İstanbul University-Cerrahpaşa
Discipline

Hemşirelikte Eğitim Anabilim Dalı

İstanbul University-Cerrahpaşa

13

Archived Theses

0

DOIs Assigned

0%

DOI Rate

Discipline

13 Theses
Master'sOpen AccessTR

Hiperbilirubinemisi olan yenidoğanlara uygulanan bebek masajının bilirubin seviyesi ve cilt nemine etkisi

Araştırma hiperbilirubinemisi olan yenidoğanlarda bebek masajının bilirubin seviyesi ve cilt nemine etkisini belirlemek amacıyla klinik, randomize kontrollü deneysel tasarımlı çalışma olarak yapılmıştır. Araştırma Düzce Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezi Yenidoğan Ünitesinde Aralık 2021- Ağustos 2022 tarihleri arasında gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın örneklemini, yapılan güç analizi sonucuna göre, araştırmaya katılma kriterlerine sahip 60 term yenidoğan (masaj grubu: 30; kontrol grubu: 30) oluşturmuştur. Çalışmanın veri toplama sürecinde anne ve bebeği tanıtıcı bilgi formu, bebek izlem formu, transkütan bilirubinometre ve nemölçer cihazı kulllanılmıştır. Deney grubundaki yenidoğanlara 2 gün boyunca günde 3 kez 15 dk (dakika) masaj uygulanmıştır. Masajdan 15 dk önce ve masajdan 5 dk sonra bebeklerin fizyolojik parametreleri (kalp tepe atımı, solunum, oksijen saturasyonu ) değerleri ölçülerek veri toplama formuna kaydedildi. Ayrıca uygulama öncesi, uygulamadan 24 ve 48 saat sonra bebeğin kilosu, cilt nem oranı, transkütan bilirubin düzeyi ve defakasyon sıklığı değerleri alındı ve kaydedildi. Kontrol grubundaki yenidoğanlara klinik bakım ve tedavileri dışında bir uygulama yapılmamış olup izlem başladığında kilo, fizyolojik parametreler, cilt nem oranı, transkutan bilirubin düzeyi ve defekasyon sıklığı değerleri alındı. Yine kontrol grubunda da deney grubundaki masaj uygulaması sırasında alınmış olan fizyolojik parametre ölçümleri eş zamanlı olarak alınmıştır. Süreç başladıktan 24 ve 48 saat sonraki günlük defekasyon sıklığı, kilo, cilt nem oranı ve transkütan bilirubin seviyesine bakılarak veri toplama formuna kaydedildi. Çalışmadan elde edilen verilerin değerlendirilmesinde kategorik değişkenler için sayı, yüzde, sayısal değişkenler için ise ortalama, standart sapma kullanılmış, analiz için ise Ki Kare analizi, Fisher's Exact test, Mann Whitney U, Wilcoxon analizi, Friedman Analizi kullanılmıştır. Araştırma verileri incelendiğinde masaj grubunda (10,17±1,70) kontrol grubuna (11,44±1,78) ölçülen 48 saat sonraki bilirubin seviyeleri istatistiksel açıdan anlamlı bulunmuş ve masaj grubunda bilurubin seviyesinin daha düşük olduğu gözlenmiştir (p<0,05). Masaj grubunun 48 saat sonraki defekasyon ortalaması kontrol grubuna kıyasla daha fazladır ve istatistiksel olarak anlamlıdır (p<0,05). Her iki grubun cilt nem oranı ortalamaları karşılaştırıldığında istatiksel olarak anlamlı bir fark bulunamamıştır (p>0,05). Sonuç olarak bebek masajının yenidoğanlarda defekasyon sıklığını artırma ve bilirubin seviyesini düşürmekte önemli bir etkiye sahip olduğu gözlenmektedir. Yenidoğanlara uygulanacak bebek masajının bilirubin seviyelerini düşürmede standart tedaviyi destekleyeceği, hospitalizasyonu kısaltacağı, bebeğin fizyolojik sağlığına (fizyolojik parametrelerin stabilizasyonu, boşaltımın kolaylaşması vb) olumlu etki sağlayacağı düşünülmektedir. Bu nedenle yenidoğan hemşirelik bakımında teröpatik bir yöntem olarak kullanılması önerilmektedir.

Bebek-yenidoğmuşBebeklerCilt bakımı+4
Meryem Akman
Düzce University · Institute of Health Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Hemşirelerin mesleki ve çalışma koşulları özellikleri ile algılanan örgütsel desteğin verimliliğe ilişkin tutumlarına etkisi

