Fatih Sultan Mehmet Foundation University
Enstitü

Lisansüstü Eğitim Enstitüsü

Fatih Sultan Mehmet Foundation University

369

Arşivlenen Tez

0

DOI Atanmış

0%

DOI Oranı

Arşivlenen Tez

10 Tez
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Abdurrahman Zâhidî-i Konevî'nin "Tevfiyye" adlı manzum sözlüğü

Çalışmamızda Abdurrahmân Zâhidî-i Konevî'nin 18. yüzyılda yazdığı Tevfiyye isimli Arapça-Farsça-Türkçe manzum sözlüğü incelenmiştir. Çalışmanın temel amacı Abdurrahmân Zâhidî-i Konevî'nin Tevfiyye isimli manzum sözlüğünü şekil ve içerik açısından incelemek ve sözlüğü bilim dünyasına kazandırmaktır. Bu doğrultuda sözlüğün Süleymaniye Kütüphanesi Hafid Efendi Koleksiyonu 441 numarada kayıtlı tek yazma nüshası okunarak çeviri yazılı metin ortaya çıkarılmıştır. Çalışmanın birinci bölümünde kaynaklardan edinilen bilgiler doğrultusunda manzum sözlükler hakkında bilgilere yer verilmiş ve Anadolu sahasında yazılan bazı manzum sözlüklere kısaca değinilmiştir. İkinci bölümde tezimize konu olan Tevfiyye isimli manzum sözlük şekil ve içerik bakımından detaylı bir şekilde incelenmiş akabinde yazarın dili ve üslubundan bahsedilip eserin dikkat çeken bazı gramer özelliklerine değinilmiştir. Üçüncü bölümde eserin bilinen tek nüshası hakkında bilgi verilmiş, metin kuruluşunda izlenen yol açıklanmış ve Tevfiyye'nin transkripsiyonlu metnine yer verilmiştir. Tezimizin son bölümü olan dördüncü bölümde ise Tevfiyye'nin sözlük kısmındaki Türkçe, Arapça, Farsça, Rumca ve Kıptice kelimelere göre dizin hazırlanmıştır. Ekler bölümünde eserin tıpkıbasımına yer verilerek çalışma tamamlanmıştır. Anahtar kelimeler: Manzum sözlük, Tevfiyye, Abdurrahman Zâhidî-i Konevî, sözlük, metin neşri.

18. yüzyılAbdurrahman Zahidi-i KoneviArapça+4
Aslıhan Şahin
Fatih Sultan Mehmet Foundation University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Saltanat ve Haremeyn ahalisi: Son Haremeyn tercümanı Hacı Ferid Bey'in defterinin analiz ve transkripsiyonu

Osmanlı Devleti'nin kutsal topraklara ilgisi ve hizmet arzusu bölgenin Osmanlı coğrafyasına dâhil olmasıyla daha resmî ve sistemli faaliyetler halini almıştır. Yavuz Sultan Selim'in Mısır seferinin sonucu, Hicaz ve Haremeyn bölgesinin herhangi bir mukavemete gerek duymaksızın Osmanlı idaresini tercih etmesi ve "Halifelik" statüsünün kazanılması, bölgeye karşı sorumluluk bilincini artırmıştır. Osmanlı Devleti 400 yıl boyunca Hicaz ve kutsal beldelerin her türlü ihtiyacını karşılamış ve bir devlet politikası olarak bölgenin huzuru, güvenliği ve problemleri için çaba sarf etmiştir. Bu bağlamda Haremeyn bölgesinden geçici veya kalıcı olarak İstanbul'a gelmiş ve burada maddi sıkıntılara düşmüş kimselerin problemlerinin çözümü için devlet bürokrasisine dâhil edilen "Haremeyn Tercümanlığı Odası'nın çalışmaları da ayrıca bir "hizmet alanı" olarak önem kazanmıştır. Bu çalışma Haremeyn Tercümanı Hacı Ferid Bey'in Osmanlı arşivinde yer alan ve yukarıda bahsedilen hizmetleri konu edinen yazışmalarını içeren defterini incelemeyi amaçlamaktadır.

