Isparta University of Applied Sciences
Anabilim Dalı

Su Ürünleri Temel Bilimleri Anabilim Dalı

Isparta University of Applied Sciences

149

Arşivlenen Tez

0

DOI Atanmış

0%

DOI Oranı

Anabilim Dalı

50 Tez
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Kadın Azmağı (Muğla/Akyaka) nehirağzı bölgesi zooplank tonunun belirlenmesi

Bu çalışmada Kadın Azmağı nehirağzı bölgesi zooplanktonu taksonomik olarak incelenmiştir. Ocak 2021-Aralık 2021 tarihleri arasında, mevsimsel olarak nehirağzı bölgesinden 3, nehir ve deniz etkisinin olduğu bölgelerden birer tane olmak üzere toplam 5 istasyondan örnekleme yapılmıştır. Kadın azmağı nehirağzı bölgesi yüzey suyunda, ortalama sıcaklık 15,42±0,28 ile 17,5±1,77 ºC, pH 7,60±0,1 ile 8,05±0,28, çözünmüş oksijen 7,5±0,57 ile 8,2±0,49 mg/l, tuzluluk 1,15±0,47 ile 11,32±2,53 ppt, elektriksel iletkenlik 1878±667,23 ile 18335±4244,63 µs/cm, klorofil a 1,22 ±0,10 ile 4,12±0,49 (mg/m3), secchi diski 0,85±0,03 ile 12,33±0,58 m; dip suyunda ortalama sıcaklık 15,55±0,2 ile 20,92±3,09 ºC, pH 7,65±0,06 ile 8,03±0,4, çözünmüş oksijen 7,25±0,65 ile 8,12±0,41 mg/l, tuzluluk 1,25±0,41 ile 35,82±0,51 ppt, elektriksel iletkenlik 1993,5±640,51 ile 49175±1887,46µs/cm arasında değişmiştir. Kadın Azmağı nehirağzı bölgesinde zooplanktonda Rotifera'dan 11, Cladocera'dan 3, Copepoda'dan 24, Tintinida, Polychaeta, Ihtiyoplankton'ndan 1'er olmak üzere toplam 41 takson belirlenmiştir.

Kadın Azmağı NehriMuğla-AkyakaNehir ağzı+2
Tarkan Baykurtalp
Isparta University of Applied Sciences · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2023
00
DoktoraAçık ErişimTR

Gökpınar Baraj Gölü (Denizli)'nde yaşayan egzotik balık türü güneş levreği, lepomis gibbosus (L. 1758)'un biyo-ekolojik özellikleri ve istila potansiyeli üzerine bir araştırma

Bu çalışma, Denizli İli Gökpınar Baraj Gölünde yayılım gösteren yabancı tür güneş levreği Lepomis gibbosus (L. 1758)'un bazı biyoekolojik özelliklerini belirlemek üzere Mayıs 2019 ve Nisan 2020 tarihleri arasında, aylık örneklemeler yapılarak yürütülmüştür. Çalışma alanında örnekler, ığrıp avcılığıyla yakalanmış, bazı fizikokimyasal parametreler yerinde ölçülerek belirlenmiştir. Göl kullanımı, çevresel değişkenler ve L. gibbosus bireylerinin çevreyle olan etkileşimleri izlenerek kayıt altına alınmıştır. Çalışma boyunca 302 dişi, 605 erkek ve 98 jüvenil olmak üzere toplam 1005 adet L. gibbosus bireyi yakalanmıştır. 0+, I+, II+ olmak üzere üç yaş grubu tespit edilmiştir. Genelde popülasyonda erkekler daha baskın bulunmuştur. L. gibbosus popülasyonunun Nisan-Haziran ayları arasında üreme gerçekleştirdiği tespit edilmiştir. Gölde yaşayan diğer bir istilacı yabancı tür olan Gambusia holbrooki ile habitat paylaşımı için rekabet ettikleri, bu türü av olarak kullandıkları görülmüştür. Sonuç olarak, L. gibbosus'un GBG de sürdürülebilir bir popülasyon oluşturabildiği ancak kısıtlı bir alanı habitat olarak kullandığı tespit edilmiştir. L. gibbosus'un hidrolojik olarak kararsız bir habitat olarak değerlendirilen Gökpınar Baraj gölünde, mevcut durumda orta derecede bir istilacılık gösterdiği tespit edilmiştir. Ancak türün diğer su kaynaklarına taşınıp yayılmaması için tedbirli olunması ve izlenmesi gerekmektedir.

BeslenmeBiyoekolojiDenizli+3
Ufuk Gürkan Yıldırım
Isparta University of Applied Sciences · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2023
00
DoktoraAçık ErişimTR

Sarıçay (Milas, Muğla) havzasında yaşayan Avrupa yılanbalığı (Anguilla anguilla L.) popülasyonunun biyo-ekolojik özellikleri

Bu çalışmada, Sarıçay havzasında (Milas, Muğla) yaşayan, Avrupa yılanbalığı popülasyonunun biyo-ekolojik özellikleri araştırılmıştır. Çalışmada sadece acısu özelliğindeki sulak alanlardan toplam 241 Avrupa yılan balığı yakalanabilmiştir. Bölgede bulunan dalyan işletmesinin faaliyetini sürdürmese de popülasyon üzerinde av baskısı olduğu görülmüştür. Avcılık verilerine göre popülasyonun %7'sinin eşeysel olgunluğa erişmemiş bireylerden oluştuğu, %70'inin sarı evrede ve %23'ünün gümüşi evrede olduğu tespit edilmiştir. Popülasyon özellikleriyle ilgili analizler sonucu göz indeksi (%5.30±2.26), yüzgeç İndeksi (%4.45±0.81), gonadosomatik indeks (%0.83±0.82) ve gastrosomatik indeks (%3.53±1.31) hesaplamaları gerçekleştirilerek gümüşi ve sarı yılan balıklarının popülasyondaki dağılımları belirlenmiştir. Popülasyonda dişi erkek oranı (D:E) 14.5:1 olarak hesaplanırken bu oran gümüşi bireyler için 10.5:1 olarak belirlenmiştir. Popülasyonun boy-ağırlık ilişkisi W = 0.0023.L2,9498, R² = 0.9299 ve kondisyon faktörü K= 0.229±0.047 olarak hesaplanmıştır. Popülasyonda boy ortalaması 531.98±152.36 mm ve ağırlık ortalaması 353.48±277.80 gr olarak hesaplanmıştır. Kasım ve Ocak aylarında gümüşi yılan balığı av miktarı istatistiksel olarak diğer aylardan yüksek bulunmuştur (p<0,05). Bu nedenle çalışma alanındaki yılan balığı üreme göçünün Kasım-Ocak ayları arasında gerçekleştiği düşünülmektedir. Örneklemde yaşça en küçük bireylerin 1, en büyük bireylerin 8 yaşında olduğu belirlenmiştir. Gümüşi olarak değerlendirilen örneklerin ise 3+ ve daha yaşlı bireylerden oluştuğu, göç dönemi olarak kabul edilen dönemde ise gümüşi yılan balıklarının 5+ yaşında olduğu tespit edilmiştir.

Eşey oranı
Ergi Bahrioğlu
Isparta University of Applied Sciences · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2023
00
DoktoraAçık ErişimTR

Su ürünleri yetiştiriciliği sertifikasyonlarında su kalitesi ve çevre yönetimi

Su ürünleri yetiştiriciliği tüm dünyada büyüyen, sağladığı üretimle dünya nüfusunun gıda ihtiyacını sağlayan, üretici ülkelerin istihdamına ve ekonomilerine katkıda bulunan, üretim değerleri yıldan yıla hızla artan bir sektör konumuna gelmiştir. Türkiye de su ürünleri yetiştiriciliğine dayalı ihracatın belirgin düzeylerde arttığı ülkeler arasındadır. Gökkuşağı alabalığı yetiştiriciliği faaliyetleri sektörün öncü üretim gücüdür. Doğal kaynakların kısıtlı olması ve kullanımlarının sonunda ekolojik çevrede kirliliğin oluşumuyla doğal dengede bozulmalar oluşabilir. Bu durum, tüketici talepleri doğrultusunda pazarın sağlıklı, güvenli gıdaya ulaşabilmesi ve sürdürülebilir bir üretim yapılabilmesi için yetiştiricilik faaliyetlerinde uyulması gereken kurallara ihtiyaç duyar. Yerel ve ulusal sertifikasyon kuruluşları tesislerin kurallara uymasını ve sıkı denetim süreçlerini zorunlu kılmıştır. GLOBALGAP-AQUA ve Akuakültür Yönetim Konseyi (ASC) tüm dünyada su ürünleri yetiştiriciliği alanında sertifikasyon ve denetim yapmakta olup Türkiye'de de faaliyet göstermektedir. Bu tez çalışması Güney Batı Anadolu Bölgesinde GLOBALGAP-AQUA ve ASC sertifikasyonuna sahip gökkuşağı alabalığı (Oncorhynchus mykiss) tesislerinde çevre ve su kalitesi yönetimi konusunda yapılmıştır. Tesislerde sertifikasyon ilkeleri uygulamalarının başarıları ve eksiklikleri belirlenmeye çalışılmıştır. Bunun için önceden belirlenen tesislerde gözlem ve incelemeler yapılmış, tesislerde görevli farklı meslek gruplarındaki personel ile yüz yüze anketler yapılmıştır. Anket sonuçlarına göre sertifikasyon uygulamaları ihracat artışı sağlamak (%30.56), pazar payını artırmak, işçi sağlığı ve refahını yükseltmek, tesis ve ürün kalitesini artırmak, su kalitesi ve çevre yönetimine faydalar sağlamaktadır. Sertifikasyonlarda en önemli yetersizlikler olarak su kalitesi analiz maliyetlerinin yüksekliği (%41.03), bürokratik engellemeler, üretim sonucu kirlenme, teknik elamanların sertifikasyon eğitimi eksiklikleri, eğitim ve sertifikasyon kuruluşları ile tesisler arasında işbirliği yetersizlikleri öne çıkmaktadır.