Çalışmanın amacı, hemşirelerin mesleki ve çalışma koşulları özellikleri ile algıladıkları örgütsel desteğin verimlilik tutumlarına etkisini belirlemektir. Tanımlayıcı ve ilişki arayıcı tasarımda gerçekleştirilen bu araştırma, Ocak 2021- Mart 2021 tarihleri arasında Türkiye'de yer alan özel, üniversite ve kamu hastanelerinde çalışan hemşirelere Koç Qualtrics programı ile çevrim içi anket oluşturularak sosyal medya aracılığı ile ulaşılıp araştırmaya katılmaya gönüllü 372 hemşire ile yapılmıştır. Araştırmada veriler, hemşirelerin bireysel, mesleki ve çalışma koşulları özelliklerini belirleyen 18 soru ile "Algılanan Örgütsel Destek Ölçeği" ve "Verimliliğe İlişkin Tutum Ölçeği" kullanılarak toplanmıştır. Verilerin analizinde; tanımlayıcı analizler, Kolmogorov Smirnov ve Shapiro-Wilk testleri, Mann Whitney U testi, Kruskal Wallis Testi (ileri analizde Bonferroni düzeltmeli Mann Whitney U testi) ve Spearman Korelasyon analizi kullanılmıştır. Hemşirelerin, verimliliğe ilişkin tutumlarının (44,41±10,61) ortalamanın altında, algılanan örgütsel desteğin (2,80±0,7) ise ortalamanın üstünde olduğu belirlenmiştir. Hemşirelerin verimliliğe ilişkin tutum puanı ile yaş ve cinsiyet arasında istatistiksel olarak anlamlı fark bulunmamıştır. Ölçek toplam puanı ile birimdeki toplam çalışma süresi, kurumdaki toplam çalışma süresi, hemşirelik mesleğinde toplam çalışma süresi arasında istatistiksel olarak anlamlı fark bulunmazken; eğitim durumu, çalıştığı birim, kurum türü, vardiya şekli, iş yükü durumu, son zamanlarda kurumdan ayrılmayı düşünme durumu, kurumda hemşireler için sunulan kariyer gelişim olanaklarından memnuniyet durumu, kurumda hemşireler için sunulan eğitim olanaklarından memnuniyet durumu, iş doyumundan memnuniyet, alınan ücretten memnuniyet, mesleki otonomi, kuruma bağlılık durumu ile istatistiksel olarak anlamlı fark bulunmuştur. Algılanan Örgütsel Destek Ölçeği toplam puanı ile Verimliliğe İlişkin Tutum Ölçeği toplam puanları arasında güçlü düzeyde, pozitif yönde, çok ileri düzeyde anlamlı bir ilişki olduğu bulunmuştur (r=.65, p<0.01), algılanan örgütsel destek puanı yüksek olan hemşirelerin verimliliğe ilişkin tutumlarının yüksek olduğu belirlenmiştir. Sonuç olarak; hemşirelerin mesleki ve çalışma koşulları özellikleri ile algıladıkları örgütsel desteğin verimlilik tutumlarına etki ettiği saptanmıştır. Bu bulgular doğrultusunda yönetici hemşirlerin, hemşirelerin verimlilik tutumlarını artırmaya yönelik stratejileri kurumlarında uygulamaları önerilir.

HemşirelerHemşirelikHemşirelik araştırmaları+5
İbrahim Fener
Koç University · Institute of Health Sciences
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

İşe yeni başlayan hemşirelere yönelik web tabanlı e-mentörlük programının hazırlanması ve değerlendirilmesi

Giriş: İşe hazır olma süreci, hemşirelerin eğitimden meslek yaşamına geçerken mesleki rollerini benimsemeleri, gerekli bilgi ve deneyimleri edinip klinik ortama uyum sağlamalarını kapsamaktadır. Bu kritik dönemde, mesleğe bağlılığı ve sağlık ekibinin etkin bir üyesi olabilmek için gereken becerilerin kazanımı şekillenir. Hemşirelerin işe uyum sürecini kolaylaştırmak için iyi yapılandırılmış oryantasyon programları ve mentör desteği sağlanmalıdır. Amaç: Araştırma işe yeni başlayan hemşirelerin işe uyumunu kolaylaştırmak amacıyla, çevrim içi bir e-mentörlük programının tasarlanması, uygulanması, değerlendirilmesi ve işe uyuma etkisinin belirlenmesi amacıyla gerçekleştirilmiştir. Yöntem: Bu araştırma ön-son test tek gruplu deneysel tipte olup bir kamu hastanesindeki hemşirelerle yapılmıştır. Örneklem büyüklüğü; orta düzey etki (Cohen's f = 0,25), α = 0,05, 1–β = 0,80, üç tekrarlı ölçüm ve ρ = 0,6 varsayımlarıyla G*Power 3.1.9.4 ile en az 24 hemşire olarak olarak belirlenmiştir. Olası veri kayıpları göz önünde bulundurularak her gruba 6 hemşire eklenmiş ve toplamda 60 hemşire (menti: 30, mentör: 30) çalışmaya dahil edilmiş, araştırmadan ayrılanlarla birlikte 50 hemşire (menti:25, mentör:25) ile araştırma gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın verileri, Menti Bilgi Formu, Mentör Bilgi Formu, Web Sitesi Kullanılabilirlik Ölçeği, İşe Hazır Olma Ölçeği, Mentör Davranış Ölçeği ve Menti Değerlendirme Formu ile program öncesi, sonrası ve programdan 1 ay sonra toplanmıştır. Veriler SPSS v27 ile analiz edilerek nicel değişkenler ortalama, standart sapma, medyan, minimum ve maksimum; nitel değişkenler ise frekans (n) ve yüzde (%) ile değerlendirilmiştir. Tekrarlı ölçümler için Repeated Measures ANOVA; ölçümler arası farklılıkları test etmek amacıyla Paired Samples t-test; ölçek puanları arasındaki ilişkileri incelemek için Pearson korelasyon analizi uygulanmış ve tüm analizlerde %95 güven aralığı ile p<0,05 anlamlılık düzeyi esas alınmıştır. Bulgular: Mentilerin işe hazır olma ölçeği ve alt boyutlarında ön test, son test ve bir ay sonraki kalıcılık testi puanları arasında anlamlı artış görülmüştür. Sonuç: E-mentörlük programının hemşirelerin işe hazır oluş düzeylerinin artırılmasında etkili olduğu belirlenmiştir.

Merve Beke
İstanbul University-Cerrahpaşa · Institute of Graduate Studies
2025
00
DoctorateOpen AccessTR

Yüksek gerçeklikli, web tabanlı ve hibrit simülasyon yöntemlerinin hemşirelik öğrencilerinin erişkinlerde ileri yaşam desteği uygulamasına etkisi

