Malatya Turgut Özal University
Discipline

İletişim Bilimleri Anabilim Dalı (disiplinlerarası)

Malatya Turgut Özal University

24

Archived Theses

0

DOIs Assigned

0%

DOI Rate

Discipline

24 Theses
Master'sOpen AccessTR

Dijital oyunlarda oyun içi satın alma davranışının incelenmesi

Bu çalışma, dijital oyun kullanıcılarının oyun içi satın alma niyetlerini açıklamak amacıyla geliştirilmiş kuramsal bir modeli test etmektedir. Model, Planlı Davranış Teorisi (TPB), Teknoloji Kabul Modeli (TAM) ve Teknolojinin Kabulü ve Kullanımının Birleşik Teorisi (UTAUT) modellerini bütünleştirerek; tutum, öznel norm, algılanan davranış kontrolü, keyif, kullanım kolaylığı ve performans beklentisi gibi değişkenlere odaklanmaktadır. Oyun bağımlılığı ise satın alma niyetini etkileyen bağımsız bir değişken olarak modele dahil edilmiştir. Araştırma, Türkiye'de 18 yaş ve üzeri dijital oyun kullanıcılarından çevrim içi anketle toplanan verilerle gerçekleştirilmiş, yapısal eşitlik modellemesi (SEM) uygulanmıştır. Bulgular, modelin satın alma niyetini açıklamada anlamlı olduğunu; özellikle keyif, performans beklentisi ve oyun bağımlılığının etkili değişkenler olduğunu göstermiştir. Anahtar Kelimel

Betül Karabıyık
Yozgat Bozok University · Institute of Graduate Studies
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Rusya-Ukrayna savaşı haber fotoğraflarında ideoloji: Göstergebilimsel bir inceleme

Bu tez, Batı merkezli medya kuruluşlarının Rusya-Ukrayna savaşı sırasında yayımladığı haber fotoğraflarını incelemektedir. Amaç, bu fotoğrafların Ukrayna'yı evrensel değerlerle uyumlu, haklı ve mağdur bir taraf olarak nasıl konumlandırdığını ortaya koymaktır. Çalışma, Roland Barthes'ın düz anlam, yan anlam ve mit kavramlarına dayalı göstergebilimsel analiz yöntemini, Althusser'in ideolojik aygıtlar ve Gramsci'nin hegemonya kuramıyla birleştirmiştir. Araştırmada, 24 Şubat 2022 ile 10 Haziran 2025 arasında The New York Times, BBC, The Guardian, Reuters, Der Spiegel ve Le Monde gibi yayınlarda yer alan 20 haber fotoğrafı amaçlı örnekleme ile seçilmiştir. Analizler, fotoğrafların çoğunlukla Ukrayna ve Batılı liderleri yan yana gösterdiğini, bu görüntüler aracılığıyla Ukrayna'nın meşru ve desteklenmesi gereken bir ülke olarak sunulduğunu ortaya koymuştur. Bu çerçevede haklı direniş ve mağduriyet söylemleri öne çıkarılmış, Rusya tarafı ise genellikle görünmez bırakılmıştır. Çalışma ayrıca, sahada bulunmayan gazetecilerin doğrulanmamış görüntüleri dijital kanallar aracılığıyla, hızla yayınladıkları yeni iliştirilme biçimini tanımlayan Embedded 5.0 kavramını önermektedir. Bulgular, haber fotoğraflarının yalnızca bilgi aktarmadığını, aynı zamanda okuyucuları belli bir siyasi tutumu benimsemeye çağırdığını göstermektedir.

Mahmut Akyıldız
Yozgat Bozok University · Institute of Graduate Studies
2025
00
Master'sOpen AccessTR

2000'li yıllar Türk sinemasında baba-oğul ilişkisi ve travma

İnsanlığın var olduğu ilk yıllardan beri insan beyni ve insanın davranışları merak ve araştırma konusu olmuştur. İnsan bazen bu merakı sorarak bazense araştırarak gidermeye çalışmıştır. Dolayısıyla insanlar, iyi ya da kötü yaşantılar ve tecrübelerinin sonucunda başlarına gelen bir takım ruhsal durumlara anlam arayışı içerisine girmişlerdir. 19. yüzyılın sonlarında ise gelişen teknolojiyle bu arayış daha anlamlı ve somut hale gelmiştir ve ortaya travma kavramı çıkmıştır. Daha sonra travmanın insanın tüm ilişkilerinde ortaya çıkabilecek bir durum olduğu çeşitli araştırmacılar tarafından kanıtlanmıştır. Şüphesiz ki bu insan ilişkilerinden en yaygın olanı da aile içi ilişkilerdir. Toplumun gözünde kimi zaman bir ata kimi zaman ise bir otoriter temsil olarak görünen baba ise bu ilişkinin merkezinde yer alan unsurlardan biridir. Birey babasıyla her zaman olumlu bir ilişki içerisinde olmayabilir. Kimi zaman ise bu ilişki sallantılı ve travmatik olabilir. Çalışmada travma kavramının sinemada temsilleri ve baba-oğul ilişkisine etkilerini belirlemek hedeflenmiştir. Çalışma teori ve uygulama olmak üzere iki kısımdan oluşmaktadır. Teori kısmı ise kendi içerisinde ikiye ayrılmaktadır. İlk bölümde travma ikinci bölümde ise sinema hakkında literatür taraması yapılacaktır. İlk bölümde; travma kavramının tarihi, travmaya sebep olabilecek unsurlar, travmanın etkileri, travmanın türleri, çocukluk çağı travmaları ve anne ve baba kaynaklı travmalarla ilgili literatür araştırması yapılmış ve ulaşılan veriler çalışmaya eklenmiştir. İkinci bölümde ise; Sinemanın elementleri, Türkiye'ye sinemanın gelişi ve ilk sinemacılar, Türk sinemasının dönemleri ve bu dönemlerde yer alan travmatik baba-oğul ilişkisi konulu filmler ile ilgili literatür taraması yapılmış ve çalışmaya eklenmiştir. Çalışmanın ikinci kısmında ise sinemanın elementleri değerlendirilerek örneklem seçilen filmler üzerinden travma merkeze alınarak okumalar yapılmıştır. Çalışmanın sonucunda, sinemanın ilk yıllarından itibaren baba-oğul ilişkisinin bir tema olarak karşımıza çıktığı ve özellikle sinemanın gelişimiyle birlikte bu ilişkinin içerisine travmatik olayların ve izlerin girdiği gözlemlenmiştir.

