Bartın University
Anabilim Dalı

Temel Eğitim Anabilim Dalı

Bartın University

2.209

Arşivlenen Tez

3

DOI Atanmış

0%

DOI Oranı

Anabilim Dalı

50 Tez
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Okul öncesi eğitim kurumlarının sürdürülebilirlik özellikleri bakımından çok yönlü değerlendirilmesi

Araştırmada okul öncesi eğitim kurumlarında sürdürülebilirliğin ekonomik, sosyal, çevresel boyutları bakımından incelenmesi; okul öncesi öğretmenlerinin, çocukların, ailelerin sürdürülebilirlik hakkındaki görüşlerinin değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Araştırmada karma yöntem desenlerinden iç içe desen kullanılmıştır. Çalışma grubu MEB'e bağlı resmi ve özel 20 okul öncesi eğitim kurumu, 68 öğretmen, 48-72 aylık 192 çocuk ve ebeveynden oluşmaktadır. Veri toplama araçları "Okul Gözlem Formu", "Sürdürülebilir Gelişme İçin Eğitim Uygulamalarına Yönelik Öğretmen Ölçeği", "Sürdürülebilir Gelişme Hakkında Aile Görüşme Formu", "Sürdürülebilir Gelişme Hakkında Çocuk Görüşme Formu"dur. Araştırma sonucunda özel ve resmi anaokullarında ekonomik, sosyal sürdürülebilirlikte anlamlı farklılık bulunmazken çevresel sürdürülebilirlikte özel anaokullarının ortalamalarının yüksek olduğu saptanmıştır. Özel anaokulu öğretmenlerinin resmi okul öğretmenlerinden daha yüksek SGE puanlarının olduğu, çevresel sürdürülebilirlik uygulamalarında anlamlı farklılıklar olduğu belirlenmiştir. Çocukların bitkileri sevdikleri, korudukları, ekip dikme faaliyetlerini önemsedikleri, para biriktirdikleri, enerji kullanımı, geri dönüşüm bilgilerinin olduğu, arkadaş olma fikrine olumlu baktıkları, paylaşmayı sevdikleri, çoğunlukla arkadaş seçiminde ayrım yapmadıkları saptanmıştır. Ailelerin sürdürülebilirliğin tanımı, kapsamı, sürdürülebilir yapıların yararları bilgilerinin yeterli olmadığı, sürdürülebilirlikle ilgili kaynak tasarrufu, elektrik, su tasarrufu yapma, atıkları geri dönüşüme atma, ihtiyaç kadar tüketme, çevreyi temiz tutma, koruma örneklerini verdikleri, ailelerin çoğunun fiziksel özellik, giyinme tarzı, din, kültür, yaşam tarzları, etnik farklılıkların çeşitliliği hakkında olumlu görüş bildirirken cinsel kimlik çeşitliliğine yönelik olumsuz görüş bildirdikleri belirlenmiştir.

Kurumsal sürdürülebilirlikSosyal sürdürülebilirlikÇevresel sürdürülebilirlik
Tuğba Yücetürk
Trakya University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Okul öncesi öğretmenleri ve öğretmen adaylarının kaynaştırma/bütünleştirme uygulamalarına ilişkin mesleki yeterliklerinin incelenmesi

Bu çalışmanın genel amacı; okul öncesi öğretmenleri ve öğretmen adaylarının kaynaştırma/bütünleştirme uygulamalarına ilişkin mesleki yeterliklerinin belirlenmesidir. Araştırmanın modeli ilişkisel tarama modelidir. Araştırmanın evrenini 2020-2021 öğretim yılı bahar dönemi ve 2021-2022 güz döneminde Edirne ili Merkez ilçede görev yapmakta olan okul öncesi öğretmenler ile Trakya Üniversitesi Eğitim Fakültesi Okul Öncesi Eğitimi Anabilim Dalı'nda öğrenim görmekte olan öğretmen adayları oluşturmaktadır. Araştırma sonucu elde edilen bilgiler SPSS paket programı yardımı ile çözümlendi. Verilerin çözümlenmesinde aritmetik ortalama, standart sapma, yüzde ve frekans gibi betimsel istatistikler hesaplandı. Değişkenler arası ilişkiler analiz edilirken Pearson korelasyon katsayısı istatistik tekniği kullanıldı. Kaynaştırmaya Yönelik Mesleki Yeterlik Gelişimi algısını etkileyen faktörleri belirlemek için t testi, ANOVA, farkın kaynağı için LSD çözümlemeleri yapıldı. Araştırmanın sonucunda kaynaştırma eğitimine yönelik lisans eğitiminde ders, kurs, hizmet içi eğitim almayan okul öncesi öğretmenleri ve okul öncesi öğretmen adaylarının kendilerini kaynaştırma eğitiminde yeterli bulmadıkları, sonucuna ulaşılmıştır.

Cevriye Yavuzcan
Trakya University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

18-36 aylık çocukların mizaç özellikleri ile problem davranışları arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı, 18-36 aylık çocukların mizaç özellikleri ile problem davranışları arasındaki ilişkinin incelenmesidir. Araştırmada, tarama modelleri içerisinden ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın örneklem grubunu ise kartopu örnekleme yöntemi ile Edirne ili merkez ilçesinde ikamet eden 18-36 aylık çocuğu bulunan ebeveynler oluşturmuştur. Veri toplama aracı olarak "Kişisel Bilgi Formu", "Erken Çocukluk Davranış Anketi" ve "1,5-5 Yaş Çocuk Davranış Değerlendirme Ölçeği" kullanılmıştır. Araştırma verilerin analizinde Pearson korelasyon katsayısı, Hiyerarşik Regresyon analizi, Bağımsız Grup t-testi ve Tek Yönlü Varyans Analizi (ANOVA) teknikleri kullanılmıştır. Araştırma bulgularından elde edilen sonuçlara göre 18-36 çocukların mizaç özellikleri ile davranış problemleri arasında anlamlı düzeyde bir ilişki olduğu tespit edilmiştir. 18-36 aylık okul öncesi dönem çocukların duygusal ve davranışsal problemleri ile mizaçları arasından anlamlı bir ilişki olduğu davranış problemlerini mizaçları önemli derecede açıkladığı saptanmıştır. Ayrıca 18-36 aylık çocuğa sahip anne ve baba yaşları artarken çocukların içe dönük davranış problemi, dışa dönük davranış problemi ve genel davranış problemlerinin de azaldığı tespit edilmiştir. 18-36 aylık çocukların cinsiyetleri açısından genel davranış puanları ve dışa dönük davranış problemlerinde farklılık görülürken içe dönük davranış problemlerinde herhangi bir farklılık olmadığı saptanmıştır. 18-36 aylık çocukların zamanında doğup doğmama durumu, okul öncesi kuruma devam edip etmeme durumu, sosyo-ekonomik durum, çocuk sayısı ve anne baba öğrenim düzeyi açısından içe dönük davranış problemleri, dışa dönük davranış problemleri ve genel davranış puanlarında herhangi bir farklılık saptanmamıştır. Anahtar Kelimeler: problem davranış, mizaç özellikleri, okul öncesi

Davranış bozukluklarıOkul öncesi öğretmenlerÇocuk-okul öncesi
Tuğçe Karaman
Trakya University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Okul öncesi öğretmenlerinin kapsayıcı eğitime yönelik öz yeterlik algılarının incelenmesi

Bu araştırmada okul öncesi öğretmenlerin kapsayıcı eğitim öz yeterlik algılarının incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırma betimsel tarama modelinde tasarlanmıştır. Araştırmanın çalışma grubu 2023-2024 eğitim-öğretim yılı güz döneminde İstanbul İli Millî Eğitim Bakanlığı'na bağlı resmi ve özel okul öncesi eğitim kurumlarında çalışan tüm okul öncesi öğretmenlerinden kolay ulaşılabilir örnekleme yöntemiyle seçilmiştir. Araştırma kapsamında 360 okul öncesi öğretmenine ulaşılmıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarak "Kişisel Bilgi Formu", "Kapsayıcı Eğitimde Öğretmen Öz Yeterlik Algı Ölçeği" kullanılmıştır. Araştırma verilerinin normalliği test edilmiş, dağılım normalitesi sağlandığı için parametrik analizler tercih edilmiştir. Araştırma verilerin analizinde Pearson korelasyon katsayısı, Bağımsız Örneklem Grubu t- Testi ve Tek Yönlü Varyans Analizi (ANOVA) teknikleri kullanılmıştır. Araştırma bulgularından elde edilen sonuçlara göre okul öncesi öğretmenlerin kapsayıcı eğitimdeki öz yeterlik algıları incelendiğinde, doğru planlama alt boyutunda sosyal faaliyetlere yönlendirme konusundaki öz yeterliklerinin diğer ortalamalara göre daha yüksek, ancak sınıf ortamını dezavantajlı grupların ihtiyaçları göz önünde bulundurularak yapılandırma konusundaki öz yeterliklerinin daha düşük olduğu görülmüştür. Sorumluluk alma gerekliliği alt boyutunda, öğretmenlerin konuları tasarlama konusundaki öz yeterlikleri yüksek, ancak projelerde görev alma konusundaki öz yeterlikleri daha düşük bulunmuştur. Kişisel donanıma duyulan endişe alt boyutunda ise, öğretmenlerin dezavantajlı gruplara rehberlik etme konusundaki öz yeterlikleri yüksek, farklılıklara saygı konusunda öğrencilere rol model olma konusundaki endişeleri ise düşük çıkmıştır. Okul öncesi öğretmenlerinin demografik değişkenlerine göre (cinsiyet, öğrenim durumu, çalıştıkları okulun sosyo- ekonomik durumu, kapsayıcı eğitim konusunda eğitim alma durumları, kapsayıcı eğitimle ilgili seminer ya da hizmet içi eğitime katılma durumu, dezavantajlı öğrenciler ile çalışma durumları) ile okul öncesi öğretmenlerin kapsayıcı öz yeterlik algı ölçeğinden elde ettikleri toplam puan üzerindeki etkisine bakıldığında, okul öncesi öğretmenlerin öğrenim durumları ve çalıştığı okulun sosyo-ekonomik durumlarının öğretmenlerin kapsayıcı eğitimde öz yeterlik algıları üzerinde anlamlı bir etkisi olduğu görülmüştür. Bu sonuca göre, lisansüstü öğrenim durumuna sahip okul öncesi öğretmenlerin öz yeterlik puan ortalamaları lisans öğrenim durumuna sahip öğretmenlerden anlamlı olarak yüksektir. Ayrıca, yüksek sosyo-ekonomik durumunda olan okullarda çalışan okul öncesi öğretmenlerinin kapsayıcı eğitimde öz yeterlik algı ortalamalarının daha yüksek olduğu tespit edilmiştir.

Merve Yalvaç
Trakya University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Okul öncesi öğretmenlerin kapsayıcı eğitime yönelik tutumlarının prososyal davranışları açısından incelenmesi

Bu araştırma okul öncesi öğretmenlerin kapsayıcı eğitime yönelik tutumlarının prososyal davranışlar açısından incelenmesini amaçlamıştır. Araştırma ilişkisel tarama modelinde gerçekleşmiştir. Araştırmaya 2021-2022 eğitim öğretim yılında resmi ve özel okul öncesi eğitim kurumlarında çalışan 198 okul öncesi öğretmeni dahil edilmiştir. Araştırmada veri toplama aracı olarak "Kişisel Bilgi Formu", "Kapsayıcı Eğitime İlişkin Tutum Ölçeği", "Kapsayıcı Eğitime İlişkin Özyeterlilik Algıları Ölçeği", "Kapsayıcı Eğitime Yönelik Sınıf İçi Uygulamalar Ölçeği" ve "Yetişkin Prososyallik Ölçeği" kullanılmıştır. Araştırma verilerinin normalliği test edilmiş, dağılım normalitesi sağlandığı için parametrik analizler tercih edilmiştir. Araştırma verilerinin analizinde Pearson koralesyon katsayısı, Hiyerarşik Regrasyon analizi, Bağımsız Grup t- Testi ve Tek Yönlü Varyans Analizi (ANOVA) teknikleri kullanılmıştır. Araştırma bulgularından elde edilen sonuçlara göre okul öncesi öğretmenlerin yetişkin prososyallik ölçeği puanlarıyla kapsayıcı eğitime ilişkin tutum ölçeği puanları, kapsayıcı eğitime ilişkin özyeterlik ölçeği puanları ve kapsayıcı eğitime yönelik sınıf içi uygulamalar ölçeği puanları arasında pozitif yönlü anlamlı düzeyde bir ilişki olduğu tespit edilmiştir. Diğer bulgu sonuçlarına göre araştırmaya katılım sağlayan okul öncesi öğretmenlerin cinsiyet, medeni durum, çalıştıkları kurum, kurumdaki pozisyonuna, ailede özel gereksinimli birey olma/ma, özel eğitim sertifikası olma/ma durumu, üniversitede kaynaştırma dersi alma/ma durumu, öğretmenlerin üniversitede kapsayıcı eğitime yönelik herhangi bir ders alma/ma durumu, meslek hayatında kapsayıcı eğitime yönelik herhangi bir eğitim alma/ma durumu, kapsayıcı eğitime yönelik herhangi bir seminer alma/ma durumu, sınıfında dezavantajlı çocuk olma/ma durumu ve öğrenim durumuna göre yetişkin prososyallik ölçeği puanları arasında anlamlı bir fark bulunamamıştır. Araştırmaya dahil olan okul öncesi öğretmenlerin kapsayıcı eğitim konusunda yapılacak odak grup görüşmesine katılma isteği olma/ma durumu ve okulun sosyoekonomik durumuna göre yetişkin prososyallik puanları arasında anlamlı bir fark olduğu belirlenmiştir.

Kapsayıcı eğitimOkul öncesi öğretmenlerPrososyal davranış+1
Ece Özden
Trakya University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Okul öncesi öğretmenlerinin üstün yetenekli çocuklar hakkındaki algılarının incelenmesi

Erken çocukluk dönemi yeteneklerin fark edilip desteklenmesinde kritik ve değerli bir dönemdir. Özellikle okul öncesi öğretmenleri üstün yetenekli çocukların fark edilmesinde ve eğitiminde kilit bir role sahiptir. Bu doğrultuda araştırmada okul öncesi öğretmenlerinin okul öncesi dönemdeki üstün yetenekli çocuklara ilişkin algılarının ve algıdaki mit ve gerçekliklerin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmada nicel araştırma yöntemlerinden betimsel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırma kapsamındaki veriler "Demografik Bilgi Formu" ve "Üstün Yetenekli Çocuk Algı Ölçeği" veri toplama araçları ile elde edilmiştir. Araştırmanın örneklem grubunu 2022-2023 eğitim-öğretim yılı bahar döneminde İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğüne bağlı resmi ve özel okul öncesi eğitim kurumlarında görev yapan 353 okul öncesi öğretmeni oluşturmaktadır. Çalışmaya katılan okul öncesi öğretmenleri kartopu örnekleme yöntemi ile seçilmiştir. Veri analizinde SPSS 26 program aracılığı ile betimsel istatistik verileri ve ortalama karşılaştırma testi (ANOVA) kullanılmıştır. Araştırmada elde edilen bulgular, okul öncesi öğretmenlerinin üstün yetenekli çocuk algı ölçeğinden ortalamanın üzerinde üstün yetenek çocuk algı düzeyine sahip olduğu belirlenmiştir. Okul öncesi öğretmenleri üstün yetenekli çocuk algı ölçeğinin tüm alt boyutlarından ortalamanın üzerinde bir algıya sahip olduğu saptanmıştır. Ayrıca cinsiyet, yaş ve kıdeme göre okul öncesi öğretmenlerinin üstün yetenekli çocuk algı genel düzeyi ve alt boyut puanları arasında anlamlı farklılık göstermediği ancak çalışılan kuruma göre okul öncesi öğretmenlerinin üstün yetenekli çocukların belirlenmesi alt boyut puanları arasında anlamlı bir fark bulunduğu tespit edilmiştir. Özel ana sınıfında çalışan okul öncesi öğretmenlerinin resmi ana sınıfı, resmi bağımsız anaokulu ve diğer kurumlarda çalışan okul öncesi öğretmenlere göre üstün yetenekli çocukların belirlenmesi alt boyut puan ortalaması daha düşük bulunmuştur.