Giriş: İleri yaşam desteği, kardiyak arreste müdahalede uygulanan bir tıbbi girişimdir. Kardiyak arrestin erkenden tanılanmasının, arreste zamanında/etkili müdahalenin hasta sağ kalımı üzerindeki olumlu etkisi göz önünde bulundurulduğunda hemşirelerin ileri yaşam desteği konusunda eğitim alması son derece önemlidir. Amaç: Yüksek gerçeklikli simülasyon, web tabanlı simülasyon ve hibrit simülasyon (web tabanlı simülasyon+yüksek gerçeklikli simülasyon) yöntemleri ile gerçekleştirilen ileri yaşam desteği eğitimlerinin hemşirelik öğrencilerinin bilgi ve becerilerine etkisinin incelenmesidir. Yöntem: Çalışma; üç girişim gruplu ön test- son test kontrol grupsuz randomize deneysel tasarım türündedir. Örneklemi, girişim gruplarında yer alan toplam 74 son sınıf hemşirelik öğrencisi oluşturdu. Veriler; Tanıtıcı Bilgi Formu, İleri Yaşam Desteği Bilgi Testi, İleri Yaşam Desteği Beceri Kontrol Listesi, Simülasyon Tasarım Ölçeği, Öğrenmede Öğrenci Memnuniyeti ve Özgüven Ölçeği, Eğitim Değerlendirme Formu kullanılarak; eğitim öncesi- eğitim sonrası ve eğitimden 4 ay sonra toplandı. Verilerin analizinde; yüzde, ortalama, ki- 14 kare, Karma Desen Anova, bağımlı gruplar t testi, tek yönlü varyans analiz yöntemleri kullanıldı. Bulgular: Öğrencilerin bilgi testi puanları grup içinde karşılaştırıldığında üç girişim grubunda; ön-son test puanı arasında, ön-izlem testi puanı arasında ve son-izlem testi puanı arasında anlamlı fark görüldü. Girişim grupları arasında ön-son test puanları arasında anlamlı fark bulunmazken hibrit simülasyon grubundaki öğrencilerin bilgi düzeyi, diğer gruplardan daha yüksekti. Öğrencilerin beceri düzeyleri grup içinde incelendiğinde; yüksek gerçeklikli ve web tabanlı simülasyon uygulamasında; ön-son test, ön-izlem testi ve son-izlem testi arasında anlamlı fark bulundu. Hibrit simülasyon grubunda son-izlem testi arasında anlamlı fark görülmedi. Girişim grupları arasında; yüksek gerçeklikli simülasyon ve hibrit simülasyondaki öğrencilerin son test beceri puanı, web tabanlı simülasyona göre daha yüksekti. İzlem testinde hibrit simülasyon grubundaki öğrencilerin beceri düzeyi diğer gruplardan, yüksek gerçeklikli simülasyon grubundaki öğrencilerin beceri düzeyi web tabanlı simülasyon grubundan daha yüksekti. Girişim gruplarının hepsinde, simülasyon tasarımı, öğrenci memnuniyeti ve özgüvene yönelik puanlarının yüksek olduğu belirlendi. Sonuç: Üç farklı simülasyon yöntemi ile gerçekleştirilen ileri yaşam desteği eğitimlerinin kısa dönemde öğrencilerin bilgi düzeylerinde benzer etkiler gösterdiği, ancak izlem çalışmasında hibrit simülasyonun hem bilgi hem de beceri düzeyinde daha kalıcı etkisi olduğu belirlendi.

Yağmur Şen
İstanbul University-Cerrahpaşa · Institute of Graduate Studies
2025
00
DoctorateOpen AccessTR

Obez bireylere yönelik mobil tabanlı hasta eğitiminin bilgi düzeylerine ve sağlık davranışlarına etkisi

Sağlık açısından risk oluşturan anormal veya aşırı yağ birikimi olup 30'un üzeri beden kitle indeksi (BKİ)'ne sahip bireyler "obez" olarak kabul edilmektedir. 2021 yılı itibarıyla DSÖ tarafından küresel bir hastalık olarak kabul edilen obezitenin görülme sıklığı, ülkemizde ve diğer dünya ülkelerinde gün geçtikçe artmakta ve her yıl milyonlarca insanın ölümüne neden olmaktadır. Obezite bireyi fizyolojik, psikolojik, sosyal ve çevresel olarak etkilemektedir. Böylece obez bireylerin yaşam kalitesi olumsuz yönde etkilenmekte ve yaşam süreleri kısalmaktadır. Obez bireylerin bilgi düzeylerinin arttırılması, sağlık sorunlarının en aza indirilmesinde amacıyla sağlık davranışları kazanması ve böylece yaşam kalitelerinin en iyi şekilde sürdürülmesinde iyi bir hemşirelik bakımı ve hasta eğitimi önem taşımaktadır. Günümüzde yaşanan teknolojik değişme ve gelişmeler, hasta eğitiminde farklı teknolojilerin kullanılmasını gündeme getirmiştir. Bu teknolojilerin en önemlilerinden biri, mobil teknolojilerdir. Bu araştırma ile obez bireylere yönelik mobil tabanlı hasta eğitiminin, hasta bireylerin bilgi düzeylerine ve sağlık davranışlarına etkisinin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırma kapsamında; obez bireylere özgü mobil hasta eğitimi içeriği hazırlanarak, uygulamanın tasarımının yapılmış, sonrasında obez bireylerin obezite hakkında bilgi düzeyinin ve sağlık davranışlarının değerlendirilmesi, 1. ve 3. ay izlemleri yapılmıştır. Araştırma randomize kontrollü deneysel araştırma tasarımındadır. Araştırma T.C. Sağlık Bakanlığına bağlı bir Eğitim ve Araştırma Hastanesi Diyabet ve Obezite Merkezinde yapılmıştır. Merkeze başvuran obez bireylerden girişim (30 kişi) ve kontrol grubu (30 kişi) oluşturularak veriler toplanmıştır. Çalışmada mobil ve yüz yüze eğitim alan katılımcıların bilgi düzeyleri ve sağlık davranışları karşılaştırılarak mobil uygulamanın değerlendirilmesi yapılmıştır. Obez bireylere yönelik mobil tabanlı hasta eğitim yazılımı "ADDİE" yöntemi doğrultusunda yapılmıştır. Araştırma 5 aşamada gerçekleştirilmiştir. İlk aşamada, Mobil Tabanlı Obezite Eğitimi geliştirilmiştir. Yetişkin eğitimi ilkeleri temel alınarak, bilişsel, duyuşsal ve psikomotor hedef davranışlara göre içerik oluşturularak ilgi çekici metin, animasyon, video ve görseller kullanılmıştır. Tasarım planına göre eğitimde kullanılacak içerik, literatür, uzman görüşleri ve hasta geri bildirimleri doğrultusunda hazırlanan tüm öğeler dikkate alınarak mobil uygulama yazılımı yapılmıştır. Mobil uygulama tasarımcısı ile ortak çalışma yapılarak bu aşama tamamlanmıştır. Geribildirimler doğrultusunda gerekli düzenlemeler yapılan Mobil Tabanlı Obezite Eğitiminin, 5 katılımcı ile pilot uygulaması gerçekleştirilmiştir. İkinci aşamada, tüm katılımcılara Bilgi Formu ve Mobil Öğrenme Hazırbulunuşluk Ölçeği uygulanarak girişim ve kontrol grupları belirlenmiştir. Üçüncü aşamada; girişim ve kontrol grubuna eğitim öncesinde Obezite Bilgi Testi, Sağlıklı Yaşam Biçimi Davranışları Ölçeği uygulanarak Hasta İzlem Formu'na klinik ve laboratuvar bulguları kaydedilmiştir. Dördüncü aşamada; Girişim grubundaki hastaların telefonlarına mobil tabanlı hasta eğitimi uygulaması yüklenerek, uygulamayı nasıl kullanacakları bire bir anlatılmıştır. Kontrol grubundaki hastalara araştırmacı tarafında aynı içerikle yüz yüze eğitim yapılmıştır. Eğitimler tamamlandıktan sonra Obezite Bilgi Testi uygulanmıştır. Beşinci aşamada ise; eğitimden 3 ay sonra her iki gruba Obezite Bilgi Testi, Sağlıklı Yaşam Biçimi Davranışları Ölçeği ve Hasta İzlem Formu, sadece girişim grubuna Mobil Öğrenme Uygulaması Değerlendirme Ölçeği uygulanmıştır. Tüm aşamalarda toplanan verilerin analizi yapılmıştır. Çalışmada sonuç olarak yüz yüze ve mobil eğitim öncesinde ve sonrasında istatistiksel olarak gruplar arasında anlamlı bir fark bulunmamıştır. Girişim ve kontrol grubundaki bilgi düzeyi ve sağlık davranışları benzer düzeyde sonuçlanmıştır. Mobil hasta eğitimi uygulamasının geliştirilerek sağlık hizmeti sunan kurumlarda kullanılması ve e-sağlık hizmetleri ile entegre edilmesi önerilmektedir.

