Gaziantep University
Anabilim Dalı

İletişim ve Toplumsal Dönüşüm Anabilim Dalı

Gaziantep University

60

Arşivlenen Tez

0

DOI Atanmış

0%

DOI Oranı

Anabilim Dalı

50 Tez
Yüksek LisansAçık ErişimTR

1980'li ve 1990'lı yılların rock- metal müzisyenlerinin habitusu (İstanbul örneği)

Müzik alanı, kendi özerkliğini kurma noktasında oldukça kırılgan bir yapı göstererek, geçmişten günümüze politik, ekonomik, toplumsal, kültürel ve sanatsal alanların yönlendirmesiyle birlikte şekil almaktadır. Bu nedenle bir ülkedeki müzik alanının evrimsel sürecini takip etmek, aslında o ülkenin diğer alanlarında yaşanan değişimleri ve dönüşümleri anlamak ve betimlemek açısından oldukça yol gösterici olmaktadır. Dolayısıyla bu çalışma bir yandan Batıda doğmuş olan rock- metal müziğin Türkiye'de deneyimlenme biçimlerinin izlerini sürerken bir yandan da arka planda ülkenin sosyo- tarihsel arka planının bir bölümünün fotoğrafını çekmektedir. Bu minvalde araştırma başlangıçta, Türkiye'de 1950'li ve 1960'lı yıllarda dışarıdan ithal edilen bir müzik türü olan rock'n roll ve akabinde gelen rock müziğin, dönemin siyasi, ekonomik, toplumsal ve kültürel koşulları neticesinde yerelleşme kapsamında Anadolu pop- rock müziğine evrimini izlemiştir. Daha sonrasında, 1980'li yıllara gelindiğinde ise askeri darbe süreci ve ardından gelen Özal hükümetinin politik ve ekonomik kararlarıyla ülkenin her yönüyle dünyaya entegre olma çabasını okumakla birlikte, çalışmada asıl olarak İstanbul özelinde 1980'li yıllarda kurulmaya başlayan ve 1990'lı yıllarda değişim sürecine giren rock- metal müzik alanı ve eyleyicilerinin habitusları anlaşılmaya çalışılmıştır. Dolayısıyla bu türlü bir anlama çabası içerisinde çalışmanın analiz çerçevesini oluştururken, Bourdieu'nün kavramları ışığında, söz konusu dönemde İstanbul'da rock- metal müzik alanı içerisinde bulunan on beş kişinin tanıklıkları üzerinden, yarı- yapılandırılmış sorular çerçevesinde derinlemesine mülakatlar gerçekleştirilmiştir.

HabitusMüzik sosyolojisiMüzik tarihi+2
İrem Duygulu
Gaziantep University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Topluluk iletişimi bağlamında göçmen toplulukların alternatif medya pratikleri: Al Harmal Gazetesi örneği

Küreselleşmenin etkisiyle ortaya çıkan çok uluslu şirketlerin egemenliği medya sektörünü tekelleştirmiştir. Bu durum medyada çok sesliliğin önüne geçerek azınlıkların ya da öteki durumunda olan toplulukların medyada temsillerini problem hale getirmiş bu da söz konusu toplulukları kendi seslerini duyurabilecekleri medyaları oluşturmaya itmiştir. Literatürde alternatif medya olarak tanımlanan bu medya pratikleri göçmenler tarafından göç ettikleri coğrafyalardaki kültüre entegre olabilmek, seslerini duyurabilmek ya da anavatanla iletişimi sürdürmek açısından önemli bir araç olmuştur. Bu düşüncelerle Şanlıurfa'da yaşayan Suriyeli göçmenler bir topluluk olarak 2014 yılında Al Harmal Gazetesi adıyla kendi medya pratiklerini oluşturmuştur. Literatürde ana akım medyaya alternatif bir alan açması bakımından değerlendirilen bu medya pratikleri tez çalışmasının konusu olup bu bağlamda Al Harmal Gazetesi alternatif medyanın işlevsel ve yapısal özellikleri bakımından incelenmiştir. Birinci bölümde bir topluluk olarak göçmenler ele alınarak göç ve topluluk ilişkisi ortaya konulmaya çalışılmıştır. İkinci bölümde alternatif medyanın tanımları, tarihsel gelişimi, literatürün çok geniş olması sebebiyle dünyadan ve Türkiye'den örneklerle sınırlı bir çerçevede ele alınmıştır. Üçüncü bölümde ise alternatif medyanın bir alt kolu olan topluluk medyası örneği olarak Al Harmal Gazetesi, alternatif medya bağlamında topluluk medyası özelliklerini taşıyıp taşımadığı literatür taraması, yarı yapılandırılmış görüşme ve içerik analizi yöntemleriyle incelenmiştir. Elde edilen verilerin analizinde ise içinden çıktığı topluluğun problemlerini kamusal alana taşıması, temsil ettiği topluluğun kültürüne katkı sağlaması, sivil toplum bilincinin toplulukta yerleşmesine katkı sunması, anti-hiyerarşik organizasyon yapısının yanı sıra topluluğun erişimine ve katılımına imkân tanıması ve üretim biçimlerinin topluluğun gönüllüleri eliyle yapılması bakımından Al Harmal Gazetesinin ana akım medyaya alternatif bir bakış açısı sunduğu anlaşılmıştır. Anahtar kelimeler: Alternatif medya, topluluk medyası, göçmen, Al Harmal, gazete

Al Harmal gazetesiAlternatif medyaGazeteler+7
İlker Rağbetli
Gaziantep University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Suriyeli kadınların habitusları üzerinden sosyal etkileşim ve uyum: Gaziantep örneği üzerinden

Bu tez, Suriye Savaşı sonrası yoğun göç alan şehirlerden biri üzerinden yapılan göçmen kadınlar ve yerli kadınlardaki sosyal etkileşim, habitus, uyum konularının her iki taraf açısından da alımlanmasına ilişkin bir incelemedir. Kendi nüfusunun -yaklaşık- dörtte biri kadar Suriyeli göçmene ev sahipliği yapan Gaziantep'te ciddi ve önemli bir oranda kültürel karşılaşma ve çatışmalar yaşanmaktadır. Çalışmada, göçün kültürel ve sosyal etkilerinin yerli ve göçmen kadınlar açısından algılanması araştırılmış ve eldeki veriler analiz edilerek yorumlanmıştır. Bu bağlamda öncelikle göçmenlere ev sahipliği yapan yerli kadının göçmen kültür ve sosyal pratiklerine ilişkin bakış açısı ve uyum, etkileşim konuları öğrenilmeye çalışılmıştır. Aynı paralelde göçmen kadınlarla da görüşmeler yapılarak yerli kadınlara ve habituslarına ilişkin değerlendirmeleri, kendi kültürel ve sosyal pratiklerinin yorumlanması, uyum ve etkileşimde kat edilen mesafeler tespit edilmeye çalışılmıştır. Nüfusuna oranla ciddi oranda bir göçmen nüfusuna ev sahipliği yapan şehirde kültürel farklılık ve yakınlık kadınlar üzerinden okunmak istenmiştir. Kitlesel göçler, çok sayıda göçmen alma, göçmen nüfusu içerisindeki genç kadın oranının yüksek olması, başta ailesel ve cinsiyet rolleri algısındaki farklılıklar her iki kesim tarafından da gizlenmeyen bir tepkiye yol açtığı sıklıkla görülmektedir. Bu tepkiler tüm kitleyi kapsamasa da genel algı ve düşünceyi etkilediği kesindir. Özellikle Suriye toplumunda çok eşliliğin yasal ve yaygın olması, göçmen kadınların çaresizliği, ekonomik sıkıntılar gibi sebeplerle Gaziantep'te artan resmi nikâhsız evlilikler her iki kesim kadınlar içerisinde örtük veya açık bir öfkeye, istemezlik durumuna neden olmaktadır. Savaşın yakın zamanda bitme olasılığının görünmemesi, göçmenlerin büyük kısmının buralarda yaşamaya devam edeceğinin ortaya çıkması şehirde bu gerginliği artırmakla birlikte uyum ve entegrasyonun önemini ortaya çıkarmıştır. Söz konusu çalışma ile Gaziantep'teki yerli ve göçmen kadınlar cephesinden cinsiyet rolleri, sosyo-kültürel alışkanlıklar, gelenek ve modernizm konuları incelenmeye çalışılmıştır.

Bourdieu, PierreGaziantepGöçler+7
Sabiha Doğan
Gaziantep University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Kadının kamusal alanda erilleşmesinin medyada yeniden üretimi: Şahsiyet dizisi örneği

Bu çalışmanın amacı ataerkil sistem içerisinde özel alana sıkıştırılan kadının, çalışma için seçilen "Şahsiyet" dizisi üzerinden kamusal alan açısından olasılık ve sınırlılıklarını anlamlandırmaya çalışmak ve bu olanakların görünürlüğüne vurgu yapmaktır. Eril düşünce sisteminin hüküm sürdüğü bir toplumda eril olanın, dişil üzerinde tasarruf sahibi olmaları toplumsal yapı içerisindeki otoritenin belirgin hale gelmesi ile paralellik göstermektedir. Kamusal / özel alan ayırımında yüksek duvarların varlığı, kimliğinin farkında olmayan ya da olamayan kadının, üzerinde söz sahibi olan erkek tarafından özel alana hapsedilmesi ile devam edecektir. Bu açıdan çalışma eril düzen tarafından dayatılan toplumsal cinsiyet rolleri ile kadının nasıl ötekileştirilip özel alana itilip, hapsedildiğini ve özellikle kamusal alanda var olmaması için hangi toplumsal algılar ile günlük pratiklere yansıma biçimini tespit etmektir. Mekânlar da yaratılan farklılaşma ile kadın ve erkek cinslerinin belirli mekânlar ile özdeşleştirilmesi süreci birbiri ile ilintili olarak gelişmiştir. Çalışmada yeni iletişim teknolojileri vasıtası ile oluşacak madun kadın karşıt kamusunun yaygın kamusal alan ile etkileşim pratiği ve sonuçları, kamusal alan kavramı, feminizim ve kısaca postmodernlik kavramı üzerinden kritik edilmeye çalışılmıştır. Bu çerçevede tezin örneklemini Şahsiyet dizisinde yer alan Nevra karakteri oluşturmaktadır. Eril söylem ve davranışlara maruz kalan, polislik mesleğini seçtiği için küçümsenen ve dikkatleri üzerine çeken dişil bir karakterin kamusal alanda yaşadığı sorun ve deneyimler, genel bir çerçeve oluşturularak analiz edilmeye çalışılmıştır.

DizilerErilFeminizm+7
Sibel Öztaş
Gaziantep University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Kadınların hegemonya mücadelesinde sosyal yardımların etkisi: Gaziantep örneği

Dünyada ve Türkiye'de sosyal yardımların en büyük yararlanıcılarını kadınların oluşturduğu bilinmektedir. Bu nedenle kadınların, ekonomik ve dolayısıyla toplumsal bir güç elde etmesinde sosyal yardımların etkisi, yardımların hayatlarındaki yeri ve önemi çalışmanın amacını oluşturmaktadır. Çalışmada nitel araştırma yöntemlerinden biri olan yarı yapılandırılmış görüşme tekniği kullanılmıştır. Çalışma; Gaziantep'te yaşayan, sosyal yardım alan, evli, yedi kadını kapsamaktadır. Yapılan nitel araştırmalara ve çalışma bulgularına bakıldığı zaman kadınların, yoksulluktan dolayı ataerkil aile ilişkileri kalıplarının dışına tam olarak çıkamadıkları ve alınan sosyal yardımların erkek hegemonyasının kırılmasında görünür bir etki etmediği söylenebilir. Diğer bir deyişle sadece sosyal yardım alarak bütünlüklü bir karşı hegemonya geliştirilmesi mümkün olmadığından, kadınların hegemonik olarak güçlenmesinde sosyal yardımların değiştirici/dönüştürücü bir etkisi olmadığı görülmektedir. Anahtar Kelimeler: Sosyal Yardım, Toplumsal Cinsiyet, Hegemonya, Kadın Yoksulluğu

GaziantepHegemonyaKadınlar+3
Ayşe Fatma Güzeldemirci
Gaziantep University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Arabesk rap müziği ve kültürel kimlik inşası: Gaziantep ortaokul gençliği örneği

Bu çalışma, arabesk rap müziğinin farklı kodları bir araya getirdiği yapısıyla dinleyici kitlesi üzerinde nasıl anlamsal bir evren oluşturduğunu, bu popüler müzik türünü dinleyen gençlerin kendilerini ortaya koyma ve kimlik inşa etme süreçlerindeki bağlantıları anlamayı amaçlamıştır. Hip-hop kültürünün temel parçalarından biri olan rap müzik Amerika'da doğmuş ve sonrasında dünyanın farklı bölgelerinde yankı bulmuştur. Türkiye'deki popüler müziklerden biri olan arabesk müzik, özellikle 2000'li yıllardan itibaren rap müzikle kesişmiş ve böylelikle bazı grupların kendilerini ifade etme alanı bulduğu arabesk rap müziği öne çıkmıştır. Özellikle bazı genç grupların kendilerini ortaya koymasında bu müziğin işlev gördüğü anlaşılmıştır. Popüler müziklerin gençler üzerindeki etkinlikleri düşünüldüğünde arabesk-rap müziği de bu grupların kendilerini ifade edebileceği, çevresiyle etkileşime ve iletişime geçebileceği, kimliklerini inşa edebileceği bir alan oluşturmuştur. Nitel bir araştırma olan bu çalışmada derinlemesine görüşme ve gözlem yöntemleri kullanılmış; arabesk rap dinleyicisi olan görüşmecilerin sosyo-ekonomik açıdan dezavantajlı bir konumda oldukları, sanatçılar ve dinleyiciler arasında benzer yaşam deneyimlerinin olduğu, görüşmecilerin çeşitli duygularını ortaya koymada arabesk rapin önemli bir işlevi olduğu görülmüştür. Özellikle sosyal medya üzerinden varlık gösteren bu müziğin gençlerin kimliklerini inşa edebilecekleri, otoritelere karşı mikro direnişler gösterebilecekleri, akranlarıyla etkileşimlere girebilecekleri bir saha yarattığı anlaşılmıştır. Dolayısıyla her popüler müzik gibi arabesk rap de kendi katılımcılarının dünyasına hitap etmekte; onların karşı çıkışlarını, arkadaşlık ilişkilerini, duygularını deneyimledikleri bir mübadele ortamı sağlamaktadır. Genellikle olumsuz eleştirilere maruz kaldığı görülen bu müziğin ve bileşenlerinin arka planının anlaşılması ve yeni çalışmalar için fikir vermesi bu çalışmayı önemli kılan noktalar arasındadır. Anahtar sözcükler: Popüler Müzik, Arabesk Rap, Kimlik İnşası

