Hasan Kalyoncu University
Discipline

Çevre Bilimleri ve Enerji Yönetimi Anabilim Dalı (disiplinlerarası)

Hasan Kalyoncu University

14

Archived Theses

0

DOIs Assigned

0%

DOI Rate

Discipline

14 Theses
Master'sOpen AccessTR

Sabit yataklı biyofilm reaktöründe kırmataş ile evsel atık su arıtma veriminin araştırılması

Bu çalışma reaktör içerisinde mikroorganizmaların biyofilm halinde büyüdüğü katı taneler içeren bir dolgu sistemidir. Bu birim içinde 10-13 cm büyüklüğünde dolgu malzemesi kırma taş bulunan, iki metre yüksekliğinde bir metre çapında bir tanktan oluşur. Bu tankın içerisine atık su belirli bir debi ile verilmiştir. Tankın üst kısmında merkezi etrafında delikli borulardan oluşan bir düzenekle atık su dağıtımı tank içerisine sağlanır. Bu sayede tanka verilen atık su, tank içerisindeki filtre dolgu malzemesinin üstünden süzülerek akmakta ve taşların üzerinde ince bir tabaka meydana gelmektedir. Bu tabakaya biyofilm tabakası denilir. İçerisinde mikroorganizmalar ve organik maddeler bulunur. Mikroorganizmalar önce organik kirleticileri besin elementi olarak kullanmakta ve daha sonra biyolojik arıtım reaksiyonu meydana gelmektedir. Bu çalışma; birinci aşamada filtre malzemesi olarak kullanılan kırma taşın evsel nitelikli atık suyu arıtma verimi incelenmiştir. Tesisin ön çökeltme ünitesinden çıkan, reaktöre verilen atık su konsantrasyon değerleri ortalama: AKM 140,31 mg/l, KOİ 349,16 mg/l, Toplam azot 98,5 mg/l, Toplam fosfor 7,5 mg/l, pH 7,51'dir. İkinci aşamada ise filtre dolgu malzemesinin miktarı değiştirilerek proses performansı arttırılarak atık su arıtma verimi incelenmiştir. Üçüncü aşamada ise reaktörde çevresel ortam parametresi olan (anaerobik-aerobik) sistem değiştirilerek atık su arıtma verimi üzerindeki etkisi incelenmiştir. Artan filtre yüksekliğine ve yüzey alanına bağlı olarak biyofilm yüzeyinin arttığı ve buna bağlı olarak arıtma veriminin arttığı gözlenmiştir. Reaktör içerisine oksijen transferinin artmasıyla birlikte biyo kütlenin daha hızlı geliştiği ve çoğaldığı bu sayede de atık su arıtma giderim veriminin: AKM:%35,1 KOİ:%44,75 TN:%44,46 TP:%33,16'ya kadar arttığı gözlemlenmiştir. Düşük nüfus 1000 veya daha az kişiden oluşan köy, kasaba, turistik bölgeler, yaylalar için atık suların; merkezi toplama ve arıtımında, finansal, teknik ve stratejik problemlerle karşılaşılmaktadır. Bu tür yerler için: Maliyet, yatırım, işletme ve bakım gibi faktörler düşünülerek atık suların arıtımında bu sistem kullanılabilir. Anahtar Kelimeler: Sabit yataklı biyofilm reaktör, kırma taş, filtre, atık su arıtma, damlatmalı filtre

Tahir Özkan Çalkılıç
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies in Science
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Atıksularda renk ölçüm metotlarının karşılaştırılması

