Bolu Abant Izzet Baysal University
Discipline

Kanatlı Hayvan Yetiştiriciliği Anabilim Dalı

Bolu Abant Izzet Baysal University

23

Archived Theses

0

DOIs Assigned

0%

DOI Rate

Discipline

23 Theses
Master'sOpen AccessTR

Bıldırcın karma yemlerine sepiyolit ilavesinin performans üzerine etkisi

Bu araştırma bıldırcın rasyonlarında sepiyolit kullanımının performans üzerine etkisini ortaya koymak için yapılmıştır. Denemede toplam 90 adet 7 günlük Japon bıldırcın (Coturnix coturnix japonica) civcivi kullanılmıştır. Deneme her biri 30 adet civcivden oluşan 1 kontrol ve 2 deneme olmak üzere 3 grup halinde yürütülmüştür. Civcivler her grupta 30 adet civciv olacak şekilde 5 alt gruba ayrılmıştır. Sepiyolit bıldırcın karma yemlerine %0.5 ve 1.0 düzeylerinde katılmıştır. Yapılan 28 günlük çalışmada sepiyolitin %0.5 ve 1.0 düzeylerinde besi dönemindeki bıldırcın karma yemlerine ilave edilmesi canlı ağırlık, canlı ağırlık artışı, yem tüketimi, yem dönüşüm oranı ve karkas randımanında istatistik açıdan önemli bir farklılık yaratmamıştır. Ayrıca gruplar arasında karaciğer, kalp ve taşlık ağırlığının relatif yüzdeleri bakımından da bir farklılık bulunmamıştır. Sonuç olarak bıldırcın karma yemlerinde %0.5 ve 1.0 düzeylerinde sepiyolit kullanılması performans açısından bir faklılık oluşturmamıştır. Bıldırcın rasyonlarında daha yüksek düzeylerde sepiyolit ilavesiyle çalışmalar yapılmalıdır.

Mahbube Bozoğlu
Bolu Abant Izzet Baysal University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Broyler rasyonlarına liyofilize arı sütü ilavesinin performans, kesim özellikleri ve CAT, SOD ve IGF-I gen ekspresyon seviyeleri üzerine etkisi

Bu çalışma etlik piliç rasyonlarına liyofilize arı sütü (LAS) ilavesinin performans üzerine olan etkilerini incelemek amacıyla yapılmıştır. Çalışmada 1 günlük yaşta 96 adet Ross 308 erkek etlik civciv kullanılmıştır. Deneme 4 muamele (kontrol, 25 ppm liyofilize arı sütü (LAS1), 50 ppm liyofilize arı sütü (LAS2) ve 75 ppm liyofilize arı sütü (LAS3)), her muamele 4 alt grup ve her alt grupta 6 hayvan olacak şekilde tasarlanmıştır. Yetiştirme dönemine göre rasyonlara belirlenen oranlarda arı sütü ilavesi yapılarak yemler serbest olarak verilmiştir. Çalışma 42 gün sürdürülmüştür. Çalışmada haftalık olarak canlı ağırlık ve yem tüketimi verileri alınmış, çalışmanın 35. ve 42. günlerinde yapılan kesimlerde performans, karkas ve iç organ ağırlıklarına ait veriler elde edilmiştir. Gruplar arasındaki canlı ağırlık, canlı ağırlık artışı, yem tüketimi ve yemden yararlanma oranları arasındaki farklılıklar istatistiksel olarak önemli bulunmamıştır (P>0.05). Karkas ağırlığı, karkas randımanı ve iç organ ağırlıkları açısından da gruplar arasında önemli bir farklılık tespit edilmemiştir (P>0.05). Karaciğerde süperoksit dismütaz (SOD) gen ekspresyon seviyesi bakımından gruplar arasında fark önemli bulunmazken (P>0.05), katalaz gen ekspresyon seviyesinin LAS2 grubuna göre LAS3 grubundaki, insulin benzeri büyüme faktörü gen ekspresyon seviyesinin LAS1 grubuna göre LAS2 grubundaki değerleri arasındaki farklılık önemli bulunmuştur (P<0.05). Sonuç olarak 25, 50 ve 75 ppm liyofilize arı sütü ilavesinin etlik piliçlerde performans ve kesim özelliklerini etkilemediği fakat katalaz ve insulin benzeri büyüme faktörü gen ekspresyon seviyelerini artırdığı görülmüştür. Liyofilize arı sütünün etlik piliçlerde performans ve kesim özellikleri üzerine etkili olacağı dozların tepsiti amacıyla daha düşük ve yüksek dozlarla yeni çalışmalar yapılabilir.

Yusuf Talha İçoğlu
Bolu Abant Izzet Baysal University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Broyler rasyonlarına nar kabuğu tozu ve probiyotik ilavesinin büyüme performansı ve kesim özellikleri üzerine etkisi

Bu çalışma etlik piliç rasyonlarına probiyotik, nar kabuğu tozu ve karışımlarının farklı miktarlarda eklenmesinin performans ve iç organ ağırlıkları üzerine etkisini araştırmak amacıyla yapılmıştır. Toplam 96 adet 1 günlük erkek Ross 308 etlik civciv kullanılmıştır. Araştırmada her biri 24 civcivden oluşan bir kontrol ve 3 muamele grubu oluşturulmuştur. Kontrol grubu bazal yemle, diğer gruplar ise bazal yeme probiyotik (1,5 g/kg), nar kabuğu tozu (3 g/kg), ve probiyotik (1,5 g/kg) + nar kabuğu tozu (3 g/kg) ilave edilen yemlerle ad-libitum olarak beslenmiştir. Deneme 42 gün devam etmiştir. Civcivlerin canlı ağırlık, yem tüketimi ve yemden yararlanma değerleri yem değişim günlerinde yapılan ölçümlerle tespit edilmiştir. Ticari etlik piliç kesim günleri dikkate alınarak karkas ve iç organ ağırlıklarının tespiti amacıyla hayvan materyalinin yarısı 35. günde diğer yarısı 42. günde kesilmiştir. Deneme sonunda gruplar arasında yem dönüşüm oranı bakımından önemli bir fark bulunmazken canlı ağırlık değerleri açısından önemli fark bulunmuştur (p<0.05). İç organ ağırlıklarından sadece karaciğer ağırlığında önemli bir değişim görülmüştür (p<0.05). Sonuç olarak yemlere nar kabuğu tozu ilavesinin canlı ağırlık ve canlı ağırlık artışı değerleri üzerine olumlu etki ettiği ve etlik piliç rasyonlarına 3 g/kg nar kabuğu tozunun yem katkı maddesi olarak katılabileceği belirlenmiştir.

