Hacettepe University
Discipline

Egzersiz ve Spor Bilimleri Anabilim Dalı

Hacettepe University

18

Archived Theses

0

DOIs Assigned

0%

DOI Rate

Discipline

18 Theses
Master'sOpen AccessTR

2021 - 2022 sezonu Türkiye ligini ilk sırada tamamlayan takımın attığı gollerin teknik analizi

Bu çalışmanın amacı, 2021 – 2022 futbol sezonu Türkiye Süper Futbol Ligini ilk sırada tamamlayan Trabzonspor'un attığı gollerin teknik kriterlere göre analizini yaparak, şampiyon olan takımı belirleyen gollerin hangi hücum aksiyonlarıyla atıldığını ve gollerin vuruş şekli ile bölgesi, gol dakika aralığına ve golden önce topa temas sayılarına göre incelemesi yapmaktır. Araştırmanın örneklemini 2021 – 2022 futbol sezonu Türkiye Süper Futbol Ligi'ni ilk sırada bitiren Trabzonspor takımı oluşturmaktadır. Çalışma, Trabzonspor'un oynamış olduğu 38 Lig maçında atılan 69 golden oluşmaktadır. Verilerin toplanmasında İnstatScout web sitesinden oynanan lig maçlarının görüntüleri kullanılmıştır. Değerlendirmeye alınan maçlarda, atılan goller futbol analiz programında (Sportscode) ayıklanmıştır. Araştırma verileri, bütün maçların önce kayıt altına alınıp izlenmesi, izlenen maçlardaki teknik konuların not alınarak düzenli bir şekilde organize edilmesi ve daha sonra bilgisayar ortamında Jamovi istatistiksel analiz programında verilerin değerlendirilmesi süreci ile toplanmıştır. Gol dakikaları, gol oluş şekilleri, gol vuruş şekilleri, gol vuruş bölgesi ve gol öncesi pas sayısı arasında fark olup olmadığını belirlemek için Ki–Kare testi yapılmıştır. Araştırmada değerlendirmeye alınan goller; gol dakika aralığı, gol oluş şekli, gol vuruş şekli, gol vuruş bölgesi, gol öncesi yapılan pas sayısı olmak üzere toplam beş parametreye ayrılmış ve ayıklanmıştır. Ayıklanan goller Microsoft Office Excel programına aktarılmıştır. Araştırmada elde edilen veriler incelendiğinde, gol dakika aralığına baktığımızda çalışmamız literatürdeki diğer çalışmalara göre farklı olduğu, literatürde en fazla atılan gol dakika aralığı 76 – 90 olmasına rağmen bizim çalışmamızda 46 – 60 dakika aralığı olarak ortaya çıkmıştır. Gol oluş şekline göre en fazla gol organize ataklarla, gol vuruş şekline göre ayak vuruşuyla, gol vuruş bölgesine göre ceza sahası içinden ve gol öncesi yapılan pas sayılarına baktığımızda ise 3 ve daha fazla pasla gol atıldığı ortaya konulmuştur.

Serhat Mehmetoğlu
Fenerbahçe University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Yıldız erkek voleybolcularda branşa özgü ısınma uygulamalarının nöromüsküler performansa etkisi

Bu çalışmanın amacı, Yıldız erkek voleybolcularda 12 hafta süreli uygulanan branşa özel ısınma programlarının yaralanma risklerini belirlemede kullanılan nöromüsküler performans test sonuçlarına etkisinin incelenmesidir. Bu araştırmanın tipi ön test- son test kontrol gruplu deneysel modeldir. Bu modele göre her iki gruptan hem deney öncesinde hem de sonrasında ölçüm alınmıştır. Çalışma İstanbul Dereağzı Tesislerinde Voleybol salonunda 01/03/2023 ile 05/06/2023 tarihleri arasında 12 hafta içerisinde yapılmıştır. Araştırmada güven seviyesi, güç analizi yapıldığında etki büyüklüğü 1.1, gücü 0.80 ve anlamlılık 0.05 olarak ele alındığında toplam 24 kişinin yeterli olacağı hesaplanmıştır. Çalışmanın evrenini İstanbul ilinde Yıldız Erkekler kategorisindeki yaşları 15-17 olan 12 kişilik iki takım, toplamda 24 yıldız erkek voleybol sporcusu katılacaktır. Voleybolcuların spor geçmişi ve diğer demografik bilgileri için "kişisel bilgi formu " hazırlanmıştır. Verilerin analizinde SPSS (Statistical Package Program for Social Science) 21.0 yazılımından yararlanılmıştır. Bu çalışmada, VOLLEY12+ adlı branşa özgü ısınma programının, genç erkek voleybolcuların nöromüsküler performansları üzerindeki etkisi araştırılmıştır. Araştırma ve kontrol grupları arasında demografik bilgilerde ve betimsel bilgilerde anlamlı bir farklılık görülmemiş, ancak spor yaşları arasında anlamlı bir fark belirlenmiştir. Performans testleri sonuçlarına göre, Bess testi ve Less testi skorlarında araştırma grubu ile kontrol grubu arasında anlamlı farklar tespit edilmiştir. Y balance testinin tüm açıları değerlendirildiğinde, araştırma ve kontrol grupları arasında ön ve son testlerde anlamlı farklılıklar saptanmıştır. Sonuç olarak, VOLLEY12+ programının 12 haftalık uygulamasının genç erkek voleybolcuların nöromüsküler performanslarını olumlu yönde etkilediği belirlenmiştir. Çalışmanın sonuçlarına dayanarak öneriler şunlardır: Voleybol branşına özgü planlanmış ısınma programlarının sayısının artırılması, VOLLEY12+'nin yaş gruplarına uygulanması, 12 haftalık uygulamanın sezon boyunca devam ettirilmesi ve farklı nöromüsküler performans testlerinin değerlendirilmesi, voleybolun performans parametrelerine katkı sağlayabilir ve literatüre fayda sağlayabilir.