Sulardaki renk, suda çözünmüş bulunan metalik tuzlardan veya su içindeki kolloid parçacıklardan ileri gelmektedir. Renk parametresi sulardaki diğer kirletici parametrelerine göre bazı özel dikkat isteyen özelliklere sahiptir. Kirletici parametrelerin pek çoğu objektif olarak ölçülüp değerlendirile bilinir olmasına rağmen renk parametresi objektif özellikleri yanında az da olsa sübjektiflik karakterine sahiptir. Renk parametresi suda bulunan tuzların ve koloidal maddelerin ışığı yansıtması ile ortaya çıktığından, renklerin oluşmasını sağlayan dalga boyları renklerin ölçülmesinde dikkat edilmesi gereken en önemli parametrelerdir. Bu dalga boyları hem renk çeşitlerini belirler hem de ölçme metodunun seçilmesinde etken olur. Sulardaki renk oluşumu hem sudaki kolloid maddelerden hem de çözünmüş maddelerden oluştuğu için ölçüm hem global olarak hem de su numunelerinin filtre edilmesinde sonra almak üzere ayrı ayrı ölçülür ve renk oluşumunun nereden kaynaklandığı belirlenir. Sulardaki renk ölçümü Standart Metot 2120 C ve TSE EN ISO 7887 B Spektrofotometrik metotla ölçülür. Renk ölçümlerinde doğru neticeye ulaşmak için, belirli renkler için doğru netice veren dalga boyları seçilmelidir. Bütün renkler için aynı dalga boyu seçilirse neticelerin çoğu yanlış olur. Ülkemizde genelde Platin-Cobalt değeri ile tek dalga boyu ölçüm yöntemi kullanılmaktadır. Bu ölçümde 456 Nm dalga boyunda sarı ve turuncu renk tonlarında doğru netice vermekle beraber diğer renklerde yanıltıcı olmaktadır. Bu nedenle değişik metotlar geliştirilmiştir. Değişik ülkelerde kullanılan bu metotlar şunlardır: -ADMI -RES Buna göre; -Platin-Cobalt, 456Nm dalga boyunda, sarı-turuncu renklerde, -ADMI, 720 Nm dalga boyunda, sarı-turuncu renklerde, -RES, 436 Nm,525 Nm ve 620 Nm dalga boylarında, Sarı, Kırmızı ve Mavi renklerde ölçümler yapılmıştır. Ülkemizde bütün renkler için Pt-Co kullanılması doğru değildir. Bu çalışmada değişik renk ölçme metotları çalışılmış, birbirleri karşılaştırılmış ve hangi renk ve hangi dalga boyu için doğru metodun ne olabileceği belirlenmiştir. Ülkemizdeki yönetmelikler bütün renkler için tek bir metot için standart verilmesinin doğru olmayacağı vurgulanmıştır.

Meltem Pakize Polat
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies in Science
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Gaziantep ili evsel katı atık yönetiminin modellemesi ve ekonomik analizi

Bu çalışma, Gaziantep ili kentsel katı atıkların, AB Birliği ve Türk mevzuatına uygun olarak bertaraf edilebilmesi için sağlık ve ekonomik açıdan uygun yöntemler seçilerek planlanmasından oluşmuştur. Ayrıca mevcut Katı Atık Düzenli Depolama Tesisinin alan ve kapasitesi, atık maliyetleri hesaplanmıştır. Gaziantep'in nüfus ve atık karakterizasyonu incelenmiş bunun sonucunda AB Birliği ve Türk mevzuat hedeflerine uyum sağlayan 3 adet senaryo geliştirilmiştir. Çalışmada öncelikle Gaziantep'in 1995 ve 2045 yılları arasında nüfus projeksiyonu çıkarılmıştır. Türkiye İstatistik Kurumu verileri doğrultusunda 1995 yılı nüfus sayım sonuçları baz alınarak, farklı tahmin yöntemleri sayesinde 2009 ile 2045 yılları arası nüfus tahmini yapılmıştır. Nüfus tahminleri yapıldıktan sonra Gaziantep Büyükşehir Belediyesi'nden alınan güncel veriler yardımıyla kişi başı atık miktarı hesaplanmıştır. Bu veriler doğrultusunda 2018 yılında Gaziantep'te 2000 ton/gün atık oluşmaktadır. Kişi başı oluşan atık miktarı da 0,88 kg/kişi.gün olarak bulunmuştur. Belirlenen durum senaryolarına göre analizler yapılarak çevresel ve ekonomik açıdan en uygun olan durum senaryosu Gaziantep ili için seçilerek Sonuçlar bölümünde tüm detayları ile açıklanmıştır.

Didem Özden
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies in Science
2019
10
Master'sOpen AccessTR

Balıkesir ili evsel katı atıklarının bertarafında uygun termal yöntemin seçilmesi

