğinde ve sanatında yer almıştır. Topkapı Sarayı Hazine kitaplığında muhafaza edilen ve Muhammed Mehmed Siyah Kalem'e atfedilen Fatih Albümünde yer alan minyatürler hem Orta Dünya'da yaşayan insanları hem de Yeraltı Dünyasının demonik varlıklarını resmetmiştir. Siyah Kalem yarı insan yarı hayvan özellikleri taşıyan demonları içki içerken, dans ederken, güreşirken çizmiştir. Günümüzde Siyah Kalem'in demonik varlıklarını neden resmettiğini bilemediğimiz gibi sanatçının kimliği hakkında da tam bilgiye sahip değiliz. Bundan dolayı, bu çalışmada, Siyah Kalem'in minyatürlerindeki demonik varlıkları inceleyerek sanatçının metafizik varlıkları nasıl görsel biçime dönüştürüldüğü görmek ve çözümlemek amaçlanmıştır. Bu doğrultu da Türk kozmogonisinin gelişimi ana hatlarıyla anlatılarak, Türklerin evren algısı hakkında bilgiler verilmesine çalışılmış; Alt Dünyanın varlıkları olan demonlar ve kötücül varlıkların Türk Sanatındaki yerine değinilmiştir. Şamanizm inancının sanatçının yaratıcılığını ne ölçüde biçimlendirdiği veya kısıtladığı sorusuna cevap aranmıştır. Muhammed Mehmet Siyah Kalem'in minyatürlerin içinde demonların sahnelendiği rulo resimlerdeki Şamanist unsurlar incelenmiştir.

Dilek Zayim
Akdeniz University · Güzel Sanatlar Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Silifke Müzesinde bulunan çuval dokumalar

Bu araştırma Silifke Müzesi'nde bulunan çuval dokumaların, desen motif ve teknik özelliklerinin incelenerek belirlenmesini içerir. Yapılan araştırmada müze araştırması, literatür taraması, sözlü röportaj modelleri kullanılmıştır. Silifke Müzesi'nin deposunda yer alan kirkitli çuval dokumaların belirlenerek incelenmesi için öncelikle, Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğünden yazılı izin alınmıştır. Gerekli izinler alındıktan sonra, müze görevlilerinin eşliğinde mühürlü olan etnografik eserler deposu açılmıştır. Silifke Müzesi deposunda yöreye ait 42 adet dokuma çuval örneği incelenmiştir. Farklı desen, motif ve renk özelliklerinin yer aldığı 33 adet kirkitli düz dokuma tekniği ile dokunmuş kilim, cicim ve sumak çuval dokumalar araştırma kapsamına alınmıştır. Bu dokumaların, desen, renk motif kompozisyon ve teknik özelliklerinin belirlenmesi için yakından inceleme yapılmıştır. Çuval dokumaların dokuma analizleri yapılarak, en – boy oranları ölçülerek fotoğrafları çekilmiştir. Müzede yer alan yöresel Ala çuval dokumaların teknik, desen ve renk özelliklerini içeren doğru bir değerlendirme yapılabilmesi açısından, dokumaların envanter bilgileri ve araştırma analizi sonuçları karşılaştırılarak çuvalların bilgi form tabloları oluşturulmuştur. Hazırlanan çuval bilgi form tabloları değerlendirilerek çuvalların renk, motif dağılımları, kullanılan dokuma teknikleri ve çuvalların kullanım alanlarına göre en boy değerlendirme tabloları oluşturulmuştur. Silifke Müzesi Müdürü ile yapılan sözlü röportaj sonucunda edinilen bilgilere göre, Silifke'de dokumacılık önceleri yöre insanları tarafından hanenin kuru baklagilleri (un, buğday, arpa, bulgur vb.) erzaklarını korumak-barındırmak amacıyla dokunmuştur. Günümüzde geçmişe oranla dokuyucuların azalmış olması ve sanayileşme ile hazır polipropilen çuvalların (moloz çuvalları) yaşamımıza girmesi geleneksel yöre dokumacılığını olumsuz yönde etkilemiştir. Yöre halkı evlerinde bulunan dokumalarını müzeye gerek para karşılığında gerekse bağış yolu ile hibe etmeye başlamıştır. Fakat Silifke Müzesinde etnografik eser çeşitliliğinin fazla olması (gümüş aksesuarlar, kemer tokaları, alınlıklar, bakır-gümüş bilezikler, yüzük gibi aksesuarlar ile para keseleri, kolon dokumalar, yün çorap, kilim ve heybeler, tüfek ve tabancalar, barutluk, fişeklik, kılıç, silah vb.) teşhir salonu ihtiyacının yeterince karşılanamaması gibi nedenlerden kaynaklı olarak Ala çuval dokumalar sergilenememektedir. Müzede sergilenemeyen eserler ise Silifke Müzesi'nin deposunda saklı tutulmaktadır.

Rukiye Gök
Akdeniz University · Güzel Sanatlar Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Katı' sanatında Dürdane Ünver'in yeri ve sanatsal uygulamaları

Geleneksel Türk Kitap Sanatları içerisinde yer alan tezhip, minyatür, hat, cilt ve katı' sanat dalları ile tasarlanan eserler dönemin üslup, renk, teknik ve kompozisyon özelliklerini yansıtırlar. Bu sanatlar günümüzde unutulmadan kullanılmakta ve sonraki nesillere aktarılacak eserler sanatçılar tarafından yapılmaktadırlar. Katı' Sanatı da diğer kitap süsleme sanatları gibi hala devam eden ve yaygınlaşması için çalışmaların hazırlandığı bir alandır. Katı' sanatı, İslam dünyasında, 14. yüzyılda kitap ciltlerinde görülmüş, 15. yüzyılda sanatçı Abdullah Katı bu sanatın ilk ve önemli temsilcisi olarak kabul edilmiştir. Katı' sanatı günümüzde çağdaş ve klasik eserler veren sanatçılar ile devam etmektedir. Bu sanatçılardan birisi de Dürdane Ünver'dir. Dürdane Ünver cumhuriyet dönemi katı' sanatçıları arasında Süheyl Ünver, Gülbün Mesara ve Azada Akar'dan sonra dördüncü nesil katı' sanatçısıdır. Topkapı Sarayı Nakışhanesi'nde Prof. Dr. Süheyl Ünver başkanlığında Azada Akar, Cahide Keskiner, Melek Antel, Semih İlteş ve Gülbün Mesara'dan aldığı tezhip ve minyatür eğitimini eserlerinde katı' sanatı ile birleştirmiştir. Sanatçı yurtiçi ve yurtdışı birçok kişisel ve karma sergiye katılmış, ayrıca yerli ve yabancı koleksiyonlar tarafından eserleri toplanmıştır. Katı' sanatına sadece eser vererek katkıda bulunmamış, yeni ve gelecek nesillere bu sanatı inceliklerini anlatmak amacı ile 2006 senesinde Millî Eğitim Bakanlığıyla yaptığı iş birliği ile yaygın ve örgün eğitim kurumlarında ders olarak işlenmesi için müfredat programı hazırlamıştır. Hazırlanan çalışmada katı' sanatının incelikleri, yapım aşamalarında uygulanacak adımlar hakkındaki ayrıntılar, sanatçı Dürdane Ünver'in çalışmaları üzerinden açıklanmaya çalışılmıştır. Bundan dolayı Dürdane Ünver ile röportaj yapılmış, sanatçının hayatı, tekniği, katı' sanatına bakışı hakkındaki bilgiler toplanarak, sanatın gelecek nesillere aktarılması amaçlanmıştır. İşbu çalışmada sanatçının eserlerinden alınan ilhamla, "Antalya'nın Efsaneleri" konusu irdelenerek, genel kanı oluşturan yedi efsane elektronik kaynak, kitap ve literatür taraması yoluyla araştırılarak, yedi adet eser katı' sanatı, minyatür teknikleri ve suluboya tekniği kullanılarak oluşturulmuştur.

