Kastamonu University
Discipline

Coaching Education

Kastamonu University

181

Archived Theses

0

DOIs Assigned

0%

DOI Rate

Discipline

50 Theses
Master'sOpen AccessTR

65 yaş üstü bireylerde egzersiz uygulamalarının, yaşlıların vücut kompozisyonları ve bazı motorik özellikleri üzerine etkisi

Yaşlı nüfusun artmasıyla birlikte, yaşlılıkla ilişkili sağlık sorunları ve yaşam kalitesi giderek daha fazla belirgin hale gelmektedir. Yaşlanma süreci, bedensel ve zihinsel değişikliklerle birlikte gelir ve genellikle çeşitli sağlık ve fiziksel kısıtlamaları beraberinde getirir. Bu nedenle, yaşlı bireylerin sağlığını ve yaşam kalitesini artırmak için etkili stratejiler geliştirmek önemlidir. Bu çalışma, 65 yaş ve üzeri bireylere uygulanan egzersiz programlarının, bu yaş grubundaki bireylerin vücut kompozisyonları ve bazı motorik özellikleri üzerindeki etkisini incelemeyi amaçlamaktadır. Çalışmanın temel amacı, yaşlı bireylere yönelik egzersiz programlarının etkinliğini ve bu programların yaşlı bireylerin yaşam kalitesi üzerindeki etkisini değerlendirmektir. Bu amaç doğrultusunda, egzersizin yaşlı bireylerin vücut kompozisyonu ve motorik özellikleri üzerindeki etkisi detaylı bir şekilde incelenmiştir. Bu çalışmanın sonuçları, yaşlı bireylerin sağlık ve yaşam kalitesini artırmak için etkili müdahalelerin planlanmasına ve uygulanmasına katkı sağlayacaktır. Çalışmanın ilk bölümünde, yaşlanma sürecinin genel bir tanımı ve yaşlılıkla ilişkili sağlık sorunlarına genel bir bakış sunulmuştur. Daha sonra, yaşlı bireylere uygulanan egzersiz programlarının önemi ve etkileri üzerine yapılan literatür taraması incelenmiştir. Bu literatür taraması, egzersizin yaşlı bireylerin fiziksel ve psikolojik sağlığı üzerindeki olumlu etkilerini vurgulayacak ve çalışmanın temelini oluşturmuştur. Çalışmanın ikinci bölümünde, teorik çerçeve sunulmuştur. Bu bölümde, yaşlanma süreci ve fiziksel aktivite ilişkisi, vücut kompozisyonu ve yaşlılık, motorik özelliklerin yaşlılık üzerindeki rolü gibi konular ele alınmıştır. Bu teorik çerçeve, çalışmanın temelini oluşturan kavramsal çerçeveyi sağlayacak ve araştırmanın daha iyi anlaşılmasını sağlayacaktır. Çalışmanın üçüncü bölümünde, yöntemler ve araştırma tasarımı açıklanmıştır. Bu bölümde, araştırmanın evrenini Kastamonu Merkez'de bulunan Güldal AKŞİT Huzurevi Yaşlı Bakım ve Rehabilitasyon Merkezi'nde yaşayan 65 yaş üstü kadın ve erkek bireyler oluşturmuştur. Örneklem grubu ise 65 yaş üstü 32 erkekten oluşmaktadır. Bunların 17'si deney grubunda 15'i ise kontrol grubunda yer almaktadır. Çalışmaya katılan bireylerin seçimi, veri toplama yöntemleri, kullanılan ölçüm araçları ve istatistiksel analizler detaylı bir şekilde açıklanmıştır. Bu bölüm, çalışmanın metodolojik yaklaşımını ve analiz sürecini netleştirecek ve çalışmanın güvenilirliğini artıracaktır. Çalışmanın dördüncü bölümünde, elde edilen bulgular sunulmuştur. Bu bölümde, egzersiz programının vücut kompozisyonu ve motorik özellikler üzerindeki etkisi değerlendirilmiş ve istatistiksel olarak analiz edilmiştir. Bulgular, çalışmanın ana sonuçlarını sunacak ve önceki bölümlerde ele alınan teorik çerçeveyle ilişkilendirilmiştir. Çalışmanın beşinci bölümünde, bulguların tartışılması ve yorumlanması yapılmıştır. Bu bölümde, elde edilen bulguların literatürle karşılaştırılması ve önemli bulguların vurgulanması sağlanmıştır. Ayrıca, çalışmanın kapsamı ve sonuçlarıyla ilgili öneriler ve gelecek çalışmalar için öneriler sunulmuştur. Bu bağlamda, bu çalışma, yaşlı bireylere uygulanan egzersiz programlarının etkinliğini ve bu programların yaşlı bireylerin yaşam kalitesi üzerindeki etkisini değerlendirmeyi amaçlamıştır. Bu çalışmanın sonuçları, yaşlı bireylerin sağlık ve yaşam kalitesini artırmak için etkili müdahalelerin planlanmasına ve uygulanmasına katkı sağlamıştır.

Arzu Sarı
Kastamonu University · Institute of Health Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Kadın sporcularda menstrual dönemlerin anaerobik performansa etkisi

Bu araştırma, kadın sporcularda menstrual döngü fazlarının anaerobik performans üzerindeki etkilerini incelemek amacıyla gerçekleştirilmiştir. Literatürde sınırlı sayıda yer alan bu konudaki çalışmalar, kadın sporcuların bu dönemlerde atletik performans düzeylerini değerlendirme ve bu düzeyleri etkileyen biyolojik değişkenleri anlama gerekliliğini ortaya koymaktadır. Çalışma kapsamında, aktif olarak spor yapan ve branşlarında deneyimli 29 kadın sporcu değerlendirmeye alınmıştır. Sporculardan elde edilen test verileri, menstrual döngünün farklı aşamalarında (menstrual faz ve luteal faz) yapılan testlerle toplanmıştır. Bu evrelerde yapılan antropometrik ölçümler; dikey ve yatay sıçrama, 10 ve 20 metre sürat testleri ile pediatrik anaerobik sprint testleri kullanılarak elde edilen performans parametreleri istatistiksel olarak karşılaştırılmıştır. Ayrıca, pediatrik anaerobik sprint testlerinden alınan verilerle güç parametrelerine ait ön-son test karşılaştırmaları yapılmıştır. Sonuçlar değerlendirildiğinde, menstrual fazların bazı anaerobik performans değerleri üzerinde anlamlı düzeyde farklılıklara sebep olabileceği saptanmıştır. Hormonal değişikliklerin etkisiyle özellikle anaerobik aktivitelerde dönemsel performans farklılıkları gözlemlenmiştir. Bu veriler ışığında, antrenörlerin kadın sporcularla yaptıkları antrenman planlarını menstrual döngü fazlarını dikkate alarak oluşturmalarının performans verimliliği açısından önemli olabileceği ortaya konulmuştur. Bu çalışma, kadın sporcularla çalışan antrenörlerin antrenman planlarının verimliliğini artırmak ve sporcuların performans değişkenlerini önceden tahmin edebilmek için menstrual fazların dikkate alınmasının gerekliliğini vurgulamaktadır

Bülent Erkan
Kastamonu University · Institute of Health Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

18 yaş üstü futbolcularda kinesiobant ve atletik bant uygulamalarının statik ve dinamik denge üzerine etkisi

Bu araştırmanın amacı, farklı bantlama tekniklerinin futbolcularda statik denge üzerine olan kısa vadeli etkilerini karşılaştırmalı olarak incelemektir. Futbolcuların oyun sırasında karşılaştıkları ani yön değiştirme, darbe alma ve tek ayak üzerinde denge sağlama gibi durumlar, statik dengenin optimal düzeyde olmasını gerektirmektedir. Çalışmada kinesiobant, atletik bant ve sham tape uygulamalarının denge performansına olan etkileri değerlendirilmiş; hangi yöntemin sporcu performansını daha fazla desteklediği araştırılmıştır. Bu doğrultuda deneysel yöntem benimsenmiş ve ön test–son test kontrol gruplu desen kullanılmıştır. Araştırmanın örneklemini, yaşları 18 ile 25 arasında değişen ve düzenli olarak futbol oynayan 16 erkek sporcu oluşturmaktadır. Katılımcılar rastgele olarak üç gruba ayrılmıştır: kinesiobant grubu, atletik bant grubu ve sham tape grubu. Uygulama öncesi ve sonrası olmak üzere iki ölçüm yapılmıştır. Statik denge düzeyini değerlendirmek amacıyla Stand Stork Testi ve Yıldız Denge Testi kullanılmıştır. Verilerin analizinde parametrik testler tercih edilmiş, gruplar arası farklılıklar bağımsız örneklemler t-testi ve tek yönlü ANOVA ile analiz edilmiştir. Elde edilen bulgular, kinesiobant ve atletik bant uygulamalarının statik dengeyi anlamlı düzeyde artırdığını ortaya koymuştur. Özellikle kinesiobant uygulamasının denge performansında daha belirgin iyileşmeler sağladığı belirlenmiştir. Buna karşılık sham tape uygulamasının istatistiksel olarak anlamlı bir fark oluşturmadığı saptanmıştır. Araştırma sonuçları, dengeyi iyileştirmeye yönelik uygulamalarda hangi bantlama tekniğinin tercih edilmesi gerektiğine dair bilimsel bir temel sunmaktadır. Bu yönüyle çalışma, sporcu sağlığı ve performans gelişimi açısından önemli bir katkı sağlamaktadır.

Hakan Küçükekenci
Kastamonu University · Institute of Health Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Yüksek şiddetli interval antrenman modelinin taekwondocularda aerobik ve anaerobik performans üzerine etkisi

Amaç: Bu araştırmanın amacı, yüksek şiddetli interval antrenman (YŞİA) modelinin taekwondo sporcularının aerobik ve anaerobik performansları üzerindeki etkilerini incelemektir. Yöntem: Çalışmaya Bartın ilindeki bir spor kulübünde lisanslı ve aktif olarak spor yapan, 17–24 yaş aralığındaki erkek taekwondo sporcuları katılmış, katılımcılar rastgele yöntemle çalışma ve kontrol gruplarına ayrılmıştır. Çalışma grubuna dört hafta süreyle antrenmanlarına ek olarak yüksek şiddetli interval antrenman programı uygulanmış, kontrol grubu ise mevcut antrenman düzenine devam etmiştir. Araştırma ön test–son test kontrol gruplu yarı deneysel desenle yürütülmüş; veriler dikey sıçrama, uzun atlama, çeviklik, sürat, rast, bacak ve sırt kuvveti gibi testlerle toplanmış, SPSS 25.0 programında analiz edilmiştir. Verilerin dağılımına göre parametrik ve non-parametrik testler uygulanmış; anlamlılık düzeyi p<0, 05 olarak belirlenmiştir. Bulgular: Elde edilen sonuçlara göre, YŞİA uygulanan çalışma grubundaki sporcuların aerobik kapasite, anaerobik güç ve motor özelliklerinde istatistiksel olarak anlamlı gelişmeler sağlamıştır. Sonuç: Bu bulgular, YŞİA uygulamalarının taekwondo gibi hem anaerobik hem aerobik sistemlerin etkin olduğu branşlarda performansı geliştirme açısından etkili ve uygulanabilir bir yöntem olduğunu ortaya koyabilir. Anahtar kelimeler: Yüksek şiddetli interval antrenman, taekwondo, aerobik kapasite, anaerobik güç, motor performans

Kuvvet antrenmanıMotor performansıPliometrik antrenman+2
Murat Özdemir
Kastamonu University · Institute of Health Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Farklı formlarda uygulanan yüksek şiddetli interval antrenmanların dövüş sporlarında aerobik ve anaerobik performans üzerine etkilerinin incelenmesi

Bu çalışmanın amacı farklı formlarda uygulanan yüksek şiddetli interval antrenmanların dövüş sporcularında aerobik ve anaerobik performans gelişimi üzerine etkilerini incelemektir. Çalışmaya yaş ortalamaları 19,74± 1,12 olan 31 erkek amatör dövüş sporcusu (karate 6, tekvando 7, kickboks 7, judo 6, güreş 5) gönüllü olarak katıldı. Çalışmaya katılan sporcular rastgele yöntem ile Tabata YŞİA(n=11), Koşu YŞİA(n=10) ve Kontrol (n=10) grubu olmak üzere 3 gruba ayrıldı. Tüm gruplarda yer alan dövüş sporcuları 4 haftalık çalışma programı süresince haftada 3 gün olmak üzere antrenman programlarına katıldı. Tabata YŞİA grubunda yer alan sporcular, her birim antrenman için sırasıyla burpees, mountain climbers, jumping jacks ve squat hareketlerinden oluşan bir egzersiz serisini, 20 sn. yüklenme 10 sn. dinlenme prensibi ile 2 tekrar olarak uyguladı. Tabata YŞİA programı ilk hafta birim antrenmanı 4, ikinci hafta 5, üçüncü hafta 6, dördüncü hafta 7 set olarak belirlendi ve set aralarında 2 dakika dinlenme süresi verildi. Koşu YŞİA grubunda yer alan sporcular, yapabildiklerinin en iyisini yapması istenilen koşuları, 150 metrelik düz bir zeminde ve yön değiştirmeli şekilde 30 saniye boyunca uyguladı. Koşu YŞİA programında ilk hafta birim antrenmanı 4, ikinci hafta 6, üçüncü hafta 8 ve dördüncü hafta 10 koşu tekrarı yapıldı ve her bir koşu tekrarı arası 4 dakika dinlenme süresi verildi. Kontrol grubunda yer alan sporcular ise yalnızca kendi branş antrenmanlarına katıldı. Çalışma öncesi, 2. ve 4. hafta sonrası aerobik kapasitenin belirlenmesi için 20 metre mekik koşu testi, anaerobik kapasitenin belirlenmesi için Wingate anaerobik güç testi uygulandı. Tüm verilerin ortalama ve standart sapma hesaplanmasında tanımlayıcı istatistik yöntemi kullanıldı. Gruplar arası farklılıkları belirlemek için (Anova) post-hoc Tukey Testi kullanıldı. Çalışma öncesi, 2. ve 4. hafta sonrası test sonuçlarının grup içi karşılaştırılması için parametrik olmayan Wilcoxon Sıralı İşaret Testi kullanıldı. Gruplar arasındaki farklılıklar incelendiğinde, 2. Hafta ölçümlerine göre MaksVO² değerlerinde tabata ile kontrol grubu arasında tabata grubu lehine istatiksel olarak anlamlı fark bulundu. MaksVO² değerlerinde 4. hafta ölçümlerinde ise kontrol grubuna göre hem tabata YŞİA hem de koşu YŞİA grubu lehine istatiksel olarak anlamlı fark bulundu. Zirve güç ve ortalama güç değerlerinde, 2. ve 4. hafta sonrası ölçümlerine göre yalnızca tabata ile kontrol grubu arasında tabata grubu lehine istatiksel olarak anlamlı bir fark bulundu. Minimum güç değerlerinde, gruplar arası istatiksel olarak anlamlı farka rastlanmadı. Gruplar arası ve grup içi değerlendirmeler dikkate alındığında, tabata ve koşu temelli yüksek şiddetli interval antrenmanların dövüş sporlarında aerobik ve anaerobik performansın kısa sürede geliştirilmesinde etkili olabileceği söylenebilir.

Aerobik güçAnaerobik güçAntrenman+4
Barış Yılmaztürk
Kastamonu University · Institute of Health Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Badmintona özgü planlanan yüksek şiddetli interval antrenman modelinin genç badmintoncularda aerobik ve anaerobik performans üzerine etkisi

Bu araştırmanın amacı badminton sporcuları için hazırlanmış olan yüksek şiddetli interval adımlama antrenmanlarının badminton sporcularında aerobik ve anaerobik performans üzerine etkilerinin incelenmesidir. Araştırmaya, 20 erkek badminton sporcusu gönüllü olarak katılmıştır. Araştırmaya katılan bireylerin yaş ortalaması 20,5 ± 2,58 yıl, boy uzunluğu ortalamaları 174,75 ± 4,94 cm, vücut ağırlığı ortalamaları 68,01 ± 10,18 kg, olarak belirlenmiştir. Daha sonra gruplar 10 deney 10 kontrol olmak üzere rastgele iki gruba ayrılmışlardır. Kontrol ve deney grupları düzenli olarak badminton antrenmanlarına devam ederken, deney grubuna badminton antrenmanlarına ek olarak 4 hafta, haftada 3 gün yüksek şiddetli interval adımlama antrenmanları yaptırılmıştır. Kontrol ve Deney grupları için ön test ve son test ölçümleri olarak; vücut ağırlığı, vücut yağ yüzdesi, dikey sıçrama, 20 metre mekik koşusu, wingate anaerobik güç testi uygulanmıştır. Araştırma sonucunda elde edilen verilerin normal dağılım gösterip göstermediği ShapiroWilk testi ile belirlenmiştir. Verilerin ön-son test farklılığını ortaya çıkarmak için paired samples T test uygulanmıştır. Gruplar arası ön test son test farkı ortaya çıkarmak için ındependent samples T test uygulanmıştır. Tüm istatistiksel analizler SPSS 22 paket programında ve p<0,05 güven aralığında işlenmiştir. Deney grubu ön test, son test farklılıkları incelendiğinde, Maks VO2, dikey sıçrama, çeviklik T testi, wingate zirve güç ve wingate ortalama güç değerlerinde istatiksel olarak anlamlı artış olduğu tespit edildi. Kontrol grubu ön test, son test farklılıkları incelendiğinde, Maks VO2, dikey sıçrama, çeviklik T testi, wingate zirve güç ve wingate ortalama güç değerlerinde istatiksel olarak anlamlı farka rastlanmadı. Gruplar arası son test fakları incelendiğinde çeviklik T test değerinde anlamlı fark olduğu tespit edildi. Gruplar arası ön test, son test farklılıkları incelendiğinde istatiksel olarak anlamlı farka rastlanmadı. Gruplar arası ve grup içi değerlendirmeler dikkate alındığında, yüksek şiddetli interval adımlama antrenman modelinin badminton sporcuları üzerinde aerobik, anaerobik performans, dikey sıçrama ve çeviklik parametrelerinin kısa sürede geliştirilmesinde etkili olabileceği söylenebilir.

