Marmara University
Discipline

İç Mimarlık Anasanat Dalı

Marmara University

34

Archived Theses

0

DOIs Assigned

0%

DOI Rate

Discipline

34 Theses
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de modern mobilya tasarımının gelişmi: Öncü mobilya tasarımcılar üzerine bir analiz

Bu tez çalışmasında Türkiye'de modern mobilya tasarımının gelişimi konu alınmıştır. İlk olarak Dünyada modern mobilya tasarımının gelişimi tarihsel zaman aralığında incelenmiş, elde edilen veriler ışığında Türkiye'de modern mobilya tasarımı etkileyen akımlar ve öncü tasarımcılar incelenmiştir. Tez kapsamında Türkiye'de mobilya tasarımında ?öncü birinci kuşak tasarımcılar? olarak tanımlanan Yılmaz Zenger, Aziz Sarıyer, Faruk Malhan ve Adnan Serbest'in tasarım anlayışları, tasarım süreç ve yöntemleri, Türkiye'de Mobilya Tasarımının Gelişimi ve Günümüz Mobilya Tasarımı başlıkları çerçevesinde değerlendirmeler yapılmıştır. Daha sonra da Türkiye'de geçmişten günümüze mobilya tasarımının gelişim süreci öncü mobilya tasarımcıları olarak tanımlanan birinci kuşak mobilya tasarımcıları üzerinden değerlendirerek durum tespiti yapılmıştır.

Mobilya tasarımıTasarım tarihiTasarımcılar
Seda Canoğlu
Anadolu University · Institute of Fine Arts
2012
00
Proficiency in ArtOpen AccessTR

İçmimarlık programları temel sanat/tasarım dersi kapsamında öğrencilerin görsel algı beceri seviyelerinin değerlendirilmesi

Temel Sanat/Tasarım Eğitimi, görsel dilin ögelerinin ve ilkelerinin aktarıldığı ve uygulamalarla pekiştirildiği bir süreçtir. İçmimari tasarım kapsamında görsel çevrenin ve bu görselliği meydana getiren öge ve ilkelerin doğru biçimde algılanması, anlamlandırılması ve ifadesi önem taşımaktadır. Türkiye'de etkin olarak eğitim veren 36 içmimarlık programında yer alan Temel Sanat/Tasarım Eğitimi süreçleri; amaç, içerik ve öğrenim çıktıları bakımından benzerlik göstermektedir fakat bu içmimarlık programlarının öğrenci seçme süreçlerinin odaklandığı beceriler, dolayısıyla seçilen öğrencilerin nitelikleri bölümler arasında farklılık gösterebilmektedir. Bu noktada Temel Sanat/Tasarım Eğitimi'nin farklı nitelikte öğrenci gruplarının görsel algı beceri seviyeleri gelişimini ne oranda etkilediği bilgisi önem kazanmaktadır.Bu çalışmada, öğrencilerin olası nitelik farklılıkları göz önünde bulundurularak içmimarlık programları Temel Sanat/Tasarım Eğitimi dersi kapsamında görsel algı beceri seviyelerini bilimsel bir yöntem doğrultusunda karşılaştırmak ve bir gösterge sunmak hedeflenmektedir. Bu doğrultuda, öğrencilerin görsel algı beceri seviyelerini ölçümlemek ve istatistiki değerlendirme olanağı sunan bir veri bütünü oluşturmak amacıyla, veri toplama aracı olarak bir anket/test geliştirilmiştir. Anket/test soruları, kuramsal altyapı doğrultusunda; hazırda var olan standartlaştırılmış görsel algı testleri, test takımları ve görsel algı konusunda araştırmacılar tarafından geliştirilmiş ölçme araçları temel alınarak oluşturulmuştur. Bu süreçte içmimarlık eğitimcileri, Temel Sanat/Tasarım eğitimcileri, eğitim bilimciler ve istatistikçilerden uzman görüşü alınmıştır. Anket/test sorularının ölçme başarımını en uygun düzeye getirmek amacıyla pilot çalışmalar gerçekleştirilmiştir.Araştırmanın bulguları, genel başarı ortalaması bağlamında yetenek sınavıyla seçilen öğrencilerin ÖSYS (Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Sistemi) ile seçilen öğrencilere göre daha yüksek başarı elde ettiklerine işaret etmektedir. Temel Sanat/Tasarım Eğitimi içeriği bağlamında ele alındığında yapay ögeler, biçim, doku, ışık-gölge ve üçüncü boyut konularında yetenek sınavıyla seçilen öğrencilerin daha yüksek başarı gösterdikleri saptanmıştır. Sonuçlar doğrultusunda yetenek sınavıyla ve ÖSYS ile seçilen öğrencilerin Temel Sanat/Tasarım Eğitimi süreçlerini daha verimli hale getirmek ve görsel algı bağlamında daha bağdaşık bir beceri seviyesi elde etmek için çeşitli öneriler sunulmuştur.

Görsel algılamaTemel sanat eğitimi dersiTemel tasarım+2
Ömer Kutay Güler
Anadolu University · Institute of Fine Arts
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Havra, kilise ve cami iç mekanlarına ibadethane kimliğini kazandıran mekansal imge ve sembollerine ilişkin ortak kavramlar

İnsan ve mekân bağlamında doğrudan ve dolaylı etkileri ile önemli dini yapılardan olan ibadethaneler, ait oldukları inanç sistemlerinin inanç ve ibadet anlayışını temsil etmektedir. Bu çalışmanın konusu olan ve tektanrılı üç dine ait ibadethanelerden havra, kilise ve camiler, işlevsel oldukları kadar başlı başına birer sembol mekânlardır. İbadethane iç mekânlarında kullanılan mekânsal imge ve semboller, temsil ettikleri inanç sistemine özgü anlamların taşıyıcısıdır. Aynı zamanda düşünsel, kültürel ve estetik açıdan insana dair ortak değerleri temsil eden bu üç görüngü, yine mekânsal imge ve sembollerde anlatımını bulmaktadır. Bu nedenle iç mekân tasarımında bu yapılar, yalnızca işlevselliği değil, aynı zamanda mekânın atmosferine dayalı beklentileri de karşılamalıdır. Bu mekânların tasarımında işlevsel karakter, görsel nitelik ve sembolik değerler arasında bir denge kurmak, hem bu mekânlara ibadethane kimliğini kazandıran mekânsal imge ve sembollere ilişkin kavramsal boyutun bilinmesi hem de bir bütün olarak inanca yönelik bir anlamlandırmayla olanaklıdır. Bu amaçla, çalışmanın giriş bölümünde; amaç, önem ve araştırma yöntemi anlatılmıştır. Birinci bölümde araştırma konusuna ilişkin kavramsal çerçeve ortaya konmuştur. İkinci bölümde havra, kilise ve camilerdeki mekânsal imge ve semboller belirlenmiş, ortak kavramlar olgubilimsel bir yaklaşımla irdelenmiş ve yorumlanmıştır. Sonuç bölümünde, mekânsal veriler ve analizlerden elde edilen bulgular değerlendirilmiş ve bu değerlendirme ışığında öneriler getirilmiştir.

CamilerDini yapılarKiliseler+4
Havva Sargın
Anadolu University · Institute of Fine Arts
2012
00
Proficiency in ArtOpen AccessTR

Venturi'nin karmaşıklık ve çelişki yaklaşımı izleminde güncel tasarım kavramlarının yeniden yapılandırılması

Güncel tasarımın gelişimi için katılaşmış bir düzen önermek, topoloji sorularını öklidyen geometri yoluyla çözmeye çalışmak gibidir. Bu tür bir çaba yerine güncel ve çözüm odaklı arayışlar bir gelişimin tetikleyicisi olabilir. Bu düşünceyle bu çalışma, tasarımı kural, yöntem veya ilkelerle sınırlandırarak değil, esnek, değişebilen ve karma bir yaklaşımla tasarıma bakışın yeniden yapılandırılabileceği iddiasındadır.Tasarımda, önceden belirlenmiş üst ölçekli/makro bütünlüklerden, çözündürülmüş/mikro bütünlüklere; kural, yöntem ve ilkelerden, tasarımcının sorumluluk üstlendiği özgürlük alanına; bağımlı değişkenlerden kavramsala ve kesinlikten belirsizliğin kabulüne doğru gelişim yoluyla yeni ve zengin bir dil oluşturulması gerekmektedir. Bu çalışmanın odağında yer alan tasarım kavramları, bu dilin gelişimi için gerekli bir araç olarak önerilmektedir.Tasarım kavramlarının yeniden yapılandırılmasında ele alınan örnek kavram kaynağı Robert Venturi'nin Mimarlıkta Karmaşıklık ve Çelişki isimli kitabıdır. Bu kitabın çözümlemesi sonucu bir yoğun metin ve kavram iskeleti elde edilmiş ve bu kavramlar örnek olarak yeniden yapılandırılmıştır. Uygulama aşamasında Karmaşıklık ve Çelişki'nin üç kurucu kavramından (dualite, yönlenme, eş kombinasyonlar) üç türev kavrama (ikiz, yüzey-bükey, strüktürel süreklilik) ulaşılmış ve tasarım olanakları araştırılmıştır.Anahtar Sözcükler:Güncel Tasarım, Tasarım Kavramları, Mimarlıkta Karmaşıklık ve Çelişki.