Sanat sinemasıSayısal sinemaTürk sineması
Selahattin Eraslan
Yozgat Bozok University · Institute of Graduate Studies
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Yerel haberin dijital dönüşümü: Yozgat basılı gazeteleri ve internet sitelerinin karşılaştırılması

Bu yüksek lisans tezinde, dijitalleşme sürecinin yerel gazetecilik üzerindeki etkileri Yozgat ili özelinde incelenmiştir. Araştırmanın temel amacı, Yozgat'ta yayımlanan altı yerel gazetenin basılı ve dijital sürümlerindeki haber üretimi ile içeriklerinde meydana gelen değişimleri analiz ederek, yeni medya teknolojilerinin yerel basına getirdiği dönüşümleri ortaya koymaktır. Çalışmada, dijitalleşmenin gazetecilikte içerik yapısı, haberin sunumu, haber kaynakları ve yerellik vurgusu üzerindeki etkileri analiz edilmiştir. Araştırmada, 2024 yılı Şubat ayında Yozgat merkezinde yayımlanan altı yerel gazete ile bu gazetelerin internet sitelerinde yer alan haberler veri setini oluşturmuştur. Hem nicel hem de nitel içerik analizi yöntemleri kullanılmış; haberlerin kategorisi, kaynağı, kapsamı, başlık özellikleri ve görsel-işitsel öğe kullanımı gibi değişkenler sistematik biçimde kodlanmıştır. Veriler istatistiksel olarak değerlendirilmiş, bulgular ise içerik odaklı yorumlanmıştır. Araştırma bulgularına göre dijitalleşme, yerel gazetelerde görsel-işitsel içerik ve haber çeşitliliğini artırmakta; başlıklarda yerellik vurgusunu öne çıkarmaktadır. Ancak bazı kategorilerde ajans kaynaklı içeriklerin baskın olması, editoryal özgünlüğü sınırlamaktadır. Basılı ve dijital gazeteler arasında haber sayısı, kapsam ve içerik bakımından belirgin farklar ortaya çıkmıştır. Yerel gazetelerin dijitalleşme sürecinde teknolojik olanaklardan tam anlamıyla yararlanamadığı; özellikle etkileşim ve multimedya kullanımı açısından potansiyelin gerisinde kaldığı saptanmıştır. Bu çalışma, Anadolu'da yerel medya ile dijitalleşme ilişkisini güncel bir örnekle ele almakta ve yerel gazetelerin dijitalleşme süreçlerine yönelik öneriler sunarak literatüre katkıda bulunmaktadır.

Alternatif medyaElektronik medyaEtkileşimli medya+7
Yasin Nazım Kayhan
Yozgat Bozok University · Institute of Graduate Studies
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Yerel haber medyasında yapay zeka kullanımı: Engeller ve olanaklar üzerine bir araştırma

Bu araştırma, Türkiye'deki yerel haber medyasında yapay zeka teknolojilerinin nasıl kullanıldığını, karşılaşılan zorlukları ve sağladığı fırsatları eleştirel bir bakış açısıyla değerlendirmektedir. Çalışma, Türkiye'nin yedi coğrafi bölgesinden seçilmiş 14 ilde çalışan 20 yerel medya personeli ile yapılan asenkron yazılı yarı yapılandırılmış görüşmelere dayanmaktadır. Bu çalışmada veriler, tematik analiz yöntemi kullanılarak incelenmiş ve beş ana başlık altında bir araya getirilmiştir: yapay zekaya dair farkındalık seviyesi, kullanım nedenleri, fırsatlar, riskler ve yerel medyada karşılaşılan yapısal engeller. Araştırma sonuçları, yapay zeka teknolojilerinin yerel medya içerisinde genellikle bireysel çabalarla ve sınırlı bir şekilde kullanıldığını; kurumsal düzeyde ise bu teknolojilerin sistematik bir biçimde entegre edilmediğini ortaya koymaktadır. ChatGPT, Transkriptor ve benzeri araçlar, başlık oluşturma, metin düzenleme ve röportaj analiz etme gibi işlemlerde kullanılmaktadır; ancak teknik alt yapı eksikliği, yüksek maliyetler, eğitim yetersizlikleri ve etik kaygılar bu sürecin geliştirilmesini zorlaştırmaktadır. Bu çalışma, yapay zekanın yerel medya ortamında dijital eşitsizlikleri artırma olasılığına dikkat çekmekte ve insan odaklı, etik bir entegrasyonun zorunluluğunu vurgulamaktadır.

Hüseyin Buğdaycı
Yozgat Bozok University · Institute of Graduate Studies
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Yapay zeka ve dijital platformlar ile değişen habercilik pratikleri üzerine bir inceleme

Günümüzde yapay zeka teknolojileri; sağlık, eğitim, hukuk ve iletişim gibi birçok alanda köklü değişimlere yol açmaktadır. Bu dönüşümün en derinden hissedildiği alanlardan biri de gazeteciliktir. Haberin toplanmasından üretimine, dağıtımından doğrulanmasına kadar pek çok boyutta yapay zeka destekli araçlar gazetecilik pratiklerini yeniden şekillendirmektedir. Hız ve verimlilik odaklı bu dönüşüm, yalnızca teknik olarak ele alınamayacak kadar geniş etik, mesleki ve kurumsal tartışmaları beraberinde getirmektedir. Bu çalışma, yapay zeka teknolojilerinin gazetecilik meslek pratikleri üzerindeki etkilerini, gazetecilerin deneyim ve görüşleri üzerinden çok boyutlu olarak incelemeyi amaçlamaktadır. Araştırma, nitel yöntemle ve fenomenolojik desen doğrultusunda tasarlanmıştır. Çalışmanın evreni Türkiye'de yaygın basın kuruluşlarında görev yapan gazetecilerdir. Araştırmanın örneklemini ise çeşitli yaş, deneyim ve medya türlerini temsil edecek şekilde seçilen 10 gazeteci oluşturmaktadır. Veri toplama yöntemi olarak yarı yapılandırılmış derinlemesine mülakat tekniği kullanılmıştır. Toplanan veriler belirlenen temalar çerçevesinde incelenmiştir. Bulgular, gazetecilerin bilgi toplama ve içerik üretimi süreçlerinde çeşitli amaçlarla yapay zekayı kullandıklarını gösterirken bu durumun kişisel deneyim düzeyinde olduğunu ve kurumsal stratejiye dönüşemediğini ortaya koymuştur. Medya kuruluşlarında sınırları belirli herhangi bir kurumsal yönlendirme, etik protokol ya da stratejiye dayanmamakta; gazetecinin kişisel ilgisine ve teknik becerisine bırakılmaktadır. Araştırmanın sonucu Türkiye'nin medya yapısının uluslararası örneklerle kıyaslandığında yapay zeka adaptasyonunda erken bir aşamada olduğunu göstermektedir. Gazetecilik mesleğinin geleceğinin yapay zeka destekli araç ve süreçlerden geçtiği göz önünde bulundurulduğunda çağın gerisinde kalmamak adına medya kuruluşları çok boyutlu ve sürdürülebilir stratejiler geliştirmelidir. Bu bağlamda, hem hâlihazırda meslekte aktif olan gazetecilerin hem de geleceğin gazetecilik adaylarının bu dönüşüme uyum sağlayabilmesi için eğitim temelli ve kapsayıcı politikaların oluşturulması da büyük önem taşımaktadır.

