Recently Added Theses
View AllDursun Akçam'ın romanlarında yapı ve izlek
Dursun Akçam, Cumhuriyet dönemi Türk edebiyatında 1960-1980 döneminde eserler verir. Bu çalışmada, roman, öykü, anı türünde eserler veren yazarın romancılığı ele alındı.Çalışma iki bölümden oluşmaktadır. İlk bölümde yazarın yaşamı, edebi kişiliği ve eserleri hakkında bilgi verildi.Çalışmanın temelini oluşturan ikinci bölümde Dursun Akçam'ın roman türündeki 4 eserini yapı ve izlek bakımından inceledik. Romanlar yapısal ve izleksel kurgusu incelenirken roman teorisinden yararlandık. Bunun yanı sıra sosyoloji, psikoloji ve tarih gibi bilim dallarından da faydalandık. Dursun Akçam 1975- 2002 yılları arasında dört roman kaleme yazar. Almanya'ya sürgüne gönderilen yazar on yıl kaldığı Almanya'da iki roman kaleme alır. Türkiye'ye döndükten sonra da otobiyografik roman diyebileceğimiz son romanını yayımlar. Eserlerini toplumcu gerçekçi bakış açısıyla kaleme alır. Romanlarında bireysel izleklerden çok toplumsal izlekleri işler. Akçam'ın romanlarını kendini gerçekleştirme, başkaldırı, sömürü, yabancılaşma gibi toplumsal izlekler açısından ele almaya çalıştık. Romanlar yapı ve izlek bakımından incelendikten sonra romanlardaki ortak yapı üzerinde değerlendirme yapmaya çalıştık.Dursun Akçam'ın romancılığı hakkındaki sonuç bölümünden sonra, yazar ve alanla ilgili kaynaklara yer veren kaynakça kısmına yer verdik.Anahtar Sözcükler: Dursun Akçam, roman, toplumcu gerçekçilik, Almanya, yerellik
Hüseyin Rahmi Gürpınar'ın öykülerinde konu/tema ve yapı
Türk edebiyatında romancı kimliği ile öne çıkan Hüseyin Rahmi Gürpınar (1864-1944), romanlarının yanı sıra öykü, tiyatro, edebi tartışma ve fikir yazıları kaleme almış, hayatını yazarak kazanmış üretken bir yazarımızdır. Bu çalışmada Hüseyin Rahmi Gürpınar'ın öyküleri ve öykücülüğü inceleme altına alınmıştır.Hüseyin Rahmi'nin öykücülüğünün niteliksel açıdan ele alındığı ?Giriş? bölümünde, araştırmacıların ve eleştirmenlerin görüşlerine de yer verilerek genel bir değerlendirme yapılmıştır.Çalışmanın temelini ?Öykülerde Konu/Tema? ve ?Öykülerde Yapı? bölümleri oluşturmaktadır. ?Öykülerde Konu/Tema? adlı ilk bölümde, öyküler içeriksel bir çözümlemeye tabi tutulmuştur. Öykülerden hareketle tespit ve tasnif edilen konular/temalar ayrı ayrı incelenmiştir. ?Öykülerde Yapı? adını taşıyan ikinci bölümde, Hüseyin Rahmi'nin öyküleri `ortak yapı', `şahıs kadrosu', `zaman' ve `mekân' unsurları bakımından değerlendirilmiştir. İncelemeler/değerlendirmeler esnasında teorik eserlerin yanı sıra sosyolojik, psikolojik, pedagojik, tarihi ve felsefi kaynaklardan da yararlanılarak öne sürülen tespit ve görüşler temellendirilmeye çalışılmıştır.Elde edilen bulgulardan yola çıkarak Hüseyin Rahmi'nin öyküleri ve öykücülüğüne ilişkin çıkarımların yapıldığı ?Sonuç? bölümünün ardından, çalışmaya ışık tutan eserlerin yer aldığı ?Kaynakça?ya yer verilmiştir.Anahtar Kelimeler1.Hüseyin Rahmi Gürpınar2.Öykü3.Konu4.Tema5.Yapı
İkinci Yeni şiirinde başkaldırı
Hemen her dönemde edebi metinlerde yer edinen başkaldırı, İkinci Yeni şiirinde de başat unsurlar arasındadır. Gerek biçimsel gerekse tematik anlamda bir başkaldırı şiiri olan İkinci Yeni, çağın değişen yüzüne karşı bir protesto olarak ortaya çıkar. Başkaldırının estetik öğelerle sentezlenerek biçim kazandığı bu şiir; geleneğe, verili olana, tüm otoritelere, baskı ve sınırlandırmalara, çağın insanı öteleyen anlayışına, bireyin içerisinde bulunduğu boşluk ve tükenmişlik duygusuna karşı bir isyan niteliği taşır. Şiirlerinde savaş, yoksulluk, değer kaybı gibi toplumsal problemlerle birlikte yabancılaşan ve yalnızlaşan insanın görüntüsünü çizen İkinci Yeni şairleri, söz konusu problemler karşısında ruhsal çatışmalar, kırılmalar yaşarlar ve bir tür yaşama müdahale etme biçimi olan başkaldırı ile yaşamı anlamlı kılmaya çalışırlar. Karşı gelme, boyun eğmeme, ayaklanma