KarmaşıklıkKavramlarMimari düşünce+5
Nazmiye Öztürk
Anadolu University · Institute of Fine Arts
2012
00
Proficiency in ArtOpen AccessTR

Kültürel miras kapsamındaki yapıların çağdaş yaklaşımlarla müze işlevine adaptasyonları: Yeni mekânsal deneyimler

İnsanın varoluşundan bu yana yaşamın ve kültürlerin değişmeyen ilkesi değişim ve süreklilik olmuştur. Değişim ve süreklilik karşıt kavramlar olarak algılanmalarına karşın, süreklilik, değişim yoluyla gerçekleşmektedir. Değişimin temel olgu sayıldığı bir dünyada sürekliliğin sağlanması, değişimin doğasının ve hızının kontrol edilebilmesine bağlıdır. Hızlı değişimin yarattığı, niceliksel değerlerle tariflenen, gelip geçici, anlık etki arayışı, derinliğin yitirilmesine neden olmaktadır. Oysaki derinlik, özgün olanı yaratmaya yönelik, geçmişe, bugüne ve geleceğe dair değerlerin çoğulcu bir yaklaşımla ele alınmasını içermektedir. Bu noktada fiziksel çevrenin tasarlanmasında, insan ve toplum yaşamını zenginleştiren, yaşam deneyimlerini çeşitlendiren, derin ve eş zamanlı oluşumların birlikteliğinden doğan ?bütünleşik yaklaşımın? benimsenmesi, insanı fiziksel ve psikolojik doyuma taşıyacak özgün, yaratıcı mekânların, oluşturulabilmesi için önemlidir.Günümüzde eski ve yeni birlikteliğinden doğan, zorlayıcı olduğu kadar yaratıcılığın kışkırtıldığı bu ortamların en büyük göstergeleri, tarihi süreçte kültürel miras niteliği kazanmış ve çağdaş yaklaşımlarla müze işlevine adapte edilmiş yapılar üzerinden deneyimlenebilmektedir. Bugün dünyada deneyim ortamları olarak varoluşunu sürdürmeye çalışan müzeler bu yönleriyle yapılan çalışmanın örneklemini oluşturmaktadır. Bu çerçevede ele alınan çalışmada ilk aşamada, günümüzde ?kültürel miras kavramı? ve ?çağdaş koruma yaklaşımına? yönelik gelinen nokta ve uluslararası ve ulusal ölçekte ifade edilen ?yasal boyutlar, açılımlar? irdelenerek değerlendirmeye alınacaktır. Elde edilen veriler ışığında kültürel miras kapsamındaki yapılara, işlev değişikliği ve/veya işlev genişlemesi kapsamında yapılan müdahaleler, ?kullanım değişikliği? çatısı altında incelenecektir. İkinci aşamada ise, ?çağdaş müze? ve ?müze mekânı? kavramlarının açılımlarına bakılarak, kültürel miras kapsamındaki yapıların, çağdaş müze işlevine adapte edilebilmelerine yönelik yapılan mekânsal müdahaleler, Louvre müzesi örneği üzerinden değerlendirilecektir.

Kültürel mirasMekan tasarımıMekansal değişim+5
Özge Kandemir
Anadolu University · Institute of Fine Arts
2013
00
Proficiency in ArtOpen AccessTR

Yerleştirme (enstalasyon) sanatı ve yer-mekana özgü yerleştirme sanatı: Sanatçının yer-mekan tanımı üzerine bir irdeleme

Endüstrileşme süreciyle birlikte sanat, sanatçı, eser ve izleyici arasındaki ilişkide önemli değişimler yaşanmıştır. Bu değişimler, çağdaş sanatın getirdiği yeniliklerle birlikte sanat eserlerinin izleyici ile doğrudan etkileşime girmesine yol açmıştır. Bu durum, yerleştirme sanatının da gelişimini sağlamış ve sanat ile tasarım arasındaki çizgiyi bulanıklaştırarak eser ve yer-mekan tanımında da önemli bir değişime neden olmuştur. Sanatçılar, yerleştirme eserlerini üretirken yer-mekan kavramını yeniden sorgulamış ve bu konuda farklı perspektifler ortaya koymuştur. Bu bağlamda, sanatçıların yer-mekan düşüncesi ve eser üretim süreçlerindeki yaklaşımları üzerine odaklanan bu çalışma, yerleştirme sanatının niteliklerini ve yer-mekan kavramını tanımlamayı amaçlamıştır. Bu çalışma kapsamında, sanatçı görüşlerine odaklanılmıştır. Yerleştirme sanatının niteliksel özellikleri ile boşluk ve yer-mekan kavramı, "sanatçının yer-mekan düşüncesi" kapsamında ele alınmış ve tanımlanmaya çalışılmıştır. Araştırmanın kapsamı, en az bir adet sergilenmiş ve mekana özgü eseri olan sanatçılar ile sınırlandırılmıştır. Çalışmada nitel araştırma yöntemleri tercih edilmiş ve belirlenen amaçlı örneklem grubuna, derinlemesine görüşme yöntemi ile yarı yapılandırılmış sorular iletilmiş, çıkan verilerin çözümlemesi aşaması ise, nitel çözümleme tekniklerinden betimsel ve söylem çözümlemesi aracılığı ile analiz edilmiştir. Araştırma ve bulgulardan elde edilen sonuçlarda, sanatçılara dair güncel ve detaylı bir yerleştirme sanatı tanımı elde edilmiş, sanatçının yer-mekan düşüncesinin ortaya koyduğu yeni bir yer-mekan tanımı ortaya çıkartılmış ve yerleştirme eserin yer-mekan ile etkileşimi detaylandırılmıştır.

Simay Özkan Bilgiç
Anadolu University · Institute of Graduate Studies
2024
00
Proficiency in ArtOpen AccessTR

Yalnız yaşayan yaşlılar için evin anlamı: Bir yapılandırmacı gömülü teori çalışması

Yaşlı bireylerin maruz kaldıkları sayısız probleme, kısıtlılığa ve hatta yalnız yaşıyor olmaya rağmen bile bir bakım kurumuna veya yakınlarının yanına taşınmak yerine mevcut yaşam koşullarına devam etmek istemeleri merak uyandırıcı bir fenomendir. Güncel nüfus projeksiyonları ise artan yaşlı nüfusu sebebiyle bu durumun gelecekte çeşitli barınma problemleri yaratabileceğini göstermektedir. İç mimarlık gibi insan-mekân etkileşimine odaklanan mesleklerin bu konuda çözüm önerileri üretebilmeleri için söz konusu bireylerin evleri ile kurdukları çok boyutlu anlamsal ilişkiye odaklanmaları gerekmektedir. Bu doğrultuda Konstrüktivist (Yapılandırmacı) Gömülü Teori yöntemi uyarınca yalnız yaşayan 15 yaşlı birey ile yarı yapılandırılmış görüşmeler gerçekleştirilmiş ve çıktıları analiz edilmiştir. Elde edilen bulgular ışığında bireylerin evlerine çeşitli olumlu ve olumsuz anlamlar atfettikleri; olumsuz anlamları bertaraf etmek için de çeşitli başa çıkma stratejileri geliştirdikleri bulunmuştur. Bu bulgular ışığında yerinde yaşlanma kararının yalnızca pasif bir biçimde izlenen değil; aksine aktif bir biçimde yönetilen bir süreç olduğunu anlatan ve bu sürecin mekaniklerini açıklayan özgün bir teorik yaklaşım olarak Baskın Terazi Modeli ortaya çıkarılmıştır.

Kaan Gökçakan
Anadolu University · Institute of Graduate Studies
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'nin modernleşme hareketleri paralelinde salon mekânı ve mobilya tasarımları üzerine dönem sineması üzerinden bir analiz

Türkiye'de modernleşme hareketleri gündelik hayatı değiştirmiştir. Böylece gündelik mekân ve gündelik eşyalar da değişime uğramıştır. Bu değişimler toplumun tarihinde temsiller ve semboller yaratmıştır. Bunlar; gündelik hayat mekânı olarak iç mekân ve gündelik eşya olarak mobilya olmuştur. İç mekân ve mobilya, toplumsal değişimin bir yansıtıcısı olarak toplumun modernlik deneyimleri hakkında veriler sunmaktadır. Bu çalışma kapsamında modernleşme sürecinin tanığı olarak salon iç mekânı ve mobilyaları, Türkiye modernleşmesinin temsili ve sembolü olarak ele alınmıştır. Bu tanıklık, modernleşme süreci ve gündelik hayat dinamikleri özelinde incelenmiştir. Bu süreci ve günlük hayatı yansıtan bir başka tanık Türk sinemasıdır. Türk sineması, iç mekân ve mobilya ilişkisinde gündelik olanın tanıklığına dair veriler sunmaktadır. Bu nedenle, modernleşme hareketleriyle birlikte gündelik hayatın değişimini yansıtan iç mekân ve mobilya iç mimarlık ve sinema disiplinleri ile birlikte karşılaştırmalı / eş zamanlı olarak analiz edilmiştir. Bu araştırmada, nitel araştırma yöntemine bağlı olarak görselleştirme metodolojisi / analizi (visual methodology/analysis) kullanılmıştır.

Rüya İğit
Anadolu University · Institute of Fine Arts
2021
00
Proficiency in ArtOpen AccessTR

Oyunlaştırma çerçevesinde iç mimarlık stajının iyileştirilmesine yönelik bir model önerisi

Bu tez çalışması iç mimarlık stajının oyunlaştırma yoluyla iyileştirilmesine dayalı bir model önerisi geliştirmektedir. Tezin birinci bölümünde, oyunlaştırma modelleri incelenmektedir. Buna göre oyunlaştırma modelleri oyuncu, ortam ve hedef merkezli olarak sınıflandırılmaktadır. Oyunlaştırma uygulamalarında sayısal ortam kullanılması, temel oyunlaştırma bileşenlerinin yer alması ve oyunlaştırma hedeflerinin takibinin yapılması gerektiği sonuçlarına ulaşılmaktadır. Bu değerlendirmelere göre oyunlaştırma yapımına yönelik bir oyunlaştırma model önerisi geliştirilmiştir. Tezin ikinci bölümünde Türkiye'deki ve KKTC'deki üniversitelerin iç mimarlık staj yönergeleri doküman incelemesi yöntemiyle incelenmektedir. Aynı zamanda stajın anlamını, hedeflerini, sorunlarını ve çözüm önerilerini konu edinen katılımcıları öğrenciler, öğretim elemanları ve firmalar olan nitel bir araştırma yapılmıştır. Bölümün sonunda, iç mimarlık stajının iyileştirilmesine yönelik bir öneri geliştirilmiştir. Tezin üçüncü bölümünde, oyunlaştırma model önerisi ile iç mimarlık stajının iyileştirilme önerisi arasındaki ilişki, hipotez geliştirmeye yönelik yöntemlerden araştırma soruları oluşturma yöntemi ile değerlendirilmektedir. Sonucunda "Çevrimiçi Staj Sistemi" adı verilen bir model önerisi geliştirilmiştir. Çevrimiçi Staj Sistemi, stajyerin staj ortamında deneyimlediklerini sayısal ortamda denetleyen, stajyerler arası işbirliğine açık, stajyerlerin staj kazanımlarını arttırmasına ve pekiştirmesine yönelik iş bazlı stajı temel alan bir model önerisidir.