Robot gazetecilikYeni gazetecilikİnsan-yapay zeka etkileşimi
Mehmet Günesen
Bolu Abant İzzet Baysal University · Institute of Graduate Studies
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Dijital Gazetecilik ve Deepfake: Haber Güvenilirliği Üzerine Bir Araştırma

Bu çalışmada dijital gazetecilik pratiklerinin, derin öğrenme algoritmalarıyla üretilen sahte içerikler olan deepfake teknolojisi karşısındaki direnç kapasitesini ve bunun haber güvenilirliği üzerindeki çok boyutlu yansımalarını incelemeyi amaçlamaktadır. Deepfake teknolojisi, siyasal manipülasyon, dezenformasyon ve bilgi kirliliği gibi sorunlara yol açarak, haber güvenilirliğinin geleneksel ölçütlerini aşındırmaktadır. Nitel araştırma paradigması çerçevesinde durum çalışması deseniyle yapılandırılan çalışmada, Youtube ve Instagram platformlarında 18.02.2022–01.06.2025 tarihleri arasında yayımlanan deepfake içerikli 8 haber videosu ölçüt örnekleme yöntemiyle belirlenmiştir. Araştırmanın ampirik verisini, bu videoların altından toplanan 187 adet kullanıcı yorumu oluşturmaktadır. Veriler, altı temel hassasiyet türü ve yedi duygusal ton kategorisi çerçevesinde betimsel içerik analizi yöntemiyle çözümlenmiştir. Analiz sonucunda en baskın hassasiyet türleri Manipülasyon ve Algı Yönetimi Kaygısı ile Etik ve Yasal Hassasiyet olmuştur. Kullanıcılar, deepfake'i hem bireysel mahremiyet ihlali hem de toplumsal güveni tehdit eden sistemik bir unsur olarak algılamaktadır. Ayrıca Teknolojiye Yönelik Takdir ve Merak hassasiyeti de önemli bir yer tutmuş, kullanıcıların teknolojik ilerlemeyi hayranlıkla karşıladığını ancak potansiyel risklerin farkında olduğunu göstermiştir. Duygusal tonlarda ise Korku başı çekmiş, bunu Şaşkınlık ve Mutluluk izlemiştir. Sonuç olarak deepfake'in dijital medyada bir hakikat krizi yarattığını ve haber güvenilirliğinin artık yalnızca doğrulukla değil, aynı zamanda teknolojik denetim ve etik sorumlulukla da ölçüldüğünü göstermektedir. Bu riskleri azaltmak amacıyla, yapay zekâ ile üretilen içeriklere zorunlu etiketleme/filigran sistemlerinin getirilmesi ve kuşaklararası medya okuryazarlığı programlarının geliştirilmesi önerilmektedir.

Şamil Özer
Bolu Abant İzzet Baysal University · Institute of Graduate Studies
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Yeni medyada haber sitelerinin görsel iletişim ve tasarımı açısından incelenmesi : Türk haber siteleri örneği

İletişim teknolojilerindeki gelişmeler ve internet kullanımının yaygınlaşması sonucunda internet üzerinden yayın yapan haber sitelerine ilgi artmaktadır. Ülkede ve dünyada meydana gelen olayların duyurulması sürecinde, internette yayın yapma hızının artması sonucunda okuyucuların çevrimiçi haber sitelerini ziyaretleri artış eğilimindedir. Bu nedenle elektronik haber gazetelerinin okuyucu kitlesinin gereksinimlerine dikkat etmesi ve içeriğin ana biçimine, tasarımına ve içeriğin alıcıya sunulma şekline dikkat ederek onlara yeterli rahatlığı sağlaması önemli hale gelmiştir. Bu araştırmada, Türk haber sitelerinin görsel iletişim ve tasarımı açısından analiz edilmesi amaçlanmıştır. Bunun için Türkiye'de en çok ziyaret edilen haber siteleri trafik oranları similar.web aracılığıyla tespit edilmiştir. İnceleme sonucunda hürriyet.com ve sozcu.com haber sitelerinin en çok ziyaret edilen siteler olduğu görülmüştür. Her iki sitenin aynı tarihteki sayfalarından alınan ekran görüntüleri tasarım ilkelerine göre analiz edilmiştir. Uygulama sonucunda her iki sitenin tasarım ilkeleri açısından uyumlu olan ve uyumsuz olan kısımları belirlenmiştir. Sözcü.com haber sitesinin Hürriyet.com'a göre tasarım ilkeleri açısından daha başarılı olduğu görülmüştür.

Web tasarımıYeni medya
Hakam Najm Abed Abed
Bolu Abant İzzet Baysal University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

İranlıların Türkiye göçüne ilişkin medyada oluşturulan algının incelenmesi

Göç ve göçün nedenleri arasında siyasi, ekonomik ve güvenlik gibi etkenleri başat öğeler olarak saymak mümkündür. Bu etkenler arasında medya ve medya algısı etkisi bakımından dikkat çekicidir. Modern İran tarihi boyunca pek çok nedenden ötürü İran en fazla göç veren ülkeler arasına girmiş bir ülkedir. Özellikle 1979 tarihinde gerçekleşen İran İslam Devrimi sonrasında göçler yoğunluk kazanmıştır. Son on yıl içerisinde gerçekleşen göçlerdeki medyanın rolü ve oluşturduğu etkisinden dolayı daha önceki göçlerden farklılaştığını söylemek mümkündür. İran'da son on yıl içerisinde gerçekleşen göçlerde medya algısının etkisini ele almayı hedefleyen çalışmada konuya giriş mahiyetinde algı olgusu kısaca ele alınacak, bunun akabinde İran'da göç olgusu genel olarak konu edilecektir. Sonrasında sosyal medyada yayınlanan reklamlar ve seçilen gazeteler ve de göç ile ilgili özel olarak yayın yapan TV kanalları üzerinden göç olgusu ele alınacak ve bu yayınların gerçekleşen göçlere etkisi ayrıntıları ile ele alınacaktır. Bu amaç doğrultusunda İran'da yaşayan 12 İranlı ve Türkiye'ye göç etmiş 12 İranlı ile yapılan mülakatlarda medyanın Türkiye'ye göç konusunda yarattığı algının etkisi araştırılmıştır. Sosyal medya reklamları, TV kanallarında yayın yapan dizilerde işlenen göç teması ve göçle ilgili reklamlar çalışmanın odak noktasını oluşturmaktadır. Sonuç olarak her olguda pek çok etkenin rolü olduğu göz önüne alınarak medya yayınlarının göçü teşvik eden söylemlerin etkili olduğu ve karşı söylem olarak İran ulusal medya yayınlarında yer verilen göç karşıtlığının ise zayıf kaldığı tespit edilmiştir.

Farshid Pirouznia
Bolu Abant İzzet Baysal University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

11 Eylül olayları sonrası ABD ideolojisinin sinemada temsili

Bu araştırma, Hollywood sinemasında 11 Eylül Saldırıları sonrası ABD ideolojisinin sinemada temsilini temele almaktadır. Bu çalışma, değişen ABD ideolojisinin Hollywood sinemasında nasıl ele alındığını tespit etmeyi amaçlamaktadır. Bu amaç doğrultusunda, değişen ideolojiler tespit edilmiş ve Hollywood sinemasında nasıl ve hangi kodlarla aktarıldığı söylem analizi yöntemiyle saptanmıştır. Bu doğrultuda analiz edilecek filmler United 93 (2006), World Trade Center (2006), The Reluctant Fundamentalist (2012), Zero Dark Thirty (2012), ve The Report (2019) olarak belirlenmiştir. Elde edilen bulgular, 11 Eylül terör saldırıları Amerika kadar Hollywood sinemasını da etkilemiştir. Teröre yönelik geliştiren ideoloji ve politika için saldırılar bir dönüm noktasıdır. Saldırılarla birlikte ortaya çıkan yeni ideolojiler saldırıların yarattığı hasarı azaltmak ve yıkılan ideolojiyi yeniden inşa etmek üzerine kurulmaktadır. Bu doğrultuda Hollywood sinemasında, vatanseverlik ve milliyetçilik, terörizm ve güvenlik ve bireysel mücadele gibi ideolojiler ortaya çıkmaktadır. Ayrıca var olan Amerikan rüyası, istisnaicilik, ötekileştirme, oryantalizm gibi ideolojiler dönüşerek yeni bir boyut kazanmaktadır. Bu değişimler Hollywood sinemasında karakter ve kimlik, mekan ve kurgusal dünya, diyalog ve söylem, teknik kodlar yardımıyla aktarılmaktadır.

