Kırşehir Ahi Evran University
Discipline

Sosyal Bilimler ve Türkçe Eğitimi Anabilim Dalı

Kırşehir Ahi Evran University

111

Archived Theses

0

DOIs Assigned

0%

DOI Rate

Discipline

50 Theses
Master'sOpen AccessTR

Sosyal bilgiler öğretmenlerinin vatanseverlik ve sosyal bilgiler derslerinde vatanseverlik eğitimi hakkındaki görüşleri

Bu araştırmanın amacı, sosyal bilgiler öğretmenlerinin vatanseverlik ve sosyal bilgiler derslerinde vatanseverlik eğitimi hakkındaki algı ve görüşlerini belirlemektir. Araştırmada nitel araştırma yaklaşımlarından temel nitel araştırma deseni kullanılmıştır. Araştırma, 2015-2016 eğitim- öğretim döneminde Kütahya ili merkez ilçesinde görev yapan 20 sosyal bilgiler öğretmeninin katılımıyla gerçekleştirilmiştir. Araştırmaya katılan öğretmenlerin belirlenmesinde amaçlı örnekleme yöntemlerinden maksimum çeşitlilik örneklemesi kullanılmıştır. Araştırma verileri yarı-yapılandırılmış görüşmeler yoluyla toplanmıştır. Verilerin analizinde tematik analiz kullanılmıştır. Araştırma sonucunda elde edilen sonuçlar şu şekilde özetlenebilir: • Öğretmenlerin çoğunluğunun vatanseverliği ülkesi sevme olarak tanımladıkları ve sosyal bilgiler dersinde vatanseverlik eğitiminin önemli bir yere sahip olduğuna inandıkları belirlenmiştir. • Öğretmenlere göre vatanseverlik eğitimi öncelikle ailede başlamakta, daha sonra okulda devam etmekte, kitle iletişim araçları ve çevrenin etkisiyle desteklenmektedir. • Atatürk İlkeleri ve İnkılâp Tarihi dersi doğrudan vatanseverlik ile ilişkili görülmekte, sosyal bilgiler öğretim programındaki vatanseverlik ile öğrenmeler ise daha çok "Kültür ve Miras" öğrenme alanı ile ilgili görülmektedir. • Sosyal bilgiler derslerinde vatanseverlik eğitimi için öğretmenler tarafından çoğunlukla düz anlatım ve soru-cevap yöntemi kullanıldığı, yaygın kullanılan materyallerin ise, film, video ve belgeseller, resim ve fotoğraf gibi görseller ve akıllı tahta olduğu belirlenmiştir. • Model olma vatanseverlik eğitimi açısından bir öğretmenin sahip olması gereken en önemli rol olarak ifade edilmiştir. • Öğretmenlere göre programın yoğunluğu ve vatanseverlik eğitimi açısından yetersiz olması, ders saatlerinin az olması ve yapılmak istenen gezilere izin verilmemesi, eğitim politikaları ile ilgili sorunlar, ilgili görsel materyallerin az olması vatanseverlik eğitiminde sıklıkla karşılaşılan sorunlardır. • Sosyal bilgiler öğretmenleri etkili vatanseverlik eğitimi için birincil kaynakların kullanımının ve yaparak yaşayarak öğrenmelerin arttırılması, ilgili gezilerin daha sık yapılması, bütün derslerde vatanseverlik değerine yer verilmesi, ders saatinin arttırılması gibi önerilerde bulunmuşlardır. Anahtar kelimeler: Sosyal bilgiler, vatan, vatandaşlık, vatanseverlik, vatanseverlik eğitimi.

Branş öğretmenleriSosyal bilgiler dersiSosyal bilgiler eğitimi+3
Recep Yıldız
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Educational Sciences
2018
10
Master'sOpen AccessTR

Sosyal bilgiler öğretmenlerinin sosyal bilgiler dersinde kullandıkları sosyal bilgiler eğitimi gelenekleri ile ilgili görüşleri

Araştırmanın amacı sosyal bilgiler eğitiminde kullanılan gelenekleri sosyal bilgiler öğretmenlerinin görüşlerine göre değerlendirmektir. Bu araştırmayla birlikte sosyal bilgiler dersinin işlenişinde bir farkındalık yaratmak amaçlanmaktadır. Araştırmadaki verilerin analizi için parametrik testler arasında gösterilen tek yönlü varyans analizi (One-way ANOVA) ve bağımsız guruplar için uygulanan t testi kullanılmıştır. Araştırmaya Millî Eğitim Bakanlığında çalışan 139 sosyal bilgiler öğretmeni katılmıştır. Verilerin analizi doğrultusunda Sosyal bilgiler geleneklerinin derslerde kullanım durumları öğretmenlerin cinsiyet, mezuniyet durumu ve mesleki kıdem yılı gibi değişkenlerine göre değişmediği ve öğretmenlerin geleneklere ilişkin görüşlerinin bu değişkenlerden kaynaklı anlamlı bir farklılık göstermediği görülmüştür.

Geleneksel eğitimGeleneksel öğretim yöntemiSosyal bilgiler dersi+3
Mehmet Mustafa Kızık
Gaziantep University · Institute of Educational Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Hayat bilgisi dersinde yaşam becerilerinin kazandırılmasına yönelik öğretmen görüşleri

Yaşam becerilerinin kazandırılmasında Hayat Bilgisi dersinin rolünü belirlemek amacıyla yapılan bu araştırma karma yöntem modeline göre desenlenmiştir. Araştırmanın nicel bölümünde betimsel araştırmalardan tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın nitel bölümünde durum çalışması modeli kullanılmıştır. Karma yöntem modeline göre desenlenmiş olan bu araştırmanın çalışma evrenini, Gaziantep ili Nizip ilçesinin devlet ilkokullarında görev yapan sınıf öğretmenleri oluşturmaktadır. Bu evrenden nicel ve nitel araştırma bölümleri için iki örneklem alınmıştır. Araştırmanın nicel bölümünde basit olasılıklı (rasgele) örnekleme yöntemi kullanılarak 261, nitel bölümünde ise amaçlı örnekleme yöntemlerinden kolay ulaşılabilir durum örneklemesi kullanılarak 30 sınıf öğretmenine ulaşılmıştır. Araştırmanın nicel bölümünde veri toplamak amacıyla araştırmacı tarafından geliştirilen "Yaşam Becerileri Ölçeği" anketi kullanılmıştır. Araştırmanın nitel bölümünde ise veri toplamak amacıyla yine araştırmacı tarafından geliştirilen "Öğretmen Görüşme Formu" kullanılmıştır. Araştırmada elde edilen nicel verilerin analizinde SPSS 23.0 paket programı kullanılmış, SPSS programına girilen verilerin analizi için yüzde, frekans, aritmetik ortalama, t testi ve varyans analizleri yapılmıştır. Öğretmen görüşme formu yoluyla elde edilen verilerin analizinde ise betimsel analizin yüzde ve frekans analiz tekniği kullanılmıştır. Araştırmanın nicel bulgularına göre, yaşam becerilerinin kazandırılmasında Hayat Bilgisi dersinin rolü hakkında araştırmaya katılan sınıf öğretmenlerinin görüşlerinin genel olarak olumlu olduğu görülmektedir. Araştırmanın nicel bulgularına göre ise yaşam becerilerinin kazandırılmasında Hayat Bilgisi dersinin rolünü belirlemek için sorulan sorulara katılımcı sınıf öğretmenlerinin hem olumlu hem de olumsuz görüş belirttikleri görülmektedir. Nicel ve nitel bulgular birleştirildiğinde yaşam becerilerinin kazandırılmasında Hayat Bilgisi dersinin etkisinin olduğu görülürken Hayat Bilgisi dersinde bazı olumsuzlukların ve eksikliklerin olduğu da ortaya çıkmaktadır.

BeceriBeceri kazandırmaHayat bilgisi+4
Uğur Bastık
Gaziantep University · Institute of Educational Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Türk dünyası hayvan masallarının değerler aktarımı bakımından incelenmesi

Bu araştırmada amaç, Milli Eğitim Bakanlığınca hazırlanan Türkçe dersi öğretim programında anılan değerler eğitimi açısından sözlü millî kültürün yapı taşlarından olan ve artık unutulmaya yüz tutan hayvan masallarının sahip olduğu zenginliği ortaya koymaktır. Sahip olduğu işlev yönüyle sosyal yapıyı şekillendirmede başı çeken unsurlardan olan değerlerin genç nesillere kazandırılmasının, millî kültürün genç kuşağa aktarımı ve "millet olma" bakımından hayatî bir ehemmiyete sahip olduğu düşünülmektedir. Araştırmanın amaç ve nitelikleri göz önüne alındığında araştırma modellerinden doküman incelemesi araştırma modelinin içerik çözümlemesi türünün bu çalışmaya daha uygun olduğu düşünülmüştür. Türk dünyasından derlenen halk masalları içinde yer alan hayvan masalları evreninden seçilen birinci örneklemde yapılan incelemede 36 Türk hayvan masalı içinde muhtelif dağılımlarla tekrar eden 571 deyime ulaşılmıştır. Masal başına deyim ortalamasının 15,86 olduğu görülmüştür. Ana dili eğitiminde söz varlığını zenginleştirme çalışmaları açısından bakıldığında söz konusu masalların bu yönüyle bile dikkate değer bir kaynak olduğu düşünülmektedir. Taşıdığı iletiler açısından incelenen masallarda en yüksek frekansta iyilerin ödüllendirilip kötülerin cezalandırılması gerektiği" iletisi, tespit edilmiştir. Schwartz değerler ölçeğine göre incelenen 42 Türk dünyası hayvan masalında 180 değer tespit edilmiş, en yüksek frekansta iyilikseverlik değerinin olduğu görülmüştür. Kullanımda olan ortaokul Türkçe ders kitapları incelendiğinde 8 farklı ders kitabında 16 masal kullanıldığı, bu masallardan 5 tanesinin serbest okuma parçası olarak; 3 tanesinin dinleme metni olarak; 8 tanesinin ise okuma metni olarak verildiği görülmüştür. İncelenen 16 masaldan 5 tanesinin özgün veya adaptasyon masallardan oluştuğu, 3 tanesinin Beydaba'dan aktarma masallar olduğu, 8 masalın ise La Fontaine'den çeviri olduğu görülmüştür. Bu bağlamda, çeşitli özellikleri ile ele alınmış olan Türk dünyası hayvan masallarının Türkçe ders kitaplarında ve hatta yabancılara Türkçe öğretimi materyal hazırlığında faydalanılması gereken kaynaklar olduğu sonucu belirtilmiştir.

Değer aktarımıDeğerlerHayvanlar+4
Abdullah Mutlu
Kırşehir Ahi Evran University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Dijital ortamda okumanın öğrencilerin okuma alışkanlıklarına etkileri: Bir durum çalışması

Geleneksel birçok uygulama yerine 21. yüzyılın dijital dünyasında artık yeni normal sayılabilecek modern ve teknolojik uygulamalara doğru bir eğilim başlamıştır. Günümüz öğrencilerinin dijital ortamlarda çoğunlukla okul dışı zamanlarında dijital medya ile çok fazla vakit geçirdiği görülmektedir. Bu bağlamda bu çalışmanın temel amacı, dijital ortamdan okumanın öğrencilerin okuma alışkanlıklarına etkisine ilişkin öğrenciler, öğretmenler ve velilerin görüşlerinin tespit edilip ilgili alanyazın ve sonuçlarıyla desteklenerek belgelendirmektir. Araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden durum çalışması deseni kullanılmıştır. Çalışma gruplarının belirlenmesinde ölçüt ve uygun örneklem yöntemleri kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu 2021-2022 eğitim-öğretim yılında bir devlet okulunda 7. ve 8. sınıfında öğrenim gören toplam 36 öğrenci, 15 Türkçe öğretmeni ve 15 öğrenci velisi oluşmaktadır. Araştırma verileri, araştırmacı tarafından hazırlanan kişisel bilgi formu ve yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılarak yüz yüze görüşmeler yoluyla elde edilmiştir. Araştırmadan elde edilen veriler nitel veri analizlerinden betimsel ve içerik analizi kullanılarak analiz edilmiştir. Elde edilen verilerin analizi sonucunda, öğrencilerin büyük çoğunluğu tarafından dijital ortamdan okumanın okuma alışkanlıklarına olumlu etkileri olduğu, öğretmenler ve velilerin büyük çoğunluğu tarafından ise dijital ortamdan okumanın; öğrencilerin temel okuma alışkanlıklarının yerleşmiş olması, dijital okuryazarlık becerileri ve dijital yetkinliklerinin ileri seviyelerde olması ve bilinçli, amacına uygun okumalar yapıldığı taktirde okuma alışkanlıklarına olumlu etkileri olabileceği; aksi taktirde okuma alışkanlıklarına herhangi bir etkisinin olmayacağı sonuçlarına ulaşılmıştır. Araştırmanın sonuçlarına dayalı olarak dijital ortamda okumanın öğrencilerin okuma alışkanlıklarına etkilerine yönelik öneriler sunulmuştur.

Dijital okuryazarlıkDijital platformlarEkran okuma+6
Serhad Akman
Kırşehir Ahi Evran University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Yabancı dil olarak Türkçe öğretmenlerinin mesleki öz yeterlikleri ile sınıftaki farklılıklar yeterlikleri arasındaki ilişki

Eğitim-öğretimin niteliğini ortaya koyan en önemli unsurlardan birinin öğretmen niteliği olduğu söylenebilir. Verimli öğrenmenin ve öğretim hedeflerine ulaşmanın daha çok öğretmen yeterlik ve becerilerinden etkilendiğini ifade etmek mümkündür. Öğrenme ve öğretimin niteliğine etki eden önemli değişkenler arasında öğretmenlerin mesleki öz yeterlik ve sınıftaki farklılıkları yönetme yeterliklerinin de olduğu düşünülmektedir. Öz yeterlik, bireyin bir görevi ya da amaçladığı şeyi başarmak için ihtiyaç duyduğu şeyleri planlama, düzenleme ve uygulamaya yönelik olan inancıdır. Sınıftaki farklılıklar denince sadece etnik farklılıklar değil cinsiyet, din, dil, ırk, engelli olma gibi durumları da kapsamaktadır. Sınıftaki farklılıkları yönetme de sınıf içinde bu farklılıkların farkında olma, hoşgörülü olma, öğrencilerin birbirine yakınlık duymasını sağlama olarak tanımlanmaktadır. Bu çalışmada öğretmenlerinin mesleki öz yeterlik inançları ile sınıftaki farklılıkları yönetme yeterliği algıları arasındaki ilişkinin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırma, nicel desende ilişkisel bir tarama çalışmasıdır. Çalışma evrenini, 2021-2022 Eğitim-Öğretim Yılı'nda Kırşehir İl Millî Eğitim Müdürlüğüne bağlı ortaokullarda görev yapan ve sınıflarında yabancı uyruklu öğrenciler bulunan sınıf ve Türkçe öğretmenleri oluşturmaktadır. Örneklem, bu evrenden basit seçkisiz örnekleme yöntemiyle belirlenmiş 238 sınıf ve Türkçe öğretmeninden oluşmaktadır. Araştırmanın verileri "Kişisel Bilgi Formu", "Öğretmenlik Mesleğine Yönelik Öz Yeterlik İnancı Ölçeği" ve "Sınıftaki Farklılıklar İçin Öğretmen Yeterlikleri Ölçeği" kullanılarak toplanmıştır. Verilerin analizi, SPSS 25.0 paket programı kullanılarak yapılmıştır. Önce verilerin normallik dağılım gösterip göstermediğine bakılmış ve normal dağılım gösterdiği görülmüştür. Cinsiyet, branş ve mesleki deneyim gibi değişkenlere yönelik bağımsız gruplar t testi yapılmış ve ikiden çok değişkenler içinse ANOVA testi kullanılmıştır. Öğretmenlik mesleğine yönelik öz yeterlik inançlarının cinsiyet, branş ve mesleki deneyime göre analizleri yapılırken MANOVA analizleri yapılmıştır. Son olarak sınıftaki farklılıklara yönelik yeterlik algıları ile öğretmenlik mesleğine yönelik yeterlik inançları arasında korelasyon analizi yapılmıştır. Öğretmenlerin mesleki yeterlik inanç düzeylerinin oldukça yeterli olduğu saptanmıştır. Öğretmenlerinin sınıftaki farklılıklar için öğretmen yeterlik algılarının güvenirim düzeyinde olduğu anlaşılmıştır. Öğretmenlerin mesleki öz yeterlik inançları öğretmen katılımında yeterlik alt faktöründe branş değişkenine göre sınıf öğretmenleri lehine anlamlı bir farklılık olduğu tespit edilmiştir. Öğretmenlerin sınıftaki farklılıklara yönelik öğretmen yeterlikleri algılarının cinsiyet, branş ve mesleki deneyime göre anlamlı bir farklılık göstermediği saptanmıştır. Anahtar Kelimeler: Öğretmen Öz Yeterliği, Sınıftaki Farklılıkları Yönetme Yeterlikleri, Türkçe öğretmenleri.

Dil eğitimiMesleki yeterlilikTürkçe öğretimi+5
Salih Şentürk
Kırşehir Ahi Evran University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Sosyal bilgiler öğretmen adaylarının 7. sınıf sosyal bilgiler dersi tarih kavramlarına ilişkin kavram yanılgılarının tespiti

İletişimin en temel unsurlarından olan kavramlar, kimi zaman bireyler tarafından bilimsel anlamının dışında kullanılıp yanılgı içerebilmektedir. Bu kavram yanılgılarıyla hem gündelik hayatta hem de eğitim öğretim ortamında sıklıkla karşılaşılabilmektedir. Bu çalışma ile sosyal bilgiler 7. sınıf ders kitabında yer alan tarih disiplinine ait 19 adet kavram kullanılarak sosyal bilgiler dördüncü sınıf öğretmen adaylarının bu kavramlara yönelik yanılgı durumu ölçülmüştür. Bu çalışmada nicel araştırma desenlerinden tarama modeli kullanılmıştır. Çalışmanın evreni Ege Bölgesi'nde yer alan üç devlet üniversitesinde öğrenim gören dördüncü sınıf sosyal bilgiler öğretmen adaylarıdır. Veriler, 2018-2019 eğitim yılının bahar döneminde bu üniversitelerde derslere devam eden 108 adet öğrenciden toplanmıştır. Veriler toplanırken araştırmacı tarafından geliştirilen üç aşamalı teşhis testi (Tarih Kavramları Yanılgı Testi) kullanılmıştır. 19 adet kavramın her biri için kavram yanılgısı yoktur, kavram yanılgısı vardır, bilgi eksikliği vardır şeklinde kategorik sınıflandırma yapılmış ve öğrencilerin üç aşamalı sorulara verdiği yanıtların kombinasyonu MS Excel ve SPSS'te düzenlenmiştir. Böylece öğrencilerin kavram yanılgı durumları tespit edilerek üniversiteler arası karşılaştırma yapılmıştır. Araştırma sonucunda öğretmen adaylarının meslek yaşamlarında öğretecekleri kavramlara, bilimsel anlamda ne düzeyde sahip oldukları ortaya çıkarılmıştır. Buna göre en fazla yanılgıya sahip olunan kavramlar Kil Tablet, Ahilik, Pisagor'dur. 'Kavram yanılgısı yoktur' kategorisinde en yüksek orana sahip olunan kavramlar ise Lonca, Matbaa, Pusula, Rönesans'tır. Bununla birlikte en fazla bilgi eksikliğine sahip olunan kavramlar ise Vakıf, Kubbealtı ve İbn Sina olmuştur. Ayrıca üniversiteler arası kavram yanılgı durumu karşılaştırılmıştır. Bu sonuçlardan yola çıkarak gelecekte yapılabilecek çalışmalar için araştırmacılara önerilerde bulunulmuştur.

