Atatürk University
Discipline

Russian Language and Literature

Atatürk University

46

Archived Theses

0

DOIs Assigned

0%

DOI Rate

Discipline

46 Theses
Master'sOpen AccessTR

Aleksandr Soljenitsın'ın İvan Denisoviç'in Bir Günü ve Kanser Koğuşu adlı eserlerinde kişilik çatışması

Aleksandr Soljenitsın'ın ''İvan Denisoviç'in Bir Günü'' ve ''Kanser Koğuşu'' Adlı Eserlerinde Kişilik Çatışması'' başlıklı çalışmamızdaki amaç, yaşadığı dönemde Rusya'nın siyasi değişim sürecinden etkilenen A. Soljenitsın'ın yaşamını ve psikolojik çatışmanın yansıdığı çalışmalarını incelemenin yanı sıra, Türkiye'de çok fazla tanınmayan yazarın kişilik yapısını ön plana çıkarmak ve ülkemizde tanınmasını sağlamaktır. Tezin hazırlanış evresinde psikolojide çatışma kavramı, tanımı, çatışmanın türleri araştırılmış ve tezin konusunu oluşturan eserler Rusça ve Türkçe okunarak kişilik çatışmasının görüldüğü yerler eserlerde tespit edilip yorumlanmıştır. Eserlerden alınan kısımlar ait olduğu çatışma türüne uygun olarak teze yerleştirilmiştir. Ayrıca eserler dil yapısı bakımından da incelenerek, eserlerde kullanılan üslup ve anlatım teknikleri üzerinde durulmuştur. Bugüne kadar A. Soljenitsın'ın eserleri üzerine psikolojik boyutlu bir çalışma yapılmamıştır. Bu çalışma, yazarı yakından tanımamızı ve psikoloji dalıyla iç içe geçmiş A. Soljenitsın'ın eserlerinde kahramanların yaşadığı kişilik çatışmalarının daha rahat anlaşılmasını sağlamıştır. Anahtar Sözcükler 1. Aleksandr Soljenitsın 2. İvan Denisoviç' in Bir Günü 3. Kanser Koğuşu 4. Kişilik Çatışması 5. Çalışma Kampları

Nuray Şahinkaya
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

L.N. Tolstoy'un "Savaş ve Barış" ile Y.K.Karaosmanoğlu'nun "Sodom ve Gomore" adlı romanlarında toplum eleştirisi

Bu çalışmada 19.yy. Rus edebiyatının önemli yazarlarından biri olan L.N.Tolstoy'un "Savaş ve Barış" ile sanat hayatına Fecr-i Ati akımında başladıysa da, karamsar bir dünya görüşünden sıyrılıp realist-natüralist bir sanat anlayışına yönelen Türk edebiyatının önemli yazarlarından Y.K.Karaosmanoğlu'nun "Sodom ve Gomore" adlı eserleri toplum eleştirisi yönünden kapsamlı bir şekilde incelenmiştir. L.N.Tolstoy'un "Savaş ve Barış" ile Y.K.Karaosmanoğlu'nun "Sodom ve Gomore" adlı eserlerinde yer alan toplumsal yaşam, aile ilişkileri, ahlaki değerler, memleketin işgali ve halkın işgale karşı tutumu, toplum eleştirisi ekseninde karşılaştırmalı olarak ele alınmıştır. L.N.Tolstoy'un ve Y.K.Karaosmanoğlu'nun toplum eleştirisine ışık tutan eserlerinde tespit edilen benzer noktalar üzerinde durulmuştur. Farklı coğrafyalardan, farklı dönemlerden gelmelerine karşın L.N.Tolstoy ve Y.K.Karaosmanoğlu'nun benzer sorunlar ve durumlar karşısında ortak tavırlar sergiledikleri sonucuna varılmaya çalışılmıştır. Ortak noktalara değinmenin yanı sıra farklılıklar da ortaya konulmuştur.

Süreyya Ömer
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2013
00
DoctorateOpen AccessTR

Sovyet edebiyatına II. Dünya Savaşının yansımaları

1939 yılında Almanya'nın Polonya'ya saldırması ile başlayan ve kısa sürede yeryüzündeki neredeyse tüm coğrafyaları etkisi altına alan II. Dünya Savaşı, insanlık geçmişinin en ölümcül savaşlarından biridir. Kudretli devletlerin tüm güçlerini seferber ederek topyekûn katıldığı bu savaş, ordu üyelerinden sivil halka kadar milyonlarca insanın ölümüyle sonuçlanması nedeniyle tam anlamıyla bir küresel mücadeleye dönüşür. Asya ve Avrupa olmak üzere iki büyük kıtada son derece şiddetli bir şekilde başlayarak gelişimini sürdüren II. Dünya Savaşı, aralarında imzaladıkları saldırmazlık anlaşmasına rağmen Almanya'nın ansızın sınırlarına dayandığı SSCB'nin de dâhil olmasıyla çok daha çetin bir çatışmaya sahne olur. Beklenmedik bu gelişme karşısında başlangıçta büyük kayıplar veren Sovyetler Birliği, çok geçmeden cephe gerisinin verdiği güçlü destekle savunmadan saldırı pozisyonuna geçer. Bünyesinde yer alan tüm halkların ölüm kalım savaşında her daim arkasında durması nedeniyle Sovyetler Birliği'nin bu mücadelesi tarih kayıtlarında "Büyük Vatan Savaşı" olarak yerini alır. Çalışmamızda SSCB'nin II. Dünya Savaşı'na giriş sürecinden başlanarak sürdürülen anlatımımızın odak noktasını, savaş esnasında halkı hayatta kalma mücadelesine başarılı bir şekilde güdüleyen başat araç olan Sovyet edebiyatı oluşturmaktadır. Düzyazıdan şiire, şarkıdan makale ve denemeye kadar savaşı pek çok yönden konu edinen eserlere değindiğimiz çalışmamızın uygulama aşamasında ise Sovyetler Birliği'nin kısa sürede zafere ulaşmasında belirleyici role sahip ana katılımcılar olan kadınlar, askerler, halklar ve çocuklar alt başlıklara ayrılmış, mücadele yılları boyunca gösterdikleri kahramanlıklardan bahsedilmiştir. Hemen ardından Sovyet edebiyatında çoğu gerçek kişiler olan bu insanların hikâyelerinin ele alındığı yapıtlar anlatılmış ve sonuncu bölümde ise söz konusu eserlerden birer örnek seçilerek ayrıntılı bir şekilde analiz edilmiştir. Böylelikle II. Dünya Savaşı'nın Sovyet cephesindeki karşılığı olan Büyük Vatan Savaşı'nın yoğunlukla orijinal kaynaklardan faydalanılarak aktarıldığı çalışmamızda tarih ile edebiyatın ilişkisi ön plana çıkartılarak iki ana disiplinin gelecek araştırmalarına katkıda bulunma hedefi güdülmüştür.

Dünya Savaşı IIRus edebiyatıSovyetler Birliği
Gülhanım Bihter Yetkin
Ankara Hacı Bayram Veli University · Institute of Graduate Studies
2021
00
Master'sOpen AccessTR

K. N. Batyuşkov'un şiir sanatı

Konstantin Nikolayeviç Batyuşkov (1787-1855), XIX. yüzyıl Rus edebiyatının en yenilikçi şairlerinden biridir. Batyuşkov, yaşadığı çağa güçlü yergi şiirleri ve hafif şiirleri ile damga vurur. Klasisizm, santimantalizm, romantizm akımlarının farklı özelliklerini sentezleyen şair, şiirlerini Antik Yunan ve Roma edebiyatları, Rönesans Dönemi İtalyan edebiyatı ve Fransız edebiyatı tesirinde yazar. Şairin erken dönem sanatına etki eden epikürizm felsefesi, haz kültünü yücelten, dünyevi mutluluğu ön plana çıkaran eserlerde kendi özgün kişilik tipini yaratmasına imkân verir. Şair, benimsediği "Yazdığın gibi yaşa, yaşadığın gibi yaz" görüşü uyarınca, şiirlerinde öz yaşam öyküsünü yansıtır. Öz yaşam öyküsünün yanı sıra yaşadığı dönemin tarihsel olaylarına da kayıtsız kalmayan şair, şiirlerinde katıldığı savaşlardan edindiği izlenimleri, insan manzaralarını ve bireylerin ruhsal durumlarını tarihsel gerçeklik temelinde sübjektif biçimde aktarır. 1812 Anayurt Savaşı şair için bir dönüm noktasıdır. Batyuşkov'un sanatında ikinci dönemi kapsayan savaş sonrası şiirlerinde tema seçimlerinde büyük bir değişim meydana gelir. Şairin dostlarına yaşamın tadını çıkarmalarını salık verdiği neşeli tonun hâkim olduğu erken dönem mektup şiirleri yerini savaşta yaşamlarını yitiren insanların yakınlarına yardım çağrısını konu edinen mektup şiirlere bırakır. Batyuşkov sanatının tüm dönemlerinde Antik Yunan ve Roma mitolojilerini bireyin iç dünyasını yansıtmak amacıyla kullanır. Bu bilgiler ışığında tezimizin amacı, Batyuşkov'un şiirlerinde ele aldığı temaları ve işlediği konuları başlıca özgün örneklerle ortaya koymak, şairin öz yaşam öyküsü ve çağın özelliklerini göz önüne alarak eldeki bilgiler doğrultusunda çözümlemektir. Batyuşkov'un XIX. yüzyıl Rus edebiyatındaki yeri ve önemini belirlemek tezimin diğer bir amacını teşkil etmektedir.

19. yüzyılBatyuşkov, Konstantin NikolayeviçRus edebiyatı+3
Semanur Aksoy Tural
Ankara Hacı Bayram Veli University · Institute of Graduate Studies
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Sembolizm bağlamında K.D. Balmont'un şiirlerinin çözümlenmesi

Konstantin Dmitriyeviç Balmont (1867-1942), Gümüş Çağ'ın ve Rus Sembolizminin teorisyenlerinden ve en ünlü şairlerinden biridir. Şair, kendine özgü üslubuyla kaleme aldığı şiirleri sayesinde sembolizmin Rus edebiyatında yerleşmesini sağlar ve Rus şiirinin gelişiminde önemli bir rol oynar. Sanatının ikinci dönemini oluşturan 1900'lü yılların başında Balmont, ününün zirvesine ulaşır. Bu dönemde verdiği eserler, yeni dekadan ve sembolist akımın odak noktası olur. Şair, Hint felsefesi, Alman idealizmi ve Solovyov felsefesi temelinde gelişen sembolist düşünce çerçevesinde sanat anlayışını geliştirir. Balmont, dini-felsefi öğeleri diğer sembolistler kadar yoğun mistik bir biçimde işlememesi, daha ziyade kendi duygu dünyasını yansıtma amacıyla kullanması bakımından farklıdır. Bu açıdan Balmont, sembolistler arasındaki en bireyci şair olarak görülür. Şair, panteist dünya görüşü doğrultusunda özellikle dört element, Güneş, Ay gibi kozmogonik öğeleri sanatının ilk ve ikinci evrelerinde hemen her şiirinde işler. Ekim 1917 Devrimi neticesinde Paris'e kaçması sonucunda bir göçmen olarak hayatını sürdüren şairin şiirlerinin konusu doğal olarak Rusya olur. Şair, şiirlerinde memleketine duyduğu özlemi Rusya'ya ait kültürel, tarihi ve mitolojik öğeler aracılığıyla aktarır. Bu doğrultuda tezimizin amacı, Balmont'un şiirlerinde ele aldığı temel konu, imge ve sembolleri en tipik örnekler aracılığıyla ortaya koymak ve elde edilen veriler doğrultusunda ayrıntılı bir biçimde çözümlemektir. Bununla beraber Balmont'un Gümüş Çağ dönemi Rus şiiri ve Rus sembolizmindeki yerini saptama tezimizin bir diğer hedefini oluşturmaktadır.

Balmont, Dmtriy KonstantinovichRus edebiyatıRus şiiri+2
Mesude Sağıroğlu
Ankara Hacı Bayram Veli University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

F.M.Dostoyevski'nin Karamazov Kardeşler adlı romanının Rusçadan Türkçeye çevirilerinde kültürel unsur aktarımında kullanılan çeviri stratejileri

Edebi eserler ait olduğu toplumun kültürel özelliklerini yansıtmakta ve kültür aktarımında önemli rol oynamaktadır. Bu nedenle, iki farklı kültür, toplum ve dil arasında köprü işlevi gören edebi çeviri söz konusu olduğunda kültürel unsurlar büyük öneme sahiptir. Ancak edebi çeviri sürecinde çevirmen, özellikle kültürel unsurların aktarımında, iki dilin ve kültürün birbirinden farklı olmasından dolayı birtakım çeviri sorunlarıyla karşılaşmaktadır. Bu nedenle, kültürel unsurların bir dilden farklı bir dile aktarılması işleminde, çevirmenin hangi çeviri tekniklerini kullandığı, hangi çeviri stratejisini benimsediği önemli bir rol oynamaktadır. Bu çalışmanın amacı F. M. Dostoyevski'nin 1880 yılında yayımlanan "Karamazov Kardeşler" adlı eserinde yer alan kültürel unsurların Rusçadan Türkçeye yapılan iki çevirisine ne şekilde aktarıldığını ve çevirmenlerin hangi çeviri stratejilerini benimsediğini tespit etmektir. Bu amaçla, kaynak metinde yer alan kültürel unsurların ne şekilde aktarıldığının incelemesi için "Karamazov Kardeşler" eserinin 2001 yılında Ergin Altay tarafından yapılan Türkçeye çevirisi ve 2016 yılında Nihal Yalaza Taluy'un güncellenmiş haliyle yayımlanan çevirisi karşılaştırmalı olarak analiz edilmiştir. Her iki çevirinin analizi yapılırken, kültürel unsurların sınıflandırılmasında Bulgar çeviri kuramcısı S. İ. Vlahov ve dilbilimci S. P. Florin'in "Çeviride Çevrilemeyenler" (1980) kitabında yer alan "nesneye göre sınıflandırma" ölçütü dikkate alınmıştır. Kültürel unsurların aktarımında her iki çevirmenin tercih ettiği çeviri teknikleri Fransız-Kanadalı dilbilimci J. P. Vinay ve çevirmen J. Darbelnet'in "Deyiş Karşılaştırması" (Stylistique Comparée) yaklaşımı çerçevesinde belirlenmiştir. Bu tekniklerin yetersiz kaldığı durumlarda kültürel unsurlar ek çeviri tekniklerine (çıkarma, açıklama vb.) başvurularak incelenmiştir. Her iki çevirmenin çeviri sürecinde makro düzlemde hangi çeviri stratejilerini benimsedikleri, Friedrich Schleiermacher'in "yerlileştirme" ve "yabancılaştırma" stratejisi ayrımına göre saptanmıştır. Yapılan inceleme sonucunda, çevirmen Taluy'un kaynak metin odaklı bir çeviri anlayışı benimseyip "yabancılaştırma" stratejisini benimsediği, çevirmen Altay'ın ise erek okur odaklı çeviri anlayışına sadık kalıp "yerlileştirme" stratejisini tercih ettiği tespit edilmiştir.