Amerikan sinemasıDevlet terörizmiSiyasi terör
Kamile Gül Yöndemli
Aksaray University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Dijital gazetecilik pratiği bağlamında haber ajanslarının TikTok kullanımı

Yeni medya ve gelişen iletişim teknolojileri sonucunda gazetecilik pratikleri büyük bir değişime uğramıştır. Bu değişim gazeteciliğe yeni ivmeler kazandırmıştır. Geleneksel gazetecilik pratiklerinin aksine daha hızlı, daha kolay ve en önemlisi etkileşimli bir süreç ortaya çıkmıştır. Gazetecilik pratikleri dijitalleşerek yepyeni bir ortamda vuku bulmaya başlamıştır. Dijital gazetecilik pratikleri Web 2.0 teknolojileriyle iç içe bir yapıdır. Günümüzde dijital gazetecilik pratikleri sosyal medyada oldukça fazla kullanılmaktadır. Bugün gelinen noktada en çok kullanılan sosyal medya platformlarından biri de TikTok'tur. Bu çalışmanın amacı haber ajanslarının dijital gazetecilik pratikleri bağlamında TikTok'u nasıl kullandıklarını incelemektir.

Gazete haber ajanslarıSosyal medyaYeni gazetecilik+1
Merve Cönk
Aksaray University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
10
Master'sOpen AccessTR

2000 sonrası Avrupa sinemasında Avrupalılık kimliği

Bu araştırma, 2000 sonrası Avrupa sinemasında Avrupalılık kimliğinin temsiline odaklanmaktadır. Çalışmanın amacı, sinema sanatının toplumsal kimlik inşasındaki rolünü ve Avrupalılık kimliğinin sinemada nasıl temsil edildiğini anlamaktır. Araştırmada "amaçlı örneklem" yöntemi kullanılmış ve Avrupa kimliğini farklı boyutlarıyla ele alan beş film incelenmiştir: "Gözbebeğim", "Başkalarının Hayatı", "Söz Cambazı", "Onur Savaşı" ve "Mustang". Filmler, sosyolojik analizler ve içerik çözümleme yöntemleri ile incelenmiş; görsel ve öyküsel kodlar bağlamında değerlendirilmiştir. Bulgular, Avrupa'nın yüksek refah seviyesini evlat edinme süreçleri ve çocuk haklarına verilen önem üzerinden yansıtmaktadır. Eğitim ve sosyal uyum temaları, bireysel direniş ve toplumsal dayanışmayı vurgulayan unsurlar, gelenek ve modernlik çatışmasını kadınların deneyimleri üzerinden aktarmaktadır. Avrupa sinemasında görülen olumlu taraflar, çocuk haklarına verilen önem, eğitimde eşitlik ve sosyal uyumun desteklenmesi olarak öne çıkmaktadır. Avrupa sinemasının toplumsal dönüşüm süreçlerine katkıda bulunurken, Avrupalılık kimliğini eşitlik, sosyal adalet, refah ve bireysel özgürlük gibi değerlerle sembolize ettiğini göstermektedir. Ayrıca, bu filmler toplumsal baskılar, devlet gözetimi ve bireysel özgürlükler arasındaki gerilim, kadınların geleneksel rollere karşı direnişi gibi olumsuz tarafları da ele almaktadır. Avrupa sineması, bu şekilde toplumsal dinamikleri ve bireylerin bu dinamikler içindeki yerini kapsamlı bir şekilde analiz etmektedir. Araştırma, 2000 sonrası Avrupa sinemasında Avrupalılık kimliğinin karmaşık bir yapıya sahip olduğunu ve bu kimliğin sinema aracılığıyla farklı şekillerde temsil edildiğini ortaya koymaktadır.

Alman sinemasıFransız sinemasıMilli kimlik+4
Burak Karakaya
Aksaray University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Reklamlarda çevresel sürdürülebilirlik temasının tüketici karar süreçlerine yansıması: Odak grup görüşmesiyle bir inceleme

Küresel ısınma, dünya ülkeleri için yakın ve uzak gelecekte risk teşkil eden en önemli çevresel olaylar arasında yer almaktadır. Isınmadan dolayı delinen ozon tabakası, suyun ve yağış oranlarının azalması, hava sıcaklıklarındaki dengesizlikler, ülke yönetimlerini "küresel ısınma" konusunu gerek yerel gerekse ulusal düzeyde ele alması noktasında tetikleyici olmuştur. Küresel ısınmanın bir sonucu olarak meydana gelen iklim değişikliği, Türkiye'de de önemli ölçüde dikkate alınmıştır. Tüm bu nedenler göz önünde bulundurulduğunda çevresel sorunlara duyulan hassasiyetin medya aracılığı ile kamuoyuna aktarılması da kaçınılmaz olmuştur. Medyayı aktif biçimde kullanan sektörlerden birisi olan "reklamcılık" için de bu nedenden ötürü yeni bir mesaj alanı doğmuştur. Markaların, yalnızca ürün tanıtımı ile değil, marka değer algısı ile de satış yapmaya başladığı küresel dünyada, iklim değişikliği ve küresel ısınma gibi sorunlardan doğan "çevresel sürdürülebilirlik" teması etrafında şekillenen iletilerin, hedef kitleye duyarlılık mesajı vererek satış hacmini artırmak istediği görülmektedir. Markalar, küresel bir sorunun çözümüne tüketicileri de dâhil ederek, satış yönlü bir çözüm süreci sağlamak istemektedir. Çalışma, çevresel sürdürülebilirlik temalı reklamların hedef kitle üzerindeki yansımasını ve bu yansımaların eyleme dönüşüm sürecini incelemektedir. Bu doğrultuda odak grup görüşmesi yapılmış olup, katılımcıların kişilik özellikleri göz önünde bulundurularak reklamların tüketici davranışları üzerindeki yansıması araştırılmıştır. Çalışma sonucunda sorumluluk özelliği bakımından öne çıkan kişilerin, çevresel sürdürülebilirlik temalı ürünlere daha fazla duyarlı olduğu, nevrotiklik özelliği bakımından öne çıkan kişilerin ise çevresel sürdürülebilirlik konusu hakkında endişe taşıdığı görülmüştür.

Yeşil tüketicilerÇevresel sürdürülebilirlikÇevrimiçi reklamcılık
Ağustos Gerçe
Aksaray University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Üniversite öğrencilerinin dijital ayak izi ve etik kavramına ilişkin algılarının incelenmesi: Aksaray Üniversitesi örneği

Geçmişten günümüze yaşanan teknolojik gelişim ve dönüşümler günümüzde de büyük bir hızla devam etmektedir. Gelişen ve dönüşen bu teknolojik ilerleme ile birlikte dijital dönüşüm, dijital etik, yapay zekâ teknolojileri, dijital veri, mahremiyet, gözetleme gibi kavramlar toplum gündeminde yerini almaktadır. İnsan hayatını kolaylaştıran ve hızlandıran teknolojik dönüşümler beraberinde bir takım etik problemleri de getirmiştir. Bu bağlamda yapılan çalışmada bireylerin dijital teknoloji kullanımları sonucunda oluşan dijital ayak izleri ve bu ayak izlerine karşı etik algı düzeyleri ve farkındalık düzeylerinin incelenmesi amaçlanmaktadır. Çalışmanın yöntem kısmı için Aksaray Üniversitesi'nin çeşitli birimlerinde eğitimlerine aktif olarak devam eden toplamda 340 öğrencinin katılımı ile anket yapılmıştır. Araştırma sonuçlarına bakıldığında katılımcıların etik kavramına ilişkin algıları genel anlamda yüksek, dijital ayak izi farkındalıkları yüksek ancak dijital ayak izi kavramına ilişkin bilgilerinin ise düşük düzeyde olduğu tespit edilmiştir.

