Çukurova University
Anabilim Dalı

Beden Eğitimi ve Spor Anabilim Dalı

Çukurova University

2.489

Arşivlenen Tez

64

DOI Atanmış

3%

DOI Oranı

Anabilim Dalı

50 Tez
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Spor pazarlamasının kitle iletişim araçları yoluyla kullanımı

ÖZET: SPOR PAZARLAMASININ KİTLE İLETİŞİM ARAÇLARI YOLUYLA KULLANIMI Spor Pazarlaması spor tüketicilerinin ihtiyaç ve isteklerini karşılamak amacıyla mal ve hizmet değişim sürecindeki tüm faaliyetlerin düzenlenmesini içermektedir. Spor Pazarlaması iki bölümde incelenebilmektedir. Spor ürünleri ve hizmetlerin pazarlaması, doğrudan spor tüketicilerine ulaştırılması ve endüstriyel ürünlerin ve diğer tüketim ürünlerinin pazarlamasında sporun tanıtım amacıyla kullanılmasıdır. Bunun yanı sıra, iş çevrelerinin spora yatırım yapması ve desteklemesi (sponsorluk), doğrudan ekonomik çıkar sağlamaktan çok saygınlık kazanmak, toplumsal ve kültürel etkinliklerde söz sahibi olmak amacıyla yapılmaktadır. Sporun ve spor ürünlerinin pazarlamasında hedef kitle ile iletişim sağlamak önemli bir yer tutmaktadır. Bu anlamda kitle iletişimi uzmanlaşmış gurupların geniş ve faklılaşmış izleyici guruplarına içerik yaymak üzere teknolojik araçları kullanan kurum ve tekniklerden meydana gelmektedir. Üreticiler ve iş çevreleri, hedef pazarlarını belirlemek ve tanıtımlarının hedef aldıkları tüketici gurupları üzerindeki etkilerini saptamak amacıyla, medya planlama guruptan ve araştırma şirketleri ile işbirliği yapmak zorundadır. Çünkü pazarlamanın önemli bölümlerini oluşturan tanıtımların ve satışların etkili biçimde gerçekleştirilebilmesi aynı zamanda araştırma ve planlama faktörleri ile yakından ilgilidir. Pazarlama alanında satışları artırma ve ürün tanıtımı ve firma imajı oluşturma çabalarında, spor ve spor motiflerinin kullanılmasının olumlu etkileri bulunmaktadır. Özellikle ulusal ve uluslar arası piyasalarda yer edinebilmek ve hedef pazan genişletmek amacıyla çeşitli firmalar spor olaylarını, spor motiflerini kullanmakta ve bu yolla kazançlannda önemli artışlar sağlamakta, ayrıca reklam harcamalanndan önemli miktarlarda tasarruf sağlamaktadır. Bu bağlamda, spor pazarlamasının ve spor pazarlaması tekniklerinin önemi ortaya konmaya çalışılacaktır. Anahtar Sözcükler : Spor Pazarlaması, Reklam, Ürün, Kitle İletişim Araçlan, Medya Araştırmaları XI %?m ^^«mcM-Mxrm kuru uu

Engin Altan Durusoy
Çukurova University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2001
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Spor ahlakının temel sorunları

ÖZET Öncelikle eğitsel bir etkinlik olan spor, kurumlaşınca güçlü bir toplumsal etmen olur. Sporların, toplumsal ilişkilerde birleştirici bir işlevi olması genellikle arzu edilir; ama uygulamada olumsuz sonuçlar istisna değildir. Sorunları doğrudan deneyimleyenlerin ve onlarla birlikte yaşayanların başında sporcuların kendileri gelir. Onları teknisyenler, organizatörler, yandaşlar, seyirciler ve sonunda da kamu izler. Sporcular, becerilerinin gelişmesi, estetik ve teknik yeteneklerinin yetkinleşmesi, yarışma etkinliklerinde iyinin, daha iyinin ve en iyinin başarılması gibi değerlerle motive edilirler. Her yaşam eyleminde olduğu gibi sporda da iyi-kötü, güzel-çirkin, uygun-üygunsuz gibi karşıt değerlendirmeler sık sık dile getirilir. Toplumsal ilişkileri temelden yönlendirip şekillendiren ekonomik ilişkiler, ipso facto, spor etkinliklerinde belirleyici etmenlerdir. Tarihsel bakışla, insanlığın hemen hemen her döneminde çeşitli sportif hareketlere ve bunların sistemleştirilmiş, kurallaştırılmış oyun formlarına rastlarız. Hem eski hem modern olimpik oyunlarda arzu edilmeyen hatta tiksinti uyandıran olaylar olmuştur. Bunlar, sporla oluşturulması amaçlanan erdemli karakterle bağdaşmayacak davranış biçimleridir. Bu çalışmada, spor ethiğinin sorunlarının bir çözümlemesine ve formulasyonuna girişilmektedir. Çözümleme altı başlıkta toplanabilir: doping öğelerinin üretimi ve uygulaması; şike ve aldatma; profesyonelliğin kötü kullanımı; yüksek performans için olumsuz tutku; ve meta fetişi olarak spor. Sporun amacı, adale ve akciğer ticaretiyle para birikimi olarak görülürse, sevinçli bir deneyim yada toplumsal bir hoşnutluk olmanın çok uzağına düşer. Her somut ahlak dışı olayda aynı engel görülebilir. Bu, ekonomik etkinliğin yanlış kullanılan biçimidir. Bu kullanım, spor yapan bireyin özgür IVseçmeyle katılma, bedensel ve zihinsel sağlıklı gelişme ve dürüst yarışma eylemlerini hiçe saymasına neden olur. Para etkeni bir araç olmaktan çıkıp amaç olursa, zalimce yarışma ve mutlaka kazanma bu amacın motivleri olur. Spor yapmak kendi başına bir değer olduğu halde, sporcu erkek ve kadın, sağlıkları pahasına rekor kırmak zorunluluğuyla karşı karşıya bırakılmakta ve kışkırtılmaktadırlar. Böyle olunca, tek amaç, en güçlü, en yüksek ve en hızlı olarak sivrilmek, hatta tapınılmak olur. Sporda etik sorunlar, bir bütün olarak sosyo-ekonomik ve politik sorunların yansımalarıdır. Tüm dünyada ülkelerin politik dengelerini kaybetmiş durumda olmaları karşısında spor etkinliklerinin baskıcı öğelerden bağımsız yönlendiriImeleri olası değildir. Gerek dünya çapında gerek yerel spor organizasyonları şu taleplerde bulunurlar: "olimpik ruh", "fair play" ve "dostluk ve barışın anahtarı olarak spor." Bu tür sloganlar yahut mottolar çoğu kez ahlaklılığa dudak hizmeti olarak kalırlar; ama aynı zamanda sporun uluslararası konsensüs da artan toplumsal ve siyasal önemini ima ederler. Sporda ahlak dışı davranışlar, ne kadar uzun gizlenseler de, farkmedilmeye mahkumdurlar; ama bu sürede zarar verirler: Hem spor yapan bireyi hem sporsever kamuyu bozarlar. Büyük ölçekli zarar ancak büyük ölçekli araçlarla giderilebilir yahut tedavi edilebilir. Sonuç olarak, gerçek sportif bireyin, bu beden ve ruh birliğinin üstlendiği misyon, yarışmayla işbirliği misyonu, iradenin etkisiyle, insanlığın nihayi birleşmesine katkıda bulunabilir. VAnahtar Sözcükler 1-Spor :İnsanın bedensel ve düşünsel yeteneklerini bir bütün olarak geliştirmek amacıyla gerek bireysel eğlenme, gerek yarışma tarzında yapılan eylemler toplamıdır. 2-Felsefe :İnsanın insanla ve doğayla ilişkisinde en genel soruları soran ve yanıt arayan bilgi çeşididir. 3-Etik: Değerlerin davranışları belirlemesini inceleyen felsefe disiplinidir. 4-Doping: Sporcunun, performans gücünü artırmak amacıyla doğal olmayan araç ve yöntemler kullanmasıdır. VI

AhlakFelsefeSpor+2
Mehmet Şahin
Çukurova University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
1995
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Deplasmanlı milli ligde oynayan basketbolcuların üst ekstremite morfolojik özellikleri, istemli maksimal hareket genişlikleri, izometrik kuvvet ve serbest atış arasındaki ilişkiler

VI. Öz DEPLASMANLI MİLLİ LİGDE OYNAYAN BASKETBOLCULARIN ÜST EKSTREMİTE MORFOLOJİK ÖZELLİKLERİ, İSTEMLİ MAKSİMAL HAREKET GENİŞLİKLERİ, İZOMETRİK KUVVET VE SERBEST ATIŞ ARASINDAKİ İLİŞKİLER Yapısal faktörler insan hareketini ve sportif performansı etkileyen önemli etmenlerdir. Bu çalışmada basketbol sporu temel alınarak Deplasmanlı Milli ligde Çukurova yöresinde basketbol oynayan yaş ortalaması 21 ± 4.44 olan 15 erkek ve 19 ± 2.07 olan 25 kız toplam 40 elit basketbolcunun üst ekstremite morfolojik özellikleri, istemli maksimal hareket genişlikleri(Range of Motion=ROM), bu genişliklerdeki izometrik kuvvet ve serbest atış arasındaki ilişkilerin saptanması amaçlandı. Clavicula uzunluğu mezura, üst ekstremite segment uzunlukları kayan kaliper, boy uzunluğu boy ölçer, vücut ağırlığı elektronik baskül. ROM goniometre, izometrik kuvvet ölçümleri el dinamometresi, serbest atış ise Etiskol'un serbest atış testi ile ölçüldü. Deneklerin bireysel özelliklerini saptamak amacıyla ölçüm öncesi bir bilgi formu düzenlendi.İstatistiksel analizler için CSS Programında 3 yönlü ANOVA, Adımsal çoklu regresyon ve nonparametrik Spearman R testleri uygulandı. ANOVA testinde grupların farklı olması durumunda eşit büyüklükte olmayan örnekler için TUKEY-HSD testi ile farklılığın hangi gruptan kaynaklandığı saptandı. Bütün testlerde anlamlılık düzeyi P< 0.05 olarak kabul edildi. Boy uzunluğu erkeklerde 187 ± 0.88 cm, kızlarda 172 ± 0.51 cm saptandı. Üst ekstremite uzunluk ölçüleri bakımından aynı bireyde sağ ve sol tarafta anlamlı farklılık bulunamadı(P>0.05). Sağ taraf referans olarak alındığında erkeklerde clavicula uzunluğu 16.2 ± 0.70 cm, kol uzunluğu 34 ± 2.02 cm, önkol uzunluğu 24.9 ± 1.63 cm, el uzunluğu 14.7 ± 1.21 cm, kızlarda clavicula uzunluğu 15.1 ± 0.80 cm, kol uzunluğu 30.6 ± 1.36 cm, önkol uzunluğu 22 ± 1.13 cm ve el uzunluğu 1 3.6 ± 0.91 cm olarak belirlendi.Uzunlukları etkileyen en önemli etmenin cinsiyet olduğu(P=0. 000063) ve cinsiyet ile mevki arasında da anlamlı bir etkileşimin bulunduğu saptandı(P=0.004). Scapula şeklinin omuz ekleminin elevasyonunu ve scapulanın hareketlerini ileri derecede etkilediği belirlendi. ROM ve İzometrik kuvvetin erkeklerde kızlara göre daha fazla olduğu(sırasıyla P=O.003692 ve P=0.000187) ve izometrik kuvvetin ROM'a doğrudan bağlı olduğu da saptandı. Serbest atış ile yaş(r=0.48 ve P<0.01) ve antrenman yaşı (r=0.46 ve P<0.01) arasında anlamlı pozitif ilişki, omuz fleksiyonu arasında ise anlamlı negatif ilişki(r=0.37 ve P<0.01) bulundu. Bu bulgulara dayanarak; basketbolcuların vücut tipi bakımından toplum ortalamasından farklı olduğu, cinsiyetin; boy, üst ekstremite segment uzunlukları, ROM ve izometrik kuvveti etkileyen en önemli değişken olduğu, scapula'nın omuz ekleminin abduksiyonunda önemli düzeyde harekete katıldığı ve kuvvet summasyonu ile serbest atış kavsinin azaltılmasının deneyimli basketbolcular tarafından kendiliğinden oluşturulduğu sonucu çıkarılmıştır. XIVII.ANAHTAR SÖZCÜKLER İstemli hareket: Vücudun herhangi bir kısmının iradeye bağlı olarak pozisyon değiştirmesi. İstemli hareket genişliği (ROM): Bireyin istemli olarak gerçekleştireceği hareketler sırasında eklemde meydana gelen maksimal açı. Dirsek taşıma açısı: Humerus ekseni ile önkol kemikleri arasındaki açı. Serbest atış: Hücum oyuncusunun topu direkt olarak potaya atma aksiyonu. İzometrik kuvvet : Kasın izometrik kasılması sonucu meydana gelen kuvvet. XII

BasketbolKol
Cengiz Şen
Çukurova University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
1997
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Sporcuların performans sporunu bıraktıktan sonraki yaşamlarında boş zaman değerlendirme ilgilerinin araştırılması

VI. öz Bu araştırma geçmişte performans sporu ile uğraşmış (branşında bireysel sporlarda en az Türkiye'de ilk üçe girmiş, takım sporlarında birinci ligde oynamış olmak) fakat şu an performans sporunu bırakmış sporcular üzerinde yapılmıştır, (n = 1 07 84 erkek, 23 bayan) Bu çalışmanın amacı sporcuların şimdiki yaşamlarında sportif etkinliklere ve boş zamanları değerlendirme faaliyetlerine katılım ve ilgi düzeylerini araştırmakdır. Anket çalışması 43 sorudan oluşmaktadır. Mersin ve Adana illerinde 25 katılımcı ile pilot çalışma yapılmıştır. Ankete yanıt veren 1 07 katılımcı Türkiye'nin farklı yerlerinde yaşamaktadırlar. Katılımcıların %76.6'sı (82 kişi) rekreasyon amaçlı spor etkinliklerine katılmaktadır. Fakat organizasyon dışı ve düzensiz olarak bu etkinlikleri sürdürmektedirler. Spor dışı boş zaman değerlendirme etkinliklerine katılım oranı ise % 56.1 (60 kişi) olarak tespit edilmiştir. Cinsiyet, eğitim durumu, meslek ve ekonomik durum ile boş zamanları değerlendirme etkinliklerine katılım arasındaki ilişki X2 (Ki Kare) tekniğine göre analiz edilmiş, değişkenler arasında anlamlı bir bağlantı görülmemiştir.(P>0.05) Katılımcıların cinsiyeti, performans sporu yapma süreleri, branşları ile boş zamanları değerlendirme amaçlı spor etkinliklerine katılım arasında anlamlı bir bağlantı bulunamamıştır. Spor yaparken sigara-alkol kullanmayan sporcuların, sporu bıraktıktan sonra bu maddeleri kullanma alışkanlıkları arasında anlamlı bir bağlantı görülmüştür. (P<0.05) Sportif eylem içinde uzun yıllarını geçirmiş performans sporcularının spor yapmamış diğer insanlara örnek ve lider olması gerekmektedir. Rekreasyon faaliyetlerinin amacının ne olduğu, sadece zamanı değerlendirmek olmadığı konusunda bilinç aktarma görevi yine sporculara düşmektedir. Rekreaktif ve sportif organizasyonlar ile daha çok sayıda insana ulaşılması gerekmektedir. Bireylerin kendini gerçekleştirmesi, özgüvenini kazanması, toplumsallaşması, kültürü, sanatı tanıması, dengeli ve bağımsız bir kişilik geliştirmesinde büyük rol oynayan bu VIIdengeli ve bağımsız bir kişilik geliştirmesinde büyük rol oynayan bu faaliyetlerin sadece zamanı değerlendirmek için yapılmamasi gerektiği konusunda toplumsal bilincin yükseltilmesi gerekmektedir. VII. Anahtar Sözcük Performans Başarı, sporcunun ortaya koyabileceği randıman Yüksek Performans Sporcunun ortaya koyabileceği en üst seviyede randıman Boş zaman Spor Rekreasyon Kişinin çalışmadığı, yaşam zorluklarının ve biçimsel görevlerinin dışında kalan ve kişinin kendi isteği yönünde harcadığı zamandır. Kişisel veya toplu oyunlar biçiminde yapılan, kuralları önceden belirlenmiş fiziksel eylemler bütünüdür. Zorunlu iş ve etkinliklerden sonra bireyi yenileyen, dinlendiren ve gönüllü olarak yapılan faaliyetlerdir. VIII

