
212
Arşivlenen Tez
0
DOI Atanmış
0%
DOI Oranı
Anabilim Dalı
Kontrplak üretim şartlarının formaldehit emisyonu ve teknik özelliklere etkisi
ÖZET Bu çalışmada önce kontrplak üretimi, formaldehit emisyonu ve yapışma özellikleri hakkında genel bilgiler verildikten sonra kullanılan metotlar anlatılmıştır. Çalışmanın amacına uygun olarak laboratuvar şartlarında 3 tabakalı 43 farklı tipte üretilen kontrplakların, formaldehit emisyonu WKI sise metodu ile, özgül ağırlık DİN 52374, çekme-makaslama direnci TS 47 (1981) ve DİN 53255 (1964), eğilme direnci ve eğilmede elastikiyet modülü deneyleri TS 3969 (1983) ve DİN 52371 (1968) de belirtilen esaslara göre yapılmıştır. Sonuç olarak» ayrışan formaldehit miktarı, kayın kontrplaklarda kavak ve okume kontrplaklarına göre daha düşüktür. Ayrıca levha kalınlığı ve katkı maddesi oranı ile pres süresi ve basıncının artması, üre ve melamin ilavesi yanında formaldehit oranı düşük UF tutkalının kullanılması ve kontrplak depolama süresinin uzaması formaldehit emisyonunu azaltıcı etki yaparken, dolgu maddesi türlerinin önemli bir etkisi görülmemiştir. Diğer taraftan kayın levhaların kullanıldığı kontrplakların özgül ağırlık, çekme-makaslama ile eğilme direnci ve elastikiyet modülü diğer kontrplak tiplerinden yüksek bulunmuştur. Pres basıncı ve süresinin artması. belirtilen özellikler üzerine olumlu etkileri görülürken, üre ilavesi çekme-makaslama direnci ile özgül ağırlığı azaltırken, eğilme direnci ve elastikiyet modülünü yükseltmiştir. Katkı maddesi oranının artması kavak kontrplakların yapışma direncini kuru olarak denenen örnekler için artırırken, özgül ağırlığı azaltmış ve eğilme direnci ile elastikiyet modülünü etkilememiştir. Dolgu maddesi tür ve oranın özgül ağırlığa etkisi görülemezken, dolgu maddesi oranının artması çekme-makaslama ile eğilme direnci ve elastikiyet modülünü düşürmüş, cam kabuğu ununun dolgu maddesi olarak kullanılması durumunda ise çekme-makaslama direncinde önemli bir değişme göstermemiştir. VII
Duglas (Pseudotsuga menziesii (MİRB) franco) odununun anatomik, fiziksel ve mekanik özellikleri
ÖZET Çalışmada hızlı gelişen türler içinde önemli bir yer tutan Duglas odununun [Pseudotsuga menzlesii(Mirb) Franco] bazı anatomik, fiziksel ve mekanik özelliklerinin araştırılması esas alınmıştır. Bunun için Maçka, Tonya, Ayancık ve îzmit Bölgelerinden örnekler alınmış ve deneyler ilgili standartlara göre hazırlanmış- örnekler üzerinde yapılmıştır. Anatomik özelliklerden? traheidlerin boyutları, birim alandaki sayıları, özışınlarının boyutları, birim alan ve uzunluktaki sayıları, reçine kanalları ve geçitlerin çapları, fiziksel özelliklerden? yıllık halka genişlikleri, özgül ağırlık, hacim-yoğunluk değeri, odunun çalışma miktarları ve mekanik özelliklerden; liflere paralel basınç direnci, eğilme direnci ve eğilmede elastiklik modülü, makaslama direnci, şok direnci ve Brinell-Sertlik değerleri incelenmiştir. Sonuç olarak orijin ve bölge farklılığının özellikler arasında çeşitli güven düzeylerinde anlamlı farklılıklar oluşturduğu, anatomik özelliklerin, fiziksel ve mekanik özelliklere göre daha az- etkilendikleri belirlenmiştir. Bölge ortalamaları arasında ±.0 traheid çapları hariç çeşitli güven düzeylerinde anlamlı farklılıklar saptanmıştır» VII
Değişik ağaç türlerinde yangın geciktirici kimyasal maddelerin eğilme direnci üzerine etkileri
Bu çalışmada bor içerikli çeşitli kimyasal maddeler ile emprenye edilmiş odunun statik eğilme direncinde meydana gelen değişimler incelenmiştir. Karşılaştırma için, denemelerde PEG-400(P4), Amonyum sülfat (AS), Diamonyum fosfat (DAP) ve organik çözücülü ticari bir emprenye maddesi olan Vacsol(V) kullanılmıştır. Emprenye işlemlerinde tek işlemle bireysel kimyasal maddelerin kullanılması ve ikincil bir su itici madde ( Water-repel lent=WR) ile muamele edilerek hazırlanan deneme plânı uygulanmıştır. Deney sonuçlarına göre» sarıçam ve kayın odununda V ve P4 oduna nüfuz bakımından, borlu bileşikler ise tam kuru oduna oranla retensiyon oranı bakımından üstünlük göstermişlerdir. WR maddelerden St en yüksek retensiyonu verirken (BA+Bx)'tan sonra WR'lerin, P4'e oranla çok daha üstün tutunma oranlarına ulaştığı tespit edilmiştir. (BA+Bx) emprenyell sarıçam ve kayın odunu örneklerinin 70°C'de katılaştırılan ISO ile emprenyesinde kurutma İşlemi sonunda örneklerin boyutsal deformasyona uğradıkları görülmüştür. Bunun yerine alternatif olarak uıygulanan soğuk katılaşmalı ISO emprenyesinde herhangi bir deformasyon olmamıştır. Asidik karakterdeki çözeltiler sarıçam odununda ogj(i2) değerinde azalmaya sebep olurken kayında bazik çözeltiler daha olumlu sonuçlar vermiştir. Her iki türde de P4 ve BA+Bx sonrası uygulanan WR uygulamalarında dikkate değer oranında direnç artışları sağlanamamış olup bunun örneklerin kurutulduğu 70°C'de WR maddelerin polimerleşmemelerinden kaynaklandığı sonucuna varılmıştır. Anahtar Kelimeler: Bor, Yangın geciktiriciler, Su iticiler. Odun koruma. Parafin, Odun direnci. Eğilme direnci VI
Doğal reçine (Kolofan) kullanımının ağaç malzemenin su itici özellikleri üzerine etkisi
Bu çalışmada, çeşitli ağaç türlerinde su alımını azaltı cı -Fiziksel etkili yöntemler denenmiştir. Muamelede, iki iğne yapraklı agac CDogu Ladini (Picea orientalis L. Link), Sarıcam (Pinus sylvestris L.)3 ve iki yapraklı ağaç CDogu Kayını (Fagus orientalis L. Lipsky ), Adi Kızılağaç (Alnus glutinosa L. Geartn) 3 türlerinden 3x3x1.5 cm boyutlarında hazırlanan numuneler su alma deneylerinde kul lanılmıştır. Ayrıca mobilya yüzeyini temsil edecek boyutlarda (10x10x1 cm) hazırlanan numuneler zımparalanma ve kimyasal madde sızması deneyinde kullanılmıştır. Deneylerde, -fiziksel etkili altı su itici karışım ve üc yöntem kullanılmıştır. Deneylerde aynı yöntemler ve aşağıda gösterilen karışımlar kul lanı lmıştır. I. %3 Para-Fin V. "/.3 Parafin */.90 White spirit 7.10 Sentetik reçine II. 7.10 Doğal reçine '/.87 White spirit "/.90 Selülozik tiner VI. 7.3 Parafin III. 7.10 Sentetik reçine 7.10 Bezir yağı 7.90 White spirit 7.87 White spirit IV. 7.10 Bezir yağı 7.90 White spirit Birinci bölümde, bütün yöntemlerle muamele edilen numu nelerde çözelti absorpsiyon miktarı, tam kuru madde miktarı ve su alma miktarı belirlenmiştir. En -Fazla çözelti absorpsi- 3 yon miktarı Adi Kızılağaç türünde (39.27 Kg/m ) uzun süreli batırma yönteminde (24 saat) VI. çözeltiyle muamelede bulu nurken, en az ise Doğu Ladini türünde (1.96 Kg/m > kısa sü reli batırma yönteminde (20 dakika) I. çözelti ile muamelede bulunmuştur. En fazla tam kuru madde miktarı, Adi Kızılağaç türünde (7.9. ZZ), uzun süreli batırma yönteminde 1 1. çözeltiyle muamelede bulunurken, en az ise Sarıçam türünde C/.0.29) kısa süreli batırma yönteminde IV. çözeltiyle muamelede bulunmuştur. Daha sonra deney ve kontrol numuneleri, beş farklı zaman (15 dakika, 1, 4, 16 ve 24 saat) 'da saf suya batırılarak su alma miktarları belirlenmiştir. En fazla su alma miktarı, Adi Kızılağaç türünde (7.86.11) orta süreli batırma (3 saat) yön teminde II. çözeltiyle muamelede 24 saat'lık zamanda bulu nurken, en az ise Doğu Kayını türünde (M4.40) uzun süreli ba tırma yönteminde I. çözeltiyle muamelede 15 dakikalık zamanda bulunmuştur. VIIIBu bölümde elde edilen bulgularla istatistiksel analiz ler yapılmıştır (p<0,05). Buna göre ekonomik yönden en uygun türün Doğu Ladini, en uygun yöntemin kısa süreli batırma yön temi ve en etkin kimyasal madde karışımının I. çözelti olabi leceği belirlenmiştir. îkinci bölümde, bütün yöntemlerde numuneler önce zımpa ralanıp sonra emprenye edilmişlerdir. Buna göre, en -fazla çö zelti absorpsiyon miktarı Adi Kızılağaç türünde (26.40 lAnahtar Kelime: Ağaçlar = Trees ; Reçine = Resin ; Su yalıtımı = Waterproofing insulation
Doğu kayını (Fagus orientalis lipsky ) odununun teknolojik özellikleri
Bu çalışmada, Doğu Kayını (Fagus orientalis Lipsky. ) odununun bazı fizlkeel ve mekanik özelliklerinin araştırıl ması amaçlanmıştır. Bunun için, Doğu Kayını yayılış alanla rından alınan 19 adet örnek ağaçtan yararlanılmış ve deneyler standartlara uygun olarak hazırlanan örnekler üze rinde yapılmıştır. Fiziksel özelliklerden! yıllık halka genişliği, yaz odunu iştirak oranı, tam kuru ve hava kurusu özgül ağırlık lar, hacim yoğunluk değeri ve odunun çalışma miktarları, mekanik özelliklerden; liflere paralel basınç direnci, eğilme ve eğilmede elastlklik modülü, liflere paralel ve dik çekme direnci, makaslama direnci, yarılma direnci, Brinell Sertlik değerleri belirlenmiştir. Deney sonuçlarına görej yıllık halka genişliği ve özgül ağırlıklar ile ağaçlar ve bölgeler arası homojenlik denetim leri yapılmış, mekanik özellikler ile özgül ağırlık arasın daki ilişkiler istatistiksel anlamda belirlenmiştir. VII
Melamin emdirilmiş kağıtlarla kaplamanın yonga levha teknik özelliklerine etkileri
ÖZET Bu çalışmada; deneme levhaları 18 ve 12 mm kalınlıklarda, 280 x 210 cm boyutla rında, 0.70 gr/cm3 özgül ağırlıkta ve yansı melamin emdirilmiş kağıtlarla kaplanarak üre tilmiştir. Levhaların üretiminde tam kuru yonga ağırlığına oranla dış tabakada % 9.5, orta tabakada % 8.5 üre formaldehid tutkalı, sertleştirici madde olarak katı tutkala oranla orta tabakada % 2.5 amonyum klorür, hidrofobik madde olarak ise katı tutkala oranla dış tabakada % 5 oranında parafin kullanılmıştır. 18 mm kalınlığındaki yongalevhalann üretiminde; pres süresi 145 sn, pres sıcaklığı 200 °C ve pres basıncı 34.5 kg/cm2, 12 mm kalınlığındaki yongalevhalann üretiminde ise; pres süresi 130 sn, pres sıcaklığı 200 °C ve pres basıncı 34.5 kg/cm2 olarak ayarlanmıştır. Levhalar melaminli kağıtla kaplanırken, pres sıcaklığı 205-207 °C, pres süresi 35 sn ve pres basıncı 21 kg/cm2 olarak uygulanmıştır. Üretilen levhalar üç hafta süre ile 18-22 °C sıcaklık ve % 60-70 bağıl nem şartlanndaki klima odasında denge rutubetine ulaşıncaya kadar bekletildikten sonra deneyler için standartlarda öngörülen boyutlarda kesilerek tekrar iklim odasına konulmuştur. Deneylerde; rutubet miktan, 2 ve 24 saatte su alma ve kalınlık artımı, özgül ağırlık, eğilme direnci, elastikiyet modülü, yüzeye dik çekme direnci, vida tutma gücü ile üretimden sonra 1 gün, 1 hafta, 1 ay ve 3 ay süreyle depolanan yongalevhalardan aynşan formaldehid miktarlan belirlenmiştir. Sonuç olarak; melamin emdirilmiş kağıtlar ile kaplamanın yongalevhanm fiziksel ve mekanik özelliklerini iyileştirdiği ve aynşan formaldehid miktannı belirgin bir şekilde azalttığı belirlenmiştir. Aynca, levha kalınlığının eğilme direnci, denge rutubet miktan ve aynşan formaldehid miktan hariç yongalevhalann diğer bütün fiziksel ve mekanik özellikleri üzerinde etkili olduğu saptanmıştır. Anahtar Kelimeler: Formaldehid, melamin emdirilmiş kağıtlar, yongalevha. vn
Sığla yağı (Storax)'nın kimyasal bileşenleri
ÖZET Sığla ağacı {Liquidambar orientalis Mili.) ülkemize özgü endemik bir türdür. Sığla ağacından, gövde kabuğunun yaralanması ile sığla yağı (storax) üretilmekte ve bu yağ Türkiye'nin monopolünde bulunmaktadır. Bu çalışmada sığla ağacı odunu ve kabuğunun bazı kimyasal bileşenleri, sığla yağının kimyasal bileşenleri, balzam kanallarının anatomik yapısı, sığla uçucu yağı (volatile oil) ve alkali ile sabunlaştırılmış materyalin kromatografik analizleri yapılmıştır. Sığla ağacı odununun soğuk su çözünürlüğü %4,5, sıcak su çözünürlüğü %5,25, alkol-benzen çözünürlüğü %12, holoselüloz miktarı %72, selüloz miktarı %43, lignin miktarı %25 ve kül miktarı % 0,75 olarak bulunmuştur. Sığla ağacı kabuğunda ise soğuk su çözünürlüğü %5, sıcak su çözünürlüğü %8, alkol-benzen çözünürlüğü %15, holoselüloz miktarı %54, selüloz miktarı %26, lignin miktarı %41 ve kül miktarının % 4 olarak belirlenmiştir. Sığla yağı üzerinde yapılan çalışmalarda; safsızlık %4, su miktarı %10,5, uçucu yağ miktarı % 0,5, asit sayısı 34-44 ve sabunlaşma sayısı 165-185 olarak bulunmuştur. Sığla yağı, eter'de tamamen çözünmekte, hekzan'da ise hiç çözünmemektedir. Suda kısmen çözünmekte, aseton, petrol eteri, alkol ve benzen'de sudan çok daha iyi çözündüğü görülmüştür. Gaz kromatografisi ve kütle spektrometresi (GC-MS) ile yapılan çalışmalarda, uçucu yağın bileşiminin büyük bir kısmım styrene (%89,5) oluşturduğu, diğer bileşenlerin çoğununun monoterpenler, a -pinene ve Ş-pinene' den müteşekkil olduğu bulunmuştur. Alkali ile hidroliz edilmiş sığla yağı bileşimini ise, hemen hemen sinnamik asit ve sinnamil alkol izomerleri oluşturur. Anatomik çalışmalarda, sığla ağacı odununda balzam kanalarına rastlanmamıştır. Ağacın doğal veya herhangi bir aletle yaralanması sonucu yara çevresinde diri odun kısmında, yeni gelişen odun dokusu içinde çok miktarda şizolizigen tipte balzam kanalları oluşur. VII
