Aydın Adnan Menderes University
Discipline

Physical Education and Sports

Aydın Adnan Menderes University

3,038

Archived Theses

67

DOIs Assigned

2%

DOI Rate

Discipline

50 Theses
Master'sOpen AccessTR

Gençlik ve Spor İl müdürlüğü'nde görev yapan antrenörlerin nomofobi, internet bağımlılığı ve fiziksel aktivite düzeylerinin incelenmesi (çorum ili örneği)

Bu çalışma, Çorum Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü'nde görev yapan antrenörlerin nomofobi, internet bağımlılığı ve fiziksel aktivite düzeylerini değerlendirmiştir. Çalışmaya katılan 97 antrenör üzerinde yapılan analizler, mesai memnuniyetinin nomofobi düzeyleri üzerinde önemli bir etkiye sahip olduğunu göstermiştir. Mesai ortamından memnun olan antrenörler daha düşük nomofobi puanlarına sahipken, memnuniyeti düşük olanların puanları daha yüksek çıkmıştır. Özellikle, bilgiye erişememe ve rahatlıktan feragat etme alt boyutları üzerinde, gelir düzeyi ve BKİ kategorisi gibi demografik değişkenlerin belirgin etkileri tespit edilmiştir. Analiz sonuçları, BKİ kategorisine göre normal ve kilolu bireyler arasında, aynı zamanda farklı gelir grupları arasında nomofobi düzeylerinde anlamlı farklılıklar olduğunu ortaya koymuştur. İnternet bağımlılığı bakımından, günlük telefon kullanım süresi arttıkça bağımlılık puanlarının yükseldiği gözlemlenmiştir. Eğitim düzeyi, yabancı dil bilgisi ve hizmet süresi gibi diğer değişkenler, hem nomofobi hem de internet bağımlılığı üzerinde anlamlı bir etkiye sahip değildir.

Semra Doğan
Hitit University · Institute of Graduate Studies
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaöğretim öğrencilerinin fiziksel okuryazarlık, akademik öz-yeterlik ve akademik başarı düzeyleri arasındaki ilişki

Bu çalışmanın amacı ortaöğretim öğrencilerinin Fiziksel Okuryazarlık, Akademik Öz-yeterlik ve Akademik Başarı düzeyleri arasındaki açıklayıcı ve yordayıcı ilişkileri ortaya koymaktır. Araştırmada nicel araştırma yöntemlerinden ilişkisel tarama deseni kullanılmıştır. Ayrıca araş-tırmada hipotize edilen regresyon modelinde cinsiyet, okul türü ve spor yapıp yapmama du-rumu değişkenlerinin düzenleyici etkisi test edilmiştir. Çalışmanın örneklemini Çorum ili Mer-kez ilçesindeki 2023-2024 eğitim-öğretim yılında eğitim veren 47 ortaöğretim kurumunda öğrenim gören 706 öğrenci oluşturmaktadır. Çalışmada veri toplama araçları olarak Kişisel Bilgi Formu, Fiziksel Okuryazarlık Ölçeği ve Akademik Öz-yeterlik ölçeği kullanılmıştır. Araş-tırma verilerinin çözümlenmesinde SPSS 25 paket programı kullanılmıştır. Betimsel analizler-de aritmetik ortalama (X̄) ve standart sapma (SS), karşılaştırmalı analizlerde bağımsız örnek-lemler t-Testi, değişkenler arası ilişkilerin test edilmesinde Pearson Moment Çarpımlar Kore-lasyon katsayısı (r) ve düzenleyici etkilerin anlamlılığının test edilmesinde ise Hayes PROCESS Macro eklentisinde Model 1 kullanılmış olup 5000 BC Bootstrap yeniden örnekle analizler gerçekleştirilmiştir. Araştırmada betimsel bulgular incelendiğinde, öğrencilerin fiziksel aktivitelerle olan tercih ve duygusal tepkilerinde belirgin farklılıklar olduğu sonucu ortaya çıkmıştır. Öğrencilerin açık alandaki aktivitelerde (X̄ = 3.42) kendilerini daha iyi hissederken, buzda yapılan aktivitelerde (X̄ = 1.66) kendilerini daha az yeterli hissettikleri saptanmıştır. Bu bulgular, okulların fiziksel aktivitelere katılımın teşvik edilmesi açısından öğrencilerin tercihlerini ve ihtiyaçlarını daha iyi anlamaları ve dikkate almaları gerekliliğine işaret etmektedir. Değişkenler arası korelas-yonlar incelendiğinde, Fiziksel Okuryazarlık ile Akademik Öz-yeterlik (r = ,317, p <.05) ve Algılanan Akademik Başarı (r = ,119, p<.05) arasında pozitif yönlü orta düzeyde, ayrıca Aka-demik Öz-yeterlik ile Bildirilen Yıl Sonu Başarı Puanları (r = ,378, p< .05) ve Algılanan Akade-mik Başarı ( r = ,283, p< .05) arasında pozitif yönlü orta düzeyde anlamlı ilişkiler olduğu tespit edilmiştir. Bununla birlikte çoklu doğrusal regresyon analizi sonuçlarına göre Akademik Öz-yeterlik, Akademik Başarıyı yordayan (β= ,288; t= 7,589; p < .05) önemli bir faktör olarak or-taya çıkmıştır. Öğrencilerin Fiziksel Okuryazarlık ortalama puanları cinsiyet grupları açısın-dan karşılaştırıldığında, ortalama puanların erkek öğrenciler lehine istatistiksel olarak anlamlı farklılık gösterdiği (t704 = -3,83, p < .05) tespit edilmiştir. Okul türü değişkenine göre ortalama puanlar karşılaştırıldığında, Fiziksel Okuryazarlık (t704 = -2,064, p< .00) ve Bildirilen Yıl Sonu Başarı Puanları (t704 = -8,92, p < .00) açısından özel okul öğrencileri lehine istatistiksel olarak anlamlı farklılık saptanmıştır. Ayrıca düzenli spor yapan öğrencilerin Fiziksel Okuryazarlık (t704 = 12,60, p < .05], Akademik Öz-yeterlik (t704 = 3,45, p < .05) ve Algılanan Akademik Başarı ortalama puanlarının [t704 = 2,27, p < .05] spor yapmayan öğrencilere göre istatistiksel olarak anlamlı bir şekilde daha yüksek düzeyde olduğu saptanmıştır. Bu bulgular, sporun öğrencilerin bütüncül gelişiminde olumlu bir rolü olduğuna ilişkin kanıtlar sunmaktadır. Çalışma sonucun-da, düzenli spor yapan öğrencilerin Fiziksel Okuryazarlık, Akademik Öz-yeterlik ve Akademik Başarı ortalama puanlarının düzenli spor yapanlar lehine anlamlı bir şekilde farklılaşmış oldu-ğu saptanmış olsa da hipotize edilen modelin akademik başarı üzerindeki varyansın önemli bir kısmını açıklayamadığı göz önünde bulundurularak gelecek araştırmalarda akademik başarıyı etkileyen diğer faktörlerin de modele dahil edilmesi önerilmiştir.

Akademik başarıAkademik öz yeterlilikFiziksel okuryazarlık
Damla Nur Şahin Paşaoğlu
Hitit University · Institute of Graduate Studies
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Beden eğitimi öğretmenlerinin serbest zaman doyum ve sosyal bağlılık düzeylerinin incelenmesi

Bu çalışma beden eğitimi öğretmenlerinin serbest zaman doyum ve sosyal bağlılık düzeylerinin incelenmesini amaçlamaktadır. Çalışmanın örneklemini Çorum ilinde 2023 yılında kamuda görev yapan beden eğitimi öğretmenleri oluşturmaktadır. Araştırmada tam sayım örneklem modeli uygulanmış ve 71 kadın 206 erkek olmak üzere 277 öğretmene ulaşılmıştır. Kişisel verilerin elde edilmesinde araştırmacı tarafından oluşturulan kişisel bilgi formu, Serbest Zaman Doyum Ölçeği ve Sosyal Bağlılık Ölçeği veri toplama aracı olarak kullanılmıştır. Verilerin tanımlayıcı istatistikleri frekans ve yüzde analizinin yanı sıra kullanılan ölçeklere ait katılımcıların düzeylerinin belirlenmesinde ortalama ve standart sapma analizleri kullanılmıştır. Araştırmada bağımsız değişken ile bağımlı değişken arasındaki ilişkinin incelenmesinde Pearson Korelasyon analizi, bağımsız değişkenin bağımlı değişken üzerindeki etkisinin incelenmesinde regresyon analizi yapılmıştır. İki gruplar arasındaki farkın tespitinde bağımsız örneklem t testi ikiden fazla gruplar için tek yönlü ANOVA testi uygulanmıştır. Elde edilen veriler analiz edildiğinde beden eğitimi öğretmenlerinin Serbest Zaman Doyum ile Sosyal Bağlılık düzeyi arasında düşük düzeyde negatif yönlü ilişki tespit edilmiş olup (r=-0,199;p=0.001<0.05) ve Serbest Zaman Doyum düzeyinin Sosyal Bağlılık üzerinde etkisi olduğu belirlenmiştir (R2=0.040). Beden eğitimi öğretmenlerinin serbest zaman doyum ölçeği alt boyutlarında; yaş değişkenine göre eğitimsel, sosyal ve fiziksel alt boyutlarında, medeni durum değişkenine göre rahatlama alt boyutunda, görevde hizmet süresinde eğitimsel ve sosyal alt boyutlarında, serbest zamanı geçirirken zevk alınan kişiler sorusuna verdikleri cevaplarda sosyal alt boyutunda anlamlı farklılık olduğu tespit edilirken (p<0.05) yapılan aktivite türünde ise tüm alt boyutlarda anlamlı farklılık olduğu tespit edilmiştir (p<0.05). Beden eğitimi öğretmenlerinin sosyal bağlılık düzeyleri incelendiğinde sadece serbest zamanı geçirirken zevk alınan kişiler sorusuna verilen yanıtlarda anlamlı farklılık olduğu tespit edilmiştir (p<0.05). Farklılaşmanın serbest zamanını yalnız geçirmek isteyen öğretmenler ile ailesi ve arkadaşlarıyla geçirmekten zevk alanlar arasında olduğu yapılan Scheffe testi sonucunda tespit edilmiştir.

Çiğdem Güher
Hitit University · Institute of Graduate Studies
2024
00
Master'sOpen AccessTR

10-12 yaş basketbolcularda eğitsel oyun çalışmalarının temel basketbol becerileri ve beden koordinasyonlarına etkisi

Bu çalışma, basketbolcularda eğitsel oyun çalışmalarının temel basketbol becerilerine ve beden koordinasyonlarına etkisini incelemeyi amaçlamıştır. Araştırma Çorum ilinde 10-12 yaş aralığında Gelişim Basketbol Spor Kulübünde lisanslı 32 basketbolcu gönüllü katılımı ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmada yarı deneysel model kullanılmıştır. Basketbolculara 8 haftalık temel basketbol ve beden motor koordinasyonunu geliştirici eğitsel oyunlar oynatılmış olup veriler ön ve son test olmak üzere Kişisel Bilgi Formu, Johnson Basketbol Testi ve KTK: Çocuk Beden Koordinasyon Testi kullanılarak toplanmıştır. Araştırmadan elde edilen veriler Statistical Package For Social Science (SPSS) 22.0 paket programında analiz edilmiştir. Tanımlayıcı istatistikler frekans, yüzde (%) ve ortalama, standart sapma (min-max) ile sunulmuştur. Normallik dağılımı Kolmogorov Smirnov ve Shapiro Wilks testleri ile analiz edilmiştir. Bağımlı değişkenlerin tekrarlı ölçümleri parametrik olan Paired T Test (Bağımlı Gruplar T-Testi) ile analiz edilmiştir. İstatistiksel anlamlılık düzeyi p< 0.05 olarak kabul edilmiştir. Araştırma bulgularına göre, kız ve erkek basketbolcuların Johnson Basketbol Testi toplamlarında ve kız basketbolcuların top sürme becerisinde anlamlı farklılık bulunmuştur (p<0.05). KTK Testi sonuçlarına göre, kız basketbolcularda geriye dengeleme ve toplam puanlarında, erkek basketbolcuların ise yanlara sıçrama testlerinde anlamlı farklılık bulunmuştur (p<0.05).Sonuç olarak, eğitsel oyunların kız ve erkek basketbolcularda basketbol branşına özgü becerileri geliştirmede ve beden koordinasyonlarına olumlu etki ettiği görülmüştür.

BasketbolBeden koordinasyonuEğitsel oyunlar
Özge Eser
Hitit University · Institute of Graduate Studies
2025
00
DoctorateOpen AccessTR

Mücadele sporcularında hızlı kilo kaybının fizyolojik ve psikolojik etkilerinin incelenmesi

Mücadele sporlarında (güreş, taekwondo, judo) sıklet uyumu amacıyla uygulanan hızlı kilo kaybı (HKK), sporcuların hem fiziksel hem de zihinsel performansını olumsuz etkileyebilmektedir. Sıvı kaybına bağlı olarak yorgunluk, dikkat dağınıklığı ve stres düzeyinde artış gibi sorunlar ortaya çıkmaktadır. Bu çalışmanın amacı, güreş, taekwondo ve judo sporcularında HKK'nin etkilerini ortaya koymak; saha testleriyle değerlendirilen fiziksel parametreler (vücut kompozisyonu, hidrasyon, kuvvet ve dikey sıçrama) ile giyilebilir teknolojiler kullanılarak ölçülen zihinsel performans göstergelerindeki (dikkat, konsantrasyon, BMP, COH) değişimleri karşılaştırmalı olarak incelemektir. Çalışma, Çorum ilinde antrenmanlara düzenli olarak katılan, 13–18 yaş aralığında ve en az üç yıllık spor geçmişine sahip toplam 75 müsabık sporcu ile yürütülmüştür. Ölçümler, Türkiye Şampiyonası hazırlıkları kapsamında dört farklı zamanda (12 hafta, 15 gün, 3 gün ve tartı önce ki gün) gerçekleştirilmiş; sporcuların fiziksel ve zihinsel performans verileri toplanmıştır. Bulgular, sporcuların yarışma öncesinde %5'e varan hızlı kilo kaybı yaşadığını göstermiştir. İdrar Özgül Ağırlığı (USG) değerleri, özellikle tartı öncesi ölçümde ciddi düzeyde dehidrasyonu ortaya koymuştur. Uygulanan tekrarlı ölçümler için varyans analizi (Repeated Measures ANOVA) ve Bonferroni düzeltmeli post-hoc testleri, fiziksel performans parametrelerinde (el kavrama, sırt-bacak kuvveti, dikey sıçrama) zaman içinde meydana gelen düşüşlerin istatistiksel olarak anlamlı olduğunu ortaya koymuştur (p<0.05). Ayrıca dikkat ve konsantrasyon düzeylerinde gözlenen azalma ile anlık kalp atım sayısı (BPM) ve koherans (COH) parametrelerindeki değişimlerin de bilişsel işlevleri yansıtan anlamlı farklılıklar oluşturduğu belirlenmiştir. Sonuç olarak, HKK'nin genç sporcular üzerinde çok boyutlu olumsuz etkiler yarattığı görülmüştür. Bu nedenle, bireysel farklılıkları gözeten, bilimsel ve sürdürülebilir kilo yönetimi stratejilerinin benimsenmesi önerilmektedir.

İsmet Alagöz
Hitit University · Institute of Graduate Studies
2025
00
DoctorateOpen AccessTR

Öz düzenleme, akademik stres ve okul aidiyeti arasındaki ilişkide sporun düzenleyici etkisi

Bu araştırmanın temel amacı, akademik stres, öz düzenleme ve okul aidiyeti arasındaki açıklayıcı ve yordayıcı ilişkileri incelemek ve bu ilişkilerde sporun düzenleyici rolünü ortaya koymaktır. Araştırmada ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Çalışma grubunu 2023-2024 eğitim öğretim yılında Çorum ili Merkez ilçesindeki ortaöğretim kurumlarında öğrenim görmekte olan toplam 1007 lise öğrencisi oluşturmaktadır. Veriler, Kişisel bilgi formu "Akademik Beklentilere İlişkin Stres Envanteri", "Öz Düzenleme Ölçeği" ve "Okul Bağlılığı Ölçeği" kullanılarak toplanmıştır. Elde edilen veriler, SPSS V25 paket programına aktarılmış, betimsel istatistikler ve korelasyon analizleri gerçekleştirilmiştir. Ayrıca aracılık (Model 4) ve moderatör (Model 59) analizleri için Hayes tarafından önerilen SPSS PROCESS Macro V4.1 eklentisi kullanılarak %95 güven aralığı seçilmiş ve 5000 bootstrap örneklem ile dolaylı (mediation) ve düzenleyici (moderation) etkilerin anlamlılığı test edilmiştir. Betimsel bulgulara göre; öğrencilerin akademik stres (X̄ = 3.04 ± 0.86) ve öz düzenleme (X̄ = 3.26 ± 0.38) ortalama puanları orta düzeyde bulunmuştur. Okul aidiyeti ortalama puanları ise düşük (X̄ = 2.17 ± 0.44) düzeydedir. Karşılaştırmalı bulgular incelediğinde; cinsiyet değişkeni açısından öz-pekiştirme (t1005 = -3,853, p<0.05) ve öz-izleme (t1005 = 2,994, p<0.05) ile okul aidiyeti (t1005 = 3,052, p<0.05) ortalama puanlarının cinsiyet gruplarına göre istatistiksel olarak anlamlı farklılık gösterdiği, bu farkın ise okul aidiyetinde erkek öğrencilerin, öz izleme ile öz pekiştirmede ise kadın öğrencilerin lehine olduğu tespit edilmiştir. Düzenli spor yapıp yapmama değişkeni açısından akademik stres (t1005 = 2,338, p <0.05) ve öz izleme (t1005 = 2,378, p <0.05) ortalama puanlarında düzenli spor yapan ve yapmayan gruplara göre istatistiksel açıdan anlamlı bir farklılık olduğu, bu anlamlı farkın ise düzenli spor yapan öğrencilerin lehine olduğu saptanmıştır. Spor derecesi değişkeni açısından incelendiğinde, akademik stres (t1005 = -2,440, p <0.05), öz pekiştirme (t1005 = -3,105, p <0.05) ve okul aidiyeti (t1005 = 2,302, p <0.05) ortalama puanlarında spor derecesi açısından istatistiksel açıdan anlamlı bir farklılık olduğu, bu farkın ise akademik stres ve öz pekiştirmede spor derecesi olan, okul aidiyetinde ise spor derecesi olmayan öğrencilerin lehine olduğu saptanmıştır. Okul türü değişkenine göre ise ortalama puanlar gruplar arası anlamlı farklılık göstermemiştir. İlişkisel analizlere ilişkin bulgular incelendiğinde, Pearson Momentler Çarpım Korelasyon Katsayısı (r) değerlerinin -.29 ile .21 arasında değiştiği ve toplam 10 korelasyondan sekizinin anlamlı olduğu ve bunların üçünün pozitif yönlü beşinin ise negatif yönlü olduğu tespit edilmiştir. Yordayıcı bulgular incelendiğinde, hipotize edilen regresyon modelinin anlamlı olduğu (F(4,1002) = 27.908, p <.001), akademik stres, öz pekiştirme, öz izleme ve öz düzenleme bağımsız değişkenlerinin okul aidiyeti üzerindeki toplam variyansın %10'unu açıkladığı ortaya çıkmıştır (R² = .100). Aracılık analizi sonuçlarına göre, akademik stresin okul aidiyeti üzerindeki doğrudan etkisi anlamlı (b = -0.043, p = .008) bulunmuş olup, dolaylı etkilerin anlamlılığı test edildiğinde, hem öz pekiştirme (b = -0.013, %95 G.A. [-0.0234, -0.0059]) hem de öz izleme (b = 0.032, %95 G.A. [0.0197, 0.0455]) değişkenlerinin kısmi aracılık etkisi doğrulanmıştır. Model toplam varyansın %10.02'sini açıklamaktadır (R² = .1002, p <.001). Sonuç olarak, akademik stresin okul aidiyetini olumsuz yönde etkilediği, öz düzenleme becerilerinin ise bu ilişkide kısmi aracılık rolü üstlendiği, spor yaşı değişkeninin model üzerinde düzenleyici etkisinin olduğu belirlenmiştir.