Fiziksel sağlıkHasta eğitimiMaternal obezite+2
Elif Babacan
İstanbul University-Cerrahpaşa · Institute of Graduate Studies
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Yoğun bakım hemşirelerinin dijital okuryazarlık ,yapay zekâ hazırbulunuşlukları ve yapay zekâ kaygısı arasındaki ilişkinin incelenmesi

Araştırmada yoğun bakım hemşirelerinin dijital okuryazarlık düzeyleri, yapay zekâ hazırbulunuşlukları ve yapay zekâ kaygısı arasındaki ilişkinin incelenmesi; dijital okuryazarlık ve yapay zekâ hazırbulunuşluk düzeylerinin yapay zekâ kaygısını yordama gücünü ortaya koymaktır. Araştırma, tanımlayıcı ve ilişki arayıcı (correlational) niteliktedir. Bu değişkenlerin birbirini yordama gücünü değerlendirmek amacıyla makine öğrenmesi (machine learning) temelli yordayıcı (predictive) modelleme yaklaşımı kullanılmıştır. Bu yönüyle araştırma, ilişkisel-kestirimsel (correlational-predictive) nicel araştırma deseni kapsamında değerlendirilmektedir. Araştırmanın örneklemi kartopu örnekleme yöntemi ile ulaşılan, araştırmaya dâhil edilme kriterlerine sahip 352 yoğun bakım hemşiresi ile gerçekleştirilmiştir. Veri toplama araçları olarak; Bilgi Formu, Dijital Okuryazarlık Ölçeği, Tıbbi Yapay Zekâ Hazırbulunuşluk Ölçeği Yapay Zekâ Kaygı Ölçeği kullanılmıştır. Verilerin analizinde SPSS Statistics for Windows 25.0 programı ve Python kullanılmıştır. Araştırmada yoğun bakım hemşirelerinin dijital okuryazarlık düzeyi (102,39±12,30), tıbbi yapay zekâya yönelik hazır bulunuşluk düzeylerinin orta düzeydedir (67,94±15,86), yapay zekâ kaygısı (89,82±19,11) orta düzeyin üzerindedir. Araştırmadan elde edilen bulgular doğrultusunda DOÖ'nin toplamı ile; TYZHÖ'nin bilişsel, beceri, öngörü, etik alt boyutu ve toplamı arasında anlamlı ve pozitif yönlü ilişki vardır. Dijital okuryazarlığın TYZHÖ üzerindeki etkisini değerlendirmek amacıyla yapılan çoklu doğrusal regresyon analizi sonuçlarına göre : dijital okuryazarlığın günlük kullanım ve profesyonel üretim boyutları yapay zekâ hazır bulunuşluk üzerinde pozitif etkiye sahiptir, buna karşılık etik ve sorumluluk boyutunun negatif etkisi bulunmaktadır. Makine öğrenmesi analizine göre, dijital okuryazarlık ve tıbbi yapay zekâ hazırbulunuşluğu alt boyutları, yapay zekâ kaygısı üzerinde belirleyicidir (R² = 0,68). Feature importance analizi, kaygıyı en çok etkileyen faktörün bilişsel farkındalık olduğunu ortaya koymuştur. Araştırmadan elde edilen sonuçlar doğrultusunda yoğun bakım hemşirelerinin dijital okuryazarlık ve yapay zekâ hazırbulunuşluk düzeylerini artırmak için kapsamlı eğitim programları düzenlenmelidir. Eğitim ve teknoloji entegrasyon programları, gece vardiyası ve farklı yoğun bakım birimlerinde çalışan hemşirelerin ihtiyaçları göz önünde bulundurularak planlanmalıdır. Kaygıyı azaltmak için hemşirelere yapay zekâ tabanlı uygulamalar planlanırken geri bildirimleri dikkate alınması önerilmektedir.