Dostoyevski, Fiodor MihayloviçKaramazov KardeşlerRusça+4
Büşra Erbek
Ankara Hacı Bayram Veli University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Bir Delinin Hatıra Defteri adlı eserin Rusçadan Türkçeye çevirilerinin Rus dilbilgisel çeviri kuramları açısından değerlendirilmesi

Çeviri, insanoğlunun ihtiyaç duyduğu temel aktarım şekillerinden biridir. 1970'lere kadar dilbilimin bir dalı sayılan çeviribilim, zamanla bağımsız bir bilim dalı haline gelmiştir. Bu tez çalışmasında Nikolay Vasilyeviç Gogol'ün Bir Delinin Hatıra Defteri adlı eserinin Türkçeye çevirileri Rus dilbilgisel çeviri kuramları açısından incelenecektir. Çalışmamıza temel oluşturmak amacıyla çeviri eleştirisi kavramı ve Rus dilbilgisel çeviri kuramları verilecek, kuram kısmında Yakov İosifoviç Retsker, Andrey Venediktoviç Fyodorov, Aleksandr Davıdoviç Şveytser, Leonid Stepanoviç Barhudarov, İsaak İosifoviç Revzin ve Viktor Yulyeviç Rozentsveyg, Vilen Naumoviç Komissarov, Vladimir Grigoryeviç Gak gibi isimlerin teori ve stratejilerinden bahsedilecektir. Bu kuramcılar çeviride deyimler, kültürel ögeler, edilgen yapılar, özel isimler gibi çeşitli birimlerin aktarım şekilleri, çeviri dönüşümleri ve eşdeğerlik seviyeleri gibi konular üzerinde durmuştur. Ayrıca Nikolay Vasilyeviç Gogol'ün yaşam öyküsü ve edebi hayatına değinilecek, Bir Delinin Hatıra Defteri adlı eserin konusu ve çevirileri hakkında bilgi verilecektir. Bir Delinin Hatıra Defteri'nin Rusçadan Türkçeye yapılan on bir çevirisi bulunmaktadır. İnceleme kısmında eserin Rusçadan yapılan ve çeşitli kriterlere göre seçtiğimiz altı çevirisinden yararlanılacaktır. Nihal Yalaza Taluy, Mazlum Beyhan, Ergin Altay, Uğur Büke, Laura Kochkarova, Çağan Er tarafından dilimize kazandırılan Bir Delinin Hatıra Defteri, Rus dilbilgisel çeviri kuramları açısından kaynak metin ile karşılaştırmalı biçimde incelenecek ve kullanılan stratejiler değerlendirilecektir. Seçilen altı erek metin önekli fiillerin aktarımı, özel isimlerin aktarımı, kültürel ögelerin aktarımı, edilgen yapıların aktarımı ve eşdeğerlik gibi alt başlıklar altında incelenecektir. Bu çalışmanın amacı, Rus dilbilgisel çeviri kuramlarını tanıtmak ve Gogol'ün önemli eserlerinden biri olan Bir Delinin Hatıra Defteri'nin Rusçadan Türkçeye yapılan çevirilerinde çeşitli ögelerin aktarım şekillerini analiz etmektir. Böylece Rusçadaki söz konusu ögelerin Türkçeye aktarımında kullanılan çeşitli stratejiler değerlendirilecektir.

Dil bilgisiDil bilimGogol, Nikolay Vasilyeviç+6
Merve Zararsız
Ankara Hacı Bayram Veli University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

A.S. Griboyedov'un tiyatro sanatı (Akıldan Bela eseri örneğinde)

Rus tiyatrosu XVIII. yüzyılın başlarından itibaren Çar I. Petro'nun girişimleriyle farklı bir kimliğe bürünür. Bu dönemden itibaren Rus tiyatro repertuvarındaki oyunların sayısı giderek artar. Tragedya ve komedya türünde hem Fransız klasisizminden etkilenen hem de Rus kültürünü yansıtan özgün oyunlar bu dönemde izleyiciyle buluşur. Aleksandr Sergeyeviç Griboyedov'un da erken dönem eserlerinde yoğun olarak Fransız klasisizminin izleri gözlemlenmektedir. Yazarın Fransız eserlerinden Rusçaya uyarlama niteliği taşıyan bu oyunları o dönem Rus tiyatro sahnesinde sergilenir. Fransız klasisizmi etkisi gözlemlenen erken dönem eserlerinden sonra yazar tarafından XIX. yüzyılda kaleme alınan Akıldan Bela günümüzde Rus tiyatro repertuvarındaki yerini korumaya devam etmektedir. Yazar, dostlarına yazdığı mektuplarda Moskova'nın, özellikle de soylu yaşamının ve alışkanlıklarının onu mutsuz ettiğinden bahseder. Griboyedov'un bu düşüncelerle kaleme aldığı ve Rus tiyatro repertuvarının önemli eserlerinden biri olan Akıldan Bela'da yazar Çariçe Yekaterina'dan Çar Nikolay'a kadar olan dönemi, iki devrin düşünce yapısını, sosyal yaşamdaki değişiklikleri ve kamusal alandaki çarpıklıkları edebi karakterler üzerinden anlatır. Ancak Akıldan Bela sansür nedeniyle bütün olarak basılamaz ve sahnelenmesine müsaade edilmez. Yazar, Pers İmparatorluğu'ndaki diplomatik görevi esnasında yaşanan trajik ölümü nedeniyle eserinin bütün olarak basıldığını ve sahnelendiğini göremez. Yazarın tiyatro sanatı Akıldan Bela adlı eseri üzerinden tarihsel ve sosyal etkenler çerçevesinde incelenmiştir.

19. yüzyılGriboyedov, Aleksandr SergeyeviçRus edebiyatı+3
Sırrı Soytürk
Ankara Hacı Bayram Veli University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Çeviribilim bağlamında özolguların incelenmesi: Tatyana Tolstaya'nın Öte Dünyalar eseri örneği

Kültürler arası etkileşimin sağlanabilmesi ve sürdürülebilmesinde çeviri önemli bir rol oynamaktadır. Bu noktada kaynak metin ve erek metin okuyucuları tarafından karşılaşılan en büyük sorunlardan biri de hiç şüphesiz kaynak metinde bulunan özolguların nasıl çevrileceği meselesidir. Burada önemli olan çevirmenin eserde karşılaştığı özolguları iyi analiz edebilmesi ve kültürel özellikleri kaybolmadan kaynak metne aktarabilmesidir. Çalışmamızda Erdem Erinç'in çevirisini yapmış olduğu Çağdaş Rus Edebiyatı yazarlarından Tatyana Nikitiçna Tolstaya'nın hikâyelerinin derlemesi olan Öte Dünyalar (Лёгкие Миры) eserinden 17 hikâye incelenmiştir. Hikâyelerdeki özolgular Sergey İvanov Vlahov ve Sider Florin'in Çeviride Çevrilemeyen (Neperevodimoye v perevode- Непереводимое в переводе) başlıklı çalışmalarında yapmış oldukları kültürel sözcüklerin sınıflandırmalarına göre bir inceleme yapılmış ve özolgular için önerilen çeviri stratejileri bağlamında Rusça- Türkçe karşılaştırmalı olarak incelenmeye çalışılmıştır.

RomanRus edebiyatıTolstaya, Tatyana+1
Alkım Hantaş
Ankara Hacı Bayram Veli University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Rus ve Türk gazetelerindeki haber başlıklarının kültürdilbilimsel çözümlemesi

Bu çalışma gazete haber başlığı örneği üzerinde Rusça ve Türkçe arasında karşıtsal olarak yapılan kültürdilbilimsel çözümlemenin ilk örneğini oluşturmaktadır. Çalışmanın konusu Rus ve Türk gazete haber başlıklarının kültürdilbilimsel çözümlemesi olarak belirlenmiştir. Konu gereğince Rus ve Türk gazete haber başlıklarında dilsel ve kültürel dönüşümlerin belirlenmesi, belirlenen dilsel ve kültürel dönüşümlerin sınıflandırılması, Rus ve Türk gazete haber başlıklarındaki dilsel ve kültürel dönüşümler arasında benzerliliklerin ve farklılıkların belirlenmesi, elde edilen verilere dayanarak Rus ve Türk dil ve kültürlerindeki gelişmelerin karşılaştırılması gibi amaçlar belirlenmiştir.Bu çalışmanın kapsamı Rus ve Türk gazete haber başlıklarının çözümlemesi ile sınırlandırılmıştır. Örnekler için Rusya'da ve Türkiye'de Ocak 2010 - Ocak 2011 yılları arasında yayımlanan ve farklı kesimlere hitap eden ulusal gazetelerden haber başlıkları seçilmiştir. Çalışmanın kuramsal çerçevesini kültürdilbilim yaklaşımı ve bu yaklaşım içerisinde geliştirilen kavramlar ve terimler oluşturmuştur.Çalışmada gazete haber başlığının kültürdilbilmsel çözümlemenin birimi olarak kullanılabildiği, gazete haber başlığında farklı modellere gore sınıflandırılabilen ve okurun bilgi sahibi olmasını gerektiren dilsel ve kültürel dönüşümlerin yer aldığı, Rus ve Türk gazete haber başlıklarındaki dilsel ve kültürel dönüşümler arasında farklılıkların yanı sıra benzerliklerin olduğu, Rus ve Türk gazete haber başlıklarındaki dilsel ve kültürel dönüşümlere gore iki toplumun dilindeki ve kültüründeki süreçlerin takip edilebildiği, gazete haber başlığının kültürdilbilimsel çözümlemenin verileri yabancı dil eğitiminde kullanılabildiği sonuçlara varılmıştır.Anahtar Sözcükler:1. Gazete başlığı2. Kültürdilbilim3. Rus Dili4. Türk Dili5. Dilbilim

Dil bilimGazetelerHaberler+3
Olena Kozan
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

L. N. Tolstoy'un romanlarında kadın karakterler ve kadın sorunsalı

Tolstoy kelimelerin aracılığıyla insan bedenini ve psikolojisini en iyi anlatan usta bir yazardır. Savaş, aşk, ihanet, ölüm, doğa, din ve ahlak gibi birçok temayı canlılıkla bir arada işlemesi ise onun en büyük ustalığıdır. Tolstoy'un yaşadığı dönemden kopuk olmaması ve dönemindeki gerçekleri de görmezden gelmeyerek ilkeli davranması onu edebiyatın çarı haline getirmiştir. İlk defa 1901 yılında verilen Nobel Edebiyat Ödülü'nün en güçlü adayı olduğu halde, o yıl kilise tarafından aforoz edilmesi Tolstoy'un bu ödülü almasına engel olmuştur.Yazarın farklı dönemlerine ayna tutan Aile Mutluluğu, Savaş ve Barış, Anna Karenina, Diriliş gibi eserlerindeki kadın karakterler, yazarın kadınlara bakış açısı, kadınların yaşadığı sorunları duyarlılıkla işlemesi açısından dikkat çekicidir. Romanlarındaki kadın karakterlerin sayıca fazlalığı ve çeşitliliği de Tolstoy'un dönemin kadın sorunsalına kayıtsız kalmadığını gösterir. Çocukluğundan beri iyi bir gözlemci olan Tolstoy özellikle çevresindeki kadınların etkisiyle kendince ideal Rus kadınını yaratmayı amaçlamıştır. Böylece baş kadın karakterlerin her birine geleneksel Rus kadınının bir özelliğini vermiştir. Rus kadınının yaşama sevincini, içtenliğini, sevecenliği Nataşa Rostova'ya, sabrını, iradesini ve kararlılığını Prenses Marya'ya, iyi bir anne ve eş olma özelliğini Kiti ve Darya Aleksandrovna'ya, gücünü ve cesaretini ise Katyuşa Maslova'ya vermiştir. Bu vasıfların dışına çıkan kadınları ise en kötü şekilde cezalandırmıştır. Tolstoy'a gö re Anna Karenina gibi kadınlar toplumsal yaşamın kurallarına karşı geldikleri takdirde cezalandırılmaya mahkûmdurlar.Tolstoy'a göre bir kadının en büyük uğraşı evi ve ailesidir. Onun gözünde kadın, ahlakı, yaşam tarzı, eğitimi, konuşması, dış görünüşü ilekusursuz olmalıdır. Ayrıca Tolstoy kadının eğitimli ve kültürlü olmasından yanadır. Kadın ancak bu yönleriyle ahlaklı ve topluma faydalı nesiller yetiştirebilir. Özellikle de kadın ailenin ve toplumun bir aynası olduğu için ahlakını bozabilecek her türlü davranıştan uzak durmalıdır.Anahtar Kelimeler:1.L. N. Tolstoy2.Rus Kadını3.Anna Karenina4.Nataşa Rostova5.Katyuşa Maslova

