Feyziye Schools Foundation Işık University
ISIKUN

Feyziye Schools Foundation Işık University

İstanbul, Türkiye
Kuruluş: 2000
Web Sitesitwitterlinkedininstagramfacebook

884

Arşivlenen Tez

0

DOI Atanmış

3

Enstitü

0%

DOI Oranı

Son Eklenen Tezler

Tümünü Gör
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Evli bireylerde, problem çözme becerisi ve evlilik doyumu ile somatizasyon arasındaki ilişkinin incelenmesi

Amaç: Bu araştırma, evli bireylerde problem çözme becerileri ve evlilik doyumu arasındaki ilişkide, somatizasyonun aracı rolünü incelemek amacıyla yapılmıştır. Yöntem: Çalışma, 282 kadın, 155 erkek olmak üzere toplamda 437 evli birey ile tamamlanmıştır. Araştırmada, "Sosyodemografik Özellikler ve Veri Formu", problem çözme becerisini ölçmek amacıyla "Evlilikte Problem Çözme Ölçeği", evlilik doyumlarını ölçmek amacıyla "Evlilik Yaşamı Ölçeği" ve somatizasyon düzeylerini ölçmek amacıyla ise "Somatizasyon Ölçeği" kullanılmıştır. Araştırma kapsamında elde edilen veri SPSS 23 (Statistical Package for Social Sciences 23) programı kullanılarak incelenmiştir. Verilerin değerlendirilmesinde cinsiyet farkına bakmak için t testi, değişkenlerin arasındaki ilişkileri incelemek için Pearson Korelasyon ve problem çözme becerisi ile evlilik doyumu arasındaki ilişkide somatizasyonun aracı rolünü incelemek için hiyerarşik regresyon analizi ile PROCESS Model (Hayes, 2013) kullanılmıştır. Bulgular: Araştırmanın bulgularında, problem çözme becerisi ve evlilik doyumu arasında pozitif yönde ilişkili olduğu görülmüştür. Somatizasyon düzeyleri ise hem problem çözme becerisi hem de evlilik doyumu ile negatif yönde ilişkili bulunmuştur. Ayrıca problem çözme becerileri ile evlilik doyumu arasındaki ilişkide somatizasyonun aracılık rolü anlamlı bulunmuştur. Sosyodemografik bilgilere göre incelendiğinde ise kadınlar ve erkekler arasında istatistiksel olarak anlamlı bir somatizasyon farkı bulunmuştur. Kadınlar erkeklere göre daha yüksek somatizasyon farkı göstermiştir. Çocuk sahibi olmayan bireylerin ise hem problem çözme becerisinin hem de evlilik doyumlarının daha yüksek olduğu bulunmuştur. Araştırmadan elde edilen bulgulara bakıldığında bulgular, alan yazın ile paralellik göstermiş ve desteklenmiştir. Sonuç: Araştırmada, evli bireylerde problem çözme becerisi arttıkça evlilik doyumunun da arttığı görülmüştür. Ayrıca, somatizasyon düzeyleri arttıkça evlilik doyumu ve problem çözme becerisi azalmaktadır. Evli bireylerin problem çözme becerisi ve evlilik doyumu arasındaki ilişkide somatizasyonun aracı rolünü anlamlı olarak desteklemiştir. Anahtar kelimeler: Evlilik, Evlilik Doyumu, Problem Çözme Becerileri, Somatizasyon

BedenselleştirmeEvli çiftlerEvlilik doyumu+2
Revan Kafkaslı
Feyziye Schools Foundation Işık University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Bir grup öğretmenin algıladıkları sosyal destek ve yaşam doyumu ile depresyon arasındaki ilişkinin incelenmesi

Amaç: Bu araştırma, bir grup öğretmenin algıladıkları sosyal destek (aile, arkadaş, özel insan) ve yaşam doyumu düzeyleri arasındaki ilişkide, depresyon düzeyinin aracı rolünün olup olmadığı incelenmek amacıyla gerçekleşmiştir. Yöntem: Araştırmaya, İstanbul ili Çekmeköy semtinde bulunan özel ve devlet okullarında ilkokul, ortaokul ve lise kademelerinde çalışan toplamda 300 öğretmen katılmıştır. Araştırmada, Sosyodemografik Özellikler ve Veri Formu, Çok Boyutlu Algılanan Sosyal Destek Ölçeği, Yaşam Doyumu Ölçeği ve Beck Depresyon Envanteri kullanılmıştır. Veriler, bağımsız t-testi, tek yönlü varyans analizi, korelasyon, meditör analiziyle saptanmıştır. Bulgular: Araştırmanın bulgularında; cinsiyete göre öğretmenlerin algıladıkları sosyal destek, yaşam doyumu ve depresyon düzeylerinde anlamlı olarak farklılık bulunmuştur. Boşanan öğretmenlerin depresyon düzeyinin, evlilere göre daha yüksek olduğu görülmüştür. Yaş, okul türü, eğitim kademesi ve ek gelire sahip olup olmama durumuna göre öğretmenlerin algıladıkları sosyal destek, yaşam doyumu ve depresyon düzeylerinde anlamlı bir farklılık bulunmamıştır. Algılanan sosyal destek ve yaşam doyumu arasında pozitif bir ilişki bulunmuştur. Algılanan sosyal destek ve depresyon arasında negatif bir ilişki saptanmıştır. Aynı zamanda depresyon ve yaşam doyumu düzeyleri arasında da negatif bir ilişki bulunmuştur. Algılanan sosyal destek ve yaşam doyumu arasındaki ilişkide depresyonun kısmi aracılık rolü olduğu saptanmıştır. Sonuç: Araştırmada, öğretmenlerin algıladıkları sosyal destek arttıkça yaşam doyumunun arttığı görülmüştür. Aynı zamanda algıladıkları sosyal destek arttıkça depresyon düzeyleri düşmektedir. Öğretmenlerin algıladıkları sosyal destek ve yaşam doyumu arasındaki ilişkide depresyon kısmi aracılık rolü vardır. Anahtar Kelimeler: Algılanan Sosyal Destek, Yaşam Doyumu, Depresyon, Öğretmen