Doğu Karadeniz Bölgesinde bitkisel artık ve atıkların pleurotus ostreatus ve pleurotus florida üretiminde hammadde olarak değerlendirilmesi
Tez kapsamında P. ostreatug ve P.florida mantarlarının bitkisel artık ve atıklar üzerinde kültivasyonu konusunda çalışılmıştır. 10 denemeyi kapsayan araştranada findik yaprağı, buğday sapı odun talaşı ve mısır sapı ana materyal olarak kullanılmıştır. Herbir deneme yaklaşık 1.5-2 ay arasında değişen bir süre zarfında tamamlanmış olup, elde edilen mantarların şapka çaplan ve sayıları, sap uzunlukları, bireysel ağırlıkları incelenerek değişik besin ortamlarının verim ve erkencilik üzerine etkileri tespit edilmiştir. Kepek, auk kâğıt, ot, ibre, çeltik sapı, pirinç kavuzu gibi katkı maddelerinin mantar verimini hangi karışım oranlarında, ne ölçüde etkilediği araştırılmıştır. Neticede P.ostreatus mantarının sonbahar ya da kış aylarında, P. florida mantarının ilkbahar ve yaz aylarında yetiştirilmesinin daha uygun olduğu, katkı maddesi ilâvesi yapılmaksızın oluşturulan karışımlarda verimin azladığı, kompostlaştırma işleminin ve taze olarak yeterli miktarda miselin verim ve erkenciliği olumlu yönde etkilediği, özellikle atık kâğıt içeren karışımların verim, bireysel mantar ağırlığı, şapka sayısı, şapka çapı gibi önemli parametreleri olumlu yönde etkilediği, otlu karışımların hemen hemen tümünden olumsuz sonuçlar alındığı, kepeğin kontaminasyon riskini artırdığı görülmüştür. Sonuç olarak Doğu Karadeniz Bölgesrrıe has, yörede bol miktarda bulunan findik yaprağı, buğday sapı, odun talaşı, mısır sapı gibi materyallerin mantar yetiştiriciliğinde değerlendirilmesinin uygun olduğu ortaya konmuştur. Anahtar Kelimeler : Pleurotus ostreatus, P. florida, mantar, findik yaprağı, buğday sapı, mısır sapı, odun talaşı. VI
Doğu ladini odununun iç morfolojik özellikleri ve bazı organik çözücülerin geçit aspirasyonu üzerindeki etkilerinin incelenmesi
Karadeniz Bölgesi orta ve büyük ölçekli orman ürünleri sanayinde toplam kalite yönetimi açısından mevcut ve potansiyel durum analizi
Karadeniz Bölgesi Orta ve Büyük Ölçekli Orman Ürünleri Sanayinde Toplam Kalite Yönetimi Açısından Mevcut ve Potansiyel Durum Analizi. Toplam Kalite Kontrol (TKK), günümüzde yaşanan rekabet koşullan ve bunun işletmeler üzerindeki olumsuz etkilerinin hafifletilebilmesi için kullanılmaya başlanan bir yönetim anlayışıdır. TKK, kaliteyi müşteri memnuniyetine bağlar. Bu yaklaşımın temel amacı, kaliteyi, bir organizasyon içinde her seviyedeki fonksiyonlarla birleştirmek ve bütünleştirmektir. Bu çalışmanın amacı, Karadeniz Bölgesi Orta ve Büyük Ölçekli Orman Ürünleri Sanayi'nde Toplam Kalite Yönetimi açısından mevcut ve potansiyel durumu analiz etmektir. Kalite, önemli bir rekabet aracıdır ve kaliteli üretim yapamayan işletmelerin varlıkları tehlikededir. Orman Ürünleri ve Mobilya Sanayi de kaliteyle ilgilenmeli ve kalite sistemlerini kurmalıdır. İlk yapılması gereken de durum değerlendirmesidir. Çalışma materyali olarak Karadeniz Bölgesinde faaliyet gösteren 25 ve daha fazla işçi çalıştıran Orman Ürünleri Sanayi işletmeleri seçilmiştir. Metod olarak yüzyüze anket yöntemi seçilmiştir. Anket yapılan işletme sayısı 30'dur. Karadeniz Bölgesi Orman Ürünleri Sanayinde, kalite, üretimi tamamlanmış ürünlerin muayenesi ile sağlanmaktadır. İstatistiksel kalite kontrol yöntemlerinden ancak çok basit olanlar kullanılmaktadır. Lif ve yonga levha sanayi işletmelerinin kalite kontrol faaliyetleri daha yoğun ve sistemlidir. Genel olarak, işletmelerin toplam kalite yönetimi kavramlarım bilmedikleri sonucuna varılmıştır. Anahtar Kelimeler: Kalite, Toplam Kalite Kontrol/Yönetim, Kalite Çemberleri, Kalite Maliyetleri ve Orman Ürünleri Sanayi. VI
Rutubet oranı ve bazı organik çözücülerin doğu ladini (Picea orientalis (L.) link) odunu gaz permeabilitesi üzerindeki etkilerin incelenmesi
Bu çalışmada, sahip olduğu teknolojik özellikleri nedeni ile ülkemiz Orman Ürünleri Endüstrisinde önemli bir yer tutan Doğu ladini (Picea orientalis (L)Link.) odununun gaz permeabilitesi üzerine rutubet oranı ve organik çözücülerin etkisi araştırılmıştır. örnek ağaçlar, Maçka Orman İşletme Müdürlüğüne bağlı Karahava bölgesi saf ladin meşçerelerinden alınmış ve deneyler ilgili standartlara göre hazırlanan örnekler üzerinde yapılmıştır. örneklerin yıllık halka genişlikleri, yaz odunu katılım oranlan, hücre çeperi maddesi oranı, traheid ve kenarlı geçit boyutları ile hava kurusu ve tam kuru özgül ağırlıkları belirlendikten sonra, tam yaş, hava kurusu ve tam kuru rutubet derecelerindeki gaz permeabilite değerleri, gövde yüksekliğinin 2, 7 ve 12 m' leri için incelenmiştir, örnekler daha sonra yüzey gerilim kuvveti düşük bazı organik çözücüler ile muamele edilerek, serbest suyun çözücü ile yer değiştirmesi esasına dayanan özel bir kurutma işlemine tabii tutulmuş ve permeabilite değerleri tekrar ölçülerek çözücünün etkisi araştırılmıştır. Sonuç olarak, ağaç malzemenin gaz permeabilitesi üzerinde rutubet oranının, iletim elemanlarının morfolojik yapılarının ve kullanılan çözücü türünün etkisi önemli bulunmuştur. Taze halde iken maksimum permeabilite değerine sahip olan örneklerin serbest suyun buharlaşmasına bağlı olarak ortaya çtkan kenarlı geçit aspirasyonu nedeni ile, permeabilite değerlerinde %76-82 oranında bir azalma tesbit edilmiştir. Lif doygunluk noktasından itibaren ise kapılar akış yollarındaki daralmalar nedeni ile permeabilite değerleri doygun hale göre %6-9 oranında daha düşük bulunmuştur. Odundaki serbest su ile yer değiştirerek kapılar kuvvetlerin etkisini azaltmak amacı ile kullanılan aseton, benzen ve pentarı uygulamaları sonucunda ise, yüzey gerilim kuvvetlerinin büyüklüğüne bağlı olarak en iyi sonuçlar aseton ile muamele edilen örneklerden elde edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Picea orientalis (l)Link., gaz permeabilitesi, kenarlı geçit çiftleri, geçit aspirasyonu, kapilarite, yüzey gerilim kuvveti, viskozite, aseton, benzen, pentan VI
Kontraplaklarda tomruk buharlama ve kaplama kurutma şartlarının formaldehit emisyonu üzerine etkileri
ÖZET Bu çalışmada, kontrplak üretiminde uygulanmakta olan tomruk buharlama ve kaplama kurutma işlemlerinin odunun kimyasal yapısı ve dolayısıyla formaldehit emisyonu ile eğilme direnci, eğilmede elastikiyet modülü ve çekme - makaslama dirençleri üzerine etkileri araştırılmıştır. Bu amaçla, laboratuar koşullarında 3 ağaç türünden, uygulanan farklı işlemlere göre 9 gruba ayrılan soyma kaplamalardan 3 tabakalı kontrplaklar üretilmiştir. Kontrplak üretiminden önce, kaplamaların bir kısmı kimyasal analizler için ayrılarak uygun boyutlara getirilmek amacıyla yongalandıktan sonra öğütülmüşlerdir. Kimyasal analizlerin uygulanmasında TAPPI Standart Metodlar kullanılmıştır. Deneme kontrplaklarının formaldehit emisyonları perferatör metodu ile fotometrik olarak, WKI - Şişe metodu ile fotometrik ve iyodometrik olarak belirlenmiştir. Eğilme direnci ve eğilmede elastikiyet modülü deneyleri TS 3969 (1983), çekme - makaslama direnci ise TS 47 (1981) de belirtilen esaslara uygun olarak yapılmıştır. Sonuç olarak, uygulanan tomruk buharlama ve kaplama kurutma işlemlerinin kimyasal yapı üzerinde etkili olduğu, çözünürlük değerleri, pentozan miktarı asetil grubu miktarlarını azalttığı, odun asiditesini ise artırdığı tesbit edilmiştir. Buharlama ve doğal kurutma işlemleri formaldehit emisyonunu azaltıcı etki yaparken kaplamaların teknik kurutulmasında uygulanan sıcaklığa bağlı olarak formaldehit emisyonunun arttığı belirlenmiştir. Formaldehit emisyonu miktarı kayın kontrplaklarda okume ve kızılcam kontrplaklarına göre daha düşüktür. Anahtar Kelimeler: Kontrplak, Kaplama, Formaldehit Emisyonu, Teknik Kurutma, Doğal Kurutma, Tomruk Buharlama, Odun Kimyasal Yapısı, Asetil Grupları, Eğilme Direnci, Eğilmede Elastikiyet Modülü, Çekme - Makaslama direnci. vıı
Mutfak mobilyası üretiminde kullanılan yüzey kaplama malzemelerinin yongalevha kalitesi üzerine etkileri
ÖZET Mutfak Mobilyası Üretiminde Kullanılan Yüzey Kaplama Malzemelerinin Yongalevha Kalitesi Üzerine Etkileri Bu çalışmada, yüzey kaplama malzemelerinin yongalevhamn kalitesi üzerine etkileri ve kaplanmış yongalevhalann bazı fiziksel, mekanik ve yüzey kalitesine yönelik özelliklerinin belirlenmesi incelenmiştir. Deneme levhalarının üretimi için ikisi kamu, ikisi özel olmak üzere dört farklı fabrikadan alman yongalevhalar kullanılmıştır. Fabrika isimlerinin saklı kalması için bunlar A, B, C ve D Fabrikaları olarak tarafımızdan adlandınlrmşlardır. Ahşap kaplama işlemi için, pres basıncı 2 kg/cm2, pres sıcaklığı 110 °C ve pres süresi 3 dakika olan preste yongalevha üzerine m2 "ye 150 gr gelecek şekilde üreformaldehit tutkal çözeltisi kullanılmış ve daha sonra üzerine son kat vernik atılmıştır. Lake kaplama işlemi için yongalevha yüzeyine 250-300 g/m2 lake macunu sürülüp zımparalandıktan sonra lake boya atılmıştır. Rulo laminatı kaplama işlemi için pres basıncı 2 kg/cm2, pres sıcaklığı 80 °C ve pres süresi 4 dakika tutulmuştur. Bu işlem sırasında yongalevha üzerine m2 *ye 220 gr gelecek şekilde üreformaldehit tutkal çözeltisi kullanılmıştır. Yüksek basınç laminatı kaplama işlemi için pres basma 2 kg/cm2, pres sıcaklığı 1 10 °C ve pres süresi 4 dakika tutulmuştur. Bu işlem sırasında yongalevha üzerine m2 "ye 220 gr gelecek şekilde üreformaldehit tutkal çözeltisi kullanılmıştır. Polrvinilklorür kaplama işlemi için pres basıncı 2 kg/cm2, pres sıcaklığı 90 °C ve pres süresi 10-15 saniye tutulmuştur. Bu işlem sırasında yongalevha üzerine m2 ' ye 100 gr gelecek şekilde epoksi tutkalı kullanılmıştır. Deneme levhaları üç hafta süre ile 20± 2 °C sıcaklık ve %65 ± 5 bağıl nem şartlarında klima odasında kfimatize edildikten sonra deneyler için gerekli boyutlarda kesilerek tekrar klima odasına konulmuştur, örnekler üzerinde özgül ağırlık, rutubet miktarı, su alma ve kalınlık artımı gibi fiziksel, eğilme direnci yüzeye dik çekme direnci, levha yüzeyine ve levha kenarına dik vida tutma gücü gibi mekanik özellikler ile sigara ateşine, lekelenmeye, aşınma ve çizilmeye karşı dayanıklılık gibi yüzey kalitesi deneyleri yapılrnıştff. Deneyler sonucu elde edilen değerler üzerinde t-testi, çoğul varyans analizi ve buna bağlı olarak Duncan testi uygulanmıştır. Sonuç olarak, yüzey kaplama malzemeleri ile kaplanmış yongalevhalann fiziksel ve mekanik özelliklerinde belirgin bir iyileşme kaydedilmiştir. Yüzey kalitesine yönelik deneyler sonucunda rulo ve yüksek basınç laminatmm mutfak mobilyası üretimi için daha uygun oldukları belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler : Ahşap Kaplama, Lake, Rulo Laminaö, Yüksek Basic Laminatı, Pohvinil Ktarür, Yongatevha. VTII
Kereste kurutma fırınları için kurutma programlarının bilgisayarla hazırlanması
ÖZET Birçok teknolojik yemliklere ve yeni malzemelerin geliştirilmesine rağmen ağaç malzeme, kullanım kolaylığı nedeniyle önemini korumuştur. Ağaç malzeme, taşıdığı üstün özellikleri yanında, higroskopik ve anizotropik özellikleri nedeniyle kullanım yerinde şekil değişimlerine uğramaktadır. Bu nedenle ağaç malzemeden en iyi şekilde yararlanabilmek için ağaç malzemenin çalışmasını azaltıcı ve stabilitesini artına yöntemlerinden birisi olan kurutmaya tabi tutulması gerekmektedir. Ağaç malzemenin kullanım yerindeki rutubet derecelerine kadar kurutulmasında çoğunlukla teknik kurutma yöntemlerinden birisi olan klasik kurutma yöntemi uygulanmaktadır. Klasik kurutmanın kurutma kusurlarına ve kurutmada meydana gelebilecek kayıplara izin verilmeden, tekniğine uygun bir şekilde yapılması gerekir. Teknik kurutmanın başardı olabilmesi, çok kez iyi uygulanan kurutma programlarına bağlıdır. Bu çalışmada kurutma programlarım otomatik olarak hazırlayan bir bilgisayar programı geliştirilmiştir. Ağaç malzemenin kurutulması süresince, başlangıç rutubetinden sonuç rutubetine kadar her aşaması bilgisayar tarafından belirlenmekte ve kontrol edilmektedir. Kurutmanın yönetilmesine yönelik olarak hazırlanan bilgisayar programının geliştirilmesinde, Mühlböck kurutma fırınlarında kullanılan bilgisayarların çalışma esası baz olarak alınmış ve aynı fırınlarda yapılan kurutma denemeleri ile test edilmiştir. Türkiye'de yaygınca kullanılan çeşidi ağaç türü kerestelerinin kurutma programlarına ilişkin verileri de bilgisayar programına dahil edilmiştir. Program sayesinde tüm işlemler görsel olarak yapılabilmektedir. Program kullanıcıyı ezberlemeye itecek olan bir takım kodlardan kurtarıp, kişisel bilgisayarların kullanım kolaylığını sunmaktadır. Anahtar Kelimeler : Kurutma, Bilgisayar, Program VI
