
68
Archived Theses
0
DOIs Assigned
0%
DOI Rate
Discipline
Endüstriyel tasarım projeleri için web tabanlı proje yönetim modeli ve uygulaması
Bu çalışmada öğrencilerin ve öğretim elemanlarının tasarım derslerinde kullanabileceği, öğrenci tasarım projelerini, tasarım süreçlerine göre yönetmek, izlemek ve değerlendirmek amacıyla web tabanlı yeni bir model sunulmuştur. Sunulan model için Tasarım Projesi adında, günümüzün popüler e-öğrenme araçlarından birisi olan Moodle adlı açık kaynak kodlu Öğrenim Yönetim Sistemi (ÖYS) üzerinde çalışabilen yeni bir web tabanlı araç geliştirilmiştir. Geliştirilen bu araç, bir yarıyıl boyunca Gazi Üniversitesi, Endüstriyel Teknoloji Eğitimi Bölümü ETE404-Endüstriyel Tasarım dersi kapsamında, öğrenci grupları üzerinde uygulanmış ve öğrencilerden elde edilen veriler ile geliştirilen model test edilmiştir. Geleneksel yöntem ile karşılaştırılarak uygulamaya yansıyan sonuçlar arasındaki farklar ortaya konmaya çalışılmıştır. Bulgular ışığında; öğrenci-danışman, öğrenci-öğrenci arasındaki iletişimi artırdığı, rapor teslimini ve arşivlenmesini kolaylaştırdığı, dersin öğretim elemanlarına bağlı işleyiş farklılıklarını ortadan kaldırarak işleyiş standardı getirdiği tespit edilmiştir.
AZ91 magnezyum alaşımının işlenebilirliğinin incelenmesi
Bu çalışmada AZ91D Magnezyum alaşımının tornalamada işlenebilirliği, Taguchi metodu yöntemi kullanılarak araştırılmıştır. Çalışmanın sonucunda, elde edilen yüzey pürüzlülük sonuçları Yapay Sinir Ağları (YSA) ile modellenerek karşılaştırması yapılmıştır. İşlenebilirlik parametreleri olarak magnezyum alaşımlarının mekanik özelliklerine benzer özellikler gösteren malzemelerde kullanılan değerler ve literatür göz önüne alınmıştır. Deneylerde kaplamasız DCGT, VCGT ve CCGT karbür uçlar kullanılmıştır. Deneysel çalışmada magnezyum alaşımlarının kimyasal ve fiziksel özelliklerinden dolayı kuru işleme ve minimum yağ ile soğutma uygulanmıştır. Kesme hızı değerleri 500, 750 ve 1000 m/dk, talaş derinlikleri 0,5, 1 ve 1,5 mm, ilerleme değerleri ise 0,05, 0,1 ve 0,2 mm/dev olarak belirlenmiştir. Kesme değerlerine ve soğutma tipine göre yapılan deneyler sonucunda ortaya çıkan kesme kuvveti değerleri, yüzey pürüzlülük değerleri ve takımlar üzerinde oluşan aşınma/yığılma durumları incelenmiştir. Magnezyum alaşımlarının kesmeye karşı gösterdikleri dirençlerin yüksek olmadığı tespit edilmiş olup, her bir kesme olayında ortaya çıkan kuvvetler incelenip değerlendirilmiştir. Kesme kuvvetlerinin arttığı deneylerde yüzey pürüzlülük değerlerinin arttığı tespit edilmiştir. Kesici takımlar üzerinde magnezyum alaşımlarının sıvanmaları tespit edilmiştir. Verilerin YSA ile karşılaştırılması sonucunda elde edilen sonuçlar deneyensel çalışma ile tam uyumluluk göstermiştir. Bu çalışma ile AZ91D magnezyum alaşımının işlenebilirliğinde yeni sonuçlar ve işleme tipleri hakkında yaklaşımlar geliştirilmiştir. Ekonomik değeri yüksek olan bu malzeme için uyarlanan Taguchi metodu ile maliyetler azalmış, modelleme yöntemi ile de işleme süresi ve çok daha az maliyetlerin ortaya çıkması sağlanmıştır.
Technological properties of some wood materials impregnated with flame retardants chemicals
The aim of this research is to determine some technological specifications of woods of Scots pine, oriental beech and sessile oak which are impregnated with fire-retardant substances. To achieve this goal, test substances prepared from woods of Scots pine, oriental beech and sessile oak according to TS EN 345 regulations are impregnated with ammonium sulfate [(NH4) S04], sodium acetate (CH3COONa), aluminum chloride (AlCl3), borax [Na2B4O7.5H2O], boric acid [H3BO3] and, borax+boric acid (%50+%50) via dipping method according to ASTM D 1413 regulations. The densities of impregnated specimens were determined according to TS 2472 regulations, the pressure resistances of impregnated specimens were determined according to TS 2595 regulations, the bending resistances and the modulus of elasticities for bending of impregnated specimens were determined according to TS EN 408 regulations, and the burning characteristics of impregnated specimens were determined according to ASTM E 160 regulations. At the end of the experiment; trial of preservative used in Beech, Oak and Scots pine at some of the physical, mechanical and combustion properties was affected.
Teknoloji ve tasarım dersinde yapılan sanayi gezilerinin öğrencilerinin tutumlarına etkisi(Tokat ili örneği)
Tokat ili merkez ilçeye bağlı ortaokullarda Teknoloji ve Tasarım dersi eğitimi gören öğrencilerin, okul sanayi işbirliği sonucunda derse olan tutmalarındaki değişimi incelenerek, çıkan sonucun analizinin yapılmasını amaçlayan bu araştırma; nicel araştırma yönteminin işe koşulduğu deneysel bir çalışmadır. Okul sanayi işbirliğinin kurulması amacı ile Tokat İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından Bilimin Işığında Teknoloji ve Tasarım Şenliği Projesi hayata geçirilmiştir. Araştırmanın evrenini, Tokat ili merkez ilçeye bağlı ortaokullarında Teknoloji ve Tasarım dersi eğitimi alan 7. sınıf öğrencileri oluşturmuştur. Örneklem basit tesadüfî yöntemle seçilen 207 ortaokul 7. sınıf öğrencisinden oluşmaktadır. Örneklem grubundaki öğrencilere Bilimin Işığında Teknoloji Tasarım Şenliği Projesi kapsamında üretim yapan firmalar gezdirilmiş, Türk Patent Enstitüsü tarafından patent, marka ve tasarım konularında bilgilendirme semineri verilmiş, logo ve afiş yarışmaları düzenlenmiş ve öğrencilerin yıl içerisinde derste ortaya çıkardıkları çalışmaların yıl sonunda sergisi yapılmıştır. Veri toplama aracı olarak tutum ölçeği geliştirilmiştir. Deneysel desen yöntemiyle yapılan çalışmanın verilerinin analizinde bağımlı iki örnek T-Testi kullanılmıştır. Araştırmanın ön test ve son test bulguları sonucunda; son test lehine anlamlı bir farlılık oluştuğu görülmüştür. 7. sınıflardaki yapım kuşağı konusu öğretiminde, gezi gözlem yönteminin kullanıldığında öğrencilerin derse karşı tutumlarının olumlu yönde değiştiği sonucuna ulaşılmıştır.
Ortaokullarda teknoloji ve tasarım dersinde öğretmen ve öğrenci açısından sınai mülkiyetin önemi
2006-2007 eğitim öğretim yılından itibaren ilköğretim okullarında İş Eğitimi dersinin yerine farklı bir programla Teknoloji ve Tasarım dersi uygulamaya geçirilmiştir. Teknoloji ve asarım dersinde öğrencilerin, merak eden, gözlem ve araştırmaya hevesli, özgün fikirler üretmeleri amaçlanmaktadır. İnsan, mantıklı düşünme, problem çözme, yeniden yapma, doğadaki enerji ve materyalleri kullanarak yeniden sekilendirme ve yeniden düzenleme gücüne sahip bulunmaktadır. Teknoloji eğitimin amacı, kişilerin mevcut yasamdan daha iyi bir yasama geçebilmeleri için gerekli görüş, düşünce ve becerileri geliştirmektir. Bu durum yeni gelişmeleri öğrenip etkili bir biçimde uygulayabilen meslek mensupları yetiştirmeyi de zorunlu hale getirmektedir. Bu araştırmanın amacı, ortaokullardaki Teknoloji ve Tasarım dersinde öğretmen ve öğrenci açısından sınai mülkiyetin önemi hakkında öğretmen ve öğrencilerin düşünce ve yorumlarını alarak bir sonuca varmaktır. Çalışma tarama modeline dayalı betimsel bir çalışmadır. Araştırmacı tarafından literatür taraması yapılarak, araştırmayı oluşturacak verileri elde etmek, öğretmenlere ve öğrencilere uygulamak amacıyla anket hazırlanmış ve öğretmenlere ve öğrencilere uygulanacaktır. Araştırmanın evrenini Ankara ilinin Mamak, Altındağ, Çankaya, Yenimahalle ilçelerinde görev yapan Teknoloji ve Tasarım öğretmenleri ve okuyan öğrencilerinden oluşturmaktadır. Araştırmada evrenin tümüne ulaşılamadığı için 114 Öğretmen ve 886 öğrenci araştırmanın örneklemini oluşturmaktadır. Toplam 114 öğretmene ve 886 öğrenciye anket uygulanarak, elde edilen verilerin analizi SPSS-17 istatistik programı ile yapılacaktır. Araştırmada anket formla elde edilen sayısal veriler, bulgular kısmında ele alınarak yorumlanacaktır. Teknoloji ve tasarım dersinde öğrenci ve öğretmen açısından Sınai Mülkiyetin Önemi ile ilgili olarak öğrenci ve öğretmenlerin görüşleri büyük ölçüde istatiksel açıdan anlamlı bulunmuştur. Diğer veriler bulgular kısmında ayrıntılı olarak anlatılmıştır.
Gıda teknolojisinde üretim hatlarının modernizasyonu
Gıda endüstrisinde geleneksel üretim yöntemlerinin kullanımı gıda sağlığı, üretim performansı ve iş güvenliği açısından uygun olmayan bir takım sonuçları da beraberinde getirmektedir. Ayrıca ürünlerin depolama ortamlarının hijyen ve sanitasyonu büyük önem kazanmaktadır. San-Tez projesi kapsamında yapılan bu çalışmada geleneksel yöntemlerle üretim yapan bir tesisinin yeni bir üretim tekniği ile modernize edilmesi ve ortaya çıkan sonuçların değerlendirmesi yapılmıştır. Modern üretim sistemlerinin kullanımları ile üretim sürelerinin ve maliyetleri belirgin bir şekilde düşürmesinin dışında gıda kalitesini ve tüketim güvenliğini üst seviyeye çıkarmıştır. Gıda üretim sistemlerinde kullanılan soğutarak özellik kazandırma işlemi için gerekli olan özgül ısı değerlerinden Choi-Okos değeri soğutma süresi hesaplamalarında helva benzeri ürünler için gerçeğe en yakın değeri verdiği yapılan uygulamalarla ortaya konmuştur. Ürün kalitesi, üretim süresi ve benzeri tüm değerlendirmelerde modern üretim hatları en olumlu sonuçları vermiştir ve üretim gücü arz talep dengesi gözetildiğinde % 218 artmıştır.
