Fatih Sultan Mehmet Foundation University
FATIHSULTAN

Fatih Sultan Mehmet Foundation University

İstanbul, Türkiye
Kuruluş: 2000
Web Sitesitwitterlinkedininstagramfacebook

511

Arşivlenen Tez

0

DOI Atanmış

1

Enstitü

0%

DOI Oranı

Son Eklenen Tezler

Tümünü Gör
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Yabancı dil olarak Türkçe öğrenenlere sözcük öğretiminde Quızlet kullanımının etkisi

Dil, bireylerin duygu ve düşüncelerini aktarmak için kullandığı bir araçtır. Bu araç birçok medeniyetin tarih sahnesinde yer almasında ve gelecek nesillere tecrübelerini aktarmasında önemli bir rol oynamıştır. İnsanlar toplumların bir arada yaşaması, kültürel ve sosyal değerlerin bir diğer topluluğa aktarılması, çağlar boyu yaşanan ticari faaliyet gibi unsurların sürdürülebilmesi için iletişime ihtiyaç duymaktadır. Bu bakımdan iletişim, medeniyetler arasında köprü görevini üstlenmiştir. 21. yüzyıldan itibaren internetin yaygın bir araç olarak kullanılmaya başlanması, bireylerin teknolojiye olan ihtiyacının artması, sosyal ve kültürel alanda teknolojiye bağlı gelişmelerin yaşanması, toplumların bulundukları ortamlarda farklı kültürlerle etkileşime geçmesi ile teknoloji günümüzde vazgeçilmez bir araç hâline gelmiştir. Teknolojide yaşanan gelişmelerle birlikte insanların dil öğrenebilecekleri farklı uygulamalar da üretilmiştir. Özellikle yabancı dil olarak Türkçe öğretiminde eğitimcilerin, öğrenenlere daha hızlı ve kalıcı bilgi sunmak için teknolojiye başvurduğu görülmektedir. Eğitimde kullanılan Web 2.0 araçları, bireylerin öğrenmeye çalıştığı dili kolaylaştırmakta ve öğrenme sürecini hızlandırmaktadır. Yabancı dilde sözcük öğretiminde tercih edilen dijital araçlardan biri Quizlet'tir. Quizlet, yabancı dil olarak Türkçe öğretiminde de öğrenenlerin sözcük öğretimini destekleyen bir araçtır. Quizlet'te yer alan sözcük çalışmaları, öğrenenlerin daha hızlı ve kolay öğrenmesine olanak tanımaktadır. Quizlet'in hem sınıf ortamında hem de bireysel çalışma alanlarında kullanılabilmesi, öğrenenin ilerlemesini takip edebilmesi ve yapılan yanlışların uygulama tarafından fark edilmesi gibi var olan özellikleri öğrenene büyük bir kolaylık sağlamaktadır. Quizlet'in sözcük öğrenmeye etkisini araştıran yabancı dil olarak İngilizce öğretiminde birçok araştırma yapılmıştır. Araştırmalarda Quizlet'in sözcük öğreniminde etkili ortaya konmuştur. Alanyazın incelendiğinde yabancı dil olarak Türkçe öğretiminde Quizlet'in sözcük öğrenimine etkisinin araştırılmadığı görülmektedir. Bu kapsamda yapılan "Yabancı dil olarak Türkçe öğrenenlere sözcük öğretiminde Quizlet'in etkisi nedir ve nasıldır?" problem sorusundan hareketle yabancı dil olarak Türkçe öğrenenlere sözcük öğretiminde Quizlet'in etkisinin ne ve nasıl olduğunu belirlemek amaçlanmıştır. Çalışmada karma araştırma modeli kullanılmıştır. Çalışmanın nicel kısmı için yarı deneysel bir araştırma modeli seçilmiştir. Deney ve Kontrol grubunu B1 seviyesinde Türkçe öğrenen 40 öğrenen oluşturmaktadır. Araştırma verileri ön test ve son test olarak araştırmacının oluşturduğu sözcük bilgisi testi ile toplanmıştır. Elde edilen veriler SPSS programıyla çözümlenmiştir. Araştırmanın nitel çalışma kısmında durum çalışması deseni kullanılmıştır. Veriler deney grubunu oluşturan 20 öğrenenden araştırmacı tarafından oluşturulan etkinlik değerlendirme formu aracılığıyla ve deney grubunda yer alan 4 öğrenenle odak grup görüşmesi yapılarak toplanmıştır. Elde edilen veriler içerik analiziyle çözümlenmiştir. Çalışmanın sonucunda yabancı dil olarak Türkçe öğrenenlerin sözcük öğretiminde Quizlet'in kullanımının öğrenenlerin sözcük bilgisini geliştirmede etkili olduğu ve deney grubunun sözcük bilgisinin geliştirilmesinde anlamlı bir şekilde farklılık oluşturduğu tespit edilmiştir. Quizlet'in etkisinin nasıl olduğuna yönelik değerlendirme formlarından elde edilen verilerden 2 tema ve 55 alt oluşturulmuştur. Odak grup görüşmelerinden elde edilen görüşler incelendiğinde ise 2 temaya ve 21 alt temaya ulaşılmıştır. Öğrenenlerin görüşlerinden elde edilen sonuçlar sözcük öğretiminde Quizlet kullanımının olumlu etkileri olduğu ortaya koymaktadır. Anahtar kelimeler: Yabancı dil olarak Türkçe öğretimi, sözcük öğretimi, yabancı dil olarak Türkçe sözcük öğretimi, Web 2.0 araçları, Quizlet.