DefterlerHacı Ferid EfendiHaremeyn+4
Fatma Ayhan Tokel
Fatih Sultan Mehmet Foundation University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2023
00
DoktoraAçık ErişimTR

Dr. Mazhar Osman'ın İstanbul Seririyatı dergisinde tıp eğitimi ve sağlık politikasında modernleşme ve değişim süreçleri

Bu çalışmada 1919-1951 tarihleri arasında 32 yıl, kesintisiz, aylık olarak yayınlanan İstanbul Seririyatı dergisi, tıp eğitimi ve sağlık politikalarındaki modernleşme çerçevesinde incelendi. Mazhar Osman editörlüğünde çıkarılan dergide, aylık tıp makalelerinin bulunduğu fasikülün yanında, İlâve başlığı ile ikinci fasikül de bulunmaktadır. İstanbul Seririyatı dergisi sosyal ve siyasi konulu makalelerin yer aldığı İlâveler ile ayda iki adet dergi olarak düzenli yayınlanmıştır. Derginin editörü Mazhar Osman çevresinde toplanan hekimler, Osmanlıdan Cumhuriyete geçiş, I. Dünya Savaşı, Cumhuriyetin kurulması, inkılâplar, II. Dünya Savaşı dönemlerinde hastalık ve tedavilerine dair ülkemizde yaşanılan gelişme ve değişimleri, tıp eğitiminin geçirdiği aşamaları, sağlık politikalarındaki yenilikleri, sosyal ve siyasi hadiseleri değerlendirmişlerdir. Tıbbi konulardaki makale başlıkları, çalışmanın bir parçası olarak hazırlanan dergi fihristi, tıbbi gelişmelerin tarihi süreci ile ilgilenecek hekimlerimizin bilgisine/ilgisine sunulmaktadır. Özellikle İlâve Kısımlarda yayınlanan, eğitim, sağlık politikaları, siyasi ve sosyal hadiselere dair makalelerde zikredilen hususlardaki 32 yıllık gelişimi, hatta geçmişe yönelik değerlendirme ve eleştirileri ile yarım asırlık süreci kesintisiz takip edebilmek mümkündür. Mazhar Osman'ın biyografisine de katkı sağlanacak bu çalışmada genel olarak tıp eğitimi tarihimize değinilmektedir. Derginin yayın sürecinde vefat eden tüm hekimlerimizin biyografileri, bazıları için özel sayılar hazırlanarak yer almaktadır. Bu biyografilerle Cumhuriyet dönemi politikalarının oluşumuna katkı sağlayan hekimlerimize de kısaca değinilmektedir.

DergilerDeğişimDeğişim süreci+5
Kevser Topkar
Fatih Sultan Mehmet Foundation University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Okul müdürlerinin hizmetkâr liderlik davranışları ile öğretmenlerin öz yeterliklerine ilişkin bir karma yöntem çalışması