Francis tipi türbin tasarımı ve yönlendirme kanat açısının türbin tasarım parametrelerine etkisinin sayısal analizi
Hidroelektrik santrallerde enerjinin etkin dönüşümünü sağlayan türbinler karmaşık yapıları ve tasarımları bakımından önem taşıyan bileşenlerden biridir. Bu çalışmada hidroelektrik santraller için düşü ve güç gibi temel parametreleri belirli olan bir Francis tipi türbin ve çıkış borusu için akış analizleri hesaplamalı akışkanlar dinamiği (HAD) hesapları yapılmıştır. Çalışmanın temel amacı türbinden maksimum gücü elde edebilmek için optimum yönlendirme kanat açısının ve rotor kanat sayısının tespitidir. Yapılan analizde türbin rotor kanat sayısı 17 (Model-1) ve 20 (Model-2) alınarak yönlendirme kanat açısının (12o-48o) değişiminin türbin karakteristikleri (hız, basınç, tork, verim ve güç gibi) üzerindeki etkileri incelenmiştir. Maksimum güce ulaşırken rotor kanatlarında oluşan eşdeğer gerilmelerin malzeme dayanımı üzerindeki etkileri de irdelenmiştir.
Türkiye'de jeotermal seracılığın teknolojik ve ekonomik analizi
Bu çalışma, ülkemizde jeotermal seracılığın gelişimine katkı sağlamak ve jeotermal seracılığın sürdürülebilirliğini araştırmak ve klasik sera tipiyle teknolojik sera adıyla bilinen jeotermal seraların karşılaştırmasını yapmak amacıyla gerçekleştirilmiştir. Çalışmanın ortaya konulması esnasında gözlem ve tespitlerin yapıldığı seraların birbirine iklim olarak yakın olması gerekliliği gözetilmiştir. Bu nedenle klasik sera olarak Uşak iline bağlı Banaz ilçesinde bulunan soba ısıtmalı ve domates üretimi yapılan seralardan birisi seçilmiştir. Yine aynı iklim bölgesi içerisinde yer alan Afyonkarahisar iline bağlı Çobanlar ilçesinde modern teknolojiyle kurulmuş olan ve son teknolojiyle üretim yapan teknoloji cam sera yani jeotermal ısıtmalı sera araştırma alanı olarak seçilmiştir. Öncelikle klasik türdeki seranın bulunduğu alanda aylık periyotlarla domates sebzesinin gelişim süreci gözlemlenmiş ve diğer maliyetlere ait bilgi ve veriler ilgili kişilerle yüz yüze görüşülerek elde edilmiştir. Buradan elde edilen veriler çeşitli yönlerden değerlendirilmiş ve tablolar halinde sunulmuştur. Diğer yönden jeotermal sera sahasında da aynı yöntemle ürün gelişim süreci ve verime ait süreç gözlemlenerek bilgi elde edilmiş ve elde edilen bilgiler sürekli güncellenmiştir. Günlere göre elde edilen ürün miktarı da ilgili mühendislerden bilgi alınarak elde edilmiştir. Jeotermal seranın kurulum maliyetleri, ürün dikim, yetiştirme süreci ile ilgili maliyetler ve işçi giderleri de elde edilerek jeotermal seraların sürdürülebilirliği ve kurulum süreci ile ilgili bilgi toplanmıştır. Yapılan araştırmalara göre uzun vadede jeotermal seraların kendi kendini sübvanse etme oranı klasik seralara göre daha hızlıdır. Ayrıca jeotermal serada ısı kayıpları daha az olduğu için ve modern üretim yöntemi yapıldığı için verim oranı klasik seralara göre % 20 civarlarından daha fazladır.
Takım çeliği malzemelerinin geleneksel ve modern işleme yöntemleri ile işlenebilirliklerinin araştırılması
Bu çalışmada takım çeliği malzemelerin işlenebilirlik özellikleri araştırılmıştır. Makine imalat sanayisinde sıklıkla kullanılan ?Dievar? sıcak iş takım çeliği ve ?Sleipner? soğuk iş takım çeliği malzemeler seçilerek, imalatta en çok kullanılan operasyonlardan biri olan delik boşaltma operasyonu ile işlenmiştir. Geleneksel yöntemlerde yenilikçi ve klasik matkaplar ile; modern yöntemlerde ise tel erozyon ile işlenebilirlikleri araştırılmıştır. Klasik ve modern işleme yöntemleri sonucunda elde edilen deney sonuçları kendi içlerinde ve diğer yöntemlerle karşılaştırılmıştır. Deneysel çalışmanın geleneksel yöntemler ile yapılan kısmında farklı kesme hızlarında oluşan kuvvetlerin moment ölçümleri ?Kistler 9257 B model dinamometre? ile yapılmıştır. Tel erozyon ile yapılan delik operasyonlarında ise farklı parametreler kullanılarak deneyler tamamlanmıştır. Elde edilen sonuçlarda görülmüştür ki, geleneksel yöntemlerde, ?kaplamasız solid karbür? ve ?TiAlN kaplamalı kendinden raybalı solid karbür matkap? ile elde edilen yüzeylerde, deneylerde kullanılan parametreler arasında genel olarak düşük hızlarda, yüksek yüzey kalitesi ve delik hassasiyeti sağlanmıştır. Fakat TiAlN kaplamalı kendinden raybalı solid karbür matkabın, normal karbür matkaba göre yüzey kalitesi ve hassasiyet konusunda daha başarılı olduğu gözlemlenmiştir. Kullanılan udrill kesici uçlardan T2000D takma kesici ucu her iki derece çelik üzerinde kesme işlemini sonlandırabilmiş ve sadece kesme esnasında oluşan kuvvet ve moment konusunda daha az kesme direnci göstermişlerdir. Diğer kesici takma uçlar Dievar derecesi üzerinde, HSS matkabı ise her iki derecede de başarılı olamamışlardır. Modern işleme yöntemi olan ?tel erozyon? ile boşaltmada ise yüzey kalitesi ve hassasiyetin farklı parametrelerde büyük ve belirgin bir fark oluşturmadığı, sadece işlem süresini değiştirdiği gözlemlenmiştir. İki sistem karşılaştırıldığında hassasiyet konusunda TiAlN kaplamalı kendinden raybalı solid karbür matkabın yüzey hassasiyetinin tel erozyon ile elde edilen yüzey hassasiyetine göre nispeten daha iyi olmakla birlikte, birbirine çok yakın değerlerin elde edildiği gözlemlenmiştir. Ama işlem süresi göz önüne alınarak bir değerlendirme yapıldığında raybalı matkapla işlemenin çok daha kısa sürede bitmesinden dolayı daha ekonomik olduğu gözlemlenmiştir. Fiyat performans olarak değerlendirildiğinde kaplamasız solid karbür matkabın nispeten daha başarılı sonuç verdiği görülmüştür.Anahtar Kelimeler : Takım çelikleri, tel erozyon, delme, kesme parametreleri, kesme kuvvetleri, delik kalitesi
Alternatif su kaynaklarının endüstriyel kullanıma kazandırılması için çatı yağmur suyu hasadı (Ostim örneği)
Yaklaşık 6 milyar dünya nüfusu, yenilenebilir yüzey ve yeraltı su kaynaklarının %54'nü kullanmaktadır. Bugünkü kullanım şartları altında sadece nüfus artışından dolayı 2025 yılında bu değerin %70 olacağı öngörülmektedir. Nüfus artışının ve su kaynaklarının bilinçsiz kullanımı dikkate alındığında ekolojik ve çevresel fonksiyonlar için su kalmayacağı ifade edilebilir. Bir taraftan sürekli azalan kullanılabilir su kaynakları, diğer taraftan suya talebin süreklilik arz eden bir artış eğilimine girmesi, ülkemizin sahip olduğu su kaynaklarının tüm talepleri esas alan planlı, etkili ve sürdürülebilir kullanımını gerektirmektedir. Bu nedenle yağmur sularından maksimum faydalanacak bir stratejinin geliştirilmesi gerekmektedir. Yağış sularından maksimum fayda sağlayacak bir strateji geliştirmeyi amaçlayan su hasadı yöntemi ile su toplama alanından akışa geçen su depolanarak gerektiği alanlarda ve zamanlarda kullanılabilir. Su hasadı tekniği ile geri kazanılmış suyun özellikle içme suyu kalitesinde su gerektirmeyen endüstriyel faaliyetlerde kullanılması mümkündür. Geri kazanılmış su endüstrilerde; soğutma suyu, kazan besleme suyu ve proses suyu olarak kullanılabilmektedir. Bu tezde OSTİM bölgesi için çatı yağmur suyu hasadı yönteminin Ankara iklim koşullarında fizibilitesi yapılarak bu sistemi kullanmak isteyecek işletme sahiplerinin proje uygulama işlerini kolaylaştıran ve projelendirme hesaplamalarını yapan bir bilgisayar programı yapılmıştır.Anahtar Kelimeler : Endüstriyel çatı yağmur suyu hasadı, ostim, su hasadı
Döngüde donanımsal benzetim ve gerçek zamanlı gömülü sistemler
Döngüde donanımsal benzetim tekniği ve gerçek zamanlı gömülü sistemler birçok sistemden farklı özelliklere sahip, özel amaçlı olarak tasarlanmış sistemlerdir. Bilgisayar teknolojilerinde yaşanan gelişme ve ihtiyaçlardan dolayı bu sistemler hayatın vazgeçilmezleri haline gelmiştir. Gerçek zamanlı gömülü sistemler, farklı donanımlara sahip olması, kolay taşınabilmesi, az bellek gereksinimi, donanımsal ortamı uygulamalardan soyutlayarak birçok avantajı bünyesinde taşımaktadır. Ayrıca hem zamandan, hem de maliyetten kazanç sağlaması açısından da güvenli çalışmaya olanak vermektedir. Bu çalışmada, döngüde donanımsal benzetim çalışmalarına deneysel örnekler verilerek bir güç dönüştürücüsünün gerçek zamanlı olarak kontrolü yapılmıştır. Güç dönüştürücüsü tam ve yarım yükte çalıştırılarak test işlemleri gerçekleştirilmiştir. Böylece döngüde donanımsal benzetim ve gömülü sistemlere daha hızlı geçişin sağlanması amaçlanmıştır.Anahtar Kelimeler : Döngüde donanımsal benzetim, karmaşık sistemler,gerçek zaman, gerçek zamanlı sistemler
Kendiliğinden örgütlü ortamlarda kendi kendine öğrenme süreci : 8. sınıf Teknoloji ve Tasarım dersi öğrencileri üzerine bir araştırma
Bu araştırmanın amacı; ilköğretim okulları 8. sınıf Teknoloji ve Tasarım dersi kurgu kuşağında yer alan ?Çözüm önerilerinin yasal koruma altına alınma yollarını ve sürecini ifade eder? kazanımının kendiliğinden örgütlü ortamlarda kendi kendine öğrenilmesinin etkililiğini belirlemektir. Araştırma için gerekli olan veriler kontrol gruplu deneysel model kullanılarak ön test ve son test uygulanarak elde edilmiştir. Araştırma 2011-2012 eğitim-öğretim yılında Ankara İlinde MEB' e bağlı bir ilköğretim okulunun 8.sınıfında 32 öğrenciyle gerçekleştirilmiştir. Araştırmada öğretim kontrol grubunda (n= 15) öğretmen merkezli yöntemle (geleneksel yöntem), deney grubunda (n= 17) kendi kendine öğrenme yöntemi ile kendiliğinden örgütlü ortam kullanılarak bilgisayar destekli olarak gerçekleştirilmiştir. Araştırmada kullanılan testler, konunun işlenmesine başlamadan önce ön test, konu işlendikten sonra ise son test şeklinde uygulanmıştır. Araştırmada kontrol ve deney grupları arasındaki farklılıkları belirlemek üzere bağımsız örnekler t-testi ve eşleştirilmiş örneklem t-testi kullanılmıştır. Denencelerin test edilmesinde anlamlılık düzeyi 0,05 olarak alınmıştır. Aynı zamanda öğrenci kişisel bilgilerin analizinde yüzdelik ve frekanstan yararlanılmıştır. Araştırma elde edilen bulgular sonucunda ?Çözüm önerilerinin yasal koruma altına alınma yollarını ve sürecini ifade eder? kazanımı konusunun öğretiminde ?kendiliğinden örgütlü ortamlarda kendi kendine öğrenme süreci? uygulandığı deney grubunun, geleneksel öğretim yönteminin uygulandığı kontrol grubundan daha etkili olduğu görülmüştür.Anahtar Kelimeler : Eğitim, öğrenme, kendi kendine öğrenme, kendiliğinden örgütlü ortam, geleneksel yöntem, deneysel metod.