Dijital okuryazarlıkYoğun bakım
Gizem Tokatlı
İstanbul University-Cerrahpaşa · Institute of Graduate Studies
2025
00
DoctorateOpen AccessTR

Ters yüz öğrenme modelinin hemşirelerin kanıta dayalı uygulama yetkinliği üzerindeki etkisi

Hemşirelerin klinik karar almada kullanabileceği ve önerilen karar verme stratejisi kanıta dayalı uygulamadır. Hemşirelerin kanıta dayalı uygulama kullanımları yetersizdir ve bunun en önemli sebeplerinden birisi bu konudaki bilgi ve beceri yetersizlikleridir. Çok yönlü ve teknolojik tabanlı bir eğitim modeli olan ters yüz öğrenme ile hemşirelere kanıta dayalı uygulama bilgi, beceri ve kullanım yetkinliği kazandırılabilir. Araştırmada, ters yüz öğrenme modeline dayalı kanıta dayalı uygulama yetkinliği eğitiminin planlanması, planlanan eğitimin uygulanarak hemşirelerin kanıta dayalı uygulama bilgi, beceri ve yetkinliğine etkisinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Araştırma, açıklayıcı ardışık desen kullanılarak karma yöntem araştırma tasarımına göre yürütülmüştür. Nicel boyutta, ön test-son test ölçümleriyle tek gruplu yarı deneysel bir desen kullanılmış; nitel boyutta ise hemşirelerin ters yüz öğrenme modeline dayalı eğitime ilişkin görüşleri bireysel derinlemesine görüşmelerle elde edilmiştir. Araştırma bir eğitim ve araştırma hastanesinde çalışan 19 sorumlu hemşire ile gerçekleştirilmiştir. Veriler; Hemşire Bilgi Formu, Kanıta Dayalı Uygulama Bilgi Testi ve Kanıta Dayalı Uygulama Yetkinlik Ölçeği ile toplanmıştır. Araştırmada nicel veriler; frekans, yüzde, ortalama, standart sapma, minimum ve maksimum değerler, Shapiro-Wilk, Friedman ve Wilcoxon Signed Rank testleri ile analiz edilmiştir. Verilerin normal dağılım göstermesi durumunda ise bağımsız örneklem t testi ve tek yönlü varyans analizi (ANOVA) uygulanmış; gruplar arası fark olması durumunda Bonferroni düzeltmeli post-hoc testler kullanılmıştır. Nitel verilerin analizinde içerik analizi yöntemi tercih edilmiştir. Tüm analizlerde anlamlılık düzeyi p<0,05, güven aralığı ise %95 olarak kabul edilmiştir. Araştırma, ClinicalTrials.gov veri tabanına NCT06988878 numarasıyla kaydedilmiştir. Araştırmadan elde edilen bulgulara göre, ters yüz öğrenme modeline dayalı eğitimin hemşirelerin kanıta dayalı uygulama bilgi ve beceri düzeylerini artırdığı, tutum ve yetkinlik düzeyinde istatiksel olarak anlamlı bir değişiklik yaratmadığı, hemşirelerin bu modelin kullanımına ilişkin olumlu görüşler bildirdiği gözlenmiştir. Sonuç olarak; bu araştırma, ters yüz öğrenme modeli ile desteklenen eğitimlerin hemşirelerin kanıta dayalı uygulama bilgi ve uygulama becerilerini geliştirmede etkili bir model olduğunu ortaya koymaktadır. Anahtar kelimeler: ters yüz öğrenme modeli, ters yüz eğitim modeli, ters yüz edilmiş sınıf, hemşirelik eğitimi, kanıta dayalı uygulama, kanıta dayalı hemşirelik, kanıta dayalı uygulama yetkinliği

Deniz Yıldırım
İstanbul University-Cerrahpaşa · Institute of Graduate Studies
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Hemşire öğretim elemanları ve öğrencilerin hemşireliğin geleceğine yönelik algısı ile eğitimde yapay zeka kullanım davranışlarının karşılaştırılması

Araştırmanın amacı; kamu ve vakıf üniversitelerindeki hemşire öğretim elemanları ve hemşirelik öğrencilerinin, hemşireliğin geleceğine yönelik algısı ve eğitimde yapay zekâ kullanım davranışlarının karşılaştırılmasıdır. Tanımlayıcı ve ilişki arayıcı tipteki araştırmada, örneklemi 90 hemşire öğretim elemanı ve 934 hemşirelik öğrencisi oluşturmuştur. Verilerin toplanmasında sosyodemografik ve mesleki özellikleri içeren "tanıtıcı bilgi formu" ve "Hemşireliğin Geleceğine Yönelik Algı Ölçeği" kullanılmıştır. Veriler SPSS 27 version ile analiz edilmiştir. Hemşireliğin geleceğine yönelik algı ölçeği toplam puan ortalaması öğrencide 106,37±20,00 (Min=31, Max=155), öğretim elemanında 119,83±15,53'tür (Min=76, Max=155) ve katılımcıların hemşireliğin geleceğine yönelik algısı pozitiftir. Öğrencilerin %86,3'ünün yapay zekâ kullanmış olduğu ancak %83,5'inin bir eğitim almadığı, %77,8'inin güncel gelişmeleri takip ettiği, yapay zekâ ile ilgili bilgi düzeyine ort 2,60±0,8 puan (5 üzerinden) verdiği belirlenmiştir. Öğretim elemanlarının %90'ının yapay zekâ kullanmış olduğu, %42,2'sinin eğitim aldığı, %77,8'inin güncel gelişmeleri takip ettiği, yapay zekâ ile ilgili bilgi düzeyine ort 2,69±0,77 puan (5 üzerinden) verdiği belirlenmiştir. Katılımcıların hemşireliğin geleceğine yönelik algısı ve yapay zekâ kullanım davranışları arasında anlamlı farklılıklar olduğu belirlenmiştir. Birinci sınıf öğrencilerinin, vakıf üniversitesinde öğrenim görenlerin, hemşirelik eğitiminden memnun olanların, yapay zekâ teknolojilerindeki güncel gelişmeleri takip eden, hemşirelik eğitiminde yapay zekâ teknolojilerini çok sık kullanan, yapay zekâ teknolojilerinin hemşireliğin ve hemşirelik eğitiminin geleceğini olumlu etkileyeceğini düşünen öğrencilerin hemşireliğin geleceğine yönelik algısı daha olumludur. Yapay zekâ teknolojilerinin hemşireliğin ve hemşirelik eğitiminin geleceğini olumlu etkileyeceğini düşünen öğretim elemanlarının hemşireliğin geleceğine yönelik algısı daha olumludur. Araştırma sonuçlarının, eğitimde yapay zekâ kullanım durumu ve hemşireliğin geleceğine yönelik algı ile ilgili çalışmalar için veri tabanı sağlayacağı, eğitimde yapay zekâ kullanımına yönelik öneriler geliştirmede yararlı olacağı düşünülmektedir.