Araştırmanın amacı "Okul müdürlerinin hizmetkâr liderlik davranışları ile öğretmenlerin öz yeterlikleri arasındaki ilişki düzeyini ve okul müdürlerinin hizmetkâr liderlik davranışları hakkında öğretmenlerin görüşlerini ortaya çıkarmak" şeklinde belirlenmiştir. İstanbul ilinin Anadolu Yakası'nda bulunan ilköğretim ve ortaöğretim okullarında 2021-2022 eğitim-öğretim yılında görev yapan 202 öğretmenin görüşlerine başvurulan bu çalışmada karma araştırma yöntemi kullanılmıştır. Veriler analiz edilirken açıklayıcı desen tercih edilmiştir. Araştırmadaki nicel ve nitel yöntemin çalışma grubu kolay ulaşılabilir örneklemden belirlenmiştir. Nicel yöntemin veri toplama araçları Yönetici Hizmetkâr Liderlik Ölçeği ve Öğretmen Öz-yeterlik Ölçeği olarak belirlenmiştir. Nitel yöntem olarak ise veriler öğretmenlerin kendi okul müdürlerinin hizmetkâr liderlik davranışlarını değerlendirmeleri amacıyla yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılarak toplanmıştır. Araştırma verilerinin analizi için nicel yöntem olarak korelasyon analiz yöntemi tercih edilmiş olup nitel yöntemde ise veriler içerik analizine göre değerlendirilmiştir. Araştırmanın nicel ve nitel bulgularını birlikte değerlendirdiğimizde öğretmenlere göre okul müdürlerinde mevcut olan hizmetkâr liderlik davranışları ile kendi öz yeterlikleri arasındaki ilişki anlamlı olmasa da destekleyicilik ve topluluk oluşturma temalarından hareketle orta düzeyde mevcuttur. Anahtar kelimeler; Okul Müdürleri, Hizmetkâr Liderlik Davranışları, Öğretmenler, Öz Yeterlik.

Eğitim yönetimiHizmetkar liderlikLiderlik+6
Ersel Karataş
Fatih Sultan Mehmet Foundation University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Tercüme-i Şeyh Ömer Efendi Risalesi (İnceleme-metin-dizin)

Tercüme-i Şeyh Ömer Efendi Risalesi, çeşitli kitaplardan alınmış dinî içerikli bilgilerin tercümesiyle yazılmış öğretici ve nasihat verici bir yazma eserdir. Kayıtlara göre risalenin müellifi Ömer Fuadî olsa da metnimizde bunu gösteren açık ve net bir ibare bulunmamaktadır. Aynı şekilde eserin telif edildiği dönem hakkında da metinde belirtilmiş net bir tarih bulunmamaktadır. Bu çalışmada, eserin dil malzemeleri incelenmiş ve metnin içeriğindeki bazı yol gösterici bilgiler ışığında, risalenin hangi yüzyılda yazılmış olabileceği ve müellifinin hakkında destekleyici bilgilerle çıkarımlar yapılmış ve neticede ilim dünyasına yeni bir eser kazandılmış oluncaktır. Çalışma; giriş, inceleme, metin, ve dizin-sözlük adı altında dört ana bölümden oluşmaktadır. Anahtar kelimeler: Tercüme-i Şeyh Ömer Efendi, Ömer Efendi, Osmanlı Türkçesi, ilmihâl, akâid

AkaidOsmanlıcaRisale+2
Zehra Canbay
Fatih Sultan Mehmet Foundation University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2023
00
DoktoraAçık ErişimTR

Türkiye'deki toplumsal değişimin korku duygusu üzerinden film örneklemiyle incelenmesi (1950-1999)