Boş zamanları değerlendirmeSpor
Hülya Ürün Şahin
Çukurova University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
1997
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Adana ilinde spor eğitim yeterliliklerinin ekonomik durumlarının ve verimliliklerinin incelenmesi

VLĞZ ADANA ÜİNDE SPOR EĞİTİM ELEMANLARININ EĞİTİM YlTI^üJlİKLERİNİN EKONOMİK DURUMLARININ VE VERİMLİLİKLERİNİN İNCELENMESİ Adana ilinde görev yapan antrenörlerin kişisel konumlan, eğitim ve sosyoekonomik dorumlarını incelemeye yönelik çalışmamızda tesadüfi örneklen yolu ile seçtiğimiz 178 erkek, 22 bayan toplam 200 antrenör yer almıştır. Antrenörlere kişisel konumlan ile ilgili 13 soru, eğitim durumlan ile ilgili 13 soru ve sosyoekonomik düzeyleri ile ilgili 17 soru toplam 43 soru anket tekniği uygulanarak sorulmuştur. Parametrik verilerinin incelenmesinde dağılımların yüzde oranlan alınmış, parametreler arasındaki ilişkiler student (t) testi (anlamlılık 0.05) ve varyans analizi uygulanmıştır. Elde edilen sonuçlar Adana ilindeki antrenörlerin çoğunluğunu erkeklerin (%89) oluşturduğunu, antrenörlerin çoğunluğunun ortaöğrenim düzeyinde eğitim aldığını (%61), antrenörlük eğitimi almadan antrenörlük yapan Önemli kesimin bulunduğunu (%1S) ortaya koymuştur. Antrenörlerin büyük çoğunluğunun ekonomik yetersizlik içinde olduğu ve %21 gibi önemli bir bölümünün tatile çıkmadığı saptanmıştır. Antrenörlerin 2/3 'ü Adana' da Spora gereken önemin verilmediği kanisim taşımaktadırlar. VIL ANAHTAR SÖZCÜKLER Spor Eğitim Elemanı Spor Tesisi Sportif Verim Spor Kulüpleri Spor Branşları xın

SporSpor tesisleriSporcular
Murat Sanrı
Çukurova University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
1997
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Omuz subakromiyal sıkışma sendromlu hastalarda omuz kas kuvvetinin izokinetik olarak değerlendirilmesi.

ÖZETOmuz Subakromial Sıkışma Sendromlu Hastalarda Omuz KasKuvvetinin İzokinetik Olarak DeğerlendirilmesiBu çalışma, omuz internal ve eksternal rotator kas grupları arasındakikuvvet farklılığının subakromiyal sıkışma sendromunun (SSS) oluşmasında etkiliolup olmadığını araştırmak amacı ile yapıldı.Çalışmaya, SSS tanısı konmuş 20 hasta ve 20 sağlıklı birey dahil edildi.Omuz internal rotator (İR) ve eksternal rotatorleri (ER) Cybex 6000 izokinetikdinamometresi ile değerlendirildi. Ölçümlerde düşük (60º/sn) ve yüksek (180º/sn)iki hız kullanıldı. Ölçümler sonucu elde edilen konsentrik pik tork / vücut ağırlığıve ortalama iş / vücut ağırlığı değerleri değerlendirmeye alındı. Hasta grubundeğerlendirilmesinde Omuz Ağrı ve Özürlülük İndeksi (SPADI) kullanıldı.Değerlendirme sonucunda, düşük (60º/sn) ve yüksek (180º/sn) hızlardaki İRpik tork / vücut ağırlığı ve ortalama iş / vücut ağırlığı değerleri hasta kolda, sağlamkoldan düşük bulundu. Düşük ve yüksek hızdaki ER değerleri hasta kolda sağlamkola göre düşük bulundu. Hasta grup İR/ER pik tork değerleri hasta kolda sağlamkoldan yüksek bulundu. Düşük ve yüksek hızdaki tork ve iş defisitleri hasta gruptakontrol grubundan yüksek bulundu. ER'lere ait defisitler İR'lerden yüksekbulundu.Sonuç olarak omuz İR ve ER' leri arasındaki kuvvet farklılığının SSS'ninortaya çıkışındaki etkenlerden biri olabileceği ve bu hasta grubununrehabilitasyonunda kas grupları arasındaki kuvvet farklılığının giderilmesigerektiği sonucuna varıldı.Anahtar Sözcükler: Subakromiyal sıkışma sendromu, İzokinetik değerlendirmeXI

Yıldız Genç
Çukurova University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2006
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Spor yapan ve spor yapmayan ergenlerde benlik saygısı düzeylerinin karşılaştırılması

ÖZETSpor Yapan ve Yapmayan Ergen'lerde Benlik Saygısı DüzeylerininKarşılaştırılmasıEbru GÜNBu çalışmanın amacı, spor yapan ve spor yapmayan 12-14 yaş aralığındakiergenlerin, Benlik Saygıları arasındaki ilişkiyi ortaya koymaktır. Alt problemlerolarak aynı yaş grubu spor yapan ve spor yapmayan ergenlerin PsikosomatikBelirtileri incelenmiştir. Sosyo-demografik özelliklerden, ergenlerin sosyo-ekonomik düzeyleri incelenmiştir. Diyarbakır ve Ankara'daki, spor yapan ve sporyapmayan 12-14 yaş ergenlerle yapılan bu çalışmada, bu özelliklerin benlik saygısıve psikosomatik belirtilerle ilişkilerine bakılmıştır. Ayrıca illere göre benlik saygısıve psikosomatik belirtiler puanları karşılaştırılmıştır. Araştırmada 12-14 yaşgrubundan 197 spor yapan, 236 spor yapmayan ergenin Benlik saygıları vePsikosomatik Belirtilerini ölçmek için; Morris Rosenberg tarafından geliştirilenRosenberg Benlik Saygısı Ölçeği'nin alt ölçeklerinden olan Benlik Saygısı Ölçeğive Psikosomatik Belirtiler Ölçeği kullanılmıştır. Sosyo-demografik özellikleribelirlemek için, araştırmacı tarafından hazırlanmış, Kişisel Bilgi Formukullanılmıştır. Verilerin analizi ve ilişkiler için; SPSS 10. 00 Paket Programıkullanılmıştır. Spor yapanlarla spor yapmayanların benlik saygısı puanlarıarasında, istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunmuştur. Spor yapanlarla sporyapmayanların psikosomatik belirtiler puanları arasında, ters yönlü anlamlıilişkiler bulunmuştur. Spor yapanların ve yapmayanların sosyo-demografiközelliklerinden; ergenlerin ait olduğu sosyo-ekonomik düzeyler ile benlik saygısıarasında, pozitif anlamlı ilişkiler bulunmuştur. Sosyo-ekonomik özellik ileergenlerin psikosomatik belirtileri arasında, negatif anlamlı ilişkiler bulunmuştur.Ayrıca illere göre benlik saygısı ve psikosomatik belirtiler düzeylerininkarşılaştırmalarında, anlamlı bir fark bulunamamıştır. Bu çalışma sonucunda,spor yapmanın, ergenlerin stres belirtilerini azaltmada çok önemli ve yararlıolduğu görülmektedir.Anahtar Kelimeler: Benlik Saygısı, Ergenlik, Spor

Ebru Gün
Çukurova University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2006
00
DoktoraAçık ErişimTR

Türkiye'deki futbol kulüplerinin gişe gelirlerini arttırmaya yönelik uygulamaların incelenmesi

letisim teknolojisinde yasanan gelismelerle beraber futbol dünya üzerindemilyarlarca insan tarafından canlı yayınlarla izlenerek kendisine duyulan ilgi ve sevgiyiarttırmıstır. Futbola duyulan bu sevgi ve ilginin sonucu olarak ülkeler ve kulüpler futbolsektörüne daha çok önem verip ulusal ve uluslararası futbol organizasyonları ile çokdaha fazla sayıda insanı futbolun içine çekmeye çalısmaktadırlar.Futbolun giderek endüstriyellesmesi ile birlikte özellikle büyük kulüplerindısında kalan kesim ekonomik açıdan çıkmazlara girmis yeni gelir kaynakları aramayollarına gitmislerdir. lk etapta maç bilet fiyatlarını arttıran bu kulüpler stadyuma gelentaraftar sayılarının giderek azalması karsısında çesitli önlemler almaya çaba gösterselerde bu çabaların çogu yetersiz kalmıstır.Bu çalısmada Türkiye'deki futbol kulüplerinin gise gelirlerini artırmaya yönelikuygulamalar incelenmis, stadyuma gitmeyen taraftarların demografik ve sosyoekonomiközellikleri, stadyuma gitmeme nedenleri, katılımcıların çesitli degiskenleri ilestadyumlara gitmeme nedenleri arasındaki iliskileri, önümüzdeki sezonlardastadyumlara giderek maç izlemek isteyen katılımcıların beklentileri ve bu beklentiler ilebazı demografik degiskenler arasındaki iliskiler ve farklar gruplandırılarak verilmistir.Çalısma sonucunda elde edilen bulgular ısıgında çesitli önerilerdebulunulmustur. Çalısmada verilen önerilerin futbol kulüplerinin gise gelirleriniarttırmalarına yardımcı olabilecegi ve ileride yapılacak futbol ekonomisi çalısmalarındayol gösterecegi düsünülmektedir.Anahtar Sözcükler: Futbol, Kulüp, Stadyum, Seyirci, Gise Geliri

Tuğbay İnan
Çukurova University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2007
00
DoktoraAçık ErişimTR

İki Ayrı Karate Tekniğinin Antropometrik ve Biyomekanik Açıdan İncelenmesi

Cenab Türkeri
Çukurova University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2007
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Adana ilinde futbol antrenörlüğü yapan bireylerin liderlik tarzlarının belirlenmesi

Senem Çeyiz
Çukurova University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2007
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Destek vektörleri yöntemi kullanılarak sporcu performansını etkileyen faktörlerin tahmin edilmesi

Bu araştırmanın amacı bir istatistiksel öğrenme sistemi olan Destek Vektörleri Yöntemini (DVY) kullanarak sporcunun aerobik performans düzeyini tahmin etmeye çalışmaktır. Bu çalışmada, Çukurova Üniversitesi Spor Fizyolojisi Laboratuarı'nda 2003-2006 yılları arasında kardiyopulmoner egzersiz testini yapan 32 erkek sporcunun yaşı, boyu, vücut ağırlığı ve test verileri kullanıldı. Egzersiz testi protokolüne göre hız ve eğim kademeli olarak arttırılarak belli zaman aralıklarında elde edilen dakika solunum hacmi (VE), oksijen tüketim miktarı (VO2), karbondioksit üretim miktarı (VCO2) ve kalp atım hızı kaydedilmiştir. Bu verilere DVY'nin uygulanabilmesi için ileri düzeyde teknik hesaplamalar yapabilen MATLAB programlama dili kullanılarak bir yazılım geliştirilmiştir. Sporculardan 17 tanesi eğitim grubuna, 10 tanesi test grubuna ve 5 tanesi tahmin grubuna dahil edilmiştir. Egzersiz testinden elde edilen verilerin ortalamaları alınarak ve verilere eğri uydurma algoritması uygulanarak saçaklanmalar giderilmiş, daha kararlı olması sağlanmıştır. Eğitim grubuna dahil edilen sporcuların verileri kullanılarak eğitim veri seti oluşturulmuş ve öğrenme aşamasından sonra elde edilen karar verme fonksiyonu test ve tahmin grubundaki sporcuların veri setlerine sırasıyla uygulanmıştır. Sonuç olarak test grubunda bulunan sporcuların tamamımın performans düzeyleri doğru bir şekilde tahmin edilmiştir. DVY son yıllarda pek çok alanda birçok problemin çözümünde başarılı bir şekilde kullanılmıştır. Bu çalışmada da DYV ile sporcunun aerobik performans düzeyi tahmin edilmiş ve başarı sağlanmıştır. Bu yöntemin beden eğitimi ve spor alanında uygulanabileceği çok sayıda konunun olduğu düşüncesiyle DVY'nin kullanılacağı çalışmaların yapılmasına gerek vardır.

Fizyolojik özelliklerPerformans tahminiÖğrenme yöntemleri
Mustafa Açıkkar
Çukurova University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2007
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

16-22 yaş bayan voleybol oyuncularında hipermobilite ve bazı antropometrik özellikler ile yaralanma durumları arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu çalışmanın amacı; 16?22 yaş grubundaki bayan voleybol oyuncularında yaralanma durumu ile hipermobilite, vücut kompozisyonu ve bazı antropometrik özellikler arasındaki ilişkiyi incelemektir. Bu çalışma, Türkiye Voleybol Liglerinin değişik kategorilerinde 12 değişik takımda oynayan 101 gönüllü sporcunun katılımı ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmaya katılan sporcuların bazı antropometrik özellikleri, somatotip değerleri, vücut yaş değerleri, yaralanma durumları ve hipermobilite düzeyleri belirlenmiştir. Araştırmaya katılan sporcuların somatotip özelliklerini belirlemede Heath-Carter formülü, vücut yaş değerlerinin hesaplanmasında Sloan ve Weir formülü ve hipermobilite durumlarını belirlemede ise Beighton skorlaması kullanılmıştır. Bu çalışmada, somatotip özellikler ile spor yaralanması arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki bulunamamıştır. Buna karşın vücut kompozisyonu bileşenlerinden VK ile spor yaralanmaları ve VYY ile spor yaralanmaları arasındaki ilişki istatistiksel açıdan anlamlı bulunmuştur(p=0,05). Çalışmada hipermobilite varlığı ile spor yaralanması arasındaki ilişki istatistiksel açıdan anlamlı düzeyde bulunmuştur (p=0,01). Literatürde voleybol sporcularında hipermobilite ve yaralanma riski üzerine yapılmış bir araştırma bulunmamaktadır. Benzer spor branşlarında yapılan çalışmalarda elde edilen bulgular bu çalışmada elde edilen bulgularla benzerlik göstermektedir. Sonuç olarak, 16?22 yaş bayan voleybol oyuncularında eklem hipemobilitesinin spor yaralanması riskini arttırdığı bulunmuştur. Spora başlarken ve spor yaralanmaları oluştuğunda hekime başvurmanın yaralanma riskini arttıran fiziksel nedenleri belirlemede ve gereken önlemleri almada etkili olacağı kanaatine varılmıştır.