Kadın sorunlarıKadınlarKarakter+5
Gülcan İnalcık
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Rusçadaki eşanlamlı deyimlerin kültürdilbilimsel açıdan incelenmesi

?Rusçadaki Deyimlerin Kültürdilbilimsel Açıdan İncelenmesi? adlı çalışmamız, yüksek lisans tezi olarak hazırlanmıştır. Bu tezde eşanlamlı deyimler kültürdilbilimsel açıdan incelenmiştir.Tezimizin birinci bölümünü oluşturan ?Deyimbilim? başlığı altında deyimbilim kuramları üzerinde durulmuş, deyim incelemelerinde kullanılan yöntem ve tekniklerden bahsedilmiş, deyimsel oluşum türleri hakkında bilgi verilerek, deyimbilim alanında araştırma yapan çağdaş araştırmacıların görüşlerine yer verilmiştir. Deyimlerin çeşitliliği, sınıflandırılma kriterleri örneklerle açıklanmıştır.Tezimizin ikinci bölümünü oluşturan ?Deyimlerin Milli Kültürel Özellikleri? başlığı altında, deyimsel oluşumlar üzerindeki kültür etkisi anlatılmış, kültür taşıyıcısı olarak deyimlerin önemi vurgulanmıştır. Deyim ve kültür bağlantısı örneklerle açıklanmış, deyim araştırmalarında kültürdilbilimsel yaklaşımın ortaya çıkış zamanı, bu yeni dilbilimsel yaklaşımın hangi dilbilimciler tarafından kullanıldığı açıklanmıştır.Tezimizin son bölümünü oluşturan ? Rusça'da Eşanlamlı Deyimler? başlığı altında ise, öncelikle genel olarak eşanlamlılık kavramı üzerinde durulmuş, deyimlerde görülen eşanlamlılık olgusu örneklerle açıklanmıştır. Yapılan genel açıklamalardan sonra eşanlamlı deyimlerin kültürdilbilimsel açıdan analizi yapılmıştır.Anahtar Kelimeler:1.Deyim2.Kültürdilbilim3.Eşanlamlılık

DeyimlerEş anlamlı kelimelerKültür dil bilim+1
Cemile Tuğ
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

İlya İlf ve Yevgeni Petrov'un ?On İki Sandalye? adlı romanındaki hiciv sanatı

Araştırmamızda ?On İki Sandalye? adlı romandaki hiciv sanatı incelenmiştir. Romandaki hiciv sanatının incelenmesine geçilmeden önce ?hiciv? ve bu edebi türle akraba olan ?mizah ve ironi? kavramlarının tanımı yapılmıştır. Kavram tanımının yapıldığı bölümde ayrıca hiciv türünün mizah ve ironi ile arasındaki benzerlikler ve farklar açıklanmıştır. İkinci bölümde Rus hicvinin XVII. yüzyıldan XX. yüzyılın ilk otuz yılına kadarki tarihi ele alınarak söz konusu türün geleneksel çizgilerini nasıl kazandığı, hangi gelişim ve değişim süreçlerinden geçtiği konularına açıklık kazandırılmıştır. Çalışmamızın ana kısmı olan üçüncü bölümde ise romandaki hiciv sanatının odaklandığı konular, kişiler, olay ve nesneler saptanmış, amaçlanan eleştiri ve alayın bu hedefler üzerinden nasıl yansıtıldığı ortaya konulmuştur. Bu aşamada romanın yazıldığı dönemdeki sosyal, siyasi ve kültürel yaşam incelenerek hicvedilen konuların arka planına ışık tutulmuştur. Çalışmamızın son bölümü olan dördüncü bölümde ise, romanın kurgusal nitelikleri üzerinde durulmuştur. Bu bölümde romanın en önemli karakteri Ostap Bender'in eserin satirik yapısındaki işlevi, komedi öğeleri, kurgusal unsurlar ve grotesk anlatım tekniğinin eserde nasıl kullanıldığı gibi soruların üzerinde durulmuştur. ?On İki Sandalye?de ağırlıklı olarak 1917 Ekim Devrimi'yle yıkılan çarlık rejimi, bu rejim döneminden kalan adetler, alışkanlıklar, yaşam tarzı ve zihniyetlerin hicvedildiği saptanmıştır. Diğer yandan, romanda, Devrimi ve sosyalist rejimi destekleyen yazarlar tarafından yazılmış olmasına rağmen, Sovyet yönetiminin ekonomi ve kültür alanındaki bazı politikalarının da hicvedildiği görülmüştür.

EdebiyatHicivOn İki Sandalye+3
Yıldırım Büker
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Rusçadaki önekli fiillerin semantik açıdan incelenmesi

?Rusçadaki Önekli Fiillerin Semantik Açıdan İncelenmesi? adlı çalışmamız, yüksek lisans tezi olarak hazırlanmıştır. Bu tezde, Rusça'da en sık kullanılan fiiller tespit edilerek, bu fiillerin önekli durumları arasındaki semantik bağlar incelenmiş olup, ?Rusça ? Türkçe Önekli Fiiller Sözlüğü? hazırlanması gerektiği sonuca varılmıştır.Tezimizin birinci bölümünü oluşturan ?Rusçadaki Önekli Fiiller? adlı bölümde; önekler ve işlevleri açıklanarak, öneklerin sözcük yapımında önemli bir rol aldığı belirtilmiş ve öneklerin sözcüklere yeni anlamlar kazandırdığı görülmüştür. Önekli fiillerde en sık karşılaşılan 21 önekin anlamı açıklanarak, örnek olarak verilen cümlelerle pekiştirilmiştir.Tezimizin ikinci bölümünü oluşturan ?Sözlükbilim Problemleri? adlı bölümde; dilin kelime hazinesini araştıran sözcükbilim ve sözlükbilim disiplinleri üzerinde durulmuştur. Sözcüğün anlam değeri ve kavramın belirlenmesi ile ilgili yöntemler hakkında bilgi verilmiştir. Sözlük oluşumuyla ilgilenen sözlükbilimin tanımı ve tarihçesi hakkında bilgi verilerek, bu alanda hazırlanan çeşitli sözlükler incelenmiştir.Yapılan bu çalışmalar dikkate alınarak, tezimizin üçüncü bölümünde; Rusça'yı yabancı dil olarak öğrenenler için ilk defa ?Rusça ? Türkçe Önekli Fiiller Sözlüğü? hazırlanmıştır. ?Rusça ? Türkçe Önekli Fiiller Sözlüğü?nün bir fiilin önek vasıtasıyla oluşabilecek semantik alanı belirleme sonucunda, sözcük algılamasını kolaylaştıracağı düşünülmüştür. ?Rusça ? Türkçe Önekli Fiiller Sözlüğü?nde aynı fiilin aldığı farklı öneklerle kazandığı yeni anlamların ana fiile bağlı semantik ağ oluşturduğu görülmüştür.?Rusça ? Türkçe Önekli Fiiller Sözlüğü?nün içeriğinde, günümüz Rusçasında sıklıkla kullanılmakta olan 50 ana fiil ve 621 önekli fiil açıklamalarıyla birlikte sunulmuş ve öneklerin eklendikleri fiilleri semantik açıdan nasıl etkilediği gösterilmiştir. Sözlükte adı geçen fiiller yalnızca temel anlamlarıyla değil, kalıplaşmış, deyim ve atasözü olarak kullanılan farklı anlamlarıyla da belirtilmiştir.Anahtar kelimeler:1.Önek2.Rusça ? Türkçe Önekli Fiiller Sözlüğü3.Sözcükbilim4.Sözlükbilim

Anlam bilimDil bilgisi-eklerDil bilgisi-eylem+4
Ümmügülsüm Dohman
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

İsaak E. Babel ve öykü sanatı

Tezimizin konusu Rus edebiyatında sadece öykü yazarlığıyla değil aynı zamanda gazete, senaryo ve oyun yazarlığıyla da sesini duyuran İsaak E. Babel'in (1894?1940) öykü sanatıdır. Birçok dönemdaşından farklı üslûbuyla, 20. yy. Rus edebiyatında ayrı bir yere sahip olan Babel didaktik anlatım kaygısı gütmeyen yapıtlarıyla birbirinden farklı alanlarda eserler vermiştir. Eserler incelendiğinde karşımıza net bir şekilde kişi ve olayların felsefî yönleriyle değil, ruhsal ve insanî yönleriyle ele alındığı ortaya çıkar. İyi bir gözlemci olan Babel, etrafında gördüğü, yaşadığı veya başkalarından duyduğu her olay ve kişiyi ruhsal açılarıyla ustaca edebi bir esere çevirmeyi başarmıştır.Çok yönlü bir öykü koleksiyonu olan yazar genellikle: Yahudilerin toplum içerisindeki yaşamı, bireyin ölüm ve yaşam arasındaki gidiş gelişleri, Rus Devrimi ve İç Savaş, insan trajedileri ve gangsterlerin maceralarını konu olarak işler. Bunların dışında öykülerde dikkat çeken diğer bir yön ise kadına verilen değer ve dine duyulan öfkedir. Babel'in kendi yüreğinde hissettiği acı, hüzün, yalnızlık ve çaresizlik temaları ise hemen her öyküde açıkça varlığını hissettirir. Babel'in konularındaki bu çok yönlülüğün tersi olarak sanatçının değişmeyen tek özelliği sade ve anlaşılır bir dile sahip olmasıdır. Bu da tüm engellemelere karşın ülkesinde çok geniş bir okuyucu kitlesine ulaşmasında ve batı dillerine aktarılmasında önemli bir etken olmuştur.Anahtar Sözcükler:1. Kadın2. Yahudi3. İnsan4. Devrim5. Gangster

Edebi sanatlar
Tuğba Karagözlü
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Prens V.F. Odoyevski'nin fantastik öykü sanatı

19. yüzyıl Rus Edebiyatı'nın önemli yazarlarından olan Odoyevski'nin Rus fantastik edebiyatına da katkısı büyüktür. Didaktik, toplumcu bir yazar ve iyi bir gözlemci de olan Odoyevski, öykülerinde Rus sosyete yaşamını, eğitim ve bürokrasi sistemini anlatmış ve yanlışlarını göstererek eleştirmiştir. Öykülerinde eleştirilerini fantastik anlatıyla birleştirmiştir.Yazarın edebi dili eserlerinin konusuna göre değişim göstermketedir. Yazarın soylu kesimi anlattığı öykülerinde ve felsefî ağırlıklı öykülerinde uzun, anlaşılması zor bir dil kullanmıştır. Ancak çocuk öykülerinde ve halk masalları havasında yazdığı öykülerinde, sade ve akıcı bir dil kullanmış, halk dilinin güzelliğini göstermiştir.Odoyevski Rus edebiyatında sadece yazarlığıyla değil, gazeteciliğiyle de önemli bir yere sahiptir.Anahtar Sözcükler:1. Fantastik2. Romantizm3. Rus edebiyatı4. Hayal5. Antiütopya

19. yüzyılFantastik ögeler
Alev Küçük
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2009
00
Master'sOpen AccessTR

A. S. Puşkin'in ?Yüzbaşının Kızı? adlı eserindeki deyimler ve atasözleri

Son yıllarda, dünyada ve Rusya'da olduğu gibi ülkemizde de deyim ve atasözlerine büyük ilgi gösterilmektedir. Bilim adamları ve araştırmacılar tarafından ortaya konan kuramsal ve uygulamalı çalışmaların sayısı sürekli çoğalmaktadır. Bunun yanı sıra tezimizin konusu olan söz öbeklerinin başka bir dile çevirme yöntemleri farklı şekillerde incelenmekte, deyimler ve atasözleri alanında çok sayıda sözlük, kitap, makale, tez vb. çalışma dilbilimine kazandırılmaktadır. Ayrıca Türkçe ve Rusça deyim ve atasözleri karşılaştırmalı olarak incelenmekte ve iki dilli sözlükler yapılmaktadır.Tezimizin amacı, özellikle Rusya'da ve Türkiye'de deyim ve atasözleri üzerine yapılan çalışmaları ele alarak, bu söz öbeklerinin çevirisi konusunda uzmanlar tarafından önerilen yöntemleri sunmak ve doğru çevirinin önemini vurgulamaktır.Ünlü Rus yazarı A. S. Puşkin'in ?Yüzbaşının Kızı? adlı eserinin içerdiği deyimler ve atasözleri tespit edildikten sonra, söz konusu yapıların 12 farklı Türkçe çeviriye nasıl aktarıldığı üzerinde durulmuştur. Romanda yer alan 112 deyim ve 13 atasözünün çevirmenler tarafından hangi yöntemlerle çevrildiği, nerede hata yapıldığı ortaya konulmuştur. Tezimiz içerisinde tablolar oluşturularak bazı istatistikî bilgilere ulaşılmıştır. Ayrıca çevirmenlerin deyim ve atasözü çevirisindeki başarı oranları tespit edilip yapılan hataların nedenleri de dile getirilmiştir.Anahtar sözcükler:1. Deyim2. Atasözü3. Edebi çeviri4. Kalıplaşmışlık5. Sözcük birlikleri