Arabesk müzikGaziantepKimlik inşası+4
Engin Keleş
Gaziantep University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Suriyeli göçmenlerin kültürel kimliklerini inşa etme süreci: Gaziantep örneği

21. yüzyıl, araştırmacılar tarafından göçler çağı olarak nitelendirilmektedir. Dünyanın küresel hale gelmesi birçok sosyal olguyu etkilerken, göç olgusunu da etkilemiştir. Bulunduğumuz bu çağda göçler dünyanın dört bir yanına farklı nedenlerle yapılmış ve yapılmaya devem etmektedir. Bu konunun küresel bir anlam kazanması, araştırmacıların bu konuya ilgisini daha da artırmıştır. Göç konusunda literatüre bakıldığında birçok araştırmanın var olduğunu görülmektedir. Göç ve göçmenlik birbirine bağlı ayrılmaz bir ikilidir. Göçmenler ile ilgili önemli bir husus olan kültür ve kimlik, araştırmacıların ilgi odağı olmuştur. Kültürel kimlik göçmenlerin göç ettiği ülkelere kendileriyle birlikte götürdükleri en önemli manevi değerleridir. Göçmenler bu kültürel kimlikleri hedef alanda nasıl korudukları ve kültürel kimliklerine bağlı kalıp kalmadıklarını öğrenmek için bu araştırma yapılmıştır. Bu çalışmada Gaziantep Üniversitesinde öğrenim gören Suriyeli göçmen öğrencilerin kültürel kimliklerini ve yeni bir yerleşim yerinde kültürel yapılarını nasıl devam ettiklerini öğrenmek, araştırmanın amacı olmuştur. Araştırma sahasında nicel ve nitel desenler birlikte kullanılmıştır. Araştırma sonucunda göçmenlerin kültürel kimliklerine bağlı oldukları ve kültürel kimlik güçlerinin yüksek olduğu sonucu ortaya çıkmıştır. Anahtar sözcükler: Göç, Göçmen, Kimlik, Kültür, Kültürel Kimlik

GaziantepGöçlerGöçmenler+7
Çetin Sak
Gaziantep University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Toplumsal cinsiyet etrafında ataerkilliğin toplumsal ataerkil TV dizileri üzerinden yeniden üretimi/işlenişi

Bu çalışmanın amacı toplumsal cinsiyet bağlamında ataerkilliğin TV dizilerinde yeniden üretimini ortaya koymaktır. Özellikle TV içerikleri incelendiğinde ataerkil rollerin çoğaldığı görülür. Bunun sonucu olarak içeriklerin izlenme oranları, topluma yansıma biçimleri ve TV'de uzun yıllar kalıcılığı yakalamaları, bu içeriklerin ne derece etkili olduğunu bizlere verirken öte yandan ataerkillik kalıplarıyla harmanlanıp sunulmaları da izlenme paylarını büyük ölçüde etkilemiştir. TV'nin ataerkil dizileri topluma yansıtma biçimleri ve işleyiş biçimleri de çok önemlidir. TV popüler kalıplar etrafında ataerkil roller yaratıp bunu topluma sunar. Çalışmanın amacını gerçekleştirmek için baskın role sahip olan ataerkil kalıplar içinde sunulan "Eşkıya Dünyaya Hükümdar Olmaz" dizisi örnek olarak tez çalışmasına konu olmuştur. Söylem analizi neticesinde elde edilen bulgular ataerkilliğin toplum içindeki boyutu ve toplumsal cinsiyetin belirginliği bağlamında TV dizilerinin bu durumu besleyen bir kaynak statüsüne sahip olduğunu göstermiştir. Anahtar sözcükler: Toplumsal Cinsiyet, Ataerkillik, TV Dizisi

AtaerkilDizi filmDiziler+3
Tuğba Aslan
Gaziantep University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Viral reklamlarda popüler kültür inşası: Eti Benim'O virallerinin alımlama analizi

Gelişen ve yöndeşen iletişim teknolojileri yeni medya olgusunu ortaya çıkarmış, yeni sistemler ile tek yönlü iletişim şekli çift yönlü olmaya başlamıştır. Etken konuma gelen tüketici ise medya kullanım tutumlarını yeni teknolojiler kapsamında sürekli bir biçimde değiştirmiştir. Kullanıcılar artık medyada dayatılan metinleri değil arasından seçtiklerini tüketmektedir. Bu yeni düzen içerisinde yeni viral pazarlama stratejilerle tüketiciye ulaşılmaya çalışılmaktadır. Metinlerde meta tüketimini teşvikin yanı sıra sermayenin belirlediği statüyü de pazarlamaktadır. Medya aracılığıyla tahakküm altına alınan tüketici ise popülerleştirilen kültürlerle sürekli bir biçimde yönlendirilmektedir. Birbirini sürekli bir biçimde destekleyerek sermayeye hizmet eden bu sistemlerin nasıl işlediğini analiz etmek artık gerekliliktir. Bu çalışma ile popüler kültürün reklam üretim sürecindeki yapısal etkisinin yanı sıra izlerkitle üzerinde ki yansımaları sorgulanmıştır. İçerik ve alımlama analizi olmak üzere karma bir yöntemle gerçekleştirilen araştırma sonuçlarına göre viraller, popüler kültürün benzerlik, gerçeklik, rutinlik ve doğallık niteliklerini taşımaktadır. Reklam metni ise zamanın popüler kelimelerini ve söylem tarzlarını içerisinde barındırmaktadır. Kimlik ve statü belirleme noktasında popüler metalar reklam içerisinde etkin rol oynamakta, tüketiciler bunları ciddi boyutta eleştirmemektedir. Kültüre uygun viral reklam tüketici üzerinde pozitif yönlü işlerken, tüketiciler ise pop kültürünü bilinçli ya da bilinçsiz tüketmekten memnun olmaktadır.

AlımlamaPopüler kültürReklamcılık+4
Murat Özkoyuncu
Gaziantep University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2021
10
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Kültürler arası kırklama geleneğinin antropolojik bağlamda incelenmesi Şanlıurfa-Mardin örneği

Bu çalışma, sosyal bilimlerin başlangıç tarihiyle, gelişim sürecinde ortaya çıkan ve 19. Yüzyılın en genç bilim dalı olan antropoloji bilimini tanımlayan ve insanın, insanlığın bir parçası olan, antropolojinin en önemli temel ilkesi olan kültürel farklılıkları ortaya koymuştur. Kültürün insanla olan ilişkisini ele alarak kültürlerarası etkileşimi ortaya koymuştur. İnsanlığın birikimlerini yeniden üretme biçimini, antropolojinin günlük hayattaki önemini, kültürün temel ilkelerine dayandırıp ele alınmıştır. Kültürel ve biyolojik olarak insanı tanımlayan Antropoloji disiplini bilimsel olarak yoğun bir çalışma yürütmektedir. İnsan için bunlardan bir tanesi de sayılardır. İnsanlık tarihinde inançsal bağlamda bazı sayılar kutsal değerler taşımaktadır. Bu sayılardan bir tanesi de kırk'tır. Bu tez çalışmasında Mardin ve Şanlıurfa yörelerinde asırlardır devam eden Kırk sayısının nasıl önem kazandığını, Kırk sayısının kültürel açıdan neden bu kadar etkili olduğunu açıklar. Bir insanın dünyaya geliş süreciyle doğum öncesi ve sonrası, ruhun bedenden ayrılış süresi Kırk sayısına bağlanmaktadır. Dolayısıyla kültürlerarası karşılaştırma yaparak sayıların günlük hayattaki yerini etnografik bir yöntemle incelemiştir. Anahtar kelimeler: Antropoloji, Kültür, Kırk Sayısı

AntropolojiDin-kültür ilişkileriHalk inançları+6
Ahmet Yavuklu
Gaziantep University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Evsizlik ve deneyim: Almanya ve Türkiye'deki evsizlerin kültürel pratikleri

Evsizlik, her ne kadar son dönemde daha da görünür olan bir durum olsa da modern bir olgudur. Modernitenin başlangıcından bu yana toplumsal öznelerin yaşadığı ekonomik sorunlar yanında varoluşsal gerilimler bir vakıa olarak evsizlik kavramını beraberinde getirmiştir. Nitekim ilk planda yalnızca ekonomik unsurların bir sonucu gibi görülse de buna ek olarak kültürel bazı değişkenlerin evsizlik deneyimi üzerinde etkili olduğu görülmektedir. Kapitalizmle eklemlenme düzeyi ve/veya biçimi yanında toplumsal dayanışma ağları, ev mekanına yüklenen sembolik anlam, devlet tasavvurunun toplumla kurduğu kadim ilişki gibi unsurlar, evsizlik deneyiminin içinde mevcut ve dışarıdan atılan ilk bakışta görülemeyecek dinamiklerin olduğunu akla getirmektedir. Nitekim bu çalışma kapsamında İstanbul ve Bonn kent mekânını deneyimleyen evsizlerle yapılacak derinlemesine görüşmeler ile konunun hem ekonomi-politik ve kültürel içerimleri ortaya koyulabilecek hem de Türkiye ve Almanya örneğinde karşılaştırmalı bir okuma yapılmıştır. İstanbul ve Bonn kent mekânında yaşayan "evsiz" bireylerin kültürel deneyimleri ve simgesel anlam haritalarını keşfedici bir araştırma yöntemi ile betimlemeyi amaçlayan bu araştırma bir çıkış noktası olarak, bireylerin gündelik hayatlarında yaşadıkları psikolojik boşluk halinin ve/veya travmatik gerilimlerin, diğer tüm değer hiyerarşisi ve anlam kütüphanesi ile birlikte evsizliği beslediğini düşünmektedir.

AlmanyaDeneyimEvsizlik+6
Helin Hazal Çakmak
Gaziantep University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Kültürlerarası iletişim ve mekan: Bir gündelik deneyim alanı olarak sürsürü mahallesi

Bu tez, gündelik hayat ve mekan arasındaki ilişkiyi kültürlerarası kültürlerarası iletişim bağlamında ele almaktadır. Çalışmanın temel sorusu, kültürün nasıl inşa edildiği ve aralarındaki ilişkilerin nasıl kurulduğuyla ilgilidir. Bu soruya yanıt verebilmek için, görgül bir kültürlerarası iletişim neticesinde, gündelik kültür söyleminde kimliğe dair simgesel sınırların nasıl belirlendiği ve bu belirlenen sınırlar ile kültürel anlamlar üzerinde bulunan söylemsel durumlar araştırılmıştır. Bunun sonucunda, farklı etnisitelerin bir arada yaşam sürdüğü çokkültürlü bir mahalle olan Sürsürü mahallesinde etnografik bir alan araştırması yapılmış, kültürel topluluklarla ilgili iletişim etnografileri ve kültür söylemleri hakkında niteliksel bir veri oluşturulmaya çalışılmıştır. Alan araştırmasında 30 kişiyle derinlemesine mülakat yapılmıştır. Ayrıca gözleme dayalı çalışmalar da gerçekleştirilmiştir. Tezin bulgu ve sonuçlarına göre oluşan kültürel ayrımlar, hem kültürlerarası sınırı belirlemekte hem de kültürel kimliği, benimsenen ve dışarıda bırakılan kültürel özellikler vasıtasıyla oluşturmaktadır. Kültürlerarası ilişkiler, kimlik bilincinin oluşmasıyla ilgili önemli bir rol üstlenmektedir. Kültürel kimliğin sabit bir özü yoktur, kültürlerarası ilişkiye bağlı olarak gelişen bir unsurdur. Kimlik, hem kültürel farklılıkların yoğun bir şekilde oluşmasından diğer yandan bu farklılıkların kurduğu ayrımlar bakımından yumuşatılmasından ve kaldırılmasından kaynaklanmaktadır.