İçel ili küçük ve orta ölçekli orman ürünleri sanayi işletmelerinin sosyo-ekonomik yönden incelenmesi
ÖZET Nüfûsun hızla artmasına karşın doğal dengenin en önemli olan ormanlarımız hızlı bir biçimde azalmakta ve buna paralel olarak orman ürünleri sanayisi iş kolundaki sorunlar hızla büyümektedir. Orman ürünleri sanayisinde arz ve talep çatışması ile bu iş kolundaki küçük ve orta ölçekli işletmelerin sorunları birlikte dikkatle incelenmesi gerekmekte olan iki önemli konudur. Araştırmada İçel ilinde faaliyet gösteren küçük ve orta ölçekli orman ürünleri sanayi işletmelerinin sosyo-ekonomik tahlili anket yöntemi uygulanarak incelenmiştir. Genel bilgiler bölümünde küçük ve orta ölçekli işletmelerin genel yapısı, tanımı, Türkiye'deki ve dünyadaki yerleri ve önemleri sektörel bir ayrım gözetmeksizin sunulmuştur. Bunun nedeni imalat sanayiinde küçük ve orta boy işletmelerin genellikle aynı sorun ve çözüm yollarına sahip olmaları ile benzer sosyo-ekonomik yapıda bulunmalarıdır. Çalışmamızın daha sonraki bölümlerinde sırasıyla materyal ve yöntem teorik çalışmalar olarak sunulmuş, anket sonucunda elde edilen bulgular üçüncü bölümde ortaya konulmuş, bu bulgular dördüncü bölümde değerlendirilmiş, beşinci bölümde sonuçlar sunulmuş, öneriler ise altıncı bölümü oluşturmuştur. Yapılan araştırmalar ve hesaplamalar sonucunda çalışmanın konusunu oluşturan işletmelerin temel sorunları belirlenmiş, çözüm önerileri getirilmiştir. Ayrıca örnekleme tekniğine uygun bir biçimde yapılan istatistik değerlendirmelerle İçel ilindeki işletme yapılan ve çalışma konulan belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Küçük ve Orta Ölçekli Orman Ürünleri Sanayi İşletmeleri, Anket Yöntemi, Çalışanlar, Ekonomik ve Sosyal Yapı. V
Kültür mantarı Pleurotus florida'nın lignoselülozik atık ve atıklar kullanarak kültivasyonu
ÖZET Pleurotus türleri (kayın mantarı) ülkemiz kültür mantarı yetiştiriciliğinde yeni bir türdür. Pleurotus türlerinin yetiştiriciliğinin kolaylığı ve maliyetinin düşük olması nedeniyle, ülkemizde büyük yatırımlara girmeden üretilebilecek bir mantar cinsidir. Bu tezde P.florida kültür mantarının lignoselülozik atık ve artıklar üzerindeki kültivasyonu konusunda çalışılmıştır. On denemeyi kapsayan araştırmada buğday sapı, mısır sapı, yabani ot, yonca, odun talaşı, fındık kupulası, findik yaprağı, kavak yaprağı, ıhlamur yaprağı, atık çay yaprağı ve atık kâğıt besin olarak kullanılmıştır. Yapılan denemelerin tümünde kompost hazırlığı için FAO tarafından önerilen yöntem uygulanmıştır. Ayrıca kompostlaştırma işleminde azotlu gübreler kullanılmıştır. Her bir deneme yaklaşık 1.5-2 ay arasında değişen bir süre zarfında tamamlanmış olup, elde edilen mantarların şapka çaplan ve sayılan, sap uzunlukları, bireysel ağırlıkları incelenerek değişik besin ortamlarının verim ve erkencilik üzerine etkileri tespit edilmiştir. P.florida kültür mantarının ilkbahar ve yaz aylarında yetiştirilmesinin verim açısından daha uygun olduğu, ve materyallerin birbirleriyle karışım halinde kullanılmaları sonucu verimin arttığı gözlenmiştir. Kompostlaştırma işleminin ve taze olarak yeterli miktarda miselin verim ve erkenciliği olumlu yönde etkilediği, özellikle atık kâğıt ve odun talaşı içeren karışımlardan elde edilen mantarların morfolojik özellikleri, verim ve bireysel mantar ağırlığı gibi parametreleri pozitif yönde artırdığı görülmüştür. Buna karşılık ot ve yonca esaslı karışımların hemen hemen tümünün olumsuz yönde etkilediği ve kontaminasyon riskini artırdıkları görülmüştür. Bu çalışma Doğu Karadeniz Bölgesi'nde atık olarak bol miktarda bulunan fındık kupulası, fındık yaprağı, mısır sapı, odun talaşı, atık çay yaprağı, buğday sapı gibi lignoselülozik materyallerin P.florida kültür mantarı yetiştiriciliğinde değerlendirilmesinin uygun olduğunu göstermiştir. Anahtar Kelimeler: Kültür mantarcılığı, kayın mantarı, Pleurotus florida. odun ve bitki artıklan. VI
Küçük ve orta ölçekli orman endüstri işletmelerinde kalite faaliyetlerinin belirlenmesi (Giresun İli örneği)
Son yıllarda dünyada yaşanan küreselleşme olgusu gerek gelişmiş gerekse gelişmekte olan ülkelerin ortak birer ekonomik bütünleşmeye gittiklerinin bir göstergesidir. Nitekim insanlar refah seviyelerini arttırabilmek için ulusal sınırlarının dışında da ekonomik faaliyette bulunmaktadırlar. Aynı zamanda dışa açılmayan ülke ekonomileri kendi içinde kapalı kalarak sonuçta çöküşe uğramaktadırlar. Araştırmamızda ülkemizde üretim yapan küçük ve orta ölçekli orman endüstri işletmelerinin kalite uygulamaları açısından hangi aşamada oldukları incelenmiştir. Amaç Gümrük Birliğine girdiğimiz günümüz Türkiye'sinde bu işletmelerin dış pazar ile rekabet edebilecek güçte, kalite standartlarında olup olmadığının veya kalite uygulamaları açısından hangi aşamada olunduğunun tespitidir. Diğer bir amaç ise işletme yönetici ve sahiplerinin kaliteli üretim yapma olgusuna yaklaşımları ile işletme içi ilişkilerin kalite kontrol faaliyetlerine etkisinin incelenmesidir. Çalışmada Giresun ilinde faaliyet gösteren 65 adet küçük ve orta ölçekli orman endüstri işletmesi üzerinde anket uygulanmıştır. Anket uygulanan işletmeler rastgele seçilmiştir. Sonuçta çıkan değerler tablo ve şekillerle belirlenmiş ve gösterilmiştir. İstatistiksel yöntem olarak ki-kare metodu uygulanmıştır. Baza değerlendirmelerde ise anket sonucunda alman cevaplar önemlilik puanlan ile değerlendirilmiştir. Elde edilen sonuçlara göre ülkemizin orman ürünleri sanayi olarak sahip olması gerektiği ekonomik gücün altında olduğu görülmektedir. Daha çok küçük ölçek bazında siparişe göre üretim yapan orman endüstri işletmelerinin kalite standartlarım arttırmak için gerek kendi aralarında yapacakları ortaklıklar gerekse devletin ve özel teşviklerin yardımıyla orta ve hatta büyük ölçekli hale getirilmeleri gerekmektedir. En önemlisi orman ürünleri sanayiinde faaliyet gösteren küçük ve orta ölçekli işletme sahibi ve/veya yöneticileri esnaf ve sanatkar zihniyetinden çıkarak sanayici işadamı kimliğine bürünmeleri gerekmektedir. Anahtar Kelimeler : Küçük ve Orta Ölçekli Orman Endüstri İşletmeleri, Anket Yöntemi, Kalite Faaliyetleri, Kalite Kontrol VI
Buğday (Triticum aestivum l.) saplarından organosolu yöntemle kağıt hamuru üretim koşullarının belirlenmesi
ÖZET Gelenksel yöntemlere göre daha küçük kapasiteli ve ekonomik çalışan tesislerde, çevreyi kirletmeden kağıt hamuru üretimi amaçlanan yeni pişirme tekniklerinin geliştirilmesi üzerine birçok çalışma yapılmaktadır. Bu konuda inorganik delignifikasyon reaktifleri yerine organik çözücüleri kullanan ve " Organosolv" pişirme denilen yöntemler kağıt endüstrisinde büyük ilgi toplamıştır. Bu çalışmada çözücü olarak etanol-su karışımı ile hiçbir inorganik katalizör ilave edilmeden ülkemiz için önemli bir hammadde potansiyeli olan buğday saplan kullanılarak kağıt hamuru üretim imkanları araştırılmıştır. En uygun pişirme koşullarını belirlemek için pişirme çözeltisindeki etanol oranı, pişirme sıcaklığı ve süresi sistematik olarak değiştirilip 1 8 adet pişirme yapılmıştır. Elde edilen bulgular organosolv saman hamuru üretimi için gerek kimyasal defîbrasyon gerekse delignifikasyon açısından 170 °C pişirme sıcaklığının kritik olduğunu göstermiştir. Bu sıcaklık derecesinin altında delignifikasyon ve defîbrasyonun yetersiz olduğu, buna karşın 180-190 °C gibi daha yüksek sıcaklıklarda kimyasal defîbrasyon daha hızlı gerçekleşse de sürenin arttırılmasıyla delignifikasyonun artmadığı hatta viskozite ve direnç özellilerinde dikkate değer oranda düşmeler tesbit edilmiştir. Sonuç olarak optimum hamur özellikleri % 50 etanol ile 170 °C sıcaklık ve 120 dakika süreli pişirmelerde elde edilmiştir. En uygun koşullarda elde edilen buğday samanı organosolv hamurunun elek verimi %48, kappa numarası 43, viskozitesi 849 cm3 /g, kopma uzunluğu 5.7 km., patlama indisi 2. 1 kPa.m /g, yırtılma indisi 6.7 mN.m2/g ve parlaklık değeri 17 elrepho olarak belirlenmiştir Sonuçta, en uygun koşulda elde edilen saman organosolv hamurlarının özellikleri benzer delignifikasyon sınırında soda- oksijen, soda- kireç- oksijen ve soda-hava hamurlarına göre daha yüksek verim ve viskozite değerine denk direnç özelliklerine sahip olduğu, ancak hamurum parlaklık değerinin önemli ölçüde düşük olduğu belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Buğday samanı, organosolv pişirme, delignifikasyon, direnç özellikleri, etanol-su pişirmesi. VIII
Mobilya üst yüzeylerinde kullanılan verniklere emprenye maddelerinin etkileri
Ahşap, gerek iç ve gerekse dış mekanda dekorasyon ve yapı elemanlarının vazgeçilmez malzemesidir. Dış ortamda kullanılan ahşabın doğal görüntüsünü muhafaza etmek en önemli problemlerden birisi olmuştur. Odun hammaddesi yapısal özelliğinden dolayı günümüzde hala çok çeşitli üretim alanlarında tercih edilmektedir. Estetik olması, güzel görüntü vermesi yanında iç ve dış ortam tesirlerine karşı korunmak durumundadır. Odun özellikle dış ortamda biyolojik zararlıların etkisiyle zamanla çok büyük yıkıma uğrar. Mevsimsel değişmeler, güneş ve yağmur etkileri yıpranmış ve eskimiş bir görüntüye sebep olur. Bu çalışmada, Doğu Karadeniz Bölgesi'nde dış ortamda bırakılan sarıçam (Pinus sylvestris L.) ve Anadolu kestanesi (Castanea sativa Mili) odunlarında emprenye ve vernikleme işlemlerinin sertlik, renk, yapışma, makroskopik değişim ve ağırlık kayıplarına etkileri belirlenmiştir. Tanalith-CBC (% 13) ve parafin+ sentetik tiner+ vernik (% 1+ % 79+ %20) ile işlem görmüş odun yüzeyine sentetik ve poliüretan vernik uygulanmıştır. Mevsimsel değişmelerin gözlemlenmesi için örnekler taban yüzeylerine 45 °' lik açıyla direkt olarak yüzeyler güneşi alacak şekilde yerleştirilmiştir. Birbirini takip eden mevsimsel değişmelerde her iki ağaç türünde de poliüretan vernik en iyi sertlik performansım gösterirken (sarıçam % 100, kestane % 85) bunu sentetik vernik ve ilave edilen su iticiler takip etmiştir. Diğer taraftan kullanılan verniklerin, Tanalith-CBC ile emprenye edilmiş sarıçam odunu sertlik değerinde dikkate değer bir artışa (%150) sebep olacağı ve ağaç malzeme yüzeylerinin dış ortam etkilerine karşı dayanıklılığım arttıracağı tesbit edilmiştir. Kestane odunu sarıçam odunundan daha az renk değişimine uğramıştır. Bu bakımdan dış ortamda renk değişmesine karşı kestane odunu tercih edilebilir.Anahtar Kelimeler: Hava olayları, Dış ortam, Odun koruma, Vernik, Yüzey kaplama, Emprenye, Su iticiler, Renk değişimi, Sertlik, Yapışma VII
Mobilya tercihinde tüketici davranışlarının cinsiyet açısından araştırılması (Trabzon İli Merkez İlçe örneği)
ÖZET İnsanların, ihtiyaçlarını gidermek amacıyla mal ve hizmet satın almaları ve kullanmalarına tüketim denilmektedir. İnsanların tümü tüketici durumundadır. Tüketici davranışları; mal ve hizmetlerin temini ve kullanılması konusunda fertlerin bilgi edinme, etkilenme durumu, nasıl ve niçin satın almaya veya almamaya karar verdikleri, malı kullanırken veya kullandıktan sonraki tutumlarım içermektedir. Ağaç Mobilya; oturma, yemek yeme, çalışma, yatma vb. işlerin yapılmasında kolaylık ve rahatlık sağlayan, parçalarının büyük çoğunluğu masif, lifli, yongalı ve tabakalı ağaç malzemeden yapılan, taşınabilir veya sabit olarak kullanılan eşyadır. Bu çalışmanın amacı, Trabzon ili Merkez ilçede tüketicilerin mobilya tercihleri ve kullanımlarım belirlemektir. Tüketici davranışlarını etkileyen faktörler doğrultusunda, mobilya tercihleri ve kullanımı farklılıklar gösterebilmektedir. Çalışma materyali olarak Trabzon ilindeki 33 semt seçilmiştir. Metod olarak yüzyüze anket yöntemi seçilmiştir. Anket yapılan tüketici sayısı 365'dir. Mobilya tercihi ve kullanımı, aile içinde kadın ve erkeklerin tercihlerine göre değişmektedir. Mal ve hizmet üreten işletmelerin tüketicilerin davranışlarını sağlıklı bir şekilde belirlemeleri gerekmektedir. Anahtar Kelimeler: Orman Ürünleri Sanayii, Mobilya, Tüketici, Tüketici Tercihleri, Satın Alma, Satın Alma Kararlan, Tüketici Davranışları.