İzzet Ünver
Fenerbahçe University · Institute of Graduate Studies
2024
00
Master'sOpen AccessTR

U-18 erkek futbolcularda 8 haftalık düzeltici egzersiz uygulamalarının FMS test skorlarına etkisi

Bu çalışmanın amacı, FMS toplam puanı 14 ve altında olan 18 yaş altı erkek futbolcularda 8 hafta süreli uygulanan progresif düzeltici egzersizlerin FMS puanlarına olan etkisinin incelenmesidir. Çalışmaya Türkiye Bölgesel Lig U-18 grubunda futbol oynayan yaşları 15-17 arasındaki 38 erkek futbolcu katılmıştır. Futbolcuların FMS verileri ve demografik bilgileri için 'kişisel bilgi ve FMS test formu' hazırlanmıştır. Çalışmanın başında tüm sporculara FMS testi uygulanmış ve test puanları kaydedilmiştir. Yaralanma riski olarak belirlenen 14 ve altında toplam FMS puanına sahip olan 14 sporcu araştırma grubunu, 15 ve üzeri puana sahip 14 sporcu ise kontrol grubunu oluşturmuştur. Rutin futbol antrenmanlarına ilave olarak araştırma grubuna haftada 3 gün toplam 8 hafta düzeltici egzersiz programı takım antrenörü gözetiminde uygulanmıştır. 9. haftada tüm sporculara FMS son-testi yapılmıştır. Araştırma grubunda toplam FMS puanı ikinci testlemede artarken (p<0,05) kontrol grubunda anlamlı bir fark görülmemiştir (p>0,05). Araştırma grubunda tek çizgide hamle, omuz hareketliliği, aktif düz bacak kaldırma, gövde stabilite şınavı ve rotasyon stabilitesi puanlarında anlamlı bir artış kaydedilmiştir (p<0,05). Çalışma sonuçları, potansiyel yaralanma riski olarak belirlenen toplam FMS puanı 14 ve altındaki U-18 erkek futbolculara uygulanan düzeltici egzersiz programı ile FMS toplam puanlarını artırmanın mümkün olabileceğini göstermiştir.

Murat Hüdayi Erdoğan
Fenerbahçe University · Institute of Graduate Studies
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Spor liselerinde öğrenim gören öğrencilerin beden eğitimi dersine karşı tutumlarının sportmenlik davranışlarına olan etkisinin incelenmesi

Yapılan bu çalışma spor liselerinde öğrenim gören öğrencilerin beden eğitimi ve spor derslerine olan ilgilerinin, dersi algılama biçimlerinin ve derse karşı tutumlarının sportmenlik davranışlarını nasıl şekillendirdiğini ve etkilediğini incelemek amacıyla gerçekleştirilmiştir. Araştırma 01/10/2024 ile 25/11/2024 tarihleri arasında İstanbul'da yer alan Milli Eğitim Bakanlığına bağlı resmi spor liselerinde okuyan 210 katılımcı ile yapılmıştır. Araştırmada elde edilen verilerin istatistiksel analizinde SPSS (Statistical Package for Social Sciences-IBM, Chicago, IL, USA) programı kullanılmıştır. Çalışma sonuçlarına göre cinsiyetin öğrencilerin sportmenlik davranışları üzerinde anlamlı bir farklılık yaratmadığı görülmüştür. Sınıf düzeyine göre sportmenlik tutumlarında farklılıklar tespit edilmiş; özellikle 9. ve 12. Sınıf öğrencilerinin tutumları, 10. ve 11. sınıf öğrencilerine göre daha düşük seviyede kaldığı görülmüştür. Anne eğitim düzeyinin ise öğrencilerin sportmenlik davranışları üzerinde anlamlı bir etkiye sahip olduğu gözlemlenmiş, lisans ve lisansüstü eğitim düzeyine sahip annelerinin çocuklarının olumlu tutumlar sergilediği belirlenmiştir. Buna karşılık baba eğitim düzeyi veya spor yapma durumu açısından anlamlı bir fark bulunamamıştır. Annesi spor yapan öğrencilerin spor yapmayan annelerin çocuklarına kıyasla daha yüksek sportmenlik ve beden eğitimi dersi tutumlarına sahip olduğu saptanmıştır. Regresyon analizi sonuçlarında bilişsel etmenin sportmenlik davranışları üzerinde anlamlı ve pozitif bir etkisi olduğu; duyuşsal ve davranışsal unsurların ise etkinsin anlamlı olmadığı bulunmuştur. Beden eğitimi dersine ilişkin genel tutumların sportmenlik bilinci ve davranışlarının gelişimine katkı sağladığı belirlenmiştir. Bu bulgular spor liselerinde beden eğitimi derslerinin İçeriğinde bilişsel farkındalığı artıracak unsurların vurgulanması gerektiğini ve aile katılımının sportmenlik bilinci oluşturma sürecindeki önemli bir faktör olduğunu göstermektedir.

Beden eğitimi ve spor dersiGüzel sanatlar ve spor liseleri
Eren Bora Çakır
Fenerbahçe University · Institute of Graduate Studies
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Çeşitli yaş kategorilerindeki mücadele sporu katılımcılarının mücadele spor branşları hakkındaki metaforik algılarının belirlenmesi

Bu araştırma, farklı yaş kategorilerindeki mücadele sporu katılımcılarının Karate, Taekwondo, Kick Boks, Muay Thai ve Aikido branşlarına ilişkin metaforik algılarını belirlemek amacıyla gerçekleştirilmiştir. Araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden olgubilim (fenomenoloji) deseni kullanılmıştır. Çalışma, Isparta Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü'ne bağlı ve özel olarak faaliyet gösteren spor kulüplerinde antrenman yapan, 7 yaş ve üzeri toplam 363 gönüllü sporcunun katılımıyla yürütülmüştür. Veriler, açık uçlu sorulardan oluşan bir form aracılığıyla toplanmıştır. Formun ilk bölümünde katılımcıların demografik bilgilerine, ikinci bölümünde ise her bir branş için "Karate … gibidir; çünkü …" şeklinde yapılandırılmış cümle tamamlamalarına yer verilmiştir. Katılımcılardan bu şekilde Karate, Taekwondo, Kick Boks, Muay Thai ve Aikido branşlarına yönelik algılarını ifade etmeleri istenmiştir. Elde edilen veriler, MaxQDA adlı nitel veri analiz programı kullanılarak analiz edilmiş; toplamda 221 metafor belirlenmiştir. Metaforlar arası ilişkiyi incelemek amacıyla ki- kare testi uygulanmıştır. Metaforlar, araştırmacı tarafından anlam bütünlüğü dikkate alınarak 11 tematik kategori altında sınıflandırılmıştır. Araştırma bulgularına göre, tüm branşlarda en sık kullanılan metafor türü ''Branşa Özgü Terimler'' olmuştur. Ayrıca, katılımcıların spor branşlarını yalnızca bir rekabet aracı olarak değil; zihinsel, duygusal ve sosyal gelişimi destekleyen bir yaşam biçimi ve kişisel gelişim yolu olarak algıladıkları sonucuna ulaşılmıştır.