Servet Hazırbulan
Isparta University of Applied Sciences · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Kovada gölü'nün (İsparta) trofik durumunun indekslerle belirlenmesi

Dünyanın en önemli sucul ekosistemlerinden göller ve baraj gölleri, tarımsal sulama, balık avcılığı ve yetiştiriciliği turizm, içme suyu, rekreasyon, milli park ve su sporları amaçları için insanlığın muhtaç olduğu tatlısu kaynaklarıdır. Kullanım alanlarının çeşitli olması, aşırı kullanım ve son yıllarda yaşanan küresel iklim değişiklikleri nedeniyle göllerin üzerindeki olumsuz baskılar artmakta ve sonuçta göllerde istenmeyen bozulmalar, kirlenme durumlar ortaya çıkmaktadır. Bunların başında göllerin trofik durumun hızla değişimi ve ötrofikasyon gelmektedir. Göllerin ekosistem yapısı, kirlenme ve bozulmalar, kullanılabilirlik ve sürdürülebilirlik trofik durumları ile yakından ilgilidir. Dolayısıyla trofik durumun analiz ve hesaplamalara dayalı, nesnel, kolay uygulanabilir, gerçekçi yöntemler ile belirlenmesi ve yorumlanması göl yönetimi ve korunması trofik durum belirleme indeksleri geliştirilmiş ve küresel ölçekte uygulanmaya başlamıştır. Bu çalışmada Isparta ilinde bulunan, göl ve çevresinin milli park olarak tescil edildiği Kovada Gölünde Mayıs 2024-Ekim 2024 arasında yapılan aylık örnekleme ve analizlere dayalı olarak Carlson Trofik Durum İndeksi (CTSI), Yeni Zelenda Trofik Seviye İndeksi (NzTLI), Türkiye Yüzey Suları Kalite Yönetmeliği İndeksi (TrTLI) ve OECD kriterlerine göre trofik durum belirlenmiş ve yorumlanmıştır. Ayrıca gölü besleyen Kovada kanalında su kalitesi ölçüm ve analizleri yapılarak değerlendirilmiştir Toplam Fosfor, Toplam Azot, bulanıklık oldukça yüksek; Secchi diski derinliği çok düşüktür. Tüm trofik durum indeksleri ve ölçütlerine göre gölün trofik durumu ötrofik ve hipertrofik seviyelerdedir, çalışılan indekslerin tümü amaca uygun olup kullanılabilir. Kovada kanalının gölün su kalitesi ve trofik durumu üzerinde etkili olduğu görülmektedir, kanal ile göle taşınan tarımsal kirleticiler ve kuraklığa bağlı göl seviyesindeki düşme ve gölün giderek sığlaşması ötrofikasyonu şiddetlendirmektedir.

Kovada GölüTrofik durumu
Cemal Cevher
Isparta University of Applied Sciences · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2025
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

İzmir körfezi yumuşak substratumlarındaki amphipod topluluklarının dağılımı

İzmir Körfezi'nin yumuşak substratumlarındaki amphipod topluluklarının dağılımı belirlemek amacıyla 2001-2009 yılları arasında yapılan Körfez Projesi verileri değerlendirilmiştir. Değerlendirmeler sonucunda, İzmir Körfezi'nde dağılım gösteren toplam 108 amphipod türü olduğu belirlenmiştir. Ayrıca yapılan değerlendirmelere göre amphipod tür ve birey sayısının istasyon sayısına göre değişim gösterdiği anlaşılmıştır.

Bentik biyoloji
İsmail Erden
Ege University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Endüstriyel atıksu arıtımında mikroalg kullanımı

Bu tezin amacı, mikroalglerden yararlanılarak endüstriyel atıksu (tekstil endüstrisi atıksuyu) arıtımı araştırılması ve arıtma veriminin belirlenmesidir. Bu amaçla, tekstil endüstrisi atıksuyunun yeşil mikroalg Oocystis solitaria Wittrock, (1879) türünün büyümesi üzerine olan etkisi, klorofil tabanlı (Chl a ve Chl b) incelenmiştir.Tekstil atıksuyunun NO2-N, NO3-N, PO4-P, KOI parametrelerinin mikroalg kullanılarak giderimi verimi araştırılmış ve beraberinde pH, Ç.O, sıcaklık, tuzluluk, iletkenlik paremetreleri takip edilmiştir. Çalışmada kullanılan türü Oocystis solitaria Wittrock, (1879), Ege Üniversitesi Su Ürünleri Temel Bilimler Bölümü, Deniz Biyolojisi Anabilim Dalı, Ekoteknoloji laboratuvarı mikroalg kolleksiyonundan temin edilmiştir. Çalışmalar, Aydın Söke'de bulunan tekstil atıksu arıtma tesisinin iki farklı noktasından (aktif çamur çıkış, çıkış) alınan örneklerle ile gerçekleştirilmiştir. Elde edilen sonuçlara göre; tekstil endüstrisi atıksuyunda yetiştirilen O.solitaria biyokütle verimi, 10 ve 6 günlük çalışma grupları için sırasıyla; K(kontrol) %533-%92, Ç(çıkış) %151-%131 ve A.Ç.Ç (aktif çamur çıkış) %565-%348 olarak elde edilmiştir. Atıksu N, P, KOI giderim verimleri sırasıyla; NO2 %67-72, NO3 %28-45, PO4 %85-90, KOİ %97-98 olarak elde edilmiştir. Yapılan bu tez çalışmasıyla, O. solitaria türünün tekstil atıksuyunun fikoremediasyonu için yüksek potansiyeli olduğu tespit edilmiş ve dahası, tekstil atıksuyunun O. solitaria türünün kültüre edilmesindeki kullanım potansiyeli ortaya çıkarılmıştır.

Kemal Şimşek
Ege University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Akdeniz'deki Anthozoa (Cnidaria) çeşitliliği

Cnidaria şubesine mensup Anthozoa sınıfı, Hexacorallia, Octocorallia ve Ceriantharia olmak üzere üç altsınıfa ayrılmaktadır. Anthozoonlar Akdeniz'de farklı derinliklerde (0-2500 m) ve habitatlarda (alg, fanerogam, kum-çamur, kayalık, mağara) yaşamlarını sürdürürler. Bu tez kapsamında Akdeniz'in genelinde ve çeşitli havzalarında (Türkiye suları dâhil) dağılım gösteren anthozoon türlerinin güncel durumları derlenmiştir. Akdeniz'de şu ana kadar toplam 194 anthozoon türü kaydedilmiştir. Bu türlerden 126'sı Hexacorallia altsınıfına, 60'ı Octocorallia altsınıfına ve 8'i ise Ceriantharia altsınıfına dahildir. Türkiye sularında ise şu ana kadar 89 anthozoon türü rapor edilmiştir. Bu türlerden 6'sı Karadeniz'de, 74'ü Marmara Denizi'nde, 55'i Ege Denizi'nde ve 35'i ise Levant Denizi'nde dağılım gösterir. Akdeniz'de şu ana kadar 7 yabancı tür (Melithaea erythraea, Sagartiogeton laceratus, Diadumene cincta, D. lineata, Oculina patagonica, Pachycerianthus multiplicatus ve Oulastrae crispata) ve 45 endemik tür rapor edilmiştir. Akdeniz'de IUCN bölgesel Kırmızı Liste'de tehdit altında kategorisinde 17 anthozoon türü; Barselona ve Bern Sözleşmeleri kapsamında koruma altında bulunan toplam 13 anthozoon türü bulunmaktadır.

Türkiye
İdil Yelki Öz
Ege University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Boncuk koyundaki (Gökova körfezi) kum köpekbalıkları (Carcharhinus Plumbeus (Nardo, 1827)) üzerine koruma çalışması ve gözlem önerileri

Bu çalışmada, Özel Çevre Koruma Bölgesi olan Gökova Körfezi'nde yer alan Boncuk Koyu'ndaki kum köpekbalıklarının (Carcharhinus plumbeus (Nardo, 1827)) biyolojisi hakkında bilgi verilmiş; korunmasına katkı sağlanmış ve yemsiz sualtı kameraları ile doğal ortamlarında insan etkisi olmadan gözlem çalışması gerçekleştirilmiştir. Toplamda 3 istasyonda gerçekleştirilen, 112 günlük bir arazi çalışmasını içeren; 1440 saatlik video kaydı incelenmiş ve 41 kez kum köpekbalığı ile karşılaşılmıştır. Bununla birlikte, Gökova körfezinde yapılmış olan anket çalışmasında; balıkçılar, turistler ve yerel halk olmak üzere 3 grup ve toplamda 203 kişi ile birebir görüşülmüş ve istatistik programı ile tür ve bölge özellikleri ile ilgili bilgi düzeyleri ölçülmüş ve 3 grup birbiriyle karşılaştırılmıştır. Ayrıca bölgedeki koruma etkinliği Akdeniz Koruma Derneği tarafından % 31,8'lik bir artışla yasa dışı balıkçılık faaliyetlerinin önüne geçilmeye çalışılmıştır. Bölgede yeni çalışmaların devam etmesi için bazı gözlem önerileri sunulmuştur. Anahtar sözcükler: Carcharhinus plumbeus, Gökova Körfezi, Boncuk Koyu, Tür Koruma, Gözlem

Mert Ardar
Ege University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Türkiye denizlerinde dağılım gösteren Congridae (Teleostei: Anguilliformes) familyası türleri

Anguilliformes ordosuna ait Congridae familyası türleri Mıgrı balıkları olarak bilinmekte morfolojik olarak Anguillidae familyası türlerinden olan Yılan balıklarına benzemektedir. Her iki familya türlerinde dorsal ve anal yüzgeçler kaudal yüzgeç ile birleşmiştir. Mıgrı türlerinde dorsal yüzgeç ışınlarının başa daha yakın bir hizada başlamasıyla Yılan balığı türlerinden dış görünüşü ile kolaylıkla ayırt edilmektedir. Congridae familyasına ait dünya denizlerinde dağılım gösteren 30 genusa ait 195 tür bulunmaktadır. Türkiye denizlerinde ise Ariosoma balearicum, Gnathophis mystax ve Conger conger olmak üzere 3 genusa ait 3 tür dağılım göstermektedir. Bu türlerden ilk ikisi Türkiye'nin sadece Ege Denizi ve Akdeniz kıyılarında dağılım gösterirken C. congertürü ise tüm denizlerimizde dağılım göstermektedir. Ülkemizde dağılım gösteren Mıgrı balıklarının morfolojik ve biyolojik özelliklerinin tanımlandığı bu derleme çalışmasında konu hakkında gerek ülkemizde gerekse ülkemiz dışında yapılmış tüm araştırmalar ayrıntılı olarak incelenerek bir arada sunulmuştur. Gerçekleştirilen bu derleme çalışması ile türler hakkında ülkemizde eksik olan özellikle biyolojik bilgilerin varlığına dikkat çekilerek literatüre katkı sağlanmıştır.

Büşra Ulu
Ege University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Batı Karadeniz havzası'nın Ephemeroptera (Insecta) faunası

Bu çalışmada; Türkiye'nin 25 nehir havzasından biri olan Batı Karadeniz Havzası'nın Ephemeroptera faunasının tespiti ve türlerin ekolojilerinin incelenmesi hedeflenmiştir. Batı Karadeniz Havzası'nda akarsular ve göller olmak üzere 24 istasyon belirlenmiştir. Belirlenen istasyonlardan toplanan Ephemeroptera örneklemeleri sonucunda 9 familya, 19 cins ve 39 türe ait 2460 birey incelenmiştir.

Gülhan Küçüker
Ege University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Batı Karadeniz Nehir Havzası'nın Plecoptera (Arthropoda: Insecta) faunası

Bu çalışma kapsamında Batı Karadeniz Nehir Havzası'nda dağılım gösteren toplam 24 istasyondan toplanan örnekler incelenmiştir. 14 istasyonda Plecoptera ordosu bireylerinin varlığı tespit edilirken 10 istasyonda bu gruba ait bireye rastlanılmamıştır. Tez konusunu oluşturan canlılar sucul ve karasal olmak üzere iki yaşam evresi geçirirler, iki evre için de tür tayini mümkündür. Bu çalışmada canlıların suda geçirdikleri süreçteki formları olan nimf evresindeki bireyler incelenmiştir. Bentik bölgede yaşayan nimflerin örneklenmesi, D çerçeve kepçe kullanılarak substratın elle ve tekmelemeyle yerinden oynatılarak canlıların rahatsız edilip kepçeye alınması şeklinde gerçekleşmiştir. Nemouridae, Leuctridae, Perlodidae, Perlidae, Chloroperlidae familyalarına ait toplamda 12 tür ve bir alt tür tespit edilmiştir. Bunlar içerisinde en yaygın olanlar 4'er farklı istasyonda rastlanılan Leuctra collaris ve Perla pallida türleridir.