Onur Demir
Bolu Abant Izzet Baysal University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Kanatlı endüstrisi yan ürünlerinden biyo-bozunur film üretimi ve karakterizasyonu

Gıdalar üretimden tüketime kadar pek çok farklı şekilde kalite kaybına uğramaktadır. Bu nedenle; depolama, nakliye ve pazarlama süresince gıdaların duyusal özellikleri ve besin değeri korunurken söz konusu kalite kayıplarının önlenmesi esastır. Son yıllarda gıda endüstrisinde işletmeler öncelikle müşteri memnuniyetini sağlamak için yoğun şekilde rekabet etmektedirler. Diğer taraftan toplumsal eğitim seviyesinin gelişmesi ile günümüz tüketicisi daha güvenli, sağlıklı, katkısız, az işlenmiş ve kısa sürede bozulmayan gıdalar talep etmektedir. Aynı zamanda gıda ambalajı olarak ise çevre dostu, kolay ulaşılabilen, şeffaf ve sürdürülebilir gıda ambalajlarını tercih etmektedirler. Bu tez çalışmasında kanatlı sanayi artıklarından elde edilen tavuk jelatini, kafeik asit, rutin ve gliserol kullanılarak modifiye edilmiş; sonuçta tavuk jelatini temelli bir biyo-bozunur ve çevre dostu bir ambalaj üretilmiştir. Yapılan bu çalışmada hem kanatlı sanayi artıkların kullanılması suretiyle hayvansal atıkların değerlendirilmesi ve çevreye olan zararlı etkilerinin minimuma indirilmesi; hem de petrol türevi plastik ambalajlara alternatif olarak çevre dostu biyobozunur bir ambalaj materyali geliştirilmesi amaçlanmamıştır. Elde edilen tavuk jelatini, farklı miktarlardaki kafeik asit, rutin ve gliserol kullanılarak çapraz bağlar oluşturulmuş ve ambalaj filmleri elde edilmiştir. Bu süreç, Yanıt Yüzey Yöntemine göre (Response Surface Methodology) Merkezi Birleşik Desen (Central Composite Design) kullanılarak optimize edilmiştir. Bu bağlamda 15 ayrı kombinasyondan elde edilen farklı özelliklere sahip tavuk jelatini bazlı biyobozunur filmlerin kalite özellikleri değerlendirilmiştir. Üretmiş olduğumuz filmlerde nem ölçümü, kalınlık miktarı, ışık geçirgenlik özellikleri, renk özellikleri, suda çözünürlük, su buharı geçirgenliği, mekaniksel özellikler (gerilme direnci ve uzayabilirlik) gibi analizler yapılmıştır.

Büşra Zeynep Güler
Bolu Abant Izzet Baysal University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Etlik damızlıklarda yumurta kabuk renginin kuluçka performansına etkisi

Bu çalışmada etlik damızlıklarda, yumurta kabuk renginin bazı kuluçka performans özellerine etkisi araştırılmıştır. Orta yaşlı (29 hafta) iki farklı Ross 308 etlik damızlık sürüsünden elde edilmiş kuluçkalık yumurtalar kabuk renklerine göre kahverengi (kontrol) ve beyaz (deneme) olarak iki gruba ayrılarak kuluçkaya basılmıştır. Kuluçka dönemi ve sonrasında belirlenen performans özellikleri karşılaştırılmıştır. Çalışma sonucunda, kabuk rengindeki döllülük oranı, toplam kayıp (pozisyon hatası vb.) kuluçka randımanı ve çıkış gücü değerlerini önemli ölçüde etkilediği bulunmuştur (p<0.05). Buna karşılık, erken, orta ve geç dönem embriyo ölümlerini önemli seviyede etkilemediği tespit edilmiştir (p>0.05). Araştırma sonucunda, kontrol grubu olarak belirlenmiş kahverengi kabuklu yumurtalarda daha iyi kuluçka performansı elde edildiği belirlenmiştir.

Emir Hisarcıklıoğlu
Bolu Abant Izzet Baysal University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Kuluçkada farklı seviyelerde çörekotu özütü kullanımının etlik civcivlerdeki kalp ve akciğer ağırlığına etkisi

Bu araştırmada, etlik civcivlerde kalp ve akciğer ağırlıklarındaki değişimler, damızlık sürünün yaşına ve kuluçka makinesinde uygulanan farkı seviyelerdeki bitki özütü miktarına bağlı olarak incelenmiştir. Bu amaçla, genç (34 hafta), orta yaşlı (43 hafta) ve yaşlı (59 hafta) Ross 308 etlik damızlık sürülerinden toplam 1920 yumurta kullanılmıştır. Yumurtalara, kuluçka dönemi boyunca 4 farklı seviyede (0, 0.5, 1.0 ve 2.0 ml/l) suda çözünmüş çörek otu (Nigella sativa) özütü sprey şeklinde uygulanmıştır. Kuluçka dönemi sonunda, elde edilen civciv ağırlığı, kalp ağırlığı ve akciğer ağırlığı verileri karşılaştırılmıştır. Damızlık sürü yaşının civciv ve kalp ağırlığını etkilediği (p < 0,05), akciğer ağırlığını ise etkilemediği görülmüştür (p > 0.05). Yaşlı sürülerde, genç ve orta yaşlı sürülere göre daha yüksek civciv ve kalp ağırlıkları elde edilmiştir (p < 0.05). Özüt uygulamasının ise sadece kalp ağırlığını etkilediği görülmüş, 1.0 ml uygulamasındaki kalp ağırlığı, kontrol grubu ve 0.5 ml uygulama grubundakilerden daha yüksek olmuştur (p < 0.05). Buna karşılık, interaksiyon etkisi önemli bulunmuş, incelenen özelliklerde uygulama seviyesine bağlı olarak rakamsal farklar olduğu, bu rakamsal farkların özellikle yaşlı sürülerde ve 2.0 ml dışındaki uygulama seviyelerinde daha belirgin olduğu görülmüş ve bazı gruplar arasındaki farklılıklar önemli bulunmuştur (p < 0.05). Araştırma sonucunda, sürü yaşının civciv ve kalp ağırlığını etkilediği, kuluçkada çörek otu özütü uygulamasının ise sadece belirli dozlarda ve belirli ölçülerde kalp ağırlığını etkilediği tespit edilmiştir. Konu ile ilgili çalışmalara devam edilmesi ve farklı bitki özütlerinin tek başına veya birlikte kullanımlarıyla ilgili yetiştirme ve kesim aşamalarını da içeren daha ayrıntılı çalışmaların yapılması faydalı olacaktır.