Anıl Süvari
Anadolu University · Institute of Fine Arts
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Özel amaçlı deniz araçlarının tasarımında çok disiplinli yaklaşım ve içmimarlığın yeri

Bu çalışmada öncelikle denizcilik kavramı ve tarihçesine değinilmiş, deniz araçlarının gelişim süreçleri incelenmiştir. Bu gelişim sürecinde ortaya çıkan özel amaçlı deniz araçlarının tasarımında görev alan disiplinler ve birbirleri ile olan ilişkileri ortaya konularak tasarım süreçleri açıklanmış, deniz araçlarında iç mekânların tasarım ölçütleri belirtilmiştir. Birinci bölümde; denizcilik kavramı ve tarihçesine ek olarak deniz araçlarının gelişim süreçleri ile beraber amaçlarına göre sınıflandırılması yapılmış ve bu sınıfların özellikleri açıklanmıştır. Ayrıca su üzerinde olma ve hareket halinde olma durumunun kullanıcılar ve mekânlar üzerindeki etkileri incelenmiştir. İkinci bölümde; deniz araçlarının sınıflandırılmasında oluşan özel amaçlı deniz araçları daha detaylı olarak açıklanarak alt sınıflandırmaları yapılmıştır. Özel amaçlı deniz araçlarının kendi içerisindeki yapısal farklılıklarına ve birbirlerine karşı olumlu ve olumsuz yönlerine değinilmiştir. Bu çalışmanın da konusu olan özel amaçlı deniz araçları üzerine odaklanılmasının nedeni iç mekân tasarımı kavramının ilk olarak bu tip deniz araçları içerisinde gözlemlenmesi, iç mekânların kullanıcı istek ve gereksinim ve estetik algısı içerisinde şekillenmesidir. Üçüncü bölümde; deniz aracının tasarımında etkin olan disiplinler açıklanmıştır. Bu disiplinlerin bir deniz aracı tasarımında hangi süreçlerde etkin oldukları ve süreçler içerisinde birbirleri ile olan ilişkileri incelenmiştir. Dördüncü bölümde; bir deniz aracının tasarım süreçleri detaylı olarak açıklanmıştır. Özel amaçlı deniz araçlarının tasarımında iç mekân tasarım ölçütleri ortaya konulmuştur. Yapısal tasarıma da değinilmesine karşın çalışmanın odak noktasını iç mekânlar oluşturmaktadır. Deniz aracı, iç mekân ve kullanıcı ilişkisinde, alanında uzmanlaşmış kişilerin tasarım aşamasında etkin olmasının önemi vurgulanmıştır. Anahtar Sözcükler: Deniz araçları, İç mekân tasarımı, Tasarım ölçütleri, Ergonomi

Aykut Kasapoğlu
Anadolu University · Institute of Fine Arts
2021
00
Proficiency in ArtOpen AccessTR

İçmimarlık öğrencilerinin akademik motivasyon profillerinin belirlenmesi ve tasarım düşüncesi özellikleri ile ilişkilerinin değerlendirilmesi

Tasarım eğitiminde, öğrenci, öğreten ve öğrenme yöntemi olmak üzere üç temel bileşen rol oynamaktadır. Tez kapsamında, bu yapı içerisindeki "öğrenci" etmenine odaklanılmıştır. Kuşak özellikleri gibi pekçok etmene bağlı değişen öğrenci profili karşısında eğitim programlarının yapısının değişimler paralelinde yenilenmesi gerekliliği söz konusu olmaktadır. Eğitimin niteliğini etkileyen unsurlardan biri olan, "öğrenci akademik motivasyonu" ve dünyada güncel bir yaratıcı sorun çözümü yaklaşımı olan "tasarım düşüncesi" tez kapsamında ele alınmıştır. Motivasyon etmenine bağlı çözümler önerebilmek için öncelikle öğrenci motivasyon profillerini ölçme değerlendirme yöntemleriyle belirleme gereksinimi görülmüştür. Araştırmanın kapsamı Türkiye'deki içmimarlık öğrencileri ile sınırlandırılmıştır. Çalışma çerçevesinde, öncelikle öğrenci akademik motivasyon türlerinin belirlenmesi, tasarım düşüncesi görüşleri arasında ilişkilerin kurulması ve çalışmanın bulgu ve sonuçlarına bağlı olarak içmimarlık eğitimi için bir geliştirme modeli önerisi sunulması amaçlanmıştır. Çalışma için belirlenen örneklem grubuna, bir veri toplama aracı içerisinde açık uçlu soru, Akademik Motivasyon Ölçeği ve tasarım düşüncesi görüşlerine yönelik oluşturulan bir anket yöneltilmiş, ulaşılan veriler karma yöntem araştırmaları çerçevesinde analiz edilmiştir. Çalışmanın sonucunda içmimarlık öğrencilerinin motivasyon türlerine ilişkin güncel bir veri elde edilmiş, sonuçlara dayalı olarak içmimarlık eğitim programlarının öğrenci odaklı biçimde geliştirilmesine yönelik önerileri içeren bir geliştirme modeli önerisi sunulmuştur.

Özlem Kurt Çavuş
Anadolu University · Institute of Fine Arts
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Bir tasarım stratejisi olarak "Pop-up" ve mekânsal uygulamaları

Günümüz küresel dünyasında, teknolojinin hızla ilerlemesiyle birlikte kullanıcıların eğilimleri de hızla değişmektedir. Kullanıcı sürekli bir biçimde farklı olanı talep etmekte, sürprizler aramaktadır. Bu doğrultuda tasarım alanları ve tasarımcılar yeni açılımlara, yeni kavramlara yönelir hale gelmiştir. Pop-up kavramının da böyle bir ortamın ürünü olduğu, tarihsel süreç içerisinde farklı açığa çıkış biçimlerinin bulunduğu görülmektedir. Uygulamalarının 2000'li yılların başından itibaren uluslararası ve ulusal ölçekte artış gösterdiği dikkat çekmektedir. Temelde aniden veya beklenmedik bir şekilde belirmek veya meydana gelmek anlamında kullanılan Pop-up kavramı, yeni ve geçici deneyimler arayan kullanıcıların gereksinimlerine odaklanan bir platform, model ya da strateji olarak yorumlanmaktadır. Pop-up stratejisiyle açığa çıkan uygulamalar farklı durumlara, fiziksel-toplumsal şartlara ve mekânlara göre uyumlanabilmektedir. Değişken ve esnek yapısıyla, kullanıcıya farklılaşan sosyal-fiziksel katılım olanakları ve deneyim ortamları sağlamaktadır. Bu bağlamda hiçbir olgu kalıcı olarak sunulmamakta, geçicilik kaçınılmaz hale gelmektedir. Geçicilik özelliği aynı zamanda yaratıcılığa katkı sağlar nitelikte değerlendirilmektedir. İçerisinde yer aldığı toplumun tepkisini ve isteklerini ölçmek için geçicilik, yapısına deneysel olma becerisini de katmaktadır. Bu yönüyle Pop- up kavramı açığa çıkan soyut-somut uygulamalar ya da ürün tasarımlarıyla, ekonomiden sağlığa, eğitimden kültüre her alanda yaygınlaşarak geçici olan her şeyin yerini alır hale gelmiştir. Ele alınan çalışma, günümüz tüketim toplumunun giderek kültürel ifadesi haline gelen Pop-up kavramının, günümüzde genelde tasarım alanlarına, özelde ise mekân tasarımına etkilerini, ticari yapılar, kültür yapıları ve kamusal alanlarda açığa çıkan uygulama karşılıklarıyla ortaya koymayı amaçlamaktadır.

Mekan tasarımıPop-up kavramıWeb siteleri
Eliz Mutlu
Anadolu University · Institute of Fine Arts
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Mekânsal deneyimde ses ve işitme olgusu: Zimoun örneği

Ses, doğal ya da yapılı çevrede, en ilkelden en gelişmişe toplumsal yaşamın dışa vurumu olan kültürel ifade biçimlerinde farklı şekillerde varoluş göstermektedir. Sesin havadaki basit mekanik bir titreşime indirgenemeyecek derecede derin bir anlama sahip olması, sesi kavram olarak pek çok disiplinin konusu haline getirirken, aynı zamanda mekânsal deneyime hizmet eden bir fenomene dönüştürmektedir. Sesin varlığı ya da yokluğu, deneyim olasılıklarını genişletirken insanın mekânı algılama sürecine de etki etmektedir. Bu bağlamda literatürde, son yıllarda işitsel farkındalık üzerine ortaya konulmuş çalışmalarda; genelde gündelik yaşamda özelde ise mimarlık alanında sesin, bir problem olarak ele alındığı dikkat çekmektedir. Bu yaklaşımın aksine ele alınan çalışma, işitsel farkındalık yardımıyla sesi; mekânsal atmosferi ve deneyimi zenginleştiren ve de bu yönde tasarımcıya zengin bakış açıları kazandıran bir fenomen olarak değerlendirmeyi amaçlamaktadır. Bu doğrultuda disiplinler arası bir yaklaşımla ses olgusunun insan için önemi ortaya konulmaya çalışılmıştır. Sesin fizyolojik, bilişsel, psikolojik ve sosyolojik boyutlarının birlikte değerlendirilmesi gerekliliği elde edilen veriler aracılığıyla ortaya konularak, sesin mekâna, mekânın sese etkileri ve her birinin işitsel deneyime katkıları incelenmiştir. "Mekânın sesi", "Sesin mekânı" ifadelerine ve literatüre yeni girdiği görülen "Ses mimarisi" kavramına yer verilerek Zimoun'un çalışmaları bu kavrama yönelik örneklem olarak gösterilmiştir. Böylelikle sesin mekânla olan ilişkisel bağlantısı ve ses-işitme olgusunun mekânın dinamiklerini değiştirip onu yeniden tanımlayabilme yetisi açığa çıkarılmaya çalışılmıştır. Anahtar Sözcükler: Ses, Ses duyumu-algısı, İşitsel-Mekânsal deneyim, Ses mimarisi