Mehmet Civan
Hitit University · Institute of Graduate Studies
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Üniversite çalışanlarının sağlıklı beslenmeye ilişkin tutum, beslenme bilgi düzeyleri ve uyku kalitelerinin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı, üniversite çalışanlarının sağlıklı beslenmeye ilişkin tutumları, beslenme bilgi düzeyleri ve uyku kalitelerini incelemek; söz konusu değişkenlerin çeşitli demografik özelliklere göre farklılaşıp farklılaşmadığını ve değişkenler arasındaki ilişkileri ortaya koymaktır. Araştırma, ilişkisel tarama modelinde tasarlanmış nicel bir çalışmadır. Araştırmanın evrenini Türkiye'de devlet üniversitelerinde görev yapan akademik, idari ve destek personeli oluşturmakta olup, örneklemini Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi'nde görev yapan 402 üniversite çalışanı meydana getirmektedir. Veriler; Demografik Bilgi Formu, Sağlıklı Beslenmeye İlişkin Tutum Ölçeği (SBTO), Beslenme Bilgi Düzeyi Testi (YETBİD) ve Pittsburgh Uyku Kalitesi İndeksi (PUKİ) kullanılarak toplanmıştır. Verilerin normal dağılım göstermemesi nedeniyle analizlerde Mann–Whitney U, Kruskal–Wallis ve Spearman rho korelasyon analizleri kullanılmıştır. Araştırma bulgularına göre, sağlıklı beslenmeye ilişkin tutum puanları cinsiyet ve yaş değişkenlerine göre anlamlı biçimde farklılaşmış; erkek çalışanların ve 18–25 yaş grubundaki bireylerin tutum puanlarının daha yüksek olduğu belirlenmiştir. Beslenme bilgi düzeyinin cinsiyete ve görev türüne göre anlamlı biçimde farklılaşmadığı saptanmıştır. Uyku kalitesi açısından ise eğitim düzeyi ve kronik hastalık durumu anlamlı belirleyiciler olarak öne çıkmış; eğitim düzeyi arttıkça uyku kalitesinin iyileştiği, kronik hastalığı bulunan çalışanların ise daha düşük uyku kalitesine sahip olduğu belirlenmiştir. Değişkenler arası ilişkiler incelendiğinde, sağlıklı beslenmeye ilişkin tutum ile beslenme bilgi düzeyi arasında pozitif ve orta düzeyde anlamlı bir ilişki bulunurken, beslenme tutumu ve beslenme bilgi düzeyi ile uyku kalitesi arasında anlamlı bir ilişki saptanmamıştır. v Sonuç olarak, üniversite çalışanlarının sağlık davranışlarının çok boyutlu bir yapıya sahip olduğu; beslenme bilgi düzeyinin tutumları güçlendirdiği, ancak uyku kalitesinin daha çok stres, eğitim düzeyi ve kronik sağlık durumu gibi faktörlerden etkilendiği görülmüştür. Elde edilen bulgular, üniversitelerde çalışan sağlığını geliştirmeye yönelik bütüncül, koruyucu ve kurumsal sağlık politikalarının gerekliliğine işaret etmektedir.

Duran Çelik
Hitit University · Institute of Graduate Studies
2025
00
Master'sCrossrefindexedOpen AccessTR

Küçükler kategorisindeki yüzücülerde farklı ısınma protokollerinin 50 metre serbest yüzme performansına akut etkisi

Bu araştırmanın amacı, küçükler kategorisindeki lisanslı yüzücülerde farklı ısınma protokollerinin 50 metre serbest stil yüzme performansı üzerindeki akut etkilerini incelemektir. Araştırmaya 2012–2014 doğumlu, düzenli olarak yüzme antrenmanlarına katılan ve en az 5 yıllık yüzme deneyimine sahip toplam 26 yüzücü (12 kız, 14 erkek) gönüllü olarak katılmıştır. Çalışma randomize crossover deneysel desen kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Katılımcılar plasebo, dinamik ısınma, yüzme temelli ısınma ve kombine ısınma olmak üzere dört farklı deneysel koşulun tamamına katılmıştır. Her protokol sonrasında 2 dakikalık pasif dinlenme uygulanmış ve ardından sporcular maksimum hızda 50 metre serbest yüzme performansı sergilemiştir. Araştırmada yüzme süresi, kulaç sayısı ve kalp atım hızı değişkenleri değerlendirilmiştir. Verilerin analizinde Tekrarlı Ölçümlü Varyans Analizi (Repeated Measures ANOVA) ve Bonferroni post-hoc testleri kullanılmıştır. Bulgular, farklı ısınma protokollerinin 50 metre yüzme performansı üzerinde anlamlı etkiler oluşturduğunu göstermiştir. Özellikle kombine ısınma protokolü sonrasında elde edilen yüzme derecelerinin diğer protokollere kıyasla daha iyi olduğu belirlenmiştir. Ayrıca kombine ısınma uygulamasının kalp atım hızını anlamlı düzeyde artırdığı saptanmıştır. Kulaç sayısı bakımından da protokoller arasında anlamlı farklılıklar bulunmuş ve en yüksek değerler kombine ısınma sonrasında elde edilmiştir. Buna karşın plasebo, dinamik ve yüzme temelli ısınma protokolleri arasında performans açısından anlamlı bir farklılık tespit edilmemiştir. Sonuç olarak, kara ve su temelli uygulamaların birlikte kullanıldığı kombine ısınma protokolünün küçükler kategorisindeki yüzücülerde sprint performansını geliştirmede daha etkili bir yöntem olduğu söylenebilir. Elde edilen bulguların, yarışma öncesi hazırlık süreçlerinin planlanmasında antrenörler ve spor bilimciler için önemli bilgiler sağlayacağı düşünülmektedir.

IsınmaSerbest stilSprint performansı+1
Büşra Zorlu
Gümüşhane University · Institute of Graduate Studies
2026
20
doi.org/10.71008/gumushane.thesis.2026.257
Master'sCrossrefindexedOpen AccessTR

Amatör futbolcuların zihinsel dayanıklılıkları ve psikolojik performansları arasındaki ilişki

Bu araştırmanın amacı, amatör futbolcuların zihinsel dayanıklılık düzeyleri ile psikolojik performans düzeyleri arasındaki ilişkiyi incelemek ve bu değişkenlerin çeşitli demografik özelliklere göre farklılaşıp farklılaşmadığını belirlemektir. Araştırma nicel araştırma yöntemlerinden ilişkisel tarama modeli kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Çalışmanın örneklemini, uygun örnekleme yöntemiyle belirlenen ve araştırmaya gönüllü olarak katılan toplam 418 amatör futbolcu oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak Kişisel Bilgi Formu, Sporda Zihinsel Dayanıklılık Envanteri (SZDE) ve Sporda Psikolojik Performans Değerlendirme Ölçeği (SPPDÖ) kullanılmıştır. Verilerin analizinde frekans, yüzde, aritmetik ortalama, standart sapma, bağımsız örneklemler t-testi, tek yönlü varyans analizi (ANOVA), Pearson korelasyon analizi ve basit doğrusal regresyon analizi uygulanmıştır. Araştırma bulgularına göre amatör futbolcuların zihinsel dayanıklılık düzeylerinin genel olarak yüksek, bedensel ve bilişsel kaygı düzeylerinin ise düşük-orta seviyede olduğu belirlenmiştir. Yaş, oynanan pozisyon, spor yapma yılı ve haftalık antrenman sıklığı değişkenlerinin bazı zihinsel dayanıklılık ve psikolojik performans boyutlarında anlamlı farklılıklara neden olduğu tespit edilmiştir. Korelasyon analizi sonuçları, zihinsel dayanıklılık ile bedensel ve bilişsel kaygı arasında negatif yönlü; güdülenme ve kendine güven arasında ise pozitif yönlü anlamlı ilişkiler bulunduğunu göstermiştir. Regresyon analizi sonuçlarına göre zihinsel dayanıklılığın bedensel ve bilişsel kaygıyı anlamlı ve negatif yönde yordadığı; güdülenme ve kendine güven düzeylerini ise anlamlı ve pozitif yönde yordadığı belirlenmiştir. Sonuç olarak, amatör futbolcularda zihinsel dayanıklılığın psikolojik performansın önemli belirleyicilerinden biri olduğu ortaya konulmuştur. Zihinsel dayanıklılık düzeyi yükseldikçe sporcuların kaygı düzeylerinin azaldığı, motivasyon ve özgüven düzeylerinin ise arttığı belirlenmiştir. Bu doğrultuda futbolcuların zihinsel dayanıklılıklarını geliştirmeye yönelik psikolojik beceri eğitimlerinin ve spor psikolojisi uygulamalarının performans gelişimine katkı sağlayabileceği düşünülmektedir.

Amatör futbolcuGüdülenmeKaygı+2
Tugay Güldalı
Gümüşhane University · Institute of Graduate Studies
2026
11
doi.org/10.71008/gumushane.thesis.2026.256
Master'sCrossrefindexedOpen AccessTR

Futbolcularda post-aktivasyon performans artışı (PAPE) ve farklı toparlanma stratejilerinin akut performans üzerine etkileri

Bu çalışmanın amacı, futbolcularda post-aktivasyon performans artışı (Post-Activation Performance Enhancement; PAPE) sonrasında uygulanan farklı toparlanma stratejilerinin akut performans üzerindeki etkilerini incelemektir. Araştırmaya düzenli olarak futbol antrenmanlarına katılan 18 erkek futbolcu gönüllü olarak katılmıştır. Çalışma, tek grup tekrarlı ölçümler deneysel deseninde gerçekleştirilmiş ve tüm katılımcılar farklı günlerde kontrol, PAPE + pasif dinlenme, PAPE + statik germe ve PAPE + dinamik germe olmak üzere dört farklı deneysel koşulu tamamlamıştır. Araştırmanın ilk aşamasında katılımcıların bir tekrar maksimum (1RM) kuvvet düzeyleri belirlenmiştir. Her deneysel oturumda standart ısınma sonrasında countermovement jump (CMJ), free jump (FJ), 10 m sprint, 30 m sprint ve Illinois çeviklik testlerinden oluşan ön test ölçümleri yapılmıştır. PAPE koşullarında katılımcılara %85 1RM yükünde barbell back squat egzersizi uygulanmış, ardından 5 dakikalık pasif dinlenme, statik germe veya dinamik germe protokolleri gerçekleştirilmiştir. Toparlanma süresinin ardından performans testleri tekrar uygulanmıştır. Elde edilen veriler tekrarlı ölçümler varyans analizi ile değerlendirilmiştir. Analiz sonuçları, toparlanma stratejilerinin 10 m sprint, 30 m sprint, CMJ, FJ ve çeviklik performansı üzerinde anlamlı etkiler oluşturduğunu göstermiştir (p<0,05). Dinamik germe protokolü özellikle 30 m sprint, CMJ, FJ ve çeviklik performansında en yüksek değerlerin elde edildiği uygulama olmuştur. Statik germe bazı performans değişkenlerinde pasif dinlenmeye göre daha olumlu sonuçlar ortaya koyarken, pasif dinlenme genel olarak daha düşük performans değerleri ile ilişkilendirilmiştir. Etki büyüklükleri incelendiğinde uygulamaların özellikle CMJ ve çeviklik performansı üzerinde büyük düzeyde etkiye sahip olduğu belirlenmiştir. Sonuç olarak, PAPE sonrasında uygulanan toparlanma stratejilerinin akut performans yanıtlarını etkilediği ve dinamik germe uygulamasının sprint, sıçrama ve çeviklik performansının geliştirilmesinde en etkili yöntem olduğu belirlenmiştir.

Dinamik germeFutbolPAPE+1
Kahraman Emirhan Koç
Gümüşhane University · Institute of Graduate Studies
2026
20
doi.org/10.71008/gumushane.thesis.2026.254
DoctorateOpen AccessTR

Life kinetik antrenmanlarının bilişsel işlemler üzerine etkisi

Peker A. T., '' Life Kinetik Antrenmanlarının Bilişsel İşlemler Üzerine Etkisi'' Dumlupınar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü, Beden Eğitimi Ve Spor Anabilim Dalı Doktora Tezi, Kütahya, 2017. Bu araştırmada Life kinetik antrenmanlarının bilişsel işlemler üzerine etkisi incelendi. Çalışmaya, Ağrı gençlik ve spor il müdürlüğünden gerekli izinler alınarak, Ağrı gençlik ve spor il müdürlüğü bünyesinde faaliyet gösteren sporcu kamp eğitim merkezinde çalışmalarına devam eden 20 sağlıklı atlet gönüllü olarak katılmıştır. Sporcular rastgele seçilerek iki gruba ayrılmıştır. Yaş ortalamaları 14.70±0.675 Yıl, boy uzunluğu ortalamaları 1.74±0.041 cm, vücut ağırlığı ortalamaları 59.30±6.993 kg, olan 10 sporcu deney grubunu, Yaş ortalamaları 14.40±0.843 Yıl, boy uzunluğu ortalamaları 1.72±0.036 cm, vücut ağırlığı ortalamaları 59.20±2.201 kg, olan 10 sporcu ise kontrol grubunu oluşturmuştur. Deney grubuna atletizm çalışmalarına ek olarak 12 hafta boyunca hafta da 3 gün 30 dakika life kinetik çalışma programı uygulanmış olup kontrol grubu ise sadece atletizm antrenmanlarına devam etmiştir. Bilişsel işlem performansının ölçülmesi için deneklere Yrd.Doç.Dr. Tamer Ergin tarafından Türkiye'ye uyarlanan ve standardizasyonu yapılan Planlama, Eş zamanlı bilişsel işlemler, Dikkat ve Ardıl bilişsel işlemler şeklinde dört ölçek ve her bir ölçeğinde üç alt testten oluştuğu CAS testi (Cognitive Assesment System) bilişsel değerlendirme sistemi uygulanmıştır. Ölçümler çalışma öncesi (ön test) ve çalışma sonrası (son test) olarak alınmıştır. Verilerin normallik sınaması yapılarak normal dağılım gösterdiği tespit edilmiştir. İstatistiksel olarak verilerin değerlendirilmesinde grup içi karşılaştırmalarda bağımlı gruplar için paired samples T testi, gruplar arası karşılaştırmalarda ise bağımsız gruplar için independent samples T testi uygulanmıştır, bu çalışmada hata payı 0.05 olarak alınmıştır. Araştırma sonucunda elde edilen bulgular doğrultusunda; Planlama performansı, eş zamanlı bilişsel işlem performansı, dikkat performansı, ardıl bilişsel işlem performansı ve CAS toplam puanı için gruplar arası son test sonuçlarının karşılaştırılmasında istatistiksel olarak anlamlı farklılık tespit edilememiştir(P>0.05). Deney grubunun ön test-son test sonuçları incelendiğinde ise planlama performansı, dikkat performansı, eş zamanlı bilişsel işlem performansı ve CAS toplam puanı için deney grubunun son test sonuçlarının ön test sonuçlarından istatistiksel olarak anlamlı ölçüde yüksek olduğu görülmüştür(P<0.05). Deney grubunun ardıl bilişsel işlemlere ilişkin ön test-son test sonuçları arasında herhangi bir farklılık tespit edilememiştir(P>0.05). Deney ve kontrol gruplarının son test sonuçlarının dört bilişsel işlem ölçeğine ilişkin alt testler açısından karşılaştırılmasında İD alt testi için gruplar arası anlamlı farklılık tespit edilmiştir(P<0.05). SE, PK, PB, SB, AD, MT, SUİ, ŞH, KS, CT, CİS alt testleri açısından gruplar arası anlamlı farklılık tespit edilememiştir. Deney grubunun ön test-son test sonuçlarının dört bilişsel işlem ölçeğine ilişkin alt testler açısından karşılaştırılmasında ise SE, PK, PB, MT, ŞH, İD ve SB alt testleri için deney grubunun son test sonuçlarının ön test sonuçlarından istatistiksel olarak anlamlı ölçüde yüksek olduğu görülmüştür(P<0.05). Deney grubunun SUİ, KS, CT ve CİS alt testlerine ilişkin ön test-son test sonuçları arasında herhangi bir anlamlı farklılık tespit edilememiştir(P>0.05). Anahtar kelimeler: Life kinetik, Bilişsel işlemler, CAS, PASS Teorisi, Spor