Aday öğretmenlerKavram yanılgısıSosyal bilgiler+6
Hatice Özkan
Aydın Adnan Menderes University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Atatürk ilkeleri ve inkılap tarihi dersinin uzaktan eğitim yoluyla verilmesi konusunda öğrenciler ve öğretim elemanları ne düşünüyor? Tek durumlu bir örnek olay çalışması

I. Dünya Savaşı sonrasında ülkesi parçalanan Osmanlı Devleti'nin yerine kurulan Genç Türkiye Cumhuriyeti'ni kuranlar, çağdaş, demokratik ve milli bir devlet kurmayı amaçlamışlardır. Bu amaçla daha devletin kuruluş aşamasında siyasal, sosyal, ekonomik ve kültürel alanda büyük yenilikler yapmışlardır. Cumhuriyeti kuran kadro Mustafa Kemal önderliğinde Cumhuriyet rejiminin gerektirdiği insan tipini yetiştirmek amacıyla başta öğretim birliğini sağlamış, harf devrimini gerçekleştirmiş ve kara cahilliği yok etmek amacıyla millet mekteplerini yürürlüğe koymuştur. Yine bu kadro cumhuriyetin modernleşme ideolojisini halka yaymak amacıyla 1932'de halk evlerini kurarak taşraya kadar halkı bilinçlendirmek ve cumhuriyet rejiminin gerektirdiği bilinçli, çağdaş bireyler yetiştirmeye çalışmışlardır. Bir yandan bu tür çalışmalar yapılırken diğer yandan da Türk devriminin hangi aşamalardan geçerek gerçekleştiğini, diğer ülkelerde gerçekleşen devrimler ile karşılaştırmalı olarak ortaya koymak ve Atatürkçü düşünce sistemini yeni yetişen gençlere ve halka yaymak amacıyla İnkılap Tarihi dersleri devreye sokulmuştur. İnkılap Tarihi dersleri klasik tarih dersi niteliğinden çok öte bir ders olarak düşünülmüştür. Günümüzde ortaöğretim ve üniversitelerde okutulan İnkılap Tarihi derslerinin temeli 1925'e kadar gitmektedir. Nitekim üniversite reformu sonucu Darülfünun yerine oluşturulan İstanbul Üniversitesinde açılan İnkılap Tarihi Enstitüsünde ilk ders dönemin Milli Eğitim Bakanı (Maarif Vekili) Yusuf Hikmet Bayur tarafından verilmiştir. Dersin sistemli olarak verilmesi, 1934-1935 Eğitim-Öğretim yılından itibaren başlamıştır. Dersin sorumluluğu 1942'den itibaren Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesine bağlı olarak kurulan Türk İnkılap Tarihi Enstitüsüne verilmiştir. Diğer yandan 14 Mayıs 1950 seçimleriyle iktidara gelen Demokrat Parti 27 Mayıs 1960 askeri darbesiyle iktidardan uzaklaştırılmıştır. 1960 darbesinden sonra ders ''Türk İnkılap Tarihi'' ve ''Türkiye Cumhuriyeti Rejimi'' ismini almıştır. Sonraki yıllarda dünyadaki konjonktüre bağlı olarak 1968 hareketinden etkilenerek dersin adı ''Türk Devrim Tarihi'', Kenan Evren önderliğinde yapılan 12 Eylül 1980 askeri darbesi sonrasında da dersin ismi bir kez daha değiştirilerek ''Türk İnkılap Tarihi'', 1981'de ''Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi'' olmuştur. Günümüzde ön lisans ve lisans programlarına kayıt olan tüm yükseköğretim öğrencileri bu dersi almak zorundadır. Ders, dersi veren öğretim elemanları ve dersi alan öğrenciler tarafından başlangıç aşamasındaki aynı heyecanı ve hevesi taşımasa da ders varlığını devam ettirmektedir. Günümüzde üniversite rektörleri ve dersin bağlı olduğu kurumlar (Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Bölüm Başkanlığı gibi) kişiler dersin uzaktan ya da yüz yüze verilmesinde doğrudan etkili olmaktadır. Nitekim başta bazı devlet üniversiteleri ve vakıf üniversiteleri olmak üzere dersleri sanal ortamda ve uzaktan eğitim yoluyla verilmektedir. Diğer yandan derse daha sahip çıkan üniversitelerde ise, ders yüz yüze yapılmaktadır. Bu çalışmanın amacı, Ege Bölgesinde 1992'de kurulmuş olan bir kamu üniversitesinde sanal ortamda uzaktan eğitim yoluyla yürütülen Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi derslerinin öğrenci ve öğretim elemanı görüşleri temelinde değerlendirilmesidir. Bu çalışmanın amacı, Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi dersinin bu üniversitede dersi yürüten 8 öğretim elemanı ile derse katılan 105 öğrencinin görüşlerini alarak dersin uzaktan yürütülmesinin 2017-2018 Eğitim-Öğretim yılını temel alarak değerlendirilmesidir. Betimsel desende tasarlanan bu nitel çalışmada, veriler yarı yapılandırılmış görüşme tekniği ile toplanmıştır. Çalışma grubu amaçlı örneklem türlerinden maksimum çeşitlilik tekniği ile belirlenen 105 öğrenci ve 8 öğretim elemanı olmak üzere 113 katılımcıdan oluşmaktadır. Görüşmelerden elde edilen veriler betimsel analiz ve içerik analizi ile değerlendirilmiştir. Araştırmada elde edilen bulgulardan çıkardığımız sonuçlardan bazıları şu şekildedir; Öğrencilerin yarıdan fazlasının(F:65) ders materyalleri ile konu özet ve videoları izlemedikleri saptanmıştır. Görüşmeye katılan öğrencilerin (F:16)'sı dersi izlediğini ve ders materyallerini yeterli bulduğunu dile getirirken, 24 öğrencinin izlediği ancak yeterli bulmadığı belirlenmiştir. Öğrencilerin büyük bir kısmı (F:99) Öğretim elemanına hiçbir soru sormadığı belirlenmiştir. Geriye kalan öğrencilerin büyük bir kısmı ise dersle ilgili değil özlük hakları ile ilgili sorular sordukları belirlenmiştir. Öğrencilerin büyük bir kısmının (F:77) dersi yüz yüze işlemenin daha iyi olacağı düşüncesinde olduğu belirlenmiştir. Yüz yüze eğitime taraftar olmayan öğrenciler ise bunun gerekçesi olarak maddi anlamda tasarruf sağladığı nedeniyle yüz yüze yapılmasının uygun olmadığını saptamıştır. Görüşmeye katılan 105 öğrenciden elde edilen verilere göre öğrencilerin %65'nin dersten verim almadığı belirlenmiştir. Çalışmaya katılan 8 öğretim elemanının görüşlerinden elde edilen bulgulardan hareketle, şu sonuçlar saptanmıştır. Buna göre; görüşmeye katılan 3 öğretim elemanı uzaktan eğitim uygulamasının üniversite yönetimi tarafından uygun görüldüğünü belirtmiştir. Bu bulgulardan hareketle üniversite yönetimi özellikle yakın çevrede bulunan üniversitelerdeki yönetimin siyasi gelişmelerden etkilendiği sonucuna ulaşılmıştır. Çalışmaya katılan 2 öğretim elemanın elde edilen bulgulara göre üniversitede öğrenci sayısının artması buna paralel olarak yeterli sınıfın olmaması uzaktan eğitim uygulamasına geçilmesindeki faktörlerden biri olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Öğrenci ve öğretim elemanlarından elde ettiğimiz verilere göre, AİİT dersi uzaktan eğitim yoluyla değil, yüz yüze sınıf ortamında görsel ve yazılı materyallerin daha da geliştirilerek verilmesi belirlenmiştir. Anahtar Sözcükler: Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi, Sanal Sınıf, Uzaktan Eğitim, Etkileşimli Sınıf, Nitel Araştırma, Yükseköğretim.

Tarih eğitimiTarih öğretimiTürk inkılap tarihi ve Atatürkçülük dersi+4
Sezen Sığın
Aydın Adnan Menderes University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de Cumhuriyet Döneminde mesleki ve teknik eğitime bir örnek: Söke Ziraat Okulu (1970-2005)

1970-2005 yılları arasında hizmet veren ve Türkiye'de sayılı okullardan biri olan Söke Ziraat Teknik Lisesi derinlemesine incelenmeye çalışılmıştır. Söke Ziraat Teknik Lisesi kuruluşundan kapanmasına kadar geçen süreçte öğrenciler, ders müfredatları ve saatleri, kültürel ve sportif faaliyetleri açısından ele alınmıştır. Tez araştırmasının amacı, araştırmanın önemi, problem cümlesi ve alt problemler, araştırmanın sınırlılıkları, araştırmanın yöntemi, veri kaynakları ve veri toplama araçları hariç beş ana bölümden oluşmuştur. Birinci bölümde Türkiye'de tarım ve eğitimle ilgili genel bilgiler verilmiştir. Özellikle mesleki eğitimde tarım eğitimi üzerinde durulmuştur. Daha özelde Söke'de tarım ve eğitimle ilgili veri toplanmıştır. İkinci bölümde araştırmada kullanılan yöntem başka bir deyişle araştırmanın metodolojisinden bahsedilmiştir. Üçüncü bölümde Söke Ziraat Teknik Lisesi kuruluşu ve idari yapısı, istihdam durumu ifade edilmiştir. Dördüncü bölümde okula öğrenci alımı, okulun masraflarının karşılanma usulleri, statü değişimleri ve okulun eğitim- öğretimi ifade edilirken okutulan dersler ve içerikleri detaylandırılmıştır. Hatta Söke Ziraat Teknik Lisesi haftalık ders saatleri genel lise ve diğer meslek liseleri ile karşılaştırılmıştır. Beşinci bölümde ise Söke Ziraat Teknik Lisesi sportif ve kültürel faaliyetleri ele alınmıştır. Ayrıca Söke Ziraat Teknik Lisesi'nin Türkiye ve Söke'ye etkileri ele alınmıştır. Özellikle Söke tarımı ve eğitimine etkileri detaylandırıldığı gibi tarım makineleri imalatçılarına önderlik etmesi üzerinde durulmuştur. Günümüzde TAYEM'e dönüşerek varlığını sürdürmesinin ve okulun kapanmasının Söke'ye etkileri üzerinde durulmuştur.

Aydın-SökeCumhuriyet DönemiMesleki eğitim+3
Eda Elşan Atağan
Aydın Adnan Menderes University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaokul sosyal bilgiler ders kitaplarında toplumsal cinsiyet

Eğitim öğretim sürecinin en önemli araçlarından biri olan ders kitapları, bireylerin toplumsallaşma sürecindeki rollerini yansıtması açısından bir sonraki neslin oluşmasında ve cinsiyet rollerinin üretilmesi ve devamında da etkin bir role sahiptir. Bu araştırmanın amacı MEB tarafından okutulmasına izin verilen Ortaokul Sosyal Bilgiler ders kitaplarındaki sözlü ve sözsüz iletileri toplumsal cinsiyet rolleri çerçevesinde incelemektir. Sosyal Bilgiler dersinin amaçlarının ve kazanımlarının bireylerin toplumsal cinsiyet algılarını etkilediği düşüncesi doğrultusunda Sosyal Bilgiler ders kitapları incelenmiştir. Araştırma nitel araştırma ilkelerine göre yapılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu 2018-2019 ve 2019-2020 eğitim öğretim yıllarında ortaokul 5. 6. ve 7. sınıflarda kullanılan Sosyal Bilgiler ders kitapları oluşturmaktadır. Her iki eğitim-öğretim yıllında her sınıf seviyesi için bir kitap kullanılmış yani toplamda 6 kitap incelenmiştir. Bu altı kitabın 2 tanesi MEB tarafından basılırken 4 tanesi özel yayınevleri tarafından basılmıştır. Ders kitaplarında yer alan sözlü ve sözsüz iletiler doküman inceleme yöntemi ile toplanıp elde edilen veriler içerik çözümlemesi yoluyla analiz edilmiştir. Bunun için kitaplarda yer alan sözlü ve sözsüz iletiler; kadın ve erkeklerinin nicel olarak temsili, kadın ve erkeklerin temsil edildikleri alanlara göre sunumu, kadın ve erkek isimlerinin nicel olarak yer alma sıklığı ve kadın ve erkeklerin mesleklere göre temsiline yönelik kategoriler oluşturulmuştur. Belirlenen kategorilere dair tablolar oluşturularak elde edilen bulgular sunulmuştur. Araştırmadan elde edilen sonuçlar neticesinde sözlü ve sözsüz iletilerde erkeklerin temsil sıklığı nicel olarak kadınlardan fazladır. Kamusal-özel alana dair yapılan incelemede erkeklerin kamusal alanlarda görünürlüğünün kadınlardan daha fazla olduğu, kadınların ise daha çok özel alanlarda yer aldığı görülmüştür. Kadın ve erkek isimlerinin nicel olarak kullanım sıklığına bakıldığında ise erkek isimlerinin daha fazla olduğu, özellikle bazı ünitelerde bu farklılığın daha çok ortaya çıktığı bulgusuna ulaşılmıştır. Kadın ve erkeklerin mesleklerine yönelik temsillerinde ise toplumsal cinsiyet kalıp yargılarına uygun temsillerin yer aldığı görülmüştür. Bunun sonucu olarak Ortaokul Sosyal Bilgiler ders kitaplarının toplumsal cinsiyet kalıp yargılarını yansıttığı, erkekler güç sahibi olarak gösterilirken, kadınlar ise ev ve çocuk bakımıyla özdeşleştirildiği tespit edilmiştir. Sonuçlara bakıldığında incelenen ders kitaplarının cinsiyet eşitsizliğinin yeniden üretilmesine sebep olabileceği söylenebilir. Anahtar Kelimeler: Cinsiyet, Ders Kitapları, Eğitim, Sosyal Bilgiler, Toplumsal Cinsiyet.

Ders kitaplarıOrtaokullarSosyal bilgiler dersi+3
Sibel Dündar
Aydın Adnan Menderes University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye ceza infaz kurumlarında eğitim-öğretim, sosyo-kültürel ve psiko-sosyal faaliyetler (2012-2016)

Araştırmada, Adalet Bakanlığı Ceza Tevkif Evleri Genel Müdürlüğünün Birim Faaliyet Raporları incelenerek Türkiye ceza infaz kurumlarında 2012 ve 2016 yılları arasında hükümlü ve tutuklulara yönelik uygulanan eğitim-öğretim, sosyo-kültürel ve psiko-sosyal faaliyetlerin neler olduğu tespit edilmiştir. Bu kapsamda ceza infaz kurumlarında hükümlü ve tutuklulara yönelik eğitim, öğretim faaliyetleri, mesleki eğitim faaliyetleri, dini gelişim ve manevi rehberlik faaliyetleri, kütüphane, kitaplık faaliyetleri, psiko-sosyal faaliyetler, sosyal, kültürel ve sportif faaliyetler ele alınmıştır. Araştırmaya temel olması açısından, kavramsal çerçeve kapsamında hapis cezalarının tarihsel gelişimi incelenmiş olup bu doğrultuda Tanzimat dönemi, Cumhuriyet dönemi ceza infaz kurumları ile ilgili olarak cezaevi kurumu ortaya çıkmadan önce hapis türleri açıklanmıştır. Tanzimat döneminde 1840 tarihli Kanun-ı Ceza ile kürek cezası ve hapis cezası uygulanmaya başlanmıştır. 1851 tarihindeki Kanun-ı Cedit ile kürek cezası ve hapis cezasının uygulanmasına devam edilmiştir. 1858 tarihinde Ceza Kanunname-i Hümayun ile uygulanan cezalara kalebentlik cezası da eklenmiştir (Sarıdiken, 2014:20).Tanzimat döneminde çıkarılan kanunlar ile birlikte bedene yönelik cezalandırma yerini, suçluyu ıslah etmeyi amaçlayan hapishanelerin oluşmasına bırakmıştır (Demir, 2013:30).Osmanlı çöküş sürecinde on yıl savaş ve sonrasında kurulan genç Türkiye Cumhuriyeti bu alanı yeniden çağdaş, laik ve hukuka dayalı olarak güncellemiştir. Cumhuriyetin ilanından sonra devletin her alanında Mustafa Kemal Paşa önderliğinde gerçekleştirilen modernleştirme çalışmaları ceza infaz kurumlarında da gerçekleşmiştir. 1926'dan itibaren ceza infaz kurumlarındaki hükümlü tutukluların ihtiyaçları doğrultusunda hukuki düzenlemeler yapılmıştır. 1926 tarihinde 765 sayılı Türk Ceza Kanunu yürürlüğe girmiştir.1929 yılında cezaevleri İç İşleri Bakanlığından alınarak Adalet Bakanlığına bağlanması ile birlikte değişim süreci başlamıştır. Adalet Bakanlığı hükümlülerin çalıştırılarak ıslah edilmesi yönünde çaba sarf etmiştir (Sarıdiken, 2014:21) Cumhuriyet döneminin cezaevlerine bakışı Mustafa Kemal Paşa'nın "Efendiler, cezaevleri sorunu çok önemlidir. Kişisel özgürlüğü kaldırılan vatan evladının, ceza süresi sonunda, topluma yararlı olarak yetiştirilmesi gerekir" sözlerinden anlaşılmaktadır. Cezaevlerinin sadece cezanın infaz edildiği yer olarak görülmeyip hükümlü ve tutukluların eğitimine, meslek edinmesine de önem verilen onları toplum hayatına kazandıran bir kurum olduğu vurgulanmaktadır (Kurt, 2013:38). 1965 tarihinde 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanun ile modern infaz usulleri benimsenmiştir. 1 Haziran 2005 tarihinde yürürlüğe giren ve Türk Ceza Adalet Sistemi'nin üç temel yasasından biri olan 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun (CGTİHK) infaz hukukunun temel esaslarını düzenlemektedir (Artuk ve Alşahin, 2016:181) Araştırmada; birey, devlet ve toplum hayatına katkıları açısından ceza infaz kurumlarında yürütülen eğitim-öğretim, sosyo-kültürel ve psiko-sosyal faaliyetler değerlendirilmiştir. Ceza infaz kurumlarında eğitim-öğretim, sosyo-kültürel ve psiko-sosyal anlamda yapılan faaliyetler ele alınarak, bu faaliyetlere katılım sayıları incelenmiştir. Araştırma, ceza infaz kurumlarında eğitim-öğretim, sosyo-kültürel ve psiko-sosyal faaliyetleri bir bütün olarak ele alan ilk araştırma olması açısından önemlidir. Araştırmada veri kaynağı olarak; Adalet Bakanlığı Ceza Tevkif Evleri Genel Müdürlüğü'nün Birim Faaliyet Raporları ve bu alanda yapılmış olan yüksek lisans tezleri, doktora tezleri, makaleler, kitaplar, gazeteler kullanılmıştır. Anahtar kelimeler:suç,egitim-ogretim faaliyetleri, sosyo-kültürel faaliyetler, psiko-sosyal faaliyetler.