Tufan Göktürk
Ege University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Marmara denizi ve Türk Boğazlar sisteminde dağılım gösteren Echinodermata türlerinin biyoekolojik özellikleri

Bu tezde, Marmara Denizi ve Türk Boğazlar Sistemi'nde dağılım gösteren Echinodermata türlerini tespit etmek amacıyla çeşitli derinliklerde (0-1000 m) ve biyotoplarda örnekleme yapılmıştır. Yapılan 87 örneklemenin kalitatif ve kantitatif analizleri sonucunda 5 sınıfa ait toplam 33 tür ve bu türlere ait 40238 birey tespit edilmiştir. Bu türlerden 2 tanesi (Amphiura mediterranea ve Pawsonia saxicola) Türkiye denizleri için yeni kayıttır.

Başak Buharalı
Ege University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2018
00
DoktoraAçık ErişimTR

İran'ın kuzey ve batı kesiminde bulunan güncel içsu ostrakod (Crustacea) türlerinin biyocoğrafik dağılımı ve ekolojik özelliklerinin tespiti

İran denizel olmayan Ostracoda türlerinin taksonomik durumunu ve tayin anahtarını belirlemek için İran'ın kuzey ve batı kesiminde bulunan içsularından örnekleme yapılmıştır. Bunun için 4 farklı zamanlarda ekolojik olarak değişik sulak ortamlardan örneklemeler yapıldı ve toplam 115 istasyondan 12 yeni kayıt olmak üzere 37 tür bu çalışmada elde edilmiştir. Yeni kayıt türler arasından 2 tür (Heterocypris renata n. sp., Candelacypris alonsoi n. sp.) ilim dünyası için ilk defa tavsif edilmiştir. Bunlara ek olarak 2 tür (Strandesia ambigua nov. comb., Eucypris mareotica) revize edilerek taksonomik durumları ile ilgili tartışılmıştır. Bu araştırmada bulunan türlerin ekolojik özellikleri biostatistik yöntemlerle sonuçlanıp literatürdeki bulgularla karşılaştırılarak tartışıldı. Ayrıca, bulunan türlerin dünya çapında genel dağılımına da değinilmiştir. Bu çalışmada rastlanılan türler dahil, İran içsularında yapılmış literatür taranarak İran denizel olmayan Ostracoda kontrol listesi düzenlenmiştir ve sonuç olarak, denizel olmayan Ostracoda takson sayısı 82'e yükselmiştir.

Hamıdreza Rasoulı
Ege University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2018
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Ege Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Müzesi'nin (ESFM) cephalopod envanteri

Bu çalışmada Ege Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Müzesi bünyesinde bulunan cephalopod türleri incelenmiştir. 1988 yılından 2015 yılına kadar yapılan bilimsel çalışmalar ve seferlerle örneklenen cephalopod bireyleri ESFM müzesinde uygun koşullarda muhafaza edilip sergilenmektedir. Yapılan örneklemeler sonucunda cephalopodlar Marmara denizi, Ege Denizi, Akdeniz ve Kuzey Kıbrıs sularından elde edilmiştir. Bu çalışmaların sonucunda ESFM'de, Sepiida ordosundan 58 adet, Sepiolida ordosundan 230 adet, Teuthida ordosundan 106 adet ve Octopoda ordosundan 139 adet saklama kavanozunda farklı türlere ait bireyler bulunmaktadır. Müzede bulunan cephalopod türleri öncelikle temizlenerek, bilinen 4 adet saklama yöntemleri arasında en uygun olan formalinle saklama yöntemi kullanılarak kavanozlarda saklanmış olup, daha sonra kavanozların üzerine örneklemelere ait gerekli bilgiler etiketlenerek, bilgisayar ortamında kaydı tutulmuştur.

Yüksel Cem İzmirli
Ege University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2018
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Karadeniz Bölgesi akarsularının trıchoptera (Arthropoda: Insecta) faunası

Bu araştırmada, Mayıs 2014 - Ekim 2015 tarihleri arasında mevsimsel periyotlar ile 24 istasyondan 1021 birey toplanmıştır. Bireyler incelenerek tür düzeyinde teşhisleri yapılmıştır. Araştırma sonucunda, Karadeniz Bölgesi'nden Trichoptera takımına ait 8 familya, 20 tür belirlenmiştir. Bentik örnekler, önceden belirlenen 24 istasyonda 5 dakika süreyle Tekme Örnekleme Metodu kullanılarak (Kick Sample) el kepçesiyle alınmıştır. Kantitatif analizlere yönelik olarak örnekleme 3 tekrarlı yapılmıştır. Ölçümü yapılan su parametrelerinden sıcaklık, pH ve çözünmüş oksijen değerlerinin takson çeşitliliğinde belirleyici etken olduğu gözlenmiştir. İncelemeler sonucunda, 8 Familya (Hydropsychidae, Rhyacophilidae, Ecnomidae, Psychomyiidae, Polycentropodidae, Molannidae, Philopotamidae ve Limnephilidae) dahilinde 20 tür ve 1021 birey tespit edilmiştir. Araştırma bölgesinde devamlı olarak tespit edilen taksonlardan en baskın türün %42,02 ile Hydropsyche angustipennis olduğu, bununla beraber en az baskınlık gözlenen türlerin ise %0,1 ile Polycentropus flavomaculatus, Wormaldia subnigra, Molanna angustata ve Ecnomus tenellus olduğu saptanmıştır. Tespit edilen türlerden 8'si bazı istasyonların bulunduğu iller için yeni kayıttır. Anahtar Kelimeler:Karadeniz, Trichoptera, mevsimsel dağılış, su kalitesi,biyolojik indikatör

Erkut Özcan
Ege University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2018
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

İzmir Körfezi'nden alınan bazı diatom türlerinin büyümesi üzerine nütrient, ışık, sıcaklık ve tuzluluğun etkileri

Cylindrotheca closterium İzmir Körfezi'nde özellikle ilkbahar, yaz ve sonbahar mevsimlerinde baskın olabilen diatom türlerinden biridir. Bu tezde Cylindrotheca closterium türünün farklı sıcaklık, ışık şiddeti, nütrient konsantrasyonları ve tuzluluklar altındaki büyüme kinetikleri üzerine çalışılmıştır. Ayrıca türün gelecekte İzmir Körfezi'ndeki durumu küresel iklim değişikliğinin olası etkileri göz önünde bulundurularak tahmin edilmiştir. Işık ve sıcaklık deneyi eş zamanlı olarak yapılmıştır. 18 0C'de maksimum spesifik büyüme hızı µmax= 1,974276±0,167668 gün-1 ve yarı doygunluk sabiti KI=0,047799± 0,027594 olarak elde edilmiştir. Optimum olarak belirlenen %015 tuzlulukta spesifik büyüme hızı 2,012 gün-1 olarak hesaplanmıştır. Farklı amonyum, nitrat, reaktif fosfat ve reaktif silis konsantrasyonlarında elde edilen maksimum spesifik büyüme hızları sırasıyla 2,48144±0,612617 gün-1, 1,92402 ±0,314997 gün-1, 2,082751± 0,051604 gün-1 ve 1,970746± 0,190054 gün-1'dir. Bu nütrientler için bulunan yarı doygunluk sabitleri ise sırasıyla 17,83828±14,40044 μg at-NH4+-N, 27,31992± 19,040738 μg at-NO3--N, 0,252677±0,038891 μM PO4-P ve 0,332320±0,236107 μM Si'dir.

Hücre büyüme işlemleriIşık şiddetiKüresel ısınma+2
Merve Betül Üstün
Ege University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2018
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Orta Ege denizinde yaşayan fener balıklarının (Lophiidae) biyolojisi

Bu tezde, Eylül 2017 - Ağustos 2018 tarihleri arasında Orta Ege Denizi'nde mevsimsel olarak ticari trol balıkçılığı yapan tekneler tarafından avlanmış olan 558 adet fener balığının boy, ağırlık, yaş, eşey dağılımları ve oranları, boy – yaş, boy- ağırlık ilişkileri ve üreme dönemlerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Araştırma bölgesinden yakalanan örneklerin, % 48,9 u (273 adet) erkek, % 46,8'i (261 adet) ise dişi birey olduğu ve % 4,3'ü (24 adet) ise cinsiyeti belirlenememiştir. İlisyumdan yapılan yaş tahinleri ile II-XI yaş grubuna dahil örnekler bulunmuştur. Tüm bireylerin total boy (cm) ve ağırlık (g) değerleri sırasıyla 12 – 65 cm ve 24,5 – 4682 gr olarak bulunmuştur. Dişi(d), erkek(e) ve tüm bireyler(tb) için boy-ağırlık ilişkisi denklemleri sırasıyla; d: W = 0,0135*L3,0227, e: W = 0,0289*L2,7576 ve tb: W = 0,0165*L2,9478 olarak bulunmuştur. En yüksek gonadosomatik indeks (GSI) değeri ise 1,48 ile ilkbahar dönemine aittir. Tüm bireyler için sonsuz boy L∞=74.83 cm, K=0.18 yaş, t0= -0.34 ve ϕ =2.99 yaş olarak bulunmuştur.

Ahmet Mert Şenbahar
Ege University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2018
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Batı anadolu içsularında amatör balıkçılığın sosyo demografik ve ekonomik özellikleri

Bu çalışmada Batı Anadolu'daki amatör balıkçılığın sosyo-demografik ve ekonomik analizi ortaya çıkarılmıştır. Anket çalışması Ocak 2015 ile Kasım 2015 ayları arasında 141 amatör balıkçı ile görüşülerek gerçekleştirilmiştir. Anket çalışmasında sosyal-demografik, performans-efor, ekonomik, örgütlenme-yönetim, etik yaklaşım, güvenlik, av araçları bilgisi, çevre ve tür bilgisi, alışkanlık durumu, iletişim gibi konular işlenmiştir. Çalışma sonucunda, görüşülen amatör balıkçıların %28,3'ü 40-49 yaş aralığında olduğu, en çok tercih edilen türlerin sazan (%43,9) ve alabalık (%30,6) olduğu, %71,7'si evli, %48,2'si lise mezunu olduğu, tamamının bir günde 1-5 kg balık avladığı, %66,7'sinin 1001-2000 TL gelire sahip olduğu, %31,2'sinin avcılık için yaz aylarını tercih ettiği, %46,8'sinin balıkçılıkla ilgili bilgi edinmek için interneti kullandığı, %95'inin herhangi bir balık tutma organizasyonuna katılmadığı belirlenmiştir.