Fatih Yapıcı
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Anton Pavloviç Çehov'un uzun öyküleri

Çehov'un özellikle olgunluk dönemine rastlayan uzun öyküleri, yazarın sanatsal gelişimi açısından büyük öneme sahiptir. Yazarın uzun öykü özelliklerinin belirli bir başlık altında incelenmesi bu çalışmanın amacını oluşturmaktadır. Gerçekçi ve yenilikçi bir yazar olan Anton Pavloviç Çehov, Rus yazın dünyasına farklı bir yorum kazandırarak öykü sanatındaki reformcu hareketin temelini oluşturduğunu uzun öyküleriyle ortaya koymuştur. Bu çalışmada yazarın uzun öykü sanatına dair sanatsal özellikleri ayrıntılı bir şekilde incelenmiştir.Çehov kısacık süren 44 yıllık yaşamında tıbbi çalışmalarıyla edebi sanatını birleştirmiştir. Farklı yazım tarzıyla ünlenen Çehov, öykülerinde daha çok bir olay ya da durumu kaleme alırken, bunu insan psikolojisiyle bütünleştirmeyi de ustalıkla başarmıştır. Olaylara daha çok statik bir yöntemle yaklaşan yazar, anlatımını içsel seslerle ve psikolojik tavırlarla zenginleştirirken, bu yöntemle gerçekçi yönünü de perçinler. 1888 yılında Puşkin ödilüne layık görülür. 1890 yılında bir Sahalin Adası'na trenle zor bir yolculuk yapar. Bir sürgün yeri olan Sahalin'e yaptığı bu sıra dışı yolculuk yazarın hem insani hassasiyetini, hem de kaydadeğer tıbbi gözlemciliğini ortaya koymuştur.Objektif tasvir etme özelliği yazarın sanatsal yönü açısından ayırt edici bir unsur olarak belirlenmiştir. Hiçbir siyasi görüşe sahip olmayan yazar, öykülerinde daha çok kişisel ve bilişsel gelişim üzerinde durmuştur. İyiye, doğruya ulaşma çabası içinde çırpınan kahramanlar bu uğurda ya başarısız, ya da ?Nişanlı Kız? eserindeki gibi nadiren de olsa başarılı olmuşlardır. Bilimin değişmez enginliğine inanan yazarın öykülerinde uyanış ve değişim temaları spesifiktir. Bunun dışında kadın-erkek ilişkilerini, bireysel yetersizlikleri, psikolojik eksiklikleri ve dini öğeleri de yazarın öykülerinin konu bütünlüğü içinde bulmak mümkündür. Özellikle yaşamlarını bir kılıfa sokmuş insanlar yazarın sanatı için vazgeçilmez konu unsurları oluşturmuşlardır.?Küçük Köpekli Kadın?, ?Duşeçka?, ?Edebiyat Öğretmeni?, ?Asmakatlı Ev?, ?Işıklar?, ?Kılıflı Adam?, ?Ionıç?, ?Düello?, ?Üç Yıl?, ?Karım?, ?6 Numaralı Koğuş? yazarın uzun öykü sanatını sergilediği ve olgunluk dönemi öykülerinin farkını hissettirdiği bazı eserleridir. ?Bozkır? öyküsünü ise gerek işlediği konu, gerekse yöntemi açısından diğerlerinden ayırt etmek mümkündür. Bir yolculuk güncesi şeklinde değerlendirilebilecek olan öykü, daha çok doğa tasvirleriyle dikkat çeker.Anton Çehov'un yazınsal üslubu kısa, yalın ve anlaşılırdır. Bu yüzden eserleri birçok dile çevrilmiştir

HikayeRus edebiyatıÇehov, Anton Pavloviç
Emel Uğurlutan
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Aleksandr Sergeyeviç Puşkin'in düz yazı sanatı

Eserlerinde aşkın en sade ve doğal şekli, kaderin insan hayatını şekillendirmesindeki rolü ve Rus İnsanının kadere olan inancı gösterilir. O dönemde Rus kültürünün en önemli unsurlarından biri olan düelloya karşı toplumun bakış açısı yansıtılır. Puşkin'in ?Pugaçov İsyanının Tarihi? adlı eserinde Rus toplumuna mal olan Pugaçov isyanı, yalın ve enerjik bir dille aktarılır. Gerçek belgelere dayanılarak hazırlanan bu eserde nesnel bir bakış açısı hakimdir. İsyan öncesi ve sonrası Rus insanının durumu, halkın açlıkla mücadelesi, hükümetin isyanı bastırmadaki yetersizliği açıkça gösterilir. ?Yüzbaşının Kızı?nda da Pugaçov İsyanı ele alınır, ancak isyanın yanı sıra Rus taşra insanının samimi ve alçakgönüllü tavrı, Rus gelenek ve görenekleri, Rus kültürü anlatılır. ?Dubrovskiy?, Puşkin'in halk ayaklanması temasını işlediği ilk eserdir. ?Dubrovskiy?de toprak beyliği sisteminin haydut olmak zorunda bıraktığı bir karakter anlatılır, bu eserde adalet sisteminin ve düzenin eksiklikleri açıkça gösterilir. ?Belkin Öyküleri? yalın ve sade dili ile dikkat çeker. Bu öykülerde sıradan Rus insanının günlük yaşayışları, inançları, o zamana kadar kimsenin dikkatini çekmeyen menzil bekçisinin ve tabutçunun hayatları konu edilir, köy ve köylü hayatı hakkında bilgi verir. İlk roman denemesi ?Büyük Petro'nun Arabı? oldukça başarılı bir eserdir. Dedesi Gannibal'ın hayatından esinlenerek kaleme aldığı bu eserinde I. Petro zamanı oldukça nesnel bir tavırla aktarılır. ?Maça Kızı? Rus sosyete insanını, paraya dayalı ilişkilerin sahteliğini gösterir.Puşkin, düz yazı eserlerinde yalın ve sade üslubu ile dikkat çeker. Puşkin, sıradan Rus insanını gerçekçi bir biçimde tasvir ederek edebiyatta yeni bir dönemin başlamasına neden olmuştur.Anahtar Sözcükler1. Puşkin2. Yüzbaşının Kızı3. Dubrovskiy4. Maça Kızı5. Edebiyat

Puşkin, Aleksandar SergeyeviçRealizmRomantizm+1
Kezban Olgun
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Anton Pavloviç Çehov'un öykü dilinde anlam ve konu açısından deyimlerin gruplandırılması

Günlük yaşamın ve edebi sanatın vazgeçilmez bir parçası olan deyimler, dilin anlatım gücünü, kavramsal zenginliğini ve güzelliğini arttırmaktadır. Bir toplumun geçmişten günümüze yaşayışı, gelenekleri, inançları, bilim ve teknik alanındaki ilerleyişi o toplumun diline yansımaktadır. Kalıplaşmış sözcük birlikleri olan deyimler, dil kavramı içerisinde büyük bir önem teşkil etmektedir. Deyimler, anlatıma açıklık, dile de renklilik katmak amacıyla kullanılmaktadır.Bu çalışmada dünya'da, özellikle de Rusya ve Türkiye'de deyimler konusunda yapılan çalışmaların geçmişi verilmektedir. Aynı zamanda Rusça ve Türkçe deyimlerle ilgili ülkemizde ve Rusya'da gerçekleştirilen karşılaştırmalı incelemelerin durumu ortaya konulmaktadır. Bunun sonucunda söz konusu alanda özellikle iki dilli deyimler sözlüğü hazırlandığı ortaya çıkmaktadır.Dünya edebiyatı içinde özel yere ve öneme sahip, Rus edebiyatının önemli, başarılı ve tanınan yazarlarından biri olan Anton Pavloviç Çehov'un on bir kısa öyküsünde yer alan deyimler, anlamsal ve konusal olduğu gibi yapısal açıdan da sınıflandırılarak incelenmektedir. Aynı zamanda sanatçının deyim konusundaki tercihleri ortaya konulmaktadır.

Deyimler
Aslı Tarhan
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Valentin Grigoryeviç Rasputin'in Yaşa ve Anımsa ve Yakup Kadri Karaosmanoğlu'nun Yaban adlı eserlerinde savaş ve insan

20. y.y. Rus yazarlarından G. Valentin Rasputin'in kaleme aldığı ?Yaşave Anımsa? ile Türk Edebiyatı'nın önemli yazarları arasında yer alan YakupKadri Karaosmanoğlu'nun ?Yaban? isimli eserlerinde savaş temasınıişlemeye çalıştık.Eserlerde, savaşın bir toplumu yoksun bıraktığı değerler ve insanıninsana çektirdiği ıstırap konu edilmektedir. Farklı ve ortak konularınısaptadığımız eserlerde ruhsal çözümlemeler çok önemli yer tutmaktadır.Kahramanlardan birisi asker kaçağı diğeri ise geçmişinden kaçan biraskerdir. Her ikisi de bir adım atmaya çalışmanın kaderlerini değiştirmekolacağına inanırlar. Ama bunun için hiç bir şey yapmayıp herşeyi olduğu gibikabul eder ve kaderlerini yaşamayı seçerler.?Yaşa ve Anımsa? da Rasputin'in zihinlerimizde canlandırmış olduğufigürler iki farklı tabakadan, iki farklı sosyal gruba mensup kişilerdir. EserdeRus köyü ve köylüsü tüm açıklığıyla gözler önüne serilir. Devrin ekonomik,siyasi, kültürel, ahlaki düzeni ortaya konulur. Rasputin de çağdaşı olan diğeryazarların yaptığı gibi satır aralarını kullanır. Toplumların değer yargıları,kadının ve erkeğin yeri, uğruna hayatların feda edildiği tabular verilir.Aydın sınıfı ve köylü sınıfı Yakup Kadri'nin hafızalarımızdacanlandırdığı iki farklı sınıfın temsilcileridir. Aralarındaki büyük uçurum tümçıplaklığıyla gözler önüne serilir. ?Yaban? romanında Anadolu köyüneyabancı bir aydının köyde sürdürdüğü hayatı hikaye edilmektedir. Bu aydınsözü edilen köyde kaldığı zaman içerisinde kendi yabanlığının da farkınavarır. Romandaki temel çatışma, ilk bakışta okumuş, bilinçli bir Türk aydını ilecahil köy halkı arasındaki bir kültür çatışması gibi görünse de romanınilerleyen sayfalarında, asıl problemin Kurtuluş Savaşı karşısında alınan ikifarklı tutumdan kaynaklandığı anlaşılmaktadır.Sonuç olarak her iki eserde de savaş, bağımsızlık mücadelelerininvazgeçilmez yolu olsa da, insan hayatı, sadakat, fedakarlık etme, vicdan gibideğerler ön plana çıkartılarak sunulmaktadır. Her iki eser de, dönemlerinintoplumsal gerçekliklerini ele alan, bir takım hümanist değerleri ustaca işleyenve edebi açıdan önemli örneklerdir.

Aylin Karadeniz
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2006
00
Master'sOpen AccessTR

Rusça`da sözcük yapma yolları

ÖZET?Rusçada sözcük yapma yolları? adlı çalışmamız, yüksek lisans teziolarak hazırlanmıştır. Bu tezde, Rusçada sözcük yapma yolları, hem biçimselhem de anlamsal özellikler üzerinde durularak incelenmiştir.Tezimizin birinci bölümünü oluşturan ?Morfolojik Yolla SözcükYapımı? adlı bölümde, sözcük yapımı ve biçimbilgisi hakkında genel bilgiverildikten sonra, Rus dili sözcük yapımı sistemini oluşturan temelbirimlerden bahsedilmiştir. Rusçada sözcük yapımında kullanılan terimselifadeler, ortak köklü sözcük grupları, sözcüklerin birbirleriyle olanakrabalıkları anlatılmıştır.Sözcük yapma yolları anlatılırken önekler ve sonekler anlamlarıverilerek tanıtılmıştır. Yeni sözcük türetmek için elverişli olan eklerin hangileriolduğu tespit edilmiş, bu ekler aracılığıyla türetilmiş örnek sözcüklere yerverilmiştir. Bilindiği gibi; yalnızca birtakım eklerle köklerden sözcüktüretilmez, sözcük türetmenin başka yolları da vardır; bu nedenle birleştirmeyoluyla sözcük yapımı, kısaltma yoluyla sözcük yapımı, eksiz sözcük yapımıgibi sözcük yapma yolları üzerinde de durulmuştur.Tezimizin ikinci bölümünü oluşturan ?Semantik yolla sözcük yapımı?adlı bölümde ise; eş anlamlı, zıt anlamlı, eş adlı sözcükler, Rusçanındilbilgisel kuralları dikkate alınarak basit ve türemiş olarak gruplandırılmıştır.Rus dilindeki anlam değişmeleri (anlam daralması, genişlemesi) incelenmiş,bu değişimleri görebilmek için eski dönemlere başvurulmuştur. nsanlarındeğer yargılarının değişmesi sonucu sözcüklerde de değişimler olduğugörülmüştür. Sovyet ve Postsovyet dönemlerinde kullanılan sözcüklerinsemantik değerlendirmesi incelenmiştir. Rusça sözcük yapımında morfolojikve semantik yolların bağlantılı olduğu gösterilmiştir.

