Istanbul Technical University
Anabilim Dalı

Müzik Anabilim Dalı

Istanbul Technical University

87

Arşivlenen Tez

0

DOI Atanmış

0%

DOI Oranı

Anabilim Dalı

50 Tez
Sanatta YeterlikAçık ErişimTR

Post romantik iki Rus besteci: Rachmaninoff-Medtner ve Medtner'in tanınmayışı

Bu araştırmada, Rus müziğini ve onun belli bir döneminde (1850 -1950) yaşamış olan iki sanatçıyı; Rachmaninoff ile Medtner'i sanatçı kişilikleriyle ve eserleriyle tanımak ve tanıtmak amaçlanmaktadır. Ünü yaygın olan Rachmaninoff'u tanırken onunla benzer bir çizgiyi izlediği halde onun ölçüsünde tanınmayan Medtner'in de müziğe önemli katkıları olduğunu özellikle vurgulamak ve onun yeterince tanınmayış nedenlerini belirterek Medtner ile ilgili bir ?farkındalık? yaratmak bu çalışmanın temel amacıdır. Bu sonuca ulaşabilmek için:?Rus müziğini etkileyen evrensel müzik anlayışları, bunun yanı sıra Rusya'da oluşan yerel müzik akımları; söz konusu edilen sanatçıları etkilemiş olan Romantik Dönem başta olmak üzere genel nitelikleriyle ve sanatçılarıyla tanıtılmıştır.?Rus müziğinin tarihsel gelişimi genel olarak belirtilmiş, bu tarihsel gelişimi etkileyen sosyal ve toplumsal olaylar ile kişiler üzerinde durulmuştur.?Rachmaninoff ve Medtner'in sanatçı kişilikleri ve eserleri de ayrı ayrı tanıtıldıktan sonra bu sanatçıların ortak özellikleri ve etkileşimi üzerinde durulmuş; Medtner'in de arkadaşı Rachmaninoff ölçüsünde tanınmış olmasa da dönemine ve Rus müziğine katkıları belirtilmiştir.?Medtner, bu araştırmada kullanılan kaynakların ışığında, kendi zamanı ve koşulları içinde incelenmiş; sanatçının değeri, hak ettiği ölçüde tanınmayışının nedenleri açıklanarak bir ?farkındalık? yaratılmıştır.

BestekarlarNedtner, NicalaiRachmaninoff, Sergei+2
Bengi Baraz Çınar
Anadolu University · Güzel Sanatlar Enstitüsü
2010
00
DoktoraAçık ErişimTR

Çok sesli müzik ve Türk musikisi bağlamında Türkiye'de çello eğitiminin karşılaştırmalı incelenmesi

Viyolonseli hem makamsal Türk müziği, hem klasik Batı müziği alanında icra eden viyolonselci sayısı çok azdır. Bununla beraber her iki alanın viyolonsel sanatçıları birbiri hakkında ya hiç, ya çok az bilgi sahibidirler. Röportaj ile elde edilen verilerden yola çıkarak iki alanın arasında ciddi bir ayrışma saptanmış, oluşan ayrışmanın anlaşılabilmesi adına ayrışmaya sebep olan unsurlar ortaya çıkartılmaya çalışılmıştır. Her iki alanındaki durumu ortaya koymak üzere, iki müzik alanını da, elden gelen her açıdan tanımlayacak şekilde, tarihi, teknolojik, fiziksel, teknik, teorik, formal, pratik ve politik anlamlardaki süreçleri ile incelenmiş, iki müzik alanı da, objektif şekilde açıklanmaya çalışılmıştır. Bu şekilde iki alanda eğitim gören müzisyenler arasındaki yabancılaşmanın önüne geçebilmek konusunda katkıda bulunabilmeye çalışılmıştır. Ayrışmanın temelleri anlaşıldıktan sonra viyolonsel çalgısı özelinde bu ayrımın aşılması konusu üzerinde durulmuş, özellikle eğitim alanına değinilmiştir. Viyolonsel eğitiminde, her iki alanda kullanılan eğitim müfredatları birer havuzda toplanıp, sınıflar halinde verilmiştir. Bulgulardan hareketle iki alanı birbiri için daha anlaşılır kılacağı düşünülen önerilerde bulunulmuş, viyolonselciler için çeşitli seviyeler için, alternatif 20 adet çalışma parçası ile 5 adet geleneksel Türk müziği eseri her iki notasyon sistemi ile sunulmuştur. Böylece her iki alanın arasındaki ayrışmanın, farkındalık geliştirerek aşılmasına katkıda bulunabilmeye çalışılmıştır.

Şerif Can Ünver
Anadolu University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Ekrem Zeki Ün'ün "Yudumluk", "Tema ve Çeşitlemeler" adlı solo keman eserlerinin teknik ve müzikal açıdan incelenmesi

Bu tez çalışmasında 20yy.'ın önemli bestecileri arasında yer alan Ekrem Zeki Ün'ün iki solo keman eseri hakkında bilgi verilmiştir. "Tema ve Çeşitlemeler " ve viyola / keman enstrümanları için yazılmış olan "Yudumluk" adlı eserlerin analizlerine yer verilmiş, yorumculuk olanaklarına değinilmiş , form ve müzikal yapıları incelenmiştir. Yapılan çalışmada, bestecinin yaşamı ve sanatsal kimliği olan eğitimcilik ,şeflik ve bestecilik yönü hakkında da bilgi sunulmuştur. Bu kapsamlı inceleme, gelecekte bu eserleri yorumlayacak sanatçılara rehberlik etmek amacı taşımaktadır. Ekrem Zeki Ün, Türk müziği tarihinde önemli bir yere sahip olup, özellikle keman sanatçılarının repertuarlarında yer alması gereken eserler bestelemiştir. Bu yapıtlar, Türk müziğinin kendine özgü ezgisel yapısını uluslararası düzeyde tanıtma potansiyeline sahiptir. Ekrem Zeki Ün, yaşamı boyunca çağdaş Türk müziğinin gelişimine katkıda bulunmuş hem besteci hem de eğitmen kimliğiyle öne çıkmıştır. Sanatsal gelişim sürecinde yaratıcılığını sürekli olarak ileriye taşımış ve çağın gerektirdiği değişimleri yakından takip etmiştir. Bu düşünce doğrultusunda, keman için bestelenen söz konusu iki eser hem keman repertuarında hem de klasik Türk bestecilerinin yapıtları arasında önemli bir konuma sahiptir. Bu bağlamda, yapılmış olan bu çalışmanın, eserleri seslendirecek yorumculara yeni perspektifler kazandırması ve alandaki sınırlı kaynaklara bir katkı sunması amaçlanmıştır.

Hande Gürsel
Anadolu University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2025
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Karlheinz Stockhausen'ın Tierkreis başlıklı eserinin incelenmesi

Tierkreis (Zodyak), 1975-1976 yılları arasında 20. yüzyılın en önemli bestecilerinden Karlheinz Stockhausen tarafından bestelenmiş, herhangi bir tek sesli ve/veya çok sesli enstrümanla seslendirilebilen bir eserdir. Bestecinin en bilinen eserleri arasında yer alan Tierkreis, zodyağın on iki burcunun karakterini tanımlayan on iki melodiden oluşmaktadır. Bu on iki burç melodisi, ilk olarak, her bir burca atanan merkez tonlar ile oluşturulmuş bir zodyak tonu üzerinde, on iki ton ve formül tekniği ile Musik im Bauch (Karındaki Müzik) başlıklı eserin müzik kutuları için bestelenmiştir. Daha sonra Stockhausen, bu melodiler ile Tierkreis eserini bestelemiştir. Tierkreis eserinde, icracıdan farklı varyasyon olasılıkları arasından seçimler yaparak doğaçlamada bulunması ve eserin kompozisyon sürecine ortak olması beklenmektedir. Bu bakımdan Tierkreis, doğaçlamanın kullanıldığı repertuvar içinde önemli bir yere sahiptir. Ayrıca Tierkreis, zodyak tonu olgusunun kullanılması, icracının doğaçlamaya teşvik edilmesi ve bu yolla geleneksek icracılık sınırlarını zorlaması bakımından repertuvarda özel bir yere sahiptir. Bu tez çalışması ile, Tierkreis başlıklı eserin özelliklerinin açıklanması, eserin Türkiye'de tanıtılması ve eserin çalışma ve performans sürecine yönelik bilgi ve önerilerin örnek versiyonlar ile sunularak icracıların bilgilendirilmesine katkıda bulunulması amaçlanmaktadır. Tezin birinci bölümünde; Stockhausen'ın hayatı, besteci kimliği ve önemli vurmalı çalgılar eserleri incelenmiş, ikinci bölümünde ise; Tierkreis eserinde kullanılan zodyak tonu, form, stil ve kompozisyon teknikleri ve doğaçlama olgusu incelenmiş ve eserin çalışma ve performans önerileri örnekler ile açıklanmıştır. Anahtar Sözcükler: Vurmalı Çalgılar, Stockhausen, Tierkreis, Zodyak, Doğaçlama

BestecilikDoğaçlamaMüzik eserleri+3
Ceyda Onlat
Anadolu University · Güzel Sanatlar Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Sapkınlık ve suç bağlamında metal müziğin antagonist kodları

Metal müzik, özellikle 1980'ler ve sonrasında dünyada hızla yayılmaya başlamış ve suç ilişkileri nedeniyle beraberinde çeşitli ahlaki panikleri de körüklemiştir. Antagonist kodları, tarihindeki suçların daha fazla dikkat çekmesine vesile olmuş ve sapkın ya da suçlu müziği olarak etiketlenmiştir. Özellikle bazı antagonist kodların işlenen suçlarla direkt ilişkili olması bu etiketleri haklı çıkarmakta başarılı olmuştur. Norveçli Black Metal müzisyenleri tarafından 1990'larda işlenen suçların, müziğin ve imajın özellikleriyle eşleşmesi dikkat çekmiştir. Sonrasında Norveç'te yaşanan nefret cinayetleri, kilise kundaklamaları ve Vandalizm, taklitçi saldırılar olarak dünya geneline yayılmış ve Black Metal'in kültürünün bir parçası haline gelmiştir. Bu vakaların müzikle ilişkisini reddetmek mümkün olmasa da Metal müziğin dinleyicilerini suça itme potansiyeli tartışmalıdır. Konuya etiketleme teorisinin kuramcısı Becker'ın (2013) 'hariciler' (outsiders) kavramı üzerinden yaklaşmanın karanlıkta kalan bazı noktaları aydınlatmada yararlı olacağını uman bu araştırma, Metal müziğin antagonist kodlarının toplumsal etiketlemelerin sonucunda daha da aşırılaştığını öngörmektedir. Çalışma, Metal müzik kültürü içerisindeki antagonist kodları Sistematik Literatür Taraması yardımıyla toplamayı ve tematik olarak analiz edilen verileri sapkınlık ve suç bağlamında tartışarak yorumlayıcı bir üslupla aktarmayı; böylece geniş çaplı bir kaynak olmayı, eleştirel ve refleksif bir bakış sunmayı hedeflemektedir.

EtnomüzikolojiExtreme metal müzikRock-metal müzik
Şeyma Sever
Akdeniz University · Güzel Sanatlar Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Franz Joseph Haydn Re Majör Hob.VIIB:2 Viyolonsel Konçertosu'nun D.Popper, C.A.Piatti'nin etüd ve kaprisleri ile çalışılması için öneriler

Müzik tarihinde Klasik Dönem geleneğinin en önemli temsilcilerinden sayılmış Franz Joseph Haydn; oda müziği, konçerto, senfoni ve opera gibi hem enstrümantal hem de ses müziği türlerinde çok sayıda eser ortaya koyarak; kendi dönemi müziğinin en üretken bestecilerinden biri olmuştur. Viyolonsel için bestelediği iki konçerto, bu enstrümanın ses sınırları, çalış imkânları ve virtüöz kalitelerinin Klasik Dönem konçerto biçimi çerçevesinde olabildiğince sergilendiği; viyolonselin sahnede icra geleneğinin başlıca eserlerinden sayılmıştır. Bu çalışmanın birinci bölümünde, Avusturyalı besteci Franz Joseph Haydn'ın hayatı ve Klasik Dönem müziğine olan katkıları araştırılmış; Klasik Dönem konçerto geleneği çerçevesinde Haydn konçertoları ele alınmış ve Re Majör Hob.VIIb:2 Konçertonun formal kurgusu incelenmiştir. İkinci kısmında, David Popper ve Carlo Alfredo Piatti'nin müzik yaşamı ekseninde viyolonsel eğitimi repertuvarına katkıları ele alınmış; bu bağlamda Popper Op.73, Piatti Op. 25 başlıklı kitapların viyolonsel repertuvarındaki önemi tartışılmıştır. Üçüncü kısımda, Popper Op.73 ve Piatti Op. 25 viyolonsel metotları ile Joseph Haydn'ın Hoboken VIIb/2, Op.101 sayılı Re Majör viyolonsel konçertosunun çalışılması için öneriler ortaya koyulmuştur. Bu bilgiler çerçevesinde, çalışmanın alana katkı sağlayan Türkçe kaynak olması amaçlanmıştır.

BestekarlarBestelerEtüt+6
Ece Şensin
Anadolu University · Güzel Sanatlar Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Türk popüler müziğinde kadın bedeninin nesneleştirilmesi: Tarihsel, toplumsal ve sektörel bir analiz

Bu araştırma, Türk popüler müziğinde kadın bedeninin nesneleştirilmesi fenomenini postmodern feminizm, objektifikasyon, self objektifikasyon ve müzik endüstrisi gibi kavramlar çerçevesinde ele almayı hedeflemektedir. Araştırmanın amacı, Türkiye'deki popüler müzik sahnesinde kadın sanatçıların bedenlerinin nasıl objeleştirildiğini ve bu sürecin tarihsel, toplumsal ve sektörel bağlamlarını anlamaktır. Çalışma, kadın bedeninin müzik endüstrisi içerisinde nasıl temsil edildiğini ve algılandığını anlamak için postmodern feminizmin çoklu bakış açısını temel almıştır. Bu çerçevede, kadın bedeninin bir obje olarak algılanması ve kullanılması süreci incelenmiştir. Müzik endüstrisi içerisinde kadın sanatçıların deneyimleri ve yaşadıkları zorluklar da sistematik literatür taraması ve görsel işitsel kayıtlar ile incelenmişt ve elde edilen sonuçlara göre, popüler müzikte (indie ve pop müzik) kadın bedeni nesneleştirilmesi konusu üç ana başlık altında toplanmıştır. Birincisi anaakım pop müzik sektörü içerisindeki bedenlerini nesneleştiren kadın müzisyenler, ikinci olarak, indie müzik sektörü içerisinde başlayıp tanınırlığı arttıkça imajında değişiklik ile anaakım pop müzik imajına yaklaşan kadın müzisyenler ve indie müzik akımı içerisinde, bedenlerini nesneleştirme aracı olsarak kullanmayan kadın müzisyenlerdir.