Figen Yıldırım
Süleyman Demirel University · Institute of Health Sciences
2025
00
DoctorateOpen AccessTR

Futbolcularda psikolojik gerilim ile taktiksel beceriler arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı, futbolcularda psikolojik gerilim düzeyleri ile taktiksel beceri yeterlilikleri arasındaki ilişkiyi incelemektir. Çalışmada ayrıca yaş, spor yaşı, gelir düzeyi ve profesyonellik geçmişi gibi demografik değişkenlerin psikolojik gerilim ve taktiksel beceriler üzerindeki etkileri değerlendirilmiştir. Araştırma ilişkisel tarama modelinde yürütülmüş olup, Türkiye'de farklı kulüplerde aktif olarak futbol oynayan toplam 181 sporcu çalışmaya katılmıştır. Veri toplama aracı olarak Psikolojik Gerilim Ölçeği ve Sporda Taktiksel Beceri Ölçeği kullanılmış, elde edilen veriler betimleyici istatistiklerin yanı sıra bağımsız gruplar t-testi, tek yönlü varyans analizi (ANOVA) ve Pearson korelasyon analizi ile değerlendirilmiştir. Araştırma sonucunda, futbolcularda yaş ve profesyonellik geçmişinin psikolojik gerilim düzeylerinde anlamlı farklılıklara yol açtığı (p<.05), genç futbolcularda psikolojik gerilimin daha yüksek olduğu belirlenmiştir. Ayrıca, psikolojik gerilim düzeyleri ile taktiksel beceri yeterlilikleri arasında negatif yönde anlamlı bir ilişki tespit edilmiştir (r=-.27, p<.01). Bu sonuç, yüksek psikolojik gerilim düzeyinin futbolcuların taktiksel uygulama ve oyun içi stratejik performansını olumsuz etkilediğini göstermektedir. Araştırma, futbolcularda stres yönetimi ve psikolojik dayanıklılık geliştirme çalışmalarının, taktiksel beceri performansının artırılmasında önemli olduğunu ortaya koymuştur. Elde edilen bulgular doğrultusunda, antrenman süreçlerinde psikolojik destek uygulamalarına yer verilmesi önerilmektedir. Anahtar Kelimeler: Futbol, Psikolojik Gerilim, Taktiksel Beceri, Performans, Spor Psikolojisi

Abdullah Arısoy
Süleyman Demirel University · Institute of Health Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Kol-bacak hacmi ve kulaç uzunluğunun genç erkek yüzücülerde yüzme performansları ile ilişkisinin incelenmesi

Bu çalışmanın amacı, kol ile bacak hacminin ve kulaç uzunluğunun genç erkek yüzücülerde yüzme performansları ile ilişkisinin incelenmesidir. Bu çalışmaya lisanslı olarak yüzme sporu yapan minimum toplam 15 genç erkek yüzücü gönüllü olarak katıldı. Yüzücülere boy (cm.), kilo (kg.), BKİ (kg/boy m2), kol hacmi, bacak hacmi ve kulaç uzunluğu (cm.) ile tüm stillerde (serbest stil yüzme, sırtüstü stil yüzme, kurbağalama stil yüzme, kelebek stil yüzme) 50 m. (sn.), 100 m. (sn.) ve 200 m. (sn.) yüzme performans ölçümleri uygulandı. Ölçümler öncesinde tüm yüzücülere testler ile ilgili gerekli bilgilendirmeler yapıldı. Tüm testler sporcuların gün içindeki rutin antrenman saatleri ile aynı saatte uygulanmasına özen gösterilerek gerçekleştirildi. Elde edilen veriler SPSS programı yardımı ile analiz edildi. Tüm değerlerin normal dağılım varsayımlarında, küçük veri setlerinde daha çok tercih edilen Shapiro Wilk testi kullanıldı. Test sonuçlarında tüm değerlerin normal dağılım gösterdiği tespit edildi. Yüzücülerin demografik bilgileri için tanımlayıcı istatistik; bacak-kol toplam hacimleri ve kulaç uzunlukları ile tüm stillerdeki 50m., 100m., ve 200m. yüzme performansları arasındaki ilişkisi için Pearson korelasyon analizi kullanıldı. Anlamlılık düzeyi "p<0,05" olarak kabul edildi. Sonuç olarak, genç erkek yüzücülerin kol hacmi ile sırtüstü stilinde 50 m ve 100 m performanslar arasında anlamlı bir ilişki bulunduğu tespit edilmiştir. Bacak hacmi ile serbest stilin 50 m ve 200 m performansları arasında anlamlı bir ilişki bulunmazken; diğer tüm stillerdeki performanslar ile ise anlamlı ilişkiler tespit edilmiştir. Ayrıca, kulaç uzunluklarının serbest ve kurbağalama stillerdeki 200 m performansları arasında anlamlı bir ilişki bulunmazken; diğer stillerdeki performanslar üzerinde anlamlı etkileri olduğu ve genel yüzme performanslarını etkilediği görülmüştür.