Bu çalışma, Türkiye Cumhuriyeti Tarihinin bir dönemine duygu tarihçiliği perspektifi ile yaklaşan ilk Türkçe tezdir. Çalışmanın amacı 20. yüzyılın ikinci yarısında Türkiye'de yaşanan siyasi, ekonomik, toplumsal ve kültürel/düşünsel değişimi bireylerin duygulanımları üzerinden incelemektir. Toplumsal tarih çalışmalarına bir katkı olan bu tez, korku duygusunun ve türevlerinin toplumsal değişimi nasıl açıklayacağını yanıtlayarak yeni bir yöntem önerir. Bu sayede, nörobiyolojik bir kavram olan korku, dönem bilgisine yönelik çarpanlarının tespit edilmesiyle pozitif bilimler parantezinden çıkarılıp tarihselleştirilir. Korku hem her toplumda temel bir duygu olarak deneyimlendiği hem de bireysel ve kamusal yaşamı temelden etkilediği için bu çalışmada araştırma nesnesi olarak seçilmiştir. Bu çalışma boyunca, "Türkiye Cumhuriyetinde 20. yüzyılın ikinci yarısında korku duygusu nasıl değişti?" sorusunun yanıtı aranmıştır. Bu sorunun refakatıyla; korkulan unsurların niteliği, temsili, sebepleri ve biçimlerinin zaman içinde nasıl ve niçin değiştiği ele alınmış ve bu doğrultuda toplumsal değişimin anlamı sorgulanmıştır. Bu tezde, korkunun zaman içindeki değişimini ölçebilmek için sinema filmlerinden oluşan bir örneklem ana veri seti olarak kullanılmıştır. 1950-1999 yılları arasında, her yıl için iki film olmak üzere, temsiliyet gücü yüksek filmler arasından 100 film seçilmiştir. Bu kümeden elde edilen veriler toplanmış, kodlanmış, kavramlar arasında ilişkiler kurularak tarihsel bağlama oturtulmuştur. İnceleme sonucunda ortaya çıkan ve zamanın ruhunu gösteren örüntüler, üç farklı dönem öne çıkarmıştır: 1950-1965, 1966-1979, 1980-1999. Bu çalışmada her dönemin temsilleri kendi içinde ele alınmıştır. Buna göre, 1950'lerde göç hareketleri ile zorunlu olarak yalnız kalmış kişilerin şehre dair endişelerine karşı sabır ve metanet duyguları yüceltilmiştir. 1960'ların ortalarından itibaren belirginleşen zengin-fakir gibi çatışma alanları ile bölünme korkusu, aile birlikteliği üzerinden değerlendirilmiş olup mücadele ve fedakarlık duyguları öne çıkmıştır. 1980-1999 arasındaki süreçte ise toplumsal yapıların çözülmesine dair üretilen korkular 80'lerde namus ve 90'larda ise özgürlük değerleri etrafında şekillenmiştir. Çalışmanın bulgularına göre, incelenen dönem boyunca, kaybetmekten korkulan unsurlar gittikçe bireysel nitelik kazanmıştır. Bu doğrultuda, Türkiye'deki toplumsal değişiminin yönü bireycilik lehine gelişmiş, değerler ve tutumlar da buna mukabil farklılaşmıştır.

AileDuyguKorku+6
Oğuzhan Dursun
Fatih Sultan Mehmet Foundation University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Öncesi ve sonrasıyla milli mimari semineri: Sedad Hakkı'nın öğrencileri