Enes Eyibil
Fatih Sultan Mehmet Foundation University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2023
10
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Fiziksel ve cinsel şiddet suçlarından hükümlü yetişkin erkeklerin antisosyal davranış ve psikopati eğilimleri ile çocukluk çağı ruhsal travma yaşantıları arasındaki ilişkinin incelenmesi

ÖZET Bu çalışmanın temel amacı, ceza infaz kurumlarında cinsel ve fiziksel şiddet suçlarından dolayı bulunan 18-45 yaş arası yetişkin erkeklerin antisosyal davranış ve psikopati eğilimleri ile erken dönem istismar ve ihmal yaşantıları arasındaki ilişkiyi incelemek; bu değişkenlerin bazı sosyo-demografik özellikler açısından ve suç türlerine göre farklılaşıp farklılaşmadığını belirlemektedir. Ayrıca, çocukluk çağı ruhsal travma yaşantılarının psikopati ve antisosyal davranış puanları üzerindeki etkisi de araştırmanın amaçları arasında yer almaktadır. Bu doğrultuda, 18-45 yaş aralığında bulunan 113 fiziksel şiddet ve 153 cinsel şiddet suçu işlemiş olmak üzere toplam 266 erkek hükümlü çalışmaya gönüllü olarak katılmıştır. Veriler, Kişisel Bilgi Formu, Antisosyal Davranış Ölçeği, Levenson Öz Bildirim Psikopati Ölçeği ve Çocukluk Çağı Ruhsal Travma Ölçeği'nden elde edilen puanlar üzerinde toplanmış ve analiz edilmiştir. Elde edilen veriler, gruplar arası farklılıkların incelenmesi amacıyla Bağımsız Örneklem t-Testi, ANOVA ve anlamlı farkların hangi gruplar arasında olduğunu belirlemek amacıyla Tukey-B (Post Hoc) Testi ile değerlendirilmiştir. Ölçeklerin toplam ve alt boyut puanları arasındaki doğrusal ilişkiyi ölçmek amacıyla Pearson Korelasyon Analizi; yordayıcılık gücünü ve modellemeyi değerlendirmek amacıyla ise Çoklu Doğrusal Regresyon Analizi kullanılmıştır. Bulgular incelendiğinde, cinsel şiddet suçu işlemiş katılımcıların cinsel istismar, duygusal istismar ve fiziksel ihmal puanlarının, fiziksel şiddet suçları nedeniyle ceza infaz kurumunda bulunan hükümlülerden daha yüksek olduğu görülmüştür. Bu doğrultuda, cinsel şiddet suçundan hüküm giymiş katılımcıların daha fazla cinsel istismar yaşantısı bildirdikleri tespit edilmiştir. Ayrıca, çocukluk çağı travma alt boyut, antisosyal davranış ve psikopati toplam puanlarının bazı sosyo-demografik özelliklere göre farklılaştığı tespit edilmiştir. Katılımcıların çocukluk çağı ruhsal travma alt boyutları ile antisosyal ve psikopati toplam puanı arasında anlamlı ilişkiler bulunmuştur. Fiziksel ihmalin antisosyal davranış ve psikopati puanlarını; antisosyal davranış puanlarının ise psikopati puanlarını yordadığı görülmüştür. Elde edilen bulgular, literatürdeki benzer çalışmalar ışığında tartışılmıştır. Anahtar kelimeler: Çocukluk Çağı Travması, Antisosyal Davranış, Psikopati Eğilimi, Fiziksel Şiddet, Cinsel Şiddet