Pırıl Panayır Bohur
İstanbul University-Cerrahpaşa · Institute of Graduate Studies
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Enfeksiyon kontrol hemşirelerinin eğitim gereksinimlerinin belirlenmesi

Bu araştırma, enfeksiyon kontrol hemşirelerinin eğitim gereksinimlerini ve hizmet içi eğitimlerde eğitim becerilerini kullanma sıklığını belirlemek amacıyla yapılmıştır. Tanımlayıcı ve kesitsel tasarıma sahip araştırmaya, Türkiye genelinde kartopu örnekleme yöntemiyle ulaşılan 403 enfeksiyon kontrol hemşiresi katılmıştır. Veri toplamada Tanıtıcı Bilgi Formu, Eğitim Gereksinimi Belirleme Formu ve Eğitim Becerileri Ölçeği kullanılmış; veriler tanımlayıcı istatistikler, t-testi, tek yönlü varyans analizi ve Pearson korelasyon analizi ile değerlendirilmiştir. Araştırma sonucunda enfeksiyon kontrol hemşirelerinin eğitim gereksinimlerinin konulara göre farklılık gösterdiği belirlenmiştir. "Eğitim İhtiyacı" ve "Hukuksal Boyut" konularına yönelik gereksinim puanları daha yüksek bulunurken, "Eğitim Becerisi" ve "Enfeksiyon Kontrol Önlemleri" modülleri daha orta düzey gereksinimle değerlendirilmiştir. Hemşirelerin eğitim becerilerini kullanma sıklıkları yüksek düzeyde olmasına karşın, hem oryantasyon hem de gelişim eğitimlerine olan eğitim gereksinimleri bulunmuştur. Eğitim Becerileri Ölçeği toplam puanı ile yaş, mezuniyet düzeyi ve mesleki deneyim süresi gibi bazı tanıtıcı özellikler arasında anlamlı farklar tespit edilmiştir. Sonuç olarak enfeksiyon kontrol hemşirelerinin eğitim sürecinin uygulama ve değerlendirme basamağına yönelik eğitime, özellikli birimlerdeki uygulamalar, sürveyans, hukuksal boyut ve mikrobiyoloji ile ilgili konularda kapsamlı ve sürekli eğitim etkinliklerine ihtiyaç duyduğu saptanmıştır. Bu kapsamda, enfeksiyon kontrol hemşirelerine yönelik düzenli, modül bazlı ve ihtiyaca özel yapılandırılmış hizmet içi eğitimlerin yüz yüze veya çevrim içi formatlarda sunulması önerilmektedir.

Sümeyye Kemik
İstanbul University-Cerrahpaşa · Institute of Graduate Studies
2025
00
DoctorateOpen AccessTR

El hijyeni eğitimi sanal gerçeklik simülasyonu geliştirilmesi ve etkililiğinin değerlendirilmesi: Hemşirelikte hizmetiçi eğitim örneği

Giriş: Sağlık hizmetlerinin kalitesi ve hasta güvenliği açısından sorun oluşturan sağlık hizmeti ilişkili enfeksiyonların önlenmesinde el hijyeni önemli bir önlem olarak kabul edilmektedir. Hemşirelerin el hijyeni uyum oranlarının korunması ve artırılması için iyi yapılandırılmış eğitim programlarınına gereksinim vardır. Amaç: Araştırma hemşirelerin el hijyeni davranışlarını kazanmasına yönelik el hijyeni sanal gerçeklik simülasyonu eğitimi geliştirilmesi, uygulanması ve el hijyeni uyumuna etkisinin değerlendirilmesi amacıyla gerçekleştirilmiştir. Yöntem: Araştırma, randomize kontrollü deneysel bir çalışmadır. Araştırma bir üniversite hastanesinin hemşireleri ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın örneklemi evren büyüklüğü bilinen örneklem hesaplaması aracılığıyla; etki büyüklüğü 0,05 ve yanılgı düzeyi %5 alınarak belirlenen %95 güven aralığında evreni temsil etme gücüne sahip toplam 66 kişi olarak belirlenmiştir. Veri kaybı ihtimali düşünülerek 76 hemşire ile planlama yapılmış, çalışmadan ayrılanlarla birlikte 67 hemşire ile çalışma gerçekleşmiştir. Deney ve kontrol grubundaki hemşirelere "Sağlık Hizmeti İlişkili Enfeksiyonların Önlenmesinde El Hijyeni" konulu eğitim programı uygulanmıştır. Deney grubundaki hemşirelere ayrıca el hijyeni VR simülasyon eğitimi verilmiştir. Veriler; Tanıtıcı Form, Bilgi Testi, El Yıkama Davranışını Planlı Davranış Modeli Açısından Değerlendirme Ölçeği, El Hijyeni Gözlem Formu ile eğitim öncesi, eğitim sonu ve eğitimden 2 ay sonra toplanmıştır. Eğitim programı değerlendirilmesi amacıyla tüm hemşirelere Eğitim Değerlendirme Formu, yalnızca sanal gerçeklik simülasyon eğitimi alan hemşirelere Simülasyon Tasarım Ölçeği, Öğrenmede Öğrenci Memnuniyeti ve Özgüven Ölçeği kullanılmıştır. Elde edilen veriler yüzde, ortalama, standart sapma, minimum ve maksimum, kategorik değişkenler için Ki-Kare analizi, bağımlı ve bağımsız gruplar için t testi, Karma Desen Anova ile değerlendirilmiştir. Araştırmanın anlamlılık düzeyi p<0,05 olarak alınmıştır. Bulgular: El hijyeni VR simülasyon eğitimi alan hemşirelerin kontrol grubundaki hemşirelere göre el hijyenine ilişkin bilgi düzeyi puanının, el yıkama davranışı puanının ve el hijyeni uyum oranının anlamlı düzeyde daha yüksek olduğu saptanmıştır. Sonuç: Geliştirilen el hijyeni VR simülasyon eğitiminin hemşirelerin el hijyenine ilişkin bilgi düzeyi, el yıkama davranışı ve el hijyeni uyum oranlarının artırılmasında etkili olduğu belirlenmiştir. Anahtar kelimeler: El hijyeni eğitimi, Sanal gerçeklik, Simülasyon, Hemşire

