
66
Arşivlenen Tez
0
DOI Atanmış
0%
DOI Oranı
Anabilim Dalı
Teknik direktörlerin müsabaka öncesi ve devre arası maç konuşmalarının profesyonel futbolcuların performanslarına etkisi (profesyonel futbolcu görüşleri üzerine nitel bir araştırma)
Araştırmanın amacı, teknik direktörlerin müsabaka öncesi ve devre arası maç konuşmalarının profesyonel futbolcuların performanslarına etkisini profesyonel futbolcu görüşlerine göre incelemektir. Araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden olgubilim deseni kullanılmıştır. Araştırma gurubunu, amaçlı örnekleme yöntemlerinden ölçüt örnekleme yöntemi kullanılarak belirlenen, Türkiye profesyonel futbol liglerinden; süper ligden 4 profesyonel futbolcu, 1. ligden 4 profesyonel futbolcu, 2. ligden 4 profesyonel futbolcu ve 3. ligden 4 profesyonel futbolcu olmak üzere toplamda 16 profesyonel futbolcu oluşturmuştur. Araştırmada verileri toplamak için araştırmacı tarafından uzmanlar eşliğinde hazırlanan yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Görüşmeler kulüp binalarının toplantı salonlarında yapılmıştır. Görüşmeler ses kayıt cihazıyla kayıt altına alınmıştır. Bunun yanında araştırmacı tarafından görüşmeler anında notlar da tutulmuştur. Araştırmada, elde edilen verilerin analizinde içerik analizi kullanılmıştır. Görüşme kayıtları yazılı metne çevrilmiştir. Elde edilen veriler kodlanmış, temalar bulunmuş, temalar üzerinden bulguların tartışma ve yorumlaması yapılmıştır. Araştırmada; "güven-inanç, sorumluluk, övgü, bireysel farklılıklar, analiz, bireysel ve toplu konuşmalar, teknik direktörün duygusal ve fiziksel durumu, süre, tecrübe/kariyer, teknik direktörün kişiliği, iletişim/ilişki, yapıcı ve yıkıcı konuşmalar" temaları bulunmuştur.
Salihli futbol okulunda verilen eğitimin 7-11 yaş arası öğrencilerin özbakım becerilerinin gelişimlerine etkileri
Eğitim temel amacı çocuğu-bireyi-toplumu yetenek ve kapasitesi doğrultusunda çok yönlü geliştirmek ve onlara istendik tür davranışlar sergileyebilen sosyal uyum içinde davranabilen bir form kazandırabilmektir. Bu açıdan verilen her türlü eğitimin yapısı ve biçimi ne olursa olsun bu bütünsel uyum korunmalıdır. Bu araştırmada da vitrinde futbol eğitimi olsa da sonuçta çocuğun gelişimi için bu durum sadece bir araç olmak durumundadır. Çocuğun yaşına ve hazır bulunuşluk düzeyine bağlı olarak fiziksel temel beceriler gelişirken verilen eğitim sürecindeki yönlendirici manipülasyonlara da bağlı olarak özbakım becerileri sosyalleşmeye bağlı olarak geliştirilmeye çalışılmıştır. Bu araştırmanın evrenini Manisa ili Salihli ilçesinde bulunan 7-11 yaş grubu özel bir futbol okulu öğrencileri oluşturmaktadır. Örneklem olarak 7-11 yaş grubu toplam 53 öğrencinin tümü çalışmaya alınmıştır. Bu öğrencilerle yapılan uygulamalar süresince, yaratılan sosyalleşme ortamı kullanılarak eğitim sürecinin her bölümü fırsat eğitimi şeklinde değerlendirilmiştir. Farkındalık yaratma, ilişkilendirme, açıklama, tanımlama, sorgulama, uygulama, örnek olay gösterme, sorumluluk verme, oto kontrol vb. gibi bir çok kavramın içi yaparak yaşayarak doldurulmuş ve yaşamla yapılandırılmıştır. Araştırmada kullanılan 1-5 puan arasında velilerin gözlemleri derecelendirilmiştir, bu işlem ön-test ve son-test şeklinde ailelere birebir sorularak uygulanmıştır. Ailelerin verdikleri cevaplar çocuklarını bu süreçte gözlemlemelerine dayanmaktadır. Bu yolla elde edilen veriler SPSS (Statistical Packet for Social Sciences Version 16) programında analiz edilmiştir. Elde edilen değerlerin anlamlılık derecesi p<0.05 olarak alınmıştır. Araştırmanın sonucunda, ön-test ve son-test uygulaması arasında anlamlı düzeyde farklılık tespit edilmiş ve bireylere öz-bakımla yapılandırılarak verilen sportif eğitimin sosyalleşmeyi etkileyerek öz-bakım becerilerinde olumlu değişimler sağladığı ve benimsendiği görülmüştür.
Otistik çocuklarda görülen davranış problemlerinin azaltılmasında hareket eğitimi ve fiziksel aktivitelerin ilişkisi
Bu araştırmanın amacı, otistik çocuklarda görülen davranış problemlerinin düzeltilmesi ile hareket eğitimi ve fiziksel aktivitelerin ilişkisini incelemektir. Araştırma, tek denekli deneysel bir çalışma olup, modeli ise ön test - son test kontrol gruplu desenle yapılmıştır. Belirlenen amaç doğrultusunda, Aydın İlinde Milli Eğitim Bakanlığına bağlı bulunan, otistik çocukların eğitim - öğretim gördükleri, "Özel Eğitim ve Uygulama Merkezi"nde ki; yirmi dört çocuktan (24) , 6-10 yaş aralığında olan, on dört (14) çocuk ile çalışmanın yürütülmesi planlanmıştır. Çalışma iki aşamada yürütülmüştür; Birinci aşamada; Özel eğitim ve Uygulama Merkezinde eğitim-öğretim görmekte olan ve araştırmanın örneklemini oluşturan çocukları tanıyabilmek, çocukların problem davranışları hakkında bilgi sahibi olabilmek amacıyla, çocukları tanıyan kişilerden (Aileleri, Öğretmenleri, Kurum Psikologu) çocuklarla ilgili bilgiler toplanarak, müdahale edilecek problem davranışlar, kullanılacak yöntem ve tekniklerin belirlenmesi için araştırma ekibi tarafından ( Sorumlu araştırmacı, Yardımcı araştırmacı, Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi, Çocuk ve Ergen Psikologu) uygulamaya başlamadan önce bir ön değerlendirme yapılmıştır. Değerlendirme sonucu birbirine yakın özellikler taşıyan on dört (14) çocuktan, random olarak belirlenen altı (6) çocuk ile deney grubu, diğer sekiz (8) çocuk ile de kontrol grubu oluşturulmuştur. İkinci aşama da ise; Deney ve Kontrol grubundaki çocukların ailelerine "Vineland Sosyal Uyum ve Davranış Ölçeği" ön-test olarak uygulanmıştır. Daha sonra, otistik çocukların düzeylerine göre hazırlanmış olan bir eğitim programı (oyun formatlı hareket eğitimi ve fiziksel aktivitelerden oluşan), on (10) hafta boyunca, haftada iki (2) gün, bir (1) saat olarak araştırmacı tarafından deney gurubundaki çocuklara uygulanmıştır. Kontrol grubuna ise rutin olarak almakta oldukları eğitimin dışında hiçbir aktivite uygulanmamıştır. 10 (On) hafta sonun da Deney ve Kontrol grubundaki çocukların ailelerine Vineland Sosyal Uyum ve Davranış Ölçeği tekrar son-test olarak uygulanmıştır. On (10) hafta süren çalışmada deney grubuna yaptırılan hareket eğitimi ve fiziksel aktiviteler araştırmacı tarafından video ile kayıt altına alınmıştır. Araştırma sürecinin sonunda, Deney ve Kontrol grubundaki çocukların davranış problemlerinin görülme sıklığı ve süresindeki değişiklikleri görebilmek ve istatistiksel olarak bir karşılaştırma yapabilmek için, uygulamaya başlamadan önceki bir (1) haftalık zaman dilimi, uygulamanın başladığı ve devam ettiği on (10) haftalık zaman dilimi ve uygulama sona erdikten sonraki bir (1) haftalık zaman dilimi olmak üzere toplam on iki (12) haftalık zaman dilimi ailelerin doldurduğu Davranış Takip Çizelgeleriyle kayıt altına alınmıştır. Davranış Takip Çizelgeleri araştırmacı tarafından ailelere haftalık olarak verilip, yine haftalık olarak düzenli bir şekilde ailelerden geri alınmıştır. Deney grubuna uygulanan, Hareket Eğitimi ve Fiziksel Aktivitelerin dayandırıldığı temel eğitim yaklaşımı "Uygulamalı Davranış Analizi" dir. Bu çerçevede her süreç yeniden yapılandırılmış ve mümkün olduğunca video kayıtlarıyla tespit edilmiştir. Her ne kadar "Vineland Sosyal Uyum ve Davranış Ölçeği" gibi nicel bir yön bulunsa da toplam denek sayısı 6+8 = 14 gibi kısıtlı sayıda olması nedeniyle araştırma verileri ağırlıklı olarak nitel yöntemlerle toplanmıştır. Bu testlerden elde edilen bulgular SPSS istatistik programı ile değerlendirilmiştir. Gruplar arası karsılaştırmalarda "Mann Whitney U" testine, Grup içi karsılaştırmalarda ise "Wilcoxon testine" başvurulmuştur. Tip 1 hata için α= 0.05 ve 0.01 düzeyi alınmıştır. Sonuç olarak; deney grubundaki otistik çocuklara uygulanan, hareket eğitimi ve fiziksel aktivitelerin, deney grubundaki çocukların problem davranışlarında, kontrol grubundaki çocuklara göre azalan bir fark olduğu ve istatistiksel olarak deney grubunun lehine anlamlı olduğu saptanmıştır. Anahtar Kelimeler: Otizm, Hareket Eğitimi, Fiziksel Aktivite, Beden Eğitimi, Oyun, Problem Davranış, Sosyalleşme
El tercihi belirlenen 10-11 yaş grubu çocukların okçuluk öğretiminde psikomotor ve bilişsel yeteneklerinin okçuluk performansı ile arasındaki ilişki
Bu araştırmanın amacı, ülkemizde uygulanan "Psikoteknik Viyana Test Sistemi'ni" (standardize edilmiş, ülkemize uygunluğu saptanmış ve patentlidir) sağlak ve solak öngörüsüyle okçuluğa yeni başlayan sporculara ön test ve son test olarak uygulamaktır. Ülkemizde bu güne kadar çalışanlara uygulanan Psikoteknik Viyana Test Sistemi'ni okçuluk branşına yeni başlayacak olan bireylerde uygulayarak; kişilerin koordinasyonları, muhakeme yeteneği, dikkat, tepki hızı gibi bilişsel ve psikomotor yeteneklerinin bilgisayar destekli ölçülerek ve bu elde edilen değerlerin okçuluk performans puanlarına olan etkisinin araştırılması amaçlanmaktadır. Ayrıca araştırmamızda okçuluk eğitiminde kullanılan beden eğitimi ve sporda uygulanan öğretim yöntemlerinin kişilerin koordinasyonları, muhakeme yeteneği, dikkat, tepki hızı gibi bilişsel ve psikomotor yeteneklerinde farklılık yaratıp yaratmadığı ortaya konulmaya çalışılmıştır. Celal Bayar Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulunda açılacak olan okçuluk kursuna başvuran 10-11 yaş gurubu 72 kız ve erkek, gönüllü gurubunu oluşturmaktadır. Okçuluk kursuna başvuran 72 gönüllüye öncelikle Edinburgh anketi uygulanarak el tercihleri saptanmıştır. Her bir gönüllü eğitim öncesi verbal görsel ve işitsel beceriler açısından bilgisayar destekli Psikoteknik Viyana Test Sistemi ile değerlendirilmeye alınmıştır. Okçuluk eğitimine başlayacağımızda gönüllülerin bir kısmı okçuluk eğitimine devam edemeyeceğini bildirmiştir. Okçuluk kursuna devam etmeyen gönüllülerden kontrol gurubuna dâhil olmaları istenmiştir. Okçuluk kursuna devam edecek gönüllüler okul, dershane ve diğer durumlarına göre iki guruba ayrılmıştır. Her iki grupta 22 gönüllü vardır. 22 gönüllüye (Okçuluk gurubu) sadece ok atış eğitimi verilmiştir. Diğer 22 gönüllüye (Okçuluk+egzersiz gurubu) beden eğitimi ve sporda kullanılan öğretim yöntemleri kullanılarak okçuluk eğitimi verilmiştir. Çalışmalar haftada 2 gün 1,5 saat olmak üzere 12 hafta süre ile uygulanmıştır. 12 hafta sonunda her bir gönüllüye 18m den 40cm'lik hedef yüzüne 36 ok attırılarak okçuluk puanları belirlenmiştir. 22 gönüllü okçuluk gurubunu, 22 gönüllü okçuluk+egzersiz gurubunu ve 15 gönüllü kontrol gurubunu oluşturmuştur. 12 haftalık eğitim sonrası gönüllüler Verbal görsel ve işitsel beceriler açısından bilgisayar destekli Psikoteknik Viyana Test Sistemi ile tekrar değerlendirilmeye alınmıştır. Elde edilen veriler SPSS paket programında, tanımlayıcı istatistikler (ortalama, standart sapma) ve bağımlı guruplarda t testi, Wilcoxen işaret testi, Student t testi, Mann Whitney U testi, Pearson Korelasyon, Tek Yönlü Varyans analizi, Kruskal Wallis testi kullanılarak değerlendirilmiştir. Sonuç olarak, okçuluk eğitimi gören 10-11 yaş gurubu çocuklarda, bilişsel ve psikomotor yeteneklerin okçuluk yapmayanlara göre daha fazla gelişim gösterdiği söylenebilir. Ayrıca, okçuluk eğitiminde geleneksel yönteme göre beden eğitimi ve sporda uygulanan öğretim yöntemlerinin kullanılmasının bilişsel ve psikomotor gelişimine katkısının daha fazla olduğu söylenebilir.
12–14 yaş grubu ergenlerde ders dışı etkinlikler ve egzersiz kapsamında uygulanan fiziksel aktivite programının ilköğretim öğrencilerinin yaşam kalitesi üzerindeki etkileri
Bu araştırmanın amacı, fiziksel aktivite uygulamalarına gönüllü katılan ilköğretim öğrencileri ile katılmayan ilköğretim öğrencilerinin yaşam kalitelerini arttırmaya yönelik fiziksel aktivite programının meydana getirdiği farkın belirlenmesidir. Araştırma, 2011 yılında Manisa merkezde bulunan Vestel ilköğretim okulunda (n=878) yapılmıştır. Ancak uygulama 2011 yılında yapıldıktan sonra 2012-2013 Eğitim – Öğretim yılında Milli Eğitim Bakanlığı tarafından uygulanan 8 yıllık kesintisiz eğitimin 12 yıla (4+4+4 eğitim sistemi) çıkarılmasıyla mevcut ilköğretim okulları ortaokul olarak değiştirilmiş ve bu yüzden Vestel İlköğretim okulu Ortaokula dönüşmüştür. Çalışma Milli Eğitim Bakanlığı tarafından uygulanan TEOG Sınavı nedeniyle olası strese ve baskıya maruz kalan ve okul devamsızlık sorunu nedeniyle 12–14 yaş grubu öğrencileri (n=297) üzerinde yapılmıştır. Çalışma iki aşamada yürütülmüştür; Birinci aşamada; Vestel ortaokulunda eğitim-öğretim görmekte olan ve araştırmanın örneklemini oluşturan çocukları tanıyabilmek, çocukların problem davranışları hakkında bilgi sahibi olabilmek amacıyla, okul rehberlik ve beden eğitimi öğretmenlerinden çocuklarla ilgili bilgiler toplanarak, müdahale edilecek problem davranışlar, kullanılacak yöntem ve tekniklerin belirlenmesi için araştırma ekibi tarafından ( Sorumlu araştırmacı, Yardımcı araştırmacı ) uygulamaya başlamadan önce bir ön değerlendirme yapılmıştır. Değerlendirme sonucu 6 ve 7. Sınıflardan öğrenci alınarak müdahale ve kontrol grubu oluşturulmuştur. İkinci aşama da ise; müdahale ve Kontrol grubundaki çocuklara "Kiddo Kindl Ergen Ölçeği" ön test olarak uygulanmıştır. Daha sonra, okulda öğrencilerin anketle belirlenen ilgi ve isteklerine göre hazırlanan fiziksel aktivite programı (temel teknik eğitimi ve oyun temelli fiziksel aktivitelerden oluşan), on iki (12) hafta boyunca, mevcut beden eğitimi dersleri dışında haftada iki (2) gün, iki (2) ders saati olarak araştırmacı tarafından müdahale gurubundaki çocuklara uygulanmıştır. Kontrol grubuna ise genel olarak almakta oldukları eğitimin dışında hiçbir aktivite uygulanmamıştır. 12 (On iki) hafta sonun da müdahale ve Kontrol grubundaki çocuklara Kiddo Kindl Ergen Ölçeği tekrar son-test olarak uygulanmıştır. 12 (On iki) hafta süren çalışmada müdahale grubuna yaptırılan fiziksel aktiviteler araştırmacı tarafından kısa video ve resimler ile kayıt altına alınmıştır. Veri analizinde SPSS.17.0 istatistik programında; ön test son test karşılaştırmalarında normal dağılıma uyan veriler için Bağımlı Gruplarda T Testi, normal dağılıma uymayan veriler için Wilcoxon İşaretli Sıra Testi uygulanmıştır. Müdahale grubu ile kontrol grubu arasındaki karşılaştırmalarda sürekli veriler için normal dağılıma uyan verilerde Bağımsız Gruplarda T Testi, normal dağılım koşulları sağlanmadığında Mann - Whitney U testi kategorik verilerde Ki Kare analizi uygulanmıştır. Tip 1 hata için α= 0.05 düzeyi alınmıştır. Sonuç olarak; müdahale grubundaki öğrencilere uygulanan fiziksel aktivite programı sonucunda, toplam yaşam kalitesi puanlarının, kontrol grubundaki öğrencilerin puanlarına göre daha fazla artış gösterdiği ve istatistiksel olarak ön test ve son test puanları arasında anlamlı bir farklılık olduğu saptanmıştır.