AntrenmanBilişBilişsel beceriler+6
Alper Tunga Peker
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Health Sciences
2017
00
DoctorateOpen AccessTR

Futbolcularda pliometrik çalışmaların sıçrama, şut hızı ve izokinetik kuvvet üzerine etkisi

Bu çalışmanın amacı izokinetik kuvvet geliştirmeye yönelik yapılan pliometrik çalışmaların şut hızı üzerine etkisinin belirlenmesidir. Çalışmaya yaşlarının ortalaması 21.16 ± 2.91 yıl, boyları 176.50 ± 6.11, kilo 71.14±2.12,futbol yaşları 12.11 ± 2.58 yıl olan 18 amatör lig futbolcusu; yaşlarının ortalaması 20.88±3.16 yıl, boyları 177.35 ±6.19, kilo 71.43±2.04, futbol yaşları 13.55±2.43 yıl olan 18 amatör lig futbolcusu gönüllü olarak katılmıştır.İzokinetik cihazla (isomed2000) futbolcuların dominant ve dominant olmayan bacakları diz ekstansiyon ve fleksiyon kasılmasında (hareketinde) 600sn-1 ve 1800.sn-1 açısal hızlarda uygulanılan zirve torkları, ortalama güçleri belirlenmiştir, Futbolcuların şut hızları Cep radarıyla (pocket radar) belirlenmiştir. Futbolcuların çift bacak dikey sıçrama ve doğrusal sıçrama değerleri (mesafeleri),metre ve jump meter cihazıyla belirlenmiştir. Ölçümler arasında istatistiksel yönden anlamlı fark olup olmadığının belirlenmesi için paired-T testi uygulanmıştır. Deney ve Kontrol grubunundominant ve dominant olmayan bacak 600sn-1 ve 1800sn-1fleksiyon ve ekstansiyon zirve tork ve ortalama güç ölçümlerinde anlamlı gelişme görülmemiştir (p>0.05). Deney ve Kontrol grubunun dominant bacak şut hızı ölçümünde istatistiksel yönden anlamlı gelişme görülmemiştir (p>0.05).Kontrol grubundan farklı olarak deney grubunun çift bacak dikey sıçrama ve doğrusal sıçrama ölçümlerinde anlamlı gelişme görülmüştür (p<0.05).

AntrenmanFutbolFutbolcular+6
Ömer Zambak
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Health Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Spor merkezi üyelerinin ciddi boş zaman etkinliklerine katılımlarının incelenmesi

Bu araştırmanın amacı, Ankara ilinde rekreasyonel spor merkezlerini kullanan bireylerin ciddi boş zaman katılım düzeylerini farklı değişkenler açısından incelemektir. Araştırmaya, Ankara ilinde farklı ilçelerde bulunan altı spor merkezinden, kendisini ciddi boş zaman katılımcısı olarak ifade eden ve çalışmaya gönüllü olarak katılan toplam 513 kişi (239 kadın, 274 erkek) katılmıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarak, Akyıldız (2013) tarafından geliştirilen, 42 madde ve 9 faktörden oluşan 'Ciddi ve Kayıtsız Boş Zaman Ölçeği (CKBZ)' kullanılmıştır. Bu ölçek dokuz alt boyuttan oluşmaktadır. Bu alt boyutlar; boş zaman kariyeri, yeterlilik hissi, psiko-sosyal fayda, terapatik fayda, sosyal dünya, bağlılık, kişilik, azim ve kişisel çaba olarak isimlendirilmiştir. Verilerin değerlendirilmesi aşamasında SPSS Windows 21 Paket program kullanılmıştır. Cinsiyet açısından CKBZ ölçeği alt boyutları arasından anlamlı bir fark olup olmadığını ölçmek için T-Test, diğer bütün değişkenler (yaş, medeni durum, eğitim durumu, aile gelir durumu, egzersiz yapma öncelikli amacı, egzersiz yapma süresi, tesise ulaşım süresi) için ise tek yönlü varyans analizi (ANOVA) testi uygulanmıştır. Anlamlı bulunan farklılıkların hangi gruptan kaynaklandığını tespit etmek amacıyla Tukey HSD testi uygulanmıştır. Sonuç olarak, spor merkezindeki ciddi boş katılımcılarının aldığı en yüksek puan "Trepatik Fayda" alt boyutuna ait iken en az puan "Sosyal Fayda" alt boyutuna aittir. Ayrıca, spor merkezi üyelerinin ciddi boş zaman puanları ile yaş, medeni durum, eğitim durumu, aile gelir durumu, egzersiz yapma öncelikli amacı, egzersiz yapma süresi, tesise ulaşım süresi değişkenleri arasında anlamlı bir farklılık vardır. Anahtar Kelimeler: Ciddi boş zaman, rekreasyon, spor merkezi

Boş zamanları değerlendirmeRekreasyonSpor+2
Gülseda Eraslan
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Health Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Profesyonel futbolcularda kendi taraftarları ve rakip taraftarların yaptıkları kötü tezahüratın etkileri

Bu çalışma profesyonel futbolcuların kendi taraftarlarının ve karşı takımın taraftarlarının olumsuz tezahüratlarından etkilenip etkilenmediğini ölçmeyi amaçlamıştır. Araştırma grubunu Spor Toto Süper Ligi 2014-2015 sezonunda bulunan 10 farklı takımdan toplamda 226 profesyonel futbolcu oluşturmaktadır. Araştırmada Çepikkurt ve Erkuş tarafından 2004 yılında geliştirilen SLISBP (Scale on the Level of Influence of Supporter Booing on the Player) ve Türkçeleştirilmesi araştırmacı tarafından yapılan Profesyonel Futbolcuların Olumsuz Tezahürattan Etkilenme Düzeyleri Ölçeği kullanılmıştır. Öncelikle ölçeğin güvenirliliği ve geçerliliği test edilmiştir. Ölçeğin güvenilirliğini test etmek için Cronbach alfa skorlarına bakılmıştır. Daha sonra ölçeğin geçerliliği PCA (principal component analysis) ile test edilmiş ve futbolcuların kendi taraftarlarından etkilenmeleri ile karşı takımın taraftarlarından etkilenmeleri iki faktör olarak belirlenmiştir. Daha sonra futbolcuların kendi takımlarının taraftarlarının ve karşı takımın taraftarlarının olumsuz tezahüratlarından etkilenme skorları karşılaştırılmıştır. Ayrıca futbolcuların yaşları ve profesyonel oyunculukta geçirdikleri sene ile olumsuz tezahürattan etkilenmeleri arasındaki ilişki korelasyon ve regresyon analizi ile araştırılmıştır. Analizler SPSS 22 paket programı ile gerçekleştirilmiştir. Yapılan analizler sonucunda futbolcuların hem kendi taraftarlarının hem de karşı takımın taraftarlarının olumsuz tezahüratlarından etkilenme düzeyleri belirlenmiştir. Özellikle kendi takımlarının taraftarlarının olumsuz tezahüratlarından daha fazla etkilendikleri saptanmıştır. Ayrıca futbolcuların yaşları ve profesyonel oyunculukta geçirdikleri sene ile olumsuz tezahürattan etkilenme süreleri arasında pozitif ilişki bulunmuştur. Bu ilişki futbolcuların yaşları ve profesyonel futboldaki seneleri arttıkça olumsuz tezahürattan daha etkilenme düzeylerinin düştüğünü göstermektedir. Anahtar Kelimeler: Futbol, Olumsuz Tezahürat, Taraftar

FutbolFutbolcularSpor+2
Hafize Bilgin
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Health Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Elitaltı basketbolcularda turnuva döneminde müsabaka öncesi ve sonrası hematolojik değerlerin değişiminin incelenmesi

KESKİN, İ.C. Elitaltı Basketbolcularda Turnuva Döneminde Müsabaka Öncesi ve Sonrası Hematolojik Değerlerin Değişiminin İncelenmesi. Dumlupınar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü, Beden Eğitimi ve Spor Anabilim Dalı Programı Yüksek Lisans Tezi, Kütahya. 2017. Bu çalışmada "Elitaltı Basketbolcularda Turnuva Döneminde Müsabaka Öncesi ve Sonrası Hematolojik Değerlerin Değişiminin İncelenmesi" amaçlanmıştır. Çalışmaya 2016-2017 Sezonu Türkiye Basketbol Federasyonu Erkekler Bölgesel Basketbol Ligi'nde mücadele eden 12 (deney) ile 11 (sedanter; kontrol) erkek basketbolcu katılmıştır. Deney grubu (n=12) yaş:23,58 ±1,37 yıl, boy:189,66 ± 9,46 cm, vücut ağırlığı:91,83± 12,14 kg) ve kontrol grubu (n=11) (yaş:22,54 ±1,96 yıl , boy: 189,9 ± 6,75 cm , vücut ağırlığı :90,08± 9,27 kg ) oluşturuldu. Kan parametrelerinden ise Eritrosit (RBC), Lökositler (WBC),Trombositler (PLT),Hemoglobin (HGB),Hematokrit (HTC), Ortalama Eritosit Volümü (MCV), Ortalama Hemoglobin (MCH), Eritrosit Hemoglobin Yoğunluğu (MCHC), lenfosit (LYM) vemonosit (MON) kan değerleri için turnuva döneminde dört gün üst üste olmak üzere müsabaka öncesi ve sonrası toplamda sekiz kez kan alındı. Çalışma sonucunda meydana gelen değişimleri belirlemek için, α=0.05 anlamlılık düzeyinde iki grup arasındaki karşılaştırmalar SPSS 23 paket programında katılımcıların ölçüm değerlerinin normal bir dağılıma sahip olup olmadığını belirlemek için SPSS'te İki örnek K-S normallik testi uygulandı ve verilerin normal dağılıma sahip olduğu tespit edildi (p<0.05). Deney ve kontrol grubunun turnuva süresince kan parametrelerindeki değişim α=0.05 anlamlılık düzeyinde tekrarlı ölçümlerde Varyans Analizi (Two way repeated ANOVA) kullanıldı. Çalışma sonunda maç öncesi ve sonrası HTC; Hematokrit ve HGB; Hemoglobin, maç öncesi MCH; Ortalama Hemoglobin, maç sonu MON ;vemonosit), WBC ;Lökositler) değerlerinde deney ve kontrol grubunda istatiksel olarak anlamlı değişim gösterdi(p<0,05). Anahtar Kelimeler: Basketbol, Hematolojik kan parametresi

BasketbolBasketbolcularKan+4
İsmail Can Keskin
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Health Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de kadın futbol liglerinde mücadele eden sporcuların saldırganlık ve sosyal karşılaştırma düzeylerinin incelenmesi

Bu çalışma, 2015-2016 sezonunda "Türkiye Kadın Futbol Liglerinde Mücadele Eden Sporcuların Saldırganlık ve Sosyal Karşılaştırma Düzeylerinin İncelenmesi", amacıyla yapılmıştır. Çalışma evrenini 2015-2016 sezonunda Kadın Futbol 1. Lig, 2. Lig ve 3. Ligde mücadele eden takımlardan 244 sporcu oluşturmuştur. Çalışmada veri toplama aracı olarak kullanılan anket 3 bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde katılımcıların kişisel bilgilerinin belirlenmesi için kişisel bilgi formu yer almaktadır. İkinci bölümde sosyal karşılaştırma, üçüncü bölümde ise saldırganlık ölçeği yer almaktadır. Elde edilen verilerin değerlendirilmesi için SPSS 20 Windows paket programı kullanılmıştır. Katılımcıların saldırganlık ve sosyal karşılaştırma puanlarının kadın futbolcuların bireysel ve ailesel faktörlerine göre değişip değişmediğini belirlemek amacıyla T testi ANOVA ve MANOVA analizlerine yer verilmiştir. Elde edilen anlamlı farklılıkların hangi gruplar arasında kaynaklandığını belirlemek amacıyla tamamlayıcı hesaplardan TUKEY testi kullanılmıştır. Çalışmada anlamlılık düzeyi P<0,5 olarak alınmıştır. Yapılan istatistiksel analizler sonucunda sporcuların saldırganlık ve sosyal karşılaştırma puanları ile bireysel ve ailesel faktörleri arasında anlamlı bir ilişkiye rastlanmamıştır (p>0,05). Buna ek olarak; annenin eğitimi ve ailenin geliri ile sporcuların saldırganlık puanları arasında istatistiksel açıdan fark vardır. (P<0,001) Sonuç olarak; kadın futbolcularda ailesel faktörlerden annenin eğitimi ve aile geliri saldırganlık puanlarına etki etmekte, anne eğitimi yükseldikçe ve ailenin geliri arttıkça sporcuların saldırganlık düzeyleri artmaktadır.

Benlik algısıFutbolFutbolcular+6
Pelin Aydın
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Health Sciences
2017
00
DoctorateOpen AccessTR

Erkek tenis oyuncularında 8 haftalık direnç lastiği antrenmanlarının servis hızına ve izokinetik kuvvete etkisi

ÖZET Bozoğlu M.S., 'Erkek Tenis Oyuncularında 8 Haftalık Direnç Lastiği Antrenmanlarının Servis Hızına Ve İzokinetik Kuvvete Etkisi' Dumlupınar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü, Beden Eğitimi Ve Spor Anabilim Dalı Doktora Tezi, Kütahya, 2017. Bu araştırmada 8 haftalık direnç lastiği antrenmanlarının yetişkin tenis oyuncularında servis hızına ve izokinetik kuvvete etkisi incelendi. Araştırmaya Konya İli sınırlarında tenis oynayan yetişkin tenis oyuncuları gönüllü olarak katılmıştır. Oyuncular rastgele seçilerek iki guruba ayrıldı. Araştırmaya katılan oyuncular yaş ortalamaları 24,14±4,59 yıl, boy uzunlukları 178,29±4,821 cm ve vücut ağırlığı ortalamaları 75,17±10,432 kg olan 10 oyuncu deney gurubunu, yaş ortalamaları 23,86±3,805 yıl, boy uzunlukları 176,57±5,827 cm ve vücut ağırlığı ortalamaları 71,91±5,741kg olan 10 oyuncu kontrol gurubunu oluşturdu. Deney gurubuna tenis antrenmanlarına ek olarak 8 hafta süresince haftada 3 gün direnç lastiği antrenmanları uygulandı. Kontrol gurubundan ise rutin tenis antrenmanlarına devam etmeleri istendi. Elde edilen verilerin hesaplanmasında ve değerlendirilmesinde SPSS IBM22 istatistik paket programı kullanıldı. Normallik sınanmasına göre bağımsız gurupların karşılaştırılmasında ındependent T testi kullanıldı. Homojenik sınanmasına göre gurup içi karşılaştırmalarda ise paired sample T testi kullanıldı. Bu çalışmada hata düzeyi 0.05 olarak kabul edildi. Sonuç olarak servis hızı ön test – son test karşılaştırılmasında, deney grubu son test değerleri anlamlı derecede yüksek bulunmuştur (P<0,05). Deney grubuna ilişkin izokinetik kuvvet istatistiksel bulgular 600/sn açısal hızda izokinetik peak tork internal ön test – son test ve average power internal ön test – son test değerlerinin karşılaştırılmasında son test değerleri ön test değerlerinden anlamlı derecede yüksek olduğunu göstermiştir (P<0,05). Deney grubuna ilişkin bulgularda ise 600/sn peak tork external ve average power external ön test değerleri ile son test değerleri arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılığa rastlanmamıştır (P>0,05). Deney grubuna ilişkin bulgularda 120⁰/sn ve 180⁰/sn açısal hızlarına ilişkin peak tork ve average power internal ve external ön test – son test değerlerinin karşılaştırılmasında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılığa rastlanmamıştır (P>0,05). Deney gurubunun 90⁰/sn açısal hızı Average power external ön test değerleri ile son test değerlerin karşılaştırılmasında ise son test değerlerinin ön test değerlerinden anlamlı derecede yüksek olduğu görülmüştür (P<0,05). Sonuç olarak yapılan direnç antrenmanlarının servis hızının gelişimine katkı sağladığı ve izokinetik kuvvete etkisinin sadece 600/sn açısal hız internal ve eksternal kuvvetlerini geliştirdiği söylenebilir. Ayrıca açısal hız arttıkça antrenmanın etkilerinin azaldığı söylenebilir. Anahtar kelimeler: İzokinetik kuvvet, Servis hızı, direnç lastiği, tenis.