Popüler müzikPostmodern feminizm
Emel Ünver
Akdeniz University · Güzel Sanatlar Enstitüsü
2024
00
DoktoraAçık ErişimTR

Azerbaycan halk müziği çalgı topluluklarının icra geleneğindeki heterofonik doku uygulamalarından yola çıkarak bir beste çalışmalası

Bu tezin amacı Azerbaycan halk müziği çalgı topluluklarında karşılaşılan icra uygulamalarının analiz edilmesi ve bu uygulamaların özgün bir eser besteleme sürecinde kullanılmasıdır. Çalışmada altı topluluğun kayıtları dinlenmiş, bu toplulukların tınısal ve icra özellikleri incelenmiştir. Verilerin güvenilirliğini ve geçerliliğini kontrol etmek amacıyla dört çalgıdan oluşan bir topluluk ile incelen parçalardan birisinin kaydı yeniden yapılmıştır. Bu kayıt orijinal kayıt ile karşılaştırılarak bir değerlendirme yöntemi uygulanmıştır. Bulgu ve yorum bölümünde toplu icra geleneğinden elde edilen verilerle temel unsurları içeren dört nota şablonu geliştirilmiştir. Bu şablonların amacı heterofonik dokuyu referans alarak özgün kompozisyon fikirleri oluşturma konusunda besteciye katkı sağlamaktır. Sonuç bölümünde elde edilen veriler incelenmiş ve değerlendirilmiştir.

AzerbaycanÇağdaş müzik
Yusıf Bayramov
Akdeniz University · Güzel Sanatlar Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Antalya "İncil Kilisesi" örneğinde ibadet, ritüel ve müzik

Din ve müzik, Hıristiyanlık içerisinde ibadetin ve ritüellerin temel bir bileşenini oluşturmaktadır. İncil'e dayalı inanç sistemlerinde ibadet ve ritüeller sıklıkla müzik eşliğinde gerçekleştirilmektedir. Özellikle Protestan kiliselerinde müzik, ibadetin önemli bir unsuru olarak kabul edilmekte ve kilise topluluğunun dini deneyimini zenginleştiren bir araç olarak işlev görmektedir. Bu bağlamda Antalya'daki Protestan İncil Kilisesi'nin ibadet ve ritüeller ile müziği nasıl ilişkilendirildiği ve topluluğun dini deneyimini nasıl etkilediği teo-müzikolojik perspektifinden incelenmektedir. Araştırma kilisedeki müzikal pratiklerin derinlemesine incelenmesi ve dini deneyimlerin anlamlandırılması üzerine odaklanılmaktadır. Antalya İncil Kilisesi örneğinde ibadet, ritüel ve müzik, din-müzik ilişkisinin teo-müzikoloji bağlamında anlaşılmasına katkı sağlamaktadır.

Öykü Özgül
Akdeniz University · Güzel Sanatlar Enstitüsü
2024
00
DoktoraAçık ErişimTR

Türkiye'de müzik devrimi sonrasında bir propaganda aygıtı olarak yazılı basın: Cumhuriyet gazetesi örneğinde bir eleştirel söylem analizi

Türkiye'de müzik devriminin söylem taşıyıcılarından biri olan olan Cumhuriyet gazetesi üzerinden yürütülen bu araştırmanın amacı 1930-2020 yılları arasında gazetenin nasıl ve hangi söylemlerle zaman zaman bir propaganda aracı gibi çalıştığına ilişkin bulgulara ulaşmak ve bu söylemlerin günümüze kadar uzanan sürekliliğini ortaya koymaktır. Bu amaç doğrultusunda Cumhuriyet gazetesinde 1930-2020 yılları arasında yer alan müzik devrimi söylemleri taranmıştır. Söylemler seçilirken çokça tekrar etmesi ve veri doygunluğuna ulaşmasına özen gösterilmiş, münferit örnekler varsa belirtilmiştir. Söylemler eleştirel söylem analizi ile ele alınırken Michel Foucault'nun jenealoji ve söylem alanı kavramları ile analiz derinleştirilmiştir. Böylece söylemler özneden uzaklaştırılmış ve söylem alanı içinde tarihsel ve kavramsal arka planı ile ele alınmıştır. Aynı zamanda araştırmada geçmişin modernleşme tahayyüllerini günümüzün koşulları üzerinden bir yargılamadan kaçınılmış, söylemlerin kültürel bellek ve kamusal alandaki sürekliliği gösterilmiştir. Sonuç bölümünde müzik devrimine ilişkin inşa edilen ve tekrarlanan söylemler ortaya konurken bu söylemlerin sürekliliği, birbiri ile olan ilişkisi ve alanın aktörlerine sağladığı hegemonik güç tartışılmıştır. Çalışmanın ana sonuçlarından biri, incelenen uzun zaman dilimi boyunca Türk müzik devrimine ait söylemlerin ülkedeki ve Cumhuriyet gazetesindeki değişimlere rağmen kayda değer bir süreklilik göstermesi olurken araştırma bu yönüyle alanyazında var olan müzik devrimi eleştirilerini tekrar eden çalışmalardan ayrılmakta, müzik devrimi söylemlerinin zamansal haritasını sunmaktadır.

Begüm Fulya Adızel
Akdeniz University · Güzel Sanatlar Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

CAKA yaz okulunda uygulanan keman eğitimine yönelik eğitimci, öğrenci ve veli görüşlerinin değerlendirilmesi

Cihat Aşkın ve Küçük Arkadaşları (CAKA) projesi, Türk keman virtüözü Prof. Dr. Cihat AŞKIN'ın 2001 yılında Bursa Uludağ Üniversitesi Devlet Konservatuvarı çatısı altında kurmuş olduğu bir proje olmaktadır. CAKA projesi, halen devam eden 23 yıllık eğitim öğretim faaliyetleri içerisinde eğitim şubeleri, masterclassları, çeşitli konser etkinlikleri ve Yaz ve Kış Okulu gibi etkinlikleriyle ulusal ve uluslararası alanlarda kendinden söz ettirmektedir. Bu çalışmada CAKA Yaz Okulunda uygulanan keman eğitimine yönelik eğitimci, öğrenci ve veli görüşlerinin değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Yapılan görüşmeler doğrultusunda CAKA Yaz Okuluna katılım öncesi hazırlıklar, keman eğitim süreci, yaz okulunun tercih edilme nedenleri, yaz okulundan faydalanılma durumları, bu yaz okulunun diğer projelerden benzer ve farklı yönleri ile gerçekleşen sosyal etkileşimler ele alınmıştır. Çalışma Türkiye'deki keman eğitiminde önemli bir yere sahip olan CAKA'nın yürütmekte olduğu yaz okulu bünyesindeki katılımcılarıyla görüşme yapılarak düşüncelerinin öğrenilmesi bakımından önemlidir. Çalışma iç içe geçmiş tek durum desenli nitel bir araştırmadır. Çalışmada veriler, doküman incelemesi ve yarı yapılandırılmış görüşmeler yoluyla elde edilmiştir. Verilerin analizinde tema ve betimsel analizden yararlanılmıştır. Çalışmada amaçlı örnekleme yöntemlerinden ölçüt örnekleme tekniği kullanılmıştır. Araştırma kapsamında CAKA Yaz Okulundaki keman eğitimcisi, keman öğrencisi ve keman öğrencilerinin velilerine yönelik 6 alt problem belirlenmiştir. 6 alt problem bulgular bölümünde tablolar şeklinde ana tema, kategori ve alt temalar halinde sunulmuş ve yorumları yapılmıştır. Katılımcılardan elde edilen görüşler orijinal halleriyle betimsel bir şekilde bulgular bölümünde verilmiştir. Araştırmada eğitimci, öğrenci ve velilerden elde edilen ortak sonuçlara göre; CAKA Yaz Okulunun katılımcılara deneyim kazandırdığı, sosyal bir ortamı olduğu, öğrencilere konser verme imkânı sağladığı ve öğrencilerin birbirleriyle tanışarak arkadaş olabildikleri görülmüştür. Elde edilen bu sonuçlar doğrultusunda araştırmada eğitimci, öğrenci ve velilere yönelik öneriler geliştirilmiştir.

Deniz Berk Aldut
Akdeniz University · Güzel Sanatlar Enstitüsü
2024
00
DoktoraAçık ErişimTR

Türk flüt eserlerinin müzikal özellikleri ve icra teknikleri açısından incelenmesi

Cumhuriyet dönemi politikalarının hızla yayılması sanat alanına da yansımıştır. Atatürk'ün talimatıyla sanat alanındaki yetenekli Türk gençleri Avrupa'ya gönderilmiştir. Müzik alanında da Türk Beşleri olarak anılan yetenekli Türk gençleri aldıkları eğitim gereği Batı stili formlarını kullanarak opera-bale, orkestra, birçok enstrüman için eserler bestelemişlerdir. Bestelenen eser türleri arasında yer alan büyük formlu Türk flüt eserleri bir batı çalgısı olan flütün hem batı formlarını hem de folklorik öğeleri içermesi sebebiyle Türk müziğinde önemli bir yeri bulunmaktadır. Bu nedenle bu araştırmada, uzman görüşü doğrultusunda seçilen üç büyük formlu (sonat ve konçerto) Türk flüt eserini müzikal özellikleri olan form yapısı, tonalitesi, temposu, ölçü birimleri, nüans terimleri, ifade terimleri, ölçü sayısı, sus sayısı ile icra tekniklerinden dil/artikülasyon ve parmak/ajilite açısından ve bu üç eserin kendi aralarında karşılaştırılarak ortak ve farklı yönlerinin ortaya çıkarılması amaçlanmıştır. Araştırma, karma yöntemler kullanılarak yapılmıştır. Araştırmanın nicel boyutunda yakınsak karma modelinin veri dönüştürme türünden, nitel boyutunda ise örnek durum (a sample case study) çalışmasından faydalanılmıştır. Araştırmada nicel boyutta flüt öğretim elemanları ve sanatçılara gönderilen anket formu ile üç bestecinin eserleri belirlenmiştir. Anket formu 61 flüt öğretim elemanına ve otuz 30 flüt sanatçısına gönderilmiştir. Bu anket formuna 33 flüt öğretim elemanı ve 9 flüt sanatçısı yanıt vermiştir. Flüt öğretim elemanları ve flüt sanatçılarının tercih ettikleri eserler ise birinci sırada Ekrem Zeki Ün' ün bestelediği "Flüt ve Piyano için Sonat", ikinci sırada Necil Kazım Akses'in bestelediği "Flüt Sonatı" ve üçüncü sırada Mesruh Savaş'ın bestelediği "Flüt Konçertosu Smyrna; Efsane ve Gerçek" eserleridir. Çalışmada nicel boyuttaki veriler betimsel istatistik yoluyla yüzde ve frekanslar alınarak çözümlenmiştir Çalışmanın nitel boyutunda ise eserlere yönelik notalar üzerinden dökümanlar ile veriler toplanmıştır Eserlerin icra teknikleri analizlerinde, eserlerin ortak ya da farklı yönlerinin karşılaştırılmasında, nicel boyutta frekans değerleri alınmıştır. Nitel boyutta ise içerik analizi ile çözümlenmiştir. Eserlerin müzikal analizleri yapılırken icra teknikleri ve müzikal özelliklerine yönelik temalar ve bu temaların karşılaştırılması tablolar halinde sunulup, içerik analizleri yapılmıştır. İncelenen üç eserden elde edilen bulgular doğrultusunda müzikal özellikler açısından atonalite, modal ve makamsal dizi kullanımı ve ritmik unsurların sürekli değişiminin ortak olduğu tespit edilmiştir. İcra teknikleri açısından ise dil/artikülasyon tekniklerinden legato, accent, staccato tekniklerinin, parmak/ajilite tekniklerinden ise en çok triole, çarpma, trill ve kromatik dizi tekniklerinin kullanıldığı tespit edilmiştir.

Ümran Ezgi Özyörük
Akdeniz University · Güzel Sanatlar Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Cumhuriyetten günümüze Yunus Emre algısının Türk müziğine yansıması

Bu çalışmanın amacı, Cumhuriyetten günümüze Yunus Emre algısının Türk müziği içerisinde yer alan; Türk Sanat Müziğine, Türk Halk Müziğine, Çağdaş Çok Sesli Türk Müziğine ve Güncel Popüler Türk Müziğine nasıl yansıdığını ortaya koymaktır. Nitel araştırmalarda kullanılan durum çalışması modellerinden örnek olay durum çalışması olarak tasarlanan bu çalışmada, dokümanların incelenmesi sonucunda oluşturulan tablolar betimsel analiz yöntemi ile analiz edilmiştir. Araştırmanın sonucunda Türk Sanat Müziği ve Türk Halk Müziği alanında Yunus Emre, tasavvuf düşünce dünyasının ilahi aşkla şiirler yazan şairi olarak karşımıza çıkmaktadır. Çağdaş Çok Sesli Türk Müziği alanında Yunus Emre milli kimliğin kurucu figürleri arasında yer almış, ilahileri çok sesli müzikle buluşmuş, şiirleri oratoryo gibi batılı müzik formlarıyla bestelenmiştir. Güncel Popüler Türk Müziğinde ortaya çıkan Yunus Emre algısı ise arabesk müzikten Anadolu pop-rock'a, protest müzikten rap müziğine kadar her kesimin Yunus Emre şiirleri üzerine besteler yaptığı tespit edilmiştir. Yunus Emre'nin Türk müziğinde politik duruşları birbirinden farklı birçok besteciye ilham kaynağı olduğu ve Türk müziği türlerinin birçoğunda Yunus Emre şiirleri üzerine besteler yapıldığı sonucuna varılmıştır.

Ercan Işkıncı
Akdeniz University · Güzel Sanatlar Enstitüsü
2024
00
DoktoraAçık ErişimTR

Ses kayıt sürecinde analog tabanlı işlemciler ile yazılım tabanlı işlemcilerden elde edilen verilerin karşılaştırılması

Bu çalışmanın amacı, ses kayıt sürecinde analog tabanlı işlemciler ile yazılım tabanlı işlemcilerin karşılaştırılmasına yöneliktir. Bu amaç doğrultusunda vokal ve gitar döngüleri kullanılarak analog tabanlı işlemciler ile yazılım tabanlı DSP işlemciler, miks sırasındaki analog tabanlı işlemciler ile yazılım tabanlı işlemciler ve analog tabanlı işlemciler ile yazılım tabanlı plug-in'ler arasındaki farklılıklar incelenmiştir. Araştırma betimsel analiz yöntemiyle yürütülmüş, araştırmanın evrenini; müzik yazılımlarından oluşan software programlar ve bu programlarla çalışan bilgisayarlar ile analog tabanlı tüm işlemciler oluştururken, örneklemi ise DAW (digital audio work station) içerisinde çalışan ton-frekans-dinamik yazılım tabanlı işlemciler ile analog tabanlı işlemcilerden oluşmaktadır. Araştırmada önceden hazırlanmış olan vokal ve gitar döngüleri analog ve yazılım tabanlı sinyal işlemciler kullanılarak veriler Steinberg firmasına ait olan Cubase 12 DAW ses istasyonunda toplanmıştır. Bulguların analizinde ve çözümlenmesinde ise Fabfilter Pro-Q3 ekolayzer spektrum analizörü, TB Pro Audio tarafından geliştirilen mvmeter2, Izotope firmasına ait Insight 2 Pro metering ile Spektrogram kullanılmıştır. Araştırmanın sonucunda, ses kayıt sürecinde analog tabanlı işlemciler ile yazılım tabanlı işlemcilerden elde edilen verilerin çeşitli açılardan farklı olduğu ortaya çıkmıştır.