Mehmet Ali Duman
Bolu Abant Izzet Baysal University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Broyler karma yemlerine farklı düzeylerde bitkisel ekstrakt karışımı ilavesinin performans üzerine etkisi

Bu araştırma; karma yemlere değişik oranlarda katılan bitkisel ekstrakt karışımının broyler hayvanların performansının, iç organ ağırlıklarının ve karkas özelliklerinin üzerine tesirini belirlemek maksadıyla yapılmıştır. Araştırmada 144 adet Ross 308 günlük erkek broyler civciv kullanılmıştır. Her biri 36 adet olan kontrol ve üç deneme grubuna ayrılmıştır. Dönemlere göre yapılan karma yemlerde 0, 20, 40, 60 mg/kg düzeylerinde bitkisel ekstrakt karışımı kullanılmıştır. Deneme 35 gün sürmüştür. Deneme süresince broyler rasyonlarına farklı düzeylerde bitkisel ekstrakt karışımı ilavesinin dönemlere göre canlı ağırlık, canlı ağırlık artışı, iç organ ağırlıkları ve karkas özellikleri bakımından istatistik açıdan herhangi bir etkisi gözlenmemiştir. Çalışmada kullanılan bitkisel ekstrakt karışımının yem tüketimi ve yem dönüşüm oranında dönemsel olarak ortalama değerler arasındaki farklılık istatistik açıdan önemli bulunmuştur (p<0,05). Sonuç olarak broyler karma yemlerine farklı düzeylerde bitkisel ekstrakt karışımı kullanılması performans açısından önemli bir etkiye sahiptir.

Sefer Kapanşahin
Bolu Abant Izzet Baysal University · Institute of Graduate Studies
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Bıldırcın karma yemlerine farklı düzeylerde bitkisel ekstrakt karışımı ilavesinin performans üzerine etkisi

Bu araştırma bıldırcın rasyonlarında bitkisel ekstrakt kullanımının performans üzerine etkisini ortaya koymak için yapılmıştır. Denemede toplam 108 adet 10 günlük Japon bıldırcın (Coturnix coturnix Japonica) civciv kullanılmıştır. Deneme her biri 36 adet bıldırcından oluşan 1 kontrol ve 2 deneme olmak üzere 3 grup halinde yürütülmüştür. Her grup 4 alt gruba ayrılmıştır. Bitkisel ekstrakt karışımı bıldırcın karma yemlerine 30 mg/kg ve 60 mg/kg düzeylerinde katılmıştır. Deneme 28 gün sürmüştür. Bıldırcın rasyonlarına farklı düzeylerde bitkisel ekstrakt karışımı ilavesi 28 günlük denemede canlı ağırlık, canlı ağırlık artışı, yem tüketimi, yem dönüşüm oranını olumlu yönde etkilemiştir. İç organ ağırlıkları ve karkas randımanı bakımından ise istatistik açıdan herhangi bir etkisi gözlenmemiştir. Sonuç olarak bıldırcın karma yemlerine farklı düzeylerde bitkisel ekstrakt karışımı kullanılması performans açısından önemli bir etkiye sahiptir.

Murat Aydoğan
Bolu Abant Izzet Baysal University · Institute of Graduate Studies
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Nar Kabuğu Tozu ve Probiyotik İlaveli Yem İle Beslenen Etlik Piliçlerin Et Kalite Parametrelerinin İncelenmesi

Bu çalışma etlik piliç rasyonlarına nar kabuğu tozu ve probiyotik karışımlarının eklenmesinin karkas performansı ve et kalitesi üzerine etkisini araştırmak amacıyla yapılmıştır. Bu amaçla, erkek Ross 308 etlik civcivler dört gruba ayrılmış, kontrol grubu bazal yemle, diğer gruplar ise bazal yeme probiyotik (1,5 g/kg), nar kabuğu tozu (3 g/kg), ve probiyotik (1,5 g/kg) + nar kabuğu tozu (3 g/kg) ilave edilen yemlerle ad-libitum olarak beslenmiştir. Etlik piliçler 35. ve 42. günde kesilmiş, karkaslar rigor mortisten sonra analize alınmıştır. Karkas, iç organlar ve karkas parçaları ağırlıkları, etlerin bileşim özellikleri, teknolojik özellikleri araştırılmıştır. Yeme ilave edilen katkılar karkas ağırlıklarını etkilemezken iç organ ağırlıklarında azalma belirlenmiştir (P<0.05). Katkı maddeleri genel olarak göğüs ve but etlerinde kuru madde ve protein değerlerini etkilememiş, su tutma kapasitelerinde artış belirlenmiştir. Probiyotikler pH değerini artırıcı etki göstermiştir (P<0.05). Kalp ve taşlık gibi iç organların pişirme kayıpları azalma eğilimi göstermiştir, sıkılık ve kesme sertliği değerleri ise etkilenmemiştir. Renk değerleri de ilave edilen probiyotik ve nar kabuğundan etkilenmiş örneklerin L*, a* ve değerlerinde artışlar belirlenmiştir. Sonuç olarak etlik piliçlerin beslenmesinde yeme ilave edilen nar kabuğu ve probiyotik verim açısından karkas ağırlıklarını etkilemezken, etin teknolojik özelliklerinde olumlu gelişmeler gözlenmiştir. ANAHTAR KELİMELER: Etlik Piliç, Performans, Nar Kabuğu Tozu, Probiyotik, Karkas.

Etlik piliç
Caner Uzuner
Bolu Abant Izzet Baysal University · Institute of Graduate Studies
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Farklı dozlarda arı sütü ile beslenen etlik piliçlerin etleri ile yenilebilir iç organlarının kalite özelliklerinin belirlenmesi