Spor yaralanmaları
Eren Uluöz
Çukurova University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2007
00
DoktoraAçık ErişimTR

Fibromiyalji sendromlu hastalarda farklı egzersiz uygulamalarının fiziksel ve psikolojik parametreler üzerine etkisi”

Fibromyalji sendromu (FS), yaygın vücut ağrıları ve halsizlikle kendini gösteren kronik ağrı sendromudur. Tedavisinde ilaç ve ilaç dışı çok çeşitli yöntemler kullanılmaktadır. Bu çalışmanın amacı havuz, cimnastik ve evde yapılan aerobik egzersiz programının FS'li hastalarda fiziksel ve psikolojik parametreler üzerine etkilerini araştırmaktır. Çalışmaya Amerikan Romatoloji Derneği ölçütlerine göre Fibromyalji Sendromu teşhisi konulmuş 75 kadın hasta alındı. Yaşları 18-50 arasındaydı. Hastalar rastgele yöntemle üç gruba ayrıldı. Grup I'deki hastalara (25 kişi), her gün 15 dakika ev egzersiz programı verildi. Grup II'deki hastalar (25 kişi), cimnastik salonunda haftada 2 gün cimnastik egzersiz programına alındı. Grup III'deki hastalar (25 kişi) havuzda, haftada 2 gün havuz egzersiz programına alındı. Cimnastik ve havuz egzersiz programı 1. ay 40 dakika, 2. ay 45 dakika ve 3. ay 50 dakika olarak uygulandı. Tüm egzersiz programları 3 ay sürdü. Hastalar; hassas nokta sayıları, ağrı için Visual Analog Skala (VAS), Fibromyalji Etki Anketi (FIQ), 6- dakika yürüme testi, SF-36 yaşam kalitesi ölçeği ve Beck depresyon ölçeği testleriyle değerlendirildi. Grup II (cimnastik egzersiz programı) ve Grup III (havuz egzersiz programı) hastalarında egzersiz programı sonrasında, VAS, FIQ, SF-36; fiziksel ve mental sağlık subskorları, 6-dakika yürüme testi ve Beck depresyon ölçeği yönünden egzersiz öncesi değerlere göre anlamlı düzelmeler olduğu görüldü (p<0.05). Havuz egzersiz programının SF-36 mental sağlık skorları ve depresyon skoru bakımından cimnastik egzersiz programına göre daha anlamlı düzelmeye neden olduğu görüldü (p<0.05). Ev egzersiz programı uygulanan hastalarda (Grup I) egzersiz programı sonrasında hiçbir parametrede egzersiz öncesine göre iyileşme olmadığı bulundu (p>0.05). Bu çalışmada, havuz ve cimnastik egzersiz programının FS'li hastalarda fiziksel ve psikolojik özellikler üzerinde olumlu etkisinin bulunduğu sonucuna varıldı. Havuz egzersiz programının cimnastik egzersiz programına göre yakınmalar üzerinde ek iyileşmelere neden olduğu tespit edildi. Anahtar Sözcükler: Fibromiyalji Sendromu, Egzersiz, Havuz Egzersizi, Aerobik Egzersiz

EgzersizFibromiyaljiJimnastik
Dilek Sevimli
Çukurova University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2007
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

İlköğretim okullarında görev yapan beden eğitimi öğretmenlerinin kullandıkları öğretim yöntemleri ve karşılaştıkları sorunlar.(gaziantep ili örneği)

Bu çalısma, ilköğretim okullarında görev yapan beden eğitimi öğretmenlerinin kullandıkları öğretim yöntemleri ve bu yöntemlerin uygulanmasında karsılasılan sorunların belirlenmesi amacıyla yapılmıs tarama modelinde betimsel bir çalısmadır. Arastırmanın çalısma evrenini, 2006-2007 yılında, Gaziantep ili merkez ilçeleri olan Sahinbey ve Sehitkamil ilçelerinde ilköğretimde görev yapan 106 beden eğitimi öğretmeni olusturmustur. Arastırma ile ilgili veriler Ünlü (2005) tarafından gelistirilen anket formu aracılığıyla toplanmıstır. Elde edilen verilerle frekans (f), yüzde (%), aritmetik ortalama (X), standart sapma (SS), Mann Whitney U testi, Kruskall Wallis H-testi kullanılarak analizler yapılmıstır. Analizler için SPSS 15.0 programı kullanılmıstır. Yapılan analizler sonucunda su bulgulara ulasılmıstır: Öğretmenlerin öğretim yöntemlerini kullanma durumlarına göre, beden eğitimi derslerinde en fazla tercih ettikleri yöntem, gösteri; en az tercih ettikleri yöntem ise, medya yardımlı öğretim yöntemi olmustur. Öğretmen görüslerine göre öğrencilerin en çok tercih ettikleri öğretim yöntemi, gösteri; en az tercih edilen yöntem ise, değerlendirme yöntemleridir. Öğretmenlerin en iyi sonuç aldıklarını düsündükleri öğretim yöntemi, gösteri yöntemi iken; medya Yardımlı Öğretim yöntemi ise en kötü sonuç alınan öğretim yöntemi olmustur. Öğretmenlerin mesleki kıdem durumlarına göre, öğretim yöntemlerini kullanma ve öğretmen görüslerine göre, öğrencilerin en az ve en çok tercih ettikleri öğretim yöntemleri arasında anlamlı bir fark bulunmazken, öğretmenlerin en iyi sonuç aldıklarını düsündükleri yöntem ile mesleki kıdem arasında anlamlı bir fark vardır. Buna göre; mesleki kıdemi 6-10 yıl olan öğretmenler, yönlendirilmis bulus yöntemini kullanarak daha iyi sonuçlar aldıklarını belirtirken, mesleki kıdemi 11-15 yıl arasında olan beden eğitimi öğretmenleri değerlendirme yöntemini kullanarak daha iyi sonuçlar aldıklarını belirtmislerdir. Beden eğitimi öğretmenlerinin, hizmet içi eğitim kurs ve seminerlere katılması ile en iyi sonuç aldıklarını düsündükleri öğretim yöntemleri açısından, Gösteri yöntemi konusunda anlamlı bir fark vardır. Buna göre; hizmet içi eğitim kurs ve seminere hiç katılmamıs öğretmenlerin gösteri yöntemini kullanarak hizmet içi eğitim kurs ve seminere katılan öğretmenlere göre daha iyi sonuçlar aldığı görülmüstür.

Gülay Keske
Çukurova University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2007
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Elit bayan basketbolcularda antropometrik özellikler, dikey sıçrama ve omurga esnekliğinin mevkilere göre incelenmesi

Bu çalışmanın amacı; elit bayan basketbolcularda antropometrik özellikler, dikey sıçrama ve omurga esnekliğinin mevkilere göre değişkenliğini incelemektir.Çalışmaya, Türkiye Basketbol Liglerinden 4 farklı takımda oynayan 41 elit bayan basketbolcu alındı. Oyuncular, oynadıkları mevkilere göre; oyun kurucu(n=13), forvet (n=14) ve pivot (n=14) olarak 3 gruba ayrıldı.Araştırmaya katılan sporcuların antropometrik özellikleri, dikey sıçrama yükseklikleri, omurga esneklikleri, vücut yağ değerleri belirlendi ve sporcuların mevkileri ile karşılaştırıldı. Pivotların boyları ve vücut ağırlıkları forvet ve oyun kuruculardan yüksek bulundu. Sporcuların; vücut yağ yüzdesi, yağsız vücut kitlesi, deri kıvrım kalınlıkları, üst ve alt ekstremite uzunlukları, çap ve çevre ölçümleri oynadıkları mevkilere göre karşılaştırıldığında mevkiler arasında istatistiksel olarak anlamlı farklar tespit edildi (p<0.05). Sporcuların triceps deri kıvrım kalınlıkları, dikey sıçrama yükseklikleri ve omurga esneklikleri mevkilerle karşılaştırıldığında istatistiksel olarak anlamlı bir farka rastlanmadı (p>0.05). Pivotların somatotiplerinin mezomorfi, oyun kurucuların ve forvetlerin ektomorfi olduğu tespit edildi.Sonuç olarak; elit bayan basketbol takımlarının yetenek seçimlerinde, mevkilere göre motorik ve morfolojik özelliklerin dikkate alınmasının performansı olumlu yönde etkileyeceği kanısındayız.Anahtar Sözcükler: Basketbol, Antropometri, Dikey Sıçrama, Omurga Esnekliği, Mevki,

İlke Pazarözyurt
Çukurova University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2008
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Farklı lig düzeyinde oynayan futbolcuların oynadıkları mevkilere, öğrenim durumu ve spor yaşlarına göre problem çözme becerilerinin incelenmesi

Bu çalışma, farklı lig düzeyinde oynayan futbolcuların oynadıkları mevkilere, öğrenim durumu ve spor yaşlarına göre problem çözme becerilerini belirlemek amacı ile yapılmıştır.Çalışmaya, 2006 sezonu Türkiye 1. liginde futbol oynayan (Trabzonspor, Kayserispor, Gaziantepspor; 2. ligde Hatayspor, Geçlerbirliği Asaş, Y.Kırşehirspor ve 3. lig de oynayan Antakyaspor, Gaskispor, E.Şekerspor takımları) 171 futbolcu gönüllü katılmıştır.Çalışmada, Heppner ve Peterson tarafından geliştirilen(1982) ve Türkiye uyarlaması Şahin tarafından yapılan (1993) Problem Çözme Envanteri kullanılmıştır.İstatistiksel değerlendirmeler için SPSS 11.0 Paket Programı kullanılmıştır. Verilerin ortalama ve standart sapmaları One Way Anowa ile hesaplandıktan sonra mevkiler arasındaki farkların ve öğrenim durumları arasındaki farkların hesaplanması için Kuruskal -Wallis Testi uygulanmıştır. İkili karşılaştırmalar Mann-Whitney U Testi ile hesaplanmıştır.Çalışma sonucu futbolcuların problem çözme becerileri ile lig düzeyi, mevki ve spor yaşı değişkelerine göre istatistiksel açıdan anlamlı bir farklılığa rastlanmamıştır. Ancak problem çözme becerileri ile öğrenim durumu değişkeni arasında anlamlı farklılık tespit edilmiştir.Anahtar Sözcükler: Futbol, mevki, problem çözme

Duygu Gülşen
Çukurova University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2008
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Beden eğitimi öğretmenlerinin okulla ilgili sorunları ve stresle başa çıkma tarzlarının bazı değişkenler açısından incelenmesi.

Beden Eğitimi Öğretmenlerinin Okulla İlgili Sorunları ve Stresle Başa Çıkma Tarzlarının Bazı Değişkenler Açısından İncelenmesi.Adana ili merkez Seyhan ve Yüreğir ilçelerinde bulunan okullarda görev yapan 100 ilköğretim, 50 ortaöğretim beden eğitimi öğretmeni üzerinde yapılan bu çalışmada, onların okulla ilgili sorunlarının yanında stresle başa çıkma konusunda nasıl bir tavır sergilediklerini anlamak için yapılmış bir çalışmadır. Araştırmada örneklemi oluşturan beden eğitimi öğretmenlerinden, okulla ilgili sorunları kapsayan 23 soru maddesi ve ayrıca 33 maddeden oluşan Stresle Başa Çıkma Ölçeğini (SBÖ) cevaplamaları istenmiştir.Araştırmaya katılan okulların % 64' ü alt tabaka, %24'ü orta alt tabakada ve %12'si orta tabakada bulunan okulları temsil etmektedir. Aynı tabakalarda bulun okulların öğretmenleri okulla ilgili sorunlara yaklaşık aynı cevabı verirken stresle başa çıkma tarzlarında guruplar arasında aynı ilişkiye rastlanmamıştır.Benzer sonuçlar beden eğitimi öğretmenlerinin demografik özellikleri (cinsiyet, medeni durum, yaş, kıdem yılları, mezun oldukları okul) ile okulla ilgili sorunları karşılaştırıldığında anlamlı farklılıklara rastlanmazken, stresle başa çıkma tarzlarına göre cinsiyet, medeni durum, kıdem yılı ve mezun oldukları okullar açısından anlamlı farklılığa rastlanmıştır. Çalışılan okulların özellikleriyle ( türü, okul öğrenci sayıları, sınıf öğrenci sayıları, girdikleri ders saatleri, sosyoekonomik düzeyi ) okul ile ilgili sorunları karşılaştırıldığında ise anlamlı farklılıklara rastlanmazken, stresle başa çıkma tarzlarında çalıştıkları okulun sosyoekonomik düzeyi ve girdikleri ders saati açısından anlamlılığa rastlanmıştır.Bu çalışmada beden eğitimi öğretmenlerinin büyük bir bölümü okulla ilgili yoğun sorunlar yaşadıklarını belirtmişler ve stresle başa çıkma tarzları ölçeğine cevap veren yaklaşık 120 kişi ise yaşadıkları stresli durum karşısında kendi tarzlarını ortaya koymuşlardır.Anahtar Sözcükler: Beden Eğitimi, İş Stresi, Stres, Stresle Başa Çıkma Tarzı.

Güler Yaşar
Çukurova University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2008
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Adana ilindeki beden eğitimi beden eğitimi öğretmenlerinin ilköğretim okullarında uygulanmakta olan beden eğitimi öğretim programına yönelik görüşlerinin değerlendirilmesi

Vedia Gülüm
Çukurova University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2008
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Suda boğulma vakalarının demografik özelliklerinin incelenmesi

Suda boğulma suya battıktan sonra nefessiz kalma sonucu gelişen ölüm olarak tanımlanmaktadır. Kesin sayı bilinmemekle beraber her yıl ülkemizde özellikle yaz aylarında çok sayıda suda boğulma olgusu görülmektedir. Bu kazalar denizlerde, göl ve nehir sularında, baraj göllerinde, banyo küveti ya da havuzlarda olmaktadır. Bu çalışmanın amacı Türkiye'deki suda boğulma nedeni ile meydana gelen ölüm olgularının incelenmesidir. Bu çalışmada, Türkiye genelinde 15 bölgede meydana gelen suda boğulma vakalarının aylara, yıllara, cinsiyete, boğulma yerine, boğulma nedenine, olayın meydana geldiği bölgeye göre dağılımları retrospektif (geriye dönük) yöntem ile incelenmiştir. Araştırmanın örneklemini 1999-2009 yılları arasında Adana, Ankara, Antalya, Elazığ, İstanbul, İzmir, Mersin, Muğla, Ordu, Rize, Samsun, Şanlıurfa, Van, Yalova ve Zonguldak bölgelerinde meydana gelen suda boğulma vakalarında yaşamlarını kaybeden bireyler oluşturmuştur (kadın %9.9, erkek %79.6). Çalışmada elde edilen veriler suda boğulma vakalarının büyük bir yüzdesinin (%79.6) erkek bireyler olduğunu, yaş grubuna göre incelendiğinde ise 21-30 yaş aralığının en fazla boğulmanın gerçekleştiği yaş aralığı olduğunu, boğulmanın en fazla görüldüğü ayların ise sırasıyla Temmuz, Ağustos, Haziran ve Mayıs ayları olduğunu, ve boğulma vakalarının en çok görüldüğü su kaynaklarının nehirler ve denizler olduğunu ortaya koymuştur.Anahtar Kelimeler: Suda boğulma, Su araçları kazaları.