Fidan Puran
Akdeniz University · Güzel Sanatlar Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Kuzey Makedonya örme çoraplarının renk, desen, kompozisyon özellikleri

Bu yüksek lisans tezinde, Kuzey Makedonya'nın geleneksel el örgüsü çoraplarının renk, desen ve kompozisyon özellikleri açısından incelenmiştir. Çalışmanın ana amacı, çorapların bölgenin kültürel mirasındaki yerini derinlemesine anlamak ve bu zengin geleneği gelecek nesillere aktarmaktır. Çorapların renk dağılımı incelenmesinde, çok renklilik ve desen çeşitliliği, Makedonya'nın çok kültürlü yapısını yansıtan unsurlar olarak öne çıkmıştır. Hammadde incelemeleri, özellikle yün ve sentetik ipliklerin kullanımının yaygın olduğunu göstermiştir. Ayrıca, tezde çorapların teknik detayları ve motif yerleşimleri de incelenmiş; her bir çorabın teknik özellikleri, kullanılan malzemeler ve motifler tablolaştırılarak, Kuzey Makedonya'nın örme kültüründeki teknik çeşitlilik ve estetik zenginlik belgelenmiştir. Çalışmanın ilgili bölümlerinde, Kuzey Makedonya el örmesi çoraplarının teknik incelemelerine ve Balkan kültürü hakkında kapsamlı bir literatür taramasına yer verilmiştir. Çorapların estetik özellikleri, bölgesel sembollerle ve toplumsal değerlerle güçlü bir bağlantı kurarak, bu geleneksel sanatların modern toplumlarda nasıl yaşatılabileceğine dair önemli ipuçları sunmaktadır. Bu tez, Kuzey Makedonya'nın zengin kültürel mirasını koruma ve gelecek nesillere aktarma çabalarına önemli bir katkı sağlamaktadır. Çalışmada, Kuzey Makedonya'nın geleneksel el örgüsü çoraplarının renk, desen ve kompozisyon özelliklerini detaylı bir şekilde incelemektedir. Çalışmanın ana amacı, bu çorapların bölgenin kültürel mirasındaki yerini derinlemesine anlamak ve bu zengin geleneği gelecek nesillere aktarmaktır. Araştırma kapsamında Üsküp, Tetova, Radoviş gibi önemli bölgeler gezilmiş ve toplamda 27 çorap örneği incelenmiştir. Bu çorapların yaş, renk, hammadde, tespit edildikleri bölgeler, fiziksel özellikler ve kullanılan desen motif türleri çeşitli açılardan değerlendirilmiştir. Çalışmanın ilgili bölümlerinde Kuzey Makedonya geleneksel el örmesi çoraplarının teknik incelemelerine ve Balkan kültürü hakkında kapsamlı bir literatür taramasına yer verilmiştir. Çorapların estetik özellikleri, bölgesel sembollerle ve toplumsal değerlerle güçlü bir bağlantı kurarak, bu geleneksel sanatların modern toplumlarda nasıl yaşatılabileceğine dair önemli ipuçları sunmaktadır. Anahtar Kelimeler: Kuzey Makedonya, Örme Çorap, Kültürel Miras, Geleneksel Türk Sanatları

Sanem Altıner
Akdeniz University · Güzel Sanatlar Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Masalların minyatür sanatı ile anlatılması: Naki Tezel'in seçme masalları örneğinde

Yüzyıllar boyunca halk kelimesi, toplumun en alt zümresinde yer alan kesimleri küçümsemek için vahşi, ilkel, cahil veya köylü anlamında kullanılmıştır. Jean Jacques Rousseau tarafından ''vahşi soylu'' düşüncesinin ortaya atılması ve Fransız İhtilalı sonrası dünyada milliyetçilik akımının hızla yayılması ile halk tabakasına karşı olan bu olumsuz bakış açısı yerini meraka ve hayranlığa bırakmıştır. XVIII. yüzyılın sonraları ve XIX. özellikle Avrupa'da; halkı tanımanın en doğru yolunun halk edebiyatında olduğu düşünce ile efsaneler, hikâyeler, baladlar ve masallar toplanıp derlenmiştir. Osmanlı İmparatorluğunun çok uluslu bir imparatorluk olmasından dolayı ''Osmancılık'' fikrine önem verilmiş, bundan dolayı Türk aydınlarının halk kültürüne olan ilgileri Avrupa'ya göre daha geç olmuştur. Ziya Gökalp'le başlayan Anadolu masallarının toplanması, birçok halk bilimci ile devam etmiştir. Türk masalları toplayan ve bunun milli bir görev olduğunu düşünen folklor araştırmacılarından biride Naki Tezel'dir. Tezel Türk Masalları ve İstanbul Masallarını toplamış ve kitap haline getirmiştir. Birçok yayınevinden çıkan bu kitaplar, en son basımı Alfa yayınlarında 2019 yılında tekrar basılarak, Türk okuyucusuna kazandırılmıştır. Bu çalışmada, NakiTezel'in Türk Masalları ve İstanbul Masallarından seçilen örneklerin minyatür sanatı ile görselleştirilmesi hedeflenmiştir.

Mine Demirkan
Akdeniz University · Güzel Sanatlar Enstitüsü
2025
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Kızılderili ayakkabı ve giysilerindeki motifler ile Anadolu motiflerindeki benzerlikler

Toplumların varlık sebeplerinin en önemli belirtilerinden biri onları temsil eden kültür-sanat eserleridir. Kültürlerin birçok zaman diliminden geçerek ve diğer kültürlerle etkileşimler yaşayarak oluşturdukları medeniyetler, kültürel sanat eserlerinin incelenmesi neticesinde, o topluma ait veriler elde edildiği gibi insanlığın gelişimi ile ilgili de bir takım sonuçlara da ulaşmak mümkündür. Özellikle Amerika'da yaşayan Kızılderili (Amerikan yerlileri) kültürleri ile Türk kültürünün benzer özellikler taşıması, bu toplumların el sanatlarının araştırılması neticesinde tespit edilmiştir. Kızılderililerin geleneksel sanatlarından boncuk işi süslemelerde kullanılan motifler ve Türk kültür tarihinde önemli bir yer tutan geleneksel el sanatlarında ve özellikle de kilim dokumalarda kullanılan geometrik motifler arasında benzer biçimsel özellikler bulunmaktadır. Farklı iki toplumun karakterini yansıtan ve bu sanat eserlerinin tekamüle erişmesini sağlayan motifler üzerinden iki kültürün sanat potasında karşılaştırması yapılacaktır. Motifler, kültürleri yansıtan desenlerin en küçük süsleme birimleri olarak, uzun bir zaman diliminde inançlar, mitler, efsaneler ve yaşadıkları coğrafya gibi birçok etkenler sonucunda oluşmaktadır. Araştırma konusu olan bu iki kültürün motiflerinin çıkış noktası genel olarak inanç sistemi ve mitolojik kökenlere dayanmaktadır.

AnadoluBenzerlikDokumalar+6
Tahmine Akyüz
Akdeniz University · Güzel Sanatlar Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Süleymaniye Kütüphanesi Ayasofya-3946 numaralı Kitâbu İntihâbâti Devâvîni'l-Fudalâ isimli divanın tezyini açıdan değerlendirilmesi

15. yüzyılda varlık gösteren Akkoyunlu Türkmenlerinin toprakları Doğu Anadolu, Azerbaycan ve İran coğrafyasının dahil olduğu geniş bir alanı kapsamaktadır. Akkoyunlu devletinin varlık gösterdiği o dönemde Orta Doğu topraklarında gelişmiş zengin sanatsal bir yapı hakimdir. Akkoyunlular miras aldıkları bu kültürel ortamı koruyarak Tebriz ve Şiraz merkezlerinde devrin büyük sanatkârlarını himaye etmiş, üst düzeyde tezhip ve minyatürlü el yazması kitapların üretilmesini sağlamışlardır. Üretilen eserlerde; Timurlu, Celayirli sanat birikimlerinden izler bulunmakla birlikte, kendilerinden önceki Karakoyunlu Türkmenlerinin oluşturdukları üslûp özelliklerini sürdürmüş ve kendi tarzlarını ortaya koymuşlardır. Ayrıca konumları itibariyle Osmanlılarla siyasi bir etkileşim içerisinde olmuşlar ve dolayısıyla da bu Osmanlı sanatına yansımıştır. Akkoyunlu devletinin hükümranlığı Safeviler tarafından son bulmuştur. Ancak üslûp özellikleri bir süre daha Safevi eserlerinde görülmeye devam etmiştir. Türkmen üslûbu olarak literatüre giren üslûba Akkoyunlu döneminin katkıları yadsınamaz bir gerçekliktedir. Dönemde üretilen el yazması eserler ve tezyinatlarının incelenmesi üslûbun daha da netleşmesi açısından önem taşımaktadır. Bu durumlar göz önünde bulundurularak araştırmada Akkoyunlu döneminde üretilmiş olan Ayasofya 3946 numaralı Divan'ın tezyinatı incelenmesi uygun görülmüştür. Öncelikle eserin ortaya çıkmasına katkı sağlayan Akkoyunlu devletinin kısa tarihçesi ve sanat ortamı ile ilgili bilgi verilmiştir. Katalog bölümünde eserin tezyinatlı sayfalarının çizimleri yapılarak kullanılan kompozisyon, motif özellikleri ve renkleri incelenerek analizleri yapılıştır. Değerlendirme bölümünde eser, yakın dönemde üretilmiş olan eserler ile karşılaştırılmış benzerlikleri açısından ele alınmıştır. Akkoyunlu Türkmen üslûbundan etkiler taşıyan Osmanlı ve Safevi eserler ile benzerlikleri incelenmeye çalışılmıştır. Sonuç olarak yapılan çalışmanın Akkoyunlu Türkmen dönemi tezhiplerinin anlaşılması için katkı sağlaması amaçlanmıştır. Akkoyunlu Türkmen dönemi tezhiplerinin daha çok araştırmaya konu olarak incelenmesi, daha iyi anlaşılması açısından önemli olacaktır. Anahtar kelimeler: Akkoyunlu, Türkmen üslûbu, Yazma Eser, Tezhip, Karakoyunlu, Safevi, II. Bayezid, 15. Yüzyıl.