Bu çalışmada etlik piliç rasyonlarına liyofilize arı sütü eklenmesinin karkas performansına ve et kalitesineetkisi araştırılmıştır.Bu amaçla ticari işletmeden alınan bir günlük Ross 308 etlik erkek civcivler dört gruba ayrılmış, kontrol grubu bazal yemle, diğer gruplar ise bazal yeme farklı oranlarda arı sütü (25-50 ve 75 ppm) ilave edilen yemlerle ad-libitum olarak beslenmiştir. Etlik piliçler 35. ve 42. günlerde kesilmiş, soğutularak rigormortistensonra analize alınmıştır. Karkas, iç organlar ve karkas parçaları ağırlıkları, etlerinbileşim ve teknolojik özellikleri araştırılmıştır. Yeme ilave edilen arı sütününkarkas ağırlıklarındave iç organ ağırlıklarında bir değişime sebep olmadığıbelirlenmiştir. Arı sütü göğüs ve but etlerinde protein değerlerini ve kuru madde değerlerini etkilememiştir. Su tutma kapasitelerinde ise artış belirlenmiştir.pH değerlerinde ise artırıcı etki göstermiştir (P<0.05). Göğüs etlerinin 35 ve 42. gün pişirme kayıpları azalırken but etlerinin pişirme kayıpları artmıştır (P<0.05). Su tutma kapasitesi göğüs etlerinde artış göstermiştir.Örneklerin renk değerlerinde farklılık görülmemekle birlikte sadece a* değerinde artışlar belirlenmiştir. Tadım testi sonuçlarında ise ilave edilen arı sütünün tadı etkilemediği tespit edilmiştir. Sonuç olarak etlik piliçlerin beslenmesinde yeme ilave edilen arı sütü verim açısından karkas ağırlıklarını etkilemezken, etin teknolojik özelliklerinde olumlu gelişmeler meydana getirmiştir. ANAHTAR KELİMELER: Etlik Piliç, Performans, Arı Sütü, Karkas

Etlik piliç
Esra Bayır
Bolu Abant Izzet Baysal University · Institute of Graduate Studies
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Jelatin – karragenan esaslı biyo-bozunur film üretimi ve bazı özelliklerinin belirlenmesi

Gıda ambalaj endüstrisindeki çevresel kaygılar, doğal ve yenilenebilir polimerler üzerine yapılan araştırılmaları artırmıştır. Diğer taraftan günümüz tüketicilerinin daha sürdürülebilir ve çevre dostu ambalajlara olan ilgisi giderek artmaktadır. Bu tez çalışmasında, petrol türevi plastik ambalajlara alternatif olarak tavuk jelatini ve karragenan temelli biyo-bozunur kompozit bir film geliştirilmiştir. Biyopolimer filmin fizikokimyasal özelliklerini iyileştirmek amacıyla doğal çapraz bağlayıcılar olan kafeik asit ve rutin kombinasyonu kullanılmıştır. Çalışmada tavuk jelatini / ƙ-karragenan (%0-2) kombinasyonunun, film kalınlığı, nem içeriği, opaklık, renk parametreleri, suda çözünürlüğü, su buharı geçirgenliği ve mekanik dayanıklılık gibi film özellikleri üzerindeki etkileri değerlendirilmiştir. Çalışmanın temel hedeflerinden biri, tavuk jelatini ve karragenan gibi yenilebilir kaynaklardan elde edilen biyopolimerlerin kullanımını teşvik ederek gıda ambalajlarının sürdürülebilirliğini artırmaktır. Ayrıca, bu çalışmada kanatlı sanayi atıklarının değerlendirilmesi ve plastik ambalajların alternatiflerinin geliştirilmesi yoluyla çevre dostu bir yaklaşım benimsenmiştir. Araştırma sonuçlarına göre karragenan eklenmesiyle tavuk jelatini özelliklerinin değiştiği gözlenmiştir. Gerilme direnci karragenan eklenmesiyle artmıştır. Karragenan konsantrasyonundaki artış, su buhar geçirgenliğini azaltmıştır. Bu çalışmada %2.0 karragenan içeren örneğin su buhar geçirgenlik değerinin (0.0012 g.mm/h.m2.kPa), kontrol örneğinin yaklaşık yarısı kadar olduğu görülmüştür. Renk ve opaklık özellikleri açısından, karragenan eklenmesi L* (parlaklık) ve opaklık değerlerini artırmıştır. Elde edilen sonuçlar, tavuk jelatini ve ƙ-karragenan kombinasyonuyla etkili bir film formülasyonu geliştirme firsatı olduğunu göstermiştir. ANAHTAR KELİMELER: Tavuk jelatini, karragenan, biyopolimer film, sürdürülebilir ambalaj, doğal çapraz bağlayıcılar, gıda ambalajı

Gıda ambalajı
Berk Demir Dülger
Bolu Abant Izzet Baysal University · Institute of Graduate Studies
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Broyler karma yemlerine spirulina platensis ilavesinin performans üzerine etkisi

Bu araştırma; broyler civcivlerin karma yemlerine katılan değişik oranlarda Spirulina platensis 'in performans, iç organ ağırlıkları ile karkas randımanı üzerine olan etkilerini belirlemek için yapılmıştır. Çalışmada 144 adet Ross 308 broyler günlük erkek civciv kullanılmış ve araştırma 42 gün devam etmiştir. Her biri 48 adet olan kontrol ve iki deneme grubuna ayrılmıştır. Dönemlere göre yapılan karma yemlerde % 0,0.05, 0.1 düzeylerinde Spirulina platensis kullanılmıştır. Çalışma süresince broyler rasyonlarına farklı düzeylerde katılan Spirulina platensis ilavesinin dönemlere göre performans, karkas randımanı ve relatif iç organ ağırlıkları yüzdesi bakımından istatistik açıdan herhangi bir etkisi gözlenmemiştir. Sonuç olarak optimum koşulların sağlandığı ortamda yapılan bu denemede rasyonlara % 0.05 ve % 0.1 düzeylerinde Spirulina platensis ilavesinin broylerlerde performans üzerine herhangi bir etkisi görülmemiştir. Bununla birlikte stresli ortamlarda, saha koşullarında yetiştirilen broylerlerde rasyonlara Spirulina platensis ilavesinin etkisi araştırılmalıdır.

Melike Kutlu
Bolu Abant Izzet Baysal University · Institute of Graduate Studies
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Rasyonlarına nar kabuğu tozu ve probiyotik ilavesi yapılan etlik piliçlerin serumlarında büyüme faktörlerinin belirlenmesi