Avrupa Birliği Uyum sürecinde Ülkemizde atık yönetimine ilişkin çevre yönetimi politikaları oluşturulmuş ve çevrenin korunması için atık oluşumunun önlenmesi, mümkün olmadığı durumda atıkların yeniden kullanılması eğer kullanılamıyorsa geri dönüştürülmesi, geri kazanılması mümkün olmayan atıkların ise enerji geri kazanımında kullanılması veya nihai olarak düzenli depolama sahalarında güvenli şekilde bertaraf edilmesi gibi bir takım yasal düzenlemeler yapılmıştır. Tüm çalışmalara rağmen tüketimin hızla artması neticesinde kişi başına üretilen atık miktarı sürekli olarak artış göstermiştir. Balıkesir ili genelinde milli park, sit alanı, zeytinlik ve mera arazilerinin fazla olmasından dolayı entegre katı atık tesisi yer seçiminde alan sıkıntısı yaşanmıştır. Atıkların düzenli depolanması için yer sıkıntısı bulunan ve ekonomisi gelişmiş ülkelerde tercih nedeni olan termal yöntemlerin temel faydası atıkların kütlesel ve hacimsel olarak azaltılması olmakla beraber atık içerisinde bulunan ve termal yöntemler sonucunda ortaya çıkan ısının kullanılarak enerji geri kazanımı sağlamasıdır. Evsel atık bertrafında kullanılan termal yöntemler Avrupada 60 yılı aşkın süredir kullanılmaktadır.Yapılan bu çalışmada Dünyada ve Avrupada evsel katı atıklarla ilgili deneyimlerden örneklerde verilmiştir.Yine bu çalışmada Balıkesir'de uygulanan katı atık yönetim planı çerçevesinde evsel nitelikli katı atıklara uygulanabilirliği öngörülen termal bertaraf yöntemlerinden yakma, piroliz ve gazifikasyon sistemleri incelenmiştir. Balıkesir ilinde oluşan evsel nitelikli belediye katı atıklarındaki karakterizasyonu etkileyen değişkenler incelenerek (nüfus, iklim şartları, bölgesel farklılık) nüfus projeksiyonu, atık yönetimi ve atık karakterizasyonuna dayalı kalorifik değerlere uygun termal bertaraf yöntemi olarak yakma teknolojisinin daha uygun olduğu belirlenmiştir. Yakma tesisinden elde edilecek enerji geri kazanımı (Elektrik üretimi) hesaplamasında atığın düşük kalorifik değeri tüm mevsimlerde 8 MJ/kg olacak şekilde kabul edilmiş ve toplam elektrik enerjisi üretimi 87.360 MWh hesaplanmıştır. Bu çalışma sonucunda; Balıkesir evsel atıklarına termal bertaraf yöntemlerinden yakma teknoljisinin uygulanabileceği, bütüncül bir atık yönetimi yaklaşımı ilemi, atık toplama konteynerlerinin değiştirilmesi ile birlikte ikili toplama sistemine geçilmesi ve kalorifik değeri yüksek olan atıkların direk yakma ünitesine alınarak yakma sisteminin başarılı ve sürdürülebilirliğin sağlanması için elektrik üretiminden ilave gelirler elde edilebileceği sonucuna varılmıştır.

Atık yakma tesisiEntegre katı atıkEvsel atıklar+3
Mustafa Yılmaz
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies in Science
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Güneş enerji sistemlerinde verim analizi ve enerji kayıplarının tespiti

Dünya genelinde enerji ihtiyacı nüfus artışıyla beraber giderek artmaktadır. Bu ihtiyacı karşılamak için en çok kullanılanlar ise fosil kaynaklardır. Fosil kaynak kullanımı özellikle sera gazı salınımı ile sıcaklığın artmasına ve dolayısıyla da küresel iklim değişikliğine neden olmaktadır. Bu nedenle, küresel iklim değişikliğinin azaltılması ve sürdürülebilir bir çevre için fosil kaynaklar yerine yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanılması gerektiği bilinen bir gerçektir. Bu anlamda, güneş enerjisi de yenilenebilir bir enerji kaynağı olarak son dönemlerde oldukça dikkat çekmektedir. Güneş enerjisinden elektrik enerjisi üretimi ise, her türlü bölgede kolaylıkla uygulanabilir olmasına karşılık bölgesel olarak farklı faktörlere bağlı olarak oldukça değişiklik göstermektedir. Bu çalışma kapsamında, 4 farklı bölgede, 8 ilde kurulan güneş enerjisi santrali (GES) ele alınarak sistem verimliliği, üretilen elektrik enerjisine bağlı olarak incelenmiştir. Ayrıca her bir GES için üretim değerleri bireysel ve bölgesel olarak kıyaslanmıştır. Yapılan çalışmada, özellikle Doğu Anadolu bölgesindeki illerde kurulu olan GES'lerin daha düşük üretim verimlerine sahip oldukları, bununla birlikte Güneydoğu Anadolu ve Akdeniz Bölgelerindeki illerde verimin yüksek olduğu görülmüştür. Üretim değerlerine bakıldığında ise, Doğu Anadolu Bölgesindeki 1 il için toplam yıllık üretim değeri 1.864.660 kwh iken, Güneydoğu Anadolu ve Akdeniz Bölgelerinde sırasıyla 4.741.959 kwh (Ortalama il başına 1.580.653 kwh) ve 3.103.195 kwh (Ortalama il başına 1.551.597 kwh)'dır. Ayrıca, Güneydoğu Anadolu bölgesindeki Şanlıurfa, Gaziantep ve Diyarbakır'daki GES'ler de incelendiğinde, Gaziantep ilinde kurulu olan santralin üretim değerlerinin diğerlerine kıyasla daha yüksek olduğu tespit edilmiştir. Güneş enerjisinden elektrik üretiminde bölge ve il bazlı olarak oldukça farklı verimlilik değerlerinin elde edilmesindeki en temel sebep ise santralin kurulu bulunduğu bölgenin ve ilin radyasyon seviyesi ve güneşlenme süresi olarak belirlenmiştir.