Elazığ-SürsürüEtnisiteGünlük yaşam+5
Ömer Tolga Güçlü
Gaziantep University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Kültürel bir kimlik olarak veganlık: Gaziantep örneği

Gaziantep et yemeklerinin ağırlıkta olduğu bir şehirdir. Gaziantep'te mevcut yemek kültürü içerisinde, kültürel bir kimlik olarak veganlığın, Gaziantep özelinde ne olduğunu araştırmak çalışmanın amacını oluşturmaktadır. Ayrıca mevcut yemek kültürü içerisinde veganların sahip oldukları kimlik ile kendilerini nasıl hissettikleri ve toplum içerisindeki sosyal ilişkilerinde bu kimlik ve kültürlerinin etkisinin ne olup olmadığının araştırılması da çalışmanın bir diğer amacıdır. Çalışmada nitel araştırma yöntemi kapsamında yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Araştırmaya Gaziantep'te yaşayan 10 vegan birey katılmıştır. 6'sı demografik sorular olmak üzere 14 soru katılımcılara yönetilmiştir. Yapılan değerlendirmeler sonunda temalar belirlenmiştir. Katılımcıların ifadeleri göz önüne alındığında veganlığın tercih edilmesinde hayvan hakları konusundaki hassasiyetin etkili olduğu, veganlığın Gaziantep'te çoğunlukla aykırı bir kimlik olarak karşılandığı ve bu durumun kendileri için çoğunlukla sorun teşkil ettiği belirlenmiştir. Veganların her zaman kendilerini ifade etmek zorunda kaldıkları tespit edilirken, Gaziantep kültürü ile bir arada olmak, noktasında sorun yaşamadıklarını belirtmişlerdir. Veganlığın sosyal ilişkilere etkisinin çoğunlukla olumsuz yönde olduğunu söylemek mümkündür. Anahtar kelimeler: Kültürel kimlik, yemek kültürü, Gaziantep mutfak kültürü, veganizm

Besin kültürüGaziantepKültür+4
İbrahim Ali Koman
Gaziantep University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Sağlık hizmetlerinde hasta-hekim iletişiminin karar verme sürecine etkisi Gaziantep ili örneği

İletişim ve sağlık, insanlar için talep edilen ve istenen bir durumdan ziyade zorunluluk halidir. Tam da bu nedenle çalışmanın odaklandığı yeri göstermesi bakımından önemlidir. Hekim ve hasta ilişkisi bu zorunluluk esası üzerinden ortaya çıkmaktadır. Dolayısıyla araştırmanın konusu hekim-hasta iletişimidir. Çalışmanın amacı hekim ile hasta arasındaki iletişimin, hekimin karar verme süreçlerine olan etkisini belirlemektir. Çalışmada nitel araştırma yöntemi kapsamında yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Araştırmaya Gaziantep'te görev yapan 10 hekim katılmıştır. 5'i demografik bilgileri öğrenmek üzere 11 soru sorulmuştur. Elde edilen verilerle 7 temaya ulaşılmıştır. Gaziantep'te hekim olmak, hekim-hasta arasındaki ilk iletişim, hekimin karar verme süreçlerine tıbbi geçmişin etkisi, hekimlerin karar verme süreçlerinde hasta ve yakınlarının etkisi, hekimlerin iletişimdeki problemleri, ideal bir hekim-hasta ilişkisine yönelik görüşler ve hekimlerin hasta ve sağlık sisteminden beklentileri şeklinde temalar ön plana çıkmıştır. Hekimlerin, iletişim noktasında hastalardan beklentisinin olmasının yanında özeleştiride bulundukları tespit edilmiş bunun yanında sağlık sisteminin düzenlenmesi, çalışma koşullarının iyileştirilmesine yönelik talepleri ortaya çıkmıştır. Anahtar Kelimeler: Hekim- hasta iletişimi,karar verme süreçleri, sağlık iletişimi, kişiler arası iletişim, Gaziantep

Doktor-hasta iletişimiDoktor-hasta ilişkileriDoktorlar+7
Sabri Sever
Gaziantep University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Medya okuryazarlık dersi alan öğrencilerin şiddeti algılama biçimleri

Bu tez çalışmasında, medya okuryazarlık dersini alan ve almayan öğrencilerin medyatik şiddeti algılama biçimleri araştırılmıştır. Buradan hareketle medya okuryazarlık dersinin toplumsal şiddetin anlaşılması ve çözümü noktasındaki katkısı açığa çıkarılması amaçlanmıştır. Çalışma Adıyaman ilinde Milli Eğitim Bakanlığına bağlı ortaokullarında okuyan öğrencilerle sınırlıdır. Bilgi toplama noktasında, öncelikle öğrencilerin medya okuryazarlık düzeyleri anket yöntemiyle ölçülmüş ve ardından dersi alan ve almayan öğrencilerin medyadaki şiddeti algılamaları görüşme yöntemiyle test edilmiştir. Çalışma sonucunda elde edilen sonuçlara göre medya okuryazarlık dersini alan öğrencilerin bu dersi almayan öğrencilere göre, medya okuryazarlık beceri düzeylerinin daha yüksek olduğu ortaya konmuştur. Dersi alan çocukların şiddet konusunda daha duyarlı oldukları, onun yaygınlaştırılması, çeşitlenmesi ve toplumsal cinsiyete dayalı şiddetin varlığını fark etme noktasında daha duyarlı olduğu görülmektedir. Ayrıca ders başarısının yüksek olması, medya okuryazarlık dersinin temel becerileri olan; erişme, analiz, değerlendirme ve iletme beceri düzeylerinin de yüksek olması gibi pozitif bir ilişkiyi de ortaya koymuştur. Anahtar sözcükler: şiddetin alımlanması, medya okuryazarlığı, toplumsal cinsiyet, öğrenci başarısı

Ders programlarıEğitim programlarıMedya+4
Mehmet Atci
Gaziantep University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Kentsel dönüşümün toplumsal dönüşüme etkisi: Diyarbakır Sur örneği

Nüfusun büyük çoğunluğunu oluşturan kentlerde, sanayileşmenin etkisiyle yoğunlaşma ve hareketlilik meydana gelmiştir. Bu hareketliğin sebep olduğu kentleşme toplumsal ve mekânsal bozukluklara sebep olmuş ve dönüşüm ihtiyacını beraberinde getirmiştir. Bu ihtiyaç doğrultusunda kentsel dönüşüm projeleri meydana gelmiş, soylulaştırılma ile sonuçlanmıştır. Bu doğrultuda, bu tez kentlerde gerçekleştirilen kentsel dönüşüm faaliyetlerinin Diyarbakır özelinde toplum-mekân ilişkisi üzerine ele alınmıştır. Bu çalışma, Diyarbakır Suriçi bölgesinde gerçekleştirilen kentsel dönüşüm projesinin mekânsal dönüşüm, toplumsal dönüşüm, soylulaştırma gibi etkilerini değerlendirmektedir. Çalışmada nitel araştırma yöntemlerinden derinlemesine mülakat tekniği ile görüşmeler yapılarak veriler elde edilmiştir. Elde edilen veriler ışığında Suriçi bölgesinde gerçekleştirilen kentsel dönüşüm ile gerçekleşen yer değiştirmelerin toplumsal dönüşüme sebebiyet verdiği sonucuna varılmıştır. Anahtar Sözcükler: Kentsel Dönüşüm, Toplumsal Dönüşüm, Soylulaştırma

Diyarbakır-SurKentsel dönüşümMutenalaştırma+1
Müzeyyen Zeynep Gülşen
Gaziantep University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Hegemonik erkekliğin yeniden inşası: "Gelinim Mutfakta" programının söylem analizi

Hiyerarşik bir düzen olarak erkekliğin içerme/dışlama mekanizmalarını odağına alan "hegemonik erkeklik" terminolojisi, eril sistemin meşruiyet olanaklarını ve ilişki kurma biçimlerini anlama ve analiz etmede önemli tartışmaları mümkün kılmaktadır. Erkek iktidarının hiyerarşik düzeninin kavram ve kurumlarını ele alan bu tez, hegemonik erkekliğin medya söylemindeki inşasına odaklanmaktadır. Medya, ataerkil toplumsal cinsiyet temsillerinin yeniden inşasında kritik bir işleve sahiptir. TV kanallarının popüler içeriklerinden yemek pişirme programları, medyanın söz konusu işlevinin bir kesitini oluşturmaktadır. Bu bakımdan, Kanal D TV kanalında yayınlanan ve sadece kadın katılımcılardan oluşan "Gelinim Mutfakta" adlı yemek programı incelenmektedir. Eleştirel söylem analizi yöntemiyle incelenen "Gelinim Mutfakta" programının biçim ve içeriğinin analizi, yarışma formatındaki programın ataerkil cinsiyet düzenini teyit ettiğini göstermektedir. İsmi, sıfat tayin eden erkeklik ifadesi olan "Gelinim Mutfakta" programı, geleneksel kadın-mutfak ilişkisinin en iyi icracısının tespitine dayalı bir rekabet ortamında gerçekleşmektedir. Cinsiyete dayalı bir sorumluluk alanını işaret eden gelin-mutfak ilişkisinin motivasyonu, erkeğin taleplerinin karşılanması yönünde beceri geliştirmektir. Bu erkek, evli, düzenli bir işe sahip, annesi ile eşi arasında denge kurabilen, midesine düşkün baskın bir temsile sahiptir. Katılımcıların eylem ve söylemlerinin analizinden elde edilen veriler ve programın formatı, söz konusu hegemonik erkek temsilinin medya aracılığıyla geniş kitleler nezdinde onaylandığını göstermektedir. Anahtar kelimeler: Toplumsal cinsiyet, Hegemonik erkeklik, Medya söylemi, Gelinim Mutfakta, Söylem analizi

Cinsiyet Rolü EnvanteriErkeklikHegemonik erkeklik+7
Mervan Sak
Gaziantep University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Toplumsal cinsiyet bağlamında kadın yoksulluğu ve kadın girişimciliğine ait haberlerin ulusal yazılı basında temsili: Karşılaştırmalı bir analiz

Geçmişten günümüze her daim var olan yoksulluk küreselleşme ile beraber giderek derinleşmekte ve tüm toplumların sorunu haline gelmektedir. İnsanları tüketicilik üzerinden tanımlayan neoliberal süreçler küreselleşme ile birlikte yoksullukların daha da artmasına ve derinleşmesine neden olmaktadır. Toplumlarda ve hanelerdeki yoksulluktan daha çok etkilenen bireyler olarak kadınlar yoksulluğu daha yoğun yaşamakta ve bu durumdan daha çok etkilenmektedirler. Ekonomik anlamda da dezavantajlı konumda olan kadınlar öncelikle bu durumdan kurtulabilmek, aile ekonomisine katkıda bulunabilmek adına daha sonra da kendi sosyal- kültürel gelişimlerine katkıda bulunabilmek adına girişimciliğe yönelebilmektedirler. Girişimci olan kadınlar toplumda aile ve ülke ekonomisine katkıda bulunan, kendi ayakları üzerinde durabilen bireyler olarak daha farklı konumlandırılmakta, yaptıklarından başarı öyküleri olarak bahsedilmekte, yoksul kesimler ve kadınlar ise daha çok mağdur olarak yansıtılarak dramatize edilmektedirler. Tüm bunlardan yola çıkarak bu tez çalışmasında ulusal yazılı basında kadınlara ait yoksulluk ve girişimcilik haberlerinin nasıl dile getirildiği ve sunulduğunun farklı ideolojik yapılara sahip Hürriyet ve Sözcü gazeteleri üzerinden eleştirel söylem analizi ile ortaya koyulması amaçlanmaktadır. Bu bağlamda Hürriyet ve Sözcü Gazetelerinin 01 Ocak- 31 Haziran 2021 tarihleri arasındaki 90 tane kadın yoksulluğu ve kadın girişimciliğine ait haberlerin 37 tanesine eleştirel söylem analizi uygulanmıştır. Analiz sonucunda Hürriyet Gazetesi' nde kadın yoksulluğunun görmezden gelindiği, kadın girişimciliği haberlerinin ise hane ve ülke ekonomisine olan katkılarının vurgulanarak devlet ve kurumlar tarafından desteklendikleri haberler şeklinde ele alınmıştır. Sözcü Gazetesi' nde ise kadın yoksulluğu haberlerinin iktidarı eleştirmek için muhalefet tarafından dile getirildiği haberler olarak sunulduğu, kadın girişimciliği haberlerinin ise bireysel başarılar ve kooperatif destekli işler olarak sunulduğu gözlenmiştir.