Dilek Basmaz
Trakya University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Erken çocuklukta yürütücü işlev becerileri ile oyun gelişimi ve oyun davranışları arasındaki ilişkinin incelenmesi

Araştırmada erken çocuklukta yürütücü işlev becerileri ile oyun becerileri ve oyun davranışları arasındaki ilişkinin ve yürütücü işlevlerin çocukların oyun becerileri ile oyun davranışlarını yordama durumunun incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırma amacına uygun olarak nicel yöntemle planlanan araştırmada ilişkisel tarama modelinden faydalanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu 2022-2023 eğitim-öğretim yılı bahar döneminde Türkiye'de Iğdır ilinde okul öncesi eğitime devam eden, 48-72 ay aralığındaki çocuklar oluşturmaktadır. Araştırma kapsamında 200 çocuğa ulaşılmıştır. Araştırmanın verileri kişisel bilgi formu ile derlenirken; yürütücü işlevleri, oyun gelişimini ve oyun davranışlarını değerlendirmek üzere alan yazında yer alan ve geçerlik güvenirliği ispat edilmiş ölçme araçlarından faydalanılmıştır. Araştırmada elde edilen verilerin analizinde normallik dağılımları incelenmiş ardından alt amaçlara uygun olarak ilişki ve fark testlerinden yararlanılmıştır. Araştırma sonucunda çalışma grubundaki çocukların yürütücü işlev becerilerinin artışı oyunda alan yönetimini ve materyal yönetimini olumlu olarak etkilerken; sembolik oyunu olumsuz olarak etkilemiştir. Yürütücü işlevlerin çocukların oyun davranışlarını sessiz oyun, paralel oyun ve sosyal oyun alanlarında yordadığı sonucuna ulaşılmıştır. Mevcut araştırmanın çalışma grubuna hakkında elde edilen bu sonuçlar ilgili alan yazın ışığında tartışılarak öneriler sunulmuştur.

Merve Gemiksiz
Trakya University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Okul öncesi eğitim öğretmen adaylarının iklim değişikliğine dair fikirlerinin çocuk hakları bağlamında incelenmesi

Araştırmanın amacı, okul öncesi öğretmen adaylarının iklim krizinin bir çocuk hakları sorunu olmasına yönelik iklim değişikliği tanımlamaları ve bu değişikliğin çocukların yaşamlarına olan etkisine, değişikliğin neden olduğu krizlerin çocuk haklarıyla olan bağlantısına ilişkin görüşlerini belirlemektir. Durum araştırması olarak tasarlanan araştırmada araştırmacı tarafından hazırlanan ankette yer alan sorular okul öncesi öğretmen adaylarınca yanıtlanmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu Trakya Üniversitesi Eğitim Fakültesi Okul Öncesi Eğitimi Anabilim Dalı 4. sınıfta öğrenim gören ve araştırmaya gönüllü katılan 48 öğretmen adayı oluşturmaktadır. Anket aracılığıyla elde edilen veriler analiz edilerek değerlendirilmiştir. Araştırmanın sonucunda öğretmen adayları iklim değişikliğini canlıları ve dünyayı etkileyen bir durum olarak tanımlamış; iklim değişikliğini çoğunlukla bedel ödeme, denge ve değişim, geri dönülemez sonuçlar ve işlevini yitirmeye benzetmişlerdir. Öğretmen adaylarının iklim krizinin yaşamları üzerindeki etkilerine ilişkin görüşleri sıklıkla doğa olayları, sağlık, ekonomi, doğal kaynaklarda değişim, mevsimlerin değişmesine odaklıdır. İklim krizinin erken çocukluk dönemindeki çocukların yaşamlarını etkileyeceğini düşünen öğretmen adaylarının çocukların iklim krizi dolayısıyla etkilenebileceğini düşündükleri çocuk hakları ile uyumlu yanıtlar verdikleri görülmüştür. Öğretmen adayları çocukların en çok su ve sağlık krizinde yaşanılanlarla yaşama hakkı ve katılım krizi dolayısıyla katılım hakkı alanında etkilendiğini düşünmektedir.

Gülçin Aksüt Baydar
Trakya University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Okul öncesi kaynaştırma sınıflarında müzik etkinliklerinin kullanım durumu ve çocukların kavram gelişimleri ile akran kabullerinin incelenmesi

Araştırmada okul öncesi eğitime devam eden ve sınıflarında özel gereksinimli akranları bulunan çocukların sınıflarında müzik etkinliklerinin kullanım durumu ile çocuklarnı kavram gelişimleri ve akran kabulleri arasındaki ilişkinin incelenmesi amaçlanmaktadır. İlişkisel tarama modeli ile tasarlanan araştırmanın çalışma grubunu Kırklareli İli Merkez İlçesinde bulunan 2 bağımsız anaokulunun 6 farklı sınıfında eğitim gören yaş ortalaması 65 ay olan 103 çocuk ve öğretmenleri oluşturmaktadır. Araştırma kapsamında gerekli yasal izinler ve etik onaylar alınarak belirlenen çalışma grubuna ulaşılmış, katılımcı onamları alınmıştır. Öğretmenlerin sınıfta rutin olarak müzik etkinlikleri uygulama sıklıkları öğretmenlerce doldurulan bilgi formları aracılığıyla belirlenmiş, çocukların kavram gelişimleri ile akran kabullerini değerlendirmek içinse standart ölçme araçlarından faydalanılmıştır. Çocuklar hakkındaki detaylı bilgiler ise ebeveynlerince doldurulan demografik bilgi formu yoluyla elde edilmiştir. Araştırma sonucunda elde edilen veriler uygun bir istatistik paket programı aracılığıyla ilişki ve fark testleri kullanılarak incelenmiştir. Buna göre çalışma grubunda yer alan okul öncesi eğitim sınıflarında müziğin pek sık kullanılmadığı belirlenmiştir. Çocukların müzik etkinliklerine katılımları ile kavram gelişimleri ve akran kabulleri arasında ilişki bulunmamıştır. Çocukların müzik etkinliklerine katılımı anlamında çeşitliliğin olmamasının bu durumun nedeni olabileceği düşünülerek kavram öğretiminde ve akran ilişkilerinde kolaylaştırıcı rolü olan müzik etkinliklerinin farklı araştırma kurguları ile incelenmesi önerilmektedir.

Çocuk-okul öncesi
Emre Onay
Trakya University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Okul öncesi dönem çocuklarının sayı ve işlem kavramı kazanımında Montessori eğitim yönteminin etkisi

Bu araştırmada Montessori Eğitim Yönteminin okul öncesi dönem çocuklarının sayı ve işlem kavramı kazanım düzeylerine etkisinin incelenmesi amaçlanmıştır. Ayrıca araştırmada çocukların Sayı ve İşlem Kavramları kazanımları okul öncesi dönem çocuğun cinsiyeti, okul öncesi eğitim alma süresi, kardeş durumu, anne yaşı, anne öğrenim durumu, anne çalışma durumu, aile sosyo-ekonomik durumu değişkenleri açısından incelenmiştir. Araştırmanın örneklemini Kırklareli İl Milli Eğitim Müdürlüğü'ne bağlı resmi okul öncesi kurumlarına devam eden 48-72 aylık, 20 çocuk deney ve 20 çocuk kontrol olmak üzere toplam 40 çocuk oluşturmuştur. Araştırma ön test, son test, kontrol gruplu deneysel desende planlanmıştır. Araştırmada deney grubundaki çocuklar 12 hafta boyunca Montessori Eğitim Yöntemi ile eğitim alırken kontrol grubundaki çocuklar MEB Okul Öncesi Eğitim Programı (2013) ile eğitim almışlardır. Araştırmada veri toplama aracı olarak "Genel Bilgi Formu" ve Arnas, Gül ve Sığırtmaç (2003) tarafından geliştirilen "Sayı ve İşlem Kavramları Testi" kullanılmıştır. Araştırmada elde edilen verilerin analizinde bağımsız t test, ANOVA ve Schefee testi uygulanmıştır. Elde edilen veriler sonucunda; Montessori eğitim yöntemi uygulanan çocukların MEB Okul Öncesi Eğitim Programı (2013) uygulanan çocuklara göre Sayı ve İşlem Kavramları kazanım düzeylerinin daha yüksek olduğu belirlenmiştir. Ayrıca okul öncesi dönem çocukların Sayı ve İşlem Kavramları Kazanımı düzeyleri çocuğun cinsiyeti, okul öncesi eğitim alma süresi, kardeş durumu, anne yaşı, anne çalışma durumu ve ailenin algıladığı sosyo-ekonomik durumuna göre değişmezken anne öğrenim durumuna göre değişiklik olduğu ve annesi ilkokul mezunu olan çocukların sayı ve işlem kazanım düzeylerinin annesi üniversite mezunu olanlara göre daha yüksek olduğu saptanmıştır.

İlknur Güder Çimen
Trakya University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Montessori eğitim yönteminin okul öncesi dönem çocuklarının ilkokula hazır bulunuşluk düzeylerine etkisinin incelenmesi

Bu araştırmada Montessori eğitim yönteminin okul öncesi dönem çocuklarının ilkokula hazır bulunuşluk düzeylerine etkisinin incelenmesi amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda araştırmaya Kırklareli İl Milli Eğitim Müdürlüğü'ne bağlı Montessori Eğitim Yöntemi ve MEB Okul Öncesi Eğitim Programı (2013) ile eğitim alan 60-78 aylık, 20 deney ve 20 kontrol grubu olmak üzere toplam 40 okul öncesi dönem çocuk dâhil edilmiştir. Araştırmada nicel araştırma yöntemlerinden ön-test son-test kontrol gruplu deneysel araştırma modeli kullanılmıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarak araştırmacı tarafından geliştirilen "Aile Çocuk Genel Bilgi Formu" ve okul öncesi dönem çocuklarının ilköğretime hazır bulunuşluk düzeylerini değerlendirmek amacıyla Polat (2003) tarafından geliştirilen "Marmara İlköğretime Hazır Oluş Ölçeği (MİHÖ)" kullanılmıştır. Ön testlerin ardından 12 hafta boyunca kontrol grubunda yer alan okul öncesi dönem çocuklarına MEB Okul Öncesi Eğitim Programı (2013) uygulanırken, deney grubundaki çocuklara ise Montessori Eğitim Yöntemi uygulanmıştır. 12 hafta sonunda her iki gruba son testler uygulanmıştır. Araştırma verileri SPSS-27 paket programında analiz edilmiştir. Araştırmada elde edilen verilerin analizinde; betimsel istatistikler, bağımsız örneklem t-testi ve tekrarlı örneklem t-testi kullanılmıştır. Elde edilen veriler sonucunda; araştırmaya dahil edilen çocukların MİHÖ Gelişim ve Uygulama Formlarından aldıkları toplam puanlar arasındaki farklılığın Montessori eğitim yöntemi lehine olduğu belirlenmiştir. Montessori Eğitim Yöntemi ile eğitim alan çocukların zihinsel-dil gelişimi, sosyal-duygusal gelişim, öz bakım becerileri, ses çalışmaları (fonolojik farkındalık), çizgi çalışmaları ve labirentler (görsel algı, el göz koordinasyonu, dikkat becerileri) alt boyutlardan aldıkları puanların MEB Okul Öncesi Eğitim Programı (2013) ile eğitim alan çocuklara göre daha yüksek olduğu tespit edilmiştir. Sonuç olarak; Montessori Eğitim Yöntemi ile eğitim alan çocukların ilkokula hazır bulunuşluk düzeylerinin MEB Okul Öncesi Eğitim Programı (2013) ile eğitim alan çocuklara göre daha yüksek olduğu belirlenmiştir.

Buket Bayır
Trakya University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Çocukların okul öncesi dönemdeki erken okuryazarlık becerisi ile ilkokul dönemindeki okuma becerilerinin karşılaştırılması

Bu araştırmada çocukların okul öncesi dönemdeki erken okuryazarlık becerisi ile ilkokul dönemindeki okuma becerilerinin karşılaştırılması amaçlanmıştır. Araştırma, 2022-2023 eğitim öğretim yılı güz döneminde Edirne ili Milli Eğitim Müdürlüğüne bağlı resmi ilkokullarda öğrenim görmekte olan, daha önce okul öncesi eğitim alan 99 ilkokul ikinci sınıf öğrencisi ile yürütülmüştür. Araştırmada veri toplama aracı olarak; ilkokul ikinci sınıfta öğrenim gören öğrencilerin akıcı okuma ve okuduğunu anlama becerileri "Formel Olmayan Okuma Envanteri-FOOE" ve "Yanlış Analizi Envanteri" ile belirlenmiştir. Sınıf öğretmenlerinin öğrencilerin okuma performansını (akıcı okuma ve okuduğunu anlama) değerlendirmesi amacıyla "Sınıf Öğretmeni Anket Formu-SÖAF kullanılmıştır. İlkokul ikinci sınıf öğrencilerinin okul öncesi öğretmenlerinden okul öncesi dönemdeki erken okuryazarlık becerilerine yönelik görüş almak amacıyla "Erken Okuryazarlık Becerileri Değerlendirme Aracı Öğretmen Formu-EROBDA-ÖF" kullanılmıştır. Araştırmada öğrencilerin okuma performansı ile ilkokul ikinci sınıftaki öğretmenlerinin ve çalışma grubundaki çocukların okul öncesi öğretmenlerinin geriye dönük görüşleri arasındaki ilişki incelenmiştir. Araştırma bulgularından elde edilen sonuca göre okul öncesi dönemdeki erken okuryazarlık becerisi iyi düzeyde olan öğrencilerin bu becerisi ile ilkokul ikinci sınıfta okuma ve okuduğunu anlama becerisi arasında pozitif yönlü anlamlı düzeyde bir ilişki olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Öğrencilerin okul öncesi dönem erken okuryazarlık becerisi ile ilkokul ikinci sınıftaki okuma süresi ve okuma hatası arasında ise negatif yönlü anlamlı düzeyde bir ilişki olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca sınıf öğretmenlerinin ilkokul ikinci sınıf öğrencisinin okuma becerisi, genel akademik başarısı ve Türkçe dersindeki performansına yönelik görüşleri ile okul öncesi dönem öğretmenlerinin çocukların erken okuryazarlık becerilerine yönelik görüşleri arasında pozitif yönlü yüksek düzeyde bir ilişki olduğu sonucuna ulaşılmıştır. İlkokul ikinci sınıf öğrencilerinin okuma, okuduğunu anlama ve okuma süresi arasında pozitif yönlü anlamlı düzeyde bir ilişki olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Okuma süresi ve okuduğunu anlama performansı arasında anlamlı düzeyde negatif yönlü bir ilişki olduğu saptanmıştır. Ayrıca okuma hatası ile okuduğunu anlama performansı arasında negatif yönlü anlamlı düzeyde bir ilişki olduğu, okuma hatası ile okuma süresi arasında pozitif yönlü yüksek düzeyde bir ilişki olduğu tespit edilmiştir.