Daeninckx, DidierDijital tarama
Songül Sucu
Aksaray University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Afet dönemlerinde X platformu paylaşımlarının yanlış bilgi bağlamında incelenmesi: 6 Şubat depremleri

Çağımızın en kritik epistemolojik sorunlarından biri olan yanlış bilgi fenomeni, dijital iletişim ekosisteminde giderek karmaşıklaşan bir yapı sergilemektedir. Hakikat sonrası çağın karakteristik özelliği olan bu durum, özellikle afet gibi kriz anlarında toplumsal etkileri katlanarak artan bir soruna dönüşmektedir. 2023 yılında meydana gelen 6 Şubat Kahramanmaraş Depremleri yanlış bilginin afet dönemlerindeki yayılım dinamiklerini ölçmek hususunda oldukça önemli bir noktada durmaktadır. Bu çalışma, 6 Şubat depremlerinde X platformunda yayılan yanlış bilgilerin türlerini, yayılım dinamiklerini ve toplumsal etkilerini sistematik bir yaklaşımla incelemektedir. Araştırma, Uluslararası Doğruluk Kontrolü Ağı (IFCN) onaylı üç bağımsız doğrulama platformu (Teyit.org, Doğrula.org, Doğruluk Payı) ile iki resmi kurumun (AA Teyit Hattı, DMM) verilerini temel alarak, afet dönemlerinde yanlış bilginin yapısını ve zarar potansiyelini analiz etmektedir. Nitel yöntemin kullanıldığı bu çalışmada doğrulama platformlarındaki uzmanlarla yüz yüze görüşmeler yapılmış, 529 teyit edilmiş içerik doküman analizine tabi tutulmuştur. Elde edilen veriler betimsel analiz tekniği kullanılarak analiz edilmiştir. Bu doğrultuda Wardle'nin yanlış bilgi türlerine yönelik yapmış olduğu sınıflama dikkate alınarak tematik bir çerçeve oluşturulmuştur. Çalışmada yanlış bilgi içeren paylaşımların %69'unun X kaynaklı olduğu tespit edilmiş, paylaşımlarda yanlış bilginin en çok uydurma ve çarpıtma türlerinin öne çıktığı bulgulanmıştır. Çalışma sonucunda sosyal medya uygulamalarında yanlış bilgiyi önlemek adına gerçek zamanlı doğrulama ve uyarma içeren yeni sistemlerin geliştirilmesi önerilmektedir.

Sümeyye Çalışkan
Aksaray University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

İletişim fakültesi öğrencilerinin çevrimiçi mahremiyet kaygısı: Aksaray Üniversitesi örneği

Sosyal medya, dijital iletişimi günlük yaşamda daha etkin hale gelmektedir. Bu durum, bireylerin iş ve özel yaşantıları üzerinde olumlu ve olumsuz etkiler ortaya çıkarmaktadır. Örneğin sosyal medya kullanıcıları, gelişen dijital iletişim ağları sayesinde çevresini gözetleme imkanına erişmektedir. Bu nedenle gözetim ve mahremiyet olguları, dijitalleşme nedeniyle dönüşüme uğramaktadır. Bu araştırmada, üniversite öğrencilerinin çevrimiçi mahremiyet kaygılarının ölçülmesi amaçlanmaktadır. Araştırmada, Buchanan ve arkadaşları (2007) tarafından geliştirilen ve Turgay Alakurt (2017) tarafından Türk kültürüne uyarlanan Çevrimiçi Mahremiyet Kaygısı Ölçeği, basit tesadüfi örneklem yoluyla Aksaray Üniversitesi İletişim Fakültesi'nde yer alan 272 öğrenciye uygulanmıştır. Elde edilen veriler istatistik tekniklerle analiz edilmiştir. Buna göre üniversite öğrencilerinin mahremiyet kaygıları orta düzeyde belirlenmiştir. Öğrenciler, dijital ortamlarda karşı karşıya oldukları mahremiyet risklerinin farkında olduklarını, ancak yeterince önlem almadıklarını göstermektedir.

Çevrimiçi mahremiyet
Kardelen Nur Yücel
Aksaray University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Albert Camus'nün perspektifinden saçma kavramı; sanat, edebiyat ve medya üzerine bir inceleme

Bu çalışma, Albert Camus'nün felsefesinde merkezi bir yere sahip olan "saçma" (absürd) kavramını temel alarak söz konusu kavramın sanat, edebiyat ve medya alanlarındaki dönüşümünü incelemeyi amaçlamaktadır. Araştırmada, Camus'nün absürd kuramı kuramsal çerçeve olarak ele alınmış; kavramın klasik metinlerdeki bilinç uyandırıcı işlevi ile çağdaş dijital kültürdeki görünümü karşılaştırmalı biçimde değerlendirilmiştir. Çalışmada nitel araştırma yöntemi benimsenmiş, metin çözümlemesi ve karşılaştırmalı analiz tekniklerinden yararlanılmıştır. Bu bağlamda Camus'nün absürd anlayışı; Dadaist sanat pratiği, Camus'nün Yabancı ve Sisifos Söyleni eserlerindeki temsilleri ile dijital medya ekosisteminde, özellikle TikTok platformundaki yansımaları üzerinden incelenmiştir. Ayrıca dijital çağda anlamın çözülmesini tartışan çağdaş kuramsal yaklaşımlardan da yararlanılmıştır. Elde edilen bulgular, Camus'nün düşüncesinde absürdün bireyi farkındalığa ve başkaldırıya yönelten bilinç kurucu bir işleve sahip olduğunu göstermektedir. Buna karşın güncel dijital medya ortamında absürdün, algoritmik tekrar ve hız kültürü içinde nötralize edilerek çoğu zaman yüzeysel bir performans unsuruna dönüştüğü tespit edilmiştir. Bu durum, absürd kavramının tarihsel süreçte eleştirel ve varoluşsal derinliğinden uzaklaşarak simülasyonel bir medya pratiğine evrildiğini ortaya koymaktadır. Bu yönüyle çalışma, absürd kavramını disiplinlerarası bir perspektifle ele alarak Camus'nün varoluşçu yaklaşımı ile çağdaş dijital kültür dinamikleri arasında eleştirel bir köprü kurmayı hedeflemektedir.