MekanSesSes algılayıcıları
Aylin Yamandağ Öner
Anadolu University · Institute of Fine Arts
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Mobilya tasarım yarışmalarının paydaş görüşleri üzerinden değerlendirilmesi

Doğada bulunan tüm canlılar geçmişten günümüze kadar olan tarihsel süreçlerde rekabet dürtüsüyle hareket etmektedirler. Bu durum insan faktörü üzerinden değerlendirildiği zaman rekabet üstünlüğü yaratan durumlar ilk olarak güzel olanı bulma çabası ile ortaya çıkmaktadır. Bu çaba sonucunda yarış halinde olma durumu kendini birçok farklı alanda göstermeye başlamıştır. İnsan ihtiyaçlarının zaman içinde şekillenmesiyle birlikte sanayi devriminin yaşanması rekabet mekanizmasının oluşmasında büyük bir etki oluşturmuştur. Bu mekanizmanın işleyişine katkıda bulunan bir diğer unsurda tasarım yarışmalarıdır. Tasarım yarışmalarına mobilya kavramı özelinde bakıldığı zaman mobilya sektöründe tasarım algısının oluşumunda yenilik anlayışı günümüz dünyasında en büyük güç belirleyicisi olmaktadır. Mobilya sektörü açısından rekabet gücünün sürdürülebilirliği için inovasyon yeteneği ve bu yeteneklerinde geliştirilebilir olması tasarım yarışmalarında oldukça önem taşımaktadır. Bu çalışmada; mobilya sektörünün gelişiminde mobilya tasarım yarışmalarının etiklerinin incelenmesi amaçlanmış ve rekabet üstünlüğü yarattığı düşünülen iki adet yarışma seçilmiştir. OAİB Design For Export- Ulusal Mobilya Tasarım Yarışması ve MOSDER Ulusal Ev Mobilyaları Tasarım Yarışması olarak belirlenen yarışmaların bileşenlerini oluşturan kurum, jüri üyeleri ve yarışmacıları ile sesli görüşmeler yapılarak görüşme kayıtları Nvivo programında kodlamalara tabi tutulmuştur. Kodlamalar sonucunda oluşturulan temaların içerikleri, yarışmaların sektörel katkısı, tasarıma katkı, eğitime katkı ve etik yönlerinden değerlendirilmeleri araştırmalar kapmasında vurgulanmıştır. Sonuç olarak yarışmalarda yaşanan problemler saptanmış ve bunlara dair çözüm önerileri aktarılmıştır. Anahtar Sözcükler: Yarışma, Rekabet, Mobilya Tasarımı, Mobilya Sektörü, Tasarım Yarışmaları

Mobilya sektörüMobilya tasarımıRekabet+1
Pınar Çetin
Anadolu University · Institute of Fine Arts
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Tasarımda yaratıcılığın görsel düşünme ve eskiz ile ilişkisi

Tasarım en temelde bir problem çözme eylemidir. Tasarımın iyi-tanımlanmamış, karmaşık problemlerinin çözülmesi ise yaratıcılık gerektirmektedir. Bu nedenle tasarımcı probleme farklı bakış açıları ile yaklaşabilmeli, farklı olanı keşfedebilmeli, farklı düşünebilmelidir. Tasarım disiplini sonuç ürünü çoğunlukla görsel bir varlık olduğundan kaçınılmaz olarak görseli ve görsel düşünmeyi içermektedir. Tasarımcı henüz var olmayanı tasarlayabilmek için hayal etmekte, zihinsel imgeler oluşturmakta, bu imgeler aracılığıyla düşünmektedir. Görsel düşünme karmaşık tasarım problemlerine eşsiz bir bilişsel süreç sağlamaktadır. Görsel düşünmenin bilinçli süreçlerinin yanısıra bilinçdışı süreçleri de yaratıcı çözümlerin üretilmesine imkan tanımakta; özellikle görsel düşünmenin bilinçdışı süreçleri aktif düşünmeye kıyasla çok daha hızlı ilişkilendirmeler yaparak yaratıcı fikirlerin açığa çıkmasına katkı sağlamaktadır. Bu süreçte açığa çıkan zihinsel imgelerin kısa ömürlü doğası imgelerin kaybedilmeden önce dışsallaştırılmasını gerektirmektedir. Görsel düşünme süreci fikirlerin kaydedilmesi için farklı görsel araçlardan faydalanabilirken, sahip olduğu özgün nitelikler ile eskiz öne çıkabilmektedir. Eskiz zihinsel imgelerin ve fikirlerin uçup gitmeden ifade edilebilmesi ve bu fikirlerin değerlendirilebilmesi için bir esnek bir ortam sağlamaktadır. Eskiz özgür, yaratıcı ve esnek doğası ile hem görsel düşünmeye serbestçe işleyebileceği bir ortam hazırlamakta hem de ona üzerinde oynayabileceği görsel veriler sağlamaktadır. Bu çerçevede ele alınan çalışmada, genel olarak tasarım, özelde ise mekan tasarımında göz ardı edilemeyecek değerlere sahip olan görsel düşünme ve eskiz süreçlerinin özellikleri ve bu süreçlerin arasındaki ilişki incelenmiş, elde edilen verilerin tasarımda yaratıcılığa olan katkıları bütünleşik olarak değerlendirilmiştir.

EskizGörsel düşünmeProblem çözme+2
Aysu Ceren Yılmaz Satılmışoğlu
Anadolu University · Institute of Fine Arts
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Teknoloji odaklı yeni yaşam biçimleri: Profesyonel içmimarların iç mekân tasarım yaklaşımları üzerine bir analiz

21.yy'da, teknolojik gelişmelerin etkisi ile hızla değişen toplumsal, sosyal ilişkiler ve alışkanlıklar iç mekân yapısı üzerinde oldukça etkili olmaktadır. Tarihsel süreçte de her devrimde ve önemlilik arz eden her sıçramada, insan ilişkilerine bağlı olarak günlük yaşam ve toplum, eş zamanlı olarak mekân değişmiştir. Bu değişimler sırayla değil, iç içe ve birbirinden her an etkilenerek olmuştur. Her değişim bir yeniliği getirmiş, her yenilik bir diğer yeniliği yaratmıştır. Bu zincirlemeler, aslında gelişimin kendisidir ve disiplinler arasıdır. Tarihsel olaylara ve etkileri göz önüne alındığında, değişimlerin her alanı farklı ölçülerde etkilediği görülmektedir. Tez kapsamına da sunulan bu ilişkiler içerisinde, 21.yy'da mekânın dönüşümünde etkili olan paradigmaları tespit etmek, bu paradigmaları sunmak ve iç mekân kriterlerinin 21.yy'da geldiği ve geleceği noktaları ele alınmıştır. Tüm bu dönüşen mekân anlayışları ve mekâna atfedilen yeni tanım ve kavramlardan yola çıkarak, teknolojik gelişmelerin mekân anlayışı üzerine getirdiği yaklaşımlar doğrultusunda özgün çalışmada, internet yoluyla anket çalışması; sonrasında içmimarlar ile yarı yapılandırılmış yüz yüze görüşmeler ile Türkiye'de içmimarlık alanının mevcut durumunu ortaya koymak ve geleceğe dair öngörüler belirlemek hedeflenmiştir. İçmimarların teknoloji odaklı mekânı nasıl tanımladıkları, geleceğe dair hangi yöntem ve fikirlerden yararlandıkları, geleceğin iç mekânına dair neleri öngördükleri çalışmada incelenmiştir.

Endüstri 5.0Sanal mekanTeknoloji+2
Meryem Habibe Alp
Anadolu University · Institute of Fine Arts
2022
00
Proficiency in ArtOpen AccessTR

İç mekân tekstil tasarımında özgün değer yaratımı: Frigya kültürü örneği

Bu çalışma, iç mekân tekstil ürünlerinin yaratıcı ve estetik olarak tasarlanmasında özgün değerin öneminden yola çıkarak kültürel bellekten yararlanılması sürecini içermektedir. Araştırma kapsamında iç mekân tekstil ürünlerinin tasarımında özgün değerin kazandırılabilmesi için kültürel belleğe, ulusal kimliğe ve sanat akımları/stillere başvurulduğu saptanmış ve bu başlıklarda yapılan çalışmalar irdelenmiştir. Tez kapsamında iç mekânda kullanılan tekstil ürün grupları döşemelikler, mefruşat (perde, sofra grubu ürünleri), zemin tekstilleri (yer yaygıları), yatak odası (nevresim, çarşaf, battaniye, pike) ve dekorasyon amaçlı kullanılanlar olarak sınıflandırılarak ele alınmıştır. Özgün değer çalışmalarında Eskişehir bölgesi dikkate alınmış, kültüründen etkilendiği varsayılan Frigya Uygarlığı kültürel bellek teması altında ele alınmıştır. Frigya Uygarlığı eserlerinden günümüze ulaşan Midas Anıtı ve Areyastis Anıtı çalışma kapsamında ele alınarak iki farklı özgün koleksiyon oluşturulmuştur. Hazırlanan koleksiyonlar (eni dar, boyu uzun masa örtüsü, yer yaygısı, kırlent ve pano) butik üretimin benimsenmesi ve sanatsal çalışmalara olanak sunması bakımından punch tekniği ile hayata geçirilmiştir.