Evren Üstoğlu
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2006
00
Master'sOpen AccessTR

XIX. Yüzyıl Rus edebiyatında F.M. Dostoyevski eleştirisi

XIX. Yüzyıl Rus edebiyatının en önemli yazarlarından biri olan Dostoyevski yazdığı eserlerle hem kendi çağına hem de dünya edebiyatına adını altın harflerle yazmayı başarmıştır. Bu yüzden Dostoyevski'yi anlamak sanıldığı kadar kolay değildir. Onu anlayabilmek için sadece eserlerini okumak yeterli değildir. Eserlerini oluşturmasında en büyük rol yazarın kendi yaşamıdır. Bu bağlamda eserlerini okumadan önce yazarın yaşam öyküsü de dikkatli bir şekilde okunmalıdır. Dostoyevski yazın edebiyatına ilk olarak Balzac'ınYevgeniGrandet eserini çevirerek girmiştir. O zamanlarda henüz 22 yaşında olan Dostoyevski, Karamzin, Gogol ve Puşkin gibi Rus edebiyatının yapı taşları olan yazarları beğenerek okumuştur. Özellikle Gogol'ü kendisini düşünce bakımından en çok etkileyen yazar olarak saymıştır. Dostoyevski Rus ve dünya edebiyatına oldukça önemli eserler miras bırakmıştır. Bu eserlerin hemen hepsinde insan özgürlüğünü irdelemiş ve bu özgürlüğe ulaşabilmenin yollarını göstermeye çalışmıştır. İki bölümden oluşan tezimizin ilk bölümünde yazarın yaşam öyküsünü ve sürgün dönemlerini incelemeye çalıştık. Bu bölümü oluştururken aile yaşamı, çocukluğu, okul yılları, kısa süren iş hayatı, arkadaş çevresi, sürgün yılları ve sürgün sonrası dönemleri göz önünde bulundurduk. Nitekim özellikle sürgün sonrası dönemlerine bakıldığı zaman yazın hayatındaki ilk eserlerde bile yazarın yaşamına dair izler bulmak mümkündür. Tezimizin ikinci bölümünde ise yazarın başlıca eserlerini bazalarak bu eserler üzerine yapılmış eleştirileri incelemeye çalıştık. Bu incelemenin asıl amacı; Dostoyevski'yi başka yazar ve eleştirmenlerin nasıl gördüğünü ve anladığını kavramak bunun yanı sıra yapılan bu eleştiriler bağlamında Dostoyevski sanatını detaylı bir şekilde ele almaktır. Bu konunun daha iyi bir şekilde irdelenmesi için sadece Türkçeye çevrilmiş eserlerin okunması ve incelenmesi yeterli değildir. Bu göz önünde bulundurarak Rusça ve İngilizce kaynaklar da detaylı bir şekilde incelenmiştir.

19. yüzyılDostoyevski, Fiodor MihayloviçEdebiyat+2
Burkay Ögel
Ağrı İbrahim Çeçen University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessRU

Актуальность официально–делового русского языка в турции

The Russian Federation, which is the largest country in the world with its territories, has many ethnic, linguistic and autonomous structures. XX. century Russian state structure has gone through three phases: monarchic (1901-1916), socialist (1917-1991) and liberal (1992-2019); accordingly, the appeal and correspondence styles of contemporary Russian literature have undergone a certain change. However, the common language and communication language used by Russian speaking societies in communicating with each other in private and legal sectors has reached a certain scientific and technical standard with the effect of technological developments and global competition. This master's thesis aims to introduce professional and academic circles to the actuality of the Russian official-business language. In order to capture the consistency between the subject and the target, the general characteristics of the contemporary Russian literary text types are given and then the official-business style is introduced from a wide angle; then, the terminology, syntax, grammatical details of the field are shown theoretically and practically by giving a special place to the contracts within this style. In this context, the structure of the business language was examined and the current abilities of Russian and Turkish were investigated.

Ümit Demirhan
Ağrı İbrahim Çeçen University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessRU

N.V. Gogolun "Ölü Canlar" eserinde iç mimarinin özellikleri / The characteristics of interior architecture in Gogol's "Dead Souls"

The common point of view about their own art of Nikolay Vasilyevich Gogol, the founder of Naturalist School and Realism in 19th century Russian Literature. When the realism movement in Russian literature and the writers affected by this movement are examined, the name of Nikolay Vasilyeçiv Gogol is seen. The features of interior architecture are remarkable in "Dead Souls" written by Nikolay Vasilyeçiv Gogol. With the social and ideological developments in question, the current of romanticism lost its influence in Russian literature since the 1820s, and the movement of realism emerged. In this context, in Gogol's "Dead Souls", the characteristics of interior architecture and the inner world of the heroes were analyzed comparatively. Keywords: Nikolay Vasilyevich Gogol, "Dead Souls", the characteristics of interior architecture Имя Николая Васильевича Гоголя встречается при исследовании направления реализма и писателей, затронутых этим направлением в русской литературе. В произведении Николая Васильевича Гоголя «Мёртвые души» примечательны особенности интерьера. В связи с рассматриваемыми социальными и идеологическими событиями, начиная с 1820-х годов, течение романтизма начало терять своё влияние в русской литературе и возникло направление реализма. В этом контексте в гоголевских «Мёртвых душах» были отобраны и сравнительно проанализированы характеристики интерьера и внутреннего мира героев произведения. Ключевые слова: Николай Васильевич Гоголь, произведение «Мёртвые души», интерьер

Aysel Şahin
Ağrı İbrahim Çeçen University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessRU

Использование компьютерных технологий на занятиях по русскому языку как иностранному на примере Агрыйского университета имени Ибрагима Чечена

The master's thesis work is devoted to computer aided Russian courses, which are considered the most interesting and basic indicator of the introduction of information-communication technologies (ICT) into the educational process. The thesis includes an introduction, two chapters, conclusion, bibliography. The study is presented in 79 page printed text and includes a detailed summary of a course on the development of speech when he was a freshman at university using computer technologies. The introduction determines the subject, proves the relevance and innovation of the object and subject, defines the main goals and objectives, validates the concept, specifies research methods. In the first part, computer technology and the use of computer technology in Russian as a foreign language were more widely transferred. In the second part, for the development of students ' conversations, the practical use of the computer in the course was taken into account and a detailed outline of a lecture taught to the freshman at the University of Ağrı Ibrahim Çeçen was presented. In the conclusion section, the results obtained from the graduate study are given.

Can İnal
Ağrı İbrahim Çeçen University · Institute of Graduate Studies
2021
00
Master'sOpen AccessRU

Развитие дистанционного обучения в университете имени ибрагима чечена (агры) (на примере кафедры русского языка и литературы)

The relevance of the study is determined by the main problems of the organization of distance learning in higher pedagogical schools. In 2020, more than a billion schoolchildren and students were transferred to distance learning for the first time in history due to the coronavirus infection COVID-19. "The COVID - 19 pandemic has led to the largest disruption in education systems in history, affecting nearly 1.6 billion students in more than 190 countries and all continents. The closure of schools and other educational institutions affected 94 percent of the global student population; This rate is 99 percent in low- and lower-middle-income countries" [1, с. 2 ]. One of the primary tasks in the field of education is the timely analysis of the current situation, the adoption of the most adequate measures, taking into account the specifics of a particular country, and the support of all participants in the educational system: students, their parents, teachers and administration at all levels. Currently, it is important to carefully document the actions taken and their consequences in order to further analyze their applicability in the education system. In addition, it is necessary to take into account international experience and use the best practices [2, с. 1]. The COVID-19 pandemic has challenged education systems in Turkey as well. Thanks to the rapid response measures taken by the Turkish Government under the auspices of UNESCO to ensure a smooth learning process, distance learning solutions have been developed. At the same time, along with obvious challenges and problems, the new teaching format provides a wide range of opportunities and prospects for changing and improving educational systems for which a critical situation creates forced conditions [3]. According to the Minister of Education of the Republic of Zia Selcuk, starting from March 23, for the first time in the world practice, distance learning of educational programs is carried out throughout the country in Turkey. "Thanks to the free distance learning system provided by the country's Ministry of National Education, Turkey will become a model for the whole world, providing educational programs taught through television and the Internet, prepared on a national scale for the first time in the world," said Zia Selcuk [4]. In this regard, the issues of distance learning in the academic environment of Turkey are currently being actively studied [5]. The degree of scientific elaboration of the problem. The problem of distance learning in Turkish universities has become, to a certain extent, the subject of research by many scientists. Numerous studies by well-known foreign authors are devoted to the theoretical foundations of distance learning. Researchers in Turkey who have studied the problems of distance learning include: F. Odabaşı, Z. Kaya, M. Bülbül, E. Toprakçı, Ü. Özel. Çallı, A. İşman, E. Can, O. Torkul & M. Ersoy and others. For today, considerable experience has been accumulated in distance learning (A. A. Andreev, G. P. Andreev, M. V. Bulgakov, B. S. Gershunsky, I. V. Grebnev, V. V. Gusev, V. P. Davydov, O. V. Dolzhenko, I. Kalyagin, V. V. Michaelis, P. I. Obraztsov, O. P. Okolelov, I. V. Robert, V. A. Sadovnichy, I. A. Skalsky, N. F. Talyzina, A. N. Tikhonov, Yu. G. Fokin, D. V. Chernilevsky, V. F. Sholokhovich), which allowed us to define and explore the experience of distance learning at the University of Agrı Ibrahim Chechen (on the example of the Department of Russian Language and Literature). Thus, the relevance of the topic under study is beyond doubt, and the above problems determined the following choice of the topic of our work: "The experience of distance learning at the Agrı Ibrahim Chechen University. The purpose of the study is to consider the implementation of distance learning at the Department of Russian Language and Literature of the Ağrı Ibrahim Chechen University as a condition for the formation of the readiness of higher education school in the context of the implementation of distance learning. Object of research: distance learning in the professional training of university students. Subject - The process of introducing distance learning at the Department of Russian Language and Literature of the Agrı Ibrahim Chechen University. Research hypothesis: the positive experience of distance learning of the Department of Russian Language and Literature of the Agrı Ibrahim Chechen University will contribute to the effective formation of the readiness of the higher school to implement, if there is: - the essence of the concept of "distance learning" is defined; - the stages of the historical development of distance learning are identified; - the implementation of distance learning at the Department of Russian Language and Literature of the Agrı Ibragim Chechen University has been established; - analysis of the software platform of the Department of Russian Language and Literature, ensuring the effective formation of the readiness of the Agrı Ibrahim Chechen University for the implementation of distance learning. Tasks: 1) analyze the concept of "distance learning" and give the author's definition of this concept; 2) consider the issues of the historical development of distance learning; 3) show the implementation of distance learning at the Department of Russian Language and Literature of the Agrı Ibragim Chechen University; 4) consider the software platform of the Department of Russian Language and Literature of the Agrı Ibragim Chechen University. Research methods: - theoretical (analysis of pedagogical literature, synthesis, generalization); - empirical (oral questioning, observation). The scientific novelty of the dissertation work is as follows: 1. The important role of distance learning in the development of higher education in Turkey is determined and the author's definition of the concept of "distance learning" is given; 2. The main stages of the historical development of distance learning in the context of its reform are identified; 3. Based on the results of the author's research, the importance of the implementation of distance learning at the Department of Russian Language and Literature of the Agrı Ibrahim Chechen University has been substantiated; 4 For the first time, the soft ware platform of the Department of Russian Language and Literature is considered, which provides the effective formation of the readiness of the Agrı Ibrahim Chechen University for the implementation of distance learning. The theoretical significance of the study lies in the development of the level of theoretical research in the field of the impact of globalization processes on Turkish higher education in general and on distance education in particular. The practical significance of the study lies in the possibility of using the results obtained: strategies for the development of distance learning in the modernization of higher education in Turkey; in the study of the higher level of development of distance learning in Turkey using selected research tools; preparing students to work in modern society and the latest educational technologies. Research base: Agrı Ibrahim Chechen University, Republic of Turkey. Keywords: distance learning, information technology, education, affordable education, e-learning. The structure of the work: the final qualification work consists of an introduction, two chapters, a conclusion, a list of sources used, including 91 sources. The paper contains 2 tables and 42 figures. The total volume of the work is 80 pages.

Murat Mamedov
Ağrı İbrahim Çeçen University · Institute of Graduate Studies
2021
00
Master'sOpen AccessRU

Формирование коммуникативной компетентности студентов-турок посредством применения учебных ментальных карт

The purpose of the given research (exploration) is development of a set of thematic (curriculum) mental maps utilisation of which will promote the formation of communicative competence from the part of Turkish speaking students who study Russian as a foreign language. According to the objective of the work, in formation of educational mental maps for development of communicative competence of target students, the computer version of mind mapping such as Mindomo (https://www.mindomo.com) was applied. Introduction defines * the object, * relevance, * innovation of the given exploration. As well as it determines its goals and objectives, and confirms the conception and method of the research. In Chapter I, notion of communicative competence in linguodidactic sources and it's formation is widely explored. In Chapter II, linguistic aspects of formation of communicative competence of target students in bilingual environment were investigated.(reflected) *Some recommendations are offered. Conclusions drawn as the results of the research are also included. Key Words: Competence, Secondary Linguistic Personality, Turkish - Russian bilingualism, Educational mind maps.