Rukiye Gelegen
Malatya Turgut Özal University · Institute of Graduate Studies
2026
00
Master'sOpen AccessTR

Kurumsal iletişim stratejileri çerçevesinde sponsorluk faaliyetlerinin rolü

Bu çalışma, sponsorluk faaliyetlerini kurumsal iletişim stratejileri bağlamında ele alarak, kurumların kimlik, imaj, itibar, kültür, marka kişiliği ve paydaş ilişkileri gibi temel kurumsal bileşenleri nasıl şekillendirdiğini incelemektedir. Kurumsal iletişim, modern örgütlerin toplumsal meşruiyet, paydaş güveni ve sürdürülebilir değer üretimi hedeflerini gerçekleştirmesinde merkezi bir işlev üstlenmekte; sponsorluk ise bu sürecin stratejik iletişim araçlarından biri olarak konumlanmaktadır. Bu çerçevede sponsorluk, yalnızca tanıtım ve görünürlük sağlayan bir pazarlama faaliyeti değil, kurumun kimliğini, kültürünü ve değerlerini kamusal alanda temsil eden bütüncül bir iletişim pratiği olarak değerlendirilmektedir. Araştırma, kuramsal temelli bir literatür derlemesi niteliği taşımakta olup, alandaki ampirik çalışmaların bulguları ikincil analiz yoluyla incelenmiştir. Bu kapsamda sponsorluk; tarihsel gelişimi, türleri, iletişimsel işlevleri ve ölçüm süreçleri açısından ele alınmış; paydaş teorisi, denge kuramı, uyum teorisi, şema teorisi ve halo etkisi gibi psikolojik ve sosyal-psikolojik yaklaşımlar çerçevesinde analiz edilmiştir. Ayrıca IEG, WFA, ESA, KORE, IOC ve Lumency tarafından yayımlanan raporlardan elde edilen nicel veriler kullanılarak küresel sponsorluk ekosistemindeki güncel eğilimler ortaya konmuştur. Literatür incelemesi, sponsorluk ile kurum arasında algılanan uyumun olumlu imaj transferini güçlendirdiğini ve marka algısını desteklediğini göstermektedir. Spor dışındaki kültür, sanat ve sosyal sorumluluk sponsorlukları ise sürdürülebilirlik ve uzun vadeli değer yaratımı hedeflerine katkı sağlamaktadır. Bu bağlamda sponsorluk, kurumsal kimlik ve itibarın inşasında stratejik bir iletişim pratiği olarak öne çıkmaktadır.

Kurum imajıKurumsal iletişimKurumsal itibar+5
Hüseyin Namık Yıldırım
Malatya Turgut Özal University · Institute of Graduate Studies
2026
00
Master'sOpen AccessTR

Geçmişten günümüze Malatya yerel medyası

"Geçmişten Günümüze Malatya Yerel Medyası" adlı bu çalışmada Malatya'nın yerel basını üzerine bir inceleme sunmaktadır. Malatya'nın sosyo-kültürel dokusunu yansıtan yerel medya organları, kentin toplumsal dinamiklerini anlamak açısından önem taşımaktadır. Çalışma, Malatya'daki yerel gazetelerin tarihçesini, içerik yapılarını ve toplum üzerindeki etkilerini ele alarak, medyanın bu bölgedeki rolünü anlamaya yönelik bir çaba içerir. Ayrıca, dijitalleşme sürecindeki yerel medyanın dönüşümü ve bu dönüşümün Malatya'daki bilgi akışına olan etkileri de incelenmektedir. Bu tez çalışması, Türkiye'nin tarihi ve kültürel dokusuyla zenginleşen şehirlerinden biri olan Malatya'da yerel basının evrimini, mevcut durumunu ve geleceğini detaylı bir şekilde incelemeyi hedeflemektedir. Malatya, Anadolu'nun kalbinde yer alan ve köklü bir geçmişe sahip olan bir şehir olarak, kendi içinde zengin bir medya tarihi barındırmaktadır. Bu çalışma, Malatya yerel basınının geçmişten günümüze kadar olan serüvenini, bu süreçte karşılaştığı zorlukları ve başarıları, dijital çağın getirdiği değişimleri ve bu değişimlerin yerel basın üzerindeki etkilerini kapsamlı bir şekilde irdeleyecektir. Çalışmanın ana amacı, Malatya yerel basınının sosyal, ekonomik ve politik bağlamda nasıl bir evrim geçirdiğini ve bu evrimin şehrin sosyo-kültürel yapısına nasıl yansıdığını anlamak ve analiz etmektir. Ayrıca, yerel basının toplum üzerindeki etkileri, medya okuryazarlığı ve halkın medyaya bakış açısını da ele alarak, Malatya yerel medyasının toplumsal rolüne dair derinlemesine bir bakış açısı sunmayı amaçlamaktadır. Çalışma, hem nitel hem de nicel araştırma yöntemlerini kullanarak, yerel gazeteciler, medya uzmanları ve Malatya halkı ile yapılan röportajlar, anketler ve alan çalışmalarını içerecek şekilde tasarlanmıştır. Bu çok yönlü yaklaşım, Malatya yerel basınının mevcut durumunu daha iyi anlamak ve geleceğe yönelik öngörülerde bulunmak için kritik bir öneme sahiptir. Son olarak, bu çalışma, dijitalleşme, globalleşme ve teknolojik gelişmelerin Malatya yerel basını üzerindeki etkilerini, bu etkilerin yerel gazetecilik pratiklerine ve medya tüketim alışkanlıklarına nasıl yansıdığını ayrıntılı bir şekilde ele alacak. Bu çalışmanın, hem akademik çevrelerde hem de medya ve iletişim sektöründe çalışan profesyoneller için değerli bir kaynak oluşturması ve yerel basının geleceğine dair önemli tartışmaları beraberinde getirmesi beklenmektedir. Bu çalışma dört bölüm şeklinde ele alınmıştır. İlk bölümde medyanın genel bir çerçeve çizerek ulusal ve yerel medyanın tanımlarına ve önemine odaklanılmıştır. Ardından Osmanlı dönemindeki basın tarihçesine geçiş yaparak, bu dönemde ki gazetecilik, matbaacılık, fotoğrafçılık ve dergicilik gibi önemli unsurlara detaylı bir bakış sunulmuştur. Osmanlı döneminde medyanın evrimini anlamak, bu evrimin günümüz medya ortamını nasıl etkilediğini değerlendirebilmek adına temel bir çerçeve oluşturulmuştur. Bu çalışma, medya tarihine dair geniş bir bakış sunmanın yanı sıra, Osmanlı dönemi basın kültürünün günümüz medyasının temellerini nasıl attığını anlamamıza da yardımcı olacaktır. İkinci bölümde ise Cumhuriyet dönemindeki önemli kilometre taşlarına odaklanarak, Anadolu Ajansı'nın kuruluşu, 1935 -1950 seçimleri ve 1960 darbesi gibi kritik dönemlere ışık tutulmuştur. Bu önemli olaylarda basının rolünü anlamak, Türkiye'nin medya geçmişini daha detaylı bir şekilde değerlendirmemize ve günümüz medya ortamını anlamamıza olanak sağlayacaktır. Üçüncü bölümde ise araştırmanın temeli olan Malatya yerel basını detaylı bir şekilde incelenmiş ve çalışmanın kuramsal çerçevesi oluşturulmuştur. Dördüncü bölümde Malatya Yerel Medyasının geçmişten günümüze olan basın tarihi incelenmiş, Malatya yerel medyasındaki önemli kişiler ve olaylara yer verilmiş, Malatya'daki basın ile ilgili önemli kişilerle yarı- yapılandırılmış mülakatlar yapılmış olup 102 yıllık basın tarihi incelenmiştir.