anlamlarına gelen başkaldırı; bireyin karşısına çıkan tüm anlamsız/tutarsız/saçma olanları reddedip bunlara karşılık doğruluğuna inandığı değerleri savunmasının karşılığıdır. Kendilik değerleriyle dünya değerleri arasındaki kopukluk sonucu absürdün/saçmanın varlığını gören İkinci Yeni şairleri, bu saçma karşısında verilmişliğin simgesi olan dünya ile çatışma içerisine girerler. Buna karşılık ontolojik bütünlük içerisinde yaşanılabilir bir dünya tasarımı kurgulamaya çalışırlar. Anlamın derinliklere gizlendiği şiirlerde başkaldırı, kimi zaman gür bir nida ile varlık kazanırken kimi zaman gizil bir perde ile verilir. Bu çalışmada İkinci Yeni şiirlerinde başkaldırı ele alınmıştır. İkinci Yeni şiirinin öncü şairlerinden İlhan Berk, Turgut Uyar, Edip Cansever, Cemal Süreya, Ece Ayhan, Sezai Karakoç ve Ülkü Tamer şiirlerinden hareketle yapılan çalışmada, başkaldırı unsurları yöneltildiği karşı değerler bağlamında incelenmiştir. Bireysel ve toplumsal nitelikli başkaldırı şeklinde, iki ana bölümde incelenen şiirler; bireysel düzlemde yabancılaşma, cinsellik ve sanatsal duyarlılık; toplumsal düzlemde ise modernizm, yoksulluk, gelenek, baskı ve sınırlandırma çerçevesinde ele alınmıştır. Anahtar Sözcükler: İkinci Yeni, şiir, başkaldırı, varoluş
Orhan Pamuk'un romanlarında ev imgesi
Mimari bir yapı olmasının ötesinde ev, kişilerin varlıklarını dünya üzerinde bir yere konumlandırmalarını sağlayan bir içtenlik mekânı, zamansal kopuşları önleyerek soyun ve ailenin devamlılığının temellendiği bir ocak, algısal olarak açılıp genişleyerek sınırları sonsuza uzanan mahrem bir yuva, dışarı-içeri diyalektiğinde içeriyi, kökleri, güveni ve sıcaklığı temsil eden bir mekândır. Günümüz edebiyatının önde gelen yazarlarından Orhan Pamuk'un romanlarında ev imgesinin ele alınış biçiminin irdelendiği bu çalışmanın amacı, yazarın romanlarında evin, fiziksel bir mekân olmanın ötesinde, yazarın kurgusunda işlevsel bir yapıya sahip olduğunun ve çok katmanlı bir dünyaya işaret ettiğinin ortaya konulmasıdır. Çalışmada, Orhan Pamuk'un Cevdet Bey ve Oğulları, Sessiz Ev, Beyaz Kale, Kara Kitap, Yeni Hayat, Benim Adım Kırmızı, Kar ve Masumiyet Müzesi adlı romanları üzerinde ev imgesinin kullanımı tek tek tespit edilerek, Doğu-Batı karşıtlığının yansımaları, aidiyet hissi, mekân algısı ve eşya bağlamındaki yeri ve önemi değerlendirilmiştir. Yapılan çalışmanın sonucunda Orhan Pamuk'un roman dünyasında evin, mekânsal bir fon olmaktan ziyade roman kurgusunun merkez öğelerinden biri olduğu tespit edilmiştir. İmgesel olarak işaret ettiği çok katmanlı yapı içerisinde ev, roman kişilerini oluşturmadan, roman atmosferi yaratmaya; sosyal ve kültürel düzeni yansıtmadan, zamanı anlamlandırmaya kadar yazarın roman kurgusunda çok işlevli bir yapıya sahiptir. Anahtar Sözcükler: Roman, Orhan Pamuk, Mekân, Ev, İmge, Ev İmgesi
Manavgat manavları: Folklor ve etnografyası
Bu çalışmada Manavgat'a adını veren Manav Türkleri üzerinden gidilerek yörede yaşatılmakta olan folklorik ve etnografik özellikler tespit edilip çeşitli açılardan incelenmiştir. Manavgat'ta yaşayan Manavların yöreye isim vermeleri bağlamında buradaki folklorik özellikler etnografya kullanılarak ve diğer Türk toplumları arasındaki benzerlik ve farklılıkları da eklenerek ayrıca sözlü ve yazılı kaynaklara başvurularak araştırılmaya çalışılmış, ele geçen veriler tahliller yoluyla açıklanmıştır. Manavların bir Türk boyu olduğu, diğer Türk toplumlarından farklı olarak yerleşik hayata önceden geçtikleri böylelikle kendilerine has bir Manav kimliği ve kültürü oluşturdukları ve bir kente ad vermeleri üzerinde durulmuştur. Bu çalışma Manavgat'a ilk yerleşen Manavların folklor ürünlerinden, kültürel yaşantılarından, tarih içerisindeki rollerinden yola çıkılarak Manavgat Manavları'nın kimliklerini tespit etmeye çalışan çalışmadır. Anahtar Kelimeler: Manavgat, Manav, Folklor, Kültür.