Mehmet Özkeleş
Akdeniz University · Güzel Sanatlar Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Piyano eğitiminde temel tekniklerin öğretilmesinde analojik yaklaşımlara yönelik eğitimci görüşleri

Çalgı eğitiminde analojik yaklaşımlar, öğrencilerin soyut müzik kavramlarını somut örneklerle ilişkilendirerek anlamalarını ve kavramalarını kolaylaştırmaktadır. Analojiler, öğrencilerin müzikal ifadelerini ve teknik becerilerini geliştirmelerine yardımcı olurken, aynı zamanda kavramsal anlamda müziği daha kapsamlı bir şekilde içselleştirmelerine de olanak tanımaktadır. Ayrıca, müzikal ifadeleri açıklamak için de analojiler kullanılır; bir melodinin akışı, bir nehrin akışı gibi betimlenebilir, böylece öğrenciler müziğin dinamiklerini ve duygusal tonunu daha iyi kavramalarına yardımcı olmaktadır. Analojiler, öğrencilere müzikal kavramları ve teknikleri daha etkili bir şekilde öğretmek için güçlü araçlar sunmakta ve müzik eğitiminde önemli bir yer tutmaktadır. Dolayısıyla araştırmanın amacı, piyano eğitiminde temel tekniklerin öğretilmesinde analojik yaklaşımlara yönelik eğitimci görüşlerini almaktır. Bu amaç doğrultusunda piyano eğitimcilerinin kullandıkları analoji örnekleri, teknik gelişim, müzikaliteye yönelik kullandıkları analojiler ve eğitimcilerin bu yaklaşımları faydalı bulup bulmama durumuna yönelik görüşleri değerlendirilmiştir. Bu çalışmada nitel araştırma yöntemlerinden biri olan durum çalışması desenlerinden bütüncül tekli durum deseni kullanılmıştır. Veriler doküman incelemesi ve yarı yapılandırılmış görüşme tekniği ile toplanmıştır. Verilerin analiz aşamasında tema analizi ve betimsel analizden faydalanılmıştır. Araştırmanın örneklemi kolay ulaşılabilir durum örneklemesi yöntemi olup, Akdeniz Üniversitesi Antalya Devlet Konservatuarı'nda Piyano Anasanat Dalı'nda eğitim vermekte olan eğitimciler oluşturmaktadır. Araştırma kapsamında piyano eğitiminde temel tekniklerin öğretilmesi aşamasında analojik yaklaşımlara yönelik eğitimci görüşleri alınmıştır. Görüşlerden elde edilen veriler tablolar şeklinde ana tema, kategori ve alt temalar halinde sunulmuştur. Bulgular bölümünden elde edilen veriler doğrultusunda, birinci alt problemden 9 kategori 31 alt tema, ikinci alt problemden 7 kategori 13 alt tema, üçüncü alt problemden 3 kategori 15 alt tema ve son olarak dördüncü alt problemden 1 kategori 8 alt tema sonuçları elde edilmiştir.

AnalojiMüzik eğitimiPiyano+1
Fıdan Taghızade
Akdeniz University · Güzel Sanatlar Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

20. yüzyıl Azerbaycan müziği ve Kara Karayev'in eserlerinde doğu-batı etkileşimi

Çalışmanın ilk bölümde, 20. yüzyıl müziği ve Azerbaycan müziği hakkında genel bilgi verilmiş, tarihsel gelişim süreci ve Azerbaycan halk müziği ("Halk türküsü", "Danslar", "Muğam Sanatı" ve "Âşık Sanatı" ) incelenmiştir. Zor bir dönemden geçmiş olan Azerbaycan müziği ve bestecileri Sovyet baskısı altında yaşadığı kültürel savaştan dolayı, milli müzik ruhunu kaybetmeyerek yeni nesillere aktarmışlardır. İkinci bölümde, Bestecilik okulunun tarihsel süreci ve Besteci Yaratıcılığı ve Müzik Kültürünün Gelişim Dönemleri incelenmiştir. 20. Yüzyılın önemli bestecilerinin hayatı, müziği, doğu-batı bağlamındaki katkıları belirtilmiştir. Çalışmamızın son bölümünde, Karayev çalışmalarındaki "Üçüncü Senfonisi" "Yedi Güzel", "Yıldırımlı Yollarla" baleleri, "Don Kişot" senfonik gravürleri ve "Alban Rapsodisi" eserleri, Doğu-Batı bağlamında genel analiz yapılmıştır. Besteci bu eserlerinde her milletin millî düşünce tarzını müzik diliyle aktarmayı başarmıştır. Anahtar kelimler: Muğam, Azerbaycan Müziği, Doğu-Batı, Kara Karayev, 20. Yüzyıl

20. yüzyılAzerbaycanAzerbaycan müziği+6
Parviz Musayev
İstanbul University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
DoktoraAçık ErişimTR

S. Kubrick Sinemasında müzik öğesi: "Barry Lyndon" filmi örneği

Bu araştırma, auteur yönetmen Stanley Kubrick'in Barry Lyndon (1975) filminde kullanılan müziklerin, film yapısındaki işlevlerini ve sahne kompozisyonlarıyla kurdukları ilişkileri incelemek amacıyla gerçekleştirilmiştir. Film ile müzik arasındaki biçimsel yapı, dönem estetiği ve ana karakterin gelişimi bağlamında değerlendirilmiştir. Araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden "örnek olay durum çalışması" modeli kullanılmış; veriler dokümanlar yoluyla toplanmış, betimsel ve içerik analizi yoluyla ortaya konmuştur. Araştırmada kullanılan tablolar, görseller ve notalar; kavramsal çerçeve, bulgular ve yorumlar bölümleriyle bütünlük sağlayacak biçimde yapılandırılmıştır. Filmde müzik, sahnelerin yapısına bağlı olarak dramatik bütünlük, karakter eylemleri ve sınıfsal temsil alanlarında anlatıyı destekleyen işlevler üstlenmiştir. Kullanılan eserler, dönem estetiği ve karakter dönüşümüyle eşzamanlı biçimde yapılandırılmış; görsel kompozisyonlarla kurduğu ilişkiler doğrultusunda analiz edilmiştir. Ritim ve mekânla birlikte sahnelerin duyusal yapısını biçimlendiren müzik, anlatının zaman algısını düzenleyen yapısal bir unsur olarak değerlendirilmiştir. Bu araştırmada müzik, anlatının temel belirleyicisi olarak konumlandırılmış; filmde yer alan diğer ifade araçlarıyla kurduğu çok katmanlı ilişkiler doğrultusunda değerlendirilmiştir. Edebi kaynakla olan bağ, sahne kompozisyonları, kamera hareketleri ve aydınlatma tercihleri, müzikle bütünleşik biçimde çözümlenmiştir. Müzik, yalnızca estetik bir öğe olarak değil; sahnelerin ritmini, zaman akışını ve dramatik yapısını biçimlendiren kurucu bir yapı taşı olarak ele alınmıştır. Dönem estetiğini destekleyen ve karakterin film içindeki konumunu görünür kılan işlevi, tüm yapı boyunca temel rol üstlenmiştir. Tema müziği olan Sarabande, farklı düzenlemeleriyle leitmotif olarak yapılandırılmış; kurgunun eksenine yerleştirilmiştir. Diğer müzikler, karakterin sosyal konumu, içsel yalnızlığı ve sınıfsal geçişleri ile sahne yapıları arasında ritmik ve tematik bağlar kuracak biçimde seçilmiştir. Diegetik ve diegetik olmayan müziklerin dağılımı, gerçeklik düzeyleri arasında geçişler oluşturmuş; anakronistik tercihler ise zaman akışını kesintiye uğratarak filme düşünsel bir uzaklık kazandırmıştır. Bu çalışma, müzik odağında yapılandırılmış disiplinlerarası yaklaşımıyla, filmdeki yapı, görsel düzen ve zaman kullanımı arasındaki ilişkileri bütünlüklü biçimde ortaya koymuştur. Anahtar Sözcükler: müzik, sinemada müzik kullanımı, anakronizm, Stanley Kubrick, Barry Lyndon.

Evren İdil Yazan
Akdeniz University · Güzel Sanatlar Enstitüsü
2025
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Erzurumlu Aşık Sıtkı Eminoğlu'nun sanat hayatı ve müzikal eserleri

Erzurum yöresinde müzik kültürü, kuşaktan kuşağa aktarılarak günümüze kadar varlığını sürdürmüştür. Bu aktarımda, edebiyatın ve kültürün önemli temsilcileri olan âşıkların büyük rolü vardır. Erzurum yöresinin müzik kültürünü koruyan ve taşıyan, aşıklık geleneğinin yaşayan en önemli temsilcilerinden biri Aşık Sıtkı Eminoğlu'dur. Bu araştırmanın amacı, aşıklık geleneği günümüz temsilcilerinden Erzurumlu Aşık Sıtkı Eminoğlu'nun yaşamı ve sanat hayatını incelemek, eserlerini araştırmacı tarafından derlenerek kayıt altına almak, bu eserlerin müzikal özellikleri ve sözlerinde işlenen konuların analizini yapmaktır. Yapılan bu çalışmada; nitel araştırma yöntemlerinden anlatı analizi çatı deseni altında yer alan biyografi analizi deseni doğrultusunda modellenmiştir. Veriler, doküman incelenmesi ve görüşmeden oluşan nitel araştırma teknikleri kullanılarak elde edilmiştir. Verilerin analizinde betimsel çözümlemeden yararlanılmıştır. Aşık Sıtkı Eminoğlu'nun yaşamı, sanat hayatı, türkülerinin müzikal özellikleri ile türkülerinin sözlerindeki konular görüşmeden elde edilen veriler doğrultusunda betimsel bir şekilde ortaya konulmuştur. Bu araştırma sonucunda Erzurumlu Aşık Sıtkı Eminoğlu'nun müzikal yaşamında yörenin Mevlüt Usta, Aşık Ruhani, Aşık Reyhani gibi önemli isimlerden etkilendiği ve yaklaşık 170 şiiri olduğu tespit edilmiştir. Bu şiirlerin 11'ini halk müziği formunda bestelemiştir. Eminoğlu'nun halk müziği formunda bestelediği bu 11 eser, araştırmacı tarafından derlenerek kayıt altına alınmıştır. Bu yolla eserlerin 5'inin uşşak, 6'sının hüseyni makamı dizisinde olduğu, ritmik yapı açısından en fazla 4/4'lük, 3 en az 7/8'lik kalıp kullanıldığı, ses aralığı açısından 4 ile 8 ses aralığında olduğu sonucuna varılmıştır. Konuları bakımından ise aşk-sevgi, bağışlama, vefa/saygı, adalet, özlem, kahramanlık, memleket sevgisi, millet sevgisi ve sitem gibi temalar altında toplandığı görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Sıtkı Eminoğlu, Türk Halk Müziği, Aşıklık Geleneği, Derleme, Erzurum Yöresi.

Yerel müzik
Muhammed Emirhan Şengül
Akdeniz University · Güzel Sanatlar Enstitüsü
2025
00
DoktoraAçık ErişimTR

Teke yöresi davul – zurna pratiklerinin yöre icracılarının görüşlerine dayalı olarak incelenmesi

Bu çalışma, Teke yöresi davul-zurna icra geleneğine ait pratikleri, yerel icracıların görüşlerine dayalı olarak incelemeyi amaçlamaktadır. Çalışmanın temel hedefi, Teke yöresindeki davul-zurna geleneğini sürdüren icracıların demografik bilgileri, çalgıları öğrenme süreçleri ile bu çalgıların yapısal ve terminolojik özellikleri, kültürel etkileşim dinamikleri, uygulama alanları ve repertuvar özelliklerinin yerel düzeyde nasıl şekillendiğini ortaya koymaktır. Ayrıca, sözlü ve müzikal aktarıma dayalı geleneksel bilgilerin sistematik biçimde belgelenmesi ve gelecek kuşaklara aktarılmasına katkı sağlaması hedeflenmiştir. Çalışma, nitel araştırma yöntemi olarak tasarlanmış, kültür analizi (etnografya) esas alınmış ve bu bağlamda müzik etnografisi araştırmanın metodolojik çerçevesini şekillendirmiştir. Müzik kültürünün bir örneğini temsil eden bu etnografik araştırmada müzik kültürünü yansıtan tüm artifaktlar (sözel, davranışsal/törensel ve fiziksel) kullanılarak çalışma yürütülmüştür. Veriler, görüşmeler ve dokümanlar yoluyla toplanmıştır. Antalya, Burdur, Isparta, Muğla, Afyon ve Denizli illerini kapsayan Teke yöresi kültür alanını oluşturan sınırlar içerisinde toplam 45 kaynak kişiyle yarı yapılandırılmış görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Elde edilen veriler betimsel analiz yöntemiyle değerlendirilmiştir. Görüşme yapılan 45 katılımcıdan elde edilen veriler doğrultusunda davul-zurna geleneğinin sürdürülmesinde hem ailevi hem de toplumsal öğrenme dinamiklerinin usta-çırak ilişki içerisinde sürdürüldüğü tespit edilmiştir. Davul-zurna çalgıları ve parçalarının yörede farklı yerel adlarla anıldığını, yapısal özellikleri bakımından davulların genellikle küçük ya da cura davul, zurnaların ise cura zurna, orta zurna ve orta kaba zurna olmak üzere 3 farklı sınıflandırma içerisinde kullanılmakta olduğu belirlenmiştir. Davul-zurna pratiklerinin uygulama alanlarına ilişkin yörenin davul-zurna repertuvarını oluşturan 39 eser tespit edilmiş, tespit edilen bu eserlerin ses genişlikleri, makamsal ve ritmik özellikleri incelenmiştir. Bu eserlerin büyük çoğunluğunun düğün ve güreş etkinlikleri içerisinde icra edildiği tespit edilmiştir. Makamsal dizi yapısı bakımından eserlerin büyük çoğunluğunun Hüseyni makamı dizisinde bir seyir özelliği gösterdiği, nikriz, rast ve karcığar çeşnilerinin sıklıkla kullanılmakta olduğu belirlenmiştir. Ritim özellikleri açısından değerlendirildiğinde ise eserlerde 2, 4, 5, 7 ve 9 zamanlı usullerin kullanıldığı, ses genişliklerinin ise 6 – 12 ses aralığında olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

Ali Bedel
Akdeniz University · Güzel Sanatlar Enstitüsü
2025
00
Sanatta YeterlikAçık ErişimTR

David Popper'in hayatı, viyolonsel tekniğini geliştiren etütlerinin ve konser parçalarının incelenmesi

Müzik tarihinin en ünlü viyolonsel virtüözlerinden biri olarak kabul edilen David Popper'in etütleri ve konser parçaları, viyolonsel edebiyatında son derece önemli bir yere sahiptir. Eserlerinde, viyolonsel tekniğinin sınırlarını zorlayan müziksel ve tınısal özellikler içeren pasajlar dikkat çekmekte ve özellikle konser parçalarında kullandığı çeşitli karakterler ile etütlerde kullandığı teknikler bu eserlerin pek çok müziksel anlatım çeşitliliği yanında teknik zorluklar da içerdiğini göstermektedir. Bu çalışmada, bestecinin hayatı, yaratıcılığı ve eserleri incelenmiş, oluşabilecek teknik sorunlara çözüm önerileri getirilerek viyolonsel sanatçılarının yorum ile teknik becerilerine katkı sağlanması amaçlanmıştır.