Soner Sağlam
Süleyman Demirel University · Institute of Health Sciences
2025
00
DoctorateOpen AccessTR

Kavramsal beden eğitimine yönelik bir öğretim tasarımının ortaokul öğrencilerinde sağlıkla ilgili fiziksel uygunluk bilgisi ve fiziksel aktivite davranışları üzerine etkisi

geliştirilen kavramsal beden eğitimi programının ortaokul öğrencilerinin sağlıkla ilgili fiziksel uygunluk bilgisi, fiziksel aktivite yeterliği, fiziksel aktiviteye yönelik tutumları, fiziksel aktivite düzeyleri, egzersize motivasyonları, egzersiz niyetleri ve egzersizde temel psikolojik ihtiyaçları üzerindeki etkisinin incelenmesi ve öğrencilerin bu öğretim tasarımına ilişkin görüşlerinin belirlenmesidir. Araştırmada karma araştırma yöntemi kullanılmıştır. Nicel boyutta ön-test/son-test kontrol gruplu deneysel desen, nitel boyutta ise durum çalışması deseni kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu, Isparta İli Şehit Ömer Sarı İlköğretim okulunda öğrenim gören 6. sınıf düzeyindeki 51 öğrenci oluşturmaktadır. Çalışma, 2024-2025 eğitim-öğretim yılı güz döneminde Beden Eğitimi ve Spor dersinde yürütülmüştür. Öğrenciler rastgele olarak uygulama ve kontrol grubuna seçilmiştir. Uygulama grubuna ADDIE öğretim tasarımı modeline uygun olarak geliştirilen kavramsal beden eğitimi uygulanırken, kontrol grubunda mevcut eğitim programı uygulanmıştır. Verilerin analizinde nicel ve nitel yöntemler kullanılmıştır. Nicel verilerin analizinde betimsel istatistikler, Bağımsız Gruplarda t-Testi, Eşleştirilmiş Gruplarda t-Testi, Ki-kare testi, McNemar-Bowker testi, Tek Faktörlü ve Tekrarlı Ölçümlerde MANOVA kullanılmıştır. Nitel veriler ise içerik analizi yöntemiyle değerlendirilmiştir. Araştırma bulgularına göre, uygulama grubundaki öğrencilerin sağlıkla ilgili fiziksel uygunluk bilgileri, fiziksel aktivite yeterlikleri, egzersiz motivasyonları, egzersiz niyetleri ile egzersizde temel psikolojik ihtiyaçları olan özerklik, yeterlik ve ilişkili olma değişkenlerinde anlamlı değişiklikler bulunmuştur. Ancak, fiziksel aktiviteye yönelik tutumlarında anlamlı bir değişiklik gözlenmemiştir. Öğrencilerle yapılan görüşmelerde, derslerde edindikleri bilgiler sayesinde sağlıklı yaşam konusunda farkındalıklarının arttığı, bilgi ve beceriler kazandıkları, günlük yaşamlarında fiziksel aktivite ve sağlıklı beslenme alışkanlıkları edindikleri belirtilmiştir. Ayrıca, öğrenci merkezli yaklaşım ve çeşitli etkinlik/materyallerle desteklenen öğretim sürecinin öğrencilerin derse katılımını ve öğrenmeye olan ilgilerini artırdığı; öğrencilerin öğrenme sürecinde daha aktif rol üstlendikleri ifade edilmiştir. Sonuç olarak, ADDIE öğretim tasarımı modeline uygun olarak geliştirilen kavramsal beden eğitimi, öğrencilerin bilgi, beceri ve davranış düzeylerinde çok yönlü olumlu etkiler oluşturmuş; sağlıklı yaşam bilinci ve fiziksel aktivite alışkanlıklarının kazandırılmasında etkili olabileceği görülmüştür. Bu sonuç, öğretim tasarımı süreçlerinin beden eğitimi ve spor derslerinde de uygulanmasının önemini göstermektedir.

Murat Çimen
Süleyman Demirel University · Institute of Health Sciences
2025
00
DoctorateOpen AccessTR

Üniversite sporları katılımcılarının spor besin takviyesi inançları ile sporcu beslenmesi bilgilerinin incelenmesi

Bu çalışma, Türkiye ve Avrupa'da üniversite düzeyinde öğrenim gören sporcuların sporcu beslenmesi bilgi düzeyleri ile sporcu besin takviyelerine yönelik inançlarının çeşitli demografik ve bireysel değişkenler bağlamında nasıl farklılık gösterdiğini incelemeyi amaçlamıştır. Araştırmada, Türkçeye uyarlanmış "Genç ve Yetişkin Sporcular için Beslenme Bilgisi Ölçeği (NUKYA)" ile "Spor Besin Takviyeleri İnanç Ölçeği" kullanılarak yaş, kilo, boy, cinsiyet, spor branşı, sınıf düzeyi, fakülte, spor düzeyleri (amatör- profesyonel), beslenme eğitimi alıp almama durumları, beden kitle indeksi (BKİ), sigara ve alkol kullanım durumlarına göre değişkenlerin beslenme bilgi düzeyi ve inançlara etkisi analiz edilmiştir. Anlamlılık düzeyi 0,05 olarak kabul edilmiştir. Araştırma bulgularına göre, yaş ve sınıf düzeyinin hem genel beslenme bilgisi hem de makro-mikro besin bilgileriyle pozitif doğrusal ilişkili olduğunu ortaya koymuştur (p<0,05). Bununla birlikte boy ve BKİ antropometrik değişkenlerinde NUKYA makro besinler alt boyutunda, kilo değişkeninde ise NUKYA toplam puanında pozitif doğrusal ilişkiler gözlenirken cinsiyet ve spor branşı ile istatistik olarak anlamlı farklılık saptanmamıştır (p>0,05). Spor besin takviyelerine yönelik inançlar açısından, yalnızca spor yapma süresi ile istatistik olarak anlamlı ve negatif doğrusal bir ilişki tespit edilmiştir (p<0,05). Bu durum, spor yaşantısı uzadıkça takviyelere yönelik daha eleştirel bir yaklaşımın geliştiğini göstermektedir. Beslenme bilgi düzeyi ile takviyelere yönelik inançlar arasında genel olarak istatistik olarak anlamlı bir doğrusal ilişki bulunmazken (p>0,05), yalnızca hidrasyon alt boyutunda pozitif doğrusal bir ilişki saptanmıştır (p<0,05). Sonuç olarak, yaş ve eğitim düzeyine göre bilgi artışı olduğunu, bireysel sporlarla uğraşan sporcuların bilgi düzeyinin takım sporcularına kıyasla daha yüksek olduğunu ve sistematik eğitim eksikliğinin bilgi düzeyini sınırlayabileceğini göstermektedir. Buna bağlı olarak üniversitelerde sporcu beslenmesi eğitimlerinin sistematik şekilde sunulması, spor branşlarına göre özelleştirilmiş içerikler oluşturulması ve takviyelere yönelik bilinçli karar verme süreçlerinin desteklenmesi önerilmektedir. Ayrıca gelecekte yapılacak çalışmalarda nitel yöntemlerin kullanılması ve çok değişkenli modellerle daha derinlemesine analizler yapılması gerektiği vurgulanmaktadır. Anahtar Kelimler: Sporcu Beslenme Bilgi Ölçeği, Spor Besin Takviyelerine İnanç Ölçeği, Sporcu Beslenmesi