Fotovoltaik enerjiGüneş enerjisiGüneş enerjisi santrali+2
Cemal Öztürk
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies in Science
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Gaziantep'in yoğun trafik bölgelerindeki gürültü seviyelerinin belirlenmesi ve çevresel etkileri

Bu çalışmada, Gaziantep şehir merkezinin önemli yerlerinin maksimum gürültü düzeyi ölçümleri yapılmış ve ilgili gürültü yönetmelikleriyle birlikte değerlendirilmiştir. Bu kapsamda, şehir merkezinde gürültüye hassas (hastane, okul vb.) yerlerde, trafiğin yoğun olduğu kavşak ve ana yollar üzerinde 10 farklı bölgede, gürültü ölçümü için belirli noktalar seçilmiştir. Bu noktalarda maksimum gürültü seviyelerinin belirlemek amacıyla, Ocak ayından Haziran ayına kadar altı aylık bir süre zarfında, haftanın her gününde sabah 07:30 - 08:30, öğlen 11:30 – 12:30 ve gece 23.30 - 00.30 saatleri arasında, günün farklı zaman dilimlerinde, her bir ölçümde üçer kez doğrulama ölçümü ile birlikte ölçümler alınmıştır. Bütün bu ölçüm noktalarından yaklaşık olarak 4860 adet ölçüm sonucu elde edilmiştir. Bu değerleri hafta içi ve hafta sonu kıyaslamaları ile birlikte günlük zaman dilimi içinde de değerlendirmesi ve de mevsimler değişimler tespit edilmiştir. Buna istinaden kış aylarının daha az gürültülü olması, hafta sonu değerlerinin daha yoğun gürültüye sahip olması ve de sabah zaman diliminin öğlen ve gece ölçümlerine göre daha az gürültü oluşturduğu tespit edilmiştir.

Gizem Kansu Kaya
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies in Science
2020
00
Master'sOpen AccessTR

İklim değişikliği uluslararası sözleşmelerinde Türkiye'nin konumu ve sürdürülebilir kalkınmaya etkisi

Küresel ısınmanın ana kaynağı insan faaliyetleridir. Enerji, sanayi, ulaşım, tarım, ormancılık, atık ve arazi kullanımındaki insan faaliyetleri sonucunda sera gazları üretilmektedir. Küresel ısınma; kuraklık, seller ve kıtlık gibi olası sorunlara neden olabileceği için insanlık için tehlike oluşturmaktadır. İklim değişikliği olgusu ilk olarak 1994 yılında yürürlüğe giren Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi (UNFCCC) kapsamında uluslararası düzeyde ele alınmıştır. Ortaya çıkan ve gelişmiş ülkelere sera gazı emisyonlarının sınırlandırılması ve azaltılması konusunda yasal olarak bağlayıcı yükümlülükler getiren Kyoto Protokolü 1997 yılında imzalanmış ve 16 Şubat 2005 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

Onur Demiroğlu
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies in Science
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Bir güneş enerji santralinin üretim ile simülasyon değerlerinin karşılaştırılması ve kayıp analizi: Beştepe enerji örneği