EtütKonserPopper, David+2
Selin Nardemir
İstanbul University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimEN

Mekansal ses üretim teknikleri ve müzikal kompozisyondaki uygulamaları: "Wunderkammer", "Point-Instant" and "ollow" parçalarının analizi

The use of space is considered as a structural part of a musical composition. The developments in the spatial audio reproduction technology has changed the way we perceive the sound. So, it is inevitable to put emphasis on "composing space" in parallel with "composing sound". This thesis is aimed at composers who seek how recent spatial audio reproduction technology contributes to the compositional process. In order to grasp the idea behind "composing space" by using recent spatial audio reproduction methods; the importance of space in history, pioneering technological innovations in audio technology, brief technical explanations of the spatialisation techniques and analysis of three pieces in the context of spatial audio reproduction technologies will be presented and discussed throughout the text.

CompositionsCompositionSpace+7
Engin Dağlık
Bilkent University · Ekonomi ve Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Türkiye'de geleneksel çalgıların metotlaşması: Kabak Kemane örneği

Modernleşmeyle birlikte yaşamın geneline yayılan sistematik düşünce ve davranış tarzı, müzik ve çalgı eğitiminde kendisini metotlaşma şeklinde göstermiştir. Batıda klasik müzik çalgıları için geliştirilen çalgı metotları, Batılılaşmayla birlikte Türk müziği çalgılarında da kullanılmaya başlanmıştır. Geleneksel Türk Halk Müziğinin yaylı çalgılarından kabak kemane ile ilgili metodik çalışmalar ise yakın tarihte yapılmaya başlanmıştır. "Teke yöresi" halk kültürünün en önemli müziksel unsurlarından biri olan kabak kemane, zamanla kendi kültürel sınırlarını aşarak Türk halk müziğinin bütün yörelerinde yaygın şekilde kullanılan bir unsur halini almıştır. Dolayısıyla kabak kemane çalgısına ve sanatçısına olan ilgi ve ihtiyaç artmış, çalgının eğitimiyle ilgili uygulama ve materyaller önem kazanmıştır. Bu bağlamda araştırmanın amacı, Türkiye'de geleneksel çalgıların metotlaşması sürecinde yer alan kabak kemane çalgısına ait metotların incelenmesidir. Araştırma, örnek olay deseninin kullanıldığı nitel bir çalışmadır. Çalışmada doküman analizi yönteminden yararlanılarak yayımlanmış kabak kemane metotlarının içeriği yapısal açıdan analiz edilmiştir. Yapılan bu araştırma içerisinde kabak kemane çalgısına yönelik 4 adet metoda ulaşılmıştır. Metotlarda ağırlıkla Batı yaylı çalgı metotlarında kullanılan sistematik ve sembollerin kullanıldığı, metotların tümünün temel seviyeden başladığı, entonasyon çalışmalarıyla ilgili farklı yöntemlere başvurulduğu, metotların tümünde çalgının tarihsel gelişimine yer verildiği ancak çalgının yapısal özellikleri ile ilgili olarak standart bir tanımın oluşmadığı şeklindeki tespitler ulaşılan sonuçlar arasındadır.

KemaneMetod etüdüMüzik+6
Ahmet Tolga Yaşkaya
Akdeniz University · Güzel Sanatlar Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Burdur halk danslarının melodi, ritim ve hareket analizi

Teke yöresi içerisinde yer alan Burdur, yöre insanı tarafından en çok bilinen ve halk dansları olan illerin başında gelmektedir. Bu çalışmada yer alan dans türleri; teke zortlatması, kıvrak zeybek (teke zeybeği), düz / kırık hava, kabardıç, alyazma zeybeği, avşar zeybeği, serenler zeybeği, guluman zeybeği, iğnem düştü yerlere zeybeği, top şeker zeybeğinden oluşmaktadır. Bu araştırmanın amacı, Burdur halk danslarının melodi, ritim ve hareket özelliklerini incelemektir. Bu çalışmanın yönteminde, nitel verileri kavrayabilmek amacıyla betimsel analiz, ayrıntılı olarak inceleme ve yorumlama yapabilmek amacıyla da içerik analizi uygulanmıştır. Çalışmada Burdur yöresindeki teke zortlatması, kıvrak zeybek (teke zeybeği), düz/kırı hava, kabardıç, alyazma zeybeği, avşar zeybeği, serenler zeybeği, guluman zeybeği, iğnem düştü yerlere zeybeği, top şeker zeybeği danslarına eşlik eden melodiler ile yöresel çalım teknikleri doğrultusundaki ritimlerin, dansçıların figürsel hareketleriyle birlikte uyum oluşturulabilmesi amacıyla melodi, ritim ve hareket kombinasyonları üçlü partisyon şeklinde verilmiştir. Çalışma, Burdur yöresine ait dansların melodi veya melodilerinin seçilmesi, ritimlerinin yöresel çerçevede çeşitlendirilerek örneklendirilmesi, dansçıların figürsel hareketlerinin analizi yapılarak yazıya dökülmesi ve bu unsurların bütünleştirilerek notalandırılmasıyla sonuçlandırılmıştır.

BurdurDansEzgi+7
Burak Tortop
Akdeniz University · Güzel Sanatlar Enstitüsü
2022
00
Sanatta YeterlikAçık ErişimTR

Kontrabas çalmaya yeni başlayanlar için sağ el ve sol el teknikleri, duruş pozisyonları, metod ve egzersiz önerileri

Bu çalışma kontrabasa başlangıç düzeyindeki öğrencilerin hangi teknik ve yöntemler doğrultusunda çalgıyı öğrenmesi ve ilerlemesine karar vermesi için bir kılavuz niteliğindedir. Yazılmış metodların analizi, tez içerisinde yer alan teknik bilgiler ve kontrabas ile ilgili verilmiş olan genel bilgiler ile öğrenciler ve eğitimcilere kontrabas eğitiminde kolaylık sağlanması ve metodlar arası kıyaslama yapılarak avantaj ve dezavantajların analizlerinin yapılması hedeflenmiştir.

KontrabasMetod etüdüMüzik+5
Hande Tokgöz
İstanbul University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Yozgat yöresi kadın ağzı Türkülerde kadın rolleri ve müzikal özellikler

Sözlü edebiyat ürünlerimizden olan türkülerin, üreticisi olan toplum ve bireyler hakkında veriler barındırdığı bilinmektedir. Bu tez çalışmasında, kadının toplumsal rollerinin neler olduğu ve bu rollerin Yozgat yöresi kadın ağzı türkülerinde nasıl yansıtıldığı, türkü metinlerinin incelenmesi ve yorumlanmasıyla ortaya konmuştur. Ayrıca Yozgat yöresi kadın ağzı türkülerinin ezgileri incelenerek türkülerin müzikal özellikleri ortaya çıkarılmıştır. Yozgat yöresi kadın ağzı türküleri ile sınırlandırılan bu çalışma, toplumu oluşturan bireylerin yetiştirilmesinde ve dolayısıyla toplumun şekillendirilmesinde kadının etkisi göz önünde bulundurularak, kadının toplumsal rolüne dikkat çekmek düşüncesiyle gerekli ve önemli görülmüştür. Beş bölümden oluşan çalışmanın birinci bölümünde, çalışmanın problem durumu, alt problemler, araştırmanın amacı, araştırmanın önemi ve araştırmanın sınırlılıkları yer almaktadır. İkinci bölümünde, türkülerde yansıtılan kadın rollerini belirlemek üzere seçilen Yozgat yöresinin coğrafi konumu ve tarihi geçmişi, Türk halk müziği ve türkünün tanımı, Yozgat yöresi halk müziği kültürü hakkında bilgilere yer verilmiştir. Konusu kadın olan bu çalışmanın altyapısını destekleyebilmek amacıyla Türk tarihinde ve Türk kültüründe kadın, toplumsal cinsiyet ve cinsiyet rolleri, türkülerde kadın başlıklarına da bölümde yer verilmiştir. Üçüncü bölümde araştırmanın yöntemi yer almaktadır. Bu bölümünde araştırma modeline, evren ve örnekleme, veri toplama araçlarına, verilerin analizine, araştırmadaki geçerlik ve güvenirliğe ait bilgilere yer verilmiştir. Nitel araştırma yöntemi kullanılarak söylem analizi modelli bu çalışmada verilerin toplanmasında doküman inceleme tekniği; verilerin analizi için tema analizi, betimsel analiz ve içerik analizi kullanılmıştır. Araştırmadaki nitel verileri anlayabilmek amacıyla tema ve betimsel analiz, derinlemesine inceleme ve yorumlama yapabilmek amacıyla içerik analizi kullanılmıştır. Araştırma bulguları dördüncü bölümde yer almaktadır. Bu bölümde Yozgat yöresi kadın ağzı türkülerinde, kadının kendisi ve toplum tarafından kadınlara hangi rollerin verildiği, bu rollere uygun davranışların neler olduğu, bu rol içinde kadının yaşadığı duygu durumu ve toplumda kadının konumuna dair bilgiler türkü sözlerinin yorumlanmasıyla ortaya konmuştur. İncelenen kadın azı türkülerin müzikal ve ritmik özellikleri de bu bölümde ele alınmıştır. Beşinci bölümde sonuç, tartışma ve önerilere yer verilmiştir. İncelenen Yozgat yöresi türküleri içerisinde kadın ağzı 78 türkü tespit edilmiştir. Bu türkülerde kadının, "sevgili/yar", "gelin/gelin kız", "anne", "genç kız", "kız evlat", "kaynana", "eş/evli kadın", "kız kardeş/bacı", "dul kadın", "kuma", "nişanlı", "baldız" ve "görümce" olmak üzere 13 rolü yansıttığı görülmüştür. Belirlenen bu rollerde dile getirilen türkülerde, kadınların toplum içerisinde en çok denetlenen ve kontrol edilen kesim olduğuna, haklarının sınırlandırıldığına, onlar adına kararların başkası tarafından verildiğine ve erkeğe göre ikinci sınıf vatandaş olarak görüldüğüne yönelik bilgilerin yer aldığı sonucuna ulaşılmıştır. Bu çalışmada ele alınan kadın ağzı türkü ezgilerinin daha çok hüseyni ve uşşak makamı dizisinde seyrettiği, diğer makam dizilerini içeren az sayıda türkü olduğu görülmüştür. Ritmik açıdan genelde 4/4'lük ya da 2/4'lük yapıya sahip olduğu, aksak ritimli ezgilerin daha az olduğu tespit edilmiştir.

AğızlarKadın diliKadınlar+5
Çiğdem İncetaş
Akdeniz University · Güzel Sanatlar Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Türkiye'de sol klarnet ve yapım ustaları

Dünya müzik kültürü içerisinde bireysel ya da orkestra içinde icra edilen birçok nefesli çalgı bulunmaktadır. Bu çalgılardan bir tanesi de klarnettir. Geçmişten günümüze; mibemol, si bemol, do, la, labemol, sol, alto, bas ve kontrbas olmak üzere 9 farklı tonda klarnet mevcuttur. Bu klarnetler, Albert (Alman) ve Boehm (Fransız) olmak üzere iki farklı perde sistemine göre üretilmektedir. Bu çalışmanın amacı, Türkiye'ye sol klarnetin girişi, yayılması, sol klarnetin parçaları, perde sistemi, boru tasarımı ve yapımında kullanılan ağaçlar ile yapım ustalarının tanıtılması ve ustaların yapmış oldukları klarnetlere ait görüşlerin incelenmesidir. Çalışma nitel araştırma yöntemleri kullanılarak yapılmıştır. Model olarak nitel araştırmalar için kullanılan durum çalışması modeli tercih edilmiştir. Araştırma için veriler dokümanların incelenmesi ve görüşme yoluyla ile toplanmıştır. Görüşmeler sırasında yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Verilerin analizinde ise verilerin anlaşılabilmesi ve betimlenebilmesi amacıyla betimsel analiz tekniğinden yararlanılmıştır. Yapılan çalışma sonucunda, Türkiye'de Albert perde sistemine göre sol klarnet icrasının çok yaygın olduğu tespit edilmiştir. Bu nedenle Türkiye'de bu çalgının yapımına yönelik altı çalgı yapım ustası tespit edilmiştir. Bu ustalardan elde edilen veriler ışığında bu çalgıya yönelik en çok kullanılan malzemenin grenadil ağacı olduğu saptanmıştır.

Alet yapma tekniğiKlarnetMüzik aletleri+3
Furkan Üstündağ
Akdeniz University · Güzel Sanatlar Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Tofig Guliyev'in "Bahtiyar" filmi için bestelediği müzikal eserlerin incelenmesi

Yapılan bu çalışmada, Azerbaycanlı besteci Tofig Guliyev tarafından yönetmenliğini Latif Seferov'un yapmış olduğu ve Azerbaycan sinema sanatının başyapıtlarından birisi olarak kabul edilen Bahtiyar filmi için bestelenen yedi farklı eser ritmik, makamsal, tonal ve biçimsel açıdan analiz edilmiştir. Araştırmada söz konusu müzikal eserlere ait bilgilerin kuramsal açıdan ayrıntılı olarak incelenmesi nedeniyle nitel araştırma yöntemlerinden örnek olay durum çalışması deseni tercih edilmiş olup, verilere kaynak (doküman) taraması ve konuya ilişkin görsel-işitsel kayıtların incelenmesi yoluyla ulaşılmıştır. Araştırmaya konu olan bestelerin biçimsel niteliklerine ilişkin verilerin yorumlanmasında ise betimsel analiz yönteminden yararlanılmıştır. Araştırma sonucunda, Tofig Guliyev'in Bahtiyar filmi için bestelemiş olduğu 7 müzikal eserin ritmik yapılarının 2/4, 3/4, 4/4 ve 6/8'lik olduğu, eserlerin tamamının piyanoya göre ve tonal yapıda bestelendiği ama aynı zamanda tampere sistem içerisinde Şur, Segah, Rast ve Bayati-Şiraz makamlarının da kullanıldığı sonucuna ulaşılmıştır.