Mert Alyanak
Ege University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2016
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Marmara Gölü (Manisa) Gümüş balığı (Atherina boyeri Risso, 1810) populasyonunun mevsimsel besin kompozisyonunun incelenmesi

Bu tez çalışmasında, Marmara Gölü (Manisa)'den yakalanan 423 adet Gümüş balığı'nın mide içerikleri incelenerek, populasyonun besin kompozisyonu belirlemeye çalışılmıştır. Balıklar Kasım 2014 ve Temmuz 2015 tarihleri arasında 4 defa mevsimsel olarak yakalanıp incelenmiştir. Balıkların total boy uzunlukları 2,5-8,7 cm arasında dağılım göstermiş ve boy ortalaması 5,6 cm olarak gözlenirken, ağırlıkları 0,12g-3,53g arasında değişmiş ve ortalama 1,40g olarak gözlenmiştir Araştırma sonucunda farklı büyüme aşamasındaki örneklerin mide içeriklerinde, 4 mevsim boyunca Oligachaeta, Branchiopoda, Maxillopoda, Ostracoda, Insecta ve Malacostraca 6 farklı sınıfa ait organizmalar 78225 besin objesi belirlenmiştir.Cladocera Güz ve Yaz mevsimde daha çok bulunmaktayken, Kış ve İlkbahar mevsimlerinde ise en çok Copepoda örneklerine rastlanmaktadır. Bray-Curtis cluster analizi sonucunda mevsimler arasında en yüksek benzerlik, güz ve ilkbahar arasında bulunmaktadır. Anahtar Kelimeler: Atherina boyeri, Gümüş balığı, Marmara Gölü, besin kompozisyonu.

Ramonı Olajıde Hammed
Ege University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2016
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Perflorooktan sülfonat'a maruz kalan midyelerde (Mytilus galloprovincialis Lamarck, 1819) dna hasarının mikronukleus testi ile saptanması

İnsanlık var olma sürecinin başlangıcından beri sürekli olarak hem bulunduğu çevreden etkilenmekte hem de bulunduğu çevreyi etkilemektedir. Son yüzyılda sucul ekosistemler aşırı baskı altına alınmıştır. Çevreye giriş yapan Kalıcı Organik Kirleticiler (KOK) fiziksel, kimyasal ve biyolojik süreçler ile türetilen; doğal degredasyon (indirgenme) süreçleri sırasında direnç kazanarak yüksek direnç ve moleküler dengeye ulaşan kimyasallardan biridir. Kalıcı organik kirleticiler arasında yer alan Perflorlu Organik Bileşikler (PFCs) 'Emerging Pollutant= Yeni Geliştirilen Kirleticiler' olarak bilinmektedir. Bu çalışmada PFOS' un midyeler (Mytilus galloprovincialis) üzerindeki genotoksik etkisinin belirlenmesinde mikronukleus frekansı kullanılmıştır. Bunun için 30 gün boyunca PFOS' un artan konsantrasyonlarına maruz bırakılan midyelerden alınan örnekler incelenmiştir. Yapılan denemelerden elde edilen sonuçlara göre; midyelerin hemolenflerinde, Perflorooktan sülfonat' ın 4 mg/L konsantrasyonunun genotoksik hasarı yükselttiğini ve artan konsantrasyonlara bağlı olarak hemolenf hücrelerindeki mikronuleus frekansının ‰ 15,09' den ‰ 31,84' e kadar arttığı görülmüştür. Solungaç hücrelerinde mikronukleus frekansı ise kontrol grubunda ‰ 1,1 iken en yüksek konsantrasyonda (6 mg/L) ‰ 31,26 bulunmuştur.

Beyza Nalbantlar
Ege University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2016
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

İzmir İç Körfezi'nde su kolonu ve sedimentte biyojenik silis dağılımları

ÖZET İZMİR İÇ KÖRFEZİ'NDE SU KOLONU ve SEDİMENTTE BİYOJENİK SİLİS DAĞILIMLARI Merks, Gizem Yüksek Lisans Tezi, Su Ürünleri Anabilim Dalı Tez Danışmanı: Prof. Dr. H. Baha BÜYÜKIŞIK Ocak, 2017, 34 sayfa Bu tezin amacı, çözünmüş silikat kaynağı olarak sedimentin ne derece önemli olduğunu biyojenik silis, klorofil α, karbonat konsantrasyonları ve reaktif silis akışları ile ortaya koymaktır. Reaktif silis akışları tekne üstünde, deniz suyu ile sıcaklığı sabit tutulan akrilik tank içinde alınan karot örneklerinin inkübasyon denemeleri ile gerçekleştirilmiştir. Sedimentte karbonat, klorofil α, klorofil bozunma ürünleri, organik karbon, biyojenik silis ve Alüminyum ölçümleri yapılmıştır. Kış ve yaz aylarında karbonat çökelmesine dair deliller bulunmuş olup biyojenik silis üzerinde karbonat çökelmesi nedeniyle silikat çözünürlüğü etkilenmektedir. Reaktif silis akışlarını kontrol eden ana faktör kalsiyum karbonat miktarı ve biyojenik silis olmakla birlikte çimento materyalini oluşturan diğer değişkenler de verilerdeki varyasyonu azaltmaktadır (organik karbon gibi). Yaz periyodunda kışa göre çok daha yüksek olan sedimentten reaktif silis akışları gözlenmiştir ki nehirlerle gelen reaktif silis yükü yaz aylarında son derece düşük olduğu bilinmektedir. Böylece yaz mevsiminde sedimentten su kolonuna giren reaktif silis İzmir İç Körfezi'nde diatom baskınlığını sağlayan ana süreçtir. Nehirlerin çok daha az katkıda bulunduğu yaz aylarında daha düşük primer prodüktivite nedeniyle litojenik silt boyutunda katkının baskın olması ve reaktif silis akışını artırıcı etkisi nedeniyle diatom çoğalmalarını desteklemesi, halk sağlığı ve midye toplayıcılığı üzerinde olumlu etkileri ön plana çıkmaktadır. Anahtar Sözcükler: Biyojenik silis, reaktif silis akışları, karbonat çökelmesi, İzmir İç Körfezi.

Gizem Ateş
Ege University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2017
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Cnidaria filumu'na genel bakış ve bazı Anthozoa türleri

Su ürünleri, kalitatif ve kantitatif bakımdan çok geniş bir yelpaze içermektedir. Su canlıları insan besininin önemli bir kısmını oluşturduğu gibi birçok alanda kullanılan önemli bir hammaddedir. Su ürünleri denilince ilk akla gelen balık olmasına rağmen, birçok ülke besinsel değerinin yüksek olmasından dolayı balık dışında diğer su ürünlerinden de faydalanma yoluna gitmişlerdir. Bunun yanı sıra denizlerimizde her geçen gün küresel ısınma, kirlilik, aşırı avcılık gibi faktörlerden canlı populasyonu giderek erimekte stoklar azalmaktadır. Cnidaria phylumu Türkiye sularında 5 sınıf(Hydrozoa, Cubozoa, Scyphozoa, Staurozoa, and Anthozoa) olmak üzere 195 tür ile temsil edilir. 7 Anthozoan türü(Arachnanthus oligopodus, Bunodactis rubripunctata, Bunodeopsis strumosa, Corynactis viridis, Halcampoides purpureus, Sagartiogeton lacerates, and Sagartiogeton undatus) Türkiye deniz faunasında yeni kayıtlar teşkil ederler. Cnidaria phylumu için çeşitlilik gösteren etkin noktalar, Prens Adası, İstanbul Boğazı, İzmir Körfezive Datça Yarımadasıdır. Cnidarian türleri en çok 121 tür ile Ege Denizinde, en az 17 tür ile Karadenizde bulunurlar.

Çağdaş Çelik
Ege University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2017
00
DoktoraAçık ErişimTR

Özel çevre koruma bölgeleri sert substratum kommuniteleri üzerindeki korumanın etkinliğinin değerlendirilmesinde fotoğrafik verinin analizi

Bu çalışma Fethiye Özel Çevre koruma bölgesi sınırları içerisinde ve çevre koruma alanı dışında kalan civar bölgede, mevcut korumanın koruma olmayan alana göre bir farklılık yaratıp yaratmadığın belirlenmesi amacıyla Nisan – Kasım 2011 tarihleri arasında gerçekleştirilmiştir. Çalışma periyodu sürecince toplam 360 fotoğraf karesinin analizi yapılmış, elde edilen veriler deneysel tasarım ilkelerine göre analiz edilmiştir. Çalışmada Cystoseira spp.'den kaynaklanan mevsimsel dalgalanma dışında koruma bölgesi istasyonları ile kontrol bölgesi istasyonları arasında istatistiksel olarak önemli bir fark tespit edilmemiştir.

Senem Önen Tarantini
Ege University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2017
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Teke Deresi (Palu-Elazığ) epilitik ve epipsammik diyatomeleri

Bu çalışma da Elazığ iline 83 km uzaklıkta olan Palu- Beyhan yolu yedinci kilometrede bulunan Teke Deresi, Kevank Köyünden akarak Murat Nehriyle birleşmektedir. Dağlık bir alandan beslenmemesi, taşıdığı su miktarını etkilemektedir ve durum dereyi kaynak suları ile mevsim yağışlarına bağlı kılmaktadır. Teke Deresi'nden Mart 2023-Aralık 2023 tarihleri arasında iki istasyondan alınan epipsammik ve epilitik algler, bazı fiziksel ve kimyasal parametrelerle birlikte incelenmiştir. Bu araştırma süresince epipsammik alglere ait I. istasyonda 14 takson, II. istasyonda 22 takson ve epilitik alglere ait I. istasyonda 10 takson, II. istasyonda 17 takson kaydedilmiştir. Araştırma süresince Bacillariophyta'ya ait Ulnaria, Amphora, Cymbella, Navicula, Nitzschia ve Gomphonema epilitik ve epipsammik alg florası içerisinde sıklıkla ortaya çıkmaları ve nispi yoğunluklarıyla Teke Deresi'nde en önemli algler olarak kaydedilmiştir.

Tuba Karaosmanoğlu
Fırat University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2025
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Murat nehrinde (Palu-Elazığ) yaşayan capoeta umbla'nın otolit biyometrisi ve bazı büyüme parametreleri

Bu çalışmada siraz balığının (Capoeta umbla) otolit biyometrisi ile toplam boy - ağırlık ilişkiler incelenmiştir. Bu amaçla, toplam 52 adet balık örneği Murat Nehri'nin Beyhan Barajı Gövdesi ile Örencik 15. Avlak sahası arasında avlanan ticari balıkçılardan elde edilmiştir. İncelenen balık örneklerinin boy ve ağırlıkları; tüm balıklarda 17,10-46,20 cm ve 53,95-995,76 g olarak belirlenmiştir. C. umbla bireylerinin sağ ve sol otolit için ortalama otolit boyları ise sırasıyla 1,853-3,181 mm, otolit enleri 1,511-2,241 mm ve otolit ağırlıkları ise 0,0015- 0,0078 g olarak belirlenmiştir. Balığın toplam boyu ile otolit boyu ve otolit genişliği, yine toplam balık boyu ile otolit ağırlığı arasındaki ilişkiler pozitif yönde ve iyi düzeyde bulunmuştur. Balığın sağ ve solundan alınan otolitlerin boyları, genişlikleri ve ağırlıkları arasındaki fark istatistiksel olarak önemsiz bulunmuştur (P>0,05). Siraz balığının boy-ağırlık ilişkisi b değerleri tüm bireyler için 3,12, dişi bireylerde 3,0032 ve erkek bireylerde 3,1373 hesaplanmıştır. Bu nedenle büyüme tipi siraz balığı için pozitif allometrik olarak bulunmuştur. Sonuç olarak, bu çalışma, Siraz balığının Murat Nehri'ndeki popülasyonunun biyolojik özelliklerine dair literatüre önemli bir katkı sağlayacaktır.