Stırlıng motoru için borulu tip ısı değiştiricisi tasarımı ve cfd analizi
Artan dünya nüfusu ve gelişen teknolojilerden dolayı enerji kullanımının sürekli artması nedeni ile giderek artan çevre problemleri meydana gelmektedir. Petrol kökenli yakıtların kullanımı bakımından dışa bağımlı olan Türkiye'de, içten yanmalı motorlara alternatif motorların geliştirilmesi, hem enerji hem de çevre kirliliği açısından olumlu sonuçlar ortaya koyacaktır. Bu alternatiflerden biri de Stirling motorları her türlü ısıl enerji kaynağını kullanarak mekanik iş üretebilir. Basit yapısı, içten yanmalı motorlara göre imalat kolaylığı, özellikle sabit tesislerde kullanılabilme imkânından dolayı üzerinde çalışılan makinalardır. Farklı tiplerde üretilme imkânı vardır. İçten yanmalı motorlarla karşılaştırıldığında, gürültü ve titreşim seviyesi daha düşüktür. Teorik ısıl verimi yüksektir ve daha az bakım gerektirir. Bu çalışmanın amacı, farklı enerji kaynaklarını kullanabilen borulu tip ısı değiştiricili Stirling motoru tasarlayarak üç boyutlu sayısal analizini yapmaktır. Literatürde verilen metotlarla silindir hacmi belirlenen motorun ısıtıcı, soğutucu ve rejeneratörün boyutlandırması ve dağılımı yapılmıştır. Maksimum ısıtma ve soğutma için motor tasarımı belirlenmiştir. Stirling motorunun üç boyutlu analizi FLUENT Sayısal akışkanlar dinamiği programı kullanılarak yapılmıştır. Model çizimi ve ağ oluşumunda GAMBIT ve DESIGN MODELLER paket programı kullanılarak, temel korunum denklemleri, 3 boyutlu ve türbülanslı akış şartlarında çözülmüştür. Sonuçta en uygun ısıtıcı, soğutucu ve rejeneratör tasarımı gerçekleştirilmiştir.
Çeşitli kimyasal maddelerle emprenye edilmiş dişbudak yapraklı üvez (Sorbus Aucuparia Lipsky) odununun bazı teknolojik özellikleri
Bu çalışma, Borlu Bileşikler, Tanalith-E, Vacsol-Azure, Imersol-Aqua ve Borlu bileşiklerle (Boraks, Borik asit) ile emprenye edilmiş Dişbudak Yapraklı Üvez odununun bazı teknolojik özelliklerini belirlemek amacıyla yapılacaktır. Bu amaçla, ülkemizde yaygın olarak bulunan Dişbudak Yapraklı Üvez (Sorbus aucuparia Lipsky) odunundan TS EN 345 esaslarına göre hazırlanan deney örnekleri Tanalith-E, Vacsol-Azure, Imersol-Aqua ve Borlu Bileşikler ile ASTM D 1413 esaslarına uyularak vakum yöntemi ile emprenye edilmiştir. Emprenye edilen deney örneklerinde; basınç direnci TS 2595, eğilme direnci TS 2474, eğilmede elastiklik modülü TS 2478, yanma özellikleri ASTM E 160 esaslarına uyularak belirlenmiştir. Deneyler sonunda; denemelerde kullanılan emprenye maddelerinin Dişbudak Yapraklı Üvez odununun bazı fiziksel, mekanik ve yanma özelliklerini etkilediği belirlenmiştir.
Görüntü işleme tabanlı konum denetimi
Bu çalışmada, çift etkili pnömatik bir silindirin görüntü işleme tabanlı on-off denetimi gerçekleştirilmiştir. Silindirin hareketi bir adet USB kamera yardımı ile izlenmiş ve belirli periyotlarda resim çekilmiştir. Bilgisayar ortamına aktarılan sayısal görüntüler öncelikle gri ölçekli resimlere dönüştürülmüş, daha sonra eşikleme işlemine tabi tutularak arka plan ve silindir ayırt edilmiştir. Sistemde kamera sabit olduğundan silindire ait piksel sayılarından konum bilgisi tahmin edilmiştir. Hedeflenen ve gerçekleşen konum arasındaki fark on-off denetim algoritmasından geçirilmek suretiyle ilgili valf açılıp kapatılmaktadır. Söz konusu sistem için Builder C++ dilinde bir adet arayüz geliştirilmiş ve valf paralel port üzerinden sürülmüştür.
Alüminyum alaşımı malzemelerin sürtünme karıştırma nokta kaynağı ile birleştirilmesi ve dayanım özelliklerinin araştırılması
Bu çalışmada, özellikle otomotiv sanayinde yoğun kullanıma sahip elektrik direnç kaynağı yönteminin işlem sırasında malzemenin metalürjik ve mekanik özellikleri üzerindeki olumsuz sonuçlarından dolayı, alternatif bir yöntem olan sürtünme karıştırma nokta kaynağı(FSSW) ile AA 6061 ve AA 7075 levhalar birleştirildi. Araştırma için, 3mm kalınlıktaki AA 6061 ve AA 7075 levhalardan üç farklı numune kombinasyonu oluşturuldu. Her bir numune grubu için takım devir sayısı ve işlem süresi parametreleri sabit tutulurken üç farklı takım geometrisi değişken parametreler olarak kullanıldı. Sürtünme karıştırma nokta kaynaklı bağlantıların mekanik özelliklerinin araştırılması için çekme dayanımı testi ve mikrosertlik taraması gerçekleştirildi, ayrıca numune kesitleri üzerinde esas metal, ısı tesiri altında kalan bölge (ITAB) ve termomekanik etkilenen bölgeler (TMEB) yine bu bölgelerden elde edilen mikroyapı ve spektrum elektron mikroskopisi (SEM) fotoğrafları kullanılarak incelendi. En iyi mekanik ve metalurjik özellikler silindir geometrili takım ile uygulanan sürtünme karıştırma nokta kaynaklı numunelerden elde edilmiştir.
Küçük ve orta ölçekli işletmelerde güneş paneli tasarım alternatiflerine yönelik bütünleşik akıllı sistem yazılımı geliştirilmesi
Bu çalışmada, küçük ve orta ölçekli işletmelerin elektrik ihtiyaçlarının belirli bir bölümünün güneş panelleri ile karşılanmasına yönelik uygun tasarımların geliştirilmesine yardımcı olacak model geliştirilmesi ve panel sistemi üzerinde süreçleri izleme ve veri analizi yapılmasını sağlayan bütünleşik akıllı sistem yazılımının geliştirilmesi amaçlanmıştır.Araştırma kapsamında ahşap sektöründe faaliyet gösteren küçük ve orta ölçekli işletmeler üzerinde model çalışması yürütülmüştür. Bu kapsamda, Bursa ilindeki ahşap üzerine faaliyet gösteren firmalara anket uygulanıp söz konusu firmaların elektrik tüketim profilleri belirlenmiştir. Elde edilen sonuçlar çerçevesinde ihtiyaca yönelik uygun panel sistemi verilerini sağlayan tasarım yapılarak, kullanıcılar için panel sistemi elemanlarına yönelik geniş bir veritabanı oluşturulmuştur. Bunların yanı sıra, küçük ve orta ölçekli ahşap işletmesinin elektrik ihtiyacının güneş panellerinden elde edilmesine yönelik olarak Gazi Üniversitesi Endüstriyel Teknoloji Eğitimi Bölümü'ne günlük ortalama 5,5 kW'lık enerji sağlayan model güneş paneli sistemi kurulmuştur.Model sistemden günlük olarak elde edilen akım ve gerilim verileri sisteme bağlı olarak kurulan pano üzerinden izlenebilir hale getirilmiştir. Hazırlanan yazılım ile panel sisteminin bütünleşik olarak değişik zaman aralarındaki akım, gerilim, enerji, verim ve günlük güneşlenme sürelerinin hesaplanmasına yönelik yazılım hazırlanarak, söz konusu sistemi izleme arayüzleri oluşturulmuş ve sistemin uzaktan kontrol edilmesi sağlanmıştır.