Algılanan sosyal destekDepresyonYaşam doyumu+1
Hülya İzgiş
Feyziye Schools Foundation Işık University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Çocukluk çağı travmaları ile depresyon ilişkisinde dini başa çıkmanın aracı rolü

Amaç: Bu araştırmada çocukluk çağı travmaları ile depresyon ilişkisinde dini başa çıkmanın aracı rolünün değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Yöntem: Araştırma toplam 366 kişi olmak üzere; 257'si kadın 109'u erkek üniversite öğrencisi ile yürütülmüştür. Bu öğrencilerin yaş ortamaları 23,51'dir. (ss:5,317). Değişkenleri ölçümlemek için Çocukluk Çağı Travmaları Ölçeği (ÇTQ-28), Kısa Semptom Envanteri (KSE), Dini Başa Çıkma Ölçeği (DBÇÖ), Beck Depresyon Envanteri (BDE), kullanılmıştır. Bulgular : Araştırmanın bulguları incelendiğinde çocukluk çağı travmaları ile depresyon arasında anlamlı bir ilişki olduğu gözlemlenmiştir. Öngörülenin aksine çocukluk çağı travmaları ile olumlu dini başa çıkma arasında negatif anlamlı ilişki saptanmış fakat olumsuz dini başa çıkma ile çocukluk çağı travmaları arasında anlamlı ilişki saptanmamıştır. Korelasyon analizlerinde olumlu dini başa çıkma ile depresyon arasında negatif anlamlı ilişki bulunmasına rağmen mediasyon analizlerinde aynı sonuca ulaşılamamıştır. Çocukluk çağı travmaları ile psikiyatrik ilaç kullanımı değişkenleri kontrol edildiğinde olumlu dini başa çıkma ile depresyon arasında anlamlı bir ilişki bulunmamıştır. Sonuç: Araştırmanın sonuçları çocukluk çağı travmalarına maruz kalmış bireylerin olumlu dini başa çıkma stratejilerini kullanımının daha düşük ve depresyon şiddetlerinin yüksek olduğunu göstermektedir.

Başa çıkmaDepresif bozukluk-majörDepresyon+4
Nazan Cankılıç
Feyziye Schools Foundation Işık University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Semiha Berksoy'un figürlerinde kimlik arayışı

Semiha Berksoy neredeyse bir asır dolu dolu geçen sanat yaşamıyla modern ve çağdaş Türk sanatının en önemli isimlerinden birisidir. Türkiye'nin ilk kadın opera sanatçısı olmasının yanı sıra tiyatro, edebiyat, sinema ve görsel sanat gibi farklı disiplinlerde de pek çok işe imza atmıştır. Tüm disiplinleri birbirine bağlayan gesamkunstwerk (tümel sanat) felsefesiyle sanat yapmıştır. Görsel sanatlarda hiçbir sanat topluluğuna ve akıma ait olmadan kendi yörüngesinde, üslup sorunu çekmeden, sanatın merkezine kendini alarak özgün bir üretim dili geliştirmiştir. Buradan hareketle tematik ve kategorik bir incelemenin yolunu açacak ortak imgeler kullanmıştır. Semiha Berksoy'un resimlerindeki imgelerin kaynağını anlamak ve bunların kullanımını değerlendirmek için eserlerin dışına çıkmak, anlam dünyasına girmek gerekmektedir. Zira kendi kişisel hayatından taşan imgelerin kaynağı anlaşıldığında portre ve otoportelerindeki anlamlar bulunmuş olur. Bu çalışmada resimlerin incelemesi yapılırken yanlış veya öznel saptamalara gidilmemesi ve imgelerin doğru kaynağına ulaşmak adına sanatçının biyografisi referans alınarak "sanatçıya dönük eleştiri" metodundan yararlanılmıştır. Sanatçının ailesine, yaşadığı yerlere, yakın çevresine ve onu besleyen tüm yaşam detaylarına dair detaylı bir okuma yapılarak bu kaynaklar çeşitlendirilmiştir. Ressam kimliğini bilimsel bir biçimde ortaya koymak adına sanatçının hayatı ve diğer sanat dallarındaki kariyeri de farklı başlıklar altında incelenmiştir.