Ali Rıza Gültekin
Çukurova University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2008
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Diz osteoartritli hastalarda süpervize egzersiz programının ev egzersiz programı ile karşılaştırılması

Diz Osteoartritli Hastalarda Süpervize Egzersiz Programının Ev Egzersiz Programı İle Karşılaştırılması Reaktif nöromusküler eğitim (RNT) spor yaralanması rehabilitasyonunda kullanılan bir eğitimdir. Bu çalışmanın amacı, diz osteoartritli (OA) hastalarda süpervize olarak yapılan reaktif nöromüsküler eğitimin güvenirliliğini ve ev egzersiz programına göre etkinliğini araştırmaktır. Bu çalışmaya diz osteoartritli 29 hasta alındı. Hastaların 17 tanesi süpervize egzersiz grubunda iken (SE), 12 tanesi ev egzersiz (EE) grubundaydı. SE grubundaki hastalara 4 hafta boyunca, haftada iki gün, kapalı kinetik zincir komponenti olan ve tedrici olarak ilerleyen reaktif nöromusküler eğitim süpervize olarak verildi. EE grubundaki hastalara ise izometrik ve izotonik quadriseps güçlendirme egzersizleri ev egzersizi olarak önerildi. EE grubuna verilen ev programı ile bir iyileşme sağlanamazken, SE'de flamingo denge testi, 6 dk yürüme testi, merdiven iniş çıkışı ile kalk ve yürü testi gibi objektif ölçümlerde iyileşme sağlandı (p<0.05). SE grubundaki hastaların WOMAC skorları ve genel yaşam kaliteleri de iyileşti (p<0.05). Hiçbir hastanın semptomlarında artış olmadı. Bu ön çalışma RNT eğitiminin OA'lı hastalarda etkinliğini ve güvenirliliğini göstermektedir. Bu egzersizler OA'lı hastalara önerilen egzersiz programları içinde kullanılabilir. Anahtar Kelimeler: Diz osteoartriti, Reaktif nöromusküler eğitim (RNT), Süpervize egzersiz, 6 dk yürüme testi.

Fatma Meltem Yenmiş
Çukurova University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2008
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Ergenlerde spoara katılımın saldırgan davranışlar üzerine etkilerinin incelenmesi

Ergenlerde spora katılımın saldırgan davranışlar üzerine etkilerin incelenmesi.Bu çalışmanın amacı spor yapan ergenlerle spor yapmayan ergenlerin saldırgan davranışlarının incelenmesidir. Katılımcıların saldırganlık düzeyleri, lisanslı ve lisanslı olmama, anne-baba eğitim düzeyi, anne bana mesleği, ailenin ekonomik durumu ve cinsiyete göre ele alınmıştır.Veri toplama aracı olarak Kocatürk tarafından geliştirilen saldırganlık ölçeği kullanılmıştır. Çalışmaya Adana ili Seyhan ve Yüreğir ilçelerindeki Milli Eğitim Müdürlüğüne bağlı liselerden tabakalama yöntemiyle farklı sosyo ekonomik düzeyden 10 lise belirlenmiştir. Seçkili örnekleme yöntemiyle bu liselerde öğrenim gören öğrencilerin lisanslı spor yapıp yapmama durumuna göre toplam 600 öğrenciye ölçek uygulanmıştır. Araştırmacı ve beden eğitimi öğretmenleriyle beraber belirlenen öğrencilere uygulanan saldırganlık ölçeğinden toplam 407 tanesi değerlendirilmeye uygun bulunmuşturAraştırma sonucunda, öğrencilerin lisanslı sporcu durumlarına, anne-baba meslek ve anne-baba eğitim düzeylerine göre saldırganlık puanları arasında anlamlı bir fark olmadığı tespit edilmiştir. Ancak cinsiyete ve ailenin aylık gelir düzeyine göre öğrencilerin saldırganlık puanları arasında istatistiksel anlamda bir fark olduğu belirlenmiştir. Erkek öğrencilerin kızlara göre istatistiksel anlamda daha yüksek saldırganlık puanına (p<0.023), aile aylık geliri 600tl ve aşağısında olan öğrencilerin saldırganlık puanlarının diğer öğrencilere göre daha düşük olduğu saptanmıştır (p<0.000).Anahtar Kelimeler: Saldırganlık, Ergenlik, Spor

ErgenlerSaldırganlıkSpor+1
Fatih Kabak
Çukurova University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2009
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Kamu ve özel eğitim kurumlarında beden eğitimi ve spor faaliyetlerinin hizmet kalitesinin değerlendirilmesi

Beden eğitimi ve spor faaliyetleri öğrencilerin gerek fiziksel gerekse de zihinsel olarak gelişimlerinde önemli bir rol oynamaktadır. Okullarda sunulan bu faaliyetlerin kalitesinin geliştirilmesi yönünde yapılacak çalışmalar sunulan eğitimin kalitesini arttıracağı gibi öğrencilerinde başarı oranlarını artıracaktır.Bu çalışma ile, devlet okulları ve özel okullarda verilen beden eğitimi ve sportif faaliyetlerin birbiri ile karşılaştırılması ve bu faaliyetlerin kalitesinin değerlendirilmesi amaçlanmaktadır. Ayrıca orta öğretim düzeyindeki öğrencilerin beden eğitimi ve spor faaliyetlerine ilişkin çeşitli görüşleri elde edilmeye çalışılmıştır.Çalışma sonucunda elde edilen bazı önemli bulgulara göre; gerek devlet gerekse de özel okullardan eğitim alan öğrencilerin beden eğitimi ve spor faaliyetlerinden algıladıkları performansın bu faaliyetlerden beklentilerinden daha düşük olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca öğrencilerin beden eğitimi dersleri dışında sportif faaliyetlerden çok fazla faydalanmadıkları da saptanmıştır.

Beden eğitimiBeden eğitimiBeden eğitimi ve spor dersi+1
Murat İnan
Çukurova University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2009
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

9?12 yaş grubu çocuklarda 12 haftalık temel badminton eğitimi antrenmanlarının motorik fonksiyonları ve reaksiyon zamanları üzerine etkileri

Bu çalışmanın amacı, badminton sporuna yeni başlayan 9-12 yaş grubu çocuklarda 12 haftalık badminton temel eğitimi antrenmanlarının onların bazı motorik fonksiyonlarına ve reaksiyon zamanlarına etkilerini ölçmektir.Araştırmaya, Malatya Merkez Toki İlköğretim Okulundan tesadüfî yöntemle seçilen, 9?12 yaş grubu (yaş 11,33 ± 1,145, Boy 1,48 ± 0,7714 cm, vücut ağırlığı 39,16 ± 7,04261kg) düzenli spor yapmayan 30 öğrenci gönüllü olarak alınmıştır. Antrenmanlara katılım kolaylığı sağlamak amacı ile tek bir ilköğretim okulu tercih edilmiştir. 30 kişilik öğrenci grubu tesadüfî yöntemle 15'er kişiden oluşan 2 gruba ayrılmıştır. I. Grup: Kontrol grubu ( KG )'nu oluştururken II. Grup: Badminton temel eğitim antrenman grubu (BG)'nu oluşturmaktadır. Badminton temel eğitim antrenman grubu (BG)'na 12 haftalık badminton temel eğitim antrenman programı uygulanırken, kontrol grubu öğrencileri (KG) 12 hafta boyunca düzenli aktiviteye alınmamıştır. Grupların 12 hafta başlangıcında ve sonundaki motorik fonksiyonlardan; baskın el kavrama kuvveti, sıçrama(dikey - yatay sıçrama) ve omurga esnekliği ile baskın el görsel reaksiyon zaman ölçümleri kaydedilmiştir. Ölçümlerde gruplar arası farklılığın istatistiksel analizi için (SPSS 13.0 paket programında) Independent sample t-testi, grup içi farklılığın istatistiksel analizi Paired-Samples t-test kullanılarak değerlendirilmiştir. Bütün testlerde anlamlılık düzeyi p<0.05, güvenirlilik aralığı %95 (?=0,05)olarak kabul edilmiştir.Badminton çalışma grubu (BG) ile kontrol grubu (KG) arasında yapılan testler sonucuna göre BG lehine istatistiksel açıdan anlamlı farklılığa rastlanmıştır. El kavrama kuvveti, dikey ve yatay sıçrama, omurga esnekliği ve baskın el görsel reaksiyon test parametrelerinde BG lehine anlamlı fark bulunmuştur. BG ile KG arasında yapılan antropometrik ölçümlerde ise, yaş, boy ve vücut ağırlığı ölçümlerinde, istatistiksel açıdan anlamlı fark tespit edilmemiştir. BG ilk ölçümleri ile son ölçümleri arasında istatistiksel açıdan anlamlı bir fark tespit edilmiştir. KG ilk ölçüm ile son ölçüm arasında istatistiksel açıdan anlamlı fark tespit edilmemiştir.Sonuç olarak; badminton antrenman programının 9-12 yaş grubu çocukların motorik fonksiyonlarını geliştirmeye yönelik ve onların reaksiyon zamanını geliştirmesi açısından önemli olduğu vurgulanabilir.Anahtar kelimeler: Antrenman, Badminton, Motorik özellikler, Reaksiyon Zamanı, Spor

Gül Polat
Çukurova University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2009
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Beden eğitimi ve spor yüksekokulunda öğrenim gören kız ve erkek öğrencilerin kilofobi düzeylerinin karşılaştırılması

Aşırı kilo ya da obezite çağımızın en önemli sağlık sorunlarından biri olarak bilinmektedir. Kilolu bireylerin çeşitli fiziksel rahatsızlıkların yanı sıra, özellikle toplumun sergilediği olumsuz tutumlardan kaynaklı psikolojik ve sosyolojik sorunlarla da mücadele etmeleri gerekmektedir. Aşırı kilolu ya da obez kişilere karsı sergilenen olumsuz tutum ?Kilofobi? (Fatphobia) olarak nitelendirilmektedir. Bu çalışmanın amacı da Çukurova Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu'nda öğrenim gören kız ve erkek öğrencilerin kilofobi seviyelerinin belirlenmesi ve karşılaştırılmasıdır. Araştırma modeli olarak karşılaştırmalı ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın örneklemini Çukurova Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu'nda öğrenim gören 1., 2., 3. ve 4. sınıf öğrencileri oluşturmuştur (N= 467). Veri toplama aracı olarak ?Kilofobi Ölçeği? kullanılmıştır. Verilerin analizinde, araştırma sorusuna uygun olarak parametrik hipotez testlerinden biri olan ve bağımsız iki grubun karşılaştırılması için kullanılan iki ortalama arasındaki farkın anlamlılık testi kullanılmıştır. İstatistiksel analizler için SPSS 16.00 (Statistical Package Social Science) istatistik paket programı kullanılmıştır. Araştırma sonucunda kız ve erkek öğrencilerin kilofobi seviyeleri orta düzeyde bulunmakla birlikte, kız ve erkek öğrencilerin kilofobi seviyeleri arasında anlamlı bir fark bulunmamıştır t(465)= 1.11, p>.05.

Obezite
Cem Yoksuler Yılmaz
Çukurova University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2009
00
DoktoraAçık ErişimTR

Sporcularda uzun süreli yorgunluğun kas hasarıyla ilişkisi

Bu çalışmada sporcularda uzun süreli yorgunluğun yaratmış olduğu etkiyi performans ölçümleriyle değerlendirmek ve antrenmanlar sonucu oluşabilecek kas hasarı tespit edilerek, uzun süreli yorgunlukla olan olası ilişkisinin araştırılması amaçlanmıştır. Çalışmaya, Çukurova Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu'nda okuyan, yaş ortalaması 24 ± 0.9, boy ortalaması 177.5 ± 1.4 cm ve vücut ağırlığı 72.23 ± 2 kg olan 15 gönüllü erkek sporcu katılmıştır.Çalışmaya katılan sporculara 6 hafta süre ile haftada 3 gün, 30 m. interval sprintlerin yapıldığı bir antrenman programı uygulanmıştır. Çalışmanın ilk 5 haftalık döneminde giderek artan şiddette uyum antrenmanları, 6. haftasında antrenman şeklini değiştirmeden kapsamının arttırıldığı sınırsal yüklenme antrenmanı, ardından iki gün normal antrenman yaptırılmıştır. Her haftanın ilk antrenmanından önce, hemen sonra, 24 saat sonra ve 6. haftada sınırsal yükleme antrenmanını takip eden 3., 5., 7. ve 9. günlerde kas kuvveti, sürat ve esneklik ölçümleri yapılmıştır. 1. 5. ve 6. haftaların ilk antrenmanı öncesinde ve hemen sonrasında alınan venöz kan örneklerinden kortizol, TNF-?, IL-6 düzeyleri ölçülmüş, CK, LDH ve CRP düzeyleri ise antrenmanların 24 saat sonrasında ve 6. haftada antrenmanın 72 saat sonrasında da ölçülmüştür. Serum IGF-1 düzeyi ise 1. ve 6. haftada antrenmanın öncesinde ve hemen sonrasında ölçülmüştür.5. hafta sonunda 30 metrelik süratleri geliştiği, ancak 6. Hafta sonrası sürat, kas kuvveti ve esneklik performanslarının 9 gün boyunca düştüğü görülmüştür. 1, 5 ve 6 haftalarda serum LDH düzeyi antrenmanın sonrasında, serum CK düzeyi antrenmanın sonrasında, 24 saat sonrasında ve 6. haftada antrenmanın 72 saat sonrasında yükselmiş, esneklik ise antrenmanın sonrasında, 24 saat sonrasında düşmüştür. Ertesi gün yapılan ölçümler karşılaştırıldığında 6. haftada CK düzeyi 5. haftaya oranla daha yüksek olduğu, esneklik değerlerinin ise 1. haftaya oranla daha düşük olduğu tespit edilmiştir. Antrenman sonrasında serum IGF-1 düzeyinde 6. haftada, serum kortizol düzeyinde ise 1. ve 6. haftada artış gözlenirken, bu artışın 6. haftada daha yüksek olduğu tespit edilmiştir. Antrenmanlar serum CRP, TNF-? ve IL-6 düzeylerinde değişikliklere yol açmamıştır.Antrenmanlı sporcularda, antrenman şeklini değiştirmeden kapsamın arttırıldığı sınırsal yüklenmelerin kas hasarı ve performans kaybına yol açarak uzun süreli yorgunluk oluşturabildiği, kas hasarının boyutlarının performanstaki toparlanmayı doğrudan etkilediği ve buna bağlı olarak da yorgunluk süresini uzatabildiği sonucuna varılmıştır.