İlköğretim 6. ve 7. sınıf öğrencilerinde taktiksel oyun yaklaşımının problem çözme becerilerine etkisi
Amaç: İlköğretim 6. ve 7. sınıf öğrencilerinde taktiksel oyun yaklaşımının problem çözme becerilerine etkisini incelemektir. Gereç ve Yöntem: Araştırmanın evrenini Manisa Milli Eğitim'e bağlı okulda öğrenim gören 6.ve 7. sınıf öğrencilerden oluşmuştur. Örneklemini 60 öğrenci oluşturmuştur. Öğrencilerin problem çözme becerilerinin ölçülmesinde Serin O. Ve Serin B. N.(2010) tarafından geliştirilen, 24 maddeden oluşan beşli likert tipi ölçek kullanılmıştır. Çocuklar için Problem Çözme envanteri 1. hafta ön test olarak uygulanmış, ön test çalışması sonuçlarına göre en düşük, orta ve en yüksek puan alan öğrencilerden deney ve kontrol grubu oluşturulmuştur. Deney grubuna sekiz hafta süre ile taktiksel oyun yaklaşımıyla ilgili uygulamalı eğitim verilmiştir. Uygulamalı eğitim ders dışında haftada iki gün, günde seksen dakika araştırmacı tarafından verilmiştir. Kontrol grubuna uygulama eğitimi verilmemiştir. Uygulama eğitimi bittiğinde deney ve kontrol gruplara son test yapılmıştır. Bulgular11: Elde edilen veriler SPSS15.0 programında değerlendirilmiştir. Araştırmanın verileri istatistiksel analiz olarak Mann-Whitney U, Wilcoxon Signed Ranks ve t testleri sonuçlarına göre değerlendirilmiştir. Deney grubunun ön/son test puan ortalamalarına baktığımızda, x=89.03 iken x=95.40'a yükselmiştir. Bu artış istatistiksel olarak anlamlıdır (t=-2.604, p=0.014). Kontrol grubunun ise ön/son test puan ortalamalarına baktığımızda, ön test x=90.16'dan x=85.53'e düşmüştür. Bu düşüş istatistiksel olarak anlamlı değildir (t=1.774, p=0.087). Sonuçlar: Taktiksel oyun yaklaşımına dayalı uygulamalı eğitim, deney grubu öğrencilerinin problem çözme becerilerini geliştirdiğini söyleyebiliriz
Bireysel ve takım sporları yapanların kişilik faktörü analizi (Cattel'in 16 kişilik faktörü envanteri ile üst düzey sporcular üzerinde bir araştırma)
ÖZET Araştırmanın amacı; Bireysel ve takım sporları yapan üst düzey [Uluslar arası yarışmalarda derece alan, ülkesinin olimpiyat takımına katılan, ulusal yarışmalarda ülkesini temsil eden, milli takım kamplarına çağırılan, üst kategoride yarışan ve ülkesinde ilk beş sporcu yada takım arasında yer alan sporcular (Deborah, Ewing, & Ewing,1987) (10)] erkek ve kadın sporcuların kişilik niteliklerine ilişkin temel faktörleri ortaya koymak ve ayrıca mevcut bu faktörlerle ilişkili olabileceği düşünülen öğrenim durumu, meslek, gelir düzeyi, ilgilenilen spor branşı ve aile yapısı ile olan ilişkisini belirlemektir. Araştırmaya yaşları 16-56 arasında değişen ve 2004 yılında Manisa îlinde gerçekleştirilen Havalı Tabanca ve Tüfek Türkiye Şampiyonasına ve Yivli Silahlar Türkiye Şampiyonasına katılan üst düzey Atıcılar ( 57 sporcu), İzmir İlinden üst düzey Basketbolcular (18 sporcu), Aydın İlinden üst düzey Voleybol (17 sporcu) ve Hentbolcular (11 sporcu), ayrıca yine 2004 yılında İstanbul' da yapılan Judo (26 sporcu) ve Güreş (15 sporcu) Milli Takım Kampına katılım gösteren sporcular ile diğer spor branşları adı altında Teakwan-do, Atletizm, Bilardo ve Cimnastik sporu yapan (7 sporcu) toplamda ise 141 kadın (53) ve erkek (88) üst düzey sporcuya 16 Kişilik Faktörü Envanteri (16 KFE) ve Kişisel Bilgi Formu uygulanmıştır. 16 KFE' nin alt ölçekleri ile takım sporları yapan üst düzey erkek sporcular (TSÜES )ve bireysel spor yapan üst düzey erkek sporcular (BSÜES) arasında yapılan T-testi sonucunda Faktör (A) için 0,01 düzeyinde, Faktör (B) için 0,05 düzeyinde, Faktör (G) için 0,05 düzeyinde,ve Faktör (Q4) için 0,05 düzeyinde anlamlı fark tespit edilmiştir. Buna karşın Faktör (C, E, F, H, I, L, M, N, O, Qı, Q2 ve Q3) için 0,05 düzeyinde fark tespit edilememiştir. 16 KFE' nin alt ölçekleri ile takım sporları yapan üst düzey kadın sporcular (TSÜKS) ve bireysel spor yapan üst düzey kadın sporcular (BSÜKS) arasında yapılan T-testi sonucunda Faktör (A) için 0,05 düzeyinde anlamlı fark tespit edilmiştir. Buna karşın Faktör (B, C, E, F, G, H, I, L, M, N, O, Qı, Q2, Q3 ve Q4) için 0,05 düzeyinde fark tespit edilmemiştir.ÖZET (Devam Ediyor) 16 KFE' nin alt ölçekleri ile takım sporları yapan üst düzey erkek sporcular (TSÜES ) ve takım sporları yapan üst düzey kadın sporcular TSÜKS arasında yapılan T-testi sonucunda Faktör (I) için 0,01 düzeyinde anlamlı fark tespit edilmiştir. Buna karşın Faktör (A, B, C, E, F, G, H, L, M, N, O, Qh Q2, Q3 ve Q4) için 0,05 düzeyinde fark tespit edilememiştir. 16 KFE' nin alt ölçekleri ile bireysel sporlar yapan üst erkek sporcular (BSÜES) ve bireysel spor yapan üst düzey kadın sporcular (BSÜKS) arasında yapılan T-testi sonucunda Faktör (A) için 0,01 düzeyinde, Faktör (G) için 0,05 düzeyinde, Faktör (I) için 0,01 düzeyinde ve Faktör (O) için 0,01 düzeyinde anlamlı fark tespit edilmiştir. Buna karşın Faktör (B, C, E, F, H, L, M, N, Qı, Q2, Q3 ve Q4) için 0,05 düzeyinde fark tespit edilememiştir. 16 KFE' nin alt ölçekleri ile Aile Yapısı arasında yapılan T-testi sonucunda Faktör (A, B, C, E, F, G, H, I, L, M, N, O, Qı, Q2, Q3 ve Q4) için 0,05 düzeyinde fark tespit edilememiştir. 16 KFE' nin alt ölçekleri ile Branşlar arasında yapılan Tek Yönlü Varyans Analizi (ANOVA) ve Tukey HSD- Post-Hoc testleri sonucunda Faktör (A) için 0,01 düzeyinde, Faktör (B) için 0,01 düzeyinde, Faktör (E) için 0,05 düzeyinde, Faktör (G) için 0,01 düzeyinde, Faktör (I) için 0,05 düzeyinde, Faktör (N) için 0,05 düzeyinde ve Faktör (Q4) için 0,05 düzeyinde anlamlı fark tespit edilmiştir. Faktör (C, F, H, L, M, O, Oj, Q2 ve Q3) için 0,05 düzeyinde fark tespit edilememiştir. 16 KFE' nin alt ölçekleri ile Öğrenim Düzeyleri arasında yapılan Tek Yönlü Varyans Analizi (ANOVA) ve Tukey HSD- Post-Hoc testleri sonucunda Faktör (A, B, C, E, F, G, H, I, L, M, N, O, Qı, Q2, Q3 ve Q4) için 0,05 düzeyinde fark tespit edilememiştir. 16 KFE' nin alt ölçekleri ile Meslekler arasında yapılan Tek Yönlü Varyans Analizi (ANOVA) ve Tukey HSD- Post-Hoc testleri sonucunda Faktör (A) için 0,01 düzeyinde, Faktör (E) için 0,05 düzeyinde ve Faktör (Q4) için 0,01 düzeyinde anlamlı fark tespit edilmiştir. Buna karşın Faktör (B, C, F, G, H, I, L, M, N, O, Oj, Q2 ve Q3 ) için 0,05 düzeyinde fark tespit edilememiştir.Ill ÖZET (Devam Ediyor) 16 KFE' nin alt ölçekleri ile Gelir Düzeyleri arasında yapılan Tek Yönlü Varyans Analizi (ANOVA) ve Tukey HSD- Post-Hoc testleri sonucunda Faktör (A) için 0,05 düzeyimde, Faktör (C) için 0,01 düzeyinde, Faktör (E) için 0,01 düzeyinde, Faktör (G) için 0,05 düzeyinde, Faktör (N) için 0,05 düzeyinde ve Faktör (Q4) için 0,01 düzeyinde anlamlı fark tespit edilmiştir. Buna karşın Faktör (B, F, H, I, L, M, O, Qı, Q2, ve Q3 ) için 0,05 düzeyinde fark tespit edilememiştir. 16 KFE' nin alt ölçekleri ile arasındaki korelasyonlar, 16 KFE' nin alt ölçekleri ile bağımsız değişkenler arasındaki korelasyonlar ve bağımsız değişkenlerin kendi aralarındaki korelasyonlarının düşük düzeyde olduğu ve faktör analizine göre geliştirilen bir ölçek hakkındaki beklentilere uygun olarak faktör analizinden elde edilen alt ölçeklerin, hem bağımsız değişkenler hem de bağımsız değişkenlerin kendi aralarında binişik olmayıp genellikle birbirinden bağımsız ölçekler olduğu tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Kişilik, Spor, Üst Düzey Sporcu, Takım Sporu, Bireysel Spor, 16 KFE
Profesyonel erkek futbolcular ile amatör erkek futbolcuların başarı motivasyon düzeylerinin karşılaştırılması (İzmir-Manisa örneği)
ÖZET Araştırmanın amacını, "profesyonel ve amatör erkek futbolcuların sporda başarı motivasyonu ve başarı gereksinimi düzeylerini belirlemek" oluşturmaktadır. Araştırmada, profesyonel ve amatör erkek futbolcular, Manisa ve İzmir ilindeki profesyonel ve amatör erkek futbolcular ve bağımsız değişkenler arasındaki güç gösterme güdüsü, başarıya yaklaşma güdüsü ve başarısızlıktan kaçınma güdüsü alt ölçekleri arasındaki ilişkilere bakılmıştır. Araştırmaya, İzmir ve Manisa ilinde faal olarak profesyonel ve amatör futbol oynayan 15 - 40 yaşlan arasında değişen (26.31 ±3.39 yaş) 308 erkek futbolcu gönüllü olarak katılmıştır. İzmir ilinden profesyonel 87 ve amatör 69, Manisa ilinden ise 71 profesyonel, 81 amatör futbolcu araştırmaya katılmıştır. Deneklere, Willis Spora Özgü Başarı Motivasyonu Ölçeği ve Kişisel Bilgi Formu uygulanmıştır. Uygulanan t testi ve Tek yönlü varyans analizleri sonucunda, profesyonel ve amatör erkek futbolcuların güç gösterme güdüsü, başarıya yaklaşma güdüsü ve başarısızlıktan kaçınma güdüsü arasında anlamlı fark bulunamamıştır(p> 0.05). Bağımsız değişkenler ile alt ölçekler karşılaştırıldığında ise, yaşları yüksek futbolcuların güç gösterme güdüsü (p=0.041) ve başarıya yaklaşma güdüsü (p=0.027) yüksek bulunmuştur. Tecrübeli futbolcuların güç gösterme güdüsü (p=0.010) yüksek bulunmuştur. Evli futbolcuların güç gösterme güdüsü (p=0.007), üniversite öğrenimi görmüş futbolcuların, güç gösterme güdüsü (p=0.021) ve başarısızlıktan kaçınma güdüsü (p=0.009) yüksek bulunmuştur. Kulübünden elde ettiği gelir yüksek olan futbolcuların güç gösterme güdüsü (P=0.011) ve başarısızlıktan kaçınma güdüsü (p=0.018), aylık geliri fazla futbolcuların ise güç gösterme güdüsü (p=0.034) ve başarıya yaklaşma güdüsü (p=0.029) yüksek bulunmuş, Başarı gereksinimi puanlarına bakıldığında ise, profesyonel erkek futbolcuların başarı gereksinimi 1.749, amatör erkek futbolcuların başarı gereksinimi 1.559 bulunmuştur. Manisa ilindeki profesyonel futbolcuların başarı gereksinimi 0.986, amatör futbolcuların başarı gereksinimi 0.856 bulunmuştur. İzmir ilindeki profesyonel erkek futbolcuların başarı gereksinimi (0.864), amatör futbolcuların başarı gereksinimi 0.702 bulunmuştur. Anahtar Kelimeler: Profesyonellik, Amatörlük, Motivasyon, Başarı motivasyonu, Sporda başarı motivasyonu, Başarı gereksinimi.
Özel okullarda ve resmi okullarda görev yapan beden eğitimi öğretmenlerinin iş doyum düzeylerinin araştırılması (Manisa merkez örneği)
IV ÖZET Araştırmanın genel amacı Özel ve Resmi okullarda görev yapan beden eğitimi öğretmenlerinin iş doyum düzeylerinin araştırılmasıdır. Araştırmada iki alt amaç daha incelenmiştir. Bunlardan ilki, iş doyumunu hangi faktörlerin (içsel-dışsal) etkilediğini saptamak, İkincisi de öğretmenlerin cinsiyet, yaş, medeni durum, çalıştıkları kurum, kıdem ve gelir durumları ile iş doyumu arasında istatiksel açıdan anlamlı bir farklılık olup olmadığının analiz edilmesidir. Çalışmanın örneklemini, Manisa Merkez'de Özel Okullarda ve Devlet Okullarında görev yapan 102 beden eğitimi öğretmeni oluşturmaktadır. İş doyumunu ve onu etkileyen faktörler, 1967 yılında D.J.Weiss, R.V.Dawis, G.W.England ve L.H.Lofguist tarafından geliştirilen ve Türkçe'ye Aslı Baycan (1986) tarafından çevrilen Minnesota Satisfaction inventory (Minnesota İş Doyumu Ölçeği) ile ölçülmüştür. Verilerin toplanmasında Kişisel Bilgiler Formu ve Minnesota Satisfaction inventory kullanılmıştır. Araştırma verilerinin analizinde SPSS 10,0 istatistik paket programı, araştırmanın güvenirliği için Cronbach Alpha yöntemi kullanılmıştır. SPSS 10,0 program yardımıyla cevapların Aritmetik Ortalama ve Standart Sapmaları hesaplanmıştır. Araştırmanın genel amacını, ilk alt amacını (içsel-dışsal faktörler) ve ikinci alt amaçta cinsiyet ve gelir değişkenlerinde ortalamalar arasındaki farklılığın istatiksel olarak anlamlı olup olmadığını saptamak için T-testi kullanılmıştır. Araştırmanın ikinci alt amacına yönelik yaş, medeni durum ve kıdem değişkenlerinde ikiden fazla değerin aritmetik ortalamaları arasındaki farklılığın istatiksel olarak anlamlı olup olmadığını saptamak için Varyans Analizi (Anova) uygulanmıştır. İstatiksel olarak anlamlı çıkan kıdem değişkeninde, yapılan Varyans analizinde farklılığın kaynağını bulmak için ise Tukey LSD testinden faydalanılmıştır. Bulgularda, araştırmanın ilk amacına yönelik; Özel Okullarda görev yapan beden eğitimi öğretmenlerinin iş doyum düzeylerinin, Resmi Okullarda görev yapan beden eğitimi öğretmenlerinin iş doyum düzeylerinden yüksek olduğu yönünde istatiksel açıdan anlamlı bir farklılık bulunmuştur.ÖZET (devam) Kıdem ve gelir değişkenlerinde, istatiksel açıdan anlamlı bir farklılık bulunmuş, yaş, cinsiyet ve medeni durum değişkenlerinde ise istatiksel açıdan anlamlı bir farklılık bulunamamıştır. Anahtar Kelimeler : İş Doyumu, Beden Eğitimi, Öğretmen, Özel Okul, Resmi Okul.