Aerobik güçAnaerobik güçAntrenman+4
Şahan Güzel
Kastamonu University · Institute of Health Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessEN

The investigation of the effects of plyometrics trainings done with different frequency on volleyball playing children in terms of strenght and agility

The purpose of this study is to investigate the effects of plyometrics trainings done with different frequency in terms of anaerobic strenght and progress of agility. With the attendance of 9 students who do plyometrics training three days in a week, 10 students who do plyometrics trainings once a week and 9 students in control group, in total 28 voluntary students took part in this study. The average of age, height and weight rates of the children taking part in this study are specified respectively 12,32±0,72; 152,55±8,06; 49,44±11,88. Plyometrics training groups, in addition to the volleyball trainings done for 6 weeks, D3 group joined plyometrics training three days a week while D1 group joined plyometrics training along with volleyball training once a week. However, control group only had technical volleyball training. As a consequence of training programme having been done for 6 weeks, results of body composition and motoric characteristics are compared as pre and post tests both in a group and among the groups, and SPSS22 packet programme were used in all statistical analysis. At the end of the research, that attained datas's not showing normal distribution were understood by Shapiro Wilk's . The pre and post test results of groups were measured by Wilcoxon test and comparisons among groups were measured by Kruskall Wallis H test. If the comparisons are significant, Post hoc analysis have been done, the degree of significance have been accepted as p<0,05. When pre-test results have been investigated, there have been significant difference in the values of vertical leap, horizontal leap,agility T test, Rast average strenght WanT peak,WanT average strenght, WanT tiredness. When it comes to control group, significant difference have been observed in the values of agility T test and WanT peak values. When the comparisons among groups were studied,in their last tests, there were significant difference on behalf of Experiment 3 Group in the values of vertical leap and horizontal leap, Rast tiredness index and WanT tiredness index. As a result of analysis having been done, it can be said that plyometrics trainings should be added to children's training programme and also, plyometrics trainings done for three days a week are more effective than the trainings done once a week.

Anaerobic powerTrainingPlyometric training+6
Harun Kütükcüoğlu
Kastamonu University · Institute of Health Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Vücut geliştirmecilerde kan akımı kısıtlama antrenmanlarının hipertrofi göstergeleri üzerine akut etkisi

Bu araştırmanın amacı vücut geliştirme sporcularına uygulanan KAK antrenman yönteminin hipertrofi ile ilgili bazı biyomarkerlar üzerinde akut etkisinin incelenmesidir. Araştırmaya, en az 1 yıldır aktif vücut geliştirme sporcusu olan 13 erkek gönüllü olarak katılmıştır. Araştırmaya katılan sporcuların yaş ortalaması 28,08±6.38 yıl, boy uzunluğu ortalamaları 177,54±7,24 cm, vücut ağırlığı ortalamaları 82,83±7,84 kg, vücut yağ oranı ortalamaları 14,40±5,00 olarak belirlenmiştir. Çalışmada crossover (çaprazlama) çalışma deseni kullanılmıştır. Katılımcılar 3 ayrı günde cross-over desenine uygun şekilde alışma antrenmanı, hipertrofi antrenmanı ve kan akımı kısıtlama antrenmanı uygulamışlardır. KAK antrenmanları 1 maksimum tekrarın (1 MT) %30 şiddetinde 30-15-15-15 tekrar, hipertrofi antrenmanı ise 1 MT'nin %70-72,5-75 şiddetinde 3 set * 10 tekrar 1 dakika set arası ile uygulanmıştır. Egzersizlerde kas aksiyonlarının 2 saniye konsantrik, 2 saniye eksantrik olacak şekilde kontrol altına almak için metronom kullanılmıştır. KAK antrenmanları süresince genişliği 13,5 cm olan pnömatik turnike (Reiser, Almanya) ile katılımcıların her iki uyluğunun proximal bölümüne basınç uygulanmıştır. Çalışmanın istatiksel analizinde SPSS 23 (SPSS. Chicago. IL. US) paket programı kullanılmıştır. Bağımlı gruplarda iki ayrı zaman noktasında elde edilen tekrarlı ölçüm sonuçları arasındaki farkın belirlenmesi için iki yönlü tekrarlanan ölçümlü ANOVA testi kullanılmıştır. Tüm analizler p<0.05 güven aralığında işlenmiştir.

BiyobelirteçlerHipertrofiKan akış hızı+3
Dilek Şahin
Kastamonu University · Institute of Health Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Fiziksel olarak aktif erkeklerde iskemik önkoşullamanın izokinetik kuvvet performansı üzerine etkileri

Bu çalışmanın amacı iskemik önkoşullamanın, fiziksel olarak aktif olan erkek bireylerde bazı izokinetik kuvvet parametreleri üzerindeki etkisini incelemektir. Çalışmaya fiziksel olarak aktif olan 16 erkek (yaş 27,1 ± 1,9 yıl; boy 176,8 ± 6,8 cm; VA 77,7 ± 6,0 kg; BKİ 24,9 ± 1,4 kg/m2; BMH 1946,9 ± 160,4 kcal; vücut yağ oranı % 14,4 ± 3,6; dominant bacak kas 10,9 ± 0,8 kg; dominant bacak yağ 1,8 ± 0,4 kg) gönüllü olarak katılmıştır. Katılımcılar rastgele olarak İsÖ (8) ve sham (8) olarak iki gruba ayrılmıştır. Öncelikle tüm katılımcılara müdahalesiz olarak izokinetik dinamometrede 1. gün öntest kontrol grubu olarak uygulama yapılmıştır. 3. ve 7. gün ölçümlerinde ise İsÖ (220mmHg) / sham (20 mmHg) grubu çaprazlama yapılarak dominant bacaklarına pnömatik manşon ile 5 dk iskemi ve 5 dk reperfüzyon döngüsü 3 kez tekrarlanmıştır. 1. gün uygulanmış olan 60°/sn, 120°/sn ve 240°/sn izokinetik kuvvet testi bu kez iskemi müdahalesinden sonra uygulanmıştır. Verilerin analizinde, iskemik ön koşullama uygulamasının izokinetik performans üzerine etkisini araştırmak için tekrarlan ölçümlerin iki ayrı zaman noktasındaki iki farklı müdahaledeki sonuçların değerlendirilmesinde zaman etkileşimi test etmek için tekrarlı ölçümlerde tek yönlü varyans analizi kullanılmıştır. Ölçümlerde elde edilen sonuçların kategorik değişimlerinin gruplar arasında değerlendirilmesi amacıyla ana etkiyi karşılaştırmak için Bonferroni testi kullanılmıştır. Tüm hesaplamalarda anlamlılık düzeyi 0,05 olarak belirlenmiştir. Bağımsız değişkenler için etki büyüklükleri kısmi eta-kare (partial η2). 01 düşük etki gücü, .06 ortalama etki gücü, .14 ve üstü büyük etki gücü olarak göz önünde bulundurulmuştur. Analiz sonuçlarına göre, ölçümü yapılmış olan zirve tork (Nm), zirve torka ulaşma zamanı (MSec), toplam iş (J), iş yorgunluğu (%) ve ortalama güç (W) parametrelerinin 60, 120 ve 240°/sn ekstansiyon ve fleksiyonlarında istatistiksel olarak anlamlı farklılık nadir olarak gözlenmiştir. 60°/sn fleksiyonda zirve torka ulaşma zamanı; 60°/sn fleksiyonda toplam iş; 60°/sn ekstansiyonda iş yorgunluğu; 60°/sn ekstansiyon ve fleksiyonlarında ortalama güç parametrelerinde istatistiksel olarak anlamlıdır (p<0,05). İskemik ön koşullamanın birçok izokinetik kuvvet parametreleri üzerinde küçük oranlarda performans gelişimine olumlu yönde etkisi olduğu görülmüştür. Ancak az sayıdaki parametrelerde istatistiksel olarak anlamlı olmuştur.

DinamometreErkeklerFiziksel aktivite+4
Serhat Eker
Kastamonu University · Institute of Health Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

COVID 19 sürecinde evde yapılan Tabata uygulamalarının sağlıkla ilgili fiziksel uygunluk parametreleri üzerine etkisi

Yapılan bu çalışmanın amacı Covid 19 sürecinde evde yapılan tabata uygulamalarının sağlıkla ilgili fiziksel uygunluk parametreleri üzerine etkisini incelemektir. Çalışmaya Kastamonuspor U16 takımında futbol oynayan 16 tane sporcu kendi rızaları ile katıldı. Araştırmaya alınan bu sporcular rastgele Tabata Grubu (8) ve Kontrol Grubu (8) olarak iki gruba ayrıldı. Çalışmalara başlamadan önce ve çalışmaların bitiminde 20 metre mekik koşu testi, Wingate Bisiklet Ergonometresiyle anaerobik güç testi, esnekliklerinin belirlenmesi amacıyla otur-uzan testi uygulandı. Sırt bacak kuvveti dinamometre ile, kas dayanıklılığı şınav mekik sayısına göre hesaplandı. Vücut yağ yüzdelerinin hesaplanmasında belirli bölgelerden skinfold caliper yardımıyla alınan deri kıvrım kalınlıkları ilgili formule yerleştirilerek hesaplama yapıldı. Verilerin analizi IBM SPSS 21 programı kullanılarak yapılmıştır. Verilerin normalliği Shapiro Wilk testi ve çarpıklık ve basıklık değerlerine bakılarak sınanmıştır Katılımcıların karakteristik özellikleri için tanımlayıcı istatistik kullanılmıştır. Tabata ve kontrol gruplarının ölçümlerdeki performanslarını karşılaştırmak için Bağımsız Örneklemlerde T Testi kullanılırken her grubun her iki ölçümdeki performanslarını karşılaştırmak için Bağımlı Örneklemlerde T Testi kullanılmıştır. Anlamlılık düzeyi p<0.05 olarak kabul edilmiştir. Grup içi yapılan testlerde ölçülen parametrelerin ön ve son test sonuçlarına bakıldığında; tabata grubundaki sporcuların VYY, mekik, şınav, bacak kuvveti, zirve güç, ortalama güç ve MaxVO2 değerleri arasında anlamlı fark tespit edilmiştir (p<0.05). Kontrol grubunda ise, mekik ve bacak kuvveti performanslarında anlamlı fark tespit edilmiştir (p<0.05). Gruplar arası değerlendirmelerde anlamlı farklılıklar sadece kas dayanıklılığı ve MaxVO2 parametrelerinde gözlenmiştir (p<0.05). Sonuç olarak; tabata protokolüne normal antrenman programları içerisinde yer verilmesinin bazı performans parametrelerinin gelişimine pozitif katkı sağlayabileceği düşünülmektedir.

AntrenmanCOVID 19Egzersiz+5
Ayhan Baydil
Kastamonu University · Institute of Health Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Halk oyuncuların beslenme alışkanlıkları ve beslenme bilgi düzeylerinin incelenmesi

Bu araştırma, Türkiye genelinde yaşayan yetişkin ve gönüllü halk oyuncuların beslenme bilgi düzeyi ve beslenme durumunun belirlenmesi amacıyla yapılmıştır. Araştırmada 17 yaş ve üzeri halk oyuncuları kapsamaktadır. En az 3 yıl halk oyunları branşında aktif olan sporculardan oluşmaktadır. Kullanılan veriler anket yöntemiyle toplanmış olup, bilgisayar ortamında SPSS 22 istatistik paket programı ile değerlendirilmiştir. Bireylerin beslenme bilgi puanları ve besin tercihi puanlarının genel ortalamaları karşılaştırılmıştır. Beslenme tercihi konusunda kadınların puan ortalaması erkeklerden anlamlı derecede daha yüksek bulunmuştur. Medeni durum parametresine göre evli olan bireylerin temel beslenme puan ortalaması, bekar olan bireylerden daha düşüktür. Bekâr olanların besin tercihi puan ortalaması, bekâr olanlardan daha yüksektir. Medeni durumuna göre beslenme bilgi düzeyleri kıyaslandığında anlamlı farklılık bulunmuştur (p=0,000). Katılımcılarda aktif çalışanların temel beslenme puan ortalaması (2,36 ± 0,41), aktif çalışmayanların puan ortalaması (2,23 ± 0,44)'dür. Aktif çalışmayanların besin tercihi puan ortalaması, aktif çalışanlardan daha yüksektir. Aralarında anlamlı farklılık vardır (p=0,000). Araştırmaya katılan halk oyuncularının beslenme bilgisi ve alışkanlıkları hakkında iyi bir bilgi düzeyine sahip olmadığı tespit edilmiştir.

Besin tercihleriBeslenmeBeslenme alışkanlıkları+4
Erol Demir
Kastamonu University · Institute of Health Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Direnç bant egzersizlerinin 11-12 yaş futbolcularda kuvvet gelişimine etkisi

Bu araştırmanın amacı direnç bant egzersizlerinin 11-12 yaş futbol oyuncularında kuvvet gelişimine etkisinin incelenmesidir. Araştırmaya 15 deney 15 kontrol grubu olmak üzere toplam 30 erkek futbolcu katılmıştır. Kontrol ve deney gurupları düzenli olarak futbol antrenmanlarına devam ederken, deney grubuna futbol antrenmanlarına ek olarak 6 hafta, haftada 2 gün antrenman öncesi direnç bant egzersizleri yaptırılmıştır. Kontrol ve Deney grupları için ön test ve son test ölçümleri olarak; vücut yağ yüzdesi, patlayıcı kuvvet; dikey sıçrama, durarak uzun atlama, geriye sağlık topu atma, kuvvette devamlılık; plank testi, 30sn şınav, 30sn mekik, maksimal kuvvet; sırt ve bacak kuvvet testi, anaerobik güç için ise; pediatrik rast testi uygulanmıştır. Çalışmanın istatiksel analizinde SPSS paket programı kullanılmıştır. Verilerin ortalama ve standart sapmaları betimleyici istatistikler ile hesaplanmıştır. Dağılımların normal olup olmadığı Shapiro-Wilk testiyle belirlenmiştir. Bağımlı gruplarda iki ayrı zaman noktasında elde edilen tekrarlı ölçüm sonuçları arasındaki farkın belirlenmesi için normal dağılım gösterenlerde iki yönlü ANOVA testi, normal dağılım göstermeyenlerde ise friedman testi kullanılmıştır. İhtiyaç duyulan minimum katılımcı sayısı G-Power analizi ile belirlenmiş ve minimum %80 güç, 0.05 yanılma düzeyi için çift taraflı hipotez testi hesaplanmış. Deney grubu ve kontrol grubu ön test, son test farklılıkları incelendiğinde, vücut yağ yüzdesi, patlayıcı kuvvet, kuvvette devamlılık, maksimal kuvvet değerlerinde istatiksel olarak anlamlı farkın olduğu, anaerobik güç parametresinde ise istatiksel olarak anlamlı farka rastlanmadı. Direnç bant egzersizlerinin, 11-12 yaş futbol oyuncularının vücut yağ yüzdesi, patlayıcı kuvvet, kuvvette devamlılık, maksimal kuvvet parametrelerinin geliştirilmesinde etkili, anaerobik güç parametresi üzerinde artışın olduğu ancak bu artış istatistiksel olarak anlamlı olmadığı söylenebilir.

EgzersizFutbolFutbolcular+5
Tufan Coşkun
Kastamonu University · Institute of Health Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Kayaklı koşu sporcularında dehidrasyon ölçümlerinin değerlendirilmesi

Bu araştırmanın amacı, kayaklı koşu sporcularının antrenman ve müsabaka gününde oluşan sıvı kayıplarının incelenmesidir. Araştırmaya Türkiye Kayak Federasyonunun 2020 – 2021 sezonunda Kayaklı Koşu Türkiye Şampiyonasına katılan, Arkut Sporcu Eğitim Merkezine kayıtlı yaşları 14 – 17 arası 14 erkek, 4 kız sporcu katılmıştır. Araştırmaya katılan sporcuların yaş ortalaması 14.94 +-3 Yıl, boy uzunluğu ortalaması 161,78+-0,29 cm, vücut ağırlığı ortalaması 49.57+-34,50 kg, vücut kitle indeks ortalaması 18.81+-6,30 VKİ olarak belirlenmiştir. Daha sonra sporculara gün içerisinde içtikleri su miktarını not etmeleri, uyandıklarında hiç sıvı tüketmeden önce, antrenman başlamadan önce ve antrenmanın hemen sonrasında hiç sıvı tüketmeden idrar ölçümlerinin alınacağı ve bu uygulamanın üç (3) gün kesintisiz yapılacağı bilgisi verildi. Araştırma sonucunda elde edilen verilerin normal dağılım gösterip göstermediği ShapiroWilk testi ile belirlenmiştir. Verilerin ölçümler arasındaki farkını ortaya çıkarmak için Paired Samples T test uygulanmıştır. Veriler arası antrenman öncesi ve sonrası farkı ortaya çıkarmak için Independent Samples T test uygulanmıştır. Tüm istatistiksel analizler SPSS 22 paket programında ve p<0,05 güven aralığında işlenmiştir.