Yenilenebilir enerji kaynakları içerisinde güneş enerjisinin önemi büyük olup sağladığı potansiyelle birlikte yaşamın birçok alanında kullanılmaktadır. Güneş enerjisi santralleri kurulum aşamasında fizibilite çalışmalarında çeşitli simülasyon programları kullanılmakta ve bu simülasyonlar sonucunda elde edilen değerlerin kurulum sonrası gerçekleşen elektrik üretim değerleri ile bağdaşması yatırımcı açısından önem arz etmektedir. Simülasyon programlarının sunmuş oldukları yatırım öncesi fizibilite çalışmaları kar/maliyet analizlerinin yanı sıra verimlilik açısından en uygun olabilecek yatırım alanının da belirlenmesinde önemli bir rol oynamaktadır. Bu anlamda, simülasyon programların sunmuş olduğu teknik/ekonomik analizlerin tutarlılığı çevre dostu olan güneş enerjisi santrallerinin çoğalmasına önemli olumlu bir katkı sağlamaktadır. Bu çalışmanın amacı, güneş enerji santrallerin fizibilite aşamasında hesaplanan amortisman (geri ödeme hızı) sürecinin kurulum sonrası gerçekleşen üretim ve mali verilerin arasındaki farklılıkları tespit etmektir. Bu bağlamda, bu tez fizibilite çalışmasında sorumlu olan tedarikçi firmalar tarafından düzenlenen fizibilite çalışmaların tutarlığını test etmeyi hedeflemektedir. Bu amaca yönelik, Beştepe Enerji Tesisleri Mühendislik Müşavirlik Danışmanlık ve Ticaret Limited Şirketi'den elde edilen arşiv verileri incelenmiştir. Bu çalışmada Aksaray ili, Merkez ilçesi Gençosman mevkii'nde kurulmuş olan 1125 kWp / 1000 kW'lık güneş enerji santralinin simülasyonu PVSYST 7.1 yazılım modeli ile gerçekleştirilmiştir. Kilowatt saat değerine dikkate alarak kurulum sonrası sistemin reel üretim değerleri alınarak simülasyon verileri ile kıyaslanmıştır. Elde edilen bulgular, PVSYST simülasyon programının reel üretim değerlerine oldukça yakın değerler ürettiğini göstermektedir. Oluşan kayıpların ise yüksek sıcaklık ve tercih edilen panel özelliklerinden kaynaklandığı anlaşılmaktadır.

Enerji
Hakan Öztürk
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies in Science
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Metilen mavisi bozunması için yüksek verimli bir Fe3O4/SnO2@MWCNT nanokatalizörünün sonokatalitik performansının değerlendirilmesi

Bu çalışmada sentezlenen magnetik bazlı X nanokatalizör bir dizi fizikokimyasal hidrotermal yöntemle sentezlendi. Hazırlananan SnO2-Fe3O4@MWCNT nanokatalizör, transmisyon elektron mikroskobu (TEM), X-ışını kırınımı (XRD) ve Mikro-Raman spektroskopisi cihazlar kullanılarak fizikokimyasal özellikleri test edildi. SnO2-Fe3O4@MWCNT nanokatalizörün sonokatalitik aktivitesini değerlendirmek için, pH, katalizör dozajı, H2O2 başlangıç konsantrasyonu, başlangıç boya konsantrasyonu, ultrasonik güç ve reaksiyon süresi gibi çeşitli temel çalışma parametrelerinin MB boyasının bozunması üzerindeki etkileri incelendi. Sonokatalitik çalışmasında, OH · - radikallerinin, MB boya bozunması işleminde son derece etkili olduğu göstermiştir. Nanokatalizör yeniden kullanılabilirliği, birbirini izleyen beş çalışma içinde uzaklaştırma verimliliğinde yaklaşık % 28 düşüş ortaya çıkardı. Elde edilen veriler gösterdi ki sentezlenen SnO2-Fe3O4@MWCNT nanoparçacık, organik boyaların bozunması için etkili bir alternatif katalizör olarak kullanılabilir

Bilge İnce
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies in Science
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Kırsal yerleskelerde altyapı sistemlerinin karşılaştırmalı değerlendirilmesi: Adıyaman ve Kanada örneği