15. yüzyılAkkoyunlularEl sanatları+7
Ayşe Betül Mavi Dulkadir
Akdeniz University · Güzel Sanatlar Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Isparta Yalvaç tepme keçe yaygıları ve uygulamaları

Doğumdan ölüme kadar yaşadığı bölgenin doğa koşulları insanoğlunun, geleneksel el sanatlarının ortaya çıkmasını ve şekillenmesini sağlayan en etkili sebeptir. Kadim Türk milleti, göçebe yaşamdan günümüzdeki yerleşik yaşama geçerken, pek çok toplumla hem hal olarak gelmiştir. Bu esnada kendi köklü geleneklerini de oluşturmuşlardır. Hayatı idame ettirmek adına ihtiyaçlardan doğan el sanatlarından biri olan keçe ve keçe sanatını da kullanım alanlarını modernleştirerek hayatına devam etmiştir. Orta Asya Türk toplulukları konargöçer yaşam tarzlarıyla, soğuk hava şartlarına yetiştirdikleri hayvanların etinden sütünden ve yününden faydalanarak uyum sağlamış ve keçeden yaptıkları evleri her zaman yanlarında taşımış, kışın soğuktan yazın sıcaktan korunmuştur. Tepme keçe tekniği Hun, Göktürk, Uygur, Selçuklu, Osmanlı ve Türk Cumhuriyet dönemine kadar taşınmıştır. Hayatın neredeyse her yerinde olan tepme keçe, başta çadır olmak üzere, yer yaygısı, giyim, çorap, çizme ve günümüzde hala kullanılan çoban kepeneklerinde kullanılır. Keçecilik günümüzde Anadolu'nun farklı birçok bölgesinde az sayıda da olsa hala yapılmaya devam etmekte ve geleneksel yapısını korumaya çalışmaktadır. Yalvaçta bu merkezlerden biridir. Her türlü ihtiyaca karşılık verebilecek şekilde, sayıları oldukça fazla keçe atölyesi bulunan Yalvaçta, günümüzde tek atölye kalmıştır. Atölyelerin yanı sıra atölyesiz, seyyahen çalışan ustaların bile olduğu dönemler maalesef sona ermiştir. Talep gören ürünlere rağbet yok denecek kadar azalmıştır. Bunların başın da yer alan, Öğrencinin Ala, Yer Keçesi, Keçe Halı diye değişik isimler verilen yaygılar gelmektedir. Uzun yıllar kendi kültür özellikleriyle harmanlanarak gelen aynı desen, aynı renk özelliğini koruyan Yalvaç keçe yer yaygıları, artık talep görmemekten dolayı, bir süre sonra kaybolmasından endişenildiği için böyle bir çalışmaya gerek duyulmuştur.

Dokuma sanatıDokumalarEl sanatları+3
Mine Dağdeviren
Akdeniz University · Güzel Sanatlar Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Kaynaklarda tespit edilen Navajo dokuması

İnsanoğlunun tarih boyunca yaşamını sürdürdüğü bölgelerde birtakım kültürel izler bıraktığı bilinmektedir. Bir toplumu tanıyabilmek adına birçok kültürel etken göz önünde bulundurulduğunda o topluma ait geleneksel el sanatları ürünlerinin yansımaları karşımıza çıkmaktadır. Araştırmaya konu olan, Amerika Yerlileri olarak bilinen Kızılderili'ler'in, yaşadıkları bölgeye Navajo rezervasyon alanı denmektedir. Rezervasyon alanları içerisinde kendi kültürel değerlenin yansımalarına ait birçok el sanatları ürünleri bulunmaktadır. Geleneksel sanatlarını yansıttıkları ürünler incelendiğinde kabileler arasında kuşaktan kuşağa bir bilgi aktarımından söz etmek mümkündür. Kızılderilerin sanat ürünleri arasında yer alan sepet örücülüğü, kum boyama, boncuk işleme, çanta, ayakkabı, dokumaları vb. gibi birçok ürün bulunmaktadır. Yapılan araştırma içerisinde Kızılderili'lerin el sanatlarının önemli bir dalı olarak bilinen, dokuma sanatları ele alınmaktadır. Dokumalar, tarih boyunca toplumun geleneksel değerlerini yansımasında önemli rol oynamaktadır. Kızılderili dokumaları incelendiğinde, yaşadıkları rezervasyon alanı içerisinde dönemsel ve bölgesel olarak farklılıkların yansımaları karşımıza çıkmaktadır. Kızılderili'lerin dokuma ürünlerinde bölgesel tarzları, renk, kompozisyon, motif, sembol, simge ve desen gibi birçok unsur dikkate alınarak araştırma içerisinde incelenmesi amaçlanmaktadır. Tez içerisinde yer alan, Navajo rezervasyon sahasına ait haritada belirlenen 67 dokuma bölgesinin bulunduğu tespit edilmiştir. Bu alanlar içerisinde ulaşılabilen kaynaklarda elde edilen bilgi ve bulgular sonucu, 44 bölgeye ait, 1500'e yakın görsel taraması yapılmıştır. Dokuma ürünlerinde çeşitlilik oldukça fazla olduğu için her bölgeye ait görsellerde en fazla 11 adet örnek sınırlandırılması uygulanmıştır. Kaynaklarda tespit edilen Kızılderili dokuma ürün görsellerine ait bilgiler tablo ile belirtilmektedir. Araştırmada aynı zamanda Doç. Dr Mehmet Ali Eroğlu'nun, 2015 yılında Amerika'da Navajo rezervasyon sahasında yapmış olduğu, alan araştırmaları sonucu elde ettiği bilgi, bulgular dikkate alınarak yayınlanmamış arşiv görselleri kullanılmaktadır. Eroğlu ile 2021 yıllı içerisinde yapılmış sözlü görüşmelerde, Kızılderili dokumalarına ait elde edilen bilgiler, yayınlanmamış arşiv görsel örnekleri ile birlikte kullanılmaktadır. Türkiye genelinde 18.09.2020 tarihinde Kızılderili'ler ile ilgili yapılan literatür taraması incelendiğinde "Yök Tez Merkezine" bağlı olarak ortaya çıkmış 8 adet tez çalışması bulunmaktadır. Bu çalışmalar içerisinde Kızılderili'lerin kendi kültürleri, yaşam alanları, mitolojik olayları ve şaman inançları gibi birçok bilgi bulunurken Navajo kültürüne ait el sanatları ve dokumaları hakkında kısıtlı bilgilere ulaşıldığı görülmektedir. Ancak dokuma sanatının çok geniş bir alanı kapsadığı ve birçok ürünün olduğu kaynak taramalarında karşımıza çıkmaktadır Kaynak taramalarında Türkçe kaynak sayısının yabancı kaynaklara göre olan oranı oldukça az olduğu görülmektedir. Bu kaynak yetersizliği göz önüne alınarak bu tez kapsamında literatürdeki bu eksikliğin tamamlanması için Navajo dokumalarının incelenmesini içermektedir. Araştırmada makale, dergi, bildiri, sözlü görüşme vb. Türkçe kaynaklardan başka, Kızılderili'lerin dokumalarına ait bilgiler sunan yaklaşık 28 adet, İngilizce kaynak taraması yapılmış içlerinden konuya uygun olarak belirlenenlerin Türkçe çevirileri yapıldıktan sonra kaynaklar bölümü olmak üzere tez içerisinde atıf ve alıntılarda belirtilerek kullanılmaktadır. Anahtar kelimeler: Amerikan Yerlileri, Dokuma, Kızılderili, Kilim, Navajo

Amerikan sanatıDokuma sanatıDokuma teknikleri+4
Esengül Düzenli
Akdeniz University · Güzel Sanatlar Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Burdur Altınyayla (Dirmil) ilçesinde tespit edilen düz dokumaların renk, yanış ve kompozisyon özelliklerinin incelenmesi

Alan araştırması Burdur iline bağlı Altınyayla (Dirmil) ilçesi ve bağlı köyleri, Anadolu'nun güney batısında, ''Tekeli'' olarak adlandırılan bölge coğrafik olarak Göller Yöresi içerisinde yer almaktadır. Oğuz boyunun uzantısı olan Türkmen topluluklarının sanat kültürlerinin devamı kapsamındaki dokuma kültürünün bu bölge-de de uygulandığı örnek dokumalarla tespit edilmiştir. Konuyla alakalı çalışma literatür taraması ve alan araştırması yöntemiyle gerçekleştirilmiş olup, bölgedeki düz dokumaya dair bilgiler bire bir dokumanın sahipleri ile sözlü iletişime geçilerek tarafımca tespit edilmiştir. Araştırma sonucunda tespit edilen örnek dokumaların bölgeye has bilgi ve isimlendirmelerine bağlı kalınarak ele alınmış olup, 64 adet örnek dokumanın boyutları metre kullanılarak ölçülmüş olup, dokumaların renk, yanış ve kompozisyon özellikleri analiz edilerek katalog bilgileri, yanış tipolojileri ve analizlere bağlı grafikleri verilmiştir.