DehidratasyonKayaklı koşuKayakçılar+2
Fırat Çoşkun
Kastamonu University · Institute of Health Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

11-12 yaş voleybolcularda ip atlama antrenmanlarının Eurofit test bataryası üzerine etkisi

Araştırmada 11-12 yaş voleybolcularda ip atlama antrenmanlarının eurofit test bataryası üzerine etkisinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda araştırmanın modeli deneysel olarak tasarlanmıştır. Bağımsız eş zamanlı kontrollü çalışmalar yapılan araştırmanın çalışma grubunda 16 kişi ip atlama grubundan (11 ± 0,48 yaş; 143 ± 6,82 cm; 34 ± 7,41 kg) ve 14 kişi kontrol grubundan (11 ± 0,44 yaş; 144 ± 6,47 cm; 39 ± 7,60 kg) olmak üzere toplam 30 kız voleybolcu yer almaktadır. Normal dağılım göstermediği durumlarda parametrik olmayan Friedman ANOVA testi yapılmıştır. Gruplar arasındaki farklılaşmanın değerlendirilmesinde Wilcoxon işaret testi kullanılmıştır. Tüm hesaplamalarda anlamlılık düzeyi 0,05 olarak belirlenmiştir. Verilerin normal dağılım gösterdiği durumlarda zaman ve zaman*müdahale etkilerini belirlemek için tekrarlı ölçümlerde iki yönlü varyans analizi kullanılmıştır. Yapılan analizler neticesinde; kontrol ve ip atlama gruplarında zamana göre katılımcıların deri kıvrım kalınlığı, flamingo denge testi, el dinamometresi testi, mekik testi, bükülü kol barfiks testi, 10x5 m mekik koşusu testi istatistiksel olarak anlamlı farklılaşmamaktadır (p > 0,05). Kontrol ve ip atlama gruplarında zamana göre ip atlama grubu lehine disklere dokunuş testi değerlerinin farklılaştığı belirlenirken (p = 0,008; değişim oranı % 23,34); otur-eriş testi ve durarak uzun atlama test değerlerinin kontrol grubu lehine fazla geliştiği (p = 0,047; değişim oranı % 10,85) sonucu belirlenmiştir. Bu durumda ip atlatma testlerinin 11-12 yaş voleybolcularda sadece disklere dokunuş testleri sonuçlarını geliştirdiği görülmüş, diğer testler üzerinde istatistiksel anlamlı bir etki tespit edilememiştir. Bu nedenden ötürü, 11-12 yaş grubundaki voleybolcuların Eurofit test bataryası parametrelilerini geliştirmek için ip atlamadan farklı antrenmanlara ihtiyacı olduğunu söylemek mümkündür.

Dikey sıçramaEurofit testleriSpor+4
Serkan Aksoy
Kastamonu University · Institute of Health Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

15-17 yaş grubu amatör kadın ragbicilerde uygulanan core antrenmanların bazı performans parametlerine etkisi

Yapılan bu çalışma amatör kadın ragbicilere uygulanan core antrenmanların kuvvet, sürat, çeviklik, anaerobik güç ve denge parametreleri üzerine etkisini ortaya koymak amacıyla yapılmıştır. Çalışma Kastamonu Asya Gençlik ve Spor Kulübü'nde ragbi sporuna yeni başlayan 15-17 yaş aralığındaki 24 kadın sporcu ile yapılmıştır. Gruplar rastgele örnekleme yöntemine göre 12 kontrol, 12 deney grubu olmak üzere ikiye ayrılmıştır. Kontrol grubuna haftada 3 gün olmak üzere 8 hafta süresince ragbi antrenmanları yaptırılmış, deney grubuna ise yine haftada 3 gün olmak üzere 8 hafta süresince ragbi antrenmanlarına ek olarak core antrenman programı uygulanmıştır. Verilerin analizi SPSS 22.0 paket programı kullanılarak p<0.05 anlamlılık düzeyine göre değerlendirilmiştir. Elde edilen bulgular sonucunda kontrol grubunun ön test ve son test sonuçları karşılaştırıldığında kuvvet-sırt, kuvvet-bacak, 30 m sürat, T çeviklik, denge-dominant ve denge nondominant ölçümlerinde anlamlı bir farklılık bulunamamıştır (p>0.05).Yalnızca anaerobik güç parametresi olan dikey sıçrama testinde anlamlı farklılık bulunmuştur (p<0.05). Deney grubunun ön test ve son test sonuçları karşılaştırıldığında 30 metre sürat ve T çeviklik ölçümlerinde anlamlı bir farklılık bulunamazken (p>0.05), kuvvet-sırt, kuvvet-bacak, dikey sıçrama, denge-dominant ve denge-nondominant ölçümlerinde anlamlı bir farklılık bulunmuştur (p<0.05). Elde edilen verilere göre 15-17 yaş aralığındaki amatör kadın ragbi sporcularına ragbi antrenmanlarına ek olarak uygulanan core antrenmanların; sporcuların sırt kuvveti, bacak kuvveti, dominant denge ve nondominant denge performansını geliştirdiği ve buna ek olarak sürat ve çeviklik parametrelerinde istatistiksel olarak anlamlı sonuç elde edilmese de performans açısından olumlu sonuçların tespit edildiği görülmüştür. Bu sonuçlara dayanarak ragbi sporcularına uygulanan antrenman planlamalarına core antrenmanların dahil edilmesinin sporcularının performansının geliştirilmesi açısından faydalı olacağı söylenebilir.

Core antrenmanKadınlarRagbi+3
Sercan Hükümen
Kastamonu University · Institute of Health Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Soğuk ve sıcak su immersiyonunun el kavrama kuvveti ve EMG değerleri üzerine akut etkilerinin incelenmesi

Bu çalışmanın amacı, 12 sağlıklı erkek gönüllü üzerinde, farklı su uygulamalarının üst ekstremite kas aktivitesi ve el kavrama kuvveti üzerindeki akut etkilerini incelemeyi amaçlamıştır. Katılımcılar, her biri 4 kişiden oluşan 3 gruba ayrılmış ve her bir grup farklı günlerde 10 dk 40 °C sıcak suya daldırma (HSI) 10 dk 10 °C soğuk suya daldırma (SSI) ve kontrol (KONT) koşullarına randomize bir sırayla tabi tutulmuştur. Her bir koşulda, dominat ön kolun suya daldırılmasından önce ve sonra Fleksör Carpi Radialis (FCR) ve Flexor Carpi Ulnaris (FCU) kaslarının yüzey elektromiyografi (sEMG) ve el kavrama kuvveti ölçümleri alınmıştır. Elde edilen veriler, tekrarlı ölçümlerde varyans analizi (ANOVA) ile değerlendirilmiştir. Analiz sonuçları, hem FCR hem de FCU kaslarının EMG RMS değerleri üzerinde uygulama faktörünün (F(2,22)=0.259, p= 0.775; F(2,22) = 0.373, p = 0.600) ve zaman faktörünün (F(1,11) = 0.202, p = 0.662; F(1,11)=0.635, p=0.442) tek başına istatistiksel olarak anlamlı bir etkisinin olmadığını göstermiştir. FCR kası için uygulama ve zaman etkileşimi de anlamlı bulunmamıştır (F(2,22)=1.866, p=0.178), benzer şekilde FCU kası için bu etkileşim istatistiksel anlamlı değildir (F(2,22)=2.552, p=0.101). El kavrama kuvvetinin farklı koşullar ve zaman içinde değişimine yönelik yapılan istatistikler sonucunda uygulama (F(2,22)=0.499,p=0.614) veya zamanın (F(1,11)=0.022,p=0.885) el kavrama kuvveti üzerinde istatistiksel olarak anlamlı bir etkisi bulunmamıştır. Buna karşılık, Koşul (F(2,22)=0.499, p=0.614) ve zaman (F(1,11)=0.022, p=0.885) faktörlerinin ana etkileri anlamlı bulunmazken, uygulama ve zaman etkileşimi istatistiksel olarak yüksek derecede anlamlı bulunmuştur (F(2,22) = 8.206, p = 0.002). Bu kritik bulgu, HSI, SSI ve KONT koşullarının el kavrama kuvveti üzerindeki uygulama öncesi ve sonrası etkilerinin birbirinden belirgin şekilde farklılaştığını göstermektedir. Bu etkileşimin etki büyüklüğü oldukça yüksektir (η²p = 0.427). Sonuç olarak, HSI ve SSI, FCR ve FCU kaslarının genel aktivite düzeylerinde belirgin ve tek başına bir değişikliğe yol açmadığını ortaya koyarken, el kavrama kuvveti gibi fonksiyonel bir çıktı üzerinde koşullara bağlı zamanla farklı ve anlamlı etkiler yarattığını göstermiştir. Bu bulgular, termal müdahalelerin kas performansı üzerindeki etkilerinin basit aktivite değişikliklerinden ziyade daha karmaşık etkileşimler aracılığıyla gerçekleşebileceğine işaret etmektedir. ANAHTAR KELİMELER: El Kavrama Kuvveti, EMG, İmmersiyon.

El kavrama kuvvetiElektromiyografi
Büşra Metin
Bolu Abant İzzet Baysal University · Institute of Graduate Studies
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Pliometrik antrenmanın elit dağ bisikletçilerinde anaerobik performans ve maksimal kuvvete etkisi

Yapılan bu çalışmanın amacı; pliometrik antrenmanın elit dağ bisikletçilerinde vücut yağ yüzdesi (VYY), 1 tekrar maksimum (1TM-kürek çekme, makine mekik, bacak açma, bacak bükme, calf raise, göğüsten itme, bacaktan itme), üst ekstremite maksimum anaerobik güç (ÜEMAG), maksimum anaerobik güç (MAG), anaerobik kapasite (AK) ve yorgunluk indeksi (Yİ) değerlerine etkisinin incelenmesidir. Çalışmaya 14 elit dağ bisikleti sporcusu gönüllü olarak katılmıştır. Bisikletçiler rastgele olacak şekilde 2 gruba [pliometrik antrenman grubu (PAG);n=7ve kontrol grubu (KG); n=7] ayrılmıştır.PAG bisiklet antrenmanlarına ek olarak 6 hafta boyunca haftada 2 gün pliometrik çalışmalar yaparken kontrol grubu yalnızca bisiklet antrenmanı yapmıştır. Ön test ve son test ölçümleri 6 haftalık pliometrik çalışmanın öncesi ve sonrasında 5 gün içinde aynı sıralama (sırasıyla ilk gün:boy uzunluğu, VYY ve 1TM; ikinci gün: dinlenme; üçüncü gün: ÜEMAG; dördüncü gün: dinlenme; beşinci gün: MAG, AK ve Yİ) ile yapılmıştır. Sonuçlar göstermiştir ki; PAG ait tüm değerler ön test son test arası anlamlı şekilde gelişmiştir(p≤0,05). KG ait VYY, ÜEMAG ve Yİ değerleri (p≤0,05) dışında tüm değerlerde ön test son test arası istatistiksel olarak anlamlı değişim gözlemlenmemiştir (p>0,05). 6 haftalık pliometrik antrenman sonrası PAG ait 1TM, ÜEMAG, MAG, AK ve Yİ değerlerininKG ait değerlerle karşılaştırıldığında istatistiksel olarak anlamlı bir şekilde daha fazla geliştiği gözlenmiştir. Sonuç olarak, bu çalışmanın sonuçlarına göre yarışma sezonu içersinde yapılan pliometrik çalışmalar atletik performansı geliştirmek için faydalıdır. Bu nedenle elit dağ bisikletçilerinin antrenman pragramlamalarında alt ve üst ekstremite pliometrik çalışmalara yer verilmesi önerilmektedir. Anahtar Kelimeler: Gerilme-kısalma döngüsü, 1TM, anaerobik güç, dağ bisikleti

Anaerobik güçAntrenmanBisiklet+4
Ömer Cumhur Boyraz
Bolu Abant İzzet Baysal University · Institute of Health Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Elit güreşçilerde kısa süreli vücut ağırlığı kaybının turnuva şartlarında anaerobik performans ve reaksiyon zamanı üzerine etkisinin incelenmesi

Bu çalışmanın amacı elit güreşçilerde kısa süreli vücut ağırlığı kaybının turnuva şartlarında anaerobik performans ve reaksiyon zamanı üzerine etkisini incelemektir. Bu çalışmaya daha önce müsabakalar için kilo kaybetmiş deneyimli 10 erkek güreşçi katılmıştır. Katılımcılar rastgele çapraz deney desenine göre bir hafta ara ile hem kontrol hem de deney uygulamasında yer almıştır. Tüm ölçümler kilo kaybı öncesi bazal degerler, kilo kaybı sonrası müsabakanın 1. günü 3 ölçüm ve müsabakanın 2. günü ise 2 ölçüm olarak alınmıştır. Sporcuların 48 saat içerisinde vücut ağırlıklarının % 5'ini, 72 saat içerisinde de vücut ağırlıklarının % 5'i üzerinden 1 kg tolerans uygulanarak kilo kaybetmeleri sağlanmıştır. Bu periyotta katılımcılara vücut kompozisyonu ölçümü, Wingate anaerobik performans testi (WAnT), dikey sıçrama (DS) ve görsel ve işitsel reaksiyon testleri uygulanmıştır. Verilerin analizi için tekrarlı ölçümlerde iki yönlü varyans analiz testi kullanılmıştır. İstatistiksel analizlere göre kısa süreli vücut ağırlığı kaybına bağlı olarak vücut kompozisyonunda; toplam vücut sıvısı (TVS), kas kütle (KK) ve yağ harici kütlede (YHK) anlamlı (p<0,05) düşüş meydana geldiği tespit edilmiştir. Bunun aksine vücut yağ yüzdesi ve yağ kütlede ise istatistiksel olarak anlamlı fark olmadığı belirlenmiştir (p>0,05). Kilo kaybının performans üzerine etkilerinde ise görsel ve işitsel reaksiyon zamanında, dikey sıçrama (DS) performansında, maksimum anaerobik güç (MAG) ve maksimum anaerobik kapasite (MAK) de anlamlı fark olmadığı tespit edilmiştir. Ancak, yorgunluk indeksinde (Yİ) anlamlı (p<0,05) artış olduğu görülmüştür. Sonuç olarak, bu çalışmada 48 saat içerisinde % 5'lik vücut ağırlığı kaybının vücut kompozisyonunda anlamlı değişiklere neden olduğu bu değişimimde yorgunluk indeksini olumsuz yönde etkilediği ortaya konmuştur. Anahtar kelimeler: Güreşçi, hızlı kilo kaybı, anaerobik güç, anaerobik kapasite

Anaerobik güçGüreşGüreşçiler+6
Recep Türkyılmaz
Bolu Abant İzzet Baysal University · Institute of Health Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Genç erkeklerde egzersiz sonrası stretching uygulamasının kas hasarına etkisi

Bu çalışmanın amacı egzersiz sonrası stretching uygulamasının kas hasarına etkisini incelemektir. Çalışmaya 23 genç erkek gönüllü olarak katılmış ve rastgele iki gruba ayrılmıştır (Deney grubu n=12, Kontrol grubu n=11). Çalışma ön-test son-test kontrol gruplu deney desenine göre tasarlanmıştır. Kas hasarı egzersiz protokolü öncesi, egzersizden hemen sonra, ve egzersiz sonrası 24, 48, 72 ve 96'ıncı saatlerde; algılanan ağrı düzeyi, kreatin kinaz (CK), laktat dehidrogenaz (LDH), aspartat aminotransferaz (AST) ve alanin aminotransferaz (ALT), hamstring esneklik, quadriceps esneklik ve uyluk çevre ölçümleri belirlenmiştir. Kas hasarı egzersiz protokolünde 6x20 tekrarlı derinlik sıçraması, stretching uygulamasında ise alt ekstremite kas gruplarına yönelik 3x30 saniye statik germe uygulanmıştır. Verilerin analizi için tekrarlı ölçümlerde varyans analizi kullanılmıştır. Tekrarlı ölçümlerde varyans analizine göre; zaman içindeki değişimde ağrı [F(5-105) = 60,528; p=0,001], CK [F(5-105) = 10,454; p=0,000], LDH [F(5-105) = 13,214; p=0,000], AST [F(5-105) = 6,722; p=0,000], hamstring esneklik [F(5-105) = 4,675; p=0.001] ve uyluk çevre değerinde [F(5-105) = 9,919; p=0,000], Zaman x Grup etkileşiminde ise; ağrı [F(5-105) = 2,902; p=0,017] ve uyluk çevre değerinde [F(5-105) = 2,475; p=0,037] istatistiksel olarak anlamlı fark bulunmuştur. Sonuç olarak; CK, LDH, AST, hamstring esneklik, ağrı ve uyluk çevre ölçümleri analizi sonucuna göre uygulanan egzersiz protokolünün alt ekstremitede kas hasarı oluşturduğu, oluşan kas hasarı sonrası uygulanan stretching egzersiz protokolünün kas hasarını iyileştirmede koruyucu etkisi olmadığı, aksine egzersiz sonrası artan ağrı ve uyluk çevre değerleri göz önünde bulundurulduğunda kas hasarı sonrası yapılan ve tekrarlanan maksimum statik germenin hasarı arttırmaya yönelik olumsuz etkisinin olduğu görülmektedir. Anahtar kelimeler: Ağrı, AST, CK, esneklik, LDH.

Aspartat aminotransferazAğrıEgzersiz+7
Gülay Yağcı
Bolu Abant İzzet Baysal University · Institute of Health Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Farklı süre ve setlerde uygulanan foam roller egzersizlerinin kas esnekliği ve anaerobik performansa etkisinin incelenmesi

Bu çalışmanın amacı farklı süre ve setlerde uygulanan foam roller (FR) egzersizlerinin kas esnekliği ve anaerobik performansa etkisini incelemektir. Çalışmaya 39 sağlıklı erkek sporcu gönüllü olarak katılmıştır. Katılımcılar rastgele dört gruba ayrılmışlardır(foam roller uzun süre (FRUS); 9, foam roller orta süre (FROS); 11, foam roller kısa süre (FRKS); 11, kontrol grubu (KG); 8). Foam roller egzersizleri, deney gruplarının quadriceps, hamstring, gluteal ve triceps surae kas gruplarına ve her kas grubu için FRUS 30sn. süre ile 4set, FROS 20sn. süre ile 3set, FRKS ise 10sn. süre ile 2set olarak uygulanmıştır. FR egzersizlerinin öncesinde ve 5dk sonrasında tüm katılımcılar Dikey sıçrama (DS) testi, otur-uzan testi ve eklem hareket açısı (EHA) ölçümlerine katılmıştır. Verilerin istatistiksel analizinde grup içi ön-test ve son-test verileri Paired Samples t-test ile değerlendirilirken, tekrarlı ölçümler (repeated measures) Tek Yönlü Varyans Analizi Testi ile değerlendirilmiştir. Yapılan çalışmanın sonucunda bütün karşılaştırmalarda DS performanslarında istatistiksel olarak anlamlı farka rastlanılmamıştır. Uygulama gruplarının (UG) KG ile karşılaştırılmasında esneklik performanslarında istatiksel olarak anlamlı bir fark gözlemlenirken, UG'lerin ET değerlerinin farkların farkı karşılaştırması sonucunda anlamlı farka rastlanılmamıştır. UG'lerin KG ile karşılaştırılmasında EHA(sağ ve sol) değerlerinde istatiksel olarak anlamlı bir artış gözlemlenmiştir. UG'lerin EHA (sağ ve sol) değerlerinin farkların farkı karşılaştırması sonucunda, EHA(sol) değerlerinde FROS lehinde anlamlı fark bulunmuştur, (F(3.35)=3.249; P= 0.033). Sonuç olarak foam roller egzersizlerinin DS performansını etkilemediği gözlemlenirken, EHA ve esnekliği artırdığı gözlemlenmiştir. UG'lerin farkların farkı sonucuna göre FROS grubunun EHA ve istatiksel olarak anlamlı olmasa da esnekliği artıdığı gözlemlenmiştir. Etkinliği bakımından FROS uygulamaları tavsiye edilebilir. ANAHTAR KELİMELER: Foam Roller, Dikey Sıçrama Performansı, Esneklik, Eklem Hareket Açısı.