Ceza infaz kurumlarıEğitim faaliyetleriHükümlüler+2
Fatma Uygun
Aydın Adnan Menderes University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Sosyal bilgiler öğretimi programındaki değerler bağlamında Atatürk'ün nutkunun incelenmesi

Sosyal bilgiler öğretimi programlarında değerler eğitimi özellikle 2005 yılından itibaren daha önemsenerek yer almaktadır. Bu kapsamda Milli Eğitim Bakanlığı resmi ideoloji ile birlikte evrensel değerlerinde nesillere benimsetilmesi amaçlanmaktadır. Edebi metinler değerler eğitiminde etkili bir şekilde kullanılan araçlardır. Nutuk'ta hem edebi hem de tarihi bir eser olması sebebiyle sosyal bilgiler öğretimi programlarında etkili bir biçimde kullanılabilecek bir eserdir. Nutuk, yakın Türk tarihinin Türk milletinin kurtuluş destanını ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin kuruluşunu tüm sosyal, siyasi ve askeri yönleriyle bizzat kurtuluş mücadelesini organize eden ulu önderimiz Mustafa Kemal Atatürk'ün kendi kalemiyle ele aldığı eserdir. Nutuk Atatürk tarafından yazıldığı tarihte çok akıcı bir Türkçe kullanılarak ele alınmıştır. Nutuk Atatürk'ün şahsi hayatını karıştırmadan sadece siyasi ve askeri hatıralarını vesikalarıyla birlikte ortaya koyduğu tarihi ve edebi bir metin olma özelliği taşımaktadır. Bu çalışmada veri toplama tekniği olarak doküman incelemesi kullanılmıştır. Nutuk içinde Milli Eğitim Bakanlığı Sosyal Bilgiler Öğretimi programlarında tanımlanan on sekiz adet değerin işlenip işlenmediği araştırılmış, bu incelemeyle Nutuk içinde yer alan bu değerlerin sosyal bilgiler öğretiminde kullanımının artırılması hedeflenmiştir. Araştırmanın sonucunda bu değerlerden en çok vurgulananlardan başlayarak sırasıyla bağımsızlık, özgürlük, vatanseverlik, barış, dayanışma, sorumluluk, eşitlik, çalışkanlık, bilimsellik, aile birliğine önem verilmesi değerlerinin olduğu görülmüştür. Dürüstlük, yardımseverlik, estetik, duyarlılık, sevgi, saygı ve tasarruf değerlerinin ise Nutuk'un genel ruhu içinde varolmakla birlikte ayrıca işlenmedikleri tespit edilmiştir. Bunun sebebi vatanın ve milletin zor durumda olduğu bir milli mücadele ortamında öncelikle bağımsızlık, özgürlük ve vatanseverlik değerlerinin ön plana çıkmış olması olduğu düşünülmektedir.

Atatürk, Mustafa KemalDeğerlerDeğerler eğitimi+4
Hamza Uyanık
Aydın Adnan Menderes University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaokul öğrencilerinin demokratik tutumlarının yaşam doyumuna etkisi

Ortaokul öğrencilerinin demokratik tutumları ile yaşam doyumları arasındaki ilişkiyi araştırmayı amaçlayan bu çalışmada, ilişkisel tarama türünde nicel araştırma yöntemleri uygulanmıştır. Araştırmanın evrenini, 2017-2018 eğitim öğretim yılında Şehitkâmil ilçesindeki okulların 7. ve 8. Sınıf öğrencileri oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini ise, 2 resmi ortaokuldan tesadüfî yöntemle (Karasar, 1994) seçilen 251 (% 51)'i kız, 249 (% 49)'u erkek olmak üzere toplam 500 yedinci ve sekizinci sınıf öğrencisi oluşturmaktadır. Bu öğrenciler Vicdan Ahmet Güner Ortaokulu ile Aysel Tekinalp Ortaokulunda öğrenim görmektedirler. Araştırmada veri toplamak amacıyla, Şimşek (2011) tarafından geliştirilen Demokratik Tutum Ölçeği ve Diener, Emmons, Larsen ve Griffin (1985) tarafından geliştirilen, Dağlı ve Baysal (2016) tarafından Türkiye koşullarında geçerlik ve güvenirlik çalışması yapılan Yasam Doyumu Ölçeği kullanılmıştır. Veriler düzenlenerek istatistiksel analizlerinin yapılabilmesi için, SPSS 22.0 programından yararlanılmış, SPSS programına girilen verilerin analizi için yüzde, frekans, aritmetik ortalama, t testi, korelasyon ve regresyon analizleri yapılmıştır. SPSS programına girilen verilerin analizi için yüzde, frekans, aritmetik ortalama, t testi ve varyans analizleri yapılmıştır. Araştırma sonucunda, kız öğrencilerin erkek öğrencilere oranla; 8. sınıf öğrencileri ise 7. sınıf öğrencilerine göre daha fazla demokratik tutuma sahip oldukları ortaya çıkmıştır. Bununla birlikte 7. Sınıf öğrencilerinin 8. Sınıf öğrencilerine göre yaşam doyumları daha yüksek çıkmıştır. Aynı zamansa ailenin aylık gelirinin demokratik tutumla anlamlı bir ilişkisi bulunamamışken, aylık gelirin düştükçe yaşam doyumunun da düştüğü sonucuna ulaşılmıştır. Demokratik tutum ile yaşam doyumu arasında pozitif yönlü ve anlamlı bir ilişki olduğu saptanmıştır. Anahtar kelimeler: Demokrasi, Demokratik Tutum, Yaşam Doyumu, Öğrenci, Ortaokul

DemokrasiDemokratik eğitimDemokratik tutum+6
Pınar Kayhan
Gaziantep University · Institute of Educational Sciences
2020
00
DoctorateOpen AccessTR

Sosyal bilgiler öğretmenlerinin tartışmalı konuların öğretimine ilişkin görüş ve uygulamaları

Günümüzde küreselleşen dünyada çoğu konu tartışmalı bir hale gelmiştir. Tartışmalı hale gelen bu konular toplumu ve toplumun bir parçası olan bireyi etkilemektedir. Toplumun bireylerden beklentisi ise, dünyada ve kendi toplumlarında var olan tartışmalı konuların farkında olması ve tartışılan bu konulara çözüm üretebilmesidir. Sosyal bilgiler dersi bireye, bu özelliklerin kazandırılmasında yardımcı olur. Bu nedenle, toplumsal konuları içinde barındıran sosyal bilgiler eğitimi için tartışmalı konular önemlidir. Tartışmalı konuların öğretiminde öğretmenler önemli bir role sahiptir. Derslerinde tartışmalı konulara yer veren sosyal bilgiler öğretmenleri, öğrencilerine ülke ve dünya sorunlarına duyarlı olmayı öğretirken, öğrencilerin yurttaşlık yeterliliğini geliştirebilir. Bu durumdan hareketle ise, araştırmanın amacı sosyal bilgiler öğretmenlerinin tartışmalı konuların öğretimine ilişkin görüş ve uygulamalarını incelemektir. Bu araştırmada, nicel ve nitel yöntemin bir arada kullanıldığı karma araştırma (mixed methods) modeli kullanılmıştır. Araştırmanın verileri anket ve yarı yapılandırılmış gözlem formları ile toplanmıştır. Yazıcı ve Seçgin (2010) tarafından öğretmen adayları için geliştirilen ölçek, 26 ilde 646 sosyal bilgiler öğretmenine uygulanmıştır. Nicel verilerin değerlendirilmesinde frekans, aritmetik ortalama, standart sapma, t-testi ve tek yönlü varyans analizi kullanılmıştır. Gözlemler 2014-2015 eğitim öğretim yılının ikinci yarısında Kırşehir ilinde gerçekleştirilmiştir. Dört farklı sosyo-ekonomik düzeye sahip okulda görev yapmakta olan sekiz sosyal bilgiler öğretmeninin dersleri gözlemlenmiştir. Yarı yapılandırılmış gözlem formu ile elde edilen verilerin değerlendirilmesinde içerik analizi kullanılmıştır. Araştırmanın sonucunda, sosyal bilgiler öğretmenlerinin tartışmalı konulara sınıf ortamında yer verdikleri fakat bu konuların daha çok öğretim programında yer alan konular olmasına dikkat ettikleri sonucuna varılmıştır. Sosyal bilgiler öğretmenlerinin Türkiye'de tartışmalı olarak gördükleri konular ile sınıf ortamına getirdikleri tartışmalı konular farklıdır. Öğretmenler tartışmalı konuların öğretimi esnasında kendi görüşlerini dile getirmediklerini, tarafsız kaldıklarını belirtmektedirler. Oysa uygulamada öğretmenlerin tartışmalı konuların öğretiminde kendi görüşlerini saklamayıp ifade ettikleri sonucuna ulaşılmıştır. Öğretmenler tartışmalı konuları sınıfa taşımadaki amaçlarının demokratik bir sınıf ortamı oluşturmak olduğunu ifade etmişlerdir. Tartışmalı konuların öğretiminde öğrenciden kaynaklı sorunların dışında, öğretmenler akademik, mesleki ve duygusal yönlerden kaynaklı sorunlar yaşamaktadırlar.

Sosyal bilgilerSosyal bilgilerSosyal bilgiler dersi+5
Durdane Öztürk
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessEN

Implementation of the Russian smart power in Central Asia

Three decades later after collapsing of the Soviet Union, its successor Russia still remains a strong influencing political power in Central Asia. It is a matter of fact that some of these countries wield crucial mineral wealth and the others have a huge electricity production potential that attracts attention of other political players. Its strategic transit routes as well as its location near Afghanistan draw the interests of big geopolitical powers, namely US, European Union, India and China. Factually one cannot ignore the close religious, cultural, and language ties of these ethnically Turkic people of Kazakhstan, Kyrgyzstan, Uzbekistan, Turkmenistan with Türkiye and Persian ties of Tajikistan with Iran which make both Türkiye and Iran highly interested in the states of Central Asia. However, none of the aforementioned countries have an as strong an influence as Russia does in that region. This article discusses about how Russia implements its smart power worldwide in general and in the Central Asian states in particular.

Smart powerCentral AsiaCentral Asia policy+5
Doston Asoev
Ankara Social Science University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Eğitim bilişim ağında (EBA) yer alan soruların Türkçe öğretim programıyla karşılaştırılması

EBA, MEB'in eğitimde teknolojiyi yaygınlaştırmak için başlattığı FATİH Projesi'nin uygulama alanlarından biridir. EBA'ya ait genel ağ sitesinde derslere ait konu anlatım kaynakları, sorular, videolar, ses dosyaları yer almaktadır. EBA sisteminde öğretmen ve öğrencilerin kullanabileceği çok sayıda soru bulunmaktadır. Bu soruların bir kısmı çoktan seçmeli sorulardan oluşurken bir kısmı da açık uçlu sorulardan oluşmaktadır. Bu araştırmanın amacı, EBA genel ağ sitesinde yer alan ortaokul düzeyindeki soruların incelenmesi ve TDÖP ile uyumluluğunun ortaya konulmasıdır. Araştırmada öncelikle Fatih Projesi, EBA, dil ve teknoloji ilişkisi, TDÖP gibi konulardan söz edilmiş daha sonra EBA'da Türkçe dersine ait üniteler ve bu ünitelerin alt başlıklarında yer verilen sorular ele alınmış ve bu sorular TDÖP'teki kazanımlarla karşılaştırılmıştır. Anahtar Kelimeler: Eğitim Bilişim Ağı (EBA), FATİH projesi, Öğretmen, Öğrenci, Türkçe Dersi Öğretim Programı.

Eğitim Bilişim AğıEğitim teknolojisiFatih Projesi+6
Veysel İnce
Fırat University · Institute of Educational Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

1928 yılında yayımlanan "Kız ve Erkek Çocuklara Kıraat Kitabı" ile "2016-2017 Türkçe Ders Kitabı"ndaki metinlerin tema ve metin türleri yönünden karşılaştırılması

Tarihsel süreç içerisinde Türkçe eğitimi değerlendirildiğinde, Cumhuriyet'in kurulmasıyla birlikte ana dili eğitimi çalışmalarının hız kazandığı ve bu alanda devrim niteliği taşıyacak çalışmaların yapıldığı görülmektedir. Her şeyden önce denilebilir ki, Osmanlı dönemindeki din merkezli eğitim politikası, Cumhuriyet'in kurulması ile birlikte yerini millî ve laik bir eğitim politikasına bırakmıştır. Cumhuriyet döneminde bu maksatla eğitim toplantıları (Heyet-i İlmiye, Eğitim Şurası, Maarif Kongresi vs.) yapılmış, Tevhid-i Tedrisat Kanunu çıkarılmış, öğretim programları yeniden düzenlenmiştir. Bu dönemde, Türkçe Öğretim Programları ile belirlenen hedeflerin öğrenciye kazandırılmasında temel araç konumunda olan ders kitaplarının programa uygun şekilde hazırlanması için gösterilen çabalar günümüzde de devam etmektedir. Eğitimde izlenen strateji ve yöntemlerin sürekli geliştirilmesi, materyallerin niteliklerini de değiştirmiştir. Bu çalışma, 1928 yılında okuma becerisinin kazandırılmasına yönelik olarak hazırlanan Kız ve Erkek Çocuklara Kıraat Kitabı ile 2016-2017 eğitim-öğretim yılında okutulmak için hazırlanmış olan 1. Sınıf Türkçe Ders Kitabı'nda yer alan metinlerin Türkçe Dersi Öğretim Programı'nda yer alan temalar ve türler bakımından incelenerek karşılaştırılmasından oluşmaktadır. Bu nedenle çalışma nitel bir çalışma olup doküman metodu kullanılarak içerik analizi yapılmıştır. Her iki ders kitabındaki metinler, tematik açıdan zengin ve eğitsel değerleri yüksek metinlerdir. Kız ve Erkek Çocuklara Kıraat Kitabı'ndaki metinlerin, bir kısmının türünün özelliğini taşımadığı, Türkçe Ders Kitabı'ndaki metinlerin türünün özelliklerini yansıtan metinler olduğu sonucuna varılmıştır. Anahtar Sözcükler: 1. sınıf, ilk mektep, Kız ve Erkek Çocuklara Kıraat Kitabı.

Ders kitaplarıDers programlarıEğitim politikaları+7
Zehra Koç
Fırat University · Institute of Educational Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Sosyal bilgiler dersi 'İpek yolunda Türkler' ünitesindeki kavram yanılgıları ve öğretmenlerin öğrencilerin kavram yanılgıları ile ilgili farkındalıklarının tespiti

Öğrenciler ilköğretime başladıktan sonra hayatlarında ilk defa bazı kavramlarla karşılaşmaktadırlar. İlk kez karşılaşılan bu kavramların anlaşılmasında güçlük çekilmekte, bu kavramlar birbirine karıştırılabilmekte veya kavramlarla ilgili yanılgılara düşülmektedir. Sosyal bilgiler dersinde de karşılaşılan en önemli sorunlardan biri kavram yanılgılarıdır. Bu araştırmanın amacı, Sosyal Bilgiler Dersi "İpek Yolunda Türkler" ünitesindeki kavram yanılgılarını belirlemek ve öğretmenlerin, öğrencilerin bu kavram yanılgılarıyla ilgili farkındalıklarını tespit etmektir. Bu tezin teorik kısmında sosyal bilgiler kavramı, sosyal bilgiler dersi ve tarihsel gelişimi, kavram tanımı, kavram yanılgısı ile ilgili bilgiler verilmiştir. Araştırmanın konusu ile ilgili teorik çalışma ile birlikte literatür çalışması yapılmıştır. Geçerlilik ve güvenirlik analizleri sonucunda da son şekliyle oluşturulan 16 sorudan oluşan başarı testi, ünite bitiminde uygulanmış ve ünite hedeflerine ulaşma bu test sonuçlarına göre değerlendirilmiştir. Bununla birlikte 15 sorudan oluşan anket öğretmenlere uygulanarak öğrencilerin kavram yanılgıları ile ilgili öğretmenlerin görüşü alınmıştır. Araştırmadaki veriler 2017–2018 eğitim-öğretim yılında, Diyarbakır ilinin merkez Kayapınar ilçesinde sosyoekonomik düzeyleri açısından farklılık gösteren altı ortaokulunda 375 sosyal bilgiler 6. sınıf öğrencisi ve ilçede görev yapan 58 sosyal bilgiler öğretmeni ile gerçekleştirilen çalışma sonucunda elde edilmiştir. Araştırmada toplanan bilgilerin incelenmesi ve tüm istatistiksel çözümlemelerde SPSS (Statistical Package for the Social Sciences) 22.0 programından yararlanılmıştır. Yapılan veri analizlerinden ve istatistiksel çözümlemelerden sonra şu sonuçlara ulaşılmıştır: Öğrencilerin kavram yanılgısı başarı puanları, cinsiyet değişkenine ve sosyal bilgiler dersine yönelik tutum değişkenine göre anlamlı farklılık göstermemektedir. Öğrencilerin kitap okuma alışkanlığına göre kavram yanılgısı başarı puanları kitap okumayı sevenlerin lehine anlamlı farklılık göstermektedir. Anne eğitim durumuna ve baba eğitim durumuna, anne mesleğine ve baba mesleğine göre kavram yanılgısı başarı puanları anlamlı farklılık göstermektedir. Öğrencilerin kavram yanılgısı başarı puanı ve ders başarı notu arasında orta, pozitif yönde anlamlı ilişki bulunmaktadır. Öğretmenlere uygulanan anket sonucunda öğretmenlerin, öğrencilerin sahip oldukları kavram yanılgılarının yeterince farkında olmadıkları tespit edilmiştir.