Güçlendirilmiş ahşap yapı elemanı tasarımı ve bazı teknik özelliklerinin belirlenmesi
Bu çalışmada, ahşap dışındaki bir takım malzemelerin katılımıyla bu malzemelerin güçlü yanlarının kullanıldığı güçlendirilmiş kompozit ahşap yapı elemanı tasarımı gerçekleştirilmiş ve bazı teknik özellikleri belirlenmiştir. Bu amaçla, ahşap katmanlarda, yapılarda yaygın olarak kullanılması nedeniyle sarıçam (Pinus Sylvestris L.), ara katmanlarda ise gözenekli yapıdaki alüminyum ve fiber esaslı malzemeler kullanılmış, Polivinilasetat (PVAc) D3 ve Desmodur-VTKA tipi tutkallarla preslenerek 7'si masif 13 katmanlı lâmine kompozit malzeme haline getirilmiştir. Deneylerde, toplam 164 adet örnek üzerinde, yoğunluk, yapışma, eğilme direnci, eğilmede elastikiyet modülü ve basınç direnci belirlenmiş, elde edilen sonuçlar masif ve sadece masif malzemeden üretilen lamine ahşap malzemelere oranla test edilmiştir. Elde edilen 7 malzeme türü açısından 6 farklı deneyle elde edilen sonuçlar değerlendirildiğinde, basınç deneyinde ara katman malzemesi dışındaki etkenlerin önemli bir farklılığa neden olmadığı, bunun dışındaki tüm deney ve numuneler için kullanılan değişkenlerin (Tutkal, Ara katman malzemesi) etkili birer faktör olduğu görülmüştür. Bu bağlamda tüm deneyler açısından Poliüretan tutkalın mukavemeti artırdığı, yapışmada ara katman malzemesinin zayıflatıcı etki yaptığı, THP numunelerde ara katman malzemesinin tutkal ayrılmasına bağlı olarak güçlendirme etkisi bulunmadığı, özellikle fiber malzemenin malzemede elastiklik modülünü düşürerek elastikliği artırdığı ve en önemli sonuç olarak THD etkilere karşı ara katman malzemesinin yüksek oranda bir mukavemet artışı sağladığı, bu artışın alüminyum esaslı ara katman malzemesinde daha yüksek seviyede olduğu görülmüştür.Anahtar Kelimeler : Ağaç malzeme, kompozit, teknik özellikler
Teknoloji ve tasarım dersi programı üzerine iş eğitimi öğretmenlerinin görüş ve düşüncelerinin belirlenmesi (Antalya ili örneği)
2006-2007 eğitim öğretim yılından itibaren ilköğretim okullarında İş Eğitimi dersinin yerine farklı bir programla Teknoloji ve Tasarım dersi uygulamaya geçirilmiştir. Bu çalışma ile ders programının, günümüzün ve geleceğin şartlarına ne ölçüde uygun bir program olduğu araştırılmıştır. Araştırmada, her iki dersin programını da uygulamış olan İş Eğitimi dersi branşına atanmış öğretmenler belirlenmiştir. Belirlenen öğretmenlerin programları karşılaştırarak Teknoloji ve Tasarım dersi programı hakkında görüş ve düşünceleri belirlenmeye çalışılmıştır.Amaç, geleceğimiz olan çocuklarımızın yarınlara daha kolay uyum sağlamaları ise uygulanan ders programlarının da toplumu, geleceğe hazırlayan özellikler taşıması gerekmektedir. Yapılan çalışma sonucunda elde edilen verilere göre Teknoloji ve Tasarım dersi programın birçok olumlu yönünün olduğu görülmüştür. Bununla birlikte çeşitli nedenlerden kaynaklanan bazı eksikliklerin de bulunduğu tespit edilmiştir.
Tanalith-e ile emprenye etmenin ağaç malzemelerin bazı teknolojik özelliklerine etkileri
Bu çalışma, Tanalith-E ile emprenye etmenin ağaç malzemelerin bazı teknolojik özelliklerine etkilerini belirlemek amacıyla yapılmıştır. Bu maksatla, ülkemiz orman ürünleri endüstrisinde yaygın olarak kullanılan Doğu kayını (Fagus orientalis Lipsky), sapsız meşe (Quercus petraea Liebl.), Kara ceviz (Junglans nigra Lipsky), Kara kavak (Populus nigra Lipsky), Dişbudak (Fraxinus exelsior Lipsky) ve sarıçam (Pinus sylvestris Lipsky) odunlarından TS EN 345 esaslarına göre hazırlanan deney örnekleri Tanalith-E ile ASTM D 1413-76 esaslarına uyularak vakum yöntemi ile emprenye edilmiştir. Emprenye edilen deney örneklerinde; hava kurusu yoğunluk değerleri TS 2472, eğilme direnci TS 2474, eğilmede elastiklik modülü TS 2478 ve basınç direnci TS 2595 standardı esaslarına göre test edilmiştir. Emprenyesiz ağaç malzemelerin bazı teknolojik özellikleri emprenye edilmiş ağaç malzemelere göre; basınç direnci için kavak odununda %8,17, eğilme direnci için kayın'da %6,83, dişbudak'ta %5,12, sarıçam'da %5,93, eğilmede elastiklik modülü değerleri için meşe'de %7,15, dişbudak'ta %6,58 oranında daha yüksek bulunmuştur. Buna göre emprenye maddesinin ağaç malzemelerin basınç direnci, eğilme direnci ve eğilmede elastiklik modülü değerini etkilediği söylenebilir. Sonuç olarak, Tanalith-E ile emprenye edilmiş ağaç malzemelerin basınç direnci, eğilme direnci ve eğilmede elastiklik modülü değerleri en yüksek Doğu kayını ve Dişbudak'ta, en düşük değerler ise Kara kavak odununda elde edilmiştir. Buna göre, basınç direnci, eğilme direnci ve elastiklik modülünün önemli olduğu kullanım yerlerinde, Tanalith-E ile emprenye edilmiş Doğu kayını ve dişbudak odunları tercih edilebilir.
Teknoloji ve tasarım dersinde uygulanacak alternatif etkinlik örnekleri
Günümüzde bilim ve teknolojideki baş döndüren hızlı gelişmeler, eğitim sistemimizde zorunlu bazı değişiklikleri gerekli kılmıştır. 2006?2007 eğitim öğretim yılından itibaren ilköğretim okullarında iş eğitimi dersinin yerine teknoloji ve tasarım dersi uygulamaya konuşmuştur. Teknoloji ve tasarım dersi programının amacı gelecek nesillerin yaşayacakları çağın ihtiyaçlarına cevap verebilen, kendisinin ve toplumun yarınının daha yaşanabilir hale getirmek için sorunların farkına varan, çözümler üreten, yaratıcı ve hayal gücü gelişmiş, düşüncelerini kurgulayan ve ifade edebilen, öğrenmeyi öğrenen, sorgulayan, değişime ve gelişime açık sorumluluk bilinci gelişmiş bireyler yetiştirmektir. Program her biri 6., 7.,ve 8. sınıfta devam eden üç kuşaktan oluşmaktadır. Bunlar ?Düzen?, ?Kurgu? ve ?Yapım? dır. Kuşaklara özgü her yıl için ayrı ayrı odak noktaları tespit edilerek etkinlikler şeklinde işlenmektedir. Araştırmanın amacı, kuşakları destekleyen yeni etkinlikler üreterek, öğrencilerin kendilerine olan özgüvenlerini geliştirebilmeleri, durumlara farklı açılardan bakarak yaratıcılıklarını harekete geçirmektir.Anahtar Kelimeler: Teknoloji ve Tasarım Etkinlik, İş Eğitimi
Avrupa Birliği uyum sürecinde teknoloji ve tasarım eğitimi
Kitle iletişim araçlarının yaygınlaştığı ekonomik, kültürel ve siyasal düzeyde dünya toplumlarının iç içe girdiği bir dünya da yaşamaktayız. Böyle bir toplumda da en önemli rolü teknoloji üstlenmektedir. İçinde yaşadığımız yüz yılda çağı yakalamak ve çağın gereklerini yerine getirebilmek teknoloji ile yakından ilişkilidir. Bunun farkında olan ülkelerde sadece teknolojiyi kullanabilen değil aynı zamanda teknolojiyi üretebilen, karşılaşılan problemlere pratik ve akılcı çözümler üreten, düşünmeyi bilen, sorgulayabilen, olaylara farklı bakış açıları yakalayabilen nesiller yetiştirebilmenin savaşını vermektedir. Bunu başarabilmek için de eğitimin daha ilk yıllarında öğrencilerini teknoloji kültürü ile tanıştırmaktadırlar. Bu durumda da teknoloji kültürü ile yetişen bireylerin olaylara daha farklı açıdan bakabilmeleri, problem çözme kabiliyeti kazanmaları, pratik çözümler geliştirebilmeleri ve teknolojik tasarımlar ortaya koyabilmeleri kısaca çağın gerisinde kalmadan çağa ayak uydurabilmeleri kolaylaşmaktadır.Bu çalışmada, tüm bu gelişmeleri sağlayabilmek için temel kabul edilen teknoloji eğitimi tanıtılmaktadır. Ayrıca başta Amerika Birleşik Devletleri olmak üzere ABD eğitim standartlarına ulaşma çabasında olan AB ülkelerindeki Teknoloji eğitimi konusunda ilerleme kaydetmiş belirli ülkeler (İngiltere, İrlanda, İspanya, Almanya, Fransa) ve Türkiye'deki Teknoloji Eğitimi yaklaşımları incelenmektedir. Bu çalışmanın amacı, teknoloji eğitiminin AB'ye girme çabasında olan ülkemizdeki durumu ile ABD ve AB ülkelerindeki durumu ve programlarını incelemek ve ülkemizde uygulanan programla karşılaştırarak farklılıkları ortaya çıkarmaktır.
Demir çelik ve demir alaşımları imalatı sektöründe stokastik veri zarflama analizi ile etkinlik ölçümü
İşletmelerin etkinliği, minimum girdi kullanarak maksimum çıktı elde etmeye dayanmaktadır. Etkinlik, daha fazla kazanç elde etmek ve daha çok çıktı sağlamak amacıyla hammadde, iş gücü, enerji vb.den tasarruf edilerek sağlanır.Veri Zarflama Analizi (VZA), çoklu çıktı elde etmek için çoklu girdi kullanan karar verme birimlerinin etkinliğinin değerlendirilmesinde kullanılan bir tekniktir. Klasik VZA'da girdi ve çıktılar deterministiktir, bu nedenle döviz kuru ve enflasyon oranı gibi değişimler dikkate alınmamaktadır ve gelecekteki tutarsızlıklara karşı alınabilecek önlemler öngörülememektedir. Bu da deterministik VZA modelini eleştiriye açık bırakmaktadır.Bu çalışmada BCC (Banker, Charnes, Cooper) modele dayanılarak geliştirilen toplamsal model, deterministik VZA'daki yetersizliklerin üstesinden gelmek için şans kısıtlı programlama formülleri ile genişletilmiş, ve "Ana Demir ve Çelik Ürünleri ile Demir Alaşımları İmalat Sektörü"nde teknik analiz gerçekleştirilmiştir. Etkin olmayan KVB (Karar Verme Birimi) belirlendikten sonra etkin hale getirebilmek için referans KVB'ler belirlenmiş ve referans KVB'lerden yola çıkılarak etkin olmayan KVB için potansiyel iyileştirme önerileri yapılmıştır.