AnaerobikDikey sıçramaEgzersiz+6
Ali Taşcı
Bolu Abant İzzet Baysal University · Institute of Graduate Studies
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'deki spor/fitness merkezlerinde egzersiz yapan bireylerin egzersiz bağımlılığı ve koronavirüs anksiyete durumlarının incelenmesi

Bu araştırmanın amacı Türkiye'deki spor/fitness merkezlerinde egzersiz yapan bireylerin egzersiz bağımlılığı ve koronavirüs anksiyete durumlarının çeşitli değişkenler açısından incelenmesidir. Egzersiz bağımlılığı durumları; cinsiyet, yaş, eğitim durumu, egzersiz yılı, vücut ağırlığı değişkenleri açısından, Koronavirüs anksiyete durumları ise; cinsiyet ve medeni durum açısından incelenmiş, ek olarak egzersiz bağımlılığı ile koronavirüs anksiyete durumları arasındaki ilişki incelenmiştir. Araştırma; en az 6 aydır Türkiye genelinde bir spor tesisinde egzersiz yapan 18 yaş ve üzeri 390 gönüllünün katılımıyla gerçekleştirilmiştir. Araştırmada egzersiz bağımlılığı durumlarının tespiti için Demir tarafından geliştirilmiş egzersiz Bağımlılığı Ölçeği kullanılmış, Koronavirüs anksiyete durumlarının tespiti içinse Biçer tarafından geliştirilmiş Koronavirüs Anksiyete Ölçeği kullanılmıştır. Tüm istatistiksel analizler SPSS 26 paket programı kullanılarak yapılmıştır. Tüm hesaplamalarda istatistiksel anlamlılık düzeyi p<0.05 olarak kabul edilmiştir. Yapılan araştırmanın sonucunda egzersiz bağımlılığı durumları açısından yaş, eğitim durumu, vücut ağırlığı değişkenlerine göre anlamlı farklılık bulunmuş; cinsiyet, egzersiz yılı değişkenlerine göre ise anlamlı farklılık bulunmamıştır. Yapılan araştırma sonucunda Koronavirüs anksiyete durumları açısından cinsiyet değişkenine göre anlamlı farklılık bulunmuş, medeni durum değişkenine göre anlamlı fark bulunmamıştır. Egzersiz bağımlılığı ve Koronavirüs anksiyete durumları arasındaki ilişki incelendiğinde egzersiz bağımlılığı ve Koronavirüs anksiyete durumları arasında düşük düzeyde pozitif korelasyon bulunmuştur. Bu araştırma sonucunda ortaya çıkan ilişkinin derecesine bakıldığında Koronavirüs anksiyetesi ve egzersiz bağımlılığının birbirlerini çok düşük seviyede etkiledikleri sonucu ortaya çıkmıştır.

AnksiyeteBağımlılıkCOVID 19+7
Emre Özcan
Bolu Abant İzzet Baysal University · Institute of Graduate Studies
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Solunum kısıtlayıcı antrenman maskesinin genç erkeklerde anaerobik performans ve yüksek şiddetli egzersiz sonrası toparlanmaya akut etkisi

Çalışmanın amacı solunum kısıtlayıcı antrenman maskesinin genç erkeklerde anaerobik performans ve yüksek şiddetli egzersiz sonrası toparlanmaya akut etkisinin incelenmesidir. Çalışmaya 15 antrenmanlı genç erkek sporcu gönüllü olarak katılmıştır. Çalışma rastgele çapraz deney deseni şeklinde planlanmış ve katılımcılar rotasyon modeli şeklinde birer gün ara ile üç ayrı test oturumuna katılmışlardır. Katılımcılar Koşu Tabanlı Anaerobik Sprint Testini (KTAST/RAST/Running Based Anaerobic Sprint Test) maskesiz, 2743,2m Solunum Kısıtlayıcı Antrenman Maskesi (SKAM) ve 3657,6m SKAM ile uygulamışlardır. RAST testi sonrasında maksimum güç, anaerobik kapasite, tekrarlı sprintler güç değerleri, tekrarlı sprintler kalp atım hızı (KAH), yorgunluk indeksi, algılanan zorluk derecesi (AZD), toparlanma kan laktat seviyesi ve KAH değerlerine bakılmıştır. Maksimum güç, anaerobik kapasite, yorgunluk indeksi ve AZD değerlerinin analizleri için tekrarlı ölçümlerde tek yönlü varyans analizi kullanılmıştır. Tekrarlı sprintler güç ve tekrarlı sprintler KAH değerleri ve toparlanma laktat ve KAH değerlerinin analizi için tekrarlı ölçümlerde çift yönlü varyans analizi kullanılmıştır. Yapılan istatistiksel analizler sonucunda; maksimum güç, anaerobik kapasite ve tekrarlı sprintler güç değerlerinde 2743,2m SKAM ve 3657,6m SKAM denemelerinde, maskesiz denemeye kıyasla istatistiksel olarak anlamlı bir düşüş tespit edilmiştir (p<0.05). AZD değerlerinde 2743,2m SKAM ve 3657,6m SKAM denemelerinde, maskesiz denemeye kıyasla istatistiksel olarak anlamlı bir artış tespit edilmiştir (p<0.05). Kan laktat seviyelerinde 2743,2m SKAM ve 3657,6m SKAM denemelerinde, maskesiz denemeye kıyasla istatistiksel olarak anlamlı bir düşüş tespit edilmiştir (p<0.05). Sonuç olarak, bu çalışmada yüksek şiddetli bir egzersiz sırasında SKAM kullanımının, anaerobik performansı olumsuz etkilediği, AZD'yi arttırdığı ve kan laktat birikiminde düşüşe neden olduğu ortaya konmuştur.

Anaerobik güçLaktatlarMaskeler+2
Burcu Özdemir
Bolu Abant İzzet Baysal University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

FİFA 11+ programının adölesan erkek futbolcularda anaerobik performans ve EMG cevaplarına etkisi

Bu çalışmanın amacı, FIFA 11+ programının adölesan erkek futbolcularda anaerobik performans ve EMG cevapları üzerindeki etkisini incelemektir. Çalışmaya 30 adölesan erkek futbolcu ile başlanmış, 2 katılımcının çekilmesiyle 28 katılımcıya uygulanmıştır (Yaş:11,64 ± 1,06 yıl, vücut ağırlığı:42,47 ± 9,27 kg, boy uzunluğu:153,31 ± 11,39 cm). Katılımcılar, FIFA 11+ grubuna (F11+, n = 10), geleneksel futbol antrenman grubuna (GFA, n = 9) ve kontrol grubuna (KON, n = 9) olmak üzere rastgele bölünmüştür. Çalışmanın ilk gününde vücut ağırlığı, boy uzunluğu ve deri kıvrımı kalınlığı ölçümleri, ikinci gün; katılımcılara 5 dakikalık ısınma koşusu, dikey sıçrama yüksekliği ölçümü ile birlikte EMG ölçümleri ve ardından 10 metre koşu sprint testleri uygulanmıştır. F11+ grubu, FIFA 11+ programını 6 hafta boyunca haftada 3 kez, GFA grubu 6 hafta boyunca haftada 3 kez geleneksel programı gerçekleştirmiştir. Kontrol grubu ise herhangi bir dinamik ısınma yapmamıştır. Isınma programlarının ardından tüm grup rutin futbol antrenmanı yapmıştır. 6 hafta sonra ölçümler aynı şekilde tekrarlanmıştır ve ardından çalışma sonuçlandırılmıştır. Ön test ve son testten elde edilen değerler istatistiksel olarak karşılaştırılmıştır. Uygulama sonrası deri kıvrım kalınlığı (F11+ %-5.15, KON %2.26) (p≤0.05, p≤0.01), dikey sıçrama yüksekliği değerleri (F11+ %8.20, GFA %6.28) (p≤0.05, p≤0.01), 10m sprint (F11+ %-3.39) (p≤0.05) anlamlı farklılıklar bulunmuştur (p≤0.05, p≤0.01). EMG ölçüm değerlerinde ise anlamlı farklara rastlanılmamıştır. Sonuç olarak; FIFA 11+ programının; deri kıvrımı kalınlığı, dikey sıçrama yüksekliği ve 10m sprint süreleri adölesan futbolcularda gelişime katkı sağladığı görülmektedir. Futbol performansı için önemli bir değere sahip olan bu parametrelerin gelişimi için FIFA 11+ programının, Geleneksel programlara göre tercih edilmesi önerilebilir.

Anaerobik güçElektromiyografiErgenler+6
Mustafa Batman
Bolu Abant İzzet Baysal University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Antagonist kas gerilmesinin, agonist kaslara ait anaerobik performansa akut etkileri

Bu çalışmada; antagonist kaslara uygulanan statik germe (SG) ve dinamik germe (DG) aktivitelerinin, dikey sıçrama (DS) ve 10 metre sürat koşusu (10-SK) değerlerine etkilerinin incelenmesi ve zamana bağlı uygulama sonrsı hemen 5. ve 10. dakikalardaki değişikliklerin gözlemlenmesi amaçlanmıştır. Çalışmada yaş ortalaması 15,67 ± 1,50 yıl, boy ortalaması 161,78 ± 8,23 cm, vücut ağırlıkları 53,37 ± 11,09 kg, beden kütle indeksi 20,16 ± 2,67 kg/m2 ve vücut yağ yüzdeleri 11,56 ± 4,58 olan 9 elit seviye erkek cimnastik sporcusu (n=9) gönüllü olarak yer almıştır. Katılımcılar rastgele; kontrol grubu (KG), statik germe grubu (SGG) ve dinamik germe grubu (DGG) olmak üzere 3 gruba atanmıştır. Çalışmada çapraz geçişli deney deseni kullanılmıştır. İstatistiksel analiz doğrultusunda, 10-SK süresi ve DS yüksekliği değerlerinde denemeler arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunmamıştır [10-SK; F(2, 24)= 0,492, p= 0,621, DS; F(2, 24)= 1,117, p= 0,351]. Tekrarlı ölçümlerden elde edilen 10-ST için yapılan iki yönlü varyans analizi sonucunda; deneme, zaman ve deneme*zaman etkileşiminde istatistiksel olarak anlamlı bir fark tespit edilmemiştir [Deneme; F(2, 24)= 0,076, p= 0,927, Zaman; F(2, 24)= 2,164, p= 0,119, Deneme x Zaman; F(2, 24)= 1,108, p=0,371]. Tekrarlı ölçümlerden elde edilen DS yükseklikleri için yapılan iki yönlü varyans analizi sonucuna göre; deneme, zaman ve deneme*zaman etkileşiminde istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunmamıştır [Deneme; F(2, 24)= 0,144, p= 0,867, Zaman; F(2, 24)= 1,244, p= 0,316, Deneme x Zaman; F(2, 24)= 0,853, p=0,536]. Sonuç olarak, bu çalışmada antagonist kaslara uygulanan DG ve SG protokollerinin agonist kaslarda anaerobik performansa pozitif ya da negatif etkisinin olmadığı görülmektedir.

Anaerobik güçAntagonistlerArtistik cimnastik+6
İsmail Ahmet Sürücü
Bolu Abant İzzet Baysal University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Genç basketbolcularda gürültü eşlığınde yapılan antrenmanların şut performansı ve reaksİyon zamanı üzerıne etkılerının incelenmesı

Çalışmanın amacı genç basketbolcularda 6 hafta boyunca gürültü eşliğinde yapılan antrenmanların şut performansı ve reaksiyon zamanı üzerine etkilerinin incelenmesidir. Bu çalışmaya yaş ortalaması 16 yıl, boy ortalaması 176,75 cm ve kilo ortalaması 73,71 kg olan 15 erkek gönüllü olarak katılmıştır. Katılımcılara sekiz hafta arayla vücut ağırlığı ve boy ölçümlerinin yani sıra hem sessiz hem de gürültülü ortamda AAHPERD şut testi ve Newtest görsel reaksiyon testleri uygulanmıştır. Katılımcılara haftada iki gün olacak şekilde 6 hafta boyunca 90 dB şiddetinde gerçek maç gürültüsü eşliğinde rutin basketbol antrenmanları yaptırılmıştır. Araştırma bulgularına baktığımızda, sessiz ve gürültülü ortamın şut başarısına etkisinde ve gürültü eşliğinde yapılan antrenmanların şut başarısına etkisi arasında istatistiksel olarak anlamlı fark bulunmuştur (p<0.05). Ancak sessiz ve gürültülü ortamının reaksiyon zamanı üzerine etkisinde, gürültü eşliğinde yapılan antrenmanların reaksiyon zamanı üzerine etkisinde istatistiksel olarak anlamlı fark bulunamamıştır (p>0.05). Sonuç olarak; bu çalışma gürültülü ortamın basketbolda şut başarısını düşürdüğünü ancak 6 hafta süresince antrenmanlara ilave edilen gürültü ile bu faktörün olumsuz etkilerinin ciddi anlamda azaltılabileceğini göstermiştir.

AntrenmanBasketbolBasketbolcular+5
Murat Demir
Bolu Abant İzzet Baysal University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye E-spor futbol liginde atılan gollerin analizi

Bu çalışmada, dijital çağın yeni futbol trendi olan Türkiye E-Spor Futbol Ligi'nde üç sezonda oynanan müsabakaların gollerinin analiz edilmesi amaçlanmıştır. Türkiye E-Spor Futbol Ligi'nde üç sezonda oynanan 348 müsabakada atılan toplam 1016 gol değerlendirmeye alındı. Değerlendirme kriterleri; gol atılan bölge, golün atıldığı dakika, gol öncesi asist bölgesi, ilk golün sonuca etkisi, golün oluş biçimi, duran top gol oluş biçimi, gol öncesi topa temas, gol oluş şekli (ayak vuruşu-kafa vuruşu) ve gol bölgesi (ceza sahası içi – ceza sahası dışı) olarak belirlendi. Değerlendirmeler için Türkiye E-Spor Futbol Ligi'nin resmi Youtube kanalında yer alan müsabaka görüntüleri kullanıldı. Elde edilen verilerin istatistiksel analizi için SPSS 25 paket programı kullanılmıştır. Verilerin analizinde tanımlayıcı istatistiklerden olan frekans ve yüzde kullanılmıştır. Araştırma sonucunda, Türkiye E-Spor Futbol Ligi'nde atılan 1016 golün 219 (%21,5)'unun 76-90 dakikalar arasında atıldığını ve 348 müsabakada ilk golü atan 255 (%73,2) takımın müsabakayı kazandığı belirlenmiştir. Türkiye E-Spor Futbol Ligi'nde organize atak sonucu 925 (%91) golün atıldığı ve duran top gollerinden 67 (%73,6) golün penaltıdan atıldığı belirlenmiştir. Türkiye E-Spor Futbol Ligi'nde atılan gollerin 615 (%60,5)'i tek vuruş ile gerçekleşmiştir. Türkiye E-Spor Futbol Ligi'nde atılan 984 (%96,8) golün ceza sahası içinden ve 938 (%92,3) golün ayak vuruşu ile gerçekleştiği belirlenmiştir. Türkiye E-Spor Futbol Ligi'nde atılan 693 (%68,2) golün ceza sahası içinde tanımlanan 3. bölgeden atıldığı ve 201 (%24,3) asistin ceza sahası dışında tanımlanan 9. bölgeden gerçekleştiği belirlenmiştir. Gerçek futbol müsabakaları ile e-spor futbol müsabakalarının analiz sonuçlarına göre benzerlik gösterdiği görülmektedir. Bu benzerliğin sebebinin FIFA oyunundaki her futbolcuyu 1'er oyuncunun kontrol etmesinden kaynaklı olduğu düşünülmektedir. Bu sonuçlara dayanarak e-spor antrenörlerine; gol atmak ve golü önlemek için ceza sahası içinde tanımlanan 3. bölgeyi etkin kullanmaları önerilmektedir.