Ökseotu (Viscum album L.)'nun sarıçam (Pinus sylvestris L.) odununda bazı fiziksel ve mekanik özellikler üzerine etkisi
ÖZET Çalışmada; sarıçam odununa arız olan Ökseotu (Viscum album L.yn\m bu tür odunun bazı fiziksel ve mekanik özelliklerini nasıl etkilediği araştırılmıştır. Bunun için örnekler Gümüşhane-Torul bölgesinden alınmış ve deneyler standartlara uygun olarak hazırlanmış örnekler üzerinde yapılmıştır. Fiziksel özelliklerden; tam kuru ve hava kurusu özgül ağırlıklar, hacim-yoğunluk değeri ve odunun hacimsel daralma ve genişleme miktarları belirlenmiştir. Mekanik özellikler için; liflere paralel yönde basınç direnci, eğilme direnci, dinamik eğilme (şok) direnci, eğilmede elastiklik modülü, makaslama direnci ve Brinell-sertlik değerleri belirlenmiştir. Elde edilen verilerden; normal sarıçam odunu ile ökseotunun arız olduğu sarıçam odununun fiziksel ve mekanik özellikleri arasındaki ilişkiler araştırılmış ve istatistiksel anlamda değerlendirilmiştir. Çalışma sonucunda; ökseotunun sarıçam odununun fiziksel özelliklerini etkilediği, mekanik özelliklerden basınç direnci, eğilme direnci ve şok direnci üzerinde önemli oranda etkili olduğu, makaslama direnci ile Brinell-sertlik direnci üzerinde daha az etkili olduğu bulunmuştur. Sonuçlar; aynı ağaç türü ve benzer anatomik yapıya sahip ağaç türleri odunları üzerinde yapılmış olan diğer çalışmalarla karşılaştınlmıştır. Elde edilen bulgulardan yararlanarak ökseotu arız olmuş sarıçam odununun kullanım yerleri hakkında önerilerde bulunulmuştur. Anahtar Kelimeler : Sarıçam, Ökseotu, Mekanik özellikler, Fiziksel özellikler VI
Mobilya üretim sistemlerinde kapasite üzerine etkili faktörlerin incelenmesi (Trabzon Elbe Mobilya Fabrikası örneği)
ÖZET Bu çalışmada, üretim işletmeleri için son derece önemli bir kavram olan kapasite ele alınmış; yapılan çalışmalar ile, mobilya üretim sistemlerinde üretim sırasında kapasite üzerinde etkili olan faktörler ve bu faktörlerin ortaya çıkış sebepleri araştırılmıştır. Çalışma materyali olarak, Arsin Organize Sanayi Bölgesi'nde faaliyette bulunan ELBE Mobilya Ticaret ve Sanayii A.Ş. seçilmiştir. Fabrikada üretim akışı izlenmiş, makineler üzerinde ölçümler ve gözlemler yapılarak kapasite üzerinde etkili olan faktörler tespit edilmeye çalışılmıştır. Yapılan ölçüm ve gözlemler sonucunda; makinelerin üretim hızları arasındaki farklar, üretim sırasında yapılan kontrol ve ayarlamalar, hatalı ve bozuk yarımamul ve mamuller, işçilerden kaynaklanan problemler, tesis içindeki taşıma miktarları, tamir-bakım faaliyetleri ve çalışma koşullan gibi faktörlerin üretim kapasitesi üzerinde etkili olduğu belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler : Kapasite, Üretim Kapasitesi, Kapasite Planlama, Kapasite Yönetimi, Mobilya. VI
Kontrplak kaplı perde duvarların yapısal davranışları üzerine bazı üretim ve tasarım faktörlerinin etkisi
Bu çalışmanın amacı, ahşap karkas yapılarda kullanılan kontrplakların üretim aşamasında ve perde duvarlarda kaplayıcı malzeme olarak kullanımı aşamasındaki tasarım faktörlerinin perde duvarın yapısal davranışı üzerine etkisinin belirlenmesidir. Çalışmada iki farklı ağaç türü, kontrplak lif yönüne göre paralel ve dik olmak üzere iki farklı lif yönü perde duvar üzerinde kontrplağın iki yönlü ve tek yönü tasarımı, iki farklı yalıtkan türü, iki farklı bağlantı elemanı çeşidi ve tutkal türü olarak fenol formaldehit tutkalı kullanılmıştır. Üretilen kontrplak levhaları üzerine, çekme-makaslama direnci, eğilme direnci, eğilmede elastikiyet modülü, özgül ağırlık ve ısıl iletkenlik testleri sırasıyla; TS EN 314-1, TS EN 310, TS EN 717-3, TS EN 323, ASTM C 518 standartlarına göre uygulanmıştır. Birebir boyutlarda üretilen perde duvarların yapısal davranışı, ASTM E 72 standardına göre belirlenmiştir ve her bir gruba ait maksimum yük taşıma kapasitesi ve maksimum yer değiştirme miktarları elde edilmiştir.
Orman Bölge Müdürlüklerinin etkinliğinin veri zarflama analizi ile belirlenmesi
Kıt kaynakların daha da değerli olduğu günümüz dünyasında, belirlenen hedeflere daha az kaynak kullanarak ulaşmak en önemli rekabet unsuru olmuştur. Kuruluşlar kaynaklarını daha verimli kullanıp sürekli olarak etkinliğini arttırmayı amaçlamak zorundadır. Kuruluşların etkinliklerini arttırmak için öncelikle etkin olup olmadıklarının analizini yapmaları gerekmektedir. Etkin olanlar nasıl daha etkin olabileceklerinin çözümünü aramalı, etkin olmayan kuruluşlar ise benzer amaçlar için çalışan etkin kuruluşlara bakarak, neden etkin olmadıklarını araştırmalılar ve girdi veya çıktı değişkenlerinde planlı düzenlemelere gitmeliler. Veri Zarflama Analizi (VZA) çok sayıda girdi ve çıktı değişkeni bir arada değerlendirerek etkinlik düzeylerinin hesaplanmasında kullanılan matematiksel programa dayalı, parametrik olmayan etkili bir ölçüm tekniğidir. Bu çalışmada 28 Orman Bölge Müdürlüğü'nün etkinlik analizi karşılaştırılmalı olarak Veri Zarflama Analizi yöntemiyle incelenmiştir. Analizde kullanılmak üzere 4 girdi ve 3 çıktı olmak üzere toplam 7 değişken seçilmiştir. Veri zarflama analizinde; çıktı odaklı CCR, çıktı odaklı BCC, çıktı odaklı süper BCC ve çıktı odaklı süper BCC modelleri kullanılmıştır. Çıktı odaklı CCR modeli sonuçlarına göre 11 bölge müdürlüğü tam "1" etkin olarak değerlendirilirken, 17 bölge müdürlüğü ise tam etkin değildir. Çıktı odaklı BCC modelinde etkin KVB sayısı 11'den 21'e çıkmıştır. BCC modelinde etkinlik değerleri CCR modeline eşit ya da daha büyük çıkmaktadır. Bunun nedeni BCC modeli ile yerel etkinlik, CCR modeli ile genel etkinlik değerinin elde edilmesidir.
Doğu karadeniz bölgesinde doğal olarak yetişen likapa (Vaccinium arctostaphylos L.) meyve ve yapraklarından süzen poşet çay üretimi
Bu çalışmada, Karadeniz Bölgesi ormanlarında doğal olarak yetişen likapa (Vaccinium arctostaphylos L.) meyve ve yapraklarından, raf ömrünü uzatacak ve katma değer sağlayacak, süzen poşet çayı üretimi için gerekli parametreler belirlenmiştir. Vaccinium arctostaphylos L. meyve ve yaprakları 40 ̊C, 50 ̊C ve 60 ̊C'de 1 m/s kurutma hızında ve %20 bağıl nem şartlarında kurutulmuştur. Yapraklar 60 ile 90 dakika, meyveler ise 4,5 ile 9 saat aralığında kuruyarak rutubetleri %10'un altına inmiştir. Kurutulan örneklerde suda çözünen kuru madde miktarı ve kül miktarı belirlenmiştir. Kurutulmuş likapa meyve, yaprak, meyve + yaprak karışımından (0,5g meyve + 0,5g yaprak) 1'er g numune alınarak süzen çay poşetleri hazırlanmıştır. Her bir çay poşeti örneği 50 ̊C, 80 ̊C ve 100 ̊C sıcaklıktaki 100 mL suda 1 ve 3 dakikada demlenmiş ve 54 adet çay demi numunesi elde edilmiştir. Numuneler üzerinde ºBriks, pH, DPPH antioksidan aktivite, toplam fenolik, toplam flavonoid, kondanse tanen ve iyon kromatografisi yapılmıştır. Meyve çayı, yaprak çayı, meyve+yaprak çayı üretimi için en uygun kurutma ve demleme sıcaklığı ile demleme süresi; meyve çayı için 50 ̊C, 100 ̊C, 3 dk., yaprak çayı için 60 ̊C, 100 ̊C, 3 dk. Ve meyve + yaprak çayı için ise 40 ̊C, 100 ̊C, 3 dk. bulunmuştur. Yukarıda verilen en uygun üretim şartlarında meyve çayı, yaprak çayı ve meyve+yaprak çayı deminde bulunan ana bilşenler sırasıyla; toplam fenolikler (239 mg GAE/L, 451 Mg GAE/L, 430Mg GAE/L ), toplam flavonoidler (1030 mg QE/L, 3446 mg QE/L, 2657mg QE/L) toplam kondanse tanen (52 mg/L, 23 mg/L, 28 mg/L), antioksidan DPPH süpürme aktivitesi(%64, 52, %50, 94, % 68, 67) ve ºBriks değerleri (%0,2, %0,2, %0,3) şeklindedir.
Bazı ağaç türü odunlarının farklı coğrafik bölgelerdeki doğal dayanıklılığının açık alan denemeleri ile belirlenmesi
Bu çalışmada, sarıçam, ladin, kayın, kızılağaç ve kestane odunlarının öz odun, diri odun ve CCB (bakır/krom/bor) emprenyeli diri odunları, Trabzon, Muğla, Çanakkale ve Elazığ illerinde 3 yıl boyunca EN 252 test standardına göre, 4. tehlike sınıfında, toprakla temas halinde bekletilmiş olup ilgili deneme alanlarından yıl yıl alınan numunelerde, görsel çürüklük derecelendirmesi, ağırlık kaybı, yoğunluk, eğilme direnci ve elastikiyet modülü, liflere paralel basınç direnci, renk değişim değerleri ile iklim endeksi ve toprak yapısı incelenmiştir. İklim endeksinin en yüksek olduğu il Trabzon en düşük olduğu il Muğla olmuştur. Toprağın su tutma kapasitesi en fazla Çanakkale ve Trabzon'da en düşük Muğla'da gözlenmiştir. En düşük görsel çürüklük derecelendirmesi, en düşük ağırlık kaybı, en yüksek yoğunluk, en yüksek eğilme direnci ve elastikiyet modülü, en yüksek basınç direnci değerleri Elazığ'da (karasal iklim) görülmüştür. Çanakkale, Muğla ve Trabzon'da Elazığ'a göre daha menfi değerler görülmüştür. İklime göre bakıldığında ise genel olarak sarıçam, ladin ve kestane örneklerinin kayın ve kızılağaca göre daha yüksek dayanıma sahip olduğu söylenebilir. Özellikle İYA odunların öz odunları diri odunlara göre daha dayanıklı bulunmuştur. Emprenyeli odun örneklerinin hiçbirinde deformasyon gözlemlenmezken bu örneklerin tamamı oldukça iyi dayanım göstermiştir. En yüksek renk değişiminin yaşandığı yer Çanakkale iliyken renk değişiminin en çok görüldüğü odun türü ise sarıçam olmuştur.
Kayseri ilinde mobilya sanayisinde faaliyet gösteren işletmelerin sosyo-ekonomik açıdan incelenmesi
Sektörel olarak endüstriyel üretimler, üretim faktörlerinin süreklilik arz edecek uygunluğu ölçüsünde belirli bölgelerde daha fazla yoğunlaşmaktadır. Orman ürünleri sanayi alanında Kayseri, ülkemizde bu anlamda yoğunlaşmanın olduğu bir ildir. Ülkemizde orman ürünleri sanayisi ile ilgili veriler incelendiğinde; bütün iller içerisinde, orman ürünleri sanayisinin temel hammadde kaynağı olan orman varlığı bakımından alt sıralarda bulunması, nüfusunun azlığı, yetişmiş teknik eleman kullanımının düşüklüğü ve eski teknoloji kullanımın fazlalığı gibi nedenlere rağmen, ülke genelinde orman sanayi ürünleri üretim ve ihracatında hep ilk sıralarda bulunmaktadır. Bu durumun sürdürülebilir olması, dünyada meydana gelen her türlü gelişimi yakından takip edebilmekle mümkün olacaktır. Ancak, dünya üzerindeki yeni oluşumlar o kadar hızlı olmaktadır ki, bunları takip etmek ve ayak uydurmaya çalışmakta o kadar güçleşmektedir.Dünya'daki gelişmeler bir tarafa, ülke içi değişimler ve olaylar da önemli sonuçların doğmasına neden olabilmektedir. Bilindiği üzere Kayseri, özelliklede son 20 yılda orman ürünleri sanayisinde özelliklede mobilya sektöründe büyük gelişim göstermiştir. Özellikle sanayisinde markalaşma ve kurumsallaşmaya gitmiştir. Bu sayede yurt dışına açılmış ve yaptığı ithalat ve ihracat oranlarıyla Türkiye ve dünyada dikkat çekmiştir. Ardından 2001 yılı ekonomik krizi geçirmesine rağmen kriz sonrasında hızını hiç kesmemiştir ve hep bir adım daha önde olduğunu göstermiştir. Bu ve benzer ana etkileyici faktörlerin etkisi dikkate alınarak; Kayseri'deki mobilya sanayisinin mevcut durumu, hazırlanan anket formları sayesinde sanayiciler ile yüz yüze görüşülerek belirlenmiş, sorunlar tespit edilerek çözüm önerileri sunulmaya çalışılmıştır.Elde edilen bulguların değerlendirilmesi neticesinde, çalışan sayısı bakımından işletmelere bakıldığında işletmelerin büyüklüğü arttıkça kapasite kullanım oranının arttığı görülmektedir. Bununla bağlantılı olarak ta çalıştırılan mesleki teknik eleman sayısının arttığı belirlenmiştir. Benzer şekilde mesleki standartları dikkate alan, çeşitli kuruluşlar ile yakın ilişki içerisinde olan ve işletmecilik faaliyetlerindeki gelişmeleri yakından takip ederek faaliyetine devam eden işletmelerin büyüklüklerinin de arttığı anlaşılmıştır. İşletme büyüklüğü arttıkça, mobilya üretiminin arttığı, Teknoloji kullanımının arttığı, hammaddenin orman genel müdürlüğü dışındaki kaynaklardan temin edildiği, piyasa koşullarından kaynaklanan kapasite yetersizliği tespit edilmiştir.
Dekor kağıdı ve reçine tipinin yongalevhaların fiziksel?mekanik ve yüzey kalitesine etkisi
Bu çalışmada; 70 g/m2 lik New wenge ve Beyaz meşe ile 80 g/m2 gramajlı Akça ağaç desenli dekor kâğıtları kullanılmıştır. Bu kâğıtlar %100 üre formaldehit %100 melamin formaldehit ve % 55 üre formaldehit - % 45 melamin formaldehit oranlarında hazırlanan sentetik reçineleri ile emprenye edilmiştir. Emprenyeli dekor kâğıtları yongalevha yüzeyine iki farklı yüzey yapısına sahip (doğal ve bute) saçlar kullanılarak yapıştırılmıştır. Elde edilen lamine yongalevharın fiziksel, mekanik ve yüzey özellikleri belirlenmiştir. Ayrıca, kullanılan emprenye kâğıtlarının fiziksel, mekanik özellikleri ile optik özellikleri ilgili standartlara göre belirlenmiştir.Bu çalışmada üre, üre-melamin ve melamin formaldehit tutkalları ile emprenye edilmiş dekor kâğıtların özellikleri karşılaştırmalı olarak ortaya konmuş ve laminasyon işleminden sonra yapılan fiziksel ? mekanik ve yüzey kalite testleriyle, çıkan sonuçlar karşılaştırılmıştır.Bu testler Türk Standartlı TS EN 14323 Nisan 2006 ICS 79.060.20 Ahşap Esaslı Levhalar ? İç Mekânlarda Kullanımları İçin Melamin Yüzlü Levhalar ? Deney Metotları ve TS EN 312 Mart 2005 ICS 79.060.20 Yongalevhalar ? Özellikler ( TS EN 12 -3 Kuru şartlarda, kapalı ortamda kullanılan ( mobilya dahil ) yongalevhaların özellikleri) standartlarına uygun olarak yapılmıştır.Ayrıca dekor kâğıtlarının emprenyesinde kullanılan tutkalın özellikleri belirlenmiştir.