Spor yönetiminin farklı boyutlarında yer alan spor yöneticilerinin liderlik tiplerinin araştırılması (Ege bölgesi örneği)
ÖZET Araştırmanın amacı; spor yönetiminin farklı boyutlarında yer alan spor yöneticilerinin liderlik tiplerini belirlemektir. Araştırmanın bu genel amacı çerçevesinde, spor yöneticilerinin liderlik özelliklerine etkisi olabileceği düşünülen; cinsiyet, yaş, öğrenim durumu, aylık gelir düzeyi, şu anki görevinden önce üst düzey yönetici olarak görev yapıp yapmadığı, görev yılı süreleri, kulüp yöneticilerinin görevlerinin dışındaki meslekleri ve Gençlik ve Spor İl Müdürlüklerinde görev yapan spor yöneticilerinin idareci olarak görev yapma sürelerine ilişkin değişkenler ele alınmıştır. Bu çalışmanın örneklem grubunu, Ege Bölgesi' ndeki Gençlik ve Spor İl Müdürlüklerinde yönetici pozisyonunda görev yapan, İl Müdürleri, Şube Müdürleri ve Şefler ile, yine Ege Bölgesi' nde ki Spor Kulüplerinde spor yöneticisi olarak görev yapan Yönetim Kurulu Üyeleri oluşturmaktadır. Anketimiz, Ege Bölgesindeki İzmir, Manisa, Afyon, Uşak, Muğla, Aydın, Kütahya ve Denizli illerindeki Gençlik ve Spor İl Müdürlüklerinde görev yapan 107 spor yöneticisi ile Karşıyaka Spor Kulübü, İzmir Büyükşehir Belediye Spor Kulübü, Vestel Manisa Spor Kulübü, Uşak Spor Kulübü, Afyon Spor Kulübü, Aydın Spor Kulübü, Kütahya Spor Kulübü ve Muğla Spor Kulüblerinde görev yapan 54 spor kulübü yöneticisi olmak üzere toplam 161 spor yöneticisine uygulanmıştır. Bu çalışmada, spor yöneticilerine uygulanan ölçek, Edwin A. Fleishman tarafından 1960'da geliştirilen SRA (Scientific Research Associates) tarafından yayımlanan Liderlik Görüş Anketidir. Balcı (1997) Türkçe'ye uyarlayıp, geçerlik ve güvenirlik çalışmasını yaptığı, Türkçe Liderlik Görüş Anketi ya da Liderlik Görüş Anketinin Türkçe Versiyonudur. Kullanılan bu ölçeğin dışında, spor yöneticilerine "Kişisel Bilgi Formu" uygulanmıştır. Elde edilen verilerin analizi, SPSS 11.0 istatistik paket programı kullanılarak elde edilmiştir. Değerlendirme t testi ve Pearson Korelasyon analizi kullanılarak yapılmıştır. Araştırma sonunda, spor yöneticilerinin liderlik boyutları arasında istatistiksel olarak 0.05 düzeyinde anlamlı bir ilişki bulunamamıştır.II Spor yöneticilerinin liderlik boyutları ve diğer bağımsız değişkenler arasındaki ilişkilere bakıldığında; yaş, görev yılı süreleri, Gençlik ve Spor İl Müdürlükler' inde idareci olarak görev yapma süreleri arasında anlamlı ilişkiler bulunurken (p<0.05), cinsiyet, öğrenim durumları, gelir düzeyleri, üst düzey yönetici olarak görev yapmaları ve kulüp yöneticilerinin başka bir mesleğe sahip olmaları arasında anlamlı ilişkiler bulunamamıştır (p>0.05). Anahtar Kelimeler: Yönetim, Spor Yönetimi, Yönetici, Spor Yöneticisi, Liderlik.
Spor yöneticilerinin etik kod analizi: Ölçek geliştirme çalışması
Aşırı kilo ve obezite sorunu yaşayan bireylerde egzersiz ve NLP uygulamalarının yeme tutumlarına etkisinin karşılatırılması
imanlık çeitli nedenlerle fazla miktarda ya depolanması sonucuortaya çıkar. Birçok salık problemlerine neden olduu için çaımızın en büyüksorunlarından biridir. Ayrıca, kilo problemi maddi manevi pek çok kayıplarortaya koymaktadır.Aratırmanın amacı: aırı kilo ve obezite sorunu yaan bireylere 45günlük, neuro linguistic programming (NLP), eitimi verilmesi, daha sonra yemetutumları üzerindeki etkilerinin deerlendirilmesi ve egzersizle birliktedesteklendiinde ortaya çıkan sonuçların karılatırılmasıdır. Bireyler, aırı kilove obezite sorunu yaayanlar arasında gönüllük esasına göre seçildi. Vücutkütle indeksi (VK) 25.0'ın üzerinde, 4 gruptan oluan 200 kii ile çalımayabalandı. 1.Grup; NLP, 2.Grup; Egzersiz, 3.Grup; NLP+Egzersiz, 4.Grup;Kontrol grubudur. Çalıma balangıcında her grubun katılımcı sayısı 50 idi. NLPgrubu katılımcıları 45 gün boyunca haftada 2 gün NLP eitimleri aldılar.Egzersiz grubu katılımcıları 45 gün boyunca haftanın 3 günü aerobik egzersizleryaptılar. NLP+Egzersiz grubu katılımcıları hem 45 gün boyunca haftada 2 günNLP eitimi hem de haftanın 3 günü 45 dakikalık aerobik egzersiz yaptılar.Kontrol grubu hiçbir programa katılmayarak sadece rutin yeme alıkanlıklarınısürdürüp sürdürmediklerini belirlemek için gözlemlendiler. Çalımanın sonundaNLP grubu 29 kii, Egzersiz grubu 19 kii, NLP+Egzersiz grubu 39 kii veKontrol grubu 32 kii olarak kalmıtır. Tüm gruplara çalımanın baında vesonunda yeme tutum envanteri uygulandı. Ya oranları vücut kompoziyonuanalizörü (Tanita) ile belirlendi ve fiziksel ölçüleri alındı. Aratırmamızsonuçlarına göre NLP eitiminden sonra NLP+Egzersiz ve NLP gruplarınınyeme tutumları ve vücut aırlıkları anlamlı yönde deimitir.Anahtar Kelimeler: Obezite, Aırı kilo, NLP( Duyu Dili Programlanması),egzersiz, zayıflama, yeme tutumları, davranı deiiklii
Antrenör davranışları ve sporcu doyumu: ölçek geliştirme ve uyarlama çalışması
Spor ortamında birbiriyle ilgili iki önemli kavram, antrenör davranışları vesporcunun yaptığı spordan aldığı doyumdur. Antrenör davranışlarının ve sporcudoyumunun ölçülebilmesi bu konuların incelenebilmesi için önemlidir. Bu bağlamda, yabu kavramların ölçülmesi için orijinal ölçekler geliştirilmeli, ya da başka kültürlerdegeçerliliği ve güvenirliği kanıtlanmış ölçekler Türk kültürüne uyarlanarak sporaraştırmacılarının kullanımına sunulmalıdır. Bu çalışmanın amacı ?Revised LeadershipScale for Sport? RLSS - ?Yenilenmiş Spor için Liderlik Ölçeği? (YSLÖ) ve ?Athlete'sSatisfaction Questionnaire? ASQ - ?Sporcu Doyum Ölçeği?'nin (SDÖ) geçerlik vegüvenirlik çalışmasını yaparak adaptasyonlarını sağlamaktır. Bunun için ölçekleröncelikle iki dile hâkim uzmanlar tarafından İngilizce'den Türkçe'ye daha sonraTürkçe'den tekrar İngilizce'ye çevrilerek uygulanacak ölçek metinleri oluşturulmuş.Daha sonra 40 sporcuya yapılan pilot test ile ölçeklerin uygulanabilirliklerine bakılmış veölçeklerin uygulanmalarında bir sorun olmadığına karar verilerek 215 sporcuya ölçekleruygulanmıştır. Son olarak da test-tekrar test güvenirliğine bakılmak için 215 kişininiçerisinden seçilen 35 sporcuya 3 hafta arayla ölçekler yeniden uygulanmıştır. Genelolarak temel bileşenler faktör analizi ve madde analizi sonuçları incelendiğinde, YSLÖve SDÖ' nin yapı geçerliklerinin orijinal ölçeklerle benzer olduğu belirlenmiştir. İkiölçeğin de Cronbach Alfa katsayıları alt ölçekleri çoğunda istenilen düzeyde bulunmuştur(Tablo 65 ve 68). Test-tekrar test sonuçlarına göre (Tablo 62 ve 67) , YSLÖ' nin EğitimÖğretimve Demokratik davranış alt ölçekleri düşük iken, SDÖ' nin Tıbbi Personel veAkademik Destek alt ölçekleri düşük çıkmıştır. Sonuç olarak, yüksek güvenirliği vegeçerliliği olan alt ölçeklerin ve maddelerin araştırmalarda kullanılabileceklerine, fakatdüşük güvenirlik ve geçerliliğe sahip alt ölçek ve alt ölçek maddelerinin yeniden gözdengeçirilmesine gerek vardır.Anahtar Kelimeler: Antrenör Davranışları, Sporcu Doyumu, Geçerlik, Güvenirlik
Rüzgar sörfünün yayılması açısından sörf tüketicilerinin profilinin belirlenmesi ve sörf okullarının önemi
Bu araştırmanın amacı, rüzgâr sörfü tüketicilerinin profilini belirlemek ve sörfokullarının rüzgâr sörfü tüketicilerinin tercihlerinde ne düzeyde önemli olduğunu analizederek yorumlamak ve gerekli durumlarda önerileri yapmaktır.Yerli ve yabancı birçok rüzgâr sörfü tüketicisini bünyesine çektiği ve gün geçtikçeönem kazandığı düşünülen Alaçatı, son yıllarda (Avrupa ve Dünya Şampiyonası gibi)büyük rüzgâr sörfü organizasyonlarına da ev sahipliği yapmaktadır. Turizmin sürekliliğiaçısından, ziyaretçi memnuniyetinin ancak tüketicilerin iyi anlaşılabilmesi ve doğruhizmetin verilmesiyle mümkün olacağı düşünülmektedirAraştırmada geniş bir literatür taraması, uzman görüşleri ve bir anket uygulamasıyapılmıştır. Çalışmaya 75'i yabancı, 282'si yerli toplam 357 rüzgâr sörfü tüketicisikatılmıştır. 49 sorunun yer aldığı anket formunda rüzgâr sörfü tüketicilerine,demografik özellikleri, seyahatleri ile ilgili tercihleri, sörf yaptıkları yerin seçimi ileilgili tercihleri, güvenlik ve okulların önemi gibi konuları içeren sorular sorulmuştur. Buveriler tüketicilerin, rüzgâr sörfü yapabilirlik düzeylerine göre gruplandırılarak, yüzdeve frekans değerlerine bakılmıştır.Sonuç olarak rüzgâr sörfü tüketicilerinin profili tespit edilerek yorumlar yapılmışve gerekli öneriler sunulmuştur. Rüzgâr sörfü tüketicileri bakımından sörf okullarınınönemi ortaya konmuş, ayrıca sörf okullarında çalışan eğitmenlerin çoğunun uluslar arasıya da ulusal düzeyde sertifika sahibi olmadığı önemli bir eksiklik olarak tespitedilmiştir.Anahtar Kelimeler: Spor turizmi, Rüzgâr sörfü, Tüketici Profili, Alaçatı, SörfOkulları.
Beden eğitimi derslerindeki öğrencilerin algıladıkları güdüsel iklimleri: ölçek uyarlama çalışması
Bu çalışmanın öncelikli amacı, Papaioannou tarafından geliştirilen ?Beden eğitimi derslerindeöğrenme ve performans yönelimi ölçeğini? (BEDÖPYÖ) Türk öğrenci evreni içinuyarlamaktı.Bu çalışmanın evrenini, orta öğretim düzeyinde öğrenim gören tüm öğrenciler oluşturmuştur.Örneklem ise, 469 kişiden (255 erkek, 214 kız) oluşturmaktadır. Bu çalışmada, buöğrencilerin Beden eğitimi sınıflarında ki performans yönelimleri ve öğrenmedekialgılamalarının ne olduğunu ölçmek için, aslı İngilizce olan Yunan öğrenciler içingeliştirilmiş ölçeğin, geçerlik ve güvenirlik çalışması yapılarak Türkçe'ye uyarlanmıştır.Tüm maddeler 5'li likert tipine göre değerlendirilmiştir (1=kesinlikle katılmıyorum,5=kesinlikle katılıyorum). Orijinal BEDÖPYÖ toplam 5 faktör (alt ölçek )'ten oluşur(Papioannou, 1994). Bu alt ölçekler, ?öğretmen kaynaklı öğrenme yönelimi, öğrenci merkezliöğrenme yönelimi, hatalar hakkında endişe duyma, çabasız sonuca yönelme ve öğrencilerinyarışma yönelimi?dir. Ölçeğin geçerlik ve güvenirlik çalışması aşamalarında, ön çalışmayapılmış ve elde edilen bulgular sonucunda ölçeğin uyarlanabileceği ortaya çıkmıştır. Pilotçalışma, Manisa merkezde bulunan lise ve Anadolu Liselerinde okuyan 14-17 yaş arasındabulunan 10.sınıf öğrencileriyle yapılmıştır. Ölçek Türkçe olarak dağıtılmış ve bu yolla eldeedilen verilerin istatistiksel analizleri yapılmış ve bulgular yorumlanmıştır.Beden eğitimi derslerindeki öğrencilerin öğrenme ve performans yönelimleri ölçeğininuyarlama çalışması ile ilgili, yapı geçerliliğini test etmek için Oblique döndürme yöntemiyleyapılan temel bileşenler faktör analizi kullanılmış, madde ayırt edicilik indeksine (maddemadde,madde-toplam korelasyonları) bakılmış, iç tutarlığının belirlenmesi için Cronbach'sAlpha katsayısı ve Pearson korelasyon tekniği ile bir uygulamadan başka bir uygulamayatutarlı sonuçlar verebilme gücünün bir ölçüsü olarak test ?tekrar test güvenirliği incelenmiştir.Buna göre, Oblique yöntemiyle yapılan temel bileşenler faktör analizi sonrası, ölçeğioluşturan 26 maddenin orijinal ölçekte olduğu gibi 5 faktör altında toplandığı görülmüştür.Ancak, temel alt faktörler olan öğrenme ve performans yönelimlerine ait faktörlerden bazılarıfarklı alt ölçeklerin altına kayarak yer değiştirdiği görülmüştür.Toplam varyansın %46.85'i ile, ölçeğin kullanabilir bir yapıda olduğu ortaya konmuştur.Anahtar kelimeler: Beden eğitimi, Güdülenme, İçsel Güdülenme, Güdüsel İklim, Yönelim
Uluslararası spor organizasyonlarının olimpik eğitimin yaygınlaştırılması ile ilgili etkileri: 23. Üniversite yaz oyunları
Bu arastırmada amaç; nitel arastırma yöntemi ile uluslararası spororganizasyonlarının olimpik egitimin yaygınlastırılmasında ne düzeyde etkili oldugunuortaya çıkarmaktır. Bu nedenle arastırmada uluslararası spor organizasyonları içerisindeOlimpiyat Oyunlarının ardından en büyük spor organizasyonlarından biri olanÜniversite Oyunları örnek olay olarak alınmıstır.Çalısmada amaca ulasabilmek için 23. Üniversite Yaz Oyunları'nın zmir' deyapılmasının ardından oyunlara birebir destek veren 4 üniversitenin Beden Egitimi veSpor Yüksekokulu Bölümü yönetim kadrosundaki 12 kisinin görüsme yöntemi teknigiuygulanarak düsünceleri alınmıstır. (1 Katılımcı arastırmamızda yer almak istemedigiiçin kapsam dısarısında bırakılmıstır). Bu görüsler dogrultusunda; organizasyonsonrasında yasanan deneyimlerin, düsüncelerin ne düzeyde farklılastıgı ve olimpikegitim hakkında gelecegin spor yöneticilerine, beden egitimi ögretmenlerine veantrenörlerine nasıl aktardıgı konusundaki bilgilerine basvurulmustur.Görüsmeler sonucunda Katılımcıların 7 adet görüsme ve 10 adet yorum sorularıile elde edilen verileri nitel arastırma teknikleri ile kodlamalar haline dönüstürülmüs vebu kodlamalar neticesinde ?28 ana tema? ve bunlara ait alt temalar olusmustur. Burada,Katılımcılar Olimpizm anlayısının egitim düzeyi, kültür anlayısı gibi faktörlere baglıolarak Universiade 2005, zmir'de rol aldıgını ifade etmislerdir. Ayrıca Uluslararasıorganizasyonların spor kültürünü arttırmada önemli bir katkı sagladıgını ve bu kültürünyaratılmasında da Olimpik Egitimin yararlı olabilecek bir program oldugu sonucuortaya çıkmıstır. Olimpik Egitim Programının Dünyada özellikle gelismis ülkelertarafından uygulanmasına ragmen, ülkemizde bu program ile ilgili çalısmaların çok yenive yetersiz olması nedeniyle, ilgili birimlerin kurulması ve egitim sistemimizin tümasamalarında yer alması gerekmektedir. Bu programların basta Milli Egitim Bakanlıgıolmak üzere diger ilgili kuruluslarca da desteklenmesi gerektigi de ortaya çıkansonuçlar arasında yer almıstır.Anahtar Kelimeler: Olimpik Egitim, Uluslararası Spor Organizasyonları, Universiade,Spor yöneticisi.