Besin destekleriBeslenmeGıda takviyesi+1
Büşra Akkaya
Süleyman Demirel University · Institute of Health Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Kayakçılara saha ve laboratuvar koşullarında uygulanan anaerobik ve aerobik testlerin performansa etkisinin incelenmesi

Bu çalışmanın amacı, alp disiplini kayakçılara saha ve laboratuvar koşullarında uygulanan anaerobik ve aerobik testlerin performansa etkisinin incelenmesidir. Araştırmaya Isparta ilinde bulunan yaşları 14-16 yıl arasında olan toplam 13 erkek 12 kadın lisanslı kayakçı katılmıştır. Kayakçıların anaerobik performanslarının tespit edilmesinde Wingate Anaerobik Güç testi (WANT), Koşu tabanlı sprint testi (RAST), aerobik performanslarının tespit edilmesinde ise Astrand artırmalı koşu bandı testi ile 20 m mekik koşusu ile değerlendirilmişlerdir. Çalışmada elde edilen bulguların değerlendirilmesinde SPSS 29 istatistik analiz programı kullanılmıştır. Çalışmada kayakçıların saha ve laboratuvar ortamındaki aerobik-anaerobik performans seviyelerinin değerlendirilmesinde grup içi 'paired t testi' ile analiz yapılmıştır. Anlamlılık düzeyi 0,05 önem seviyesine göre değerlendirilmiştir. Bulguların grup içi analizinde hem erkek hem de kadın kayakçılarda WAnT ve RAST testlerinden elde edilen maksimum ve ortalama güç değerlerinde istatistiksel olarak anlamlı farklar bulundu (p<0,05), ancak minimum güç değerlerinde anlamlı bir fark gözlenmedi (p>0,05). Astrand Koşu Bandı Testi ve 20 metre mekik koşusundan elde edilen VO₂max değerleri açısından hem erkek hem de kadın sporcular için iki test arasında anlamlı bir fark tespit edildi (p<0,05). Sonuç olarak, laboratuvar koşullarında uygulanan testlerden elde edilen sonuçların saha ortamında uygulanan testlerden elde edilen skorlardan daha iyi değerlerde olduğu gözlemlenmiştir. Bunun sebebinin ise, saha koşullarındaki çevresel faktörlerin kayakçılarda etkili olduğunu düşünmekteyiz.

Ekstrem sporları
Dirimcan Atilla
Süleyman Demirel University · Institute of Health Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Doğrusal ve yön değiştirilmeli yüksek yoğunluklu interval çalışmalarının U-17 elit erkek futbolcularda reaktif kuvvet indeksi ve maksimum laktat düzeylerine akut etkisi

Bu araştırmanın amacı, futbolcularda iki farklı yüksek yoğunluklu interval antrenman protokolünün (doğrusal ve yön değiştirmeli) akut nöromüsküler ve metabolik etkilerini karşılaştırmalı olarak incelemektir. Futbol, yön değiştirme, ani duruş, hızlanma ve yüksek tempolu eylemlerin bir arada bulunduğu, hem aerobik hem de anaerobik enerji sistemlerinin etkin biçimde kullanıldığı kompleks bir spor dalıdır. Bu nedenle, antrenman planlamalarında spora özgü fizyolojik ve nöromotor parametrelerin bireysel olarak değerlendirilmesi büyük önem taşımaktadır. Araştırmaya Ispartaspor U-17 erkek futbol takımında yer alan 24 lisanslı sporcu gönüllü olarak katılmıştır. Katılımcıların yaş ortalaması 16,20±0,77 olup, herhangi bir sağlık problemi bulunmayan ve düzenli antrenman geçmişine sahip bireylerden oluşmuştur. Araştırma kapsamında, sporculara iki farklı günde, doğrusal ve yön değiştirmeli olmak üzere iki farklı yüksek yoğunluklu interval antrenman (YYİA) uygulanmıştır. Çalışma öncesinde Reaktif Kuvvet İndeksi (RKİ) ve Drop Jump temel ölçümü yapılmış, her antrenman protokolü sonrasında ise tekrar RKİ testi ve maksimum kan laktat ölçümü alınmıştır. RKİ verileri Smart Speed Drop Jump Test cihazı ile kaydedilmiş; yerle temas süresi, havada kalma süresi ve sıçrama yüksekliği parametreleri üzerinden RKİ değeri hesaplanmıştır. Ayrıca antrenman bireyselleştirmesi için her sporcunun maksimum aerobik sürati (MAS), 30-15 Intermittent Fitness Test (IFT) ile belirlenmiş ve antrenman yükleri bu değerlere göre ayarlanmıştır. Verilerin analizinde IBM SPSS 26.0 programı kullanılmıştır. RKİ ve Drop Jump verilerinin değerlendirilmesinde Tekrarlı Ölçümler ANOVA, anlamlı farkın kaynağını belirlemek için Tukey post-hoc testi, farklı antrenman protokollerinin sonuçlarını karşılaştırmak için Eşleştirilmiş Örneklem t-testi uygulanmıştır. İstatistiksel anlamlılık düzeyi p<0.05 olarak kabul edilmiştir. Araştırma bulgularına göre, yön değiştirmeli interval antrenman sonrasında RKİ değerlerinde anlamlı bir artış gözlenmiş (p<0.05). Buna karşın, doğrusal antrenman sonrası RKİ değişimi istatistiksel olarak anlamlı bulunmamıştır. Ayrıca yön değiştirmeli antrenman sonrası laktat düzeyleri doğrusal antrenmana kıyasla daha yüksek çıkmış, bu da metabolik stresin yön değiştirmeli protokolde daha fazla olduğunu göstermektedir. Sonuç olarak, yön değiştirmeli yüksek yoğunluklu interval antrenmanlar, doğrusal antrenmanlara göre futbolcuların nöromüsküler sistemini daha fazla aktive etmekte ve daha yüksek metabolik yüklenme oluşturmaktadır. Bu sonuçlar, antrenman planlamasında yön değiştirme içeren uygulamaların nöromüsküler adaptasyon ve performans gelişimi açısından daha etkili bir yöntem olabileceğini ortaya koymaktadır.