Davut Yaylagülü
Fırat University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2025
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Teke deresi (Palu-Elazığ) zooplanktonu

Bu çalışmada, Teke Deresi'nin zooplankton faunası belilemek amacıyla Teke Deresi'nde belirlenen 3 istasyonda ocak 2023- aralık 2023 tarihleri arasında aylık periyotlarla örnekler alınmıştır. Ayrıca 12 ay boyunca su sıcaklığı, pH ve çözünmüş oksijen gibi fiziksel ve kimyasal parametrelerin ölçümleride yapılmıştır. Zooplankton örnekleri 55 μ göz açıklığına sahip standart plankton ağı kullanarak toplanmıştır. Araştırma sonucunda toplam 38 tür teşhis edilmiştir. Teşhis edilen türlerden 28 tür Rotifera, 6 tür Cladocera ve 4 tür ise Copepoda grubundandır. Tespit edilen grupların ortalama yoğunluğuna bakıldığında %78 ile Rotifera (123.723 birey/m³) en fazla bulunan grup olurken bunu sırasıyla %11 ile Cladocera (18.054 birey/m³) ve %10 ile Copepoda (16.461birey/m³) takip etmektedir. Teke Deresi'nde tespit edilen zooplankton gruplarının (Rotifera, Cladocera ve Copepoda) mevsimlere göre dağılımına bakıldığında en fazla yaz mevsiminde (200.718 birey/m³) en az sonbahar mevsiminde (47.790 birey/m³) rastlanmıştır. Shannon Weiner indeks analizi sonuçlarına göre tür zenginliğinin en yüksek olduğu ay 3. istasyonda nisan ayında (H'=2,25), en düşük indeks değeri ise 1. istasyonda ocak ayında görülmüştür (H'=0,60).

Hatun Yılmaz
Fırat University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2025
00
Yüksek LisansAçık ErişimEN

Büyük zap nehrinde (İrak) yaşayan arabibarbus grypus (heckel, 1843) (sabut) popülasyonunun bazi büyüme özelliklerinin belirlenmesi

The present study aims at examination of important growth traits and age structure of A. grypus (shabut) living in the Great Zab River, northern Iraq. Being a native cyprinid and species of great ecological and commercial importance in the Tigris- Euphrates basin, study of its growth dynamics is important in sustainable management of fisheries. Fish samples were monthly taken between September 2024 and February 2025 and biometric data including total length, weight, sex and age were subjected to standard fisheries science tools including length-weight relationships, condition factor (CF), and the von Bertalanffy Growth Function (VBGF). The age structure of the population was wide (I-XIII) indicating a stable low-exploitation environment showing constant recruitment. The length-weight relationship showed a close correlation (R 2 =0.97-0.98) with negative allometric growth (b < 3), meaning that the individuals increase more in length than in mass. The analysis of condition factors revealed that CF values were higher in females than males, with the peak at age IV, which was probably caused by reproductive investment. Slow somatic growth (k = 0.05) and long longevity that were also confirmed by VBGF parameters are characteristics of ecologically balanced habitat.

Omar Abdulazeez Abdulkareem Shwanı
Fırat University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2025
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Cip Baraj Gölü'ne dökülen akarsuların göle taşıdığı organik madde, bitki besin maddeleri ve katı madde miktarlarının araştırılması

Bu tez çalışmasında Cip Baraj Gölü'ne dökülen Cip ve Seli Çayları'nın göle taşıdığı organik madde, bitki besin maddeleri ve katı madde miktarlarının araştırılması amacıyla Ocak 2022-Haziran 2022 tarihleri arasında 6 ay süreyle su örnekleri alınarak ölçüm ve analizler gerçekleştirilmiştir. Araştırma süresince pH, su sıcaklığı, elektriksel iletkenlik, çözünmüş oksijen ve akım değerleri arazide yapılan ölçümlerle belirlenirken, tuzluluk, organik madde, toplam sertlik ve toplam alkalinite titrimetrik metotla laboratuvarda ölçülmüştür. Toplam çözünmüş katılar, ortofosfat, toplam fosfor, toplam azot, sülfat, silika, nitrit, nitrat, amonyum, klorür, toplam organik karbon ve kimyasal oksijen ihtiyacı gibi kimyasal parametrelere ait değerler laboratuvarda yapılan spektrofotometrik analizlerle tespit edilmiştir. Araştırma sonuçları, Su Kirliliği Kontrol Yönetmeliğine göre Cip Baraj Gölü'ne dökülen Cip ve Seli Çaylarında organik bir kirlilik olduğunu ortaya koymuştur.

Bitki besin maddeleriCip BarajıCip Çayı+3
Ömer Temel
Fırat University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Kuzeydoğu Akdenizde yaşayan sarıağız (Argyrosomus regius) balığının otolişt biyometrisi

Bu araştırmada, Mersin Körfezi'nde yaşayan Sarıağız ya da Muskar (Argyrosomus regius Asso, 1801) balığının balık boy ve ağırlıkları ile otolit boyutları arasındaki ilişkiler incelenmiştir. Argyrosomus regius türüne ait bireyler Mersin Körfezi Tuzla kıyılarında Aralık 2021- Eylül 2022 tarihleri arasında, yaklaşık 30-35m derinlikten ticari trol teknesiyle yakalanmıştır. Toplam 185 Argyrosomus regius bireyi (93 dişi ve 92 erkek) toplanmıştır. Her bir balık bireyinin otolit boyu (OB), otolit eni (OE) ve otolit ağırlığı (OA) değerleri sırası ile en yakın 0,01mm ve 0,0001g hassasiyetle ölçülmüştür. Yakalanan balıkların en yüksek ve en düşük boy ve ağırlıkları dişiler için sırasıyla 16,7-30,8cm ve 44,9-295,2 g ve erkekler için 16,5-30 cm ve 43,6-271,1g olarak bulunmuştur. Regresyon analizi değerlerine göre, toplam balık boyu – otolit boyu, otolit eni ile balık ağırlığı, otolit boyu ve otolit eni arasında pozitif ve orta derecede doğrusal bir ilişki olduğu saptanmıştır. Anahtar Kelimeler: Otolit biyometrisi, Muskar, Argyrosomus regius, Mersin Körfezi, Doğu Akdeniz

Mustafa Candaş
Fırat University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

İskenderun körfezinde yaşayan iskarmoz (Saurida lessepsianus) baliğinin otolit biyometrisi

Bu araştırmada, İskenderun Körfezi'nde yaşayan Gümüş ya da Iskarmoz (Saurida lessepsianus) balığının boy ve ağırlıkları ile otolit ölçümleri arasındaki ilişkiler incelenmiştir. Saurida lessepsianus türüne ait balıklar İskenderun Körfezi kıyılarından 2021-2022 avcılık sezonunda, yaklaşık 50-55m derinlikten ticari trol teknesiyle yakalanmıştır. Toplam 193 Saurida lessepsianus bireyi (65 dişi ve 128 erkek) toplanmıştır. Iskarmoz balıklarının otolit boyları (OB), otolit enleri (OE) ve otolit ağırlıkları (OA) en yakın 0,01mm ve 0,0001g hassasiyetle ölçülmüştür. Yakalanan balıkların en düşük ve en yüksek boy ve ağırlıkları dişiler için sırasıyla 12,5-26,4 cm ve 8,8-121,2 g ve erkekler için 12,4-24.4 cm ve 11,2-99,5 g olarak bulunmuştur. Regresyon analizi değerlerine göre, toplam balık boyu – otolit boyu, otolit eni ile balık ağırlığı, otolit boyu ve otolit eni arasında pozitif yönde ve orta derecede bir ilişki olduğu saptanmıştır.

İsmail Dilgin
Fırat University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2023
00
DoktoraAçık ErişimTR

Besleyici element kompozisyonundaki değişikliklerin mikroalglerde yağ içeriğine etkisi

Bu çalışmada Isochrysis affinis galbana (Prymnesiophyceae), Phaeodactylum tricornutum (Bacillariophyceae) ve Porphyridium cruentum (Rhodellophyceae) türlerinde azot sınırlamasının büyüme, lipid ve klorofil a içerikleri üzerine etkisi araştırılmıştır. Çalışmada azot sınırlamasının I. affinis galbana ve P. tricornutum'da lipid içeriğinin yükselmesine sebep olduğu saptanmış, %50 azot eksiltmesi yapılan çalışmada I. affinis galbana'da %30.91 lipid ve 0.755±0.03 gl-1 biyomas, P. tricornutum'da %30.18 lipid ve 0.978±0.02 gl-1 biyomas belirlenmiştir. Azotun tamamen çekildiği (%100 N(-)) çalışmada, P. cruentum'da lipid oranı (%11.23), diğer iki türe göre daha düşük bulunmuştur.

Leyla Uslu
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2011
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Balık yemi katkısı olarak ß(1,3) glukanaz üreten rekombinant maya (Saccharomyces cerevisiae)'nın oluşturulması

Yapılan bu çalışma ile ß(1,3) glukanaz geni SacI kesim enzimiyle kesilerek, pETG11(pUC18+ß(1,3) glukanaz) rekombinant vektöründen saflaştırma yöntemiyle elde edilmiştir. Daha sonra SacI kesim enzimiyle kesilen pRS416 vektörüne aktarılarak rekombinant vektör oluşturulmuştur. Yeni oluşturulan vektör ise pRS416G olarak isimlendirilmiş ve maya (Saccharomyces cerevisiae) için replikatif vektör geliştirilmiştir. Bundan sonra da pRS416G rekombinant vektörü elektroporasyonla Saccharomyces cerevisiae'ye transfer edilmiştir. Rekombinant Saccharomyces cerevisiae/pRS416G DNA'sının kalıp olarak kullanıldığı PCR reaksiyonu, %0.8'lik agaroz jelde incelenmiş ve yaklaşık 1.9 kbç büyüklüğündeki ß(1,3) glukanaz genine ait DNA bandı görüntülenmiştir. Ayrıca zymogram analizi sonucunda, rekombinant mayada ß(1,3) glukanaz geninin çalıştığını ifade eden sarı zon görüntülenmiştir.