E-sporFutbolFutbolcular+7
Halil Türktemiz
Alanya Alaaddin Keykubat University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

12- 14 yaş tenis sporcularında 6 hafta uygulanan fonksiyonel miyofasyal hat egzersizlerinin sürat ve çevikliğe etkisi

Araştırmanın amacı: Bu çalışmada, tenis sporcularında uygulanan fonksiyonel miyofasyal hat egzersizlerinin sürat ve çevikliğe etkisi amaçlanmıştır. Yöntem: Antalya'da Tenis sporcusu olan 12-14 yaş arası 13 kız, 13 erkek sporcu araştırmaya alındı. Sporcular 13 deney, 13 kontrol grubu olarak 2'ye ayrıldı. Deney grubuna 6 hafta, haftada 2 gün, 4 egzersizden oluşan egzersiz programı uygulandı. Gözlem grubu tenis çalışmalarına devam etti. Elde edilen verilerin istatistiksel analizi için SPSS 25 paket programı kullanılmıştır. Bulgular: Araştırma sonucunda, kız deney grubunun 20 m. sürat ön-test ve son-test arasında büyük bir etki büyüklüğü ile (r=0,63) istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık (p=0,02); V-Cut Çeviklik ön-test ve son-test arasında büyük bir etki büyüklüğü ile (r=0,57) istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık (p=0,04) bulunmuştur. Ayrıca erkek deney grubunun 20 m. sürat ön-test ve son-test arasında büyük bir etki büyüklüğü ile (r=0,63) istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık (p=0,01); V-Cut Çeviklik ön-test ve son-test arasında büyük bir etki büyüklüğü ile (r=0,63) istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık (p=0,01) bulunmuştur. Kontrol gurubunda ise hem kız hem erkek grubunda 20 m. sürat ön-test ve son-test ile V-Cut Çeviklik ön-test ve son-test arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık bulunmamıştır. Sonuç: 12-14 yaş grubundaki tenis sporcularında 6 hafta uygulanan ön ve arka miyofasyal hat direnç egzersizleri sürat ve çeviklikte sporcuların performansını arttırmaktadır. Sporcuların direnç egzersiz programları tasarlanırken miyofasyal hat dizilişlerinde olan kasları aynı anda aktif eden egzersiz seçerek program oluşturulması önerilmektedir.

EgzersizMiyofasyal gevşeme tedavisiSpor+5
Erhan Toprak Çağlın
Alanya Alaaddin Keykubat University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Futbolda ağ bilimi ile taktiksel çözümleme: 2019-2020 sezonu Türkiye süper liginden takım örneği

Araştırmanın amacı: Bu çalışmanın amacı, ağ bilimi yaklaşımı kullanarak Türkiye Süper Liginde bulunan bir takımın taktiksel çözümlemesini yapmaktır. Yöntem: Çalışmada Türkiye süper ligindeki bir takımın 2019-2020 sezonundaki 34 maçına ait pas verileri kullanılmıştır. Maçlara ait veriler kulübün yetkililerinden izin alınarak kulübün maç verilerinin kaydedildiği data kaynağından alınmıştır. Çalışma kapsamında pas ağları aracılığıyla ağ bilimi kümeleme analizi ölçülerinden modülarite ölçüsü kullanılarak taktiksel çözümleme yapılmıştır. Taktiksel çözümleme içerisinde maç sonucu, atılan gol ve yenilen gol değişkenleri modülarite ölçüsü ile çözümlenmiştir. Kümeleme analizi ve modülarite katsayıları Nodexl programı aracılığıyla yapılmış olup, yaygın olarak kullanılan clause-newman-moore algoritması kullanılmıştır. Modülarite değerleri ve gol istatistikleri SPSS 26 paket programı aracılığıyla korelasyon analizleri yapılmıştır. Bulgular: Modülarite ve atılan gol değişkeni arasındaki korelasyon katsayısı -0,11 olarak hesaplanmıştır. Negatif yönlü bu ilişki hipotezimizi doğrulamakta ancak istatistiksel açıdan sıfır hipotezi (yokluk hipotezi) reddedilemediğinden ilişki doğrulanmamıştır. Aynı şekilde toplam gol ve modülarite arasında korelasyon katsayısı 0,20 (zayıf ilişki) olarak hesaplansa da istatistiksel açıdan bu ilişki doğrulanamamıştır. Araştırmamıza konu olan takımın yediği goller ve modülarite arasında korelasyon katsayısı 0,40 olarak hesaplanmış olup, bu iki değişken arasında aynı yönlü orta düzeyde bir ilişki vardır p=0,008<0,01. Modülarite değeri bize takımın taktiksel anlayışı ve gole giden yol açısından bir bilgi vermektedir. İkinci hipotezimiz yenilen gol ve modülarite değeri arasında aynı yönlü ve orta düzeyde bir ilişki görülmüştür. Sonuç: Çalışmamızın sonuçları da göstermektedir ki pas ağ analizini yapmış olduğumuz takımın sezon boyunca yediği gollerle, ağ yapısının bir ilişkisi olduğu hesaplanmıştır. Yapılan bu çalışmada bir takımın bir sezon boyunca oynadığı maçlar göz önüne alınmıştır. Fakat tüm lig veya daha çok takımın katılarak yapılacağı analizler bu alanda daha önemli gelişmeler ortaya çıkaracağı ve literatüre katkı sağlayacağı düşünülmektedir. Anahtar kelimeler: Futbol, Kümeleme analizi, Modülarite, Pas ağı, Süper Lig

FutbolFutbol ligleriFutbolcular+3
Abdullah Kartoğlan
Alanya Alaaddin Keykubat University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Uluslararası Tenis Numarası (ITN) testinde bulunmayan tekniklerin (drop shot- lob- slice) elit sporcularda maç sonuçlarına etkisinin incelenmesi

Dünya'nın en popüler spor branşlarından biri olan tenisin geliştirilmesi için kullanılan ölçme ve değerlendirme yöntemlerinden biri de Uluslararası Tenis Numarası (ITN) testidir. Sınırlı sayıda vuruş tekniklerini içeren ITN testi 2004 yılında dünya genelinde uygulanmaya başlamıştır. Bu teste dahil olmayan fakat maç sonucuna etki eden vuruş teknikleri de vardır. Bu çalışmanın amacı ITN testinde yer verilmeyen vuruş tekniklerinin elit sporcularda maç sonucuna etkilerinin incelenmesidir. Araştırma kapsamında Kadın Tenis Birliği (WTA), Profesyonel Tenisçiler Birliği (ATP) ve Uluslararası Tenis Federasyonunun (ITF) düzenlemiş olduğu turnuvalardan rastgele seçilmiş 24 erkek, 24 kadın maçının (toplam 44 erkek, 42 kadın sporcu) analizi yapılmıştır. Seçilen maçlar 16 toprak kort (8 kadın, 8 erkek), 16 sert kort (8 kadın, 8 erkek) ve 16 çim kort (8 kadın, 8 erkek) maçlarından oluşmaktadır. Analizlerde toplam kazanılan sayı, toplam vurulan forehand, backhand, backhand slice, forehand slice, return forehand slice, return backhand slice, lob, drop shot, hatalı forehand, hatalı backhand vuruşları ile ITN testinde bulunmayan tekniklerin kullanıldığı oyunlarda sayı kazanma oranlarına ait bulgular elde edilmiştir. Araştırma verilerinin istatistiksel çözümlemesi için, tek yönlü varyans analizi (ANOVA) ve bağımsız örneklem t-testi kullanılmıştır. Elde edilen sayısal değerler p<0.05 anlamlılık seviyesi ile test edilmiştir. Araştırma sonucunda cinsiyetler arasında yapılan bağımsız örneklem t-testine göre toplam forehand hataları (p=0,01), toplam backhand hataları (p=0,01), toplam forehand slice vuruşları (p=0,01), toplam return forehand slice vuruşları (p=0,01) arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık bulunurken, ITN testinde bulunmayan tekniklerin kullanıldığı oyunlarda sayı kazanma (p=0,84) arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık bulunmamıştır. Kazanan ve kaybeden kadın sporcular arasında yapılan bağımsız örneklem t- testine göre toplam backhand vuruşları (p=0.01), toplam forehand hataları (p=0,01), toplam backhand hataları (p=0,01), ve ITN testinde bulunmayan tekniklerin kullanıldığı oyunları kazanma (p=0,04) arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık bulunmuştur. Kazanan ve kaybeden erkek sporcular arasında toplam forehand hataları (p=0.01), toplam backhand hataları (p=0.01) ve ITN testinde bulunmayan tekniklerin kullanıldığı oyunları kazanma (p=0,03) arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık bulunmuştur. Kort zemin farklılıklarına göre yapılan ANOVA testi sonuçlarında kadın sporcularda toplam backhand vuruşları (p=0.01), forehand hataları (p=0.01), backhand hataları (p=0.01), return forehand vuruşları (p=0.01), return backhand vuruşları (p=0.01), forehand slice vuruşları (p=0.03) ve ITN testinde bulunmayan tekniklerin kullanıldığı oyunlarda sayı kazanma (p=0,01) arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık bulunmuştur. Kort çeşitleri ile yapılan ANOVA testi sonuçlarında erkek sporcularda forehand hataları (p=0.01), return forehand vuruşları (p=0,01), return backhand vuruşları (p=0,01) ve ITN testinde bulunmayan tekniklerin kullanıldığı oyunlarda sayı kazanma (p=0,01) arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık bulunmuştur. Elde edilen bulgular ışığında maçı kazanan sporcuların ITN testinde bulunmayan teknikleri (drop shot, slice , lob) kullanarak maç sonucuna etki ettikleri tespit edilmiştir. Performans sporcuları, ITN testinde bulunmayan bu tekniklere antrenman programlarında daha fazla yer vererek maç içi taktik varyasyonlarını çoğaltabilir ve bunun sonucunda katıldıkları turnuvalarda daha başarılı sonuçlar elde edebilirler.

SporSporcularTenis+3
Murat Arslan
Alanya Alaaddin Keykubat University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Güreşçilerde vücut kompozisyonu, alt ekstremite kuvveti, denge ve fonksiyonel hareketlilik arasındaki ilişkinin değerlendirilmesi

Araştırmanın Amacı: Güreşçilerde vücut kompozisyonu, alt ekstremite kuvveti, denge ve fonksiyonel hareketlilik arasındaki ilişkinin değerlendirilmedir. Materyal ve Metot: Çalışmaya yaş ortalamaları 20.04 ± 1.3 yıl, boy ortalamaları 175.10 ±.08 cm, vücut ağırlık (VA) ortalamaları 79.46 ± 15.1 kg ve spor yaş (SY) ortalamaları 8.05 ± 2.3 yıl olan 78 serbest stil güreşçi katıldı. Güreşçilerin vücut kompozisyonu (VK) belirlemek için boy uzunluğu ve VA ölçümleri yapılarak beden kitle indeksleri (BKİ) hesaplandı. Vücut yağ yüzdesinin (VYY) belirlenmesi için vücudun dört bölgesinden (biceps, triceps, subscapula ve suprailiak) deri kıvrım kalınlığı ölçümleri alındı ve Siri formülü kullanılarak hesaplandı. Alt ekstremite kuvvetinin (AEK) belirlenmesinde manuel dinamometre, denge performansının belirlenmesinde Y-denge testi ve fonksiyonel hareket analizi için ise Fonksiyonel Hareket Analizi (FHA) test bataryası kullanılarak ölçümler gerçekleştirildi. Çalışma verilerinin istatistiksel analizi için IBM SPSS 25 istatistik paket programı kullanıldı. Verilerin normallik kontrolü basıklık ve çarpıklık testleri ile yapıldı. Değişkenlerin normal dağılım göstermesi üzerine, değişkenlere ait ilişkiyi belirlemek amacıyla Pearson korelasyon analizi uygulandı. Anlamlılık düzeyi p<0.05 ve p<0.01 kabul edildi. Bulgular: Çalışmadan elde edilen bulgulara göre; VK bileşenlerinden Boy uzunluğu ve VA ile BKİ, VYY, AEK, sağ anterior (SAA) ve sol anterior (SOA) değerleri arasında istatistiksel olarak pozitif yönde anlamlı ilişki bulunurken, FHA sol kompozit skor (SOKS) ve sağ-sol kompozit skor (SSKS) değerleri arasında istatistiksel olarak negatif yönde ilişki tespit edildi (p<0.05). BKİ değeri ile AEK ve SOA değerleri arasında pozitif yönde anlamlı bir ilişki bulunurken, FHA, sağ posteromedial (SAPM) ve sol posteromedial (SOPM) değerleri arasında istatistiksel olarak negatif yönde anlamlı ilişki bulundu (p<0.05). VYY değişkeninde SAPM, FHA, sağ kompozit skor (SAKS), SOPM, SSKS değerleri arasında istatistiksel olarak negatif yönde anlamlı ilişki gözlemlendi (p<0.05). AEK ile SAA değeri arasında istatistiksel olarak anlamlı ilişki bulunurken AEK ve FHA değerleri arasında negatif yönde ilişki saptandı (p<0.05). Sonuç: Vücut kompozisyonu bileşenlerinden VA, Boy ve BKİ ile AEK arasında istatistiksel olarak pozitif yönde anlamalı ilişki bulundu. FHA toplam skorlarında ise vücut kompozisyonu bileşenleri ve AEK ile negatif yönde ilişki bulunurken denge ile istatistiksel olarak pozitif yönde anlamlı ilişki bulundu. Sonuç olarak, güreşçilerde vücut kompozisyonunun alt extremite kuvveti, denge ile alt ekstremite kuvvetinin de yine denge ile ilişkisi olduğu bulundu.

Alt ekstremiteDengeGüreş+7
Rüstem Kale
Alanya Alaaddin Keykubat University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Kız çocuklarında 12 haftalık temel cimnastik eğitiminin antropometrik özellikler ve biyomotor yetiler üzerine etkisi

Araştırmanın Amacı Bu çalışmanın amacı kız çocuklarında 12 haftalık temel cimnastik eğitiminin antropometrik özellikler ve biyomotor yetiler üzerine etkisini incelemektir. Materyal ve Metot Çalışmaya Antalya ilinin Alanya ilçesinde bulunan Samuray Spor Kulübü spor okuluna başvuran, yaşları 6-8 arasında olan ve daha önce hiç cimnastik eğitimi almamış toplam 40 kız çocuğu gönüllü olarak katıldı. Çalışmaya katılan kız çocukları Antrenman Grubu (AG) ve Kontrol Grubu (KG) olarak randomize kontrollü yöntemle 20'şer kişilik iki grup oluşturuldu. Bu gruplardan daha sonra sağlık sorunları nedeniyle ve katılımdan vazgeçmek istedikleri için iki kişi AG ve üç kişi de KG dan olmak üzere toplam beş çocuk çalışmayı sonlandırdılar. Böylece gruplardaki öğrenci sayısı AG 18, KG gurubunda ise17 öğrenci olacak şekilde oluşturuldu. AG'na 12 hafta süre ile haftada üç gün ve günde bir buçuk saat temel cimnastik eğitimi verildi. Bu çalışmada her iki grupta yer alan kız çocuklarının antropometrik özelliklerini ve biyomotor yetilerini ölçmek için ilk test ve son test olacak şekilde Eurofit test bataryası (Flamingo Denge Testi, Disklere Dokunma Testi, Otur – Eriş Esneklik Testi, Durarak Uzun Atlama Testi, El Kavrama Kuvveti Testi, Mekik Testi, Bükülü Kolla Asılma Testi, 10 x 5m Mekik Koşusu Testi, 20 m Mekik Koşusu Testi) ve antropometrik testler (Deri Kıvrımı Kalınlığı, Boy Uzunluğu, Vücut Ağırlığı, BKI), uygulanarak gelişimsel farklılıklar takip edildi. Bu çalışmada araştırma verilerinin analizi için SPSS 25.0 istatistiksel paket programı kullanıldı. Elde edilen verilerin tanımlayıcı v istatistiği yapıldı ve sonrasında denek sayısından dolayı ön test ve son test arasında oluşan farklılığı ortaya koymak için nonparametrik testlerden Wilcoxon işaretli sıralar testi uygulandı. Anlamlılık düzeyi p<0,05 düzeyinde test edildi. Bulgular Elde edilen verilere göre flamingo denge testi, disklere dokunma testi, otur eriş esneklik testi, durarak uzun atlama testi, el kavrama kuvveti testi, gövde mekik testi, bükülü kolla asılma testi, 10 x 5m mekik koşusu testi ve 20 m mekik koşusu testi sonucunda antrenman grubunda olumlu yönde anlamlı farklılık tespit edildi (p<0.05). Vücut yağ yüzdesinin hesaplanması için yapılan testte ise antrenman grubunda anlamlı farklılık tespit edilmedi (p>0.05). Kontrol grubunda ise flamingo denge testi, disklere dokunma testi, bükülü kolla asılma testi, 10 x 5m mekik koşusu testi ve 20 m mekik koşusu testi sonucunda anlamlı farklılık (p<0.05) tespit edilmesine rağmen bu farklılığın negatif yönde olduğu görüldü. Kontrol grubunda vücut yağ yüzdesinin hesaplanması için yapılan testte ise antrenman grubunda anlamlı farklılık tespit edildi (p<0.05). Kontrol grubunda yapılan otur eriş esneklik testi, durarak uzun atlama testi, el kavrama kuvveti testi, gövde mekik testi sonuçlarında ise anlamlı farklılık tespit edilmedi. Sonuç Yapılan çalışma doğrultusunda 6-8 yaş kız çocuklarında 12 haftalık temel cimnastik eğitiminin antropometrik özellikler ve biyomotor yetiler üzerine olumlu etkilerinin olduğu sonucuna varıldı. Anahtar Kelimeler: Temel cimnastik, çocuk, Eurofit, biyomotor yetiler.