Kübra Acır
Malatya Turgut Özal University · Institute of Graduate Studies
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Bir dekadenz durumu olarak deprem sürecinde komşuluk ve iletişim (Malatya ili özelinde ampirik bir araştırma)

Sosyal ve toplumsal ilişkiler, insanların deprem gibi kriz durumlarında gösterdikleri tavır ve dayanışma pratikleri üzerinden yeniden yapılandırılması gereken dinamik bir yapıya sahiptir. Doğal afetler gibi geniş ölçekli krizler bu sosyal ilişkilerin görünürlüğünü ve niteliğini daha fazla ortaya çıkarmaktadır. Komşuluk, doğal afetler vb. kriz durumlarında sosyal dayanışmanın en fazla yaşandığı bir alan olarak öne çıkmaktadır. Fakat modernleşmeyle birlikte artan bireyselleşme, sosyal yabancılaşma ve güvensizlik olguları nedeniyle geleneksel dayanışma şekli olan komşuluk ilişkilerinde çözülme riskini de beraberinde getirmiştir. Depremler, sadece fiziksel yapıları değil, aynı zamanda toplumsal ilişkileri de derinden etkileyerek, bireylerin hayatında büyük değişimlere yol açar. Türkiye'de 6 Şubat 2023'de merkezi Kahramanmaraş olan depremlerde sadece fiziki yıkımlar değil, psikolojik, sosyolojik ve kültürel seviyede derin yıkımlara da neden olmuştur. Kahramanmaraş merkezli depremler, hem bireylerin gündelik yaşamında hem de toplumsal bağların yapısında önemli değişimlere neden olmuştur. Deprem sürecinde depremzedelerin, kurulan yeni yaşam alanlarında (konteyner kentler gibi) kurdukları komşuluklar, sosyal destek mekanizmalarının fonksiyonelliğinin test edilebildiği önemli bir bağlamdır. Çalışmanın temel problemi, deprem sonrasında komşuluk ilişkilerinin nasıl değişip şekillendiği ve bu ilişkilerde toplumsal ve sosyal çözülme (dekadenz) yaşanıp yaşanmadığı, iletişim araçlarının bu süreçteki etkileridir. Bu çalışma, kriz dönemlerinde modern toplum yapılarındaki, toplumsal değerlerin devamlılığı, yardımlaşma ve dayanışma pratiklerinin işlevselliği, ruhsal açıdan dayanıklılık ve iletişim kanallarının sosyal bağlara etkilerinde, geleneksel değerlerin varlığını araştırmaktadır. Araştırma, nitel bir yaklaşım benimsemiş ve yarı yapılandırılmış görüşme tekniği kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Örneklem, Malatya'daki konteyner kentlerde yaşayan ve farklı sosyoekonomik özelliklere sahip 12 bireyden oluşmaktadır. Görüşmeler, bireylerin deprem sonrası deneyimlerini anlamak ve komşuluk ilişkilerindeki değişimi derinlemesine analiz etmek amacıyla yapılmıştır. Çalışmanın teorik çerçevesi, Nietzsche'nin "dekadenz" (çöküş/yozlaşma) kavramı ve Emile Durkheim' in toplumsal dayanışma yaklaşımları olan mekanik ve organik dayanışma temelleri üzerine inşa edilmiş, deprem sonrasındaki komşuluk ilişkileri ve iletişimlerine yönelik fenomenolojik yaklaşımla toplumsal değerlerdeki değişimin göstergesi olan komşuluk ilişkilerindeki dönüşüm analiz edilmiştir. Bu çalışmanın asıl amacı, depremden sonra kurulan konteyner kentlerdeki yeni yaşam alanlarında bireylerin deneyimlerinin neler olduğu, kazanılan deneyimlerin psikolojik, sosyal, kültürel ve toplumsal yansımalarını deprem gibi afetlerden sonra insanların sosyal çevresini oluşturan komşuluk ilişkilerindeki değişim ve dönüşümü katılımcı deneyimleri aracılığıyla fenomenolojik açıdan inceleyerek ortaya çıkarmaya çalışmaktır. Bulgular anlam birimlerine ayrılarak, tema, kategori ve kodlar oluşturulmuş ve sosyal deneyimler kendi özgünlük çerçevesinde açıklanmıştır. Katılımcı ifadelerine göre komşuluğun, bazen yardımlaşma ve dayanışma ile yeniden yorumlandığı; bazen ise güvensizlik, iletişimsizlik ve sosyal izolasyon gibi durumların yaşanmasında dekadenz (çöküş) etkilerinin varlığı gözlenmiştir. Araştırma sonucunda elde edilen bulgular doğrultusunda, deprem sonrası kurulan konteyner kentlerde ki komşuluk ilişkilerinde; dayanışmanın, güvenin ve aidiyetin yeniden yapılandırılma potansiyelini barındırırken, aynı zamanda kalıcı olmayan, güven problemlerini ve sosyal alanlarda çözülmeleri içinde barındırdığı bulgusuna ulaşılmıştır.

Dekadan
Emine Duman
Malatya Turgut Özal University · Institute of Graduate Studies
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Kapitalizm, medya emperyalizmi ve tüketim kültürü bağlamında "99 Francs" filminin analizi

Kapitalizm, üreticilerin mallarını satmak amacıyla örgütlenmesidir. Kapitalist sistem ürünlerini satmak için toplumları etkilemekte ve yarattığı etki ile insanları tüketime yönlendirmektedir. Tüketim, insan hayatının başlangıcından beri her dönemde bulunmaktadır. Ancak önceleri yeme, içme gibi temel ihtiyaçları karşılayan tüketim günümüzde kapitalist sistemin oluşturduğu ihtiyaçlara yönelmektedir. Bu dönemde insanlar ihtiyaç duymadıkları ürünleri modaya uymak, trendi yakalamak, demode olamamak için almakta bu durum ise kapitalist sistemin işine yaramaktadır. Küreselleşme ve medyanın etkisi ile bu akımlar dünyada yayılarak popüler hale gelmekte ve medyanın yarattığı emperyalizm ile kitle kültürü kavramı ortaya çıkmaktadır. Tüm bu bilgiler çerçevesinde çalışmanın amacı "99 Francs" filmini kapitalizm, medya emperyalizmi ve tüketim kültürü çerçevesinde incelemek ve filmin göstergebilimsel ve söylem analizini yapmaktır. Çalışmada söz konusu kavramların nasıl işlendiği, film içerisinde bu kavramlara yönelik eleştirilerin neler olduğu ortaya konmaya çalışılmaktadır. Filmde dünyanın en büyük reklam ajanslarından birinde metin yazarlığı yapan Octave'in hikâyesi anlatılmaktadır. Kendisine çok güvenen ve yaşamının hep mutlu ve huzurlu gideceğine inanan Octave'in yaşadığı iki olay hayatında büyük bir kırılma yaşamasına neden olmaktadır. Bunlardan ilki Madone şirketindeki toplantıda fikrinin beğenilmemesi diğeri ise sevdiği kızın kendisini terk etmesidir. Zaten uyuşturucu madde bağımlısı olan Octave bu süreçten sonra aklını oynatmakta ve Madone şirketine yaptıkları reklâm kampanyasını sabote ederek kendi yaratmış olduğu sisteme isyan etmektedir. Filmi çözümleme aşamasında söylem analizi ve göstergebilimsel analiz yöntemleri kullanılmaktadır. Bu filmin seçilmiş olmasının nedeni ise kapitalizm, medya emperyalizmi ve tüketim kültürü bağlamında söylem analizine ve göstergebilimsel analize elverişli bir film olmasıdır. Söylem analizi sonucunda filmde kapitalizm, medya emperyalizmi ve tüketim kültürü konularına sık sık değinildiği görülmektedir. Bu kavramlar açıkça başrolün anlatımı ve sahnelerin uyumuyla göze çarpmaktadır. Filmin göstergebilimsel analizinde ise daha çok kapitalizm ve tüketim kültürü ön plana çıkmakta, medya emperyalizmi konusunun görsellerde pek yer almadığı görülmektedir. Bunun nedeni ise filmde medya emperyalizminin kahramanın iç sesiyle anlatılması ama göstergelerde yer almamasıdır.