Ev tekstiliİç mekan
Ayşe Seçil Tekin Akbulut
Anadolu University · Institute of Fine Arts
2022
00
Proficiency in ArtOpen AccessTR

Ortak barınmadan birlikte yaşama kuşaklararası diyalog ortamı: Eskişehir için mekânsal bir öneri

Bu tez çalışmasında, değişen gündelik hayat pratikleri bağlamında, bu sürecin aile, yaşlılık, genç yetişkinlik ve iş hayatındaki değişimlerin tarihsel bir süreç ekseninde aktarılarak birlikte yaşam çerçevesi içerisinde ileri yaş yetişkinler ve genç yetişkinlerin beraber yaşayabilecekleri bir mekân tasarımı önerisinde bulunmak amaçlanmıştır. Bu kapsamda tezin giriş bölümünde; araştırma yöntemi, kapsam ve sınırlılıklar aktarıldıktan sonra, birinci bölümde, ailenin yapısının değişimi ve çekirdek ailenin ortaya çıkışıyla konutun nasıl yeniden şekillendiği üzerinde durulmuştur. Devamında, birlikte yaşam kavramının ortaya çıkışı, çıkış süreçleri ve motivasyonları aktarılarak yakın tarihte ortaya çıkan birlikte yaşam konseptleri örnekleri ile birlikte verilmiştir. Çalışmanın ikinci bölümünde kullanıcı profillerinin nasıl belirlendiğine ilişkin ilgili kavramlar aktarılmış ve istatistiki verilerle desteklenerek söz konusu profillerin nasıl bir araya geldikleri ortay konmuştur. Benzer durumlar sunularak bu profillerin birbirleri ile ilgili etkileşimlerine değinilmiştir. Üçüncü bölümde ise önerilecek mekân ile ilgili izlenecek tasarım yaklaşımı aktarılmıştır. Bu bağlamda yeniden işlevlendirme üzerinde durulmuş, kullanıcıların özellikleri göz önünde bulundurularak organizasyon ve fonksiyonlar şemalarla verilmiştir. Tasarım yaklaşımı kapsamında kullanıcılar için bir mobilya önerisinde de bulunulmuştur. Sonuç bölümünde ise tez çalışması kapsamında elde edilen veriler doğrultusunda çıkarımlar aktarılarak bu çalışmada değinilmemiş ya da çalışmanın kapsamı ve sınırlılıkları gereği çalışmanın dışında kalmış olan noktalar belirtilerek gelecek çalışmalar için önerilerde bulunulmuştur. Anahtar Sözcükler: Birlikte yaşam, İleri yaş yetişkinlik, Genç yetişkinlik, Yeniden işlevlendirme.

Birlikte yaşamaEskişehirGenç yetişkinler+3
Ozan Peker
Anadolu University · Institute of Fine Arts
2022
00
Proficiency in ArtOpen AccessTR

İç mekan tasarımı sürecinde malzeme seçim aracı olarak çok kriterli karar verme yaklaşımının kullanılması

İç mekan tasarımında, tasarımın gerekliliklerine uygun bir malzeme seçmek genellikle zordur. Çünkü farklı niteliklerde pek çok malzeme vardır ve genellikle bir malzeme, içmimarın tasarımında ihtiyaç duyduğu niteliklerin hepsini birden karşılayamaz. Bu durumda, beklentileri en fazla karşılayan malzemenin hangisi olduğunun belirlenmesi gerekir. Çok sayıda malzemenin, sınırlı sayıdaki kritere göre değerlendirilmesi süreci, çok kriterli karar verme problemi olarak tanımlanır. Çok kriterli karar verme için farklı yöntemler önerilmiştir ancak hesaplamalarındaki basitlik ve yöntemin kişisel olarak çok sayıda parametre belirlemeyi gerektirmemesi nedeniyle, Topsis yöntemi öne çıkmaktadır. Bu çalışmada, iç mekan tasarımı sürecinde malzeme seçim aracı olarak Topsis yönteminin kullanılabileceği gösterilmiş, kullanıcının bu süreci rahatça yönetmesi için MS Excel tabanlı bir program geliştirilmiştir. Malzeme seçimi sürecine örnek olmak üzere üç farklı senaryo türetilmiş geliştirilen program kullanılarak türetilen senaryolar için zemin kaplama malzemesi seçimleri yapılmıştır. Geliştirilen program esnektir. Yeni malzemeler ve kriter seçenekleri eklendiği taktirde, programın duvar veya tavan kaplama malzemesi seçimlerinde kullanılması mümkündür. Ayrıca program maliyet yönünden bir sıkıntı yoksa beklentileri en çok karşılayan malzemeleri, eğer maliyet önemli bir kriterse, fayda-maliyet analizi yaparak ödenen birim paraya karşılık beklentileri en çok karşılayan malzemeleri başarıyla sıralamaktadır.

Fayda-maliyet analiziMalzeme seçimiTOPSIS+2
Deniz Sipahioğlu
Anadolu University · Institute of Fine Arts
2022
00
Proficiency in ArtOpen AccessTR

İç mekanda anlam kavramı ve mekan temsil aracı olarak kullanıcı deneyimi (UX) tasarımı: Bir mobil uygulama prototipi

İlgi alanı ve temel sorunsalı bakımından içmimarlık disiplininin doğal odağında insan vardır. İçmimarlık hizmetine ihtiyaç duyan bir kullanıcı, sahip olduğu iç mekanın kendi istek ve ihtiyaçları doğrultusunda, kendi değerini yansıtan veya üreten şekilde tasarlanmasını ister. Bir içmimari projede mekanın fiziksel üretiminden önce özdeksel ve tinsel yönlerini de kapsayan tasarım süreci vardır. Bu süreçte içmimar mekan temsil araçlarını kullanarak, kullanıcının istek ve gereksinimlerinin yanında antropometrik, duyusal, algısal ve kültürel boyutları doğrultusunda bir tasarım önerisinde bulunmaktadır. Mekan temsil araçlarının temel amacı içmimar-mekan-kullanıcı arasında oluşan iletişim üçgenindeki anlam ve dil birliğinin kurulmasıdır. Günümüzde genellikle bilgisayar destekli tasarım yazılımları kullanılarak ortaya çıkan bu araçlar kullanıcıya çoğunlukla görsel ve çizimlerin dijital ekranlar vasıtasıyla sunulmaktadır. Bu durum kullanıcının mekan ile kurduğu anlamsal ilişkilerde ve dolayısıyla seçim yapmasında zorluklar yaratmaktadır. Yapılan bu tez çalışmasında öncelikle iletişim ve anlam oluşumu ele alınarak tasarım ve anlamlama eylemlerinin ilişkisi aktarılmış, daha sonra içmimarlık disiplinini oluşturan öğeler açıklanarak günümüzde içmimarlıkta kullanılan mekan temsil araçları, tarihsel gelişimiyle birlikte açıklanmıştır. Sonraki bölümde çalışma kapsamında geliştirilen ve mekan temsil aracı olması hedeflenen bir mobil uygulama prototipi tüm süreçleriyle (tasarım, geliştirme ve kullanılabilirlik testleri) aktarılmış ve en sonunda bir pilot uygulama vasıtasıyla gerçek kullanıcının kullanması sağlanarak mekanı anlaması ve seçim yapma sürecine olan etkisi, bulgular ve yorumlar ile ortaya konmuştur.

Enes Can Kılıç
Anadolu University · Institute of Fine Arts
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Sürdürülebilir tasarım kriterlerinin otel iç mekan tasarımına olan etkisinin kullanıcı yorumları üzerinden değerlendirilmesi: Tasigo ve H2hotel örneği

Sürdürülebilir tasarım, çevreye olan olumsuz etkilerin en aza indirgenerek kullanıcı konforunu optimum düzeye çıkarılmasıyla, kolay üretilip kolay monte edilebilen, maliyetin en aza indirgendiği tasarruflu ve işlevsel bir tasarım anlayışı olarak tanımlanabilir. Bu tanımlamaya göre sürdürülebilir tasarım ekolojik açıdan çevreye duyarlı, ekonomik açıdan kâr sağlayan ve toplumsal/sosyal açıdan kullanıcı gereksinimleri ve konforunu düşünen yol gösterici yöntemlerin bütününü ifade eden bir tasarım yaklaşımıdır. İç mimarlık kullanıcısının gereksinimlerini en uygun düzeyde karşılayabilecek ortamları, kullanıcıların istek ve beğenileriyle bir araya getirerek, estetik, işlevsel ve konforlu mekânlar yaratma ve uygulama alanıdır. İç mimarlık uygulamaları yeni bir yapının tasarım ve inşası sırasında iç mekâna ait kararların alınmasında önemli bir yere sahip olduğu gibi mevcut bir yapıyı ortadan kaldırmak yerine yapının belirli özellikleri korunarak yeni bir işlev kazandırılmasıyla temelde çevresel yaklaşımı içinde barındırmaktadır. Dolayısıyla iç mimarlık uygulamaları kullanıcının konfor ve gereksinimlerini karşılayacak iç mekâna ait kararları alınmasıyla sürdürülebilir tasarım felsefesinin toplumsal/sosyal ayağını ve mekanların yeniden kullanıma açabilen bir yapıda olmasıyla da çevresel ayağını oluşturmada önemli bir konumda yer almaktadır.Bu çalışmanın amacı sürdürülebilir tasarımın otel iç mekan tasarımına olan etkisini incelemek ve kullanıcı yorumları üzerinden değerlendirmektir. Bu amaç doğrultusunda LEED Gold sertifikası almış iki otelin iç mekan tasarımına olan etkileyen kriterler incelenmiş ve bu kriterlerin kullanıcılara nasıl yansıdığı ortaya koymak için içerik analizi yöntemi kullanılmıştır. Çalışmanın sonucunda sürdürülebilir tasarımın otel iç mekân tasarımına olan etkisi kullanıcı yorumları üzerinden değerlendirilmiştir. Anahtar Sözcükler: Sürdürülebilirlik, Sürdürülebilir tasarım, İç mimarlık, sürdürülebilir/yeşil otel yapıları, Kullanıcı yorumları, İçerik analizi yöntemi