Azerbaycan müziğiAzerbaycan sinemasıBesteler+5
Zülfiyye Kağızmanlıoğlu
Akdeniz University · Güzel Sanatlar Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Güzel sanatlar liseleri müzik bölümü 12. sınıf öğrencilerinin lisans kariyer düşüncelerini etkileyen faktörler (Akdeniz Bölgesi örneği)

Güzel Sanatlar Liselerinde eğitim gören müzik bölümü 12. sınıf öğrencilerinin lisans kariyer düşüncelerini etkileyen faktörlerin neler olduğunu tespit etmek için bu araştırma, nicel bir çalışma üzerine tasarlanmış ve tarama modeli kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Bu araştırmanın evrenini, 2021-2022 eğitim öğretim yılında Türkiye'de Akdeniz bölgesini temsil eden Güzel Sanatlar Liselerinde öğrenim gören müzik bölümü öğrencileri oluşturmaktadır örneklemini ise Akdeniz bölgesinde bulunan Adana Çukurova, Antalya ATSO, Antalya Alanya Türkler, Burdur, Hatay Bedii Sabuncu, Isparta, Mersin Nevid Kodallı ve Osmaniye Abdurrahman Keskiner Güzel Sanatlar Liselerinde eğitim gören 12. sınıf müzik bölümü öğrencileri oluşturmaktadır. Araştırma ile ilgili veriler araştırmacı tarafından hazırlanan "Kariyer Düşüncelerini Etkileyen Faktörler" ölçeği yardımıyla toplanmıştır. Hazırlanan ölçek iki bölümden oluşmaktadır; ölçeğin birinci kısmında kişisel bilgilere, ikinci kısmında ise kariyer düşüncelerini etkileyen üç alt boyutta "Aile ve Yakın Çevrenin", "Kişisel Tercihlerin" ve "Ekonomik faktörlerin" Etkileri üzerine sorulan toplam 20 soruya yer verilmiştir. Ölçeğe toplam 106 öğrenci yanıt vermiş ve elde edilen veriler SPSS 25 paket programı yardımıyla analiz edilmiştir. Sonuç olarak Güzel Sanatlar Lisesi 12. sınıf müzik bölümü öğrencilerinin kariyer tercihlerine ilk olarak ekonomik etkilerin ardından kişisel tercihlerin ve aile ve yakın çevrenin etkili olduğu tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Güzel Sanatlar Lisesi, Kariyer, Mesleki Müzik Bölümleri

Güzel sanatlar liseleriKariyerKariyer tercihi+2
Harun Yacan
Akdeniz University · Güzel Sanatlar Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Udî Nevres Bey ve Udî Yorgo Bacanos'un şarkı formundaki eserlerinin usûl-arûz vezin ilişkisi yönünden incelenmesi

XX. yüzyılın ud icrasının en önemli iki ismi olan Udî Nevres Bey ve Udî Yorgo Bacanos yapmış oldukları icralarla ud sazının gelişimine büyük katkı sağlamalarının yanı sıra besteledikleri eserlerde yaşamış oldukları döneme damgalarını vurmuşlardır. TRT nota arşivinde yapılan taramalar sonucunda Udî Nevres Bey'in 2 saz eseri, 7 sözlü bestesi ve Yorgo Bacanos'un da 1 saz eseri, 7 sözlü bestesi olmak üzere toplamda 17 eser günümüze ulaşmıştır. Bu çalışma Udî Nevres Bey'in 7 eseri ve Yorgo Bacanos'un 7 eseri olmak üzere şarkı formunda bestelemiş oldukları toplamda 14 eserin, usûl-arûz vezin ilişkisini gösteren şablonların oluşturulması, eserlerin güftelerinin şekil özelliklerini oluşturarak şarkı formunda hangi arûz kalıplarının kullanıldığı tespiti amaçlanmıştır. Çalışmada belirlenen şarkı formunda bestelenmiş eserler içerik analizi yöntemi kullanılarak güftelerdeki şekil özellikleri, usûl-arûz vezin ilişkisi gösterilen şablon ve eserlerin içindeki melodik düzüme ayrıca yer verilmiştir. Bu çalışma, nitel bir araştırma olup sistematik tarama deseni ile desenlenmiştir. Araştırmada veriler doküman inceleme yoluyla toplanmış, belirlenen şarkı formunda bestelenmiş eserler betimsel analiz yöntemi kullanılarak güftelerdeki şekil özellikleri, usûl-arûz vezin ilişkisi gösterilen şablon ve eserlerin içindeki melodik düzüme ayrıca yer verilmiştir. Udî Nevres Bey'in şarkı formunda bestelediği 7 eserin 4'ü Fâilâtün / Fâilâtün / Fâilâtün / Fâilün, 2'si Fâilâtün / Fâilâtün / Fâilâtün 1'i de Mefâîlün / Mefâîlün / Mefâîlün / Mefâîlün vezninde bestelendiği tespit edilmiştir. Eserlerde sözlerin usûl darpları açık heceler kısa darplara, kapalı heceleri ise uzun darplara gelmiş olup bu durum, dengeli bir usûl-arûz vezin ilişkisini göstermiş olup ayrıca prozodik açıdan estetik bir yapı oluşturduğu saptanmıştır. Bu eserlerden; Fâilâtün / Fâilâtün / Fâilâtün / Fâilün vezninde olanlarının 3 tanesi ağır aksak (9/4) 1 tanesi aksak semai (9/8) usulünde bestelenmiştir. Fâilâtün / Fâilâtün / Fâilâtün vezninde olan 2 eserde devri hindi (7/4) usulünde bestelenmiştir. Mefâîlün / Mefâîlün / Mefâîlün / Mefâîlün aksak (9/8) usulünde bestelenmiştir. Udî Yorgo Bacanos'un şarkı formunda bestelediği 7 eserin 4'ü Mefûlü / Mefâîlü / Mefâîlü / Feûlün, 2'si Fâilâtün / Fâilâtün / Fâilâtün / Fâilün, 1'de Mütefailün / Mütefailün vezninde bestelendiği tespit edilmiştir. Eserlerde sözlerin usûl darpları açık heceler kısa darplara, kapalı heceleri ise uzun darplara gelmiş olup bu durum, dengeli bir usûl-arûz vezin ilişkisini göstermiş olup ayrıca prozodik açıdan estetik bir yapı oluşturduğu saptanmıştır. Bu eserlerden; Mefûlü / Mefâîlü / Mefâîlü / Feûlün vezninde olanlarının 3 tanesi sengin semai (6/4), 1 tanesi de Türk aksağı (5/8) usulünde bestelenmiştir. . Fâilâtün / Fâilâtün / Fâilâtün / Fâilün vezninde olanlar olan 2 eserde ağır aksak (9/4) usulünde bestelenmiştir. Mütefailün / Mütefailün vezninde olan eser de semai (3/4) usulünde bestelenmiştir. Anahtar kelimeler: Türk Mûsıkîsi, Türk Sanat Müziği, Udî Nevres Bey, Udî Yorgo Bacanos, Şarkı formu, Usûl-Ârûz Vezin İlişkisi.

Aruz vezniBacanos, YorgoNevres Bey+3
Mevlüt Mutlu
Akdeniz University · Güzel Sanatlar Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Kabak kemane öğretiminde ve icrasında rast, hüseyni ve segâh makamsal dizilerinde yer alan koma değerlerinin kullanım durumları

Bu araştırmada, mesleki müzik eğitimi veren kurumlarda kabak kemane eğitimi vermekte olan öğretim elemanlarına rast, hüseyni ve segâh makamsal dizilerinin öğretiminde kullandıkları ses sistemi ve koma değerlerine yönelik görüşleri ile kabak kemane sanatçılarının makamsal ezgilerin seslendirilmesinde aşamasında kullandıkları ses sistemi ve koma değerlerine yönelik görüşleri doğrultusunda teorikte ve pratikteki kullanım durumlarının tespitine yönelik bir çalışma gerçekleştirilmiştir. Çalışmada bilimsel araştırma yöntemlerinden biri olan nitel araştırma yöntemi kullanılmıştır. Nitel araştırma modellerinden durum çalışması deseni ile hazırlanan bu araştırmada görüşme tekniği kullanılmış ve literatür taranarak konuya yönelik dokümanlar incelenmiştir. Araştırma içerisinde kabak kemane öğretiminde ve icrasında rast, hüseyni ve segâh makamsal dizilerinde yer alan koma değerlerinin kullanım durumlarına yönelik mesleki müzik eğitimi veren kurumlarda görev yapan beş akademisyen ve beş kabak kemane icrasında bulunan sanatçı ile görüşmeler yapılmıştır. Araştırma içerisinde seçilen üç makamsal dizinin içerisinde yer alan koma değerlerinin kullanım durumunun tespitine yönelik konu bağlamında uzman eğitimci öğretim elemanları ve icracı sanatçılar için yarı yapılandırılmış görüşme formu hazırlanmıştır. Yarı yapılandırılmış görüşme formundan içerisinde yer alan sorulara ve katılımcıların vermiş olduğu yanıtlar üzerinden betimsel analiz yapılarak bulgular bölümünde sunulmuştur. Bu doğrultuda hem eğitimci hem de icracılardan elde edilen sonuçlar doğrultusunda kabak kemane öğretimi içerisinde ağırlıklı olarak THM alanında kullanılan ses sistemi ve koma değerlerinin kullanılmasıyla birlikte koma değerlerinin öğretiminde ise bir terminoloji birliği yapılması gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. İcracı sanatçılar tarafında ise yine ağırlıklı olarak THM alanında kullanılan ses sistemi ve koma değerlerine göre hareket ediliyor olsa da özellikle koma değerleri hususunda kabak kemane çalgısının perdesiz olması avantajı ile toplu icrada farklı solo icrada farklı koma değerleri kullanımı gerçekleştirdikleri görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Kabak Kemane, Öğretim, İcra, Makamsal Dizi, Koma Değerleri

KemaneKoma değerleriMakamlar+3
Mevlüt Can Yayla
Akdeniz University · Güzel Sanatlar Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Müzikte Schumann romantizmi Waldszenen Op.82 Orman Sahneleri adlı eser örneği

Bu çalışmada, romantik döneme katkı sağlayan en önemli bestecilerden biri olarak görülen Robert Schumann'ın sekiz ayrı sahneden oluşan Waldszcenen "Orman Sahneleri" adlı piyano yapıtındaki edebi unsurlar incelenmiştir. Bestecinin romantik döneme iz bırakmasını sağlayan en önemli etkenler olarak müzikal aktarımındaki imgeleme, atmosfer, gizem, yarattığı karakterler ve edebiyatı müziğinde kullanış biçimi olarak görülmektedir. "Ben" kavramının ön plana çıkışıyla özgür ve korkusuz anlatım biçimleri ve formların ortaya çıktığı romantik dönemde, özellikle bestecinin ortaya koymuş olduğu fantezi, rapsodi, arabesk, intermezzo, impromptu ve çeşitleme gibi küçük formlardaki farklı eserlerde Schumann Romantizmi ve edebiyata olan ilgisi yoğun bir şekilde gözlemlenmektedir. Çalışmada, konuyla ilgili olarak giriş ve yöntemin aktarıldığı bölümün ardından; birinci bölümde, romantizmin tanımı, müzikte romantizm kavramı ile Schumann'ın müzikal yaklaşımı aktarılmıştır. İkinci bölümde, Waldszcenen "Orman Sahneleri"nde kullanılan teknikler ve edebi metinler incelenerek bestecinin müzikal yaklaşımı ile ilişkilendirilmiştir. Piyanistlerin repertuvarlarında sıklıkla yer alan bu minyatür eserin dönemin özellikleri ve bestecinin müzikal yaklaşımı bakımından incelendiği bu çalışma ile eserin daha iyi anlaşılması ve yorumlanmasına katkı sağlamak amaçlanmıştır. Anahtar kelimeler: R. Schumann, Romantizm, Schumann Romantizmi, Orman Sahneleri.

Batı müziğiMüzik eserleriPiyano+3
İlayda Aksoy
Akdeniz University · Güzel Sanatlar Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Türk halk müziğinde çocuk gelin figürü

Erken evlilikler bağlamında çocuk gelin, geçmişten günümüze süregelen toplumsal problemlerdendir. Çocuk gelin; henüz evlenmek için gerekli yetileri göstermeyen/gösteremeyen ve gözlemlendiği toplumun kanunlarına göre yaşça çocuk olarak nitelendirilen kızların çeşitli sebepler sonucu evlendirilmesi durumunun sonucudur. Örneklerinin Türkiye ile sınırlı kalmaması, dolayısıyla tüm dünyada gözlemlenebilmesi bakımından global bir problem halini almaktadır. Çocuk evlilikleri, çeşitli sebeplerden gerçekleştirilmektedir. Kız çocuklarının erken yaşta evliliklerin başlıca sebeplerinden arasında toplumsal cinsiyet ve cinsiyet rolleri bulunmaktadır. Kadının ataerkil toplum düzeninde rolleri hane içiyle sınırlandırılmış; doğurganlık özelliği sebebiyle anne olma, eş olma, ev hanımı olma rolleri kadına atfedilmiştir. Bu bağlamda Türkiye'nin ataerkil toplum düzeninde erken evlilikler gerçekleştirilirken kadının rolleri ön planda tutulmakta, yaşın hükmü ortadan kalkmaktadır. Kız çocukları yaşları gözetilmeksizin toplumsal cinsiyet rolleri başta olmak üzere, ekonomik durum ve eğitim seviyesi sonucu evlendirilmektedirler. Toplumun kültürel kaynaklarından biri olan müzik, meydana geldiği bağlamın fikirlerini, inançlarını, değerlerini içinde barındırmaktadır. Müzik, ait olduğu ortam çerçevesinde değerlendirildiğinde, ortamın kültürel özelliklerini yansıtması açısından önem taşımaktadır. Bu bağlamda araştırma, çocuk gelin problemini TRT Türk Halk Müziği repertuvarından elde edilen türküler üzerinden ele almaktadır. Araştırma, söylem analizi modeli ışığında gerçekleştirilmiştir. Verilerin toplanmasında alanyazın tarama ve doküman incelemesi yöntemleri çerçevesinde TRT Türk Halk Müziği repertuvar türküleri içinden çocuk gelin figürü taşıyan türküler ve türkülerin hikayeleri elde edilmiştir. Türkülerin, çocuk gelin figürünü nasıl işledikleri ve müzikal özellikleri (makam-usul) içerik analizi ile tespit edilmiş, işledikleri sözel içerikler doğrultusunda tema analizi yöntemi kullanılarak kategorize edilmiş ve betimsel analiz yöntemiyle toplumsal cinsiyet rolleri üzerinden kadın ağzı ve erkek ağzı türkülerde çocuk gelin figürünün işleniş benzerlik ve farklılıklarının yorumlamasına yer verilmiştir.