HaberlerKadın girişimciliğiKadınlar+3
Medine Yasemin Bölücü
Gaziantep University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Joker filminin lacancı analizi

Bu çalışma joker filmi örneklemi üzerinden, insanın özneye dönüşme sürecinde ötekinin varlığının zorunluluğunu Lacancı kavramlarla göstererek, öznenin Lacancı söylem türleri üzerinden ötekilerle bağ kurduğunu göstermeye çalışır. Çalışma bu analizi yaparken Fransız düşünür Jacques Lacan'ın Arzu grafiği, Nevroz, Psikoz, Babanın Adları, İmgesel, Simgesel ve söylem kavramlarıyla özne ve ötekiyi tanımlamaktadır. Metinde Lacan'ın kavramları Oyun kavramı ile ilişkilendirilip gündelik yaşamın analizi yapılmaktadır. Foucault'dan Huizinga'ya, Heidegger'den Erving Goffman'a gündelik yaşamın oyun-gerçekliği irdelenerek, film ile postmodern toplum paralelliğinde analizler yapılmaktadır. Bu çalışma ile psikanalitik film çözümlemesinin olabilirliği sınanmış olmaktadır. Anahtar Kelimeler: Arzu Grafiği, Dasein, Söylem, Oyun, Psikanaliz, Jacques Lacan

FelsefeFelsefecilerFilm+2
Habibullah Hocaoğlu
Gaziantep University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Sivil karşılaşmalar için kültürel paylaşım yollu bir kamusal alan olarak Mutfak||Matbakh Atölyesi örneği

Suriye'den gelen yoğun göç dalgasının ardından on yıldan fazla süre geçmiş olmasına rağmen henüz toplumsal barışın sağlanacağı sosyolojik ve politik zemin kurulamamıştır. Çözüme dair arayış konunun kesişimselliği ve küreselliği itibariyle bütüncül bir yaklaşıma ihtiyaç duymakta, konunun ayrıştırılarak tartışılması çok katmanlı sorunlarla mücadele yükünün bireylerin omuzlarına yüklemektedir. Sosyal uyumun demokratikleşme perspektifiyle sivil toplum ve kamusal alan paradigmaları üzerinden ele alınması konuya dair bütüncül bir çözüm önerisi geliştirebilmeyi sağlayacaktır. Çalışma, alanda tespit edilen dört sorun üzerinden şekillenmiştir; göç yönetişiminde uzun vadeli uyum politikalarının geliştirilmemesi, kamusal anlatılarda kurulan tekil dilin sivil toplumdaki farklı bileşenlerine alan tanımaması sebebiyle demokratikleşme imkânlarının önüne geçmesi, kültürel kamusal alanlarda kurulmuş olan hiyerarşik yapının özne deneyimlerine sunduğu imkânlardaki kısıtlar, konuya yönelik görünürlüğün yetersizliği. Bu doğrultuda göçmen ve yerel halk arasındaki ilişkiyi baz almak üzere sivil yapıdaki aktörlerinin kültürel paylaşım imkanlarını yaratarak sosyal uyumun önünün açan bir kamusal alan modeli üzerinden Mutfak||Matbakh Atölye örneği incelenmektedir. İncelemenin hedefi bu alanın imkânlarını, başarılarını ve kısıtlarını inceleyerek ileriye yönelik yöntem geliştirmek, bu yolla da kurulabilecek yerel bazlı sivil dayanışma pratiklerinin alanını artırmaktır. Çalışma kapsamında sivil toplum fikrinin Antik Yunan'dan bugüne tarihsel gelişimi ve kuramlar üzerinden kamusal alanın sosyal uyuma alan açması bağlamında ne gibi olanaklar sunabileceği tartışılacaktır. İncelemede katılımcı gözlem, yarı yapılandırılmış mülakat görüşmeleri, çalışmalardan kalan arşiv incelemeleri yöntemleri kullanılacaktır.

GöçmenlerKamusal alanMutfak+4
Damla Deniz Cengiz
Gaziantep University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Armağan kültürünün dönüşümü: Gaziantep örneği

Bu çalışmanın amacı, özellikle Marcel Mauss'un Armağan Üzerine Denem isimli çalışmasında ortaya koyduğu armağan kültürü tanımlaması doğrultusunda Gaziantep'te bu kültürün değişimini ortaya koymaktır. Mauss çalışmasında arkaik toplumlardaki armağan kültür üzerine çalışmaktadır. Arkaik toplumlarda armağanlaşmak toplumsal ilişkilerin devamlılığını sağlamaktadır. Gaziatnep'te de ilkel dönemlerden 20.yüzyılın sonlarına kadar armağan kültürü toplumsal ilişkilerin devamlılığında önemli rol oynamaktadır. 21.yüzyılın başlarına gelindiğinde ise armağan kültüründe değişimler görülmeye başlanmaktadır. Bu araştırma 21.yüzyılın başlarında itibaren Gaziantep'te armağan kültürünün nasıl değiştiğine odaklanmaktadır. Bu değişimin bireylerdeki yansımalarını ortaya çıkarmak ve değişimin nasıl, ne etkisiyle, ne için olduğunu belirlemek için Gaziantep yerli halkından kişilerle görüşmeler yapılmaktadır. Görüşme yapılan kişiler yaş olarak 18- 40 arasında seçilmektedir.Sahadan alınan veriler ışığında Gaziantep'te armağan kültürünün değişimi ortaya konmaya çalışılmaktadır. Bu araştırmanın, literatürdeki boşluğu doldurması amaçlanmaktadır.

ArmağanGaziantepKültür+3
Mehmet Eray Eşkin
Gaziantep University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Z kuşağı ile ebeveynleri arasındaki iletişim sorunları

Bu çalışmada, diğer kuşaklardan farklılık gösteren Z kuşağının ebeveynleriyle olan iletişim düzeyleri çeşitli başlıklar altında belirlenmeye çalışılmıştır. Bu amaç doğrultusunda nicel ve nitel araştırma yöntemleri birlikte kullanılarak veriler elde edilmiştir. Z kuşağının ebeveynleriyle olan; ailevi ilişkiler, okul ve arkadaş çevresi ve bireysel özgürlükler faktörlerinden oluşan iletişim düzeylerini belirlemek için Adıyaman Üniversitesi Kâhta Meslek Yüksekokulu'nda eğitim gören 267 öğrenciye nicel araştırma yöntemi olan anket uygulanmıştır. Ayrıca, aynı örneklem grubundan yarı yapılandırılmış görüşme tekniğiyle yedisi kadın, yedisi erkek olmak üzere toplam 14 öğrenci ile görüşme yapılarak, Z kuşağının ebeveynleriyle yaşadıkları iletişim sorunları belirlenmeye çalışılmıştır. Elde edilen nicel verilerin analizinde SPSS 22 paket programı kullanılmış, nitel verilerin analizinde ise betimsel analiz yöntemi kullanılmıştır. Çalışma sonucunda, Z kuşağının ebeveynleriyle iletişim düzeylerinin güçlü olduğu belirlenmiştir. Çalışmaya dâhil edilen Z kuşağı bireylerinin ebeveynleriyle olan iletişim düzeyleri cinsiyete göre farklılık göstermektedir. Kadınların ebeveynleriyle olan iletişim düzeyinin erkeklere göre daha yüksek olduğu görülmektedir. Ayrıca, düzenli bir gelire sahip olmayan ebeveynlerin çocuklarıyla olan iletişim düzeylerinin, düzenli bir gelire sahip olan ebeveynlerin çocuklarıyla olan iletişimlerinden daha düşük olduğu belirlenmiştir. Çalışmada Z kuşağının ebeveynleriyle olan iletişim problemlerini belirlemek ve araştırmayı detaylandırmak amacıyla yapılan betimsel analiz sonucunda, Z kuşağının ebeveynleriyle en fazla okul başarısı ile bu başarının başkalarıyla kıyaslanması ve geleneklere bağlılık konularında sorun yaşadıkları belirlenmiştir.

Ebeveyn-çocuk ilişkisiEbeveynlerKuşaklar+4
Menekşe Tursun
Gaziantep University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Toplumsal cinsiyet rollerinin yeniden üretimi: Diyarbakır mezar taşları

Bu çalışma, Diyarbakır'daki mezar taşlarını toplumsal cinsiyet rollerinin yeniden üretimi bağlamında ele almaktadır. Ataerkil ideolojiye içkin hiyerarşilerin mezar taşlarındaki temsilini sorunsallaştıran bu tez, toplumsal cinsiyet rollerinin bu temsiller üzerinden nasıl yeniden üretildiğini söylem analizi yöntemiyle incelemektedir. Mezar taşlarındaki toplumsal cinsiyet temsillerinin analizi, sosyo-kültürel statü ve sınıfsal konum gibi ayrımları göz önünde bulunduran bir kavram seti çerçevesinde gerçekleşmektedir. Örneklem analizinde, ataerkil ideolojinin mezar taşlarındaki temsiller aracılığıyla, kadın kimliğinin sosyal, sınıfsal ve kültürel sınırlarını belirlediği tespit edilmektedir. Mezar taşlarındaki temsillerde erkek ile bağı üzerinden tanımlanan kadınlar, çoğunlukla "çaresiz", "zayıf", "güçsüz" gibi ifadelerle anılmakta ve böylece geleneksel toplumsal cinsiyet rolleri teyit edilmektedir. Anahtar Kelimler: Toplumsal cinsiyet, Mezar taşları, Diyarbakır, Eleştirel söylem analizi, İdeoloji, Kimlik.

Cinsiyet rolleriDiyarbakırEleştirel söylem çözümlemesi+5
Hülya Aslan
Gaziantep University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

"Ev hanımı"nın dönüşen temsil ve inşaları: Gaziantep'te ev yemeği üreten ve satın alan kadınların karşılaşmaları

Bu tez, ev içi bakım emeğinin bir kesitinin ücretli emeğe dönüşümünü toplumsal cinsiyet rolleri bağlamında ele alıyor. Bu amaçla, mutfaklarında ev yemeği hazırlayan kadınların, bu yemekleri sipariş eden kadınlara satması şeklinde gerçekleşen ticari etkinlikleri inceleniyor. İnceleme sahası olarak belirlenen Gaziantep'teki araştırmaya, yemek üreten ve satın alan kadın görüşmeciler dahil ediliyor. Mutfakların piyasaya açılmasıyla somutlaşan söz konusu ekonomik etkinlik "ev hanımı" kavramının dönüşen anlam ve inşaları ekseninde tartışılıyor. Aynı zamanda, kadınların bu süreçlerdeki anlamlandırma pratiklerine içkin patriyarkal onay ve itirazlar analiz ediliyor. Elde edilen veriler, ev içi ticari etkinliklerin kadınlar için çeşitli güçlenme stratejileri yarattığını gösteriyor. Ancak, bu etkinliklerin geleneksel cinsiyet rollerinin teyit edildiği sonuçlar ürettiği de tespit ediliyor.

Cinsel ve toplumsal cinsiyet azınlıklarıEv kadınlarıGelenekçi muhafazakarlık+1
Menekşe Hazan Arancak
Gaziantep University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Pandemi sürecinde hanehalkı davranışı: Gaziantep örneği

Tarihi boyunca toplumlar arasında birçok salgın ve pandemi gerçekleşmiş; mikro düzeyde insanlar, makro düzeyde toplumlar pandemiyi farklı şekillerde deneyimlemiştir. Covid-19 pandemisinde İtalya, Çin gibi ülkeler tam kapanma politikası benimserken Amerika Birleşik Devletleri, İsveç ve Brezilya gibi ülkeler ise daha esnek bir politika izlemiştir. Türkiye'de ise birçok kamusal alan kapanmış ve önleyici tedbirler kapsamında kısmi, tam kapanma, izolasyon önlemleri alınmıştır. Dolayısıyla, Covid-19 sağlık krizi yarattığı ölümler, alınan tedbirler kapsamında, psikolojik, ekonomik, sosyal etkileriyle ülkemizde farklılık göstermiştir. Bu tezin amacı Gaziantep ili sınırları içinde yaşayan farklı sosyo-ekonomik yapılara sahip kartopu ve amaçlı örneklem tekniğiyle seçilen sekiz hanenin; pandemi döneminde bir eğitim ortamına dönüşen hanedeki sosyal, ekonomik, politik değişimlerini ve bu değişimlerin yarattığı problemleri, problemlere karşı üretilen çözümleri betimlemektir. Çalışma, beş ay boyunca çevrim içi ve çevrim dışı ders saatlerinde ve bu ders saatlerinin dışında hane içindeki sosyal evreni gözlemleyerek etnografi yöntemiyle yazılmıştır. Uzaktan eğitime katılımı etkileyen faktörler arasında (a)Çevrim içi ve çevrim dışı derslere katılım, (b)İnternet'e erişim, (c)alt yapı yetersizliği, (d)hanede derse katılan kişi sayısı ve ders saatleriyle sokağa çıkma saatleri arasındaki tutarsızlıklar olduğu gözlemlenmiştir. Enflasyon, hanenin satın alma gücünün düşmesi, işten çıkarma yasağı ve çalışma ödeneği, tüketici davranışlarındaki değişim, ekonomik yaşamı etkilemiştir. Buna ek olarak önleyici tedbirler kapsamında kısmi ve tam sokağa çıkma yasakları ve yaş düzeyindeki kısıtlamalar; hanelerin beslenme düzenini, ruh sağlığını, tüketim alışkanlıklarını ve hane içindeki iletişim evrenini değiştirmiştir. Ortaya çıkan bu problemler karşısında kadınların çözümleri farklılık göstermiştir. Anahtar Sözcükler: Pandemi, Covid-19, uzaktan eğitim, hanehalkı

COVID 19GaziantepHanehalkı+3
Onur Sulu
Gaziantep University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Tüketim ve atık: Toplumsal gerçeklik oluşturma eylemleri içinde atık toplayıcılar üzerine bir çalışma

19. yüzyıldan itibaren sanayileşme ve beraberinde yaşanan kentleşmeyle birlikte tüketim toplumunun gelişmesi, üretilen çöp miktarının da hızla artışına neden olmuş ve bu artış, yüzyılın ortalarından itibaren katı atık sistemlerinin geliştirilmesini beraberinde getirmiştir. 20. yüzyılın sonlarına doğru, katı atık hizmetlerinde çöpler, insanların yaşam alanlarından uzaklaştırılan değersiz çıktılar olmaktan ziyade geri kazanılabilecek ve değişim değerine sahip bir meta, endüstriyel bir hammadde olarak görülmeye başlanmış ve bu yaklaşım değişikliğiyle birlikte çöp olarak değerlendirilen nesneler de atık adını almaya başlamıştır. Her iktisadi gelişmenin politik ve toplumsal bir yansıması olduğu gibi tüketimden arta kalanların iktisadi bir değer, piyasada değişim değerine sahip bir ürün haline gelmesi de kaçınılmaz olarak politik ve toplumsal yaşamda bir karşılığa sahiptir. Bu anlayıştan hareketle yapılan bu çalışmada, geçimini atıkların kayıt dışı satışı üzerinden sağlayan Gaziantep kentindeki atık toplayıcıların ekonomik ve sosyal yaşamlarıyla birlikte kentin tüketim davranışlarını atık toplayıcıların deneyimleri üzerinden okumak amacıyla etnografi yönteminin kullanıldığı keşfedici bir araştırma yaklaşımı takip edilmiştir. Katılımcı gözlem ve derinlemesine görüşme teknikleri kullanılarak 14 atık toplayıcıyla yapılan araştırmada atık toplayıcılığın sosyal ve ekonomik yönden yoksulluk, güvencesizlik, belirsizlik, ya da tehlikeli olmakla yaftalanma ile çevrili bir yaşam biçimi sunmasına rağmen yalnızca ekonomik kazanç sağlanacak son seçenek olduğu için değil, bununla beraber bilinçli bir tercih durumunun da var olduğu görülmüştür.