AntrenmanHızKas kuvveti+4
Mustafa Sabır Bozoğlu
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Health Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de görev yapan taekwondo hakemlerinin kaygı durumlarının incelenmesi

Bu araştırmanın amacı; Türkiye'de görev yapan Taekwondo hakemlerinin müsabaka öncesi ve müsabaka esnasındaki yaşadıkları kaygı durumlarına bağlı yaptıkları hataları azaltmak için yapılması gerekenlerin tespit etmektir. Araştırma nicel desende hazırlanmış ve tarama modelinden yararlanılmıştır. Araştırmanın evrenini Türkiye Taekwando Federasyonuna kayıtlı erkek taekwondo hakemleri, örneklemini ise 161 hakem oluşturmuştur. Demografik verilerin saptanması için sekiz sorudan oluşan kişisel bilgi formu kullanılmıştır. Araştırmaya katılan bireylerin sürekli kaygı düzeylerini belirlemek amacıyla Spielberger ve arkadaşları (1970) tarafından geliştirilen Sürekli Kaygı ölçeği kullanılmıştır. Bulguların istatistiksel analizi SPSS 23 programında yapılmıştır. Araştırma grubunun demografik özellikleri için frekans ve yüzde hesaplamaları yapılmıştır. Katılımcıların yaş, eğitim seviyesi, ve medeni durumlarına göre sürekli kaygı düzeylerinin incelenmesi bağımsız tek örneklem testi (t-test) ile karşılaştırılırken algılanan gelir seviyesi, hakemlik klasmanları ve hakemlik yılı değişkenlerine göre sürekli kaygı düzeyleri karşılaştırılması tek yönlü varyans analizi (OneWay ANOVA) kullanılarak test edilmiştir. Elde edilen verilere göre, hakemlerin sürekli kaygı düzeylerinin orta seviyede olduğu tespit edilmiştir. Uluslararası hakem kategorisinde olanların en düşük, Aday hakem kategorisinde olanların ise en yüksek kaygı düzeyine sahip olduğu tespit edilmiştir Ancak bu ortalamalar istatistiksel olarak önemli çıkmamıştır. Yaş değişkenine göre, 21-34 yaş aralığındaki hakemlerin sürekli kaygı düzeylerinin, 35-64 yaş aralığındaki hakemlerin kaygı düzeylerinden daha yüksek olduğu, ancak belirlenen değerlerin, anlamlılık düzeyinde bir farklılık yaratmadığı tespit edilmiştir. Eğitim seviyesi lise ve altı olan hakemlerin eğitim seviyesi lisans ve üstü olan hakemlerin sürekli kaygı puanları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunamamıştır. Anahtar Kelimeler: Taekwondo, hakem, kaygı

AnksiyeteAnksiyete bozukluklarıHakemler-spor+3
Dursun Dinçer
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Health Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaokul öğrencilerinin beden eğitimi ve spora yönelik tutumları ile ders dışı sportif etkinliklere katılma/katılmama nedenleri arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu çalışma, Kütahya il merkezinde öğrenim gören ortaokul öğrencilerinin okul sporları müsabakalarına katılma ve katılmama durumlarına göre beden eğitimi ve spor dersine yönelik tutumları ve ders dışı sportif etkinliklere katılma nedenleri arasındaki ilişkiyi incelemek amacıyla yapılmıştır. Çalışma evrenini Milli Eğitim Bakanlığına bağlı okullarda öğrenim gören 7.ve 8. Sınıf ortaokul öğrencileri oluşturmaktadır. Çalışmaya okul sporları müsabakalarına katılan/katılmayan öğrencilerden rasgele örneklem metodu kullanılarak belirlenen gönüllü 520 erkek öğrenci ve 473 kız öğrenci olmak üzere toplam 993 öğrenci katılmıştır. Çalışmada veri toplama aracı olarak kullanılan anket 3 bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde katılımcıların kişisel bilgilerinin belirlenmesi için kişisel bilgi formu yer almaktadır. İkinci bölümde ise DEMİRHAN vd (2001) tarafından geliştirilen, geçerliliği ve güvenirliliği belirlenmiş olan beden eğitimi ve spora yönelik tutum ölçeği yer almaktadır. Üçüncü bölümde ise AKGÜL vd (2012) tarafından geliştirilen geçerliliği ve güvenirliliği belirlenmiş olan Ders Dışı Sportif Etkinliklere Katılma/ Katılmama Nedenleri ölçeği yer almaktadır. Verilerin değerlendirilmesinde SPSS 20 Windows paket programı kullanılmıştır. Katılımcıların kişisel bilgilerinin dağılımlarının belirlenmesinde yüzde ve frekans yöntemleri kullanılmıştır. Verilerin dağılımlarının belirlenmesi için tek örneklem Kolmogorow-Smirnow testi uygulanmıştır. Çalışmada hipotez testleri olarak ikili gruplar için bağımsız örneklem t testi, üç ve daha fazla grup için tek yönlü varyans analizi testleri uygulanmıştır. Çalışmada anlamlılık düzeyi P<0,5 olarak alınmıştır. Yapılan istatistiksel analizler sonucunda katılımcıların okul sporlarına katılıp katılmamama durumlarına göre beden eğitimi ve spor dersine yönelik tutumları arasında anlamlı bir ilişkiye rastlanmamıştır (p>0,05). Buna ek olarak; katılımcıların okul sporlarına katılıp katılmama durumlarına göre ders dışı sportif etkinliklere katılma nedenleri arasında istatistiksel açıdan fark vardır. (P<0,001) Bu iki değişken arasındaki ilişki incelendiğinde ise beden eğitimi ve spor derslerine yönelik tutum arttıkça okul dışı sportif etkinliklere katılım nedenleri de artmaktadır. (p<0,05) Sonuç olarak; orta öğretim düzeyindeki öğrencilerin okul sporlarına katılma ve katılmama durumu, beden eğitimi ve spora yönelik tutumlarını etkilemezken; okul dışı sportif etkinliklere katılma nedenlerini etkilemektedir. Okul sporlarına katılan katılımcılar ise sportif etkinliklere de daha çok katılma eğilimindedirler. Ayrıca beden eğitimi ve spora yönelik tutum arttıkça ders dışı sportif etkinliklere katılma nedenleri de artmaktadır. Anahtar Sözcükler: Beden Eğitimi, Tutum, Başarı, Ders dışı etkinlik, Okul sporları.

BaşarıBeden eğitimiDers dışı etkinlikler+5
Dilek Karavelioğlu
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Health Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

İl merkezlerinde ve taşrada görev yapan beden eğitimi öğretmenlerinin mesleki tükenmişlik düzeylerinin karşılaştırılması (Nevşehir-Kırşehir ili örneği)

Çalışkan, O. İl Merkezlerinde ve Taşrada Görev Yapan Beden Eğitimi Öğretmenlerinin Mesleki Tükenmişlik Düzeylerinin Karşılaştırılması (Nevşehir – Kırşehir İli Örneği). Dumlupınar Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Enstitüsü, Beden Eğitimi ve Spor Anabilim Dalı, Yüksek Lisans Tezi, Kütahya, 2017. Bu araştırmanın amacı, Nevşehir il merkezi ve Taşrada görev yapan beden eğitimi öğretmenleri ile Kırşehir il merkezinde ve Taşrada görev yapan beden eğitimi öğretmenlerinin mesleki tükenmişlik düzeylerini belirleyerek farklı değişkenlikler açısından tükenmişlik düzeylerinin farklılaşıp farklılaşmadığını belirleyerek karşılaştırmaktır. Bu araştırmanın evrenini, 2014-2015 eğitim-öğretim yılında Nevşehir il merkezinde 63 taşrada 79 Kırşehir il merkezinde 84 taşrada 49 olmak üzere toplam 275 Beden eğitimi ve Spor Öğretmeni oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklem grubu ise kolay örneklem yöntemiyle ulaşılabilen, Nevşehir il merkezinde 53 taşrada 62 Kırşehir il merkezinde 65 taşrada 45 olmak üzere 225 beden eğitimi ve spor öğretmeni oluşturmaktadır. Araştırmaya katılan beden eğitimi öğretmenlerinin verilerini toplamak amacıyla, kişisel bilgilerini belirlemek için, araştırmacı tarafından geliştirilen 20 sorudan oluşan Kişisel bilgi formu, Tükenmişlik düzeylerini belirlemek için 22 sorudan oluşan likert tipi bir ölçek olan Maslach Tükenmişlik Envanteri Eğitimci Formu kullanılmıştır. Envanter üç alt bölümden oluşmaktadır; duygusal tükenmişlik, duyarsızlaşma ve kişisel başarı. İstatiksel analizlerde; Ölçeğin alt boyutlarının normal dağılım gösterip göstermediği test etmek amacı ile Kolmogrov-Smirnof testi yapılmış ve bunun sonunda Maslach Tükenmişlik Envanteri Eğitimci ölçeğinin tüm alt boyutların normal dağılım göstermediği tespit edilmiştir (p<0.05). Buna göre α = 0.05 anlamlılık düzeyinde 2 değişkenli veriler için Mann Whitney U testi, 2'den fazla değişkenler için ise Kruskal Wallis testi, uygulanmıştır. Bu çalışmada sonuç olarak, Nevşehir merkez ve taşrada görev yapan beden eğitimi öğretmelerinin tükenmişlik alt boyutlarından sadece duyarsızlaşma alt boyutunda anlamlı farklılıklar bulunmuş, Kırşehir merkez ve taşrada görev yapan öğretmenlerin ise tükenmişlik düzeyleri arasında anlamlı farklılıklar bulunamamıştır.

Beden eğitimiKişisel başarıKırşehir+6
Osman Çalışkan
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Health Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Kamu personelinin serbest zaman etkinliklerine katılımına engel teşkil eden faktörler ile serbest zaman etkinliklerine katılımı kolaylaştıran faktörlerin incelenmesi

Bu çalışmanın amacı kamu personelinin serbest zaman etkinliklerine katılımına engel teşkil eden faktörler ile serbest zaman etkinliklerine katılımı kolaylaştıran faktörlerin incelenmesidir. Araştırma 2017 yılında Kütahya ilinde çalışan kamu personeli baz alınmış ve 457 kamu personeli katılmıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarak Alexandris ve Carroll (1997) tarafından geliştirilen Türkçe uyarlaması ise Gürbüz ve Karaküçük (2007) tarafından yapılan ve daha sonra Gürbüz ve diğerleri (2012) tarafından revize edilen "Serbest Zaman Engelleri Ölçeği" kullanılmıştır. Bir diğer ölçek ise Kim ve ark. (2011) tarafından geliştirilen Serbest Zaman Kolaylaştırıcıları Ölçeği (SZKÖ) kullanılmıştır. Geçerlilik ve güvenirliliği,(2015) Gürbüz ve diğerleri tarafından yapılmış ve düzenlenmiştir. Araştırmada kullanılan ölçeklerden elde edilen veriler bilgisayar ortamına kodlanıp SPSS 22.0 paket programından yararlanılarak istatistiksel analizler yapılmıştır. Çalışmaya katılan sporcuların demografik bilgilerinin dağılımları (f) ve yüzdeleri (%) tanımlayıcı istatistik (Descriptive Statistics) yöntemi ile belirlenmiştir. Verilerin normal dağılıma sahip olup olmadığının belirlenmesi için ise Kolmogorov Smirnov normallik testi uygulanmış ve bunun neticesinde verilerin parametrik test koşullarına uygun olduğunun anlaşılmasından sonra anlamlı farklılıkların belirlenmesi için ANOVA ve T-Testi uygulanmıştır ayrıca boş zaman engelleri ile serbest zaman kolaylaştırıcıları arasındaki ilişkiye bakmak için de korelasyon analizi yapılmıştır (α= 0.05).Analiz sonuçlarına göre cinsiyet değişkenine göre serbest zaman engelleri ölçeğinin "Zaman" alt boyutunda, serbest zaman kolaylaştırıcılar ölçeğinde ise "İçsel Kolaylaştırıcılar" ve Yapısal Kolaylaştırıcılar" arasında, Eğitim düzeyine göre; serbest zaman engelleri ölçeğinin "Birey Psikolojisi" ve "Arkadaş Eksikliği" alt boyutlarında serbest zaman engelleri ölçeğinin ise "İçsel Kolaylaştırıcılar" alt boyutunda, Yaş değişkenine göre serbest zaman engelleri ölçeğinin "Bilgi Eksikliği", Tesisler-Hizmetler", "Arkadaş Eksikliği", "Zaman" ve İlgi Eksikliği" alt boyutlarında serbest zaman kolaylaştırıcıları ölçeğinde ise "Yapısal Kolaylaştırıcılar" alt boyutunda, Refah düzeyine göre serbest zaman engelleri ölçeğinde "Birey Psikolojisi", Bilgi Eksikliği" ve "Zaman" alt boyutları ile serbest zaman kolaylaştırıcıları ölçeğinde "İçsel Kolaylaştırıcılar" ile "Yapısal Kolaylaştırıcılar" alt boyutlarında, Medeni durum değişkenine göre "Arkadaş Eksikliği" alt boyutu ile serbest zaman kolaylaştırıcıları ölçeğinde "İçsel ve Dışsal Kolaylaştırıcılar" alt boyutlarında anlamlı farklılık çıkarken Serbest Zaman Engelleri ile Kolaylaştırıcıları ölçekleri arasında pozitif yönde fakat zayıf bir ilişki olduğu belirlenmiştir.

Boş zamanları değerlendirmeKamu personeliPersonel+4
Serkan Özkan
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Health Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Kütahya merkezde görev yapan beden eğitimi öğretmenleri ile taşrada görev yapan beden eğitimi öğretmenlerinin mesleki öz yeterliliklerinin incelenmesi ve karşılaştırılması

Kütahya merkezde görev yapan Beden Eğitimi Öğretmenleri ile Taşrada görev yapan Beden Eğitimi Öğretmenlerinin mesleki öz yeterliliklerinin incelenmesi ve karşılaştırılması

Beden eğitimiKütahyaMesleki başarı+2
Alpaslan Kantarcıoğlu
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Health Sciences
2018
00
DoctorateOpen AccessTR

Futbol antrenörlerinin ve takım kaptanlarının empatik, eleştirel düşünme yetenekleri ile takım liderliğinin çeşitli değişkenler göre incelenmesi

Bu araştırmada futbol antrenörlerinin ve takım kaptanlarının empatik, eleştirel düşünme yetenekleri ile takım liderliğinin çeşitli değişkenlere göre incelenmesi amaçlanmıştır. Bu çalışmanın evreni; İzmir ilinde yaşamakta olan ve Türkiye Futbol Antrenörleri Derneği İzmir şubesine kayıtlı antrenörler ile Amatör Spor Kulüpleri Federasyonu kayıtlı amatör futbol takımlarının kaptanlarından oluşturmaktadır. Çalışmanın örneklemini; İzmir İli merkez ve ilçelerinde yaşayan futbol antrenörleri (n=497) ve amatör futbol takımlarının kaptanlarından (n=189) oluşturmaktadır. Betimsel tarama modelinin kullanıldığı araştırmada katılımcılara, kişisel bilgi formu, Empatik Eğilim Ölçeği, California Eleştirel Düşünme Eğilimi Ölçeği ve Takım Liderliği Özellikleri Ölçeği uygulanmıştır. Elde edilen veriler SPSS 22.0 programıyla analiz edilmiştir. Katılımcılara ilişkin kişisel bilgilerin değerlendirilmesinde tanımlayıcı istatistiksel yöntemleri olarak sayı, yüzde, ortalama, standart sapma kullanılmıştır. İki bağımsız grup arasında niceliksel sürekli verilerin karşılaştırılmasında t-testi, ikiden fazla bağımsız grup arasında niceliksel sürekli verilerin karşılaştırılmasında ise Tek Yönlü (Oneway) Anova testi kullanılmıştır. Anova testi sonrasında farklılıkları belirlemek üzere tamamlayıcı post-hoc analizi olarak Scheffe testi kullanılmıştır. Araştırmanın sürekli değişkenleri arasındaki ilişkinin belirlenmesi için Pearson Korelasyon Katsayısı Analizi yapılmıştır. Anlamlılık düzeyi p<0,05 olarak belirlenmiştir. Bu bulgular doğrultusunda, Futbol antrenörlerin ve takım kaptanlarının empatik eğilim düzeyleri, eleştirel düşünme yetenekleri ve takım liderliği düzeyleri arasındaki ilişkinin pozitif yönde anlamlı bir farklılık olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Spor, Futbol, Antrenör, Takım Kaptanı, Empatik Eğilim, Eleştirel Düşünme, Liderlik.

AntrenörEleştirel düşünceEmpati+5
Mehmet Cüneyt Aksak
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Health Sciences
2020
00
DoctorateOpen AccessTR

Yüzücülerde nöromasküler antrenmanın bazı kinematik çıkış parametreleri üzerine etkisi

Araştırmanın amacı 6 hafta süresince yüzücülere uygulanan nöromasküler antrenman programı ile diz eklemi izokinetik kuvvetinde meydana gelen değişimlerin çıkışa ait bazı kinematik değişkenler üzerindeki etkisinin araştırılmasıdır. Katılımcı grubundan 6 kişi deney (yaş:17.6±1.2, bmı: 16.8±8.03), 6 kişi kontrol grubu (yaş:16.2±0.25, bmı: 21.5±2.7), üyesi olarak seçilmiştir. Farklı açısal hızlardaki (60⁰/s, 120⁰/s, 180⁰/s) izokinetik kas kuvvetlerini ve çıkışa ait kinematik değişkenleri belirlemek amacıyla katılımcılara 6 hafta ara ile ön ve son testler uygulanmıştır. Çıkışa ait kinematik değişkenleri hesaplamak amacıyla 2 boyutlu veri analizi teknikleri kullanılmıştır. Araştırmanın ön test bulguları deney ve kontrol grupları arasında anlamlı bir fark olmadığını göstermiştir. Son test bulgularında ise nöromasküler antrenmanın blok zamanı, reaksiyon zamanı, uçuş mesafesi ve 5m geçiş zamanı değişkenlerinde performansın iyileşmesi yönünde etkili olduğu bulunmuştur. İzokinetik dinamometre ölçümleri sonucunda 120⁰/s hızda yapılan testlerde fleksiyon ve ekstansiyon kuvveti arttığında blok zamanında artma; fleksiyon/ekstansiyon kuvvet oranları arasındaki fark azaldığında reaksiyon zamanında azalma; fleksör ve ekstansör kuvvetler arasındaki fark azaldığında uçuş zamanında artış bulunmuştur. 60⁰/s hızda yapılan testte ekstansiyon kuvveti arttıkça uçuş mesafesinin uzadığı bulunmuştur. 60⁰/s, 120⁰/s ve 180⁰/s hızlarda yapılan testlerde fleksiyon ve ekstansiyon kuvveti arttığında 5m geçiş zamanında azalma olduğu bulunmuştur. Uygulanan antrenman programındaki egzersizlerin çıkış performansı değişkenlerini iyileştirmesi ve izokinetik kuvvetlerin çıkış parametreleri üzerinde etkili olması çıkış performansının olumlu yönde etkilendiğini göstermektedir.