Genetik vektörlerGlukanazKlonlama+1
Gamze Mazı
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2012
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Mavi yengeç (Callinectes sapidus) postlarva (Megalopa)'sının Yumurtalık koyu kuzey kıyısında yerleşimi üzerine bir çalışma

Bu çalışma ile Atlantik kökenli Mavi Yengeç Callinectes sapidus post larvasının (megalopasının) İskenderun Körfezi'nin kuzeybatısında yer alan Yumurtalık Koyu'nun kuzey kıyısında yerleşim zamanı, alanı ve miktarı belirlenmiştir. Ayrıca sıcaklık, tuzluluk, ayın fazları gibi ekolojik faktörlerin yerleşime olan etkileri araştırılmıştır. Yumurtalık Koyu'nda farklı dip yapısına sahip 4 istasyona yerleştirilen yapay yerleşim kolektörleri ile Haziran-Kasım 2011 tarihleri arasında birer günlük aralıklarla post larva örnekleri toplanmıştır. Çalışma sonunda 4 istasyondan toplam 28 Callinectes sapidus, 228 Portunus sp. ve 8 adet Portunidae familyasına bağlı diğer türlere ait post larvalar elde edilmiştir. Toplam 28 C. sapidus post larvasının %54'ünün deniz çayırlarının bulunduğu 2. istasyonda, %25'inin bataklık ve çamur dip yapısına sahip 1. istasyonda, %14'ünün kumlu ve otluk alan olan 4. istasyonda, %7'sinin kumlu dip yapısındaki 3. istasyonda yerleşim gösterdiği saptanmıştır. Mavi Yengeç post larvasının koyda ilk yerleşimi 17 Haziran, son yerleşim zamanı 14 Ekim olarak kaydedilmiştir. En yoğun yerleşim ise Ağustos ve Eylül aylarında görülmüştür (%86). En fazla sayıda Mavi Yengeç post larvası ayın dolunay evresindeyken elde edilmiştir. Kolektörlerde günlük en yüksek Mavi Yengeç post larvası 19 Temmuz (dolunay) ve 29 Ağustos (yeniay) tarihlerinde yakalanmıştır. Yumurtalık Koyu'nda çalışma süresince ortalama dip suyu sıcaklığı 25,1±0,9 , tuzluluk ?36,7±0,1 olarak belirlenmiştir. Sıcaklığın ve tuzluluğun zaman(aylar) ve istasyonlar için farklılığı önemli olarak saptanmıştır (p<0,05).

İrem Nur Yeşilyurt
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2012
00
DoktoraAçık ErişimTR

Berdan Çayı (Tarsus-İçel)'nın bazı su kalite özellikleri ve havza ile etkileşimi

Berdan Çayı'nın bazı kirlilik parametrelerinin araştırılması, su kalitesi ve havza ile etkileşim bakımından değerlendirilmesi amacıyla, çalışma Aralık 2008-Kasım 2009 tarihleri arasında 6 istasyonda gerçekleştirilmiştir.Yapılan çalışmada, incelenen su kalite parametreleri ve bunların düzeyleri; sıcaklık: 9,60-28,70 0C, pH: 7,65-8,72, çözünmüş oksijen: 5,10-13,50 mg/l, tuzluluk: 0,10-2,30 mg/g, elektriksel iletkenlik: 118-4255 µs/cm, toplam sertlik:134,90-1010,80 mg CaCO3/l, toplam alkalinite: 126-248 mg CaCO3/l, toplam askıda katı madde:1-343 mg/l, klorofil-a: 0,27-31,71 mg/m3, kimyasal oksijen ihtiyacı: 21,20-136,46 mg/l, nitrit azotu: 0,005-0,195 mg/l, nitrat azotu: 0,38-3,34 mg/l, amonyum azotu: 0,003-0,860 mg/l, toplam azot: 0,18-7,60 mg/l, ortofosfat: 0,0002-0,9256 mg/l, toplam fosfor: 0,02-3,89 mg/l, sedimentte ise toplam kjedahl azotu: 306-3482,93 mg/kg ve toplam fosfor: 143,94-588,81 mg/kg aralığında değiştiği tespit edilmiştir.Sonuç olarak, su kalite kontrol yönetmeliğine (SKKY) göre, sıcaklık, pH, çözünmüş oksijen, nitrat azotu ve amonyum azotu yönünden I. sınıf; nitrit azotu ve kimyasal oksijen ihtiyacı bakımından II. sınıf ve toplam fosfor değerleri yönünden III. sınıf olarak belirlenmiştir. Kirlilik nedenleri olarak sanayi ve evsel atık suları ile havzada yoğun olarak bulunan tarımsal alanlarda, kullanılan gübrelerin yağmur suları ile yıkanarak çaya karışması olarak değerlendirilmiştir. Berdan Çayı, havzasında yer alan yerleşim yerlerinin, fabrikaların ve tarımsal alanların atık suları için iyi bir alıcı ortam oluşturmakta, dolayısıyla çayın son bulduğu Akdeniz için bir tehdit oluşturmaktadır.

Özgür Özbay
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2012
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Azot eksikliğine bağlı stresin, fotobiyoreaktörde kültüre alınan phaeodactylum trıcornutum'un (Bacıllarıophyceae) lipid miktarına etkisi

Dışarı ortamda, tubular fotobiyoreaktörlerde kültüre alınan Bacillariophyceae sınıfına ait Phaeodactylum tricornutum (Bohlin)?da, lipid miktarının artırılması amacıyla uygulanan azot (N) sınırlamasının, hücre yoğunluğu, kuru madde, klorofil a, toplam karoten, protein ve lipid miktarı üzerine etkisi araştırılmıştır. Phaeodactylum tricornutum en uygun besi ortamında kontrol grubu olarak ve %50 oranında N?un eksiltildiği besi ortamında fotobiyoreaktörlerde kültüre alınmıştır. Çalışmada azot sınırlamasının kuru madde, klorofil a, toplam karoten ve protein miktarını azalttığı, ancak lipid oranını artırdırdığı belirlenmiştir. Kontrol grubunda lipid oranı %16.93, kuru madde miktarı 1.036±0.025 gL-1 ve protein %31.05 oranında belirlenirken, azot eksikliği uygulanan grupta lipid oranı %35.04, kuru madde miktarı 0.980±0.02 gL-1 ve protein oranı %8.87 olarak belirlenmiştir.

Burcu Ak
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2013
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Türkiye'nin kuzeydoğu(İskenderun Körfezi) kıyılarında bulunan caulerpa taxifolia var. distichophylla vahl c. agardh (chlorophyta) biyokütlesinin fiziko-kimyasal faktörlere bağlı mevsimsel değişimi

Bu çalışmada, ülkemiz kıyılarında ilk kez 2006 yılında İskenderun körfezinde tespit edilen ve Kuzeydoğu Avustralya–Yeni Kaledonya orjinli Caulerpa taxifolia var. distichophylla Vahl C. Agardh biyokütlesinin yıllar, sıcaklık, derinlik, seki disk derinliğine bağlı mevsimsel değişiminin incelenmesi amaçlanmıştır. İskenderun körfezinde çalışma alanı olarak belirlenen Samandağ (Çevlik) ve Arsuz'da, 2010–2011 tarihleri arasında yapılan çalışmalar sonucunda, C. taxifolia var. distichophylla Arsuz ve Çevlik istasyonlarında 5 metre derinlik konturunda saptanamamıştır. Çalışma alanındaki en yüksek biyokütle değeri ise, 2010 yılı kış mevsiminde 10 m derinlikte 18,66 gr/m² olarak bulunmuştur. Çalışmada bulunan değerler, Batı Akdeniz populasyonundaki değerlerden oldukça düşük; doğal populasyonlarla ilgili yapılan çalışmalarda bulunan değerlere ise yakın bulunmuştur. Yapılan çalışmaların sonucunda, İskenderun körfezi civarında dağılım gösteren Caulerpa taxifolia var. distichophylla'nın, doğal ortamındakine benzer dağılım gösterdiği anlaşılmıştır.

Kadir Serdar Akkaya
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2014
00
DoktoraAçık ErişimTR

Aşağı Ceyhan Havzasında bazı farmasötik maddelerin bulunurluğu ve mevsimsel değişimi

Bu araştırmada, Aşağı Ceyhan Havzası'nda fizikokimyasal su kalitesi parametreleri ve ağrı kesiciler (analjezik, antienflamatuvar ve antipiretikler), antibiyotik ve antibakteriyeller, kalp ve damar ilaçları (β- blokerlar), hipolipidemikler, santral sinir sistemi ilaçları ve narkotik ilaçlar gibi birçok ilaç sınıfından 110 farmasötik madde, 9 istasyonda, Eylül 2013 - Ağustos 2014 arasında mevsimsel olarak çalışılmıştır. Trenholm ve arkadaşlarının (2006) metodu modifiye edilmiş ve farmasötik analizlerinde kullanılmıştır. Örneklere Oasis HLB kartuş (5cc, 600mg) kullanılarak katı faz ekstraksiyonu uygulanmış ve LC-MS/MS cihazı kullanılarak tarama yapılmıştır. Tarama ile elde edilen 33 maddenin miktarsal tayinleri yapılmıştır. Su kalitesi parametrelerinden nitrit, IV. sınıf su kalitesinde belirlenmiştir. En yüksek konsantrasyonda tespit edilen farmasötik, yüzey sularında atık suyun indikatörü olarak kullanılan kafeindir (4880,00 ng/L). Diğer farmasötik maddeler sırası ile diazepam (374.00 ng/L), gabapentin (355,00 ng/L), lidokain (48,70 ng/L), etodolak (47.35 ng/L), metoprolol (43.60 ng/L), karbamazepin (24.25 ng/L), diklofenak (17.60 ng/L), flukonazol (15,95 ng/L)'dür. Miktarsal olarak tespit edilen diğer 25 maddenin konsantrasyonları ise 15 ng/L'nin altındadır. Karbamazepin ve lidokain, su örneklerinde en sık rastlanan farmasötik maddelerdir.

Su kalitesi
Evşen Güzel
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2015
00
DoktoraAçık ErişimTR

Balıklarda büyüme parametrelerinin Bayesyen istatistiksel yöntemle tahmini

Bu çalışmada balıkların büyüme parametrelerinin Bayesyen yöntemle tahmini incelenmiştir. Bu amaçla Nisan 2012 ile Aralık 2013 tarihleri arasında İskenderun Körfezi'nden araştırma avcılığıyla Mullus barbatus barbatus (L., 1758), Saurida lessepsianus (Russel, Golani, & Tikochinski, 2015) ve Upeneus pori (Ben-Tuvia & Golani, 1989) türleri örneklenmiş ve bu türlerin von Bertalanffy büyüme parametreleri Bayesyen yöntemle tahmin edilmiştir. Yapılan tahminler ayrıca klasik yöntemle yapılan tahminlerle de kıyaslanmıştır. Her üç tür için de, hem parametreler arası korelasyon açısından, hem de biyolojik olarak daha gerçekçi parametre tahmini olması sebebiyle Bayesyen yaklaşımın, büyüme parametreleri tahmini için avantajlı bir tahmin metodu olduğu anlaşılmıştır. Özellikle L_∞ ve t_0 tahminleri ele alındığında, klasik yöntemle yapılan tahminde, L_∞'un gözlenen en yüksek değerden ya çok büyük ya da küçük tahmin edilmiştir. Bayesyen yöntemde ise bu tahminin gözlenen en yüksek boydan büyük ancak daha gerçekçi olarak tahmin edilmiştir. Benzer şekilde balığın yumurtada geçirdiği sürenin ifadesi olan t_0'ın sıfıra mümkün olan en yakın değerde olması gerekirken, klasik yaklaşımda bu değerin sıfırdan oldukça farklı tahmin edildiği görülmüştür. Bayesyen yaklaşımla yapılan tahminde ise bu parametrenin her üç tür için de sıfıra oldukça yakın olarak tahmin edilmiştir. Biyolojik olarak geçerliliği yüksek olan tahminler yapmanın en önemli yolu, uygun istatistiksel tahmin yönteminin kullanılmasından geçmektedir. Bu çalışma ile Bayesyen yöntemin balıkların büyüme parametrelerinin tahmini için uygun ve etkili bir yöntem olduğu ortaya konulmuştur.