Bu tez çalışması kapsamında Türk mimarlık tarihinde, Milli Mimari düşüncesinin oluşumunu etkileyen ulusal faktörler irdelenmiştir. Amacım semineri oluşturan şartlarını ve sonuçlarını seminere katılmış olduğu kesin olarak tespit edilen mimarların çalışmaları üzerinden incelemektir. Geç Osmanlı döneminde başlayan batılılaşmanın milliyetçi düşünceyi tetiklemesi, bu düşüncenin Türk aydınları arasında yayılması ve Türk sanatının araştırmaları, edebiyat, resim ve tarih gibi alanlardaki etkinlikleriyle beraber ele alınmıştır. Milli Mimari kavramının ortaya çıkışına etki eden toplumsal ve ideolojik faktörler ile Türk Sanatı kavramsallaştırması ve Milli Mimari yaklaşımları; Arkitekt (Mimar), Mimarlık vb. dergilerin arşivlerinin taranması ile elde edilen veriler üzerinden değerlendirilmiştir. Türk sanatı kavramının geliştiği süreç boyunca mimarlıkta milliyetçilik yaklaşımlarının etkisinde oluşan ilk deneme olarak (Birinci) Milli Mimarlık dönemi ve bu süreçte tasarlanan yapılar Mimar Kemalettin ve Mimar Vedat Tek beyler özelinde ele alınmıştır. (Birinci) Milli Mimarlık döneminin ardından değişen düşünce yapısı ve yaklaşımların getirisiyle bu sürecin sonlanması, eleştirel yaklaşımlar ve yeni arayışlarla birlikte ortaya koyulmuştur. Türk mimarlık tarihinde oldukça etkili bir isim olarak Sedad Hakkı Eldem'in mimarlık düşüncesinin oluşumu, geleneksel Türk evi üzerine olan bireysel ve kolektif araştırmalarla ele alınmıştır. Eldem'in uzun yıllar sürdürdüğü Millli Mimari araştırmalarına rağmen, mimarlık pratiğinde farklı üsluplarda tasarımlar ortaya koyduğu sabit bir bakış sürdürmediği görülmüştür. Tüm araştırmalarının sonucunda özellikle 60'lardan sonra kararlaştırmış olduğu bir mimari dil oluşturduğuna değinilmiştir. Eldem'in çalışmaları Türk evi plan tipleri ile karşılaştırılarak hangi unsurların yapılarında öne çıktığı üzerine bir tablo çıkarılmış, bu tablodan elde edilen verilere göre öğrencilerinin çalışmalarını değerlendiren ayrı bir tablo çalışılmıştır. Milli Mimari Seminerinin, Türk mimarlık tarihindeki yönlendirici etkisi seminerde çalışmalarda bulunan öğrencilerin devam eden süreçte yarışmalara gönderdikleri projeler ve uygulamaları üzerinden değerlendirilmiştir. Arşivin büyük bir kısmı 1948'de çıkan yangında yok olduğu için yalnızca Sedad Hakkı Eldem'in kişisel arşivinde Uğur Tanyeli tarafından tespit edilen öğrenci isimleri üzerinden araştırma yürütülmüştür. Bu araştırma kapsamında aktif olarak mimarlık pratiği içinde yer alan üç etkili ismin öne çıktığı görülmüştür. Emin Necip Uzman, Harbi Hotan ve Haluk Baysal odağında tamamlanan çalışma neticesinde mahalli değerlere dikkatle yaklaşan tasarım tercihlerinin yanı sıra modern üslubu istikrarla sürdürdükleri dikkat çekmiştir. Anahtar kelimerler; Milli Mimari Semineri, Sedad Hakkı Eldem, milliyetçilik, Milli Mimari düşüncesi, (Birinci) Milli mimarlık, (İkinci) Ulusal mimarlık

Eldem, Sedad HakkıMilliyetçilikMimari düşünce+1
Kübra Durna
Fatih Sultan Mehmet Foundation University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Türkiye'de orman okulu yaklaşımını uygulayan okul öncesi kurumlarındaki yetişkinlerin uygulama sürecine dair risk algılarının ve deneyimlerinin incelenmesi