Bu çalışma rasyonlarına probiyotik, nar kabuğu tozu ve karışımları eklenen etlik piliçlerin serumlarındaki büyüme faktörlerinin belirlenmesi amacıyla yapılmıştır. Kontrol grubu bazal yemle, diğer gruplar ise bazal yeme probiyotik (1,5 g/kg), nar kabuğu tozu (3 g/kg), ve probiyotik (1,5 g/kg) + nar kabuğu tozu (3 g/kg) ilave edilen yemlerle beslenmiştir. Deneme 42 gün sürdürülmüş ve yemleme ad-libitum olarak yapılmıştır. Çalışmadaki hayvanlardan alınan kanlardan serum elde edilmiştir. Elisa yöntemi ile serumlardaki İnsülin benzeri büyüme faktörü (IGF-1), büyüme hormonu (BH) ve Leptin değerleri tespiti edilmiştir. Serum IGF-1 seviyesi probiyotik (PR) ve Nar kabuğu (NK) grubunda kontrol grubuna göre anlamlı olarak daha düşük bulunmuştur (sırasıyla p=0.015; 0,043) (p<0.05). Serum Leptin seviyesi probiyotik (PR) ve Probiyotik +Nar kabuğu (PR+NK) kontrol ve Nar Kabuğu (NK) grubundan anlamlı olarak daha düşük bulunmuştur (p<0.05). PR grubu ve NK+PR grubunda serum leptin seviyesi Kontrol ve Nar kabuğu (NK) grubundan anlamlı olarak daha düşüktür (p<0,05). Serum Büyüme Hormonu seviyesi probiyotik (PR) ve Nar kabuğu (NK) kontrol ve Probiyotik +Nar Kabuğu (PR+NK) grubundan anlamlı olarak daha düşük bulunmuştur (p<0.05). Nar kabuğu tozunun etlik piliçlerde büyüme faktörleri üzerine etkili olacağı dozların tepsiti amacıyla daha düşük ve yüksek dozlarla yeni çalışmalar yapılabilir.

Serkan Yıldız
Bolu Abant Izzet Baysal University · Institute of Graduate Studies
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Kekik yağı ilave edilmiş tavuk jelatini/kitosan bazlı yenilebilir ambalaj film üretimi ve karakterizasyonu

Gıda ambalajlama endüstrisinde, son yıllarda petrol türevi plastik ambalaj materyalleri yerine doğada biyolojik bozunmaya uğrayan, çevreye zararı olmayan ve yenilebilir özelliklere sahip ambalaja materyallerinin üretimine olan ilgi artış göstermektedir. Özellikle çevresel kaygılar bu konudaki arayışları hızlandırmaktadır. Yenilebilir filmlerin üretiminde çeşitli biyopolimer materyaller kullanılabilmektedir. Bu tez çalışmasında kanatlı sanayi artıklarından elde edilen tavuk jelatini, kitosan ve kekik yağı kullanılarak yenilebilir, doğa dostu ve sürdürülebilir bir gıda ambalajı geliştirilmesi amaçlanmıştır. Çalışmada kompozit ve bilayer olmak üzere iki farklı film üretim metodu kullanılmış, kekik yağı içeren ve içermeyen kombinasyonlar ile birlikte toplamda dört farklı özellikte film elde edilerek üretim metodu ve kekik yağının film özellikleri üzerine olan etkileri değerlendirilmiştir. Jelatinin fiziksel özelliklerini iyileştirmek amacıyla doğal çapraz bağlayıcı olan kafeik asit ve rutin kullanılmıştır. Bu çalışmada tavuk jelatini/kitosan/kekik yağı kombinasyonunun film kalınlığı, nem içeriği, opaklık, renk, su buharı geçirgenliği, suda çözünürlük, mikroyapı ve gıda muhafaza gibi özellikleri üzerindeki etkileri değerlendirilmiştir. Sonuçta bu çalışmada kekik yağı kullanımının, film kalınlık ve suda çözünürlük değerlerini artırdığı görülmüştür. Su buharı geçirgenliği bakımından kompozit örneklerin bilayer örneklere kıyasla daha yüksek geçirgenliğe sahip olduğu tespit edilmiştir. Çalışmada, muhafaza sürecinde ağırlık kaybı değerleri bakımından kıyaslama yapıldığında bilayer filmlerin kompozit filmlere göre daha yüksek ağırlık kaybı gösterdiği tespit edilmiştir.

Sümeyra Selin Cesur
Bolu Abant Izzet Baysal University · Institute of Graduate Studies
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Broyler rasyonlarına nar kabuğu tozu ve probiyotik ilavesinin serum antioksidan seviyeleri üzerine etkisi

Bu çalışma broyler rasyonlarına nar kabuğu tozu ve probiyotiklerin farklı miktarlarda ilave edilmesinin serum antioksidan seviyesi üzerine etkisini araştırmak için yapılmıştır. Toplam 96 adet 1 günlük erkek Ross 308 etlik civciv kullanılmıştır. Araştırmada her biri 24 civcivden oluşan bir kontrol ve 3 muamele grubu oluşturulmuştur. Kontrol grubu bazal yemle, diğer gruplar ise bazal yeme probiyotik (1,5 g/kg), nar kabuğu tozu (3 g/kg), ve probiyotik (1,5 g/kg) + nar kabuğu tozu (3 g/kg) ilave edilen yemlerle ad-libitum olarak beslenmiştir. Deneme 42 gün devam etmiştir. Deneme sonunda serum antioksidan seviyeleri ELISA yöntemiyle analiz edilmiştir. Katalaz ve Glutatyon Peroksidaz seviyeleri Nar kabuğu tozu ilave edilen gruplarda diğer gruplara göre daha önemli bulunmuştur. Süperoksit Dismütaz konsantrasyonu ise hem Nar kabuğu tozu hem de probiyotik gruplarında istatistiksel olarak önemli bulunmuştur. Sonuç olarak yemlere nar kabuğu tozu ve probiyotik ilavesinin serum antioksidan seviyeleri üzerine olumlu etki ettiği ve etlik piliç rasyonlarına 3 g/kg nar kabuğu tozu veya 1,5 g/kg probiyotiğin yem katkı maddesi olarak katılabileceği belirlenmiştir.

Adem Yıldız
Bolu Abant Izzet Baysal University · Institute of Graduate Studies
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Nitrat ve nitrit içeren suların ters ozmos sistemi ile işlenmesinin etlik piliçlerde performansa etkileri