İlköğretim okullarında teknoloji ve tasarım dersinde öğrencilerin alt yapı sorunlarının araştırılması (Zonguldak ili örneği)
Milli Eğitim Bakanlığı eğitim sisteminin mevcut hali ile eskisi gibi sürdürülemeyeceğini saptamış 2005 yılından itibaren müfredat değişimine giderek yapılandırıcı bir müfredat programını koymuştur. Bu bağlamda İş Eğitimi dersi kaldırılarak yerine Teknoloji ve Tasarım dersi konulmuştur. Bu çalışmada programın koyduğu hedeflere ne kadar ulaşıldığını, ulaşılmadı ise ulaşılması için gerekli alt yapı sorunlarının neler olduğu belirlenmeye çalışılmıştır.Anahtar Kelimeler: Teknoloji Eğitimi, Yapılandırmacı Öğretim, Teknoloji ve Tasarım
Farklı özelliklerdeki çelik malzemelerin lazer ile kesilmesinde elde edilen kesme aralığının karekterizasyonu
Teknolojik alanda, her geçen gün yeni icatlar yapılmakta, yapılan alet ve makinelerde gelişmeler kaydedilmektedir. Kısaca teknoloji kendi kendisi ile sürekli bir yarış halinde. Son yirmi yıl içerisindeki teknolojik gelişmeler, eskiden ?uzay çağı? diye tabir edilen seviyeye ulaşmıştır.Bu gelişmelerden en önemlisi ise lazer teknolojisi alanında kaydedilmiştir. Lazer ışığının bulunması çok eskilere dayanmakla beraber, kullanım alanlarında çok büyük gelişmeler kaydetmesi, çok çeşitli konularda kullanılması son yıllarda büyük gelişmeler gösterdi.Günümüzde, neredeyse hemen her alanda lazer teknolojisinde istifade edilmektedir. Lazer kullanım alanlarında hassas, parametrik değerler içerisinde kullanılmakta dolayısıyla, olumlu sonuçlar elde edilebilmektedir.Bu tezimizde lazerin endüstrideki kullanım yerlerinden, lazer ile metal malzemelerin kesilmesini inceledik, bu konuda daha önce yapılan çok çeşitli çalışmalardan istifade ettik. Endüstride kullanılan 10 mm kalınlığındaki sekiz farklı özellikteki çelik malzemelerden kullanarak deneylerimizi gerçekleştirmeye çalıştık. Yapılan deneyler sonucunda, malzeme kesme boşlukları, cüruf oluşumu, sertlik değişimleri, kesme hızı gibi parametrelerin çeşitli malzemelerdeki farklılık incelenmiştir.Gazi Mustafa Kemal Atatürk ün de söylediği gibi; muhasır medeniyetler seviyesine ulaşmak ilim ve fen de ilerlemekle mümkündür. İlerleme için ise; birey olarak hepimizin, elimizden gelebilen her şeyin en iyisini yapmamız gerekmektedir.Anahtar Kelimeler: Lazer, Kesme, Kesme Geometrisi, Kesme Aralığı
Paslanmaz ve takım çeliklerine lazer yöntemiyle nanotitanyum karbür kaplanması ve aşınma davranışlarının incelenmesi
Bu çalışmada nanoyapılı malzemeler ile geleneksel malzemelerin yüzeyleri kaplanarak, yüzey özellikleri kötü olan malzemelerin yüzeyinin üstün özelliklere sahip olması amaçlanmıştır. Bu amaçla özellikle büyük miktarlarda nano parçacık üretmeye olanak sağlayan mekanik öğütme yöntemiyle üretilen nanotitanyum karbür (TiC) parçacıkları, tribolojik özelikleri zayıf olan SS304 paslanmaz çeliği ve DIN 1.2344 X40CrMoV51 (H13) takım çeliğine, daha iyi yüzey özellikleri kazandırabilmek için lazer yöntemi ile kaplanmıştır. Gezegen tipi öğütücüyle 50:1 bilye-toz oranı, 48 saatlik öğütme süresiyle, boyutu yaklaşık olarak 10nm olan nano titanyum karbür parçacıkları elde edilmiştir. Lazerle kaplama metotlarından iki aşamalı kaplama metodu kullanılmıştır. Nanotitanyum karbür parçacıkları, daha önceden hazırlanan reçine içerisine karıştırılarak çelik malzemelerin yüzeyine ön kaplanmış ve oda sıcaklığında kurutularak çelik yüzeylerine yapışmaları sağlanmıştır. Lazer ışını bu ön kaplanmış nanoparçacıklarını ve ana metal yüzeylerini eriterek malzeme yüzeyinde bir kaplama tabakası oluşturmuştur. Elde edilen kaplamaların mikroyapıları optik mikroskop, tarama elektron mikroskobu (SEM), enerji dağılım spektrumu (EDS) ve X ışınları toz kırınımı (XRD) ile incelenmiştir.Mikrosertlik ölçümleri ve mikroçizik testi uygulanarak kaplama tabakasının özellikleri incelenmiştir. Deneysel çalışmalar sonucunda çelik yüzeylerinin daha yüksek sertlik değerine ve aşınma direncine sahip olduğu tespit edilmiştir.
Açık ofislerde fiziksel çevre faktörlerinin kullanıcıların algısal performansı üzerine etkileri
Bu çalışmada, açık ofislerde fiziksel çevre faktörlerinin çalışanların algısal performansları üzerindeki etkisinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Bu maksatla, Ankara, DSİ Genel Müdürlüğü İçme Suları ve Etüt Plan Daire Başkanlıklarının kullandığı binanın farklı katlarında bulunan aynı özelliklerdeki açık ofisler araştırma kapsamına alınmış olup, bu ofisleri kullanan çalışanların yaş, cinsiyet gibi karakteristik özelliklerindeki farklılıklar da dikkate alınmıştır. Araştırma verileri, çalışanlara uygulanan ayrıntılı bir anket yardımıyla toplanmış olup; ayrıca, mekânların fotoğrafları çekilmiş ve yerleşim planları çizilmiştir. Sonuç olarak, açık ofislerdeki çalışanların birçoğu açık ofis sisteminin arkadaşlık ilişkisini olumlu yönde etkilediğini, kullanılan duvar renklerinin daha farklı olmasını ve daha canlı boyanmasından yana olduklarını belirtmişlerdir. Mahremiyet ihtiyacından kaynaklı olarak kendilerine ait oda istedikleri; farklı bir bakış açısına sahip olanlar ise açık ofisin arkadaşlık ilişkilerini kuvvetlendirdiğini savunmuştur.
Teknoloji ve tasarım dersi projelerinin web tabanlı yönetimi
Bu çalışma kapsamında, Türkiye'deki ilköğretim okullarında okutulmakta olan teknoloji ve tasarım dersi projelerini, web tabanlı bir proje yönetim sistemi ile yönetmenin, ders içerisinde yapılan projelere, teknoloji ve tasarım dersine ve ülkemize katkıları araştırılmıştır. Teknoloji ve tasarım dersinde mevcut uygulanan proje yönetim modeli, öğrenci ve öğretmenin ders sırasında birebir iletişimi ile gerçekleşmektedir. Bu modelin getirdiği dezavantajlar, teknoloji ve tasarım dersi öğretmen ve öğrencileriyle görüşülüp, incelenmiştir. Belirlenen dezavantajları mümkün olduğunca ortadan kaldırabilmek için, web tabanlı bir proje yönetim sistemi geliştirilmiştir. Bu yönetim sistemi, sadece teknoloji ve tasarım dersindeki projeleri yönetebilmek için tasarlanmıştır. Yapılan kullanılabilirlik testlerine göre, web tabanlı proje yönetim sisteminin, öğrenci ve öğretmenler tarafından kullanılabilirliği gösterilmiştir. Bu şekilde hazırlanan bir sisteminin, teknoloji ve tasarım dersinde kullanılması ile, hedeflenen amaçlara ulaşılabileceği düşünülmektedir.Bunların yanında, ülkemize de proje geliştirme ve inovasyon süreçlerinde katkılarının olacağı düşünülmektedir.
Ahşap malzemelerde kullanılan bazı vernik katmanlarının aşınma dirençlerinin belirlenmesi
Bu çalışma, ahşap malzemelerde kullanılan bazı vernik katmanlarının aşınma dirençlerini belirlemek amacıyla yapılmıştır. Bu amaçla ağaçişleri endüstrisinde yaygın olarak kullanılan, Doğu kayını (Dk), Sapsız meşe (Sm), Sarıçam (Sç), Kara ceviz (Kc), Kara kavak (Kk) ve Ihlamur (I) odunlarından TS 2470 esaslarına göre hazırlanan deney örnekleri sentetik (Sn), poliüretan (Pü), su bazlı (Sb), asit sertleştiricili (As) ve selülozik (Sl) vernikler ile ASTM D 3023 esaslarına uygun şekilde 1 (1L), 2 (2L) ve 3 (3L) kat olarak verniklenmiştir. Deney örneklerinin aşınma dirençleri TS 4755 esaslarına göre belirlenmiştir.Sonuç olarak, aşınma direnci ahşap türü bakımından en yüksek kara ceviz'de (168,9 devir), en düşük sarıçam'da (50,63 devir); vernik çeşidi bakımından en yüksek asit sertleştiricili vernik'te (213,4 devir), en düşük su bazlı vernik'te (45,44 devir), katman kalınlığı bakımından en yüksek 3L'de (149,6 devir), en düşük 1L'de (38,30 devir) elde edilmiştir. Ahşap türü, vernik çeşidi, katman kalınlığı etkileşimine göre aşınma direnci, en yüksek Kc+As+3L' de (578,0 devir), en düşük I+Sb+1L' de (11,50 devir) bulunmuştur.Buna göre, aşınma direnci ahşap türü, vernik çeşidi ve katman kalınlık miktarına göre farklı çıkmıştır. Aşınma direncinde ahşap türü ve vernik çeşidi birinci, katman kalınlığı ise ikinci derecede etkili olmuştur. Aşınma direncinin önemli olduğu ahşap parke ve yer döşemelerinde kara ceviz + 3 kat asit sertleştiricili vernik uygulamasının bu bakımdan avantaj sağlayacağı söylenebilir.
Yüksek elektron hareketli transistör (high electron mobility transistor, HEMT) distorsiyon analizi
HEMT'ler düşük gürültü ve yüksek frekanslarda çalışmaları nedeniyle günümüzde yaygın olarak analog, sayısal ve kablosuz haberleşme sistemlerinde kullanılmaktadır. Bu çalışmada GaN tabanlı HEMT'in sıcaklığa bağlı olarak Nyquist, Root-locus, Rolletti, Linville ve Stern kararlılık analizi yapılmıştır. Rolletti kararlılık kriteri (K) ve sıcaklıkla değişen saçılma parametresi ile ilişkili kararlılık kriteri (Delta, D) arasındaki bölgesel kararlılık aralıkları belirlenmiştir. Volterra serisi üçüncü dereceye kadar güç serisi şeklinde açılarak küçük işaret transfer fonksiyonları elde edilmiştir. Sisteme uygulanan dört-tonlu küçük işaretten elde edilen intermodülasyon (IMD) frekans bileşenlerinin sıcaklık ve Vgs'ye bağlı olarak analizi yapılmış ve asimetrik IMD bileşenleri de belirlenmiştir.
Teknoloji ve tasarım ders mekanlarının teknik analizi ve model atölye (işlik) tasarımı
Bu çalışmada, Teknoloji ve Tasarım dersinde sınıf içi etkinliklerin düzenlendiği işlikler için var olan mekanların incelenmesi ve yeni yapılacak mekanlar için bir model oluşturulması amaçlanmıştır. Bu amaca ulaşmak için hazırlanan veri toplama aracı Teknoloji ve Tasarım öğretmenlerine uygulanmıştır. Veri toplama aracının her bir bölümünden alınan cevaplara göre var olan mekanların durumu incelenmiştir. Bunun yanı sıra öğretmenlerin sınıf içi ortamlarda projelerin üretilmesi sırasında etkinliklerde nelere ihtiyaç duydukları araştırılmıştır. Öğretmenlerin ihtiyaçları ile birlikte öğrencilerin yapmış oldukları projelerde veri toplama aracında tespit edilmiştir. Bu doğrultuda öğrencilerin sınıf içi etkinliklerde ortaya koydukları projeler, alanında uzman kişiler tarafından incelenerek her bir projenin üretilebilmesi için ne gibi araç gerece ihtiyaç duyulduğu tespit edilmiştir. Projelerin tekrarlanma oranları incelenerek Teknoloji ve Tasarım dersi öğretmenleri iki gruba ayrılmış ve istatistiksel metotlarla kurulan hipotezlerin geçerliliği ve ilişkisi araştırılmıştır. Elde edilen bulgular ve literatür verilerine göre model işlik tasarımı yapılmış ve 3ds Max programında işlik modeli oluşturulmuştur.