Konaklama işletmeleriOtellerSürdürülebilir tasarım+4
Ümmü Ertuğrul
Anadolu University · Institute of Fine Arts
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Çizme eyleminin bilinci: Mekân tasarımında çizim araç ve ortamlarının değerlendirilmesi

İnsanda yer edinmiş doğal bir tepki olarak kabul edilen çizme eylemi; düşünme, söz söyleme, arayışta bulunma, keşfetme gibi itkilerle gerçekleştirilirken, bir sürecin parçası ya da sonuç ürünün dışavurumu olabilmektedir. Toplumsal-kültürel pek çok konuda görev üstlenen çizgisel ifadeler, mağara duvarlarından sanat galerilerine; yaşamsal eylemlerden sanatsal faaliyetlere kadar bilinçli ya da dürtüsel bir biçimde açığa çıkabilmektedir. Mekân tasarımcısı için yaratıcı, dinamik ve sınırsız bir alanda ortaya çıkan çizme eylemi, çalışmada düşünme ve tasarlama kavramlarıyla ilişkili olarak ele alınmaktadır. Mekân tasarımında çizim, tasarım düşüncesinin gelişimine katkı sağlayan, onu açığa çıkaran ve özgün yollarla temsiliyetini sağlayan bir ifade biçimi olarak öne çıkmaktadır. Çizerek düşünme ürüne değil, öncelikli olarak anlam yaratmaya yönelik bir eylem olarak algılanmaktadır. Bu noktada çizme eylemine ait bilincin; kâğıttan bilgisayara, kalemden yazılımlara kadar çeşitlenen araç ve ortamlarda eleştirel olarak ele alınması önemli bulunmuştur. Çizme eylemine dair elde edilen farkındalık; geleneksel, modern ve karma-melez çizim yöntemlerinin teorik ve pratik yaklaşımlar doğrultusunda karşılaştırmalı olarak incelenmesinde temel oluşturmuştur. Mekân tasarımı sürecinde farklı biçimlerde çalışan tasarımcıların çizime dayalı temsil biçimlerine ve konuyla ilgili eleştirel söylemlerine yorumlar ve mesajlar olarak yer verilmiştir.

Fırat Küçükersen
Anadolu University · Institute of Fine Arts
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Yaşlıların mekâna dair sorunları ve akıllı ev teknolojileri ile olan ilişkileri

Yaşlılık, yaşamını sürdürmekte olan herkesin deneyimleyeceği yaşamsal bir olgudur. Birçok farklı bakış açısıyla değerlendirilebilecek yaşlılık dönemi, kişilerin yaşayış biçimlerini de pek çok farklı şekilde etkileyebilecek değişimlere ev sahipliği yapmaktadır. İnsanın vaktinin hâlihazırda yoğunlukla iç mekânlarda geçmesi gerçeği yaşlılıkla iyice belirginleşmektedir, bu yüzden maruz kalınan değişimler mekân kullanımını da etkiler hâle gelmektedir. Yaşlı kişiler yaşam alanları olan iç mekânlara karşı uyum sorunları yaşamakta, nihayetinde bakım gereksinimlerinin karşılanabilmesi adına aşina oldukları yaşam alanlarından uzaklaşma durumu ile karşı karşıya kalmaktadırlar. Fakat uyum sorunları insanoğlunun tarihsel sürecinde yabancı olduğu bir olgu değildir. İnsanoğlu doğanın sert ve vahşi koşulları sebebiyle maruz kaldığı uyum sorunlarını bilişsel kapasitesini kullanarak, zamanının teknolojisi olan aletleri üreterek cevap vermiştir. Tarihsel süreç boyunca da insan doğal yollarla başaramadığı eylemleri gerçekleştirebilmek için teknolojiye başvurmuştur. Bu doğrultuda yaşlıların da yaşadıkları uyumsuzlukların üstesinden gelmeleri adına teknolojilerin yaşamlarına dâhil edilmesi doğal ve mantıklıdır. Bu çalışmanın amacı; yaşlıların bağımsız, özerk ve aktif bir şekilde yaşamlarını sürdürebilmelerine engel olan sorunların tespit edilmesi, bu sorunların mekân kullanımı çerçevesinde irdelenmesi ve yaşam alanlarının −teknoloji ışığında− daha nitelikli ve donanımlı bir hâle getirilmesi konularında detaylı bir bilgi birikimi aktarmaktır. Bu birikimi oluşturmak için yaşlılık kavramı incelenmiş; yaşlı kişilerin maruz kaldıkları değişimler, kayıplar ve bunların mekân kullanımına yansımaları irdelenmiştir. Sonrasında teknolojinin insanlık tarihindeki ve güncel yaşamdaki yerinden ve işlevlerinden bahsedilmiştir. Sonuç olarak yaşlılık ile ilişkili sorunlarının akıllı evler gibi güncel teknolojik birikimin kullanılmasıyla nasıl çözüme ulaştırılabileceğine dair örnek ve öneriler aktarılmış; iç mimarlık mesleğinin bu bağlamdaki rolü değerlendirilmiştir. Anahtar Sözcükler: Yaşlılık, Yaşlılık sorunları, Teknoloji, Akıllı ev, İç mimarlık.

Kaan Gökçakan
Anadolu University · Institute of Fine Arts
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Stratejik bir arayüz olarak mekân: Perakende alanlarında deneyim tasarımı ve yeni yaklaşımlar

Mekân tasarımının günümüz değerleriyle beslenen iletişimsel yönünden motive olan araştırmada içmimarlık disiplininin çoklu bakış açısına işaret eden bir alanda nitel yöntemler kullanılarak bir durum çalışması ortaya konulmuştur. Çalışmanın alanyazın bölümünde kültür, kimlik, kurumsal kimlik, marka, mekân ve deneyim kavramları bu araştırma kapsamında ilişkilendirilerek açıklanmış ve mekan tasarımının toplumsal değişimler ile tanımlanan yeni rolleri üzerinde durulmuştur. Bu değişimlerin toplumsal yaşam pratiklerini 'deneyim' kavramından hareketle nasıl dönüştürdüğüne dair görüşlere yer verilmiş ve bu alandaki insan-mekân-deneyim kapsamında pek çok başlığın irdelenebileceği, zengin bir örneklem sunduğu düşünülen perakende mekanları seçilmiştir. Perakende tasarımında mekân deneyiminin bugüne dair söylemlerle ifade edilmesi ile sonlanan bölümü takiben yöntem açıklanmış ve amiral mağazalarda mekân deneyiminin bakılacağı kriterler ve bunların alt açılımları belirtilerek detaylıca açıklanmıştır. Amaçlı örneklem olarak seçilen amiral mağazalarda bu kriterler analiz edilmiş ve tablolanmıştır. Bulgular ve yorum bölümünde bu analize dair sonuçlar paylaşılmış ve amiral mağazaların bugüne ilişkin tasarım kodlarının nasıl oluşturulduğu yorumlanmıştır. Günümüzde çevrimiçi mağazacılığa rağmen fiziksel mağazacılığın varlığının sebeplerine yer verilen sonuç bölümü, içmimari disiplininin perakende alanında bugünkü rolüne referans veren çıkarımlarla bir gün değerlendirmesi niteliği taşımaktadır. Bu çalışmanın amacı, mekanın iletişimdeki stratejik rolünü çoklu bakış açısı gerektiren perakende alanında incelemek ve bugünün mağazacılık alanında mekan deneyimi tasarımının kodlarının oluşumuna dair görüşleri değerlendirmektir. Anahtar Sözcükler: Kimlik ve mekân, Mekân deneyimi, Deneyim tasarımı, Perakende tasarımı, Amiral mağaza tasarımı

Deniz Uçar
Anadolu University · Institute of Fine Arts
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Geleceğin yaşam mekanları: Mars'taki yaşam kurguları üzerine mekansal bir inceleme

İnsan düşünen bir varlık olarak hareket etmeye başladığı zaman, kendisini güvende hissettiği tanımlı bir hacim yaratmaya başlamıştır. İnsan anlamlandıramadığı evren boşluğuna ve doğanın tehlikelerine karşı bir sınırla kendisini bir kabuk içine alma içgüdüsü ile barınaklar inşa ederek bu güveni sağlamıştır. Böylece yaşam mekanları insanlığın tüm çağlarında insanın kendisine özel bir güven kabuğu anlamı ifade etmiştir. Tarih süresince toplumsal ve insan ölçeğindeki değişimler, yaşam mekanlarına yeni anlamlar katarak ilerlemiştir. Böylece insanın en özel alanı, birer barınak olarak var olmuş, ihtiyaçlar çerçevesinde gelişerek konut anlamına bürünmüş, bugün ve gelecekte insanın tüm günlük yaşantısının eklemlendiği dinamik bir yapıya dönüşerek daha genel bir anlam olan yaşam mekanı haline gelmiştir ve tez çalışmasında tarih boyunca karşımıza çıkan barınak, çadır, konut, ev, hane kavramlarının günümüz ve gelecek dinamikleri ile yorumlandığında 'yaşam mekanı' olarak ele alınması uygun görülmüştür. Çalışmada geleceğin mekanı olarak son yıllarda üzerinde kurumların, vakıfların, özel şirketlerin, bilim insanlarının ve tasarımcıların yoğun şekilde çalıştığı ve farklı yaşam koşullarına yeni cevaplar oluşturmayı hedefleyen Mars örneklemi seçilmiştir. Özellikle yarışmalar için geliştiren projeler üzerinden yerleşmenin bütünden iç mekana yansıyan kurgusu irdelenmiş, mekanın biçimlenişi ve iç mekan özellikleri incelenerek gelecekteki çözümler ve bunun temel kavramları üzerine bir altlık oluşturulması amaçlanmıştır.