Ankara ilinde, ağaç işleri sektöründe faaliyet gösteren orta ve büyük ölçekli işletmelerde iş sağlığı ve iş güvenliği üzerine araştırmalar
Bartın Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Orman Endüstri Mühendisliği Anabilim Dalında yürütülmek üzere Yüksek Lisans Tezi amacıyla hazırlanan bu araştırmanın kapsamını ?Ankara ilinde, Ağaç İşleri Sektöründe Faaliyet Gösteren Orta ve Büyük Ölçekli İşletmelerde İş sağlığı ve İş Güvenliği Üzerine Araştırmalar? başlığı altındaki çalışma oluşturmaktadır.Araştırmanın içeriğinin güvenilir olması amacıyla Türkiye'de bugüne kadar yapılan kabul görmüş araştırmalardan faydalanılarak Türkiye'deki orta ve büyük ölçekli mobilya sektörü hakkında genel bilgiler toplanmıştır. Sözel ve sayısal gerçek verilerin toplanmasında İSGGM (İş Sağlığı ve Güvenliği Genel Müdürlüğü), TÜİK (Türkiye İstatistik Kurumu), TOBB (Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği), ÇASGEM (Çalışma ve Sosyal Güvenlik Eğitim ve Araştırma Merkezi), TSE (Türk Standardları Enstitüsü) gibi güvenilir kurumların daha önce elde ettiği araştırılmaları ışığında ortaya çıkan bilgiler kullanılmıştır.Ayrıca araştırmanın kullanılabilir ve etkin bir araştırma olması amacıyla anket uygulaması yapılması sağlanmıştır.Ankara'da ağaç işleri sektörünün içerisinden seçilerek tespit edilen işletmelere anket uygulamasının yapılması amacıyla hazırlanan anket soruları bu işletmelere uygulanmıştır.Çalışmanın ana kaynağı olarak anket yöntemi kullanıldığından anket içeriği olarak işletmelere yönlendirilen soru başlıkları; işyerine ilişkin bilgiler, işyeri hekimliği ve iş sağlığı, eğitim, bilinç ve yeterlilik, tehlike belirleme, risk değerlendirme ve risk kontrolü için planlama ana başlıklarından oluşmuştur. 29 işletmeden bireysel görüşmeler sonucunda değerlendirmek üzere anket sonuçları temin edilmiştir. Temin edilen verilerin değerlendirilmesi yapılarak işletmelerin özellikleri hakkında çizelge ve şekiller oluşturulmuştur. Elde edilen çizelge ve şekiller işletmelerin mevcut durumlarını ve sorunlarını belirlemiş olup sonuç ve öneriler bölümünde işletmelerin sorunlarına ilişkin çözüm önerileri üretilmiştir.
Deniz zararlılarına maruz kalmış iğne yapraklı odunların fiziksel ve kimyasal yönden incelenmesi
Odun materyali geçmişten günümüze deniz ortamında, araç ve yapı malzemesi olarak kullanılan bir malzemedir.Deniz ortamında kullanılan odunlar, odun delici zararlı organizmalar tarafından tahribata uğrayarak, kullanım süresinde azalma ve maddi hasara yol açabilmektedir. Doğal dayanımı yüksek olan türler ve odun koruyucular ile emprenye edilen türler istenmeyen tahribatlara karşı dayanım ve kullanım ömründe artış sağlayabilmektedirler.Bu çalışmada, ülkemizde doğal yayılış gösteren ve endüstriyel açıdan öneme sahip olan Sarıçam (Pinus sylvestris L.), Karaçam (Pinus nigra Arn. subps. pallasiana var. pallasiana) ve Göknar (Abies nordmanniana subsp. bornmuelleriana) türlerinden hazırlanan odun örnekleri Batı Karadeniz'in Amasra Bölgesi'nde 7 ay ve 14 ay süreyle deniz testine maruz bırakılmıştır.Bu amaçla, odun materyallerinden TS EN 275 standartlarına uygun olarak hazırlanmış olan örnekler, suda çözünen tuzlardan Tanalith-E emprenye maddesi ile emprenye edilmiştir. Tanalith-E emprenye maddesi %2,36 konsantrasyonda kullanılmıştır. Kontrol grubu ve emprenyeli gruptan oluşan ahşap paneller TS EN 275 standartlarına uygun deney düzeneği ile deney alanına yerleştirilmiştir.Retensiyon sonuçlarına göre, Göknar odununun en iyi emprenye edildiği, karaçam odunun ise zor emprenye edildiği ortaya çıkmıştır.Deniz testleri sonucunda, Teredo navalis odun delici organizmasının teşhisi yapılmıştır. Tanalith-E ile empreyeli 7 ve 14 aylık panellerden sarıçam ve göknar örneklerinde sadece 4 panelde yok denecek kadar az tahribat meydana gelmiş, diğer panellerin hepsinde tam koruma sağlandığı görülmüştür. Tanalith-E ile emprenyeli 7 ve 14 aylık karaçam panellerinde ise dikkate alınacak derecede tahribat meydana gelmiştir. Tüm kontrol panelleri tam tahribata uğramıştır.Teredo navalis'in bölgede önemli bir odun zararlısı olduğu sonucuna varılmıştır. Organizmaya ait en büyük ortalama kabuk çapı sarıçamda (4,79 mm), en uzun palet ise karaçamda (4,71) elde edilmiştir. Ortalama ağırlık kaybı en fazla göknar da (%66,54) en az ise sarıçamda (%33,13) görülmüştür.Kimyasal analiz sonuçlarına göre, karaçamda selüloz oranı %56 dan %50 ye düşerken, holoselüloz %76 dan %71 e düşmüştür. Diğer sonuçlar ise benzerlik göstermiştir. Meydana gelen tahribat sonucu tüm örneklerde alkol çözünürlüğü düşmüş, sıcak su ve soğuk su çözünürlükleri ise artmıştır.
Bartın iklim koşullarında doğal maddelerin (Baykal EM1 ve Biyohumus) Amaranthus caudatus var. bulava ve Amaranthus tricolor var. Valentina'da bazı morfolojik ve fizyolojik proseslere etkisi ve bu bitkilerin peyzaj mimarlığında kullanımı
Doktora tezi olarak hazırlanan bu çalışmada doğal maddelerin (Baykal EM1 ve Biyohumus) Bartın yöresi yetişme koşullarında tek yıllık bitki türleri olan Amaranthus caudatus var bulava ve Amaranthus tricolor var valentina türleri üzerindeki morfolojik ve bazı fizyolojik proseslere olan etkileri araştırılmıştır.Çalışma kapsamında doğal maddelerin, Amaranthus caudatusvar bulava ve Amaranthus tricolor var valentina üzerindeki morfolojik (boyu, yaprak sayısı, yaprak uzunluğu, yaprak genişliği, çiçek sayısı, çiçek uzunluğu, gövde çapı ve taze kök ağırlığı) ve bazı fizyolojik (klorofil a, b, a+b, karotenoit, amarantin, azot, protein, RNA ve DNA miktarı) proseslere olan etkileri ortaya koyulmuştur.Çalışma, Bartın Orman İşletme Müdürlüğü Günye Orman İşletme Şefliği bahçesinde 2006 ve 2007 yıllarında, Hacettepe Üniversitesi İnkumu Araştırma ve Hidroloji Merkezinin bahçesinde, 2007 yılında olmak üzere iki farklı ekosistem ortamında gerçekleştirilmiştir. Her bir deneme alanında kontrol hariç 3 işlemli (Baykal EM1, Biyohumus, Baykal EM1+Biyohumus muameleli) 3 tekrar olmak şekilde 12 adet parsel oluşturulmuştur.Vejetasyon süresince üç dönemde (vejetasyon başlangıcı, çiçeklenme başlangıcı ve vejetasyon sonu) morfolojik ölçümler ve fizyolojik analizler yapılmıştır. Toprağa olan etkilerin belirlenmesi amacı ile 2007 yılında her iki deneme alanından örnekler alınarak toprak analizi yapılmıştır.Çalışmada kullanılan her iki doğal maddenin de Amaranthus türlerinin büyüme, gelişme ve adaptasyon yetenekleri üzerinde olumlu etki yaptığı, ancak Baykal EM1'in yalnız kullanımının Biyohumus'a oranla daha fazla etki yaptığı, Baykal EM1+Biyohumus ile Baykal EM1'in yalnız kullanımı arasında büyük bir farklılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Bazı yapraklı ve iğne yapraklı ağaçların öz ve diri odunlarının kağıt özellikleri yönünden incelenmesi
Bu çalışmada, Fagus orientalis Lipsky, Quercus robur L., Abies bornmülleriana Mattf., Pinus nigra Arn.'nın öz odun, diri odun ve ağaçlardaki öz ve diri odunlarının bulunum yüzdelerine göre tam odunlarının kimyasal bileşimleri, anatomik yapıları ve ibreli ağaçlar için Kraft metodu, yapraklı ağaçlar için soda metodu kullanılarak elde edilen kağıtların fiziksel ve optik özellikleri incelenmiştir.Çalışmada kullanılan ağaçların öz odunlarından yapılan Holoselüloz ve alfaselüloz , % 1'lik NaOH çözünürlüğü, soğuk su çözünürlüğü, sıcak su çözünürlüğü ve alkol çözünürlük oranları diri odunlarına göre farklı çıkmıştır.Çalışmada kullanılan ağaç türlerin kendi içlerinde yapılan değerlendirme de ise Karaçam hariç Göknar, Meşe ve Kayın'dan elde edilen pişirmelerde verim olarak öz odunlardan yapılan pişirmelerin hamur verimleri dirilerine göre yüksek çıkmıştır.Çalışmada kullanılan ağaç türlerin öz odunlarının lif uzunlukları, diri odunların liflerine göre kısa çıkmıştır.Pinus nigra Arn.'nın öz ve diri odunlarının kraft metodu kullanılarak yapılan pişirmelerinde; öz odunlarından yapılan kağıtların patlama, gerilme, kopma direnç özellikleri ve parlaklık ile opaklık değerlerinin ve diri odunlarından yapılan kağıtlara göre yüksek olduğu, ancak yırtılma direnç özelliğinin ve yüzey düzgünlüğü ile hava geçirgenliği özelliğinin düşük olduğu tespit edilmiştir.Abies bornmülleriana Mattf.'ın öz ve diri odunlarının kraft metodu kullanılarak yapılan pişirmelerinde; öz odunlarından yapılan kağıtların patlama, gerilme, kopma direnç özellikleri ve parlaklık ile opaklık değerlerinin ve diri odunlarından yapılan kağıtlara göre yüksek olduğu, ancak yırtılma direnç özelliğinin ve yüzey düzgünlüğü ile hava geçirgenliği özelliğinin düşük olduğu tespit edilmiştir.Quercus robur L., öz ve diri odunlarının soda metodu kullanılarak yapılan pişirmelerinde; öz odunlarından yapılan kağıtların fiziksel özelliklerinin diri odunlardan elde edilen kağıtlara göre yüksek çıktığı ancak optik özelliklerinin düşük çıktığı tespit edilmiştir.Fagus orientalis Lipsky'in öz ve diri odunlarının soda metodu kullanılarak yapılan pişirmelerinde elde edilen hamurlardan; öz odunlarından yapılan kağıtların fiziksel özelliklerinin diri odunlardan elde edilen kağıtlara göre düşük çıktığı (serbestlik derecesi 50 olan kağıdın hava geçirgenliği ve yüzey düzgünlüğü özelikleri düşük çıkmıştır.) ancak optik özelliklerinin yüksek çıktığı tespit edilmiştir.
Beyaz çürüklük mantarı (Ceriporiopsis subvermispora) ile muamele edilen Pinus nigra Arnold.'dan NaBH4 ilaveli biyolojik-kraft kağıt hamuru üretimi
Bu çalışmada, beyaz çürüklük mantarı Ceriporiopsis subvermispora ile muamele edilen Pinus nigra Arnold. yongalarından pişirme koşulları sabit alınıp inkübasyon süreleri (20, 40, 60, 80 ve 100 gün) ve NaBH4 oranları (%0.5, %1, %1.5 ve %2) değiştirilerek yapılan kraft, biyo-kraft, kraft- NaBH4 ve biyo-kraft-NaBH4 pişirmelerinden elde edilen hamur ve kağıtların özellikleri tespit edilmiştir. İlave olarak, C. subvermispora ile muamele edilen P. nigra odunun kimyasal bileşimindeki değişim belirlenmiştir. C. subvermispora ile muamele edilen P. nigra yongalarının ağırlık kaybı, holoselüloz oranı ve çözünürlük değerleri inkübasyon süresinin artmasıyla artarken, lignin oranı ve ?-selüloz oranı azalmıştır. Kimyasal analiz sonuçlarına göre optimum inkübasyon süresi 100 gün olarak belirlenmiştir.Biyo-kraft, kraft-NaBH4 ve biyo-kraft-NaBH4 pişirmelerde hamurların kappa numarasının ve viskozitesinin mantar muamelesi ve NaBH4 ilavesi ile azaldığı belirlenmiştir. Bununla birlikte, bu pişirmelerden elde edilen kağıtların sağlamlık değerlerinin azaldığı, yüzey düzgünlüğünün ve hava geçirgenliğinin arttığı tespit edilmiştir. Kraft-NaBH4 ve biyo-kraft-NaBH4 pişirmelerinde hamurların elenmiş veriminin arttığı, biyo-kraft pişirmelerinde ise mantar muamelesinin 40 ve 80. günlerinde artarken, 20, 60 ve 100. günlerinde azaldığı görülmüştür. Kraft-NaBH4 ve biyo-kraft hamurlarının daha kolay dövüldüğü tespit edilmiştir. Kağıtlarının parlaklığı NaBH4 ilavesi ile artarken, mantar muamelesi kağıtların parlaklık değerlerini düşürmüştür. Biyo-kraft ve biyo-kraft-NaBH4 pişirmelerinde elek artığı oranının azaldığı tespit edilmiştir. Kağıt hamurları ve deneme kağıtları üzerinde yapılan analiz ve test sonuçlarına göre, elenmiş verim bakımından M3B4, hamurların elek artığı oranı ve kappa numarası bakımından M4B3, hamurların dövme süresi bakımından M4B1, kağıtların sağlamlık özellikleri bakımından M1B1, kağıtların parlaklığı bakımından M4B4, kağıtların yüzey düzgünlüğü bakımından ise M5B2 optimum pişirme olarak seçilmiştir.