Kas kuvvetiKaslarPerformans değerlendirme+4
Selcen Göktürk Korkmaz
Çukurova University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2010
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Adana ilindeki 14-17 yaş grubu basketbolcular ile sedanterlerin atılganlık düzeylerinin karşılaştırılması

Bu çalışmanın amacı, Adana ilindeki 14-17 yaş grubu Basketbolcular ile Sedanterlerin atılganlık düzeylerinin karşılaştırılmasıdır. Katılımcıların atılganlık düzeyleri, sporculuk durumu, cinsiyet, spor yaşı, anne-baba eğitim durumu ve aile gelir düzeyine göre ele alınmıştır.Veri toplama aracı olarak Rathus tarafından geliştirilen Rathus Atılganlık Envanteri kullanılmıştır. Çalışmada Adana İli Seyhan, Yüreğir ve Çukurova ilçe Milli Eğitim Müdürlüklerine bağlı 12 okul yer almaktadır. Tesadüfi yöntemle bu okullardan seçilen 250 öğrenciye anket uygulanmıştır. Araştırmacı ve beden eğitimi öğretmenleri tarafından uygulanan bu anketlerden 200 tanesi değerlendirmeye uygun bulunmuştur.Araştırma sonucunda, cinsiyet, spor yaşı, anne-baba eğitim durumu ve aile gelir düzeyi ile atılganlık düzeyleri karşılaştırıldığında anlamlı bir fark olmadığı tespit edilmiştir. Ancak, basketbol oynayan öğrenciler ile sedanter öğrencilerin atılganlık düzeyleri arasında anlamlı bir fark olduğu tespit edilmiştir. ( p<0.01) Basketbolcuların atılganlık düzeyleri sedanterlerin atılganlık düzeylerine göre daha fazla olduğu tespit edilmiştir.Anahtar kelimeler: Sporcu, Atılganlık, Sedanter

AdanaAtılganlıkBasketbolcular+2
Temel Heybet
Çukurova University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2010
00
DoktoraAçık ErişimTR

Anaerobik antrenmanların santral-periferik yorgunluk ve toparlanma süreçlerine etkileri

Yorgunluk ?beklenen kuvvet veya güç çıktısının azalmasıdır?. Yorgunluk üst merkezler başta olmak üzere, kasa motor bilginin ulaşmasında, sinir- kas kavşağında ve kasın kendisinde gelişebilir. Sprint antrenmanları anaerobik performansı geliştirmesinin yanında yorgunluğa karşı dayanıklılığı da geliştirebilmektedir. Bu çalışmada sprint antrenmanlarının akut yorgunluk sürecine olası etkilerinin değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Çalışmaya Çukurova Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulunda okuyan yaş ortalaması 23±3, boy ortalaması 176±4 cm, vücut ağırlıkları 70±6 kg ve maksimum Oksijen tüketimleri 60,1±5,8 ml/kg/dk olan rekreatif olarak aktif 16 gönüllü erkek öğrenci katılmıştır.Sprint antrenmanları haftada 3 gün olmak üzere 5 hafta sürmüştür. Antrenmanlarda 30 metrelik parkur her hafta yüklenme şiddeti artacak şekilde koşturularak, son hafta 10 sprinti maksimal derecede yapmaları sağlanmıştır. Sprintler arasında 30 sn dinlenme verilmiştir.Bu çalışmada antrenmanlara başlamadan önce ve sonra sporcuların maksimal 30 metre sprint dereceleri, maksimal izometrik diz ekstensiyon kuvvetleri, maksimal izometrik kasılmaya ait EMG ölçümü ve kasa dışarıdan verilen elektrik uyarısının etkileri yorgunluk testinden önce-sonra tekrarlanmıştır. Yorgunluk protokolü olarak 80 rpm'de 3 dakikalık yükleme paketlerini içeren bisiklet testi seçilmiştir. 60 W/dk yükleme ile başlanmış ve her 1 dakikada yük 10 W artırılmıştır. Yorgunluk protokolü sırasında laktat üretimleri ve yüklemelerden önce-sonra kan K+,Na+,Pi,CK ve LDH ölçülmüştür.Yorgunluk testinden sonra sporcuların maksimal istemli kas kuvvetlerinin düştüğü, laktat üretim oranlarının arttığı, serum K+, Na+, Pi, CK ve LDH düzeylerinin yükseldiği görülmüştür. Kas kuvvetinin azalması ile EMG değerlendirmesinde ortalama frekans değerlerinin de azaldığı tespit edilmiştir. Yorgunluktan önce kasa istemli kasılma olmaksızın verilen elektrik uyarısının ürettiği kuvvet değerlerinin yorgunluktan sonra önemli oranda düştüğü görülmüştür. İstemli kasılma sırasında verilen elektrik uyarısı yorgunluk öncesinde ve sonrasında kuvvet artışına yol açmamıştır. EMG kayıtlarında rektus kasının etkin olduğu gözlenmiştir.Antrenmanlardan sonra maksimal kas kuvvetinin arttığı, VO2max'ın arttığı, teste dayanıklılık sürelerinin uzadığı, sprint performansının geliştiği görülmüştür. Denekler antrenmandan sonra yorgunluk testinde daha fazla laktat üretmişlerdir. Dinlenim ve yorgunluk kan değerleri, elektrik uyarısına verilen yanıtlar, EMG yanıtları antrenmanlardan etkilenmemiştir.Sonuç olarak sprint antrenmanlarının hem aerobik ve hem de anaerobik adaptasyonlar oluşturduğu görülmüştür. Kasa yorgunlukta dışarıdan verilen elektriksel uyarıya kasın yanıtsız kalması kasın hayatiyetinin korunmasında periferik sistemin önemini göstermektedir. Maksimal kasılma sırasında elektrik uyarısının kuvvet artışına neden olmaması sporcuların kaslarını tama yakın oranda aktive edebildiklerini düşündürmüştür.

Yorulma analiziYorulma dayanımı
Zübeyde Aslankeser
Çukurova University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2010
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Beden eğitimi ve spor yüksekokulu öğrencilerinin üniversitedeki yaşam kalitesine ilişkin algılarının demokratik yaşam kültürü çerçevesinde değerlendirilmesi

Bu çalışmanın amacı, Türkiye' deki Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu öğrencilerinin dâhil oldukları üniversitelerdeki yaşam kalitesine ilişkin algılarının demokratik yaşam kültürü çerçevesinde değerlendirilmesidir. Bu araştırma, tarama modelinde betimsel bir çalışmadır.Araştırmanın örneklemini Türkiye'nin yedi coğrafi bölgesinden seçilmiş yedi üniversitenin Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokuluna devam eden 1397 öğrenci oluşturmaktadır. Veri toplama aracı olarak Doğanay ve Sarı tarafından geliştirilen Üniversite Yaşam Kalitesi Ölçeği (ÜYKÖ) kullanılmıştır. Ayrıca örneklem içinden gönüllülük ilkesine göre seçilen 7 öğretim üyesiyle, üniversitedeki öğrencilerin üniversite yaşam kalitesi algılarına yönelik görüşmeler yapılmıştır. Toplanan veriler, SPSS paket programı ile analiz edilmiştir.Araştırma bulgularında, toplam puanlarda öğrencilerin algılarına ilişkin en yüksek ortalamaların Gaziantep Üniversitesi Beden Eğitimi Spor Yüksekokulu öğrencilerinde, en düşük ortalamaların ise Çukurova Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu öğrencilerinde olduğu görülmüştür. ÜYKÖ Boyutlarına göre yapılan değerlendirmede Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulları öğrencilerinin üniversite yaşam kalitesi algılarında anlamlı fark olduğu, cinsiyete dayalı ise anlamlı fark olmadığı tespit edilmiştir. Bulgular, Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulları ile bölümleri arasında karşılaştırılarak demokratik yaşam kültürü açısından tartışılmış, önerilerde bulunulmuştur.

Beden eğitimi ve spor yüksekokullarıDemokrasi eğitimiYaşam kalitesi
Olcay Salici
Çukurova University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2010
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Serebral lateralizasyonun genç yüzücülerde dört farklı stilde yüzme performansına etkisi

Beyin asimetrisi veya serebral asimetri, iki beyin yarım küresi arasındaki anatomik, fizyolojik veya davranışsal farklılıkları ifade eder. Performansta daha büyük, daha aktif veya daha üstün olan hemisifer dominanttır. Beyin fonksiyonunun asimetrisi ve evrimsel kökenleri modern sinirbilimin önemli bir konusudur. Bir hemisifer diğerinden yapısal olarak farklıysa ve/veya farklı işlevler yerine getirirse, beynin asimetrik olduğu düşünülür. Örneğin, insanda dil ve konuşma, bireylerin büyük çoğunluğunda sol hemisiferin kontrol ettiği bir işlevdir. Sağ hemisifer, tam tersine, çeşitli duygusal ve mekansal işlevlerle ilgili olduğu görülmektedir (Bisazza ve ark., 1998). Yukarıdaki bilgiler uyarınca beyin asimetrisinin yüzme performansına etkisinin araştırılması önem arz etmektedir.

Elif Kuzu
Gaziantep University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

8 haftalık temel jimnastik eğitiminin 6-8 yaş çocukların fiziksel uygunluklarına etkisinin çeşitli değişkenler açısından incelenmesi

Bu çalışmanın amacı, 8 hafta süren temel cimnastik eğitiminin 6-8 yaş grubundaki çocukların fiziksel uygunluklarına olan etkilerini çeşitli biyomotor özellikler açısından incelemektir. Araştırmaya 20 çocuk (10 kız, 10 erkek) gönüllü olarak katılmıştır. Çocuklar rastgele olarak deney (n=10) ve kontrol (n=10) gruplarına ayrılmıştır. Deney grubu haftada 3 gün temel cimnastik eğitimi alırken, kontrol grubuna herhangi bir eğitim uygulanmamıştır. Çalışma öncesi ve sonrası, çocukların denge, esneklik, kuvvet, dayanıklılık ve hız gibi biyomotor özellikleri, Eurofit test bataryası ile değerlendirilmiştir. Kullanılan testler arasında stork denge, otur-uzan esneklik, el kavrama kuvveti, 30 saniye mekik, dikey sıçrama, durarak uzun atlama, sağlık topu fırlatma ve 20 metre sürat testi yer almıştır. Araştırmanın bulguları, deney grubundaki çocukların tüm biyomotor testlerde önemli ölçüde gelişme gösterdiğini ortaya koymuştur (p<0.05). Kontrol grubunda ise yalnızca leylek testi, otur-uzan esneklik testi ve 30 saniye mekik testinde anlamlı gelişmeler gözlemlenmiştir (p<0.05). Gruplar arası karşılaştırmalar, durarak uzun atlama haricindeki tüm parametrelerde deney grubu lehine anlamlı farklılıklar olduğunu göstermiştir. Sonuç olarak, temel cimnastik eğitiminin, 6-8 yaş çocukların fiziksel uygunluklarını olumlu yönde etkilediği ve biyomotor beceriler üzerinde önemli gelişmeler sağladığı sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Biyomotor beceriler, Çocuklar, Eurofit test bataryası, Fiziksel uygunluk, Temel cimnastik

Büşra Tunadağı
Gaziantep University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Antrenörlerin sürekli kaygı ve iş doyumlarının incelenmesi

Bu çalışma, antrenörlerin sürekli kaygı ve iş doyumlarının incelenmesi amacıyla yapılan betimsel bir çalışmadır. Çalışmada ayrıca, antrenörlerin cinsiyet, yaş, medeni durum, eğitimi durumu, branş statüsü ve gelir düzeyi değişkenleri açısından da farklılıklar incelenmiştir. Çalışma için Gaziantep Üniversitesi Sosyal ve Beşerî Bilimler Etik Kurulundan 05.09.2022 tarih 10 sayılı toplantısında 27 nolu karar ile Etik Kurul Onayı alınmıştır. Çalışma 2023-2024 sezonunda Gaziantep ilinde antrenörlük yapan bireyler üzerinde gönüllülük esasında 230 antrenörün (121 kadın, 109 erkek) katılmasıyla gerçekleşmiştir. Araştırmada veri toplamak amacıyla araştırmacı tarafından 6 soruluk "kişisel bilgi formu" ile Minnesota İş Doyum Ölçeği ve Spielberger Kaygı ölçeği kullanılmıştır. Anket dijital ortamda Google forms üzerinden katılımcılara sunulmuştur. Verilerin analizinde SPSS 22.00 paket programı kullanılmıştır. İstatistiksel yöntem olarak betimsel analizlerle birlikte ikili gruplar için İndependent sample t testi, çoklu gruplar için One Way ANOVA, değişkenler arasındaki ilişkileri belirlemek için Pearson korelasyon testi kullanılmıştır. İstatistiksel sonuçlar p<0.05 anlamlılık düzeylerinde değerlendirildi. Sonuç olarak; Çalışmada yer alan antrenörlerin hem durumluk hem de sürekli kaygı puanlarının ortalamanın üzerinde olduğu, iş doyum düzeylerinin ise düşük olduğu görülmüştür. Cinsiyet değişkeni açısından kadınların sürekli kaygıları erkeklerden daha yüksek bulunurken, iş doyumunda ise kadınların daha düşük iş doyumuna sahip oldukları belirlenmiştir. Medeni durum açısından bekar olanların daha yüksek sürekli kaygı puanına sahip oldukları görülmüştür. Eğitim durumu, branş statüsü ve gelir durumu açısından herhangi bir farklılık gözlemlenmemiştir. Antrenörlerin yaşları arttıkça sürekli kaygı düzeylerinin azaldığından, durumluk kaygı düzeylerinin arttığı durumlarda sürekli kaygı düzeylerinin de arttığından söz edilebileceği sonucuna ulaşılmıştır.

Nesibe Kevser Toycu
Gaziantep University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2024
00
DoktoraAçık ErişimTR

Dağcılık ve doğa sporlarında küresel iklim değişikliğinin doğa sporları liderleri açısından değerlendirilmesi

Bulunduğumuz yüzyılın en büyük ve önemli sorunlarından biri olarak kabul edilen iklim değişikliğinin doğaya ve insan yaşamına etkisi bilim insanları tarafından en fazla araştırılan konulardan biri haline geldiği görülmektedir. Bu araştırmada ise iklim değişikliğinin dağcılık ve doğa sporları üzerindeki etkilerinin doğa sporları liderleri açısından değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu 6 doğa sporu lideri oluşturmaktadır. Bu katılımcılarda en az 15 yıl tecrübeye sahip olma şartı aranmıştır. Araştırmada fenomenoloji tekniği kullanılmıştır. Uzman görüşüyle hazırlanan görüşme soruları katılımcılara yöneltilerek görüşmeler kayıt altına alınmıştır. Yazıya dökülen görüşmeler kodlama yöntemiyle çözümlenmiştir. Çözümlenme sonrasında ortaya çıkan kodlar ile alt boyutlar, alt boyutlar ile temalar oluşturulmuştur. Ortaya çıkan temalar küresel iklim değişikliğinin doğa sporları üzerindeki etkisi ve doğa sporları liderleri üzerindeki yansımalar olarak iki gruba ayrılmıştır. Araştırma sonucunda iklim değişikliğinin doğa sporları üzerindeki etkisi başlığı altında yaşamsal tehditler, mevsim tutarsızlığı, afetler ve etkinlik yönetimi olarak ortaya çıkmıştır. Doğa sporları liderleri üzerindeki yansımalar başlığı altında ise psikolojik etkiler, liderlik davranışındaki etkiler, fiziksel ve çevresel etkiler, organizasyonel etkiler ve yönetsel çözümler olarak ortaya çıkmıştır. Araştırmanın geneline bakıldığında iklim değişikliğinin doğa sporları üzerinde somut etkisine rastlanmıştır. Ayrıca doğa sporlarının sürdürülebilirliği ve yapılabilirliğinde etkili rol oynadığı saptanmıştır. Bunun yanı sıra iklim değişikliğinin etkilerinin doğa sporları liderlerini etkilediği yadsınamaz bir gerçek olarak görülmüştür. Sonuç olarak dağcılık ve doğa sporlarında küresel iklim değişikliğinin doğa sporlarını direk ve dolaylı olarak etkilediği ve doğa sporlarının sürdürülebilirliğini, talep edilme oranını ve risk düzeyi gibi birçok yönden etkilediği görülmüştür. Anahtar Kelimeler: İklim değişikliği, doğa sporları, dağcılık, doğa sporları liderleri

Osman Akıllıoğlu
Gaziantep University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Genç yüzücülerde pliometrik antrenman programının anaerobik güç ve izokinetik kas kuvvetine etkisi

Bu araştırmanın amacı, genç yüzücülerde pliometrik antrenman programının anaerobik güç ve izokinetik kas kuvvetine etkisinin incelenmesidir. Çalışmaya düzenli yüzme antrenmanı yapan 18-21 yaş arası toplam 20 genç erkek yüzücü katıldı. Katılımcılar randomize olarak deney grubu (n:10, yaş: 20.21 ± 2.71) ve kontrol grubu (n:10, yaş:19.22 ± 2.24) olarak iki farklı gruba ayrıldı. Deney grubuna 6 hafta boyunca haftada 3 gün pliometrik antrenman program yaptırıldı. Her iki grup sezon içindeki yüzme antrenmanlarına devam etti. Pliometrik antrenman öncesi ve antrenman bittikten sonra anaerobik güç ve izokinetik kas kuvvet değerleri ölçüldü. Deneklerin dominant bacak izokinetik zirve tork kuvvetleri ve H/Q zirve tork oranın belirlenebilmesi için izokinetik dinamometre (CSMI Cybex Humac Norm, ABD) kullanıldı. İzokinetik kuvvet ölçümleri 60o/s-1 ve 180o/s-1 açısal hız aralığında yapıldı. Her hareket açısı 10 tekrar ve 45 saniyelik dinlenme aralıklarıyla gerçekleştirildi. Anaerobik güç ölçümü için dikey sıçrama testi kullanıldı. Verilerin analizinde SPSS 22.0 paket programı kullanıldı. Normalite testi için Shapiro-Wilk testi uygulandı. Grup içi karşılaştırmalar için Paired Samples T Testi uygulandı. Anlamlılık seviyesi p<0.05 olarak belirlendi. Deney grubunun pliometrik antrenman programı sonrası anaerobik güç ve izokinetik kas kuvvet değerlerinde anlamlılık bulundu (p<0.05). Kontrol grubunun değerlerinde anlamlılık bulunmadı (p>0.05). Sonuç olarak, genç yüzücülere uygulanan 6 haftalık pliometrik antrenman programının anaerobik güç ve izokinetik kas kuvvet değerlerine olumlu etkisi olduğu söylenebilir. Anahtar Kelimeler: Yüzme, Pliometrik Antrenman, İzokinetik kas kuvveti.