Cinsel şiddetFiziksel şiddetÇocukluk çağı travmaları
Mehlika Beyza Önal
Fatih Sultan Mehmet Foundation University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2025
00
DoktoraAçık ErişimTR

Kronik ağrı ve çocukluk çağı travmaları arasındaki ilişkide pozitif ve negatif duygu şiddeti, öfke belirtileri ve depresyon düzeyinin rolü

Bu çalışmada çocukluk çağı travmaları ve ağrı yükü arasındaki ilişkide pozitif ve negatif duygular, öfke belirtileri ve depresyon düzeyinin rolleri incelenmiştir. Araştırma örneklemini 18-50 yaş aralığındaki kronik ağrı şikayeti bulunan 135 birey ile kronik ağrı şikayeti olmayan 139 birey oluşturmaktadır. Çalışmada ilk olarak kronik ağrının değerlendirilebilmesi için; ağrı şiddeti, ağrılı bölge sayısı ve ağrı sıklığı değişkenlerinin çarpımından oluşan bir ağrı indeksi geliştirilmiştir. Ağrı indeksi, kronik ağrının kişi üzerindeki bütünleşik etkisini belirten 'Ağrı Yükü' kavramını belirtmektedir. Ayrıca katılımcılara Sosyodemografik ve Klinik Bilgi Formu, Beck Depresyon Envanteri, Pozitif ve Negatif Duygu Ölçeği (PNDÖ) ve Çok Boyutlu Öfke Ölçeği (ÇBÖÖ), Çocukluk Çağı Travmaları Ölçeği-33 (ÇÇTÖ-33) ölçüm araçlarından oluşan formlar uygulanmıştır. Tüm değişkenlerin birbiriyle olan ilişkilerini incelemek amacıyla ki-kare analizleri uygulanmıştır. Analiz sonuçları duygusal, cinsel ve fiziksel istismar ile negatif duygular, öfke belirtileri ve depresyon düzeyi yükseldikçe ağrı yükü düzeyinin de anlamlı biçimde yükseldiğini göstermektedir. Daha sonra çocukluk çağı travmaları ve ağrı yükü arasındaki ilişkide sırasıyla negatif duygular ve öfke belirtileri için seri aracılık analizleri, depresyon düzeyi için basit aracılık analizleri ve depresyon düzeyi ile pozitif duygular için moderatörlü aracılık analizleri yapılmıştır. Elde edilen bulgulara göre, fiziksel ihmal ve cinsel istismar dışındaki travma alt boyutlarında negatif duygular ve öfke belirtilerinin tam seri aracı rolü bulunduğunu; cinsel istismar alt boyutunda ise kısmi aracı rolünün olduğu tespit edilmiş iken, fiziksel ihmal aracı ve bağımlı değişkenleri yordamadığından model anlamlı bulunmamıştır. Ayrıca, tüm travma alt boyutlarında depresyon düzeyinin tam aracı rolünün bulunduğu gözlenmiştir. Son olarak, cinsel istismar ve fiziksel ihmal dışındaki travma alt boyutlarında pozitif duyguların, depresyon düzeyinin aracı rolünü düzenlediği tespit edilmiştir.

DepresyonDuyguKronik ağrı+2
Merve Er
Fatih Sultan Mehmet Foundation University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2025
00
DoktoraAçık ErişimAR

Hüsameddin el-Müezzini el-Havarizmi'nin eseri olan "Şerhu Miftahu-l Ulum" den belagat bölümünün tahkiki (Belagat kısmının başından müsnedün ileyh konusunun sonuna kadar)