Anvarbek Bektemirov
Ağrı İbrahim Çeçen University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessRU

Деепричастие в русском и турецком языках в сопоставительном аспекте

This master's work is devoted to a comparative analysis of the participle as a special form of the verb in Russian and Turkish. Within the framework of this Interlingua study, the morphological features of gerunds, their definition, formation, properties and types in both languages are considered. An attempt will also be made to reveal their lexical and semantic features and syntactic load in the context. The purpose of this study is to study and reveal the common and differences in the adverbial constructions of both languages. The study puts forward a communicative problem in the assimilation of adverbial constructions of the Turkish language by Russian-speaking students, and the perception of adverbial constructions of the Russian language by native Turkish speakers. The problem put forward is because the gerund in Russian is formed from imperfective and perfective verbs, while in the grammar of the Turkish language such a linguistic process is not observed. In addition, this causes some difficulties in the study of gerunds of the Russian language by native Turkish speakers. Keywords: gerunds, comparative aspect, Turkish, Russian. Данная магистерская работа посвящена сопоставительному анализу деепричастия как особой формы глагола в русском и турецком языках. В рамках данного межъязыкового исследования рассматриваются морфологические особенности деепричастий, их определение, образование, свойства и виды в обоих языках. Также будет предпринята попытка раскрыть их лексикосемантические особенности и синтаксическую нагрузку в контексте. Цель данного исследования – изучить и раскрыть общее и различия в деепричастных конструкциях обоих языков. В исследовании выдвигается коммуникативная проблема как при усвоении деепричастных конструкций турецкого языка русскоговорящими студентами, так и при восприятии деепричастных конструкций русского языка носителями турецкого языка. Выдвинутая проблема обусловлена тем, что деепричастие в русском языке образуется от глаголов несовершенного и совершенного вида, тогда как в грамматике турецкого языка такой языковой процесс не наблюдается. И это вызывает некоторые сложности при изучении деепричастий русского языка носителями турецкого языка. Ключевые слова: деепричастия, сопоставительный аспект, турецкий язык, русский язык.

Darya Beschastnova
Ağrı İbrahim Çeçen University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye Türkçesinden Rusçaya geçen verintilerin etimolojik analizi

Bu çalışmada Türkiye Türkçesi ve Türkiye Türkçesi aracılığı ile Rusçaya geçen verinti sözcükler analiz edilmiştir. Rusça ve Türkçe, geçmişten günümüze kadar karşılıklı («взаимное влияние языков») bir şekilde etkileşim ve ilişki halinde olan iki ayrı dildir. Bu iki dil arasındaki etkileşimi edebi yönden temel alan sayıca çalışma mevcuttur. Ancak ele alınan çalışmalardan yola çıkarak Rusça ve Türkçe dillerinin dilbilgisel yönden etkileşimini inceleyen araştırmaların yetersiz olduğunu ifade etmek mümkündür. Oysa iki dil arasındaki süregelen etkileşim göz önünde tutulduğunda Rusça ve Türkçe dillerinin birbirini etkilediği ve bunun sonucunda ise birçok sözcük aktarımının mevcut olduğu görülebilir. Kaynaklar aracılığı ile yapılan araştırmalarda Rusçada kullanılan Türkiye Türkçesi kökenli sözcüklerin dilsel aktarım sonucunda ses, yapı ve anlam değişimine maruz kaldığı, yeni anlamlar kazandığı, anlamsal bakımdan daraldığı, tamamen farklı bir göstergeyi nitelediği ve kökensel anlamına yeni anlamlar kazandırdığı görülmüştür. Ulaşılan sonuç doğrultusunda bu araştırmada Türkiye Türkçesinden Rusçaya geçen verinti sözcüklerin başta etimolojik özellikleri olmak üzere ses, anlam, yapı ve tür bakımından analizleri yapılmış ve kullanımları ele alınmıştır. Ardından Rusçadaki Türkçe kökenli sözcüklerin kaynak dilde hangi kökene sahip olduğu, türetilen sözcüklere, gelişimlerine ve anlamlarına da yer verilmiştir. Anahtar kelimeler: Türkçe, Rusça, Etimoloji, Verinti.

Ceren Dağtekin
Ağrı İbrahim Çeçen University · Institute of Graduate Studies
2025
00
DoctorateOpen AccessTR

Yabancı dil olarak Rusça öğretiminde edebi metinlerin işlevi

Yabancı Dil Olarak Rusça Öğretiminde Edebi Metinlerin İşlevi başlıklı doktora tezinde Rusça da dahil yabancı dil öğretiminde edebi metnin yapısı ve işlevleri bağlamında incelenmesi; ayrıca Edebiyat fakültelerinin Türk öğrencilere Rus dili öğretiminde klasik ve çağdaş Rus edebi metinlerinin Rusçayı iletişimsel ve kültürel bir bağlam içinde sunmasından yararlanarak, öğrencilerin dilin dört temel becerilerini ve iletişimsel yetilerinin kalıcı bir şekilde nasıl geliştirileceğinin incelenmesi amaçlanmaktadr. Bu amaç doğrultusunda çalışmamızda klasik ve çağdaş Rus edebiyatının, filoloji profilli öğrencileri yabancı dil olarak Rusça derslerinde edebi metinlerle çalışmaları için seçenekler ele alınmıştır. Yabancı öğrencilerin iletişimsel yetilerini oluşturmanın yanı sıra, çağdaş Rus dili, hedef dilin kültürü hakkında bilgi edinmeyi amaçlayan bir alıştırma sistemi sunulmuştur. Edebi metinleri farklı düzeylerde kullanarak yabancı dil olarak Rusça öğretmenin örnek dersleri verilmiştir. Çalışmamızda yabancı üniversitelerin Edebiyat fakülteleri öğrencileri için Rusça uygulamalı derslerde edebi metinlerin kullanılmasına ilişkin konular irdelenmiştir. Edebi metinleri kullanarak Rusça derslerinin düzenleme yeri İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi olmuştur. Bu çalışmanın kuramsal kısmında yabancı dil öğretimi süreci, yabancı dil öğretiminde edebi metinlerin özellikleri, edebi metinlerin kullanımı, kullanım alanları ve edebi metinlerin seçimi ve uyarlanması üzerinde durulmuştur. Uygulama kısmında ise, Hazırlık sınıfında, Sözlü ve Yazılı Anlatım ve Sözlü ve Yazılı Kompozisyon derslerinde kullanılan birkaç edebi metin çalışmasının örnekleri verilmiştir. Derslerde uygulanmış olan örnek edebi metinler L.N. Tolstoy'un "Tri bublika i odna suşka" ("Üç Simit ve Bir Kandil Simidi") ve "Kostoçka" ("Erik Çekirdeği"), K.G. Paustovski'nin "Krujevnitsa Nastya" ("Dantel ustası Nastya") ve Y.Ya. Yakovlev'in "Skripka" ("Keman") adlı hikayelerdir. Edebi metinler sayesinde yabancı filoloji öğrencileri, tüm zenginliği ve çeşitliliği ile Rusçayı tanımakta, aktif ve pasif sözcü dağarcığını zenginleştirilmekte, dil öngörü yetenekleri oluşturmakta ve konuşma becerisinin geliştirmektedir. Rusçayı yurtdışında öğrenirken, Rus şairlerinin ve yazarlarının eserleri Rus dil ortamını modellemenin bir aracı haline gelmekte olduğu ve edebi metinlerin hedef dilin ülkesini ve kültürünü tanımak için etkili bir araç olmasının öğretisel değerini arttırdığı sonucuna varılmıştır.

Dil becerileriEdebi metinlerKültür+4
Zoya Şengüder
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Mekan/zaman bağlamında İvan Gonçarov'un romanlarında taşra

Bu yüksek lisans tezinde Rus edebiyatının gelen sanatçılardan İvan Aleksandroviç Gonçarov'un (1812-1891) birbirinin devamı niteliğindeki, "Olağan Öykü", "Oblomov" ve "Yamaç" adlı üç romanında taşra, mekan ve zaman bağlamında incelenmiştir. Rusya'da geleneksel düzenin kaldırılmasına yönelik girişimlerin ön plana çıktığı yıllarda kaleme alınan romanlarında İvan Gonçarov, gelenksel dünyanın temsili olarak taşrayı en ince ayrıntısına kadar titizlikle irdelemiştir. Amacımız İvan Gonçarov un romanlarında, taşra ve taşra karakterleri üzerinden Rus taşrasına ayna tutmak ve bu yönüyle ülkemizde az bilinen yazarın sanatsal yaratıcılığını gözler önüne serebilmektedir.

Edebi eserlerGonçarov, İvan AleksandroviçMekan+2
Natalia Ciobanova
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

Lev Gumilyov'un passionarlık kuramı ve Rus edebiyatında bir uygulama örneği: I. Petro

Sovyet kaynaklarında 'son Avrasyacı' olarak nitelendirilen Lev N. Gumilyov coğrafya, tarih, budun betimi, insan bilimi, kazı bilimi gibi birçok alanda çalışmalar yapmış ünlü bir bilim insanıdır. Gumilyov'a bu ünü kazandıran başlıca çalışmalarıysa etnogenez ve passionarlık kuramlarıdır. Bu kuramları sayesinde bilim insanı, tarihin karanlık sayfalarına ışık tutmaya çalışır. Çalışmamızda Gumilyov'un sözü edilen kuramları ele alınıp Rus tarihine ve edebiyatına uygulanmış, bu kapsamda XVIII. ve XIX. yüzyıl Rus edebiyatında I. (Büyük) Petro imgesinin passionarlık belirtileriyle koşutluk gösterip göstermediği konusunda bir sonuca varılması amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda ilk olarak Gumilyov'un yaşamına ve çalışmalarına değinilmiş, ardından etnogenez ve passionarlık kuramları incelenip bu iki kuramdan 'passionar tanı yöntemi' olarak adlandırdığımız özgün bir inceleme yöntemi üretilmiştir. Daha sonra Rus etnogenezine kısaca değinilmiş, Petro'nun yaşamına ve reformlarına passionarlık çerçevesinden bakılmış, Rus etnogeneziyle kültürü arasında bağlantı kurulmuştur. Uygulama bölümündeyse XVIII. ve XIX. yüzyıl Rus edebiyatında I. Petro konusunu işleyen başlıca eserlerde çarın passionarlık belirtilerini taşıyıp taşımadığı passionar tanı yöntemi kullanılarak örneklerle ortaya konmuştur. Elde edilen bulgular ışığında, karşıt görüşler olsa da çoğunluğa bakıldığında Büyük Petro'nun, Rus etnogenezinin sağladığı uygun koşullarda ortaya çıkmış, Rus tarihine ve edebiyatına yön vermiş bir passionar olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

Gumilyov, Lev N.PassionarlıkPetro Dönemi I+1
Onur Aydın
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

Rus dilindeki basit cümlelerin tipolojisi (Sınıflandırılması) (Türk öğrencileri bakış açısıyla)

Rus dilindeki basit cümle yapılarının tipolojisini incelemeyi öngörülen amacı, araştırma konusu ile ilgili belge ve kaynak taraması yapmak, gerekli kaynakları temin etmek, Türkçe'ye çevirmek ve bunun sonucunda yapılacak araştırmaya katkı sağlamak, Türkiye'de Rus dilbilimi, morfoloji ve sözdizimi gibi alanlarda yapılan çalışmalara katkı sağlamak, kapsamlı bir kaynak araştırması ile bu alandaki eksikliği gidermek, araştırmayı bir Türk öğrenci gözü ile Rus dilbilimi alanında çalışan bilim adamlarına sunmaktır.

BiçimbilimCümleCümle yapısı+7
Hadi Bak
Atatürk University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
DoctorateOpen AccessTR

N.M. Karamzin'in "Zavallı Liza" ve Sami Paşazade Sezai'nin "Sergüzeşt" adlı eserlerinde halk kültürü yansımalarının karşılaştırmalı analizi

Batı edebiyatında roman ve hikâye sözlü anlatılardan yazılı anlatılara doğru bir evrim süreci gerçekleştirmiştir. Türk edebiyatında ise batılı anlamdaki roman ve hikâye türlerine XIX. yüzyılın başları ile birlikte karşılaşılmaya başlanır. Sözlü anlatıların bir devamı niteliğinde olan roman ve hikâyeler, folklor ve edebiyat etkileşiminin varlığını ortaya çıkarır. "N.M. Karamzin'in "Zavallı Liza" ve Sami Paşa-zade Sezai'nin "Sergüzeşt" Adlı Eserlerinde Halk Kültürü Yansımalarının Karşılaştırmalı Analizi" adlı bu tez, Batı edebiyatında köklü bir geçmişe sahip olan Rus edebiyatının XVIII. yüzyılının sonlarına doğru meydana gelen ve varlığını sürdüren folklor- edebiyat etkileşimi ile Türk edebiyatının XIX. yüzyılının tümünde hakim olan edebiyat-folklor etkileşimini, dönemin büyük eserleri arasında yer alan "Zavallı Liza" adlı uzun öykü ve "Sergüzeşt" adlı romanın karşılaştırmalı bir analizi ile yansıtmak amaçlanmaktadır. Çalışmamızda, eserlerin mukayesesi için karşılaştımalı edebiyat biliminin metodlarından olan esere bağlı inceleme metodunun kullanılması amaçlanmaktadır. Karşılaştırılma yapılırken farklı dönemlerde, farklı kültürlerinin ürünleri olan "Zavallı Liza" ve "Sergüzeşt" adlı eserlerde halk kültürü öğelerinin varlığı üzerinde durulmuş ve iki halk arasındaki kültürel etkileşimin varlığı edebiyat-folklor etkileşimi aracılığı ile ortaya çıkarmak hedeflenmiştir. Elbette bu karşılaştırmalar, eserler arasında birinin diğerinden dahaüstün veya daha iyi bir eser olduğunu ispatlama çabası ile yapılmamıştır ve böyle bir amaca hizmet etmez. Bu gibi bir durum karşılaştırmalı edebiyat bilimine de aykırıdır. Çalışmamızın özünü oluşturan folklor ve edebiyat etkileşimi, aynı zamanda iki farklı kültürün halk bilimi açısından geçirdiği evrimi, yapılan bilimsel ve sistematik çalışmalarında gözlemlenmesini sağlar. Bu amaçla N.M. Karamzin'in yaşadığı dönemi oluşturan XVIII. yüzyılda halk bilimi çalışmaları ve bu dönemdeki edebiyat ve halk biliminin etkileşimi ve Sami Paşa-zade Sezai'nin yaşadığı dönem olan XIX. yüzyıl Tanzimat dönemi edebiyatıile halk bilimi etkileşimi de kronolojik bilgiler eşliğinde çalışmamızda yer alacaktır. Çalışmamıza esas olan her iki eserde geçen halk kültürü öğelerinin varlığının tesbiti, sözlü ve yazılı anlatı geleneğinin edebiyat eserlerine yansıması ve her iki kültürde benzerlik gösteren halk kültürü öğelerinin karşılaştırmalı analizi, eserlerdeki metinler esas alınarak yapılmıştır. Bu çalışmanın amacı; farklı dönemlerde yaşamış iki büyük yazarın farklı dillerde yazdıkları iki büyük eser üzerinden kendi halk kültürlerini nasıl yansıttıklarını karşılıklı olarak mukayese ederek, halk bilimi ile edebiyat etkileşimine örnek iki eserin karşılaştırılması ile hem halk bilimine hem de karşılaştırmalı edebiyat bilimine hizmet etmektir. Anahtar Kelimeler: "Zavallı Liza", "Sergüzeşt", halk bilimi, karşılaştırmalı edebiyat, kültür, etkileşim.