Kutu konstrüksiyonlu mobilyalarda kullanılan vidalı düz köşe birleştirmelerde klavuz deliği çapının çekme ve eğilme dirençleri üzerine etkisinin belirlenmesi
Yeni bir mobilya üretilmesinde 3 önemli tasarım alanı bulunmaktadır. Birincisi ve en önemlisi estetik tasarım, ikincisi fonksiyonel tasarım, üçüncüsü ise mühendislik tasarımıdır. Bunlardan mühendislik tasarımı mobilyanın sağlamlığı, direnci ve muhtemel yüklere karşı davranışlarının hesaplanmasını konu edinmektedir.Bu çalışmada amaç; kutu tipi mobilyanın mühendislik tasarımı için gerekli olan temeli oluşturması açısından kutu tipi mobilya konstrüksiyonlarında kullanılan vidalı birleştirmelerin eğilme ve çekme direnci üzerine ağaç kökenli komposit malzeme türü, vida türü ve klavuz delik çaplarının etkisinin belirlenmesi amaçlanmıştır.Bunun için 18 mm kalınlıktaki MDFLam ve Suntalam' dan 220 x 160 mm ve 220 x 140 mm ölçülerinde hazırlanan ??T? tipi köşe birleştirme deney örneklerine 2'şer tane klavuz deliği açılarak eğilme ve çekme testleri yapılmıştır. 2 Ağaç kökenli komposit malzeme türü x 2 vida türü x 3 delik tipi (2 klavuz deliği+1 klavuz deliksiz) x 2 test tipi x 5 tekerrür olmak üzere toplam 120 adet ??T? tipi birleştirme örneği hazırlanmıştır.Eğilme ve çekme deneyleri sonucunda MDFLam kullanılan birleştirmeler Suntalam kullanılan birleştirmelere göre daha yüksek direnç değeri göstermiştir. Eğilme ve çekme deneyleri sonucunda 4 x 50 mm vida türü, 3,5 x 50 mm vida türünden direnç bakımından yüksek çıkmıştır. Eğilme deneylerinde MDFLam ve Suntalam kullanılarak 4 x 50 mm vida kullanılan birleştirmelerde 2,5 mm klavuz deliği yüksek direnç değeri göstermiştir. Eğilme ve çekme deneylerinde MDFLam ve Suntalam kullanılarak 3,5 x 50 mm vida kullanılan birleştirmelerde 2 mm klavuz deliği yüksek direnç değeri göstermiştir.Sonuç olarak, kutu tipi mobilya konstrüksiyonları aynı anda hem çekme hemde eğilme gerilmelerine maruz kaldığından değişkenlerin birbiri arasındaki etkileşimleri incelendiğinde genel olarak suntalam kullanılarak uygulanan eğilme deneylerinde 1,5 mm KD ? 3,5 x 50 mm vida, MDFLam kullanılarak uygulanan eğilme deneylerinde 2,5 mm KD ? 4 x 50 mm vida kullanılması, suntalam kullanılarak uygulanan çekme deneylerinde 2,5 mm KD ? 4 x 50 mm vida, MDFLam kullanılarak uygulanan çekme deneylerinde 2 mm KD ? 3,5 x 50 mm vida kullanılması önerilmektedir.Anahtar Sözcükler: MDFLam, Suntalam, Eğilme, Çekme, Klavuz Deliği
TS EN ISO 9000:2008 Kalite Yönetim Sistemi'nin bir mobilya fabrikasında uygulama aşamaları ve dokümantasyon yapısının oluşturulması
?TS EN ISO 9000:2008 Kalite Yönetim Sisteminin Bir Mobilya Fabrikasında Uygulama Aşamaları ve Dokümantasyon Yapısının Oluşturulması? başlıklı bu çalışma Bartın Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Orman Endüstri Mühendisliği Anabilim Dalı, Orman Endüstri Makineleri ve İşletme Programında Yüksek Lisans Tezi olarak hazırlanmıştır.Günümüzde sanayi ve teknolojide ki gelişmelere paralel olarak ekonomik ve sosyal alanda da hızlı değişimler görülmektedir. Teknolojinin gelişmesi ile iletişim ve ulaşım kolaylaşmış ve dünyanın her hangi bir yerine ulaşmak çok basit bir hal almıştır. Bu gün Türkiye'de üretilen bir ürün bir hafta içinde dünyanın diğer ucundaki bir ülkede müşteriye sunulabilmektedir. Tüketicilerin önüne sürekli yeni ürün ve hizmet sunulmakta, tercih seçenekleri artmaktadır.Rekabetin kıran kırana olduğu bu ortamda tüketiciler ihtiyaçlarının tam olarak karşılandığı ürün ve hizmetleri tercih etmektedirler. Bu durum karşısında kuruluşlar sağlam bir yönetim sistemi kurarak faaliyetlerini devam ettirebilmek, müşteri odaklı politikalar benimseyerek müşteri memnuniyeti ve tatminini ön planda tuttuklarını göstermek zorunda kalmışlardır.Mobilya endüstrisi de müşteri beklentilerinin üst düzeyde olduğu sektörlerdendir. Yaşadığımız alanların büyük bir kısmını mobilyalar kaplamaktadır. Bu sebeple mobilyanın insan yaşamında önemli bir etkisi vardır. Müşteri tatminini sağlamayan ürünler beğenilmeyecek ve pazarda tutunamayacaktır. Kuruluş faaliyetlerinin devamı için mobilya üreten kuruluşlar müşteri odaklı bir yönetim sistemi kurmalı ve sürekli geliştirmelidir.Kuruluşlar müşteri odaklı olduklarını çeşitli yöntemlerle duyurmaktadırlar. Bu yöntemlerde bir tanesi de ISO 9000 serisi Kalite Yönetim Sistemidir. KYS en son olarak 2000 ve 2008 yıllarında revize edilerek şu anki yapısına ulaşmıştır. ISO 9000 KYS işletme büyüklüğüne ve sektörüne bakılmaksızın üretim ve hizmet sektöründe faaliyet gösteren kuruluşların tamamına uygulanabilmektedir. Kuruluşlar bu sistemi uygulayarak ürün ve hizmet kalitelerine etki eden faaliyetleri kontrol ederler. Faaliyetlerini bu çerçevede uyguladıklarının göstergesi olarak ta ISO 9000 Kalite yönetim sistemi belgesi alırlar.Sistemin uygulamasında çeşitli aşamalar ve yapılması gerekenler vardır. Bu çalışma ile sistemin yapısı uygulama aşamaları ve sistemin kuruluşlara kazandırdıkları anlatılmaktadır. Sistemin öngördüğü kayıtlar ve sistemi anlatan dokümanlar hazırlanarak örnek bir uygulama sunulmuştur. Uygulamada karşılaşılan sorunlar anlatılmış ve çözüm önerileri sunulmuştur.
Doğu karadeniz bölgesinde yaygın olarak bulunan meşe (Quercus ssp.) türlerinin kimyasal analizi
Bu çalışmada, Doğu Karadeniz Bölgesinde yaygın olarak bulunan meşe türlerinden Quercus hartwissiana Steven (Istranca Meşesi), Quercus petraea (Matt.) Liebl. subsp. Krassiln (Steven ex Bieb.) (Sapsız Meşe) ve Quercus pontica K. Koch (Doğu Karadeniz Meşesi)'nın öz odun, diri odun ve kabuğunun kimyasal bileşimlerinin miktarları standart yöntemlerle belirlenmiştir. İlave olarak, Quercus hartwissiana'nın (Istranca Meşesi) öz odununun, diri odununun ve kabuğunun kimyasal bileşenlerini tespit etmek amacıyla GC-MS analizi yapılmıştırIstranca Meşesi'nden elde edilen sonuçlar göre ortalama olarak holoselüloz miktarı ve lignin miktarı; en fazla öz odunda, selüloz miktarı; en fazla diri odunda, sıcak su çözünürlüğü, öz odunda ve kabukta hemen hemen aynı; soğuk su çözünürlüğü, % 1'lik NaOH çözünürlüğü, alkol çözünürlüğü ve hegzan çözünürlüğü en fazla kabukta bulunmuştur. Sapsız Meşe kullanılarak gerçekleştirilen çalışmalarda ortalama olarak holoselüloz miktarı ve selüloz miktarı en fazla diri odunda, lignin miktarı, soğuk su çözünürlüğü, sıcak su çözünürlüğü, %1'lik NaOH çözünürlüğü, alkol çözünürlüğü ve hegzan çözünürlüğü en fazla kabukta bulunmuştur.Doğu Karadeniz Meşesi'nden elde edilen sonuçlara göre holoselüloz miktarı ve selüloz miktarı en yüksek öz odunda, lignin miktarı, soğuk su çözünürlüğü; sıcak su çözünürlüğü, % 1'lik NaOH çözünürlüğü, alkol çözünürlüğü ve hegzan çözünürlüğü en fazla kabukta bulunmuştur.Istranca Meşesinin öz odun, diri odun ve kabuk kısımlarına uygulanan GC-MS analizi sonucunda sırası ile öz odunda 40 adet, diri odunda 30 adet ve kabukta 48 adet bileşik tanımlanmıştır. Bu bileşikler genel olarak aromatik, asit, oksijenli, terpen, steroit ve hidrokarbon yapıdadırlar.Öz odun kısmında yüksek oranda tanımlanan bileşikler % 5.50 octacosane, % 4.44 heptacosane ve % 2.76 hexacosane iken diri odunde ise yüksek oranda % 7.09 octacosane, % 6.50 triancontanve % 4.72 heptacosane bileşikleri bulunmuştur. Bunlara ilave olarak yüksek oranda % 5.38 vitamin E, %2.53stigmastan-3,5-dien ve % 1.85 campestrol bileşikleri Istranca Meşesinin kabuğunda bulunmuştur.
Farklı yüzey kaplama malzemelerinin MDF levhaların yüzey özellikleri üzerine etkileri
Bu çalışmada, yüzeyleri lamine (melamin emdirilmiş dekor kağıdı), PVC ve lake boya ile kaplanmış MDF levhaları kullanılmıştır. Levha örnekleri Bartın'dan ticari işletmelerden temin edilmiştir. Bu üç farklı yüzey kaplama malzemenin MDF levhalarının yüzey özellikleri üzerine etkileri belirlenerek karşılaştırılmıştır. Elde edilen sonuçlara göre, yüzeyi PVC ile kaplanmış MDF levhaların aşınma direnci, lamine kaplı ve lake boyalı levhalardan daha yüksek olduğu görülmüştür. Sigara ateşine dayanım özelliği lake boyalı levhalarda daha yüksek bulunmuştur. Su buharı dayanım ve lekelenmeye karşı mukavemet dirençleri yönüyle her üç yüzey kaplama malzemesi standart kalite değerlerinde bulunmuştur. PVC kaplı levhaların çarpmaya karşı direnç özellikleri, lamine ve lake boyalı levhalardan daha yüksek bulunmuştur. Lake boyalı levhaların çatlamaya karşı direnci, PVC ve lamine kaplı levhalara göre düşük olduğu görülmüştür.
Safran bitkisinin (Crocus sativus L.) yetiştirilmesi, kalitesi ve ticari önemi
Bu çalışmada safran bitkisinin kalitesinin artırılması amaçlanmıştır. Bu nedenle safran soğanlarına hormon ve mikroorganizma verilerek safran soğanlarının ekimi yapılmış ve kontrol örnekleri ile kıyaslanmıştır. Safran soğanlarına uygulanan maddeler 5 farklı grupta (Kontrol, Efektif Mikroorganizma (EM), Biyohumus, Polystimulin ve EM+Biyohumus) ele alınmıştır. Deneme sahası olarak Safranbolu ilçesinin Davutobası köyü seçilmiş ve 3 yıl süren bu çalışmada her yılın hasat döneminde elde edilen mahsullerin korm ve stigmaları birbirleriyle kıyaslanmıştır.Analizler sonucunda 3 yıl boyunca elde edilen tüm ürünler birlikte kıyaslandığında, korm sayıları yönünden anlamlı düzeyde önemli bir farkın olmadığı görülmüştür. Stigmaların ağırlığı açısından kıyaslandığında ise; 2 farklı grup olduğu ve bu gruplar arasında %5 önem düzeyine göre anlamlı bir farkın olduğu belirlenmiştir. İlk grupta Biyohumus ve EM+Biyohumus karışımı, ikinci grupta ise EM, Kontrol ve Polystimulin verilerinin olduğu görülmektedir. Kontrol örnekleri ile EM muamelesi ve Polystimulin muamelesi sonucu elde edilen stigmaların hemen hemen aynı ağırlıkta olduğu; diğer EM+Biyohumus ve yalnızca Biyohumus muamelesi sonucu elde edilen stigmaların ise farklı bir grupta, ilk gruba nazaran daha hafif oldukları tespit edilmiştir.Ayrıca elde edilen ve kurutulan stigmaların renk değişim testlerine bakıldığında, Polystimulin muamelesi ile elde edilen stigmaların bulunduğu ortamın rengini çok kısa sürede canlı ve parlak bir sarıya çevirdiği görülmüştür. Bunu sırasıyla EM, EM+Biyohumus karışımı, Biyohumus ve Kontrol örnekleri takip etmektedir.Son olarak çalışmada, safran bitkisinin yetiştirilmesi ve nihai ürün haline gelene kadar uygulanan teknikler ile ticari önemi hakkında bilgiler verilmiştir.
Türkiye orman ürünleri sanayisinde ISPM 15 standardına göre ısıl işlem uygulayan işletmeler üzerine bir araştırma
FAO'nun alt organizasyonu olan, ülkemizin de üyesi olduğu IPPC (Uluslararası Bitki Koruma Konvansiyonu), ahşap malzemelerde bulunan zararlılar ile mücadeleyi dünya geneline yaymak ve gerekli tedbirleri almakla yükümlüdür. Bu kuruluş, uluslararası ticarette kullanılan ahşap malzemelerde bulunan zararlıların bir ülkeden diğer ülkeye taşınmasını ve yayılmasını önlemek amacıyla ISPM 15 (Interntional Standards for Phytosanitary Measures 15) standardının uygulanmasını öngörmüştür. Bu standarda göre ahşap ambalaj materyallerinin (sandık, palet vb.) uygun şekilde ısıl işlemden veya metil bromür ile fümigasyon işleminden geçirilmiş ve işaretlenmiş olması gerekmektedir.Türkiye'de, Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı bu konuda bir yönetmelik hazırlamış ve resmi olarak uygulamaya koymuştur. Bu yönetmeliğe uygun olarak ülkemizde 482 işletme ISPM 15 standardına göre ısıl işlem ve fümigasyon işlemi yapma yetkisine sahiptir.Bu çalışmada ısıl işlem ve fümigasyon yapma yetkisine sahip işletmelerden basit tesadüfi örnekleme yöntemi ile 161 tanesine ulaşılmış ve yüz yüze anket yöntemi ile 23 soruya cevap aranmıştır. Bu sorularla Türkiye'de ısıl işlem hacmi, ithalat ve ihracat boyutu, 2008 dünya ekonomik krizinin ısıl işlem üzerine etkisi, kullanılan enerji türü ile karşılaşılan tüm sorunlar istatistiki olarak değerlendirilmiş ve çözüm önerileri sunulmuştur.