AntropometriAntropometrik parametrelerBiyomotorik özellikler+5
İsmail Temürçi
Alanya Alaaddin Keykubat University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Kısa mesafe branşlarındaki atletlerin çıkış öncesi sözsüz davranışlarının performans üzerindeki etkisinin incelenmesi

Ölçekler aracılığıyla bireylerin günlük yaşamdaki çeşitli içsel durumları ölçülebilir ancak saha içerisinde sınırlı kalabilmektedir. Ek olarak birçok disiplin insan davranışını incelemek için araştırmalar yapmaktadır ancak bu araştırmalar da laboratuvar ortamında ve bilgisayar karşısında olması sebebiyle ölçek çalışmaları gibi kısıtlı kalmaktadır. Davranış analiz programlarının kullanılması tüm bu sınırlılıklardan etkilenmeden, müsabakadan hemen önce veya müsabaka esnasında sporculardan veri toplamaya imkân sağlayabilmektedir. Atletlerin çıkış öncesi konsantre olmaları beklenmektedir. Ayrıca sprinterin olumsuz duygularını da kontrol altına alması gerekmektedir. Sporcular sözlü olarak kendilerini ifade etse de beden dilleri "gerçek" içsel durumları hakkında önemli ipuçları verebilmektedir. Bu doğrultuda sporcuların çıkış öncesi sözsüz davranışlarını analiz etmek, diğer pek çok yönteme ait sınırlılıkları içermemesi ve sahada kullanılabilmesi sebebiyle önem arz etmektedir. Bu önem doğrultusunda mevcut çalışmanın amacı, atletizmin 60 metre sürat koşu branşındaki atletlerin çıkış öncesi sözsüz davranışlarının BAP (Body Action Posture Coding System) kodlama sistemi ile kodlanarak analiz edilmesi ve sporcuların performansına olan etkisinin incelenmesidir. Davranış değişkenlerinin "varlık ve yokluk" durumuna göre iki gruba ayrılan araştırma grubunun yarışma performansları arasındaki benzerlik ve farklılıkları belirlemek için Mann–Whitney U testi kullanılmıştır. "Kafanın sola çevrilmesi" hareketini yapan sporcuların daha düşük performans sergiledikleri görülmüştür. "Göğsün öne doğru itilerek dışarı çıkarılması" hareketini yapanların ise yapmayanlara göre daha yüksek performansa sahip oldukları tespit edilmiştir. Araştırma grubunun yarışma performansları ile davranış değişkenlerinin sıklıkları arasındaki ilişkiler incelendiğinde "kafanın sola dönüşü" hareket sıklığı ile performans arasında istatistiksel olarak anlamlı, pozitif ve düşük düzeyde (rho=0,32) ilişki hesaplanmıştır. "Göğsün öne doğru itilerek dışarı çıkarılması, sol elin belde veya kalçada durması, sağ kolun yanda durması, sağ kolun önde durması" değişkenleri ile yarışma performansı arasında ise negatif düzeyde, düşük düzeyde anlamlı ilişkiler (p<0,.05) tespit edilmiştir. "Göğsün öne doğru itilerek dışarı çıkarılması" (R2=0,09) ile "sağ kolun yanda durması" (R2=0,10) hareketlerinin yarışma performansını en çok etkileyen değişkenler olduğu görülmüştür. Sonuç olarak bu tez çalışması ile sporcuların istemli ya da istemsiz olmasına bakılmaksızın yapmış oldukları sözsüz bazı davranışların performanslarını etkilediği ortaya konulmuştur. Sözsüz davranışların sporcunun mental olarak ne durumda olduğu hakkında ipucu verebileceğinin yanı sıra yarışma sonucu hakkında da ipucu verebileceği durumu bu çalışma ile tartışmaya açılmıştır.

AtletizmAtletlerBeden dili+3
Dilara Erkan
Alanya Alaaddin Keykubat University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

1998-2022 yılları arasındaki post aktivasyon potansiyeli ve spor üzerine yapılan çalışmaların bibliyometrik analizi

Araştırmanın Amacı Bu çalışmanın amacı 1998-2022 yılları arasındaki post aktivasyon potansiyeli ve spor üzerine yapılan çalışmaların bibliyometrik analizini yapmaktır. Materyal ve Metot Disiplinler arası işbirliği, yayın performansı, araştırma etkinliği, bilimsel trendler ve diğer bilimsel ilişkilerin anlaşılması için sistematik araştırma modelinin benimsendiği bu çalışmada, Web of Sience (WoS) veri tabanında post aktivasyon potansiyeli (PAP) ve spor anahtar kelimeleri kullanılarak bulunan çalışmaların bibliyometrik analizleri yapılmıştır. Bibliyometrik araştırmalar, akademik yayınların sayısal verilerini kullanarak analiz yapmayı sağlayan bir yöntemdir. Bu analizler sonucunda ortaya çıkan veriler, akademik alanda konu ile ilgili değerlendirmeler yaparak sonraki çalışmalara ışık tutma açısından önemlidir. Bibliyometrik analiz, bilimsel araştırma ve inovasyonun izlenmesi, disiplinler arası çalışmaların incelenmesi, araştırma etkinliği ve performansının değerlendirilmesi, araştırma işbirliğinin analizi, yönlendirilmiş araştırma planlaması gibi amaçlar doğrultusunda değerlendirilebilir. Araştırma verileri, WoS veri tabanında 1998-2022 yılları arasında farklı yayınlarda yayınlanan post aktivasyon potansiyeli ve spor anahtar kavramlarıyla ilişkili çalışmalardan oluşmaktadır. Bu çalışmada veri tabanları üzerinden elde edilen çalışmalar; kaynaklar, yazarlar, belgeler, kavramsal yapı, entelektüel yapı ve sosyal yapıları bakımından incelenmiştir. Bibliyometrik çalışmalarda en önemli veri kaynakları Science Citation Index (SCI), Social Science Citation Index (SSCI) ve Art & Humanities Citation Index (A&HCI) olmak üzere uluslararası atıf indeksleridir. Bu bağlamda bu indekslere ulaşım sağlayan veri tabanlarından birisi olması ve R-Studio programı üzerinden çalıştırılan bibliyometrik analiz sisteminin bu veri tabanıyla da uyumlu olması sebebiyle WoS veri tabanı üzerinden araştırma gerçekleştirilmiştir. Bulgular 1998-2022 yılları arasında alanda WoS veri tabanında postaktivasyon potansiyeli ve spor anahtar kelimeleri kullanılarak yayınlanmış 327 belge bulunmuştur. Bu 327 belgeye 5790 kaynakça gösterilmiştir. PAP ile ilgili 51 çalışmayla 2020 yılı en fazla çalışmanın yapıldığı yıl olmuştur. En etkin 5 yazar olan, "Krzysztofik M.", "Behm DG.", "Boullosad", "Wilk M." ve "Zajac A." En çok kullandıkları, "Power, Warm-up ve Postactivation Potentiation" kelimeleri ile "Internatonal Journal of Sports Physiology and Performance, Journal of Sport Sciences, Journal of Strength and Conditioning Research ve Journal of Human Kinetics" dergilerinde yayınlar yapmışlardır. 57 yayınla "Journal of Strength and Conditioning Research" dergisi alanda en çok yayın yapan dergidir. "J Strength Cond Res." dergisinde yayınlanan PAP konulu çalışmaların kaynakçalarının sayısı 4094 olarak analiz edilmiştir. En çok atıf alan belge toplam 437 atıf alan ve yıllık atıf oranı %54.63 olan Suchomel TJ, 2016, "Sports Med-a" dergisinde yayınlanan makaledir. Alanda en çok tekrar eden kelime ise 172 kere tekrarlanan ''post-activation potentiation''dır. Sonuç Analiz sonuçları post aktivasyon potansiyeli ve spor araştırmacıları ve alanda yapılmış çalışmaları geniş bir açıdan ele alarak, konuyla ilgilenen yazarlar, dergiler, ülkeler, üniversiteler ve konuyla ilgili eğilimlerin neler olduğunu anlamak üzere yeni çalışmalara yol gösterebilir.

BibliyometriPostaktivasyonRetrospektif çalışmalar+4
Baha Burak Akın
Alanya Alaaddin Keykubat University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Atletizm branşı tohm sporcularının dijital oyun bağımlılığı ile uyku kalitesi düzeylerinin belirlenmesi

Bu çalışmanın amacı atletizm branşı TOHM sporcularının dijital oyun bağımlılığı ile uyku kalitesi düzeylerinin belirlenmesidir. Araştırmaya 56 kadın, 80 erkek olmak üzere toplam 136 atletizm branşı TOHM sporcusu katılmıştır. Araştırmada veri toplama amacıyla TOHM sporcularının demografik bilgilerini tanımlamaya yönelik oluşturulan kişisel bilgi formu ile araştırmanın amacına yönelik uygulanan, Dijital Oyun Bağımlılığı Ölçeği (DOBÖ-7) ve Richards Campbell Uyku Ölçeği (RCUÖ) uygulanmıştır. Verilerin analizinde normal dağılıma uygunluğunun sınanması için SPSS programı ile basıklık ve çarpıklık analizleri yapılmış, histogram grafiği çizdirilmiştir. Normal dağılıma uygun olduğu görülerek tanımlayıcı istatistik, korelasyon ve regresyon analizleri yapılmıştır. Bağımlı değişkenlerde bağımsız değişkenler açısından anlamlı farklılıkları test etmek amacıyla bağımsız gruplarda t testi ve Anova analizi yapılmıştır. anova analiz tablolarında anlamlı farklılıkların kaynağını tespit etmek için ise Post-Hoc Tukey testi kullanılmıştır. Ölçeklerin güvenirliklerini belirlemek için Cronbach alpha katsayısı hesaplanmıştır. Sporcuların RCUÖ [t=-0.29; p=0.77] ve DOBÖ-7 [t=0.07; p=0.95] toplam ortalama puanlarının "cinsiyet" degişkenine göre istatistiksel olarak anlamlı farklılaşmadığı belirlenmiştir. Sporcuların DOBÖ-7'nin toplam ortalama puanları "oyun oynama" değişkenine göre istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık [t=3.87; p=0.001] göstermektedir. Anlamlı farklılığın oyun oynayan katılımcıların lehine olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca sporcuların RCUÖ [t=-0.79; p=0.43] toplam ortalama puanlarının ise "oyun oynama" değişkenine göre istatistiksel olarak anlamlı farklılaşmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Analiz sonuçlarına göre, DOBÖ-7'ye ilişkin toplam ortalama puanlarının [F(4-131)= 2.85; p=0.001] "oyun türü" değişkenine göre istatistiksel olarak anlamlı düzeyde bir farklılık olduğu belirlenmiştir. Araştırmaya katılan sporcuların RCUÖ'ne ilişkin toplam ortalama puanları DOBÖ-7 ile toplam ortalama puanları arasında ise (r=-0.326; p=0.001) negatif yönde ve orta düzeyde bir ilişkinin olduğu tespit ediliştir. Elde edilen sonuçlara göre; RCUÖ'nin DOBÖ-7'ni istatistiksel olarak anlamlı ve negatif yönde yordadığı (β=-0.17, t=-2.01; p=0.047) belirlenmiştir. Yani uyku kalitesine ilişkin tutum düzeyindeki bir birimlik artış, oyun bağımlılığı düzeyinde 0.17'lik bir düşüşe neden olmaktadır. Sonuç olarak her ne kadar oyun süresinin artmasıyla spor performansın düşeceği düşünülse de sporcuların WA puanları ve oyun süreleri arasında anlamlı farklılık bulunamamıştır. Fakat dijital oyun ölçeği toplam ortalama puanları ile uyku ölçeği toplam ortalama puanları arasında negatif yönde ve orta düzeyde ilişki bulunması, sporcuların toparlanma sürecinde etkili olan uykuyu dijital oyunların etkilediği sonucuna varılmıştır.

AtletizmBağımlılıkOlimpiyatlar+4
Ayşen Türköz
Alanya Alaaddin Keykubat University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Atletizm branşında 10-14 yaş grubu çocukların çoklu branş performansları ile akademik başarıları arasındaki ilişkilerin incelenmesi

Bu çalışmanın amacı, Sporcu Eğitim Merkezleri atletizm seçme müsabakalarına katılan sporcuların üçlü yarışma sonucundaki toplam ISF (International School Federation) puanları ile akademik başarıları arasındaki ilişkilerin incelenmesidir. Çalışmaya 260 erkek ve 276 kız olmak üzere 536 sporcu katılmıştır. Erkeklerin yaş ortancası 12,3 yıl ve kızların yaş ortancası ise 12,0 yıldır. Normal dağılım göstermeyen verilerin korelasyon analizi için Spearman korelasyon analizi kullanılmıştır. Analizlere göre erkek sporcuların Koşu ISF puanıyla Sosyal Bilgiler (SB); Atma ISF puanıyla Beden Eğitimi ve Spor dersi arasında pozitif yönde düşük düzeyde ilişkiler tespit edilmiştir. Kızlarda ise Koşu ISF puanıyla Görsel Sanatlar (GS) ve Teknoloji Tasarım (TT) dersi arasında; Atma ISF ile TT dersi arasında; Atlama ISF ile TT dersi arasında pozitif yönde ilişkiler bulunmuştur. Toplam ISF puanıyla Matematik dersi arasında negatif yönde düşük düzeyde düşük ilişki, GS ile pozitif yönde zayıf düzeyde ilişki ve TT dersi arasında pozitif yönde zayıf düzeyde ilişkiler tespit edilmiştir. Yaşlara göre incelendiğinde 10, 11 ve 14 yaş erkeklerde Fen Bilimleri, Yabancı Dil (YD), SB dersleri ile Koşu, Atlama ve Toplam ISF puanları arasında negatif yönde bir ilişki tespit edilmiştir. 10 ve 11 yaş kadınlarda Fen Bilimleri, YD ve Matematik dersleri ile tüm ISF puanları arasında negatif yönde bir ilişki olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca 12 ve 13 yaş kadınlarda Türkçe, SB, Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi, TT dersleri ile tüm ISF puanları arasında pozitif yönde ilişki tespit edilmiştir. Sonuç olarak çalışmaya katılan sporcuların bulguları yaşa ve cinsiyete göre incelendiğinde bazı derslerin ISF puanlarıyla pozitif yönde bazı derslerin ise negatif yönde ilişkisi olduğu söylenebilir.

Bülent Taşdemir
Alanya Alaaddin Keykubat University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

14-16 yaş futbolcularda 6 hafta uygulanan anti-core egzersizlerinin sürat, çeviklik ve dikey sıçramaya etkisi

Amaç: Bu araştırmada, 14 -16 yaş grubu futbolculara uygulanan 6 haftalık Anti-Core egzersizlerinin sürat, çeviklik ve dikey sıçramaya etkisinin incelenmesi amaçlanmıştır. Yöntem: Araştırmanın örneklemi Antalya ili, Muratpaşa ilçesinde faaliyet gösteren Park Antalya Futbol Kulübünde lisanslı olarak futbol oynamakta olan ve yaşları 14-16 arasında değişen 28 erkek futbolcunun gönüllü katılımıyla oluşturulmuştur. Futbolcular rastgele 14 deney, 14 kontrol grubu olmak üzere iki'ye ayrılmıştır. Deney grubuna futbol ve haftada iki gün yapılan direnç antrenmanlarına ek olarak 6 hafta, 6 farklı hareketten oluşan anti-core egzersiz programı uygulanmıştır. Kontrol grubu da futbol ve haftada 2 gün yapılan direnç antrenmanlarına devam etmiştir. Sporculara antrenmanlara araştırma kapsamındaki çalışmalar başlamadan önceki gün ve altı hafta sonunda 20 m. sürat testi, V-Cut çeviklik testi ve dikey sıçrama testi uygulanmıştır. Araştırmada elde edilen verilerin istatistiksel analizi için IBM SPSS 25.0 istatistiksel paket programı kullanılmıştır. Verilerin analizinde non-parametrik testlerden Mann Whitney-U ve Wilcoxon Testi kullanılmıştır. Anlamlılık düzeyi p<.05 olarak test edilmiştir. Bulgular: Deney grubunda 20 m. sürat, v-cut çeviklik ve dikey sıçrama ön test- son testleri arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılıklar bulunmuştur (p=.001; p=.001; p=.001 < .05). Kontrol grubunda ise 20 m. sürat, v-cut çeviklik ve dikey sıçrama ön test-son testleri arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık bulunmamıştır (p=.098; p=.068; p=.055 > .05) Sonuç: 14-16 yaş grubu futbolculara, futbol antrenmanlarına ek olarak uygulanan anti-core egzersizlerinin 14-16 yaş grubu futbolcularda sürat, çeviklik ve dikey sıçrama performanslarını pozitif yönde etkilediği görülmüştür.

Barış Çürükoğlu
Alanya Alaaddin Keykubat University · Institute of Graduate Studies
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Tenisçilerde 12 haftalık yatay ve dikey yönelimli pliometrik antrenmanın sürat ve çeviklik performansı ile ilişkisinin incelenmesi

Mevcut çalışmada, tenisçilerde 12 haftalık yatay ve dikey yönelimli pliometrik antrenmanın sürat ve çeviklik performansı ile ilişkisinin incelenmesi amaçlanmıştır. Çalışmada yaşları 12-17 arasında 27 erkek çocuğu gönüllü olarak katılım göstermiştir. Çalışmada, 9 erkek çocuğu Yatay Pliometrik Grubu (YPG), 9 erkek çocuğu Dikey Pliometrik Grubu (DPG) ve 9 erkek çocuğu Kontrol Grubu (KG) homojen olarak ayrılıp antrenmanlarını yapmışlardır. Çalışma haftada 2 gün olmak üzere 12 haftada toplamda 24 antrenmana katılım göstermişlerdir. Çalışmada; yaş, boy uzunluğu, vücut ağırlığı, VKİ, T-testi, İllionis test, 505 testi ve 10-20 m sürat test ölçümleri alınmıştır. Katılımcılara ait bulgular SPSS 25 paket programında değerlendirilmiştir. Performans testlerinde, İllionis çeviklik testi kontrol grubunda %1,02 oranında, yatay pliometrik grubunda %2,93 oranında ve dikey pliometrik grubunda %3,91 oranında gelişme, T-testinde kontrol grubunda %0,52 oranında, yatay pliometrik grubunda %2,58 oranında ve dikey pliometrik grubunda %3,89 oranında gelişme, 10 m sürat testinde kontrol grubunda %0,95 oranında, yatay pliometrik grubunda %2,38 oranında ve dikey pliometrik grubunda %1,42 oranında gelişme, 20 m sürat testinde kontrol grubunda %0,51 oranında, yatay pliometrik grubunda %2,53 oranında ve dikey pliometrik grubunda %1,27 oranında gelişme, 505 çeviklik testinde kontrol grubunda %0,52 oranında, yatay pliometrik grubunda %1,04 oranında ve dikey pliometrik grubunda %1,53 oranında performans artışı olduğu gözlemlenmiştir. Sonuç olarak; sürat testlerinde yatay pliometrik grubunda dikey pliometrik grubuna göre daha fazla performans gelişimi görülmüştür. Çeviklik testlerinde ise dikey pliometrik grubunda yatay pliometrik grubunda göre daha fazla çeviklik performansının gelişimi görülmüştür. Bundan hareketle tenis sporunda sürat performansını geliştirmek için yatay pliometrik antrenmanların daha etkili olduğu, çeviklik performansını geliştirmek için ise dikey pliometrik antrenmanların daha uygun olduğu sonucuna varılmıştır.