Furkan Emre Gül
Gaziantep University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2024
00
DoktoraAçık ErişimTR

Farklı açısal hızlarda uygulanan diz izokinetik egzersizinin kan laktat ve laktat uzaklaştırma sürelerine etkilerinin incelenmesi

Bu çalışmanın amacı farklı açısal hızlarda uygulanan diz izokinetik egzersizinin kan laktatı ve laktat uzaklaştırma sürelerine etkilerinin incelenmektir. Bu amaç doğrultusunda çalışmaya 12 sağlıklı sedanter birey katılmıştır. Çalışma ile akut etki belirlenmiştir. Çalışmaya katılan deneklere farklı açısal hızlarda (60o/s-1 (15 tekrar) / 180o/s-1 (15 tekrar) / 240o/s-1 (15 tekrar) diz izokinetik egzersiz protokolü uygulanmıştır. Her açısal hız farklı günlerde uygulanmış olup her uygulamadan hemen önce, hemen sonra, 30 dakika sonra ve 1 saat sonra deneklerden kan örneği alınarak laktat seviyeleri kaydedilmiştir. İzokinetik diz kuvveti ölçümleri izokinetik dinamometre (CSMI Cybex Humac Norm, USA) ile yapılmıştır. Kan laktat seviyelerinin ölçümleri kanın parmak ucundan alınmasıyla gerçekleştirilmiştir. Alınan kan örnekleri ise portatif laktat analizörü Lactate Plus (+) (LSP, SensLab GmbH, Germany) ile değerlendirilmiştir. Çalışmanın istatistiksel analizleri için SPSS 20.0 paket programı kullanılmıştır. Elde edilen verilerin ortalamalarının karşılaştırılması için Repeated Measures One Way Anova Analizi uygulanmıştır. İzokinetik parametreler ve kan laktat değerleri arasındaki ilişki için korelasyon analizi yapılmıştır. Değerler minimum, maksimum, ortalama ve standart sapma şeklinde sunulmuş olup 0.05 anlamlılık düzeyinde incelenmiştir. Elde edilen veriler sonucunda T1, T2, T3 ve T4'te alınan kan laktat düzeyinde 60 o/s-1-180 o/s-1-240 o/s-1 açısal hızlarda anlamlı farklılık bulunamamıştır (p>0.05). Farklı zaman dilimlerinde alınan kan laktat düzeylerinin birbirleriyle karşılaştırılması analizi sonucunda ise 60 o/s-1-180 o/s-1-240 o/s-1 açısal hızlarda yüklenme öncesi ve sonrasında alınan kan laktat düzeylerinde anlamlı farklılık tespit edilmiştir (p<0.05). 60o/s-1 PTex ve PTflx ile T1 arasında negatif yönlü orta düzeyde bir ilişki tespit edilmiştir (p<0.05). 180o/s-1 PTex ve PTflx ile T2 arasında negatif yönlü orta düzeyde bir ilişki tespit edilmiştir (p<0.05). 240o/s-1 PTex ve PTflx ile T3 arasında pozitif yönlü orta düzeyde bir ilişki tespit edilmiştir (p<0.05). 240o/s-1PTex ve PTflx ile T3 arasında pozitif yönlü orta düzeyde bir ilişki tespit edilmiştir (p<0.05). 60o/s-1 FIex x ve FIflx ile T4 arasında negatif yönlü yüksek düzeyde bir ilişki tespit edilmiştir (p<0.05). 180o/s-1 FIex x ve FIflx ile T1, T2 ve T3 arasında negatif yönlü orta düzeyde bir ilişki tespit edilmiştir (p<0.05). Analiz sonucunda 240o/s-1 FIex ve FIflx ile T1, T2, T3 ve T4 arasında herhangi bir ilişki tespit edilmemiştir (p>0.05). Sonuç olarak farklı açısal hızlarda uygulanan diz izokinetik egzersizlerin kan laktatı ve laktat uzaklaştırma sürelerine etkisinin olduğu söylenebilir. Ayrıca farklı açısal hızlardaki PTex, PTflx, FIex ve FIflx arasında ilişki olduğu söylenebilir.

AntrenmanLaktatlarİzokinetik antrenman
Alaa Mohammed Alı Abdulkareem
Gaziantep University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Yüzücülerde farklı kuvvet antrenmanlarının izokinetik kas kuvveti üzerine etkisi

Bu çalışmanın amacı, yüzücülerde farklı kuvvet antrenmanlarının izokinetik kas kuvveti üzerine etkisinin incelenmesidir. Araştırmaya ulusal müsabakalara katılmış 18-22 yaş arasında toplam 18 erkek yüzücü gönüllü olarak katıldı. Denekler random yöntem ile deney grubu (n:9, yaş: 19.45 ± 2.18) ve kontrol grubu (n:9, yaş: 20.29 ± 2.66) olmak üzere iki farklı gruba ayrıldı. Deney grubuna 6 hafta süresince haftada 3 gün farklı kuvvet antrenman programı uygulandı. Gruplar normal yüzme antrenmanlarına devam etti. Her iki gruba da farklı kuvvet antrenmanlarına başlamadan önce ve antrenman sonrası dominant bacak izokinetik zirve tork kuvveti ve H/Q zirve tork oranı ölçümleri yapıldı. İzokinetik kuvvet ölçümleri için izokinetik dinamometre (CSMI Cybex Humac Norm, ABD) kullanıldı. İzokinetik ölçümler 60o/s ve 180o/s açısal hız genişliğinde yapıldı. Her hareket açısı ısınma sonrası, 10 tekrar ve 45 saniyelik dinlenme süresi verilerek uygulandı. İstatistiksel verilerin analizleri SPSS 22.0 programı ile yapıldı. İstatistiksel işlemlerden önce verilerin normal dağılıp dağılmadıklarını tespit etmek için Shapiro-Wilk Testi uygulandı. Grup içi karşılaştırmalar için Paired Samples T Testi uygulandı. İstatistiksel veriler p<0.05 anlamlılık seviyesinde değerlendirildi. Deney grubunun farklı kuvvet antrenman programı sonrası izokinetik kas kuvvet değerlerinde anlamlı farklılık saptandı (p<0.05). Kontrol grubunda istatistiksel olarak anlamlı farklılık bulunmadı (p>0.05). Sonuç olarak, yüzücülere uygulanan 6 haftalık farklı kuvvet antrenmanlarının izokinetik kas kuvvet değerlerini pozitif yönde etkilediği söylenebilir. Anahtar Kelimeler: İzokinetik kas kuvveti, Kuvvet antrenmanı, Yüzme.

Ahmet Süral
Gaziantep University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Genç haltercilerde farklı yüklerde uygulanan skuat egzersizinin tükenişe kadar yapılan silkme performansı üzerine akut etkisi

Uygulanan antrenmanların ana hedefi sporcuların bir takım belirli özelliklerini geliştirerek yapmış oldukları spor branşında daha iyi performans ve daha büyük başarılar elde etmesini sağlamaktır. Bu çalışmanın amacı, genç halter sporcularında farklı yüklerde uygulanan squat egzersizlerinin tükenişe kadar yapılan silkme performansı üzerine akut etkilerini araştırmaktır. Bu amaçla çalışmaya aktif halter sporcusu olan (yaş; 17.4 ± 0.52 boy uzunluğu; 1.75 ± 0.1 vücut ağırlığı; 87.7 ± 25.79) toplam gönüllü 12 sporcu katılım sağlamıştır. Sporculara haltere özgü ısınmanın ardından 10 tekrar vücut ağırlığıyla dip squat, dinlenme ardından %90 ile 3 tekrar veya %50 ile 8 tekrar ön dip squat, 4 dakika dinlenme ardından silkme performansını tükenişe kadar bütün sporcular uygulamışlardır. Araştırma sonunda verilerin istatistiksel olarak analiz edilmesinde ise SPSS 22.0 paket programı kullanılmıştır. Normallik sınaması için Shapiro-Wilk testi; homojenlik sınaması için Levene testi uygulandı. Normal dağılım göstermeyen veri setleri için çarpıklık ve basıklık değerleri kontrol edildi ve ±2 değeri içinde olan veri setlerinin normal dağılım gösterdiği kabul edildi. Uygulamalar arasındaki farkların analizi için tekrarlı ölçümlerde çift yönlü varyans analizi (2x3) uygulandı. Sonuç olarak, deneklerin tüm uygulamalarında 1. ve 2. ölçümler arasındaki ön dip skuat tekrar sayılarında istatistiksel olarak yüksek şiddette anlamlı farklılık tespit edilmiştir. Uygulama sonuçları, dikkatlice belirlenen skuat egzersizi protokollerinin genç haltercilerde tükenişe kadar yapılan silkme performansında olumlu değişikliklere neden olduğunu ortaya koydu. Katılımcılar arasında tekrar sayılarında gözlemlenen artışlar ve performansta izlenen olumlu değişimler, skuat egzersizinin genç haltercilerin kısa vadeli performansını etkileyebilecek bir potansiyele sahip olduğunu göstermektedir.

Pınar Demirkıran
Gaziantep University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Elit haltercilerde post aktivasyon potansiyasyon etkisinin (PAPE) tükenişe kadar yapılan koparma performansı üzerine etkisi

Bu çalışmanın amacı, elit düzeyde halter sporcularında post aktivasyon potansiyasyon etkisinin tükenişe kadar yapılan koparma performansı üzerine akut etkisinin incelenmesidir. Bu amaçla çalışmaya elit düzeyde (yaş; 18.45 ± 0.52 boy uzunluğu; 1.73 ± 0.03 vücut ağırlığı; 71.36 ± 11.36) gönüllü toplam 12 sporcu katılmıştır. Halterci sporculara kendi tekniklerine uygun koparma protokolü uygulanmıştır. 5 dakika genel ısınmanın ardından, beş dakika haltere özgü ısınma yaptırılmış ve iki dakika dinlenmeleri sağlanmıştır. Ardından üç uygulamaya random olarak sporcular atanarak PAPE protokollerini uygulamışlardır. Araştırma sonunda elde edilen verilerin istatistiksel olarak analiz edilmesinde ise SPSS paket programı (SPSS for Windows, sürüm 22.0, SPSS Inc., Chicago, Illinois, ABD) kullanılmıştır. Normallik sınaması için Shapiro-Wilk testi; homojenlik sınaması için Levene testi uygulandı. Uygulamalar arasındaki farkların analizi için tekrarlı ölçümlerde çift yönlü varyans analizi (2x3) uygulandı. Küresellik varsayımının sağlanmadığı ölçümlerde Greenhouse Geiser düzeltme testi kullanıldı. İstatistiksel sonuçlar p<0.05 anlamlılık düzeylerinde değerlendirildi. Elde edilen bulgulara göre; sporcuların tüm uygulamalarında ölçümler arasındaki tekrar sayılarında PAPE lehine istatistiksel olarak yüksek şiddette anlamlı farklılık tespit edilmiştir (p=0.003, F=18.000). Sonuç olarak, PAPE uygulanmasının ardından katılımcıların koparma tekniğinde belirgin bir gelişme gösterdiği tespit edilmiştir. Bu gelişme, teknikteki iyileşmenin yanı sıra, tükenişe kadar yapılan koparma hareketindeki performans artışı olarak ölçülmüştür.

Halterciler
Muttalip Ersoy
Gaziantep University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

18-20 yaş arası bireylerde dijital oyun bağımlılığı ile serebral lateralizasyon ve dikkat becerisi arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu çalışmamızda sedanter gençlerde dijital oyun bağımlılığı ile serebral lateralizasyon ve dikkat becerisi arasındaki ilişkinin incelenmesi amaçlanmıştır. Örneklemi oluşturan bireyler randomizasyon yöntemiyle seçilmiştir. Çalışmaya 18-20 yaş grubunda 109 sedanter genç erkek gönüllü katılmıştır. Katılımcılara çalışma kapsamında dijital oyun bağımlılığı ölçeği ile serebral lateralizasyon ve dikkat testleri uygulanmıştır. İstatistiksel işlemler için SPSS 22.0 (SPSS Inc., Chicago, Illinois, ABD) programı kullanılmıştır. Değerler ortalama, standart sapma ve standart hata şeklinde sunuldu ve 0.05 anlamlılık düzeyinde incelendi. Normallik sınaması için Kolmogorov Simirnov testi yapıldı. Gruplar arası farkların analizi için tek yönlü varyans analizi yapılmış, elde edilen değerler arasındaki ilişkinin incelenmesi için Pearson korelasyon testi uygulanmıştır. Elde edilen sonuçlara göre dijital oyun bağımlılığı ile serebral lateralizasyon ortalamalarında uygulamalar arası istatistiksel olarak anlamlı farklılık tespit edilememiştir (p>0.05). Benzer şekilde alt boyutlar temelinde de dijital oyun bağımlılığı ve dikkat becerileri arasında anlamlı bir ilişki bulunmadğı belirlenmiştir (p>0.05). Sonuç olarak, gençlerde dijital oyun bağımlılığı ile serebral lateralizasyon ve dikkat becerisi arasında değerleri arasında pozitif bir etki olmadığı söylenebilir. Anahtar Kelimeler: Dijital Oyun Bağımlılığı, Serebral Lateralizasyon, Dikkat.

Yusuf Aslan
Gaziantep University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Halkoyunlarının algılanan öğretmen öz yeterliğine etkileri üzerine bir araştırma: Gaziantep örneği

Bu çalışma, halk oyunlarının öğretmenlerin mesleki öz-yeterlilik algıları üzerindeki potansiyel etkisini incelemeyi amaçlamaktadır. Araştırmanın evrenini Gaziantep Milli Eğitim Müdürlüğü'ne bağlı devlet okullarında görev yapan öğretmenler oluşturmakta olup, örneklem, basit tesadüfi örneklem yöntemiyle seçilen 385 öğretmenden oluşmaktadır. Veri toplama sürecinde kullanılan anket, öğretmenlerin halk oyunları ile ilgili öz-yeterlilik algılarını değerlendirmek üzere tasarlanmıştır. Elde edilen veriler, SPSS 25.0 paket programı kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırmanın temel bulguları, halk oyunları ile ilgilenen öğretmenler arasında mesleki öz-yeterlilik algılarının, ilgilenmeyenlere göre istatistiksel olarak anlamlı bir fark gösterdiğini ortaya koymuştur. Normallik testleri ve çarpıklık-basıklık değerlendirmeleri, verilerin parametrik testler için uygun olduğunu göstermiştir. Cronbach's Alpha analizi, kullanılan anketin yüksek güvenirliğe sahip olduğunu doğrulamıştır (Cronbach's Alpha = 0,949). Sonuç olarak, halk oyunlarının öğretmenlerin öz-yeterlilik algıları üzerinde olumlu bir etkisi olduğu belirlenmiştir. Bu bulgular, öğretmen eğitimi ve profesyonel gelişim programlarının tasarımında halk oyunlarına yönelik aktivitelerin etkili bir strateji olabileceğini göstermektedir. Bu çalışma, öğretmenlerin mesleki öz-yeterliliklerini artırmak ve eğitim kalitesini iyileştirmek için halk oyunlarının pedagojik araç olarak kullanılmasının potansiyelini vurgulamaktadır.