Aşkın Selvi
İstanbul University-Cerrahpaşa · Institute of Graduate Studies
2025
00
DoctorateOpen AccessTR

Hemşire öğretim elemanlarının ölçme ve değerlendirmeye ilişkin yeterlik algılarının, yaşadıkları sorunların ve çözüm önerilerinin öğretim elemanı ve öğrenci bakışıyla değerlendirilmesi

Araştırma, hemşire öğretim elemanlarının ölçme ve değerlendirmeye ilişkin yeterlik algısının, yaşadıkları sorunların ve çözüm önerilerinin hemşire öğretim elemanı ve öğrencilerinin bakışıyla değerlendirilmesi amacıyla karma araştırma yöntemlerinden yakınsak karma yöntem tasarımında gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın nicel bölümünde katılımcıların tanıtıcı ve mesleki özellikleri, hemşire öğretim elemanlarının ölçme ve değerlendirme yeterlik algısına, yaşadıkları sorunlara ve çözüm önerilerine ilişkin görüşlere, nitel bölümünde ise bireysel derinlemesine görüşmelere ve hemşirelik, tıp ve eğitim alanlarında uzman öğretim üyelerinin katıldığı panel tartışmasına yer verilmiştir. Araştırmanın evrenini, Türkiye'de bulunan hemşirelik fakültelerinde görev yapan hemşire öğretim elemanları ve bu fakültelerde öğrenim gören 4.Sınıf öğrenciler oluşturmuştur. Araştırmanın nicel bölümü, 267 hemşire öğretim elemanı ve 363 öğrenci ile nitel bölümü ise 17 hemşire öğretim elemanı ve 14 öğrenci ile; panel tartışması ise 5 uzman ile gerçekleştirilmiştir. Nicel veriler Bilgi Formları ve Hemşire Öğretim Elemanlarının Ölçme ve Değerlendirmeye İlişkin Yeterlik Algısı Ölçeği ile nitel xvi veriler ise Bilgi Formları ve Yapılandırılmış Görüşme Formları ile toplanmıştır. Elde edilen nicel veriler ortalama, standart sapma, minumum-maksimum, Kolmogorov-Smirnov ve Shapiro-Wilk testleri, Mann Whitney U testi ve Kruskal Wallis H testi analizi ile; niteliksel veriler temalara göre gruplandırılmış tematik, betimsel ve içerik analizi yöntemleri yapılarak yorumlanmıştır. Araştırma bulgularına göre, hemşire öğretim elemanlarının çoğunluğunun kendilerini ölçme ve değerlendirme konusunda kısmen yeterli gördükleri, ölçme ve değerlendirme eğitimi aldıkları, gereksinim ve yaşanan sorunlar kapsamında ölçme ve değerlendirme yeterliklerinin gelişime açık olduğu, ölçek toplam puan ortalamasının ise 115.96±13.90 olduğu ve yaş, öğrenim durumu, ünvan, ölçme ve değerlendirme ile ilgili eğitim alma, ölçme ve değerlendirmeye ilişkin kendini yeterli görme durumu ile ölçek toplam ve alt boyut sıra ortalamaları arasında anlamlı fark olduğu; öğrencilerin hemşire öğretim elemanlarını ölçme ve değerlendirme konusunda orta düzeyde (6.78±1.8) yeterli buldukları, geleneksel ölçme yöntem ve araçlarının sıklıkla kullanıldığını ifade ettikleri, yaşanan sorunlar arasında geri bildirim alma, objektif değerlendirilmeme, tek tür sınav uygulaması gibi sorunların sıklıkla vurgulandığı saptanmıştır. Nitel verilerde ise nicel bulguları destekleyici, hemşirelik eğitiminde ölçme ve değerlendirmenin yeri ve önemi, kullanılan ölçme ve değerlendirme araçları, etkileyen faktörler, yaşanan sorunlar ve çözüm önerileri temaları ön plana çıkmıştır. Sonuç olarak, hemşirelik eğitiminde ölçme ve değerlendirme/hemşire öğretim elemanlarının ölçme ve değerlendirme yeterlik algısı, yaşanan sorunlara ve çözüm önerilerine ilişkin bu çalışmada, geçmişten günümüze hemşirelik eğitiminde halen aynı sorunların yaşandığı, hemşire öğretim elemanlarının yeterlik algısının gelişime açık alan olarak önemini sürdürdüğü, hemşirelik eğitiminin iç paydaşları olan hemşirelik öğrencileri ve hemşire öğretim elemanlarının görüşleri, mevcut durum analizini ortaya çıkarmış, uzmanların görüşleri ile tüm bulguların birbiri ile bütünleştiği görülmüştür. Bu doğrultuda günümüz ve gelecek hemşirelik eğitimi için ölçme ve değerlendirmeye yönelik iyileştirme çalışmalarının önceliklendirilmesi önerilmektedir. Haziran 2025, 226 sayfa. Anahtar kelimeler: Hemşirelik Eğitimi, Ölçme ve Değerlendirme, Yeterlik, Hemşire Öğretim Elemanı, Hemşirelik Öğrencisi