Dijital kapitalizmEmperyalizmFransız sineması+7
Figen Güneş
Malatya Turgut Özal University · Institute of Graduate Studies
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Yasal düzenlemelerin ve sosyal çevrenin alkol bağımlıları üzerindeki etkisi

Bu araştırma, Türkiye'de yasal düzenlemelerin ve sosyal çevrenin alkol bağımlıları üzerindeki etkileşimini nitel yöntemlerle incelemeyi amaçlamaktadır. Malatya ilinde AMATEM ve özel rehabilitasyon merkezlerinde tedavi gören 25 alkol bağımlısıyla yarı yapılandırılmış görüşmeler gerçekleştirilmiş ve veriler içerik analiziyle değerlendirilmiştir. Bulgular, yasal düzenlemelerin (vergiler, satış kısıtlamaları, reklam yasakları) paradoksal sonuçlar doğurduğunu ortaya koymuştur: Vergi artışları kayıt dışı alkol tüketimini %68 oranında artırırken, tedavi kayıt korkusu bağımlıların %40'ını resmi kurumlardan uzaklaştırmaktadır. Sosyal çevre faktörleri ise bağımlılık sürecinde belirleyici rol oynamaktadır. Ebeveyn alkolizmi bağımlılık riskini %400 artırırken, akran baskısı ilk içki deneyiminin %55'ini tetiklemektedir. İş ortamlarındaki "happy hour" ritüelleri ve kültürel normlardaki ikilemler (Batı'da sosyal kabul vs. Doğu'da %41 gizli tüketim) bağımlılığı normalleştiren mekanizmalardır. Ekonomik faktörler özellikle işsizlerde (%34.2) bağımlılığı kronikleştirmekte, tedavi önünde mali engeller oluşturmaktadır. Sonuç olarak, etkin bir mücadele için üçlü politika önerilmektedir: 1) Damgalayıcı değil tedavi odaklı yasal reformlar, 2) Aile-akran-iş eksenli sosyal rehabilitasyon ağları, 3) Ekonomik destek ve erişilebilir tedavi mekanizmaları. Bu bütüncül yaklaşım, bağımlılık döngüsünün kırılmasında hayati öneme sahiptir. ANAHTAR KELİMELER: Alkol Bağımlılığı, Yasal Düzenlemeler, Sosyal Çevre, Nitel Yöntemler, Tedavi Engelleri.

Mehmet Zülfü Er
Malatya Turgut Özal University · Institute of Graduate Studies
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Filistin-İsrail çatışmasının tarihi seyri ve tarafların uluslararası basında temsili: 7 Ekim 2023 Gazze saldırısı

İsrail-Filistin savaşı, uzun bir geçmişe sahip olan karmaşık bir çatışmadır. Geçmişte olduğu gibi günümüzde de Filistin, tüm Orta Doğu ülkelerinin yanı sıra gerek dini gerek jeopolitik ve gerekse de stratejik konumuyla tüm dünya ülkelerinin odak noktası haline gelmiştir. Aynı zamanda dünya tarihinin en uzun süren savaşlarından biri olmaya aday olan bu savaş, hakkında yazılıp çizilenler açısından gündemde yer işgal etmeye devam etmeye adaydır. Bu çalışmada İsrail- Filistin çatışması tarihi süreçleriyle birlikte ele alınmış ve bu çatışmayla ilgili söylemlerin ulusal basında ve medyada nasıl algılandığı ya da çatışmayla ilgili nasıl algı oluşturulmaya çalışıldığı, çeşitli kitap, makale ve tezler taranarak açıklanmaya çalışılmıştır. Çalışma, yayınlanan haber çerçevelerinde tarafların haberlerde nasıl konumlandırıldığını anlayabilmek için Teun Adrianus Van Dijk' in eleştirel söylem analizi yöntemi ve içerik analizi yöntemiyle desteklenerek incelenmiştir. Çalışma için seçilen 6 yayın organından 30 günlük haber manşeti random yöntemiyle belirlenmiş ve toplamda 180 adet haber manşeti incelenmiş ve yorumlanmıştır. Ayrıca uluslararası yayın organlarında ideolojilerin, kitleler üzerindeki oluşturduğu algı politikası 7 Ekim-5 Kasım Hamas-İsrail çatışması haberlerinde açıklanmaya çalışılmıştır. Anahtar kelimeler: İsrail, Filistin, Hamas, Uluslararası Basın, Algı, Kamu Diplomasisi, Medya, Söylem, Çerçeveleme, Eleştirel Söylem Çözümlemesi, İçerik Analizi

Şayeste Bağ
Malatya Turgut Özal University · Institute of Graduate Studies
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Yerel yönetimlerde sosyal medya kullanımı: Malatya örneği

İnternet teknolojisinin sosyal medya ile kazandığı etkileşimli yapı insan hayatına temas eden pek çok hususu da yeni baştan dizayn ederek dönüştürmüştür. McLuhan'ın modern dünyayı tasvir ettiği "küresel köy" tanımı sosyal medya kavramıyla adeta bir mahalle nispetinde küçültmüş, iletişim ve sosyalleşme farklı bir boyut kazanmıştır. Kent yönetimini Malatya özelinde sosyal medya kullanımı bağlamında ele alan işbu çalışmada öncelikle kent kavramının farklı perspektiflerden irdelemesi yapılarak unsurları ortaya konmaya çalışılmıştır. Kent yönetimi olgusunun tarihsel gelişimi özetlenerek yürürlükteki mevzuat kapsamında bağlamı yetkileri açıklanmış ve unsurları tahlil edilmiştir. Malatya ilini ve bağlı olan 13 ilçesini valilik, kaymakamlık ve belediyeler özelinde sınıflandırarak sosyal kullanım pratikleri çevrimiçi araçlar vasıtasıyla nicel ve nitel olarak incelenerek ele alınmış ve daha etkin bir sosyal medya kullanımı adına öneriler sunulmuştur. Ortaya konulan bu çalışma sosyal medyayı yerel düzeyde ele alarak kent yönetimindeki etkisini içerik analizi yöntemi ve muhtelif dijital açık kaynaklı araçlarla irdelemiş, elde edilen bulgular tartışılmıştır. Çalışma aynı zamanda siyasi idareye kaynak olması amacıyla yasa ve yönetmelik taslağı kurgulayarak sosyal medya ve mevzuat ilişkisi kapsamında katkılar sunmuştur.

Murat Uzun
Malatya Turgut Özal University · Institute of Graduate Studies
2025
00