Türk halk oyunlarıÖz yeterlilik
Göktuğ Akdoğan
Gaziantep University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Çok amaçlı spor tesisi kullanıcılarının hizmet kalitesi algılarının incelenmesi

Bu çalışmanın amacı; çok amaçlı spor tesisi kullanıcılarının hizmet kalitesi algılarının incelenmesidir. Araştırmada nicel araştırma tekniklerinden anket tekniği kullanılmıştır. Bu kapsamda Gaziantep İlinde faaliyet gösteren spor tesislerinden hizmet alan 164 kişiden veri toplanmıştır. Bu araştırmada, Utku (2019)'un "Yerel yönetimlerde spor tesislerinin hizmet kalitesinin ölçülmesi: Etimesgut belediyesi örneği" isimli yüksek lisans tezinde yararlanılan SERVQUAL ölçeği kullanılarak çok amaçlı spor tesislerinin hizmet kalitesini değerlendirmek için çeşitli istatistiksel yöntemler ve analizler uygulanmıştır. Katılımcıların spor tesislerinin hizmet kalitesine ilişkin beklentileri ve algıları, SERVQUAL ölçeği kullanılarak belirlenmiştir. Dolayısıyla beklenen hizmet kalitesi ve algılanan hizmet kalitesi ortalamaları bu ölçek üzerinden elde edilmiştir. Veri setinin temel özelliklerini (ortalama, standart sapma, medyan, çeyrekler) gösteren tanımlayıcı istatistikler hesaplanmıştır. Bağımsız Örneklem T Testi, iki grup arasında beklenen ve algılanan hizmet kaliteleri arasındaki farklılıkları belirlemek için bağımsız örneklem t testi uygulanmıştır. Tek Yönlü Varyans Analizi (ANOVA), çoklu grupların karşılaştırılması için kullanılan bir istatistiksel analiz yöntemidir. Bu analiz, beklenen ve algılanan hizmet kalitesi ortalamaları arasında anlamlı bir fark olup olmadığını belirlemek için kullanılmıştır. Veriler analiz edildiğinde cinsiyete, üyelik süresine, haftalık tesis kullanım sıklığına, günlük işletmeyi kullanım süresine göre beklenen hizmet ile algılanan hizmet puanları arasında istatistiksel olarak anlamlı fark bulunamamıştır. Buna karşın gelir düzeyi ve eğitim düzeyi değişkenine göre beklenen hizmet ile algılanan hizmet kalitesi arasında bazı parametrelerde anlamlı fark bulunmuştur. Sonuç olarak spor tesisi kullanıcılarının bir spor tesisinden bekledikleri hizmeti büyük oranda elde edebildikleri buna karşın personel alt boyutunda beklenen hizmeti alamadıkları söylenebilir. Kamuya bağlı spor tesislerinde personel niteliğinin arttırılması amacı ile verilecek hizmet içi eğitim faydalı olabileceği düşünülmektedir.

Meryem Aleyna Çakmak
Gaziantep University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Spor lisesi öğrencilerinin egzersiz bağımlılıklarının incelenmesi

Yapılan çalışmada Gaziantep ilinde bulunan Spor Liselerinde öğrenim gören öğrencilerin egzersiz bağımlılık düzeylerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Çalışma ayrıca spor liselerinde eğitim gören öğrencilerin, cinsiyeti, lisans durumu, spor türü, yaşı, anne ve baba eğitim seviyesi, sınıf seviyesi, gelir düzeyi ve ikamet etkenleri açısından farklılıklar incelenmiş olup çalışma için Gaziantep Üniversitesi Sağlık Bilimleri Yönetim Kurulundan 29.12.2022 tarih E-47989649-300-279525 sayılı, 2022/59 numaralı karar ile Etik Kuruldan onay alınmıştır. Çalışma 2023-2024 eğitim öğretim dönemi Gaziantep ilinde Millî Eğitim Bakanlığına bünyesinde spor liselerinde öğrenim gören kolayda örnekleme yoluyla seçilen 103'ü kız, 160'ı erkek toplamda 263 öğrenciden oluşmaktadır. Araştırmada verileri toplama aracı olarak; araştırmacı tarafından oluşturulan "Kişisel Bilgi Formu" ve Tekkurşun-Demir ve ark. (2018) tarafından geliştirilen "Egzersiz Bağımlılığı Ölçeği" uygulanmıştır. Verilere betimsel istatistikler, bağımsız gruplar t-testi, tek yönlü varyans analizi (ANOVA) ve Pearson korelasyon analizi uygulanmıştır. İstatistik sonuçları p<0.05 anlamlılık düzeylerinde değerlendirilmiştir. Çalışma sonucunda elde edilen bulgulara ilişkin, çalışmaya katılan spor lisesi öğrencilerinin büyük çoğunluğunun egzersiz bağımlısı olduğu, lisanslı sporcuların daha yüksek egzersiz bağımlılığına sahip oldukları, takım sporlarıyla uğraşanları daha yüksek egzersiz bağımlılığına sahip olduğu, il ve ilçelerde ikamet edenlerin egzersiz bağımlılıklarının daha yüksek olduğu belirlenmiştir. Cinsiyet, yaş, sınıf düzeyi, anne baba eğitim düzeyi, gelir düzeyi değişkenleri açısından egzersiz bağımlılık puanlarında anlamlı farklılıklar olmadığı tespit edilmiştir.

Coşkun Güler
Gaziantep University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Hentbolcularda güdülenme ve kaygı durumları arasındaki ilişkisinin incelenmesi

Çalışmanın amacı, hentbolcularda güdülenme ve kaygı durumları arasındaki ilişkisinin incelenmesi. Betimsel tarama modelinin kullanıldığı araştırma 2022-2023 yılları arasında Türkiye Hentbol ve Türkiye Üniversite Sporları Federasyonuna bağlı kulüp ve takımlarda aktif olarak görev alan 116'sı erkek 151 i kadın olmak üzere toplam 267 sporcudan oluşmaktadır. Araştırmada verilerin elde edilmesi için Pelletier ve ark. (1995) tarafından geliştirilen ve Kazak (2004) tarafından Türkçeye uyarlanan "Sporda Güdülenme Ölçeği" ile Necla Öner ve Ayhan Le Compte (1983) tarafından Türkçeye uyarlanıp düzenlenen "STAI FORM TX – I" ve "STAI FORM TX – 2" "Durumluluk ve Sürekli Kaygı Ölçeği" kullanılmıştır. Verilerin çarpıklık ve basıklık değerlerin normal dağım göstermesi sebebiyle parametrik testlerler "ikili grup karşılaştırmalarında t testi, ikiden fazla grupların karşılaştırılmasında ANOVA testi ve Pearson korelasyon testi" uygulanmıştır. VIF değerinin 5' ten küçük olması nedeniyle sonuç çoklu doğrusal regresyon analizi yapılmıştır. Araştırmanın analizleri sonucunda; Demografik değişkenler (yaş, cinsiyet, spor yılı, millilik durumu ve milli maç sayısı) açısından farklılık anlamlı bulunmamış olup (p>0.05); sürekli kaygı ve durumluluk düzeyleri arasında pozitif yönlü orta düzeyde, sporda güdülenme, durumluluk ve sürekli kaygı düzeyleri arasında pozitif yönlü anlamlı ilişki bulunmuştur (p<0.05). Sporcuların durumluluk ve sürekli kaygı düzeylerini güdülenme alt boyutlarının anlamlı şekilde etkilediği tespit edilmiştir. Sonuç olarak hentbolcuların durumluluk, sürekli kaygı ve güdülenme düzeyleri arasında ilişkilerin olduğu ayrıca güdülenme alt boyutlarından "bilmek ve anlamak" durumluluk kaygı düzeyini, "içe atım" alt boyutu da sürekli kaygı düzeyini artırdığı sonucuna ulaşılmıştır.

Ayhan Dursun
Gaziantep University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Treadmill egzersizi yaptırılan sıçanlarda kurkumin takviyesinin karaciğer ve kalp dokusunda beyin kaynaklı nörotrofik faktör ve preptin seviyesinin incelenmesi

Bu çalışma, uzun dönem treadmill egzersizi uygulanan sıçanlarda kurkumin takviyesinin karaciğer ve kalp dokusunda beyin kaynaklı nörotrofik faktör (BDNF) ve preptin seviyeleri üzerindeki etkilerini incelemeyi amaçlamaktadır. Bu bağlamda, egzersiz ve kurkuminin bu parametreler üzerindeki sinerjik ve bağımsız etkilerini anlamak, nörolojik ve metabolik sağlık üzerindeki potansiyel katkılarını değerlendirmek için önem arz etmektedir. Çalışmada, toplam 32 Wistar-Albino cinsi erkek sıçan dört gruba ayrıldı ve her grupta 8 adet sıçan bulunduruldu. Gruplar; kontrol, egzersiz, kurkumin ve egzersiz+kurkumindir. Egzersiz protokolü, sekiz hafta boyunca haftada üç gün, 30 dakika süreyle treadmillde uygulandı. Kurkumin gruplarına ise 200 mg/kg/gün kurkumin gavaj yöntemiyle verildi. Karaciğer ve kalp dokuları deney sonunda toplanarak BDNF ve preptin seviyeleri analiz edildi. Elde edilen veriler istatistiksel olarak karşılaştırılarak gruplar arası farklar değerlendirildi. Bulgular, kontrol grubuna kıyasla egzersiz ve kurkumin uygulamalarının hem karaciğer hem de kalp dokusunda BDNF seviyelerini artırdığını göstermektedir. En yüksek BDNF artışı, kurkumin takviyesi yapılan egzersiz grubunda gözlemlenmiştir. Bu bulgu, kurkuminin antioksidan ve antiinflamatuvar özelliklerinin egzersizle birleştiğinde nöroproteksiyonun desteklenmesine katkıda bulunabileceğini göstermektedir. Preptin seviyelerine bakıldığında ise, egzersizin preptin düzeylerini artırma eğiliminde olduğu ancak kurkumin takviyesinin bu artışı dengelediği belirlenmiştir. Kurkuminin bu düzenleyici etkisi, insülin direnci ve metabolik sendrom gibi durumlar üzerinde potansiyel yararlı etkilerini işaret etmektedir. Sonuç olarak, çalışmamız treadmill egzersizi ve kurkumin takviyesinin, karaciğer ve kalp dokusundaki BDNF ve preptin seviyeleri üzerindeki etkilerini belirginleştirmiştir. Elde edilen bulgular, kurkuminin egzersizle birlikte uygulandığında sinerjik bir etki yaratarak hem nörolojik hem de metabolik dengeyi olumlu yönde etkileyebileceğini göstermektedir. Bu sonuçlar, kurkumin ve egzersizin kombinasyonunun, nöroproteksiyon ve metabolik sağlık açısından gelecek araştırmalarda daha fazla incelenmesi gereken bir alan olduğunu vurgulamaktadır.

Yeşim Kılıçoğlu
Gaziantep University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2024
00
DoktoraAçık ErişimTR

Streptozotosin ile diyabet oluşturulmuş sıçanlarda elma sirkesi takviyesi ile farklı egzersiz uygulamalarının metabolik ve inflamatuar biyobelirteçleri ile adiponektin betatrofin ve irisin üzerine etkisi

Bu çalışmada, streptozotosin ile diyabet oluşturulmuş Wistar Albino sıçanlarda elma sirkesi takviyesinin metabolik ve inflamatuar biyobelirteçler ile adiponektin, betatropin ve irisin düzeyleri üzerindeki etkilerinin incelenmesi amaçlanmıştır. Çalışma, her grupta 8 sıçan (n=8) olacak şekilde toplam 80 sıçan üzerinde yürütülmüş ve sıçanlar 10 farklı gruba rastgele dağıtılmıştır. Gruplar, kontrol, sham, diyabet, diyabet+takviye, diyabet+düşük, orta ve yüksek şiddetli treadmill egzersizi, diyabet+takviye+düşük, orta ve yüksek şiddetli treadmill egzersizi gruplarından oluşmaktadır. Diyabetli gruplarda streptozotosin ile diyabet modeli oluşturulmuş, takviye gruplarına gavaj yoluyla elma sirkesi verilmiştir. Egzersiz gruplarına, adaptasyon sürecinin ardından 4 hafta boyunca düşük, orta ve yüksek şiddetli treadmill egzersizleri uygulanmıştır. Deney sürecinin sonunda, elde edilen kan örnekleri ELISA yöntemi ile analiz edilmiştir. Gruplar arasındaki farkların analizinde tekrarlı ölçümlerde tek yönlü varyans analizi ve post hoc analizinde Tukey testi kullanılmıştır. Çalışma bulguları, diyabetik sıçanlarda sağlıklı kontrol grubuna kıyasla adiponektin, betatrofin, irisin, IL-6, TNF-α, AST, ALT, insülinde önemli seviyede bozulmalar olduğunu göstermiştir. Tek başına elma sirkesi takviyesinin, diyabetik sıçanlarda betatrofin, IL-6, TNF-α, AST, ALT ve insülin gibi biyobelirteçlerde anlamlı iyileşme sağladığı tespit edilmiştir. Egzersiz uygulanan diyabetik sıçanlarda ise belirli biyobelirteçlerde iyileşmeler gözlenmiş olup, düşük ve orta şiddetli egzersizlerin yüksek şiddetli egzersizlere göre daha olumlu etkiler yarattığı belirlenmiştir. Elma sirkesi ve egzersizin birlikte uygulandığı diyabetik gruplarda da benzer şekilde bazı biyobelirteçlerde anlamlı iyileşmeler saptanmış ve burada da düşük ve orta şiddetli egzersizlerin yüksek şiddetli egzersizlere kıyasla daha faydalı olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Sonuç olarak, elma sirkesi takviyesi, egzersiz ve bu iki müdahalenin kombinasyonu, diyabetik sıçanlarda metabolik ve inflamatuar biyobelirteçler üzerinde olumlu etkiler göstermiştir. Ancak, düşük ve orta şiddetli egzersiz uygulamalarının yüksek şiddetli egzersizlere göre daha etkili olduğu ve tercih edilmesi gerektiği söylenebilir.