Burdur-AltınyaylaDokuma endüstrisiDokuma sanatı+5
Öznur Kalkan
Akdeniz University · Güzel Sanatlar Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Türk ebru sanatında çiçekli ebrular ve günümüzdeki uygulamaları

Türk ebru sanatı, doğal boya ve malzemelerle yapılan, kaynaklara göre Orta Asya'dan köken alan, çok eski bir kitap süsleme sanatıdır. Türk ebru sanatı aynı zamanda, klasik ebrunun temelini oluşturmaktadır. Klasik ebru sanatının; battal, bülbülyuvası, şal, tarama, taraklı, akkâse vs. çeşitleri olduğu gibi, çiçekli ebrunun başlangıcı olarak kabul edilen "Hatip Ebrusu" ve "Necmeddin Ebrusu" olarak adlandırılan "Çiçekli Ebru" da klasik ebru sanatı içinde yer almaktadır. Türk Ebru sanatı asırlar boyunca usta-çırak yöntemiyle günümüze kadar gelmiştir. Günümüz ebru sanatçıları, hem klasik ebru sanatı çeşitlerini, hem de yeni tarz ebruları iyi bir şekilde yapabilmektedirler. Türk ebru sanatında çiçekli ebru denildiğinde, çiçekli ebru denemeleri ile bilinen Hatip Mehmet Efendi ve çiçekli ebrunun gelişimine katkıda bulunan Necmeddin Okyay isimleri ön plana çıkmaktadır. Yeni bulgular, her iki üstadın yaptığı ebru örneklerinin, geçmişte de yapılmış olduğu gerçeğidir. Okyay'ın öğrencisi Mustafa Esat Düzgünman'a kadar çiçekli ebrunun ivme kazanması, sonra bu ivmede yavaşlama olması, sanatta tekrara düşülmesi ve ebru sanatına sınırlar koyulması, bu sanatı durağanlaştıran olgular olarak karşımıza çıkmaktadır. Klasik dönem çiçekli ebruları incelendiğinde, çiçekli ebru örneklerinin sayıca az olduğu ve dönemin şartlarına göre el yapımı doğal boya ve malzemelerle, yine o dönemin koşullarına göre figürler yapıldığı görülmüştür. Günümüzde yapılan çiçekli ebru örnekleri ise, ya geçmiştekini birebir taklit ile iki boyutlu, ya stilize edilerek, ya da doğada görüldüğü gibi natüralist bir yaklaşım ile üç boyutlu olarak yapılmaktadır. Hangi yöntem ile yapılıyor ise yapılsın, günümüzde yapılan çiçekli ebruların, geçmişte yapılan klasik çiçekli ebrulara göre tekniksel değişime uğradığı belirgin olarak görülmektedir. Bu teknik değişim, günümüz ebru v sanatında kreatif ve özgür düşünce ile tasarımlar yapılmasına olanak sağladığı gibi, geçmiş dönemin ebru çeşitlerinin sayıca artmasına da olanak sağlamıştır. Bu çalışma ile klasik dönemde yapılan çiçekli ebruların günümüzdeki gelişimini, değişimini, günümüzde yapılan klasik dışı çiçekli ebrularla da, bu sanatın tekâmülünü ve farklılaştığını gözler önüne sermek amaçlanmıştır. ANAHTAR KELİMELER: Ebru sanatı, Çiçekli Ebru, Klasik Ebru, Ebru sanatçıları, Ebru yapımı

Ebru sanatıEl sanatlarıÇiçekler
Atilla Can
Akdeniz University · Güzel Sanatlar Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Antalya ili Etnografya Müzesi'nde bulunan kadın gömlek yakası ve kadın iç giyim örneklerinin incelenmesi

Geleneksel el sanatları alanında yapılan çalışmalar incelendiği zaman müzelerde özellikle depoda bulunan eserlerin ulaşılabilirliği göz önüne alınarak çok fazla gün yüzüne çıkamadığı anlaşılmaktadır. Etnografik Tekstillerin koruma anlamında zahmetli olması sebebiyle bu grupta yer aldığı görüldü. Ulaşılan eserlerin teknik özelliklerinin incelenmesi yapılarak, alanda kaynak oluşturacak katalog çalışması yapıldı. Antalya ili civarında yapılan dokumaların çoğunlukla bez ayağı tekniğinde olduğu görüldü. İç giyim örneklerinin keten ve pamuktan oluştuğu tespit edildi. Azınlıkta olsa da ipek iç giyim parçalarına da rastlandı. Doküman analizine dayalı olarak yürütülen çalışmanın örneklemini müzenin deposunda bulunan 37 adet kadın giyim unsuru oluşturmuştur. Örneklemin doküman numarası, müzeye geliş tarihi, müzeye geliş şekli, müzedeki yeri, dokuma malzemesi, dokuma boyutu, dokuma tekniği, kullanılan desen ve dokumanın tamamlayıcı özelliklerinin ayrıntılı bir şekilde sunulması sebebiyle alan yazına önemli katkıda bulunmaktadır. Anahtar Kelimeler: Mekikli dokuma, Antalya Etnografya Müzesi, İpek, Keten, Pamuk

AntalyaEl sanatlarıEtnografya+6
Nafize Keskin Alanyalı
Akdeniz University · Güzel Sanatlar Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

İlköğretim ikinci kademe görsel sanatlar dersi müfredatında geleneksel Türk sanatlarının yeri Zeynep Mustafa Kemer Ortaokulu örneği

İnsanoğlu geçmişten günümüze kendine özgü el sanatlarını ve kültürlerini beraberinde taşımıştır. Bir kültür unsuru olan el sanatları o toplumun zekasını ve yaşam seviyesinin bir göstergesi olmuştur. Kuşaktan kuşağa aktarılan ve önemli bir değer olan el sanatları geçmişle gelecek arasında köprü kuracak ve bunu milli değerlerini kültürünü kaybetmeden yapacak gençler yetiştirmek misyonu önem taşımaktadır. Günümüz dünyasında hızlı gelişen teknoloji ve buna aynı hızla ayak uyduran nesil geçtiğimiz eğitim öğretim yılının uzaktan eğitim yöntemi ile yürütülmesi sebebiyle ilk öğretim ikinci kademe yaş grubu öğrencilerin maalesef dijital bağımlılıklarını arttırdığı gözlemlenmiştir. Teknoloji ve dijital dünyanın yararları göz ardı edilmeksizin yanında getirdiği olumsuz durumları yok saymak mümkün değildir. Bu olumsuz durumlar gençlerin duygu ifadelerinde, el becerilerinde, iletişim becerilerinde ve üretme- bir ürün ortaya koyma noktasında yetersiz kaldıklarını açıkça göstermektedir. Sağlıklı bir birey yetişirken nitelikli ve zengin uyaranlara maruz kalması ayrıca bu uyaran zenginliği içinde hem bireysel başarı hem de takım içerisinde başarılı ve uyumlu olması kabul görmektedir. Yaş grubunun gereği oldukça aktif oldukları dönemde sanatsal etkinliklerin çokluğu ve çeşitliliği çocuğun ruhsal ve bedensel olarak pozitif yönde destekleyeceği ön görülmektedir. Sanat eğitimiyle amaçlanan üretken, kendine güvenen, kültürüne önem veren ve devamını sağlayacak bireyler yetiştirmektir. Bu bağlamda geleneksel Türk sanatları ülkemizin geleceği için eğitimdeki önemi üzerinde durulması gereken bir konudur. Bu araştırmada ilköğretim ikinci kademede görsel sanatlar dersinde geleneksel el sanatlarının öğretimi ile ilgili eksiklikler ortaya konmuştur.

Ders programlarıGeleneksel Türk sanatıGörsel sanatlar+6
Tuğba Ezgi Töre
Akdeniz University · Güzel Sanatlar Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Antalya Restorasyon ve Konservasyon Bölge Laboratuvarında yapılan işlemler

Antalya Restorasyon ve Konservasyon Bölge Laboratuvarındaki taş,metal,pişmiş toprak eserler ile ile etnografya bölüm çalışmalarında genel olarak kompozit eserler çalışılmışbu eserlerin dışında Antalya Etnografya Müzesinin taşınması ve tekstil çalışmalarının örneklerine yüksek lisans tezinin birinci bölümünde yer verildi. İkinci bölümde Isparta Müze Müdürlüğü konteyner depo da bulunana 53 adet eserlerin yoğun kar yağışından zarar görmesi, bu eserlerin Antalya restorasyon ve konservasyon bölge laboratuvarına nakil işlemi ivedilikle tamamlandıktan sonra kontrollü kurutma işlemine geçilmiştir. İlk olarak laboratuvara gelen eserlerin belgeleme çalışmaları yapılmaktadır fakat bu eser grubunun ayrıcalıklı bir durumu olduğundan ilk olarak kontrollü kurutma işlemleri yapılmış daha sonra belgeleme çalışmaları tamamlanmıştır. Belgeleme çalışmaları tamamlanan eserlerin üzerinde yoğun mantar,küf,miselyum tabakaları bulunduğundan aspirasyon cihazı ile yüzey temizlikleri yapılmış daha sonra eserler tek tek ele alınmak üzere askılarda ve kasalarda beklemeye alınmıştır. Yüzey temizlikleri tamamlanan eserlere soğuk buhar vererek cam ağırlıklar yardımı ile ütüleme işlemleri yapılacak daha sonra depo için paketleme iş ve işlemlerine geçilecektir. Hazırlanan yüksek lisans tez çalışmasında giyim-kuşam ve etnografya bölümlerinin farkındalığını yaratmak Geleneksel sanatlardan biri olan Akdeniz Bölgesi halı-kilim ve diğer dokumaları, tarihi yaşanmışlıklarını hissederek daha uzun seneler yaşamasına yardımcı olmak, kültürel mirasları gelecek nesillere aktarmak için restorasyon ve konservasyon uygulamaları konusunda bilinçli nesiller yetiştirilmesi hedeflenmiştir.