Eğitim geçmişi farklı olan beden eğitimi ve spor yüksekokullarıunda örgüt kültürü
Bu çalısmada örgüt kültürü Beden Egitimi ve Spor Yüksekokulları düzeyinde elealınmıs ve örneklemimize giren okullardan hareketle Beden Egitimi ve SporYüksekokullarındaki örgüt kültürü arastırılmıstır. Veri toplama aracı olarak, Sisman'ıngeçerlik ve güvenirlik çalısmasını yaptıgı ?Örgüt Kültürü? arastırması için gelistirdigiiki bölümden olusan Örgüt Kültürü anketi izin alınarak kullanılmıstır. Bu arastırmanınevrenini Türkiye genelinde bulunan 53 Beden Egitimi ve Spor Yüksekokulunda görevliakademik personel olusturmaktadır. Örnekleme giren okullar egitim ? ögretime baslamayıllarına göre ?Eski Okullar? ve ?Yeni Okullar? olarak iki gruba ayrılmıstır. ki grubuda beser okulda görevli 262 akademik personel olusturmaktadır. Arastırmada verilerinistatistiksel analizi SPSS 12.0 programında yapılmıstır. Ögretim elemanlarından eldeedilen verilerin aritmetik ortalamaları ve standart sapmaları hesaplanmıstır. Gruplararası farklılıgı bulmak için bagımsız t testi kullanılmıstır. Anlamlılık düzeyi p<0,05kabul edilmistir.Arastırma sonucunda; temel sayıltılar yönünden eski ve yeni okullarda görevliakademisyenler karsılastırıldıgında gerçegin dogası alt ölçeginde eski okullar yönündeistatistiksel ve anlamlı farklılıga rastlanmısken örgütsel uygulamalar yönündenistatistiksel ve anlamlı farklılıga rastlanmamıstır. Eski ve yeni okullarda görev yapanbayanlar arasında temel sayıltıların insan dogası alt ölçeginde istatistiksel ve anlamlı birfark vardır. Ek olarak, eski ve yeni okullarda görev yapan ögretim elemanları arasındatemel sayıltılardan gerçegin dogası alt ölçeginde istatistiksel olarak anlamlı fark vardır.Kısaca, eski okullardaki örgüt kültürü, dogru karar verme anlamında akademikpersonelin deneyim ve otoriteye baglılıgı ve ayrıca yönetsel metinler (yasa, tüzük,yönetmelik gibi) ve daha önceki kararları kullanma egilimindedir. Dogru karar vermeyönünden benzer fark eski ve yeni okullarda görevli ögretim elemanları arasında da eskiokul yönünde mevcuttur. Son olarak, eski okullarda görevli bayanlar yeni okuldakibayanlarla karsılastırıldıgında insan dogası alt ölçegi boyutunda insanların iyi vegüvenilir oldugu düsüncesindedirler.Örgüt kültürünün çok yönlü ve degiskenli ve karmasık bir yapıya sahip olmasıdolayısıyla, gelecekteki çalısmalara, alt boyutların bir bütün degilde tek tek detaylıincelemeleri önerilmektedir.Anahtar Kelimeler: Temel sayıltılar, Örgütsel Uygulamalar, Örgüt Kültürü, BedenEgitimi ve Spor Yüksekokulu, Eski ve Yeni Okullar.
9-11 yaş grubu çocukların temel hareke becerilerinin örüntüleşmesinde yaratıcı dramanın ekisit
Bu çalışmada Yaratıcı Drama yöntemi kullanmanın 9-11 yaş grubundaki öğrencilerin temel hareket becerilerinin örüntüleşmesi üzerine sağlayacağı yararları araştırmak amaçlanmıştır. Ayrıca, bu yöntemin deneklerin hatırlama ve hislerini ifade etmeleri üzerine etkisi de belirlenmeye çalışılmıştır. Belirlenen amaç doğrultusunda, 9-11 yaş grubunda bulunan, Manisa Merkez bir ilköğretim okulundaki üçüncü sınıf öğrencilerinden 15 deney, 15 kontrol olmak üzere toplam 30 denek ile çalışma yürütülmüştür. Çalışma dört haftalık hazırlık aşamasından sonra dört hafta, haftada iki ders saati olarak uygulanmıştır. Dört haftalık uygulama çalışması süresince deney grubuna temel hareket becerilerinin bir kısmı yaratıcı drama yöntemi ile öğretilmiştir, kontrol grubuna ise aynı temel hareket becerileri sunuşa dayalı komut yöntemi ile öğretilmiştir. Değerlendirmeyi yapan Gözlemci Grubu (GG) ile bir ön çalışma yapılarak değerlendirme kriterleri belirlenmiş. Denekler tarafından oluşturulan Örüntüleşmiş Hareketler (ÖH) bu beş kişilik GG tarafından değerlendirilmiştir. Gözlemci değerlendirme verilerinden en yüksek ve en düşük değerler çıkarılıp kalan üç değerlendirmenin ortalamalarının istatistiksel analizleri yapılmıştır.Uygulama süreci içerisinde her dersin sonunda tüm deneklere ?hafta sonu ödev? (HSÖ) verilerek uygulama içindeki kullanılan araçların ve hareketlerin hatırlanmasına yönelik ve uygulama sürecinde ve sonrasındaki duygularını açıklamaya yönelik sorular aracılığı ile bu çalışmada nitel sonuçlara varılmıştır.Sonuç olarak, çalışmada elde edilen ÖH verileri deney grubunda kontrol grubuna göre daha yüksek ve istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur. Ayrıca hem deney hem de kontrol grubundaki kızların her iki gruptaki erkeklere göre ÖH puanları daha yüksek ve istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur. Elde edilen nitel veriler de deney grubunun uygulamalarda kullanılan araçları, öğrendikleri hareketleri, belirgin ve ortak duygusal ifade kullanma sorgulamalarında kontrol grubuna göre genel olarak daha yüksek frekans düzeylerinde bulunmuştur.Anahtar Kelimeler: Örüntüleşmiş Hareket, Yaratıcı Drama Yöntemi, Beden Eğitimi, Sunuşa Dayalı Komut Yöntemi, Hatırlama, Duygularını İfade Etme
Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu(BESYO) öğrencilerinin iletişim becerisi algılarının bazı değişkenler açısından incelenmesi
Bu araştırma Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu (BESYO)'ndaki Beden Eğitimi ve Spor Öğretmenliği, Spor Yöneticiliği, Antrenörlük Eğitimi Bölümleri öğrencilerinin iletişim becerisi algılarının ne olduğunu belirlemek amacıyla yapılmıştır. Ayrıca cinsiyet, yaş, okunulan bölüm, sınıf düzeyi, herhangi bir spor branşıyla düzenli olarak ilgilenip ilgilenilmediği, yaşanılan yerleşim merkezi, mezun olduğu lise türü, anne-baba eğitim düzeyi, anne-baba mesleği, kaç kardeş oldukları ve ailenin toplam aylık gelir düzeyi değişkenlerine göre iletişim becerisi algılarının anlamlı bir farklılık yaratıp yaratmadığı da araştırılmıştırAraştırmanın evrenini Manisa Celal Bayar Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu öğrencileri oluşturmuştur. Örneklem grubunu ise Manisa Celal Bayar Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu 1., 2., 3. ve 4. sınıf öğrencileri oluşturmaktadır. Araştırmaya 161'i kız ve 305'i erkek olmak üzere toplam 466 öğrenci katılmıştır. Araştırmaya katılan öğrenciler olasılığa dayalı olmayan kolayda örnekleme yöntemi yoluyla seçilmiştir.Araştırmanın iletişim becerisi algılarına ilişkin veriler Korkut (1997) tarafından geliştirilen üniversite öğrencileri üzerinde daha sonra geçerliği ve güvenirliği yapılan ?İletişim Becerilerini Değerlendirme Ölçeği? (İBDÖ) ve öğrencilerin demografik özelliklerini belirlemek amacıyla araştırmacı tarafından hazırlanan ?Kişisel Bilgi Formu? ile toplanmıştır. Elde edilen veriler SPSS (Versiyon 12) paket programında değerlendirilmiştir. Verileri değerlendirmek amacıyla ANOVA ve ?t? testi istatistiksel analiz yöntemleri uygulanmıştır.Araştırmanın bulguları Beden Eğitimi Spor Yüksekokulu (BESYO) öğrencilerinin iletişim becerisi algılarının oldukça yüksek olduğunu göstermiştir. Ayrıca cinsiyet değişkenine göre iletişim becerisi algılarında kızların lehine anlamlı bir farklılık bulunmuştur. Çalışmanın diğer bulguları iletişim becerisi algılarının, yaş, okunulan bölüm, sınıf düzeyi, herhangi bir spor branşıyla düzenli olarak ilgilenip ilgilenilmediği, yaşanılan yerleşim merkezi, mezun olduğu lise türü, anne-baba eğitim düzeyi, anne-baba mesleği, kaç kardeş oldukları ve ailenin toplam aylık gelir düzeyi değişkenlerine göre anlamlı farklılıklar yaratmadığını göstermiştir.Anahtar Kelimeler: İletişim Becerisi, Beden Eğitimi Öğretmenliği, Spor Yöneticiliği, Antrenörlük Eğitimi, Oyun ve Spor
Sosyal uyum bozukluğu gösteren çocukların uyumsal davranışlarına kaynaştırılmış ders dışı hareket ve oyun etkinliklerinin etkisi
Bu çalışmada ?Sosyal Uyum Bozukluğu Gösteren Çocukların Uyumsal DavranışlarınaKaynaştırılmış Ders Dışı Hareket ve Oyun Etkinliklerinin Etkisi? üzerine sağlayacağıyararları araştırmak amaçlanmıştır. Ayrıca, bu yöntemin deneklerin hatırlamave hislerini ifade etmeleri üzerine etkisi de belirlenmeye çalışılmıştır. Belirlenen amaçdoğrultusunda, 7?8 yaş aralığında bulunan, Manisa ili Merkez ilçesinde bir ilköğretimokulundaki 1. ve 2. sınıf öğrencilerinden 24 `ü deney, 24'ü kontrol olmak üzere toplam48 öğrenci ile çalışma yürütülmüştür. Çalışma başlamadan önce iki haftalık bir zamandilimi hazırlık aşamasına ayrılmıştır. Bu aşamada; uygulamanın yapılacağı okulda okulrehber öğretmeni, sınıf öğretmenleri ile görüşmeler düzenlenmiş, yapılacak uygulamaile ilgili bilgi verilerek sınıf öğretmelerinden rehber öğretmen ile birlikte sınıflarındauyum problemi olan 4 öğrenci ve uyum problemi göstermeyen normal 4 öğrenci olmaküzere toplam 8 öğrenci saptamaları istenmiştir. Öğretmenlerin saptadığı 24'ü davranışbozukluğu gösteren, 24'ü normal toplam 48 öğrenci iki gruba ayrıştırılmıştır. Bu ayrıştırmaher sınıftan rastgele olarak iki tane uyum problemi olan öğrenci, iki tanede normalöğrenci belirlenerek toplam 24 öğrenciyle uygulama grubunu diğer 24 öğrenciyle dekontrol grubu oluşturulmuştur. Böylece hem kontrol hem de deney grupları normal öğrencilerleözel eğitime ihtiyacı olan öğrenciler olarak kaynaştırılmıştır.On iki hafta süresincedeney grubuna temel hareket becerileri ve oyun etkinlikleri düzenlenmiştir, kontrolgrubuna ise hiçbir aktivite yaptırılmamıştır. Bu sürecin birinci haftasında çalışmanıntemelini oluşturan öğrencileri analiz yapabilmek için her iki grubun aileleri ve öğretmenlerine(sınıf öğretmeni ve rehber öğretmenlerine) öntest olarak sosyal uyum sıkalasıuygulanmıştır. Çalışma Sonunda ise (13. hafta) her iki grup öğrencilerin aile ve öğretmenlerinesosyal uyum sıkalası tekrar sontest olarak uygulanmıştır. Bu testlerden eldeedilen bulgular SPSS istatistik programı ile değerlendirilmiştir.Sonuç olarak Hareket ve Oyun Etkinliklerine katılan deney grubu özel eğitimegereksinimi olan öğrencilerinin uyumsal davranışları kontrol grubuna göre istatistikselolarak anlamlı olacak düzeyde iyileşme saptanmıştır.Anahtar Kelimeler: Sosyal Uyum, Hareket Eğitimi, Beden Eğitimi, Oyun, KaynaştırmaEğitimi
Üniversite gençliğinin sportif rekreasyon etkinliklerine yönelik ilgileri ve katılma düzeylerinin belirlenmesi
Endüstrileşmiş toplumlardaki hızlı yaşam temposu, branşlaşmaya yönelik tekdüze yaşam ve teknolojiye bağlı yetersiz bedensel hareketlilik günümüzde insanların ve toplumların en büyük sorunlarından biri haline gelmiştir. Söz konusu sorunların çözümünde çocukların ve gençlerin sorunlarıyla baş edecek şekilde eğitilmelerinin önemi büyüktür. Bu bağlamda sorunlara çözüm önerileri sunabilmek açısından Üniversite Gençliğinin Sportif rekreasyon Etkinliklerine Yönelik İlgileri ve Katılma düzeylerinin belirlenmesi araştırmamızın amacını oluşturmaktadır.Araştırmanın evrenini 2006?2007 Eğitim ? Öğretim yılında Ege Üniversitesi, Celal Bayar Üniversitesi ve İzmir Ekonomi Üniversitesi'nin İktisat, İşletme ve Mühendislik bölümlerinde okuyan 11195 öğrenci oluşturmaktadır. Çalışmanın örneklemini ise bu öğrenciler arasından basit tesadüfi örnekleme yöntemiyle seçilen 186'sı bayan 335'i erkek olan 521 öğrenci oluşturmaktadır.Araştırmada veri toplama aracı olarak araştırmacılar tarafından hazırlanan anket formu uygulanmıştır. Elde edilen veriler SPSS (Versiyon 15) programında değerlendirilmiştir. Araştırmanın istatistiksel analizinde tanımlayıcı istatistikler, Crosstabulation ve Ki-kare analizi kullanılmıştır. Çalışmada anlamlılık düzeyi p< 0.05 olarak kabul edilmiştir.Araştırmada katılan 521 öğrenciden 228'i (%43,76) çocukluk çağında spor yapıp aynı zamanda beden eğitimi derslerinde sporla ilgili yeterli bilgi aldığını ve spor yapmaya devam ettiklerini belirtmişlerdir. Bu öğrencilerden %48,7'si sağlık için spor merkezlerinde, %29,4'ü eğlence amaçlı, %11,9'u kulüplerde ve %10,2'si de okul takımlarında spor yaptıklarını belirtmişlerdir. Spor faaliyetlerine katılım nedenlerinin ise sırasıyla %42,7'si Sağlıklı bir yaşam, %26'sı Monotonluktan kurtulmak, %18'i Kilo vermek, %8'i sporda Başarı kazanmak, %3,7'si Değişik arkadaş grubu edinmek, %1,6' sı Ev ortamından kurtulmak için spor etkinliklerine katıldıklarını belirtmişlerdir.Anahtar Kelimeler: Rekreasyon, Serbest Zaman, Spor, Üniversite Gençliği, Serbest Zaman Eğitimi.