AntrenmanKinematikSpor+4
Çiğdem Çubukçu
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Health Sciences
2020
00
DoctorateOpen AccessTR

Spor eğitimi alan üniversite öğrencilerinin zaman perspektiflerinin bazı değişkenler açısından incelenmesi

Bu çalışma Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu (BESYO) öğrencilerinin zaman perspektifleri ile bazı demografik değişkenler arasındaki ilişkiyi incelemek amacıyla yapılmıştır. Bu çalışmanın örneklemini, 2015 yılında Türkiye'deki bazı üniversitelerde (Erzincan Üniversitesi, Atatürk Üniversitesi, Dumlupınar Üniversitesi, Karadeniz Teknik Üniversitesi) eğitim öğretim gören Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu öğrencileri oluşturmaktadır. Veri toplama aracı olarak, Zimbardo Zaman Perspektifi Envanteri (Zimbardo ve Boyd, 1999) kullanılmıştır. Elde edilen veriler katılımcıların demografik bilgilerinin dağılımlarının belirlenmesi için frekans (f) ve yüzde (%),verilerin normal bir dağılıma sahip olup olmadığını belirlemek için Shapiro-Willk testi ve hipotezleri test etmek için Mann Whitney U, Kruskal Wallis H, ve korelasyon testi uygulanmıştır. Araştırma sonucunda geçmiş-olumlu dışındaki zaman perspektif boyutları ile sınıf düzeyi arasında ve Geçmiş-olumsuz dışındaki zaman perspektif boyutları ile eğitim alınan üniversiteler arasında anlamlı bir fark bulunmuştur. Ancak zaman perspektif boyutları ile cinsiyet, bölüm, gelir düzeyi arasında anlamlı bir fark bulunamamıştır. Spor eğitimi alan üniversite öğrencilerinin sportif başarı düzeylerinde Amatör sporcularda aynı yönde "orta", "zayıf" ve "çok zayıf" düzeyde; Profesyonel sporcularda aynı yönde "orta", "zayıf" ve "çok zayıf" düzeyde; Milli sporcularda aynı yönde "yüksek", "orta" ve "zayıf" düzeyde; Diğer sporcularda aynı yönde "orta" ve "zayıf" düzeyde zaman perspektifi alt boyutları arasında ilişkiler olduğu tespit edilmiştir. Öte yandan Spor eğitimi alan üniversite öğrencilerinin sportif başarı düzeyleri olan Profesyonel, Amatör, Milli ve Diğer ile zaman perspektifi alt boyutları arasında aynı yönde "orta", "zayıf" ve "çok zayıf" düzeyde; ters yönde ise "çok zayıf" düzeyde bir ilişkinin olduğu tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Zaman Perspektifi, Sportif Başarı Düzeyi, Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu öğrencileri, Zimbardo Zaman Perspektifi Envanteri.

Beden eğitimi ve spor dersiBeden eğitimi ve spor yüksekokullarıSpor+6
Nihal Akoğuz Yazıcı
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Health Sciences
2016
00
DoctorateOpen AccessTR

Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürlüğünde çalışan personelin tükenmişlik düzeyleri ve iş doyum düzeylerinin duygusal bağlılığa etkisi (Akdeniz Bölgesi örneği)

Bu çalışma Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürlüğünde çalışan personelin tükenmişlik düzeyleri ve iş doyum düzeylerinin duygusal bağlılığa etkisini incelemek amacıyla yapılmıştır. Çalışmaya Akdeniz bölgesinde yer alan 8 ilden (Osmaniye, Adana, Kahramanmaraş, Hatay, Antalya, Isparta, Burdur, Mersin) toplam 450 kişi katılmıştır. Araştırmada veriler Maslach tükenmişlik ölçeği, Minnesota iş doyum ölçeği ve duygusal bağlılık ölçeği ile toplanmıştır. Verilerin analizinde katılımcıların sosyo-demografik bilgilerinin dağılımlarının belirlenmesi için sayı (n) ve yüzde (%), verilerin normal bir dağılıma sahip olup olmadığını belirlemek için Shapiro-Willk testi ve hipotezleri test etmek için Mann Whitney U, Kruskal Wallis H testi, Anova testi uygulanmıştır. Katılımcıların ölçeklere verdiği yanıtların birbiriyle ilişkisini değerlendirmek amacıyla Pearson korelasyon analizi ile test edilmiştir. Araştırma sonucunda katılımcıların cinsiyet ve görev ünvanlarına göre duygusal tükenmişlik, duyarsızlaşma, kişisel başarı, iş doyumu, duygusal bağlılık puanları arasında arasında anlamlı bir farklılık bulunurken, eğitim düzeyine göre sadece maslach toplam tükenmişlik puanları arasında anlamlı bir farklılık bulunmuştur. Katılımcıların duygusal tükenmişlik puanları ile duyarsızlaşma ve kişisel başarı arasında olumlu bir ilişki bulunurken, duygusal tükenmişlik ve iş doyumu arasında ters yönlü bir ilişki bulunmuştur. Anahtar Kelimeler: Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürlüğü, Duygusal Bağlılık, Tükenmişlik, İş Doyum

Duygusal bağlılıkGençlik ve Spor İl MüdürlüğüPersonel+3
Demet Öztürk
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Health Sciences
2016
10
Master'sOpen AccessTR

Milli Eğitim ve rehabilitasyon merkezlerinde görev yapan öğretmenler ile üniversite öğrencilerinin zihinsel engelli bireylerde spor'un etkilerine yönelik farkındalık düzeylerinin incelenmesi

Bu çalışmanın amacı; sportif faaliyetlerin zihinsel engelli bireyleri hangi düzeyde etkilediği ve bu etkinin toplum tarafından nasıl bir farkındalık uyandırdığının belirlenmesidir. Çalışmaya 2015-2016 eğitim öğretim yılları arasında milli eğitim ile özel eğitim ve Rehabilitasyon merkezlerinde öğretmenlik yapan ve üniversitelerin farklı bölümlerinde öğrenim gören öğrencilerle birlikte toplam 1400 (843 Erkek, 557 Kadın) kişi katıldı. Veri toplama aracı olarak İlhan ve Esentürk tarafından oluşturulan Zihinsel Engellilerde Sporun Etkilerine Yönelik Farkındalık Ölçeği (ZEBSEYFÖ) ve araştırmacı tarafından oluşturulan 12 sorudan oluşan demografik bilgiler kullanıldı. Elde edilen dataların değerlendirilmesi için Microsoft Excel 2010 ve SPSS 20.0 paket programları kullanıldı. Katılımcıların demografik bilgilerinin analizi için tanımlayıcı istatistik (Descriptive Statistics) yapıldı. Katılımcıların cinsiyet, spor yapıp yapmama durumlarının değişkenlerine göre farkındalık düzeylerinin karşılaştırılmasında α=0.05 anlamlılık düzeyinde bağımsız örneklem T Testi (Independent Sample T Test) yapıldı. Katılımcıların yaş, öğrenim gördükleri veya çalıştıkları kuruma göre ise farkındalık düzeylerinin karşılaştırılmasında α=0.05 anlamlılık düzeyinde Tek Yönlü Varyans Analizi (One Way Anova) yapıldı. Anlamlı bulunan veriler arasındaki farklılıkların belirlenmesi ve bu farklılıkların hangi gruplar arasında olduğunu belirlemek için ikinci seviye testi olan Tukey HSD yapıldı. Elde edilen bulgular sonucunda katılımcıların cinsiyet, yaş, illere göre dağılım, spor yapıp yapmama durumları, çalıştıkları kurum ve çalışma süreleri, eğitim programına katılıp katılmama durumu, ailede engelli bireyin olup olmama durumlarına göre herhangi bir manidar sonuç bulunmadı (p>0,05). Şiddet Olaylarının olup olmama durumu, Engellilerle ilgili yapılan faaliyetler, Verilen Maaşın gerektiği şekilde harcanıp harcanmama durumu, engellilere gerekli önemin verilip verilme durumlarına göre ise anlamlı farklılıklar bulundu(p<0,05). Anahtar Kelimeler: Zihinsel Engelli, Spor, Farkındalık.

FarkındalıkSporSpor faaliyetleri+5
Funda Polatcanlı
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Health Sciences
2016
10
DoctorateOpen AccessTR

Türkiye'deki taekwondo antrenörleri'nin liderlik, yaratıcılık ve tükenmişlik düzeylerinin araştırılması

ÖZET Canbaz, M. Türkiye'deki Taekwondo Antrenörleri'nin Liderlik, Yaratıcılık Ve Tükenmişlik Düzeylerinin Araştırılması. Dumlupınar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü. Beden Eğitimi ve Spor Anabilim Dalı Doktora Tezi, Kütahya. 2016. Bu çalışmanın amacı; Türkiye'deki taekwondo antrenörleri için temel bir liderlik modeli oluşturmaktır. Bu amaçla Türkiye de bulunan 3119 antrenörün TTF kayıtlarına göre, 2015 yılı için vize yaptırmış, toplam 1044 aktif Taekwondo antrenörlerine, TTF tarafından her yıl yapılan antrenör gelişim semineri ve vize uygulamaları esnasında tüm örneklem grubuna, sporda liderlik ölçeği (Leadership for Sport Scale – LSS) "Ne Kadar Yaratıcısınız ölçeği ve Maslach Tükenmişlik Envanterleri uygulandı. Analizlerin uygulanmasında IBM SPSS Statistics 21. 0 programından yararlanılmıştır. İstatistiksel önemlilik için p<0. 05 değeri kriter kabul edilmiştir. Test sonuçları: Taekwondo antrenörlerinin cinsiyet durumlarına bağlı olarak; Liderlik Durum Değerlendirme, Liderlik Sosyal Destek, Liderlik Eğitim öğretim, Liderlik Otokratik Davranışlarında yaş durumlarına bağlı olarak; Liderlik demokratik davranış, Liderlik sosyal destek davranışlarında, medeni, eğitim ve gelir durumlarına bağlı olarak; Liderlik demokratik davranış, liderlik olumlu geri besleme, Liderlik durum değerlendirme, Liderlik sosyal destek, Liderlik eğitim öğretim, Liderlik otokratik davranışlarında, yaş ve gelir seviyelerine göre Yaratıcılık düzeylerin de, cinsiyete göre tükenmişlik kişisel başarı boyutu puanları arasında, yaş guruplarına göre tükenmişlik duygusal tükenme alt boyutunda, gelir seviyesine göre tükenmişlik kişisel başarı alt boyutu puanları arasında anlamlı fark bulunmuştur (p<0. 05). Araştırma sonuçlarının ışığında, Taekwondo antrenörlerinin eğitim seviyesi yüksek olanların liderlik düzeylerinde artış olduğu, bayan antrenörlerin erkeklere oranla daha yaratıcı oldukları. Üst yaş gruplarında mesleki doyumluluk, hedef ve beklentilerde azalma, takdir edilme duygusunun önemsizleşmesi, tükenmişlik düzeylerinde etkili olduğu düşünülmektedir. Anahtar Kelimeler: Taekwondo Antrenörü, Antrenör Liderliği, Antrenör Yaratıcılığı, Antrenör Tükenmişlik Düzeyi

AntrenörKoçlukLiderlik+7
Muammer Canbaz
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Health Sciences
2016
00
DoctorateOpen AccessTR

Merkezi spor yönetiminde çalışanların kişilik özellikleri ile iş değerlerinin örgüte bağlılık düzeylerine göre incelenmesi

Bu çalışmanın amacı; Merkezi spor yönetimi'nde (Gençlik ve Spor Bakanlığı'na bağlı Spor Genel Müdürlüğü) çalışanların kişilik özellikleri ile iş değerlerini ortaya koyarak merkezi spor yönetimi'nde çalışanlar arasında örgüte bağlılık düzeylerine göre incelenmesidir. Çalışmaya spor genel müdürlüğü çalışanlarından 282 kişi gönüllü olarak katılmıştır. Çalışmada veri toplama aracı olarak araştırmacı tarafından katılımcıların kişisel bilgilerine ulaşabilmek için hazırlanmış olan ''Kişisel Bilgi Formu'', John, Donahue ve Kentle tarafından 1991 yılında geliştirilen ve Alkan tarafından 2007 yılında dilimize uyarlanmış "Beş Faktör Kişilik Ölçeği'', Kaya tarafından 2010 yılında hazırlanmış "İş Değerleri Ölçeği" ve Allen ve Meyer tarafından 1990 yılında geliştirilen Türkçe uyarlamasını Yıldırım tarafından yapıldığı "Örgütsel Bağlılık Ölçeği" kullanılmıştır. Araştırmada elde edilen veriler SPSS (Statistical Package for Social Sciences) for Windows 22.0 programı kullanılarak analiz edilmiştir. Verilerin değerlendirilmesinde tanımlayıcı istatistiksel yöntemleri olarak sayı, yüzde, ortalama, standart sapma kullanılmıştır. İki bağımsız grup arasında niceliksel sürekli verilerin karşılaştırılmasında t-testi, ikiden fazla bağımsız grup arasında niceliksel sürekli verilerin karşılaştırılmasında Tek Yönlü (One Way) Anova Testi kullanılmıştır. Anova Testi sonrasında farklılıkları belirlemek üzere tamamlayıcı post-hoc analizi olarak Scheffe Testi kullanılmıştır. Araştırmanın sürekli değişkenleri arasında pearson korelasyon ve hiyerarşik regresyon analizi uygulanmıştır. Hiyerarşik regresyon analizi ile bağımsız değişkenlerin bağımlı değişken üzerine etkilerinde determinasyon katsayısındaki (R2) değişim ile neden- sonuç ilişkisinin gücü ortaya konulmuştur. Elde edilen bulgular %95 güven aralığında, %5 anlamlılık düzeyinde değerlendirilmiştir. Sonuç olarak Kişilik özelliklerine algılanan iş değerleri alt boyutları eklenerek çıkan sonuçlar doğrultusunda dışadönüklük, sorumluluk, geçimlilik, gelişime açıklık, duygusal dengesizlik, işin anlamlılığı ve yararlılığı, insani ilişkiler, iş ortamı, özerklik ile örgüte bağlılık alt boyutlarının genel sonuçları arasında neden-sonuç ilişkisini belirlemek üzere yapılan regresyon analizi istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur (f=14,730; p=0,000<0.05). Diğer bir ifade ile çalışanların kişilik özellikleri ve iş değerlerinin örgüte bağlılıkta önemli bir faktör olduğu saptanmıştır.

Gençlik ve Spor Genel MüdürlüğüKişilik özellikleriPersonel+4
Metin Karayol
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Health Sciences
2016
00
DoctorateOpen AccessTR

Merkezi spor yönetiminde örgüt kültürünün ve çalışanların kişilik özelliklerinin karar verme stillerine etkisinin incelenmesi

Bu çalışmanın amacı; Merkezi spor yönetimi olan Spor Genel Müdürlüğü (SGM) örgüt kültürünün ve çalışanların kişilik özelliklerinin karar verme stillerine etkisinin incelenmesidir. Çalışmaya Spor Genel Müdürlüğü çalışanlarından 282 kişi gönüllü olarak katılmıştır. Çalışmada veri toplama aracı olarak araştırmacı tarafından katılımcıların kişisel bilgilerine ulaşabilmek için hazırlanmış olan Kişisel Bilgi Formu.Öcal ve Ağca tarafından geliştirilen "Örgüt Kültürü Ölçeği". Türkçe uyarlamasını Karancı ve arkadaşları (2007)'nın yaptığı "Eysencik Kişilik Ölçeği" ve Türkçe uyarlamasını Deniz (2004)'ün yaptığı "Melbourne Karar Verme Ölçeği" kullanılmıştır. Araştırmada elde edilen veriler SPSS 22.0 programı kullanılarak analiz edilmiştir. Verilerin değerlendirilmesinde tanımlayıcı istatistiksel yöntemleri olarak sayı, yüzde, ortalama ve standart sapma kullanılmıştır. İki bağımsız grup arasındaki karşılaştırmalar için t-testi, ikiden fazla bağımsız grup arasındaki karşılaştırmalar içinse Tek yönlü (One way) Anova testi kullanılmıştır. Anova testi sonrasında farklılıkları belirlemek için tamamlayıcı post-hoc analizi olarak Scheffe testi kullanılmıştır. Araştırmanın sürekli değişkenleri arasında pearson korelasyon ve regresyon analizi kullanılmıştır. Sonuç olarak karar vermede özsaygı alt boyutunda anlamlı derecede, 16 yıldan fazla çalışma süresi olanların en yüksek düzeyi tarifledikleri tespit edilmiştir (p<0.05). Karar verme stillerinin pozisyona göre ortalamaları incelendiğinde; sadece erteleyici karar verme boyutunda şefin en düşük, diğer personellerin en yüksek olmak üzere anlamlı düzeyde farklılaştığı tespit edilmiştir (p<0.05). Karar verme stillerinin öğrenim durumuna göre ortalamaları incelendiğinde; karar vermede özsaygı boyutunda üniversite mezunu olanların lehine anlamlı düzeyde farklılaşma tespit edilmiştir (p<0.05). Ayrıca ölçekler arası ilişkiyi tespit etmek için yapılan korelasyon analizi sonucunda kimi alt boyutlarda pozitif kimi alt boyutlarda ise negatif yönde ilişki olduğu tespit edilmiştir.