Bu araştırmada, Orman okulu uygulaması gerçekleştiren idarecilerin, öğretmenlerin ve çocukları bu uygulamalara katılan ebeveynlerin Orman okulu uygulama süreçlerine dair risk algılarını içeren görüşlerinin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırma nitel araştırma yöntemlerinden 'Durum Çalışması' ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın çalışma grubunu, 'Amaçlı Örnekleme' yöntemlerinden 'Ölçüt Örnekleme' yöntemi ile seçilen; Milli Eğitim Bakanlığına bağlı olarak 7 farklı coğrafik bölgede 16 farklı ilde Orman okulu uygulaması gerçekleştiren idareciler, öğretmenler ve çocukları bu uygulamalara katılan ebeveynler oluşturmaktadır. Çalışma grubunda yer alan katılımcılardan 2'si devlet anasınıfı, 1'i devlet anaokulu ve 15'i özel anaokulda görev yapmakta olan 10 idareci, 20 öğretmen ve çocuğu bu okullardan birine devam eden 10 ebeveyn yer almaktadır. Araştırmanın verileri, araştırmacı tarafından hazırlanan 'Ebeveyn Demografik Bilgi Formu', 'İdareci ve Öğretmen Demografik Bilgi Formu' ve araştırmacı tarafından geliştirilip, uzman görüşü alınarak hazırlanmış olan 'Orman Okulu Uygulama Süreçlerinde Karşılaşılabilecek Riskli Durumlar Hakkında Öğretmenlerin, İdarecilerin ve Ebeveynlerin Görüşleri' isimli yarı yapılandırılmış görüşme formu ile elde edilmiştir. Araştırmanın verileri katılımcılar ile çevrimiçi ve yüz yüze (karma) görüşmeler yapılarak elde edilmiştir. Elde edilen verilerden oluşan temalar; riskin tanımı, Orman okulu uygulamalarında karşılaşılan riskler, Orman okullarında karşılaşılabilecek risklerin bağlı olduğu sebepler, risk kaynaklarının çeşitliliğinin etkisi, riskler karşısındaki oluşan deneyimler ve bu deneyimlerin orman okulundaki uygulamalara etkisi, Orman okulu uygulamaları sırasında sık yaşanılan riskli durum örnekleri, çocuğun risk alabilmesini olumlu/olumsuz etkileyen faktörler olarak yer almıştır. Temalara ilişkin görüşler doğrudan alıntılarla yansıtılarak betimsel analiz ve tematik analizin birlikte kullanılmasıyla analiz süreci tamamlanmıştır. Elde edilen bulgulardan bir kaçına değinecek olursak; yetişkinlerin çoğunlukla riskli durumları tehlike olarak değerlendirdiği, yetişkinlerin çocuğa ve çocukluğa atfettiği değerin kültürel yaklaşımlar doğrultusunda erken çocuk eğitiminden beklentilerine göre şekillendirmeye çalışmasının Orman okulu uygulamalarına yansımaları, yetişkinlerin risk algısının olumlu/olumsuz yönde olmasının çocuğun risk yönetim becerisini olumlu/olumsuz yönde etkilediği, yetişkinin doğayla kurduğu ilişkinin temelinin türcülük üzerinden kurgulanıyor olmasının çocukların doğa ilişkisine etkileri bulgular arasında yer almaktadır. Araştırmada elde edilen bulgular arasında özellikle risk algısının kültürel normlarla şekillendiği bulgusu üzerine, Orman okulu eğitim yaklaşımının her ülkede kendi kültürel normlarına göre eğitici eğitiminin tasarlanması gerektiği vurgulanmıştır. Eğitim modelinin bu normlara göre uyarlanması sayesinde, Orman okulu eğitiminin felsefesini koruyarak ülkemizde anlamlı bir yaygınlaşma sağlanabileceği yönünde önerilerde bulunulmuştur. Anahtar kelimeler; Orman okulu, risk algısı, sınıf dışı eğitim, öğretmen, idareci, ebeveyn.

DeneyimEbeveynlerOkul yöneticileri+7
Mehri Erol
Fatih Sultan Mehmet Foundation University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2023
00
DoktoraAçık ErişimTR