İlköğretim ikinci kademe öğrencilerinde eğitsel oyunların atılganlık düzeylerine etkisi
Birey içinde yaşadığı toplumun bir parçasıdır, bu nedenle bireyin içinde yaşadığı toplumda sağlıklı ve sosyal bir etkileşim örüntüsüne sahip olması beklenir. Özellikle kişilerarası ilişkilerde ve etkileşimde belirli davranış örüntüleri vardır. Bu davranış örüntülerinin bir ucunda çekingenlik, diğer ucunda saldırganlık ve ortada atılganlık davranış örüntüleri söz konusudur.Bu çalışmada toplum tarafından olumlu bir davranış tarzı olarak kabul edilen atılganlık düzeyi ile eğitsel oyunların ilişkisi araştırılmaya çalışılmıştır. Bu araştırmanın evrenini Manisa Merkezde bulunan bir İlköğretim okulunun ikinci kademe 7. sınıf öğrencileri oluşturmuştur. Çalışmada yer alan katılımcılar, 4 şube ve toplam 170 öğrenci içerisinden tesadüfi sayılar tablosundan yararlanılarak belirlenmiştir. Buna göre çalışmada 25 öğrenci deney grubu, 25 öğrenci kontrol grubu olarak araştırmanın örneklemini oluşturmuştur. Kontrol gurubuna herhangi bir eğitsel oyun uygulaması yapılmamıştır. Deney gurubuna ise; 8 hafta süre ile planlanmış eğitsel oyun çalışması uygulanmıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarak Atılganlık Envanteri (Topukçu, 1982) kullanılmıştır. Elde edilen veriler SPSS (Versiyon 15) programında, Independent -Samples t, Paired -Sample t, Mann Whitney U ve Wilcoxon Testi analizleri ile değerlendirilmiş ve anlamlılık derecesi p<0.05 olarak kabul edilmiştir.Çalışma sonucunda, ilköğretim ikinci kademe öğrencilerinde eğitsel oyunların atılganlık düzeyleri üzerinde olumlu bir etkisi olduğu görülmüştür.Anahtar Kelimeler: Eğitsel oyun, Atılganlık, Ergenlik dönemi
Ders dışı etkinlik olarak takım sporu yapan ve spor yapmayan orta öğretim öğrencilerinin davranış örüntülerinin karşılaştırılması
Çocukluk ve gençlikte yaşanan davranış sorunlarını tek bir açıdan incelemek pek mümkün değildir. Davranış örüntülerinin birçok yönden irdelenmesi, yetişkinlik çağına gelmeden önce gerekli eğitimin bireysel ve toplumsal açıdan ele alınması, hem beden eğitiminin yararlarını hem de ders dışı etkinliklerin katkılarını ortaya koymak bakımından önemli bulunmuştur. Bu araştırmada, ders dışı etkinlik olarak takım sporu (voleybol, basketbol, hentbol ve futbol) yapan (DDEOTSY), il genelinde dereceye girmiş kız ve erkek takımlarının sporcuları ile spor yapmayan (SYM) öğrencilerin davranış örüntülerinin karşılaştırılması amaçlanmıştır.Araştırmanın evrenini, Manisa İli Milli Eğitim okullarında orta öğretim kademesinde okuyan 2032 öğrenci, örneklem ise, 479 gönüllü öğrenci (266 DDEOTSY ve 213 SYM adolesan) oluşturmaktadır.Veri toplama araçları olarak, Kişisel Bilgi Formu (KBF), 11-18 Yaş Gençler İçin Kendini Değerlendirme Ölçeği (YSR/11-18) ve Öğretmen Bilgi Formu (TRF/6-18) kullanılmıştır. Tanımlayıcı veriler için sıklık (f) ve yüzde (%) kullanılmış, gruplar arasında bağımlı değişkenlere ilişkin farklar için iki grup bağımsız örneklem t testi, ilişki analizlerinde ise Pearson Correlation testi kullanılmıştır. SPSS 16 ile yapılan istatistiki değerlendirmelere göre adolesanların davranış örüntüleri SYM' ların Anksiyete/Depresyon, Dikkat Sorunları yaşadıkları ve DDEOTSY' ların Toplam Yeterlik alt ölçek ortalamaları lehine olduğu bulunmuştur. Cinsiyet faktörü açısından davranış örüntülerinin olumsuzluğu en çok SYM kızlar açısından etki etmiştir.Beden eğitimi öğretmenlerinden elde edilen bulgulara göre; öğretmenler hitap ettikleri kitleyi yeterince tanımadıkları, DDEOTSY' ları daha olumlu davranış örüntülerine sahip olarak gördükleri sonucuna varılmıştır. Ayrıca YSR/11-18 aracılı ile elde edilen bulgular, TRF/6-18 ile elde edilen bulgularla ilişkisi olmadığı bulunmuştur.Adolesan dönemde ders dışı etkinlik olarak takım sporu yapmanın davranış örüntüleri açısından SYM' lara göre daha olumlu etkilediği, özellikle SYM kızların risk altında olduğu sonucuna varılmıştır. Beden eğitimi öğretmenleri DDEOTSY ve SYM adolesanların davranışlarını değerlendirmede gerekli yeterliliği gösterememişlerdir.Anahtar Kelimeler: Davranış örüntüsü, Ders dışı etkinlikler, Takım sporu, Adolesan
İlköğretim kurumlarında ders dışı egzersiz faaliyetlerine katılan öğrencilerin sosyalleşme düzeyleri
Bu çalışmada Ders Dışı Egzersiz Faaliyetlerine katılan öğrencilerin sosyalleşme düzeylerindeki değişim ve ders dışı egzersiz faaliyetlerinin öğrencilerin sosyalleşme düzeyine etkisini araştırmak amaçlanmıştır. Belirlenen amaç doğrultusunda, Manisa Merkez bir ilköğretim okulundaki 6. 7. ve 8. sınıf öğrencilerinden 30`u uygulama, 30'u kontrol olmak üzere toplam 60 öğrenci ile çalışma yürütülmüştür. 60 öğrenciyi belirleme aşamasında aynı okulda bulunan 6.7.ve 8. sınıflarda toplam 157 öğrenciye sosyalleşme durum tespiti ölçeği uygulanmıştır. Katılımcıların tamamı, sosyalleşme ölçeği puanlarına göre küçükten büyüğe doğru sıralanmış ve en az sosyalleşme puanlarına sahip ilk altmış kişi arasından rastlantısal (Random) örnekleme yöntemi ile olarak, uygulama ve kontrol grupları oluşturulmuştur.Uygulama ve kontrol gruplarına ön test olarak SDTÖ uygulanmış ön test sonrasıuygulama grubuna ders dışı egzersiz faaliyetleri etkinlikleri düzenlenmiş, kontrol grubuna ise normal okul yaşantısı devam ettirilmiş, ek olarak ders dışı egzersiz faaliyetleri yaptırılmamıştır. Çalışma sonunda ise (13. hafta) uygulama ve kontrol grup öğrencilerine sosyalleşme durum tespiti ölçeği tekrar son test olarak uygulanmıştır. Bu testlerden elde edilen bulgular SPSS 16 istatistik paket programı ile değerlendirilmiştir.Araştırma sonucunda Ders Dışı Egzersiz faaliyetlerine katılımın, öğrencilerin sosyalleşme düzeylerini anlamlı biçimde arttırdığı bulunmuştur.Anahtar Kelimeler: Sosyalleşme, Ders Dışı Egzersiz, Beden Eğitimi, Spor
Ders dışı etkinlik olarak uygulanan sporla ilgili oyunların ortaöğretim öğrencilerinin iletişim becerisi algılarına etkisi
Beden eğitimi öğretmenlerinin mesleki profesyonellik ve mesleğe adanmışlık düzeylerinin incelenmesi
Bu araştırmanın amacı, beden eğitimi öğretmenlerinin mesleki adanmışlık ve mesleki profesyonellik düzeylerini belirleyerek, aralarındaki ilişkiyi incelemektir. Araştırmanın çalışma örneklemini 2019-2020 eğitim-öğretim yılı güz ve bahar dönemi Bolu ili ve ilçelerinde görev yapan 142 beden eğitimi öğretmeni oluşturmaktadır. Araştırmada tarama modeli kullanılmıştır. Veri toplanmasında beden eğitimi öğretmenlerinin sosyodemografik özelliklerini belirleyebilmek amacıyla araştırmacı tarafından hazırlanan kişisel bilgi formu, Kozikoğlu ve Senemoğlu (2018) tarafından geliştirilen "Öğretmenlik Mesleğine Adanmışlık Ölçeği" ve Yılmaz ve Altınyurt (2014) tarafından geliştirilen "Öğretmenlerin Mesleki Profesyonellik Ölçeği" kullanılmıştır. Verilerin çözümlenmesinde frekans, yüzde, çarpıklık ve basıklık testleri, Levene Testi, bağımsız gruplar t testi ve Pearson Korelasyon testinden yararlanılmıştır. Araştırma bulguları incelendiğinde çalışmaya katılan beden eğitimi öğretmenlerinin mesleğe adanmışlık düzeylerinin yüksek seviyede olduğu belirlenmiştir. Mesleğe adanmışlık ölçeğinin tüm alt boyutları ve ölçeğin tamamından elde edilen puanlar cinsiyet, görev yapılan okul türü, eğitim seviyesi ve mesleki kıdem değişkenlerine göre karşılaştırıldığında istatistiksel olarak anlamlı bir farka rastlanmamıştır (p>0,05). Ayrıca, Beden eğitimi öğretmenlerinin mesleki profesyonellik düzeylerinin yüksek seviyede olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Öğretmenlerin mesleki profesyonelliği ölçeğinin tüm alt boyutları ve ölçeğin tamamından elde edilen puanlar cinsiyet, eğitim seviyesi ve mesleki kıdem değişkenlerine göre karşılaştırıldığında istatistiksel olarak anlamlı bir farka rastlanmamıştır (p>0,05). Beden eğitimi öğretmenlerinin, "Öğretmenlerin Mesleki Profesyonelliği Ölçeğinin" mesleki duyarlık, kuruma katkı, duygusal emek alt boyutları ve ölçeğin tamamından elde ettikleri puanlar arasında görev yapılan okul türü değişkenine göre istatistiksel olarak anlamlı bir farka rastlanmazken (p>0,05), kişisel gelişim alt boyutunda görev yapılan okul türü değişkenine göre ortaokulda görev yapan öğretmenler lehine istatistiksel olarak anlamlı bir fark elde edilmiştir (t=2,143; p<0,05). ANAHTAR KELİMELER: Beden Eğimi Öğretmeni, Mesleki Adanmışlık, Mesleki Profesyonellik
Ortaöğretimde öğrenim gören öğrencilerin zaman yönetimi düzeyleri
Bu çalışmayla Ortaöğretimde öğrenim gören öğrencilerin zaman yönetimi düzeylerinin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmanın örneklemini Bolu Merkez İlçe'deki ortaöğretimde öğrenim gören, 1861 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmada kullanılan Zaman Yönetimi Ölçeği Bolu Merkez İlçe'de bulunan 10 ortaöğretimde öğrenim gören öğrencilere uygulanmıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarak Britton ve Tesser (1991) tarafından geliştirilen ve Türkçe uyarlaması Alay ve Koçak (2002) tarafından yapılan "Zaman Yönetimi Ölçeği" kullanılmıştır. ZYÖ' nin Zaman Planlaması (16 madde), Zaman Tutumları (7 madde), Zaman Harcattırıcılar (4 madde) olmak üzere üç alt boyutu ve toplam 27 maddesi bulunmaktadır. Ölçek beşli likert tipindedir ve uygulanan grup ölçekte her bir madde için "Her Zaman (5)", "Sık sık (4)", "Bazen (3)", "Nadiren (2)" ve "Hiç (1)" seçeneklerinden kendileri için en uygun olanı işaretlemektedir. Ölçekten alınabilecek en düşük puan 27, en yüksek puan 135'dir. Araştırmada sonuç olarak okul türü, cinsiyet, sınıf düzeyi ve okulda veya kulüpte lisanslı olarak spor yapma durumuna göre istatistiksel olarak anlamlı fark bulunmuştur (p<0,05). Bu farklılıklar; okul türüne göre genel zaman yönetimi ve alt boyut puanlarının arasında anlamlı fark belirlenmiştir (p<0,05). Cinsiyete göre genel zaman yönetiminin; zaman planlaması, zaman tutumları ve zaman harcattırıcılar alt boyutlarında anlamlı fark elde edilmiştir (p<0,05). Sınıf düzeyine göre; genel zaman yönetiminin zaman planlaması ve zaman harcattırıcılar alt boyut puanları arasında anlamlı fark belirlenmiştir (p<0,05). Ayrıca spor yapma durumuna göre genel zaman yönetimi ve alt boyut puanları arasında anlamlı fark ortaya çıkmıştır (p<0,05).
Hareket eğitimi etkinliklerinin okul öncesi dönem çocuklarının (5-6 yaş) motor beceri gelişimine etkisi
Bu araştırmanın amacı; hareket eğitimi etkinliklerinin okul öncesi dönem çocuklarının (5-6 yaş) motor beceri gelişimine etkisinin incelenmesidir. Araştırmada tam deneysel desenlerden ön test-son test kontrol gruplu gerçek deneysel desen kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma örneklemini 2019-2020 eğitim-öğretim yılı güz döneminde Bolu ilinde bulunan MEB'e bağlı Aktaş Anaokulu'nda öğrenim görmekte olan 34 öğrenci oluşturmaktadır. Yansız atama yöntemi kullanılarak, deney grubu 11 erkek ve 6 kız olmak üzere toplam 17 kişiden; kontrol grubu ise 5 erkek ve 12 kız olmak üzere toplam 17 kişiden oluşmaktadır. Çalışmada yer alan hareket eğitimi etkinlikleri haftada 2 gün ve günde 1 saat olacak şekilde planlanmış ve 12 hafta boyunca deney grubuna uygulanmıştır. Öğrencilerin motor beceri seviyelerini ve gelişimlerini ölçmek için çalışmanın başında ve sonunda Hermann ve ark. (2018) tarafından geliştirilen MOBAK-KG (Okul öncesinde temel yeterlilikler) ölçeği kullanılmıştır. Çalışmada nesne hareketi (fırlatma, yakalama, sektirme, top sürme) ve kendi kendine hareket (denge, sıçrama, yuvarlanma, koşma) gruplarında yer alan beceriler incelenmiştir. Elde edilen verilerin çözümlenmesinde bir veri analiz programı kullanılmış ve istatistiksel işlemlerde anlamlılık düzeyi 0.05 olarak alınmıştır. Verilerin normal dağılım göstermediği belirlenmiş ve bu sebeple nonparametric testlerden olan Mann Whitney U ve Wilcoxon İşaretli Sıralar Testi kullanılarak veriler analiz edilmiştir. Hareket eğitimi etkinliklerine katılan deney grubu ve hareket eğitimi etkinliklerine katılmayan kontrol grubunun ölçüm sonuçları incelendiğinde sıçrama parametresinde istatistiksel olarak anlamlı farka rastlanmazken diğer tüm parametrelerde gruplar arasında deney grubu lehine istatistiksel olarak anlamlı bir fark elde edilmiştir (p<0.05). Deney grubu olarak araştırmaya katılan öğrencilerin ön test - son test karşılaştırmasında son testler lehine istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık olduğu tespit edilmiştir. Bu sonuçlar; uygulanan hareket eğitimi etkinliklerinin çocukların motor beceri gelişimini olumlu yönde etkilediğini göstermiştir. ANAHTAR KELİMELER: Hareket Eğitimi, Okul Öncesi Eğitim, Motor Beceri, Kendi Kendine Hareket, Nesne Hareketi
Lisanslı olarak okul sporlarına katılan ortaöğretim öğrencilerinin sportmenlik yönelimi ve sporda saldırganlık-öfke düzeyleri
Bu Araştırma "Lisanslı Olarak Okul Sporlarına Katılan Ortaöğretim Öğrencilerinin Sportmenlik Yönelimi Ve Sporda Saldırganlık-Öfke Düzeyleri"ni belirlemek amacıyla yapılmıştır. Araştırmanın örneklem grubunu İstanbul ilinde merkezi sınav sistemi ile öğrenci alan, yüzdelik dilimi 0,01-1 olan, ilk 10 sıradaki ortaöğretim kurumlarında öğrenim gören ve okul takımlarında lisanslı olarak spor yapan 360 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırma verilerinin toplanmasında Sezen Balçıkanlı (2010) tarafından Türkçe'ye uyarlanan Çok Boyutlu Sportmenlik Yönelimi Ölçeği (ÇBSYÖ) ve Gürbüz vd. (2019) tarafından Türkçe'ye uyarlanan "Sporda Saldırganlık ve Öfke Ölçeği" kullanılmıştır. Tüm analizler için veriler normal dağıldığından iki ilişkisiz örneklemin karşılaştırılması için bağımsız gruplar t-testi uygulanmıştır. İkiden fazla ilişkisiz örneklemin karşılaştırılması tek yönlü varyans analizi ANOVA ile yapılmıştır. Araştırmanın sonucunda ortaöğretim öğrencilerinin sportmenlik ölçeğinden aldıkları puanlar değerlendirildiğinde tüm alt boyutlarda yüksek düzeyde çıkmıştır. Saldırganlık ve öfke ölçeğinden aldıkları puanlar değerlendirildiğinde ise orta düzeyde çıkmıştır. Sportmenlik ile saldırganlık ölçeklerinin alt boyutları arasında ve sportmenlik ölçeği alt boyutları ile saldırganlık ölçeğinin saldırganlık alt boyutu arasında negatif yönde anlamlı bir ilişki olduğu ortaya çıkmıştır. ANAHTAR KELİMELER: Sportmenlik, Saldırganlık, Öfke, Ortaöğretim, Lisanslı Sporcu Öğrenciler
Sporun sosyal onay ihtiyacı üzerine etkisinin incelenmesi
Bu araştırmanın amacı, sporun bireylerin sosyal onay alma ihtiyacı üzerindeki etkisini belirleyerek spor ile sosyal onay alma ihtiyacı arasındaki ilişkiyi tespit etmektir. Araştırmanın çalışma örneklemini 2020-2021 eğitim-öğretim yılı güz ve bahar dönemi Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesinde öğrenim görmekte olan 431 üniversite öğrencisi oluşturmaktadır. Araştırmada amaçsal örnekleme modeli kullanılmıştır. Verilerin toplanmasında üniversite öğrencilerinin sosyo-demografik özelliklerini belirleyebilmek amacıyla araştırmacı tarafından hazırlanan kişisel bilgi formu ve katılımcıların sosyal onay alma ihtiyaç düzeylerini belirlemek için de Karaşar ve Öğülmüş (2016) tarafından geliştirilen "Sosyal Onay İhtiyacı Ölçeği" kullanılmıştır. Araştırma bulguları incelendiğinde düzenli olarak spor yapmayan üniversite öğrencilerinin, düzenli olarak spor yapan üniversite öğrencilerine göre sosyal onay ihtiyacı düzeylerinin daha yüksek seviyede olduğu tespit edilmiştir. Spor yapan katılımcıların Sosyal Onay İhtiyacı ölçeğinin "başkalarının yargılarına duyarlılık" ve "sosyal geri çekilme" alt boyutlarından elde ettikleri puanlar cinsiyet değişkenine göre karşılaştırıldığında istatistiksel olarak anlamlı bir farka rastlanmamıştır (p>0.016). Ölçeğin "olumlu izlenim bırakma" alt boyutunda ise kadın katılımcılar lehine anlamlı farklılığa rastlanmıştır (p<0.016). Ayrıca, spor yapmayan üniversite öğrencilerinin sosyal onay alma ihtiyaç düzeyleri arasında yapılan karşılaştırmalarda "başkalarının yargılarına duyarlılık" ve "sosyal geri çekilme" alt boyutlarında cinsiyete bağlı anlamlı farklılık elde edilirken (p<0.016); "olumlu izlenim bırakma" alt boyutunda anlamlı farklılığa rastlanmamıştır (p>0.016). Katılımcıların sosyal onay alma ihtiyaçlarında spor yapma ve yapmama değişkenine bağlı farklılıklara bakıldığında hem kadın katılımcılarda hem de erkek katılımcılarda Sosyal Onay İhtiyacı Ölçeğinin tüm boyutlarında spor yapmayanlar lehine anlamlı farklılığa rastlanmıştır (p<0.016). Ayrıca spora ayrılan süre ile sosyal onay alma düzeyi arasındaki ilişkiye bakıldığında spora ayrılan süre ile "sosyal geri çekilme" ( r = -.171, p<0.01) ve "olumlu izlenim bırakma" ( r = -.184, p<0.01) alt boyutları arasında negatif yönde anlamlı bir ilişki olduğu tespit edilmiştir.