Su, tüm canlıların yaşamlarının devamı için vazgeçilmez bir unsur olup, oksijen kadar temel bir ihtiyaçtır. Fizyolojik, metabolik ve davranışsal süreçlerin sağlıklı devam edebilmesi büyük ölçüde yeterli ve kaliteli suya bağlıdır. Etlik piliç yetiştiriciliğinde içme suyu kalitesinin devamlılığının sağlanması ve kirli sayılan suların alternatifinin olmadığı durumlarda temiz suyun sürekli şekilde sağlanması gerekmekte olup, bunun garantisi için arıtma yöntemleri ihtiyacı ortaya çıkmaktadır. Su kaynaklarındaki nitrat (NO₃⁻) ve nitrit (NO₂⁻) kirliliği, azot kaynaklı organik ve inorganik gübreleme, atık su sızıntıları gibi nedenlerle yükselebilmektedir. Böylece ortaya çıkabilen fizyolojik ve mikrobiyolojik sebeplerle hayvanlarda performans yetiştirme süresi içerisinde olumsuz etkilenebilmektedir. Yüksek nitrat düzeyi yemden yaralanma ve canlı ağırlık artışında azalmalara da sebep olabilmektedir. Bu nedenle su arıtıma teknolojileri ile nitrat ve nitrit giderimi sağlanarak suyun kalitesinin iyileştirilmesi gerekebilmektedir. Ters ozmos (TO) en yaygın yüksek verimli membran filtrasyon yöntemlerinden biridir. TO membranları, sudaki çözünmüş iyonların %80–%99'unu tutarak suyu büyük oranda saflaştırır ve bakteri ile kirlilik etmenleri kökenli bulaşmalardan ari hale getirir. Çalışmada nitrat-nitrit kontaminasyonu olan yeraltı suyu ile TO teknolojisi ile işlenen suyun içme suyu olarak kullanımının etlik piliç performansı üzerindeki etkileri incelenmiş, 4 kontrol 4 deneme bölmesinde 64 etlik piliç civcivi kullanılmış, deneme grubuna arıtılmış su, kontrol grubuna nitrat-nitrit ile kontamine su verilmiştir. Hayvanların gelişim performansı bakımından, canlı ağırlık, yem tüketimi, su tüketimi verilerinde (P˃0.05) önemli bir farklılık görülmemiştir. Çalışma sonuçlarına göre, TO ile muamele edilmiş suyun etlik piliçlerde içme suyu olarak kullanımının 6 haftalık standart ve 8 haftalık uzatılmış yetiştirme dönemlerinde olumsuz bir etkisi olmadığı ve rahatlıkla kullanılabilir olduğu söylenebilir. Bununla birlikte hastalık etmeni varlığında denemeler yapılması önerilebilir.

Hüseyin Emre Erol
Bolu Abant Izzet Baysal University · Institute of Graduate Studies
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Kuluçkada çörek otu ekstraktı kullanımının etlik piliçlerde kuluçka randımanına etkileri

Bu araştırmada, damızlık sürü yaşına ve kuluçka makinesinde bitki özütü uygulama seviyesine bağlı olarak etlik piliçlerde kuluçka randımanındaki değişmeler incelenmiştir. Bu amaçla, genç (27 hafta), orta yaşlı (36 hafta) ve yaşlı (60 hafta) Ross 308 etlik damızlık sürülerden elde edilen toplam 1920 yumurta kullanılmıştır. Bu yumurtaların üzerine kuluçka dönemi boyunca bitki özütü olarak 4 farklı seviyede 0; 0.5 1.0 ve 2.0 ml/l) suda çözünmüş çörek otu (Nigella sativa) özütü sprey şeklinde uygulanmıştır. Dönem sonunda elde edilen erken, orta ve son dönem embriyo ölümleri ile kuluçka randımanı verileri karşılaştırılmıştır. Sürü yaşının erken ve orta dönem embriyo ölümleri ile kuluçka randımanını etkilediği görülmüştür. Genç ve orta yaşlı sürülerde yaşlı sürülere göre erken ve orta dönem embriyo ölümleri daha düşük, kuluçka randımanı ise daha yüksek olmuştur (p < 0.05). Buna karşılık, özüt uygulamasında incelenen özelliklerde uygulama seviyesine bağlı olarak rakamsal farklar olduğu ve bu rakamsal değişikliklerin özellikle yaşlı sürüler bu farkların daha belirgin olduğu görülmüş, ancak bu farkların önemli olmadığı tespit edilmiştir (p > 0.05). Benzer şekilde interaksiyon etkisi de önemsiz bulunmuştur (p > 0.05). Araştırma sonucunda, sürü yaşının incelenen kuluçka özelliklerinin tamamına yakınını etkilediği, kuluçkada çörek otu özütü uygulamasının ise araştırma şartlarında önemli bir fark sağlamadığı tespit edilmiştir. Konu ile ilgili çalışmalara devam edilmesinin ve farklı uygulama seviyeleri ile farklı bitki özütlerinin tek başına veya birlikte kullanımları ile ilgili yetiştirme ve kesim aşamalarını da içine alan daha ayrıntılı çalışmalar gerçekleştirilmesinin faydalı olacağı düşünülmektedir.

Enes Eğilmez
Bolu Abant Izzet Baysal University · Institute of Graduate Studies in Science
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Plastik taban ile derin altlık sistemlerinin etlik ördeklerde kesim performansı ve et kalitesine etkileri

Ördekler kanatlı hayvan yetiştiriciliğinde dünyada ve ülkemizde dördüncü sırayı almaktadırlar. Zamanla iptidai işletmeler yerine endüstriyel üretim sistemleri içerisinde daha fazla yetiştirilmeye başlanmış olup, ülkemizde de yetiştiriciliği artmıştır. Etleri de lezzetli ve talep gören bu hayvanların üretimi entegre üretim sistemi içerisine 2016 yılında dahil olmuştur. Yeni geliştirilen melez ırkların, performans, et kalitesi bakımından altlık sistemleri ile ilişkilendirilmiş yeterli bilgi olmamasından dolayı bu tez hazırlanmıştır. 96 adet Grimaud Star - 53 Pekin ördeği denemenin hayvan materyalini oluşturmuştur. 4'ü plastik ızgara taban, 4'ü derin altlıklı sisteminde (talaş) olmak üzere 8 deneme bölmesinde yetiştirme yapılmıştır. Yetiştirme dönemi 42 gün sürmüş, sonrasında her bölmeden ikişer adet olmak üzere, 8 tekerrür oluşturacak şekilde kesim yapılmış ve denemede ilgili parametreler için ölçüm ve analizler gerçekleştirilmiştir. Analiz sonuçlarından elde edilen bilgilere göre, plastik taban üzerinde yetiştirilmiş olan ördeklerde genel anlamda daha yüksek kesim ağırlığı, karkas ağırlığı, karkas randımanı, but oranı, göğüs oranı elde edilmiş olmasına rağmen bu farklılıklar istatistik olarak önemli bulunmamıştır (P > 0.05). Et kalite parametreleri bakımından üzerinde durulan kriterler olarak pişirme kaybı, yenilebilir iç organ ağırlıkları ve pH bakımından da plastik taban üzerinde yetiştirilen ördeklerden elde edilen değerler daha iyi gibi görünmesiyle birlikte, bu farklılıklar da istatistik açıdan önemli bulunmamıştır (P > 0.05). Gözlemlenmiş bir durum da, plastik taban üzerinde yetiştirilen ördeklerin tüylerinin, ayak ve gagalarının daha temiz olduğudur. Bu bulguların sonucunda, plastik taban sistemi de talaş kadar rahatlıkla endüstriyel ördek yetiştiriciliğinde kullanılabilir olup, maliyet ve uzun dönem yetiştiricilik denemeleri ve et kalitesi, ayak sağlığı, genel ekonomi ile birlikte analiz edilerek ayrıntılı çalışmalar yapılması ve detaylı bilgilerin elde edilmesi sektör ve akademik bilgi havuzu için yararlı olacaktır.