Kavram yanılgısıOrtaokul öğrencileriOrtaokul öğretmenleri+6
Melife Ayana
Fırat University · Institute of Educational Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Sosyal bilgiler öğretmen adaylarının tartışmalı konuların öğretimine ilişkin görüşlerinin incelenmesi

Eğitimin, istenen vatandaş tipini yetiştirmek için, gereken bilgi, beceri ve değerlerin öğrenciye kazandırılması işlevini yerine getirmek noktasında, Sosyal Bilgiler dersi, büyük rol oynamaktadır. Tartışmalı konular, Sosyal Bilgiler dersinin temel hedefi olan, üst düzey düşünme becerileri gelişmiş ve sorgulamayı içselleştirmiş bireyler yetiştirmek için oldukça kullanışlı ve etkili bir araçtır. Sosyal Bilgiler dersinin, elindeki bu işlevsel ve etkili aracı, eğitimde en iyi şekilde kullanması gerekmektedir. Bu noktada, öğretmen adaylarının, tartışmalı konuların Sosyal Bilgiler öğretiminde kullanılmasına ilişkin görüşlerinin belirlenmesi ve bu görüşlerinin sınıf, cinsiyet ve gelir düzeyi değişkenleri açısından değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Araştırmada, betimsel tarama ve durum çalışması yöntemlerinin bir arada kullanıldığı karma yönteme başvurulmuştur. Betimsel tarama yönteminde veriler, anket; durum çalışması yönteminde ise, yarı yapılandırılmış görüşme tekniği kullanılarak toplanmıştır. Alagöz (2014) tarafından geliştirilen, "Sosyal Bilgiler Öğretmeni Adaylarına Yönelik Tartışmalı Konular Ölçeği", Fırat Üniversitesi, Sosyal Bilgiler öğretmenliği bölümündeki 222; araştırmacı tarafından oluşturulan görüşme formu, 25 Sosyal Bilgiler öğretmen adayına uygulanmıştır. Anketlerden elde edilen verilerin analizinde SPSS 17.0 paket programı; görüşmelerden elde edilen verilerin analizinde ise betimsel analiz yöntemi kullanılmıştır. Bulgular, tablolar halinde ve yorumlanarak sunulmuştur. Anket sonuçları, öğretmen adaylarının, tartışmalı konuların Sosyal Bilgiler öğretiminde kullanılmasına ilişkin görüşlerinde, cinsiyet, sınıf ve gelir düzeyi değişkenlerine göre, anlamlı bir farklılaşmanın olmadığını göstermiştir. Görüşme sonuçları; öğretmen adaylarının, toplumsal sorunlar, güncel konular, eğitim, siyaset, cinsiyet, din, ekonomi, spor, demokrasi, adalet ve öğretmen atamaları konularını, tartışmalı konular olarak gördüklerini; büyük çoğunluğunun tartışmalı konuların Sosyal Bilgiler öğretiminde kullanılmasına ve bireylere tartışma ve sorgulama hakkı verilmesine olumlu yaklaştığını göstermiştir. Öğretmen adaylarına göre, tartışmalı konuların sınıf ortamında konuşulması esnasında, öğretmenin güven veren, cesaretlendiren, demokratik, kontrollü, hoşgörülü ve tarafsız bir tutuma sahip olması gerekmektedir. Öğretmen adaylarının tamamı tartışmalı konuların öğretiminde farklı tekniklerin kullanılması gerektiğini belirtmişlerdir. Tartışmalı konuları tartışmaya yönelik kişisel yaklaşımlarında, olumsuz görüşe sahip öğretmen adayları; gruplaşma ve dışlanma korkusunu, özgür bir ortam olmamasını ve kendilerini ifade edemeyişlerini bu görüşlerinin nedenleri arasında sıralamışlardır. Öğretmen adayları, tartışmalı konuların sınıfta tartışılması esnasında sınıf düzeninin bozulabileceğini, zaman yönetimi ve iletişim sorunlarının yaşanabileceğini, ancak kuralların belirlenmesi, öğretmenin kontrolü, etkili süreç yönetimi, tecrübesi, karşılıklı saygı ve herkese eşit zaman verilmesiyle bu problemlerin çözüleceğini belirtmiştir.

Aday öğretmenlerSosyal bilgiler eğitimiSosyal bilgiler öğretimi+1
Hacer Tuncer
Fırat University · Institute of Educational Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Osman Şevki'nin ''Yeni Usul Talim-i Kıraat (ikinci kısım)'' kitabı ile ''2018-2019 Türkçe ders kitabı''ndaki metinlerin temaları yönünden karşılaştırılması

Bu çalışmada Selanik Terakki Mektebi adlı özel bir okulda öğretmenlik yapmış olan Osman Şevki'nin usulü cedit anlayışıyla kaleme aldığı Yeni Usul Talim-i Kıraat isimli eserin ikinci kısmı üzerinde durulmuştur. Söz konusu eserin Türkçe öğretimindeki yeri belirlenmeye çalışılmış ve bu amaçla eser, eski yazıdan yeni yazıya aktarılmıştır. Çalışma, Yeni Usul Talim-i Kıraat (İkinci Kısım) ile 2018-2019 eğitim-öğretim yılında okutulmak üzere hazırlanmış Ortaokul 5. sınıf Türkçe Ders Kitabı'nda yer alan metinlerin Türkçe Dersi Öğretim Programında yer alan temalar bakımından incelenerek karşılaştırılmasından oluşmaktadır. Nitel bir çalışma olduğu için doküman inceleme yöntemi kullanılmış, içerik analizi yapılmıştır. Ders kitaplarını oluşturan metinler, barındırdığı temalar yönünden çeşitlilik arz etmektedir. Bu çeşitlilik metinlerde kullanılan konularda da kendini göstermektedir. Anahtar Kelimeler: Kıraat kitabı, Osman Şevki, Tema, Türkçe Öğretim Programı, Yeni Usul.

Ders kitaplarıKitaplarOsman Şevki Bey+2
Türkan Ergin
Fırat University · Institute of Educational Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Sosyal bilgiler öğretmen adaylarının bilgi okuryazarlık düzeylerinin çeşitli değişkenler açısından incelenmesi

Günümüzde teknolojik gelişmelerin hız kazandığı ve bilgi kaynaklarının sürekli artış gösterdiği dünyada, bilgi okuryazarlığına verilen önem sürekli artmaktadır. Bilgi aktarımında en önemli rolün öğretmenlere ait olduğu düşünüldüğünde, öğretmenlik mesleğini seçen bireylerin bilgi okuryazarlık düzeyinin belirlenmesinin ne derece önemli olduğu anlaşılmaktadır. Bu kapsamda araştırma, sosyal bilgiler öğretmen adaylarının bilgi okuryazarlığı düzeylerinin çeşitli demografik değişkenlere (cinsiyet, sınıf ve mezun olunan okul) göre incelenmesini amaçlamaktadır. Araştırma, 2015-2016 Eğitim – Öğretim yılında Fırat, İnönü ve Adıyaman Üniversitelerinde öğretimi devam eden öğretmen adaylarından ulaşılabilenler ile sınırlıdır. Araştırma kapsamında belirlenen üniversitelerde okuyan öğretmen adaylarından ölçek yoluyla gerekli veriler elde edilmiştir. Araştırmada veri toplama aracı olarak, Adıgüzel (2011) tarafından oluşturulan "Bilgi Okuryazarlığı Ölçeği" ve araştırmacılar tarafından problemlere uygun olarak geliştirilen kişisel bilgi formu kullanılmıştır. Elde edilen veriler, Betimsel istatistikler, T-testi ve Anova testleri ile analiz edilmiştir. Analiz sonuçlarına göre öğretmen adayları bilgi kaynaklarını ve türlerini belirleyerek, bilgi paylaşımına önem vermektedir. Ayrıca bilginin gerekliliği üzerinde düşünen öğretmenler, bilgi teknolojisindeki gelişmeleri yakından takip ederek bilgi okuryazarlığı deneyimini kazanmaktadır. Edindikleri bilgiyi neden-sonuç ilişkisi içerisinde analiz eden öğretmen adayları, bilgi paylaşımı, bilgi gizliliği ve güvenliği konusuna dikkat etmektedir. Araştırma sonuçlarına göre öğretmenlerin bilgiyi elde ederken veya paylaşırken etik değerlere ve yasal kurallara dikkat ettikleri sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Bilgi, Okuryazarlık, Öğretmen adayları, Sosyal Bilgiler

Aday öğretmenlerBilgi okuryazarlığıSosyal bilgiler+2
Aykut Demir
Fırat University · Institute of Educational Sciences
2017
00
DoctorateOpen AccessTR

Gagne'nin öğretim etkinlikleri modeline göre hazırlanan öğretim yazılımının sosyal bilgiler dersinde öğrencilerin akademik başarı ve tutumlarına etkisi

Bu çalışmada, Gagne'nin Öğretim Etkinlikleri Modeline Göre Hazırlanan Öğretim Yazılımının Sosyal Bilgiler Dersinde Öğrencilerin Akademik Başarı ve Tutumlarına Etkisi incelenmiştir. Araştırmada ön test – son test kontrol gruplu yarı deneysel desen kullanılmıştır. Çalışma 2015-2016 eğitim öğretim yılının bahar yarıyılında Elazığ ili merkez ilçesi Esra Zafer Eşref Yıldırım ortaokulunda yedinci sınıflar üzerinde yürütülmüştür. Araştırmada veri toplama aracı olarak yaşayan demokrasi ünitesi ile ilgili hazırlanmış 25 adet çoktan seçmeli soru ile Beşir ve Akengin (2010) tarafından hazırlanan sosyal bilgiler dersine yönelik tutum ölçeği kullanılmıştır. Araştırmada, deney grubundaki öğrencilere Yaşayan Demokrasi ünitesindeki içerik Gagne'nin öğretim etkinlikleri modeline göre hazırlanan öğretim yazılımı ile kontrol grubundaki öğrencilere ise aynı ünite mevcut yöntem ile işlenmiştir. Araştırma öncesinde her iki grubu da sosyal bilgiler dersinin yaşayan demokrasi ünitesi ile ilgili hazırlanmış olan başarı testi ve tutum ölçeği ön test olarak verilmiş ve araştırma sonlandırıldıktan sonra aynı veri toplama araçlarının son testleri her iki gruba verilerek araştırılma sonlandırılmıştır. Araştırmadan elde edilen verilerin analizinde SPSS 21 istatistik programı kullanılmıştır. Verileri değerlendirirken betimleyici istatistik ve MANCOVA analizi uygulanmıştır. Araştırma sonucunda tutum toplam puanlarında istatistiksel olarak anlamlı bir fark görülmezken, başarı testine göre Gagne'nin öğretim etkinlikleri modeline göre hazırlanan öğretim yazılımının kullanıldığı deney grubu ile mevcut öğretim yönteminin kullanıldığı kontrol grubu arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılıkların olduğu görülmüştür [F (1,52)= 35.272 p= .012]. MANCOVA analizi gruplar arasında anlamlı farklılığın olduğunu göstermektedir. Bu nedenle hangi gruplar arasında anlamlı farklılığın olduğunu öğrenmek için yapılan ANCOVA sonucunda deney grubunun düzeltilmiş ortalamasının 19.69'dan 20.46'ya kontrol grubunun düzeltilmiş ortalamasının ise 19.40'dan 18.74'e gerilediği görülmüştür. Bu sonuç Gagne'nin öğretim etkinlikleri modeline göre hazırlanan öğretim yazılımının deney grubunda başarıyı artırdığını göstermektedir. Sonuç olarak Gagne'nin öğretim etkinlikleri modeline göre hazırlanan öğretim yazılımı, sosyal bilgiler dersi yaşayan demokrasi ünitesinde öğrenci başarısının artmasına katkı sağlarken öğrencilerin derse olan tutumlarında istatistiksel olarak herhangi bir etki oluşturmamıştır. Anahtar Kelimeler: Gagne, Öğretim etkinlikleri modeli, Öğretim yazılımları,Sosyal bilgiler

Eğitim yazılımıGagne, Robert M.Sosyal bilgiler+6
Cengiz Taşkıran
Fırat University · Institute of Educational Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaokul öğrencilerinin sosyal bilgiler dersine yönelik tutum ve davranışlarının incelenmesi

Ortaokul öğrencilerinin sosyal bilgiler dersine yönelik tutum ve davranışlarını incelemeyi amaçlayan bu araştırmada temel nitel araştırma modeli uygulanmıştır. Araştırma evrenini Isparta Şarkikaraağaç ilçesinde bulunan 12 ortaokulda görevli 18 sosyal bilgiler öğretmeni ve bu ortaokullarda öğrenim gören 1200 öğrenci oluşmaktadır. Araştırmada çalışma grubunu 2023- 2024 eğitim öğretim yılı Isparta Şarkikaraağaç ilçesindeki ortaokullar arasından maksimum çeşitleme örneklemesiyle seçilen 9 ortaokulda görevli 10 sosyal bilgiler öğretmeni ve bu ortaokullarda öğrenim gören 30 gönüllü öğrenci oluşturmaktadır. Araştırma verileri araştırmacılar tarafından geliştirilen yarı yapılandırılmış 'Öğretmen Görüşme Formu' ve 'Öğrenci Görüşme Forumu aracılığıyla elde edilmiştir. Veri toplama sürecinde görüşmeler öğretmenlerin ve öğretmenlerin serbest zamanlarında gerçekleştirilmiştir. Görüşme sırasında öğretmenlerin tercihine bağlı olarak ses kaydı veya not alma yöntemiyle veri toplanmıştır. Öğrenci görüşmelerinde ise araştırmacı tarafından not alma yöntemiyle veri toplanmıştır. Araştırmada toplanan veriler, nitel araştırma prosedürüne de uygun olarak, içerik analizi ve betimsel analizle çözümlenmiştir. İçerik analizi başlatılmadan önce verilerin bilgisayar ortamına aktarımı sağlanmış, katılımcılara kodlar verilmiştir. İçerik analizi kapsamında kodlama, kategorileştirme ve temalaştırma süreçleri izlenmiştir. Betimsel analiz kapsamında bulgular doğrudan alıntılarla desteklenmiştir.

Cuma Ali Kara
Burdur Mehmet Akif Ersoy University · Institute of Educational Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Yabancılara Türkçe öğretiminde ders günlüğü kullanımının öğrenenlerin yazma becerisine etkisi

Yabancılara Türkçe alanına ilişkin yapılan alanyazın incelemesinde yazma becerisini geliştirmeye yönelik yapılan araştırmaların sınırlı sayıda yapıldığı görülmektedir. Farklı sebeplerle Türkiye'ye gelen, üniversiteler bünyesindeki Türkçe Öğretim Merkez'lerinde öğrenim gören, yabancı uyruklu öğrenenlerin yabancılar için Türkçe yazma becerilerinin geliştirilmesi oldukça önemlidir. Yapılan bu çalışma ile yabancılara Türkçe öğretiminde ders günlüğü kullanımının öğrenenlerin yazma becerisi üzerindeki etkisinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu 2022-2023 eğitim öğretim yılı bahar döneminde Burdur Mehmet Akif Üniversitesi Türkçe Öğretim Merkezi'nde Türkçe öğrenen B2 düzeyindeki YTB sınıflarında yer alan 20 yabancı öğrenen oluşturmaktadır. Araştırmada nicel araştırma yöntemlerinden tek gruplu ön test son test yarı deneysel desen kullanılmıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarak Büyükikiz (2011)'in geliştirmiş olduğu "Yazılı Anlatım Dereceli Puanlama Anahtarı" ve "Kişisel Bilgi Formu" kullanılmıştır. Ayrıca bu araştırmada, yazılı anlatım puanlama anahtarının güvenirliğinin incelenmesi amacıyla cronbach's alpha güvenirlik analizi yapılmış ve rubliğe ait ölçümlerin 0.70 üzerinde olduğu görülmüştür. Araştırmada kullanılan "Yazılı anlatım dereceği puanlama anahtarı" ve "Kişisel bilgi formundan" elde edilen bulgular bu araştırmada SPSS (statistical package for social sciences) for Windows 22ile analiz edilmiştir. Araştırmada veri dağılımının normalliğine karar vermek için Shapiro-Wilk, normal dağılımın diğer varsayımları olan basıklık ve çarpıklık değerlerinden yararlanılmıştır. Bağımsız iki grup karşılaştırmasında Man Whıtney-U test bağımlı gruplar karşılaştırılmasında Wilcoxon test kullanılmıştır. Araştırmada elde edilen sonuçlara göre Türkçeyi yabancı dil olarak öğrenen öğrenicilerin ön test son test puanları arasında son test lehine olumlu bir artış olduğu, öğrenenlerin içerik özellikleri, biçimsel özellikleri ve yazım ve noktalama boyutları ön test son test puanları arasında son testin lehine bir artış olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca araştırmada öğrenenlerin yazma becerisi ön test son test puanlarının cinsiyet göre farklılık göstermediği sonucuna ulaşılmıştır.

Alime Canan Şahin Topuz
Burdur Mehmet Akif Ersoy University · Institute of Educational Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Göç ve göçmenlik konulu çocuk edebiyatı eserlerinin söz varlığı açısından incelenmesi

Bu çalışma, göç ve göçmenlik konulu çocuk edebiyatı eserlerinde yer alan söz varlığı ögelerini ve kullanım sıklıklarını incelemek amacıyla gerçekleştirilmiştir. Uzman görüşüyle belirlenen yedi çocuk edebiyatı eseri detaylı bir şekilde incelenmiş ve eserlerde kullanılan söz varlığı ögeleri (atasözleri, deyimler, terimler, ilişki sözleri, argo sözler ve ikilemeler) ile bu ögelerin kullanım sıklıkları belirlenmiştir. Kitaplar, betimsel analiz yöntemiyle çözümlemiştir. Verilerin analizi için sıklık ve yüzdelik hesaplamaları yapılmıştır. Çalışmada "Türkçenin Söz Varlığı" ana kategori olarak belirlenmiş; "atasözleri", "deyimler", "ikilemeler", "terimler", "ilişki sözleri" , "doldurma sözler" ve "argo sözler" alt kategoriler olarak ele alınmıştır. İncelenen eserler, söz varlığı açısından taranarak, alt kategorilere göre alfabetik sıraya göre sınıflandırılmıştır. Her kitap için söz varlığını oluşturan dilsel ögelerin sıklık ve yüzdelerinin belirtildiği tablolar oluşturulmuştur. Bu tablolar, kullanım sıklıkları bağlamında yorumlanmıştır. Bu çalışmanın sonucunda toplamda 2889 söz varlığı ögesine ulaşılmıştır. İncelenen kitaplardaki söz varlığı ögelerinin kullanım sıklığına bakıldığında; en çok deyimlerin (948) kullanıldığı, ikinci sırada ikilemelerin (866), üçüncü sırada terimlerin (694), dördüncü sırada doldurma sözlerin (248), beşinci sırada ilişki sözlerinin (96), altıncı sırada argo sözlerin (28) ve son sırada ise atasözlerinin (9) yer aldığı tespit edilmiştir. Bu bulgulardan hareketle, incelenen göç ve göçmenlik konulu yedi çocuk edebiyatı eserinin zengin bir söz varlığına sahip olduğu söylenebilir. Söz varlığı zengin kitaplarlar sayesinde, ana dili Türkçe olan çocuklar ile hedef dili Türkçe olan çocukların dil becerileri gelişir ve Türkçeyi daha iyi anlama ve ifade etme fırsatı yakalarlar. Çocuklar, kendilerine uygun edebi eserlerle karşılaştıklarında, kahramanlarına öykünerek onlarla özdeşim kurma eğilimindedirler. Kendilerini bu kahramanların yerine koyarak olayları ve durumları hayal dünyalarında canlandırmaya çalışırlar. Özdeşim kurdukları karakterlerin duygularını da deneyimleyerek empati geliştirmeyi öğrenirler. Kitaplar, çocuklara iyi ve kötü durumların hayatın bir parçası olduğunu, hepsinin insanlık durumuna ait olduğunu öğretir. Yalnız olmadıklarını fark etmeleri onlara daha güçlü hissettirir. Bu kitaplar, çocuk okurların sözcük dağarcığını artırmanın yanı sıra göç ve göçmenlik gibi soyut kavramlar hakkında farkındalık oluşturmalarına ve sosyal ile kültürel konulara dair anlayışlarını derinleştirmelerine yardımcı olabilir.