Beden eğitimi öğretmen adaylarının çok kültürlü eğitime yönelik tutumlarının incelenmesi
Bu araştırmanın amacı, beden eğitimi öğretmen adaylarının çok kültürlü eğitime yönelik tutumlarının belirlenmesi ve çok kültürlü eğitime yönelik tutumlarının bazı değişkenler (cinsiyet, yerleşim birimi, spor lisansı geçmişi, spor lisansına sahip olma süreleri, anne ve babanın eğitim düzeyi) açısından incelenmesidir. Araştırmanın çalışma grubu kolayda örnekleme yöntemi ile belirlenmiştir. Çalışma grubunu 2021-2022 eğitim-öğretim yılı bahar döneminde Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi (BAİBÜ), Düzce Üniversitesi (DÜ), Kastamonu Üniversitesi (KÜ), Bartın Üniversitesi (BÜ), Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi (BEÜN) ve Karabük Üniversitesi (KBÜ) Beden Eğitimi ve Spor Öğretmenliği Bölümlerinde öğrenim gören dördüncü sınıf öğrencileri oluşturmaktadır. Araştırmada tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmada Anıl ve Yavuz (2010) tarafından geliştirilen 'Öğretmen Adayları İçin Çok Kültürlü Eğitime Yönelik Tutum Ölçeği'nden yararlanılmıştır. 28 maddeden oluşan ölçek, tek faktörlü bir yapıya sahiptir. Araştırma sonucunda beden eğitimi öğretmen adaylarının çok kültürlü eğitime yönelik tutumları yüksek düzeyde bulunmuştur. Cinsiyet, spor lisansı geçmişi, spor lisansına sahip olma süreleri, anne ve baba eğitim düzeyleri değişkenleri açısından istatistiksel açıdan anlamlı bir fark bulunurken (p<0,05) yerleşim yeri değişkeni açısından istatistiksel açıdan anlamlı bir farka rastlanmamıştır (p>0,05).
Okul sporlarına katılan ortaöğretim öğrencilerinin saldırganlık düzeyleri
Bu araştırmanın amacı okul sporlarına katılan ortaöğretim öğrencilerinin saldırganlık düzeylerinin bazı değişkenler (okul türü, sınıf, cinsiyet, kardeş sayısı, branş, spor türü, haftalık spor saati, lisanslı spor yapma durumu ve anne baba medeni durumu) açısından incelenmesidir. Araştırmanın örneklemini 2022-2023 eğitim öğretim yılında Düzce Merkez ilçede beş farklı ortaöğretim okulunda öğrenim gören ve okul sporlarına katılmış 357 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmada verilerin toplanmasında Buss ve Perry tarafından geliştirilen ve Türkçe'ye uyarlaması Demirtaş Madran (2012) tarafından yapılan Buss Perry Saldırganlık Ölçeği (BPSÖ) uygulanmıştır. Buss Perry Saldırganlık Ölçeği toplamda 29 madde ve başkalarına fiziksel zarar verme ile alakalı fiziksel saldırganlık, öfkeyi saldırganlığın duygusal boyutu olarak ölçen öfke, saldırganlığın bilişsel boyutunu ölçmeyi amaçlayan düşmanlık ve başkalarını sözel yolla incitmekle alakalı sözel saldırganlık olarak toplam 4 alt boyuttan oluşmaktadır. Buss ve Perry Saldırganlık Ölçeğinin tümü için Cronbach-Alfa katsayısı 0,85'dir. Araştırma sonucunda; okul türüne göre saldırganlık toplam puanlarında ve fiziksel, sözel saldırganlık ile düşmanlık alt boyutlarında, sınıf düzeyine göre saldırganlık toplam puanlarında ve fiziksel, sözel saldırganlık ve öfke alt boyutlarında, cinsiyete göre fiziksel, sözel saldırganlık ve düşmanlık alt boyutlarında, branşa göre fiziksel ve sözel saldırganlık alt boyutlarında istatistiksel olarak anlamlı farka rastlanmıştır (p<0.05). Bunun yanında kardeş sayısı, spor türü, spor saati, lisanslı spor yapma ve anne baba medeni durumuna göre ise istatistiksel olarak anlamlı farka rastlanmamıştır (p>0.05).
Sporda temel psikolojik gereksinimlerin tatmin ve engellenme düzeyleri ile sporda saldırganlık arasındaki ilişkinin incelenmesi
Bu araştırmanın birincil amacı sporcuların temel psikolojik ihtiyaçlarının tatmin ve engellenmesinin sporda saldırganlık davranışını yordama düzeyini tespit etmektir. İkincil amacı ise sporcuların saldırganlık düzeylerinin cinsiyet ve profesyonellik, amatörlük değişkenleri bağlamında incelenmesidir. Araştırma ilişkisel tarama modeliyle yürütülmüştür ve örneklem grubu aktif olarak lisanslı spor yapan 434 üniversite öğrencisinden oluşmaktadır. Değişkenler arasındaki ilişkinin incelenmesi için pearson korelasyon testi ve yapısal eşitlik modellemesi analizleri, sporcuların saldırganlık düzeylerinin cinsiyet ya da profesyonellik ve amatörlük durumuna göre farkını incelemek için bağımsız örneklemlerde t testi analizleri uygulanmıştır. Elde edilen bulgular, sporda temel ihtiyaçların tatmini ve engellenmesinin tüm alt boyutları ile sporda saldırganlık arasında anlamlı bir ilişki olduğunu, sporda temel ihtiyaçların tatmin ölçeğinin yeterlik alt boyutu hariç diğer tüm alt boyutlar ile sporda öfke arasında da anlamlı bir ilişki olduğunu göstermektedir. Temel ihtiyaçların tatmini %15 oranında, engellenmesi %21 oranında ve temel ihtiyaç tatmininin, temel gereksinimlerin engellenmesinin aracı rolüyle birlikte %23 oranında sporda saldırganlığa ilişkin toplam varyansı açıkladığı ve anlamlı yordayıcılar olduğu saptanmıştır. Ayrıca sporcuların saldırganlık düzeylerinde cinsiyete ve profesyonellik amatörlük durumlarına göre anlamlı farklılaşma olduğu tespit edilmiştir.
Ortaöğretim öğrencilerinin çoklu zekâ düzeyleri
Bu araştırma "Ortaöğretim Öğrencilerinin Çoklu Zekâ Düzeyleri"ni değerlendirmek amacıyla yapılmıştır. Araştırmanın örneklem grubu İstanbul ilinde bulunan Fen lisesi, Anadolu lisesi, İmam hatip lisesi, Meslek lisesi, Spor lisesi ve Güzel Sanatlar lisesi öğrencilerinden oluşmaktadır. Araştırma verileri Yüksel Özden (2005) tarafından Türkçe'ye çevrilen "Çoklu Zekâ ölçeği" kullanılmıştır. Analizlerde ANOVA, t-testi ve ki-kare testleri kullanılmıştır. Araştırmanın sonucunda lise öğrencilerinin baskın olan çoklu zekâ alanı bedensel ve müziksel iken en düşük değere sahip zekâ alanının sözel ve mantıksal olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Ortaöğretim türlerine göre Fen lisesi öğrencilerinin çoklu zekâ alanı mantıksal, Anadolu lisesi öğrencilerinin çoklu zekâ alanı müziksel ve bedensel, İmam hatip lisesi öğrencilerinin çoklu zekâ alanı bedensel, Meslek lisesi öğrencilerinin çoklu zekâ alanı sosyal ve bedensel, Spor lisesi öğrencilerinin çoklu zekâ alanı bedensel ve Güzel Sanatlar lisesi öğrencilerinin çoklu zekâ alanı bedensel ve müziksel olarak tespit edilmiştir. Cinsiyete göre, mantıksal zekâ alanında erkek öğrencilerin ortalama çoklu zekâ puanları daha yüksek bulunmuşken görsel, müziksel, bedensel ve doğacı zekâ alanlarında kız öğrencilerin çoklu zekâ puan ortalamalarının daha yüksek olduğu görülmüştür.
Denetim odağının beden eğitiminde oluşan başarı duygularına etkisi: Başarı güdüsü ve öğretmen desteğinin rolleri
Bu araştırmanın iki amacı vardır; birincisi denetim odağının beden eğitimi dersi için oluşan başarı duygularına etkisini ve bu etkide başarı güdüsünün aracı rolünü ortaya koymak, ikincisi ise beden eğitimi öğretmeni desteği ile denetim odağı, başarı duyguları ve başarı güdüsü arasındaki ilişkiyi tespit etmektir. Araştırma örneklemini 2022-2023 bahar yarıyılında Kırıkkale'de öğrenim gören 894 öğrenci oluşturmaktadır. Bulgular; iç denetim odağının beden eğitimi için oluşan pozitif başarı duygularını etkilediğini ve bu etkide başarı güdüsünün aracı olduğunu ortaya koymuştur. İç denetim odağı başarı güdüsü ile birlikte pozitif başarı duygularındaki değişimin %19'unu açıklamaktadır. Yapılan analizler dolaylı etkinin anlamlı olduğunu ortaya koymuştur. Dış denetim odağının ise beden eğitimi için oluşan negatif başarı duygularını etkilediği ve bu etkide başarı güdüsünün aracı rolü olduğu bulunmuştur. Dış denetim odağı başarı güdüsü ile birlikte negatif başarı duygularındaki değişimin %34'ünü açıklamaktadır. Yapılan analizler sonucundaaracı etkinin anlamlı olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca, beden eğitimi öğretmeni desteği ile pozitif başarı duyguları arasında pozitif yönde, negatif başarı duyguları arasında ters yönde ilişki varken, dış denetim odağı ile ters yönde, iç denetim odağı ve başarı güdüsü ile pozitif yönde ilişki bulunmuştur. Sonuç olarak bu çalışma; denetim odağının ve başarı güdüsünün çocukların beden eğitimi alanında başarılı olabilmelerinde önemli unsurlardan birisi olan başarı duygularında belirleyici değişkenler olduğunu ortaya koymuştur.
Okul sporlarına katılan öğrencilerin takım sargınlığı
Bu araştırma liselerde okul sporlarına katılan öğrencilerin takım sargınlığı düzeylerinin çeşitli değişkenlere göre incelenmesini amaçlamaktadır. Araştırmada Düzce ilinde ortaöğretim kurumlarında eğitim gören basketbol, futbol, voleybol, salon futbolu branşlarında yarışan 130 kız, 186 erkek olmak üzere toplamda 316 öğrenci yer almaktadır. Veri toplama aracı olarak Eys ve diğ. (2009) tarafından geliştirilen Türkçeye uyarlaması Sezer ve Kocaekşi (2016) tarafından yapılan Genç Sporcu Takım Sargınlığı Ölçeği(GSTSÖ) kullanılmıştır. Bulgular değerlendirildiğinde sporcuların cinsiyet, branş, takımda bulunma süresi ve takım derecesi değişkenleri ile takım sargınlığı arasında anlamlı farklılıklar bulunmuştur. Buna ek olarak takımla geçen süre ve sargınlık arasında pozitif bir ilişkinin varlığından söz edilirken takımın derecesi ve sargınlık arasında negatif bir ilişki tespit edilmiştir
Okul sporlarına katılan ve katılmayan meslek lisesi öğrencilerinin saldırganlık düzeylerinin belirlenmesi
Bu araştırmanın amacı okul sporlarına katılan ve katılmayan meslek lisesi öğrencilerinin saldırganlık düzeylerinin cinsiyet, sınıf düzeyi, aile öğrenim durumu, aile birlikteliği, kardeş sayısı, gelir durumu açısından incelenmesidir. Araştırmanın örneklemini 2022-2023 eğitim öğretim yılında Bolu ilinde dört farklı meslek lisesinde öğrenim gören toplam 600 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmada verilerin toplanmasında Buss ve Perry tarafından geliştirilen ve Türkçeye uyarlaması Demirtaş Madran (2012) tarafından yapılan Buss Perry Saldırganlık Ölçeği (BPSÖ) uygulanmıştır. Araştırma sonucunda okul sporlarına katılan ve katılmayan meslek lisesi öğrencilerinin saldırganlık düzeyleri arasında anlamlı farklılık tespit edilmemiştir. Kız öğrencilerin öfke ve düşmanlık içeren saldırganlık düzeyi erkek öğrencilere göre anlamlı derecede fazla bulunmuştur. Ayrıca aile birlikteliği ve sınıf düzeylerine göre meslek lisesi öğrencilerinin saldırganlık düzeylerinde bir farklılık bulunmamıştır.
Lisanslı spor yapan ortaokul öğrencilerinin sporun yaşam becerilerine etkisiyle ilgili algıları
Bu araştırmanın amacı lisanslı spor yapan ortaokul öğrencilerinin sporun yaşam becerilerine etkisiyle ilgili algılarının incelenmesidir. Araştırma nicel verilere dayalı, durum tespitine yönelik tarama modelinde bir çalışmadır. Bu araştırmanın evrenini 2022-2023 Eğitim-Öğretim yılı güz döneminde Bolu ili Merkez İlçede lisanslı spor yapan 894 ortaokul öğrencisi oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini ise Bolu ili Merkez ilçede lisanslı spor yapan ve gönüllü olarak araştırmaya katılan toplam 419 öğrencinin %50,8'i (213) kız ve %49,2'si (206) erkek öğrenciler oluşturmaktadır. Araştırmada verilerin toplanmasında öğrencilerin; cinsiyet, öğrenim düzeyi, spor branşı, haftada yaptıkları antrenman saati sahip oldukları lisans süresini belirlemeyi amaçlayan "Kişisel Bilgi Formu" kullanılmıştır. Araştırmada ölçme aracı Cronin ve Allen (2017) tarafından geliştirilen ve Türk kültürüne Düz ve Açak (2018) tarafından uyarlanan ''Sporun Yaşam Becerilerine Etkisi Ölçeği''(SYBEÖ) kullanılmıştır. Ölçek, zaman yönetimi, iletişim, liderlik, takım çalışması, sosyal, duygusal ve amaç belirleme becerileri olmak üzere 7 alt boyut ve 31 maddeden oluşmaktadır. Sporun Yaşam Becerilerine Etkisi Ölçeğinin tamamı için Cronbach-Alfa katsayısı 0,85'dir. Araştırmanın sonucunda, lisanslı spor yapan ortaokul öğrencilerinin cinsiyet, öğrenim düzeyi, spor branşı, haftalık antrenman saati değişkenleri bakımından sporun yaşam becerilerine etkisiyle ilgili; zaman yönetimi, iletişim becerisi, liderlik becerisi, takım çalışması, sosyal beceriler, duygusal beceriler ve amaç belirleme becerileri alt boyutlarında algılarının anlamlı düzeyde farklılaştığı (p<0,05), lisans yılı değişkeninde ise öğrencilerin sporun yaşam becerilerine etkisiyle ilgili algılarının, ölçeğin tüm alt boyutlarında anlamlı düzeyde farklılaştığı tespit edilmiştir (p<0,05).
Ortaokul öğrencilerinin beden eğitimi ve spor dersi ile okula karşı tutumunda beden eğitimi öğretmeninin rolünün incelenmesi
Çalışmanın amacı, ortaokul öğrencilerinin okula ve beden eğitimi spor dersine karşı tutularında beden eğitimi ve spor öğretmenlerinin rolünü tespit etmek ve demografik özelliklere göre ilişkileri belirlemektir. Araştırmanın örneklemini Kocaeli ili Körfez ilçesinde belirlenen 6 ortaokulun 7. sınıflarından 449 öğrenci, 8. sınıflarından 471 olmak üzere toplam 920 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmada Adıgüzel, (2012) tarafından geliştirilen "Okula İlişkin Tutum Ölçeği", Pehlivan (1997) tarafından geliştirilen "Beden Eğitimi Dersi Tutum Ölçeği" ve Demirhan, Coşkun ve Altay (1996) tarafından geliştirilen "Beden Eğitimi Öğretmen Nitelikleri Ölçeği" kullanılmıştır. Verilerin analizinde tanımlayıcı ve betimleyici istatistikler yapılmıştır. Bu amaçla t testi, ANOVA, Pearson Correlations ve Regresyon analizleri uygulanmıştır. Sonuç olarak, okula ilişkin tutumlarda kızlar, 7. sınıflar, babası sporcu olan öğrenciler, spor araç gereçleri iyi diyen öğrenciler ve ders başarısı çok iyi diyen öğrenciler lehine anlamlı fark bulunmuştur. Beden eğitimi ve spor dersine karşı tutumlarda erkekler, 7. sınıflar, lisanslı sporcular, annesi sporcu olmayanlar, babası sporcu olanlar ve spor araç gereçleri iyi diyen öğrenciler lehine anlamlı fark bulunmuştur. Öğretmen niteliklerine ilişkin görüşlerde annesi sporcu olmayanlar, babası sporcu olan öğrenciler, spor araç gereçleri iyi diyen öğrenciler ve ders başarısı çok iyi diyen öğrenciler lehine anlamlı fark bulunmuştur. Ayrıca, beden eğitimi öğretmen nitelikleri beden eğitimi dersine karşı tutumu ve okula ilişkin tutumu pozitif yönlü etkilemektedir. Yine beden eğitimi dersine karşı tutum okula karşı tutumu pozitif yönlü etkilemektedir. Bu sonuçlardan hareketle öğrencilerin okula karşı sağlıklı tutum içerisinde olmaları için ilgili eğitim paydaşlarının beden eğitimi öğretmen nitelikleri ve beden eğitimi dersini daha etkin kılacak uygulamalar, destek programlar vb. çalışmaları dikkate almaları önerilmektedir.