Sema Taştan Karataş
Anadolu University · Institute of Fine Arts
2019
00
Master'sOpen AccessTR

İç mekân tasarımında geleneksel Türk çini motiflerinin kullanımı

Geleneksel Türk çini motifleri ve tasarımları iç mekân tasarımında görsel algıyı etkileyen tüm tasarım ögelerini içermektedir. Dolayısıyla iç mekân tasarımlarında görsel anlatımlarla, mekânların estetik değerlerinin oluşturulmasında etkili olacaktır. Bu çalışma, asırlar öncesine dayanan, farklı mekânlarda hayranlık uyandıran eserlerin üretildiği geleneksel çini motiflerinin iç mekânlarda tasarım ögesi olarak kullanımının değerlendirilmesine yönelik bir araştırmadır. Geleneksel olanın çağdaş anlamda iç mekân düzenlemelerinde bu alana uygun olarak kullanımı, hem tasarımcı için kendini ifade etme aracı olması, hem de geleneksel bir sanatın iç mimari alanında yaşatılması anlamında önemli sonuçlar verecektir. Bu nedenle iç mekânda görsel algıyı etkileyen tasarım ögelerini içeren geleneksel çini motiflerinin, insan- algı- iç mekân tasarımı bağlamında incelenmesi, geleneksel bir kültürün günümüz tasarım anlayışı içinde değerlendirilmesi açısından önemlidir. Elde edilen sonuçların iç mekân tasarımı ile ilgi çalışanlar için iç mekânların görsel zenginliklerinin ve farklılıklarının arttırılması anlamında farklı bir bakış açısı ve kaynak oluşturulabileceği düşünülmektedir.

Türk çini sanatıİç mekan tasarımıİç mimari
Gülnur Çakı
Anadolu University · Institute of Fine Arts
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Art deco tasarım akımında, malzemenin bir ifade dili olarakkavrama olan etkisinin konut örneğinde incelenmesi

İç mimari tasarım süreci, başından sonuna kadar belirli bir düşünce sistematiği içerisinde şekillenmektedir. Tasarımı var eden fikirlerin doğru yapılandırılmış olması ve kendi içerisindeki tutarlılığı, ortaya çıkacak olan ürünün niteliğini belirlemektedir. Bu nedenle kavramlardan yola çıkarak tasarımı tanımlamak, sonraki süreçlerde yapılacak form ve malzemeye ilişkin tercihleri anlamlı hale getirmektedir. Tasarıma tanım kazandıran kavram verileri, coğrafi konum, toplumsal kültür yapısı ve sanat anlayışı gibi faktörlerden beslenmektedir. Bu faktörler çerçevesinde ortaya çıkan ve tasarıma etki eden akımlar, mekân tasarımının konsept olarak ifade edebileceğimiz arayüzünü oluşturmaktadır. Tasarım arayüzünün içerisinde malzemenin özellikleri, mekâna ve içerisindeki her bir ögenin dönemine ve tasarımındaki çıkış noktalarına dair ip uçlarını bize aktarır. Bu noktada Art Deco gibi güçlü form ve desen özellikleri ile öne çıkan bir akım içerisinde malzemeye dair ilişkileri sorgulamak, konuyu daha iyi anlamamıza olanak sağlayacaktır. Bu çalışmanın amacı, iç mekân tasarımında malzeme olgusunun, Art Deco akımının kavramsal ve fiziksel yapısı ile nasıl kurgulandığı ve iç mekânlara nasıl yansıdığını konut örneği üzerinden analiz ederek anlamaya çalışmak olacaktır.

Gökhan Ulusoy
Anadolu University · Institute of Fine Arts
2019
00
Proficiency in ArtOpen AccessTR

İçmimarlık eğitimindeki tasarım stüdyosu derslerinin sonuç ürünlerinin değerlendirilmesi ve bir değerlendirme araç önerisi

İçmimarlık disiplini, temelde proje tasarım, organizasyon ve uygulama sürecini kapsayan bir meslek alanıdır. İçmimarlık tasarım stüdyosu dersleri, bu doğrultuda içmimarlık eğitiminde, öğrenciye tasarım sürecini belirli bir dönem içinde öğretmeyi hedefleyen önemli bir yere sahiptir. Bu süreçlerin öğretiminde her dönem başka bir öğrenme çıktısı alınması beklenmektedir ve her dönemin sonunda ortaya çıkan ürün değerlendirilerek bir not verilmektedir. Bu not öğrencinin hem kendini diğer öğrencilerle kıyaslamasına hem de kendini değerlendirmesine olanak tanımaktadır. Tez çalışmasının amacı tasarım stüdyosu derslerinde tasarım sürecinin sonuç ürünü olan iç mekan tasarımının değerlendirilmesinde kullanılan ölçütleri kapsamlı ve sistemli bir şekilde bir araya getirmektir. Ayrıca tasarım stüdyosu derslerinin sonunda öğrenciye verilecek notun şeffaf, adaletli, sorgulanabilir ve tarafsız bir hale gelmesini sağlayacak yeni bir rubrik önerisi oluşturarak içmimarlık eğitimine katkıda bulunmak amaçlanmıştır. Bu doğrultuda farklı üniversitelerde tasarım stüdyosu dersi yürütücülüğü yapan öğretim elemanlarının bilgi ve görüşleri alınmış, örnek niteliğinde bir jüri gözlemlenmiş, jürinin kullandığı değerlendirme ölçütleri belirlenmiş ve elde edilen verilerin çözümlenmesi ile bir rubrik önerisi oluşturulmuştur. Oluşturulan rubriğin iki farklı tasarım stüdyosu grubunda jüri üyeleri tarafından kullanılması istenmiş ve jüri üyelerinin rubrikler ilgili görüşleri alınmıştır. Rubrik üzerinde iyileştirmeler yapılarak son haline getirilmiştir. Anahtar Sözcükler: Tasarım stüdyosu, Sonuç ürün değerlendirme, Değerlendirme ölçütleri, Rubrik.

Tuğba Levent Kasap
Anadolu University · Institute of Fine Arts
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Tasarım ve erişilebilirlik kavramları arasındaki çok boyutlu ilişkinin iç mekân tasarımı üzerinden değerlendirilmesi

İnsana özgü bir yetenek olan tasarım, üretilme nedeni olan bireyin yaşamından soyutlanamayan bir eylemdir. Toplumsal ve kültürel davranış biçimleriyle şekillenen tasarımlar, bireyin güvenlik ve barınma ihtiyacından kendini gerçekleştirmeye kadar, yaşamsal her türlü ihtiyaca karşılık vermektedir. Tüm tasarım alanları da, bireylere çeşitlenen eylemlerini ve deneyimlerini geliştirme fırsatları vermektedir. Bu fırsatların olanaklı kılınması ise, tasarlama eylemi sonucunda açığa çıkan ürünlerin, mekânlar ya da sistemlerin bireyler için erişilebilir olması ile mümkün olabilmektedir. Tasarımların ulaşılabilir, algılanabilir ve kullanılabilir olmasında ise erişilebilirliğin ön koşul haline geldiği görülmektedir. Bu farkındalıkla ele alınan çalışma, tasarlama eylemi ile erişilebilirlik kavramı arasındaki çok boyutlu ilişkinin ortaya konulmasını hedeflemektedir. Bu çerçevede erişilebilirlik kavramının anlam ve açılımlarına yer verilerek kavramın algısal, fiziksel ve kültürel boyutları incelenmiştir. Yalnızca fiziksel değil sosyal ve kültürel olarak da varlık gösteren tasarımların, erişilebilirlik kavramının tüm boyutlarını bütünleşik olarak karşılaması gerektiği ortaya konulmuştur. Kavramın fiziksel boyutunun bireyin bedeni ve deneyimiyle; algısal ve sosyo-kültürel boyutunun bireyin anlamlandırma eylemiyle ile ilişkili olduğu görülerek, bedenin ve zihnin bütünleştiği noktada erişilebilirliğin gerçekleşe bildiği açığa çıkarılmıştır. Bu boyutlardan herhangi birinin eksilmesi durumunda ise eşit ya da eşdeğer erişim olanaklarının ortadan kalktığına dikkat çekilmiştir. Bu çerçevede çalışma kapsamında tarihi süreçte açığa çıkan tasarım yaklaşımlarının özde erişilebilirliğe yönelik oldukları, her birine ilişkin yapılan değerlendirmelerle ortaya çıkarılmaya çalışılmıştır. Elde edilen tüm veriler bütünleşik olarak incelenip, iç mekân tasarımına yönelik farkındalıkların oluşturulması hedeflenmiştir. Anahtar Kelimeler: Tasarlama eylemi, Mekân tasarımı, Erişilebilirlik kavramı, Fiziksel, sosyo-kültürel ve algısal erişilebilirlik, Güncel tasarım yaklaşımları.