AntalyaAntalya MüzesiCepkenler+6
Gülistan Eren
Akdeniz University · Güzel Sanatlar Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Antalya Konyaaltı Bahtılı'da (Kilimci Nejdet Koleksiyonu) tespit edilen yastık dokumaları

Türk kültür ve sanatının önemli bir parçası olan dokuma sanatı, tarih boyunca çeşitli dönemlerde farklı teknikler ve sanat eserleriyle zenginleşmiştir. Türklerin dokuma sanatına olan ilgisinin, Orta Asya'da başlayan göçebe yaşam tarzıyla birlikte ortaya çıktığı bilinmektedir. Göçebe yaşam tarzında giysilerini, çadırlarını ve süs eşyalarını üretmek için dokumaya ihtiyaç duyan Türkler, bu becerilerini zamanla geliştirmişlerdir. Türklerin dokuma sanatındaki önemli ürünlerden biri halı dokumacılığı olmakla birlikte, Türk sanatının en değerli eserleri arasında yer almaktadırlar. Türk halıları, karmaşık desenleri, canlı renkleri ve yüksek kalitesiyle tanınmaktadır. Türklerin dokuma sanatı, sadece kilim, halı ve kumaş dokumacılığıyla sınırlı değildir. Çadır ve çanta dokumacılığı, heybe, çuval, yastık, seccade dokumacılığı gibi alanlarda da ustalıkla üretilen ürünler görülmektedir. Günümüzde nadiren de olsa, Türkiye'nin birçok bölgesinde dokuma sanatı canlılığını korumakta ve geleneksel yöntemlerle üretim devam etmektedir. Bu yüksek lisans tezi, Türkiye'nin çeşitli bölgelerinden Antalya'ya gelen yastık halılarının incelenmesine odaklanmaktadır. Araştırma, Antalya Konyaaltı Bahtılı'da Kilimci Nejdet özel koleksiyonundaki yastık halıları ele alarak, bu halıların Denizli/Çal, Kars, Taşpınar, Konya, Niğde, Kırşehir, Antep, Denizli ve Kafkas yörelerine ait özelliklerini analiz etmektedir. Koleksiyonda tespit edilen yastık halıların yörelerine ait bilgiler hem mağaza sahibi hem de koleksiyoner olan kaynak kişi Nejdet AKPINAR tarafından sağlanmıştır. Kaynak kişiden elde edilen bilgiler literatür bilgileri desteklenmiş ve karşılaştırılmıştır. Araştırma, nitel ve nicel yöntemlerin bir kombinasyonunu kullanmaktadır. Nitel yöntemler, halıların desenlerinin, renklerinin ve kompozisyonlarının detaylı bir şekilde incelenmesini içerirken, nicel yöntemler, halıların boyutlarını, kullanılan malzemeleri, dokuma tekniklerini ve dokuma kalitesini analiz etmeyi içermektedir. Bu nitel ve nicel analizler, halıların fiziksel özelliklerini ve değerini daha objektif ve ölçülebilir bir şekilde değerlendirmeyi sağlamaktadır. Bu çalışma, bu değerli kültürel varlıklarının korunması ve gelecek kuşaklara aktarılması amacıyla, yastık halılar hakkındaki bilgileri literatüre kazandırmayı hedeflemektedir. Bu çerçevede, araştırma, yastık halıların tarihsel ve kültürel önemini vurgulamakta ve bu alandaki bilimsel literatürü zenginleştirmeyi amaçlamaktadır. Ayrıca, bu çalışma, yastık halılarının üretiminde kullanılan tekniklerin ve malzemelerin daha iyi anlaşılmasına yardımcı olmayı hedeflemektedir. Anahtar sözcükler: Dokuma, Halı, Yastık, Motif, Antalya, Bahtılı

Sedat Karabay
Akdeniz University · Güzel Sanatlar Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Muğla Milas Çomakdağı ile Rize Hemşin yöresi kadın başlıklarının karşılaştırılarak kataloglanması

Muğla Milas Çomak dağı ile Rize Hemşin Yöresi Kadın Başlıklarının Karşılaştırılarak Kataloglanması konulu Yüksek Lisans Tez Çalışmasında her iki bölgeye de gidilerek sahada sözlü görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Araştırma sırasında yapılan literatür taramalarında 8000 yıla dayanan Anadolu kadın başlıklarının değişikliklere rağmen, temelde geleneksel yapısını koruduğu görülmüştür. Kırsal kesimin kapalı yaşam biçiminden kaynaklanan geleneksel yapısı nedeniyle özellikle kadın başlıklarında ciddi bir değişime uğranılmadığı gözlenmiştir. Ana Tanrıça Kybele'den bu yana fese benzeyen kadın başlığı, başlık üzerinden aşağı sarkıtılan uzun baş örtüsü, günümüze kadar gelen en belirgin baş örtüsü biçimidir. Bitkisel rozetlerle süslü ve sade baş çatkısı Hititler' den bu yana kullanılmaktadır İnanç, gelenek ve görenek ekseninde oluşan kültürel kodlar bireyin giyim kuşamını belirler. Bu giyim kuşamın en önemli unsuru ise kadın başlıklarıdır. Endüstrileşme ile geleneksel yaşamın ortadan kalkması, şehir yaşamının yaygınlaşması ve geleneksel dokumacılığın kaybolmaya yüz tutması nedeniyle geleneksel kıyafetler günlük hayatta kullanımdan kalkarak, sandıklara hapsedilmeye başlanmıştır. Turizm veya kültürel aidiyet duygusuyla günümüzde bile kullanılan baş bağlama şeklinin raporlaştırılması geleneksel değerlerin yaşatılması açısından önem taşımaktadır. Halen kullanılan baş bağlama şeklinin yöredeki tespiti gelecek kuşaklar için belge oluşturmak ve tanıtmak, geleneksel değerleri koruyarak aktarmak kültürel bellek oluşturmak açısından önem taşımaktadır. Konuyla ilgili yazılı ve basılı kaynaklar incelendi. Muğla Milas Çomakdağı'na 18-20 Nisan 2022 tarihleri arasında, Rize Hemşin'de Konaklar ve Subaşı Köylerinde 18-22 Ağustos 2023 tarihleri arasında alan araştırması yapıldı.Sözlü görüşmeler sonucu kaynak kişilerden alınan bilgiler, iç ve dış mekanlarda çekilen görseller arasından en iyileri belirlendi ve Yüksek Lisan Tez bölümleri içeresinde değerlendirildi. Anahtar Kelimeler: Hemşin, Çomakdağı, Baş Bağlama, Şar, Say, Puşi,

Hikmet Akçelik
Akdeniz University · Güzel Sanatlar Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Hatay Arkeoloji Müzesi mozaik örneklerinden hazırlanan mekikli dokuma koleksiyonu

Hatay Arkeoloji Müzesi mozaik örneklerinden hazırlanan mekikli dokuma koleksiyonunun anlatıldığı yüksek lisans tezi üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde Hatay Arkeoloji Müzesinin kuruluş ve günümüze kadar geçirdiği gelişim süreci, müze yerleşim planı içerisinde oluşturulan tarihi dönem canlandırmaları ve bazı eserlerden oluşan bölümler anlatılmaya çalışılmıştır. 3500 metrekare mozaik sergileme alanıyla 2014'de yeni binasına taşınan Hatay Arkeoloji Müzesi dünyanın en büyük mozaik koleksiyonuna sahip müzedir. Günümüzde Harbiye olarak bilinen antik adıyla Daphne bölgesindeki dönemin Antakya toplumunun villaları içerisinde, çoğunlukla taban döşemeleri olarak yapılan Roma ve Bizans Dönemi'ne ait mozaiklerde genel olarak mitolojik konular ve günlük yaşamdan sahneler yer almaktadır. Mozaik yapım teknikleri üslup özellikleri ve tasarım için seçilen Oceanos Mozaiği, Sarhoş Dionyssos Mozaiği, Terkedilmiş Ariadne Mozaiği, Tryphe ve Bios Mozaiği, Narkissos Mozaiği, Kuşlar Mozaiği, Balıklar ve Ördekler Mozaiği, Lotus Çiçeği Demeti Mozaiği, Andromeda Perseus ve Dansçılar Mozaiği gibi mozaiklerin teknik özellikleri, mitolojik öyküleri anlatılmaya çalışılmıştır. İkinci bölümde bölgede yaygın olarak halen yapılan mekikli dokumanın ne olduğu ve tarihçesi, yörede köklü bir geçmişe sahip ipek böceği yetiştiriciliğiyle gelişen Hatay ipekli dokumacılığın durumu ve gelişimi, teknik ve renk özellikleriyle birlikte anlatılmıştır. Üçüncü bölümde ise Hatay Arkeoloji Müzesi mozaiklerinden hazırlanan mekikli dokuma tasarımları ve bu tasarımların üretimi olan mekikli dokumaların fotoğraflarına yer verilmiştir. Anahtar Kelimeler: Hatay, Mitoloji, Mozaik, Dokuma, Mekikli Dokuma

DokumalarHatayHatay Arkeoloji Müzesi+3
Turgay Uyar
Akdeniz University · Güzel Sanatlar Enstitüsü
2020
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Burdur Çavdır ilçesi Kızıllar köyü düz dokuma yaygılarının kataloglanması