Karar verme süreciKişilikKişilik özellikleri+4
Erdem Eroğlu
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Health Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Futbol seyircilerinin empatik eğilimleri ile sporda saldırganlık ve şiddet düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesi (Şanlıurfa örneği)

Bu çalışmanın amacı futbol seyircilerinin empatik eğilimleri ile sporda saldırganlık ve şiddet düzeyleri arasında ilişki olup olmadığının araştırılmasıdır. Araştırmanın evrenini, Şanlıurfa ilinde bulunan futbol seyircileri oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini ise evrenden tesadüfi olarak seçilen, 18 yaş ve üzeri 285, toplam 312 futbol seyircisi katılımcıdan oluşmaktadır. Bu araştırmada veri toplama aracı olarak geliştirilen kişisel demografik özelliklerini tespit etmek için bilgi formu kullanıldı. da Dökmen (1988) tarafından geliştirilen "Empatik Eğilim Ölçeği" envanteri kullanıldı. ''Sporda Seyirci Saldırganlığı ve Şiddet Ölçeği" Şanlı (2014) tarafından geliştirilen envanter kullanılmıştır. Ayrıca katılımcıların araştırmacı tarafından Araştırma problemlerine cevap bulmak için deneklere uygulanan anketler bilgisayar ortamında SPSS 15,0 ile girildi. Araştırma sonucunda Empatik Eğilim Ölçeği puanlarının cinsiyete göre anlamlı farklılık gösterdiği tespit edilmiştir (p<0,05). Empatik Eğilim Ölçeği puanlarının yaşa göre anlamlı farklılık gösterdiği tespit edilmiştir (p<0,05).Empatik Eğilim Ölçeği puanlarının spor yapma süresine göre anlamlı farklılık göstermediği bulgusu elde edilmiştir (p>0,05). Empatik Eğilim Ölçeği puanlarının lisanslı sporcu olma durumuna göre anlamlı farklılık göstermediği bulgusu elde edilmiştir (p>0,05). Empatik Eğilim Ölçeği puanlarının alkol kullanma durumuna göre anlamlı farklılık göstermediği bulgusu elde edilmiştir (p>0,05). Saldırganlık ve Şiddet Ölçeği puanların cinsiyete göre anlamlı düzeyde farklılık göstermediği bulgusu elde edilmiştir (p>0,05). Saldırganlık ve Şiddet Ölçeği puanlarının yaşa göre anlamlı farklılık gösterdiği tespit edilmiştir (p<0,05). Saldırganlık ve Şiddet Ölçeği puanlarının spor yapma süresine göre anlamlı farklılık gösterdiği tespit edilmiştir (p<0,05). Saldırganlık ve Şiddet Ölçeği puanlarının lisanslı spor yapma şekline durumuna göre anlamlı farklılık göstermediği bulgusu elde edilmiştir (p>0,05). Saldırganlık ve Şiddet Ölçeği puanlarının alkol kullanma durumuna göre anlamlı farklılık gösterdiği tespit edilmiştir ( p<0,05). Yapılan normallik sınamasında her iki ölçek puanlarının normal dağılım gösterdiği tespit edildiğinden t testi uygulanmıştır, takım algısı değişkenlerine göre karşılaştırılmasında tek yönlü varyans analizi (OneWay ANOVA) testi uygulanmıştır. ANOVA testinde gruplar arasında anlamlı farklılık görüldüğünde farkın hangi iki grup arasında olduğunu belirlemek amacıyla LSD Post Hoc testinden yararlanılmıştır. Ölçekler arasındaki ilişkiyi belirlemek amacıyla öncelikle Pearsonkorelasyon analizi yapılmıştır. Analizlerde anlamlılık düzeyi 0,05 (p<0,05) olarak belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Seyirci, Saldırganlık, Şiddet, Spor, Empati.

EmpatiFutbolSaldırganlık+4
Mustafa Beşkat
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Health Sciences
2016
10
Master'sOpen AccessTR

Orta öğretim düzeyindeki tek ebeveynli sporcu öğrencilerin 12 haftalık sportif etkinliklerinin saldırganlık ve şiddet eğilimi düzeylerine etkilerinin incelenmesi

Varhan, Tek Ebeveynli Orta Öğretim Öğrencilerinin 12 Haftalık Sportif Etkinliklere Katılımının Saldırganlık ve Şiddet Eğilimleri Üzerine Etkisinin Araştırılması. Dumlupınar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü, Beden Eğitimi ve Spor Anabilim Dalı. Yüksek Lisans Tezi, Kütahya, 2016. Bu çalışmanın amacı, tek ebeveynli orta öğretim öğrencilerinin 12 haftalık sportif etkinlikleri öncesindeki saldırganlık ve şiddet eğilimlerinin, uygulanan sportif etkinlikler sonrası değişip değişmediğinin araştırılmasıdır. Araştırmanın evrenini, 2015-2016 eğitim öğretim yılı içerisinde Afyonkarahisar'da orta öğretimde öğrenim gören öğrenciler oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemi ise evrenden seçilen 109 tek ebeveynli öğrenciden oluşmaktadır. Bu araştırmada veri toplama aracı olarak yukarıda belirtilen tek ebeveynli öğrencilerden oluşan örneklem gurubuna eş zamanlı olarak araştırmacı tarafından geliştirilen "Kişisel Bilgi Formu", İpek İlter (Kiper) tarafından geliştirilen "Saldırganlık Envanteri" (Kiper 1984), Göka, Bayat ve Türkçapar (1995) tarafından geliştirilen "Şiddet Eğilim Ölçeği" kullanılmıştır. İstatiksel analizlerde; Kolmogorov-Smirnov testi kullanılmıştır. Kolmogorov-Smirnov testi sonucunda, p>0.05 bulunduğu için verilerin çözümlenmesinde, parametrik istatistik tekniklerinden yararlanılmıştır. Elde edilen verilerin çözümlenmesinde, çok değişkenli frekans ve yüzde dağılımlarına ilişkin çapraz tablodan (Crostab) yararlanılmıştır. Çalışma öncesi ve çalışma sonrası tek ebeveynli öğrencilerin saldırganlık ve şiddet eğilimi durumların karşılaştırılmasında Eşleştirilmiş Örneklem t Testi kullanılmıştır. Sonuç olarak, tek ebeveynli öğrencilere yaptırılan 12 haftalık sportif etkinlikler sonucunda genel saldırganlık ve şiddet eğilim düzeyleri arasında anlamlı bir fark bulunmuştur. Anahtar Kelimeler: Tek ebeveyn, Öğrenci, Spor, Saldırganlık, Şiddet

Ana-babaOrtaöğretim öğrencileriSaldırganlık+3
Şerife Varhan
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Health Sciences
2016
00
DoctorateOpen AccessTR

Futbol seyircilerinde saldırganlık, şiddet ve holiganizme yönelik davranışların önlenmesinde serbest zaman etkinliklerine katılım etkisinin incelenmesi

Bu çalışmada, futbol seyircilerinde saldırganlık, şiddet ve holiganizme yönelik davranışların önlenmesinde serbest zaman etkinliklerine katılım etkisinin incelenmesi amaçlanmıştır. Yapılan bu araştırmaya, Türkiye Futbol Federasyonu 2014/2015 sezonu Süleyman Seba Süper Liginde farklı coğrafi bölgelerden katılım sağlayan 13 futbol kulübünden 2625 futbol seyircisi katılmıştır. Veri toplama aracı olarak araştırmada, seyircilerin saldırganlık ve şiddet düzeylerini belirlemek için Güçlü ve Şanlı (2013) tarafından geliştirilen ve 21 maddeden oluşan Sporda Seyirci Saldırganlığı ve Şiddet Ölçeği ve Witt ve Ellis tarafından 1985 yılında geliştirilip Türkçe uyarlaması Yerlisu Lapa ve Ağyar (2011) tarafından yapılan, 17 maddeden oluşan Serbest Zamanda Algılanan Özgürlük Ölçeği kullanılmıştır. Anketlerden elde edilen veriler Microsoft Office Excel programı kullanılarak bilgisayar ortamına aktarılmış ve verilerin analizi ve değişkenler arası karşılaştırmalarda SPSS 20.0 programından faydalanılmıştır. Bu araştırmanın sonucunda katılımcıların cinsiyet, yaş, medeni durum, aylık ortalama gelir, sahip oldukları haftalık serbest zaman durumları ile sporda saldırganlık ve şiddet düzeyleri arasında istatistiki açıdan anlamlı farklılıklar olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca, katılımcıların cinsiyet yaş, medeni durum, sahip oldukları haftalık serbest zaman durumları ile serbest zamanda algılanan özgürlük düzeyleri arasında istatistiki açıdan anlamlı farklılık bulunurken (p<0,05); katılımcıların aylık ortalama gelirleri ile serbest zamanda algılanan özgürlük düzeyleri arasında istatistiki açıdan anlamlı bir farklılık tespit edilmemiştir (p>0,05). Anahtar Kelimeler: Futbol, Serbest zaman, Saldırganlık, Şiddet, Holiganizm

Boş zamanları değerlendirmeFutbolFutbolcular+6
Osman Gümüşgül
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Health Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Kadın futbolcular ile futsalcıların bazı fizyolojik ve motorik özelliklerinin karşılaştırılması

Bu çalışmada "Kadın Futbolcular ile Futsalcıların Bazı Fizyolojik ve Motorik Özelliklerinin Karşılaştırılması" amaçlanmıştır. 2015-2016 sezonu TFF Kadınlar 1. Ligi'nde oynayan kadın futbolculara ve Ünilig'de dereceye giren takımlardaki kadın futsalcılara ölçümler uygulandı. Çalışma grubunu gönüllülük esasına göre katılan 30 kadın futbolcu (yaş ort. 20.60 ± 1.610 yıl, antrenman yaşı ort. 8.50 ± 1.676 yıl, boy uzunlukları ort. 161.47 ± 5.649 cm, vücut ağırlıkları ort. 54.91 ± 6.623 kg) ve 30 kadın futsalcı (yaş ort. 20.33 ± 1.918 yıl, antrenman yaşı ort. 8.37 ± 1.752 yıl, boy uzunlukları ort. 163.40 ± 5.393 cm, vücut ağırlıkları ort. 55.00 ± 4.906 kg), toplamda 60 sporcu oluşturdu. Sporcuların fiziksel, bazı fizyolojik ve motorik özelliklerini belirlemek için boy uzunluğu, vücut ağırlığı, deri kıvrım kalınlığı, VC, FVC, FEV1, esneklik, el pençe kuvveti, bacak kuvveti, 10 m - 30 m sürat koşusu, çeviklik, Yoyo-1, çoklu sıçrama testleri uygulandı. Verilerin düzenlenmesinde ve grafiklerin çizilmesinde MS Excel tablolama paket programı, istatistik analizler ve tabloların düzenlenmesinde SPSS 17 istatistik paket programı kullanıldı. İstatistiksel yöntem olarak çalışma sonunda elde edilen farklılıkları ortaya koymak için α=0.05 anlamlılık düzeyinde Independent Simples T- testi uygulandı. Sonuç olarak, kadın futsal oyuncuları ile futbol oyuncularının 10m-30m sürat koşusu testi ve çeviklik testi ölçüm değerlerinde (p<0.05) kadın futsal oyuncuları lehine, Yoyo-1 ve çoklu sıçrama testi ölçüm değerlerinde (p<0.05) kadın futbol oyuncuları lehine önemli bir fark olduğu bulundu. Anahtar Kelimeler: Kadın, Futbol, Futsal, Fizyolojik, Motorik Özellikler

FizyolojiFutbolFutbolcular+3
Gizem Başkaya
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Health Sciences
2016
00
DoctorateOpen AccessTR

Ergenleri rekreatif faaliyetlere katılmaya motive eden unsurların ciddi serbest zaman perspektifi açısından değerlendirilmesi

Bu çalışmanın amacı ergenleri rekreatif faaliyetlere katılmaya motive eden unsurların ciddi serbest zaman perspektifi açısından incelenmesidir. Çalışma pilot çalışma geçer-lik ve güvenirlik çalışması ve hipotezlere ait bulguların yer aldığı aşama olmak üzere 3 aşamadan oluşmaktadır. Çalışmada veri toplama aracı olarak Baldwin ve Caldwell (2003) tarafından geliştirilen ergenler için serbest zaman motivasyon ölçeği Türk kül-türüne adapte edilerek uygulanmıştır. Veri toplama aracının dilsel açıdan adaptasyonu çeviri geri çeviri yöntemi ile sağlanmış, geçerliği doğrulayıcı faktör analizi güvenirliği ise iç tutarlık ve iki yarı güvenirlik yöntemleri ile sağlanmıştır. Çalışmada NFI, NNFI, IFI, RFI, CFI, GFI, AGFI, RMSEA, SRMR uyum indeks değerleri hesaplanmıştır. Sonuç olarak veri toplama aracının Türk Kültürü için güvenilir ve geçerlik ölçütü olan uyum indeks değerlerine göre de 19 madde ve 5 faktör olarak iyi uyum gösterdiği tespit edilmiştir. Ayrıca cinsiyet, sınıf, okul sporlarına katılma, düzenli olarak spor yapma ve ciddi serbest zaman katılımcısı olma durumlarının ergenleri rekreatif faali-yetlere katılmaya motive eden unsurlar olduğu yaşın ise herhangi bir etkisinin olmadı-ğı tespit edilmiştir.

Boş zamanları değerlendirmeErgenlerMotivasyon+3
Ümit Doğan Üstün
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Health Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Konya ilindeki beden eğitimi öğretmenlerinin kendini sevme ve öz yeterliliklerinin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı; Konya ilinde beden eğitimi ve spor öğretmeni olarak çalışan öğretmenlerin kendini sevme ve öz yeterliliklerini incelemektir Araştırmanın örneklemini, Konya'da çalışan 350 adet beden eğitimi ve spor öğretmenine anket yapılmıştır. Rastgele örnekleme tekniği kullanılarak araştırma örneklemi belirlenmiştir. Araştırmada; Doğan (2011) tarafından Türkçeye uyarlanan "Kendini Sevme-Öz Yeterlilik Ölçeği" kullanılmıştır. Araştırmada, Mann Whitney U ve Kruskall Wallis H testleri, sonuçların normal bir dağılıma sahip olmaması nedeni ile kullanılmıştır. Yapılan korelasyon analizi neticesinde kendini sevme puanı arttıkça öz yeterlik puanın da arttığı tespit edilmiştir. Kendini sevme ve öz yeterliğin yaşa göre farklılaştığı ve 36 yaş ve üstündekilerin kendi sevme düzeylerinin diğerlerine göre daha yüksek olduğu belirlenmiştir. Kadınlar ile erkekler arasında kendini sevme ve öz yeterlik açısından erkek lehine farklılık olduğu belirlenmiştir. Beden kitle endeksine göre kendini sevme ve öz yeterliğin farklılaştığı ve kilo arttıkça kendini sevme ve öz yeterliğin azaldığı belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Beden Eğitimi, Öğretmen, Öz Yeterlilik, Kendini Sevme

Beden eğitimiKonyaSevgi+2
Metehan Şahin
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Health Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Sürekli ve aralıklı yapılan tenis antrenmanlarının 9 yaş kız çocuklarında seçilmiş bazı fiziksel ve fizyolojik parametreler üzerine etkisi

Bu çalışmanın amacı gelişme döneminde olan kız çocuklarının tenis antrenmanları ile gelişim süreçlerinin nasıl şekillendiğini saptamaktır. Bu bağlamda öncelikle alan yazın taraması gerçekleştirilmiştir. Ardından, 9 yaş grubu kız çocuklarının düzenli tenis antrenmanları eşliğinde seçilmiş fiziksel gelişimlerinin nasıl şekillendiğini belirlemek için aralıklı olarak tenis antrenmanları yapan çocuklar ile fizyolojik parametreleri kıyaslanmıştır. Çalışmanın sonuçları, düzenli olarak tenis oynamaya devam eden kızlarda esneklik kuvveti, kol, bacak ve sırt kuvveti, dikey sıçrama ve denge gibi fiziksel özelliklerin diğerlerine göre daha fazla geliştiği görülmüştür. Çalışma 30 kız çocuğu üzerinde gerçekleştirilmiştir.

Vehbi Süleyman Demirkan
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Health Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Spor federasyonlarında görev yapan üst düzey yöneticilerin problem çözme becerilerinin araştırılması

Bu araştırma; spor federasyonlarının merkez teşkilatında çalışan personellerin, problem çözme beceri düzeylerini tespit ederek, kişisel özelliklere göre bunların farklılaşıp farklılaşmadığını ortaya koymak amacıyla yapılmıştır. Betimsel bir nitelikte olan bu araştırmanın örneklemini, 2016 yılında 56 farklı özerk spor federasyonların merkez teşkilatında çalışan 21 Başkan, 28 As Başkan, 37 Genel Sekreter olmak üzere toplam 86 personele anket uygulanmıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarak personelin problem çözme becerilerini belirlemek için 1982 yılında Heppner ve Peterson tarafından geliştirilen ve 1993 yılında Şahin tarafından Türkçe'ye uyarlanan "Problem Çözme Envanteri" ve personelin kişisel özelliklerini belirlemek için araştırmacı tarafından geliştirilen "Kişisel Bilgi Formu" kullanılmıştır. Verilerin değerlendirilmesinde ve hesaplanmış değerlerin bulunmasında SPSS 16.0 istatistik paket program kullanılmıştır.Verilerin analizinde SPSS programından yararlanılarak frekans dağılımları oluşturulmuş, Bağımsız Gruplar t- testi, Tek Yön Anova testlerinden LSD ve ve Tukey Post Hoc analizleri kullanılmıştır.Araştırma sonucunda; Spor federasyonlarında görev yapan üst düzey yöneticilerin, problem çözme envanterinden (PÇE) aldıkları puanların; eğitim durumuna ve medeni hal değişkenine göre farklılaştığı, yaş, cinsiyet, meslekteki çalışma yılı, federasyondaki çalıma yılı, statü değişkenine göre farklılaşmadığı görülmüştür (p<0,05). Anahtar kelimeler: Spor federasyonları, yönetim, spor, sosyal beceri, problem çözme

Problem çözmeProblem çözme becerisiSosyal beceri+5
Gülnihal Işıklı
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Health Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Kütahya ilinde bulunan ilköğretim kurumları ikinci kademede öğrenim gören öğrenci ve görev yapan beden eğitimi öğretmenlerinin beden eğitimi ve spor dersine yönelik görüş ve tutumlarının incelenmesi'

Kütahya ilinde bulunan ilköğretim kurumları ikinci kademede öğrenim gören öğrenciler ve görev yapan beden eğitimi öğretmenlerin beden eğitimi ve spor dersine yönelik görüş ve tutumların incelenmesi, Beden eğitim ve spor dersinin çocukların gelişimi üzerinde ki etkisi,farklı değişkenlere göre değerlendirilmesi, görev yapan beden eğitimi öğretmenlerin ise değişik bakış açıları ile dersin değerlendirilmesi avantajları ve dezavantajlarının ortaya çıkarılması için yapılacak olan bir çalışma.