Yemen'de Osmanlı-İngiliz çekişmesi: Nevâhî-i Tis'a sınırı örneği

Yemen, Arabistan coğrafyasının güneyinde yer alan batısında Kızıldeniz doğusunda da Basra körfezi olan tarihin en eski medeniyetlerinden birine ev sahipliği yapan bir bölgedir. 1517'de Osmanlı yönetimine girmesi ile yaklaşık 400 yıl Osmanlı idaresinde kalmıştır. Hindistan'ın İngiltere'nin sömürgesi olmasıyla beraber Yemen, İngiltere için hayati öneme sahip yerlerden birisi haline gelmiştir. 1839'da İngiltere, Yemen'in güneyinde bulunan Aden'i işgal etmiştir. İngiltere işgali meşru hale getirmek için burada bulunan yerli kabilelerle bir takım anlaşmalar imzalamıştır. O tarihe kadar Osmanlı merkezi idaresinin pek müdahil olmadığı bu kabileler bağımsız şekilde hareket ediyorlardı. Osmanlı Devleti 1849 ve 1871'de Yemen'e askeri harekatlar düzenleyerek başta Sana olmak üzere birçok bölgeyi itaat altına almıştır. Hemen akabinde de bir takım idari ve askeri düzenlemeler yapmıştır. Osmanlı Devleti'nin Yemen'deki bu faaliyetlerini Aden için tehlike gören İngiltere 1882 yılında Aden'in yaklaşık 150 km kuzeyinde bulunan Nevâhi-i Tis'a (Dokuz köy) bölgesinin kendisine ait olduğunu ve buraya herhangi bir müdahalede bulunmamasını talep etmiştir. Bununla da yetinmeyen İngiltere, 1882 yılında Osmanlı Devleti'ne iki tarafın nüfuz bölgelerini belirlemek için sınır çizme teklifinde bulunmuştur. Osmanlı Devleti ilk başta bu öneriye sıcak bakmamış ancak daha sonraki gelişmeler iki tarafı bir masa etrafında buluşturmuştur. 1902 yılında başlayan görüşmeler sonunda 1903-1904-1905 yıllarında sınır protokolleri imzalanmıştır. 1914 yılında ise Sultan Mehmed Reşad ve İngiltere Kralı V. George'un imzalaması ile anlaşma resmi hüviyet kazmıştır. Bu tezde Doğu Hindistan Şirketi'nin kurulması ile başlayan İngiltere'nin Kızıldeniz politikası, Aden işgali ve Osmanlı-İngiliz sınır çizme faaliyetleri anlatılmaktadır.

DiplomasiNevahi-i Tis'aOsmanlı Devleti+5
Ali Sarı
Fatih Sultan Mehmet Foundation University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2023
00
Sanatta YeterlikAçık ErişimTR

Topkapı Sarayı'ndaki su mimarisiyle ilgili yapıların taş tezyinatının desen ve sembolizm yönünden incelenmesi

Topkapı Sarayı; kapladığı yedi yüz bin metre kare alanda dört asır boyunca her padişah döneminde, ihtiyaca göre ilave edilen yeni yapılarla birlikte Osmanlı Devleti'nin yönetim merkezi ve Osmanlı padişahları ve saray mensuplarının ikametgâhı olmuştur. Bu alanda yer alan çeşme, şadırvan, selsebil, fıskiyeli havuz ve hamamlar saray için inşa edildiklerinden, bu eserler farklı form ve özenli tezyinatı ile öne çıkan gösterişli, Türk mimarisine has yapılardır. Bu eserlerin taş bezemeleri ise motif ve kompozisyon bakımından,inşa edildikleri, XV. yüzyılın ikinci yarısından XIX. yüzyıla kadar hakim olan beğeni ve üslup özelliklerini bir arada ortaya koyan bir belge niteliğindedir. Hazırlanan tezde; Topkapı Sarayı'nın birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü avluları ile bu avlularda yer alan binaların içindeki ve Harem Dairesi'ndeki su mimarisine ait yapıların; ayrıca Topkapı Sarayı'nın avluları dışında beşinci yer olarak tanımlanan Fatih Sultan Mehmed'in yaptırdığı ve Topkapı Sarayı'nın ilk yapısı Çinili Köşk'teki oda çeşmesi, Osmanlı padişahlarının hasbahçesi Gülhane Parkı'nın çeşmeleri, Darphane/Koz Bekçileri Kapısı önündeki çeşme aynalarının da fotoğrafları çekilerek, bu eserlerin çizimleri yapılmış, bezemeleri yapıldıkları dönemin beğeni ve üslup özellikleriyle birlikte değerlendirilerek, bu motiflerin su sembolizmiyle ilişkisi ortaya konulmuştur.

Su mimarisiSu yapılarıSüsleme sanatı+4
Lale Yıldır
Fatih Sultan Mehmet Foundation University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2023
00