Bu araştırmada Adıyaman ili ve Adıyaman iline bağlı kırsal yerleşimlerin kanalizasyon sistemleri ve bu kanalizasyon sistemlerinin bölge sakinlerinin içme suyunu tedarik ettiği kaynak ile etkileşimi incelenmiş olup, bu durumların halk sağlığı açısından tehlike oluşturup oluşturmadığı değerlendirilmiştir. Ayrıca, Adıyaman ili ve kırsal yerleşimleri ile Kanada'nın altyapı sistem verilerinin karşılaştırılması amaçlanmaktadır. Bu amaç doğrultusunda köylerin yerel yönetim yetkilileri ile iletişime geçilerek bilgiler toplanmıştır. Elde edilen veriler ve TÜİK verileri ele alınmıştır. Ayrıca, Kanada'nın paylaşmış olduğu verilerin bulunduğu devletin resmi siteden alınan veriler ile Türkiye'nin verileri karşılaştırılmış olup Adıyaman ili ve kırsal yerleşkeler özelinde değerlendirme amaçlanmıştır. Bu araştırmanın örneklemini Adıyaman ili Merkez ilçesine bağlı 127 köy ve Kanada'nın 10 eyalet, 3 bölge oluşturmaktadır. Bu çalışmada, Adıyaman ili merkez ilçedeki kırsal yerleşim yerlerinin %76'sinin kanalizasyon uzaklaştırma sisteminin olduğu ancak atıksu arıtma sisteminin olmadığı, bazı yerleşim yerlerinde ise kanalizasyonun sorun haline geldiği ve halk sağlığını ciddi şekilde tehdit ettiği görülmüştür. Kanada'nın Kırsal yerleşkelerinin altyapı verileri incelenmiştir. Bazı altyapı çalışmalarının tamamlanmamış olmasına rağmen sağlık ve çevre açısından tehlike oluşturacak durum tespit edilememiştir. Bu sonuçlara Adıyaman kırsalında kanalizasyon sistemlerinin kurulması ve kanalizasyondan kaynaklanan halk sağlığı riskinin ortadan kaldırılması önerilmektedir.

AdıyamanAlt yapıHalk sağlığı+3
Abdurrahman Gazi Koparal
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Farklı tip tekstil işletmelerinde sürdürülebilir su yönetim uygulamalarının su tüketimine etkilerinin incelenmesi

Tekstil sektörü, ihracat geliri ve istihdam açısından ülkelerin ekonomik kalkınmasında önemli bir role sahiptir. Türkiye, dünya tekstil ticaretinde %3,6 pay ile önde gelen tekstil tedarikçilerinden biridir. Tekstil endüstrilerindeki en önemli girdilerden birisi ise sudur. Ancak dünyadaki nüfusun ve sanayileşmenin artmasına bağlı olarak kullanılabilir su oranı giderek azalmaktadır. Bu nedenle özellikle tekstil endüstrileri gibi yüksek miktarlarda su tüketen endüstrilerde sürdürülebilir su tüketim uygulamalarına geçilmesi hayati önem taşımaktadır. Bu kapsamda bu tez çalışmasında da, 5 farklı tekstil fabrikasında (T1, T2, T3, T4 ve T5) gerçekleştirilen sürdürülebilir su azaltım uygulamalarının değerlendirme çalışması yapılmıştır. Bu tekstil işletmelerinde mevcut su tüketimlerinin yanı sıra, uygulamalar öncesi ve sonrası su tüketimleri kıyaslanarak, sürdürülebilirlik uygulamalarının verimliliği analiz edilmiştir. Çalışmada 5 farklı işletmede farklı uygulamalar gerçekleştirilmiş olup, hem uygulamanın türleri hem de tekstildeki proseslerin farklı olmasından dolayı farklı etkilerin oluştuğu ve su azaltım verimlerinin farklı olduğu tespit edilmiştir. Çalışma neticesinde T1 işletmesinde 2 farklı dönemde makine teçhizat değişimi gerçekleştirilmiş ve toplamda ürün başına kullanılan su miktarı iki dönem sonunda 16,4 L/kg-kumaş oranında azaltılarak %24 oranında su tüketimi azaltımı sağlanmıştır. En fazla su azaltım miktarı T2 işletmesinde elde edilmiş olup (21,57 L/kg-kumaş), bunun temel nedeni ise işletme uygulanan ters ozmoz ile su geri kazanım çalışmasıdır. Oransal olarak bakıldığında ise en fazla su azaltımının gerçekleştiği tekstil işletmesi T5 olarak belirlenmiştir. T5 işletmesinde 3 dönem sonunda 5 farklı sürdürülebilirlik uygulaması ile %28 oranında su azaltım verimi elde edilmiştir. Bunun temel nedeni ise işletmede uygulanan mevcut en iyi teknolojilerin doğru şekilde uygulanması ve su tasarruflu makine teçhizat yatırımıdır. Bu çalışmanın sonucu olarak, gerçekleştirilecek sürdürülebilirlik uygulamaları ile tekstil endüstrilerinde su tüketimlerinin %1-40 arasında azaltılabileceği, özellikle su geri kazanımı ve su tasarruflu makine teçhizat yatırımları ile maksimum verim alınabileceği tespit edilmiştir.