Beden eğitimi ve spor öğretmenlerinin alternatif iş kaynaklarına yönelmelerinde işe yabancılaşma, iş tatmini ve sosyoekonomik faktörlerin rolü
Bu çalışmanın amacı; işe yabancılaşma ve iş tatmininin beden eğitimi ve spor öğretmenlerinin alternatif iş kaynaklarına yönelmelerine etkisinde sosyoekonomik faktörlerin rolünü tespit etmek ve bu faktörlerin demografik özelliklere göre farklılaşıp farklılaşmadığını belirlemektir. Tarama modellerinden betimsel tarama modeli kullanılarak yapılan araştırmanın evrenini Sakarya, Kocaeli, Düzce ve Bolu illerindeki resmi ve özel kurumlarda çalışan beden eğitimi ve spor öğretmenleri oluşturmaktadır. Araştırmada verileri toplamak için araştırmacı tarafından oluşturulan kişisel bilgi formu, Elma, (2003) tarafından geliştirilen "İlköğretim Öğretmenlerinin İşe Yabancılaşma Ölçeği", Keser ve Bilir, (2019) tarafından uyarlaması yapılan "İş Tatmin Ölçeği" ve araştırmacılar tarafından geliştirilen "Alternatif İş Kaynaklarına Yönelim Ölçeği" kullanılmıştır. Verilerin analizinde normallik ve güvenirlikler test edilmiş, tanımlayıcı ve betimleyici istatistikler yapılmıştır. Değişkenler arasındaki ilişkiler t testi, ANOVA, Korelasyon ve aracı model analizleri ile test edilmiştir. Araştırma sonucunda; özel okullarda görev yapan beden eğitimi öğretmenlerinin işe yabancılaşmalarının daha yüksek olduğu, iş tatminlerinin daha düşük olduğu ve alternatif iş kaynaklarına yönelme eğilimlerinin daha yüksek olduğu belirlenmiştir. Ekonomik durumlarını düşük olarak algılayan ve mesleğin ekonomik beklentiyi karşılamadığını düşünen öğretmenlerin alternatif iş kaynaklarına yönelimleri ve işe yabancılaşma düzeyleri anlamlı olarak daha yüksek, iş tatmin düzeyleri daha düşük bulunmuştur. Yaş ve çocuk sayısı arttıkça alternatif iş kaynaklarına yönelme eğilimlerinin azaldığı, yüksek iş tatmininin yabancılaşmayı azalttığı, yabancılaşmanın alternatif iş kaynaklarına yönelmeyi arttırdığı belirlenmiştir. Ayrıca iş tatmini ve işe yabancılaşmanın beden eğitimi öğretmenlerinin alternatif iş kaynaklarına yönelimlerine etkisinde ekonomik beklentilerin aracı rolü olduğu belirlenmiştir. Bu sonuçlardan hareketle ilgili kurum ve paydaşlara; iş tatmini ve işe yabancılaşmanın alternatif iş kaynaklarına yönelmeye etkisinde belirleyici olan sosyo-ekonomik faktörleri dikkate almaları önerilmektedir.
Beden eğitimi öğretmen adaylarının okul aidiyet duygusu ve mutluluk düzeyleri
Bu araştırmanın amacı, beden eğitimi öğretmen adaylarının okul aidiyeti ve mutluluk düzeylerini belirlemek, belirlenen düzeyleri çeşitli demografik değişkenler doğrultusunda farklılaşıp farklılaşmadığını ve iki değişken arasındaki ilişkiyi analiz etmektir. Araştırma, 2023-2024 eğitim-öğretim yılı içerisinde Türkiye genelinde farklı üniversitelerin Spor Bilimleri Fakültelerinde öğrenim görmekte olan birinci ve dördüncü sınıf Beden Eğitimi Öğretmen (BEÖ) adaylarından oluşan bir örneklem grubuyla yürütülmüştür. Nicel araştırma yöntemlerinden ilişkisel tarama modeli esas alınarak tasarlanmıştır. Veriler, "Okul Aidiyet Duygusu Ölçeği" ile "Oxford Mutluluk Ölçeği" aracılığıyla toplanmış; elde edilen veriler t-testi, Mann Whitney U, ANOVA ve Spearman korelasyon analizleri ile değerlendirilmiştir. Elde edilen bulgular, beden eğitimi öğretmen adaylarının aidiyet ve mutluluk düzeylerinin cinsiyet, sınıf düzeyi, anne-baba eğitim düzeyi, aile geliri, konaklama şekli ve sosyal-spor olanaklara erişim gibi demografik değişkenler açısından anlamlı farklılık göstermediğini ortaya koymaktadır. Bununla birlikte, okul aidiyeti ile mutluluk düzeyi arasında anlamlı ve pozitif yönlü bir ilişki tespit edilmiştir. Bu sonuçlar, üniversite yaşamında okula aidiyet hissinin ve mutluluğun öğretmen adayları tarafından önemli olduğuna işaret etmekte ve eğitim kurumlarının bu yönde sosyal ve duygusal destek mekanizmalarını güçlendirmesi gerektiğini ortaya koymaktadır.
Spor bilimleri fakültesi akademisyenleri ve öğrencilerinin pedagojik formasyon eğitimine ilişkin görüşlerinin incelenmesi
Bu araştırmanın amacı; spor bilimleri fakültesi akademisyenleri ve öğrencilerinin pedagojik formasyon eğitimi hakkındaki görüşlerinin incelenmesi ve mevcut pedagojik formasyon uygulamalarının nitelik ve niceliğinin attırılması adına çözüm önerilerinin sunulmasıdır. Nitel araştırma yöntemlerinden, olgubilim (fenomenoloji) deseni ile tasarlanan bu araştırmanın katılımcı grubunu, amaçlı örnekleme yöntemlerinden maksimum çeşitlilik örnekleme yöntemi ile belirlenen TNKÜ ve AİBÜ spor bilimleri fakültelerindeki 11 akademisyen ve 30 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırma verilerinin toplanması adına araştırmacı tarafından geliştirilen demografik bilgi formları ve 12 ana soru ile 11 alt sorudan oluşan yarı yapılandırılmış görüşme formları kullanılmıştır. Araştırmanın verileri, yüz yüze ve online ortamlarda önceden planlanan zaman dilimlerinde gerçekleştirilen görüşmeler ile toplanmıştır. Verilerin analizi, MAXQDA 2022 programı kullanılarak nitel araştırma yöntemlerine uygun bir şekilde içerik analizi ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmadan elde edilen veriler, kodlar, alt temalar ve temalar şeklinde sunulmuş; veriler doğrudan alıntılar ile desteklenmiştir. Araştırma sonuçlarına göre; Türkiye'deki pedagojik formasyon eğitimi politikalarının siyasi sebeplerle sürekli değişime maruz kaldığı, süre olarak çok kısa tutulduğu, özellikle spor bilimleri alanı düşünüldüğünde derslerin pratikten ziyade teori temelli olduğu, öğretmen adaylarının uygulama ve staj sürelerinin sınırlı tutulduğu, öğretim stillerinin spor bilimleri alanına uygun olmadığı, ders anlatımlarında kullanılan materyal ve teknolojinin güncelliğini kaybettiği, akademisyenlerin spor bilimleri alanı mezunu olmadığı ve öğretim süreçlerinde spor bilimleri odaklı stratejiler kullanmadıkları sonuçlarına ulaşılmıştır. Bu sonuçlara göre; spor bilimlerinde pedagojik formasyon eğitimi programlarının alan temelli ve uygulama odaklı dizayn edilmesi, pratik öğretim stratejileri ile yenilenmesi, spor bilimleri ve eğitim bilimleri alanlarına hakim akademisyenler tarafından derslerin anlatılması, uzun vadeli planlar ile tüm spor bilimleri paydaşlarının görüşleri alınarak planlanması önerilmektedir.
Türkiye'de beden eğitimi alanında yapılan doktora tezlerinin incelenmesi
Bu çalışma ile Türkiye'deki Yükseköğretim Kurumları bünyesinde, Beden Eğitimi ile ilgili yapılan doktora tez çalışmalarının incelenmesi amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda üniversitelerde Beden Eğitimi ile ilgili hazırlanan doktora tezleri YÖK Elektronik Tez Arşivinden, belirli anahtar sözcükler yardımıyla araştırılmıştır. Araştırmanın evrenini beden eğitimi ile ilgili yapılan tüm doktora tezleri oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini ise YÖK Elektronik Tez Arşivinde tez isminde "Beden Eğitimi" ifadesi geçen, 1990 ve 2018 yılları arasında beden eğitimi ile ilgili yapılan, onaylanan ve yayımlanan 93 doktora tezi oluşturmaktadır. Ulaşılan tezlerin incelenmesinde Ataş (2015) tarafından geliştirilen tez inceleme formu kullanılarak, beden eğitimi ile ilgili hazırlanan doktora tezlerinde; üniversiteler, enstitüler, anabilim dalları, yıllara göre dağılım, çalışmayı gerçekleştiren kişilerin cinsiyetleri, tez danışmanların unvanları, araştırma konuları, kullanılan araştırma türleri, desenleri ve örneklem (çalışma) grupları, veri toplama araçları, verilerin çözümlenmesinde kullanılan istatistiksel yöntemler, yerli-yabancı ve toplam kaynakça sayıları belirlenmeye çalışılmıştır. Araştırmada tarama modeli ve nitel veri toplama yöntemlerinden biri olan doküman incelemesi kullanılmıştır. Elde edilen veriler istatistiksel programlar kullanılarak analiz edilmiştir. Elde edilen bulgular sonucunda beden eğitimi ile ilgili yapılan doktora tez çalışmalarını gerçekleştiren kişilerin çoğunluğunun erkek olduğu ve tez danışmanlığını yürütmüş olan öğretim üyelerinin unvanlarının çoğunluğunun profesör doktor olduğu belirlenmiştir. Tezlerde en sık çalışılan konuların tutum, öğretim, model, yöntem ve teknikleri, performans, erişi, kalıcılık, transfer ve öğretim programlarının değerlendirilmesi ve karşılaştırılması olduğu tespit edilmiştir. Tezlerde araştırma türü olarak en fazla nicel araştırmaların ve araştırma modeli olarak ise en fazla betimsel modelin kullanıldığı görülmüştür. Örneklem gruplarında, en fazla öğretmenlerin ve öğrencilerin örneklem grubu olarak kullanıldığı göze çarpmaktadır. Buna ek olarak tezlerde, veri toplama aracı olarak en çok ölçeklerin ve anketlerin tercih edilerek kullanıldığı ve verilerin çözümlenmesine istatistiksel yöntemlerde parametrik testlerin kullanıldığı görülmüştür. Doktora tezlerinde kullanılan yabancı kaynakça sayısının yerli kaynakça sayılarına göre daha fazla kullanıldığı dikkat çekmektedir. Bu alanda yapılan doktora tezlerinin, tez sayısı bakımından en çok 2012 yılında yapıldığı belirlenmiştir. Enstitü olarak doktora tezlerinin en fazla Eğitim Bilimleri Enstitüsü'nde yapıldığı görülmüştür. Anabilim dalı olarak incelendiğinde ise en fazla Beden Eğitimi ve Spor alanında doktora tezi yapıldığı gözlenmiştir. Üniversite bazında ise doktora tezlerinin yoğunluklu olarak Gazi Üniversitesi'nde yapıldığı sonucuna ulaşılmıştır.
Ortaöğretim kurumlarında okul sporlarına katılan öğrencilerin algılanan sosyal destek düzeyleri
Bu çalışmayla " Orta öğretim kurumlarında okul sporlarına katılan öğrencilerin algılanan sosyal destek düzeylerinin incelenmesi " amaçlanmıştır. Araştırmanın örneklemini Düzce Merkez İlçe'deki ortaöğretim kurumlarında öğrenim gören, okul sporlarına katılmış 423 öğrenci oluşturmaktadır. Verilerin toplanmasında Algılanan Sosyal Destek Ölçeği'nin revizyonu kullanılmış ve Düzce Merkez İlçe'de bulunan 9 ortaöğretim kurumundaki öğrencilere uygulanmıştır. Algılanan Sosyal Destek Ölçeği' (ASDÖ-R) Yıldırım (2004) tarafından; ergenlerin aile, arkadaş ve öğretmenlerinden algıladıkları sosyal desteği ölçmek amacıyla geliştirilmiştir. ASÖD-R'nin Aile Desteği (20 madde), Arkadaş Desteği (13 madde) ve Öğretmen desteği (17 madde) olmak üzere üç alt boyutu ve toplam 50 maddesi bulunmaktadır. Ölçek üçlü likert tipindedir ve uygulanan grup ölçekte her bir madde için "Bana Uygun (3)", "Kısmen Uygun (2)" ve "Bana Uygun Değil (1)" seçeneklerinden kendileri için en uygun olanı işaretlemektedirler. Ölçekten alınabilecek en düşük puan 50, en yüksek puan 150'dir. Araştırma verileri bilgisayar ortamında çözümlenmiştir. Verilerin analizinde homojenlik durumuna bakmak için Levene Testi ve dağlımın normalliğini denetlemek için Kolmogorov-Smirnov testi uygulanmıştır. Yapılan normallik testinde bütün analizler için verilerin normal dağıldığı görülmüştür. Dağılım normal olduğundan dolayı iki ilişkisiz örneklemin karşılaştırılmasında bağımsız gruplar t testi, ikiden fazla ilişkisiz örneklemin karşılaştırılmasında ise tek yönlü varyans analizi kullanılmıştır. Bağımlı değişkenin birden fazla olduğu durumlarda değişkenler arasında varyans-kovaryans matrisleri homojenliği gösterdiği için MANOVA testi uygulanmıştır. Araştırmada sonuç olarak okul türüne, sınıf düzeyine, ailenin aylık gelir düzeyine, okul dışında lisanslı spor yapma durumu ve okul sporlarında takım veya bireysel sporlara katılma durumuna göre istatistiksel olarak anlamlı farka rastlanmamıştır (p>0.05). Bunun yanında cinsiyete göre arkadaşlardan algılanan sosyal destek puanı arasında anlamlı fark belirlenmiştir (p<0.05). Ortaya çıkan istatistiksel fark erkeklere göre kadınların daha yüksek arkadaşlardan algılanan sosyal destek puanına sahip olduğu yönündedir. Ayrıca, kardeş sayısına göre aileden algılanan sosyal destek karşılaştırılmasında anlamlı bir fark ortaya çıkmıştır (p<0.05). Anahtar Kelimeler: Ortaöğretim, Okul Sporları, Sosyal Destek, Algılanan Sosyal Destek
Okul sporlarına katılan ve katılmayan ortaokul öğrencilerinin sezinleme zamanının karşılaştırılması
Bu araştırmanın amacı; Okul sporlarına katılan ve katılmayan ortaokul öğrencilerinin sezinleme zamanının cinsiyet, hız, spor deneyimi ve spor yapma durumlarına göre karşılaştırılarak, fark gösterip göstermediğini belirlemektir. Araştırma Bolu ilinde merkez okullarda, okul sporlarına katılan ve katılmayan (voleybol-hentbol-basketbol) ortaokul 5 - 6 - 7 ve 8. sınıf öğrencilerden oluşmaktadır. Çalışmaya Bolu ilinde okul sporlarına katılan ve katılmayan 240 kadın, 241 erkek toplam 481 öğrenciden ölçümler alınmıştır. Veri toplama aracı olarak " Bassin Anticipation Timer Cihazı" ve "Öğrenci bilgi formu" kullanılmıştır. Araştırma verilerinin analizinde alt problemlerin çözümlenmesinde anlamlı fark olup olmadığı belirlenirken t testi kullanılmış ve aritmetik ortalama değerleri incelenmiştir. Yapılan analiz sonuçları p<0.05 anlamlılık düzeyinde değerlendirilmiştir. Okul sporlarına katılan öğrencilerin 5 m/sn ve 8 m/sn hızda sezinleme zamanı ortalamaları karşılaştırıldığında sadece sabit hatada cinsiyete göre fark tespit edilmiştir. Okul sporlarına katılmayan öğrencilere bakıldığında 5 m/sn ve 8 m/ sn hızda sezinleme zamanı ortalamaları karşılaştırıldığında sadece mutlak hatada cinsiyete göre fark bulunmuştur. Okul sporlarına katılan öğrencilerin sezinleme zamanında 5m/sn ve 8 m/sn farklı hızlara göre anlamlı fark olup olmadığına bakıldığında sabit hata, mutlak hata ve değişken hatada farkın olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Okul sporlarına katılmayan öğrencilerin sezinleme zamanında 5 m/sn ile 8 m/sn farklı hızlardaki farka bakıldığında sadece mutlak hata ve değişken hatada farkın olduğu sonucuna ulaşılmıştır. 5 m/s hızda 1-2 yıl ve 3-4 yıl aralığında okul sporlarına katılan öğrencilerin sezinleme zamanına bakıldığında deneyime göre sadece sabit hatada anlamlı farkın olduğu sonucuna ulaşılmıştır. 5 m/sn de 1-2 yıl spor yapanların daha düşük sezinleme zamanına sahip oldukları tespit edilmiştir. 8 m/s hızda 1-2 yıl ve 3-4 yıl aralığında okul sporlarına katılan öğrencilerin sezinleme zamanına bakıldığında deneyime göre sadece sabit hatada farkın bulunduğu tespit edilmiştir. 8 m/sn de 1-2 yıl spor yapanların daha düşük sezinleme zamanına sahip oldukları sonucuna ulaşılmıştır. Okul sporlarına katılan ve katılmayan öğrenciler arasında 5 m/s hızda sezinleme zamanı sonuçlarına bakıldığında sadece okul sporlarına katılmayanların sabit hatalarında farkın olduğu görülmüştür. Okul sporlarına katılan ve katılmayan öğrenciler arasında 8 m/s hızda sezinleme zamanı sonuçlarına bakıldığında sadece okul sporlarına katılmayan öğrencilerin sabit hatalarında anlamlı farkın olduğu elde edilmiştir.