Çocuk-okul öncesi
Büşra Koç Çınar
Trakya University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Okul öncesi öğretmenlerin matematik eğitimi materyalleri kullanma durumları ve pedagojik matematik alan bilgilerinin incelenmesi

Bu araştırmada, okul öncesi eğitim kurumunda görev yapmakta olan öğretmenlerin kişisel bilgileri ile matematik etkinliklerinde tercih ettikleri materyalleri ve bu materyalleri kullanma durumları ile okul öncesi pedagojik matematik alan bilgileri arasındaki ilişkinin incelenmesi amaçlanmıştır. Bu araştırmada nitel ve nicel yöntemin birlikte kullanıldığı karma eş zamanlı model kullanılmıştır. Nicel araştırma yöntemlerinden genel tarama modellerinden ilişkisel tarama modeli ile okul öncesi öğretmenlerinin pedagojik matematik alan bilgileri verileri elde edilmiştir. Okul öncesi öğretmenlerinin matematik etkinliklerini uygularken tercih ettikleri materyallerin neler olduğunu tespit etmek için nitel araştırma yöntemlerinden yarı yapılandırılmış soru formu kullanılmıştır. Araştırmanın örneklem grubunu Tekirdağ iline bağlı Çerkezköy ilçesindeki Milli Eğitim Bakanlığı bünyesinde yer alan özel ve bağımsız anaokulları ile ilkokulların içinde yer alan anasınıflarında çalışmakta olan 91 okulöncesi öğretmeni oluşturmaktadır. Araştırmada kullanılan veri toplama araçları; "Kişisel Bilgi Formu", Okul Öncesi Öğretmeni Matematik Materyalleri Soru Formu", "Okul Öncesi Öğretmeni Görüşme Formu" ve "Okul Öncesi Matematiğinde Pedagojik Alan Bilgisi Ölçeği Formu"dur. Araştırmada elde edilen veriler SPSS 22.0 paket programında değerlendirilerek, verilerin analizinde yüzde, frekans, aritmetik ortalama, Mann Whitney U, Anova ve T-Testi kullanılmıştır. Çalışma sonucunda okul öncesi öğretmenlerinin matematik etkinliklerinde tercih ettikleri materyaller incelendiğinde; sayı sayma, örüntü, grafik ve geometri kavramları için en sık kullandıkları materyalin çalışma sayfaları, ölçme kavramı için en sık kullandıkları materyalin ipler, eşleştirme kavramı için en sık kullandıkları materyalin bloklar ve doğal materyallerden en sık kullandıkları ise sudur. Okul öncesi öğretmenlerinin matematik eğitimi verirken kullandıkları materyallerin hazır ya da kendi yaptıkları materyaller olma oranı okulöncesi öğretmenlerinin demografik özelliklerine göre incelendiğinde cinsiyet, yaş aralığı, kıdem yılı, mezun olduğu program türü, öğrenim durumu ve çalıştığı okul türü fark etmeksizin bütün okulöncesi öğretmenlerinin matematik materyallerinin %50 hazır %50 kendi yapımı oldukları tespit edilmiştir. Ayrıca okul öncesi öğretmenlerinin cinsiyetinin, yaşının, çalıştıkları okul türünün ve matematik eğitimi almalarının okul öncesi matematik pedagojik alan bilgisi puanlarında anlamlı bir farklılık göstermediği, fakat kıdem yılları, mezun oldukları program türü ve öğrenim durumlarının pedagojik alan bilgisi puanlarında anlamlı bir farklılık gösterdiği sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Pedagojik Alan Bilgisi, Matematik Eğitimi, Matematik Eğitim Materyalleri

Pedagojik alan bilgisiÖğretim materyali
Seren Nasır
Trakya University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Okul öncesi dönem çocukların özel gereksinimli çocuğa karşı prososyal davranışı ile akran kabulü arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu çalışmada okul öncesi dönem çocukların özel gereksinimli çocuğa karşı prososyal davranışı ile akran kabulü arasındaki ilişkinin incelenmesi amaçlanmıştır. Çalışma nicel araştırma yöntemlerinden ilişkisel araştırma yöntemiyle desenlenmiştir. Çalışma grubunu 2022-2023 Ankara İl Millî Eğitim Müdürlüğüne bağlı resmi ve özel okul öncesi eğitim kurumuna devam eden dört altı yaş arası toplam 267 çocuklar oluşturmaktadır. Çocukların %52.4'ü kız, %47.6'sı erkek; %33'ü dört yaş, %31'i beş yaş ve %36'sı altı yaştır. Çalışmada örneklem belirlemede uygun veya elverişlilik (convenience) örnekleme" yöntemi kullanılmıştır. Çalışmanda veri toplama aracı "Okul Öncesi Kabul Ölçeği-OÖK" "Özel Gereksinimli Çocuğa Karşı Prososyal Davranış Ölçeği-ÖGÇKPDÖ" ve "Resimli Sosyometri Ölçeği" kullanılmıştır. Çalışmada dağılım normalitesi sağlandığı için parametrik tekniklerin kullanılmasının uygun olduğu tespit edilmiştir. Çalışma veri analizinde Pearson korelasyon katsayısı, basit doğrusal regresyon analizi, bağımsız gruplar için t- Testi, Tek Yönlü Varyans Analizi (ANOVA) kullanılmıştır. Araştırma bulguları üç alt boyutta ele alınmıştır. Araştırma bulguları doğrultusunda çocukların özel gereksinimli çocuğa ne tür prososyal tepkiler vereceklerini bilmedikleri sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca okul öncesi dönem çocukların özel gereksinimli bir akranına karşı yardım etme eğiliminde oldukları ancak özel gereksinim konusunda yeterli bilgi ve deneyime sahip olmadıkların neyi nasıl yapacağını bilmediklerini söylemek mümkündür. Araştırma bulgularından elde edilen bir diğer sonuca göre okul öncesi dönem çocukların özel gereksinimli çocuğa karşı prososyal davranışı ile akran kabulü ve sosyometrik dereceleri değerlendirildiğinde; çocukların prososyal davranışının akran kabulü ve sosyometrik derecesi ile ilişkili olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Araştırmanın üçüncü bulgusu doğrultusunda okul öncesi dönem çocukların cinsiyet, kardeş durumu, kardeş sırası ve kardeş sayısı gibi demografik değişkenlerine göre prososyal davranış puanları ve akran kabul puanları arasında anlamlı farklılık olmadığı bulunmuştur. Okul öncesi dönem çocukların daha önce okul öncesi eğitim alıp-almama durumu değişkenine göre prososyal davranışında anlamlı farklılık olduğu ancak çocukların akran kabullerinde anlamlı farklılık olmadığı tespit edilmiştir.

Çocuk-okul öncesi
Emel Özdemir
Trakya University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Okul öncesi öğretmenlerinin kaynaştırma eğitimine yönelik tutumlarının ve destek eğitim odası hakkındaki öz yeterliklerinin incelenmesi

Araştırmanın amacı, okul öncesi öğretmenlerinin kaynaştırma eğitimine ilişkin duyguları, tutumları ve kaygıları ile öğretmen yeterlilikleri arasındaki ilişkinin incelenmesi ve destek eğitim odalarının değerlendirilmesine yönelik görüşlerin belirlenmesidir. Bu çalışmanın modeli nicel araştırma yöntemlerinden, betimsel nitelikte olup tarama türündedir. Araştırmanın çalışma grubunu, İstanbul İlinin Küçükçekmece İlçesinde Milli Eğitim Müdürlüğü'ne bağlı resmi okul öncesi eğitim kurumlarında görev yapan toplam 306 okul öncesi öğretmeni oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplamak için "Kişisel Bilgi Formu" ve "Kaynaştırmaya Eğitimi ile İlgili Duygu, Tutum ve Kaygılar Ölçeği" ile "Destek Eğitim Odası Öz Yeterlik Ölçeği" olmak üzere üç ölçme aracı kullanılmıştır. Çalışma sonucunda kaynaştırma ile ilgili eğitim almış, kaynaştırma eğitimi tecrübesi olan, sınıfında özel eğitim gerektiren çocuk yer alan okul öncesi öğretmenlerin kaynaştırmaya yönelik tutumlarının daha olumlu olduğu görülmüş olup; yaş, cinsiyet, hizmet yılı, çalışılan okul türü, kaynaştırma ile ilgili olanaklarının bulunması değişkenlerine göre çıkan sonuçlarda ise herhangi bir farka rastlanmamıştır. Genel öz yeterlik, mesleki yeterlik, uygulama ve kendine güven öz yeterlik alt puanları arttıkça duygu ve kaygı puanları düşmekte tutum puanlarının ise arttığı gözlemlenmektedir. Ancak kendine güven alt boyut puanları ile tutum alt boyut puanları arasındaki ilişki anlamlı değildir sonucuna ulaşılmıştır.

Merve Melda Zogo
Trakya University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

APA (Amerikan Psikoloji Derneği) kitaplarının iyi oluş ve çocuk hakları bağlamında incelenmesi

APA (Amerikan Psikoloji Derneği) kitaplarının iyi oluş ve çocuk hakları bağlamında incelenmesini hedefleyen araştırmada nitel araştırma deseni ve doküman incelemesi yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın örneklemini APA kitaplarının Türkçeye çevrilmiş "erken çocukluk dönemine" hitap ettiği düşünülen, 32-44 sayfalı ve resimli olan 17'si "Sabri Ülker Vakfı" yayınlarına ait, 13'ü "Okuyan Koala" yayınlarına ait toplam 30 kitap oluşturmaktadır. Araştırmanın verilerini toplama sürecinde uzman görüşü alınarak oluşturulan Resimli Çocuk Kitaplarında Psikolojik İyi Oluş İnceleme Kontrol Listesi ve Resimli Çocuk Kitaplarında Çocuk Hakları İnceleme Kontrol Listesi kullanılmıştır. Araştırmanın verileri içerik analizi yöntemiyle analiz edilmiştir. Analiz edilen veriler iyi oluş ve çocuk hakları ile ilgili alt kategorilere göre olumlu-olumlu değil- rastlanmadı şeklinde kodlanarak frekanslar üzerinden betimsel anlatımla ve doğrudan alıntılar ile sonuçlar sunulmuştur. Araştırma bulgularına göre APA kitaplarında çocuklarda iyi olma halini desteklemeye dair çok sayıda olumlu ifadenin yer aldığı görülmüştür. İyi oluşa dair en çok ifadenin sırasıyla öz düzenleme(f=157), bilişsel yetkinlik(f=128), değer davranışları(f=126), psikolojik dayanıklılık(f=110), fiziksel sağlık(f=90), sosyal yetkinlik- girişkenlik(f=88), yaşam doyumu(f=78), düşük içselleştirme(f=44), düşük dışsallaştırma(f=35) alt kategorilerinde olduğu belirlenmiştir. Kitapların tümüne yakınında duygularını, düşüncelerini, davranışlarını fark etme, adlandırma ve düzenlemeye yönelik stratejiler geliştirmeye dair ifadelerin yer aldığı sonucuna ulaşılmıştır. Nihai amacı çocuk haklarını ele almak veya öğretmek olmayan APA kitaplarının içeriklerinde çocuk haklarına dair sırasıyla en çok gelişim (f=190), katılım (f=109), yaşama (f=83) ve korunma (f=46) haklarına dair ifadelere rastlanmıştır. Özellikle gelişim hakkının kapsadığı alt maddelerin çocukların iyi olma haline etki ettiği ve birbirini olumlu desteklediği ulaşılan bir diğer sonuçtur. İyi oluşu desteklemede APA kitaplarının kullanımının işlevsel olduğu sonucuna ulaşılırken çocuk hakları öğretiminde sezdirici içerikler olarak kullanılabileceği görülmüştür. Elde edilen bulgular literatür bazında tartışılarak geleceğe yönelik öneriler sunulmuştur.

Psikolojik iyi oluş
Meltem Gündoğdu
Trakya University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Okul öncesi öğretmenlerinin dijital okuryazarlık düzeyleri ile dijital vatandaşlık düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu araştırmada okul öncesi öğretmenlerinin dijital okuryazarlık düzeyleri ile dijital vatandaşlık düzeyleri arasındaki ilişki düzeyi araştırılmıştır. İlişkisel tarama modelinde yapılan bu araştırmada kolay ulaşılabilir örneklem seçimiyle 2023-2024 eğitim yılında Denizli il merkezinde bağlı resmi okullarda okul öncesi öğretmeni olarak çalışan 282 öğretmene ulaşılarak veri toplanmıştır. Araştırmada okul öncesi öğretmenlerinin dijital okuryazarlık düzeyleri hem maddeler hem de alt boyutlarda genel olarak yüksek düzeyde iken alt boyutlarda profesyonel üretim boyutunda orta düzeyde olarak tespit edilmiştir. Okul öncesi öğretmenlerinin dijital vatandaşlık düzeylerinin maddelere göre katılımın farklılık gösterdiği görülürken alt boyutlarda internette politik aktivizm ve ağ etkenliği boyutlarında orta düzeyde, yerel/küresel farkındalık ve eleştirel bakış açısı boyutlarıyla genel dijital vatandaşlık düzeyinin yüksek ve teknik beceriler boyutunda çok yüksek düzeyde olduğu saptanmıştır. Okul öncesi öğretmenlerinin dijital okuryazarlık düzeyleri eğitim düzeyi ve medeni duruma göre anlamlı farklılık göstermez iken cinsiyet, yaş, kıdem, sınıfındaki öğrenci sayısı, dijital okuryazarlık düzeyi, dijital vatandaşlık düzeyi, dijital platformları takip durumu ve web 2.0 araçlarını kullanma durumuna göre ise anlamlı farklılık göstermiştir. Okul öncesi öğretmenlerinin dijital vatandaşlık düzeylerinin ise cinsiyet, yaş, kıdem, sınıfındaki öğrenci sayısı, eğitim düzeyi, medeni durum, dijital platformları takip durumu ve web 2.0 araçlarını kullanma durumuna göre anlamlı farklılık gösterdiği tespit edilmiştir. Bununla birlikte okul öncesi öğretmenlerinin dijital okuryazarlık düzeyleri ile dijital vatandaşlık düzeyleri arasındaki ilişkinin anlamlı, orta düzeyli ve pozitif yönlü olduğu tespit edilmiştir. Elde edilen bulgular ışığında okul öncesi öğretmenlerinin dijital okuryazarlık düzeyleri artıkça dijital vatandaşlık düzeylerinin de arttığı ya da okul öncesi öğretmenlerinin dijital okuryazarlık düzeyleri düştükçe dijital vatandaşlık düzeylerinin de düştüğü söylenebilmektedir. Araştırma sonucunda konu ile ilgili olabilecek yeni araştırmalara yönelik önerilerde bulunulmuştur.

Burak Tekkoyun
Trakya University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Okul öncesi eğitime devam eden çocukların dil alanı erken öğrenme davranış ve becerilerinin ev erken okuryazarlık ortamı bakımından değerlendirilmesi

Araştırma okul öncesi eğitime devam eden çocukların erken okuma yazma, alıcı dil ve ifade edici dil davranış ve becerilerini ev erken okuryazarlık ortamı bakımından incelemeyi amaçlamaktadır. Araştırma nicel araştırma yöntemlerinden kesitsel tarama modeli kullanılarak tasarlanmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu Tekirdağ ili Merkez ve Muratlı ilçelerinde bulunan Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı resmi anasınıfı ve bağımsız anaokullarına devam eden 60-72 aylık 220 çocuk oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak Erken Okuryazarlık Ev Ortamı Ölçeği(EROY-EV), Erken Öğrenme Gözlem ve Derecelendirme Ölçeği(EÖGDÖ), Çocuk Demografik Bilgi Formu ve Öğretmen Demografik Bilgi Formu kullanılmıştır. Araştırma verilerinin dağılım normalliği sınanmış ve buna uygun olarak ilişki, fark testlerinden yararlanılmıştır. Araştırmaya katılan öğretmenlerin araştırma amacı kapsamında erken okuryazarlık hakkındaki görüşlerinin incelendiği üç açık uçlu sorunun değerlendirilmesinde ise nitel analizler kullanılmıştır. Araştırma sonucunda çocukların erken okuryazarlık bakımından ev ortamının durumundaki uygunluk arttıkça erken öğrenme davranış ve becerilerinden olan erken okuma yazma, alıcı dil ve ifade edici dil becerilerinde de artış olduğunu söylemek mümkündür. Bunun yanı sıra çocukların evlerinde kendilerine ait odası olması, ebeveynlerinin kitap okuma sıklığı, kitaplığa sahip olmaları ve ilk kitap alma yaşına göre erken okuryazarlık becerilerinin olumlu yönde değişim gösterdiği belirlenmiştir. Çocukların eğitime katıldıkları program özelliklerine göre; öğretmenin lisansüstü eğitim mezunu olması ile sınıf ortamında erken okuryazarlık çalışma sıklık ve süresindeki artışın erken erken okuma yazma ve alıcı dil becerileri üzerinde olumlu yönlü fark yarattığını söylemek mümkündür.