Bu tez, "İmam el-Fâzıl", "Melikü'l-Munâzırîn" ve "Muktedâʾü Eimmeti't-Tahkîk" unvanlarıyla anılan Hüsâmü'l-Millet ve'd-Dîn el-Müezzinî el-Hârezmî'nin (ö. 742 h. / 1341 m. den sonra) el-yazma hâlindeki ġerhu Miftâhi'l-ʿUlûm adlı eserinin belâgat bölümünü, başından "müsned ileyh"e dair son değerlendirmelere kadar tahkik etmektedir. Söz konusu el yazması, Miftâḥu'l-ʿUlûm'un tamamını ele alan en meşhur belâgat şerhlerinden biridir. Metinde naklî delillerden çok aklî tartışmalara yer verilmiş ve metne kelâmî-mantıkî bir yaklaşım hâkim olmuştur. Müellif, zihnî muhakeme yoluyla gizli anlamları çıkarma imkânını artırmak maksadıyla esere çok sayıda itiraz ve soru dâhil etmiştir; red veya kabul tercihi ise okuyucuya bırakılmıştır. Böylece bu şerh, araştırma, titiz inceleme ve tahkik bakımından en önde gelen şerhlerden biri olmuştur. Bu eser, ilmî meselelerin çağın diliyle sadeleştirerek sistemli bir şekilde ele alınması ile ayırt edilen, şerh ve hâşiyeler döneminde kaleme alınmıştır. Türkiye kütüphaneleri söz konusu eserin zengin nüsha koleksiyonlarına sahiptir; ayrıca Osmanlı dönemi âlimlerince yapılan şerh, hâşiye ve incelemeler de bu çalışmaya önemli katkılar sunmuştur. Araştırmada tenkitli metin neşrine dair bilimsel yöntem izlenmiş; eser ve müellif tanıtılmış, önceki ve sonraki belâgat çalışmaları ele alınıp bu eserin öncekilerden etkilenmesi ve sonrakiler üzerindeki etkisi incelenmiştir. Metin, tarihî bağlamında değerlendirilmiş ve müellifin yöntem ve kaynakları, eserin ayırt edici özellikleri ile eleştirilen yönleri ortaya konarak ilmî bakımdan ele alınmıştır. Bu el yazmasını tahkik etmedeki amacım, sahih, güvenilir ve istifade etmesi kolay bir metin ortaya koymak ve eserin müellifini tanıtmaktır. Metni lafız ve mânâ itibarıyla aslî hâline sadık kalarak yayımlamak için azami gayret gösterdim. Cenâb-ı Hak'tan bu çalışmanın faydalı olmasını ve kabul görmesini niyaz ederim.

Mohamad Alkhatıb
Fatih Sultan Mehmet Foundation University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2025
00
DoktoraAçık ErişimTR

"Duygu Sosyalleştirme Eğitim Programı"nın 48-72 aylık çocukların ebeveynleri ve okul öncesi öğretmenlerinde etkililiğinin incelenmesi

Okul öncesi dönemde çocukların duygusal gelişimi, yaşam boyu sürecek sosyal ve akademik becerilerin temelini oluşturmaktadır. Duygu sosyalleştirme, hem ebeveynlerin hem de öğretmenlerin çocukların duygularını tanıma, ifade etme ve düzenleme süreçlerine rehberlik etmelerini sağlayarak, sağlıklı benlik algısı, öz düzenleme ve empati gelişimini desteklemektedir. Türkiye'de ebeveynlik yaklaşımlarındaki farklılıkların yanı sıra öğretmenlerin duygusal farkındalık ve yaklaşımlarındaki çeşitlilik, çocukların sağlıklı duygusal gelişimini destekleyecek yapılandırılmış duygu sosyalleştirme programlarının geliştirilmesini gerekli kılmaktadır. Ancak literatür, Türkiye'de erken çocukluk dönemine yönelik sistematik duygu sosyalleştirme eğitim programlarının, hem ebeveynler hem de öğretmenler açısından sınırlı ve yaygınlık açısından yetersiz olduğunu göstermektedir. Bu bağlamda araştırmanın amacı, 48–72 aylık çocukların ebeveynleri ve okul öncesi öğretmenlerine yönelik geliştirilen "Duygu Sosyalleştirme Eğitim Programı" nın etkililiğini belirlemektir. Araştırmaya 35'i deney, 35'i kontrol grubunda olmak üzere toplam 70 ebeveyn ile 35'i deney, 35'i kontrol grubunda olmak üzere toplam 70 okul öncesi öğretmeni katılmıştır. Katılımcılara "Çocukların Duygularına Verilen Tepkiler Ölçeği (Ebeveyn/Öğretmen Formu)" uygulanmış ve programın etkililiğini değerlendirmek üzere nicel araştırma yöntemlerinden "Ön Test-Son Test Kontrol Gruplu Deneysel Model" kullanılmıştır. Bulgular, programın ebeveynlerin ve öğretmenlerin duygu sosyalleştirme davranışlarında anlamlı değişimler yarattığını göstermiştir. Sonuç olarak, programın hem ebeveynler hem de okul öncesi öğretmenlerinde olumlu duygu sosyalleştirme davranışlarını arttırdığı tespit edilmiştir. Araştırma, erken çocukluk döneminde ebeveyn ve öğretmen temelli duygu sosyalleştirme eğitimlerinin gerekliliğini vurgulamakta ve gelecekte geliştirilecek programlara katkı sağlayacak nitelikte bulgular sunmaktadır.