Erken evlililkEtnik müzikEtnomüzikoloji+7
Sena Demirci
Akdeniz University · Güzel Sanatlar Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Dijital müzik kültürü inşasında algoritmaların rolü: Spotify örneği

Algoritmik öneri sistemleri dijital içeriklerin artmasıyla hayatın daha çok içine girip, kültürel ekosistemin yeni aktörlerinden biri haline gelerek sosyal bilimlerde merak konusu olmuştur. Bu çalışmanın amacı, Spotify'da kullanılan algoritmik öneri sistemlerinin müzik üretim ve tüketim alışkanlıkları ile ilişkisini ortaya koymaktır.Örnek olay çalışması olarak tasarlanan bu araştırmada veriler, 2022-2023 Bahar döneminde Akdeniz Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Lisans programı öğrencileri ve profesyonel müzisyenlerden oluşan toplam 20 katılımcıyla yarı yapılandırılmış görüşme tekniği kullanılarak toplanmıştır. Katılımcılar, amaçlı örnekleme yöntemiyle seçilmiştir. Veriler birebir kodlamalı içerik analiziyle kategori ve temalara toplanmıştır.Araştırma sonucunda Spotify öneri sistemlerinin müzik üretim, tüketim ve icra süreçlerinde insanlarla karşılıklı etkileşim içinde bulunduğu görülmüş, fırsatlar ve olumsuzluklar detaylı olarak aktarılmıştır. Elde edilen bulgular ve yapılan tartışmalar ışığında Algoritmik Mücadele kavramına ulaşılmıştır.Anahtar Kelimeler:Algoritma, Öneri Sistemi, Spotify, Dijital Müzik Kültürü

AlgoritmalarMüzikMüzik kültürü+3
Barış Karabıyık
Akdeniz University · Güzel Sanatlar Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Okul müzik eğitiminde kültürel çatışma, tolerans ve diyalog: Antalya örneğinde nitel bir inceleme

Müzikal deneyimler müziğe yönelik tutum, ilgi, motivasyon, beceri kazanımı, kimlik, beğeni, tercihler vb. değişkenlerin oluşumunda etkili olabilmektedir. Özellikle çocukluk ve ergenlik döneminde okul, bu değişkenleri sistematik şekilde biçimlemeye çalışır. Okul içi ve dışı sosyal yaşantılar her türlü müzikal deneyime ev sahipliği yapsa da kültürel anlamda bir çatışmaya da sahne olabilir. Bu çatışmada öğretmen, müfredat ve genel eğitim felsefesi belirli bir kültürel çerçeveyi öğrenciye dayatarak okul dışı müzikal deneyimleri yok sayar ya da bozucu etkiler ürettiği gerekçesi ile dışlar. Böylelikle okul içi ve dışı müzikal yaşantılar arasındaki kopukluk ve kültürel çatışmanın izleri görünür hale gelerek parçalanmış bir müzik yaşantısı üretir. Eleştirel pedagojinin temel kavramlarından olan diyalog ve tolerans ise öğrencinin özgün fikirlerini oluşturması, ifade etmesi, eleştirel bir perspektiften bakması ve müzikal kimlik geliştirmesinde etkin bir rol oynamaktadır. Bu çalışmanın amacı; öğrenci, öğretmen ve öğretmen yetiştiren akademisyen gibi okul müzik eğitimi aktörlerinin farklı müziklere ilişkin toleranslarını ve aralarındaki diyaloğu incelemektir.

DiyalogEleştirel pedagojiHoşgörü+4
Gizem Durdu
Akdeniz University · Güzel Sanatlar Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Genişleyen bir prekarya sınıfı olarak müzisyenler

Prekarya, sigortasız ve güvencesiz şekilde çalışan insanları tanımlayan yeni bir kavramdır. Bu araştırmanın temel odak noktası, mesleki müzik eğitimi alarak, devlette ya da özelde çalışma güvencesi beklentisinde olan kişilerin yaşadığı prekaryalaşma sürecidir. Örnek olay deseninin kullanıldığı bu nitel araştırmada Antalya örneğindeki 10 müzisyenin çalışma koşulları ele alınmıştır. Müzisyenlerden toplanan verilere uygulanan içerik analizi sonucunda Y aşam Mücadelesi, Kültürel Sermayenin Değersizleştirilmesi ve Müzisyen Kimliğinde Yıpranma şeklinde üç ana tema elde edilmiştir. Akabinde bu üç ana tema araştırma sonuçlarını özetleyebilecek tek bir kavram olarak Müzik İşçiliği kavramına indirgenmiş ve teorize edilmiştir. Analizler sonucunda mesleki müzik eğitimi almış kişilerin de giderek genişleyen prekarya sınıfına dahil olduğu görülmüştür.

GüvencesizlikMüzisyenlerMüzisyenlik+2
Metin Karagöl
Akdeniz University · Güzel Sanatlar Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Canlandırılmış nostalji bağlamında geçmişin mekânsal inşası ve müzik: 70'ler Kafe örneği

Nostalji kavramının tarihteki ilk kullanımı Johannes Hofer adlı bir doktorun 1688 tarihli tıp tezinde görülür. Nostalji ilk ortaya çıktığında bir hastalığı tanımlamak için kullanılan Latince tınısına rağmen İsviçre Almancası bir kelime olan Heimweh'in Neo-Latince yani nostaljik anlamda yunanca tercümesidir ve "sıla hasreti" anlamına gelir. Evinden uzak askerlerin sıla hasretiyle yatağa düştüğü durumları tanımlayan bu hastalığın tedavisi bellidir: eve dönmek. Ancak hastalığın keşfini takip eden yüz yıl içinde kavram uzamsal anlamının dışına çıkarak zamansal bir anlam kazanır. Artık hasta askerleri eve geri göndermek onları tedavi etmez çünkü özlenen ev artık uzamsal bir yer değildir, zamansaldır. Bugün küresel olarak yayılan nostalji salgını bilinen ve geçmişte kalmış bir eve duyulan özlemin ötesinde daha önce içinde bulunulmamış, deneyimlenmemiş bir geçmişe duyulan özlemi ifade eder. Bazı araştırmacılar bunun nedenini Küreselleşme sonrası dönemde insanların ütopyalara yani daha iyi geleceklere inanmayı bırakmış olmalarına bağlar. Böylece bugünden memnun olmayan kişiler veya topluluklar daha iyi bir gelecek değil, iyileştirilmiş bir geçmiş tahayyül ederler ve belirsizlik, güvensizlik, düzensizlik ve kaosu temsil eden bugüne karşı düzenli, bilinen, tüm sorunlarından arındırılmış bir geçmiş inşasına başvururlar. Küreselleşme ve küreselleşme sonrası dönemde doğan bireyler ise bunu dolaylı ve kolektif deneyime bağlı olan nostaljiye başvurarak yani canlandırılmış nostaljiyle yapar. Canlandırılmış nostalji kişinin bireysel olarak doğrudan deneyimlemediği ancak toplumsal olarak paylaşılan bir geçmiş ideası üzerine duyulan özlemi ifade eder. Nostalji salgınının görünürlük kazandığı alanlardan birisi de müziktir. Herkesçe malum olan plak uyanışında ve özellikle analog ve dijital karşıtlığı üzerinden yapılan tartışmalarda örtük olarak geçmiş ve bugünün karşılaştırıldığı görülür. Plak nesnesi üzerine müziksel veriyi kaydedebildiği kadar aldığı hasarlar ile kendi kişisel tarihini de kaydetmektedir. Bu bağlamda plağın çoğu zaman bir belleğe sahip olduğu iddia edilir. Plak kafeler ise çok daha yeni ortaya çıkan ve canlandırılmış nostalji yaratmak için eşyaları ve özellikle plakları mekânın hemen her köşesinde kullanan yerlerdir. Böylece bugün yaşadığı dünyadan ve hayattan memnun olmayan kişiler geçmişe dönük inşaları bu geçmişi hatırlatan nesneler yardımıyla yaparlar. Başka bir deyişle daha iyi/idealize edilmiş bir geçmişi tahayyül ederler. Bu tahayyülde geçmişin "kadim" müzikleri, bugünün henüz ortaya çıkmış ve meşruiyetini henüz kazanamamış müziklere karşı güçlü bir karşıtlık yaratır. Plak medyumu ise analog bir medya olarak "doğal" ve onun karşıtı olarak görülen dijital ise "yapay" gibi sınıflandırılmalara tâbi tutularak bugünü temsil etmesi bağlamında "istenmeyen, kötü" ilan edilir. Bu tez çalışması küresel nostalji salgını olarak adlandırılan fenomeni geçmişi fragmanlar halinde kullandığı eşyaların hatırlatıcı özelliğiyle mekânsallaştıran "70'ler Plak Kafe" örneği üzerinden anlamaya çalışacaktır.

KafeMekanMüzik+3
Ata Sağıroğlu
Dokuz Eylül University · Güzel Sanatlar Enstitüsü
2020
00
Sanatta YeterlikAçık ErişimTR

M.L.T yöntemi ile müzik eğitimi ve keman öğretimine uyarlanması

Bu çalışma, Prof. Edwin E. Gordon'un Music Learning Theory (M.L.T) yöntemi ile müziğin çocuğa nasıl öğretildiğini ve çocuk tarafından nasıl algılandığını anlatmak, eğitim ve teknik konular hakkında bilgiler vermek, erken çocukluk döneminde uygulanan müzik eğitimini incelemek ve bunun M.L.T yöntemi ile benzerlikleri, altı yaş ve üstü keman öğrenimi sürecinde eğitimcilerin kullanabilecekleri yeni yöntemler sunmak, bu süreci incelemek ve bu teori doğrultusundaki yaklaşımlar ile ilgili Türkçe kaynak oluşturmak amacıyla yapılmıştır. Birinci bölümde, uzun yıllar süren bir ön araştırmanın üzerine tanımlanan Gordon'un M.L.T yönteminin temel ilkesi olan çocukların daha etkili şekilde müziği özümsemesi ve tümüyle kavraması için yönlendirilmeleri ve bu amaç doğrultusunda eğitilmeleri olmuştur. Erken çocukluk döneminde müzik eğitiminin önemi, kazanımları ve M.L.T ile benzerliklerine değinilmiştir. M.L.T yaklaşımları bazı müzik eğitimleri ile ortak özellikler taşısa da, farklı bir eğitim modeli olmuştur. İkinci bölümde M.L.T yöntemi ile müzik eğitimi anlatılmıştır. Teknik bilgiler, ders süreci, işleyişi ve gereken materyallere değinilmiştir. Üçüncü bölümde ise, M.L.T yönteminin keman üzerinde uygulanması anlatılmıştır. Araştırmada Olten Filarmoni Sanat Okulu'nda eğitim görmekte olan altı yaş ve üstü öğrencilerin keman dersleri incelenmiştir, M.L.T derslerinin işleyişi ve içeriğine yönelik bulgulara ulaşılıp, yeni öğretim yöntemleri geliştirilmiştir. Bu bulgular doğrultusunda M.L.T dersleri tanıtılmıştır, elde edilen sonuçlara dayalı olarak öneriler sunulmuştur.

KemanMüzik eğitimiMüzik Öğrenim Teorisi+3
Gülce Karagözcük Yamandağlı
Dokuz Eylül University · Güzel Sanatlar Enstitüsü
2020
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Müzik öğretmenlerinin mesleki tükenmişlik kaynakları: Antalya kent merkezi örneği

Tükenmişlik stresle birlikte modern toplumlarında en sık görülen ve iş gücü kaybına neden olan sosyal temelli bir sorundur. Bu sorun eğitim alanı dahil birçok alan da görülebilmektedir. Bu bağlamda araştırmanın amacı Antalya kent merkezinde görev yapan müzik öğretmenlerinin tükenmişlik düzeylerini ve bunların olası nedenlerini incelemektir. Nitel ve nicel tekniklerin birleşiminden oluşan bu karma yöntem araştırması Antalya kent merkezinde görev yapan müzik öğretmenleri ile 2019-2020 tarihlerinde gerçekleştirilmiştir. Çalışma grubunu Antalya kent merkezinde görev yapan ve rastgele seçilmiş 72 müzik öğretmeni oluşturmuştur. Araştırmanın nicel boyutunda bu 72 öğretmene Maslach Tükenmişlik Envanteri uygulanmıştır. Bu ilk aşamada tükenmişlik yaşadığı anlaşılan 25 öğretmenle bu tükenmişliğin kaynaklarını belirlemek için yüz yüze görüşmeler yapılmıştır. Görüşmelerde olası tükenmişlik kaynakları çalışma ortamı, mesleki yeterlik, bireysel ve sosyal ve diğer kaynaklar kategorileri altında kavramsallaştırılmış ve sorulara dönüştürülmüştür. Araştırmada elde edilen verilerin analizinde betimsel analiz kullanılmıştır. Araştırma sonucunda müzik öğretmenlerinin tükenmişlik kaynakları her bir kategori altında temalar ve alt temalar şeklinde değerlendirilmiş ve yorumlanmıştır. Anahtar kelimeler: Tükenmişlik, Mesleki Tükenmişlik, Tükenmişlik Kaynakları, Müzik Öğretmeni

AntalyaBranş öğretmenleriMüzik dersi+4
Ulaş İnci
Akdeniz University · Güzel Sanatlar Enstitüsü
2020
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Kültür-müzik ilişkisi bağlamında sinemada çingene kimliği: "Transylvania" filmi örneği

İnsanların yaşamlarını sürdürme pratiğinde kültür önemli bir yer tutmaktadır. İnsanlar belli bir kültürün içerisine doğmakta ve içerisinde bulundukları mekanda bilinçlendikçe kimliklerini, aidiyetlerini geliştirmektedirler. Yaşadıkları göçebe hayat nedeniyle kimlik ve aidiyet, Çingene topluluklarında bazı farklılıklar gösterebilmektedir. Çingeneler, göç ettikleri coğrafyalara müziklerini, danslarını, gelenek-göreneklerini, diğer kültürel öğelerini ve kendi dillerini taşımışlardır. Kültürel öğelerinden özellikle müzik ve dans, Çingene toplulukları için önemli birer kültür göstergesidir. Yaşadıkları göçler sonucunda Çingeneler, birçok kültürle etkileşim içerisine girmiş ve bulundukları coğrafyanın etno-kültürel dokusuna uyum sağlayarak gelenek-göreneklerini, giyim-kuşamlarını, müziklerini, danslarını, ritüellerini kendilerine özgü biçimlerde yaşatmaya çalışmışlardır. Bu çabaları yüzünden Çingene toplulukları, dışarıya kapalı olarak görülmüş, dönem dönem dışlanmış ve çoğunlukla ötekileştirilmişlerdir. Bu konu birçok makale, tez ve kitaplarda çalışıldığı gibi sinemada da işlenen önemli konulardan biri haline gelmiştir. Görsel anlatım sanatı olan sinema içerisinde, anlatılmak istenen olayın ifade gücünü arttırmak için kullanılan ışık, renk, kurgu, oyuncu seçimi gibi unsurlardan birisi de müziktir. Genel bir tanımla filmde müzik kullanımının amacı; anlatılmak istenen olayın ifade edilmesine, diyalog ya da hareketle aktarılamayacak bazı duyguların ortaya çıkarılmasına yardımcı olmaktır. Çingenelerin kültürel özelliklerini filmlerine sıkça konu edinen Tony Gatlif, kültürel kimliğin müzikal temsili temelli filmleriyle dikkat çekmektedir. Bu araştırmada konu edilen "Transylvania" filmi, Çingene kimliğine has önemli veriler sunmaktadır. Bu bağlamda "Transilvanya" filminin müzikli sahnelerine yoğunlaşarak, kültürel kimliğin müzikal temsili anlamlandırılmaya çalışılmaktadır. Kültür-müzik ilişkisi ile oluşturulmuş olan filmler, etnomüzikoloji disiplinine önemli materyaller sunmaktadır. Kültürel kimliğin müzikal temsili temelli bir film olan "Transylvania" filmi, Çingene kültüründe müziğin yerini açıklamaya çalışma niteliğinden dolayı büyük önem taşımaktadır.