Su tüketimiSürdürülebilir çevreTekstil endüstrisi
Dilek Çevik
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Havaalanlarında sürdürülebilir atık yönetimi uygulamaları: İstanbul Havalimanı

Günümüzde atık yönetimi, çevresel etkileri minimize etmek ve doğal kaynakların sürdürülebilir kullanımını sağlamak için büyük önem taşımaktadır. Bu bağlamda, İstanbul Havalimanı gibi büyük ölçekli işletmelerin etkili bir atık yönetim sistemi benimsemesi gerekmektedir. Bu tezde, İstanbul Havalimanı'nın sürdürülebilir atık yönetimine odaklanan stratejileri incelenmiştir. İlk olarak, atık yönetiminin temel prensipleri ve sürdürülebilir atık yönetimi kavramları açıklanmıştır. Daha sonra, İstanbul Havalimanı'nın atık yönetimi politikaları ve uygulamaları analiz edilmiştir. İstanbul Havalimanı, atık yönetimi konusunda çeşitli stratejiler benimsemiştir. Bu stratejiler arasında atık azaltma, geri dönüşüm ve geri kazanım yer almaktadır. Havalimanı, atık türlerine göre toplama, ayrıştırma ve geri dönüşüm süreçleri uygulayarak atık miktarını azaltmayı hedeflemektedir. Ayrıca, organik atıkların kompostlanması ve biyometanizasyon gibi yöntemlerle enerji üretimi gerçekleştirilmektedir. Bu çalışmada, İstanbul Havalimanı'nın atık yönetimi politikalarının etkinliğini değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Bu değerlendirme, atık miktarının azaltılması, geri dönüşüm oranının artırılması, enerji geri kazanımının sağlanması ve çevresel etkilerin minimize edilmesi gibi ölçütler kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Bu amaçla İstanbul Havalimanında yürütülen çalışmalar kapsamında elde edilen 2022 yılının verileri kullanılmıştır. Bu veriler havalimanında toplanan atık miktarları, bu atıkların karakteristiklerini, yönetimi yapılan atıkların hangi strateji ile yönetildiği gibi verileri kapsamaktadır. Yapılan çalışmada İstanbul Havalimanı'nda 2022 yılı Ocak ayında 2809 ton olan toplam atık miktarının Aralık ayında 4174 tona çıktığı , Ocak ayında %30 olan geri dönüşüm oranının Aralık ayında %40 oranına yükseldiği görülmüştür. Geri dönüşüm oranındaki bu yükseliş sürdürülebilir atık yönetimi için yapılan iyileştirme çalışmaları ve stratejilerinin pozitif katkısını ortaya koymaktadır. Sonuç olarak, bu çalışmanın hem İstanbul Havalimanı'nın atık yönetimi pratiğine hem de genel olarak sürdürülebilir atık yönetimi alanına katkı sağladığı söylenebilir.

Mustafa Alper Kalyoncu
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Bir kumaş boyama tesisinin çevresel etkilerinin yaşam döngüsü analizi yöntemi ile değerlendirilmesi