Araştırma dört bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde Burdur'un Çavdır ilçesine bağlı Kızıllar köyünün tarihçesi, Kızıllar adının kaynağı ve coğrafyasına yer verildi. İkinci bölümde kullanılan hammadde, hammaddenin hazırlanmasında ve dokuma aşamasında kullanılan aletler, boyama işlemi ile dokuma örneklerinde kullanılan tekniklerden bahsedildi. Üçüncü bölümde düz dokuma yaygılarının genel özellikleri ve yörede kullanılan dokuma türleri ve kullanım amaçları hakkında bilgilere yer verildi. Dördüncü bölümde tespit edilen düz dokuma yaygıları renk, motif ve kompozisyon özellikleri bakımından incelenerek ilgili yerlerde görsel kullanılarak ifade edildi. Genel olarak yün ve kıl malzemelerden oluşan, Kızıllar köyü dokumaları çalışma esnasında fotoğraflanarak, boyutları ve üzerinde kullanılan motifler tespit edilmiştir. Dokumalar üzerinde uygulanan renklerden oluşan motiflerin ve yüzey krokilerinin çizimi yapıldı. Çalışmada kullanılan örneklerin katalog no, örnek no, dokuma örneğin türü, inceleme tarihi ve saati, dokumanın bulunduğu yer, yöredeki adı, kaç yıllık olduğu, günümüzdeki durumları, iplik büküm çeşitleri, uygulanan teknik, kullanılan motifler ve renkler, yöredeki adları ve literatürdeki bilinen adları, kompozisyon ve motif özellikleri tablolar halinde verildi. Sonuç ve değerlendirme bölümünde ise dokumalardan yola çıkarak oluşturulan renk, motif, dokuma tekniği, iplik büküm analizleri ve dokuma çeşitleri ve kullanım amaçları detaylı şekilde tablolar ve grafiksel olarak belirlendi.

Bezayağı dokumaBurdur-Çavdır-KızıllarCicim+5
Batuhan Karamazı
Akdeniz University · Güzel Sanatlar Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Yozgat Müzesi'ndeki dokumaların desen, renk, kompozisyon özelliklerinin incelenmesi

Anadolu'nun birçok yerinde olduğu gibi Yozgat halkı içinde dokuma, yaşamlarının önemli bir kısmında bulunmaktadır. Gerek Türkmenlerin gerekse yöre halkının dokumuş olduğu kilim, heybe ve yastık yüzleri genel olarak incelendiğinde yöreye has olan belli başlı motifler(yanışlar) dikkat çekmektedir. Yozgat'taki dokumalarda da karşımıza çıkan bu motifler yöre halkının yöresel isimlendirmeleri ile bilinmektedir. Gerek renk kullanımı gerekse kompozisyon düzeni olarak ele alındığında çevre şehirlerden etkilenme olduğu görülmektedir. Uzun bir dönem göç veren ve alan bir şehir olması sebebi ile yöreye birçok farklı yörenin kilimleri de ulaşmış olup, bunun yanı sıra diğer yörelerin dokumalarından bir etkilenmede söz konusudur. Ağırlıklı olarak kilim, yastık yüzü ve heybe dokumları dokunmuş olan Yozgat'ta halı dokumaları nadiren görülmektedir. Istar tezgâhı ise en çok kullanılmış olan dokuma tezgahıdır. Yöredeki dokumalardaağırlıklı olarak hayvancılıkla uğraşan halk, yetiştirdiği koyun ve keçiden elde ettiği yün ve tiftik keçisinin kılını kullanmış ve az sayıda da olsa hala kilim dokunmaktadır. Bununla birlikte ıstar, culhalık tezgâhına da rastlanmıştır. Yörede dokuma çeşitleri filiklitülü, halı, kilim, cicim-zili, çul, kolan, yastık yüzü, heybe şayak ve pamuklu bez dokuma olarak gözlemlenmiştir. Yozgat Müzesi envanterinde bulunan dokumlardan 12 adet kilim, 12 adet heybe ve 12 adet yastık yüzü kompozisyon özellikleri, renk, desen, ebatları tablo halinde verilmiş ve katalog haline getirilmiştir. Katalog haline getirilen kilimlerin kompozisyon özelliklerinden yola çıkarak yeni tasarımlar yapılmıştır. Anahtar kelimeler: Yozgat, Müze, Kilim, Dokuma

DesenDokumalarEl dokumaları+5
Selahattin Doğan
Akdeniz University · Güzel Sanatlar Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Aksaray Sultanhanı örneğinde halı ve düz dokumaların onarım, teknik ve uygulama örnekleri

Aksaray Sultanhanı Örneğinde Halı ve Düz Dokumaların Onarım, Teknik ve Uygulama Örnekleri ana başlığı altında oluşturulan ve elde edilen bilgiler ışığında şekillenen tez üç ana bölümden oluşmaktadır. "Aksaray İli Sultanhanı İlçesinin ve buradaki halı-kilim onarımının tarihçesi, Halı Tamirinde Kullanılan Teknikler ve Kilim, Cicim, Zili, Sumak Dokumalarda Kullanılan Teknikler" şeklinde üç başlıkta incelenmiştir. Tez çalışmasını destekleyen; sayıları yaklaşık 20 kadar olan Sultanhanı' nda 10-18 Mart 2018 tarihleri arasında, aktif olarak faaliyet gösteren 7 adet atölyede (Karlıer Halıcılık, Sultan Saray Halı, Veis Yumuşak Halı Tamir Atölyesi, Efe Halıcılık, Şanlı Kardeşler Atölyesi, Ergin Çekim Atölyesi, Aydın Halıcılık ) saha çalışması yapılarak 33 adet tamir ustası ile sözlü görüşme yapılmıştır. Bu çalışma Aksaray ili Sultanhanı ilçesinde yapılan el dokuması halı ve düz dokumaların onarım işleri incelenmiş, bu amaçla Sultanhanı ilçesi tanıtılmış, bölgenin en önemli geçim kaynaklarından biri olan onarım işinin bu beldede nasıl başladığına dair bilgi verilmiş, tamir, onarım, restorasyon terimlerinin tanımı yapılmıştır. Ayrıca beldede uygulanan halı ve düz dokumaların onarım işlemlerinin aşamaları, kullanılan araç-gereç, hammadde tanıtılmış, teknikler hakkında bilgi verilerek fotoğraflarla desteklenmiştir. Büyük emek ve itina ile dokunan, geçmişimizi ve kültürümüzü yansıtan, günlük yaşamımızın bir parçası olan ve üretildikleri dönemlerde kullanım amacıyla yapılmış zengin renk, desen ve yapı özellikleriyle günümüze kadar ulaşabilmiş halı ve düz dokuma yaygıların her biri birer sanat eseri niteliğindedir. Sanat değeri taşıyan halı ve düz dokuma yaygıların, gelecekte de varlıklarını sürdürebilmeleri için uygun koşullar altında korunmaları ve gerekiyorsa onarılmaları gerekmektedir.

Aksaray-SultanhanıDokuma teknikleriDokumalar+6
Tuba Ayhan
Akdeniz University · Güzel Sanatlar Enstitüsü
2018
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Arkeolojik tekstillerin konservasyonu: Türkiye örneği

Tarih boyunca tekstilin insanların yaşamında vazgeçilmez bir yeri olmuştur. Organik maddelerden meydana gelen tekstillerin koruması ise oldukça zor olmuştur. Bu korumayı müzeler üstlenmişken kaybolan kültürel mirasın korunması hakkında konulan kurallar ICOM (International Council of Museums) tarafından belirlenmiştir. Müzelerde sergilenmekte ve depolarda tutulmakta olan tekstil maddelerinin, çeşitli analizler ve incelemelerden sonra konservatörler tarafından müdahale şekline karar verilir. Bu müdahale ise tekstil malzemesinin üzerinde korumaya yönelik ya da eksik yerin tamamlanması için gerekli işlemlerdir. Teknoloji geliştikçe tekstil ürünlerine müdahaleler de farklılaşmıştır. Genellikle tekstil bozulmuş yüzeyine müdahale etmeden eksik parça aynı kalarak bütününün bozulması engellenerek koruma altına alınmalıdır. Arkeolojik tekstillere müdahale ise daha farklı yapılmalıdır, uzun yıllar boyunca toprak altında kalan tekstil yüzeyinin kırılganlığı daha fazla artmaktadır. Müdahale yapılmadan önce nasıl topraktan çıkartılacağı, nasıl bir işleme tabi tutulması gerektiğinin kesinlikle bilinmesi gerekmektedir. Bu işlemlerin yapılabilmesi ise uygun ortamların hazırlanması gerekmektedir. Tekstilde yer alan bozulmaların tamamlanması oldukça güç metotlar arasındadır. Bulunduğu yüzyılın tüm özelliğini üzerinde taşıyan tekstil' in onarılması, temizlenmesi oldukça dikkat isteyen bir işlemdir. Ehil ellerde gerçekleşmeyen bir onarım ve temizlik, tekstil yüzeyinde geri dönüşü olmayan tahribatlar bırakmaktadır. Bir konservatörün en dikkat etmesi gereken husus da budur.Tüm tekstiller bir toplumun geçmişini aydınlatan parçalardır. Heykeller veya resimler nasıl bir müzede izleyiciye görsellik keyfi sağlayan parçalarsa tekstil ürünleri de o toplumun folklorik öğelerini taşırlar. Görünüş, teknik açıdan farklılık gösterse de bir sanat nesnesini koruma temel olarak ele alacağımız hususlardan olmalıdır.