KimlikKültürMüzik+3
Ozan Can Fırat
Akdeniz University · Güzel Sanatlar Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Viyolonselin transkripsiyon yoluyla disiplinlerarası bir performansta kullanımına yönelik bir deneme

Müzik, hayatımızın büyük bir çoğunluğunda bize eşlik eden, biz fark etmesek bile düşüncelerimize yön veren, kimi zaman hükmeden, sanatın önemli dallarından olan bir disiplindir. Geçmişten günümüze bakıldığında insanların sanat anlayışlarında gerçekleşen biçim değişikliklerini görebilmek mümkündür. Tek bir disiplin ile ifadenin mümkün olmayacağı konularda ya da yeni ifade olanaklarının araştırıldığı zamanlarda disiplinlerarası yaklaşım ön plana çıkmıştır. Sahne sanatlarının birbirleriyle çalışmaya elverişliliği, disiplinlerarası etkileşimin rahatlıkla gerçekleşebilmesine olanak sağlamaktadır. Bu etkileşim dönüşümle beraber gelişmeyi de getirmektedir. Disiplinlerarası performanslarda müziğin kullanım imkanlarının peşine düşen araştırmacı, literatürde; müziğin esas unsurlardan biri olarak kullanıldığı disiplinlerarası çalışmalara ulaşamayınca, kendi bulgularını üretmenin yollarını aramıştır. Bir oyuncu/dansçıyla beraber bu amaca yönelik yaptıkları çalışmalar "dumrul" adını verdikleri disiplinlerarası performansı doğurmuştur. Disiplinlerarası çalışmaya uygun olduğundan metin olarak Dede Korkut Hikayeleri'nden Duha Koca Oğlu Deli Dumrul Destanı seçilmiştir ve üretilen performansın ismi buradan gelmektedir. Müzik kullanımının, viyolonselin ve müzisyenin çalışmanın içinde yer alan diğer unsurlarla eş unsur olarak kullanılmasının araştırıldığı "dumrul" performansında, dans ve tiyatro disiplinleri "dumrul"u oluşturan diğer eş unsurlardır. Oldukça geniş bir repertuvara sahip olan viyolonsel repertuvarı, başka enstrümanlar için yazılan eserlerden yapılan transkripsiyonlarla, zenginleşmeye devam etmektedir. "dumrul"da araştırmacı tarafından transkripsiyonu yapılan eserler; Mahler'in 5. Senfoni'sinin 1. Bölüm'ü ve 1. Senfoni'sinin 3. Bölüm'üdür. Disiplinlerarası anlatım gücünü arttırmak ve performanstaki anlamı birçok açıdan desteklemek için yararlanılan bir diğer eser Ingmar Bergman'ın Yedinci Mühür adlı filmidir ve "dumrul"da sahne üzerindeki aksesuarlarla filme atıf yapılarak anlam desteklenmiştir.

Bergman, IngmarDeli DumrulDisiplinlerarası+4
Buse Bilginoğlu
Akdeniz University · Güzel Sanatlar Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Mehmet Zekâi Dede Efendinin ağır semai formunda bestelediği eserlerin usûl-arûz vezin ilişkisi yönünden incelenmesi

XVIII. yüzyılın önde gelen bestekârlarından Mehmet Zekâi Dede Efendi, Geleneksel Türk Müziğine yaşadığı dönemde damgasını vurmuş, Hammamizâde İsmail Dede Efendinin öğrenciliğinde mûsıkîde ustalaşmaya başlamış, hocasının ve devrin önde gelen birçok bestekârının takdirlerini kazanmıştır. Sanat hayatı boyunca değişik formlarda birçok eser besteleyen Mehmet Zekâi Dedenin Kültür Bakanlığı Devlet Klasik Türk Müziği nota arşivinde dini ve din dışı 206 eseri mevcuttur. Klasik Türk müziğinin büyük bestekarlarından Mehmet Zekâi Dede Efendinin 'Ağır Semai' formunda bestelenmiş 21 adet eseri bulunmaktadır. Bu araştırmada 'Ağır Semai' formunda bestelenen eserlerin usûl-arûz vezni ilişkisi açısından uyum içerisinde olup olmadığı, eserlerdeki güftelerin en çok hangi arûz kalıplarını kullandıkları ve bu kalıpların hangi usûl ile bestelendiğinin ortaya konulması amaçlanmıştır. Çalışmada belirlenen ağır semai formunda bestelenmiş eserlerin içerik analizi yöntemiyle güftelerinin şekil özellikleri, usûl-arûz vezin ilişkisini gösteren şablon ve eser içerisindeki melodik düzümün gösterilmesine ayrıca yer verilmiştir. Bu amaç doğrultusunda araştırma, nitel bir araştırma olup sistematik tarama deseni ile desenlenmiştir. Araştırmada veriler doküman inceleme yoluyla toplanmış ve tema, betimsel analiz ve içerik analizleri ile analiz edilmiştir. Mehmet Zekâi Dedeye ait ağır semâi formundaki 21 eserin 10'u Mefûlü/ Mefâîlü/ Mefâîlü/ Feûlün, 5' i Fâilâtün/ Fâilâtün/ Fâilâtün/Fâilün, 2'si Müstefilâtün/ Müstefilâtün, 1'i Mefâîlün/ Fâilâtü/ Mefâîlün/ Fâilün, 1'i Mef'ûlü/ Fâ'ilâtü/ Mefâ'îlü/ Fâ'ilün ve 2'si Mefâîlün/ Mefâîlün/ Mefâîlün/ Mefâîlün vezninde bestelendiği tespit edilmiş olup, açık ve kapalı hecelerin eserler içerisindeki melodik dağılımının dengeli bir yapıda olduğu saptanmıştır. Bu eserlerden; Mefûlü/ Mefâîlü/ Mefâîlü/ Feûlün veznindeki eserlerin 4 tanesi aksak semai (10/8) usulünde, 4 tanesi ağır sengin semai (6/4) usulünde, 2 tanesi sengin semai (6/8) usulünde, Fâilâtün/ Fâilâtün/ Fâilâtün/ Fâilün vezninde olan 5 eser aksak semai (10/8) usulünde, Müstefilâtün/ Müstefilâtün vezninde 2 eser aksak semai (10/8) usulünde, Mefâîlün/ Fâilâtü/ Mefâîlün/ Fâilün vezninde bestelenmiş 1 eser ağır aksak semai (10/4) usulünde, Mefâîlün/ Mefâîlün/ Mefâîlün/ Mefâîlün vezninde bestelenmiş eserlerin 3 tanesi aksak semai (10/8) usulünde bir tanesi ise ağır aksak semai (10/4) usulünde bestelenmiştir. Anahtar kelimeler: Türk Mûsıkîsi, Türk Sanat Müziği, Mehmet Zekâi Dede Efendi, Usûl-Ârûz Vezin İlişkisi, Ağır Semâi.

Aruz vezniAğırsemaiBesteler+4
Seyit Mehmet Sakin
Akdeniz University · Güzel Sanatlar Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Psikolojik kökenli travmaların enstrüman çalma performansına etkileri üzerine bir inceleme

Bu çalışmada, profesyonel müzisyenlerin konservatuvar öğrenim süreçleri boyunca gerek ailevi gerek eğitmen kaynaklı deneyimledikleri travmatik durumların enstrüman çalma performansına bilişsel ve fiziksel etkilerinin ve bu etkilerden kurtulmak adına icracıların uzun ve yoğun eğitim süreçleri içerisinde geliştirdikleri veya geliştiremeden mezun oldukları baş etme yöntemlerini incelemek amaçlanmıştır. Araştırma bir durum çalışması (case study) olarak planlanmış olup verilerin toplanmasında yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Bu amaçla muhtelif zamanlarda konservatuvarlardan mezun olmuş 19 icracı ile online platform kanalları kullanılarak görüşmeler yapılmıştır. Görüşmeler bireylerin ifadelerinin içeriğine göre değişmekle birlikte ortalama 20 ile 30 dakika arasında sürmüştür. Bu görüşmelerden elde edilen veriler, içerik analizi yöntemi ile kodlara, birbiriyle ilişkilendirilen kodlar ise temalara ayrılarak işlenmiştir. Verilerin analizi ile küçük yaşlardan itibaren konservatuvar eğitimi alan icracıların büyük çoğunluğunun farklı düzeylerde de olsa eğitim süreçleri içinde ailevi ve eğitimci kaynaklı travmatik durumlar ile baş etmek zorunda kaldıkları ve bunların çalma performanslarında dramatik gerilemelere sebep olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Bunun yanı sıra icracılar enstrümana başladıkları ilk yıllarda sahne veya sınavlarda yüksek heyecan ve kaygı düzeyi yaşamazlarken zaman içerisinde yaş aldıkça karşılaştıkları yıkıcı eleştiriler sebebiyle sahne performans kaygı düzeylerinin arttığı sonucuna varılmıştır. Diğer bir bulgu ise konser veya sınavlara hazırlık süreçlerinde icracıların yoğun bir kısmının bel, boyun, sırt ağrısı ve sinir sıkışması gibi fiziksel problemler ile karşılaştıklarıdır.

Enstrüman çalmaKaygıKaygı düzeyi+5
Mustafa Önder
Akdeniz University · Güzel Sanatlar Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Teke Yöresi Yeleme Köyü Çerkeslerinde geleneksel müzik pratikleri

Bu çalışmada Antalya ili, Korkuteli ilçesi Yeleme Köyü'nün sahip olduğu geleneksel müzik ve müzik pratikleri üzerinde durulmuştur. Bu bağlamda kaynak kişiler ile çeşitli tarihlerde gerçekleştirilen yapılandırılmış ve yapılandırılmamış görüşmeler doğrultusunda, Çerkes toplumunun sahip olduğu sosyokültürel yaşamı, geleneksel müzik ve pratiklerine dayalı bulgular elde edilmiştir. 1817 ile 1864 yılları arasında gerçekleşmiş olan Rus-Kafkas savaşı, Rus Çarlığının Kafkasya'da kontrolü ele geçirmesi ile son bulmuştur. Bu sebeple zorlayıcı yaptırım ve baskıların artması, Çerkes halkını Osmanlı topraklarına zorunlu göçe mecbur bırakmıştır. Çalışmada ele alınmış olan Yeleme köyünün geleneksel müzik pratikleri, savaş sonrası Rus Çarlığının bölgede uyguladığı sosyal ve siyasi politikaları sonucu, Osmanlı Devleti sınırları içerisine zorunlu göç etmiş olan, nüfus yoğunluğunu Abzehlerin oluşturduğu Çerkes toplumunun özgünlüğünü yansıtmaktadır. Çalışmada doğumdan ölüme kadar süregelen pratikler üzerinde durulmuş ve bu çerçevede derlenen repertuvar ele alınmıştır. Söz konusu Yeleme Köyü'nün müzikal pratikleri bağlamında düğün, eğlence, tarımsal üretim, çalışma alanlarında yapılan, ulaşılabilen ve notaya alınan şarkı ve manilere yer verilmiştir. Ayrıca çalgıların ve şarkıların kullanım alanları, müzik pratiklerinin sosyal yaşamlarındaki rolü ve önemi üzerinde durulmuştur. Anahtar Kelimeler: Teke Yöresi, Çerkesler, Yeleme Köyü, Müzik Pratikleri

Antalya-KorkuteliAntalya-Korkuteli-YelemeGelenekler+7
Alev Türkan Özcan
Akdeniz University · Güzel Sanatlar Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Bireysel öğrenme modeli olarak üç ezberleme tekniğinin amatör yetişkin piyano sınıfındaki etkileri

Piyano eğitimi, psikoloji ve nörobilim alanlarında geniş bir literatür çalışmasına dayanan bu çalışmada, piyano eğitimine uygulanan öğrencilerin bireysel öğrenme modellerinin (görsel, devinimsel ve işitsel) etkilerini deneysel olarak araştırmak amacıyla tasarlanmıştır. Gözlemsel deney boyunca yukarıda belirtilen üç baskın yöntemden birine sahip altı seçilmiş yetişkin, araştırmacı tarafından geliştirilen üç ezberleme stratejisi kullanılmıştır. Çalışmanın deney bölümünde, öğrenme stratejilerine dayalı ezberleme yöntemlerinin etkileri, sunulan müzik eserinin kontrol kaydındaki hataların sayımı ile ölçülerek değerlendirme yapılmıştır. Deneysel çalışmayı uygulayan öğretmenin performanslarla ilgili görüşleri ise nitel araştırma yöntemi ile her oturum sonunda, araştırmacının geliştirdiği Öz Değerlendirme ölçeğinin katılımcılar tarafından doldurulmaları yoluyla elde edilmiştir. Deney sonucunda, öğrenme stilleri ile ezberleme süreci arasında doğrudan bir ilişki olduğu "Hata Oranı Analizi" yontemi kullanılarak kanıtlanmış oldu. Katılımcılardan baskın stratejileri kullanarak piyano parçası ezberlemeleri istenmiştir. Ardından yapılan "Hata Oranı Analizi" değerlendirildiğinde, katılımcıların en iyi ezberledikleri parçalar olduğu anlaşılmıştır. "Hata Oranı Analizi"de stratejiler arasında küşük ve büyük farklılar meydana gelebilmektedir. Bu durumda "Hata Oranı Analizi", öğrenme süreçlerini anlamaya yönelik yeni bir bakış açısının gerekli olduğunu da ortaya koymaktadır. Katılımcıların strateji tercihleri ile çalışmanın sonuçları arasında farklılılar bulunmaktadır. Elde edilen bilgilerin yeteri kadar ikna edici kanıtlar içermemesinden dolayı strateji kullanımının ezberleme hızını önemli ölçüde arttırabileceği ne doğrulanabildi ne de çürütülebildi. Ezberleme sürecinin her şeyden önce kişiye özgü çalışılması gereken bireysel bir özellik olduğu düşünüldüğünden, bu çalışma çerçevesinde araştırmacı tarafından genelleme ve genel uygulama önerilmemiştir. Algısal öğrenme modeline bağlı piyano çalarken ezber yapabilme sürecinin özelliklerini araştırmak için daha fazla disiplinlerarası nitel ve deneysel çalışmaların yapılması önerilmektedir.