Günümüzde tüketim her geçen gün artmakta ve doğal kaynaklar hızla azalmaktadır. Sanayileşmenin de artması ile beraber çevre kirliliği büyük bir sorun haline gelmiştir. Tekstil sanayi de kaynak kullanımının en yoğun olduğu ve çevresel kirletici yükü yüksek bir endüstri olarak öne çıkmaktadır. Çevresel kirliliğin hesaplanabilmesi ve değerlendirilerek önüne geçilebilmesi için bir çok farklı yöntem bulunmaktadır. Yaşam Döngüsü Analizi bir ürünün hammadde elde ediliş sürecinden kullanım sonrası atık yönetimi işlemlerine kadar tüm süreci ele alıp çeşitli etki kategorileri bakımından incelenmesine olanak sağlayan bir yöntem olarak öne çıkmaktadır. Bu tez çalışmasında bir örgü kumaş boyama tesisinin çevresel etkileri kapıdan kapıya yaklaşım ile Yaşam Döngüsü Analizi (YDA) yöntemiyle hesaplanmıştır. Hesaplama ve analizleri yaparken SimaPro yazılım programının 8.2.3.0 sürümü kullanılmıştır. Tesisten kaynaklanan kirlilik YDA ile değerlendirilmiştir. Bunun yanısıra tesisin boyar madde, tuz kimyasal madde kullanımını %25 azaltması ve tüm makine ekipmanları yeni teknoloji olanları ile yenilemesi mevcut duruma alternatif senaryolar olarak belirlenmiş ve YDA ile bu senaryolar karşılaştırılmıştır. YDA ile 18 farklı etki kategorisi ile ilgili hesaplamalar yapılmış olup tesisin Küresel ısınma etki kategorisi olarak 701,3 kg CO2 eşdeğeri katkı sağladığı, tatlı su ötrofikasyonu açısından 2,9 kg Fosfor eşdeğeri kirliliğe sebep olduğu ortaya konmuştur. Senaryoların karşılaştırılmasının sonuçlarına bakıldığında 3 farklı senaryonun farklı etki kategorilerinde çevresel açıdan daha iyi sonuçlar verdiği sonucuna varılmıştır. Tatlısu ötrofikasyonu, deniz ötrofikasyonu, tatlısu ekotoksisitesi ve deniz ekotoksisitesi gibi etki kategorilerinde makine ekipmanların son teknoloji ile yenilendiği senaryo daha çevreci olarak öne çıkarken boyar madde, tuz ve kimyasal kullanımının azaltıldığı senaryonun mevcut işletme şartlarına göre çevresel açıdan bir iyileştirme getirmediği sonucu elde edilmiştir.

İslam Furkan Hız
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Yaşam döngüsü analizi ile bir elyaf boyama tesisinin çevresel etkilerinin incelenmesi

Dünya nüfusunun artması ile birlikte hem üretim hemde tüketim artmaktadır. Tekstil sektörü hem insan gücü kullanımı hemde hammadde tüketim potansiyeli olarak bakıldığından dünyanın en önemli sektörlerden biri olmaktadır. Artan bu tüketim potansiyeli çevre problemlerini de beraberinde getirmiştir. Dünyanın karşı karşıya kaldığı en büyük çevresel problem küresel ısınmadır. İnsan faaliyetleri sonucu atmosfere salınan sera gazlarının (nitrozoksit, metan, kükürt hegza florür, hidroflorakarbonlar, perflorakorbanlar, karbondioksit) yeryüzünde yarattığı sıcaklık artışına küresel ısınma denilmektedir. Küresel ısınma biyolojik çeşitlilikte azalma, su stresi sıkıntıları, bulaşıcı hastalıklarda artış, kışın meydana gelen yangınlar, daha güçlü siklonlar, şiddetli fırtınalar, kuraklık ve mevsimsel seller olmak üzere küresel anlamda tüm ülkeleri ilgilendirdiğinden dolayı en önemli çevresel problemdir. Ülkeler üretim ve tüketim süreçlerinde bir ürünün çevreye olan etkilerini saptamak için yaşam döngüsü analizi kavramı getirmişlerdir. Yaşam döngüsü analizi bir ürünün üretiminden bertarafına kadar geçen adımlarda çevreye vermiş olduğu etkileri değerlendirme yöntemidir. Bir ürün üretilirken hammadde, kimyasal, enerji, su, kaynak kullanımı ve insan gücü girdi olarak belirtilirken her kademede meydana gelebilecek olan çıktılar atıksu, katı atık ve emisyondur. Bu çalışmada bir elyaf boyama tesisinin çevreye vermiş olduğu etkileri hesaplamak için SimaPro 8.2.3.0 paket programının Ecoinvent 3 kütüphanesindeki IMPACT 2002+ yöntemi kullanılmıştır. 18 adet etki kategorisinde pamuk dokuma, solventsiz boyama, elektrik ve su tüketimi değerleri ayrı ayrı hesaplanıp yorumlamalar yapılmıştır. 1 kg pamuk dokumanın çevresel etkisi en yüksek olup 11,3 kg CO2eşdeğer, bunu 6,5 kg CO2 eşdeğer birimiyle solventsiz 1 kg boyama işlemi takip etmiştir. Elektrik tüketimi 0,632 kg CO2 eşdeğer ve en düşük etki 0,000321 kg CO2 eşdeğer birimiyle su tüketimi sonuçları elde edilmiştir. Bu bulgular, pamuk dokuma aşamalarındaki çevresel etkileri belirleyip emisyonları azaltmak ve kaynakları verimli kullanmak amacıyla hangi aşamalarda iyileştirilmeler yapılmasını sağlamak için kullanılmaktadır.

Şeyda Hız
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies
2023
00