AA 2024 Al alaşımının sürtünme karıştırma kaynağında (SKK) kaynak parametrelerinin birleşmeye etkilerinin incelenmesi
Bu çalışmada sürtünme karıştırma kaynağı yöntemiyle birleştirilen AA2024 alüminyum levhaların kaynak bölgelerinin değişik parametrelerle mikroyapı ve mekanik özellikleri incelenmiştir. Sürtünme karıştırma kaynak yöntemi teknolojiyle beraber gelişimi sürekli devam eden ve kaynak dünyası içinde doksanlı yıllarda kullanılmaya başlanan bir katı hal kaynak yöntemidir. Birçok yönden sağladığı üstünlükler ile özellikle günümüzde alüminyum ve alüminyum alaşımlarının kaynağında yaygın bir biçimde kullanılmaktadır. Kaynak işlemi sırasında karıştırıcı ucun devir hızı, karıştırıcı ucun omuz genişliği ve kaynağın ilerleme hızı değişken parametreler olarak seçilmiştir. Karıştırıcı ucun devir sayısı sabitken kaynak ilerleme hızı farklı değerde seçilmiş ve kaynak ilerleme hızı sabitken de karıştırıcı uç devir sayısı değiştirilmiştir. Bu işlemler üç ayrı omuz genişliğinde de tekrarlanmıştır.Kaynaklı birleştirmelerde metalografik ve mekanik testler yapılarak kaynak ilerleme ve karıştırıcı uç devir sayısı değişimin, birleşme bölgesinin metalürjik ve mekanik özellikleri üzerindeki etkileri araştırılmıştır.Anahtar Kelimeler:Sürtünme karıştırma kaynağı, mekanik özellikler, alüminyum alaşımlarının sürtünme karıştırma kaynağı.
Bor karbür kaplanmış AISI 8620 ve hardox 400 çeliklerinin abrasiv aşınma davranışlarının incelenmesi.
Bu çalışmada numune olarak kepçe dişleri, kırıcılar ve kamyon kasalarının üretiminde kullanılan aşınmaya dayanıklı Hardox 400 çeliği ile dişlilerin üretiminde yaygın olarak kullanılan AISI 8620 sementasyon çelikleri borlanarak incelenmiştir. Borlama işlemi katı ortamda yapılmıştır. Borlama malzemesi olarak ticari şekilde piyasada bulunan EKabor® 2 tozu kullanılmıştır. Borlama ısıl işlemi sırası ile 2, 4 ve 6 saat sürelerde 850 ºC, 900 ºC ve 950 ºC sıcaklıklarda gerçekleştirilmiştir. Farklı süre ve sıcaklıklarda borlanan numunelerin abrasiv aşınma davranışları, borür katman kalınlıkları, mikro yapı ve mikro sertlikleri ile elektrik iletkenlikleri incelenmiştir. İşlem sıcaklık ve süresine bağlı olarak borür katmanının derinliği 70 µm ile 280 µm arasında değişmiştir. Çelik ana malzemelerin üzerinde oluşan borürlerin düzgün dallı bir morfolojiye sahip olduğu SEM ve optik incelemeler sonucu anlaşılmıştır. Borürlerin varlığı (FeB, Fe2B) x-ışını kırınım analizi ile teyit edilmiştir. Bor katmanı ve alaşım elementlerinin dağılımı enerji ayrışma sistemli x-ışını spektroskopi (EDS) yöntemi ile belirlenmiştir. Aşınma deneyleri pim disk (pin-on disk) abrasiv aşınma test cihazı kullanılarak yapılmıştır. Aşınma testlerinde 80 ve 120 mesh alüminyum oksit (Al2O3) aşındırıcı zımparalar kullanılmış ve numuneler 10, 20 ve 30 N yükler altında, 20 m. mesafede aşındırılmıştır. Test sonuçlarında borlanarak yüksek sertlik kazandırılmış numunelerin aşınma direncinin de yüksek olduğu belirlenmiştir. En iyi abrasiv aşınma direncini 850 ºC de 6 saat borlanmış Hardox 400 çeliği göstermiştir.Anahtar kelimeler: Abrasiv aşınma, Borlama, AISI 8620 sementasyon çeliği,Hardox 400 çeliği.
Kaynaklı çelik yapıların tasarımı ve tasarımın kaliteye etkisi
Kaynaklı çelik yapılar oluşturulurken diğer üretim yöntemlerinde olduğu gibi bir süreç geçer. Bu süreç esnasında yapılan tercihler kaynaklı yapının tasarımı kapsamında ele alınır. Süreç sonucunda ortaya çıkan yapının kalitesi yapının amaca uygunluğu ile ölçülür. Amaca uygun bir yapının oluşması için üretim süreci iyi yapılandırılmalıdır. Bunun için de üretim sürecini oluşturan kaynak yöntemi, kaynak geometrisi ve malzeme türü göz önüne alınarak muhtemel çözümler arasından en uygun tasarımın seçilmesi gerekmektedir. Aksi halde yapının tamamından vazgeçilmesi veya düzeltilmesi gerekecektir ki, her iki durumda da yapı normal maliyetinin üzerinde harcamaya neden olacaktır. Bu çalışmada, kaynaklı yapıyı oluşturma sürecindeki öğeler ve öğelerdeki alternatifler araştırılmış kaliteli bir yapının oluşması için bu sürecin nasıl tasarlanması gerektiği ortaya konulmuştur.
Teknoloji ve tasarım dersi üretim süreçlerine ilişkin tespitler ve proje yönetim modeli önerisi
Teknoloji ve tasarım kavramları dünyada önem kazanmaktadır. Bu kavramlar eğitim sistemlerinin gerekli kademelerinde her geçen gün farklı derslerde önemini göstermektedir. Bu bağlamda ise ülkemizde de 2006 yılından itibaren 6., 7. ve 8. sınıflarda Teknoloji ve Tasarım isimli yeni bir ders uygulanmaya başlanmıştır. Dersin 1. ve 2. aşamalarında tasarım ağırlıklı olan ders, yapım kuşağı adı verilen 3. aşamaya gelindiğinde tamamen üretim odaklı uygulanmaya yönelik tasarlanmıştır. Ancak, uygulamada teknolojik süreçlere duyulan ihtiyaç çerçevesinde çeşitli sorunların söz konusu olduğu söylenebilir. Bu dersin uygulama ve üretim süreçlerinde yaşanan problemlere ilişkin bir veri toplama işlemi gerçekleştirilmiş, bu süreçlerde sorun olduğu ve bir proje yönetim modelinin faydalı olacağı görüşü elde edilmiştir. Bu çerçevede yapılan proje yönetim modeli çalışması ile proje yönetim süreçleri disiplin altına alınarak daha başarılı sonuçlar elde edilmesi hedeflenmiştir. Elde edilen model farklı gruplara uygulanmış ve istatistiksel olarak test edilmiştir. Testin sonucunda pozitif anlamda bir fark bulunmuş; bu doğrultuda öneriler geliştirilmiştir.
Yerli ağaç türlerinde yangın geciktirici emprenye malzemelerinin yıkanmaya karşı dayanıklılığı
Ağaç malzeme yanabilen bir maddedir ve yanmaya karşı korunması gerekmektedir. Yangın geciktirici maddelerin çoğu su ile yıkanmaya karşı dirençsizdir. Bu çalışmada ağaç malzemenin yanmaya karşı dayanımını arttırabilmek için daha fazla koruyucu tutundurulması ve su ile yıkanmaya karşı direncinin arttırılması amaçlanmaktadır. Bu amaçla; Sarıçam (Pinus sylvestris L.) ve Kestane (Castenea sativa Mill) odunu örnekleri, suda çözünen %2 ve %3 konsantrasyondaki Çinko klorür, Alüminyum klorür ve Borik asitin ısıtılmamış, 20, 40 ve 60 0C sıcaklıklarındaki çözeltileri ile ASTM D1413-07 standardındaki genel esaslara uygun olarak vakum ? basınç yöntemiyle emprenye edilmiş ve tutunma miktarı tespiti bağlamında en uygun emprenye şartları belirlenmiştir. Sodyum silikat ve sodyum bikarbonat kullanılarak iki aşamalı emprenye edilen ve propionik anhidrit ile esterleştirme işlemi yapılan örneklerin suyla yıkanmaya karşı dayanımları ve ASTM E1131-03'e göre yapılan termogravimetrik analiz ile yanma özellikleri belirlenmiştir. En yüksek emprenye maddesi tutunma miktarları %3 çözelti konsantrasyonu ve 60 0C çözelti sıcaklığında elde edilmiştir. Suda yıkanan madde miktarı silika jel ikincil işlemi ile her üç emprenye maddesinde de azalmıştır. Propionillendirme işleminde ise reaksiyon sonrası ağırlık artışı ile doğru orantılı bir biçimde yıkanmayı azaltıcı etki sağlanmıştır. Kestanede ve alüminyum klorürde en yüksek yıkanma dayanımı elde edilmiştir. Termogravimetrik analiz sonuçlarına göre silika jel ikincil işlemi malzemenin yanma özelliklerinde de gelişme göstermiştir. Propionillendirme işlemi ise, yıkanmayı azaltmasına rağmen emprenye maddelerinin yangın geciktirici özellikleri üzerinde olumsuz etki göstermiştir.
Sahtecilik ve tahrifata karşı geliştirilmiş kıymetli kâğıt ve belgelerin tasarım - teknolojik özellikleri, örnek bir resmi belge tasarım önerisi
Bu çalışmada, sahtecilik ve tahrifata karşı geliştirilmiş kıymetli kâğıt ve belgelerin tasarım ve teknolojik özellikleri, sahtecilik yöntemleri, belge, imza ve yazı sahteciliğinde grafolojik tetkik yöntemleri ve bu belgelerin taşıması gereken asgari güvenlik unsurları incelenmiştir. Ülkemizde kullanılan kıymetli kâğıt ve belgelerin güvenlik özelliklerini incelemek amacıyla anket çalışmaları yapılmıştır. Anket sonuçlarına göre ülkemizde kullanılan kıymetli kâğıt ve resmi belgelerin güvenlik açıkları tespit edilmiş ve incelemeler sonunda diplomalardaki güvenlik açığı endişe verici düzeyde bulunmuştur. Yapılan anket sonucundan yola çıkarak, benzeri resmi belgelere örnek olabilecek bir diploma; sahtecilik, kopyalanma ve tahrifata karşı tasarım ve teknolojik özellikleriyle uygulanabilir model halinde tasarlanmıştır. Ayrıca standart bir matbaada basılabilir, ancak kopyalanamaz bir fon tasarımı da geliştirilmiştir. Bununla birlikte imza, yazı ve yüz fotoğrafı gibi biyometrik özelliklerinin belgeye aktarılmasının faydalı olacağı sonucuna varılmıştır. Yine örnek fon tasarımında olduğu gibi ülkemiz şartlarına uygun olarak geliştirilmiş, kişiye özel T.C. kimlik numaralarından algoritmik bir formülle elde edilen veriler iki boyutlu barkoda dönüştürülmüş ve bu yöntemle de belgeye farklı bir kopyalanamaz özellik sağlanarak, sorgulamaya örnek bir model oluşturulmuştur.