Ev ortamı
Büşra Targaç
Trakya University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Dünya'da ve Türkiye'de yaratıcılık üzerine yapılan çalışmaların incelenmesi

"Dünya'da ve Türkiye'de yaratıcılık üzerine yapılan çalışmaların incelenmesi", Trakya Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Temel Eğitim Anabilim Dalı, Yüksek Lisans Tezi, Edirne, 2024. Bu tez, okul öncesi dönemde yaratıcılık ile ilgili ulusal ve uluslararası literatürü doküman incelemesi yöntemiyle ele almaktadır. Araştırmada, nitel araştırma yöntemi kullanılarak okul öncesi dönemde yaratıcılık üzerine yapılan çalışmalardaki yöntemler, bulgular ve ana temalar sistematik olarak incelenmiştir. Başlangıçta, YÖK Tez Merkezi, ProQuest Dissertations and Theses Global, ULAKBİM ve WOS'ta toplamda 367 tez ve makale bulundu. Ancak, 367 çalışmanın anahtar kelimelere uygun olmaması nedeniyle, bu sayı nihayetinde 124 çalışmaya indirildi. 1980-2023 yılları arasında yapılan taramalarda toplam 124 yüksek lisans, doktora tezi ve makaleden: ProQuest'ten 12 yüksek lisans ve 37 doktora tezi, YÖK'ten 37 yüksek lisans ve 5 doktora tezi, ULAKBİM'den 21 makale, WOS'tan toplam 12 makale bulundu. Yapılan araştırmada elde edilen veriler, içerik ve betimsel analizi yöntemi ile çözümlenmiştir. Bu çalışmada araştırmacı tarafından ulaşılan makaleleri ve tezleri incelemek amacıyla geliştirilen Araştırma İnceleme Formu kullanılmıştır. Bu formda araştırma soruları ile uyumlu olacak şekilde 19 madde bulunmaktadır. Bu kapsamda, araştırmanın bulguları, okul öncesi dönemde yaratıcılığın nasıl desteklenebileceğine yönelik mevcut çalışmaların geniş bir perspektiften değerlendirilmesine olanak sağlamaktadır. Tezin sonucunda, okul öncesi dönemde yaratıcılık üzerine yapılan çalışmaların çeşitliliğinin önemi vurgulanmaktadır.

Emra Pasic
Trakya University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Okul öncesi öğretmenlerinin siber aylaklık davranışlarına içsel, dışsal ve yönetimsel bağlamda öğretmen motivasyonunun etkisi

Bu tez araştırması ile okul öncesi alanında çalışan öğretmenlerin, iş ortamında gösterdikleri siber aylaklık davranış düzeylerine, içsel, dışsal ve yönetimsel açıdan öğretmen motivasyonun etkisinin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmada yordayıcı ilişkisel araştırma yöntemi kullanılmıştır. Katılımcıları, Türkiye genelinde özel veya devlet okullarında görev yapmakta olan 209 okul öncesi öğretmeni oluşturmaktadır. Araştırma verilerinin toplanması süreci, üç bölümden oluşan bir form ile çevrimiçi bir şekilde yürütülmüştür. Araştırma anketinin birinci bölümünde katılımcılara ait kişisel bilgileri içeren bir form; diğer iki bölümde sırasıyla "Siber Aylaklık Ölçeği" ile "İçsel, Dışsal ve Yönetsel Faktörler Bağlamında Öğretmen Motivasyon Ölçeği" kullanılmıştır. Araştırma kapsamında veri ve analizlerin varsayımlarının kontrolü, betimsel istatistikler, değişkenler arasındaki ilişki katsayılarının tespiti ve değişkenler arası olası etkinin hesaplanması gibi istatistiksel işlemler için SPSS 23.0 paket programı kullanılmıştır. Çalışmada bağımsız örneklem t-testi, tek yönlü varyans analizi (ANOVA), basit doğrusal regresyon analizi ve çoklu doğrusal regresyon analizinden yararlanılmıştır. Analizlerden elde edilen bulgulara göre okul öncesi öğretmenlerinin siber aylaklık seviyesi ortalama değerin altında olup, öğretmen motivasyonu yüksek seviyededir. Erkek ve özel okullarda çalışan okul öncesi öğretmenlerinin ölçekten aldıkları ortalama siber aylaklık puanlarının diğer gruplara göre daha yüksek olduğu bulunmuştur. İlişkisel açıdan öğretmenlerin siber aylaklık düzeyleri ile içsel, dışsal ve yönetimsel bağlamda öğretmen motivasyonları arasında negatif yönde ve zayıf ama anlamlı ilişkiler tespit edilmiştir. Öğretmenlerin yaş ve kıdem yılı ile motivasyon arasında ise pozitif yönde zayıf ama anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Son olarak okul öncesi öğretmenlerin siber aylaklık düzeyi üzerinde öğretmen motivasyonun anlamlı etkisinin açıklama gücü %3,6 belirlenmiştir. Son olarak, yürütülen çoklu doğrusal regresyon analizinde, siber aylaklık düzeyini %6,4 oranında açıklayan tek anlamlı yordayıcının içsel motivasyon değişkeni olduğu bulunmuştur.

Ecem Seray Dağlı
Trakya University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Bilinçli farkındalık temelli mındkınder programının çocukların iyi oluşları ve davranışları üzerindeki etkisinin incelenmesi

Bilinçli farkındalık temelli sosyal duygusal öğrenme programı olan "MindKinder Bilinçli Farkındalık Programı Türkçe Kısaltılmış Uyarlaması"nın Türkçe alan yazınına kazandırılması ve programın okul öncesi dönem çocuklarının psikolojik iyi oluşlarına ve davranışlarına (sosyal becerileri, problem davranışları ve akran oyun davranışları) olan etkisinin incelenmesi araştırmanın amacını oluşturmaktadır. Bu kapsamda "MindKinder Bilinçli Farkındalık Programı Türkçe Kısaltılmış Uyarlaması"nın Türkçe dil ve kültür uyarlaması yapılmış, beraberinde çalışma grubunda yer alan çocuklarla ön test son test kontrol gruplu yarı deneysel modele uygun bir uygulama süreci gerçekleştirilmiştir. Çalışma grubunda yer alan beş yaş grubu çocukların katılımıyla araştırmacının aynı zamanda sınıf öğretmeni olduğu deney 1 grubu ve araştırmacının yalnızca program uygulamacısı olduğu deney 2 grubu toplam sekiz hafta süren uygulamalar gerçekleştirmiştir. Kontrol grubu ise rutin okul öncesi eğitim programını sürdürmüştür. MindKinder Bilinçli Farkındalık Programı Türkçe Kısaltılmış Uyarlaması uygulamalarını deneyimleyen çocukların psikolojik iyi oluşlarının ve sosyal becerilerinin olumlu yönde değiştiği, davranış problemlerinin ve oyundaki akran etkileşim davranışları bakımından negatif davranışların azaldığı belirlenmiştir. Buna göre çocuklarla gerçekleştirilen bilinçli farkındalık temelli sosyal duygusal öğrenme programı uygulamalarının çocukların psikolojik iyi oluşları ile sosyal gelişimlerine gerek beceri gerekse davranış anlamında olumlu katkısının olduğunu söylemek mümkündür.

Damra Yurdakul
Trakya University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2025
00
DoktoraAçık ErişimTR

Erken çocukluk duyusal gelişim destek programının 60-72 aylık çocukların gelişimlerine, duyusal özelliklerine ve öğrenme davranışlarına etkisi

Bu araştırmada, Erken Çocukluk Duyusal Gelişim Destek Programının 60-72 aylık çocukların gelişimlerine, duyusal özelliklerine ve öğrenme davranışlarına etkisi incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmada, nicel araştırma yöntemlerinden öntest-sontest eşleştirilmiş kontrol gruplu yarı deneysel desen kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu, MEB'e bağlı okul öncesi eğitim kurumunda öğrenim gören ve normal gelişim gösteren 60-72 aylık çocuklardan oluşmaktadır. Kolay ulaşılabilirlik örnekleme yöntemi ile benzeşik örnekleme kullanılmıştır. Araştırmanın verileri, Anne R. Sanford ve Janet G. Zelman tarafından (1981) geliştirilen, Tunçeli (2017) tarafından uyarlanan "LAP-3 Gelişim Değerlendirme Ölçeği", Tezcan (2020) tarafından geliştirilen "Duyusal Değerlendirme Formu" ile McDermott, Green, Stott ve Francis (2000) tarafından geliştirilen, Veziroglu-Çelik ve Acar (2018) tarafından uyarlanan "Okul Öncesi Öğrenme Davranışları Ölçeği" kullanılarak toplanmıştır. Araştırmacı tarafından geliştirilen Erken Çocukluk Duyusal Gelişim Destek Programı (EÇDuGeD-P), 60-72 aylık çocukların içsel ve dışsal duyuları geliştirmeyi amaçlayan öğrenmeyi arttırıcı tekrarlı ve aktif katılım gerektiren üç aşamalı modül olarak tasarlanmıştır. Modüller; birbirini takip eden başlangıç, geliştirici ve tamamlayıcı düzeylerden oluşmaktadır. Program haftada 5 gün, 50 dakikalık oturumlar ile toplamda 12 hafta boyunca uygulanmıştır. Araştırmanın nicel verileri Sosyal Bilimler için İstatistik Programı kullanılarak analiz edilmiştir. Veri analizinde Bağımsız Örneklem T testi, Mann Whitney U testi ve ANCOVA analizi kullanılmış olup Cohen's d etki büyüklükleri hesaplanmıştır. Araştırma sonucunda, EÇDuGeD Programının deney grubundaki çocukların gelişimlerine, duyusal özelliklerine ve öğrenme davranışlarına anlamlı bir etkisinin olduğu tespit edilmiştir. Programa katılan çocukların gelişim puanlarında anlamlı bir artış ve duyusal problemlerinde anlamlı bir azalış saptanmıştır. Ayrıca, dikkat, motivasyon gibi öğrenme davranışlarında da deney grubu lehine anlamlı farklılıklar tespit edilmiştir. Bu bulgular alanyazında tartışılmış ve programının yaygınlaştırılmasına yönelik önerilere yer verilmiştir.

Ümmügül Tepe Kıroğlu
Trakya University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2025
00
DoktoraAçık ErişimTR

Çok kültürlü eğitimi destekleyici etkinliklerin okul öncesi dönem çocukların ve velilerin bireysel farklılıklara ilişkin görüşlerine etkisi

Bu araştırmanın amacı okul öncesi eğitime devam etmekte olan okul öncesi dönem çocukları ve velileri için hazırlanmış olan çok kültürlü eğitimi destekleyici etkinlikler ile bu dönem çocukların ve velilerinin bireysel farklılıklara ilişkin görüşünü ortaya koymaktır. Bu amaçla karma desenle tasarlanan araştırmada veriler 2023-2024 eğitim-öğretim yılında Diyarbakır ili Eğil ilçesinde bulunan Millî Eğitim Bakanlığı'na bağlı ilkokul bünyesindeki anasınıflarına devam etmekte olan çocuklar ve ebeveynlerinden toplanmıştır. Çalışma grubunu, çalışmaya gönüllü olarak katılmayı kabul eden 60 çocuk (30 deney ve 30 kontrol) ve bu çocukların ebeveynleri oluşturmaktadır. Deney sürecinde araştırmacı tarafından geliştirilen Çok Kültürlü Eğitimi Destekleyici Etkinlikler 10 hafta ve haftada iki gün olacak şekilde uygulanmıştır. Araştırmanın bağımlı değişkeni "bireysel farklılıklara ilişkin bakış", bağımsız değişken ise "Çok Kültürlü Eğitimi Destekleyici Etkinlikler"dir. Veri toplama aracı olarak; Farklılıklara Saygı Ölçeği, Farklı Kültürlere Bakış Aile Ölçeği, Farklı Kültürlere Bakış Öğretmen Ölçeği, Kişisel Bilgi Formu ve Yarı Yapılandırılmış Veli Görüşme Formu kullanılmıştır. Nicel verilerin analiz sürecinde Bağımsız Gruplar t-Testi ve Bağımlı Gruplar t-Testi; nitel verilerin analizinde ise Betimsel Analiz ve İçerik Analizinden yararlanılmıştır. Çalışmanın nicel bulgularında Farklılıklara Saygı Ölçeği, Farklı Kültürlere Bakış Öğretmen Ölçeği, Farklı Kültürlere Bakış Aile Ölçeği toplam puanlarında sontest lehine anlamlı farklılıkların olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Bu sonuç "Çok Kültürlü Eğitimi Destekleyici Etkinlikler"in okul öncesi dönem çocukların bireysel farklılıklara ilişkin görüşleri üzerinde olumlu yönde etkisinin olduğunu ortaya koymaktadır. Çalışmanın nitel bulgularına göre "Çok Kültürlü Eğitimi Destekleyici Etkinlikler"in ebeveynlerin bireysel farklılıklara ilişkin görüşlerine olumlu yönde etkisi olduğu söylenebilir.

Dilan Kenanoğlu Türkmen
Trakya University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2025
00
DoktoraAçık ErişimTR

Düşünme becerilerini destekleyici eğitim programının 60-72 aylık çocukların sosyal beceri gelişimine ve sosyal problem çözme becerilerine etkisinin incelenmesi

Bu araştırma, Çocuklar için Felsefe Yaklaşımından yararlanarak hazırlanmış olan Düşünme Becerilerini Destekleyici Eğitim Programının 60-72 aylık çocukların sosyal beceri gelişimine ve sosyal problem çözme becerilerine etkisini belirlemek amacıyla yapılmıştır. Araştırmaya 2023-2024 eğitim öğretim yılında MEB'e bağlı bir okul öncesi eğitim kurumunda öğrenim gören 60-72 aylık 62 çocuk katılmıştır. Araştırmada nicel araştırma desenlerinden ön test-son test kontrol gruplu yarı deneysel model kullanılmıştır. Toplamda 12 hafta süren araştırmada, araştırmacı tarafından hazırlanan "Düşünme Becerilerini Destekleyici Eğitim Programı" deney grubundaki çocuklara haftada iki oturum olmak üzere 24 oturum halinde uygulanmıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarak Ömeroğlu ve diğerleri (2014) tarafından geliştirilmiş olan "Okul Öncesi Sosyal Beceri Değerlendirme Ölçeği (OSBED) (Öğretmen Formu)" ve (Ebeveyn Formu)" ile Yılmaz (2016) tarafından geliştirilmiş olan "Sosyal Problem Çözme Becerileri Ölçeği" kullanılmıştır. Sosyal Bilimler için İstatistik Paketi kullanılarak yapılan verilerin analizi Bağımsız Örneklem t Testi, Mann-Whitney U Testi ve Kovaryans Analizi (ANCOVA) ile yapılmıştır. Verilerin analizi sonucunda uygulanan "Düşünme Becerilerini Destekleyici Eğitim Programı" sonrasında deney grubunda yer alan çocukların sosyal becerilerinde ve sosyal problem çözme becerilerinde anlamlı düzeyde artış olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Düşünme Becerileri, Okul Öncesi Eğitim, Çocuklar İçin Felsefe, Çocuklarla Felsefe Eğitimi, Sosyal Beceri, Sosyal Problem Çözme Becerileri, P4C

Özge Özkan Kılıç
Trakya University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2025
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Okul öncesi dönem çocukların erken okuryazarlık becerilerinin değerlendirilmesi

Bu çalışmada okul öncesi dönem çocukların erken okuryazarlık becerilerinin değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Çalışma nicel araştırma yöntemlerinden biri olan ilişkisel araştırma modeli ile değerlendirilmiştir. Çalışma grubunu İstanbul İlinde bulunan Milli Eğitim Müdürlüğü'ne bağlı olarak faaliyet gösteren ilkokulların anasınıfları ve bağımsız anaokullarında öğrenim gören 217, 60-72 aylık çocuk oluşturmaktadır. Çalışmanda veri toplama aracı 'Erken Okuryazarlık Testi (EROT)' ve 'Erken Okuryazarlık Becerileri Değerlendirme Anketi-Öğretmen Formu (EOBDA-ÖF)' kullanılmıştır. Araştırma verilerinin normal dağılım gösterdiği belirlenmiş ve ardından alt amaçlara uygun analizler yapılmıştır. Araştırma bulguları doğrultusunda, alıcı dilde sözcük bilgisi, harf bilgisi ve işlev bilgisi alanlarında çocukların yeterli performans gösterdiği tespit edilmiştir. Buna karşın, okul öncesi dönem çocukların büyük bir kısmının ifade edici dil, genel isimlendirme, sesbilgisel farkındalık ve dinlediğini anlama gibi becerilerde beklenen düzeyin altında performans sergiledikleri tespit edilmiştir. Bu durum, bu alanlarda daha fazla desteğe ihtiyaç duyulduğuna işaret etmektedir. Bununla birlikte, EROT ve EOBDA-ÖF puanları arasında orta düzeyde pozitif yönlü anlamlı bir ilişki olduğu belirlenmiştir. Ayrıca, okul öncesi dönem çocuklarının erken okuryazarlık becerileri cinsiyet, yaş aralığı, okul öncesi eğitime devam etme süresi, anne çalışma durumu, anne ve baba yaş aralıkları ile kardeş sayısı açısından anlamlı bir farklılık göstermezken; öğretmen görüşlerine göre ilkokula hazır olma/ma durumu, aile türü, ailenin kendini tanımladıkları sosyo-ekonomik düzeyi ve anne-baba öğrenim düzeyi açısından anlamlı farklılıklar olduğu tespit edilmiştir.