Pliometrik antrenmanPolimetrik antrenman programı
Yunus Tunçer
Alanya Alaaddin Keykubat University · Institute of Graduate Studies
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Farklı dinlenme aralıkları ile gerçekleştirilen pliometrik ön yüklemenin sıçrama performansına etkileri

Bu çalışma, farklı dinlenme aralıkları ile gerçekleştirilen pliometrik ön yüklemenin sıçrama performansına etkilerini belirleyerek yorumlamak amacı ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmaya, en az bir yıl pliometrik antrenman geçmişi olan yaş ortalamaları (Yaşort= 20,74±1,94) 20 erkek sporcu gönüllü olarak dahil edilmiştir. Katılımcılar toplam beş kez test ölçümlerine katılmışlardır. İlk gün "alışma" testi gerçekleştirilmiş ve katılımcılara 3 x 10 tuck jumps pliometrik ön yükleme protokolü tanıtılarak denetilmiştir. Ardından, 15 saniyelik tekrarlı aktif sıçrama (CMJ) test protokolü gösterilerek uygulamaları istenmiştir. Ayrıca, tüm katılımcıların vücut ağırlığı, boy uzunluğu ve vücut kompozisyonu ölçümleri alışma test gününde alınmıştır. Alıştırma test günü sonrasında, randomize, çapraz döngülü, karşıt dengeli araştırma dizaynı ile katılımcılar kontrol (KON), dört dakika dinlenmeli pliometrik önyükleme (PLİO4), sekiz dakika dinlenmeli pliometrik önyükleme (PLİO8) ve on iki dakika dinlenmeli pliometrik önyükleme (PLİO12) denemelerini gerçekleştirmişlerdir. Test günleri arasında en az 48 saat dinlenme boşluğu bırakılmıştır. Tüm testler kahvaltıdan 2-3 saat sonra tok karnına saat 11:00-12:00 saatleri arasında gerçekleştirilmiştir. Elde edilen veriler, SPSS 21.0 paket programında analiz edilerek (Betimleyici İstatistik, Anova ve Benferoni Post-Hoc) hata payı 0.05 olarak belirlenmiştir. Araştırmadan elde edilen bulgular incelendiği zaman; farklı ön yüklemeli pliometrik egzersizlerle uygulanan aktivasyon sonrası potansiyasyonun dikey sıçrama doruk güç çıktısı toplam ortalama puanları üzerinde kontrol grubuna göre 8 ve 12. dk dinlenmeli gruplarda ortalama puanların daha yüksek düzeyde olduğu belirlenmiştir (p<0,05). Ancak aktivasyon sonrası potansiyasyonun (PAP) dikey sıçrama doruk güç çıktısı maksimum yükseklik düzeylerinde herhangi farklılığa rastlanmamıştır ( p>0,05). v Sonuç olarak; farklı dinlenme aralıkları ile gerçekleştirilen pliometrik ön yüklemenin sporcuların dikey sıçrama performansını arttırmada önemli bir nokta olduğu düşünülmektedir. Anahtar Sözcükler: Pliometrik Egzersiz, Dikey Sıçrama, Aktivasyon Sonrası Potansiyasyon

Rüzgar Şener
Alanya Alaaddin Keykubat University · Institute of Graduate Studies
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Bisikletçilerin farklı kadanslardaki FTP testi güç çıktılarının karşılaştırılması

Bu çalışmanın amacı farklı kadans aralıklarında uygulanan fonksiyonel eşik güç (FTP) testleriyle sporcuların optimum performansının hangi kadans aralığında olduğunun tespit edilmesidir. Araştırmaya 26 kadın bisikletçi katılmıştır. Katılımcıların antropometrik ölçümleri ile kuvvet ve esneklik testleri yapılmış, farklı kadans aralıklarında FTP testi uygulanmıştır. İstatistiksel analizler SPSS 22 ve JASP programları kullanılarak, anova ve pearson korelasyon testleri uygulanmıştır. Çalışmaya katılan bisikletçilerin ortalama yaşı 17,2±0,6 yıl, vücut ağırlığı 57,4±8,0 kg, boy uzunluğu 164,2±6,0 cm, vücut yağ yüzdesi (VYY) %24,4±6,3 ve vücut kütle indeksi (VKİ) 21,4±2,4 kg/m2 olarak belirlenmiştir. Bisikletçilerin ortalama bacak kuvveti 55,4±14,2 kg, sırt kuvveti 46,3±7,9 kg, sağ el kavrama kuvveti (EKK) 24,2±4,6 kg, sol EKK 23,5±3,9 kg ve esneklik yetileri ortalaması ise 33,4±6,9 cm olarak bulgulanmıştır. FTP değeri ortalaması 60-70 kadans aralığında 159±30 watt, 80-90 kadans aralığında 150±17 watt ve 100-110 kadans aralığında 143±16 watt olarak ölçülmüştür. Sporcuların 60-70 kadans aralığındaki güç değerlerinin 100-110 kadans aralığındaki değerlerinden (FTP, ortalama güç, normalize güç (NP) ve relatif güç) istatistiksel olarak yüksek olduğu tespit edilmiştir. Sağ EKK ile 100-110 kadans aralığındaki FTP (r=0,558) , NP (r=0,541), ortalama güç (r=0,558) ve maksimum güç (r=0,498) arasında pozitif yönde orta düzeyde ve sol EKK ile 100-110 kadans aralığındaki FTP (r=0,478), NP (r=0,443), ortalama güç (r=0,478) ve maksimum güç (r=0,517) arasında pozitif yönde orta düzeyde ilişki bulunmuştur. 80-90 ve 100-110 kadans aralığındaki VKİ ile relatif güç (r=-0,482/r=-0,562) arasında negatif yönde orta düzeyde, 60-70 kadans aralığındaki VKİ ile FTP (r=0,513), NP (r=0,490), ortalama güç (r=0,513), maksimum güç (r=0,507) arasında pozitif yönde orta düzeyde ilişki tespit edilmiştir. Sonuç olarak düşük kadans aralığında uygulanan FTP testi güç çıktılarının yüksek kadans aralığında uygulanan güç çıktılarına göre daha yüksek olduğu söylenebilir. Aynı zamanda bireysel olarak sporcuların antrenman bölgeleri incelendiğinde kalp atım hızı anaerobik eşik bölgesine yüksek kadans aralığında ve güç anaerobik eşik bölgesine düşük kadans aralığında daha yüksek değerde ulaştığı sonucuna varılabilir. Anahtar Sözcükler: FTP, Kadans, Bisiklet, Performans, Güç çıktıları

Fatma Sezer
Alanya Alaaddin Keykubat University · Institute of Graduate Studies
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Plaj futbolunda kombine antrenmanların beden kompozisyonu ve performansa etkisi

Bu çalışmanın amacı, plaj futbolunda kombine antrenmanların beden kompozisyonu ve performansa etkisinin değerlendirilmesidir. Çalışmaya gönüllü olarak Plaj Futbolu Milli Takımında oynayan 14 ve Türkiye Plaj Futbolu Liginde oynamış milli olmayan 12, toplamda 26 futbolcu katıldı. Plaj Futbolu Millî Takımı sporcuları egzersiz grubunu, Türkiye Plaj Futbolu Liginde oynamış milli olmayan sporcular kontrol grubunu oluşturdu. Altı hafta ara ile her iki gruba iki ölçüm yapıldı. Egzersiz grubuna altı hafta boyunca plaj futboluna özgü kombine antrenman uygulandı, ancak kontrol grubu kendi antrenmanları dışında herhangi bir çalışma yapmadı. Her iki gruba da vücut ağırlığı (VA), beden kitle indeksi (BKİ), vücut yağ yüzdesi (VYY), vücut yağ kütlesi (VYK) ve performans (otur eriş, 20m sürat, dikey sıçrama, durarak uzun atlama, Illinois çeviklik) testleri uygulandı. Katılımcı sayısının 50'nin altında olduğundan dolayı normallik testi için Shapiro-Wilk testi yapıldı. Normal dağılan veriler arasındaki farkın ortaya çıkarılması için de parametrik testlerden paired samples t test (eşleştirilmiş örneklem t testi) yapıldı. Normal dağılım göstermeyen veriler için Wilcoxon Signed Ranks Test (işaretli sıralar testi) uygulandı. Anlamlılık düzeyi p<.05 olarak alındı. İstatistik sonucu elde edilen verilerde "Plaj Futbolunda Kombine Antrenmanların Beden Kompozisyonu ve Performansa Etkisi" değerlendirildi. Çalışmada elde edilen bulgulara göre egzersiz grubu VYY, VYK, otur eriş, 20m. sürat, dikey sıçrama, durarak uzun atlama ve Illinois çeviklik testleri ön test ile son test arasında anlamlı bir farklılık bulundu (p<.05). Sonuç olarak, kombine antrenman yapan sporcuların, antrenman yapmayan sporculara göre beden kompozisyon ve performans değerlerinin daha iyi geliştiği tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Spor, Plaj Futbolu, Beden Kompozisyonu, Performans, Kombine Antrenman

Seyit Ahmet Süer
Alanya Alaaddin Keykubat University · Institute of Graduate Studies
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Yaşlılarda su içi ve dışı direnç egzersizlerinin beden kompozisyonu ve fonksiyonel uygunluk üzerine etkileri

Yaşlılarda su içi ve dışı direnç egzersizlerinin beden kompozisyonu ve fonksiyonel uygunluk üzerine etkilerinin değerlendirilmesidir. Çalışmalara 60 yaş üstü olan, egzersiz grubunda yer alan katılımcıların ağırlık ortalamalarının 72,18 kg, boy ortalamalarının 1,53 m.'dir. Kara egzersiz grubunda yer alan katılımcıların 71,47 kg, boy ortalamalarının 1,55 m ve son olarak kontrol grubuna ait katılımcıların ise ağırlık ortalamaları 69,48 kg ve boy 1,54 m.'dir. Yaşlı bireylerin vücut kompozisyonu (VK) belirlemek için boy uzunluğu ve VA ölçümleri yapılarak beden kitle indeksleri (BKİ) hesaplanmıştır. Yapılan testler; altı dakika yürüme testi, 30 saniye otur kalk testi, Kol bükme testi, El kavrama kuvveti, sandalyede otur-eriş Testi, sırt kaşıma, çeviklik / dinamik denge testi sekiz adım kalk yürü, berg denge Testi, tinetti düşmenin etkinliği ölçeği yapılmıştır. Çalışma verilerinin istatistiksel analizi için IBM SPSS 25 istatistik paket programı kullanılarak yapılmıştır. Normal dağılım gösteren verilere paired sample t-test (eşleştirilmiş örneklem t testi), normal dağılım göstermeyen verilere Wilcoxon işaretli sıralar testi uygulanmıştır. Anlamlılık düzeyi p<0.05 kabul edilmiştir. Çalışmadan elde edilen bulgulara göre; su grubu egzersizlerine ilişkin analiz sonuçları incelendiğinde egzersizlerin alt ve üst kuvvet, altı dakika, Tinetti, otur eriş ve çeviklik değerlerine olumlu etki yaptığı görülmüştür. Buna karşın, su grubu egzersizlerinin kavrama sol ve sağ üzerinde etki etmeyişi ve sırt kaşıma ile Berg denge değerlerine olumsuz etki ettiği görülmüştür. Araştırmada yer alan kara grubu egzersizlerine ilişkin bulgular incelendiğinde ise egzersizlerin alt ve üst kuvvet, Tinetti ve Berg değerlerine olumlu etki yaptığı, buna karşın el kavrama sol ve sağ, altı dakika ve otur eriş değerlerine etki yapmadığı görülmüştür. Bununla birlikte, analizler kara grubu egzersizlerinin sırt kaşıma ve çeviklik değerine olumsuz etki yaptığını göstermiştir. Kontrol grubu incelendiğinde bütün testlerde anlamlılık düzeyinde bir farklılık olmadığı saptanmıştır. Anahtar Sözcükler: Spor, Yaşlılık, Beden kompozisyonu, Yaşlılarda egzersiz, Fonksiyonel uygunluk.

Berre Çağla Erçavuş
Alanya Alaaddin Keykubat University · Institute of Graduate Studies
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Adölasanlarda pliometrik antrenman sırasında farklı geri bildirim türleri ile farklı koşullardaki algı reaksiyon sürelerinin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı, adölesan bireylerde pliometrik antrenman sürecinde uygulanan farklı dönüt türlerinin (olumlu ve olumsuz dönüt) algı ve reaksiyon süresi üzerindeki etkilerini çeşitli koşullar altında incelemektir. Çalışma, her biri 12 katılımcıdan oluşan iki grup olmak üzere toplam 24 adölesan birey ile yürütülmüştür. Her iki gruba da sekiz hafta boyunca, haftada iki gün olmak üzere, standartlaştırılmış pliometrik antrenman programı uygulanmıştır. Antrenman öncesi ve sonrası dönemlerde katılımcıların reaksiyon süreleri, Light Trainer reaksiyon testi aracılığıyla ölçülmüştür. Elde edilen sonuçlar, dönütün içeriği kadar zamanlamasının da nörokognitif performans üzerinde belirleyici bir etkiye sahip olduğunu göstermektedir. Bu bağlamda, antrenmanlarda kullanılan dönüt türlerinin sistematik bir şekilde planlanmasının, özellikle gelişim çağındaki bireylerin motor ve bilişsel performanslarını desteklemede önemli bir rol oynayabileceği düşünülmektedir. Bu çalışma, spor bilimleri alanında pliometrik antrenmanlara yönelik dönüt uygulamalarını yalnızca fiziksel değil, aynı zamanda bilişsel süreçler açısından da ele alarak literatüre özgün bir katkı sunmaktadır.

Motor performansıPliometrik antrenmanReaksiyon
Dilruba Nur Kaya
Alanya Alaaddin Keykubat University · Institute of Graduate Studies
2024
00
DoctorateOpen AccessTR

Bisiklette farklı sele yüksekliği belirleme metotlarına göre performans gösterge değişkenlerinin incelenmesi

Bu çalışmanın amacı farklı sele yüksekliklerinde uygulanan fonksiyonel eşik gücü (FTP) ve maksimal oksijen kullanım miktarı (VO2maks) testlerinin karşılaştırılmasıdır. Ayrıca kuvvet ve esnekliklik yetilerinin bu değişkenlerde ilişkileri de incelenmiştir. Araştırma grubunu 27 erkek yol bisiklet sporcusu oluşturmuştur. Katılımcılara antropometrik ölçümler, kuvvet, esneklik, farklı sele yüksekliklerinde FTP ve VO2maks testleri uygulanmıştır. Farklı sele yükseklikleri metotları olarak The LeMond, The LeMond metotu %4 üstü ve 141 derece yöntemleri kullanılmıştır. Verilerin istatistiksel analizinde tekrarlı ölçümlerin karşılaştırması için tekrarlı ölçümlerde ANOVA ve ilişkilerin analizinde ise Pearson korelasyon testleri yapılmıştır. Çalışmaya katılan sporcuların ortalama yaşı 15,3±1,7 yıl, vücut ağırlığı 57,6±8,5 kg, boy uzunluğu 170,5±6,3 cm, vücut yağ yüzdesi %14,0±4,5 ve vücut kütle indeksi 19,7±2,2 kg/m2 olarak bulunmuştur. Sporcuların ortalama sağ el kavrama kuvveti (EKK) 35,7±5,8 kg, sol EKK 34,5±6,7 kg, bacak kuvveti 109,3±19,3 kg, sırt kuvveti 92,8±24,4 kg ve esneklik ortalaması 35,1±2,2 cm olarak tespit edilmiştir. Araştırma grubuna üç farklı sele yüksekliği kullanılarak uygulanan FTP ve VO2maks sonuçları arasında anlamlı farklılık tespit edilmemiştir (p>0,05). En yüksek VO2maks değeri Metot 1'de (60,8±5,8 ml/kg/dk) ve en yüksek VO2maks gücüne Metot 3'te (307±48 watt) bulunmuştur. Bisikletçilerin üç farklı sele yüksekliği metoduna göre sağ EKK, sol EKK, bacak ve sırt kuvvetiyle FTP ve ortalama güç değerleri arasında pozitif yönde orta düzeyde ilişki (r=0,50-0,65) bulgulanmıştır. Sağ EKK, sol EKK, bacak ve sırt kuvvetiyle VO2maks güç değerleri arasında pozitif yönde orta ve yüksek düzeyde ilişki (r=0,47-0,74) tespit edilmiştir. Sporcuların kuvvet değerlerindeki artış FTP ve VO2maks iş gücü değerlerinde de artış sağlamaktadır. Sonuç olarak farklı sele yüksekliklerinde uygulanan FTP ve VO₂maks değerleri arasında anlamlı bir farklılık olmadığı söylenebilir.