Bayes analiziBayes teorisiBayes yaklaşımı+5
Sedat Gündoğdu
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2016
00
DoktoraAçık ErişimTR

Kuzeydoğu Akdeniz, Türk Boğazlar Sistemi ve Karadeniz mesozooplankton topluluklarının bölgesel değişimi

Bu tez çalışmasında, Türkiye'ye kıyı veren üç farklı ekolojik özelliğe sahip Karadeniz, Türk Boğazlar Sistemi ve Kuzeydoğu Akdeniz'in epipelajik sularında, mesozooplankton dinamiklerinin bölgesel değişiminin belirlenmesi amaçlanmıştır. Bu bağlamda, 2008 yılının Mart-Nisan ve Eylül-Ekim aylarında basen geneli seferlerde toplam 56 istasyonda mesozooplankton örneklemeleri gerçekleştirilmiştir. Örneklemeler 200µm ağ göz açıklığına sahip açma kapama düzeneği ile donatılmış WP-2 tipi zooplankton kepçesi ile epipelajik su kolonunun kimyasal ve fiziksel özelliğine göre belirlenmiş farklı tabakalardan alınmıştır. Mesozooplankton bolluk ve biyokütlesinin hem basenler arasında, hem de basenlerin kendi içinde bölgesel ve dikey olarak değiştiği gözlenmiştir. Örnekleme alanlarının herbirindeki ortalama bolluk ve biyokütle değerlerinin ilkbahar mevsiminde, sonbahara oranla daha yüksek olduğu gözlenmiştir. Her iki mevsimde de en düşük ortalama mesozooplankton bolluk ve biyokütle değeri Kuzeydoğu Akdeniz'de, en yüksek ortalama mesozooplankton bolluk değeri Türk Boğazlar Sistemi'nde, en yüksek ortalama mesozooplankton biyokütle değeri ise Karadeniz'de gözlenmiştir. Çalışmada 159 Copepoda, 11 Chaetognatha ve 6 Cladocera türü tespit edilmiş olup, bunlardan sadece 13 Copepoda, 4 Cladocera ve 1 Chaetognatha türü tüm basenlerde ortak gözlenen türlerdir. Her bir örnekleme bölgesinde komünite yapısının farklı olduğu görülmüş, bu bölgeler kendi içinde de alansal ve dikey olarak farklılıklar sergileyerek farklı komunitelere ev sahipliği yapmıştır. Tür matrislerine uygulanan çok değişkenli analizler sonucunda komünitelerde farklı türler baskınlık göstermiş, komunitelerin şekillenmesinde, sıcaklık, tuzluluk, yoğunluk ve oksijen gibi çevresel değişkenlerin istatistiksel ilişkileri önemli bulunmuştur. Yüzey zooplankton bolluk ve biyokütle değerleri alansal olarak besin miktarının arttığı bölgelerde artmıştır. Basenler arası farklılıkların yanı sıra, basenlerin kendi içlerinde de farklılıklar sergilediği, bu farklılıkları büyük ölçüde çevresel koşulların yönlendirdiği sonucuna varılmıştır. Anahtar Kelimeler:Mesozooplankton, Kuzeydoğu Akdeniz, Karadeniz, Türk Boğazlar Sistemi

Bölgesel dağılımMesozooplankton
Tuba Kurt
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2016
00
DoktoraAçık ErişimTR

Dıflubenzuronun kültür ortamında Scenedesmus quadricauda, Phaeodactylum tricornutum (Fitoplankton) ve Daphnia magna (Zooplankton)'ya etkisi

Yürütülen çalışmada, su ortamına ulaşan pestisitlerden kitin sentezi önleyici olarak yaygın bir kullanıma sahip diflubenzuron etken maddesinin, laboratuvar ortamında kültüre alınan fitoplanktonik organizmalardan Scenedesmus quadricauda, Phaeodactylum tricornutum ve zooplanktonik organizmalardan Daphnia magna büyümesi üzerine etkisi çalışılmıştır. Diflubenzuron, Dünya Sağlık Örgütü'nün (WHO) belirlediği minimum ve maksimum uygulama dozları olan 0.02 ve 0.25mg/l olmak üzere iki yoğunlukta, mikroalg Scenedesmus quadricauda, Phaeodactylum tricornutum ile zooplanktonik organizma Daphnia magna'ya uygulanmıştır. Çalışma sonunda planktonik organizmaların diflubenzurondan olumsuz yönde etkilendiği görülmüştür. Diflubenzuronun fitoplanktonik organizmaların büyümesini yavaşlattığı, D. magna'da ise özellikle 0.25mg/l ölümlere neden olduğu belirlenmiştir.

Mehmet Uslu
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2016
00
DoktoraAçık ErişimTR

Mersin Körfezi'ndeki su, sediment ve bazı sucul organizmalarda ağır metal düzeylerinin aylık değişimi

Bu çalışmada Mersin Körfezi'nden temin edilen su, sediment, mavi yengeç (Callinectes sapidus), Japon karidesi (Penaeus japonicus), mırmır (Lithognathus mormyrus), keserbaş barbun (Mullus barbatus) ve dil balığı (Solea solea)'da ağır metallerden Cd, Pb, As, Zn, Cu ve Cr'un aylık ve mevsimsel yoğunlukları araştırılmıştır. Mersin ile Erdemli ve Silifke açıklarından seçilen üç istasyondan 2010 yılının Haziranından 2011 yılı Mayısına kadar olan dönemde aylık olarak örnekleme yapılmıştır. Su, sediment ve canlı örneklerindeki ortalama metal yoğunluklarının ülkemiz resmi makamlarınca belirlenen kabul edilebilir düzeylerin altında olduğu bulunmuştur. Ancak Mersin istasyonundan temin edilen sediment örneklerindeki Cr düzeyi ile her üç istasyon için mırmır örneklerinin bir kaçındaki Cd seviyesinin bu değerlerden fazla olduğu belirlenmiştir. Çalışılan örneklerdeki en yüksek ağır metal yoğunlukları Zn hariç diğer tüm metaller itibariyle sedimentte belirlenmiştir. En düşük yoğunluklar ise çalışılan metallerin tamamında deniz suyunda tespit edilmiştir. Çinko açısından ise en yüksek yoğunluk mavi yengeçlerde ölçülmüştür. Ağır metal düzeylerinin mevsimsel değişimleri ise çalışılan metale ve örneğin cinsine bağlı olarak farklılık göstermiştir. Ayrıca bu çalışmada ağır metaller açısından su, sediment ve canlılar arasındaki etkileşimler de araştırılmıştır. Sonuç olarak çalışılan ağır metaller açısından inceleme alanında net olarak bir kirlenme görülmemiş olsa da bazı materyal ve istasyonlarda sınır değerlere yakın veya yüksek ağır metal düzeylerinin tespit edilmiş olması, bölgenin ağır metal kirliliği açısından takip edilmesinin önemli olduğunu göstermiştir.

Lithognathus mormyrusMullus barbatusSolea solea
Mustafa Türkoğlu
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2018
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Türkiye'deki barbunya balıkçılığının resmi istatistiklere dayalı olarak değerlendirilmesi

Ülkemiz kıyılarında Mullidae ailesine ait beş barbun türü dağılım göstermekte olup; bunlardan keserbaş barbun (Mullus barbatus), tekir (Mullus surmuletus) ve Nil barbunu (Upeneus moluccensis) olmak üzere üç türe ait ticari av kayıtları tutulmaktadır. Bu tez kapsamında ülkemiz denizlerinden avlanan barbun (Mullidae) miktarının alan ve zamansal değişimleri ile farklı avcılık yöntemlerinin barbun avcılığındaki yeri Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından erişime açık olarak yayınlanan istatistiklerin yanı sıra, mikroveri seti kullanılarak ele alınmıştır. Her ne kadar farklı türler altında kaydedilseler de resmi istatistiklerde barbun balıklarına ait kayıtların tür düzeyinde değerlendirilemeyeceği görülmüştür. 1967-2019 yılları arasında toplam barbun avının Akdeniz ve Ege'de artış eğiliminde iken, Marmara'da azalış gösterdiği, Karadeniz'de ise değişmediği görülmüştür. Avın mekânsal dağılımı değerlendirildiğinde, Doğu Akdeniz ve Batı Karadeniz kıyılarının barbun avcılığında son derece önemli olduğu dikkat çekmektedir. Akdeniz, Ege ve Karadeniz'de barbun avının çoğu tekne boyu 10m'nin üzerinde olan balıkçılar tarafından karşılanırken, Marmara'da küçük ölçekli balıkçıların katkısı daha yüksektir. Marmara hariç tüm denizlerimizde barbun avında en yoğun kullanılan av aracı dip trolüdür.

Nuray Çelik Mavruk
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2021
00
DoktoraAçık ErişimTR

Balık yemi katkısı β-glukanaz enzimleri üreten rekombinant Bacillus subtilis suşlarının geliştirilmesi

Yapılan bu tez çalışması ile rekombinant Escherichia coli bakterisinden β-(1,3)-glukanaz genini taşıyan pRS416G vektörü izole edilmiş ve elektrotransformasyon tekniği kullanılarak Bacillus subtilis BR151 suşuna aktarılmıştır. Elektrotransformasyon sonucunda bu bakterilerin laminarin içeren plaklarda rekombinant koloni oluşturdukları gözlemlenmiştir. Rekombinant kolonilerin Congo-red boyaması sonucunda pozitif zon oluşturması ile de üretilen proteinin aktif olduğu anlaşılmıştır. SDS-PAGE ve zymogram analizlerinde ise β-(1,3)-glukanaz enziminden sorumlu 125 kDa büyüklüğündeki protein bandı gösterilmiştir. Diğer taraftan, β-(1,3-1,4)-glukanaz genini taşıyan rekombinant pNW33N/β-(1,3-1,4)-glukanaz plazmid DNA'sı, elektrotransformasyon tekniği kullanılarak Bacillus subtilis RSKK245 suşuna aktarılmıştır. Rekombinant B. subtilis RSKK245 kolonilerinin etrafındaki enzimatik aktivite bölgeleri Congo-red ile boyanarak gösterilmiştir. Enzime ait 26 kDa büyüklüğündeki protein bandı ise zymogram analizi ile gösterilmiştir. Elde edilen bu sonuçlar klonlanan genlerin başarıyla eksprese edildiğini göstermektedir.