18. yüzyıl19. yüzyılHalk bilimi+7
Pınar Dilekçi
Atatürk University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
DoctorateOpen AccessTR

Çağdaş Rus dilindeki fiil kipi kategorisi (Türk öğrenci bakış açısıyla)

Toplumların öncül sosyo – kültürel aracı dil ve dilin içerdiği dilsel varlıklar, kuşkusuz, toplum muhayyilesinde daima dikkat çekici varlıklar olarak öne çıkmışlardır. Buna bağlı olarak da, sözü edilen olgular, gerek iletişimde durduğu yer, gerekse bu noktada teşkil ettiği önem sebebiyle daima spesifik olarak incelenmeyi ve üzerinde durup düşünmeyi hak eder niteliktedir. İşte bu çalışmanın amacı, sözcükten başlayarak, cümle ve ifadeleri, pek tabi konuşmayı kuşatan fiil ve kategorilerini ve de özellikle Rus dilinde fiilin kip kategorisini, kiplik ifadesinde kipin durduğu yeri odağa alma amaçlıdır. Özellikle edebi eserlerden seçilmiş örnekler ve konuya ilişkin oluşturulmuş şema ve tablolar yardımıyla, Rus dilinde fiil kipi kategorisi işlevsel, anlamsal ve biçimsel tüm yönleriyle ele alınmaya ve değerlendirilmeye çalışılmıştır. Söz konusu değerlendirme yapılırken, Rus dilini yabancı dil olarak öğrenen Türk öğrenci bakış açısı dikkate alınmıştır. Bu bağlamda, gerek Rus dilinde gerekse diğer dünya dillerinde konuyla ilgili yapılmış bilimsel araştırma ve çalışmalar incelenmiştir. Bulgular, Rus dilinde fiil kiplerinin, zaman içerisinde, nicelik ve nitelik olarak bir takım değişimlere uğradığını, diğer dillerden kimi özellikleri ve özel durumlarıyla ayrı bir yerde durduğunu ve çağdaş dilde ise kip kategorisinin üç temel başlık altında incelendiğini göstermektedir. Çalışmanın Rus dilini öğrenenler, özellikle de yabancı dil olarak öğrenme sürecinden geçenler için faydalı olacağı düşüncesindeyiz.

Dil bilgisi-eylemDilbilimKipler+2
Keziban Topbaşoğlu
Atatürk University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
DoctorateOpen AccessRU

Categories locality and temporality in the language of art picture of the World, "Eugene onegin" A.S. Pushkin

The aim of this thesis is to examine linguistically the categories of place and time in A. S.Pushkin's famous work «Evgeniy Onegin». "Yevgeniy Onegin" is regarded as the summit of the art of A. S. Pushkin. Thus, learning and teaching all the works of the great Russian writer and "Yevgeniy Onegin" takes a large part of the time of the employees of the Russian Language and Literature Departments of Turkish universities. Understanding events in the work (especially time and space items); is really difficult for someone who does not know the original language of the work which is not its native language and conditions of Russia in the XIX. century, so the novel should be studied with linguistic and cultural interpretations. Our work consists of two parts. In the first part, the concept of the place in the work was mentioned in general and various analyzes were made. In the second part of the work, the presentation of the concept of time at work is presented in linguistic elements. In addition, at the end of the study, a supplementary study called Linguistic and Cultural Interpretation of the Concepts of Place and Time in «Yevgeni Onegin» was presented.

Sevindj Ramazanov
Atatürk University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Çağdaş Rus dilinde "aile" kavramının yer aldığı atasözleri(Türk öğrencinin bakış açısıyla)

Birbirlerinden farklı yapılara sahip olan ve az sayıda sözcükle oluşturulan fakat içerisinde birçok anlam barındıran atasözleri dilbilimin ayrı bir çalışma alanını oluşturmaktadır. Çalışmamızda çağdaş Rus dilinde aile kavramının yer aldığı atasözleri, Türk öğrenci bakış açısıyla taranmıştır. Çalışmamızın ilk bölümünde konu, amaç, kapsam ve kullanılan yöntemle ilgili bilgiler verildikten sonra, temel malzememiz olan atasözlerinin Rus ve Türk kültürünün yapısal çözümlenmesindeki yeri ve önemi hakkında bilgi verilmiştir. Ayrıca, İngilizce bir terim olan ve Türkçeye yakın zamanda giren "kavram" kelimesinin anlamı, kökeni, metotları ve kullanım alanlarına değindik. Bunun dışında "Dünya görüşü" kavramını detaylarıyla inceleme fırsatı bulduk; çünkü dil, dünya görüşünün oluşumunda, en etkin rolü oynar. Her dilin dünyayı kavrayışı, diğer dillere göre farklılık göstermektedir. İkinci bölüm ise tezimizin ana kısmını oluşturmaktadır. Bu bölümde kültürün öz taşıyıcıları olarak kabul edilen atasözleri diğer çalışmalardan farklı olarak aile kavramıyla ele alınmıştır. Aile kavramının yer aldığı atasözlerinin analizini yapıp, her iki toplumun aile bireylerinin özellikleri, rol ve sorumlulukları, birbirlerine karşı görev ve davranışlarını inceleyip, olumlu ve olumsuz yönlerini karşılaştırarak, kültürleri hakkında bilgi sahibi olma imkânı bulduk. Böylece o toplumun dilinde var olan bu sözler sadece dil unsuru olma özelliğinden çıkıp, kültürün de belirleyicisi konumuna gelmiştir. Bu çalışmamızda atasözleri sadece dil açısından değil, kültürel açıdan da incelenmeye çalışılmıştır. Çalışmamızın öncelikli amacı ise, bu alandaki çalışmalara katkı sağlamaktır. Ayrıca son kısımda "aile" kavramının yer aldığı Rusça atasözlerine ve bunların Türkçe karşılıklarına yer verilmiştir. Bunun ülkemizde Rusça atasözleri üzerine yapılmış olan kısıtlı çalışmalara katkıda bulunacağını düşünmekteyiz.

AileAtasözleriDilbilgisi+3
Ayşe Mercan
Atatürk University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Rus dilinde 'B (içinde)' ile 'Hа (üstünde)' edatlarınınkullanım alanlarına göre gruplandırılmaları (Türk öğrencisinin bakış açısıyla)

Çalışmamızın konusu, Rus dilinde 'в (içinde)' ile 'на (üstünde)' edatlarının kullanım alanlarına göre gruplandırılmasıdır. Çalışmamızın amacı, Rus dilinde ismin bulunma ve belirtme hallerine göre 'в (içinde / içine –e / -a)' ile 'на (üstünde / üzerine –e / -a)' edatlarının kullanım alanlarına göre gruplandırmak ve bu edatların kullanım şekillerini, genel özelliklerini ele alarak, onları örnekleriyle birlikte açıklamak ve bu konu üzerinde çalışan öğrencilere yardımcı olabilecek bir kaynak ortaya koymaktır. İlk olarak çalışmamızda edat kavramı Türkçe ve Rusça dil bilgisi kuralları kapsamında incelenmiş, her iki dildeki benzerlikler veya farklılıklar ortaya konulmuştur. Türkçe ve Rusçadaki ismin halleri kıyaslamalı olarak ele alınmıştır. Daha sonrasında çalışmamızın esas konusunu oluşturan, Rusçada 'в (içinde)' ile 'на (üstünde)' edatları kullanım alanlarına göre gruplandırılarak, biçimsel olarak Türkçeden farklı, fakat anlamsal olarak neredeyse Türkçedeki yapılara yakın olan 'в (içinde)' ile 'на (üstünde)'edatları geniş ölçüde açıklanmıştır. Bu edatların Türkçedeki karşılıkları ve dil bilgisel nitelikleri açıklayıcı örneklerle birlikte verilmeye çalışılmıştır. Bu anlamda Türkçe ve Rusça kaynaklar kapsamlı bir şekilde araştırılmış ve incelenmiştir. Yerli ve yabancı dilbilimi kitapları, ansiklopediler, sözlükler, vb. kaynaklardan faydalanılmıştır. Sonuç olarak, çalışmamız Rusça ve Türkçede biçimsel olarak farklı, fakat anlamsal olarak hemen hemen aynı olan 'в (içinde)' ile 'на (üstünde)' edatları üzerine önemli bir kaynak teşkil edecektir.

BiçimbilimBiçimselleşmeDil bilgisi-edatlar+5
Emine Sağlam
Atatürk University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Rusçadaki ve Türkçedeki ismin hallerinin tanımı, ortak özellikleri, farklılıkları ve okulda hal sistemi üzerine materyaller

Hint-Avrupa dillerinin tarihsel ilişkisinden dolayı, Türk dilinin harf sistemi, Rus dilinin harf sistemide dâhil olmak üzere diğer Hint-Avrupa dillerinin, hal sistemi ile benzerlikleri vardır fakat her toplumun dilsel ve edebi anlamda özgünlükleri de söz konusudur. Örnek verecek olursak Rusçada altı (6) Türkçede beş (5) adet hal vardır. Birbirine benzeyen haller olduğu gibi (yalın hal, -de hali, -e hali ve -i hali) hiç benzemeyen hallerde vardır (-den ve –ile (araç) hali). Rusçanın Türkçeden farklı olarak edatlı- edatsız kullanımları söz konusudur. Türkçede var olan haller (-den hali) Rusçada edatlar yardımıyla başka bir hale dâhildir. İsmin halleri Rusçada çekim ve takıların yardımıyla ifade edilir, Türkçede ise ek ve ilgeçlerin yardımıyla ifade edillir. Türkeçeden farklı olarak Rusça kelimelerdeki cinsiyet, miktar, sayı farklılığı Rusçadaki tüm hal sistemini etkilemiştir. Türkçe bu anlamda basittir. Bu farklılık yabancılar için Rusça öğrenimini zorlaştırmaktadır. Bu araştırmada hal sisteminin öğretiminde kullanılan öğretim teknikleri de incelenmiştir. İlkokuldan başlayıp ortaöğretime uzanan süreç ve teknikler incelenmiştir. Ayrıca bu çalışmanın amacı iki dilinde öğrenimine kolaylık sağlanması için farklılıklar ve benzerlikler üzerinde durulup öğrenme sürecine katkı sağlamaktır.

Dil bilgisi-eklerDil bilgisi-isimDil bilimciler+4
Şahin Kablan
Atatürk University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

İ.S. Turgenyev'in "Babalar ve Oğullar" ve "Orhan Kemal'in "Eskici ve Oğulları" eserlerindeki zıt karakterlerin rollerinin sosyal gerçekçilik bağlamında incelenmesi

Sosyal gerçekçilik gerek akım olarak oluşumu gerekse içerik olarak birçok alanda kullanılan bir olgudur. Özellikle realizm akımı bünyesinde oluşan ve bu akımın bir alt dalı olarak ilerleyen sosyal gerçekçilik, edebiyatın önemli bir yapı taşı olmuştur. Sosyal gerçekçilik desteklendiği toplumcu yazarlar ile ünlenmiş ve çeşitlenmiştir. Bu sebeple Dünya Edebiyatında kendilerine yer bulabilmiştir. Çalışmamızda Rus ve Türk Edebiyatlarının önemli yazarlarından olan ve eserlerinde sosyal gerçekçi izlere yer vermiş İ.S. Turgenyev ve Orhan Kemal'in hayatları ve edebi sanatları ele alınmıştır. Yazarların önemli eserlerinden olan "Babalar ve Oğullar" ile "Eskici ve Oğulları" zıt karakterler üzerinden sosyal gerçekçilik bağlamında incelenmiştir. Karşılaştırmalı edebiyat teknikleri ile incelediğimiz eserlerin yazıldıkları dönemin sorunlarına değinişleri ve bu sorunlara verdikleri tepkiler önem arz ettiğinden dolayı bu konular da ele alınmıştır. Dönemsel sorunları eserlere yansıtırken yazarların tutumları ve destekledikleri tarafları çalışmamızda belirtip dönemin özetini vermek çalışmamızı olgunluğa ulaştırmıştır. Eserlerin eleştirmenler tarafından irdelenmesi ve toplumun eserlere bakış açısının önemi çalışmamızda yer verilen diğer bir konudur. Çalışmada eserde yer alan zıt karakterlerin temsil ettiği tarafların karşılaştırması, romanın örgüsü ile verilen dönem tasvirleri yer almaktadır. Çalışmamız, Rus roman yazarı İ.S. Turgenyev'in "Babalar ve Oğullar" ile Türk roman yazarı Orhan Kemal'in "Eskici ve Oğulları" eserleri üzerinden dönem ve sosyal yapı incelenmesi, buna bağlı olarak zıt karakterlerin karşılaştırılması ile güncellik kazanmaktadır. Çalışmamızda çeviri, analiz ve karşılaştırma yöntemleri kullanılmıştır.