Duran Akbaş
Alanya Alaaddin Keykubat University · Institute of Graduate Studies
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Sporda uygulanan performans test ve ölçüm protokollerinin sporcular tarafından algılanma düzeyinin belirlenmesi

ÖZET SPORDA UYGULANAN PERFORMANS TEST VE ÖLÇÜM PROTOKOLLERİNİN SPORCULAR TARAFINDAN ALGILANMA DÜZEYİNİN BELİRLENMESİ Mustafa Onur DEMİR Antrenörlük Eğitimi Anabilim Dalı Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü Haziran, 2025 (67 sayfa) Bu araştırmanın amacı, atletizm branşında ulusal şampiyonalara katılmış ve performans testlerine en az beş kez girmiş sporcuların, performans testlerine yönelik tutumlarını ölçmek amacıyla geçerli ve güvenilir bir ölçme aracı geliştirmektir. Çalışma kapsamında I. aşamada 100 sporcuya uzmanlar tarafından oluşturulan 65 maddelik tutum ölçeği uygulanmış ve II. aşamada ise geliştirilen ölçek 215 sporcuya uygulanmıştır. Elde edilen bulgularda I. çalışmada açıklayıcı faktör analizi (AFA) sonucunda 15 maddelik tek faktörlü bir yapı elde edilmiştir. Doğrulayıcı faktör analizi (DFA) SmartPLS yazılımı ile gerçekleştirilmiş, geçerlik ve güvenilirlik analizleri CR, AVE, Alpha, SRMR, HTMT, Fornell-Larcker, VIF, R² ve f² gibi istatistiksel değerlerle desteklenmiştir. Elde edilen bulgular, ölçeğin geçerli ve güvenilir bir yapıya sahip olduğunu göstermektedir. İkinci çalışmada ise geliştirilen ölçme aracının sporcuların yaş, cinsiyet, branş, eğitim durumu, millilik durumu, sporcu deneyimi değişkenlerine göre farklılaştığı sonucuna ulaşılmıştır. Sonuç olarak elde edilen bulgular doğrultusunda, sporcuların performans testlerine yönelik tutumlarını geliştirmek ve test süreçlerinin etkinliğini artırmak için bireysel farkındalık kadar, testlerin sunum biçimi, içerik tasarımı ve geri bildirim mekanizmalarının da yapısal olarak yeniden ele alınması gerekmektedir. Anahtar Sözcükler: Performans testi, tutum ölçeği, sporcu, geçerlik, güvenilirlik, PLS-SEM.

Bireysel sporlar
Mustafa Onur Demir
Alanya Alaaddin Keykubat University · Institute of Graduate Studies
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Yorgunluğa bağlı bilateral güç değişimlerinin incelenmesi

Bu araştırmada yol bisikleti sporcularının diz fleksör kaslarının eksantrik kuvvet kapasitesini değerlendirmede kullanılan nordic hamstring testi (NHT), temel hareket yetilerinin değerlendirilmesinde kullanılan fonksiyonel hareket analizi testi ve akıllı güç ölçer bisiklet testiyle (smart trainer) uygulanan aerobik güç testinde yorgunluğa bağlı bilateral güç değişimlerinin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmaya katılan 26 erkek sporcunun yaş ortalaması 15,0±1,0 yıl ve boy uzunluğu ortalaması 170±7,1 cm 11 kadın sporcunun yaş ortancası 15,2 yıl ve boy uzunluğu ortancası 160,3 cm olarak hesaplanmıştır. Verilerin normallik testlerini sonucuna göre eşleştirilmiş örneklem, bağımsız örneklem, Wilcoxon, Mann Whitney U, Friedman, pearson ve spearman korelasyon testleri uygulanmıştır. Erkek sporcuların aerobik güç testi ortalaması 284±48 watt ve kalp atım hızı 193±8 atım/dk ve kadın sporcuların aerobik güç ortancası 186 watt ve kalp atım hızı ortancası 188 atım/dk olarak bulunmuştur. Erkek sporcuların FMS final puanı (FS) ortalaması 16,0±2,4 ve Y balance sağ bacak toplam puan ortalaması 108,5±10,7 cm ve sol bacak toplam puan ortalaması 109,3±5,3 cm olarak tespit edilmiştir. Kadın sporcuların FMS FS ortancası 15 puan, y balance sağ bacak toplam ortancası 110,7 cm ve sol bacak toplamı ortancası 108,6 cm olarak tespit edilmiştir. Erkek sporcularn aerobik güç testi sağ ve sol bacak (R-L) başlangıç ortanca farkı %4'iken, %100'deki R-L farkı ortancası %2'dir. Kadın sporcuların R-L başlangıç ortanca farkı %2 ve %100'deki R-L farkı ortancası %1'dir. Cinsiyete göre çalışmaya katılan sporcuların FMS FS ortalaması arasında anlamlı farklılık tespit edilmemiştir. Erkek sporcuların aerobik güç testinde kendi içerisinre R-L denge farkları arasında anlamlı farklılık tespit edilmiştir. Kadın sporcularda ise aerobik güç testinde kendi içerisinde R-L denge farkı arasında anlamlı farklılık tespit edilmemiştir. Erkek ve kadın sporcuların aerobik güç testi öncesi NHT maks farkı ile NHT sonrası sağ ve sol bacak denge farkları arasında anlamlı farklılık tespit edilmemiştir. Erkek sporcuların NHT test öncesi maks fark ile sağ anterior reach arasında negatif yönde orta düzeyde, kadın sporcuların NHT test öncesi maks fark ile sol posterolateral arasında negatif yönde orta düzeyde korelasyon tespit edilmiştir. Sonuç olarak bisiklet sporcularına uygulanan aerobik güç testinde iş zorlaştıkça R-L farkı azalmaktadır. Sporcuların R-L farkına bağlı olarak çeşitli testlerde denge yetileri etkilenmektedir. Anahtar Sözcükler: Yorgunluk, Bilateral asimetri, Denge, Kuvvet, Nordic hamstring testi, Sporcu performansı

Alper Demirer
Alanya Alaaddin Keykubat University · Institute of Graduate Studies
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Padel sporcuları için teknik ve çeviklik testlerinin güvenirliği ve padel beceri seviyesi sınıflandırması

Amaç: Bu çalışmanın amacı, padel sporcularının teknik ve fiziksel performanslarını ölçmek amacıyla uygulanan testlerin güvenilirliğini değerlendirmek, padel sporcularının teknik performansı ile t çeviklik testi performansı arasındaki ilişkiyi incelemek ve padel sporcularına özgü seviye belirleme skalası geliştirmektir. Yöntem: Bu çalışma, ilişkisel tarama modeline dayalı olarak yürütülmüştür. Çalışmaya Türkiye'de aktif olarak padel oynayan 28 sporcu (10 kadın, 18 erkek) katılmıştır. Sporculara padel branşına özgü teknik beceri testi ve T-çeviklik testi uygulanmıştır. Elde edilen verilerin analizi IBM SPSS Statistics 25.0 programı kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Ölçümlerin güvenirliği için test-tekrar test yöntemi kullanılmış, Cronbach Alpha katsayısı hesaplanmıştır. İstatistiksel testlerden pearson ve spearman korelasyon analizi, paired sample t testi ve wilcoxon testi kullanılmıştır. Ayrıca padel sporcularının seviyelerinin belirlenmesi amacıyla K‑Means kümeleme analizi ve grup sayısının belirlenmesinde dirsek yöntemi kullanılmıştır. Tüm testler için anlamlılık düzeyi p<0,05 olarak kabul edilmiştir. Bulgular: Analizler sonucunda teknik beceri testi ile çeviklik testi arasında pozitif yönde anlamlı ilişki bulunmuştur. Ayrıca uygulanan teknik performans testi ve t testinin padel performans belirlemede güvenilir testler olduğu ortaya koyulmuştur. Sonuç: Araştırma sonucunda geliştirilen sınıflama sistemi (A (Elit), B(Advanced), C (Intermediate), D (Beginner), pratikte uygulanabilir bir model sunmaktadır. Bu sistem, antrenörler, kulüpler ve federasyonlar için sporcuları objektif olarak değerlendirme ve seviye gruplandırması yapma konusunda işlevsel bir araç olarak kullanılabilir. Anahtar Kelimeler: Padel, Sporcu Seviyesi, Teknik Beceri, Çeviklik Testi, Performans Ölçümü.

Raket sporları
Selahattin Yazar
Alanya Alaaddin Keykubat University · Institute of Graduate Studies
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Düzenli pilates egzersizi yapan kadınlarda pilates egzersizinin benlik saygısı ve beden memnuniyeti üzerine etkisinin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı, düzenli olarak pilates egzersizi yapan yetişkin kadınlarda pilates egzersizinin benlik saygısı ve beden memnuniyeti durumlarına, spor yapma durumu, eğitim durumu, gelir durumu, spor yapma amacı, yaş değişkenlerine göre etkisinin incelenmesidir. Ayrıca araştırma grubunu oluşturan bireylerin benlik saygısı ve beden memnuniyeti arasındaki ilişkinin incelenmesi de bu araştırmanın amaçlarındandır. Araştırmaya Türkiye'de ikamet eden, yaşları 18-54 arasında olan 515 yetişkin kadın gönüllü olarak katılmıştır. Bu araştımada, genel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmaya katılan bireylerin benlik saygısı düzeylerini ölçmek amacıyla Rosenberg tarafından geliştirilen Türkçe'ye uyarlaması Çuhadaroğlu (1986) tarafından yapılan benlik saygısı ölçeği ve beden memnuniyetini ölçmek için ise Secord ve Jourard (1953) tarafından geliştirilen Türkçe'ye uyarlaması ise Hovardaoğlu (1993) tarafından yapılan beden memnuniyeti ölçeği kullanılmıştır. İstatistiksel analizler SPSS 22 paket program kullanılarak yapılmıştır. Verilerin analizinde Oneway Anova, T-Testi, Pearson kolerasyon Testi, Post Hoc testleri uygulanmıştır. Bütün istatistiksel analizler için anlamlılık düzeyi p>0.05 olarak kabul edilmiştir. Sonuç olarak, pilates yapan yetişkin kadınların spor yapma durumu, eğitim durumu, gelir durumu değişkenleri açısından benlik saygısı ölçeğinden aldıkları puan ortalamaları arasında anlamlı farklılığın olduğu görülürken spor yapma amacı ve yaş grubu değişkenleri açısından benlik saygısı ölçeğinden aldıkları puan ortalamaları arasında anlamlı bir farklılık olmadığı bulunmuştur. Pilates yapan yetişkin kadınların spor yapma durumu ile gelir durumu değişkenleri açısından beden memnuniyeti ölçeğinden aldıkları puan ortalamaları arasında anlamlı faklılığın olduğu görülürken spor yapma amacı, eğitim durumu ve yaş grubu değişkenleri açısından beden memnuniyeti ölçeğinden aldıkları puan ortalamaları arasında anlamlı bir farklılık olmadığı bulunmuştur. Benlik saygısı ve beden memnuniyeti ile arasında ise orta düzeyde pozitif yönlü anlamlı bir ilişki olduğu bulunmuştur.

Beden memnuniyetiBenlik saygısıEgzersiz+2
Hasan Ege
Bolu Abant İzzet Baysal University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Üniversite öğrencilerinin fiziksel aktivite seviyeleri ile mutluluk düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı, üniversite öğrencilerinin fiziksel aktivite seviyesi ile mutluluk düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesidir. Fiziksel aktivite seviyeleri ve mutluluk düzeylerinin cinsiyet, okunan bölüm, algılanan akademik başarı, spor yapma süresi, spor yapma amacı, ailenin aylık gelir düzeyi, genel sağlık algısı, insanlarla olan ilişki durumu ve beden kütle indeksi değişkenlerine göre farklı olup olmadığına bakılmıştır. Çalışmaya Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesinde öğrenim gören 235 kadın, 168 erkek olmak üzere toplam 403 öğrenci gönüllü olarak katılmıştır. Bu araştırmada genel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmaya katılan öğrencilerin fiziksel aktivite seviyelerini belirlemek için Craig (2003) tarafından geliştirilen, Türkçe' ye uyarlaması Öztürk (2005) tarafından yapılan uluslararası fiziksel aktivite anketi kısa formu kullanılmıştır. Mutluluk düzeyini belirlemek için ise Hills ve Argyle tarafından (2002) geliştirilen, Doğan ve Çötok (2011) tarafından Türkçe'ye uyarlaması yapılan Oxford mutluluk ölçeği kısa formu kullanılmıştır. Verilerin istatiksel analizinde SPSS 26 paket programından yararlanılmıştır. Verilerin analizi T-Testi, Oneway Anova, Pearson korelasyon ve Post Hoc testleri kullanılarak yapılmıştır. Tüm istatistiksel analizlerde anlamlılık düzeyi p <0.05 olarak kabul edilmiştir. Yapılan çalışmanın sonunda, üniversite öğrencilerinin fiziksel aktivite seviyelerinin cinsiyet, spor yapma süresi, genel sağlık algısına göre farklı olduğu sonucuna ulaşılırken; okunan bölümlere, algılanan akademik başarıya, spor yapma amacına, ailenin aylık gelir düzeyine, insanlarla olan ilişki durumuna, beden kütle indeksine göre farklı olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Üniversite öğrencilerinin mutluluk düzeyleri algılanan akademik başarıya, spor yapma amacına, genel sağlık algısına, insanlarla olan ilişki durumuna ve beden kütle indeksine göre anlamlı bir farklılık olduğu sonucuna ulaşılırken; cinsiyet, okunan bölüm, spor yapma süresi, ailenin aylık gelir düzeyine göre anlamlı bir farklılık olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Fiziksel aktivite seviyesi ve mutluluk toplam puanı arasında ise pozitif yönlü zayıf bir ilişki bulunmuştur. ANAHTAR KELİMELER: Fiziksel Aktivite, Mutluluk Düzeyi, Üniversite Öğrencisi, Egzersiz, Spor

EgzersizFiziksel aktiviteMutluluk+2
Burak Gürel
Bolu Abant İzzet Baysal University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Statik ve dinamik germe egzersizlerinin dikey sıçrama ve sürat performansı üzerine etki sürelerinin incelenmesi

Bu çalışmanın amacı statik ve dinamik germe egzersizlerinin dikey sıçrama ve sürat performansı üzerine etki sürelerini incelenmesidir. Bu amaçla, yaş ortalaması 15,64± 0,505yıl, boy ortalaması 170,20 ± 7,80 cm, vücut ağırlıkları 57,18 ± 6,55 kg, spor yaşı 3,91± 0,831 yıl olan 11 sağlıklı basketbolcu araştırmaya gönüllü olarak katılmıştır. Katılımcılar çapraz deney desenine göre: statik germe (SG), dinamik germe (DG) ve kontrol grubu (KG) olarak 3 ayrı ölçüme katılmışlardır. Ölçümler3 hafta boyunca hafta da 3 gün 24 saat aralıklar ile statik ve dinamik germe uygulamalarından sonra yapılmıştır. 30 m sürat ve Dikey sıçrama (DS) test verileri, uygulama sonrası hemen , 2., 4., 6., 8., 10. ve. 15. dakikalarda olmak üzere 7 ölçüm olacak şekilde alınmıştır.Dikey sıçrama performansını belirlemek için Counter Movement Jump test prosedürü kullanılmışhavada kalma süresi belirlendikten sonra da gerekli formüle konularak zirve anaerobik güçleri (ZAG) hesaplanarak değerlendirilmiştir. Tekrarlı ölçümlerde iki yönlü varyans analizi sonuçlarına göre 30m Sürat verileri için Uygulama etkisinde (F(1,149-11,494)= 63,396; P= 0,000), Zaman etkisinde (F(2,73-27,304)= 377,720; P= 0,000) ve Uygulama x Süre etkisinde (F(3,625-36,254)= 286,402; P= 0,000) istatiksel açıdan anlamlı fark görülmüştür. Benzer olarak Zirve Anaerobik Güç değerlerinde Uygulama etkisinde (F(1,067-10,672)= 15,53; P= 0,002), Zaman etkisinde (F(2,15-21,56)= 28,458; P= 0,000) ve Uygulama x Zaman etkisinde (F(2,13-21,34)= 26,934; P= 0,000) istatiksel olarak anlamlı farkın olduğu görülmüştür.

Anaerobik güçDikey sıçramaEgzersiz+4
Derya Duran
Bolu Abant İzzet Baysal University · Institute of Graduate Studies
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Farklı tekrarlarda yapılan beceri antrenmanlarının 14-16 yaş erkek futbolcularda performansa etkisi

Bu çalışmanın amacı farklı tekrarlarda yapılan beceri çalışmalarının 14-16 yaş futbolcularda isabetli pas (İP), isabetli şut (İŞ), top sürme (TS), dikey sıçrama (DS), denge, 10 m sürat, 30 m sürat, çeviklik performansına etkilerinin incelenmesidir. Bu amaçla çalışmaya 14-16 yaşında 37 erkek futbol oyuncusu gönüllü olarak katılmıştır. Futbolcular az tekrar yapan (ATBAG); n=13, çok tekrar yapan (ÇTBAG); n=12, ve kontrol grubu (KG); n=12 olarak rastgele ayrılmışlardır. Deney grupları rutin futbol antrenmanlarının yanı sıra 6 hafta süresince beceri tekrarlarının yapıldığı çalışmalara katılmışlardır. Araştırma kapsamındaki çalışmalarda futbolcular İP, İŞ ve TS çalışmalarını önceden belirlenmiş sayılarda uygulamışlardır. Kendi takımları ile yaptıkları çalışmalar normal futbol antrenmanlarından oluşmaktadır. Çalışmaların 2 gün öncesi ve sonrasında boy uzunluğu, vücut ağırlığı, bacak boyu ölçümleri ile Y Denge Testi (YDT), 10 m sürat, 30 m sürat, DS, Little & Williams Zig-Zag Çeviklik Testi (LWZ) testleri ve Mor & Christian Genel Futbol Yetenek Testi iki ayrı test gününe bölünerek uygulanmıştır. Çalışmanın sonuçlarına göre İP ve İŞ performansları ATBAG (p<0,05) ve ÇTBAG'unda (p<0,01), TS performansı ATBAG'unda (p<0,001), 10 m sürat performansları ATBAG ve ÇTBAG'unda (p<0,05), LWZ performansları tüm gruplarda istatistiksel olarak anlamlı artış göstermiştir (ATBAG; p<0,01, ÇTBAG; p<0,05, KG; p<0,01). TS'de ÇTBAG ve KG'unda, TS, İP ve İŞ'ta KG'unda istatistiksel olarak anlamlı fark gözlemlenmemiştir (p>0,05). İŞ'ta çalışma grupları ile KG, TS'de ATBAG ile KG arasında istatistiksel olarak anlamlı farklı olduğu tespit edilmiştir (p<0,05). Hiçbir grubun DS, YDT ve 30 m performanslarında istatistiksel bir fark gözlemlenmemiştir (p>0,05). Elde edilen bu bilgilerin antrenmanların içeriklerini planlamalarında antrenör ve sporculara yardımcı olabileceği düşünülmektedir.

AntrenmanSporÖğrenen becerileri
İsmail Mert
Bolu Abant İzzet Baysal University · Institute of Graduate Studies
2024
00