Ezber yöntemiKendi kendine öğrenmeMüzik eğitimi+3
Olga Guseynova
Akdeniz University · Güzel Sanatlar Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Antalya Yenikapı roman müzisyenlerinin informal müzik öğrenme süreçleri

Bu araştırmanın amacı Antalya Yenikapı Roman Müzisyenlerinin informal müzik öğrenme süreçlerini analiz etmek ve süreçteki sosyo-kültürel etkileşimleri ortaya koymaktır. Araştırmanın tarihsel arkaplanında Romanların göç hareketlerine, sosyo-ekonomik durumlarına ve müzik pratiklerine yer verilmiştir. Araştırma bir örnek olay çalışmasıdır. Antalya Yenikapı Mahallesi'nde yaşayan ve yaşları 32-65 arasında değişen 11 Roman müzisyen ile görüşmeler yapılmıştır. Veri toplama sürecinde yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmış ve alınan ses kayıtları metinleştirilmiştir. Ayrıca Yenikapı Çocuk Roman Orkestrası'nın çalışmaları video ile kayıt altına alınmıştır. Toplanan veriler betimsel analiz tekniğine göre analiz edilerek literatür ışığında yorumlanmıştır. Görüşme sorularının hazırlanmasında ve betimsel analizde kullanılacak kategoriler; North ve Hargreaves'ın (2008) informal müzik öğrenme sürecini açıklamak ilişkin tanımladığı dört perspektife dayanmaktadır: a) bağlam, b) otonomi ve sahiplik, c) öğrenme stilleri, d) öğrenmenin içeriği. Buna göre; Antalya Yenikapı Roman Müzisyenlerinin informal müzik öğrenme süreçlerinde; kolektif ve akrandan öğrenme, otorite figürleri, usta-çırak ilişkisi ve öğrenen özerkliği gibi birtakım mekanizmalara rastlanmıştır. Akrandan öğrenme davranışının oldukça yaygın gözlenmesi Antalya Yenikapı bağlamında gerçekleşen informal müzik öğrenme süreçlerinin kendine özgü bir karakteristiği olarak öne çıkmış ve sonraki araştırmalara bir yön göstermiştir.

Antalya-Muratpaşa-YenikapıMüzikMüzik eğitimi+7
Burçin Akçalı
Akdeniz University · Güzel Sanatlar Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Romantik Dönem viyolonsel repertuvarının ekoller ve örnekler üzerinden değerlendirilmesi

Bu çalışmanın amacı, Romantik Dönem viyolonsel repertuvarını ekoller ve örnekler üzerinden değerlendirerek, Romantik Dönem özelliklerine "müzikalite, üslup, teknik, tür, biçim" gibi açılardan bakış açısı sağlamaktır. Çalışmada, ilk olarak Romantik Dönemdeki toplumsal, siyasal ve felsefi olaylar anlatılarak dönemin Romantik Dönemin kavramsal arka planı oluşturulmuştur. Romantik Dönemdeki Alman, Fransız ve Rus müzik ekolleriyle sınırlandırılmış olan çalışmada, her bir ülkenin Romantik Dönemdeki siyasi, kültürel ve sanatsal gelişmeleri ve müzik stilleri açıklanmıştır. Viyolonsel repertuvarının, Romantik Döneme ilişkin gelişim özellikleri nelerdir? Problem cümlesinden yola çıkılarak iki alt problem oluşturulmuştur. Bu alt problemler: "Romantik Dönem Viyolonsel repertuvarının teknik açıdan gelişim özellikleri nelerdir?" ve "Romantik Dönem Viyolonsel repertuvarının müzikal açıdan gelişim özellikleri nelerdir?" şeklinde oluşturulmuştur. Romantik Dönemin belli başlı ekolleri olarak kabul edilen Alman, Fransız ve Rus Ekollerinin bestecilerinin eserlerinden 2'şer adet eser tespiti yapılmış, her bir müzikal ve teknik özellik, 3 ayrı bestecinin 2 ayrı eseriyle analiz edilmiştir. Araştırma nitel araştırma yöntemlerinden, genel tarama modeli desenlidir. Araştırmadaki bulgular, nitel veri analiz yöntemlerinden, betimsel analiz yöntemiyle gerçekleştirilmiştir. Çalışmada, teknik ve müzikal analizi yapılmış ekollerine göre besteciler: Fransız ekolünden: Camille Saint Saens, Edward Elgar, Gabriel Faure, Eduard Lalo, Jean Louis Duport, Louise Farrenc, Charles Marie Widor. Rus ekolünden: Mikhail Glinka, N.Rimsky Korsakov, Anton Rubinstein, P.İ. Tchaikovsky, Karl Davydov, Sergey Rachmaninov, Anton Arensky. Alman ekolünden: Robert Schumann, J.Brahms, David Popper, Friedrich Dotzaure, Georg Goltermann, Friedrich Gernsheim, Franz Schubert, Friedrich Grutzmacher' dir. Araştırma sonucunda, Fransız ekolünden Camille Saint Saens'ın viyolonsel eserlerinde diğer bestecilere oranla kromatik temaları daha fazla kullandığı, Rus ekolünden Tchaikovsky'nin viyolonsel eserlerinde diğer bestecilere oranla müzikal cümlelerinin daha uzun yapıya sahip olduğu, Alman ekolünden Robert Schumann'ın ve Rus ekolünden Rachmaninov'un viyolonsel eserlerinde diğer bestecilere oranla sol elde vibrato tekniğini daha fazla kullandığı, Rus ekolünden Karl Davydov'un viyolonsel eserlerinde sağ elde staccato yay tekniğini diğer bestecilere oranla daha fazla kullandığı, Alman ekolünden David Popper'in Viyolonsel eserlerinde tremolo yay tekniğini diğer bestecilere oranla daha fazla kullandığı gibi anlamlı sonuçlara ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Romantik Dönem, Viyolonsel, , Repertuvar, Ekoller, Örnekler.

BestekarlarBestelerMüzik+5
Orkun Ünal
Akdeniz University · Güzel Sanatlar Enstitüsü
2019
00
DoktoraAçık ErişimTR

Orkestra şefinin eğitimcilik yönü ve orkestra psikolojisi üzerindeki etkileri

ÖZETORKESTRA ŞEFİNİN EĞİTİMCİLİK YÖNÜVE ORKESTRA PSİKOLOJİSİ ÜZERİNDEKİ ETKİLERİÖmer YÖNDEMDoktora TeziMüzik Eğitimi Anabilim DalıTez Danışmanı: Yrd. Doç. Dr. Uğur ALPAGUTOrtak Tez Danışmanı: Prof. Rengim GÖKMENTemmuz 052005, 247 SayfaAraştırma, orkestra şefliğinin eğitimcilikle olan bağlantılarını ve bubağlantıların orkestra psikolojisini ne yönde etkilediğini incelemektedir. Eğitimcilik-sanat-psikoloji disiplinlerinin birbirleriyle olan etkileşimlerine de vurgu yapılanaraştırmada, nitel ve nicel araştırma tekniklerinden yararlanılmıştır. Birçokmüzisyenin müzik yapmak için bir araya geldikleri ve bu birliktelik sonucunda birbütüne ulaşarak orkestra ruhunu oluşturdukları bilinmektedir. Bu birlikteliğin veruhun oluşmasında, orkestra şefinin çok önemli bir rolü bulunmaktadır. Bilgisi,yeteneği, deneyimi ile performansın en iyi seviyeye ulaşması için orkestraya yolgösteren, onları bir bakıma eğiten orkestra şefinin eğitimcilik yönünün de bulunduğuaraştırma sonucunda görülmüştür.Orkestra şefinin eğitimci yaklaşımlarının orkestra üzerinde performans vepsikolojik yönden etkileri, yapılan ölçeklerle ortaya çıkartılmıştır. Araştırmadaüzerinde durulan orkestra psikolojisi kavramı, sosyal psikoloji ve çalışma psikolojisibağlamında incelenmiştir.Araştırmada, profesyonel orkestra şeflerinin konuyla ilgili görüşlerialınmıştır. Bununla beraber orkestra psikolojisi, orkestra şefleriyle orkestrasanatçılarının aralarındaki iletişim, davranış ve tutum beklentileri, güdülenme,orkestra psikolojisini olumlu-olumsuz etkileyen faktörler, üç farklı senfoniorkestrasına yapılan üç ölçekle aydınlatılmaya çalışılmıştır.Uzman (Orkestra şefleri) görüşlerine göre, orkestra şefinin eğitimcilik yönüvardır. Ayrıca orkestra şefinin, psikoloji, grup psikolojisi bilmesi gerekmektedir.Orkestra sanatçılarının görüşlerine göre, orkestra şefinin eğitimcilik özelliği orkestrapsikolojisini ve performansını iyi yönde etkilemektedir. Araştırma sonucunda eldeedilen bu görüşlere göre çeşitli öneriler getirilmiştir.Anahtar Kelimeler: Orkestra şefliği, Eğitimcilik, Orkestra, Psikoloji, GrupPsikolojisi

Ömer Yöndem
Bolu Abant Izzet Baysal University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2005
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

18. yüzyıl flüt repertuvarı

İnsanlık tarihinin en eski çalgılarından olan flüt aynı zamanda en çok evrim geçirmiş çalgılardan biridir. Bu yüzden çalışmaya flütün tarihsel süreçteki yapısal gelişimiyle başlanmış, Antik Yunan, Orta Çağ ve Rönesans'ta flütün kullanımından bahsedilmiş, 18. yüzyıla kadar geçirdiği değişim anlatılmıştır. Çalışmanın ikinci bölümünde Avrupa ülkelerinin müziklerinden genel olarak bahsedilmiş, milliyetlerine göre flüt müziği yazmış besteciler kısaca anlatılmış, yazdıkları flüt eserleri belirtilmiştir. Üçüncü bölüm, çalışmanın literatür kısmını oluşturmaktadır. Başlıca müzik formları kısaca açıklanmış, bu formlarda yazılmış ve günümüze ulaşabilmiş eserler bestecilerin soyisimlerine göre alfabetik sırada listelenmiştir. Çalışmanın konservatuvarların solo flüt ve oda müziği müfredatlarına katkıda bulunmasının yanı sıra 18. yüzyıl müziğine ilgi duyan müzisyenler için de faydalı bir kaynak oluşturması amaçlanmaktadır.

18. yüzyılBestekarlarBesteler+7
Nilay Gösterişli
Anadolu University · Güzel Sanatlar Enstitüsü
2019
00
DoktoraAçık ErişimTR

İnanç müziği etnolojisi perspektifinde Arguvan yöresi "içeri makamı" üzerine yapısal ve kültürel analiz

Arguvan yöresi kolektif belleğinin, inancının ve felsefesinin müziksel bir temsili olan inanç müziklerinin kültürel ve biçimsel olarak incelenmesi ve analiz edilmesi, bilimsel kaynak oluşturması ve Arguvan inançsal müziklerinin toplumsal ve kültürel vizyonunun ortaya koyulması amacıyla yapılan bu çalışmada, Arguvan müzik pratikleri, "inanç müziği etnolojisi" çerçevesinde ele alınmıştır. Nitel araştırma yöntemlerinden etnografik araştırma ile etnomüzikoji disiplini araştırma yöntemlerinin kullanıldığı çalışmada alan araştırması Arguvan merkez ve köyleri ile diasporada yaşayan 38 kaynak kişi ile görüşme yapılarak gerçekleştirilmiş ve betimsel analiz yapılmıştır. Birinci bölümde kuramsal çerçeve çizilerek diğer bölümlerine kaynaklık edecek bilgiler verilmiş, ikinci bölümde Malatya ili Arguvan ilçesinin tarihsel, coğrafi, kültürel, etnik ve demografik yapısı incelenerek kültür analizine kaynaklık edecek bilgiler sunulmuştur. Üçüncü bölümünde Arguvan'da dışarı makamı olarak tanımlanan tespit ettiğimiz 334 türkünün ezgileri ve sözleri, yapısal ve kültürel olarak analiz edilerek, sonuçlar etnomüzikolojik olarak değerlendirilmiştir. Çalışmanın son bölümünde ise Malatya ili Arguvan ilçesinde yapısal ve kültürel çerçevede inançsal müzik geleneği: "içeri makamı" / "dede makamı" incelenmiştir. Kültürel analiz için inanç ritüelleri, Arguvan inanç müziği sazlarının türleri, işlevleri, anlamları ve çalım teknikleri, Arguvan'daki cem âşıklığı geleneği, müzik uyanışı, "diaspora-festival-müzik" ilişkisi araştırılmıştır. Arguvan içeri makamı eserlerinin form, makam ve usullerine ilişkin yapısal analizler için 107 eser tespit edilmiş olup, yazılı kaynaklardan 96 nota örneği bulunmuştur. 10 eserin notası tarafımızdan notaya alınmış, 1 tane de derleme yapılmıştır. Bu bölümün sınırlılığını belirleyen bu eserlerle yapısal ve kültürel analizler yapılarak sonuçlar elde edilmiştir. Çalışmanın sonunda bir sözlük oluşturularak, yöresel olarak kullanılan sözcüklerin tanımları yapılmıştır. Ekler kısmında ise yöre müziklerine ait bazı notalardan kesitler verilmiştir. Anahtar Kelimeler: İnanç Müziği Etnolojisi, Arguvan, Alevilik, İçeri Makamı, Dışarı Makamı, Etnomüzikoloji

AlevilerAlevilikDini müzik+4
Mustafa Dağdeviren
İnönü University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2021
00
DoktoraAçık ErişimTR

Türk makam müziği sözlü eser besteciliğinin 17-19. yüzyıl arasındaki değişiminin form ve makam açısından karşılaştırmalı olarak incelenmesi

XVII-XIX. Yüzyıl arasında yaşamış dönemin en önemli bestekârlarından olan Hatip Zâkirî Hasan Efendi'den Muallim İsmail Hakkı Bey'e kadar geçen yaklaşık üç yüz elli yıllık süre içerisinde Türk makam müziği sözlü eser besteciliğinde makam ve form açısından yaşanan değişimler çalışmanın konusunu oluşturmaktadır. Bu çalışmanın amacı, XVII-XIX. Yüzyıl arasında geçen süreyi Türk makam müziği dönemlerine ilişkin yapılmış olan yirmi beş sınıflandırma ışığında ele alarak yaşadıkları dönem itibarı ile sözlü eser besteciliğinin mihenk taşı konumundaki Hatib Zâkirî Hasan Efendi, Hafız Post, Itrî, Dede Efendi, Hacı Arif Bey ve Muallim İsmail Hakkı Bey'in eserlerini form ve makam açısından inceleyip analiz etmek, yapılan analizleri birbiriyle karşılaştırarak Türk makam müziği sözlü eser besteciliğinde XVII-XIX. Yüzyıllar arasında form ve makam açısından yaşanan değişimi açıklamaktır. Çalışmada nitel araştırma yöntemlerinden tarihsel araştırma metodu kullanılmıştır. Araştırmada incelenerek form ve makam açısından analiz edilen eserler, Hatib Zâkirî Hasan Efendi, Hafız Post, Buhûrizâde Mustafa Itrî, Dede Efendi, Hacı Arif Bey ve Muallim İsmail Hakkı Bey'in TRT repertuarında yer alan Rast makamındaki eserleri ile sınırlandırılmıştır. İncelenen eserler üzerinde yapılan form ve makam analizleri sonucunda XVII. Yüzyılda dini formların din dışı formlara kıyasla daha fazla bestelendiği, on sekizinci ve on dokuzuncu yüzyıllarda bestelenen eserlerdeki çeşni sayısının on yedinci yüzyıla göre artış gösterdiği, on yedinci yüzyılda Rast-Nevâ perdeleri arasında seyreden ezgisel dolaşımın on sekizinci ve on dokuzuncu yüzyıllarda Nevâ-Gerdâniye perdeleri arasında yoğunlaştığı tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Makam, Form, Şarkı, Sözlü eser besteciliği, makam analizi

BestekarlarBiçimKarşılaştırmalı müzik+3
Emre Akgün
İnönü University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2021
00