Berksoy, SemihaFigürFigüratif resim+4
Hamra Aydın Koyuncu
Feyziye Schools Foundation Işık University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Üniversite öğrencilerinin depresyon düzeylerinin toplumsal cinsiyet rolleri ve bilişsel esneklik düzeyleri bakımından incelenmesi

Üniversite öğrencilerinin depresyon düzeylerinin toplumsal cinsiyet rolleri ve bilişsel esneklik düzeyi açısından farklılaşıp farklılaşmadığını tespit etmektir. Literatürdeki bulgulardan yola çıkarak, bu araştırmada üniversite öğrencilerinin depresyon düzeylerinin cinsiyet rolleri ve bilişsel esneklik düzeyine göre farklılaşıp farklılaşmadığı incelenmiştir. Toplam 383 kişi olmak üzere; 96 erkek 287 kadın lisans ve yüksek lisans öğrencisi araştırmaya katılmıştır. Bu öğrencilerin yaş ortalamaları 22,42'dir (ss:3,14). Değişkenlerin ölçümü için Bem Cinsiyet Rolü envanteri, Bilişsel Esneklik Envanteri ve Beck Depresyon Ölçeği kullanılmıştır. Toplumsal cinsiyet rolleri ve depresyon düzeyleri arasında anlamlı bir fark çıkmazken, bilişsel esneklik düzeyleri ve depresyon düzeyleri arasında anlamlı bir fark bulunmuştur. Bilişsel esneklik düzeyi ve depresyon arasında negatif yönde bir ilişki bulunmaktadır. Ayrıca toplumsal cinsiyet rolleri ve bilişsel esneklik düzeyi arasında anlamlı bir fark bulunmuştur. Bireylerin toplumsal cinsiyet rolleri değiştikçe depresyon düzeyleri arasında bir fark görülmemektedir. Bilişsel esneklik düzeyi arttıkça, depresyon düzeyi düşmektedir. Ayrıca toplumsal cinsiyet rollerine göre bilişsel esneklik düzeyleri farklılaşmaktadır.

Bilişsel esneklikDepresyonToplumsal cinsiyet+1
Yakup Anıl Özdemir
Feyziye Schools Foundation Işık University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

İlköğretim 3, 4 ve 5.sınıf öğrencilerinde akran zorbalığı ve sosyal beceri arasındaki ilişkiyi etkileyen ve bu ilişkiye eşlik eden faktörler ile birlikte incelenmesi

Amaç: Bu araştırmada, akran zorbalığı ve sosyal beceri arasında olası anlamlı bir ilişkinin araştırılması planlanmıştır. Yöntem: Katılımcılar, İstanbul'da Anadolu yakasında bulunan özel okulda okuyan, normal gelişim gösteren, 2018-2019 dönemi içinde ilköğretim 3., 4. ve 5. sınıfta okuyan toplam 164 öğrenciden oluşmaktadır. Araştırmaya toplam 17 sınıftan 164 öğrenci ve onların ebeveynleri, 17 sınıf öğretmeni ve 8 rehberlik öğretmeni katılmıştır. Araştırılması amaçlanan bilgiler Sosyodemografik/Kişisel Bilgi Formu, Olweus Öğrenciler İçin Akran Zorbalığı Ölçeği ve Sosyal Beceri Değerlendirme Ölçeği ile elde edilmiştir. Bulgular: Araştırma sonucuna göre, zorbalık davranışı ile sosyal beceriler arasında anlamlı bir ilişki bulunamazken, akran zorbalığına maruz kalan öğrencilerin sosyal becerileri puanlarının anlamlı olarak daha düşük olduğu bulunmuştur. Akran zorbalığına maruz kalan öğrencilerin ilişki başlatma ve sürdürme, saldırgan davranışlar ve dürtülerle başa çıkma, plan yapma ve sosyal becerilerinin daha düşük olduğu belirlenmiştir. Sonuç: Sonuçlar, sosyal beceri problemleri ve akran zorbalığına maruz kalmanın ilişki içerisinde olduğunu desteklemektedir. Bu bulgular ilgili literatür göz önüne alarak tartışılmış ve gelecek araştırmacılara ve uygulayıcılara yönelik öneriler sunulmuştur. Anahtar Kelimeler: akran zorbalığı, sosyal beceri, atılganlık, saldırganlık.

Akran zorbalığıAtılganlıkGelişim psikolojisi+5
Zeynep Kurt
Feyziye Schools Foundation Işık University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00