Sümeyye Deveci Salman
Burdur Mehmet Akif Ersoy University · Institute of Educational Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Akıcı okuma stratejilerinin altıncı sınıf öğrencilerinin sesli okuma durumlarına etkisi

Okuma, modern hayatın ayrılmaz bir parçasıdır. Bilgi edinmenin en kolay yollarından biridir. Bu sebeple iyi seviyede okuyabilen kişiler bilgiye daha kolay ulaşabilmektedirler. Fakat bütün insanlar aynı hızda ve doğru okuma yapamamaktadırlar. Hızlı ve doğru okumak özellikle öğrenciler için oldukça önem arz etmektedir. Bu çalışma ortaokul öğrencilerinin daha hızlı ve daha doğru okuyarak daha başarılı olabilecekleri düşünülerek yapılmıştır. Bu araştırmada akıcı okuma stratejilerinin altıncı sınıf öğrencilerinin sesli okuma durumlarına etkisinin incelenmesi amaçlanmıştır. Öğrencilerle akıcı okuma stratejileri kullanılarak hızlı ve doğru okuma durumları incelenmiştir. Çalışmada eşli okuma, arkadaşla okuma, koro okuma, yankılayıcı okuma ve rehberli okuma teknikleri kullanılmıştır. Çalışma Antalya ili, Konyaaltı ilçesi sınırlarında bulunan bir ortaokulda gerçekleştirilmiştir. Bu çalışma yarı deneysel bir çalışmadır. "Eşitlenmemiş ön test-son test kontrol gruplu desen" kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Araştırma ortaokul 6.sınıfta okumakta olan 50 öğrenciden oluşmaktadır. Öğrencilerin 24'ü deney grubu 26'sı kontrol grubu olarak belirlenmiştir. Öğrencilerin akıcı okuma durumlarını belirlemek için araştırma öncesinde ön test, araştırmanın sonunda ise son test uygulanmıştır. Araştırmaya katılan öğrencilerin akıcı okuma durumlarını belirlemek için (Rasinski, 2004, akt. Baştuğ, 2012) tarafından belirlenen okuma hızı ve doğru okuma yüzdesi formülleri kullanılmıştır. Araştırmadaki sesli okuma hatalarının akademik başarı ve cinsiyet değişkeni bakımından incelenmesinde, öğrencilerin doğru okuma ve hızlı okuma durumlarının karşılaştırılmasında T-Testi kullanılmıştır. Yapılan uygulama 10 haftada tamamlanmıştır. Araştırmanın sonuçları incelendiğinde eşli okuma, arkadaşla okuma, koro okuma, yankılayıcı okuma ve rehberli okuma tekniklerinin öğrencilerin akıcı okuma durumlarına olumlu etki gösterdiği belirlenmiştir. Araştırma beş bölümden oluşmaktadır. Birinci bölüm; giriş, ikinci bölüm kuramsal çerçeve başlığı altında okuma, okuma türleri, sesli okuma hataları, akıcı okuma, akıcı okuma stratejileri gibi araştırmanın kapsamında gerekli olan bilgiler, üçüncü bölüm; yöntem, dördüncü bölüm; bulgular, beşinci bölüm; sonuç ve önerilerden oluşmaktadır.

Belma Erkan
Burdur Mehmet Akif Ersoy University · Institute of Educational Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Çevre temalı çocuk kitapları üzerine ekoeleştirel bir inceleme

Günümüzde kendisini doğanın bir parçası değil sahibi olarak gören insanların doğaya karşı tutum ve davranışlarının yol açtığı çevre problemleri bugün tüm insanlığın çözüm bekleyen en önemli sorunlarıdır. Yapılan çeşitli faaliyetlerin yanı sıra insan hayatının ve kültür yaşamının da vazgeçilmez parçası olan edebiyatın da bu sorunlara ekoeleştiri aracılığı ile eğildiği görülmüştür. Dünya edebiyarına mal olmuş pek çok eserin yanı sıra çocuklar için yazılmış eserlerde de artık çevre sorunlarını görmek mümkün hale gelmiştir. Bu doğrultuda çocuk edebiyatı alanının da özellikle ortaokul seviyesindeki öğrencilerin çevreye karşı olumlu tutum ve davranış geliştirmeleri için bir seçenek olduğu ortaya çıkmıştır. Çocuk edebiyatı ürünlerinin içerisindeki bazı ifadelerin ise çocuklarda doğaya karşı olumsuz tutum yani ekofobik bir tutum geliştirmelerine yol açabileceği düşünülmüş ve bunların tespit edilmesinin gerekliliği görülmüştür. Bu araştırmada çevre temalı çocuk kitaplarının ekoleştirel bağlamda incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmada nitel araştırma yöntemi kullanılmış ve veriler doküman incelemesiyle toplanmıştır . Araştırmanın veri kaynağını ortaokul düzeyine uygun olarak 2010-2023 tarihlerinde yazılmış çevre temalı 20 çocuk kitabı oluşturmuştur.Araştırmanın verileri içerik analizi töntemiyle çözümlenmiştir. İçerik analizinin kategorilerinin belirlenmesinde iklim değişikliği, çevre kirliliği, doğal afetler, bitki florası ve bozulması, hayvan faunası ve bozulması, su kirliliği, hava kirliliği, pandemi, ekofobik unsurlar, nüfus ve antropojenik hareketler ölçüt olarak belirlenmiş ve bu ifadelerin geçtiği cümleler tespit edilmiştir. Bu doğrultuda çevre temalı çocuk kitaplarında en sık rastlanan çevre problemi bitki florası ve bozulması olurken onu devamında hayvan faunası ve bozulması, nüfus ve antropojenik ögeler ve ekofobik unsurlar olarak devam etmiştir. Sonuç olarak incelenen tüm kitaplarda ekoeleştirel unsurlara rastlanılmıştır. Ayrıca kitaplarda geçen ve ekofobiye yol açabilecek ifadelerin de tespiti sağlanmıştır.

İsmail Yıldırım
Burdur Mehmet Akif Ersoy University · Institute of Educational Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Ahmet Kabaklı'nın eserlerinde sevgi izleği ve ortaokul Türkçe ders programı ile uygunluğu

Bu çalışmada nitel desende doküman analizi yöntemi ile Ahmet Kabaklı'nın hayatı, edebî şahsiyeti ve eserleri incelenmiş, incelenen eserlerinde yer alan sevgi izlekli bölümler belirlenmiş, ilgili bölümler alt tema başlıkları altında verilmiştir. Değerler eğitiminde önemli ve büyük bir yere sahip olan "sevgi" diğer pek çok değerin aksine örtük programda yer almakla kalmayıp Ortaokul Türkçe Dersi Öğretim Programı'nda ana izlek olarak yer almıştır. Ortaokul Türkçe Dersi Öğretim Programı'nın 6. ve 8. sınıflara ait bölümlerinde görülen sevgi izleği 6. sınıfta dördüncü, 8. sınıfta ise birinci izlek olarak yer almaktadır. Altıncı sınıf Türkçe dersi programında "aile sevgisi, vatan sevgisi, ana dili sevgisi" alt temaları; sekizinci sınıf Türkçe dersi programında " aile sevgisi, bayrak sevgisi, dil sevgisi, okul sevgisi, Atatürk sevgisi, insan sevgisi" alt izlekleri bulunmaktadır. Ahmet Kabaklı'nın incelenen eserlerinde yer alan sevgi izlekleri Ortaokul Türkçe Dersi Öğretim Programı'nda yer alan sevgi izleğinin alt izlekleri ile uyumludur. Bu izlekleri barındıran bölümler millî ve manevi değer taşımaktadır. Yazarın hayalini kurduğu Müslüman Türk gençliğinin hayata geçirilmesi için bir kaynak niteliğindedir.

Değerler eğitimiEdebi eserlerEğitim programları+6
Remziye Yerlikaya
Fırat University · Institute of Educational Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaokul 5. sınıf Türkçe ders kitabındaki metinlerde bulunan zıt anlamlı kelimeler ve bu kelimelerin programdaki kazanımlarla uyumu

Bu araştırmanın amacı 5. Sınıf Türkçe Ders Kitabı'ndaki metinleri anlam bilimi yöntemleriyle inceleyip metinlerin içeriğindeki zıt anlamlı unsurları tespit etmek ve bu metinlerin 2015 yılında yayımlanan Türkçe Dersi Öğretim Programı ile uygunluğunu belirlemektir. Araştırmada ilk olarak dil, ana dili, söz varlığı, anlam gibi konulara değinilmiş daha sonra 5. Sınıf Türkçe Ders Kitabı'ndaki metinler, sözcük anlam bilimi açısından incelenerek içeriğindeki zıt anlamlı unsurlar çözümlenmiştir. Metin içindeki göstergelerin anlam özellikleri belirlenip bu zıt anlamlı göstergelerin kullanım sıklıkları tespit edilmiştir. Son olarak tespit edilen zıt anlamlı unsurlar ve bunların kullanım sıklıkları baz alınarak, bulunan zıt anlamlı kelimelerin Türkçe Dersi Öğretim Programı'ndaki kazanımlarla uyumu belirlenmeye çalışılmıştır. Araştırma, 5. Sınıf Türkçe Ders Kitabı'ndaki metinlerin Türkçe Dersi Öğretim Programı'nda sadece 5. sınıf kazanımları içinde yer alan okuma/söz varlığı alanındaki kazanımlarla uyumluluğunu belirleme açısından önemlidir.

Ders kitaplarıKavramsal anlambilimKelimeler+7
Buse Zengin
Fırat University · Institute of Educational Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Pakize Özcan'ın eserlerinin değerler eğitimi açısından incelenmesi

Bu tez çalışmasında, Pakize Özcan'ın eserleri değerler eğitimi açısından incelenmiştir. Değerlerin belirlenme aşamasında ortaokul Türkçe ders kitaplarından yararlanılmıştır. Türkçe ders kitapları aracılığıyla araştırmada kullanılmak üzere 44 değer belirlenmiştir: sakınılması istenen davranışlar, geçmişe duyulan özlem, çağdaş ve demokratik olma, dayanışma ve birliktelik, cesur olma, vatanseverlik, sabırlı olma, çalışkan olma-çaba gösterme, diğerkâmlık, duyarlı olma, barış, sevgi, adalet ve eşitlik, eğitimin önemi, aile birliğine verilen önem, yaşanılan çağa eleştiri, başkalarına zarar vermeme, sorumluluk, edebî bilinç, arkadaşlık-dostluk, saygı, yardımseverlik, şefkatli ve merhametli olma, öz güven, güven, çevreyi ve diğer canlıları koruma, dürüstlük, gerçeği arama, umutlu olma, özgürlük, kadının toplumdaki yeri, temiz olma, kendini tanıma, komşuluk ilişkileri, toplumsal inanışlar, şehir ve köy yaşamı, sağlıklı olmaya önem verme, hoşgörü, alçak gönüllü olma, bilimsellik, misafirperverlik, sanata ve sanatçıya duyarlılık, tarihe duyarlılık ve kültürel miras. Belirlenen bu değerler içerisinde sanata ve sanatçıya duyarlılık, tarihe duyarlılık, kültürel miras adlı değerlere, eserlerde rastlanılmadığından dolayı, eserler geriye kalan 41 değer açısından incelenmiştir. Anahtar Sözcükler: Pakize Özcan, Değerler Eğitimi, İnceleme.

ArkadaşlıkDers kitaplarıDeğerler eğitimi+5
Melike Yıldırım
Fırat University · Institute of Educational Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Turizm konularının öğretiminde sosyal bilgiler öğretmenlerinin görüşleri (Burdur-Bucak ilçe örneği)

Çalışmanın amacı, Burdur İl Bucak İlçesinde görev yapan, Sosyal Bilgiler öğretmenlerinin Sosyal Bilgiler öğretim programında yer alan yer alan turizm konularının öğretimine ilişkin görüşlerini belirlemektir. Sosyal Bilgiler öğretmenlerinin turizm dair görüşlerinden yola çıkarak Sosyal Bilgiler ders kitabında turizm dair konulara yer verilme durumunu ve öğrencilere turizm konularını öğretirken hangi yöntem ve tekniklerin kullanıldığına yönelik bilgi edinilmeye çalışılmıştır. Araştırma kapsamında Burdur İlinin, Bucak İlçesinde MEB'e bağlı okullarda görev yapan, alanı amaçlı örnekleme yöntemiyle seçilen 21 Sosyal Bilgiler öğretmenin görüşleri incelenmiştir. Veriler yarı yapılandırılmış görüşme formu aracılığı ile toplanmış ve temel içerik analiz yöntemi ile çözümlenmiştir. Araştırma bulgularına göre öğretmenler gezmek, görmek, dinlenmek, eğlenmek düşünmekte, turizmin en fazla ekonomik faydasını ele almakta, eğitsel ve birey boyut yönüne sınırlı değinmektedir. Öğretmenlerin lisans döneminde turizm dersi almadığına, turizm öğretimin öğretmenler bilgi aktarımı olarak görülmüştür. Sosyal Bilgilerde turizm eğitimini ülkenin tarihi ve doğal güzelliklerinin öğretimi, ders kitabının içerisinde turizm konularının yetersizliği, turizm eğitiminde gezi gözlem metodunun kullanılması ile turizm öğretimin yakından uzağa yapılması gerektiği tespit edilmiştir.

Ayşe Şengül
Burdur Mehmet Akif Ersoy University · Institute of Educational Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

2022 yılı çok satan ortaokul düzeyi çocuk edebiyatı romanlarını anlamak için bilinmesi gereken sözcük sayılarının belirlenmesi

Çocuk edebiyatı ürünlerinin, çocukların bilişsel, duyuşsal, sosyal ve dil gelişim süreçlerine doğrudan ve önemli katkılar sağladığı bilinmektedir. Bu tür eserler, çocukların dilsel becerilerini desteklerken aynı zamanda metinlerin doğru anlaşılabilmesi için belirli bir sözcük dağarcığına sahip olmayı da gerektirmektedir. Çocukların metinlerde karşılaştıkları bilinmeyen sözcüklerin anlamını bağlamdan çıkarabilmeleri için kitaplardaki sözcüklerin büyük çoğunluğunu önceden biliyor olmaları önem taşımaktadır. Bu araştırmanın amacı, ortaokul düzeyine yönelik çocuk edebiyatı romanlarında yer alan sözcükleri belirlemek; bu eserleri anlayabilmek için sıklık sözlüklerinde yer alan ilk kaç sözcüğün bilinmesi gerektiğini ortaya koymak ve incelenen kitaplar arasında sözcük kullanımı bakımından niceliksel farkları saptamaktır. Araştırmanın evrenini, 2022 yılı içerisinde Türkiye'de yayımlanan ortaokul düzeyi çocuk edebiyatı romanları oluşturmaktadır. Örneklem ise çok satanlar arasından seçilmiş 10 ortaokul düzeyi romandan meydana gelmektedir. Bu kitaplar şunlardır: Abartma Tozu (Şermin Yaşar), Charlie'nin Çikolata Fabrikası (Roald Dahl), Dedemin Bakkalı (Şermin Yaşar), Haritada Kaybolmak (Vladimir Tumanov), Kaplan ve Cambaz (Susanna Tamaro), Kraliçeyi Kurtarmak (Vladimir Tumanov), Küçük Prens (Antoine de Saint-Exupéry), Martıya Uçmayı Öğreten Kedi (Luis Sepúlveda), Matilda (Roald Dahl) ve Uçan Sınıf (Erich Kästner). Bu çalışma, çocuk edebiyatı romanlarını anlamak için gerekli sözcük sayısına ilişkin betimleyici bir değerlendirme sunmayı amaçladığından içerik analizi yöntemi tercih edilmiştir. Kitaplarda geçen sözcüklere ilişkin sıklık listeleri oluşturulmuş; bu listelerdeki sözcükler Yazılı Türkçenin Kelime Sıklığı Sözlüğü (Göz, 2003) ile Türkçe Sıklık Sözlüğü: Öğrenenler İçin Temel Sözcük Bilgisi (Aksan, Aksan, Mersinli ve Demirhan, 2017) eserlerindeki sözcüklerle karşılaştırılmış ve kapsama oranları belirlenmiştir. Araştırmanın sonucunda incelenen tüm kitaplardan toplam 159.614 sözcük elde edilmiştir. Göz'ün sıklık sözlüğündeki sözcüklerin tamamını bilen bir çocuğun, kitaplarda geçen sözcüklerin %94,4'ünü; Aksan ve arkadaşlarının sıklık sözlüğündeki sözcüklerin tümünü bilen bir çocuğun ise metinlerin %81,8'ini anlayabileceği saptanmıştır. 2022 yılı çok satan ortaokul düzeyi çocuk edebiyatı romanlarını anlayabilmek için Göz'ün sıklık sözlüğündeki ilk 8000+ sözcüğün ve Aksan vd.'nin sıklık sözlüğündeki ilk 5000+ sözcüğün bilinmesinin gerekli olduğu belirlenmiş; elde edilen bulgular doğrultusunda çeşitli öneriler geliştirilmiştir.