Elif Betül Adalı Yıldız
Bolu Abant Izzet Baysal University · Institute of Graduate Studies in Science
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Broyler rasyonlarında kinoa kullanımının performans üzerine etkisi

Bu araştırma; karma yemlere farklı oranlarda ilave edilen kinoanın broylerlerde performans, karkas özellikleri ve relatif iç organ ağırlıkları üzerine etkisini belirlemek amacıyla yapılmıştır. Araştırmada 84 adet günlük Ross 308 erkek broyler civciv kullanılmış ve deneme 34 gün sürmüştür. Civcivler 1 kontrol ve 2 deneme olmak üzere 3 gruba ayrılmıştır. Her grupta 7 alt gruba ayrılmıştır. Her bir deney grubunun rasyonuna %10 ve % 20 oranında beyaz kinoa ilave edilmiş, kontrol grubunda ise kinoa kullanılmamıştır. Denemenin 15-21. gününde kinoa tüketen gruplarda yem tüketimi kontrol grubundan önemli derecede daha düşük (P=0,007) bulunmuştur. Buna karşılık 22-28. günlerde kinoa tüketen gruplarda yem tüketimi artmış, fakat bu artış sadece bileşiminde %10 kinoa kapsayan grupta önemli (P=0,030) bulunmuştur. Bu dönemde yem tüketimi ve kinoa dozu arasında kuadratik etki (P<0,05) gözlenmiştir. Bileşiminde %20 düzeyinde kinoa kullanılan karma yemi tüketen grupta karkas randımanı diğer gruplardan önemli derecede daha yüksek (P=0,008) bulunmuştur. Karkas randımanı ve kinoa dozu arasında da lineer etki (P<0,05) görülmüştür. Abdominal yağ ağırlığı ve abdominal yağ relatif ağırlık yüzdesi %20 kinoa tüketen grupta kontrol grubuna göre önemli derecede daha düşük (P<0,05) bulunmuş ve kinoa dozu ile lineer etki saptanmıştır (P<0,05). Sonuç olarak herhangi bir işleme tabi tutulmadan broyler rasyonlarına farklı düzeylerde katılan beyaz kinoa tohumunda olumlu sonuçların alınması bu yem maddesinin broyler rasyonlarında %20'ye kadar kullanılabileceğini göstermiştir.

Tülin Pıçakcı
Bolu Abant Izzet Baysal University · Institute of Graduate Studies in Science
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Etlik piliç yumurtalarında kabuk kalınlığı ve sürü yaşının ve birlikte etkileşimlerinin kuluçka performansına etkileri

Tavuk yetiştiriciliği MÖ 2000'li yıllardan bu yana süregelmiştir. Günümüzde de en önemli hayvansal gelir ve protein kaynakları içerisinde yer alan etlik piliç yetiştiriciliği oldukça gelişmiş olup, endüstriyel üretim yapısı ile sürdürülmektedir. Bu entegre üretim zinciri içerisinde doğrudan kalite ve performansa etkili olan bir bölüm de kuluçkahanelerdir. Kuluçkahanelerde yapılmakta olan işlemler ve üzerinde gerek akademik, gerekse sektörel olarak durulan kalite parametreleri içerisinde sürü yaşı bulunmakta olup, bu parametre ile ve kabuk kalınlığının birlikte etkilerinin incelendiği çalışmaların eksikliğinden dolayı bu tez düzenlenmiştir. Çalışmada, genç (27 hafta), orta yaşlı (35 hafta) ve yaşlı (60 hafta) sürülerden olmak üzere 96 adet Ross 308 etlik piliç yumurtası kullanılmıştır. Yumurtalar 6 kuluçka tepsisine, her biri birer tekerrür olmak üzere, özel bireysel bölmelere homojen ve rasgele yerleştirilmiştir. Yumurtaların kabuk kalınlıkları ultrasonik bir cihazla tespit edilmiş ve deneme sonunda da çıkışlar bireysel olarak takip edilmiştir. Üzerinde durulan parametreler bakımından ilgili hesaplamalar yapılmış ve istatistik analizler gerçekleştirilmiştir. Yapılan analizler neticesinde; kuluçkaya yerleştirilen yumurtalarda kabuk kalınlığı bakımından en yüksek çıkış oranının orta kalınlıkta olanlardan elde edildiği sürü yaşı bakımından da yaşın yükselmesiyle birlikte çıkış oranının artış gösterdiği tespit edilmiştir. Kabuk kalınlığının sürü yaşı ile birlikte incelenmesinde deneme grupları arasında önemli bir fark tespit edilmemiştir. Kuluçka randımanının; kabuk kalınlığı, sürü yaşı ve kabuk kalınlığı ile sürü yaşının birlikte artışlarıyla birlikte yükseldiği belirlenmiştir. Kabuk kalınlığı ve sürü yaşı bakımından yapılmış olan bu çalışmadan elde edilmiş bulguların, daha yüksek deneme materyali ile diğer kuluçka parametrelerini de içine alarak fazla sayıda çalışılmasının çıkışların toplulaştırılması, randımanın artırılması gibi verim unsurlarında iyileşmeler sağlayabileceği düşünülmektedir. Bu kapsamda ayrıntılı çalışmaların yapılması uygun olacaktır.