Laktatlar
Özge Köse
Süleyman Demirel University · Institute of Health Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Futbolcularda beslenme bilgi düzeylerinin ve hidrasyon durumlarının tükenmişlik üzerine etkilerinin incelenmesi

Bu çalışma; sporcularda beslenme bilgisi, hidrasyon durumları ve tükenmişlik üzerine etkilerine bakılarak sporcuların bütüncül sağlıklarına katkı sağlamak ve yol göstermek amacıyla yapılmıştır. Araştırmaya 2. Lig futbol kulübü olan Karacabey Belediyespor'da forma giyen yaş ortalamaları 24.20±3.59 yıl olan 25 futbolcu gönüllü olarak katılmıştır. Araştırmada 19 soruluk demografik bilgileri de içinde bulunduran Genel Bilgiler Formu yanı sıra; sporcu beslenmesini değerlendirmek amacıyla Trakman ve arkadaşları (2017) tarafından geliştirilen ve Çakır O. ve Çakıroğlu P. tarafından Türkçeye uyarlaması yapılan 68 maddeden oluşan Sporcu Beslenmesi Bilgi Ölçeği ve Maslach (1981) Tükenmişlik Ölçeğinden yola çıkarak Raedeke ve Smith (2001) tarafından sporculara uyarlanan ve Türkçe uyarlamasını Kelecek ve arkadaşları tarafından 2 maddesi çıkarılarak toplam 13 maddeden oluşan Tükenmişlik Ölçeği kullanılmıştır. Elde edilen veriler Spss 26 paket programı ile analiz edilmiştir. İkili grupları kıyaslamak için Mann Whitney U, ikiden fazla grubun kıyaslanmasında Kruskal Wallis testi uygulanmıştır. Değişkenler arasındaki ilişkiyi açıklamak için korelasyon testinden yararlanılmıştır. Yapılan analizler sonucunda futbolcuların sporcu beslenmesi bilgi ölçeğinden alınan puanları ortalaması 31.29±9.76 düşük bilgi düzeyi, futbolcuların 23'ü düşük bilgi düzeyi, 2'si ortalama bilgi düzeyine sahip olarak bulumuştur. Sporcu beslenmesi bilgi ölçeği ve alt boyutları ike tükenmişlik düzeyi arasında anlamlı fark bulunmamıştır. (p> 0.005) Tükenmişlik ortalama 27.56 olarak bulunmuştur. Hidrasyon durumları antrenman öncesi ve sonrası kilo farkları alınarak hesaplanmış ve futbolcuların 17'si iyi dehidrasyon, 8'i minimal dehidrasyon durumunda olduğu görülmüştür. Futbolcuların vücut yağ yüzdeleri 10.90±2.68 olarak bulunmuştur. Sporcu beslenmesi bigisi ile hidrasyon durumu arasında ve tükenmişlik ile hidrasyon durumu arasında anlamlı fark bulunmamıştır. (p> 0.005) Sonuç olarak; sporcuların beslenme bilgi düzeylerinin düşük olduğu ancak bilgi yetersizliğinin tükenmişliğe neden olmadığı, dehidrasyon durumunun görüldüğü ancak tükenmişlikle ilişkili olmadığı görülmüştür. Anahtar kelimeler: Beslenme, Tükenmişlik, Hidrasyon, Vücut Yağ Yüzdesi, Abdaminal Deri Kıvrım Kalınlığı, Futbol

Kader Şahin
Süleyman Demirel University · Institute of Health Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Spor bilimlerinde öğrenim gören öğrencilerin kariyer farkındalıklarının incelenmesi

Bu çalışmanın amacı üniversitelerin spor bilimlerinde öğrenim gören öğrencilerin kariyer farkındalıklarının incelenmesidir. Araştırmanın evreni, Süleyman Demirel Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesinde öğrenim gören 640 öğrenci oluşturmuştur. Örneklem grubunu ise evrenin içerisinde 167 gönüllü oluşturmuştur. Katılımcılardan kişisel bilgi formu ile literatürde bulunan mesleki kariyer farkındalık ölçeğini doldurmaları istenmiştir. Verilerin analizi bilgisayar ortamında IBM SPSS 22.0 (Statistics for Windows Version) adlı paket program kullanılarak yapılmıştır. İkili karşılaştırmalarda bağımsız guruplarda t testi, ikiden fazla gurupların karşılaştırılmasında tek yönlü varyans analizi kullanılmıştır. Farklılığın ortaya konulmasında ise LSD test uygulanmıştır. Ölçeklerden elde edilen puanların arasındaki ilişkiyi ortaya koyabilmek için Pearson momentler çarpımı korelasyon analizi (r) uygulanmıştır. Sonuç olarak; Katılımcıların spor türü, aktif spor yapma durumu ve yaşanılan yer değişkenlerine göre mesleki kariyer farkındalıklarının istatistiksel olarak anlamlı farklılık tespit edilmezken, yaş, cinsiyet, öğrenim görülen bölüm, haftalık çalışma süresi değişkenlerine göre mesleki kariyer farkındalıklarının farklılaştığı görülmüştür. Katılımcıların akademik başarıları ile mesleki kariyer farkındalık ölçeği toplam ölçeğe ait mesleki gelişim yatkınlığı, mesleki hazır bulunma, kariyer bilinci ve mesleki özgüven alt boyutlarıyla orta düzeyde pozitif yönlü ilişki tespit edilmiştir. Bu durumun gerek sportif geçmişleriyle gerekse üniversite eğitimlerinde gerekli teorik ve uygulamalı bilgi ve becerilere kazanan spor bilimleri öğrencilerinin bu bilgi ve becerileri gelecekteki mesleki kariyerlerine aktarmalarında benzer özelliklere sahip olmasından, oluşabilecek farklılıkların ise bireysel farklılıklardan kaynaklanabileceği düşünülmektedir.