Atık kağıt toplayıcılarıAtık toplamaAtık yönetimi+6
Elif Can Suna
Gaziantep University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimEN

The political economy of citizen ‎journalism at war conditions: an ethnographic research on the exploitation by media institutions of citizen journalists in Syria

What motivated amateur civilians to become citizen journalists during the Syrian War, and how did the media institutions rob them of their rights? In this research we examined the political economy context of the practice of citizen journalism as a profession, which has been changed by the conditions of war together with the possibilities of new media technologies, with the ethnographic method. In the research, phenomenological design, which is one of the qualitative research methods, was used. Within the scope of the research, Citizen Journalists and representatives of media institutions were interviewed. Data were collected through interviews with twenty-seven participants within the scope of the research. Participants were included in the research ‎voluntarily. ‎An interview form with 9 questions developed by the researcher was used as a data collection tool in the research. Qualitative data analysis methods were used in the analysis of the research data. In this context, data were analysed by content analysis. In addition, it was stated in the research that the most important reasons for the emergence of citizen journalists in Syria were that the regime did not report the events and that the international press was prevented from entering such events, and that the civilians were reporting the events to the world. In this context, citizen journalists define themselves as activists who document violations and learn journalism over time and through the events they experience. Then these people cooperated with international media institutions, but these media institutions did not give them all their due rights.

Economic policiesJournalistsJournalism+7
Mohammed Hardan
Gaziantep University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Kadınların sosyal medya'daki dijital yaygın yaratıcılık etkinliklerini anlamak: Instagram örneği üzerine etnografik bir çalışma

Kadınların Sosyal Medya'daki Dijital Yaygın Yaratıcılık Etkinliklerini Anlamak: Instagram Örneği Üzerine Etnografik Bir Çalışma adlı tez, Türkiye'de bulunan kadınların günlük pratikleri arasında yer alan el işi etkinliklerini yeni medya araçları arasında bulunan Instagram yoluyla paylaşımı bu durumu etkileri üzerinedir. Dijital medyayla buluşan gündelik pratiklerin yaygın yaratıcılık pratiği ve postmodern ben odaklı özne çerçevesinde incelenmesi amaçlanmaktadır. Gündelik pratiklerini evlerinde yapan ve üreten kadınlar, Instagram üzerinden bu üretimlerini sunmaktadırlar. Gündelik pratik etkinlikleri dijital teknoloji ile birleştirerek yeniden üretime girmektedir. Yeniden üretim yaygın yaratıcılık pratiğini oluşturmaktadır. Yaygın yaratıcılık sıradan olan gündelik pratiğimizin dijital ortamla buluşmasıyla ortaya çıkan bilinilirlik ve etkileşimdir. Bu etkileşimle kendi 'ben' özelliklerini koruyarak bir topluluk oluşturup biz olabilmektedirler. Araştırma nitel desenli olup kartopu yöntemiyle 13 kadınla görüşülmüştür. İçerik analiz yöntemiyle derinlemesine analiz yapılmıştır. Bulgular temalara ayrılıp yorumlanmıştır. Katılımcılar gündelik yaşamlarının bir parçası olarak el işi örneklerini ınstagramda paylaşmış ve bu durum kendilerinin bilinirliliğini arttırarak kendilerindeki yeteneğin farkına varmışlardır. Birbirlerine ilham vererek hem maddi hem de manevi açıdan kendilerine alan açmışlardır. Kadınların Yaygın Yaratıcılığı ve Post modern ben odaklılık çerçevesinde kadınların gündelik pratikleri değerlendirmeye çalışılmıştır. Bu araştırma, literatürdeki boşluğu doldurması amaçlanmaktadır.

Fatma Özkülekçi
Gaziantep University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Türkiye'deki bloglarda İslami feminist yaklaşımla yeni bir kadın kimliğinin inşası (Reçel Blog Örneği)

Türkiye'deki bloglarda İslami feminist bir yaklaşımla yeni bir kadın kimliğinin inşasını konu alan tezimizin amacı Türkiye'nin Tanzimat döneminden bu yana süregelen modernleşme sürecinde inşa edilen modern kadın kimliğinin çeşitli kültürel, siyasal ve toplumsal dönüşümler neticesinde geçirdiği evrimi analiz etmektir. Cumhuriyet dönemi modernleşme projesinin önemli göstergelerinden biri olan kadın meselesinde idealize edilen seküler, eğitimli ve çağdaş kadın imajı 1940'lardan sonra yükselen muhafazakârlığın, 1980'lerde güçlenen siyasal İslamcılığın ve ona eklemlenen kapitalist değerlerin etkisiyle modern ve muhafazakâr değerleri bir arada buluşturan melez bir kadın kimliği ortaya çıkarmıştır. Bir yandan eğitimli, modern, kamusal görünürlüğü olan, hakları ve özgürlüğü için mücadele eden ve birey olmaya çalışan bu kadınlar öte yandan dini ve geleneksel değerleri muhafaza etmeye çalışmaktadırlar. Ortaya çıkan bu yeni kadın kimliğini incelediğimiz Türkiye'deki muhafazakâr kadın bloglarından biri olan Reçel Blog örneğinde 90'lardan beri İslam ülkelerinde ve Avrupa'da tartışılan İslami feminist söylemin hâkimiyeti görülmektedir. Kadın hakları için mücadele eden ve feminist taleplerini İslami bir paradigma dahilinde dile getiren bu kadınlar, modern ve geleneksel olana karşı çift yönlü sorgulamalarda bulunarak sentez bir kimlik ortaya koymaktadırlar. Anahtar Kelimeler: İslami feminizm, muhafazakârlık, modernlik, gelenek, sekülarizm,

BlogFeminizmKadınlar+7
Öznur Akyılmaz
Gaziantep University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2015
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Freelance çalışanların günlük hayat deneyimlerinin alanyazındaki çalışmalar ve çalışan görüşleri bağlamında değerlendirilmesi

İletişim olgusu, yazının ortaya çıkışından itibaren gazete, radyo ve televizyon gibi kitle iletişim araçlarıyla kurumsallaşmış; dijitalleşmenin hız kazanmasıyla birlikte yeni medya ekseninde kapsamlı bir dönüşüm geçirmiştir. Geleneksel medyadan farklı olarak anlık üretim, dolaşım ve etkileşim süreçleri sunan dijital ortamlar, yalnızca iletişim pratiklerini değil, emek ilişkilerini ve çalışma biçimlerini de köklü biçimde yeniden şekillendirmiştir. Bu dönüşümün en görünür sonuçlarından biri, esneklik ve mekândan bağımsızlık vadeden freelance çalışma modelinin yaygınlaşmasıdır. Bu çalışma, dijitalleşme çağında giderek yaygınlaşan freelance çalışma biçimini Türkiye bağlamında çok boyutlu olarak incelemeyi amaçlamaktadır. Araştırma kapsamında, literatürdeki kuramsal tartışmaların haritalandırılması amacıyla 250 yüksek lisans tezi, doktora tezi ve makale içerik analizi yöntemiyle değerlendirilmiştir. Buna ek olarak, dijital platformlar üzerinden çalışan 20 freelance yeni medya çalışanı ile gerçekleştirilen yapılandırılmış görüşmeler aracılığıyla nitel veri toplanmış; dijital emek süreçlerine ilişkin deneyimler tematik analiz yoluyla çözümlenmiştir. Nicel ve nitel verilerin bütüncül değerlendirilmesi, gig ekonomisinin Türkiye'deki yapısal özelliklerinin ve freelance çalışanların karşılaştıkları sorun alanlarının çok katmanlı biçimde ortaya konmasını sağlamıştır. Bu araştırma freelance çalışmanın sürdürülebilir bir istihdam biçimi haline gelebilmesi için mevcut bireysel stratejilerin ötesinde, hukuki düzenlemelerin güçlendirilmesi ve sosyal politika mekanizmalarının geliştirilmesi gerektiğini göstermektedir. Bu bağlamda araştırma, freelance emeğin güncel durumunu kavramsal, ampirik ve eleştirel bir perspektifle açıklığa kavuşturmayı hedeflemektedir.

Yeter Şirin
Gaziantep University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2025
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Sosyal medyada üretilen eril dini söylemin okunma biçimleri: Kadınlar üzerine bir alımlama çalışması

Toplumsal cinsiyet rolleri, bireylerin dinî inançlarını şekillendirmede önemli bir etken olarak karşımıza çıkmaktadır. Özellikle ataerkil yapıların hâkim olduğu toplumlarda dinî söylemlerin eril karakter taşıması, kadınların dini kurumlar ve geleneksel inanç sistemleriyle kurduğu ilişkiyi derinden etkilemektedir. Bu bağlamda, eril söylem aracılığıyla inşa edilen dinî anlayışlar, kadınların dışlanmışlık, değersizlik ve ikincil konumda hissetmesine yol açmakta; bu da kadınları geleneksel dinî yapılardan uzaklaştırarak deizm ve ateizm gibi alternatif inançsızlık biçimlerine yönlendirebilmektedir. Bu çalışmada, eril dinî söylemlerin kadınlar üzerindeki etkisi toplumsal, psikolojik ve teolojik boyutlarıyla ele alınmaktadır. Dinî metinlerin eril yorumlarla aktarılması, kadınların söz hakkının sınırlandırılması, kadının bedenine ve yaşam biçimine yönelik kısıtlayıcı normların meşrulaştırılması gibi durumlar, kadınların bireysel özgürlük arayışı içinde kurumsal dine mesafe almasına neden olmaktadır. Bu yönelim, sadece bireysel bir inanç değişikliği değil, aynı zamanda kadının kendi kimliğini yeniden tanımlama çabası olarak da değerlendirilmektedir.

İlknur Bora
Gaziantep University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2025
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Reklamlarda erkeklik imgesinin yeniden üretimi

Bu çalışmanın amacı, toplumsal cinsiyet rollerinin değişmesiyle birlikte televizyon reklamlarında erkek imgesinin yeniden inşasını araştırmak üzerine odaklanmıştır. Kültür endüstrisi ve tüketim kültürünü yaymada önemli bir araç olan reklamlar, erkek kimliğindeki değişikliklerinde en büyük yansıtıcı durumundadır. Reklamlar tarafından ele alınan toplumsal cinsiyet rollerinin bireyler tarafından içselleştirilip, gündelik hayata adapte edilmesi daha kolaydır. Özellikle en yaygın ve en etkileyici özelliğe sahip olan kitle iletişim araçlarından biri olan televizyon reklamları ile topluma hitap etmek daha tercih edilir bir yöntem durumundadır. Reklamlarda erkek imgesinin yeniden inşasını örneklendirebilmek amacıyla literatür taraması yapılarak, ele alınan çalışmanın inceleme bölümde söylem analizi ve göstergebilim tekniği kullanılmış, televizyon reklamları aracılığıyla erkek imgesinin yeniden inşası ayrıntılı olarak irdelenmiş, değişen ihtiyaç ve yaşam tarzları reklamlara yansıyan göstergelerle yorumlanmaya çalışılmıştır. Bu perspektifte, sosyal değişikliklerin erkek imge açısından reklamlara yansıyışı ve televizyon reklamlarında yeniden inşa edilen erkek imgesi analiz edilmeye çalışılmıştır. Anahtar Kelimeler: Reklam, Kültür Endüstrisi, Tüketim Kültürü, Toplumsal Cinsiyet Rolleri, Erkek İmge.