Yusuf Ergül
Bolu Abant Izzet Baysal University · Institute of Graduate Studies
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Kuluçkada çörek otu özütü kullanımının ve damızlık yaşının etlik piliçlerde çıkım zamanına etkileri

Bu araştırmada, etlik damızlık sürü yaşının ve kuluçka makinelerinde çörek otu özütü uygulamanın çıkım zamanına etkisi araştırılmıştır. Bu amaçla, genç (27 hafta), orta yaşlı (36 hafta) ve yaşlı (60 hafta) olmak üzere üç farklı yaştaki Ross 308 etlik damızlık sürünün her birinden 640 adet olmak üzere toplamda 1920 adet kuluçkalık yumurta kullanılmıştır. Kuluçka dönemi boyunca, bu yumurtaların üzerlerine çörek otu özütü üç farklı dozda (kontrol; 0,5 1,0 ve 2,0 ml/l) sprey şeklinde uygulanmıştır. Kuluçka dönemi sonunda, 490. saat öncesi çıkımlar erken, 490 ile 500'üncü saatler arası orta, 504. saat ve sonrası çıkımlar ise son dönem olarak kabul edilmiştir. Araştırma sonunda, sürü yaşı ve özüt uygulamasının çıkım zamanına ayrı ayrı ve birlikte etkileri (interaksiyon) karşılaştırılmıştır. Çıkımların en çok orta dönemde (%71,01), en az ise son dönemde (%7,47) gerçekleştiği, çıkım zamanının sürü yaşından etkilendiği ve toplam çıkan civcivler içerisinde yaşlı sürü civcivlerinin oranının (%21,74) genç ve orta yaşlı sürülerdekinden (sırasıyla %37,12 ve 41,14) düşük olduğu tespit edilmiştir (p<0,05). Buna karşılık, özüt uygulama dozlarına göre incelendiğinde ise çıkım zamanlarının özüt uygulama dozundan etkilenmediği görülmüştür (p>0,05). İnteraksiyonlar açısından bakıldığında ise tüm interaksiyonlarda (sürü yaşı x özüt uygulaması, çıkım zamanı x sürü yaşı, çıkım zamanı x özüt uygulaması, sürü yaşı x özüt uygulaması x çıkım zamanı) gruplar arasındaki farkların önemli olduğu görülmüştür (p<0,05). Buna göre, genç ve orta yaşlı damızlıklardan elde edilen ve 0,5 ml/l çörek otu özütü uygulanan kuluçkalık yumurtalarda çıkımların rakamsal olarak arttığı ve özellikle orta ve son dönemde yoğunlaştığı, buna karşılık yaşlı damızlıklardan elde edilen 2,0 ml/l özüt uygulananlarda ise çıkımların rakamsal olarak azaldığı görülmüştür. Sonuç olarak, konuyla ilgili çalışmaların sürdürülmesi ve kuluçka sonrası aşamaları da içine alacak daha kapsamlı çalışmalar gerçekleşmesi gerektiği düşünülmektedir.

Burak Şahin
Bolu Abant Izzet Baysal University · Institute of Graduate Studies
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Hasat edilmiş yağmur suyunun etlik piliçlerde performansa etkileri

Tavuk eti üretimi ve tüketimi hem dünya genelinde hem de ülkemizde son yıllarda hızlı bir artış sergilemiştir. Kanatlı eti üretimi denilince akla ilk gelen etlik piliç eti üretiminde en önemli basamaklardan birisi yetiştirme kümesleri ve bakım işleridir. Bu işler içerisindeki gerek beslenme, gerek hayvan sağlığı gerekse de performans bakımından önemli katkısı olan bir unsur ise üretimde kullanılacak olan suyun taze, temiz ve sürekli olarak verilebilmesidir. Son yıllarda dünyada ve ülkemizde de kısmen görülen yer altı sularında azalmalar, kirlenme tehdidi gibi sorunlar alternatif su kaynakları kulanımını henüz zorunlu olmasa da yedek olarak aranır hale getirmektedir. Çatılardan kaybolan suların etlik piliç yetiştiriciliğinde kullanılma olanaklarının performansa ve temel karkas ve et kalite parametrelerinden bazılarına etkilerini incelemek amacıyla bu çalışma düzenlenmiştir. Araştırmada, 96 adet günlük yaşta Ross 308 etlik piliç civcivi kullanılmıştır. Filtrelenerek arındırılmış yağmur suyu verilen 4 ve kuyu suyu verilen 4 bölme olarak düzenlenmiş olan denemede karışık cinsiyetten hayvanlara bakılmış, performans kriterleri bu veriler üzerinden ve erkek hayvanlardan kesim yapılarak karkas ve et kalite parametreleri bu hayvanlardan elde edilen veriler üzerinden incelenmiştir. Araştırmadan elde edilen bulgulara göre, performans kriterlerinden yem tüketimi, su tüketimi, canlı ağırlık, canlı ağırlık artışı ve yem dönüşüm oranı verileri bakımından gruplar arasında istatistik açıdan önemli bir farklılığa rastlanmamıştır. Bununla birlikte karkas özellikleri, yenilebilir iç organlar ve et pH'sı bakımından da gruplar arasında önemli bir farklılık tespit edilmemiştir. Deneme sonuçlarına göre, yağmur suyunun kuyu suyuna ikame olarak kullanılabileceği, performans ve karkas özellikleri bakımından herhangi bir farklılığa neden olmadığı ifade edilebilir. Bununla birlikte, ekonomiklik, hayvan sağlık durumunu da içine alan ayrıntılı çalışmaların düzenlenmesi akademik bilgi ve sektör açısından olumlu olacaktır.

Bahadır Cem Kaveci
Bolu Abant Izzet Baysal University · Institute of Graduate Studies
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Broyler karma yemlerine sepiyolit ve bitkisel ekstrakt ilavesinin performans üzerine etkisi

Bu araştırma broyler rasyonlarına sepiyolit ve bitkisel ekstrakt karışımı kullanımının performans ve karkas özellikleri üzerine etkisini ortaya koymak için yapılmıştır. Toplam 96 adet Ross 308 erkek günlük broyler civciv kullanılmıştır. Her biri 24 adet olan bir kontrol ve üç deneme grubuna ayrılmıştır. Dönemlere göre yapılan karma yemlerde %0 sepiyolit ve bitkisel ekstrakt, %1 sepiyolit ve 50 mg/kg düzeylerinde bitkisel ekstrakt ve %1 sepiyolit+ 50 mg/kg bitkisel ekstrakt bir arada kullanılmıştır. Deneme 34 gün sürdürülmüştür. Deneme süresince broyler rasyonlarına sepiyolit ve bitkisel ekstrakt ilavesinin dönemlere göre performans,iç organ ağırlıkları ve karkas özellikleri bakımından istatistik açıdan herhangi bir etkisi gözlenmemiştir. Gruplar arasında 34 günlük deneme süresince toplam yem tüketimi bakımından farklılık görülmemiştir. Karkas randımanı %1 düzeyinde sepiyolit kullanımı ile önemli derecede artmış (P<0.05), bitkisel ekstrakt ve sepiyolitin bitkisel ekstrakt ile birlikte kullanımın dan ise etkilenmemiştir.Sonuç olarak broyler karma yemlerine sepiyolit ve/veya bitkiselekstrakt kullanılması performans açısından bir farklılık oluşturmamıştır.

Mehmet Yerlikaya
Bolu Abant Izzet Baysal University · Institute of Graduate Studies
2020
00