Beden eğitimi öğretmenlerinin öz-yeterlik düzeylerinin çeşitli değişkenlere göre incelenmesi (İstanbul ili örneği)
Bu araştırmanın amacı beden eğitimi öğretmenlerinin öz-yeterlik düzeyinin cinsiyet, mesleki kıdem, yaş ve görev yapılan okul türü açısından incelenmesi ve bunu yaparken de konu bilgisi, bilimsel bilgileri uygulama, öğrencilerin beceri düzeylerindeki farklılıklara müdahale, engelli öğrencilerin öğretimindeki uygulama, öğrenme öğretmen süreçlerindeki öğretim, değerlendirme, teknolojiyi kullanma alt boyutlarında öğretmenlerin öz-yeterliklerinin belirlenerek bu alanların öğretmenin beden eğitimi öz-yeterliğini oluşturmasına katkısını tespit etmektir. Araştırmaya İstanbul ilinde ortaokul ve liselerde görev yapan 225 erkek 136 kadın toplamda 361 beden eğitimi öğretmeni katılmıştır. Veri toplama olarak aracı 'Beden Eğitimi Öz-yeterlik Ölçeği' kullanılmıştır. Veriler sadece internet üzerinden Beden Eğitimi Öğretmenleri dernek ve sosyal medya platformlarına dağıtılmış. Veriler gönüllülük esas alınarak toplanmıştır. Araştırma verilerinin analizinde SPSS istatistik programı kullanılmıştır. Analizlerde bağımsız değişkenler t testi ve tek yönlü varyans analizi kullanılmıştır. Yapılan analiz sonuçları p<0.05 anlamlılık düzeyinde değerlendirilmiştir. Beden eğitimi öğretmenlerinin öz-yeterlikleri incelendiğinde cinsiyet değişkeninde erkekler lehine anlamlı farklılık bulunurken, yaş değişkeninde sadece teknoloji alt boyutunda 23-27 yaş aralığında diğer yaş gruplarına göre anlamlı farklılık bulunmuştur. Bunun yanında görev yapılan okul türü değişkeninde tüm alt boyutlarda lisede görev yapan beden eğitimi öğretmenlerinin ortaokulda görev yapan beden eğitimi öğretmenlerine göre ortalama puanı yüksek iken anlamlı düzeyde farklılığa rastlanmamıştır. Yine mesleki kıdem değişkeninde öğretmenlerin öz-yeterlik düzeylerinde anlamlı farklılık bulunmamıştır.
Ortaöğretim kurumlarında öğrenim gören öğrencilerin öğrenme stilleri
Bu çalışmayla 'Ortaöğretim düzeyinde öğrenim gören öğrencilerin öğrenme stillerinin incelenmesi' amaçlanmıştır. Araştırmanın örneklemini Bolu Merkez İlçe'deki ortaöğretim düzeyinde öğrenim gören, 887 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmada kullanılan Öğrenme Stilleri Ölçeği Bolu Merkez İlçe'de bulunan 8 ortaöğretim kurumunda öğrenim gören öğrencilere uygulanmıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarak Gökdağ (2004) tarafından geliştirilmiş olan 'Öğrenme Stilleri Ölçeği' ve araştırmacı tarafından geliştirilen 'Kişisel Bilgi Formu' kullanılmıştır. Araştırmadan elde edilen veriler bilgisayar ortamında SPPS programı kullanılarak analiz edilmiştir. Verilerin çözümlenmesinde yüzde frekans ve aritmetik ortalama değerlerinden ve iki ilişkisiz değişkenin karşılaştırılmasında bağımsız gruplar-t testi, ikiden fazla ilişkisiz değişkenlerin karşılaştırılmasında ise tek yönlü varyans analizi kullanılxmıştır. Tek yönlü varyans analizinde farklılık oluşturan grupları belirlemek amacıyla Tukey HSD Çoklu Karşılaştırma Testi kullanılmıştır. Yapılan yorumlarda anlamlılık düzeyi (p< 0.05) olarak alınmıştır. Bu araştırmanın soncunda cinsiyet, okul türü, sınıf düzeyi, müzik ile ilgili uğraşları olup olmama, fotoğraf ya da görsel uğraşları olup olmama durumuna göre gruplar arasında istatistiksel olarak anlamlı fark bulunmuştur (p<0,05). Cinsiyete göre karşılaştırmada görsel öğrenme ve kinestetik öğrenme sitili alt boyutlarında kızlar lehine anlamlı fark bulunmuştur (p<0,05). Okul türüne göre işitsel öğrenme alt boyutunda, Fen ve Sosyal Bilimler Alanında öğrenim gören öğrencilere göre İmam Hatip Liseleri öğrencileri lehine, Görsel öğrenme alt boyutunda, Meslek Liseleri ve Özel Yetenek Sınavıyla Öğrenci Alan Liselerin öğrencilerine göre İmam Hatip Liseleri öğrencileri lehine, Kinestetik öğrenme alt boyutunda, Meslek Liseleri, Özel Yetenek Sınavıyla Öğrenci Alan Liselerin ve Fen ve Sosyal Bilimler Alanında öğrenim gören öğrencilere göre İmam Hatip Liseleri öğrencileri lehine anlamlı fark bulunmuştur (p<0,05). Sınıf düzeyine göre Görsel öğrenme sitili alt boyutunda, 9.sınıflarda öğrenim gören öğrencilere göre 11.sınıf ve 12.sınıfta öğrenim gören öğrencilerin lehine anlamlı fark bulunmuştur (p<0,05). Müzik ile ilgili uğraşları olup olmama durumuna göre işitsel öğrenme, görsel öğrenme ve kinestetik öğrenme sitili alt boyutlarında müzik ile uğraşları olanların lehine anlamlı fark bulunmuştur (p<0,05). Fotoğraf ya da Görsel uğraşları olup olmama durumuna göre işitsel öğrenme, görsel öğrenme ve kinestetik öğrenme sitili alt boyutlarında fotoğraf ya da görsel uğraşları olanların lehine anlamlı fark bulunmuştur (p<0,05). Diğer yandan, öğrencilerin anne ve baba eğitim düzeylerine, okul sporu lisansı olup olmama durumuna, sahip olunan okul sporu lisans türüne ve lisanslı yapılan spor yılına göre öğrenme stilleri alt boyutlarında anlamlı fark bulunmamıştır (p>0,05). Anahtar Kelimeler: Ortaöğretim, Öğrenme Stilleri, İşitsel Öğrenme, Görsel Öğrenme, Kinestetik Öğrenme.
Cumhuriyetin ilk dönemlerinde (1923-1950) Bolu'da yapılan beden eğitimi ve spor faaliyetleri
"Cumhuriyet'in İlk Dönemlerinde (1923-1950) Bolu'da Yapılan Beden Eğitimi ve Spor Faaliyetleri" başlıklı tez çalışması ile 1923-1950 yılları arasında Bolu'da yapılan beden eğitimi ve spor faaliyetleri ayrıntılı bir biçimde incelenmiştir. Araştırmanın verileri nitel araştırma yöntemlerinde sıklıkla kullanılan doküman analizi tekniği, diğer bir ifadeyle belgesel tarama tekniği ile elde edilmiştir. Dönemin yerel gazetesi olan "Bolu Gazetesi" ile ulusal gazeteler, Bolu Halkevi tarafından çıkarılan "Duygular" ve "Abant" dergileri ile Muallimler Birliğinin Bolu Şubesi öğretmenleri tarafından "Altın Yaprak" ve "Yeşil Yaprak" adıyla çıkarılan eğitim dergileri, çeşitli kitap, makale ve dokümanlar ile Başbakanlık Cumhuriyet Arşivinden elde edilen belge ve resimler taranarak bilgi edinilmeye çalışılmıştır. Ayrıca konu ile ilgili olarak birçok araştırma, eser ve makale incelenerek değerlendirmeye alınmıştır. Kısaca 1923-1950 yılları arası döneme ait ana kaynaklar olan gazete, dergi, dokuman, kitap ve arşiv belgeleri kullanılmıştır. Çalışmamız sonucunda beden eğitimi ve spor alanında Bolu'daki en aktif okulların başında Bolu Orta Mektep ve Bolu Orman Mektebi, ilçelerde ise Düzce Orta Mektebi olduğu, okullarda hemen hemen tüm spor branşlarının yapılmaya çalışıldığı, bu branşlardan en çok izciliğe önem verildi görülmüştür. Okullarda yürütülen spor faaliyetlerinin önderi Beden Eğitimi Öğretmeni Mehmet Can Bey (Canyolaç) olmuştur. Cumhuriyetin ilk dönemlerinde Bolu'nun spor hayatını okullar kadar Bolu Halkevi de canlandırmıştır. Okullarda yapılan spor etkinliklerinin yanında halkla birlikte öğrenciler de Bolu Halkevi'nin spor şubesine kayıt olup spora devam etmişlerdir. Cumhuriyetin ilk dönemlerinde açılan Bolu Halkevi spor faaliyetlerinin daha disiplinli ve daha sistemli yapılmasını sağlamıştır. Kayaktan masa tenisine kadar pek çok alanda Halkevi tarafından gençlere eğitim verilmiş, müsabakalar düzenlenmiştir. İlin coğrafi yapısı ve iklim koşullarının elverişli olması nedeniyle Bolu'da ve Halkevi bünyesinde yürütülen spor etkinlikleri arasında en aktif sporlardan biri kayak olarak görülmektedir. Kayak merkezi olarak çoğunlukla Abant ve Gerede'de bulunan Esentepe tercih edilmiştir. Ayrıca spor alanı olarak kullanılan Abant çok çeşitli spor dallarının merkezi görünümünde olmuştur. Bolu'da yapılan spor faaliyetleri özellikle milli bayramlar ile Atatürk'ün Bolu'ya gelişi olana 17 Temmuz gibi il için önemli ve özel günlerde bir spor şöleni olarak kutlanmıştır.
Beden eğitimi ve spor öğretmenlerinin mesleki öz- yeterlikleri ile yenilikçi tutumları arasındaki ilişkinin incelenmesi
Bu çalışmanın amacı beden eğitimi öğretmenleri ve diğer branş öğretmenlerinin mesleki öz-yeterlikleri ile yenilikçi tutumları arasındaki ilişkiyi incelenmektir. Araştırmaya 2018-2019 eğitim öğretim yılında Büyükçekmece ilçesinde görev yapan 176 erkek 65 kadın toplam 241 öğretmen gönüllü olarak katılmıştır. Araştırma verileri yenilikçi tutum ölçeği ve mesleki öz-yeterlik ölçeği kullanılarak toplanmıştır. Verilerin analizinde katılımcıların mesleki öz yeterlik ve yenilikçi tutumlarında çalışma alanları (beden eğitimi ve spor öğretmenleri ile diğer branş öğretmenleri), cinsiyet, eğitim düzeyi, yabancı dil bilme, mesleki kıdem ve görev değişkenine göre karşılaştırması yapılmıştır. Ayrıca katılımcıların mesleki öz-yeterlik düzeyleri ile yenilikçi tutumları arasındaki ilişki de incelenmiştir. Araştırmada katılımcıların cinsiyetlerine göre mesleki öz-yeterlik seviyelerinin ve yenilikçi tutum algılarının istatistiksel bakımdan anlamlı bir farklılık göstermediği, kadın ve erkek öğretmenlerin benzer öz-yeterlik ve yenilikçi tutum düzeylerine sahip olduğu görülmüştür. Eğitim seviyesine göre öz-yeterlik seviyelerinin anlamlı değişiklik göstermediği yenilikçi tutum algılarına göre ise anlamlı ilişki gösterdiği saptanmıştır. Yabancı dil bilme durumuna göre mesleki öz-yeterlik ve yenilikçi tutum algı seviyelerinde anlamlı bir fark olmadığı tespit edilmiştir. Branş değişkenine göre katılımcılardan beden eğitimi öğretmenlerinin mesleki öz-yeterlik düzeylerinin diğer branşlara göre anlamlı seviyede daha yüksek olduğu fakat yenilikçi tutum bakımından anlamlı bir fark olmadığı görülmüştür. Katılımcıların görev değişkenine göre mesleki öz-yeterlik ve yenilikçi tutum algılarının anlamlı düzeyde bir farklılık göstermediği saptanmıştır. Yapılan ilişki analizinde araştırmaya dahil olan mesleki öz yeterlik düzeyleri ile yenilikçi tutum alt boyutlarından olan "öncü yaklaşım" boyutu ve "yeniliklere açık yaklaşım" boyutları arasında istatistiksel açıdan anlamlı bir ilişki bulunmuştur.
Spor bilimleri alanında öğrenim gören öğrencilerin akademik başarıları ile mükemmeliyetçilik düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesi
Bu çalışmanın amacı, spor bilimleri alanında öğrenim gören öğrencilerin akademik başarı ve mükemmeliyetçilik düzeylerinin çeşitli kişisel değişkenlere göre incelenmesi ve akademik başarıları ile mükemmeliyetçilik düzeyleri arasındaki ilişkinin tespit edilmesidir. Bu amaçla araştırma, araştırmanın evrenini oluşturan altı üniversitenin (Bartın Üniversitesi, Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi, Düzce Üniversitesi, Karabük Üniversitesi, Kocaeli Üniversitesi ve Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi), 2018-2019 eğitim-öğretim yılı, bahar döneminde öğrenim gören öğrencilerinden rasgele yöntemle seçilen, 651 kişilik (425 erkek ve 226 kadın) örneklem grubuyla gerçekleştirilmiştir. Araştırmada ölçüm aracı olarak, araştırmacı tarafından geliştirilmiş "Kişisel Bilgi Formu" ile Smith, Saklofske, Stoeber ve Sherry (2016) tarafından geliştirilmiş, geçerlik güvenirliği ve Türkçe'ye adaptasyonu araştırmacı tarafından yapılmış "Büyük Üçlü Mükemmeliyetçilik Ölçeği" kullanılmıştır. Araştırmada elde edilen veriler, SPSS paket programı kullanılarak analiz edilmiştir. Katılımcıların mükemmeliyetçilik düzeylerinde demografik değişkenlere (cinsiyet, aktif spor yapma durumu ve ders dışı faaliyetlere katılma durumu) bağlı farklılıkları açıklamak için MANOVA, katılımcıların akademik başarı düzeylerinde demografik değişkenlere (cinsiyet, aktif spor yapma durumu ve ders dışı faaliyetlere katılma durumu) bağlı farklılıkları açıklamak amacıyla Mann Whitney-U testi ve yine katılımcıların mükemmeliyetçilik düzeylerinin akademik başarılarını yordama düzeyini açıklamak için Regresyon Analizi kullanılmıştır. Araştırmadan elde edilen bulgulara göre, mükemmeliyetçilik boyutlarında, cinsiyet ve ders dışı faaliyetlere katılma durumuna göre anlamlı bir fark görülmemiştir. Aktif spor yapmayanların, aktif spor yapanlara göre katı mükemmeliyetçilik düzeyleri anlamlı derecede farklı çıkmıştır. Katılımcıların akademik başarılarında, cinsiyet, aktif spor yapma ve ders dışı faaliyetlere katılma durumuna göre anlamlı düzeyde farklılıklar ortaya çıkmıştır. Ayrıca yapılan regresyon analizi sonucunda, katılımcıların xi mükemmeliyetçilik düzeylerinin akademik başarıları üzerinde yordayıcı bir etkisi olmadığı görülmüştür. Sonuç olarak, mükemmeliyetçiliğin akademik başarıyı yordamadığı fakat spor yapmanın ve ders dışı faaliyetlere katılımın akademik başarı üzerinde etkili olduğu anlaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: mükemmeliyetçilik, kişisel gelişim, spor, akademik başarı