Cinsel kimlikErkeklerErkeklik+4
Pınar Gökpınar
Gaziantep University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2015
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Kullanımlar ve doyumlar yaklaşımı bağlamında ilahiyat fakültesi öğrencilerinin sosyal medya kullanımına yönelik bir araştırma: İstanbul Üniversitesi örneği

Sosyal medya bugün milyarlarca insanın kullandığı bir iletişim aracı haline gelmiştir. Doğal olarak iletişim araştırmaları da internet ve sosyal medya üzerinde yoğunlaşmaya başlamıştır. Facebook, Twitter, İnstagram, Whatsapp vb. sosyal medya platformları kullanıcılara bazı doyumlar sağlamaktadır. Bu araştırmada İstanbul Üniversitesi İlahiyat Fakültesi öğrencilerini sosyal medya kullanmaya iten güdüleri saptamak amaçlı kullanımlar ve doyumlar yaklaşımı esas alınmıştır. Anket formu ile yapılan araştırmada 460 kullanıcıya hazırlanmış ölçek soruları yöneltilmiştir. Elde edilen veriler kodlanarak yorumlanmıştır. Faktör analizi 6 farklı kullanım ve doyum saptamıştır. Bunlar Sosyal Kaçış Motivasyonu, Gözetim ve İfade Motivasyonu, Ekonomik Fayda Motivasyonu, Bilgilenme Motivasyonu, Boş Zaman/Eğlence Motivasyonu ve Sosyal Etkileşim Motivasyonu şeklinde sıralanabilir. Bazı kullanıcı demografileri ve sosyal medya kullanım kalıpları farklı kullanım ve doyumlar ile ilişkilendirilmiştir. Anahtar Sözcükler: Sosyal Medya, Kullanımlar ve Doyumlar Yaklaşımı Teorisi, Öğrenci,Motivasyonlar

Kullanımlar ve doyumlarSosyal medyaÜniversite öğrencileri+1
Rıdvan Cevher
Gaziantep University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2016
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Postmodern kimlik kalıplarının popüler Türk sinemasındaki yansımaları

Bu çalışmanın amacı, popüler Türk sinemasında karşılaştığımız karakterlerin, Postmodern insanın kimlik özelliklerine ne şekilde uygun davranışlar sergilediğini veya söylemlerde bulunduğunu saptamaktır. Bunu yaparken Modernite ve Postmodernite olarak adlandırılan uzun tarihsel dönemlerin ekonomik, siyasal ve sosyo-kültürel gelişim ve dönüşümlerini ele almak, Postmodern kimliğin oluşumuna ışık tutmak açısından önem taşımaktadır. Aydınlanma döneminden itibaren uzun bir süreç içerisinde gelişen ekonomi, sanayi ve bunlara eklemlenen bir siyaset anlayışı doğrultusunda bireylerin de yaşantıları ve hem toplumla hem de kendi benlikleriyle ilgili kavrayışları değişime uğramıştır. Bahsi geçen uzun sürecin son evresi olan Postmodernitede teknolojinin ve medyanın gelişmesiyle gündelik hayatımızda etrafımızı kuşatan imajlar ve tüketime dayalı bir hayat tarzı, kimliğimizi oluşturan etkenlerin arasında öne çıkmaktadır. Postmodern yaşantı, önceki dönemlerin herhangi biriyle karşılaştırılamayacak kadar çok sayıda ürün ve aynı zamanda tecrübe sunmaktadır. Durum böyle olunca, Postmodern insan için kendini gerçekleştirmek büyük önem arz eder hale gelmiştir. Postmodern insanın kendini gerçekleştirme arzusu bir çeşit "ben-odaklılık" yaratmakta ve bu durum kişilerin benliklerini kavrayış biçimlerini değiştirerek kimliklerine sirayet etmektedir. Bu çalışmada, Postmodern ben-odaklılık çerçevesinde ifade edilen Postmodern kimlik özelliklerinin izleri, uzun bir buhrandan sonra 1990'ların ortalarından itibaren yükselmekte olan popüler Türk sinemasında "betimsel analiz" ve "içerik analizi" yöntemleriyle incelenmiştir. Anahtar Kelimeler: Modernite, Postmodernite, Kimlik, Ben-odaklılık, Popüler Türk Sineması

Ben merkezcilikKimlikPopüler kültür+7
Erdinç Yılmaz
Gaziantep University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2017
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Porstmodern bir tüketim kültürü yeniden üretim nesnesi olarak teknoloji odaklı telekominikasyon örnekleri: Turkcell, Vodafone, Türk Telekom örnekleri

Kapitalizmin varlığını sürdürebilmesinin temel şartı tüketim toplumunun oluşturulması, reklamlarla aktarılan sembolik ihtiyaçlar ve sunulan hayat tarzları sonucunda gerçekleşmektedir. Reklamlardaki anlamın nasıl oluşturulduğu ve aktarıldığı kullanılan göstergelerle anlaşılmaktadır. Bu doğrultuda çalışmanın amacı, teknoloji odaklı telekomünikasyon reklamları örneği aracılığıyla postmodern bir tüketim kültürü yeniden üretim nesnesi olarak incelemek, yaşam tarzlarının nasıl sunulduğunu, tüketim ideolojisinin nasıl yeniden üretildiği göstermektir. Bu amaçla teknoloji odaklı telekomünikasyon reklamlarının önemli bir yaşam tarzı göstergesi haline geldiği savından hareketle, Türkiye'nin en önemli telekomünikasyon şirketlerinden olan Turkcell, Vodafone ve Türk Telekom'un 2016-2017 yılında yayınlanan ve ulaşabildiğimiz reklamlardan, çalışmanın amacı doğrultusunda 26 reklamın 15 tanesi söylemsel düzeyde incelenmiştir. Nitekim teknoloji odaklı çözümlenen reklamlarda, eğlence, estetikleştirilmiş yaşam, modern, teknolojik gibi postmodern tüketim toplumuna ait nitelikler aracılığıyla yaşam tarzlarının yeniden üretildiği ve insanların bu yaşam tarzlarına öykündürüldüğü görülmektedir. Anahtar Kelimeler: Reklam, Tüketim, Yaşam Tarzı ve Söylemsel analiz

PostmodernizmReklamlarTeknoloji+7
Ayşegül Babaoğlu
Gaziantep University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2017
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Yeni toplumsal hareketler bağlamında Türkiye'de postmodern kadın hareketleri (Doğu Karadeniz örneği)

Türkiye'de Doğu Karadeniz Bölgesinde çevre hareketleri içerisinde yer alan kadın aktörlerin kimliklerini konu alan tezin amacı, çevre mücadelesine katılan çok kimlikli kadın aktörlerin kimliklerinin nasıl bir yakınsama içerisinde bulunarak toplumsal bir harekete dâhil olduğunu ve toplumsal hareketi nasıl meydana getirdiğini ortaya koymaktır. Postmodern durumun yaratmış olduğu toplumsal ve siyasal değişim, aktörlerin rolü ve konumunu da değiştirmiştir. Postmodern düşünürler siyasal teorilerini geliştirirken özellikle farklılığa, çoğulculuğa ve heterejon bir yapıya göndermede bulunarak yola çıkmışlardır. Bu yüzden kimlik ve yerellik gibi problemler sürekli gündeme gelmektedir. Sonuçta postmodern siyaset, yeni toplumsal hareketler üzerinden bir siyaseti onaylamaktadır. Bu siyaset yaklaşımı, postmodern ortamın yaratmış olduğu kültürel çoğulcu bir anlayış ile yeni toplumsal hareketlerin kendi taleplerini özgürce dile getirmelerini ve örgütlenmelerine izin veren bir anlayışı vurgulamaktadır. Kolektif bir yeni toplumsal hareketi meydana getiren her bir özne konumu üzerine odaklanan postmodern düşünce, yeni bir özne algısı geliştirerek, öznenin parçalanarak bireye dönüştüğünü ve yeni bir kimlik kurgusu içerisinde çok parçalı, esnek karakterli ve akışkan bir halde aynı bireyin içerisinde yer aldığını belirtmektedir. Postmodern düşüncenin ortaya koyduğu özne algısından hareket ederek ve Doğu Karadeniz çevre mücadelesini yeni toplumsal hareketler paradigmasından değerlendiren bu tezde, kadın aktörler postmodern feminizm içerisinden incelenmektedir. Postmodern karakterli kadın aktörlerin çok kimlikli durumları, onların çevre mücadelesi boyutunda farklı noktalarda yakınsama içerisinde bulunarak, karşı hegemonik bir politik alanı oluşturduğunu göstermektedir.

Doğu Karadeniz bölgesiFeminizmKadın hareketleri+5
Pelin Güngör Şerbetçi
Gaziantep University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Sosyal medyanın kurumsal iletişim aracı olarak kullanımı: Devlet ile vakıf üniversitelerinin sosyal medya paylaşımlarının karşılaştırmalı analizi

Yeni iletişim teknolojileri, kişilere ve kurumlara her türlü çalışmayı çok az maliyetle paylaşacakları olanaklar sunmaktadır. Kullanıcı tabanlı olması, insanları bir araya getirmesi, gerçek zamanlı iletişim kurulabilmesi ve etkileşimi arttırması nedeniyle sosyal ağların cazibesi artırmıştır. Bu bağlamda kurumsal mesajların hedef kitleye iletilmesi için sosyal medya platformları önemli bir iletişim aracı haline gelmiştir. Bilginin üretildiği üniversiteler de hedef gruplara ulaşmak ve ürettiği hizmetleri kamuoyuna duyurmak için sosyal medyayı etkin bir kurumsal iletişim aracı olarak kullanmaktadır. Öte yandan son yıllarda devlet ve vakıf üniversiteleri sayısının her geçen gün artmasıyla birlikte rekabetin oluşması, üniversiteleri farkındalık sağlayacak çalışmalara yöneltmektedir. Bu faaliyetlerden biri de sosyal medya platformlarının kurumsal iletişim aracı olarak kullanılmasıdır. Kurumlar bütün çalışmalarını sosyal medya üzerinden kolaylıkla yönetebilmektedir. Bu çalışmada üniversitelerin kurumsal iletişim çalışmalarında sosyal medyayı kullanım amaçlarını irdelemek için devlet ve vakıf üniversitelerinden ikişer örnek seçilmiştir. Örneklem olarak belirlenen 4 üniversitenin Twitter ve Instagram hesaplarının 1 Haziran 2017-31 Ağustos 2017 tarihleri arasındaki paylaşımları, Grunig-Hunt'ın Halkla İlişkilerin Dört Modeli esas alınarak bir nitel araştırma metodu olan içerik çözümlemesi yöntemiyle analiz edilmiştir. Üniversitelerin, sosyal medyayı bir mecra olarak kurumsal iletişim çalışmaları sürecinde nasıl, hangi sıklıkta ve ne amaçla kullandıkları ortaya konulmuştur. Elde edilen bulgular çerçevesinde devlet ve vakıf üniversitelerinin maliyeti az ve kullanımı sınırsız sosyal platformlarından faydalanma oranında farklılık belirlenmiştir. Bir vakıf üniversitesi olan Biruni Üniversitesinin çift yönlü iletişim olanağı sağlayan ve etkileşimi artıran diğer özellikleri nedeniyle sosyal medyayı daha etkin ve sık olarak kullandığı gözlemlenmiştir. Bu açıdan bakıldığında vakıf üniversitelerinin Grunig-Hunt'ın Halkla İlişkilerin Dört Modeli'nden İki Yönlü Simetrik Modelini, devlet üniversitelerinin ise Kamuoyunu Bilgilendirme Modelini daha etkin kullanıldıkları sonuca varılabilmektedir. Üniversiteler tanıtım, kamuoyu bilgilendirme, kurumsal itibar-kimlik oluşturmak ve iç-dış hedef kitlelerle iletişim kurmak amacıyla sosyal medya ortamlarını aktif olarak kullanmaktadır.

Karşılaştırmalı analizKurumsal iletişimSosyal medya+2
Mehmet Mihdi Gökçe
Gaziantep University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

T.C. Sağlık Bakanlığı "Tütün ve mamulleri ile mücadele kampanyası" kapsamında görsel-işitsel medyadaki "sigarayı bırak hayatı bırakma" kamu spotlarının üniversite öğrencilerinin sigara kullanmaya ilişkin tutum ve davranışları üzerindeki etkisi

Kamu spotları, devletin vatandaşlarını bir konu hakkında bilgilendirmesi veya yönlendirmesi için kullandığı kamusal reklamların bütünüdür. Kamu spotlarının genel konuları; alkol, sigara, trafik kazalarını önleme vb. kamu sağlığını korumaya ve refahını arttırmaya yönelik bilinçlendirme çalışmalarından oluşmaktadır. Bu çalışmada; "sigarayı bırak, hayatı bırakma" konulu kamu spotlarının, üniversite öğrencilerinin sigara kullanmaya ilişkin olarak sahip oldukları tutum ve davranışlarda etkisinin olup olmadığı sorusuna cevap aranmıştır. Çalışmanın ikinci bölümünde, ilgili kamu spotlarının içerisinde yer aldığı "sağlık iletişimi" konusu tarihsel bağlamda incelenmiştir. Üçüncü bölümde, T.C. Sağlık Bakanlığı "Tütün ve Mamulleri ile Mücadele Kampanyası" kapsamında, görsel-işitsel medyada yer alan "sigarayı bırak, hayatı bırakma" konulu kamu spotlarının, izleyiciler üzerinde hedeflediği tutum ve davranış değişikliğini açıklayabilmek için, "tutum ve davranış" kavramları incelenmiştir. Çalışmanın dördüncü bölümü, söz konusu kamu spotlarının, üniversite öğrencileri arasında sigara kullanmaya ilişkin olarak sahip oldukları tutum ve davranışlarda etkisinin olup olmadığı hakkında yapılan saha çalışmasıdır. Saha araştırmasında, evreni Gaziantep Üniversitesi öğrencilerinden oluşan 556 kişilik bir örneklem grubu ile anket çalışması yapılmıştır. Yapılan anket çalışmasında elde edilen verilerin frekans analizleri yapılmış, aritmetik ortalamaları hesaplanmış, verilere t testi ve varyans analizi (anova) testleri uygulanmıştır. Yapılan analizler sonucunda, T.C. Sağlık Bakanlığı "Tütün ve Mamulleri ile Mücadele Kampanyası" kapsamında görsel-işitsel medyada yer alan "Sigarayı Bırak Hayatı Bırakma" kamu spotlarının, üniversite öğrencileri üzerinde sigara kullanma konusunda caydırıcı etkisi olduğu tespit edilmiştir. Anahtar kelimeler: Sigara, Kamu Spotu, Kampanya

Kamu spotlarıMedyaSağlık iletişimi+6
Tülin Parmaksız
Gaziantep University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Türkiye'de yayınlanan Hint dizilerinde üretilen toplumsal cinsiyet rolleri ve bu rollerin kadınlar tarafından alımlama biçimleri: Gaziantep örneği

Bu tez çalışmasında toplumsal cinsiyet kimliklerinin oluşturulma sürecinde medyanın rolü incelenmiştir. Birinci Dünya Savaşı'ndan bu yana yapısı önemli oranda değişen medya bu değişimle birlikte ideolojik bir aktarım aracı haline gelmiştir. Bu aktarımlar, toplumsal yaşamdaki kültürel kimliklerin oluşturulma sürecinde eril bir yol izleyerek kimliklerin bu doğrultuda örülmesini öncelemektedir. Eril köklere bağlı olan bu inşa süreci toplumsal alanın bütün uğrak noktalarında etkin tutulmaya çalışılmaktadır. ideolojik aktarım sürecinde, özellikle kadınların gündelik yaşamın cinsiyetçi örüntülerinden kaçmaya çalıştıkları pembe dizi tüketim süreçlerine başvurulmaktadır. Bunun sonucunda medya kadınlar için gündelik yaşamın eril dilini kırmayı ve/veya geçici bir süreliğine de olsa kendi avantajlarına çevirmeyi amaçladıkları bir aktivite olarak pembe dizi izleme sürecinde, ataerkil değerleri yeniden işleyerek kadınları sürekli bir biçimde toplumsal yaşamın cinsiyetçi biçimine hazırlamaktadır. Bu çalışmada Türkiye'de yayınlanan ilk Hint dizisi olan Bir Garip Aşk adlı medya metni toplumsal cinsiyet bağlamında incelenerek, belirlenen bazı katılımcıların bu diziyi alımlama biçimleri incelenmiştir. Tezin örneklemini oluşturan bu katılımcıların genelini Kürt kadınları oluşturmaktadır. Çoğunun herhangi bir işte çalışmadığı bu kadınlar, genellikle ev içi alana sıkıştırılmış, okul öğrenimi görmemiş, çocuklu ev hanımlarından oluşmaktadır. Çalışmanın sonucunda ulaşılan temel bulgulardan birisi kadınların incelediğimiz pembe diziyi izleme alışkanlıklarının gündelik yaşamlarının akışını değiştirebilecek biçimde öncelikleri haline getirdikleridir. Ulaşılan diğer bulgulardan birisi de içeriğinde kadınlık ve erkeklik kurgusuna ilişkin yoğun ideolojiler barındıran bu dizinin kadının çaresizliğinin yeniden üretilmesine yol açtığı yönündedir. Bunların yanı sıra kadınların kendi kültürleriyle dizide yansıtılan kültürel öğeler arasında yakınlık kurdukları ve bu yakınlığı kendi hayatlarına yansıttıkları görülmüştür.