Siğnem Bağcı
Fatih Sultan Mehmet Foundation University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2025
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Yetişkin bağlanma stillerinin erken dönem uyumsuz şemalar ile ilişkinin incelenmesi

Bağlanma, çocuk ve bakım veren arasında gelişmiş olan ilişkide, bakım veren ile çocuğun ihtiyacı olan yakınlık arayışı sırasında ortaya çıkan, tutarlılık ve süreklilik içerisinde olan duygusal bir bağdır. Bağlanma kavramının geliştirilmesine yönelik çeşitli çalışmalar uzun yıllar boyunca yapılmış ve kavramla ilgili çeşitli modeller ortaya konulmuştur. Bu modeller, bireylerin yaşamlarının farklı dönemlerinde geliştirdikleri bağlanma stillerini anlamaya ve sınıflandırmaya olanak tanımaktadır. Yetişkinlikte bağlanma ise, bireyin kendisine fiziksel ve psikolojik güvenlik sağlayacak diğerleriyle etkileşimde bulunması ve bu kişilerle yakın ilişkilerini sürdürme eğilimidir. Bilişsel kuram çerçevesinde sıkça kullanılan şema kavramı ile bağlanma kuramı arasında kavramsal bir yakınlık söz konusudur. Şemalar, bireyin kendisi, diğerleri ve dünya hakkında geliştirdiği, bilişsel ve duygusal düzeyde organize olmuş yapılandırmalardır. Özellikle erken dönem uyumsuz şemalar, bireyin çocukluk dönemindeki temel duygusal ihtiyaçlarının yeterince karşılanmaması sonucu oluşan ve yaşam boyu işlevselliği etkileyen bilişsel-duygusal örüntülerdir. Dolayısıyla bu çalışmada yetişkin bağlanma stilleri ile erken dönem uyumsuz şemalar arasındaki ilişki incelenmiştir. Araştırma nicel bir araştırma olup ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Çalışmanın araştırma grubunu 19-63 yaş aralığında bulunan 193 birey oluşturmaktadır. Katılımcıların %72,5'ini (n= 140) kadınlar, %27,5'ini (n= 53) erkekler oluşturmaktadır. Veriler kolayda örnekleme yoluyla dijital ortamda toplanmıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarak kişisel bilgi formu, Yakın İlişkilerde Yaşantılar Envanteri-II ve Young Şema Ölçeği Kısa Form-3 kullanılmıştır. Araştırmanın analiz sonuçları incelendiğinde, yetişkin bağlanma stillerinin erken dönem uyumsuz şemalar ile ilişki içinde olduğu tespit edilmiştir. Bununla birlikte yetişkin bağlanma stilleri yaş ve cinsiyete göre anlamlı bir farklılık göstermez iken; romantik ilişki varlığı ve çocuklukta kim tarafından yetiştirildiği değişkenine göre anlamlı bir farklılık gösterdiği gözlemlenmiştir. Erken dönem uyumsuz şemalarda ise, yaş ve çocuklukta kim tarafından yetiştirildiği değişkenine göre anlamlı bir farklılık gözlenmediği; cinsiyet ve romantik ilişki varlığı değişkenin de anlamlı bir farklılık gözlendiği sonucuna ulaşılmıştır. Çalışmadan elde edilen bulgular literatür ışığında tartışılmış ve araştırmacılar ile uygulayıcılara yönelik önerilerde bulunulmuştur.

Zeynep Yüksel
Fatih Sultan Mehmet Foundation University
2025
00