ArkeolojiBakım onarımKonservasyon+3
Özlem Topuz
Akdeniz University · Güzel Sanatlar Enstitüsü
2018
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

İkinci meclis binasının tavan süslemelerinin üslup yönünden incelenmesi

II. Meclis binası, Halk Fırkası Mahfeli (Halk Partisi Merkezi) olarak yapımına başlanmıştır. Yapının inşası devam ettikçe çok güzel bir şekil almakta olan Mahfel binasının Meclis binası olma fikri ortaya çıkmıştır.1923 yılında Mimar Vedat Tek tarafından bir yıl gibi kısa bir sürede tamamlanmıştır. Büyük Millet Meclisi Cumhuriyet Halk Fırkası olarak tasarlanan, ancak, I. Büyük Millet Meclisi binasının yetersiz olması ve gelişen Cumhuriyet Türkiye'sinin ihtiyaçlarını Meclis, karşılayamaması nedeniyle değişiklikler geçirmiş, sonra da II. Türkiye Büyük Millet Meclisi olarak 18 Ekim 1924 tarihinde hizmete açılmıştır. Mimarın, yapı inşaatının hangi aşamasında mahfelden (parti merkezi) Büyük Millet Meclisine dönüştürmekle ilgili nasıl bir plan yaptığı tahminlerden öteye gitmemektedir. Bina içinde dolaşım sistemi sık sık değiştirildiğinden Mimar Vedat Tek'in özgün plan çözümlerini izlemek mümkün değildir. Özellikle Büyük Millet Meclisinin 1926 yılı yaz tatili döneminde binanın ana kütlesine ekleme yapılarak kapsamlı bir tadilat yapılmıştır. Binanın kuzeydoğu yönündeki Genel Kurul Salonu'na doğrudan girişi sağlayan giriş telgrafhane yapılarak kapatılmıştır. Bu girişi gösteren andezit taş bloklarla yapılmış altı basamaklı merdivenlerde atıl duruma düşmüştür. Binanın güneydoğu cephesinde ana caddeye bakan giriş de portal (taç kapı) olarak düzenlenmiştir.1931 tarihli Meclis kullanım planında postane olarak gösterilen cephede arka cephe görünümünü almıştır. Meclis faaliyetlerini1960 tarihine kadar bu binada sürdürmüştür.

Bina yapımıBinalarEl sanatları+5
Ayten Şenlik
Akdeniz University · Güzel Sanatlar Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimEN

Adana Karatepe cooperative's r ug weavings

Kilim, a traditional Turkish art rugs has been a part of Turks' daily life from the birth to the death. Turkish people used rugs as a ground spread in Western and Central Asia. Because of the common usage of the rugs, sacks, seams and similar texture studies the Kilim Development Cooperative was founded in the Sarıdüz neighborhood of the Karatepe village in the Kadirli District of Osmaniye province , in 1972. Before the fondation of this Cooparative plain weaving was weaved widely as rugs, sacks, floor spread and decoration stuff. In 1950s in Karatepe Yusuflu Village, kilim that weaved with dyers'madder bacame widespread. Village people dyed the strings by the help of a man called Dyer Mevlüt came from Kadirli district. After the 1970s , Halet Çambel came to Karatepe Village and then village people came more educated. Halet Çambel told the women in the village how they could prepare the dyers' madder by themselves and they produced it together. The quality of the rugs in this region is being tried to carry until today. The wool used as the raw material has been turned into string and it has been use by colouring with natural dyes. The motifs used in the kilim symbolized the tribes, the families, the nobad families around aroun this region. From a tourist view Kilim is in demand in Osmaniye and being produced aimed at purpose, are known as the cause of Kilim's coming today. In Karatepe Village Cooperative, Kilim's main characteristics come until today without any corruption with the same quality is a herritage. That's to say , since the beginnig of weaved according to necessity, when it is compared with the old samples, it has seen less motif and colour varieties used. These rugs has been weaved with the technique of plain waeving. Key Words: Kilim, Karatepe Rugs, Aslantaş Kilim Cooperative, Halet Çambel, Karatepe Kilim Cooperative.

Adana-Kadirli-KaratepeWeavingWeavings+4
Özlem Yeşilyurt
Akdeniz University · Güzel Sanatlar Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Antalya Müzesi etnografya bölümünde sergilenen halılar

Bu çalışmada Antalya Müzesi Etnografya bölümünde sergilenen halılar başlığı altında, farklı yöreler ait 21 adet halı incelenmiştir. Bu halılar daha önce hiçbir araştırma konusunda yer almamıştır. İlk defa ele alınacak olması oldukça önemlidir. Birinci bölümde Antalya Müzesi tarihi hakkında bilgiye yer verilmiştir. İkinci bölümde Türk halı sanatının tarihi gelişimi, Üçüncü katalog bölümünde eserlerin resimleri, özellikleri hakkında bilgi bulunmaktadır. Dördüncü değerlendirme bölümünde, incelenen eserlerin malzeme, teknik, renk, kompozisyon ve desen özellikleri hakkında bilgi, kullanım yerlerine göre halı çeşitleri ve halıların tarihlendirilmesi yer almaktadır. Sonuç bölümünde çalışmanın kısa değerlendirilmesi ve bazı eserlerin yayınlanan kaynaklarla arasındaki farklılıklara yer verilmiştir. Çalışmanın sonunda yararlanılan yayınlar ile ilgili bilgi bulunmaktadır. Ekler bölümünde ise Antalya Müzesi'nden alınan dokümanlara yer verilmiştir. Anahtar Sözcükler: Antalya Müzesi, Halı, Dokuma, Çift Düğüm, Motif, Kompozisyon.

AntalyaAntalya MüzesiDokumacılık+6
Derya Elgün
Akdeniz University · Güzel Sanatlar Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Türkiye'deki üniversitelerde tekstil konservasyonu eğitiminin karşılaştırılması ve öneriler

Taşınabilir kültür varlıklarından olan tekstil eserlerin yok olup gitmeden gelecek kuşaklara taşınmasını sağlamak ve bu tekstil eserlerin korunmasına yönelik yeterli bilinci oluşturmak adına Türkiye'deki üniversitelerde tekstil konservasyonu ile ilgili verilen dersler tespit edilmiş, ders içerikleri belirlenmiş, karşılaştırılmış ve saptanan sorunlara yönelik öneriler sunulmuştur. Öneriler sunulmadan önce yurtdışında bulunan Amsterdam Üniversitesi ve Glasgow Üniversitesi'nde tekstil konservasyonu ile ilgili dersler, programlar incelenmiştir. Buna ek olarak Türkiye'de bulunan beş adet tekstil laboratuvarı bire bir incelenmiş ve tablolar yardımı ile kıyaslanmıştır. İncelenen derslerin çoğunlukla teorik ve laboratuvar ortamından yoksun olarak işlendiği saptanmış bu yüzden de öğrencinin belirli haftalarda müzenin tekstil laboratuvarlarına giderek uygulama aşamalarını tarihi tekstil eserler üzerinde görebilmesinin öğrencinin uygulama becerisine katkı sağlayacağı düşünülmüştür. Tez çalışmasında, tekstil konservasyonu üzerine üniversitelerimizde verilen eğitim incelenmiş, bu derslerle ilgili müfredat bilgilerine bakılmış, durum tespiti yapılmış ve son olarak eksikler saptanmıştır. Buradan çıkan sonuçlar tablolar halinde karşılaştırılmış, olumlu ve olumsuz yönler belirlenmiştir. Çıkan sonuçlar üzerine öneriler geliştirilmiştir. Araştırma yapılmak üzere 13 üniversite belirlenmiş, bu üniversitelerin Geleneksel Türk Sanatları Bölümü, Halı-Kilim ve Eski Kumaş Desenleri Anasanat Dalları, Kültür Varlıklarını Koruma ve Onarım Bölümleri, Tekstil Bölümü ve El Sanatları Bölümü incelenmiştir. Saptanan derslerin teorik-uygulama saatleri, akts bilgileri, zorunlu mu seçmeli mi olduğu, hangi yarıyılda verildiği ve derslerin amaçları önce her ders için ayrı tablolar halinde, daha sonra üniversitede verilen derslerin kredi bilgilerinin detayları ve toplam kredi-akts sayıları yine tablolar halinde sunulmuştur. Tez çalışması kapsamında Türkiye'deki müzelerde bulunan tekstil laboratuvarlarına ve tekstil konservasyonu yapılan üniversitelere gidilmiş, çalışanlarla ve akademisyenlerle gerek mail ortamında gerek bire bir görüşülmüş ve konu ile ilgili bilgiler toplanmıştır. Üniversitedeki akademisyenlerle iletişime geçilerek ders programı, derslerin içerikleri hakkında detaylar istenmiştir. Tekstil konservasyonu ve restorasyonu üzerine çalışan az sayıda üniversite ve müze tespit edilmiştir. Tespit edilen çoğu üniversitede tekstil konservasyonu dersinin çoğu zaman teorik olarak işlendiği saptanmıştır. Bu dersin teorik olarak işlenmediği üniversitelerde ise çoğunlukla halı-kilim onarımından başka restorasyon işlemlerinin yapılmadığı görülmüştür. Türkiye'deki üniversitelerde işler halde çok az sayıda bulunan tekstil konservasyon ve restorasyon laboratuvarı bulunduğundan, Türkiye'deki müzelerden bilgi toplanmaya çalışılmıştır. Bu sayede tekstil konservasyonu ve restorasyonunun Türkiye'deki durumu ile ilgili tespitlere ulaşılmıştır.