Beden eğitimi ve spor dersiCinsiyetKütahya+4
Mehmet Serkan Aydın
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Health Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Bireysel ve takım sporlarıyla uğraşan sporcuların çeşitli değişkenlere göre yalnızlık düzeylerinin incelenmesi.

Bu çalışmanın amacı bireysel ve takım sporlarıyla uğraşan sporcuların çeşitli değişkenlere göre yalnızlık düzeylerinin incelenmesidir. Araştırmaya 2016 – 2017 sezonunda aktif olarak voleybol, basketbol, hentbol, badminton, masa tenisi ve taekwando branşıyla uğraşan, uygun örnekleme yöntemiyle seçilen ve çalışmada gönüllü olarak yer alan 600 sporcu katılmıştır. Veri toplama aracı olara araştırmacı tarafından oluşturulan kişisel bilgi formu ile 1978 yılında Russel, Peplau ve Ferguson tarafından geliştirilmiş olan ve Türkiye'de geçerlilik ve güvenirlik çalışması Demir (1989) tarafından yapılarak Türkçeye uyarlanmış olan UCLA Yalnızlık ölçeği kullanılmıştır. Katılımcıların kişisel bilgilerinin dağılımlarının belirlenmesi için yüzde (%) ve frekans yöntemleri; verilerin normal dağılıma sahip olup olmadığının belirlenmesi için Kolmogorov-Smirnov normallik testi uygulanmış ve bunun neticesinde verilerin non-parametrik test koşullarına uygun olduğunun anlaşılmasından sonra anlamlı farklılıkların belirlenmesi için Mann-Whitney U ve Kruskall Wallis testleri uygulanmıştır. Analiz sonuçlarına göre cinsiyet, yaş, refah düzeyi ve boş zaman sürelerinini yeterliğine göre katılımcıların yalnızlık düzeylerinde anlamlı bir farklılık ortaya çıkmazken (p>0.05), katılımcıların boş zamanlarını değerlendirme güçlüğü çekme durumları, spor branşları ve branşlarının takım sporu ya da bireysel spor olmasına göre ise anlamlı farklılık olduğu belirlenmiştir (p<0.05). Sonuç olarak, aktif sporla uğraşan bireylerde boş zaman değerlendirme güçlüğü çekmenin, uğraşılan spor branşının ve uğraşılan spor branşının takım ya da bireysel spor branşı olmasının yalnızlık düzeyini etkileyen değişkenler olduğu fakat cinsiyet, yaş, refah düzeyi ve boş zaman sürelerinin yeterliklerinin aktif sporcularda yalnızlık düzeylerini etkileyen değişkenler olmadığı belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Yalnızlık, Spor, Bireysel Sporlar, Takım Sporları

Bireysel sporlarBireysel sporlarSpor+4
Sevgi Hancı
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Health Sciences
2017
00
DoctorateOpen AccessTR

Üniversite öğrencilerinin rekreatif etkinlikler hakkındaki farkındalıklarının araştırılması

Bu çalışma üniversite öğrencilerinin katıldıkları rekreatif etkinliklerin sağladığı faydalar hakkında ne derece bir farkındalığa sahip olduklarının belirlenmesi için geçerli ve güvenilir bir veri toplama aracı geliştirmek amacıyla yapılmıştır. Çalışmada literatür taramasının ardından 55 maddelik bir soru havuzu oluşturulmuştur. Uzman görüşlerinden sonra veri toplama aracının 45 madde olmasına karar verilmiştir. Yapılan pilot çalışma neticesinde faktör yükü düşük olan bir sorunun çıkartılmasıyla (.288) 44 maddeye indirgenen veri toplama aracının örtük yapısı açıklayıcı faktör analizi ile yapılmıştır. Analiz sonucuna göre toplam varyansın % 43.327 sini açıklayan 41 madde ve 3 faktörlü bir yapı ortaya çıkmıştır.İlgili literatür incelenmiş ve bulunan alt boyutlar (1. boyut Haz/Eğlence, 2. boyut Sosyal/Başarı 3. boyut Kendini Geliştirme) olarak adlandırılmıştır. Ortaya çıkan örtük yapının doğrulanması ise doğrulayıcı faktör analizi ile test edilmiştir. Analiz sonuçları 41 madde ve 3 faktörlü yapının uyum indekslerinin iyi olduğunu göstermiştir. Veri toplama aracının güvenirliği iç tutarlık ve iki yarı güvenirlik analizleri ile sınanmış ve veri toplama aracının yüksek güvenirliğe sahip olduğu anlaşılmıştır.

Boş zamanları değerlendirmeFarkındalıkRekreasyon+1
Nurullah Emir Ekinci
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Health Sciences
2017
00
DoctorateOpen AccessTR

Rekreasyonel amaçlı fitness yapan bireylerin egzersiz motivasyon, beslenme değişim ve fiziksel aktivite düzeylerinin araştırılması

Bu araştırma rekreasyonel amaçlı fitness branşı ile ilgilenen bireyleri egzersize motive eden faktörler ile bu bireylerin beslenme değişim süreçleri ve fiziksel aktivite düzeylerinin farklı değişkenler açısından incelenmesi amacı ile yapılmıştır. Araştırma Grubunu 2016-2017 yılları arasında Pamukkale Üniversitesi Ömer Halis demir araştırma ve uygulama merkezinde 17 yaş ve üzeri farlı meslek grubundan 561 (%53,5) Erkek, 489 (%46,5) Kadın olmak üzere 1050 rekreasyon amaçlı fitness branşıyla ilgilenen katılımcılar oluşturmaktadır. Araştırmanın amacına ulaşmak için ''Rekreasyonel Egzersiz Motivasyon Ölçeği'' , ''Beslenme Değişim Süreçleri Ölçeği'' , ''Uluslar Arası Fiziksel Aktivite Ölçeği (Kısa Formu)'' ve araştırmacı tarafından oluşturulan ''Kişisel Bilgi Formu'' kullanılmıştır. Verilerin değerlendirilmesi aşamasında veriler Microsoft Excel 2007 programında düzenlenmiş, SPSS 21 for Windows paket program kullanılarak çözümlenmiştir. Elde Edilen verilerin dağılımlarının nasıl olduğuna ilişkin fikir edinmek amacıyla kolmogorovsmirnov testi sonuçları incelenmiş olup verilerin normal dağılım göstermediği belirlenmiştir. Katılımcıların Fiziksel Aktivite düzeyi, Beslenme değişim süreçleri ve rekreasyonel egzersiz motivasyon düzeyleri cinsiyet, yaş, medeni durum, eğitim durumu ve meslek durumu değişkenlerine göre anlamlı olarak farklılaşıp farklılaşmadığının belirlenmesi için mannwhitney u testi ve kruskalwallis testleri uygulanmıştır. Elde edilen analiz sonuçları p<0,05 anlamlılık düzeyinde yorumlanmıştır. Araştırma bulgularına göre cinsiyet değişkeni açısından katılımcıların fiziksel aktivite düzeyine ilişkin metabolik eş değer, rekreasyonel egzersiz motivasyonu alt boyutlarından Rekabet, Vücut ve Dış Görünüm, sosyal ve eğlence ile beceri gelişimi alt boyutlarında istatistiksel olarak anlamlı sonuçlar gözlemlenmiştir. Beslenme değişim süreçlerine ilişkin olarak ise bilinç düzeyinde artış, Dramatik Yardım/Duygusal Canlandırma, Çevreyi yeniden değerlendirme, kendi kendine değerlendirme, Sosyal Serbestlik/Özgürlük, Karşıt/Zıt Durum, Yardım Edici İlişkiler, Güçlendirme Yönetimi, Kendi Kendini Özgürleştirme, Uyaran Kontrolü, Kişiler Arası Sistem Kontrolü alt boyutlarında istatistiksel anlamda anlamlı farklılaşma olduğu gözlemlenmiştir. Araştırma sonucunda cinsiyet değişkeninin hem fiziksel aktivite düzeyine ilişkin metabolik eşdeğerlik düzeylerinin yanı sıra rekreasyonel egzersiz motivasyonlarında bazı alt boyutlarda farklılık gösterdiği tespit edilmiştir. Ayrıca beslenme değişim süreçlerine ilişkin olarak cinsiyet farklılıklarının ilaç kullanımı dışında tamamen farklılık gösterdiği sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar kelimeler: Motivasyon, Beslenme Değişim Süreçleri, Fiziksel Ak

BeslenmeBeslenme değerlendirmesiBeslenme incelemeleri+4
Ömer Özer
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Health Sciences
2017
00
DoctorateOpen AccessTR

İlkokul çağındaki çocukların temel motor beceri gelişiminde eğitsel oyunların etkisi

Bu çalışmada mevcut milli eğitim ilköğretim müfredatına ilave olarak 12 haftalık eğitsel oyunlardan oluşturulmuş programın temel motor beceri gelişimi üzerine etkisi araştırılmıştır. Çalışma ve kontrol grupları, 2016-2017 Eğitim-Öğretim yılında Özel Gökkuşağı Bahçeşehir Koleji ve Beylikdüzü Bizimkent İlköğretim okullarında eğitim hayatlarına devam etmekte olan ilköğretim 1., 2. ve 3. sınıftaki çocuklar oluşmaktadır. Örneklem grubu uygun örnekleme yöntemi ile belirlenmiştir. Çalışmamıza çalışma grubu 59 ve kontrol grup 59 olmak üzere toplam 118 çocuk katılmıştır. Çalışma gruplarına 12 hafta boyunca eğitsel oyun oynatılmıştır. Bu oyunlar çalışma gruplarına haftada 3'er gün ve 40' ar dakika uygulanmıştır. Ölçüm aracı olarak Bruininks-Oseretsky Motor Yeterlilik Testi ikinci sürümünün (BOT-2) kısa formu kullanılmıştır. Çalışma sürecinin öncesi, sonrası ölçümleri alınmıştır. İstatistiki yöntem olarak çocukların Bruininks-Oseretsky Motor Yeterlilik Testi ölçümlerinden elde edilen veriler SPSS 21.0 paket programı kullanılarak verilerin normal bir dağılıma sahip olup olmadığını belirlemek için Shapiro-Wilk normallik testi uygulandı. Veriler arasında fark olup olmadığını belirlemek için ise α= 0.05 düzeyinde tekrarlı ölçümler varyans analizi (Repeated Measure Anova) testi uygulandı. Ayrıca gruplar arasındaki farklılığı ortaya koymak için (Paried T-Testi) istatistiki analiz uygulandı. Sonuç olarak, çalışmamız verileri ışığında, ilkokul çağındaki çocuklara 12 haftalık süreyle uygulanan eğitsel oyunların temel motor beceri gelişimini olumlu etkilediği tespit edilmiştir. Bu gelişimin daha yüksek düzeyde olabilmesi çalışmalarda yaş, süre, sıklık ve yoğunluk gibi kriterlere dikkat edilmesiyle mümkündür. Anahtar Kelimeler: İlkokul, Temel Motor Beceri, Eğitsel Oyunlar

Eğitsel oyunlarMotor beceri testleriMotor beceriler+1
Mustafa Can Koç
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Health Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Üniversite öğrencilerinin rekreasyonel etkinliklere katılım engellerinin bazı değişkenlere göre incelenmesi (Kütahya İli örneği)

Bu çalışmada, üniversite öğrencilerinin, rekreasyonel etkinliklere katılımının önündeki engelleri öğrenci algısına göre bazı değişkenler açısından incelenmesi amaçlanmıştır. Bu araştırmaya, Dumlupınar Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu ve Eğitim Fakültesi' nde öğrenim gören tesadüfi yöntem ile seçilmiş 525 öğrenci katılmıştır. Çalışma kapsamında hazırlanan veri formu iki kısımdan oluşmaktadır. İlk kısımda katılımcıların demografik özelliklerini belirlemek için kişisel bilgi formu; ikinci kısımda ise rekreasyonel etkinliklere katılımının önündeki engelleri öğrenci algısına göre belirlemede Alexandris ve Carroll (1997) tarafından geliştirilen, Karaküçük ve Gürbüz (2007) tarafından Türkçeye uyarlanan, "Boş Zaman Engelleri Ölçeği" kullanılmıştır. Ölçeğin Türkçe formu 27 madde ve (a) birey psikolojisi (6 madde), (b) bilgi eksikliği (3 madde), (c) tesis yetersizliği (4 madde), (d) ulaşım sorunu (4 madde) (e) arkadaş eksikliği (3 madde), (e) zaman ve ilgi eksikliği (7 madde) biçiminde 6 alt boyuttan oluşmaktadır. Anketlerden elde edilen veriler Microsoft Office Excel programı kullanılarak bilgisayar ortamına aktarılmış ve verilerin analizi ve değişkenler arası karşılaştırmalarda SPSS 20.0 programından faydalanılmıştır. Bu araştırmanın sonucunda, katılımcıların cinsiyet, yaş, öğrenim gördükleri bölüm, sınıf, en uzun süre yaşadıkları yerleşim birimi, gelir düzeyleri, anne eğitim düzeyi ile boş zaman engelleri puanları arasında anlamlı bir farklılık tespit edilirken (p<0,05); rekreatif spor yapma durumu, lisanslı spor yapma durumu ve baba eğitim düzeyi ile boş zaman engelleri puanları arasında anlamlı bir farklılık tespit edilmemiştir (p>0,05). Anahtar Kelimeler: rekreasyon, boş zaman, boş zaman engelleri

Boş zamanları değerlendirmeKütahyaRekreasyon+2
Ceren Polat
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Health Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Spor eğitimi veren fakülteler ve yüksekokullarda öğrenim gören öğrencilerin basketbola karşı tutumlarının değerlendirilmesi

Alkaç, E.Spor Eğitimi Veren Fakülteler ve Yüksekokullarda Öğrenim Gören Öğrencilerin Basketbola Karşı Tutumlarının Değerlendirilmesi. Dumlupınar Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Enstitüsü, Beden Eğitimi ve Spor Anabilim Dalı, Yüksek Lisans Tezi, Kütahya, 2017. Bu çalışmanın amacı, spor eğitimi veren fakülteler ve yüksekokullarda öğrenim gören öğrencilerin, çeşitli değişkenlere göre basketbola karşı tutumlarınındeğerlendirilmesidir. Aynı zamanda üniversiteler arası karşılaştırma yaparak, bu kurumlardaki öğrencilerin basketbol tutumlarını çeşitli boyutlarıyla ortaya koymaktır.Araştırmaya 2015-2016 eğitim öğretim yılında, Marmara,İçAnadolu,Akdeniz,Karadeniz ve Ege bölgelerinde Spor Eğitimi veren Fakülte ve Yüksekokullardan, Dumlupınar Üniversitesi, KocaeliÜniversitesi,AnadoluÜniversitesi,MersinÜniversitesi ve Gaziosmanpaşa Üniversitesi'ndenuygun örnekleme metodu ile seçilen ve çalışmada gönüllü olarak yer alan 502 öğrenci katılmıştır. Veri toplama aracı araştırmacılar tarafından geliştirilen kişisel bilgi formu ile Erman Öncü,Bülent Gürbüz ve H.MehmetTunçkol tarafından geliştirilen, 2006 yılında geçerliği ve güvenirliği yapılan "Basketbol Tutum Ölçeği" kullanılmıştır. Verilerin dağılımlarıyla ilgili öncelikli olarak normallik testi olan Kolmogorow-Smirnov testi yapılmıştır ve verilerin non-parametrik yapıyı desteklediği ortaya çıkmıştır. Katılımcı öğrencilerin Basketbol Tutum Ölçeği alt boyutlarına ilişkin, üniversitelerine ve bölümlerine göre tutum düzeyleri arasında önemli bir fark olup olmadığını araştırmak için, p= 0.05 anlamlılık düzeyinde Kruskal-Wallis testi, cinsiyetlerine göre ise Mann Whitney-U testi uygulandı.Yapılan analizlerin sonucunda meydana çıkan bulgular katılımcıların, cinsiyet, spor branşı yaş ve refah düzeyi durumlarına göre basketbol tutum düzeylerinde anlamlı bir farklılık olduğu görünmezken, okudukları bölümler ve sınıflarına göre değer alt boyutunda, spor yapma durumlarına göre ise sadece eylem alt boyutunda anlamlı farklılıklar var olduğunu göstermiştir.