Edanur Mahiroğlu
Trakya University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2025
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Sınıf öğretmenliği öğrencilerinin akademisyenlerin sınıf yönetimi becerilerini çeşitli değişkenler açısından değerlendirmesi

Bu araştırmanın amacı, sınıf öğretmenliği lisans programı öğrencilerinin derslerine giren akademisyenlerinin sınıf yönetimi becerilerini çeşitli değişkenler açısından değerlendirmektir. Bu doğrultuda, öğrencilerin sınıf yönetimi becerileri; zaman yönetimi, demokratik ortam oluşturma, etkinlik planlama, fiziksel çevrenin düzenlenmesi, kişisel yeterlilik ve sorunlu davranışların yönetimi boyutlarında incelenmiştir. Ayrıca, bu becerilerin yaş, cinsiyet, eğitim düzeyi, genel başarı düzeyi, uygulama yaptığı sınıf düzeyi, Öğretmenlik Uygulaması dersi başarı düzeyi ve bu dersi/ders danışmanını faydalı bulma durumlarına göre farklılık gösterip göstermediği araştırılmıştır. Araştırmada nicel araştırma yöntemi kullanılmış olup modeli ilişkisel tarama modelidir. Araştırmanın örneklemi ise 2024-2025 akademik yılı güz döneminde Trakya Üniversitesi Eğitim Fakültesi Temel Eğitim Dalı Sınıf Eğitimi Anabilim Dalı Sınıf Öğretmenliği Lisans Programı bölümünde öğrenim gören, 238 öğrenciden oluşmaktadır. Araştırmada veri toplama amacıyla Kişisel Bilgi Formu ve Sınıf Yönetimi Becerileri Ölçeği olmak üzere iki ölçme araç kullanılmıştır. Verilerin analizinde t testi, ANOVA ve LSD çözümlemeleri yapıldı. Sınıf öğretmenliği lisans programı öğrencilerinin, derslerine giren akademisyenlerin sınıf yönetimi becerilerine ilişkin değerlendirmeleri, öğrencilerin çeşitli demografik ve akademik özelliklerine göre anlamlı farklılıklar göstermektedir. Öğrencilerin yaş değişkenine göre özellikle kurallı ödüllendirme ve cezalandırma boyutlarında farklılıklar bulunmuş, 23–24 yaş grubundaki öğrencilerin bu becerileri daha olumsuz değerlendirdiği görülmüştür. Uyruk değişkenine göre ise yabancı uyruklu öğrenciler, kurallı ödüllendirme, özendirme ve eleştirilerde saygı gibi boyutlarda Türk vatandaşı öğrencilere kıyasla akademisyenlerin sınıf yönetimi becerilerini daha olumlu değerlendirmiştir. Öğrencilerin sınıf düzeylerine göre yaptıkları değerlendirmelerde de anlamlı farklar tespit edilmiş; genellikle üst sınıflardaki öğrenciler sınıf yönetimi becerilerini daha olumsuz bulmuş, alt sınıflar ise daha olumlu görüşler bildirmiştir. Ayrıca, genel başarı ortalaması AA olan öğrenciler ile BA-BB ve CB-CC ortalamalı öğrenciler arasında sürpriz ödüllendirme boyutunda anlamlı farklar bulunmuş, BA-BB not ortalamasına sahip öğrencilerin daha olumlu değerlendirmeler yaptığı belirlenmiştir. Sınıf yönetimi dersini alıp almama durumu ve bu dersin faydalı olup olmadığına dair görüşler de öğrencilerin değerlendirmelerinde etkili olmuş; dersi faydalı bulan öğrenciler bazı boyutlarda sınıf yönetimi becerilerini daha olumlu değerlendirirken, faydalı bulmayan öğrencilerin daha olumsuz değerlendirmeler yaptığı görülmüştür. Öğretmenlik uygulaması dersi başarısı da sınıf yönetimi becerilerine ilişkin görüşleri etkilemiş, özellikle özendirme ve cezalandırma boyutlarında anlamlı farklılıklar ortaya çıkmıştır. Son olarak, öğretmenlik uygulaması dersinde zorlanılan kazanımlar değişkeni açısından da bazı sınıf yönetimi boyutlarında öğrencilerin değerlendirmeleri anlamlı biçimde farklılaşmıştır.

Hafize Tezgel
Trakya University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2025
00
DoktoraAçık ErişimTR

Ev temelli aile katılım programının Kosova'daki okul öncesi çocukların erken okuryazarlık becerilerine etkisi

Bu araştırmada, erken okuryazarlık becerilerini geliştirmeye yönelik "Ev Temelli Aile Katılım Programı" geliştirmek ve bu programın etkisini değerlendirmek amaçlanmıştır. Çalışmada, programın etkililiğini incelemek için öntest, sontest ve kalıcılık testi ölçümlerini içeren, deney ve kontrol gruplarını kapsayan 2x3'lük deneysel bir model kullanılmıştır. Araştırmanın deney grubunu, "Ev Temelli Aile Katılım Programına" katılan aileler ve çocukları oluştururken, kontrol grubunu ise programa dahil olmayan aileler ve çocukları oluşturmuştur. Deney grubuna araştırmacı tarafından geliştirilen 12 oturumluk "Ev Temelli Aile Katılım Programı" uygulanmıştır. Kontrol grubuna ise herhangi bir müdahale yapılmamıştır. Araştırma verileri hem ailelerden hem de çocuklardan ayrı ayrı toplanmıştır. Programın aileler üzerindeki etkilerini değerlendirmek amacıyla, "Ev Erken Okuryazarlık Ortamı Ölçeği", "Erken Okuryazarlık Ev Ortamı Ölçeği", "Ebeveyn Okuma İnançları Ölçeği" uygulanmıştır. Programın çocukların erken okuryazarlık becerileri üzerindeki etkilerini değerlendirmek için "Erken Okuryazarlık Testi "(EROT) kullanılmıştır. Programın çocukların erken okuryazarlık becerileri üzerinde etkili olduğu sonucuna varılmıştır. Araştırmada deney grubunda sontest ve kalıcılık testlerinin öntestten anlamlı bir şekilde yüksek olduğu sonucuna varılmıştır. Diğer yandan kontrol grubunda ön test, son test ve kalıcılık bağlamında bir değişiklik görülmemiştir. Çalışmada Ev Temelli Aile Katılım Programının deney grubunda anlamlı etkiler sağlaması programın erken okuryazarlık süreçlerini desteklediğini ortaya koymuştur.

Sezen Haskuka
Trakya University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2025
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Scratch destekli matematik öğretiminin 4. sınıf öğrencilerinin problem kurma becerilerine ve motivasyonlarına etkisi

Bu araştırma, Scratch kodlama programı ile geliştirilen eğitsel oyunun 4. sınıf öğrencilerinin problem kurma becerileri ve motivasyonları üzerindeki etkisini incelemeyi amaçlamaktadır. Günümüzde matematik öğretiminde teknolojinin kullanımı giderek artmakta, geleneksel öğretim yöntemleri yerini daha etkileşimli ve öğrenci merkezli dijital öğrenme ortamlarına bırakmaktadır. Bu bağlamda, Scratch gibi blok tabanlı programlama araçları, öğrencilerin matematiksel kavramları daha somut hale getirmelerine ve problem çözme süreçlerini daha sistematik bir şekilde yapılandırmalarına olanak sağlamaktadır. Araştırmada, deneysel desenlerden ön test-son test kontrol gruplu yarı deneysel model kullanılmıştır. Çalışma, Kars ili Akyaka ilçesindeki bir ilkokulda öğrenim gören 4. sınıf öğrencileri ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın örneklemini, deney ve kontrol grubu olarak ikiye ayrılan öğrenciler oluşturmaktadır. Deney grubundaki öğrencilere, Scratch kodlama yazılımı kullanılarak oluşturulan eğitsel bir oyunla öğretim uygulanırken; kontrol grubundaki öğrencilere öğretim programı çerçevesinde geleneksel yöntemlerle eğitim verilmiştir. Verilerin toplanması sürecinde, öğrencilerin problem kurma becerilerini ölçmek amacıyla problem kurma testi ve öğrenme motivasyonlarını belirlemek için kullanılan motivasyon ölçeği uygulanmıştır. Öğretim sürecinin tamamlanmasının ardından, öğrencilerin problem kurma becerileri ve motivasyon düzeylerindeki değişimleri belirlemek için istatistiksel analizler yapılmıştır. Elde edilen sonuçlar incelendiğinde deney grubundaki öğrencilerin problem kurma becerilerinde, kontrol grubuna kıyasla anlamlı düzeyde bir gelişme gözlemlenmiştir. Bu durum, Scratch tabanlı eğitsel oyunun problem kurma sürecinde öğrencilerin daha etkin bir katılım göstermelerine olanak sağladığını ortaya koymuştur. Dışsal motivasyon düzeyleri açısından, deney ve kontrol gruplarının son test puanları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunmamıştır. Ancak, deney grubunun ön test ve son test puanları arasında dışsal motivasyon lehine anlamlı bir fark gözlenmiştir. Bu sonuç, Scratch destekli etkinliklerin öğrencilerin dışsal motivasyon düzeylerinde artış sağladığını ortaya koymaktadır. Motivasyonsuzluk düzeyleri açısından, deney ve kontrol gruplarının son test puanları arasında anlamlı bir fark gözlenmiştir. Deney grubunun kendi içinde yapılan karşılaştırmada motivasyonsuzluk düzeylerinde anlamlı bir düşüş saptanırken, kontrol grubunda bunun tersi yönde anlamlı bir artış meydana gelmiştir. İçsel motivasyon açısından, deney ve kontrol gruplarının son test puanları arasında deney grubu lehine anlamlı bir fark bulunmuştur. Ancak hem deney hem de kontrol gruplarında ön test ve son test karşılaştırmalarında anlamlı bir fark bulunmamıştır. Bu sonuç, Scratch destekli matematik öğretiminin grup içi içsel motivasyon gelişiminde etkili olmadığını ortaya koymaktadır.

Beyza Nur Gülçebi
Trakya University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2025
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Türkiye'de sınıf öğretmenliği alanında yapılmış lisansüstü tezlerin incelenmesi (2000-2024)

Bu çalışma, Türkiye'de 2000–2024 yılları arasında sınıf eğitimi alanında yapılmış lisansüstü tezleri; yıl, yöntem, veri toplama aracı, veri kaynağı, üniversite, enstitü, anabilim/bilim dalı, tez türü, sayfa sayısı ve danışman unvanı açısından incelemektedir. Çalışmada nitel araştırma türlerinden doküman inceleme yöntemi kullanılmış; YÖK Ulusal Tez Veri Tabanı'ndaki izinli ve tam metin sınıf öğretmenliği yüksek lisans ve doktora tezleri incelenmiştir. Toplam 3450 tezden 2989'u yüksek lisans, 461'i doktora tezidir. Çalışma 2000–2024 yıllarıyla sınırlandırılmıştır. Sınıf öğretmenliği alanındaki tezler incelenerek araştırma eğilimleri değerlendirilmiştir. En çok tez 2024'te, en az tez 2003'te yapılmıştır. Veri toplama aracı olarak en çok ölçek, en az ses kaydı kullanılmış; çalışma gruplarında ise çoğunlukla ilkokul ve ortaokul öğrencileri yer almıştır. En çok araştırma yapan ilk beş üniversite sırasıyla Gazi, Çanakkale Onsekiz Mart, Necmettin Erbakan, Marmara ve Çukurova'dır. Bu veriler, sınıf öğretmenliği alanındaki lisansüstü çalışmaların eğitim bilimleri ve uygulamaya katkı sağladığını göstermektedir. Ayrıca 2000–2024 aralığında tezleri inceleyen bir araştırmaya rastlanmamış olup, çalışma bu yönüyle literatüre önemli bir rehber niteliğindedir. Anahtar Kelimeler: Sınıf öğretmenliği, lisansüstü tez, doküman incelemesi

Elifnur Ardalı
Trakya University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2025
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Türkiye ve Yunanistan'ın sınıf öğretmeni yetiştirme programlarının karşılaştırılması

Bu çalışma, Türkiye ile Yunanistan'daki sınıf öğretmeni yetiştirme programlarının karşılaştırmalı olarak ele almayı amaçlamaktadır. Çalışmada nitel araştırma yöntemlerinden biri olan doküman incelemesi ve karşılaştırmalı eğitim yaklaşımlarından yatay yaklaşım kullanılmıştır. Her iki ülkede sınıf öğretmeni yetiştiren kurumların amaçları, eğitim programlarının süreçleri, kabul koşulları, ders içerikleri ve öğretmenlik uygulamaları gibi unsurlar analiz edilmiştir. Araştırma sürecinde Türkiye'nin Trakya Üniversitesi sınıf öğretmeni yetiştirme programı ile Yunanistan'ın Trakya Demokritos Üniversitesi (Democritus University of Thrace) sınıf öğretmeni yetiştirme programı incelenmiştir. Veriler doküman analizi yöntemiyle toplanmış hem ulusal hem de uluslararası kaynaklardan, üniversite web sitelerinden ve akademik veri tabanlarından yararlanılmıştır. İnceleme sonucunda her iki ülkenin öğretmen yetiştirme sistemlerinin benzer yönleri olduğu kadar yapısal farklılıklar barındırdığı görülmüştür. Türkiye'de milli ve kültürel değerlere vurgu yapılmakta, Yunanistan'da ise Avrupa birliği normlarına uygunluk ön planda tutulmaktadır. Eğitim süresi her iki ülkede de 4 yıl olarak belirlenmiştir. Üniversite kabul koşullarında her iki ülke de merkezi sınav sistemi uygulanmaktadır. Ancak sınavlar içerik ve yapı açısından farklılık göstermektedir. Türkiye'de alan eğitimi dersleri ağırlık gösterirken Yunanistan'da meslek bilgisi dersleri ağırlık göstermektedir. Öğretmenlik uygulamaları dersi Türkiye'de 7. yarıyılda başlarken Yunanistan'da 5. yarıyılda başlamaktadır. Anahtar Kelimeler: Karşılaştırmalı Eğitim, Sınıf Öğretmeni Yetiştirme Programları, Türkiye Eğitim Sistemi, Yunanistan Eğitim Sistemi

Safıe Kara Chotza
Trakya University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2025
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Leo Lionni kitapları ile oluşturulan etkileşimli kitap okuma etkinliklerinin okul öncesi dönem çocuklarının felsefi davranış ve tutumlarına etkisinin incelenmesi

Leo Lionni kitapları ile oluşturulan etkileşimli kitap okuma etkinliklerinin okul öncesi dönem çocuklarının felsefi davranış ve tutumlarına etkisini incelemek amacıyla yapılan araştırmada ön test, son test deney ve kontrol gruplu yarı deneysel model kullanılmıştır. Araştırmaya, İstanbul İli Esenyurt İlçesi'nde Atatürk İlkokulu'na bağlı anasınıfına devam eden 15 deney, 18 kontrol grubu olmka üzere toplam 33 çocuk dahil edilmiştir. Veri toplamak amacıyla, kişisel bilgi formu ve Dirican ve Deniz (2017)'in geliştirmiş oldukları ' Okul Öncesi Dönemdeki Çocukların Felsefi Tutum ve Davranışlarını Belirleme Kontrol Listesi' kullanılmıştır. Deney grubundaki çocuklara, araştırmacı tarafından 10 hafta boyunca haftada bir gün Leo Lionni kitapları kullanılarak etkileşimli kitap okuma etkinlikleri uygulanmıştır. Kontrol grubundaki çocuklara herhangi bir müdahalede bulunulmamıştır, ancak araştırma verileri toplandıktan sonra etik gerekçelerle bir oturum etkinlik yapılmıştır. Deney ve kontrol gruplarındaki çocukların ön test ve son test puanları arasındaki felsefi davranış ve tutumları farklılıklarının Pearson Ki-Kare testi, deney grubu ön test-son test felsefi davranış ve tutum farkı McNemar testi ile analiz edilmiştir. Verileriz analizi sonucunda deney ve kontrol grubunda bulunan çocukların felsefi davranış ve tutumları açısından ön test sonuçları büyük ölçüde benzer başlangıç seviyelerine sahip oldukları söylenebilmektedir. Son test sonuçlarında ise deney grubu adına anlamlı bir farklılık olduğu tespit edilmiştir. Elde edilen bulgulara göre, araştırmada Leo Lionni kitapları kullanılarak etkileşimli kitap okuma etkinliklerinin deney grubundaki çocukların dinlediklerinde yeni olan sözcükleri fark ederek sözcüklerin anlamını sorma, haklarını söyleme, başkalarının hakları olduğunu söyleme, dinledikleri ile ilgili sorular sorma ve merak ettiği konuyla ilgili sormaktan hoşlanma, başkaları için takdir ve övgü sözcükleri kullanma gibi becerilerine olumlu yönde etki ettiği söylenebilmektedir.