Karşılaştırmalı edebiyatKemal, OrhanRus edebiyatı+4
Emre Can Atasoy
Ardahan University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

N. V. Gogol 'Kaput' eserinde zamirlerin orijinal metin ve Türkçe çevirilerinde karşılaştırılması

Çalışmamızda Gogol'ün 'Kaput' adlı eserinin Türkçe tercümelerinde zamir içeren cümlelerin çevirmenler tarafından nasıl ele alındığı ve erek dile nasıl çevrildiğiyle ilgili incelemeler yapılmıştır. Eserle ilgili yapılan çeviriler incelendiğinde zamir sınıfına ait sözcüklerin Türkçe'ye tercümesinde çevirmenlerin bazı sorunlarla karşılaştıkları tespit edilmiştir. Bu aktarım sorunuyla ilgili yapılan çevirilerin karşılaştırması yapılarak çözüm odaklı bulgular elde etme temelinde konuyla ilgili bir çalışma yapılması amaçlanmıştır. Çalışmanın objesi ve sınırları, kaynak metinden çeviri metnini üç farklı örnek kullanımıyla biçimsel ve anlamsal özellikleri bakımından belirlemektir. Çeviri aktarım sorunlarının aşamalarından biri olan gerçekliği yalnızca anlamsal olarak ele almakla kalmayıp, aynı zamanda onun çağrışımlarını da aktarmada temel olarak alınan üç çeviri metni arasındaki farklılıklar yönünden incelenmiştir. Çalışmada farklı dilbilimcilerin kuramları incelenerek, bilimsel ve dilbilimsel-çeviri araştırma yöntemleri kullanılmıştır. Tüm bu bilgiler göz önünde bulundurulduğunda, kaynak metin ile çeviri metin arasında aktarım farklılıklarının olması nedeniyle çeviri metinlerinde anlam kayması gibi sorunların ortaya çıktığı görülmüştür. Ayrıca çalışmamızda zamir sınıflandırmalarının Rusçada ve Türkçede aynı sayıda alt başlıklarda yer almadığı ortaya koyularak bazı zamir türlerinin içeriklerinin her iki dilde de aynı anlama sahip olmadığı tespit edilmiştir. İncelememizde çevirmenlerin kaynak metinde yer alanın dışında, çeviride aktarım yaparken ilave kelime kullanımı, üslup, duygu ifadesi ve mizah yoluyla yeni bileşenler ekledikleri, orijinal ifadeden uzaklaşarak durumları yeniden yorumlayıp kendilerine özgü içerik oluşturdukları sonucuna varılmıştır. Anahtar Sözcükler: Edebi çeviri, zamirler, Rus Edebiyatı, Türkçe, biçimsel ve anlamsal özellikler, aktarım sorunları

Züleyha Ülker
Ardahan University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Aleksandr İvanoviç Kuprin'in "Granat Bilezik" ile Halit Ziya Uşaklıgil'in "Mai ve Siyah" eserlerinde "Aşk" kavramı

Hislerin bireyden bireye değişkenlik gösterdiği ve kişilerin özüne tesir ettiği duygular üzerine pek çok araştırma ve inceleme meydana gelmiştir. Bu araştırmalarla ortaya çıkan olgular ise hislerini derinden yaşayan insanların anlaşılabilmeleri adına önemli bilgilerdir. Hislerin oldukça şiddetli yaşandığı ve kişi psikolojisine pek çok çerçeveden tesiri olduğu bilinen bu kelime insana özgü bir duygu olarak tanımlansa da aslında toplumsal ve kültürel olarak da bir olgudur. Aşk kavramının temelindeki psikolojik etmenlerin yanı sıra kültür, ahlak, hoşgörü ve din gibi toplumu oluşturan yapılarda aşkın bir diğer unsurlarıdır. Bu unsurlar aşkın farklı dönemlerde çeşitli tanımlamalarına ve sınıflandırılmasına neden olmuştur. Bilindiği gibi Aşk, gelişen, ilerleyen ve son bulabilen bir duygudur ve bir kişinin içinde ki sevme yeteneğini her zaman var etmiş, kişinin hayatındaki gelişimiyle doğru orantılıdır. Âşık olmak bir insanın sevdiği kişiye ve dünyaya olan bakışını değiştirdiği gibi bir insana coşku ve depresyon gibi uç duygular da yaşatabilir. Aşk zıtlıklarla doludur: belirsizdir- Aşk bazen kişinin partnerine karşı duyduğu bir sevgide nefret barındırırken, bazen de verdiği hazla birlikte kişiye ıstırap çektirebilir. Genel olarak aşkın yaşattığı hissiyatın doruk noktasının zevk olduğuna ve özünün tamamlayıcılıkta yattığına inanılmaktadır. Çalışmamızda Rus ve Türk kültürüne ait iki yazarın eserlerinde aşk kavramı, dil, duygu ve tür bakımından incelenmiş ve kahramanlar üzerinden bu kavramın detayları gösterilmiştir. Aşk, bireylerin iç dünyasını duygusal bağlamda harekete geçiren en önemli bileşeni olmasıyla birlikte tüm evrene yayılmış ve çok yönlülüğüyle sadece araştırmalarda kalmayıp edebi dünyada da izlerini göstermiştir. Çalışmamızda teorik olarak ele aldığımız aşk teması çok yönlülüğüyle geçmişten bugüne birçok türe ayrılmış ve kendi içerisinde gruplar oluşturmuştur. İncelemeye aldığımız eserlerde bu tür karşımıza karşılıksız bir aşk türü olarak çıkmaktadır. Yazarlar engin görüşleriyle bu türü hem gerçekçi hem de edebi bir dille okuyuculara sunmuştur. Aşkın herkese göre değişen tanımı ve açıklamaları Rus ve Türk yazarlar tarafından oldukça net bir şekilde sonuçlarıyla birlikte belirtilmiştir. Edebi yaratıcılıklarıyla ortaya koydukları ve çalışmanın temelini oluşturan bu iki eserde aşk teması yazarlar tarafından hem acı hem de yoğun bir bağlılık duygusu olarak edebi üslup ile ele alınmıştır. A.İ. Kuprin tarafından 1910 yılında yazılmış "Granat Bilezik" ve H.Z. Uşaklıgil tarafından 1889 yılında yazılmış "Mai ve Siyah" eserleri üzerine karşılaştırmalı olarak aşk kavramının ilk defa incelenmesi ise çalışmamızın yeniliğidir. Bu çalışmada; tanımlama, karşılaştırma, gözlem, genelleme ve çeviri yöntemleri kullanılmıştır.

AşkEdebiyatKavramlar
Elif Usta
Ardahan University · Institute of Graduate Studies
2022
10
Master'sOpen AccessTR

N. V. Gogol'un "Petersburg Öyküleri" ve Sait Faik Abasıyanık'ın "Lüzumsuz Adam" adlı eserlerinin kurgusallık bağlamında incelenmesi

Edebî eserler; okuyuculara yeni kapılar açmak, açtığı kapıların ardında onların keyifli vakit geçirmesini sağlamak ve en önemlisi de estetik yönü ile okurları etkilemek amacıyla ortaya çıkmaktadır. Bu noktada yazarın görevi; bu amaca hizmet ederek edebî eserleri doğru teknikler ile kurgulamak ve okurlarına hazır hâle getirmektir. Kurgu, bir edebî eserin yapısını oluşturan parçaların tümüdür. Dolayısıyla yazar tarafından oluşturulan karakterler, onların etrafında gelişen olaylar, bu olayların gerçekleştiği yer ve zaman gibi parçalar, kurmaca bir metnin ögelerini oluşturmaktadır. Çalışmamızda; Nikolay Vasilyeviç Gogol'ün 1830-1840 yılları arasında yayımladığı altı hikâyesinden derlenmiş olan Petersburg Öyküleri ve Sait Faik Abasıyanık'ın 1948 yılında yazdığı, on dört öyküden oluşan Lüzumsuz Adam adlı yapıtlarında kurgulanmış olan vaka, karakter, mekân ve zaman ögeleri detaylı bir biçimde incelenmiştir. Çalışmanın sonucunda ise iki farklı dil ve kültüre sahip olan bu yazarların; yaşam biçimleri, sanat anlayışları ve söz konusu eserleri dikkate alınarak ortaya çıkan benzerlik ve farklılıklar tarafımızca karşılaştırılmıştır.

Abasıyanık, Sait FaikEdebi eserlerGogol, Nikolay Vasilyeviç+6
Nebahat Tuğçe Tan
Ardahan University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Türk ve Rus dillerinde koloratifler

Kültür geçmişten günümüze nesiller arası aktarılan bir toplumun yaşam biçimi, inanış, düşünce yapısı edebiyat sanat gibi etkinliklerin aktarılması sonucunda var olmuştur. Toplumlar yaşadıkları coğrafi bölge, kullandıkları dil ve yaşam biçimleri doğrultusunda kendi kültür yapılarını ortaya çıkarmış ve bu durum sonucunda farklı kültürler meydana gelmiştir. Bir dilin kültürel bir olgu olarak zenginliği, içindeki deyimlerin ve sabit ifadelerin varlığıyla belirlenir. Bir dili incelemek ve bilmek, onun deyim sistemini anlamak ve kullanmak demektir. Bu çalışmanın amacı, Rus ve Türk dillerinde kültürel bir olgu olarak renk adlarını sembolik anlamları ve iki farklı kültürün deyimlerindeki kullanımları açısından karşılaştırmaktır. Renk adları ve renk tonlarının adları, halkların dünya görüşünün özelliklerini, dinlerini, coğrafi farklılıkları ve farklı kültürlerin temsilcilerinin özne dünyasındaki farklılıkları gösterir. Rus ve Türk kültüründeki renk adlarının işlevlerinin karşılaştırılması, Türk ve Rus dillerinin açıklayıcı ve deyimsel sözlüklerinin sürekli bir örneklemesi ve betimsel yöntem kullanılarak yapılmıştır. Çalışma sonucunda, yukarıda bahsedilen iki dilde renk kelimelerinin kullanımı ve anlamlarının sembolleştirilmesindeki benzerlikler ve farklılıklar tespit edilmiştir. Anahtar Sözcükler: Kültür, Renk, Renklendirici, Betimleme Yöntemi, Bilimsel Sistem, Deyim.

Umutcan Temiz
Ardahan University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessRU

George Sand'ın "Consuelo", "Kontes Rudolştadt", Reşat Nuri Güntekin'in "Çalıkuşu" romanlarının Rusça çevirisi ve İvan Sergeyeviç Turgenev'in "Arefesinde", doğa tasvirinin rolü ve ana karakterlerin kaderi üzerindeki etkisi

In this study, the depiction of nature in the works of George Sand, Reşat Nuri Güntekin and Ivan Turgenyev is examined in terms of its relationship with the inner world of the characters. The similarities and differences in nature images characterized by the authors' literary and aesthetic consciousness, aesthetics, artistic style characteristics and individual poetics are emphasized. The influence of literary tradition and different philosophical views on the ideologies of writers is monitored. The special importance of the mental and national factors embodied in the artistic structure of the texts of the three novelists is also evaluated. In George Sand's novel works, attention is drawn to the unique weight of the field of art as a subject and object of representation. Here, attention is mainly focused on the narrative structure of the novels "Consuelo" and "Countess Rudolstadt", which are problematically and thematically linked by common themes and motifs. The contrast between personality and history is examined through the prism of the traditions of French literature, its tendency to portray free-thinking individuals, and the emancipation of women. The epic and dramatic beginning of Reşat Nuri Güntekin's novel contributes to the re-creation of reality in its entirety, in the inextricable bond between the personal and the individual and the social, the external and the internal, the static and the dynamic. By focusing on overcoming the clichés and patterns of the patriarchal society, the author was able to successfully show the awakening of self-awareness, personal initiative and the tendency to independent thinking in the heroine of the novel. However, he constantly established a relationship with history, social tendencies and mentality of Turkish life. Ivan Sergeyevich Turgenev's novels are an organic synthesis of epic and dramatic elements of the generic structure. It is this feature that allows the life of nature, its impact on the inner world of the characters, their emotions and experiences to be recreated in a multi-dimensional and comfortable way. Nature is endowed with certain naturophilosophical meanings, acting as a kind of original entity, the cosmos, which predetermines the actions of heroes and even historical events. He draws attention to the clues, parallels, allusions and reminders sprinkled throughout the text. The connection of Ivan Sergeyevich Turgenev's novels and novellas with Western European philosophy and the intellectual history of humanity is emphasized. The heroes of the novels "Consuelo", "Countess of Rudolstadt", "Wren" and "On the Eve" are women who have overcome the obstacles of life and are struggling to get closer to the ideal man they dream of. In the works, attention is also focused on the antagonists, who are characterized by a complex structure and worldview. The antagonist role is not necessarily humans, but nature and the individual characteristics of the hero and other opposing forces. However, great attention is paid to the development and dynamics of the internal conflict, the psychological plot and the reflexes of the characters. The examined texts of French, Turkish and Russian writers reflect important stages in the development of the national epic literary tradition. The similarities and differences in the plot, motif and genre structure that emerge in these texts enable us to have information about certain typological processes in world literature. This study contributes to the consideration of national literatures in a comparative-historical context and meets the methodological principles of modern literary comparativism.

Rafsanjani Mavlyanov
Ardahan University · Institute of Graduate Studies
2024
10