
Bahçeşehir University
844
Arşivlenen Tez
0
DOI Atanmış
4
Enstitü
0%
DOI Oranı
Son Eklenen Tezler
Tümünü GörBankacılıkta risk yönetimi ve COVİD-19 pandemisinin Türk bankacılık sektörüne olası etkileri
İlk etapta Çin'in Wuhan şehrinde görülen covid-19 virüsü kısa bir sürede tüm dünyaya yayılarak başta sağlık sektörü olmak üzere tüm sektörleri sekteye uğratmıştır. Salgının etkilediği önemli sektörlerden biri de finansal sektördür. Dünya genelinde ülkelerin merkez bankaları genellikle para basarak piyasalara likidite desteği sağlamış, mevcut kredileri yapılandırmış, düşük faizli krediler ve sosyal yardımlarla hane halkı ve reel sektörü salgının olumsuz ekonomik etkilerine karşı korumaya çalışmıştır. Türkiye'de ise yine benzer şekilde finansal piyasaların lokomotifi konumundaki bankalar aracılığıyla kredi takip vadelerinin uzatılması, reel sektör ve hane halklarına mevduat bankaları üzerinden düşük faizli kredi verilmesi gibi uygulamalar hayata geçirilmiştir. BDDK tarafından covid-19 salgınının, piyasalar ve Türk ekonomisi üzerindeki olumsuz etkilerini azaltma amacıyla olağandışı önlemlere başvurulmuş, Yurtdışında faaliyet gösteren finansal kuruluşların TL borçlanıp döviz talebi yaratmalarının önüne geçmek amacıyla TL-YP swap işlemleri banka özkaynaklarının belli bir yüzdesi ile sınırlandırılmıştır. Kredi hacmini arttırma amacıyla aktif rasyosunun hesaplanış katsayılarında değişikliğe gidilmiştir. Bu çalışmanın amacı Covid-19 pandemisinin ve bu kapsamda hayata geçirilen düzenlemelerin bankacılıkta yer alan temel riskler üzerinden finansal tablolara olan etkilerini incelemektir. Çalışmanın ilk bölümlerinde risk yönetimi, sermaye düzenlemeleri ve sektörün maruz kaldığı risk çeşitleri incelenmiş, son bölümde ise virüsün etkin olduğu dönemde uygulanan mevcut düzenlemeler ve pandemi öncesi dönem ile pandemi sürecinde elde edilen sektör rasyoları karşılaştırılarak Türk bankacılık sektörünün maruz kaldığı etkiler tablo ve grafikler yardımıyla analiz edilmiştir.
Leveraging big data analysis to enhance customer experience: A comparative study of Apple, Airbnb, Starbucks, Netflix and Amazon
This thesis aims to investigate the utilization of big data by industry leaders such as Amazon, Airbnb, Netflix, Apple, and Starbucks, with a primary focus on its impact on enhancing the customer experience and facilitating informed decision-making processes. Employing a comprehensive case study methodology involving SWOT analyses and surveys, the research uncovered valuable insights into the strategies employed by these companies. Findings reveal that big data empowers organizations to offer highly personalized products and services, streamlines decision-making, and enhances customer satisfaction. However, ethical considerations and data governance emerge as significant challenges. In conclusion, this study underscores the pivotal role of big data in contemporary business practices and offers actionable recommendations like using blockchain for better data protection, or focusing on VR content for streaming platform for companies striving to elevate customer experiences while navigating the complex landscape of data-driven strategies.
Corporate social responsibility (CSR) and its impact on customer loyalty: A case study of Zain Iraq from a post-conflict country point of view
This thesis explores the nuanced relationship between Corporate Social Responsibility (CSR) and Customer Loyalty (CL) within the telecommunications sector, focusing on Zain Iraq's initiatives in post-conflict Iraq. Despite the growing body of literature on CSR and CL, few studies delve into the dynamics of a single company within the context of a post-conflict environment. This study aims to assess the impact of Zain Iraq's CSR initiatives on customer loyalty by surveying its customers. The survey, structured around one main hypothesis and five variables, seeks to understand customers' perceptions of Zain Iraq's social services. Anticipated findings are expected to contribute to three potential outcomes: demonstrating the positive impact of CSR on customer loyalty, indicating indifference towards CSR initiatives, or revealing potential detractors from customer loyalty. These insights are particularly significant for Zain Iraq and other telecommunications companies operating in similar post-conflict environments, guiding their CSR strategies and enhancing customer satisfaction and loyalty. Through its unique focus on a single company within a post-conflict country, this research aims to fill a gap in the existing literature and offer valuable insights into the role of CSR in shaping customer loyalty in fragile environments.