Metal-yalıtkan-yarı iletken (MIS) yapılarda elektrik ve dielektrik özelliklerinin sıcaklık ve frekansa bağlı incelenmesi
Bu çalışmada, termal oksidasyon yoluyla büyütülmüş, 32 à kalınlıklı biryalıtkan/oksit arayüzey tabakasına sahip metal-yalıtkan-yarıiletken (Al/SiO2/p-Si) MIS yapı, (100) yönelimli, 280 µm kalınlıklı ve 8 â¦.cm özdirençli bor katkılı(p-tipi) tek kristal silikon üzerine oluşturuldu. Doğru ve ters beslem kapasitans-voltaj (C-V) ve iletkenlik-voltaj (G/Ï-V) ölçümleri, oda sıcaklığında, seri dirençÏ(Rs), arayüzey durum yoğunluğu (Nss) dikkate alınarak 10 kHz-10 MHzfrekans, (-5 V) - (+5 V) voltaj aralığında incelendi. Deneysel sonuçlar hemelektrik hem de dielektrik parametrelerin oldukça güçlü bir şekilde frekans vevoltaja bağımlı olduğunu göstermektedir. Her frekans için, C-V eğrileri bir pikvermekte ve bu pikin büyüklüğü ve yeri frekansa bağlı olarak değişmektedir.Aynı zamanda Rs-V dağılım profili tüketim bölgesinde düşük frekanslar için birpik vermekte ve bu pik artan frekansla kaybolmaktadır. Dielektrik sabiti ε' vedielektrik kayıp ε'' değerleri artan frekansla azalırken ac elektriksel iletkenlikÏac ise artmaktadır. Arayüzey durumları, özellikle düşük frekanslarda acsinyalini rahatlıkla takip edebildiğinden dolayı ilave bir kapasitans ve iletkenlikdeğeri sağlamakta ve bu katkı gevşeme zamanı ve uygulan ac sinyalininfrekansına bağlıdır.laveten, 53 à kalınlıklı yalıtkan arayüzey tabakasına sahip MIS yapının,dielektrik ve elektriksel özellikleri frekans ve sıcaklığa bağlı olarak 10 kHz-1MHz frekans ve 300-400 K sıcaklık aralığında incelendi. Dielektrik sabiti ε',dielektrik kayıp ε'' ve kayıp açı tanδ değerlerinin artan sıcaklıkla arttığı fakatδartan frekansla azalmakta olduğu gözlendi. AC elektriksel iletkenliğin (Ïac) iseÏhem frekans hem de sıcaklıkla artmakta olduğu gözlendi. Aktivasyon enerjisideğerleri hesaplandı ve elektriksel ölçümlerden elde edilen aktivasyon enerjisideğerleriyle iyi uyum içinde olduğu gözlendi. Sonuç olarak, C-V ve G/Ï-VÏölçüm sonuçları, Nss ve Rs değerlerinin MIS yapının hem elektriksel hem dedielektriksel özelliklerini önemli ölçüde etkilediğini göstermektedir.Anahtar Kelimeler : MIS yapı, elektriksel ve dielektrik özellikler, yalıtkan tabakaarayüzey durumları, seri direnç, ac elektriksel iletkenlik,elektrik modülleri
Endüstriyel robotlar ve uygulama alanları
Günümüzde rekabet koşullarının bir gereği olarak aynı kalitede olan bir ürünü daha ekonomik imal etme çabasına girilmiştir. Rekabet amacıyla, fiyatı diğer işletmelerle aynı seviyede tutmak isteyen, fakat bunun aksine kazancını da arttırmak isteyen işletmelerin maliyeti azaltmaları gerekmektedir. Maliyetin azaltılması ise ancak teknoloji gelişimi ile olmaktadır. Zamanı iyi kullanmak, hatalı parça sayısını ve işçi giderlerini azaltmak insanları robot kullanmaya doğru itmiştir. Günümüzde endüstriyel robotlar, bu ihtiyaçlara karşılık vermiş olup gün geçtikçe daha çok kullanılmaya başlamıştır. Bu amaçla, bu tezde endüstride geniş kullanım alanı olan endüstriyel robotların ve uygulama alanlarının incelemesi ve değerlendirilmesi yapılmıştır. Ayrıca bu çalışma; çok eski bir yöntem olan, iki metalin birleştirilmesi olayı diyebileceğimiz kaynak yönteminin, endüstriyel robotlarla uygulanmasını da içermektedir. Bu bağlamda karşımıza çıkan sorunlardan biri olan; manuel kaynak ve robotik kaynak arasındaki farkların neler olduğu, teorik olarak incelenmiştir.
Farklı borlama sürelerinin transmisyon çeliğinde abrasiv aşınma davranışlarına etkisinin incelenmesi
Geleneksel sertlestirme yöntemlerine kıyasla borlamanın pek çok avantajı vardır. Yüzeyde olusturdugu borür tabakasıyla malzemeye, yüksek sertlik degerleri, asınmaya karsı dayanım, yüksek sıcaklık dayanımı, oksidasyon ve korozyona karsı dayanım gibi üstün özellikler kazandırmaktadır. Bu çalısmada Ç 1040 çeligine, farklı sürelerde ve farklı sıcaklıklarda katı borlama yöntemi ile yüzey sertlestirme islemi uygulanmıstır. Elde edilen numuneler abrasiv asınma dayanımları açısından incelenmistir. Farklı borlama süreleri ile yüzeyleri sertlestirilmis numunelerin abrasiv asınma dayanımları karsılastırılmıstır. Borlanmıs malzemelerin yüzeylerinde abrasiv asınmaya karsı dayanımlarında yüksek oranda artıs elde edilmistir. Anahtar Kelimeler : Borlama, Borür Tabakası, Abrasiv Asınma
Gelişen teknolojik süreçlerin tasarım kavramı üzerine etkileri ve teknoloji-tasarım ilişkisinin araştırılması
Gelişen teknolojik süreçlerin tasarım kavramı üzerine etkileri ve teknoloji tasarım etkileşiminin incelendiği bu araştırmada; teknoloji ve günümüzde güncellik kazanmaya başlayan tasarım, endüstriyel tasarım, tasarım ve teknoloji ilişkisi incelenmiştir. Bu amaçla teknoloji ve tasarımdaki değişim ve etkileşim süreçlerini inceleyen bir anket hazırlanmış , bu anket konu ile ilgili uzman öğretim elemanlarına uygulanmıştır. Elde edilen sonuçlara göre farklı alanlarda tasarımcı olarak çalışan ve bu alandaki uzman akademisyenlerin teknoloji ve tasarım kavramlarına ilişkin görüşlerinde birliktelik olmadığı farklı alanlara göre algılamanın değiştiği görülmüştür. Ayrıca çalışma kapsamında teknoloji ve tasarım kavramlarındaki değişim ve etkileşim süreçleri araştırılmıştır. Elde edilen bulgular istatistiksel yöntemlerle test edilmiş farklılıklara ilişkin değerlendirmeler gerçekleştirilmiştir.
Kalite yönetim sisteminin iş doyumuna etkisi: Kalite belgesi bulunan ve bulunmayan matbaa işletmelerinde bir uygulama
Bu çalısmada kalite yönetim sistemini uygulayan isletme çalısanları ile kalite yönetim sistemini uygulamayan isletme çalısanlarının is doyum düzeyleri karsılastırılmıstır. s doyum düzeyleri karsılastırılması 4 faktör altında yapılmıstır. Bunlar genel, ücret, iletisim ve meslege verilen degerdir. Çalısma Ankara'da orta ölçekli isletmelerde çalısan matbaa çalısanları ile ve is doyumu ölçümü için kullanılan is doyum ölçegi ile sınırlıdır. Yapılan anket çalısmaları ile ön testler bir matbaa isletmesinde gerçeklestirilmis daha sonra rasyonel olarak seçilen 6 adet orta ölçekli matbaa isletmesinde uygulanmıstır. Seçilen 3 matbaa isletmesi kalite yönetim sistemi belgesine sahiptir. Diger 3 matbaa isletmesinin ise kalite yönetim sistemi belgesi bulunmamaktadır. Elde edilen bilgiler dogrultusunda matbaa isletmesinde çalısanların is doyum düzeyleri tespit edilmis ve çalısmanın sonunda çözüm önerilerinde bulunulmustur. sletmelerin kalite belgesine sahip olmaları çalısanların is doyumlarına olumlu bir katkı yapmamaktadır. Kalite belgesi bulunsun ya da bulunmasın isletme çalısanları ücretler açısından ?olumsuz?, iletisim açısından ?olumluya yakın? ve meslege verdikleri deger açısından ise ?nötr? bir tutuma sahiptirler.
Borlu bileşiklerin ağaç malzemenin bazı fiziksel mekanik ve biyolojik özelliklerine etkilerinin belirlenmesi
Bu çalışmada, kızılçam (Pinus Brutia Ten.) ve Doğu kayını (Fagus Orientalis Lipsky.) örnekleri borlu bileşiklerin altı farklı çözelti konsantrasyonu ile ASTM 1413 esaslarına göre emprenye edilerek bazı fiziksel, mekanik ve biyolojik özelliklerinde meydana gelen direnç değişmelerinin incelenmesi amaçlanmıştır. Bu maksatla, boraks (BX) borik asit (BA) ve sodyum perborat (SP) emprenye maddeleri ile %1 %2 %3 %4 %5 ve %6'lık çözelti konsantrasyonlarında örnekler 60 dakika süreyle 760 mm Hg¯¹ 'ya eşdeğer 30 dakika ön vakum, 30 dakika serbest difüzyona bırakılmışlardır. Örneklerin bir kısmı ayrıca poliüretan, sentetik ve su bazlı vernikle verniklenmiştir. Hazırlanan örneklerin, retensiyon miktarı, retensiyon oranı, yoğunlukları, liflere dik eğilme direnci, elastiklik modülü, liflere paralel basınç direnci, higroskopisite değeri, yanma direnci ile verniklerin kuru film kalınlığı, pandüllü sertlik değeri, yüzeye yapışma dirençleri parlaklık değeri ve beyaz çürüklük mantarına dirençleri ilgili ASTM veya TS EN standartlarına göre test edilmiştir. Deney sonuçlarına göre; çözelti konsantrasyon miktarı arttıkça her iki ağaç türünde de yoğunluklar, retensiyon oranı ve miktarı, higroskopisite değerleri ile yanma dirençlerinde artma, eğilme direnci, elastiklik modülü ve basınç dirençlerinde ortalama %20-%40 oranında azalma tespit edilmiştir. Çözelti konsantrasyonlarının hepsi beyaz çürüklük mantarına (Trametes versicolor 1300) direnç göstermiştir. Emprenyeli ve vernikli örneklerde en fazla kuru film kalınlığı sentetik esaslı vernikte, pandüllü sertlik değeri %6'lık BX çözeltisinde, yüzeye yapışma direnci %1'lik BX çözeltisi ile işlem gören Doğu kayını örneklerinde elde edilmiştir. Sonuç olarak; borlu bileşiklerin çözelti konsantrasyonları arttıkça ağaç malzemenin mekanik özelliklerinde düşüş, fiziksel özelliklerinde ise artış görülmektedir. Buna göre, ağaç malzemenin mekanik dirençlere maruz kalacağı yerlerde düşük (%2-%3) konsantrasyonlu çözeltiler, fiziksel etkilere maruz kalacağı yerlerde ise yüksek konsantrasyonlu çözeltilerin kullanılması tavsiye edilebilir.