EğitimKonservasyonKoruma+5
Serap Sezen
Akdeniz University · Güzel Sanatlar Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Hollanda ve flaman resim sanatında Osmanlı halılarının betimlemeleri (17. yüzyıl örneğinde)

17. Yüzyıl Hollanda ve Flaman resim sanatında Osmanlı halılarını incelendiği yüksek lisans tez çalışması iki bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde Hollanda ve Flaman resminde yer alan konular incelenmiştir. Tespit edilmiş konuları sıklıkla resimlerinde işleyen ressamların biyografilerine yer verilmiştir. Her ressamın bir eseri analiz edilmeye çalışılarak ressamın üslubu, bakış açıcı tanıtılmaya çalışılmıştır. Çoğunlukla dönem insanının günlük yaşantısını gördüğümüz resimlerde, müzik içerikli sahneler, mektup yazan, mektup okuyan insanlar, çocuk ve onunla ilgilenen bakıcı ya da anneleri, coğrafyacı ya da tarihçiler, denizciler ve deniz yaşantısı, manzara resimleri ve az sayıda da olsa dinsel içerikli konular resimlerde gördüğümüz betimlemelerdir. Resimlerde en çok kadın ve çocuklar karşımıza çıkar. Bunun sebebi evin erkeğinin evden uzakta uzun deniz seferinde olduğu olabilir. Bunun yanı sıra mesleki loncaların çok yaygın olduğu bu bölgede lonca üyelerinin portreleri ve grup portreleri de talep görmüş resim konuşları arasındadır. Birinci bölümde on dokuz ressamın biyografileri ele alınmıştır on dokuz resim analiz edilmiştir. İncelenen resimlerdeki konular araştırılırken görülmüştür ki çoğunluklu olarak kullanılan mekân, insan figürlerinin duruşu, figürlerin kıyafetleri, hayvanlar ve her türlü objenin simgesel bir ifadesi, karşılık gelen bir gizli bir anlamı mevcuttur. Bu simgesel anlatım biçiminin kullanılış nedenlerinin ise toplumsal dinsel ahlaki ticari olduğu araştırmalar sonucunda ortaya konulmuştur. İkinci bölümde resimlerin içerisindeki halı türlerine göre altı başlık altında toplanmıştır. Bu başlıklar altında on dokuz ressam ve yirmi iki tablosu analiz edilmeye çalışılmıştır

17. yüzyılFlamen sanatıHalılar+6
Gamze Aydın Çıragöz
Akdeniz University · Güzel Sanatlar Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Yeşilovacık ve Büyükeceli (Mersin Silifke Gülnar) Sarıkeçili Yörüklerinde çuvallar

Bu tezde, Anadolu'nun son göçer topluluklarından olan Sarıkeçili yörüklerine ait çuval dokumalar ele alınmıştır. Araştırma alanı, Mersin ili Gülnar ilçesine bağlı Büyükeceli mahallesi Karadere Mevkii ve Silifke ilçesi Yeşilovacık mahallesi Ilıca Mevkilerinde kışlayan Sarıkeçili yörükleriyle sınırlandırılmıştır. Büyükeceli ve Yeşilovacık, coğrafi konumu itibariyle engebeli ve dağlık bir bölge olup, Toros dağları eteklerinde birden fazla yaylayı bünyesinde barındırmaktadır. Bu yaylalarda geçimlerini hayvancılık ve buna bağlı konar - göçer faaliyetleriyle sağlayan yörük gruplarına rastlanmıştır. 2016 - 2018 yılları arasında Konya'dan Mersin'e göçerken ve Mersin illerinde Sarıkeçili yörüklerinin göç yollarının bulunduğu yaylalarda alan çalışması yapılarak, karşılıklı görüşme ile gerekli araştırmalar yapılmış, çuvallar desen, renk, kompozisyon ve motif özellikleri bakımından incelenmiştir. Alan araştırması esnasında yörüklerin yaşam alanlarında kaynak kişiler ve karşılıklı görüşmelerle, hem bölge yörüklerinin günlük yaşantılarını ve sosyo-kültürel yapıları hem de çalışma için gerekli materyallerin incelemesi yapılarak bu çalışma hazırlanmıştır. Alan çalışmasıyla konar - göçer yaşantısının vazgeçilmez eşyalarından olan çuvallar bizzat yerinde incelenmiş ve ayrıntılı olarak gözlemlenmiştir. Günümüzde yörük gruplarının yerleşik hayata geçme eğilimleri, göçler yapılırken karşılaşılan sorunlar ve hızlı gelişen teknoloji ile birlikte el dokumacılığınında bitmesi, çuvalların kullanımının azalmasına ve sanayi ürünü çuval kullanımına neden olmaktadır. Yörük çadırlarında sanayi tipi çuval kullanımı yaygınlaştığından yörük kadınları çuval dokuma işlemini neredeyse bırakmışlardır. Bu sebeple yörüklerin ellerinde bulunan son çuval dokuma örneklerinin kayıt altına alınması büyük önem taşımaktadır. Alan araştırması yapılarak yörük kadınları tarafından dokunan çuvallar desen, renk, kompozisyon, kullanılan malzeme ve özellikleri itibariyle incelenip kataloglama işlemi yapılarak, elde edilen bulgular literatür kaynaklarıyla desteklenmiştir.

El sanatlarıMersinMersin-Gülnar+7
Songül Karagöl
Akdeniz University · Güzel Sanatlar Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Yahyalı halı motiflerinin incelenip iç mimari de bezeme unsuru olarak kullanılması

Ülkemizin önemli el sanatlarından olan dokuma halıları yöresini ve okuyucusunu anlatan bir dile sahiptir. Motifleri ile okuyucusunun duygusunu, kültürünü, titizliğini, sakinliğini, aceleciliğini vb. birçok duyguyu ve konuyu anlatır. Bu sanat zamanla yerini makine halılarına bırakmakta ve verilen değer azalmaktadır. Üzerindeki motifler yeni tasarım halılardaki desenlerle yer değiştirmekte ve ilgi kaybetmektedir. Bu çalışma ile halı motiflerinin kaybolmaması ve tekrar değerlendirilmesi için iç mekan tasarımlarında bezeme unsuru olarak nasıl kullanabilineceği incelenmektedir. Bezemenin temel öğeleri motif, desen ve çizgilerdir. Öğeler tek başlarına ya da bir kompozisyon içinde kullanılabilir, soyut ya da somut olabilirler. Somut öğeler, insan, hayvan, bitki ya da cansız maddelerin betimlemeleri veya bu tür doğal nesnelerden esinlenerek oluşturulmuş şekillerdir. Soyut öğelerse çoğunlukla geometrik şekillerden oluşan veya özdeşleyim oluşturmayan biçimlerdir. Kültürel mirasımızın önemli bir parçası olan Bezeme sanatı ve el sanatlarından olan halılarının üzerindeki motiflerin günümüz iç mimarisinde yaşatılması amacı ile bu çalışma da Yahyalı halısı üzerindeki motifler incelenip, uygulanarak tasarımlar hazırlanmıştır. Geometrik motifler ve bitkisel motiflerin farklı yüzeylere işlenmesiyle oluşan bu çalışmalar günümüz mimari ve dekorasyon alanlarına, geçmişimize ait kültürel eserlerle harmanlanmış bağlara örnek teşkil edilmesi amaçlanmaktadır.

El halısıEl sanatlarıHalı endüstrisi+6
Derya Çakmak
Akdeniz University · Güzel Sanatlar Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Eski Türk Kam Kostümlerinde mistik imgeler

Eski Türkler, şaman kelimesi yerine "kam" kelimesini kullanmaktadırlar. Pek çok imgesel motifin, çeşitli hayvanların derilerinin, tırnaklarının ve kamın kendisine özgü tasarlanan kostümleri kullanmaktadırlar. Eski Türk Kam kostümünün üzerinde mitolojinin, tarihin, dinin, felsefenin, kozmo lojinin, astrolojinin özünü bulmanın mümkün olduğu bilinmektedir. Kam kostümünün yanında bazı kozmik imgeleri ve izlenecek meta-psişik yolları da açığa vurmasından dolayı önem arz etmektedir. Kam kostümünün üzerinde bulunan aksesuar parçalarına baktığı- mızda, ilk olarak kamın kostümden güç alışı, kutsal saydığı değerler, aksesuarların taşıdığı mistik değerler dikkat çekmektedir. Kam kendini bir kuş gibi özgür, bir ayı gibi güçlü, bir at gibi hırçın hissettiğin de, onun hissettiklerini anlarız çünkü bize bunu ruh hali ile, dansı ile çok güzel tasvir etmektedir. Aksesuarların ve nesnelerin, Kam'ın dünya görüşünü ve büyüsel simgesini mistik bir kişiliği yansıtarak, koruyucusu olarak görev aldığı düşünülmektedir.

DokumalarEl sanatlarıEski Türkler+6
Elif Güzel Özparlar
Akdeniz University · Güzel Sanatlar Enstitüsü
2017
00