Recep Ağkuş
Süleyman Demirel University · Institute of Health Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Kontrast antrenman metodunun yıldız kız basketbolcularda çeviklik performansına etkisi

Bu araştırmanın amacı, kontrast antrenman metodunun yıldız kız basketbolcularda çeviklik performansına etkisinin incelenmesidir. Araştırmaya Isparta Belediyesi Spor Kulübünde lisanslı olarak oynayan 24 yıldız kız basketbolcu "Veli Bilgilendirme ve İzin Formu" alınarak katıldı. Basketbolcular rasgele yöntemle kontrol grubu (KG, n=12) ve kontrast antrenman grubu (KAG, n=12) olarak iki gruba ayrıldı. KG rutin basketbol antrenmanına devam ederken; KAG' na ek olarak Tablo 3.3.1' de belirtilen kontrast antrenmanlar uygulandı. Gruplardan 1. hafta (ön test) ve 8. hafta (son test) planlı yön değiştirme için Illionis testi ve reaktif çeviklik testi verileri alındı. Verilerin istatistiksel analizinde grupların ön ve son test sonuçlarındaki değerlerde oluşan değişiklikler için "Eşleştirilmiş t testi", gruplar arası farklılıklar için "Bağımsız Gruplarda t Testi" uygulandı. Anlamlılık düzeyi "p<0,05" olarak kabul edildi. Grupların Illionis ve reaktif çeviklik Eşleştirilmiş t Testi sonuçlarına göre KG'nda farka rastlanmazken (p>0,05); KAG'nda farka rastlandı (p<0,05). Illionis ve Reaktif Çeviklik ön ve son test değerlerinin KG ve KAG karşılaştırılması sonucunda Illionis ve Reaktif çeviklik son test sonuçlarında fark anlamlı bulunurken (p<0,05); ön test değerlerinde farka rastlanmadı (p>0,05). Sonuç olarak; fiziksel, teknik, algısal ve karar verme becerilerini kapsayan yön değiştirmeler olarak tanımlanan çeviklik özelliğinin optimum seviyeye gelmesi için, çok yönlü hareketlerin fazlasıyla uygulandığı basketbol branşında hazırlık ve sezon içi antrenmanlarda kontrast antrenman metotlarının uygun şiddetlerle uygulanması önemli olduğu düşünülmektedir.

Serkan Selek
Süleyman Demirel University · Institute of Health Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Spor lisesi öğrencilerinin prososyallik ve duygusal zeka düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu çalışma, Türkiye'deki spor liselerinde öğrenim gören öğrencilerin prososyal davranışları ve duygusal zeka düzeyleri arasındaki ilişkiyi ele almaktadır. Araştırmada, spor eğitiminin öğrencilerin duygusal zekalarını artırdığı ve bu artışın prososyal davranışlar üzerinde pozitif bir etkiye sahip olduğunu ortaya koymaktadır. Spor aktivitelerinin öğrencilerin sosyal becerileri, empati kurma yetenekleri ve takım çalışması gibi unsurları güçlendirme potansiyeli değerlendirilerek duygusal zeka ve prososyal davranışlar arasındaki ilişkinin çeşitli faktörlerle nasıl şekillendiği üzerinde durulmaktadır. Eğitimciler için sporun, eğitimdeki rolünü yeniden değerlendirmeleri ve öğrenci gelişimi üzerindeki etkilerini maksimize etmek için stratejiler geliştirmeleri gerektiğini göstermektedir.

Duygusal zekaPrososyal davranışSpor+1
Mutlu Akbulut
Süleyman Demirel University · Institute of Health Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Özel gereksinimli çocuğa sahip ailelerin rekreatif etkinliklere katılımının incelenmesi

Bu araştırmada özel gereksinimli çocuğa sahip ailelerin rekreatif etkinliklere katılım durumunun incelenmesi ve literatüre katkı sağlaması amaçlanmıştır. Araştırma nicel yöntemde oluşturulmuş, tarama modelinde betimsel bir araştırmadır. Araştırmanın evrenini Isparta ilinde yaşayan özel gereksinimli çocuğu olan aileler oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemi ise evreni oluşturan ve araştırmaya gönüllü olarak katılmayı kabul eden 120 anne ve 36 baba olmak üzere toplam 156 ebeveyni kapsamaktadır. Veri toplama aracı olarak, Sosyodemografik veri formu ve Gözen tarafından geliştirilen rekreasyon aktivitelerine katılım motivasyon ölçeği kullanılmıştır. Araştırmanın verileri, örneklemi oluşturan ailelere yüz yüze anket uygulatılası şeklinde elde edilmiştir. Çalışma sürecinde elde edilen veriler SPSS programı ile analiz edilmiştir. Analiz sürecinde öncelikle yüzde(%) ve frekans(f) dağılımları incelenmiştir. Normallik testi sonucunda çarpıklık-basıklık değerlerinin -1,5 ile + 1,5 arasında dağılması ile verilerin normal dağıldığı tespit edilerek parametrik testler kullanılmıştır. Ölçeklerin uygulanması sonucunda elde edilen puanların analizinde ikili grupları kıyaslamak için Independent T test, ikiden daha fazla grubun kıyaslanmasında Anova testi uygulanmıştır. Anova testi sonucu anlamlı fark olduğu görülen bulgularda farkın hangi gruplar arasında olduğunu anlamak için Post Hoc LSD analizi uygulanmış, harflendirme yöntemiyle belirtilmiştir. Özel gereksinimli çocuğa sahip ailelerin rekreatif etkinliklere katılımlarının incelenmesi amacıyla yapılan bu araştırmada babaların, annelere kıyasla zorluklara meydan okuma ve risk alma eğilimleri daha yüksek bulunmuştur (p<0.05). Ebeveynlerin yaşı rekreatif etkinliklere katılım durumlarını etkilememiştir (p>0.05). Eğitim düzeyi yüksek olan ailelerin başarı odaklılık, zorluklara meydan okuma, risk alma ve yenilik alt boyutlarından aldıkları puanlar daha fazladır (p<0.05). Ailelerin sahip olduğu çocuk sayısının rekreatif etkinliklere katılımlarına etkisinin olmadığı tespit edilmiştir (p>0.05). Ekonomik geliri iyi olan ailelerin ekonomik geliri daha kötü olan ailelere oranla rekreatif etkinliklere katılım durumları arasında herhangi bir farklılık bulunamamıştır (p>0.05). Özel gereksinim seviyesi hafif olan çocukların ailelerinin orta seviyede olan çocukların ailelerine oranla başarı odaklı oldukları tespit edilmiştir (p<0.05). Bekar olan ebeveynlerin zorluklara meydan okuma seviyeleri evli olanlara kıyasla daha yüksek bulunmuştur (p<0.05). Sonuç olarak; özel gereksinimli çocuğa sahip ailelerin rekreatif etkinliklere katılmalarında eğitim düzeyleri ve çocuğun özel gereksinim seviyesinin etkili olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