Zeynep Acırlı
Anadolu University · Institute of Fine Arts
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Mekân algısı ve toplumsal değişme ilişkisinin değerlendirilmesi ve kitle iletişim araçları: 1980'li yıllar gazete reklamları örneği

Mekân, insan ve zaman faktörleriyle anlam kazanarak zihinsel bir sürece dönüşür ve bir mekân algısı oluşur. Mekân algısı birçok etken tarafından kurulabilir ve değiştirilebilir. Mekân algısını etkileyen faktörlerden biri de toplumsal değişmelerdir. Toplum tarih boyunca siyasi, ekonomik, kültürel ve teknolojik değişmelere bağlı olarak bir değişim geçirmiştir. Toplumun yaşadığı en önemli değişikliklerden biri olduğu düşünülen Endüstri Devrimi, modern toplumların ve modern toplumun mekânlarının oluşması adına önem taşır. Modern toplumların oluşması ile mekân algısının ortaya çıkan tüketim kültürü anlayışı doğrultusunda şekillendiği söylenebilir. Bu tüketim kültürünün bir parçası olan kitle iletişim araçları da mekân algısı üretme görevini üstlenir. Türkiye toplumunda tüketim kültürünün oluştuğu, toplumun bütün dinamiklerinde birçok değişmenin yaşandığı ve modern toplumun tam anlamıyla inşa edilmeye çalışıldığı 1980'li yıllar, bu nedenlerle çalışmada örneklem olarak seçilmiştir. Bu çalışma belirtilen anlayış doğrultusunda, dönemin toplumsal değişmeleri ile mekân algısı ilişkisini kitle iletişim araçlarından olan gazete reklamları üzerinden okumak ve değerlendirmek hedeflenmiştir. Seçilen iki gazete üzerinden mekân ve mekâna dair unsurlara ait reklamlar taranarak yapılan çalışmada Marksist ve toplumbilimsel çözümleme yöntemleri kullanılarak 1980'li yılların mekân ve mekân algısı, toplumsal değişmeler üzerinden okunmaya çalışılmıştır. Anahtar Sözcükler: Mekân algısı, Toplumsal değişme, Modern toplum, Tüketim kültürü, Gazete reklamları

Şeyma Koyuncu
Anadolu University · Institute of Fine Arts
2020
00
Master'sOpen AccessTR

İç mekan tasarımında veri olarak beden

Mekân; içinde çeşitli eylemlerin gerçekleştiği, insan bedeni ve hareketiyle algılanan bir boşluktur. Merleau-Ponty "bedenim olmasaydı, benim için mekân da olmazdı" sözüyle beden-mekân ilişkisini vurgulamıştır. Burada insan bedeni sadece sayısal veriler, oran ve orantıdan ibaret algılanmamaktadır. Beden fiziksel ve zihinsel verileriyle mekân tasarımında belirleyici temel unsur olarak değerlendirilmektedir. Tarihi süreçte Kartezyen düşüncenin yol açtığı bedene yönelik ayrımlar, günümüz mekân anlayışı ve tasarımında ortadan kalkmış, beden ve mekân bütünleşik değerler sistemi olarak değerlendirilir hale gelmiştir. Beden ve mekân arasındaki çoklu ilişki, mekân tasarımına yönelik yaklaşımların ana problemlerinden biridir. Değişen mekân ve beden algısı mekânsal deneyim kavramını öne çıkarmış, mekânsal deneyimde bedene yönelik algı, hareket, bellek kavramları incelenmesi gereken temel veriler haline gelmiştir. Ele alınan çalışma mekân tasarımı için temel veri olarak görülen bedenin sahip olduğu verilerin bütünleşik olarak ortaya konulmasına yöneliktir. Bu doğrultuda çalışma geçmişten günümüze bedenin mekan tasarımına yönelik ele alınışını ortaya koyan literatür verileriyle desteklenmiştir. Anahtar Sözcükler: Beden, Mekân, Mekânsal deneyim, Mekân tasarımı

Gökçen Altuntaş
Anadolu University · Institute of Fine Arts
2020
00
Proficiency in ArtOpen AccessTR

Mobilya ve enstalasyon etkileşimi üzerinden bir tasarım yaklaşımı

Tasarım ve sanat disiplinleri arasında karşılıklı bir etkileşim bulunmaktadır. Bu etkileşim mobilya tasarımı için de önemli bir yere sahiptir. Geçmişten günümüze mobilyanın bir sanat nesnesine dönüştüğü ya da bir sanat nesnesinin mobilya olarak ele alındığı, bazen de bu sınırların birbirine karıştığı birçok çalışma bulunmaktadır. Tasarım ve sanat arasındaki sınırların bulanıklaşmasının bir sonucu olarak her iki alanda kullanılan araç ve yöntemlerin disiplinler arası çapraz kullanımları, farklı ve yaratıcı yaklaşımları ortaya çıkarmıştır. Bu çalışma mobilya tasarımı ve sanat etkileşimi ile ortaya çıkan farklı yaklaşımların incelenmesi, bu yaklaşımların tasarım sürecinde yeni ve özgün fikirleri açığa çıkarması üzerinedir. Gerekli verilere ulaşmak için çalışma, mekân ve kullanıcı deneyimi ile doğrudan etkileşimi olan Enstalasyon Sanatı çerçevesinde ele alınmıştır. Çalışmanın amacı mobilya tasarımı ve Enstalasyon Sanatı arasındaki etkileşimi inceleyerek, sanatsal sürece özgü belirli unsurların tasarım sürecindeki yerini ve etkisini belirlemektir. Tez kapsamında mobilya tasarımı ve Enstalasyon Sanatı arasındaki disiplinler arası etkileşim belirlenen örnekler çerçevesinde analiz edilmiştir. Analiz yöntemi olarak, literatür taramasında elde edilen başlıklar çerçevesinde oluşturulan mobilya-enstalasyon etkileşim diyagramı kullanılmıştır. Tez çalışması literatür ve analiz çalışmaları kapsamında elde edilen verilerin bir tasarım yaklaşımı çerçevesinde örneklendirilmesiyle sonuçlandırılmıştır. Çalışmanın ulaştığı sonuç sanatsal bakış açısıyla oluşturulacak mobilya tasarım sürecindeki yenilikçi ve yaratıcı açılımları ortaya koymaktadır. Anahtar Sözcükler: Mobilya tasarımı, Enstalasyon, Enstalatif tasarım yaklaşımı

Mobilya tasarımı
Seda Canoğlu
Anadolu University · Institute of Fine Arts
2020
00
Proficiency in ArtOpen AccessTR

İç mimarlık eğitiminde oyun-tabanlı sürdürülebilir proje süreci tasarımı

Konut mekanlarının, iç mimarlık faaliyetleri kapsamında her aşamasının doğru ve sürdürülebilir bir şekilde tasarlanması; hem günümüz hem de gelecek nesiller için önemlidir. Bu tez çalışması kapsamında iç mimarlık öğrencilerinin sürdürülebilirlik konularında bilgi düzeyini artırmayı hedefleyen oyun tabanlı bir uygulama geliştirilmiştir. İç mimarlık eğitimine yöntem önerisi bakımında katkı sağlamayı hedefleyen bu tez çalışmasında tasarlanan uygulama; eğitlence kavramı üzerinden iç mimarlık öğrencilerine gelecek meslek yaşamlarının bir simülasyonunu yaşatmakta ve onları araştırmaya sevk etmektedir. İç mimarlık öğrencilerinin sürdürülebilirlik bilgisini eğlenerek edinmelerinin sağlanması amacıyla geliştirilen bu yöntem, eğitlence kavramı üzerinden rol yapma tekniklerinin kullanılmasını içermektedir. Tasarım sürecinde nesnel ve gerçekçi bir yaklaşımın oluşturulması için Türkiye'de geliştirilmiş bir sürdürülebilir bina değerlendirme sistemi sürece dahil edilmiştir. Oyun-tabanlı uygulamalar kapsamına alınabilecek Arı Oyunu; yoğun araştırma gerektiren bir sürece eğlenceli ve rekabetçi bir katkı sağlamaktadır. Sonuç olarak; konuyla ilgili bilgi artışının desteklenmesinin, eğlence ile eğitimin birleştirilmesinin ve mekan tasarımcılarının çevre, ekonomi ve sosyal ilişkiler bağlamında sorumluluklarının vurgulanmasının gelecek için önemi ortaya konmaktadır.

MekanMekan kullanımıMekan tasarımı+5
Meryem Geçimli
Anadolu University · Institute of Fine Arts
2020
00
Proficiency in ArtOpen AccessTR

20. yüzyıldan günümüze malzeme ve üretim teknolojileri bağlamında sandalye tasarımının gelişimi

İnsanların fiziksel ve sosyal gereksinimlerini karşılayan eşyalar olan mobilyalar, zaman içerisinde malzeme ve üretim teknolojileri paralelinde değişim ve gelişim göstermiştir. Tarihsel süreçte bulunduğu toplumların sosyal yaşam koşulları içerisinde değişen ihtiyaçlar ve ölçüler doğrultusunda evrilen sandalye tasarımları, tasarımcısının düşüncesiyle malzeme ve üretim teknolojilerinin yakın ilişkisi içerisinde gelişimini sürdürmeye devam etmiştir. Günümüzde gelinen noktada bir oturma mobilyası olan sandalyeler, tasarımcının yeniyi arama serüveni içerisinde yapay zekanın da tasarım sürecine katıldığı, yenilikçi malzeme ve üretim teknolojilerinin kullanıldığı tasarımlar olarak üretilmektedirler. Yapay zekanın tasarım sürecine katıldığı "üretkentasarım" olarak adlandırılan bu tasarım yönteminde, malzeme ve üretim teknolojilerinin katkıları merak konusudur. Giriş bölümünde, çalışmanın kapsam ve amaçlarının açıklandığı bu çalışmada; ikinci bölümde, mobilya kavramı ve mobilya tasarımında sürece değinilmiş ve tarihsel süreç içerisinde bir oturma mobilyası olarak sandalye tasarımları ele alınmıştır. Üçünde bölümde, çalışma kapsamı içerisinde 1900 ve sonrası yıllarda yaşanılan gelişmelerin tasarıma etkileri sosyokültürel, savaş-teknoloji ilişkisi, malzemede ve üretim teknolojilerinde yaşanılan gelişmeler doğrultusunda dört farklı başlık üzerinden irdelenmiştir. Dördüncü bölümünde, çalışmanın yöntemi açıklanarak insanın ilk kez yapay zekadan faydalanılarak tasarladığı, yapay zeka-insan ortak tasarımı, A.I. sandalyesinde (2019, Philippe Stark & Autodesk) kullanılan bilgisayar programı olan Autodesk Fusion 360 ile günümüzde tasarımda gelinen noktada malzeme ve üretim teknolojilerinin katkısının irdelenmiş; bu çalışmadan elde edilen bulgular tablolar ile açıklanmaya çalışılmıştır. Sonuç bölümünde, günümüzde tasarımda gelinen noktada malzeme ve üretim teknolojilerinin tasarıma katkısına değinilmiş ve mobilya tasarımının geleceği ile ilgili öngörülerde bulunulmuştur.

Çağrı Uludüz
Marmara University · Institute of Fine Arts
2020
10