Melek Can Özipek
Trakya University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2025
00
DoktoraAçık ErişimTR

İlkokul öğrencilerinin iyi oluşları ile bağıntılı değişkenlerin incelenmesi: Bir karma yöntemler araştırması

Bu araştırmanın amacı ilkokulda başarı algısına bağlı, öğrencilerin iyi olma halini tanımlayan değişkenleri, bu değişkenlerle bağıntılı değişkenleri ve bağıntı düzeylerinin belirlenmesidir. Keşfedici sıralı karma yöntemler araştırması deseniyle yürütülen araştırmanın nitel bölümü fenomenoloji deseni ile nicel bölümü ise ilişkisel tarama deseni ile kurgulanmıştır. Araştırmanın nitel katılımcılarını; 6 ilkokul dördüncü sınıf öğrencisi ve 6 ilkokul sınıf öğretmeni, nicel katılımcılarını ise 201 ilkokul dördüncü sınıf öğrencisi, bu öğrencilerin öğretmenleri ve ebeveynleri oluşturmuştur. Araştırmada nitel verilerden yararlanılarak araştırmanın nicel boyutuna yönelik değişkenler belirlenmiştir. Nitel veriler, yarı yapılandırılmış görüşme formu aracılığıyla yapılan görüşmeler aracılığıyla toplanmıştır. Nicel veriler çeşitli ölçeklerden ve geliştirilen formlardan elde edilmiştir. Elde edilen nitel veriler içerik analiz yaklaşımı ile analiz edilmiş tematik yaklaşıma göre veriler işlenmiştir. Elde edilen nicel verilerin analizinde ilişkisiz örneklemler için t-testi, tek yönlü varyans analizi, çoklu doğrusal regresyon analizi teknikleri kullanılmıştır. Araştırmanın nitel bulgularına göre; başarı algısını ağırlıklı olarak çaba, gelişim, standardı sağlama, aile, motivasyon, istekli olma, mutluluk, özgüvenli olmak temalarının açıkladığı belirlenmiştir. Nicel bulgulara yönelik ise öğrencinin akademik performansı ile; ağırlıklı bakım veren ebeveynin sorumluluk ve dışa dönüklük kişilik tiplerinde olması, öğrencinin azim ve duygu ayarlama düzeyinin bağıntılı olduğu belirlenmiştir. Öğrencinin sosyal kabulü ve beden kitle indeksine yönelik belirlenen değişkenlerin bağıntılı olmadığı tespit edilirken, öğrencinin öznel iyi oluşunun azim ve duygu ayarlama düzeyi ile bağıntılı olduğu belirlenmiştir. Gerçekleşen istatistiksel olarak anlamlı tahminlerin, öğrencilerin gelir durumundan etkilenmediği belirlenmiştir. Anahtar Sözcükler: İlkokulda iyi oluş, ilkokulda başarı algısı, akademik performans, beden kitle indeksi, sosyal kabul, öznel iyi oluş

Akademik başarıFiziksel iyi oluşKişisel başarı+5
Sümeyra Dülgergil
Hacettepe University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2024
00
DoktoraAçık ErişimTR

Okul öncesi çocuklarının öz düzenleme ve üstbilişsel becerilerini destekleyici uygulamalarına yönelik bir eylem araştırması

Bu araştırmada araştırmacı okul öncesi öğretmeninin çocukların öz düzenleme ve üstbilişsel becerilerini desteklemeye yönelik uygulamalarının eylem araştırması yoluyla geliştirilmesi ve incelenmesi amaçlanmıştır. Bu kapsamda araştırmacı öğretmenin uygulamalarındaki değişim ve sınıfında bulunan çocukların öz düzenleme ve üstbilişsel becerileri incelenmiştir. Çalışma eylem araştırması olarak planlanmıştır. Araştırma verileri nitel veri toplama araçlarından gözlemler, araştırmacı günlüğü ve çocuk ürünleri ile toplanmıştır. Araştırmanın çocuklara yönelik verileri Cambridgeshire Bağımsız Öğrenme Kodlama Şeması: 3–5 Yaş Çocuklarda Öz düzenleme ve Üstbilişin Sözel ve Sözel Olmayan Göstergeleri ile analiz edilirken, öğretmene yönelik veriler ise ön kodlama ve eksenel kodlama yöntemleri ile analiz edilmiştir. Araştırma verileri öğretmen ve çocuklar açısından değerlendirilerek, bulgular iki ayrı bağlamda sunulmuştur. Araştırma sonucunda çocukların üstbilişsel bilgi, üst bilişsel düzenleme ve duygusal ve motivasyonel düzenleme becerilerinde artış gösterdiği görülürken, öğretmen uygulamalarının ise öğrenme ortamları, etkinlik türleri, öğretim uygulamaları ve aile katılımı açılarından çocukların öz düzenleme ve üst bilişsel becerilerini destekleyici şekilde değiştiği ve geliştiği tespit edilmiştir.

Neslihan Gözübüyük Hazen
Hacettepe University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Mesleğe yeni başlayan sınıf öğretmenlerinin yaşadıkları gerçeklik şokunun incelenmesi

Sınıf öğretmenlerinin kariyerlerinin başında yaşadıkları gerçeklik şoku, literatürde nispeten az ilgi gören ve önemli bir konudur. Bu çalışma, mesleğe yeni başlayan sınıf öğretmenlerinin yaşadığı gerçeklik şokunu incelemeyi, bu fenomenle ilişkili faktörleri belirlemeyi ve etkilerini hafifletmek için potansiyel stratejileri keşfetmeye odaklanarak, bu öğretmenlerin yaşadığı gerçeklik şokunu araştırmayı amaçlamaktadır. Bu çalışmayı yürütmek için nicel araştırma yöntemlerinden ilişkisel (correlational) ve nedensel karşılaştırma türü bir çalışma (causal-comparative research) yöntemi kullanılmıştır. Ölçme aracı olarak, gerçeklik şokuyla ilgili deneyimleri hakkında veri toplamak için "gerçeklik şoku ölçeği" kullanılmıştır. Bu araştırmanın evrenini Türkiye'de farklı illerde görev yapan 2020-2023 yılları arasında ataması gerçekleştirilmiş 13.119 ilkokul öğretmeni oluşturmaktadır. Örneklem büyüklüğü Cochran formülü ile α=0.05 düzeyi seçilerek %95 güven aralığında 373 olarak hesaplanmıştır. Küme örnekleme yöntemi ile atamaların yoğunlukta olduğu iller ve diğer iller iki ayrı kümede incelenmiştir. Örnekleme dâhil olacak katılımcıların illere göre dağılımı oran örnekleme yöntemi ile katılımcıların kimler olacağı ise son üç yılda ataması gerçekleştirilmiş öğretmenlerden seçkisiz örnekleme yöntemi ile belirlenmiştir. 2022-2023 eğitim- öğretim yılı içerisinde 373 öğretmene ulaşılarak veriler toplanmıştır. Sonuç olarak, sınıf öğretmenlerinin yaşadıkları gerçeklik şokunun orta düzey olduğu ve en çok sınıf yönetimi boyutunda zorlandıkları sonucuna ulaşılmıştır. Öğretmenlerin yaşadığı gerçeklik şoku düzeyinin cinsiyetlerine, medeni durumlarına, kıdem yıllarına, mezuniyet başarı durumlarına, okuttukları sınıf düzeyine, okuttukları sınıf türüne, görev yaptıkları okul yerine ve öğretmenlerin yaşlarına göre anlamlı bir farklılık göstermediği sonucuna ulaşılmıştır. Öğretmenlerin görev yaptıkları ile göre ise anlamlı farklılık gösterdiği sonucuna ulaşılmıştır.

Emre Küçük
Hacettepe University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Ebeveynlerin doğayla ilişki düzeyleri ile çocuklarının doğayla bağlantı kurma eğilimleri arasındaki ilişki

Bu çalışmanın amacı, ebeveynlerin doğayla ilişki düzeyleri ile çocuklarının doğayla bağlantı kurmaya yönelik eğilimleri arasındaki ilişkiyi ortaya koymaktır. Bu amaç doğrultusunda "Ebeveynlerin doğayla ilişki düzeyleri ile çocuklarının doğayla bağlantı kurmaya eğilimleri arasında ne tür bir ilişki vardır?" sorusuna cevap aranmıştır. Yapılan çalışma, ilişkisel tarama modelinde nicel bir çalışmadır. Çalışmanın evrenini 2021-2022 eğitim-öğretim yılında, Trabzon ilinde MEB'e bağlı anasınıfları, bağımsız anaokulları ve uygulama anasınıflarında eğitim görmekte olan çocuklar ve ebeveynleri oluşturmaktadır. Bu bağlamda çalışmanın örneklem grubunu ise 225 ebeveyn ve çalışmaya dahil edilen okul öncesi kurumlarına devam etmekte olan 60-72 aylık 225 çocuk oluşturmaktadır. Çalışmada, ebeveynlerden ve 60-72 aylık çocuklarından gerekli verileri toplamak için "Ebeveyn-Çocuk Demografik Bilgi Formu", " Ebeveyn Doğayla İlişki Ölçeği" , " 60-72 Aylık Çocuklarda Doğayla Bağlantı Kurmaya Eğilim Ölçeği" ve "Doğada Yapılan Aktivitelere Dair Ebeveyn Görüşleri Anketi" kullanılmıştır. Verilerin analizi IBM SPSS Statistics v.26 kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Normal dağılım gösteren verilerin analizinde T-Test ve ANOVA ; normal dağılım göstermeyen verilerin analizinde ise Mann Whitney-U ve Kruskall Wallis-H analizi yapılmıştır. Çalışmanın sonucuna göre yalnızca Doğayla İlişki Ölçeği ile çocuk yaşı değişkeni arasında negatif yönlü ve çok zayıf seviyede anlamlı bir ilişkinin olduğu saptanmıştır. (r=-0,179; p=0,037).

Semra Sayın
Hacettepe University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Erken okuryazarlık becerilerinin desteklenmesinde etkileşimli kitap okumaya yönelik okul öncesi öğretmenlerinin görüş ve uygulamaları

Bu araştırma erken okuryazarlık becerilerini desteklemede Etkileşimli Kitap Okumaya yönelik okul öncesi öğretmenlerinin görüş ve uygulamalarının incelenmesi amacıyla yapılmıştır. Nitel araştırma yöntemlerinden olgubilim (fenomenoloji) deseni ile yürütülen bu araştırma, amaçsal örnekleme kapsamındaki ölçüt örnekleme yöntemiyle seçilen, 2022-2023 eğitim-öğretim yılında Ankara İl Milli Eğitim Müdürlüğü'ne bağlı anaokulları veya anasınıflarında görev yapmakta olan dokuz okul öncesi öğretmeni ile yürütülmüştür. Araştırmadan elde edilen nitel veriler araştırmacı tarafından alanyazın taraması yapılarak oluşturulan Erken Okuryazarlık Becerilerinin Desteklenmesinde Etkileşimli Kitap Okumanın Kullanımına Yönelik Yarı Yapılandırılmış Öğretmen Görüşme Formu ve Erken Okuryazarlık Becerilerinin Desteklenmesine Yönelik Etkileşimli Kitap Okuma Uygulamaları İnceleme Formu aracılığıyla toplanmıştır. Elde edilen nitel verilerin analizinde tümevarımsal içerik analizi kullanılmıştır. Yapılan analizlerin ardından Okul Öncesi Öğretmenlerinin Erken Okuryazarlık Becerilerini Desteklemede Etkileşimli Kitap Okumaya Yönelik Görüşleri, Okul Öncesi Öğretmenlerinin Etkileşimli Kitap Okuma Yöntemine ve Etkileşimli Kitap Okuma Stratejilerine Yönelik Görüşleri ve Okul Öncesi Öğretmenlerinin Gerçekleştirdikleri Etkileşimli Kitap Okuma Uygulamalarının Özellikleri olmak üzere üç temaya ulaşılmıştır. Araştırmaya katılan okul öncesi öğretmenlerinin çoğunlukla Etkileşimli Kitap Okumanın erken okuryazarlık becerilerini desteklediğini, gelişime katkıları olduğunu ve aktif katılım sağladığını düşündükleri anlaşılmıştır. Öğretmenlerin Etkileşimli Kitap Okumaya hazırlık esnasında yapılanlara yönelik çoğunlukla kitap seçimi ve uygulama aşamalarına yönelik okuma öncesi uygulama adımı bağlamında görüş bildirdikleri, ayrıca Etkileşimli Kitap Okuma uygulamaları içeren eğitimlere ihtiyaç duydukları görülmüştür. İncelenen öğretmen uygulamalarının video kayıtlarında ise uygulamaların tamamının büyük grup ve tamamına yakınının "U" şeklindeki oturma düzeni ile yürütüldükleri, erken okuryazarlık becerilerinin alt boyutlarını desteklemeye yönelik uygulamaların ise sınırlı olduğu saptanmıştır. Elde edilen bulgular ve sonuçlar doğrultusunda öğretmenlere, alan uzmanlarına ve araştırmacılara öneriler sunulmuştur.

Birlikte kitap okumaErken okuryazarlık becerileriErken çocuk eğitimi+3
Erdem Yılmaz
Hacettepe University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2024
00
DoktoraAçık ErişimTR

Sessiz kitapların çocukların erken okuryazarlık ve anlatı becerileri ile dil edinimleri üzerine etkisi

Bu araştırmanın amacı, sessiz kitapların okul öncesi eğitime devam eden 58-70 aylık çocukların erken okuryazarlık, anlatı becerileri ile dil edinimleri üzerindeki etkisinin ne olduğunu ve okul öncesi öğretmenlerinin bu konudaki görüşlerini ortaya koymaktır. Bu çalışma karma yöntem, öntest sontest deney ve kontrol gruplu yarı deneysel desen şeklinde tasarlanmıştır. Deneysel uygulama öncesinde ve sonrasında aynı veri toplama araçları deney ve kontrol gruplarına uygulanmıştır. Çalışma grubunu, 2023-2024 eğitim-öğretim yılında Van ili merkezindeki bir bağımsız anaokuluna devam eden 58 (29 deney, 29 kontrol grubu) çocuk ve deney grubundaki çocukların dört öğretmeni oluşturmuştur. Çalışmada veri toplama aracı olarak Öğretmen Görüşme Formu, LITMUS (Türkçe Cümle Tekrarı Testi), "Erken Okuryazarlık Becerilerini Değerlendirme Aracı (EOBDA)" ve "Öykü Anlatma Değerlendirme Formu (ÖADF)" kullanılmıştır. Nicel verilerin analizinde Bağımsız Gruplar t-testi, Bağımlı Gruplar t-testi, bağımlı gruplarda tek yönlü varyans analizi ANOVA, Bonferroni testi, Friedman, Mann Whitney-U ve Wilcoxon İşaretli Sıralar Testi kullanılmıştır. Nitel verilerin analizinde ise içerik analizi yapılmıştır. Elde edilen bulgulara göre, eğitim ortamının sessiz kitaplar kullanılarak desteklendiği deney grubunun EOBDA, ÖADF ve LİTMUS Testi sontest sonuçları, herhangi bir müdahalenin bulunmadığı kontrol grubuna göre deney grubunun lehine anlamlı derecede farklılık göstermektedir. Benzer şekilde deney grubu EOBDA, ÖADF ve LİTMUS Testi öntest sonuçları ile sontest sonuçları arasında da sontest lehine anlamlı bir farklılık bulunmaktadır. Bulgular, sessiz kitapların eğitim ortamında kullanımının çocukların erken okuryazarlık ve anlatı becerileri ile dil gelişimine katkı sağladığını ortaya koymaktadır. Deney grubundaki çocukların öğretmenlerinin uygulama sonrasındaki görüşleri de söz konusu bulguyu desteklemektedir.