Türkiye'nin değişik bölgelerinde evsel elektrik ihtiyacının güneş panelleri ile karşılanmasına yönelik model geliştirilmesi
Günümüzde enerji ihtiyacı nüfus artısı, hızlı teknolojik gelismeler, ekonomik büyüme ve küresellesme gibi etmenlere baglı olarak artmaktadır. Günes enerjisi, enerji tüketimine cevap verebilmek amacıyla kullanılan alternatif enerji kaynaklarından birisidir. Türkiye, günes ısınımı ve güneslenme süreleri bakımından bu enerjinin kullanılabilecegi ülkelerden birisidir. Bu bakımdan Türkiye'nin çesitli bölgelerinde tüketici talepleri dogrultusunda sistemler olusturulması amacıyla bu çalısma hazırlanmıstır. Sistemin ekipmanlarının belirlenmesinde her ile ait günes ısınım miktarları, aylık ortalama sıcaklık dereceleri, enlem dereceleri esas alınmıstır. Türkiye'nin degisik bölgelerinden seçilen 58 ile ait degerlere göre, bu illerde bulunan kullanıcıların evsel elektrik ihtiyacının karsılanması için gerekli olan sistem ekipmanlarının teknik degerleri bilgisayar programı ile web tabanlı olarak kullanıcılara sunulmustur.
Konuşma tanıma teknolojisi yardımıyla ilköğretim birinci sınıf öğrencilerine ilkokuma yazma öğretimi için yazılım geliştirme
Bu çalışmada ilkokuma yazma dönemindeki ilköğretim birinci sınıföğrencileri için bir yazılım geliştirilmiştir. Geliştirilen yazılım (KonuşmaTanıyan Metin Editörü-KTM) bilgisayara bağlı bir mikrofon aracılığıylaöğretmenin veya öğrencinin konuşmasını tanıyarak ekrana yazmaktadırve sesli komut bazında programı kontrol eden özelliklere sahiptir. KTM,aynı zamanda konuşmacıdan bağımsız ve sürekli konuşma tanımayapabilen bir yazılımdır. KTM' de konuşma tanıma teknolojisikullanılmış olup, öğretmen bu yazılımla öğrencilere ilkokuma ve yazmaöğretiminde bulunabilecektir. KTM sayesinde ilkokuma ve yazmadöneminde hem öğrenci hem de öğretmen açısından etkili bir süreçsağlanabilecektir. KTM' de 30' a yakın sesli komutla yazılım kontroledilebilirken, konuşulan 10.000 kadar cümlenin veya kelimenintanınması da söz konusudur. Yazılımın çalıştırıldığı ortama göre bu sayıarttırılabilmektedir.
Yatay eksenli rüzgar türbini kanadının bilgisayar destekli tasarımı
Bu çalışmada yatay eksenli rüzgâr türbinleri için istenilen koşullara bağlıolarak kanat tasarımı yapabilecek bir bilgisayar programı geliştirilmesiamaçlanmıştır. Bu amaçla, yatay eksenli rüzgâr türbinlerinin aerodinamiği ileilgili teorik yaklaşımlar ve kanat elemanı momentum teorisine göre kanattasarımı sistematik olarak incelenmiştir. Sonuç olarak, yatay eksenli rüzgârtürbin kanat tasarımı için Microsoft Visual C#. NET 2.0 tabanlı olarak KANATS MÜLATÖRÜ adlı bir program geliştirilmiştir. Program, kullanıcı bölge vekanat uzunluğunu girdiği zaman tasarım için gerekli ölçüleri (kanat kirişölçüleri, tahmini güç, kanat açısı) verecek şekilde düzenlenmiştir. Programbelirli bir bölgedeki rüzgâr verilerine göre yatay eksenli rüzgar türbini kanattasarımı yapmak isteyenlere fikir verebilecek ve kolaylık sağlayabilecekdüzeydedir.
Web tabanlı teknoloji eğitimi
Web Tabanlı Eğitim (WTE), eğitimin zaman ve mekândan bağımsız olarakyürütüldüğü; bilgisayarın bir araştırma ve iletişim amacıyla, öğretim ve sunumaracı olarak kullanıldığı eğitim modeli olarak tanımlanabilir. Teknoloji Eğitimiise; lköğretimde teknoloji eğitimi temel üretim süreçlerinin ve becerilerinkazandırılmasını amaçlamaktadır. Özellikle bir meslek veya teknik eğitim değil,örgün eğitimin vazgeçilmez bir parçasıdır. Kazandırdığı bilgilerle öğrencileribir üst öğrenime veya iş hayatına hazırlar. Teknoloji eğitimi ile öğrencininbirçok teknik alanı tanımasına ve genel bir teknolojik kültür oluşturmasınayardımcı olunmaktadır. Böylece bu eğitimden geçen bireyler; karşılaştıklarıbirçok problemi çözme, yeniden yapma, doğadaki enerji kaynaklarınıkullanarak çevresini şekillendirme ve yeniden düzenleme gücüne sahipolmaktadırlar. Bu bağlamda ülkemizdeki eğitim koşulları da göz önünealındığında Teknoloji Eğitiminde yaşanan zorluklar bulunmaktadır. Buçerçevede Web Tabanlı Eğitim'den faydalanmanın etkilerinin araştırılmasınınönemli olduğu söylenebilir. Bu çalışma ile Web Tabanlı Eğitim ile TeknolojiEğitim'inin uygulanabilirliğine yönelik değerlendirmeler yapılmış ve bu amaçlıbir web platformu geliştirilmiştir. Bu çalışma için örnek bir modül dizaynedilerek bu çerçeve de yapılacak çalışmaların genel kriter özelliklerine yöneliköneriler getirilmeye çalışılmıştır.Teknoloji Eğitimi'nde sınıf ortamında yapılması güç ve tehlikeli olanuygulamaların bilgisayar ve internet tabanlı materyallerle desteklenmesiöğrencilerin öğrenme süreçlerinin daha verimli olacağı söylenebilir.
Teknolojı eğitiminde zihinsel engelli öğrencilere döküm camuru hazırlama becerilerinin kazandırılması üzerine bir arastırma
Baryum hegza ferritin sıvı faz sinterleşmesi ve mikroyapı incelemeleri
BARYUM HEGZA FERR T N SIVI FAZ S NTERŞLEMES VE M KROYAPI NCELEMELER(Yüksek Lisans Tezi)Lale ERDALGAZ ÜN VERS TESFEN B L MLER ENST TÜSÜEylül 2006ÖZETGünümüzde seramik endüstrisi mutfak eşyalarından uçak motorlarına kadargeniş bir uygulama alanına sahiptir. Baryum Hegza Ferrit önemli bir seramikmalzemedir. Bu çalışmada ülkemizde üretimi yapılmayan Baryum HegzaFerrit üretimi gerçekleştirilmiş ve sonuçları incelenmiştir. Değişik sıcaklıklardasinterleme yapılarak, sinterleme sıcaklığının ve farklı katkı maddelerikullanılarak, katkı maddelerinin sinterlemeye ve mikroyapı üzerine etkileriaraştırılmıştır. Bu amaçla hazırlanan örneklerin mikro sertlik ölçümleriyapılmış, taramalı elektron mikroskop (SEM) fotoğrafları incelenmiş, noktasalanaliz (EDS) çalışmaları yapılmış son olarak x-ışını kırınımı (XRD) analiziuygulanmıştır. Çalışma sonucunda ülkemizde Baryum Hegza Ferrit üretimininsağlanabileceği ve özellikle zengin kaynaklara sahip olduğumuz Bor bileşiklerikullanılarak belirli bir sertliğe ulaşılabileceği görülmüştür. Böyleliklealışılagelmiş kullanım alanları dışında da Baryum Hegza Ferrit kullanımımümkün kılınmaktadır.Bilim Kodu : 705. 1. 071Anahtar Kelimeler : Malzeme, Seramik, SinterlemeSayfa Adedi : 84Tez Yöneticisi : Prof. Dr. Mahmut ZC LER
Esnek üretim sisteminde görüntü işleme tekniği ile robotik eğitim modeli geliştirilmesi
ESNEK ÜRET M S STEM NDEGÖRÜNTÜ ŞLEME TEKN Ğ LEROBOT K EĞ T M MODEL GEL ŞT R LMES(Doktora Tezi)Mehmet TEKEREKGAZ ÜN VERS TESFEN B L MLER ENST TÜSÜEkim 2006ÖZETModern toplum yaşamına belirgin bir şekilde giren robot sistemler ve benzerimekatronik yapıların üretim sistemlerindeki etkin kullanımları, günlükyaşamda ki yerleri ve bu doğrultuda yeni alanların oluşumunun teknolojikaçıdan ele alındığı bu çalışmada, esnek üretim sistemlerinde dijital görüntüişleme tekniklerinden renk tanıma yöntemi aracılığıyla deneysel bir eğitimrobotu olan XR3 ve yan ekipmanlarının kinematik kısıtlar altında kontrolüsağlanarak bir robotik eğitim modeli geliştirilmesi amaçlanmıştır.Renk bilgisinin kullanıldığı görüntü işleme alanında renkli nesnelerin tanınarakesnek üretim sisteminde istenilebilecek işlemlerin altı eksenli robot manipülatöraracılığıyla gerçekleştirilmesi üzerinde durulmuştur. Altı serbestlik dereceli birdeneysel robot manipülatör ve esnek üretim sistemi mantığına sahip birkonveyör bant, sistemin mekanik aksamını oluşturmaktadır. Gerçek uzaydahareketli nesnelerin yerlerinin belirlenmesi, kamera ile elde edilen görüntüüzerinde, çalışma bünyesinde geliştirilen kalibrasyon yöntemi kullanılaraksağlıklı renk bilgisinin işlenmesi sureti ile sağlanmıştır.Çalışma kapsamında belirlenen amaçların tamamını bünyesinde barındıran verobot sistem üzerinde eğitsel amaçlı deneylerin yapılabilmesine izin veren görselnitelikli ve kullanıcı etkileşimli bütünleşik gaziXR3.exe olarak adlandırılan biryazlım da geliştirilmiş ve bu tez çalışması ile birlikte sunulmuştur. Yazılımbünyesinde robot kontrolünün sağlanmasının yanında bu yapı matematikselolarakta eğitsel materyal olması yönüyle sunulmuştur.Aynı zamanda her bir eksen hareketi görsel olarak tanımlanmış ve robotunhareketiyle eş zamanlı olarak simüle edilmiştir. Farklı seviyelere yönelebilmekamacıyla Türkçe robot programlama dili geliştirilerek yazılım bünyesinekatılmıştır.Bilim Kodu : 705Anahtar Kelimeler : Bilgisayarlı görüntüleme, Görüntü işleme, RobotikEğitimi, Robot Denetimi, Esnek Üretim SistemiSayfa Adedi : 165Tez Yöneticisi : Prof. Dr. Mehmet EROĞLU