Mevsim Özbey
Burdur Mehmet Akif Ersoy University · Institute of Educational Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Türkçe öğretmeni adaylarının akademik yazma becerilerine yönelik görüşleri üzerine bir inceleme

Bu araştırma, Türkçe öğretmeni adaylarının akademik yazma becerilerine ilişkin görüş ve deneyimlerini incelemek amacıyla gerçekleştirilmiştir. Akademik yazma, öğretmen adaylarının mesleki, kişisel ve akademik gelişimlerini destekleyen temel becerilerden biri olarak kabul edilmekte ancak bu alandaki yeterliliklerin çeşitli etkenlere bağlı olarak değişkenlik gösterdiği görülmektedir. Araştırma kapsamında, adayların akademik yazmaya yönelik algıları, süreçte karşılaştıkları zorluklar, kullandıkları yöntem ve stratejiler ile etik farkındalık düzeyleri gibi çok boyutlu temalar ele alınmıştır. Çalışma, nitel araştırma desenlerinden durum çalışması doğrultusunda yürütülmüştür. Veriler, akademik yazmaya ilişkin görüşleri belirlemeye yönelik hazırlanmış bir görüş formu temel alınarak toplanmıştır. Bu form, araştırmanın amacına uygun olacak şekilde ek sorularla genişletilmiş ve beş alan uzmanının görüşü alınarak son hâline getirilmiştir. Araştırmanın çalışma grubunu, 2023-2024 akademik yılında beş farklı üniversitenin Türkçe öğretmenliği lisans programına kayıtlı ve araştırmaya gönüllü olarak katılan 4. sınıf toplam 230 öğretmen adayı oluşturmaktadır. Elde edilen veriler içerik analizi yöntemiyle çözümlenmiştir. Araştırma sonucunda öğretmen adaylarının akademik yazma kavramına ilişkin algılarında yüzeysel bir yaklaşımın baskın olduğu, bilimsel yayın takibi ve kaynak kullanımı konusunda düşük düzeyde farkındalığa sahip oldukları belirlenmiştir. Ayrıca adayların büyük çoğunluğunun akademik yazma sürecini biçimsel kurallar üzerinden değerlendirdiği, yapısal unsurlar ve etik ilkeler konusunda sınırlı bilgiye sahip olduğu görülmüştür. Dijital kaynak kullanımı yaygın olmakla birlikte dijital okuryazarlık ve yapay zekâ uygulamaları konusundaki yeterliliklerin gelişime açık olduğu tespit edilmiştir. Araştırma bulguları doğrultusunda, öğretmen adaylarının akademik yazma becerilerini geliştirecek uygulamalı etkinliklere, yapısal ve etik farkındalık eğitimlerine ve dijital araştırma okuryazarlığına yönelik programlara ihtiyaç duydukları sonucuna ulaşılmıştır.

Şengül Yağcı
Burdur Mehmet Akif Ersoy University · Institute of Educational Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Sosyal bilgiler öğretmen adaylarının öğretmenlik mesleğine yönelik tutumlarının incelenmesi (Burdur ve Isparta ili örneği)

Bu çalışmada ilk olarak sosyal bilgiler öğretmen adaylarının mesleklerini özdeşleştirdikleri metaforlar incelenmiştir. Öğretmen adaylarının bölümlerini seçmelerindeki etkili olan nedenler araştırılmıştır. Öğretmenlik mesleğine dair kaygı ve tutumları, atama sorununa ilişkin görüşleri alınarak araştırmaya dahil edilmiştir. Araştırmanın amacı; Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi'nde ve Süleyman Demirel Üniversitesi (Isparta)' nde öğrenim gören birinci ve dördüncü sınıf sosyal bilgiler öğretmen adaylarının öğretmenlik mesleğine karşı metaforik algılarının ve öğretmenlik mesleğine yönelik tutumlarının belirlenmesidir. Bu amaçla oluşturulan görüşme formu öğretmen adaylarına elden ulaştırılmıştır. Araştırmada kullanılan görüşme formu iki kısımdan oluşmaktadır. İlk kısımda üniversite, cinsiyet, yaş, sınıf düzeyi bilgilerini ölçen kişisel bilgi formu yer almaktadır. İkinci kısımda bir metafor sorusu ve beş açık uçlu sorudan oluşan bir form kullanılmıştır. Araştırmada nitel araştırma yöntemi kullanılmıştır. Verilerin analizi, nitel araştırma veri analizi tekniklerinden olan betimsel analiz ve içerik analizi tekniği ile çözümlenmiştir. Araştırmanın metafor sorusunun analizinde içerik analizi yöntemi kullanılmıştır. Bu yöntemle incelenen metaforlar dokuz farklı kategoride toplanarak detaylı bir şekilde incelenmesi sağlanmıştır. Araştırmada katılımcılara yöneltilen beş açık uçlu soru ise betimsel analiz yöntemiyle incelenmiştir. Öğretmen adaylarının her soru için vermiş oldukları cevaplar incelenerek kategorilere ayrılmıştır. Kategorilere ayrılan görüşler detaylı şekilde incelenerek verilerin analizi sağlanmıştır. Araştırmanın sonucu araştırmanın amacına göre belirlenen ana temalar ve bulgulardan elde edilen sonuçlar doğrultusunda yapılandırılmıştır. Bulgulardan elde edilen sonuca göre araştırma grubundaki tüm sosyal bilgiler öğretmen adayları özdeşleştirmiş oldukları metaforlar ile öğretmenlik mesleğinin kutsallığına ve önemine vurgu yapmışlardır. Öğretmen adaylarının büyük çoğunluğu bölüme kendi istekleri dahilinde geldiğini belirtmişlerdir. Bölüme kendi isteğiyle gelen öğretmen adaylarının mesleklerine yönelik daha olumlu tutumlar içerisinde olduğu gözlemlenmiştir. Öğretmen adaylarının büyük çoğunluğu mesleklerine yönelik en büyük kaygılarının atanma problemi olduğunu belirtmişlerdir. Özellikle dördüncü sınıf öğretmen adayları mesleklerine yönelik daha olumsuz tutumlar içerisindeyken birinci sınıf öğretmen adaylarının mesleklerine yönelik daha az olumsuz tutum içerisinde olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Sınıf düzeyi değişkeni açısından anlamlı farklılıklara rastlanırken üniversite değişkeni açısından anlamlı farklılıklara rastlanılmamıştır.

Aday öğretmenlerMesleki tutumMetafor+4
Elif Erdem Özkan
Burdur Mehmet Akif Ersoy University · Institute of Educational Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaokul sosyal bilgiler ders kitaplarında Türklerde fetih ve gaza konusunun incelenmesi

Bu çalışmanın amacı Sosyal Bilgiler Ders Kitaplarında fetih ve gaza kavramlarının nasıl ele alındığını ortaya koymaktır. İlkokulda genel anlamda tarih bilgileri ve tarih bilincinin, Sosyal Bilgiler derslerinde oluşturulmaya çalışıldığı görülmektedir. Gaza geleneğinin, özellikle Osmanlı toplumunun sosyo-ekonomik yaşamında önemli olduğu görülmektedir. Cihad ise, İslam ile beraber oluşan bir kavramdır. Cihad, bir araya getirilen manevi ve maddi tüm kuvvetleri, yüksek gayeye erebilmek için, iyi niyetle Allah yolunda kullanmak demektir. Cihad metodunun tespit edilmesi için, o an etkin olan şartlar tayin edilmekte, bu şartlarda en etkin ve uygun metoda karar verilmektedir. İslamiyet'le beraber ortaya çıktığı görülen fetih olgusu da Müslümanların, dinlerini yaymak için gerçekleştirecekleri siyasi ve askeri faaliyetlere nitelik kazandıran bir kavram olmuştur. Çalışmada nitel araştırma yöntemlerinden doküman incelemesi yönteminden yararlanılacaktır. Doküman incelemesi, mevcut kayıt ya da belgelerin, veri kaynağı olarak sistemli incelenmesi olarak ifade edilmektedir. Bu kapsamda 5., 6. ve 7. Sınıf Sosyal Bilgiler Ders kitapları incelenmiştir. Yapılan inceleme sonucunda 5. Sınıf ders kitabında fetih ve gaza konusuna rastlanmamıştır. Bunun yanında 6. Sınıf ders kitabında Hz. Muhammed ve Dört Halife döneminde gaza ve fetih konuları ele alınırken; 7. Sınıf ders kitabında Selçuklu ve Osmanlı Devleti'nin ele alındığı görülmüştür. Çalışmada öncelikle eğitim, öğretim, ders kitapları ve öğrenme kuramları kavramsal olarak değerlendirilmiştir. Ardından fetih ve gaza kavramları ele alınmış ve Türk tarihinde fetih ve gazanın önemi vurgulanmıştır. Ardından 5., 6. ve 7. Sınıf ders kitaplarında fetih ve gaza konusunun geçtiği her sayfa görüntü olarak aktarılmış ve yorumlanmıştır.

Ders kitaplarıFetihlerGaza+4
Remziye Tuzcu
Burdur Mehmet Akif Ersoy University · Institute of Educational Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Yabancı dil olarak Türkçe öğrenen öğrencilerin günlük yaşamda bilmeleri gereken sözcük sayılarının belirlenmesi

Dil ve sözcük kavramlarını birbirinden ayrı düşünmek olanaksızdır. Sözcükler, bireylerin karşısındakini anlamak ve kendilerini anlatmak için kullandıkları en temel iletişim aracıdır. Günlük yaşamın sürdürülebilmesi için sözcüklere her zaman gereksinim duyulur. Dil öğreniminin zeminini sözcükler oluşturur. Öğretim süreci ilerlerken adım adım dilbilgisi ve anlama-kavrama basamakları izlenir. Bu çaba dil öğretimi noktasında sağlam bir temelin atılması içindir. Türkçenin yabancı dil olarak öğretiminde de işlevsel bir sözcük öğretiminin gerçekleşmesi için bu konu üzerinde özenle ve titizlikle durulmalıdır. Yabancılara Türkçe öğretiminde kullanılacak sözcükler ve sözcük öbekleri belirlenmeden önce öğrencinin gereksinimleri ve hazırbulunuşluk durumu göz önüne alınarak gerekli araştırmalar yapılmalıdır. Alanyazında sözcük öğretimi, sözvarlığı, sözcük sıklığı üzerine yapılmış çalışmalar vardır ancak benzeri araştırmalar yapılmış olsa da yabancı uyruklu birinin Türkiye'de yaşamını sürdürebilmesi için hangi günlük yaşam sözcüklerine hangi ortamlarda gereksinim duyacağı üzerine henüz yeterli sayıda araştırma bulunmamaktadır. Bu çalışmanın amacı; yabancı dil olarak Türkçe öğrenmekte olan öğrenciler için hedef sözcük belirlemek, günlük yaşam alanlarında geçen temel sözcüklerin neler olduğunu ve sayıca ne kadar olduğunu derlemek ve yabancı dil olarak Türkçe öğrenen bir kişinin derlenen sözcükleri anlamak için sıklık sözlüklerindeki kaç sözcüğü bilmesi gerektiğini belirlemektir. Araştırma Antalya ve Burdur illerinde yapılmıştır. Araştırmanın örneklemini belirlenen il merkezlerindeki alışveriş, beslenme/barınma, gezi/eğlence, kamu kurumları ve özel kuruluşlar, sağlık/kişisel bakım ve ulaşım ana ulamları kapsamına giren günlük yaşam alanlarında bulunan ilgili kişiler (doktor, bankacı, terzi, manav, kasiyer, şoför vb.) oluşturmaktadır. Çalışmada katılımlı gözlem ve doküman çözümlemesi yöntemlerinden yararlanılmıştır. Araştırmacı tarafından öncelikle saha çalışması yapılmıştır. Günlük yaşamı sürdürebilmek için bireylerin gereksinim duyduğu alanlar belirlenmiş, belirlenen alanlardan ses kaydı alınarak veriler toplanmıştır. Toplanan veriler bilgisayar ortamına aktarılmıştır. Ses kayıtlarının dökümleri bilgisayarda Microsoft Word dosyaları olarak kayıt altına alınmıştır. İlgili dosyalarda gerekli düzenlemeler yapıldıktan sonra bir ses havuzu oluşturulmuştur. Elde edilen ses havuzundaki sözcüklerin sıklıkları "Simple Concordance 4.0.9" programı yardımıyla belirlenmiştir. Sıklıkları belirlenen sözcüklerin bir listesi oluşturularak Göz (2003) ve Aksan vd. (2017) sıklık sözlüklerindeki yerlerine bakılmıştır. Sonuçlar her ortam için ayrı ayrı bulgulanmıştır. Elde edilen bulgulardan hareketle günlük yaşamdan derlenen toplam farklı sözcük sayısı 2137 olarak saptanmıştır. Ulamlara göre dağılımına bakıldığında ise, alışveriş ortamlarından derlenen toplam farklı sözcük sayısı 869, beslenme ve barınma ortamlarından derlenen toplam farklı sözcük sayısı 263, gezi ve eğlence ortamlarından derlenen toplam farklı sözcük sayısı 966, kamu kurumlarından ve özel kuruluşlardan derlenen toplam farklı sözcük sayısı 348, sağlık ve kişisel bakım ortamlarından derlenen toplam farklı sözcük sayısı 899 ve ulaşım ortamlarından derlenen toplam farklı sözcük sayısı da 463'tür. Elde edilen bulgular ilgili araştırmalarla karşılaştırıldıktan sonra yabancı dil olarak Türkçe öğrenen kişilerin derlenen sözcükleri bilebilmesi için Göz (2003)'ün sıklık sözlüğündeki ilk 16.000+ Aksan vd. (2017)'nin sıklık sözlüğündeki ilk 4000-5000+ sözcüğü bilmeleri gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. Çalışmanın sonunda ise elde edilen bulgulardan hareketle çeşitli önerilerde bulunulmuştur. Anahtar Sözcükler: Sözcük, Sözcük Sıklığı, Yabancılara Türkçe Öğretimi

Günlük yaşamKelime frekansıKelime öğrenme+7
Meryem Şahin
Burdur Mehmet Akif Ersoy University · Institute of Educational Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

8. sınıf T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük dersi uzaktan öğretim sürecinin öğretmen görüşüyle değerlendirilmesi (Burdur ili örneği)

2019 yılında Çin'in Vuhan kentinde ortaya çıkan COVİD-19 salgını dünyamızı etkisi altına almış ve küresel çapta pandemi ilan edilmiştir. İnsanın olduğu her alanı etkilediği gibi eğitim alanını da etkilemiştir. Dünyadaki birçok ülkede, yaşanan salgın hastalık sebebiyle yüz yüze eğitime ara vererek uzaktan eğitim sistemine zorunlu geçiş yapılmıştır. Uzaktan eğitim sistemine hızlı bir şekilde geçilmesi birçok problemi beraberinde getirmiş olup derslerin işlenişini oldukça etkilemiştir. Bu çalışma, 8. Sınıf T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük dersinin uzaktan öğretim sürecinin öğretmen görüşüyle değerlendirilmesi amacıyla Burdur'daki devlet ortaokullarında 2022-2023 eğitim-öğretim yılında görev yapmakta olan 21 sosyal bilgiler öğretmeni ile gerçekleştirilmiştir. Çalışmada nitel araştırma yöntemi kullanılmıştır. Çalışmanın verileri yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılarak toplanmıştır. Veriler içerik analizi kullanarak çözümlenmiş, tablolaştırma suretiyle frekansları verilerek sunulmuştur. Çalışmada elde edilen sonuçlara göre; sosyal bilgiler öğretmenlerinin 8. Sınıf T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük dersinin uzaktan öğretimle işlenmesine yönelik görüşlerinin çoğunun olumsuz olduğu belirlenmiştir. Derse katılan öğrenci sayısının az olması, öğrencinin derse olan ilgisinin azalması, öğrenci kontrolünün sağlanamaması ve altyapı sorunları gösterilmektedir. Olumlu görüşler az olmakla birlikte; uzaktan eğitimle eğitimden uzak kalınmadığı, derslerin daha rahat bir ortamda işlendiği ve teknolojiye daha çok yer verildiği ifade edilmiştir. Ders işleme sırasında altyapı sorunları ve teknolojik aletlerin olmaması ya da eksik olmasından dolayı en büyük problemin teknoloji kaynaklı yaşandığını belirtmişlerdir. Sosyal bilgiler öğretmenleri, ölçme değerlendirme yapamadıklarını, uzaktan eğitimin sınav yapmaya imkan sunmadığını belirtilmişlerdir. Sosyal bilgiler öğretmenleri, yaşanan sorunlara çözüm olarak genel ağ sıkıntılarının çözülmesi, kullanılan uygulamaların daha erişilebilir olması gerektiğini dile getirmişlerdir.

Cennet Çetin Koç
Burdur Mehmet Akif Ersoy University · Institute of Educational Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Dil Devrimi'nin basına yansımaları (Resimli Uyanış dergisi incelemesi 1928-1935)

Dil, insanlar arasında anlaşmayı sağlayan çok yönlü bir araç olmakla birlikte toplumu oluşturan bireylerin ortak kültürünü ve birikimini gelecek nesillere aktarmaktadır. Dünya üzerinde yer alan her dil, gelişim ve değişim sürecinden geçmektedir. Türk dili de yüzyıllardır bu değişimi yaşamaktadır. Dilde değişime ve gelişime yönelik çalışmalar Osmanlı Devleti'nin son dönemlerinde de görülmektedir. Osmanlı Devleti'nde yazı dili ile konuşma dili arasındaki farklılıklar, Arapça ve Farsçanın Türkçe üzerindeki yoğun etkisi, dilin yapısında oluşan bozulmaların önüne geçmek için Milli Edebiyat akımıyla dilde sadeleştirme çalışmaları başlamıştır. Cumhuriyetin ilanıyla bu süreç hız kazanmıştır. Dil çalışmalarının kabul görmesi ve kullanım alanı bulması için halkla işbirliği içinde olmak gerekmektedir. Dil Devrimi, Türk dilinin var olduğu günden bu yana yaşamış olduğu en köklü toplumsal değişim süreçlerinden biridir. Bu sürecin yönlendirilmesi, kontrol edilmesi ve çalışmaların izlenmesi devlet politikası halinde yürütülmüştür. Dil Devrimiyle birlikte basın yayın organlarına büyük sorumluluk düşerken çalışmaların halka duyurulması, sürecin takibi, dergiler ve gazeteler üzerinden yapılmıştır. Basın yayın organlarının hem yayınlarında kullandıkları dilde hem de içerikte yenilik yaşadıkları görülmüştür. Cumhuriyetten önce yayın hayatına başlayan Servet-i Fünun dergisinin 1928 yılında "Uyanış" adını alması buna örnektir. Dergiler Türk dili ve edebiyatının gelişimine katkı sağlamakla birlikte yayınlandıkları dönemin sosyokültürel yapısına yönelik haberleri de yansıtmaktadır. Dolayısıyla dergiler Dil Devrimi sürecinin ilerleyişine büyük oranda etki etmiştir. Servet-i Fünun (Resimli Uyanış) dergisi, 1928-1935 yılları arasında yayınlanan 416 sayıdaki dönem basınının Dil Devrimi sürecine ne düzeyde katkı sunduğuna dair bir örneklem ortaya konulmuştur. Derginin Dil Devrimini bilimsel ve teknik açıdan desteklediği görülürken analiz edilen yayınlar kronolojik olarak çalışmada yer bulmuştur. Dergide kullanılan sözcüklerin öz Türkçe karşılıklarına sıkça yer verildiği görülmüştür. Çalışmada Dil Devrimine yönelik aydınların görüş ve eleştirileri geniş ölçüde yer almaktadır. Anahtar Kelimeler: Basın, Dil Devrimi, Resimli Uyanış Dergisi

Sibel Sura
Burdur Mehmet Akif Ersoy University · Institute of Educational Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Sosyal bilgiler öğretmen adaylarının problem çözme becerilerinin incelenmesi

Bireyin yaşam boyu karşılaşacağı problemlere nasıl yaklaşacağı ve karşılaştığı problemleri nasıl çözeceği, büyük ölçüde aile ve okul ortamında edindiği bilgi ve becerilere bağlıdır. Ailede anne-baba, çocuklarına problemlerle başa çıkma konusunda örnek oluşturur ve onlara rehberlik eder. Okulda ise öğretmen, hem resmi müfredatın gerektirdiği etkinliklerle hem de sınıf içi ve dışı uygulamalarla öğrencilerinin problem çözme becerilerini destekler. Sosyal bilgiler dersi, öğrencilere problem çözme becerileri kazandırmaya yönelik önemli bir fırsat sunmaktadır. Bu nedenle sosyal bilgiler öğretmenleri, öğrencilerine bu konuda etkili ve doğru bir şekilde yardımcı olabilmelidir. Bunun için de öğretmenlerin kendilerinin de problem çözme becerilerine sahip olmaları gerekmektedir. Bu çalışmanın amacı, sosyal bilgiler öğretmen adaylarının problem çözme becerilerinin durumunu belirlemektir. Çalışma karma araştırma yönteminin alt desenlerinden açıklayıcı desen ile yürütülmüştür. Çalışmanın nicel boyutunda ilişkisel tarama modeli tercih edilmiştir. Veriler baskın olarak nicel boyutta toplanmıştır. Nitel boyut ise nicel boyutun sonuçlarını açıklamak ve yorumlamak üzere tasarlanmıştır. Araştırmanın çalışma grubu 2022-2023 akademik yılında Türkiye'deki farklı üniversitelerde sosyal bilgiler öğretmenliği bölümünde eğitim gören gönüllü öğretmen adaylarıdır. Veri toplama araçları olarak, nicel boyut için Kişisel Bilgi Formu ve Problem Çözme Envanteri kullanılmıştır. Nitel boyut için ise araştırmacı tarafından oluşturulmuş yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Nicel veriler, yüz yüze ve çevrimiçi yöntemlerle gönüllülük esasına göre toplanmış ve SPSS programı ile analiz edilmiştir. Nitel veriler görüşmelerle toplanarak betimsel analiz yöntemiyle çözümlenmiştir. Araştırmanın nicel sonuçları nitel verilerden doğrudan alıntılar yapılarak desteklenmiştir. Araştırma sonuçları, sosyal bilgiler öğretmen adaylarının problem çözme becerilerinin yüksek olduğunu ve bu becerinin çeşitli değişkenlerde ve kullanılan ölçeğin bazı alt boyutlarında anlamlı bir şekilde farklılaştığını göstermiştir.