Cinsel kimlikCinsiyet rolleriDizi film+6
Revşan Şen
Gaziantep University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Postmodern televizyonu kadınların okuma biçimleri: Müge Anlı ile Tatlı Sert programı üzerine bir alımlama çalışması (Diyarbakır örneği)

Postmodernizmin kavram olarak ilk kullanımı sanat, mimari ve edebiyat alanında modernlikten sonraki dönemi tarif etmek için olmuştur. 1960'lı yıllardan itibaren sosyo-politik ve ekonomik alanda yaşanan bazı dönüşümler bu dönüşümleri açıklama-anlama noktasında postmodern kavramın epistemolojik bir çerçevede yeniden kullanılmasını da zorunlu kılmıştır. Günümüzde hala oldukça tartışmalı bir kavramsallaştırma olan postmodernlik/postmodernizm, bazı düşünürler tarafından modernlikten tam bir kopuşu işaret ederken, bazıları ise onu modernliğin yeni bir biçimi/uzantısı şeklinde tanımlamayı tercih etmişlerdir. Bu kültürel alan içinde postmodern çağ bir yandan farklılıkların ve yerelliğin görünümünü artırırken bir yandan da tüm kitle iletişim araçlarını, özellikle de televizyonu dönüştürmüş ve dönüştürmeye de devam etmektedir. Bu dönüşüm Fransız televizyon kuramcısı François Jost (2002)'un tanımladığı gibi yeni bir anlatı evreninin kurgulanmasıyla, bunu yaparken de başta izleyicinin bu kurgu içinde yeniden tarif edilmesiyle kendisini gösterir. Baudrillard'ın da hipergerçeklik olarak tanımladığı bu anlatıda, Ignaciot Ramonet'nin Post-TV olarak tanımladığı günümüz televizyonu bir yandan gerçeği en saf haliyle gösterdiğini iddia ederken bir yandan da, hem kendini hem de izleyicisini yeniden bir anlatı olarak inşa eder. Bu yakınsamanın oluşturduğu "format yayıncılığı" düzeni içinde söz konusu yakınsamayı en iyi temsil eden yapımlar olarak "Reality-Show"lar karşımıza çıkmaktadır. Bu çalışma, postmodern televizyonun başat formatlarından olan ve Türkiye'deki televizyon yayıncılığında da önemli yer tutan reality şov programlarının kadın izleyiciler tarafından nasıl alımlandığını inceleyerek söz konusu formatların izleyicisiyle anlatı evrenleri çerçevesinde nasıl bir ilişki kurduğunu anlamayı amaçlamaktadır. Bu çerçevede çalışmadan 'Müge Anlı İle Tatlı Sert' programının Kasım 2017- Ocak 2018 dönemindeki yayınları programın sadık izleyicileri arasından seçilen on beş kadın izleyiciyle birlikte izlenerek onların programı okuma biçimleri derinlemesine görüşme ve odak grup çalışması yöntemleriyle anlamlandırılmaya çalışılmıştır. Bu anlamda çalışmanın yeniden düzenlenen medya, özellikle televizyon yayıncılığı içinde gelenekselden yeniye doğru uzanan dönüşümü, kadın izleyicilerin bakış açısıyla tartışmaya açmak gibi özgün bir yaklaşım içinde olacağı da iddia edilebilir.

Anlı, MügeDiyarbakırKadınlar+6
Bermal Bekalp
Gaziantep University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Postmodernlik ve muhafazakarlık bağlamında kadın kimliği inşası: Gaziantep örneği

Modernliğe getirdiği eleştiri ile modern sonrası olanın bilgisini veren, ama belli bir sistem önerisinde bulunmayan postmodern düşünceye değinilecektir. Çoğulcu ve farklılık temelinde çeşitli özne ve özne grupları arasında diyalogu öneren postmodernizm, bu önerisi ile gündeme gelen, farklı kimlikler arasında kurulan diyalogun, sabitlikten uzak ve oldukça salaş bir iletişim biçimi olduğu tartışılacaktır. Derinliği olmayan postmodern bir dilin dolaşıma girdiği alanda, toplumsal ve kültürel hayatın ise oldukça yüzeysel ve gerçeğin belli dil oyunlarıyla simülasyona uğradığı ifade edilecektir. Ayrıca modern düşüncenin dışarıda bıraktığı dinin postmodernizm tarafından gündelik mikro sosyolojiye bölük pörcük davetinin,"hakikat" olarak dini özüne çağırmaktan öte, bir yanılsama olduğu iddia edilecektir. Ayrıca modern bir ideoloji olarak muhafazakarlığın toplumsal değerleri muhafaza eden retoriğinin modern bir talep olarak belirdiği alanda, kültürel ve dini değerlerin yeni bir yaşam biçimini işaret eden şekliyle yeniden üretildiği ileri sürülecektir. Postmodernizmin "her şey olur" mantığında her şeyin merkezinden sökülerek yüzeyselleştiği dünyada muhafazakarlığın nasıl bir işleve sahip olacağı irdelenirken her iki kavramın modern düşünceyi besleyen büyük anlatılara getirdikleri eleştirinin yanında kapitalist sisteme yönelik herhangi bir eleştirilerinin olmadığı ileri sürülürken toplumsal ve kültürel ögelerin, kadın kimliğine bürünen yüzü değerlendirilecektir. Bu amaçla postmodernlik ve muhafazakarlık bağlamında, yerelde kadın kimliği inşa biçimlerinin analiz edilmesi için araştırma evreni olarak Gaziantep kent örneği incelenmeye değer görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Postmodernlik,muhafazakarlık,din,kadın kimliği, Gaziantep.

GaziantepKadınlarKimlik+5
Hülya Taş
Gaziantep University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Muhafazakar kadınların sosyal medyada üretilen "Tesettür modası" içeriğini okuma biçimleri: Gaziantep örneği

Bu tez kendisini muhafazakâr kimlik bağlamında konumlandıran Gaziantepli kadınların yeni medyanın bir iletişim aracı olan Instagram'daki ünlü kişisel hesaplarını alımlaması amacı ile yapılmış etnoğrafik bir çalışmadır. Çalışma muhafazakâr kadınların yeni medyanın bir iletişim aracı olarak Instagram'daki tanınmış muhafazakâr ve mütedeyyin olarak bilinen ünlü kişisel hesapları nasıl okuduğunu incelemiştir. Çalışmada bu amaçla Gaziantep kenti özelinde muhafazakâr kadın katılımcılar ile kendi yaşam biçimlerinden veriler elde etmek için görüşmeler yapılarak kadınların dünya görüşleri, gelenekleri, gündelik yaşam pratikleri, tarihsel geçmişleri ve kişisel tercihlerine dair bir çerçeve oluşturulmuştur. Bu bağlamda da çalışmanın asıl amacını belirleyen Instagram'daki bazı ünlü kişisel hesaplar üzerinden ürettikleri anlamların alımlaması gerçekleştirilmiştir. Türkiye'de son yıllarda deneyimlenmiş olan ekonomik rahatlık ile sermaye toplumun hemen her kesimine yayılmıştır. Bu durum kendi kimliğini muhafazakâr olarak belirleyen ve kendine has bir yaşam tarzına sahip olan yeni muhafazakârların da gündelik yaşamlarına yansımış ve tüketim anlayışlarında bazı değişim ve dönüşümler yaşanmıştır. Siyasal bir yönelim olarak modern dünyada yerini alan muhafazakâr ideoloji günümüzde bir yaşam tarzı olarak tezahür edilmekte ve Türkiye coğrafyasında özellikle mütedeyyin kesimin temayül ettiği bir düşünce geleneği olarak konumlanmaktadır. Bu yansımalar tüketimin her alanında göze çarpmaktadır. Bu çalışma ile neoliberal ekonomi politikalarıyla dönüşen muhafazakâr yaşam biçiminin kadınların yaşam tarzına nasıl yansıdığı Gaziantep kenti özelinde incelenmiş ve görüşmecilerin yeni medyayı nasıl okudukları anlamlandırılmaya çalışılmıştır. Anahtar kelimeler: Muhafazakârlık, Kültürel çalışmalar, Yeni medya çalışmaları, Instagram, Kadın çalışmaları

GaziantepKadınlarModa+6
Seda Dilek Göğüş
Gaziantep University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Kültürel / kamusal bir deneyim mekânı, gündelik hayat ve boş zaman etkinliği olarak park: Gaziantep kenti örneği

Parklar, sanayileşmenin ve kentleşmenin sonucunda ortaya çıkmış mekânlardır. Bu anlamda park deyince ilk olarak, insanların çeşitli rekreasyonel ihtiyaçlarını karşıladığı, dinlendiği, yeşilliğin ve doğanın ön planda olduğu bir alan akla gelmektedir. Ancak park, yalnızca fiziksel niteliklerle tarif edilebilecek bir unsur değildir. Özellikle Gaziantep kenti açısından toplumsal perspektiften bakıldığında, insanların anlam yüklediği mekânlar olarak karşımıza çıkmaktadır. Nitekim Ramazan ayı içerisinde çeşitli etkinliklerin gerçekleştirildiği parklar; geçmişten beri sahre, kaymak yemeye gitme, Hıdırellez kutlamaları gibi geleneklere ev sahipliği yapmaktadır. Bu gelenekler parklara bir kimlik atfederken, aynı zamanda onları kent kültürünün ve gündelik hayatın bir parçası; sıradan bir yer değil, anlam yüklenmiş bir mekân haline getirmektedir. Böylece insanların boş zamanlarını değerlendirmede kültürel bir role sahip olan parklar, Gaziantep insanının evle olan ilişkisinin bir devamı olarak görülmektedir. Neticede park diye gördüğümüz yeşillik, insanların anlam dünyalarında bambaşka kıvrımlara ve güzergâhlara sahiptir. Dolayısıyla çalışmada Gaziantep insanının parkla kurduğu temas ve bu mekânda büyüttükleri hikâyeler açıklanmaya çalışılacaktır. Öte yandan parkın kökenlerine baktığımızda biçimsel, toplumsal ve kültürel açıdan çeşitli uğraklar karşımıza çıkmaktadır. Nitekim kökeni "Cennet Bahçesi" mitine kadar yaslanan park kavramının modern dünyadan önce daha çok kraliyet ve sarayların sınırları içerisinde yer alan ya da zengin insanların evlerinin etrafına inşa ettikleri bahçelere işaret ettiği görülmektedir. Ayrıca tarihsel süreç içerisinde günümüz parklarıyla toplumsal ve kültürel olarak benzer işlevlere sahip kamusal mekânlar kendini göstermektedir. Bu noktada Antik dönemden Rönesans'a kadar uzanan; Antik Yunan'da agoralar, Roma'da forumlar, Ortaçağ meydanları ve Rönesans meydanları gibi farklı tarihsel uğraklara baktığımızda, içerisinde bulundukları dönemin toplumsal hayatının vazgeçilmez mekânlarından biri olduğu görülmekte ve günümüz kamusal mekânlarının, dolayısıyla parkların toplumsal ve işlevsel anlamda ilk örneklerini oluşturduğunu söylemek mümkündür. Anahtar Kelimeler: Mekân, Kent Kültürü, Park ve Gelenek, Sahre, Sınıf, Kimlik.