Representation of LGBTQ in South Asian cinema (Pakistan & India)
Media, despite being the fourth pillar of society, is often controlled by governmental policies. Literature, art, and culture are often disregarded. In the case of the South Asian cinema industry (India and Pakistan), the government mainly controls the narratives. They use cinema to show a positive image and do not want to appreciate taboo topics, whether it's liberalism, gender discrimination, gender identity, rape (sexual crimes), etc. South Asian countries like India and Pakistan are considered conservative countries. However, the media industry is changing gradually across the globe. The result obtained from this research is that people and their mindsets are changing in the South Asian media industry. The artists and filmmakers are willing to make or produce content that educates and creates societal awareness through art, films, cinema, and theaters through their body of work, their views, and their storytelling. The world is changing, and the wave of new filmmakers is the new change to society (are the greatest asset to convey medium to spread this change to enable acceptance. The change is good to be appreciated. As they say, "Art knows no boundaries."
İnşaat sözleşmelerinde borçlu temerrüdü nedeniyle sözleşmeden dönmede olumsuz zararın tazmini
İnşaat sözleşmelerinde yüklenicinin yapıyı teslim borcu sözleşme kapsamında asli edim olarak belirlendiğinde, yapının tesliminin kararlaştırılan zamanda ve sözleşmeye uygun olarak gerçekleştirilmesi büyük bir öneme sahiptir. İnşaat sözleşmelerine ilişkin uygulamaya ve günümüze kadar uzanan içtihatlara bakıldığında, taraflar arasındaki uyuşmazlığın genel olarak yüklenicinin temerrüdünden kaynaklandığı görülmektedir. Yüklenicinin temerrüdü halinde ise iş sahibinin sözleşmeden dönme seçimlik hakkını kullanmayı tercih ettiği hallerde olumsuz zararın inşaat sözleşmeleri kapsamında talep edilebileceği kabul edilmektedir. Olumsuz zarar ise temel olarak uyulacağına ve yerine getirileceğine inanılan sözleşmenin hüküm ifade etmemesi ve yerine getirilmemesi yüzünden güvenin boşa çıkması dolayısıyla uğranılan zarar olarak tanımlanmaktadır. Tez çalışmamızda, yüklenicinin yapıyı teslim borcunda temerrüdün gerçekleşmesi halinde iş sahibinin sözleşmeden dönme ile olumsuz zararın tazmini üzerine araştırma ve inceleme yapılmaya çalışılmıştır. Tez çalışmamız iki ana bölümden oluşmakta, birinci bölümde yüklenicinin temerrüdünün şartları, iş sahibinin temerrütten doğan hakları ve bu haklardan sözleşmeden dönme; ikinci bölümde ise olumsuz zarar kavramının inşaat sözleşmeleri kapsamında talebi, zarar kalemleri, zararın hesaplanması ve sınırlandırılması hususları açıklanmaya çalışılmıştır.
Türk siyasetinde gençlik hareketleri ve kapsayıcı yönetişim: Ak gençlik örneği
Bu çalışma, Türkiye'deki gençlik hareketlerini ve siyasal yaşamda gençlerin rolünü kapsamlı bir şekilde ele almaktadır. Gençlerin siyasal katılımının tarihsel süreçleri, bu süreçlerde etkili olan sosyal, kültürel ve ekonomik faktörler detaylı bir şekilde incelenmiştir. Avrupa ve Amerika'daki gençlik hareketleriyle kıyaslanarak Türkiye'deki gençlik hareketlerinin benzersiz yönleri ortaya konulmuştur. Ayrıca, Türkiye'deki siyasal partilerin gençlik teşkilatlarının yapılanması ve işleyişi ayrıntılı olarak analiz edilmiştir. Özellikle AK Parti'nin gençlik kolu olan AK Gençlik'in örgütsel yapısı, ideolojik duruşu, siyasal katılıma getirdiği dinamikler ve kapsayıcı yönetişim anlayışı özel olarak incelenmiştir. Bu çerçevede, AK Gençlik'in seçim süreçlerindeki rolü, sosyal projeleri ve toplumsal etkileri değerlendirilmiştir. Çalışma, Türkiye'de gençlerin siyasal katılımının artırılması için eğitimin yaygınlaştırılması, siyasi farkındalığın artırılması, sivil toplum kuruluşlarıyla iş birliğinin güçlendirilmesi ve demokratik süreçlere gençlerin daha aktif dahil edilmesi gerektiğini vurgulamaktadır. Sonuç olarak, gençlerin karar alma mekanizmalarına katılımının demokratik yönetişim açısından kritik bir öneme sahip olduğu ortaya konulmuştur.