Postmodern söylem ve İhsan Oktay Anar ile John Fowles romanlarının postmodernist açıdan karşılaştırılması
Bu tezin amacı, son yıllarda tanımları çok değişen postmodernizm kavramı ile dünyamızın değişen algıları, kültürel yapısı ve yaşam biçimleri arasındaki bağlantıyı sanat, kültür, ekonomi, ideoloji ve dil bağlamında yeniden tanımlamak ve bunun yansımalarını postmodern olarak tanımlanan romanlarda belirlemektir. Biçim ve içerik açısından, postmodern söylemin; İhsan Oktay Anar ve John Fowles tarafından nasıl işlendiği karşılaştırmalı bir biçimde irdelemektir. Tez ilk planda, postmodern söylemin çelişkili/çatışmalı/göreceli yapısı dolayısıyla, ayrıntılı bir kuramsal çerçevenin çizilmesine yoğunlaşmıştır. Çok boyutlu olan kavram, 10 bölümde, farklı yönleriyle tartışılmıştır. İlk bölümde, postmodernizmin yeni dünya düzeni/küreselleşme ile bağlantısı irdelenmiş; ikinci bölümde, postmodernite, postmodernizm ve modernizm kavramlarının karşılaştırılması yapılmış; üçüncü bölümde, postmodern romanın gerçekliği nasıl temsil ettiği tartışılmış; dördüncü bölümde postmodern söylemde dil ve siyaset ilişkisi incelenmiş; beşinci bölümde postmodern sanatın estetik anlayışı araştırılmış; altıncı bölümde postmodern anlatı ve kültür ilişkisi belirlenmiş; yedinci bölümde postmodern edebiyatın özellikleri çözümlenmiş; sekizinci bölümde postmodern romanın ana unsurları olan parodi, pastiş, ironi, metinlerarasılık, mekan ve zaman kavramları tanımlanmış; dokuzuncu bölümde genel anlamıyla söylem ve onuncu bölümde ise metafor, söylem ve anlam ilişkisi kuramsal olarak tartışılmıştır. Kuramsal tartışma ve tanımlamalardan sonra, şemsiye kavramlar olan "çokseslilik", "üstkurmaca", "gerçekliğin yitimi", "algı kırıcılık ve yabancılaştırma" ve "insan tipolojisi" başlıkları altında, Türk romancı İhsan Oktay Anar'ın Suskunlar, Efrasiyab'ın Hikayeleri, Kitab-ül Hiyel, Puslu Kıtalar Atlası, Amat ve Yedinci gün romanları ile İngiliz romancı John Fowles'un Fransız Teğmenin Kadını, Koleksiyoncu, Büyücü, Mantissa, Abanoz Kule ve Daniel Martin adlı romanları kıyaslanmıştır. Romanların postmodern öğelerini belirlemenin yanısıra, farklı iki kültür ve edebi anlayışı temsil eden romancının, kültürel, düşünsel ve edebi yaklaşımlarını karşılaştıran tezde, biçimsel, üslupsal farklılıkların / benzerliklerin tespiti yapılmış ve işlenen izleklerle ortaya çıkan yeni insan tipolojisinin karşılaştırılması amaçlanmıştır. Sonuç bölümü ise romanların postmodern söylem açısından değerlendirilmesi ve karşılaştırılmasına ayrılmıştır. Anahtar Sözcükler: Postmodern Söylem; İhsan Oktay Anar; John Fowles; Postmodern Roman