Gamze Mazı
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Seyhan Baraj gölü'nde sıcaklık ve çözünmüş oksijenin derinliğe bağlı değişimi

Bu çalışma, Adana ili sınırları içerisinde bulunan Seyhan Baraj Gölü'nün Mayıs 2018 - Nisan 2019 döneminde 4 istasyonda sıcaklık ve çözünmüş oksijen profilini belirlemek amacı ile yürütülmüştür. Aylık olarak yüzeyden dibe doğru her metrede sıcaklık, çözünmüş oksijen, pH, toplam çözünmüş katı madde, iletkenlik ve bunların yanı sıra ışık geçirgenliği ölçümleri yapılmıştır. Gölde yaz aylarında sıcaklık ve buna bağlı olarak çözünmüş oksijen açısından tabakalaşma tespit edilmiştir. Çözünmüş oksijen profilinin klinograd olduğu belirlenmiştir. pH, toplam çözünmüş katı madde ve elektriki iletkenlik vertikal olarak değişim göstermemiştir. Işık geçirgenliği açısından göl mezotrofik karakterdedir.

Onur Ergül
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimEN

Some population dynamical parameters of bogue (Boops boops (L. 1758)) in Mersin bay and Iskenderun bay, (the northeastern levantine coast of Turkey)

Bogue, Boops boops (Linnaeus 1758), is one of the important commercial species in marine fisheries of Turkey. This study was performed to document feeding, growth, mortality, and exploitation rate of bogue population in Mersin Bay and Iskenderun Bay, the Eastern Mediterranean Sea. Between September 2019 and August 2020, a total of 967 specimens were collected from commercial fishers operating in the area. Total length (TL) ranged from 11.1 to 28.4 cm, and total weight (TW) ranged from 12.1 to 281 g. The exponential coefficient of the TL–W relationship (LWR) was significantly different between sexes (p<0.05). The LWR for juveniles, males, females, and combined sexes were estimated as W=0.011TL2.90 (R2=0.947), W=0.004TL3.29 (R2=0.912), W=0.002TL3.52 (R2=0.947), W=0.003TL3.38 (R2=0.941), respectively. The growth profile was found to be positive allometric, except for juveniles. The von Bertalanffy growth parameters were calculated as L∞ = 32.991 cm, k= 0.181 years-1 and t0= -1.928 years for combined sexes. The growth performance index was Ø =5.286. The total mortality, natural mortality and fishing mortality rates were estimated as Z=1.402, M=0.520 and F=0.882, respectively. The exploitation ratio was E=0.629, indicating that bogue stock inhabits Mersin Bay and Iskenderun Bay was overexploited. Therefore, the fishing pressure should be reduced to sustain its population. Stomach content of 190 specimens were examined 46 of which (24 %) were found containing undigested food. The diet composition consisted of larval and juvenile fish, copepods, shrimps, and squids. Larval and juvenile stages of invasive Bregmaceros nectabanus were the most dominant prey item occurring in the 95 % of the examined specimens with full stomachs. This provided a good example of how an invasive species became an important food item for a native species and can restructure the marine food web.

Lıban Isse Farah
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Akyatan lagünü (Karataş - Adana)'nde gümüşi havuz balığı (Carassius gibelio Bloch, 1982) populasyon dinamiği parametrelerinin belirlenmesi

Akyatan Lagünü'nde (Adana) Mart 2019 ile Şubat 2020 tarihleri arasında 12 ay boyunca aylık olarak örneklenen gümüşi havuz balığı (Carassius gibelio)'nın popülasyon parametreleri belirlenmiştir. Elde edilen toplam 234 adet gümüşi havuz balığı bireyinin 207 adeti dişi, 27 adeti erkek bireyden oluşmuştur, yaş dağılımları 0+ ve VI olarak belirlenen bireylerin ağırlık değerleri 47.73 ile 660.01 g arasında, total boy 14.0 ile 33.0 cm arasında tespit edilmiştir. İlk eşeysel olgunluk yaşı I (17.50 cm ) olarak belirlenmiştir. Olgun dişi bireyler Mart ile Ekim ayları arasında görülmekte olup; yumurtlama dönemleri yoğun olarak Mart ile Mayıs ayları arasındadır. von Bertalanffy Büyüme sabitleri TL (cm)=42.180, K =0.18340(yıl-1), TW (g)=1066.9798, t0 =-1.196(yıl) ve Ø´(Fi Üssü) =5.7878 bulunmuştur. Boy- Ağırlık İlişkisi W = 0.017* L3.0431(R2=0.9078), stoktan yararlanma düzeyi E = 0.99 yıl-1olarak tespit edilmiştir. Doğal nedenlerle oluşan ölüm M = 0.00103 yıl-1, toplam ölüm oranı Z = 0.306 yıl-1, balıkçılık nedeniyle ölüm oranı F = 0.305 yıl-1'dır. Akyatan Lagünü'nde Gümüşi Havuz Balığı aşırı derecede çoğalmış ve ilgili rezervuarımızı tamamen istila etmiş durumdadır. Anahtar Kelimeler: Carassius gibelio, Akyatan Lagünü,Üreme, Büyüme, Ölüm Parametreleri

Akyatan lagünüCarassius gibelioHavuz balığı+1
Burak Akyol
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Adana Karataş sahillerindeki ay yengeci Matuta victor (Fabricius, 1781) (Crustacea: Decapoda: Matutidae)'un bazı biyolojik özellikleri

Bu araştırmayla Doğu Akdeniz'e yeni giriş yapmış lesepsiyen Ay Yengeci (Matuta Victor) 'un Adana ili Karataş ilçesi sahillerinde bulunurluğu ve bazı biyolojik özellikleri ilk kez incelenmiştir. Çalışma 2020-2021 yılları arasında mevsimsel ve 0,5-3 m derinliklerde kumlu alanda gerçekleştirilmiştir. 93 dişi birey ve 27 'si yumurtalı, 270 erkek olmak üzere toplam 364 birey elde edilmiştir. Çalışma süresince en birey (146) ilkbahar mevsiminde yakalanmıştır. Dişi bireylerin 27,49-49,30 mm karapas genişliğinde dağılım ve ortalama 41,55±4,01 mm hesaplanmıştır. Erkek bireylerde ortalama 49,15±8,97 mm, 21,28-66,70 mm aralığında ölçülmüştür. Ortalama Karapas uzunluk ölçümleri dişilerde ve erkeklerde sırasıyla; 26,83±2,52 mm ve 32,71±5,85 mm; total ağırlıkları ise 8,79±5,45g ve 16,27±7,30 gr hesaplanmıştır. Yaz mevsiminde 26,95 mm karapas genişliğinde 1 juvenile yakalanmıştır. Cinsiyet oranı 2,16:1 (Erkek: Dişi) hesaplanmıştır. Tüm çalışma süresince erkek birey her mevsim daha fazla yakalanmıştır (p<0,05). Dişi, erkek ve tüm bireylerde hesaplanan morfometrik ilişkiler incelendiğinde negatif allometrik büyüme saptanmıştır. Karapas genişlik aralığında en fazla birey erkek ve dişilerde sırasıyla; 56,0-60,9 mm ve 46,0-50,9 gözlenmiştir. Kış ayları dışında diğer mevsimlerde yumurtalı dişiler elde edilmiştir. Karapas genişlikleri 35,31-48,84 mm ve ortalama 41,97±3,29 mm olan yumurtalı dişilerin, yumurta verimlilikleri ortalama 36822,04±29745,9 adet olarak hesaplanmıştır. Anahtar sözcükler: Brachyura, Matuta victor, Lesepsiyen, Karataş Sahili, Oransal Büyüme, Cinsiyet Oranı, Yumurta Verimliliği

Adana-KarataşBüyümeCinsiyet çeşitliliği+2
Tamer Leba
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

İskenderun körfezi'nde avlanan karides (Metapenaeus stebbingi Nobili, 1904), kum yengeci (Portunus segnis Forskal, 1775), kalamar (Loligo vulgaris Lamarck, 1798), barbun (Mullus barbatus Linnaeus, 1758) ve ıskarmoz (Saurida lessepsianus Russell, Golani & Tikochinski, 2015)'un amino asit ve besin kompozisyonunun araştırılması

Bu çalışmada İskenderun Körfezi'nden avlanan karides (Metapenaeus stebbingi Nobili, 1904), kum yengeci (Portunus segnis Forskal, 1775), kalamar (Loligo vulgaris Lamarck, 1798), barbun (Mullus barbatus Linnaeus, 1758) ve ıskarmoz (Saurida lessepsianus Russell, Golani & Tikochinski, 2015)'un besin madde bileşenlerinin ve yapılarındaki amino asit içeriklerinin tespit edilmesi amaçlanmıştır. Besin madde içerikleri açısından değerlendirmelerde kullanılan türlerin nem düzeyleri % 71 ile 81 arasında, ham protein düzeyleri % 14.81 ile 22.44 arasında, lipit düzeyleri %1.31 ile 4.65 arasında ve ham kül düzeyleri % 1.19 ile 2.62 arasında değişim göstermiştir. İncelenen türlere 16 adet amino asit tespit edilmiştir. Bunlardan dokuz tanesi esansiyel amino asit olan histidin, arjinin, treonin, valin, metionin, lösin, isolösin ve lizindir. Diğer altı tanesi ise esansiyel olmayan amino asitlerden aspartik asit, glutamik asit, serin, glisin, alanin, prolin ve tirozindir. Amino asit düzeylerinde türler arasında farklılıklar tespit edilmiş ve genel olarak karides ve ıskarmozun amino asit düzeylerinin diğerlerine göre daha yüksek olduğu belirlenmiştir. Anahtar kelimeler: Amino asit, Besin kompozisyonu, Balık, Karides, Kalamar, Yengeç

Amino asitlerBalıklarKalamar+4
Yasemin Özkütük
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Farklı renkteki LED ışık kaynaklarında azot ve fosfor eksikliğinde kültüre alınan Spirulina platensis'in büyümesi ve protein oranının belirlenmesi

Farklı renklerdeki (kırmızı, yeşil, mavi ve beyaz) LED ışık kaynaklarında azot ve fosfor sınırlamaları (%50 N ve %50 P eksiltmesi) yapılmak suretiyle laboratuvar ortamında kültüre alınan Spirulina platensis'in klorofil a, kuru madde, optik yoğunluk ve protein oranlarına etkisini belirlemek üzere yürütülmüştür. Büyümenin muamele grupları içinde en iyi beyaz ışık kaynağında olduğu belirlenmiştir. Kontrol gruplarında optik yoğunluk (OD) değerleri beyaz, mavi, yeşil ve kırmızı renk ışık kaynaklarında sırasıyla 1,554, 1,098, 1,088 ve 1,062 olarak tespit edilmiştir. Azot eksikliği uygulanan gruplarda ise beyazdan sonra mavi ve kırmızı; fosfor eksikliği uygulanan gruplarda ise beyazdan sonra kırmızı renk ışık kaynaklarında iyi bir gelişim gözlenmiştir. Protein oranları kontrol gruplarında en yüksek %76,59 ile kırmızı , en düşük %70,29 ile mavi renk ile aydınlatılan kültürlerde kaydedilmiştir. Azot ve fosfor eksikliği uygulanan gruplarda %66,87 ve %67,27 ile en düşük protein, mavi rengin uygulandığı kültürlerde saptanmış olup diğer gruplarda ise yüksek ve benzer bulunmuştur. Anahtar Kelimeler: Spirulina platensis, LED, Azot eksikliği, Fosfor eksikliği, Protein

Yasemin Söndür
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2024
00