Hasan Arkan
Burdur Mehmet Akif Ersoy University · Institute of Educational Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Sosyal bilgiler eğitiminde kültürel ve mekânsal özelliklerin öğrencilerin değer oluşumundaki etkisi

Bu araştırmanın amacı beşinci sınıf öğrencilerinin sosyal bilgiler öğretim programında yer alan vatanseverlik, hoşgörü, tarihsel mirasa duyarlılık, dayanışma, doğal çevreye duyarlılık, yardımseverlik, çalışkanlık, misafirperverlik, adillik, sorumluluk değerlerini kazanım düzeyleri üzerinde yaşadıkları ilin, cinsiyetlerinin, okudukları okulun, anne ve babalarının öğrenim durumlarının ve mesleklerinin etkisini belirlemektir. Buna bağlı olarak elde edilen sonuçlar il bazında karşılaştırılarak değerlendirilmiştir. Araştırma nicel araştırma yöntemi olan tarama modeli ile yapılmıştır. Araştırmada kullanılan veri toplama aracı iki kısımdan oluşmaktadır. İlk kısımda öğrencilerin yaşadıkları il, cinsiyet, okudukları okul, baba öğrenim durumu, baba mesleği, anne öğrenim durumu ve anne mesleği değişkenlerinin bulunduğu kişisel bilgi formu yer almaktadır. İkinci kısmında Keskin (2008) tarafından geliştirilmiş Değerler Eğitimi Ölçeği bulunmaktadır. Araştırmanın çalışma grubunu 2019-2020 yılında Ağrı il merkezinde bulunan üç ortaokul ve Burdur il merkezinde bulunan üç ortaokulda öğrenim gören tesadüfi yöntem ile seçilmiş 500 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmada kullanılan kişisel bilgi formu ve ölçek öğrencilere uygulanmış ve elde edilen veriler düzenlenerek SPSS 26.0 İstatistik Paket programı ile analizi yapılmıştır. Analiz sonucunda her iki ilde yapılan uygulamada cinsiyet değişkeni açısından kız öğrencilerin lehine bir farklılık görülmüştür. Okudukları okul değişkenine göre değerlendirildiğinde Burdur il merkezinde yer alan okulların Ağrı il merkezinde yer alan okullara göre değerleri kazanım düzeyleri daha yüksektir. Baba öğrenim durumu değişkenine göre Ağrı'da yaşayan öğrencilerin değerleri kazanım düzeyleri baba öğrenim durumları arttıkça yükselmekteyken, Burdur'da yaşayan öğrencilerin değerleri kazanım düzeyleri anlamlı bir farklılık göstermemektedir. Anne öğrenim durumu değişkenine göre Ağrı'da yaşayan öğrencilerin anne öğrenim durumları yükseldikçe tarihsel mirasa duyarlılık ve çalışkanlık değerlerini kazanım düzeyleri yükselmekteyken, Burdur'da yaşayan öğrencilerin değerleri kazanım düzeylerinde bir farklılık görülmemektedir. Baba mesleği değişkenine göre Ağrı'da yaşayan öğrencilerin yardımseverlik, dayanışma, misafirperverlik, adillik, çalışkanlık, doğal çevreye duyarlılık, sorumluluk ve vatanseverlik değerlerini kazanım düzeyleri farklılaşmaktayken, Burdur'da yaşayan öğrencilerin dayanışma, tarihsel mirasa duyarlılık, adillik, değerlerinin kazanım düzeyleri farklılık göstermektedir. Anne mesleği değişkenine göre Ağrı'da yaşayan öğrencilerin dayanışma, adilik, doğal çevreye duyarlılık, sorumluluk ve vatanseverlik değerlerinin kazanım düzeyleri farklılık göstermekteyken, Burdur'da yaşayan öğrencilerin değerleri kazanım düzeyleri farklılık göstermemektedir. Karşılaştırılan Ağrı ili ve Burdur ili arasında öğrencilerin değerleri kazanım düzeyleri bütün değişkenler açısından araştırmada yer alan değerler üzerinde anlamlı bir farklılık ortaya çıkarttığı görülmüştür.

Değer algısıDeğer yaratan faaliyetlerDeğerler+6
Beste Aybey Efe
Burdur Mehmet Akif Ersoy University · Institute of Educational Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Sosyal bilgiler ders kitabında Osmanlı tarihi öğretiminin ünite kazanımları açısından değerlendirilmesi (2019-2020 yılı kitap örneğine göre)

Bu araştırma ilköğretim okullarında Sosyal Bilgiler Ders kitabında yer alan "Türk Tarihinde Yolculuk" adlı ünitenin Osmanlı tarih öğretiminin nasıl yapıldığını, bunu yaparken de ders kitabında yer alan metinleri, okuma parçalarını, soru cümlelerini analiz tabi tutulmuştur. Bunların yanında resim, fotoğraf, minyatür, gravür, tarih şeridi, gibi görselleri de içerik, metin analizine tabi tutulmuştur. Türkiye'de tarih öğretimi öğrencilerin ilköğretime başlamasıyla birlikte verilir. Tarih öğretiminde farklı kaynaklardan yararlanılmaktadır. Öğretmen ve öğrenciye yardımcı temel kaynaklardan biri de ders kitaplarıdır. Ders kitaplarında program ve içeriğin hazırlanmasında öğrencinin bilişsel ve zihinsel gelişiminin yanında eğitim bilimlerinin temel alındığı öğretim faktörleri de dikkate alınmalıdır. Sosyal bilgiler ders kitapları Osmanlı tarihi öğretimi açısından değerlendirmeye tabi tutulmuştur. Osmanlı tarihi ile ilgili bölümler incelenirken 2019-2020 yılları arasında kullanılan ders kitabı kullanılmıştır. Araştırmamızda şu hususlara yer verilmiştir. Eğitim bilimleri ile ilgili Akademik kaynaklar, tarih öğretimi ile ilgili akademik kaynaklar ve bu alanda yapılmış çalışmalar, makaleler incelenmiştir. Talim Terbiye Kurulunun belirlediği hususlara dikkat edilmiştir. Bütün bu çalışmalara bağlı olarak Sosyal Bilgiler ders kitaplarının 7. Sınıf düzeyinde tarih öğretimi açısından uygunluğu ele alınacaktır. Anahtar Kelimeler: Sosyal Bilgiler, Osmanlı Tarihi Öğretimi, Görsel Ögeler, Öğretim, Öğrenme.

Ders kitaplarıKitaplarOsmanlı Dönemi+6
Hacire Pertav
Burdur Mehmet Akif Ersoy University · Institute of Educational Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Sosyal bilgiler öğretmen adaylarının mekânsal okuryazarlık düzeylerinin belirlenmesi (MAKÜ örneği)

Mekânsal okuryazarlık bireylerin içerisinde bulundukları mekânın özelliklerinin farkına varabilme, mekânı daha iyi okuyup anlamlandırabilme, elde ettiği bilgileri etkin şekilde kullanabilme ve gerektiğinde bu bilgileri başkalarına düzgün bir şekilde aktarabilme becerisidir. Bu çalışma sosyal bilgiler öğretmen adaylarının mekânsal okuryazarlık düzeylerinin belirlenmesi amacıyla 2020-2021 eğitim-öğretim yılında Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi Eğitim Fakültesi, Türkçe ve Sosyal Bilgiler Eğitimi Bölümü, Sosyal Bilgiler Eğitimi Anabilim Dalı'nda öğrenim gören 91 öğretmen adayı ile gerçekleştirilmiştir. Çalışma kapsamında nitel araştırma yöntemi kullanılmıştır. Çalışmanın verileri, veri toplama sürecinin Covid-19 pandemi sürecine denk gelmesi ve bu süreçte üniversitelerin uzaktan eğitime geçmesi nedeniyle online olarak yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılarak toplanmıştır. Öğretmen adaylarına uzman görüşü alınarak hazırlanmış 19 açık uçlu soru sorulmuştur. Veriler içerik analizi kullanılarak analiz edilmiştir. Çalışmadan elde edilen sonuçlara göre; sosyal bilgiler öğretmen adaylarının mekânsal kavramları doğru cevaplama düzeyleri sınıf kademelerine göre artmaktadır. Öğretmen adayları mekânsal okuryazarlık becerisi kazanma koşulu olarak gezi-gözlem yapma ve coğrafya bilgisine sahip olmayı görmektedir. Öğretmen adayları mekânsal okuryazarlık becerisini geliştirmek için kullanılabilecek yöntemleri okuma-araştırma yapma, gezi ve gözlem yapma şeklinde belirtmişlerdir. Öğretmen adayları mekânsal okuryazarlık becerisini mekânı anlama ve yorumlama, mekânı analiz etme becerisi şeklinde tanımlamışlardır. Öğretmen adayları mekânsal okuryazarlık becerisinin gündelik yaşantılarında ihtiyaç duyulduğu zaman, seyahat ederken, adres bulmakta kullanılabileceğini belirtmişlerdir. Mekânsal okuryazarlık becerisine sahip bireyin özellikleri öğretmen adayları tarafından gezmeyi-gözlem yapmayı sever, coğrafya bilgisi yüksek, mekânsal bilgi düzeyi yüksek şeklinde ifade edilmiştir. Öğretmen adaylarının çoğunluğu kendisini mekânsal okuryazarlık becerisine sahip bir birey olarak görmektedir. Öğretmen adaylarına göre mekânın okunmasında-anlamlandırılmasında yararlanılabilecek başlıca yetenek (araç ve gereç) haritadır. Öğretmen adaylarının büyük çoğunluğu harita, atlas, akıllı telefon uygulamaları, Google Earth ve CBS'nin mekânsal okuryazarlık becerisi kazandırmada etkili olduğunu düşünmektedir. Öğretmen adayları gündelik yaşantılarında gerçekleştirdikleri gezi ve seyahatlerde harita, akıllı telefon uygulamaları, pusula vb. mekânsal araçları kullanmaktadır. Öğretmen adayları mekânsal düşünme becerisini mekânı algılama, mekâna bağlı düşünme şeklinde tanımlarken, eleştirel mekânsal düşünme becerisini mekâna eleştirel bakma, mekânı ayrıntılı şekilde analiz etme şeklinde tanımlamaktadır. Öğretmen adayları mekânsal düşünme becerisi ve eleştirel mekânsal düşünme becerisinin, mekânsal okuryazarlık becerisi kazandırmada önemli olduğunu belirtmiştir. Öğretmen adaylarının büyük çoğunluğu lisans düzeyinde aldıkları eğitimin mekânsal okuryazarlık becerisi kazandırmada etkili olduğunu düşünmektedir. Lisans eğitimi süresince mekânsal araçların kullanımı ve bu konudaki yeterliliğe ilişkin öğretmen adayları arasında ciddi farklar bulunmaktadır. Öğretmen adayları mekânsal okuryazarlık becerisine sahip bireyler yetiştirilmesi açısından sosyal bilgiler dersini sosyal bilgiler coğrafya ilişkisi, disiplinlerarası yaklaşıma sahip ve öğrenme temeli oluşturur gibi nedenlerle önemli ve gerekli görmektedir. Öğretmen adayları mekânsal okuryazarlık becerisinin sosyal bilgiler dersinde yeryüzü şekilleri, harita bilgisi konularının öğretilmesinde kullanılabileceğini belirtmiş, mekânsal okuryazarlık becerisini sosyal bilgiler dersi öğretim programındaki insanlar, yerler ve çevreler, kültür ve miras, birey ve toplum öğrenme alanları ile ilişkilendirmiştir. Öğretmen adayları mekânsal okuryazarlık becerisinin sosyal bilgiler dersindeki yerini sosyal bilgiler dersinin amaçlarına ulaşmak için gereklidir şeklinde ifade etmiştir. Öğretmen adayları sosyal bilgiler dersinde mekânsal okuryazarlık becerisine sahip bireyler yetiştirilmesi için gezi ve okul dışı öğrenme ortamlarını kullanılabilecek uygulama ve yöntemler olarak ifade etmiştir.

Aday öğretmenlerMekanMekansal beceri+5
Hakan Ataç
Burdur Mehmet Akif Ersoy University · Institute of Educational Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Sosyal bilgiler öğretmen adaylarının eleştirel düşünme eğilimleri ile akademik okuryazarlık düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu araştırmada, sosyal bilgiler öğretmen adaylarının eleştirel düşünme eğilimleri ile akademik okuryazarlık düzeyleri arasındaki ilişkiyi incelemek temel amaçtır. Nicel araştırma yöntemine uygun olarak gerçekleştirilen araştırmada, ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın örneklemi, İllerin ve Bölgelerin Sosyo-Ekonomik Gelişmişlik Sıralaması Araştırması (SEGE-2017) temel alınarak bu raporda oluşturulan 6 kademedeki her bölgeden 2 üniversite olmak üzere tesadüfi örnekleme yöntemi ile belirlenmiştir. Bu doğrultuda araştırmanın örneklemi, Türkiye'de Sosyal Bilgiler Öğretmenliği lisans programına sahip olan 12 üniversiteden, tabakalı örnekleme yöntemiyle seçilen 1106 sosyal bilgiler öğretmen adayından oluşmaktadır. Araştırmanın verileri, "Eleştirel Düşünme Eğilimi Ölçeği", "Akademik Okuryazarlık Ölçeği" ve araştırmacı tarafından hazırlanan Kişisel Bilgi Formu ile toplanmıştır. Araştırma verilerinin analizinde; betimsel istatistikler, bağımsız örneklem t testi, Tek Yönlü Varyans Analizi (ANOVA), Pearson momentler çarpımı korelasyonu ve basit doğrusal regresyon analizi kullanılmıştır. Araştırmada elde edilen sonuçlara göre, sosyal bilgiler öğretmen adaylarının eleştirel düşünme eğilimi toplam puanları ile akademik okuryazarlık düzeyi toplam puanları arasında pozitif yönlü ve anlamlı bir ilişki olduğu tespit edilmiş ve öğretmen adaylarının eleştirel düşünme eğilimleri, akademik okuryazarlık düzeylerinin %36.8'ini yordadığı görülmüştür.

Aday öğretmenlerAkademik okuryazarlıkEleştirel düşünce+3
İrem Elçi
Burdur Mehmet Akif Ersoy University · Institute of Educational Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Yabancı dil olarak Türkçe öğretiminde kullanılan ders kitaplarının eleştirel okuma ölçütlerine göre değerlendirilmesi

Bu araştırma Yunus Emre Enstitüsü Yedi İklim Türkçe Öğretim Seti B1, B2 ve C1 seviye ders kitapları ile Gazi Üniversitesi Yabancılar İçin Türkçe B1, B2 orta düzey ve C1 ileri düzey ders kitaplarında bulunan okuma metinlerine ait etkinliklerde, araştırmacı tarafından geliştirilen "Yabancı Dil Olarak Türkçe Öğretiminde Kullanılan Ders Kitapları İçin Eleştirel Okuma Ölçütleri" tespit edilerek, araştırmada kullanılan ders kitaplarında bu ölçütlerin kullanıldığı etkinliklere yer verilme oranı ile eleştirel okuma becerisini geliştireceği belirlenmiş etkinliklerde hangi ölçütlerin kullanıldığını tespit etme amacıyla yapılmıştır. Araştırma kapsamı Gazi Üniversitesi Yabancılar İçin Türkçe ve Yunus Emre Enstitüsü tarafından hazırlanmış olan Yedi İklim Türkçe Öğretim Seti B1, B2 ve C1 seviye ders kitaplarında yer alan okuma metinlerine ait etkinlikler ve bu etkinliklerden elde edilmiş verilerle sınırlandırılmıştır. Araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden olan doküman analizi kullanılmıştır. Araştırmacı tarafından geliştirilmiş "Yabancı Dil Olarak Türkçe Öğretiminde Kullanılan Ders Kitapları İçin Eleştirel Okuma Ölçütleri" araştırmanın veri toplama aracını oluşturmaktadır. Araştırma ile veri toplama aracının güvenirliği, içsel tutarlılık olarak adlandırılarak kodlayıcılar arasındaki görüş birliğini kavramsallaştıran Miles ve Huberman 1994 modeliyle sağlanmıştır. Araştırma sonucu elde edilen bulgulara göre, incelenen ders kitapları değerlendirildiğinde B1 ve B2 orta düzey ders kitaplarına ait okuma metinleri etkinliklerinde eleştirel okuma becerisini geliştiren ölçütlerin bulunduğu etkinlikler ve belirlenen bu etkinlikler ölçüt çeşitliliği bakımından yetersiz olduğu tespit edilmiştir. En yüksek ölçüt çeşitliliği Yunus Emre Enstitüsü Yedi İklim C1 seviye ders kitabındaki okuma metinlerine ait etkinliklerde bulunmuş ve onu takiben Gazi Üniversitesi Yabancılar İçin Türkçe C1 ileri düzey ders kitabının yer aldığı görülmüştür. Bu doğrultuda B1 ve B2 seviye ders kitaplarına oranla ileri seviye ders kitaplarında yabancı dil olarak Türkçe öğretiminde kullanılan ders kitapları için eleştirel okuma ölçütlerinin kullanım çeşitliliğinin yüksek oluşu tutarlı ve istendik bulunmuştur.