Okul öncesi eğitimÇocuk dili
Zeynep Taşkın
Hacettepe University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

İngilizce dersi öğretim programında yer alan değerlerin ilkokul kitaplarına yansıması

Değer bireylerin hayatı anlamlandırmasında önemli bir kılavuzdur. Değerlerin öğrencilere küçük yaşlarda aile, okul, sosyal çevre gibi ortamlarda kazandırılması gerekmektedir. Son yıllarda değerlerin eğitimindeki yeri önem kazanmakta ve eğitimin vazgeçilmez bir aracı olan ders kitaplarındaki varlığı büyük merak uyandırmaktadır. Özellikle dil eğitiminde değerlerin çocuklara erken yaşlardan itibaren aktarılması gerektiğine inanılmaktadır. Bu çalışma İngilizce dersi öğretim programında yer alan değerlerin ilkokul İngilizce ders kitaplarına yansımasını incelemektedir. Çalışma temelde beş bölümden oluşmaktadır. Çalışmanın ilk bölümü giriş bölümü olarak yer almakta ve bu bölümde çalışmanın amacı, problem durumu, sayıltılar ve sınırlılıklar ele alınmıştır. İlk bölümde yer alan araştırmanın amacı, İngilizce dersi öğretim programının değerlerle ilgili hedeflerini belirlemek ve bu değerlerin ilkokul kitaplarına nasıl yansıtıldığını analiz etmektir. İkinci bölümde araştırmanın kuramsal temellerine yer verilerek değer kavramı ele alınarak sunulmuştur. Üçüncü bölümde ise yöntem başlığı altında toplanmış olup araştırmaya yönelik nitel yöntemlerden doküman analizi ile ele alınmış ve değerlerin ne derece yansıdığını belirlemek için frekans tabloları oluşturulmuştur. Yapılan inceleme sonucu İngilizce dersi öğretim programında belirtilen değerlerin ilkokul kitaplarına kısmen yansıtıldığını göstermektedir. Bazı değerlerin daha belirgin bir şekilde işlendiği, ancak bazılarının ise yeterli düzeyde yer almadığı tespit edilmiştir. Değerlere daha çok görsellerde yer verildiği ama değerlerin metinlerde, alıştırmalarda çok fazla görülmediği anlaşılmıştır. Dördüncü bölümde ise tez çalışmasının süre planlaması verilmiştir. Hangi tarihlerde nasıl bir ilerleme kaydedileceği planlanarak sunulmuştur. Son bölüm olan beşinci bölümde ise nitel araştırmalar sonucunda elde edilen sonuçlara yer verilmiştir. Bu veriler gösteriyor ki ilkokul İngilizce ders kitaplarında daha çok dostluk, sevgi, saygı, yardımseverlik yer almıştır. En az yer verilen değerler ise adalet ve vatanseverliktir. Sonuç olarak bu değerlerin öğrencilerin karakter gelişimine olumlu katkı sağlayabileceğinden değerlerin temalarda homojen şekilde yer alması gerektiği önerilmiştir.

Leyla Acar
Hacettepe University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Okul öncesi dönemde oyun uygulamalarında öğretmen-çocuk etkileşiminin incelenmesi

Öğretmen-çocuk etkileşimleri gelişim ve öğrenme üzerinde önemli bir rol oynamaktadır. Bu çalışmada alanyazında öğretmen-çocuk etkileşimlerinin en çok gözlemlenebileceği zamanlar olduğu belirtilen serbest oyun zamanı ve oyun tabanlı öğrenme süreçlerindeki öğretmen çocuk etkileşimleri derinlemesine incelenmiştir. Araştırma nitel araştırma yöntemi ile yürütülmüş bir çoklu durum çalışmasıdır. Araştırmanın veri toplama aracı yarı yapılandırılmış gözlem tekniğidir. Araştırmanın çalışma grubunu Aydın ilindeki farklı kurum türlerindeki üç okul öncesi öğretmeni ve bu öğretmenlerin sınıfındaki 60-72 ay aralığındaki 48 çocuk oluşturmaktadır. Araştırmanın analizleri Flanders'ın Etkileşim Analizi Kategorileri (FIAC) ile gerçekleştirilmiştir. FIAC analizleri sonucunda öğretmenlerin çocuklarla olan etkileşimlerinde en çok sunar, sorular sorar ve yönetir kategorilerini kullandıkları; çocukların bu etkileşimlere genellikle cevap vererek katıldıkları, öğretmenlerin çocuklara göre daha çok etkileşim hamlelerinde bulundukları bulguları elde edilmiştir. Bu bulgular alanyazında var olan çalışmalar ile birlikte tartışılmıştır. Bulgularla paralel olarak okul öncesi öğretmenlerine, okul öncesi eğitim araştırmacılarına ve öğretmen eğitimi ile ilgili kurumlara önerilerde bulunulmuştur.

EtkileşimOkul öncesi eğitimOyunlar+2
Özde Nur Kulakcı
Hacettepe University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Sınıf öğretmenlerinin uzaktan eğitime yönelik tutumları ve dijital okuryazarlık düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı, uzaktan eğitimde rol alan sınıf öğretmenlerinin uzaktan eğitime yönelik tutumu ile dijital okuryazarlık düzeyi arasındaki ilişkinin belirlenmesidir. Bununla birlikte alt araştırmada uzaktan eğitime yönelik tutum ve dijital okuryazarlık düzeyinin çeşitli demografik değişkenlere göre farklılık gösterip göstermediği de incelenmiştir. Araştırma 2021-2022 eğitim öğretim yılında Kahramanmaraş merkez ilçelerine bağlı devlet okullarında görev yapan toplam 379 sınıf öğretmeni ile yapılmıştır.Bu çalışmada, betimsel araştırma türlerinden tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmada veri toplamak amacıyla "Kişisel Bilgiler Formu", Ağır (2007) tarafından geliştirilen "Uzaktan Eğitim Tutum Ölçeği" ve Sulak (2019) tarafından geliştirilen "Dijital Okuryazarlık Düzeyi Ölçeği" kullanılmıştır.Cinsiyet, mesleki kıdem yılı eğitim düzeyi,teknolojiyi kullanma konusunda yeterlilik düzeyi,günlük internet kullanım süresi, teknoloji ile ilgili hizmet içi eğitim alma durumu değişkenleri açısından uzaktan eğitime yönelik tutum ve dijital okuryazarlık durumları incelenmiştir. Araştırma kapsamında sınıf öğretmenlerinden toplanan verilerin analizinde SPSS 22.0 paket programı kullanılmış olup önceden tanımlanmış istatistiksel yöntemler uygulanarak bulgulara ulaşılmıştır.Analiz sonucunda elde edilen bulgulara göre homojen ve normal dağılım gösteren, değişkenler açısından anlamlı bir fark olup olmadığını tespit etmek için iki boyutlu gruplarda "bağımsız örneklem t- testi (Independent-Sample T-Testi)", ikiden fazla boyut içeren gruplarda ise "tek yönlü varyans analizi (ANOVA)" kullanılmıştır. ANOVA testi sonucunda farklılığa sebep olan grubu belirlemek için Post Hoc "Scheffe" Testi analizi uygulanmıştır. Fakat her iki ölçek için bağımsız değişkenler arasında yapılan normallik testi sonucu verilerin normal dağılmadığı gruplarda parametrik olmayan testlerden Kruskal Wallis Testi ve anlamlı farklılığı oluşturan grupları belirlemek için ise Mann Whitney U Testleri kullanılmıştır.Sınıf öğretmenlerinin uzaktan eğitime yönelik tutumu ve dijital okuryazarlık düzeyinin orta seviyede olduğu tespit edilmiştir.

Ferhan Seda Özdemir
Hacettepe University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Okul öncesi öğretmenlerinin mesleki öz değerlendirmelerinin öğrenme döngüleri modeli ile incelenmesi

Okul öncesi öğretmenlerinin mesleki öz değerlendirmeleri, mesleki gelişimlerinde önemli rol oynamaktadır. Öğretmenlerin mesleki eylem, bilgi ve becerilerini değerlendirmeleri oldukça önemlidir. Öğretmen öz değerlendirmesine yönelik pek çok araştırma yapılmış olmasına rağmen, okul öncesi dönemde bu araştırmaların oldukça sınırlı olduğu görülmektedir. Öğrenme döngüleri modeli öğretmenlerin öz değerlendirme yapmalarını sağlayacak iş birlikçi ve yansıtıcı bir ortam sağlamaktadır. Bu çalışmada okul öncesi öğretmenlerinin öğrenme döngüleri modeline yönelik görüşlerinin ve deneyimlerinin araştırılması ve mesleki öz değerlendirmelerini öğrenme döngüleri modeli ile incelenmesi amaçlanmaktadır. Araştırmada; nitel araştırma yaklaşımlarından durum çalışması kullanılmıştır. Çalışmaya bir okulda yer alan okul öncesi öğretmeleri katılmış ve bir akademik dönem boyunca öğrenme döngüsü modeli uygulanmıştır. Çalışmanın verileri gözlem notları, bireysel görüşmeler ve odak grup görüşmeleri yoluyla toplanmış ve tematik analiz ile analiz edilmiştir Elde edilen bulgular, öğrenme döngüsü modelinin öğretmenlerin öğretim tekniklerine, öğrenme ortamlarına, çocuk ile iletişimlerine, güçlü ve gelişime açık yönlerine yönelik öz değerlendirmelerde bulunduklarını göstermektedir. Öğretmenler öğrenme döngüsü modelinin meslektaş gözlemi, meslektaştan öğrenme, yansıtıcı toplantılar ve dönüt sağlama özelliklerinin öz değerlendirme yapmalarında önemli rolü olduğu belirtmişlerdir.

Banu Arın
Hacettepe University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Okul öncesi öğretmen adaylarının hareket etkinliklerine ilişkin görüşleri ve uygulamalarının incelenmesi

Motor gelişim, çocukların doğdukları andan itibaren dünyayı keşfedip nesnelerle ve kişilerle iletişime geçmelerini sağlar. Motor becerilerin erken yaşta edinilmesi, yetişkinlik döneminde aktif bir yaşama sahip olmak için önemlidir. Bu becerilerin erken çocukluk döneminde doğru öğrenilmesi, ilerleyen zamanlarda geliştirilecek karmaşık hareket becerilerinin temelini oluşturacaktır. Yapılan araştırmalar incelendiğinde çocukların temel hareket becerilerinin istenenden düşük olduğu görülmektedir. Çocukların eğitim sürecinde öğretmenlerin önemli bir rolü vardır. Hedeflenen kazanım ve göstergelere ulaşılması öğretmenlerin hazırladığı etkinlik planının niteliği ile doğrudan ilişkilidir. Bu bağlamda, kaliteli bir eğitim sağlamak için öğretmenlerin eğitim kalitesinin artırılması gerekmektedir. Bu araştırma okul öncesi öğretmen adaylarının hareket etkinliklerine, görüşlerine ve uygulamalarına ilişkin bilgiler sağlayacağından, öğretmenlerin lisans eğitimlerine ilişkin karar vericilere somut veriler sağlayacağı varsayılmaktadır. Bu araştırmada, okul öncesi öğretmen adaylarının hareket etkinliklerine ilişkin görüşleri ve uygulamaları incelenmiştir. Araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden durum çalışması benimsenmiştir. Çalışmaya Okul Öncesi Eğitimi Anabilim dalında okuyan 15 öğrenci katılmış, yedi öğretmen adayının etkinlik uygulama süreci gözlemlenmiştir. Çalışmanın verileri demografik bilgi formu, yarı yapılandırılmış görüşme formu ve etkinlik gözlem formu ile toplanmıştır. Verilerin analizinde betimsel ve içerik analiz yöntemleri kullanılmıştır. Araştırma bulgularına göre görüşmelerde yer verilen ifadelere uygulamalarda yer verilmediği görülmektedir. Öğretmen adaylarının çoğu kendisini hareket etkinliği planlama ve uygulamaya ilişkin yetkin hissetmediğini belirtmiştir.

Esra Henden
Hacettepe University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2024
00
DoktoraAçık ErişimTR

Yaşam becerileri programının okul öncesi dönem çocuklarının sosyal problem çözme davranışlarına etkisi

Bu araştırmanın amacı Yaşam Becerileri Eğitim Programının çocukların sosyal problem çözme davranışları üzerindeki etkisinin incelenmesidir. Bu amaç doğrultusunda 60-72 aylık çocuklara yönelik bir yaşam becerileri eğitim programı geliştirilmiştir. Çalışma karma araştırma yöntemlerinden iç içe karma desen ile tasarlanmıştır. Yaşam Becerileri Programının çocukların sosyal problem çözme davranışları üzerindeki etkisini incelemek amacıyla ön test, son test ve izleme ölçümlü yarı deneysel desen; programın çocukların davranışlarında oluşturduğu değişimi incelemek için ise ailelerle yapılan nitel görüşmeler ve çocuk değerlendirmeleri kullanılmıştır. Ankara'nın Etimesgut ilçesinde yer alan bir bağımsız anaokuluna devam eden 60-72 aylık 71 çocuk (36'sı deney, 35'i kontrol grubu olmak üzere) araştırmanın çalışma grubunu oluşturmaktadır. Deney grubundaki çocuklara Yaşam Becerileri Programı uygulanmış, kontrol grubundaki çocuklara ise son test ölçümlerinin yapılmasından sonra programın belirli bir kısmı uygulanmıştır. Veri toplama araçları olarak; Sosyal Becerileri Değerlendirme Ölçeği, 5-6 yaş Çocukları için İletişim Becerileri Ölçeği, Problem Çözme Becerisi Ölçeği, Sosyal Problem Çözme Becerileri Ölçeği, Aileler için Program Değerlendirme Formu ve çocuk resimleri kullanılmıştır. Deney grubundaki çocuklara son testlerin tamamlanmasından 7 hafta sonra izleme testleri uygulanmıştır. Araştırmanın verileri ilişkili örneklemler için t testi ve içerik analizi ile analiz edilmiştir. Bulgular, deney grubundaki çocukların sosyal problem çözme, problem çözme, iletişim becerisi ve kişilerarası beceriler son test puanlarının anlamlı düzeyde arttığını; Yaşam Becerileri Eğitim Programının çocukların yaşam becerileri ve sosyal problem çözme becerilerinin desteklenmesinde etkili olduğunu göstermiştir. Ayrıca ebeveynler program sonrasında çocuklarının programda hedeflenen becerilerinde olumlu yönde değişim gözlemlediklerini belirtmişlerdir. Çocuk resimleri incelendiğinde de çocukların programda ele alınan kazanım ve göstergeleri edindikleri sonucuna ulaşılmıştır.

Tülay İyi
Hacettepe University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2024
00
DoktoraAçık ErişimTR

Türkiye'deki yabancı uyruklu ilkokul öğrencilerinin yabancılaşma ve kendilik durumlarının değerlendirilmesi

Bu araştırma, Türkiye'deki yabancı uyruklu ilkokul öğrencilerinin yabancılaşma ve kendilik durumlarının değerlendirilmesini incelemek amacıyla yapılmıştır. Bu amaç doğrultusunda araştırma türü durum çalışması olarak tercih edilmiştir. Araştırmanın çalışma grubunu, 2022-2023 eğitim-öğretim yılında Ankara'da eğitim alan yabancı uyruklu 3. ve 4. sınıfların her birinden seçilen dört ilkokul çocuğu oluşturmaktadır. Katılımcı çocukların, yabancılaşma durumlarını yorumlayabilmek için odak grup görüşme sorularıyla; kendilik durumlarını yorumlayabilmek için Sokratik sorgulama sorularıyla ve hem yabancılaşma hem de kendilik durumlarını yorumlayabilme adına çocukların kendilerini özdeşleştirdikleri nesnelerden oluşturdukları öykülerden veri elde edilmiştir. Odak grup görüşme soruları Eric, Kayıp Şey, Hoş Geldiniz ve Özgür adlı öykü kitaplarının içeriğine göre; Sokratik sorgulama soruları bavul ve ayakkabı kavramlarıyla ilgili kurgulanan metinler üzerine tasarlanmıştır. Verilerin elde edilmesi ve incelenebilmesi adına katılımcıların izinleri doğrultusunda ses kaydı alınıp sonrasında deşifre edilmiştir. Elde edilen veriler Gilles Deleuze'nin rizom analizi, Ruth Wodak'ın tarihsel söylem yaklaşım analizi ve betimsel analize göre çözümlenmiştir. Araştırma sonucunda ise, yabancı uyruklu ilkokul 3. ve 4. sınıf öğrencilerinin yabancılaşma içinde olmadıkları sonucuna ulaşılmıştır. Kendiliklerini gerçekleştirmelerine yönelik de olumsuz bir durum tespit edilmemiştir.