Mehmet Aydoğdu
Süleyman Demirel University · Institute of Health Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Okul çağındaki çocuklara uygulanan düzenli yüzme antrenmanlarının bazı antropometrik, motorik ve yüzme performansı üzerine etkisinin incelenmesi

Bu çalışma okul çağındaki çocuklara uygulanan düzenli yüzme antrenmanlarının bazı antropometrik, motorik özellikler ve yüzme performansı üzerine etkisinin incelenmesi amacıyla yapılmıştır. Araştırmaya Süleyman Demirel Üniversitesi 29 Ekim Olimpik Yüzme Havuzunda düzenli antrenman yapan Isparta Akademi Spor Kulübü'nün yaş ortalaması 9,57±1,39 yıl olan 14 sporcusu gönüllü olarak katılmıştır. Araştırmada yüzme antrenmanlarına katılan sporcuların bazı antropometrik ve motorik özellikleri ölçülmüştür. Yüzme antrenmanlarına katılan sporculardan alınan ön test ve son test ölçüm sonuçları, SPSS 18 (Statistical Package for Social Sciences) programı kullanılarak bilgisayar ortamına aktarılmıştır. Sporcuların katıldıkları yüzme kurslarında elde edilen ön test ve son test verileri, istatistiksel analiz için SPSS 18 programı kullanılarak grup içi "Paired t Test" ile değerlendirilmiştir (p<0,05). Yapılan analizler sonucunda yüzme antrenmanına katılan okul çağındaki çocuklarda çevre ölçümlerinde; sol kol, sağ kol, sol ön kol, sağ ön kol, göğüs, kalça, sol quadriceps, sağ quadriceps, deri altı yağ ölçümünde; biceps, kuvvet ölçümünde; sırt kuvveti, bacak kuvveti, esneklik ve son olarak performans ölçümünde ise yirmi beş metre, yüz metre ve iki yüz metre ölçümlerinden istatistiksel anlamda farklılıklar tespit edilmiştir. Anahtar kelime: Yüzme, performans, antrenman, antropometrik özellikler, motorik özellikler

Mehmet Can Doğan
Süleyman Demirel University · Institute of Health Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Gecikmiş kas ağrısında masaj tabancası ile uygulanan perküsyon terapisinin kas mimarisi, kuvvet bileşenleri ve basınç ağrı eşiğine etkisi

Alışık olunmayan egzersizle beraber ortaya çıkan en yaygın yan etkilerden biri gecikmiş kas ağrısıdır (GKA). Son yıllarda egzersiz sonrası bir toparlanma yöntemi olarak masaj tabancalarının kullanımı sıklığını arttırmıştır. Bu çalışmanın amacı, GKA sırasında masaj tabancası ile uygulanan perküsyon terapisinin kas mimarisi, kuvvet bileşenleri ve basınç ağrı eşiğine (BAE) etkilerini incelemektir. Çalışmaya 10 kuvvet antrenmanlı erkek (yaş: 22,7±3,2 yıl; vücut ağırlığı 85,6±12,2 kg; boy 180,2±6,7 cm) katılımcı dahil edilmiştir. Çalışma çapraz tasarımlı şekilde dizayn edilmiş olup bütün katılımcıların her iki bacağında yer alan kuadriseps femoris ve hamstring kas gruplarına dörder hafta arayla eksantrik egzersiz ile GKA protokolü uygulanmış, bu ekstremitelerden yalnızca bir ekstremiteye GKA protokolü ile birlikte masaj tabancasıyla perküsyon terapisi (PT) uygulanmıştır. Sadece GKA protokolü uygulanan 10 ekstremite GKA, GKA ile beraber perküsyon terapisi de alan 10 ekstremite GKA+PT olarak gruplandırılmıştır. Uygulama öncesi, 24. saat, 48. saat ve 72. saatte ultrasonografik ölçümlerle vastus lateralis ve biseps femoris kaslarının kas kalınlığı ve pennasyon açısı; izokinetik testlerle zirve tork ve yorgunluk indeksi; algometre ile basınç ağrı eşiği değerlendirilmiştir. GKA+PT grubunda vastus lateralis kas kalınlığında anlamlı bir artış bulunmuş (p<0,05), ancak biseps femoris kas kalınlığında her iki grupta da anlamlı fark saptanmamıştır (p>0,05). Pennasyon açısında her iki grupta da anlamlı bir değişiklik saptanmamıştır (p>0.05). Diz ekstansiyonu zirve tork değerlerinde yalnızca GKA grubunda zaman içerisinde önemli bir azalma kaydedilmiştir (p<0,05). Diz fleksiyon zirve tork değeri GKA grubunda 24. saatte anlamlı olarak azalmıştır (p<0,05). Ekstansiyon ve fleksiyon zirve tork değerlerinde gruplar arasındaki yüzdesel değişimlerde 24. saatte anlamlı fark tespit edilmiştir (p<0.05). GKA+PT grubunun zirve tork değerlerinde anlamlı bir azalma meydana gelmemiştir (p>0,05). Diz fleksiyonu için yorgunluk indeksinde (Yİ) grup*zaman etkileşimi gözlenmiş, GKA+PT grubunda azalma ve sabit kalma eğilimindeyken, GKA grubunda ise özellikle 24. saat sonrası artış tespit edilmiştir. BAE ölçümlerinde ise her iki grupta da zaman içerisinde anlamlı bir azalma meydana gelmiş (p<0,001), gruplar arasında anlamlı bir fark tespit edilmemiştir (p>0,05). Bu sonuçlar, masaj tabancası uygulamasının GKA kaynaklı kas fonksiyonunun kaybı üzerinde etkili olabileceğini, ancak kas mimarisi üzerinde kısmi etkiler yarattığını göstermektedir.

Kağan Mert Güleç
Hacettepe University · Institute of Health Sciences
2024
00