Yükselti farkına göre sarıçamın (Pinus sylvestris L.) anatomik ve kimyasal bileşiminde meydana gelen değişimler
Sarıçam, Avrupa'da ve ülkemizde oldukça geniş bir alanda yayılış göstermesinden ve deniz seviyesine kadar inebilmesinden dolayı çalışma materyali olarak seçilmiştir.Bu çalışmada, Türkiye'de doğal olarak yetişen sarıçamın (Pinus sylvestris L.) odun, iç ve dış kabuklarının yükselti farklılığına göre anatomik ve kimyasal yapısındaki değişimler incelenmiştir.Sarıçamın anatomik yapısı bakımından, odun traheidlerinin özellikleri incelenmiş ve lif morfolojisi bakımından değerlendirilmiştir. Kimyasal özellikler olarak odun, iç ve dış kabukta hücre çeperi ana bileşenleri, çözünürlük değerlerinin yükseltiyle olan ilişkisi belirlenmiştir. Ayrıca, kromatografik analizler yapılarak odun, iç ve dış kabuk örneklerinde yükseltiye göre lipofilik, hidrofilik ekstraktiflerindeki değişim ve ekstraktiflerden arındırılmış dış kabuk örneklerinde suberin dokusunu oluşturan monomerlerdeki değişimin yükseltiyle olan ilişkisi tespit edilmiştir.Anatomik ölçümlerde, yükselti arttıkça traheid uzunluğunda bir kısalma olduğu görülmektedir. 100 m. yükseltide 3,911 mm olarak belirlenen traheid uzunluğu, 1300 m. yükseltide 1,790 mm olarak ölçülmüştür. Traheid genişliği, lümen genişliği ve traheid hücresi tek çeper kalınlığı ölçümlerinde, yükseltilerin tamamında birbirine yakın sonuçlar elde edilmiş, yükselti ile aralarında bir korelasyon olmadığı belirlenmiştir.Genel kimyasal analizlerden, odun holoselüloz, ?-selüloz ve lignin analizlerinde yükseltiye göre açık bir değişim görülmezken, iç ve dış kabuk holoselüloz ve ?-selüloz oranlarında nispeten bir azalma tespit edilmiştir. İç ve dış kabuk lignin oranında ise açık bir değişim olmamıştır.Lipofilik bileşenlerden alifatik alkoller, odun ve dış kabukta tespit edilmiş ve yükselti arttıkça azaldığı belirlenmiştir. Bütün yükseltilerde 22 C (karbon) atomuna sahip docosanol en fazla bulunan bileşendir. Alçaktan yükseğe çıkıldıkça, odun örneklerinde toplam yağ asidi (doymuş+doymamış) miktarında önemli bir artış saptanırken iç kabuk örneklerinde bir azalma olduğu tespit edilmiştir. Dış kabuk örneklerinde ise çok belirgin olmamasına karşın yükselti arttıkça yağ asidi miktarının arttığı saptanmıştır. Doymuş yağ asitlerinden asit 22:0 dış kabuk örneklerinde, asit 16:0 odun örneklerinde en baskın bileşen olarak tüm yükseltilerde tespit edilirken, iç kabuk örneklerinde hem asit 16:0 hem de asit 22:0 tüm yükseltilerde önemli miktarlarda belirlenmiştir. Doymamış yağ asitlerinden ise asit 9-18:1 iç ve dış kabukta tüm yükseltilerde baskın bileşen olarak belirlenirken odunda asit 9-18:1 (9-octadecenoic asit) ve asit 9-18:2 (9,12-octadecadienoic asit) en çok bulunan bileşenler olarak tespit edilmiştir.Lipofilik bileşenlerden reçine asitlerinin toplam miktarının odunda yükselti arttıkça azaldığı, iç ve dış kabukta ise arttığı tespit edilmiştir. Reçine asitlerinden levopimarik asit odun ve iç kabukta, dış kabukta ise dehydroabietic asit yükseltilerin tamamında en fazla bulunan bileşendir.Aseton:su (95:5, v:v) ekstraksiyonu sonrasında belirlenen fenolik bileşenlerin toplam miktarı örneklerin tamamında yükselti ile doğru orantılı bir şekilde artmaktadır. Cis-monomethyl pinosylvin odunda, 3,4,5-trihydroxycyclohexenecarboxylic asit iç kabukta ve taxifolin dış kabukta bütün yükseltilerde en fazla bulunan bileşenlerdir.Suberin monomerleri arasında alkanollerin toplam miktarı, yükselti arttıkça azalırken, alkanoik, dioik ve hidroksi asitlerin toplam miktarında ise açık bir değişim tespit edilememiştir. Örneklerin tamamında, dioic ve hidroksi asitler en fazla bulunan bileşenler grubunu oluşturmakta ve 18-hidroksi-18:1 asit ve 1,18-dioic-18:1 asit yükseltilerin tamamında en baskın bileşenlerdir.
Zonguldak ili mobilya sektöründe satış sonrası hizmet üzerine bir araştırma
?Zonguldak İli Mobilya Sektöründe Satış Sonrası Hizmet Üzerine Bir Araştırma? başlıklı bu çalışma Bartın Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Orman Endüstri Mühendisliği Anabilim Dalı, Orman Endüstri Makineleri ve İşletme Programında Yüksek Lisans Tezi olarak hazırlanmıştır.Son yıllarda dünyada ve Türkiye'de mobilya sektöründe artan rekabet ortamı şirketleri satış sonrası hizmetlere önem vermeye yöneltmiştir. Özellikle `toplam kalite' kavramı şirketlerin gündemine girdikten sonra satış sonrası hizmete verilen önem daha da artmıştır.Mobilya sektöründe bu olumlu gelişmeler yanında, asıl önemli olan konu; satış sonrası hizmet zihniyetinin çağdaş hizmet anlayışına ve zamana göre değiştirilmesidir. Gelişen sektörde, değişen müşteri beklentilerini karşılayabilmek için satış sonrası hizmet çalışanlarıkendilerini geliştirmek zorundadır. Bu nedenle hızla değişen sektörel koşulların gereklerine ayak uyduramayan firmalar, üretim ve rekabet koşullarına ayak uyduramayacaktır.Bu çalışmanın kapsamında Zonguldak ilinde mobilya tercihi ve satış sonrası hizmet ile ilgili faktörler ortaya konulmaya çalışılmıştır. Çalışma materyali olarak Zonguldak ili merkez ilçe dahil olmak üzere altı ilçe seçilmiştir. Metot olarak karşılıklı görüşme ile uygulanan anket yöntemi seçilmiştir. Anket uygulanan tüketici sayısı 383'dür.Tüketicinin mobilya tercihi ve satış sonrası hizmet ile ilgili bulgular yanında gelir seviyesi, eğitim durumu, meslek dağılımları, yaş grupları, medeni halleri gibi demografik faktörlerde elde edilen bulgular arasındadır.
Açık hava koşullarında sarıçam (Pinus sylvestris L.) ve kestane (Castanea sativa mill.) odunlarının kimyasal yapısında meydana gelen değişikliklerin belirlenmesi
Tez çalışması için ülkemizde açık hava koşulları altında yaygın olarak kullanılan yapraklı ve iğne yapraklı ağaç türlerinden kestane (Castanea sativa Mill.) ve sarıçam (Pinus sylvestris L.) seçilmiştir. 15,0 x 7,5 x 1,5 cm boyutlarında hazırlanan örnekler açık alanda güneşe karşı 45° eğimli olarak tesis edilen paneller üzerine yerleştirilerek 3, 6, 12 ve 24 ay süre ile açık hava koşullarına maruz bırakılmıştır. Her bir periyot sonunda yüzeyden 1 mm derinliğe kadar alınan tabakalar üzerinde meydana gelen kimyasal değişimler ayrıntılı olarak ortaya incelenmiştir. Odun ana bileşenleri ( selüloz, lignin miktarları) ve özellikle ekstraktifler ( çözünürlük miktarları, lipofilik ve hidrofilik madde miktarları ) analitik yöntemlerle (GC ve GC-MS) tespit edilmiştir.Aynı türün düzgün ve pürüzlü yüzeyli örneklerine uygulanan deneylerin sonuçları incelendiğinde, kimyasal deneylerde sonuçlar benzerlik gösterirken lipofilik ve hidrofilik madde miktarları analizlerinde farklılıklara rastlanmıştır.Hücre çeperi ana bileşenlerinin kimyasal analiz sonuçlarına göre, sarıçam düzgün ve pürüzlü yüzeyli odun örneklerine uygulanan ?-selüloz ve lignin oranlarında aylar geçtikçe genel bir artış, holoselüloz oranında ise bariz bir düşüş görülmüştür. Kestane odunlarının düzgün ve pürüzlü yüzeyli örneklerinde holoselüloz oranında bariz, lignin oranında ise çok az bir artış, ?-selüloz oranında ise azalış gözlemiştir.Çözünürlülük deneylerine bakıldığında, sarıçam düzgün ve pürüzlü yüzeylerde sıcak su, %1'lik NaOH, heksan ve aseton-su çözünürlüklerinde genel bir artış, soğuk su çözünürlüğünde genel bir azalış gözlenmiştir. Kestane düzgün ve pürüzlü yüzeylerde ise %1'lik NaOH ve heksan çözünürlüklerinde genel bir artış, sıcak su, soğuk su ve aseton-su çözürlük düzeylerinde genel bir azalış görülmüştür.Lipofilik madde miktarı analizleri sonucunda, sarıçamın düzgün ve pürüzlü yüzeyli örneklerinde reçine ve yağ asitleri miktarlarında aylar geçtikçe genel bir azalış görülmüştür. Sarıçam düzgün yüzeyli örnekler için en yüksek ortalama reçine asitleri miktarı 17,21 mg/g ile 12. ayda en düşük ortalama değer ise 8,02 mg/g ile 3. ayda tespit edilmiştir. Pürüzlü yüzeyli örnekler için en yüksek ortalama reçine asitleri miktarı 20,04 mg/g ile 6. ayda en düşük ortalama değer ise 11,03 mg/g ile yine 3. ayda tespit edilmiştir. Yağ asitleri değerlerine gelindiğinde sarıçam düzgün yüzeyli örnekler için en yüksek ortalama değer 2,46 mg/g ile 6. ayda en düşük ortalama değer ise 1,60 mg/g ile 3. ayda tespit edilmiştir. Pürüzlü yüzeyli örnekler için en yüksek ortalama yağ asitleri miktarı 3,35 mg/g ile 6aylık periyotta en düşük ortalama değer ise 1,31 mg/g ile 24. ayda tespit edilmiştir. Ayrıca sarıçam odunu içerisinde en yüksek miktarda bulunan reçine asidi 12 aylık düzgün yüzeyli örneklerde 7,24 mg/g ile dehydroabietic asit olarak tespit edilmiştir. 6 aylık pürüzlü yüzeyli örneklerde ise oleic asit 1,67 mg/g ile en yüksek miktarda tespit edilen yağ asidi olarak kaydedilmiştir. Kestane odun örneklerinin yağ asitleri miktarlarında ise genel bir artış saptanmıştır. Düzgün yüzeyli kestane örnekleri için en yüksek ortalama yağ asidi miktarı 0,19 mg/g ile 3. ayda en düşük ortalama değer ise 0,06 mg/g ile 6. ayda tespit edilmiştir. Ayrıca lignoceric asit 12 aylık düzgün yüzeyli kestane örneklerinde saptanan 0,19 mg/g'lık değer ile en yüksek miktarda bulunan yağ asidi olarak kaydedilmiştir.Hidrofilik madde miktarı analizleri sonucunda, şeker ve fenolik bileşenlerin hidrofilik yapıyı oluşturduğu tespit edilmiştir. Gerek sarıçam gerekse kestane odunu örneklerine ait düzgün ve pürüzlü yüzeyli numunelerin şeker miktarlarında aylar ilerledikçe bir azalış belirlenmiştir. Fenolik bir bileşik olan monomethylpinosylvin, sarıçama ait 6 aylık pürüzlü yüzeyli örneklerde 1,83 mg/g ile en yüksek oranda tespit edilmiştir.
Sarıçam'dan (Pinus sylvestris L.) imal edilen geleneksel Türk oklarının endam ve yüzey pürüzlülüğünün ok hızlarına olan etkisi
Ok ve yay insanlık tarihinin en eski silahlarından biridir ve tarih öncesi devirlerden itibaren dünyanın her yerinde örneklerine rastlanmaktadır. Türkler ok yapımında çeşitli ağaç türlerini kullanmışlardır. Bunlar arasında en çok kullanılanları, Sarıçam (Pinus sylvestris L.), Kazdağı Göknarı (Abies equi-trojani Aschers. et Sint.) ve Doğu Kayını (Fagus orientalis Lipsky.) ağaç türleridir. Ok gövdelerinde, mukavemet kaybı getirmeyecek şekilde hafif yapı eldesinden ötürü düşük yoğunluğa sahip ağaç türleri tercih edilmektedir. Elastikiyet modülünün yüksek olması, oldukça narin yapıdaki okun şekil değiştirme direncini artıracağından tercih edilmektedir. Okların boyları 60 cm ile 80 cm arasında, ağırlığı genellikle 9 gr ile 50 gr arasında değişmektedir.Oklar, malzemelerine göre çeşitlendirilebilirler fakat okun her kısmında farklı malzeme kullanıldığı göz önüne alındığında, okları malzemelerine göre ayırmak dar kapsamlı kalmaktadır.Oklar yapıldıkları malzeme bakımından, kamış ve ağaç diye ikiye ayrıldığı gibi, kullanıldıkları amaca göre de tirkeş oku, talimhane oku, puta oku, menzil oku, idman oku ve meşk oku gibi türlere ayrılmaktadır. Osmanlılar, okun kısımlarını insan vücuduna benzeterek adlandırmışlardır. Ok kirişe takılan gez kertiğinden ucuna kadar 24 eşit parçaya bölünmüş; arkadan öne doğru ilk 4 kısmına baş, başın bitimine boğaz, 11. kısma göbek, boğazla göbek arasına göğüs, göbekten 17. kısma kadar olan yere baldır, baldırdan uca kadar olan kısma ayak denmiştir. Türkler ok atma konusunda büyük rekorlara imza atmışlardır. 845,5 m'ye ok fırlatmışlardır. Bu rekorlar benzer yay ve oklarla halen kırılamamıştır. Okların yüzey pürüzlülükleri okun uçması için önem teşkil etmektedir. Endamlı oklar endamsız oklara göre daha az yüzey pürüzlülüğü göstermiş ve okun uçuş mesafesi bakımından daha uzak noktalara gitmiştir. Daha uzak mesafeye uçma sebebi de ok ağırlığının az olması ve pürüzlülüğün az olmasından kaynaklanmaktadır.Bu çalışmada torna aletinden geçirilmiş ve zımparalanmış endamlı ve endamsız sarıçam ok örneklerinin yüzey pürüzlülük özellikleri araştırılmıştır. 30 endamlı ve 30 endamsız ok örnekleri üzerinde temren kısmı, gövde orta kısmı, yelek kısmı, kuzey yön, güney yön, doğu yön ve batı yön olmak üzere bir okta toplamda 12 ölçüm yapılmıştır. . Endamlı ve endamsız oklarda yapılan ölçümlerde endamlı okların daha fazla uçuş kabiliyeti sağladığı gözlemlenmiştir. Ok ağırlığının az olması uçuş kabiliyetini arttırmıştır. Endamsız oklar daha az mesafelere uçma eğilimi göstermiştir. Bunun da ok ağırlığından kaynaklandığı düşünülmektedir.Elde edilen sonuçlara ANOVA ve DUNCAN testi kullanılarak kombinasyonlar arasındaki etkileşimler incelenmiştir.
Pellet üretim tesisinin fizibilitesi: Bartın örneği
Alternatif ve yenilenebilir bir biyoyakıt olan pellet üretiminin Türkiye' de uygulanabilirliği bu çalışmada incelenmiştir. Pellet, dünyanın birçok ülkesinde yaygın olarak kullanılmakta ve çevreye zararı çok az olan bir yakıt türüdür. Ülkemizde pellet üretmek için yeterli hammadde kaynakları ve potansiyel bir pazar bulunmakla birlikte henüz üretim ve kullanımı yaygın değildir. Pellet üretmek ve kullanmak hem çevre kirliliğini önlemekte hem de ülke ekonomisinin dışa bağımlılığını azaltmaktadır. Örnek bölge olarak seçilen Bartın'da pellet üreten bir tesisin kurulması geleceğe dönük karlı bir yatırım olacaktır. Zira Bartın ve çevresi hammadde ve pazar imkânları ile pellet üretimi için uygun koşulları sağlamaktadır.