Diyalojik pedagojiEleştirel pedagojiEğitsel eleştiri modeli+5
Şennur Demir Akgül
Hacettepe University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Okul öncesi dönem çocuklarının motor becerileri ile yürütücü işlev becerileri arasındaki ilişkinin incelenmesi

Okul öncesi dönem gelişimin en hızlı ilerlediği dönemlerden biridir. Çocuklar hareket ederek dış dünyayı tanır ve adaptasyon sağlar. Motor gelişim, bireye özgü özelliklerin ve çevresel etkenlerin etkileşimiyle kazanılan hareket yeterliliğidir. Bebeklikten itibaren motor gelişim bireyin bilişsel gelişimi için ön koşul olarak incelenmektedir. Bilişsel gelişim ile birlikte kazanılan üst düzey bilişsel becerilerden olan yürütücü işlevler; hedefe yönelik davranışları gerçekleştirmek, çevrede meydana gelen değişikliklere ve ihtiyaçlara uyum sağlayabilmek için gereklidir. Yürütücü işlev becerilerinin de birçok alanla ilişkisi araştırma konusu olmuştur. Son dönemde yapılan çalışmalar göstermektedir ki çocukların motor becerileri geliştirmek için yapılan etkinlikler, fiziksel ve bilişsel gelişimini desteklemektedir. Araştırmaların öncülük etmesine rağmen motor-bilişsel ilişkileri daha iyi betimlemek üzere daha fazla çalışmaya ihtiyaç duyulmaktadır. Bu araştırma ile okul öncesi dönem çocukların motor becerileri ile yürütücü işlev becerileri arasındaki ilişkinin incelenmesi hedeflenmiştir. Araştırma nicel bir çalışma olup, çalışma grubunu Ankara il merkezindeki MEB'e bağlı resmi anaokullarında eğitim görmeye devam eden 60-72 ay arasındaki 141 çocuk oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak Beery-Buktenica Gelişimsel Görsel-Motor Koordinasyon Testi, Büyük Kas Motor Gelişim Testi -2 (BKMGT-2), Çocukluk Dönemi Yürütücü İşlevler Envanteri (ÇDYİE) ve aile çocuk formu kullanılmıştır. Araştırma sonucunda ince motor beceriler ve yürütücü işlev becerileri arasında istatistiksel olarak anlamlı ilişki bulunmuştur. Büyük kas motor beceriler ve yürütücü işlev becerileri arasında anlamlı bir ilişki bulunamamıştır. Motor beceriler ile yaş arasında pozitif korelasyon bulunurken, yürütücü işlevleri ve yaş arasında ilişki tespit edilmemiştir. Nesne kontrol becerisi ve ketleyici kontrol puanları erkekler lehine anlamlı çıkarken, diğer alt test puanları cinsiyete göre istatistiksel olarak anlamlı farklılık göstermemiştir.

Şerife Gözde Tunk
Hacettepe University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2024
00
DoktoraAçık ErişimTR

Erken çocukluk eğitimi öğretmenlerinin olgun oyuna ilişkin uygulamalarının ve görüşlerinin oyundaki öğretmen rolü çerçevesinde incelenmesi

Bu araştırmanın amacı, Olgun Oyun Gözlem Ölçeği'nin Türkçe'ye uyarlama çalışmasını yapmaktır ve erken çocukluk eğitimi öğretmenlerinin olgun oyuna ilişkin uygulamalarını ve görüşlerini incelemektir. Araştırmada karma yöntemler araştırmasının açımlayıcı sıralı deseni kullanılmıştır. Nicel aşamada, uygun örnekleme yöntemi ile belirlenen 72 erken çocukluk eğitimi öğretmeni ve bu öğretmenlerin sınıfları ile çalışılmıştır. AFA ve DFA analizi sonucunda ölçeğin, çocuk ve öğretmen olmak üzere iki boyutlu bir yapıya sahip olduğu ve öğretmen boyutunun çocuk boyutunu yordadığı tespit edilmiştir. Araştırmanın nitel aşamasında bütüncül çoklu durum deseni kullanılmıştır. Nitel araştırmanın çalışma grubunu, uygun ve aşırı durum örneklemesi ile belirlenen 6 erken çocukluk eğitim öğretmeni oluşturmaktadır. Araştırmada veriler, yarı yapılandırılmış gözlem formu, görsel dokümanlar ve yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılarak toplanmıştır. İçerik analizi yönteminin kullanıldığı bu araştırmada çoklu durum analizi yapılmıştır. Birleştirme aşamasında nicel, nitel ve birleştirilmiş bulgular, birleştirilmiş görseller aracılığıyla sunulmuş ve meta çıkarımlarda bulunulmuştur. Gözlem bulgularına göre, ölçekten düşük puan alan Durum 1'deki öğretmenler oyuna aktif katılım göstermemiş ve olgun oyunu destekleyici davranışlar sergilememiştir. Buna karşın ölçekten yüksek puan alan Durum 2'deki öğretmenler oyunda yardımcı oyuncu ve oyun lideri rollerini üstlenmiş ve olgun oyunu destekleyici davranışlar göstermiştir. Görüşme bulgularına göre, her iki durumdaki öğretmenler güvenliği sağlayıcı, izleyici ve oyuncu rollerini üstlenmiş ve olgun oyun destekleyici davranışlar sergilemiştir. Birleştirilmiş bulgulara göre ise Durum 2'deki öğretmenler, Durum 1'deki öğretmenlere göre çocukların oyunlarına daha aktif katılım sağlayarak olgun oyunu desteklemektedir. Bununla birlikte her iki durumdaki öğretmenlerin olgun oyunu ileri düzeyde desteklemedikleri göz önünde bulundurularak, öğretmenlerin olgun oyunu destekleyici öğretmen müdahalesine ilişkin teorik ve uygulamalı eğitimlere ihtiyaçlarının olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar sözcükler: olgun oyun, öğretmenlerin rolleri, öğretmenlerin görüşleri, karma yöntemler araştırması

Selin Karaman
Hacettepe University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2024
00
DoktoraAçık ErişimTR

Hikâye haritası ve çift girişli günlük stratejilerinin ilkokul öğrencilerinin eleştirel okuma ve öyküleyici yazma becerilerine yansımaları

Bu araştırmanın amacı, çocuk edebiyatı eserlerinden faydalanılarak okuryazarlık becerilerinin gelişimini destekleyen stratejiler arasında yer alan hikâye anlama öğretimi stratejilerinden çift girişli günlük ve hikâye haritası stratejileri ile öğrencilerin eleştirel okuma ve öyküleyici yazma becerilerindeki yansımaları incelemektir. Araştırma nitel bir yaklaşımla durum çalışması desenine göre yürütülmüştür. Araştırmanın çalışma grubunu, 2022-2023 eğitim öğretim yılının bahar döneminde öğrenim görmekte olan 19 dördüncü sınıf öğrencisi oluşturmaktadır. Altı haftalık uygulama sürecinde farklı çocuk edebiyatı eserleriyle çalışılarak uygulama haftalarında çalışılan çocuk kitaplarına yönelik hikâye haritası stratejisinin uygulandığı etkinlik, çift girişli günlük stratejisinin uygulandığı etkinlik ve öyküleyici yazma formu aracılığıyla araştırmanın verileri toplanmıştır. Eleştirel okuma becerisinin alt boyutlarıyla birlikte değerlendirilmesinde "Eleştirel Okuma Değerlendirme Aracı" ile öyküleyici yazma becerisinin değerlendirilmesinde ise literatürde bulunan "Hikâye Unsurlarını Değerlendirme Aracı" kullanılmıştır. Araştırmada toplanan veriler betimsel analiz ile çözümlenmiştir. Araştırmadan elde edilen bulgulara göre, uygulama süreci boyunca eleştirel okuma becerisinin alt boyutlarından orta-iyi düzeyde gelişme gösteren öğrenci yanıtlarının en yüksekten en düşüğe doğru sırasıyla anlam oluşturma, değerlendirme, sorgulama, yansıtma ve ilişkilendirme boyutlarında olduğu görülmüştür. Yansıtma ve ilişkilendirme boyutları uygulama sürecinde öğrencilerin eleştirel okuma becerisinin zayıf-çok zayıf düzeylerinde olduğunu göstermiştir. Öğrencilerin öyküleyici yazma becerisine yönelik elde edilen bulgular ise öğrencilerin uygulama süreci boyunca yazdıkları öykülerinin hikâye unsurlarına göre değerlendirilmesi sonucunda ana karakter, yer, zaman, başlatıcı olay, problem, problem çözme teşebbüsleri ve sonuç unsurlarında kısmen yeterli ve yeterli düzeyde gelişme gösterdikleri tespit edilmiştir. Ayrıca öğrencilerin Hikâye Haritası Etkinliğini doldurmalarındaki gelişim yazdıkları öykülerde de öykü unsurlarını kullanma durumlarına olumlu bir şekilde yansıdığı görülmektedir.

Yasemin Erdem
Hacettepe University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Ses temelli okuma yazma öğretiminde öğretmenlerin yaşadıkları sorunlar ve çözüm önerileri

Okuma, merak duygusunu güdüleyen, farklı dünyaların kapılarını açan, yaşamın en önemli parçası denilebilecek bir beceridir. Bu beceriyi, kimileri bireysel ya da çevresel faktörler nedeniyle okula başlamadan; kimileri ise ilkokula başladıklarında öğretmenlerinin rehberliğinde öğrenmek istemektedir. Öğretmenler, öğrencilerinin bireysel farklılıklarını ve hazırbulunuşluklarını göz önüne alarak, onlar için en doğru yöntemi uygulayarak, böylesine önemli bir beceriyi edinmeleri noktasında öğrencilerine rehberlik etmektedirler. Ülkemizde farklı yöntemler denenmiş olsa da 2004-2005 eğitim-öğretim yılı itibariyle Ses Temelli Cümle Yönteminin uygulanmasına başlanmıştır. Bu araştırmada, Ses Temelli Cümle Yöntemiyle öğretim yaparken ses gruplarının öğrenciler için uygunluğu ve hangi seslerin öğretim sırasının süreci olumsuz etkilediği, okuma yazma sürecinde öğretmenlerin karşılaştıkları zorlukların neler olduğu üzerine öğretmenlerle yarı yapılandırılmış görüşme formu ile bulgular edinilmek ve çözüm önerileri geliştirmek amaçlanmıştır. Araştırma sonucunda edinilen verilerin yorumlanmasında içerik analiz yöntemi kullanılmıştır. Desen olarak ise durum çalışması nitel araştırma deseni kullanılmıştır. Araştırmanın örneklemi ölçüt örneklem ve maksimum çeşitlilik örneklemesi yöntemi kullanılarak 2023-2024 eğitim öğretim yılında Diyarbakır ilinde birinci sınıf öğretmenliği yapan ve Ses Temelli Cümle Yöntemiyle en az bir kere birinci sınıf okutmuş 20 öğretmenden oluşturulmuştur. Araştırmada, öğrencilerin okuma yazma sürecine hazırlık aşamasında hazırbulunuşluklarına yönelik eksikler olduğu tespit edilmiş ve bu eksiklere yönelik önerilerde bulunulmuştur. Öğretmenlerin, ses gruplarında bazı seslerin yazma bazı seslerin okuma bazı seslerin ise birbirlerine benzemesi nedeniyle karışıklar yaşandığı belirtilmiştir. Belirtilen seslerin neden yerlerinin değiştirilmesi gerektiği ile ilgili öğretmen görüşleri alınmış, incelenmiş ve bulgulara araştırmada yer verilmiştir.

Berfin Güneri
Hacettepe University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Okul öncesi öğretmenlerinin farklılaştırılmış öğretim ile ilgili uygulamalarının ve görüşlerinin incelenmesi

Bu çalışmanın temel amacı okul öncesi öğretmenlerinin farklılaştırılmış öğretim ile ilgili uygulamalarının ve görüşlerinin incelenmesidir. Araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden olgubilim (fenomenoloji) deseni kullanılmıştır. Kahramanmaraş ilinde görev yapmakta olan üç okul öncesi öğretmeninin farklılaştırılmış öğretimle ilgili uygulamaları gözlemlenmiş ve katılımcı öğretmenlerle birebir görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Bu doğrultuda önce öğretmenlerden gözlemler yapılarak veriler toplanmıştır. Gözlemler sırasında katılımcı öğretmenlerin içerik, süreç ve ürün boyutunda yaptıkları farklılaştırmalar ile öğrenme ortamlarının düzenlenmesi ve değerlendirme sürecinde yaptıkları farklılaştırma uygulamaları gözlemlenmiştir. Her sınıfta üçer gözlem yapılmış ve gözlem sürecinin sonunda her öğretmenle bire bir görüşmelerin yapılmıştır. Verilerin analizi, nitel analiz yöntemlerinden olan tümevarımsal ve tümdengelimsel veri analizi olmak üzere iki yöntem birlikte kullanılarak yapılmıştır. Araştırmanın geçerliği ve güvenirliği için veri çeşitliliği tekniği kullanılmış olup, görüşmelerin öncesinde pilot görüşmeler yapılmıştır. Araştırmanın bulguları farklılaştırılmış öğretimde içeriğin farklılaştırılması, farklılaştırılmış öğretimde sürecin farklılaştırılması, farklılaştırılmış öğretimde ürünün farklılaştırılması, öğrenme ortamlarının farklılaştırılması ve farklılaştırılmış öğretimde değerlendirme temaları doğrultusunda analiz edilmiştir. Bu çalışma, okul öncesi öğretmenlerinin farklılaştırmayı farklı şekillerde uyguladığını betimlemekle birlikte, öğretmenlerin öğrenme süreçlerini zenginleştirme noktasında desteğe ihtiyaç duyduklarını göstermektedir.

Eda Alkılınç
Hacettepe University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2024
00
DoktoraAçık ErişimTR

Etkileşimli kitap okuma uygulamalarının çocukların dil ve sosyal-duygusal gelişimine etkisinin incelenmesi

Bu çalışmada 48-66 aylık çocuklara etkileşimli kitap okuma tekniği ile yapılan uygulamalarının geleneksel okuma tekniğine kıyasla dil ve sosyal duygusal gelişimlerine etkisi araştırılmıştır. Araştırma bağımsız anaokulunda 87 çocukla yürütülmüştür. Araştırma karma yöntem deneysel desendir. Veri toplama araçları olarak Aile Bilgi Formu, Kitap Okumaya Yönelik Tutum Ölçeği, Denver II Gelişimsel Tarama Testi, Türkçe Erken Dil Gelişim Testi ve Okul Öncesi Sosyal Duygusal Gelişim Değerlendirme Ölçeği kullanılmıştır. Uygulamada deney gruplarına etkileşimli kitap okuma tekniği ile, kontrol grubuna ise geleneksel kitap okuma tekniği ile 30 kitap okunmuştur. Araştırma sonucunda 48-60 aylık gruplarda ve 60-66 aylık gruplarda dil gelişiminde istatistiksel olarak etkileşimli kitap okuma tekniğinin geleneksel okuma tekniğine göre dil gelişimini daha çok desteklediği bulunmuştur. Aynı gruplarda sosyal duygusal gelişimlerinin değerlendirilmesi sonucu 48-60 aylık çocukların OSGÖ toplam puanlarında anlamlı farklılık bulunmuşken; 60-66 aylık çocuklarda anlamlı farklılık bulunamamıştır. 48-60 ve 60-66 aylık çocukların OSGÖ toplam puanlarının ön test ve son test bağımlı örneklem t testi sonuçlarında anlamlı farklılık bulunmuştur. Bu sonuca bağlı olarak bu gruplarda her iki tekniğinde sosyal duygusal gelişimi desteklediği; 48-60 aylık grupta etkileşimli kitap okuma tekniğinin geleneksel kitap okuma tekniğine göre daha etkili olduğu bulunmuştur. Ele alınan sosyal alt alanlarda 48-60 aylık grupta olumlu benlik imajı sergileme, hareketlilik düzeyini ve dikkatini düzenleme, çeşitli uyum becerileri alt boyutlarında anlamlı farklılık elde edilirken; bağımsızlık gösterme alt boyutu 48-60 ay ve 60-66 aylık çocuklarda anlamlı farklılık göstermiştir. Anahtar sözcükler: etkileşimli kitap okuma, geleneksel kitap okuma, dil gelişimi, sosyal-duygusal gelişim

Ayşenur Ulusoy Ünlü
Hacettepe University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2024
00