Öğrenciler-hemşirelik
Nazik Yalnız
İstanbul University-Cerrahpaşa · Institute of Graduate Studies
2025
00
DoctorateOpen AccessTR

5E modeline temellendirilen eğitim becerileri eğitim programının geliştirilmesi ve değerlendirilmesi: hemşire araştırma görevlileri örneği

Araştırmada, 5E Modeline temellendirilen eğitim becerileri eğitim programının Dick, Carey ve Carey Öğretim Tasarım Modeli doğrultusunda geliştirilmesi, hemşire araştırma görevlilerine çevrim içi ortamda uygulanması ve değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Araştırma karma yöntem ve açıklayıcı ardışık desendedir. Araştırmanın birinci kısmı, niceliksel desende tek gruplu ön test son test yarı deneysel tipte; ikinci kısmı, niteliksel desende ve fenomenolojik tiptedir. Araştırmanın nicel boyutunda örneklemi Türkiye genelinde çalışan 26 hemşire araştırma görevlisi, nitel boyutunda ise eğitim programı ve veri toplama sürecini tamamlamış katılımcılar arasından kura ile belirlenen 8 kişi oluşturmuştur. Araştırmada nicel veriler; katılımcı bilgi formu, Eğitim Becerileri Ölçeği, eğitim becerileri bilgi testi, sunum değerlendirme formu, Yapılandırmacı Öğrenme Ortamlarını Değerlendirme Ölçeği; nitel veriler ise yarı yapılandırılmış görüşme formu ile toplanmıştır. Araştırma verileri, Şubat- Haziran ayları arasında toplanmıştır. Araştırmanın nicel boyutunda veriler; aritmetik ortalama, standart sapma, medyan, Cronbach Alpha iç tutarlılık analizi, Wilcoxon işaretli sıralar testi, Friedman testi, KR-20 ve 21 güvenirlik katsayısı, madde güçlük ve madde ayırt edicilik indeksi ile test edilmiş; nitel boyunda ise betimsel analiz yönteminden yararlanılmıştır. Araştırmanın nicel boyutunda; katılımcıların Eğitim Becerileri Bilgi Testi son test ve izlem testi puanının ön test puanından anlamlı düzeyde yüksek olduğu; Eğitim Becerileri Ölçeği ve ölçeğin alt boyutlarında izlem testi puanının ön testte göre anlamlı düzeyde yüksek olduğu belirlenmiştir. Sunum değerlendirme formunda eğitimcinin verdiği puanının öz, akran değerlendirmesine göre anlamlı düzeyde yüksek olduğu belirlenmiştir. Katılımcılar eğitim ortamının yapılandırmacı yaklaşıma uygunluğunu yüksek düzeyde olumlu bulmuştur. Araştırmanın nitel boyutunda; Eğitim Becerilerine Yönelik Bilgi Düzeyi, Eğitim Becerilerini Uygulama Durumu, Eğitim Programına Yönelik Görüşler olmak üzere üç tema ve bu temalara bağlı altı alt tema oluşturulmuştur. Araştırma sonucunda tüm hipotezler doğrulanmış; Eğitim Becerileri Eğitim Programının katılımcıların bilgi düzeyini, eğitim becerilerini geliştirdiği etkili bir eğitim programı olduğu belirlenmiştir.

Özgül Eycan
İstanbul University-Cerrahpaşa · Institute of Graduate Studies
2025
00
DoctorateOpen AccessTR

İlkokullarda görev yapan öğretmenlerin diyabet yönetimine ilişkin öğrenme gereksinimleri: Nitel bir çalışma

Araştırma, ilkokullarda görev yapan öğretmenlerin, diyabet yönetimine ilişkin öğrenme gereksinimlerinin belirlenmesini amaçlayan, nitel tasarım tipinde ve fenomenolojik desende bir çalışmadır. Araştırma İstanbul'un bir ilçesindeki ilkokulda görev yapan, 2 yönetici ve 22 öğretmen olmak üzere toplam 24 kişi ile gerçekleştirilmiştir. Verilerin toplanmasında, odak grup görüşmesi yöntemi ve yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Veriler, içerik analiz yöntemi kullanılarak değerlendirilmiştir. Çalışmada araştırma ve yayın etiğine uyulmuştur. Katılımcıların yaş ortalaması 41,46 yıldır, %83,33'ü kadın, %95,83' lisans mezunudur. Araştırmada katılımcıların, diyabet yönetimine ilişkin öğrenme gereksinimlerine yönelik görüşlerine ilişkin veriler; dört tema ve dokuz alt tema altında gruplandırılmıştır. Temalar; diyabete ilişkin öğrenme gereksinimleri, diyabete ilişkin duygular, okulda diyabet yönetimine ilişkin sorunlar, okulda diyabet yönetimine ilişkin önerilerdir. Araştırmada, öğretmenlerin okulda diyabet yönetimine ilişkin kendilerini yeterli görmedikleri saptanmıştır. Öğrenme gereksinimi duyulan konular; diyabet hakkında temel bilgilerin sağlanması, diyabet yönetimine ilişkin acil durumlar ve müdahaleler konusunda yeterlilik kazandırılması ve diyabetli öğrencilerin ihtiyaçlarına özgü eğitim olarak ifade edilmiştir. Araştırma sonuçları öğretmenlerin okulda diyabet yönetimine ilişkin kendilerini yeterli görmediklerini okulda diyabet yönetimine yönelik öğrenme gereksinimlerinin olduğunu ortaya çıkarmıştır. "Ulusal Okulda Diyabet Programı" projesinin uygulamaya geçirilmesi ve bu konuda farkındalığın artırılmasına yönelik çalışmaların yapılması önerilmektedir.

Songül Algün
İstanbul University-Cerrahpaşa · Institute of Graduate Studies
2024
00