Mehmet Kaan Akay
Gaziantep University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Beden Eğitimi ve Spor Öğretmeni adaylarının 21. yüzyıl becerileri öz yeterlik algılarının farklı değişkenler açısından incelenmesi

Bu çalışma, Beden eğitimi ve spor öğretmeni adaylarının 21. yüzyıl becerileri öz yeterlik algılarının farklı değişkenler açısından incelenmesi amacıyla yapılan betimsel bir çalışmadır. Araştırmanın evrenini 2022-2023 eğitim öğretim yılında üniversitelerin spor bilimleri fakültelerinde öğrenim görmekte olan beden eğitimi ve spor öğretmeni adayları, örneklem grubunu ise gönüllülük esasına dayalı olarak seçilen 301 (164 erkek, 137 kadın) öğretmen adayı oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak Anagün ve ark., (2016) tarafından geliştirilen "21.yy. Becerileri Öz Yeterlik Algı Ölçeği" kullanılmıştır. Verilerin analizinde SPSS 22.0 programı kullanılmıştır. Aynı zamanda tanımlayıcı istatistikler, t-testi, ANOVA, Kruskal-Wallis testi ve çoklu regresyon analizi gibi çeşitli istatistiksel yöntemler uygulanmıştır. Araştırma sonucunda öğretmen adaylarının cinsiyetlerine göre 21. yüzyıl becerileri öz yeterlik algılarında anlamlı farklılıklar olmadığını ortaya koymuştur, bu sonuç literatürdeki benzer çalışmalarla uyumludur. Öğrenim gördükleri sınıf açısından yapılan analizlerde, genel olarak sınıf düzeyi ile öz yeterlik algıları arasında belirgin bir ilişki tespit edilmemiştir, bu da literatürdeki bazı çalışmaların sonuçlarıyla paraleldir. Genel not ortalaması ve mezun olunan lise türü gibi değişkenlerin öz yeterlik algıları üzerindeki etkisi, literatürdeki çalışmaların sonuçlarıyla uyumlu bir şekilde, bazı becerilerde anlamlı farklılıklar göstermiştir. Aile sosyo ekonomik düzeyinin ve anne-baba eğitim düzeylerinin öz yeterlik algıları üzerindeki etkisi de incelenmiş ve bu değişkenlerin öğrencilerin algıları üzerinde önemli rol oynadığı gözlemlenmiştir. Bu bulgular, ebeveynlerin eğitim düzeyi ve ailelerin sosyo ekonomik durumunun öğrencilerin 21. yüzyıl becerilerine yönelik öz yeterlik algılarını etkileyebileceğine işaret etmektedir. Özetle bu tez çalışması, beden eğitimi ve spor öğretmen adaylarının 21. yüzyıl becerilerine yönelik öz yeterlik algılarının çeşitli demografik ve eğitimsel değişkenler açısından karmaşık ve çok boyutlu bir yapıya sahip olduğunu ortaya koymaktadır. Bu bulgular, öğretmen eğitim programlarının ve eğitimsel müdahalelerin tasarımında önemli katkılar sağlayabilir.

Hasan Kocahal
Gaziantep University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Beden eğitimi ve sınıf öğretmenlerinin beden eğitimi dersine yönelik öğretme tutkusunu etkileyen faktörlerin incelenmesi

Bu araştırmada beden eğitimi ve sınıf öğretmenlerinin beden eğitimi dersine yönelik öğretme tutkusunu etkileyen faktörlerin, demografik, kişisel, öğretme tutkusu gibi özellikler bakımından ölçülmesi amaçlanmıştır. Araştırma 2017-2018 eğitim-öğretim yılı Milli Eğitim Müdürlüğü'ne bağlı Yozgat il ve İlçelerinde özel ve devlet okullarında çalışan beden eğitimi ve sınıf öğretmenlerine yönelik olup toplam 503 öğretmene uygulanmıştır. Karaman (2009) tarafından geliştirilen Öğretmen Tutkusunu Etkileyen Faktörler Tutum Ölçeği, Demografik Bilgi Formu (DBF) kullanılmıştır. Elde edilen veriler Statistical Package for the Social Sciences (SPSS) istatistik programı aracılığıyla analiz edilmiştir. Veri setinin basıklık ve çarpıklık değerlerine bakılmış normal dağılım gösteren verilerin analizinde paremetrik testler kullanılmıştır. Çalışmanın güvenirliği açısından Cronbach's Alpha testine tabi olmuş, çalışmada ayrıca bağımsız örneklem t testi, tek yönlü varyans analizi testi, sıklık analizi ve ki-kare testi kullanılmıştır. Araştırma sonucuna göre; katılımcıların Süreç Motivasyon ve Okul Sistem Özelliklerine dayalı öğretme tutkusunu etkileyen olumlu faktörleri büyük oranda kabul ettikleri, Süreç Demotivasyon ile Girdi Ve Kurumsal Yapı Alt Boyutundaki olumsuz faktörleri de büyük oranda kabul ettikleri görülmüştür.

Beden eğitimiBeden eğitimi ve spor dersiSınıf öğretmenleri+4
Asya Kezban Taşkın
Yozgat Bozok University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2018
00
DoktoraAçık ErişimTR

Üniversiteli hentbolcuların mükemmeliyetçilik ve kaygı düzeyleri ile başarı hedefleri ve müsabaka sonuçlarına yaptıkları yükleme biçimleri arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu çalışmanın temel amacı üniversiteli hentbolcuların sahip oldukları mükemmeliyetçilik puanları ile başarı hedefleri, kaygı düzeyleri ve yükleme biçimleri arasındaki ilişkinin incelenmesidir. Çalışmaya yaşları 18 ile 28 arasında değişen 246 üniversiteli hentbolcu (103 kadın, 143 erkek) katılmıştır. Katılanlara müsabakadan önce Spora Özgü Çok Boyutlu Mükemmeliyetçilik Ölçeği, 2×2 Başarı Hedefleri Envanteri ve Yarışmasal Durumluk Kaygı Envanteri, müsabakadan sonra ise Nedensel Boyutlar Ölçeği-II uygulanmıştır.Sonuçlar, mükemmeliyetçiliğin kişisel standartlar alt ölçeği ile başarı hedeflerinin tüm alt ölçekleri arasında ve bilişsel kaygı ve kendine güven pozitif yönde ve anlamlı ilişki olduğunu göstermiştir. Mükemmeliyetçiliğin hatalarla aşırı ilgilenme ve algılanan aile baskısı alt ölçekleri ile başarı hedeflerinin uyum sağlanamayan boyutları ve bilişsel ve somatik kaygı arasında pozitif yönde ve anlamlı ilişki olduğunu göstermiştir. Mükemmeliyetçilik ve başarı hedeflerinin müsabaka öncesi yaşanan durumluk kaygı ve kendine güveni yordama etkisini sınamak amacıyla gerçekleştirilen çoklu regresyon analizi sonuçları, bilişsel ve somatik kaygının ustalık kaçınma hedefi ile mükemmeliyetçiliğin hatalarla aşırı ilgilenme ve algılanan aile baskısı alt boyutları tarafından; müsabakaya özgü kendine güvenin ise kişisel standartlar ve ustalık kaçınma hedefi tarafından yordandığını ortaya koymuştur. Araştırma sonuçları, mükemmeliyetçiliğin bütünüyle olumsuz olmadığını, uyum sağlanabilen boyutlarının da olduğu düşüncesini desteklemiştir.

AnksiyeteBaşarıHentbol oyuncuları+3
Fatma Çepikkurt
Çukurova University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2011
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

8 haftalık multi-model egzersiz programının Serebral palsi'li çocukların fonksiyonları üzerine etkileri

Bu çalışmanın amacı, Bobath NGT'ye (Nöro Gelişimsel Tedavi) ek olarak sportif aktivitelerle zenginleştirilmiş multi-model ev egzersiz programının SP'li çocukların rehabilitasyon sonuçlarını nasıl etkileyebileceğini araştırmaktır.Bu araştırma yarı deneysel bir çalışmadır. Araştırma evrenini Rehabilitasyon Merkezi'nden fizik tedavi alan ve hasta kartlarından diplejik ve hemiplejik tip SP tanısı olan hastalar oluşturmaktır. 44 SP'li hasta çalışma evreni olarak kabul edilmiştir. Bu çalışmada, rastlantısal olmayan Sistematik Örneklem yöntemi ile nitel ve nicel araştırma desenleri bir arada kullanılmıştır.Bobath NGT yöntemine dayalı program alan 4-12 yaş arası (Çalışma grubu yaş ortalaması: 8,27 ±2.10, kontrol grubu yaş ortalaması: 7.27± 2,79 ) SP teşhisi konmuş 44 hasta (11 kız ve 33 erkek) çalışma programına alınmıştır. 44 hasta 22'şer kişiden oluşan 2 gruba ayrılmıştır. Her iki gruba haftada 2 gün 40 dakikadan oluşan Bobath yöntemine dayalı fizyoterapi programı uygulanmıştır. Aynı zamanda ÇG'ye 8 hafta boyunca, haftada 5 gün ve 50 dakikadan oluşan multi-model ev egzersiz programı düzenli olarak uygulanmıştır. Hastaların demografik özellikleri ve Aile Etki Ölçeği (AEÖ); Bağımsız İki Örnek T Testi ile, cinsiyet dağılımları ve Kaba Motor Fonksiyon Sınıflandırma Sistemi (GMFCS); Ki Kare testi ile, Kaba Motor Fonksiyon Ölçümü (GMFM), 1 dakika yürüme testi, sağ ve sol tek ayak üzerinde durabilme süresi ve NEH ölçümleri; Karışık Ölçümler İçin İki Faktörlü Anova yöntemiyle analiz edilmiştir. Analizlerde anlamlılık düzeyi p<0.05 olarak kabul edilmiştir.Bu çalışmada gözlenen hastalar hem demografik açıdan hem de cinsiyet açısından benzer olan iki gruptan oluşmaktadır. Gruplar arası seviyeler birbirine uygunluk göstermektedir (X2=0.144 0.05). Her iki grubun AEÖ değerleri benzerlik göstermektedir. ÇG ve KG'nin VAS skor ortalamaları analiz edildiğinde, aralarında anlamlı farklılık bulunmuştur (P=0.003<0.05). Bu anlamlı farklılık, 8 hafta sonrası ÇG'nin VAS skor ortalamaları lehine olmuştur. Her iki grubun GMFM (P=0.098>0.05), 1 dk. yürüme testi (P=0.078>0.05), sağ tek ayak üzerinde durabilme süresi (P=0.725>0.05), sol tek ayak üzerinde durabilme süresi (p=0.927>0.05) ve NEH başlangıç ve 8 hafta sonunda ölçüm parametrelerine bakıldığında istatistiksel açıdan anlamlı bir farklılığa rastlanılmamıştır Ancak hem 1 dakika yürüme testi hem de GMFM değerlendirmesinde ÇG lehine sayısal bir artış olmuştur.Anahtar Kelimeler: Serebral Palsi, Ev egzersiz programı, Serebral Palsi ve egzersiz ve Serebral Palsi ve Spor ve Serebral Palsi ve fizik tedavi

EgzersizEgzersiz tedavisiFizik tedavi+2
Sema Özandaç
Çukurova University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2011
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Beden eğitimi ve spor yüksekokulu ve bazı fakülte öğrencilerinin mizah tarzlarının karşılaştırılması

Bu araştırmanın amacı beden eğitimi ve spor yüksekokulu ve bazı fakülte öğrencilerinin mizah tarzlarının karşılaştırılması ve ilişkili faktörlerin incelenmesidir. Araştırmaya 2017-2018 eğitim-öğretim dönemi içerisinde Yozgat Bozok Üniversitesinde öğrenim gören 417'si kadın, 360'ı erkek olmak üzere toplam 777 öğrenci gönüllü olarak katılmıştır. Çalışmada veri toplama aracı olarak Yerlikaya (2003) tarafından geliştirilen "Mizah Tarzları Ölçeği" ile araştırmacı tarafından oluşturulan "Kişisel Bilgi Formu" kullanılmıştır. Verilerin analizinde öncelikle tanımlayıcı istatistikler incelenmiştir. Veriler, ilk olarak normallik testleri ile sınanmıştır. Bu kapsamda yapılan normallik testi (çarpıklık-basıklık) verilerin normal dağılıma sahip olduğunu göstermiştir. Bu nedenle de parametrik testler uygulanmıştır. Veriler; betimsel istatistiki yöntemler, bağımsız gruplar için t testi ve tek yönlü varyans analizi ANOVA kullanılarak analiz edilmiştir. Sonuç olarak katılımcı mizah boyutunda; cinsiyet, öğrenim gördükleri bölüm ve yapılan etkinlik değişkenleri bakımından anlamlı farklılık görülmüş diğer değişkenler arasında anlamlı bir farklılık görülmemiştir. Kendini geliştirici mizah boyutunda; öğrenim gördükleri bölüm değişkeni bakımından anlamlı farklılık görülmüş diğer değişkenler arasında anlamlı bir farklılık görülmemiştir. Saldırgan mizah boyutunda, cinsiyet, öğrenim gördükleri bölüm, sporcu yaşı, yapılan etkinlik, ikametgâh ettiği yer ve sigara kullanım değişkenleri arasında anlamlı farklılık görülmüş diğer değişkenler bakımından anlamlı bir farklılık görülmemiştir. Kendini yıkıcı mizah boyutunda öğrenim gördükleri bölüm, sporcu yaşı, yapılan etkinlik ve alkol kullanım değişkenleri bakımından anlamlı farklılık görülmüş diğer değişkenler arasında anlamlı bir farklılık görülmemiştir. Toplam mizahta, öğrenim gördükleri bölüm, sporcu yaşı, alkol kullanım değişkenleri bakımından anlamlı farklılık görülmüş diğer değişkenler arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki saptanmıştır. Anahtar Kelimeler: Kendini geliştirici mizah, Katılımcı mizah, Saldırgan mizah, Kendini yıkıcı mizah

Beden eğitimi ve spor yüksekokullarıKendini geliştirmeMizah+3
Nermin Dursun
Yozgat Bozok University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Amatör Futbol Ligi oyuncularının, farklı değişkenlere göre sportif öz yeterlilik düzeylerinin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı amatör futbol liglerinde küçük futbolcu oynatmanın, oyuncu üzerindeki sportif öz yeterlilik düzeylerine etkisinin incelenmesidir. Araştırma 2018-2019 sezonu amatör futbol liglerindeki oyunculara yönelik olup toplam 320 futbolcuya uygulanmıştır. Çalışmada veri toplama aracı olarak Vealey (1986) tarafından geliştirilen Yıldırım (2009) tarafından Türkçeye uyarlanan "Sürekli Sportif Kendine Güven Ölçeği" (SSKGÖ) ile araştırmacı tarafından oluşturulan "Kişisel Bilgi Formu" kullanılmıştır. Elde edilen veriler Statistical Package for the Social Sciences (SPSS) istatistik programı aracılığıyla analiz edilmiştir. Verilerin analizinde öncelikle tanımlayıcı istatistikler incelenmiştir. Veriler, ilk olarak normallik testleri ile sınanmıştır. Bu kapsamda yapılan normallik testi (çarpıklık-basıklık) verilerin normal dağılıma sahip olduğunu göstermiştir. Bu nedenle de parametrik testler uygulanmıştır. Çalışmanın güvenirliği açısından Cronbach's Alpha testine tabi olmuş, çalışmada ayrıca bağımsız örneklem t testi, tek yönlü varyans analizi testi, sıklık analizi ve ki-kare testi kullanılmıştır. Araştırma sonucuna göre; konuyla ilgili araştırmalar dikkate alındığında, öz yeterlilik üzerine yapılmış çalışmaların olduğu ancak amatör futbolcu ve genç oyuncular ile ilgili yapılmış araştırmanın olmadığı görülmektedir. Bu sebepten bu çalışmanın hem alanda eksik olan boşluğu doldurması hem de yeni çalışmalara kaynak oluşturması açısından önemli olduğu düşünülmektedir. Anahtar Kelimeler: Futbol, Amatör, Öz yeterlilik

FutbolFutbolcularSpor+2
Harun Dişlitaş
Yozgat Bozok University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2019
00