Ders kitaplarıEleştirel okumaOkuma metinleri+5
Asude Tekne
Burdur Mehmet Akif Ersoy University · Institute of Educational Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Çocuk kitaplarına yansıyan akran zorbalığı üzerine bir inceleme

Bu çalışmada çocuk kitaplarına yansıyan akran zorbalığı farklı yönleriyle incelenmiştir. Akran zorbalığına dair temel bilgiler edinildikten sonra araştırmanın amacı bağlamında yayınevlerinin internet adresleri taranmış ve akran zorbalığı konulu 20 kitap belirlenmiştir. Bu kitapların on tanesi çeviri kitap, on tanesi de Türk Edebiyatı'na ait yerli kitaplardan oluşmaktadır. Araştırmanın temel veri kaynağını çocuk kitapları oluşturmaktadır, bu sebeple araştırmamızda nitel araştırma yöntemlerinden içerik analizi kullanılmıştır. Araştırma bulguları alanyazın taramasıyla oluşturulan kontrol listesi aracılığıyla elde edilmiştir. Araştırmada kontrol listesinde bulunan maddelerin kitaplarda tekrarlanma frekanslarına bakılmıştır. Bu doğrultuda tüm kitaplarda zorbalıkla ilgili bulgulara rastlanmıştır. Zorbalığın en çok geçtiği kitap Benim Adım Jack kitabıdır (f=12). İncelelenen kitaplarda en sık rastlanan zorbalık türü sözel zorbalık (f=62) olurken, en az rastlanan zorbalık türü siber zorbalıktır(f=3). Zorbalığı gerçekleştirenlerin cinsiyete göre dağılımlarına bakıldığında 15 kitapta erkekler, 3 kitapta kızlar zorbalık yapmıştır. Bu durum zorbalık yapılanların cinsiyeti açısından ele alındığında 13 kitapta erkeklere, 6 kitapta kızlara zorbalık yapıldığı görülmektedir. Zorbalığın en çok okulda yapıldığı görülmüştür. Zorbalık yapan çocukların yaş grupları incelendiğinde zorbalık yapanların en çok 7-12 yaş grubunda(f=15) olduğu görülmüştür. Zorbalık yapılan çocukların yaş grupları incelendiğinde en çok 7-12 yaş grubunda(f=15) yer aldığı görülmüştür. Zorbalık yapan çocukların en belirgin özelliği empati yapamamalarıdır (f=17). Zorbalık yapılan çocukların en belirgin özelliği fiziksel olarak zayıf yapıda olduklarıdır (f=6). Zorbalık yapan çocukların üst sosyo-ekonomik düzeydeki ailelerin çocukları olduğu(f=4) görülmüştür. Zorbalık yapılan çocukların alt sosyo-ekonomik düzeydeki (f=5) ailelerin çocukları oldukları görülmüştür. Zorbalık yapılan çocukların en çok yardım isteme stratejisine başvurdukları belirlenmiştir. Zorbalık yapan çocukların ailelerinin ilgisiz ve baskıcı aile tutumu ortaya koyduğu (f=2) belirtilmiştir. Zorbalık yapılan çocukların ailelerin güven verici ve destekleyici aileler (f=7) oldukları belirtilmiştir. İncelenen tüm kitaplarda yer alan akran zorbalığı bulguları çocukların yaş ve gelişim seviyesine uygundur. Kitaplar sayesinde akran zorbalığı olgusu tüm çocuklara sezdirilebilir. Çocukların böyle bir durum karşısında ne yapması gerektiğinin kitaplarda yer alması zorbalıkla mücadele açısından önemlidir. Akran zorbalığıyla ilgili farkındalık oluşturmak için özel amaçla yazılmış çocuk kitaplarının sayısı arttırılmalıdır. Bu alanda yazılmış kitapların çocuklarla buluşması akran zorbalığıyla mücadele için önemlidir.

Akran zorbalığıDuyarlık eğitimiTürkçe eğitimi+4
Sefa Yurdakul
Burdur Mehmet Akif Ersoy University · Institute of Educational Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Çocuklar İçin Felsefe Eğitimi Programı'nın (P4C) ortaokul öğrencilerinin sözlü iletişim becerilerine etkisi

Bu araştırmanın amacı, Çocuklar İçin Felsefe Eğitimi Programı'nın ortaokul öğrencilerinin sözlü iletişim becerilerine etkisini incelemektir. Araştırmanın çalışma grubunu 2021-2022 eğitim öğretim yılında Bilecik ili Osmaneli ilçesinde bir devlet okulunda öğrenim gören 7. sınıf düzeyindeki 57 öğrenci oluşturmaktadır. Deney grubunda 28, kontrol grubunda 29 öğrenci yer almaktadır. Araştırmada İletişim Becerileri Envanteri ve Kişisel Bilgi Formu veri toplama aracı olarak kullanılmıştır. Öğrencilerin ve ebeveynlerinin demografik bilgilerine Kişisel Bilgi Formu ile ulaşılmıştır. Yarı deneysel desenlerden ön test-son test eşleştirilmiş kontrol gruplu desenin kullanıldığı araştırmada bir deney ve bir kontrol grubu olmak üzere iki grup vardır. Toplam 10 hafta süren çalışmada ilk hafta deney ve kontrol grubundaki öğrencilere ön test olarak İletişim Becerileri Envanteri uygulanmıştır. Sonraki 8 hafta boyunca haftada iki ders saati olmak üzere deney grubundaki öğrencilere, araştırmacı tarafından Çocuklar İçin Felsefe Eğitimi Programı uygulanmıştır. Kontrol grubundaki öğrencilere ise herhangi bir müdahalede bulunulmamış, öğrenciler olağan ders işlemelerine devam etmişlerdir. Çalışmanın son haftasında, deney ve kontrol grubundaki öğrencilere İletişim Becerileri Envanteri son test olarak uygulanmıştır. Çalışmanın verileri parametrik test yöntemlerinden, bağımsız gruplar t-Testi, bağımlı gruplar t-Testi, tek yönlü ANOVA ve Post-Hoc testlerinden Tukey kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırmada deney ve kontrol gruplarının ön test ve son test puanlarının karşılaştırılması amacıyla yapılan bağımsız gruplar t-Testi sonucuna göre; deney ve kontrol gruplarının ön test puanları arasında anlamlı bir fark olmadığı, son test puanları arasında ise anlamlı bir fark olduğu bulunmuştur. Araştırmanın bulgularına göre, Çocuklar İçin Felsefe Eğitimi Programı ortaokul öğrencilerinin sözlü iletişim becerilerine olumlu etki yapmaktadır. Anahtar Kelimeler: Çocuklar İçin Felsefe, Sözlü İletişim, Türkçe Öğretimi.

Felsefe
Nuray Karabatak Yılmaz
Burdur Mehmet Akif Ersoy University · Institute of Educational Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Sosyal bilgiler eğitiminde okul dışı öğrenme ortamlarının kullanımına dair öğretmen görüşleri (Isparta ili örneği)

Bu araştırmanın amacı Sosyal Bilgiler Öğretmenlerinin okul dışı öğrenme ortamlarını kullanma durumunu belirlemeye çalışmaktır. Bu çalışmada nitel araştırma yöntemi kullanılmıştır. 2020-2021 eğitim-öğretim yılında Isparta'da Sosyal Bilgiler Öğretmenliği yapan devlet ve özel okullarda çalışan öğretmenler bu araştırmanın çalışma grubunu oluşturmaktadır. Çalışma grubu merkeze bağlı ortaokullarda görev yapan 40 sosyal bilgiler öğretmenini kapsamaktadır. Sosyal bilgiler öğretmenlerinin okul dışı öğrenme ortamlarının kullanım durumları ile ilgili bilgi toplamak amacıyla görüşme formu hazırlanmıştır. Hazırlanması aşamasında uzman görüşlerine başvurulmuştur. Araştırmanın verileri ''Görüşme Formu'' ile toplanmıştır. Toplanan verilerin analizinde Betimsel analiz, verilerin çözümlenmesinde ise frekans ve yüzde kullanılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre sosyal bilgiler öğretmenlerinin genel olarak okul dışı etkinlikler düzenledikleri görülmektedir. Öğretmenlerin okul dışı etkinlik düzenlemelerine ilişkin görüşleri cinsiyetlerine göre değişkenlik göstermektedir. Erkek öğretmenler kadın öğretmenlere göre daha fazla okul dışı etkinlik gerçekleştirmektedir. Çalışmada elde edilen diğer bir bulgu da öğretmenlerin okul dışı etkinlik düzenlemelerine ilişkin görüşleri kıdemlerine göre de farklılık göstermekte olup, ''11-25'' yılını tamamlamış öğretmenlerin daha fazla okul dışı etkinlik yaptığı belirlenmiştir. Sosyal bilgiler öğretmenlerinin okul dışı öğrenme ortamlarına derslerde daha çok yer vermeleri konusunda önerilerde bulunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Okul Dışı Öğrenme, Sosyal Bilgiler Eğitimi, Sosyal Bilgiler Öğretmenliği

Rabia Taşdemir
Burdur Mehmet Akif Ersoy University · Institute of Educational Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Sosyal bilgiler öğretmen adaylarının harita okuma becerilerine oryantiring uygulamalarının etkisi

Bu araştırmada, Sosyal Bilgiler öğretmen adaylarının harita okuma becerilerine oryantiring uygulamalarının etkisinin belirlenmesi amaçlanmaktadır. Araştırmanın karma desene göre hazırlanmış olup karma desenin nicel boyutunda yarı deneysel desen modellerinden Sontest Eşleştirilmiş Kontrol Gruplu Desen modeli tercih edilmiştir. Karma desenin nitel boyutunda ise durum deseninden yararlanılmıştır. Çalışmanın kapsamında yer alan katılımcılar 2021-2022 eğitim-öğretim yılında Sosyal Bilgiler Eğitimi Anabilim Dalı'nda 2. sınıfta öğrenim görmekte olan 49 Sosyal Bilgiler öğretmen adayından oluşmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak "Oryantiring Harita Okuma Becerileri İçin Bir Puanlama Anahtarı" adlı dereceli puanlama anahtarı ve "Yarı Yapılandırılmış Görüşme Formu" kullanılmıştır. "Oryantiring Harita Okuma Becerileri İçin Bir Puanlama Anahtarı" adlı kullanılan ölçekten elde edilen puanlarda deney ve kontrol grupları arasında anlamlı bir fark olup olmadığını belirlemek amacıyla Mann-Whitney U testi yapılmıştır. Gerçekleştirilen analiz sonucuna göre, deney ve kontrol gruplarına ait sıra ortalamaları arasında anlamlı bir fark olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Analiz süreci R programı "stats" paketi kullanılarak yürütülmüştür. Araştırma sonuçlarına göre harita tutma, yön, nirengi, konum, işaret ve sembolleri tanıma, uzaklığı ölçek ve pusula ile hesaplayabilme, yeryüzü şekillerini tanıyarak hedefe ulaşabilmede ve zamanı yönetme boyutlarında deney grubu lehine anlamlı bir farklılıklar olduğu sonuçlarına ulaşılmıştır. Sosyal Bilgiler öğretmen adaylarının oryantiring uygulamalarındaki harita becerilerinde (harita tutma, yön, nirengi ve konum bilgileri) deney grubu sıra ortalamasının kontrol grubu sıra ortalamasından yüksek olduğu görülmüştür. Sosyal Bilgiler öğretmen adaylarının oryantiring uygulamaları sürecinde (işaret ve sembolleri tanıma, uzaklığı ölçek ve pusula kullanarak hesaplayabilme) beceri düzeylerinde deney grubu sıra ortalamasının kontrol grubu sıra ortalamasından yüksek olduğu tespit edilmiştir. Sosyal Bilgiler öğretmen adaylarının oryantiring uygulamaları sürecinde yeryüzü şekillerini tanıyarak hedeflere ulaşabilmelerinde deney grubu sıra ortalamasının kontrol grubu sıra ortalamasından yüksek olduğu sonucu elde edilmiştir. Sosyal Bilgiler öğretmen adaylarının oryantiring uygulamalarını verilen süre içerisinde tamamlamalarında deney grubu sıra ortalamasının kontrol grubu sıra ortalamasından yüksek olduğu sonuçlarına ulaşılmıştır. Ayrıca yarı yapılandırılmış görüşme formundan ulaşılan sonuçlara göre, öğrencilerin oryantiring uygulamalarını beceriler üzerinde bilgilerin kalıcı ve eğlenceli hale getirilmesi hususunda etkili olduğu yönünde görüş bildirdikleri görülmüştür. Nitekim ulaşılan bu sonuçlara göre eğitim süreci içerinde uygulamalı olarak oryantiring etkinliğinin kullanılması geleneksel eğitime nazaran anlamlı etkiye sahip olduğu çalışma kapsamında görülmektedir.

Hidayet Zünber
Burdur Mehmet Akif Ersoy University · Institute of Educational Sciences
2023
10
Master'sOpen AccessTR

Yabancılara Türkçe öğretiminde kullanılan hikâye kitaplarının kültürel ögelere ve okuma kazanımlarına göre incelenmesi (PIKTES Salih Hikâye Dizisi ve YEE Çocuk Hikâyeleri Serisi)

Yabancılara Türkçe öğretiminde kullanılan hikâye kitapları, öğrencilere sadece dil becerilerini değil aynı zamanda Türk kültürünü anlamalarına ve dilin kullanımındaki kültürel farklılıkları kavramalarına yardımcı olur. Bu hikâye kitaplarının CEFR'de yer alan kazanımlara sahip olması da, dil öğretiminde hedeflere ulaşmada son derece önemlidir. Bu araştırmada, Diller İçin Avrupa Ortak Başvuru Metni (CEFR) A1 ve A2 seviyelerindeki okuma kazanımları ile kültürel ögelerin, hikâye kitaplarında kullanımı incelenmiştir. Araştırmanın ana problemi, "Yabancılara Türkçe öğretimi için hazırlanan hikâye kitapları (Yunus Emre Enstitüsü Çocuk Hikâyeleri ve PIKTES Salih Hikâye Dizisi), Diller için Avrupa Ortak Başvuru Metni A1 ve A2 seviyesindeki okuma kazanımlarını ve kültürel ögelerini ne ölçüde içermektedir?" sorusuna odaklanmaktadır. Bu araştırmanın önemi, hem öğrencilere yeni bir okuma kaynağı sunmak, hem de hikâyeler aracılığıyla kültür öğretiminin etkin bir şekilde gerçekleştirilmesine katkı sağlamaktır. Araştırma, nitel araştırma yöntem kullanılmıştır ve doküman incelemesi yöntemiyle analiz edilmiştir. Toplanan veriler içerik çözümlemesi yöntemiyle incelenmiştir. İncelenen hikâye setlerindeki kültürel öge aktarımı ve okuma kazanımlarının sıklıkları değerlendirilmiştir. Araştırmanın sonucuna göre, her iki seri de Türk kültürüne ait kültürel unsurların çoğunu içermekte ve çocukların kültürel farkındalıklarının geliştirilmesine katkıda bulunmaktadır. Her iki kitap setinde de en çok bulunan kültürel öge günlük yaşam olarak tespit edilmiştir. PIKTES Salih Hikâye Serisi (A1 – A2) hikâye kitaplarında toplam 130 adet, YEE Çocuk Hikâyeleri Dizisi (A1 – A2) hikâye kitaplarında toplam 272 kültürel öge yer almaktadır. Hikâye kitaplarında kültürel ögelerin dağılımının eşit olmadığı göze çarpmaktadır. Her iki sette belirli kazanımların daha çok vurgulandığı ve diğer kazanımlara daha az yer verildiği sonucuna ulaşılmıştır. Yabancılara Türkçe öğretiminde öğrencilere yönelik uygun materyal seçimi, özellikle dil öğrenimi ve kültürel farkındalığın geliştirilmesi açısından önemlidir. Bu araştırma, Türkçe öğrenen yabancı öğrencilere daha etkili ve kültürel açıdan zengin bir materyal sunarak dil ve kültür öğretimine katkı sağlayacaktır.

Ayşenur Uz
Burdur Mehmet Akif Ersoy University · Institute of Educational Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Çocuk edebiyatı yapıtlarının çocuk haklarına dair sözleşme kapsamında incelenmesi

Hukuk disiplini içerisindeki alanlardan en önemlisi ve hassası, yetişkin bireylere hayati nitelikteki bağımlılığıyla birlikte kendi haklarını bilme veya tartışma yeterliliğine sahip olamadığı için savunmasız olan çocuklar için ortaya konmuş çocuk hukuku alanıdır. Hak tanımı bağlamında hukuk alanının yanı sıra, çocuğa hakkının öğretilmesi veya çocuğun hakları konusunda bilinçlendirilmesi noktasında eğitim alanına da büyük sorumluluklar düşmektedir. Bu doğrultuda ilgili araştırma çerçevesinde, uzman görüşleri ile belirlenen, toplamda 20 adet roman ve hikâye türündeki edebi eser elde edilmiştir. Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşme kapsamındaki maddelere ilişkin ifade, anlam, sezgi veya cümle içerip içermediğine yönelik olarak doküman incelemesi yöntemi ile incelenmiştir. İlgili eserlerde tümdengelimsel nitel analiz yöntemi ile MAXQDA analiz aracı üzerinde kodlanarak elde edilen bulgular, sözleşme maddelerini olumlu ve olumsuz kurgular ile destekleyen ifade sayılarını da içerecek şekilde detaylı tablolar şekiller ile sunulmuştur. İlgili sonuçlar incelendiğinde, ilgili metinlerin tamamında; yaşama hakkına dair toplamda 409, korunma hakkına dair 282, katılım hakkına dair 156, gelişme hakkına dair ise toplamda 150 ifade olduğu tespit edilmiştir. Öte yandan, metinlerin tamamı değerlendirildiğinde 515 bulgunun çocuk haklarını olumlu kurgular ile desteklediği, 482 bulgunun ise olumsuz kurgular ile desteklediği görülmüştür. İlgili sonuçlara göre, çocuk haklarını destekleyici nitelikteki ifadelerin kullanım sıklığı ile aksi şekilde çocuk haklarını olumsuz kurgular ile destekleyen ifadelerin kullanım sıklığının birbirine oldukça yakındır. Bu durum çocuk edebiyatı alanındaki yazar, eğitimci, yayıncı gibi tarafların; çocuk haklarını destekleyici ve çocukların doğru bir şekilde yönlendirilmesi adına etkin nitelikte eserlerin ortaya konması bağlamında gerekli dikkate, ilgiye ve donanıma sahip olmaları gerektiği sonucunu ortaya koymaktadır.

Selinay Pulat
Burdur Mehmet Akif Ersoy University · Institute of Educational Sciences
2024
00