Yeni bir yanma düzeneğinin hazırlanması ve ısıl işlem görmüş ağaç malzemelerin yanma özelliklerinin belirlenmesi
Ağaç malzeme insanların kullandığı çeşitli yapı malzemeleri içerisinde en eski olanlardandır. Çağımızın getirdiği teknik yeniliklere ve çok sayıda yeni malzemenin var olmasına rağmen sahip olduğu üstün özellikleri nedeniyle günümüzde de önemini korumaktadır. Ağaç malzeme bu özellikleri yanı sıra istenmeyen bazı özelliklere de sahiptir. Bunlardan en önemli olanı yanmasıdır. Ağaç malzeme bileşiminde karbon ve hidrojen içermesi nedeniyle yanmaya müsaittir. Ağaç malzemenin yanma özelliklerinin belirlenmesi, yapıda kullanım yeri ve amacına uygunluk bakımından önemlidir. Bu nedenle ağaç malzemenin yanma özellikleri konusunda farklı yanma düzenekleriyle birçok çalışma yapılmıştır. Ancak ağaç malzemenin yanma özelliklerinin literatürdeki önemi göz önüne alındığında mevcut yanma düzenekleri gelişen teknolojiye ve artan isteklere cevap verememektedir. Bu sebeplerden dolayı bilgisayar kontrollü yanma düzeneğine gerek duyulmuştur. Bu çalışmada, yeni bir yanma düzeneği hazırlanmış ve ısıl işlem görmüş sarıçam, kayın ve meşe ağaç malzemelerin yanma özellikleri belirlenmiştir. Yanma sonucu elde edilen ölçümlerin ve yanma sürecinin en hassas şekilde izlenmesi bilgisayar üzerinde gerçek zamanlı olarak gerçekleştirilmiştir. Elle yapılan ölçme kaynaklı hataların en aza indirilmesi amaçlanmıştır.Yanma sonucu elde edilen parametrelerin arttırılması ve bu parametreler üzerinde daha hızlı işlemler yapılması sağlanmıştır. Yanma işlemi boyunca ve bitiminde elde edilen verilerin işlenmesi ve analizlerin yapılması yine bilgisayar ortamında gerçekleştirilmiştir. Elde edilen veriler tablo ve grafiklerle sunulmuştur. Ölçüm sonucu kaydedilen tüm verilerin daha sonra yapılacak yanma çalışmalarında faydalanılmak üzere depolanması sağlanmıştır. Geliştirilen yanma düzeneğinde; yüzde ağırlık kaybı, üst sıcaklık, orta sıcaklık, alt sıcaklık, kül miktarı, nem miktarı parametrelerin ölçümü yapılmıştır.Isıl işlemle ilgili yapılan çalışmalar daha çok bu malzemenin fiziksel ve mekaniksel özellikleri üzerine yoğunlaşmıştır. Isıl işlem görmüş ağaç malzemenin yanma özellikleri üzerine yeterli çalışma yoktur. Bu çalışma da ısıl işlem görmüş ağaç malzemelerin yanma özellikleri belirlenmiştir.Gerçekleştirilen örnek yanma deneyleri sonucunda tasarlanan sistemin veri kayıplarını önlediği, hassas ölçümlerle daha iyi sonuçlar verdiği ve özellikle zaman ve iş gücünden tasarruf sağladığı görülmüştür. Veri kayıplarının önlenmesi daha az deney tekrarın neden olmuştur. Bu sayede hazırlanan düzenek, ağaç malzeme koruma teknolojisi ve ağaç malzemenin yanma özelliklerinin belirlenmesi alanında kullanılabilme özelliklerine sahip olmuştur.Yanma sonuçlarına göre, ısıl işlem görmüş ağaç malzemenin ağırlık kaybı değerleri, genel olarak kontrol ağaç malzemeden düşüktür. Isıl işlem görmüş ağaç malzemenin üst sıcaklık ve baca sıcaklık değerleri, kontrol ağaç malzemeden yüksektir. Isıl işlem görmüş ağaç malzemenin karbon monoksit, azot monoksit ve oksijen kaybı değerleri, genel olarak kontrol ağaç malzemeden yüksektir.
Bahçe mobilya konstrüksiyonlarında ısıl işlem uygulanmış ağaç malzemenin kullanım imkanlarının mühendislik tasarımı yaklaşımıyla incelenmesi
Bu çalışmada; karaçam (Pinus nigra L.), sarıçam (Pinus slyvestris L.), doğu ladini (Picea orientalis L.), ırocco (Choropher excelsa) ve dişbudak (Fraxinus excelsior L.) odunlarından hazırlanan T-tipi lamba zıvana ayak-kayıt birleştirmelerinin mekanik performansları üzerine, ağaç türü, birleştirme tipi ve ısıl işlem muamelesinin etkileri araştırılmıştır. 5 ağaç türü x 2 birleştirme tipi (açık zıvana ve kör zıvana) x 2 ısıl işlem özelliği x 2 yükleme tipi (eğilme direnci ve çekme direnci) x 6 tekerrür olmak üzere toplam 240 adet T-tipi birleştirme örnekleri hazırlanmıştır.Eğilme deneyi sonuçlarına göre; ısıl işlem uygulanmış örneklerde iğne yapraklı ağaç türlerinden Sarıçam türü açık zıvanalı birleştirmeleri, yapraklı ağaç türlerinden Irocco türü kör zıvanalı birleştirmeleri yüksek eğilme direnci değerleri göstermiştir. Birleştirme yerindeki sertlik değerinde, en yüksek performansı Karaçam türü kör zıvanalı birleştirme ile Sarıçam türü açık zıvanalı birleştirme göstermiştir. Birleştirme yeri rijitlik analizinde, en yüksek performansı Karaçam türü kör zıvanalı birleştirme göstermiştir.Çekme deneyi sonuçlarına göre, ısıl işlem uygulanmış örneklerde iğne yapraklı ağaç türlerinden Karaçam türü kör zıvanalı birleştirmeleri, yapraklı ağaç türlerinden Irocco türü açık zıvanalı birleştirmeleri yüksek çekme direnci değerleri göstermiştir.Sonuç olarak, ısıl işlem uygulanmış bahçe oturma mobilya konstrüksiyonlarında kullanılacak olan ağaç malzemelerin mekanik performansları açısından hem eğilme hem de çekme direnci etkileşimleri incelendiğinde, ağaç türü, birleştirme tipi ve ısıl işlemin T-tipi lamba zıvana ayak-kayıt birleştirmelerinin üzerinde etkili olduğu bulunmuştur. Genel olarak bakıldığında, üretilecek olan bahçe oturma mobilya konstrüksiyonlarında, karaçam türü kör zıvanalı birleştirmeler kullanıma daha uygun görülmektedir.
Mobilya endüstrisinde analitik hiyerarşi prosesi (AHP) yöntemi ile kuruluş yeri seçimi
İşletme başarısı, yeni bir işletme kuruluş fikrinin doğuşundan işletmenin kurulup faaliyete geçtiği tüm süreçlerde alınan kararların isabetli ve doğru olmasına bağlıdır. Bu bakımından, işletme kuruluş yeri seçimi kararı daha başlangıçta stratejik bir öneme sahiptir. Yanlış kuruluş yeri seçimi gelecekte işletmeyi değiştirilmesi ve geri dönülmesi zor bir duruma ve ilave maliyetlere katlanmaya maruz bırakacaktır. Optimal kuruluş yeri seçiminde birçok sayısal yöntemlerden yararlanılmaktadır. Bunlar arasında, çok kriterli karar verme ilkesine dayanan Analitik Hiyerarşi Prosesi biraz daha gelişmiş yeni yöntemlerdendir.Bu çalışmada, orman sanayi sektörünün bir alt kolu olan mobilya endüstrisinde optimal işletme kuruluş yeri seçimi problemi araştırma konusu olarak ele alınmıştır. Öncelikle, işletme kuruluş yeri seçiminde kullanılan yöntemler hakkında bilgiler verilmiştir. Daha sonra problemin çözümü için sürece etkisi olan kriterler belirlenmiştir. Bu kriterler ekonomi, üretim, pazar payı ve çevredir. Kuruluş yeri olarak ise Amasya, Bayburt, Çorum ve Karabük illeri seçilmiştir. AHP tabanlı problem Expert Choice (EC) programı kullanılarak çözülmüş, sonuçlar irdelenmiş ve duyarlılık analizleri yapılmıştır. Neticede kullanılan kriterlerden ekonomi %55 ile en önemli faktör olmuş ve en uygun işletme kuruluş yeri seçimi olarak da Karabük ili önerilmiştir.
Türkiye odun dışı orman ürünlerinin mevcut durumu ve dış ticaret analizi
Türkiye bitki tür çeşitliliği, yaban hayatı kaynakları ve endemik türler bakımından zengin kaynaklara sahiptir. Türkiye'nin sahip olduğu zengin biyolojik kaynaklarının önemli bir bölümünü ormanlar barındırmaktadır. Ormanlardan elde edilen odun hammaddesi son zamanlara kadar ormancılığın temel amacı olarak vurgulanmış, tüm yatırım ve uygulamalar bu alan üzerinde yoğunlaşmıştır. Ancak ekonomik faaliyetlerin çeşitlenmesi ile oluşan rekabet ortamı, tüm alanlarda olduğu gibi ormancılık alanında da tüm kaynakların değerlendirilmesini zorunlu ve gerekli hale getirmiştir. Bu nedenle çeşitli üretim ve pazarlama sorunları nedeniyle ekonomik alanda yeterince yer bulamayan odun dışı orman ürünleri (ODOÜ) incelenmelidir. Türkiye yüzölçümünün % 27,2'sini teşkil eden ormanların sahip olduğu biyolojik çeşitliliğin büyük kısmını orman tali ürünü olarak bilinen odun dışı orman ürünleri oluşturmaktadır. Odun dışı orman ürünleri ekonomik, sosyal ve çevresel açıdan çok yönlü faydalara sahiptir. Günümüzde ormanlardan elde edilen tıbbi ve aromatik bitkilerin yanı sıra gıda, tekstil, boya, parfümeri gibi endüstri dallarında da kullanılabilen odun dışı orman ürünlerinin, üretim ve pazarlanmasından büyük faydalar elde edilmektedir.Bu çalışmada, Türkiye'nin 1990-2009 yılları arasındaki odun dışı orman ürünleri üretim, ihracat, ithalat miktar ve değerleri tasnif edilerek, tablo ve grafik gösterimde sunulmuş ve analiz edilmiştir. Yıllar itibariyle odun dışı orman ürünlerinin üretim, ithalat ve ihracatında meydana gelen değişmeler ekonomik ve finansal açıdan incelenmiş, toplam tutar ve miktar içindeki önemli paylara sahip ürünler belirlenmiştir. Tezin son kısmında ise tomruk ve odun dışı orman ürünlerinin dış ticaret rakamları karşılaştırılmış ve değerlendirmelerde bulunulmuştur.Sonuç olarak; 1990-2009 yılları arasında toplamda en fazla üretimi yapılan odun dışı orman ürünleri sırayla çalı, defne, kekik, fıstık çamı kozalağı, adaçayı, ladin, mersin, biberiye, harnup ve kestane olurken, en fazla ihraç edilen ürünler fındık, pamuk linteri, bazik krom sülfat, kimyon, nar, kekik, kestane, defne, çilek ve anason olmuştur. En yüksek ithalat ise sırayla ceviz, debagatte kullanılan sentetik organik maddeler, kivi, badem, yontulmaya elverişli sert taneler, kına, bazik krom sülfat, mimoza, müstahzarlar ve kebrako da yapılmıştır. 20 yıllık zaman diliminde odun dışı orman ürünleri dış ticareti daha çok ihracat lehine gerçekleşmiş ve ODOÜ ihracatından elde edilen gelir tomruk ihracatından elde edilen gelire oranla tüm yıllarda daha fazla olmuştur. ODOÜ ve tomruk ithalatında ise tam tersi bir durum söz konusu olmuş, ODOÜ ithalatı tomruk ithalatına oranla çok daha az miktarlarda yapılmıştır.Anahtar Sözcükler: Odun Dışı Orman Ürünleri, Üretim, İhracat, İthalat
Su bazlı koruyucu maddelerle muamele edilmiş sarıçam (Pinus Sylvestris L.) ve kestane (Castanea sativa Mill.) örneklerinde açık havada meydana gelen fiziksel değişikliklerin belirlenmesi
Ahşap malzeme yüzyıllardır çok yönlü ve yoğun bir şekilde kullanım alanına sahip olmakla birlikte diğer tüm biyolojik materyaller gibi çevresel faktörlerin etkisine açıktır. Dış ortama bırakılan işlem görmemiş doğal odun, kimyasal, mekanik ve enerji kaynaklı faktörlerin birleşimiyle meydana gelen degredasyona maruz kalmaktadır.Ahşap malzemenin açık hava şartlarında bozunma ve tahrip olması organik ve inorganik olmaktadır. Organik faktörler çürüme, küf, bakteri ve böcekleri, inorganik faktörler ise güneş, rüzgar, su, bazı kimyasallar ve ateşi kapsamaktadır. Odun üzerinde oluşacak çeşitli enerji formlarının nispi etkilerinde de farklı ağaç türleri itibarıyla değişim görülmektedir. Odundaki kimyasal değişimler, renk değişimleri, mikroskobik değişimler, fiziksel değişimler ve biyolojik faktörlerin sebep olduğu değişimler belirli zaman faktörü sonunda oluşmaktadır.Boya, yüzey işlem maddeleri ve derine nüfus eden koruyucu maddeler odunu uzun süreli korumakta ve dış mekânlar da uygun şartlarda dayanım süresini arttırmaktadır. Açık hava etkisine karşı korunma çalışmaların da en iyi korumayı boyanın sağladığı, en az korumanın transparan verniklerden sağlandığı belirtilmektedir.Dış ortam koşullarında kullanılan ahşap malzemenin kullanım ömrünü uzatma ve güzel görünüş elde etmek çeşitli kimyasal maddeler ve boya uygulamalarıyla mümkündür. Çalışmamızda pürüzlü ve düzgün yüzeyli kestane ve sarıçam odununun çeşitli koruyucu boya ve emprenye maddeleriyle muamelesi sonucu 3 ay, 6 ay ve 12 ay sonunda panellerin yapısındaki değişimler incelenmiştir.Uygulanan koruyucu maddelerde pullanma ve çatlama konusunda en iyi performansı Stain vermiştir. Toplam renk değişimin en az olduğu koruyucular Paint ve Tanalith-E dir. En fazla renk değişimi Imersol Aqua örneklerinde rastlanmıştır. Diğer koruyuculara göre en iyi yüzey pürüzlülüğü sonuçlarını Paint vermiştir.
Bazı iğne yapraklı ağaçlara ait kozalak ekstraktiflerinin sarıçam odununda emprenye maddesi olarak kullanılması
İğne yapraklı ağaç türlerinde farklı boyut ve şekillerde, içinde tohumların bulunduğu, bir eksene bağlı, bir veya birden fazla karpelden oluşan organlar kozalak olarak adlandırılmaktadır. Karpeller bazı türlerde odunlaşmış, deri gibi sertleşmiş iken bazı türlerde ise etlidir. Porsuk, andız ve ardıç gibi türlerin kozalakları dışında, ne yazık ki kozalak meyveleri değerlendirilmemektedir. Kullanım alanları daha çok uçucu yağ, şurup, marmelat üretimi, içki destilasyonunda katkı maddesi ve bazı tıbbi preparatların hazırlanması şeklinde olmaktadır.Bu çalışmada Ülkemizde doğal olarak yetişen; Doğu Karadeniz Göknarı (Abies nordmanniana), Uludağ Göknarı (Abies bornmüllerriana), Kazdağı Göknarı (Abies equi-trojani), Toros Göknarı (Abies cilicica), Doğu Ladini (Picea orientalis), Toros Sediri (Cedrus libani), Sarıçam (Pinus sylvestris), Karaçam (Pinus nigra), Kızılçam (Pinus brutia), Fıstık Çamı (Pinus pinea), Halep çamı (Pinus halepensis) kozalaklarının doğal koruyucu etkinlikleri araştırılmıştır.Kozalakların, sıcak su çözeltileri hazırlandıktan sonra, sarıçam odununa emprenye edilmiştir. Emprenye edilen sarıçam odunları korunaklı bir arazide boylarının yarısına kadar toprağa çakılmıştır. Kozalak ekstraktifleri ile emprenye edilen sarıçam odunlarının dış şartlar altında dayanım özellikleri araştırılmıştır.Araziye bırakılan örneklerin statik eğilme direnci ve liflere paralel basınç direnci değerleri ölçülmüştür. Elde edilen veriler SPSS istatistik paket programı ile analiz edilmiştir.Halep çamı kozalağı ile hazırlanan çözelti ile yapılan emprenye işleminde diğer türlere göre en yüksek ağırlık artışı değeri elde edilmiştir. Arazi testi öncesi en yüksek eğilme direnci Doğu Ladini kozalak çözeltisi ile emprenyeli örneklerde meydana gelmiştir. Arazi testi sonucu, toprak üstünde kalan odunların basınç direnci toprak altına nazaran daha yüksek bulunuştur.