BasketbolBeden eğitimi ve spor yüksekokullarıSpor+4
Emre Alkaç
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Health Sciences
2017
00
DoctorateOpen AccessTR

Farklı duyguları tanımada ciddi serbest zamana katılımın ve işitme engelinin rolü (kişilik ve duygusal zeka boyutlarıyla)

Bu çalışmanın amacı; serbest zamana ciddi olarak katılan işitme engelli milli sporcularla (amatör); spor yapmayan engelli bireyler (halk), profesyonel engelsiz bireyler (profesyonel) ve spor yapmayan engelsiz bireyler (halk) ile kişilik ve duygusal zeka boyutları açısından duygu tanımlamaları arasında bir ilişkinin olup olmadığını ortaya koymaktır. Çalışmanın örneklem grubunu; 18-24 Temmuz 2016 tarihinde Samsun ilinde düzenlenen İşitme Engelliler Dünya Şampiyonasına katılmış olan ve dövüş sporlarında mücadele eden toplam 64 milli sporcu (Xyaş=26,15+/-2,86), İzmir Karşıyaka İşitme Engelliler Dayanışma Derneğine üye olan 55 sedanter işitme engelli birey (Xyaş=28,76+/-4,23), Kütahya-Afyon-Eskişehir ve İzmir illerinde ikamet eden ve dövüş sporlarında en az 2 yıl milli düzeyde mücadele etmiş 60 milli sporcu (Xyaş=24,25+/-1,24) oluşturmuştur. Son olarak sedanter normal bireylerin örneklem grubunu da son 2 yıldır düzenli olarak spor yapmayan 52 birey oluşturmuştur (Xyaş=21,36+/-2,12). Seçilen tüm örneklem kolayda örnekleme yöntemine göre seçilmiştir. Çalışmada Somer, Tatar ve Korkmaz (2001) tarafından geliştirilmiş ve Tatar (2005) tarafından kısa formunun geçerliği ve güvenirliliği yapılmış olan 5 Faktör Kişilik Envanteri, Schutte ve arkadaşları (1998) tarafından geliştirilen ve Tatar ve arkadaşları (2011) tarafından Türkçe'ye uyarlanan Schutte Duygusal Zeka Ölçeği ve SuberLap 5 ile dizayn edilen POFA testi ölçme aracı olarak kullanılmıştır (177, 169, 191). Veriler Windows Excel'de düzenlenmiş ve SPSS 22.0 programı yardımıyla analiz edilmiştir. Yapılan araştırma sonucunda ciddi serbest zamana katılan engelli milli sporcuların normal engellilere ve normal işiten sedanterlere oranla duyguları tanıma noktasında daha başarılı olduklarını, engelli milli sporcuların duyguları tanıyarak tepki verme hızlarının engelli sedanterlere göre oldukça yüksek olduğunu, profesyonel sporun duyguları tanıma noktasında önemli bir değişken olduğunu, duyguların tanımlanması noktasında farklı gruplarda bireylerin kişilik ve duygusal zeka boyutlarından etkilendiğini, farklı duyguların farklı gruplarda tanınması noktasında duygusal zekanın ve kişilik özelliklerinin rolünü ve farklı duyguların benzer duygularla karıştırıldığı bulgularına ulaşılmıştır. Araştırmanın sonuçları, bize engellilerin spor ortamındaki yetilerini spor yapan engelliler vasıtasıyla göstermiştir. Duyguları tanıyarak renkli tuşlar yoluyla bu duyguları hatırlamak engellilerin görsel hafızalarının yüksek olduğunun da bir göstergesidir. İşitme engellilerin katılmış oldukları rekreatif faaliyetler; sağlıklı bireylerin sahip olduğu kişilik özelliklerine, duygusal zeka düzeyine ve onun paralelinde ki bazı kazanımların sağlanmasına neden olmuştur. Engellilerin sağlıklı sedanter bireylerden bile daha başarılı bir şekilde duyguları tanımlamış olmaları onların bu yetilerini spor ortamında daha geniş çaplı kullanmalarının yolunu açabilir.

Boş zamanları değerlendirmeDuyguDuygu hayatı+6
Utku Işık
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Health Sciences
2017
00
DoctorateOpen AccessTR

Bazı ab ülkelerinde uygulanan engelli spor politikalarının ekonomik, sosyal ve proje bazlı olarak türkiye ile karşılaştırması

Bu çalışmanın amacı AB engelli spor politikaları ile Türkiye karşılaştırmasının yapılmasıdır. Engelli sporlarının, Avrupa'da hümanist akımların gelişimi sayesinde oluşan bakış açısının etkileri ile başladığı bilinmektedir. Engelli oyunlarının Dünya genelinde doğuşu ve gelişimi Avrupa ülkeleri tarafından organize edilen oyunlarla başlamıştır. Bu nedenle Almanya, Fransa, İngiltere, Hollanda ve Belçika gibi engelli sporlarının başlangıcından itibaren oyunlara katılım sağlayan ve AB'nde kurucu ülke statüsünde ki ülkelerden örneklem oluşturulmuştur. Bazı AB ülkeleri ile Türkiye'nin engelli spor politikalarının ekonomik, sosyal ve proje bazlı karşılaştırmasını yaptığımız araştırma, doküman analizi metodu kullanılarak nitel bir çalışma olarak tasarlanmıştır. Engelli sporlarının gün geçtikçe önem kazanması ve engelli bireylerin yaşamlarının önemli bir parçası haline gelmesi nedeniyle, ülkemizdeki gelişimin boyutlarını belirlemek amacıyla AB ülkeleri ile karşılaştırma yapılmıştır. AB'nin engellilik ve spor ile ilgili dokümanlar, AB istatistik kurumu olan Eurostat ve Avrupa Komisyon raporlarından alınmıştır. Ayrıca ülkelerin engelli spor federasyonlarının web sayfalarından güncel veriler elde edilmiştir. Ülkelerin Paralimpik Oyunlara katılım durumları ve başarılarıyla ilgili veriler IPC'nin tarihsel arşivinden sağlanmıştır. Araştırma sonucuna göre Avrupa'daki engelli sporları başarı ve katılımcı nitelikleri açısından ülkemizden oldukça ilerdedir. Fakat, 2017 yılında yapılan oyunlarda özellikle Deafolimpik Oyunlarında, ampute futbol ve atletizm dallarınada alınan başarılar ülkemizin alanda gelişim gösterdiğinin göstergesidir. Türkiye'nin engelli spor politika uygulamaları ile Avrupa ülkelerinde ki uygulamalar pek çok alanda benzerlik göstermektedir. Fakat uygulamaya geçirilme konusunda pek çok alanda eksiklikler tespit edilmiştir.

Avrupa BirliğiAvrupa ülkeleriEngelli kişiler+4
Hasan Erdem Mumcu
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Health Sciences
2017
00
DoctorateOpen AccessTR

Ağırlıklı ve ağırlıksız yapılan dikey sıçrama squatının propriosepsiyona etkisi

Bu çalışma ağırlıklı ve ağırlıksız yapılan dikey sıçrama squatının propriosepsiyon duyusuna etkisini incelemek amacıyla yapılmaktadır. Çalışmada, Selçuk Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesinde okuyan, herhangi bir sağlık problemi olmayan ve tesadüfi yöntemle seçilen toplam 45 erkek birey, 15 er kişilik 3 farklı gruba ayrılmıştır. Bu gruplar, ek ağırlık grubu (EAG), vücut ağırlığı grubu (VAG) ve kontrol grubudur (KG). EAG' na ve Kendi vücut ağırlığıyla çalışan gruba (VAG) 8 hafta boyunca haftada 3 gün olacak şekilde dikey sıçrama squatı (DSS) antrenmanı yaptırılmıştır. Kontrol grubu (KG) ise rutin hayatlarına devam edip herhangi bir antrenman yapmamıştır. Grupların yaş ortalamaları EAG: 21,20±1,424, VAG: 21,40±0,828, KG: 20,73±1,223'tür. Katılanların propriosepsiyon algılarına ait Dominant ve Nondominant bacak ölçümleri, Selçuk Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi performans laboratuvarında bulunan Humac Norm 2004 cihazı kullanılarak 30°,45°,60° açılar için yapılmıştır. Elde edilen sonuçlar SPSS 22 paket programı ile değerlendirilmiş olup deneklere ait tanımlayıcı bilgiler ortalama ve standart sapma olarak verilmiştir. Bağımsız grupların karşılaştırılmasında paired sample T testi, gruplar arası ANOVA testi kullanılmıştır. Farklılığın hangi grublarda tespiti için de çoklu karşılaştırmalarda TUKEY testi kullanılmıştır. İstatistiksel anlamlılık düzeyi 0,05 olarak alınmıştır. Deneklerin dominant olarak sağ bacak ve nondominant olarak sol bacaklarını kullandığı görülmektedir. Araştırmaya katılan denekler için dominant ve nondominant (30˚, 45˚ ve 60˚) ön test ve son test değerlerinin karşılaştırılmasında; sadece nondominant (30˚) son test değerleri, gruplar (EAG, VAG ve KG) bakımından istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık göstermiştir ve VAG değerleri KG değerlerinden anlamlı derecede yüksek bulunmuştur (P<0,05). Ayrıca, VAG nondominant (45˚) için ön test – son test değerleri karşılaştırıldığında ön test değerlerinin son test değerlerinden anlamlı derecede daha yüksek olduğu tespit edilmiştir. Sonuç olarak, VAG grubunda nondominant 45º açı hariç, dikey sıçrama squatı antrenmanlarının proprioseptif hassasiyeti geliştirmediği sonucu çıkarılabilir

Kuvvet antrenmanı
Yusuf Er
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Health Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Spor yapan bedensel engelliler ile spor yapmayan bedensel engellilerin yaşam doyum düzeylerinin karşılaştırılması.

Çalışmanın amacı spor yapan ve spor yapmayan 15-29 yaş arası Bedensel engelli bireylerin yaşam doyumu düzeylerinin araştırılmasıdır. Araştırmanının evrenini Türkiye genelinde ki bedensel engelliler oluşturmaktadır. Araştırmnaın örneklem grubunu ise Konya, Ankara, Gaziantep, Antalya illerinde spor yapan 122 engelli ve Uşak, Kütahya, Afyon illerinde spor yapmayan 95 engelli olmak üzere toplam 217 engelli birey oluşturmaktadır. Araştırmada betimsel nitelikte ilişkisel tarama modeli kullanılmış ve veri toplama aracı olarak anket tekniği uygulanmıştır. Yaşam doyumuna ilişkin veriler elde etmek için Diener, Emmons, Larsen ve Griffin tarafından 1985 yılında geliştirilen yaşam doyumu ölçeğinden (The Satisfaction With Life Scale) yararlanılmıştır. Verilerin analizinde SPSS 15.0 paket programı kullanılmıştır. Tüm analizlerde istatistiksel anlamlılık düzeyi %5 olarak değerlendirilmiştir. Spor yapan ve yapmayan, cinsiyet gibi iki düzeyli değişkenlerin düzeyleri arasında yaşam doyum değişkeni bakımndan anlamlı farklılıkğın olup olmadığını belirlemek amacıyla "bağımsız iki örnek t testi" kullanılmıştır. İkiden fazla düzeye sahip değişkenlerin düzeyleri arasındaki farklılık için "Tek yönlü varyans analizi (ANOVA)" den faydalanılmıştır. Varyans analizi sonucunda anlamlı farklılık bulunması durumunda farklılığın kaynağını belirlemek amacıyla " Tukey" çoklu karşılaştırma test istatistiğinin sonucu değerlendirmeye alınmıştır. Ayrıca varyansların homojenliği ve normallik gibi varyasımların sağlanmaması durumunda tek yönlü varyans analizi yerine Kruskall-Wallis test istatistiği kullanılmıştır. İstatistiksel analziler sonucunda, yaşam doyumu düzeyleri incelendiğinde spor yapan engelli bireyler ile spor yapmayanlar arasında anlamlı farklılık bulunmuştur (p<0.05). Yaşam doyumu düzeyleri incelendiğinde spor yapan kadınlar ile yapmayanlar ve spor yapan erkekler ile spor yapmayan erkekler arasında anlamlı farklılık bulunmuştur (p<0.05). Yaşam doyumu düzeyleri incelendiğinde katılımcılardan 0-999TL arası aylık geliri olan bireylerde ve 1000-1999 TL arsı aylık geliri olan spor yapan bireylerin yaşam doyum puan ortalamaları ile Spor yapmayan katılımcıların yaşam doyum puan ortalamaları arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılık bulunmuştur(p<0.05). Katılımcılardan Aylık geliri 2000-3000TL ve üzeri olan bireylerde spor yapan ile yapmayanlar arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılık bulunmamıştır. (p>0.05). Genel olarak yapılan varyans analizi sonucuna göre yaşam doyum değişkeni bakımından spor düzeyleri arasında istatistiki olarak çok anlamlı düzeyde bir farklılık bulunmuştur (p=0.000). Genel olarak yapılan Kruskall-Wallis test istatistiği sonucuna göre yaşam doyum değişkeni bakımından spor yapma sıklıkları arasında istatistiki olarak çok anlamlı düzeyde bir farklılık bulunmuştur (p=0.000).Genel olarak yapılan Kruskall-Wallis test istatistiği sonucuna göre yaşam doyum değişkeni bakımından spor yapma amaçları arasında istatistiki olarak çok anlamlı düzeyde bir farklılık bulunmuştur (p=0.001). Yaşam doyumu düzeyleri incelendiğinde katılımcılardan 15-19 yaş arasındaki bireylerde spor yapan ile yapmayanlar arasında anlamlı bir farklılık bulunmamıştır. (p>0.05). Yaşam doyumu düzeyleri incelendiğinde katılımcılardan evli bireylerde spor yapan ile yapmayanlar arasında anlamlı farklılık bulunmamıştır. (p>0.05). Çalışmamızın sonuçları spora katılımın engelli bireyin yaşam kalitesini etkileyen bir faktör olduğunu ortaya koymuştur. Sporun bedensel engelli bireylerin yaşantısındaki olumlu etkisi düşünülerek ülkemizde bedensel engelli bireylerin özellikleri ve spor yaşantısı ile ilgili daha detaylı çalışmaların yapılmasına ve spora katılımlarını arttırıcı stratejilerin geliştirilmesine ihtiyaç vardır. Anahtar kelimeler: Spor, Bedensel Engelli, Yaşam kalitesi.

Bedensel engellilerEngelli kişilerSpor+3
Suzan Tuğçe Tatar
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Health Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Beden eğitimi öğretmenlerinin örgütsel farkındalık ve örgütsel güven düzeylerinin araştırılması

Bu çalışmanın amacı, ilk ve orta öğretim okullarında görev yapan beden eğitimi öğretmenlerinin örgütsel güven ve örgütsel farkındalık düzeyleri arasındaki ilişkileri belirlemek amaçlanmıştır. Örgütsel güven ile örgütsel farkındalık değişkenlerine ilişkin öğretmen algılarının; cinsiyet, yas, öğrenim durumu, kıdem, bu kurumda çalışma süresi ve yüksek lisans yapma değişkenlerine göre değişip değişmediği saptanmıştır. Araştırmanın evrenini, 2016-2017 eğitim-öğretim yılında Ankara ili Mamak ilçesi Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı resmi ilk ve orta öğretim okulları ve bu okullarda görev yapan öğretmenler oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini ise Mamak ilçesinde görev yapan 190 beden eğitimi öğretmeninden 158'i oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak "Kişisel Bilgi Formu", "Okullarda Örgütsel Güven Ölçeği", ve "Okullarda Örgütsel Farkındalık Ölçeği" kullanılmıştır. Elde edilen veriler SPSS 20.0 programında çözümlenmiştir. İlk ve orta öğretim beden eğitimi öğretmenlerinin örgütsel güven algıları ve okullarda örgütsel farkındalık düzeylerinin belirlenmesinde her iki ölçeğin alt boyutlarından alınan puanların aritmetik ortalama ve standart sapma değerleri incelenmiştir. Verilerin normallik dağılımını belirlemek için Kolmogorov Smirnov testi yapılmış ve verilerin normal dağıldığı belirlenmiştir. Demografik değişkenlerle örgütsel güven ve örgütsel farkındalık arasındaki ilişkiler belirlenirken ilişkisiz örneklemler t-test, tek yönlü varyans analizi (Anova), Pearson Momentler Çarpım Korelasyon Katsayısı ve regresyon analizleri kullanılmıştır. Yapılan analiz sonuçları p<.05 anlamlılık düzeyinde değerlendirilmiştir. Araştırmadan elde edilen sonuçlar şöyledir; Beden eğitimi öğretmenlerinin algıları örgütsel güven ve tüm alt boyutlar ile okullarda örgütsel farkındalık ve alt boyutlarında oldukça katılıyorum düzeyinde bulunmuştur. Cinsiyet değişkenine göre beden eğitimi öğretmenlerinin örgütsel güvene ilişkin algıları yeniliğe açıklık ve iletişim ortamı boyutlarında istatistiksel anlamda manidar fark gösterirken yas ve kıdem değişkenlerine göre beden eğitimi öğretmenlerinin örgütsel güvene ilişkin algıları yöneticiye güven boyutunda istatistiksel anlamda manidar fark göstermiştir. Beden eğitimi öğretmenlerinin örgütsel güvene ilişkin algıları öğrenim durumu, kurumdaki çalışma süresi ve kurumdaki yönetici ile çalışma süresi değişkenlerine göre istatistiksel anlamda manidar fark göstermemiştir. Lisansüstü eğitim yapma değişkenine göre beden eğitimi öğretmenlerinin algıları örgütsel güvenin tüm alt boyutlarında istatistiksel anlamda manidar bulunmuştur. Öğretmen farkındalığı, yönetici farkındalığı ve okullarda örgütsel farkındalık ile örgütsel güven algıları arasında pozitif yönlü anlamlı ilişkiler bulunmuştur. Regresyon analizi sonucunda yöneticiye güven ve yeniliğe açıklık boyutlarının, öğretmen farkındalığını anlamlı düzeyde yükselttiğini ve yeniliğe açıklık boyutunun, okullarda örgütsel farkındalığı anlamlı düzeyde yükselttiği sonucuna ulaşılmıştır.

Beden eğitimiOrtaöğretim okullarıÖrgütsel farkındalık+3
Ramazan Kubat
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Health Sciences
2017
00