Boş zamanBoş zamanları değerlendirmeGaziantep+4
Hakan Kılınç
Gaziantep University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Neoliberal kent politikaları ışığında mekânın ekonomik dönüşümü ve simgesel yeniden üretimi: Gaziantep Bey mahallesi örneği

Neoliberal ekonomi atmosferi, sermaye birikimi ve bu birikimin istikrarını sağlamakla mükellef bir atmosfer olduğu varsayımıyla kendisine kâr maksimizasyonu sağlamak amaçlı kategoriler belirlemektedir. Mekânsal bir alan olan kentler de bu sermaye birikimine olanak sağlayan kategorilerden birisi, belki de en önemlisidir. Neoliberal kent politikaları, kenti en açık tabiriyle metalaştırmaya yönelik dinamikleri barındıran reflekslerle donanmıştır. Çoğunlukla ekonomik zeminde olsa da kültürel ve toplumsal dönüşümü, değişimi ve yeniden üretimi de tetikleyen bir mekanizma konumundadır. Gaziantep Bey Mahallesi de bu atmosfere dahil bir mekândır. Dolayısıyla bu atmosferin etkisi altında olan alanlardandır. Örneklem olarak ele alınmakta olan Bey Mahallesi'nin, mutenalaştırma kavramı yordamıyla bahsi edilmekte olan atmosferdeki konumunu belirleyebilmek metnin temel gayesi konumunda bulunmaktadır. Kent denilen olgu, bulunduğu coğrafyayla direkt bir bağ ve üzerinde yaşayan kültürle doğrudan kontak halindedir. İnsan faktörünün olması biraz da bu noktaya hitap etmektedir ki taştan harçtan bir moloz yığınından ziyade nefes alan, dönemsel kültürel farklılıklardan etkilenen bir organizma konumundadır. Bu sebeptendir ki Gaziantep Bey Mahallesi örneğinin neoliberal kent politikalarına olan refleksi başka coğrafyalardaki mekânsal alanlardan farklı olmaktadır. Sebep olarak ise yine kültürel ve toplumsal farklılıklar gösterilebilmektedir. Ezcümle; metnin, alanındaki tartışmalara katkısı, alanı oluşturan diğer kendine özgü muhtevalarıyla külliyatı zenginleştiren çalışmalara katılımı olacaktır. Anahtar kelimeler: Neoliberal Kent Politikaları, Mutenalaştırma

GaziantepGaziantep-Şahinbey-Bey MahallesiKentsel politika+5
Berkay Yıldırım
Gaziantep University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Cinsel çekicilik unsuru içeren reklamlar: Göçmen kadın TV izleyicilerine yönelik tutum değerlendirmesi

Günümüz teknoloji toplumunun en önemli unsurlarından biri şüphesiz reklamlardır. Tüketiciler gün içerisinde yüzlerce defa reklamlara maruz kalmaktadırlar ve hangi reklamların daha iyi algılanacağı ve hatırlanacağı o reklamın başarısını doğrudan etkilemektedir. Nasıl ki reklam verenler kendi ürünlerini satmak için rekabet ediyorlarsa, reklamlar da daha etkin olabilmek için kendi içlerinde rekabet etmektedirler. Cinsellik, reklam etkinliğini arttırmak amacı ile sıklıkla kullanılan bir tekniktir. Bu tekniğin en sık kullanılan şekli ise kadın bedeninin cinsel çekicilik unsuru olarak sergilenmesidir. İnsan doğası gereği cinsellik odaklı bir varlıktır fakat toplumsal kurallar cinselliğin bastırılmasına yol açmaktadır. Her ne kadar bastırılmaya çalışılsa da cinsellik daima dikkat çekici olmaktadır. Bunun farkında olan reklamcılar ise cinselliği reklamlarında kullanmaktadırlar. Kadın bedeninin cinsel çekicilik unsuru olarak sergilenmesi, birçok tartışma sebep olmuş olmasına karşın halen sıklıkla kullanılmaktadır. Bu da göstermektedir ki her ne kadar aksi görüşler olsa da cinsellik reklam etkinliğini arttırmaktadır. Bu çalışmada da ülkemizde Gaziantep ilinde ikamet eden Suriyeli göçmen kadın televizyon izleyicilerinin cinsel içerikli reklamlara, bu reklamlarda sunulan markalara ve reklamlarda rol alan kişilere karşı tutumları incelenmiştir. Çalışma sonucunda, literatürde sunulan diğer çalışmaların paralelinde olarak, kadın mültecilerin cinsel içerikli reklamlara olumsuz tutumlarının olduğu fakat sunulan markaya karşı tutumlarının genellikle nötr (yansız) olduğu belirlenmiştir. Katılımcıların cinsel çekicilik içermeyen reklam izleyenlerin tutumlarının cinsel çekicilik içeren reklamları izleyenlere göre, daha olumlu tutumlara neden olduğu saptanmıştır. Çalışmanın ilgili literatür bağlamında ele alınışı ve örneklem evreni açısından özgün olması nedeniyle, araştırmacılara rehberlik edeceği düşünülmektedir. Anahtar kelimeler: Reklam, tüketici davranışları, cinsel çekicilik, göçmenler, göçmen kadın TV izleyicileri

CinsellikGöçmenlerKadınlar+7
Hamdiye Aydan Atlı
Gaziantep University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Marka denkliği oluşturmada sosyal medya reklamlarının rolü: Otomobil markaları üzerine araştırma

Firmalar marka denkliği oluşturmada teknolojinin olanaklarından faydalanmakta ve sosyal medya uygulamaları ile hedef kitle ürerinde marka denkliği oluşturmaktadır. Marka denkliği oluşturmak, söz konusu markanın ürün veya hizmetlerin, müşterilerin zihinlerine yerleştirilmesi olarak açıklanmaktadır. Sosyal medya reklamları ile reklamı yapılan markaya yönelik olarak olumlu marka tutumu yaratılmakta, sosyal medya reklamları algılanan kalite, farkındalık ve marka sadakatini etkilemektedir. Markalara yönelik tercihleri arttırmak; pazarlama faaliyetlerinin ve reklamların, markaya karşı olumlu tutum oluşturmasına bağlıdır. Bu bağlamda çalışmanın temel amacı ilgilenim düzeyi yüksek otomobil markalarının marka denkliği oluşturmada sosyal medya reklamlarının rolünü ortaya çıkarmaktır. Marka denkliği kapsamında marka sadakati, algılanan kalite, marka bilinirliği ve marka farkındalığı düzeyinde sosyal medya reklamlarının izlenme ve beğenme düzeyi arasındaki ilişkiyi ortaya koymak hedeflenmiştir. Bu bağlamda Doğu ve Güneydoğunun Diyarbakır, Urfa, Antep, Batman, Siirt, Elazığ ve Gaziantep illerinde yaşayan 953 otomobil kullanıcısı çalışmaya dahil edilmiştir. Katılımcılara anket yapılmış, anket verileri SPSS programında açıklayıcı ve AMOS programında doğrulayıcı analizlerle araştırma sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca göstergebilim yöntemi ile seçilen otomobil markalarının (BMW, Mercedes, Honda, Toyota ve Volkswagen) Facebook, Twitter, İnstagram, Youtube hesaplarındaki reklamlar analiz edilerek marka denkliği oluşturmada hangi reklam mesajlarının kullanıldığı incelenmiştir. Anahtar Kelimeler: Sosyal medya reklamları, göstergebilim, otomobil, marka denkliği

Marka denkliğiOtomobil sektörüReklamlar+1
İbrahim Hakkı Güney
Gaziantep University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Toplumsal cinsiyetin inşasında oyuncakların rolü: Gaziantep Oyun ve Oyuncak Müzesi

Gaziantep Oyun ve Oyuncak Müzesi, gerek içerdiği oyuncak biçimleri, gerekse de farklı tarihsellikleri içinde bulundurması nedeniyle kültürel bir birikime sahiptir. Bu müzede sergilenen oyuncaklar toplumsal cinsiyet açısından önemli bir konumda yer almaktadır. Bu düşünceden hareketle ilk bölümde feminizm kavramı ve çeşitleri ele alınacaktır. İlk olarak Batı'da kendini hissettiren daha sonra tüm dünyayı etkileyen feminizm, genel olarak kadın-erkek arasında var olan ayrımcılığı ortadan kaldırmak, ataerkil sistemin toplumsal yapıda cinsler arasında sosyal, siyasal ve ekonomik alanlarda yaratmış olduğu hak eşitsizliği durumunu ortadan kaldırmayı amaçlamaktadır. Geçmişi uzun yıllara dayanan ve kadının var olan konumunun değiştirilmesi için mücadele eden feminist düşüncenin, kadın hak ve özgürlük hareketine sunduğu katkılar detaylı bir biçimde ele alınacaktır. İkinci bölümde ise, gündelik bir pratik olmanın yanı sıra bilim felsefesi ve gündelik hayat sosyolojisinin önemli kavramlarından biri olan oyun üzerinden yükselen bir tartışma yapılacaktır. Bu doğrultuda, Wittgeinstein, Foucault, Baumann ve Bourdieu'nun oyuna dair sosyolojik yaklaşımları toplumsal cinsiyetle ilişkilendirilerek irdelenecektir. Hemen ardından çalışmanın sahasını oluşturan son bölümde ise geçmişten günümüze birçok milletin oyuncaklarının sergilendiği ve bu yönüyle kültürel bir köprü nitelendiğinde olan, farklı toplumların oyuncaklarını bünyesinde barındıran Gaziantep Oyun ve Oyuncak Müzesi'nde, oyuncakların tekabül ettiği toplumsal cinsiyet rolleri, kadınlık ve erkeklik imgeleri dilsel bir analize tabi tutulacaktır. Bu imgeler ve dikkat çektiği anlamlar, oyuncağın kendi dönemindeki toplumsal koşullardan beslendiği gibi, aynı oyuncağın konuştuğu kültürel çerçeve ve o çerçeve içerisindeki durumlardan da etkilenmektedir. Anahtar Kelimeler: Oyun, Oyuncak, Feminizm, Toplumsal Cinsiyet, Oyuncak Müzesi.

GaziantepGaziantep Oyun ve Oyuncak MüzesiMüzeler+4
Pınar Şanlı
Gaziantep University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Reklamlarda sağlıklı yaşam miti

Gündelik yaşantımızın bir parçası haline gelen reklamlar, ihtiyaçlarımızı tanımlama süreçlerinde önemli bir bilgi kaynağıdır. Bu durum, meta merkezli tüketim piyasalarının bir hakikati olarak ortaya çıkmaktadır. Tüketim piyasalarının genişlemesi metaları kullanım değerlerinin ötesine taşıyan reklam stratejilerine bağlıdır. Tüketimi tetikleyen bir reklamın başarısı, hedef kitlesinin duygu ve tutumlarını iyi tespit etmesini gerektirmektedir. Günümüzde, "doğal", "sağlıklı", "genç", "güzel" gibi "ideal" yaşam formlarına yönelik güçlü talepler, reklam stratejilerinin de temel motivasyonudur. Mitsel müdahalelerle yeniden tanımlanan bu talepler, bedeni tüketim odaklı bir ahlak doğrultusunda kurmaktadır. Fetişleştirilerek yeniden inşa edilen beden, tüketim nesnesine indirgenmektedir. Reklamlardaki "sağlıklı yaşam miti" ile rasyonalize edilen bu süreçlerin nasıl işlediğini araştıran bu tez, göstergebilimsel bir perspektif ile niteliksel analiz yapmaktadır.

BedenDoğallıkGüzellik+5
Nüge Özyurtseven
Gaziantep University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Medyada tarihin temsili: "Muhteşem Yüzyıl" ve "Payitaht Abdülhamid" dizileri örneği

Televizyonda yayınlanan tarihi dizileri konu alan bu tezin amacı medya araçlarının tarihi gerçekleri kurgulayarak oluşturdukları yeni temsilleri ortaya koymaktır. Medya, kültür, gerçeklik, ideoloji ve temsil kavramları üzerinden kuramsal çalışma yapılmış, medya ve tarih arasındaki ilişki irdelenmiştir. Bu çalışmanın örneklemini oluşturan "Muhteşem Yüzyıl" dizisinin 4 sezonunu oluşturan 139 bölümü, "Payitaht Abdülhamid" dizisinin 17 bölümden oluşan 1. Sezonu izlenmiştir. Tarihsel gerçeklerin yer verildiği bu çalışmada, ele alınan dizilerde gösterilen tarihi temsilleri, dönemin padişahları, kadın karakterleri, harem ve giyim kuşam temaları üzerinden karşılaştırmalar yapılmıştır. Niteliksel içerik analizi yöntemi kullanılarak metin çözümlemesinin yapıldığı tez çalışmasında, medyanın tarihsel gerçekleri ekonomik ve ideolojik çıkarlarına göre yeniden inşa ederek yeni temsiller oluşturduğu tespit edilmiştir. Dizilerdeki tarihi şahıs, olgu ve olayların televizyon dünyasının ihtiyaçlarına göre kurgulandığı, gerçekliklerinden uzaklaştığı görülmüştür.

DizilerMedyaMedya endüstrileri+6
Fatma Murat
Gaziantep University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Yerel medyada Suriyeli göçmenlere yönelik haber üretim pratiğini anlamak: Hatay örneği

Arap Baharının uzantısı olarak Suriye'de yaşanan savaş, toplu göç hareketini de beraberinde getirdi. Suriyelilerin bir bölümü, savaşla birlikte komşu ülkesi Türkiye'ye 2011'de başlattığı göç, sekiz yılda 3,6 milyon kişiye ulaştı. Türkiye'ye ilk göç ettikleri ve en çok yaşadıkları iller arasında bulunan Hatay yerel medyasının, Suriyeli göçmenlere yönelik yayın organlarında yer verip vermediklerini, yayınlarında yer aldıysa nasıl yer aldığı, onları tanımlamaları, yayınlayış şekli ve nedeni ile haber kaynaklarını sorgulamayı amaçlamaktadır.

GöçlerGöçmenlerHaberler+6
Akın Bodur
Gaziantep University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2020
00