Uşak University
Enstitü

Fen Bilimleri Enstitüsü

Uşak University

332

Arşivlenen Tez

0

DOI Atanmış

0%

DOI Oranı

Arşivlenen Tez

10 Tez
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Etlik piliç yetiştiriciliğinin geliştirilmesi açısından tavuk eti tüketim alışkanlıklarının incelenmesi : Uşak ili örneği

Bu çalışma, Uşak ili kentsel alanda 400 tüketici ile yapılan anketlerden elde edilen verilerden oluşmaktadır. Yapılan analizler sonucunda kişi başı yıllık tüketilen tavuk eti miktarı ortalama 13,64 kg olarak hesaplanmıştır. Gelir düzeyindeki artışa bağlı olarak ortalama tüketim miktarı artmaktadır. Tüketicilerin yarısına yakını (% 39,2) haftada 1 kez tavuk eti tüketmektedir. Bununla birlikte, tüketicilerin yarısına yakınının (% 41,7) tükettiği etin üçte biri tavuk etidir. Bu oran, gelir gruplarına göre değişmektedir. Tüketiciler tavuk etini tavuk ürünleri satan bayilerden, marketlerden ve bakkallardan temin etmektedir. Tüketiciler için tavuk eti tüketiminin ana sebebi; fiyatının düşük olması, piyasada kolay bulunabilmesi ve sağlıklı olması şeklinde sıralanmaktadır. Tüketicilerin yarısına yakını (% 42,5) bütün tavuk tercih etmektedir. Tüketicilerin tükettikleri tavuk eti içerisinde işlenmiş olanların oranı çok düşüktür. Tüketiciler için tavuk ürünleri tercihinde etkili olan faktörler; ürünün tazeliği, fiyatı, ambalajı, kalitesi, üreten firma, ürünün reklamı, tüketicinin damak zevki ve ürünün imal tarihi olarak belirlenmiştir. Tüketim tercihine göre (but, baget, göğüs, kanat vs.), işlenen ürünler mangallık veya diğer amaçlara göre hazırlanıp tüketiciye sunulabilir. Tüketiciler, organik gıda ürünleri için daha fazla para ödemeye hazır oldukları için üretici organik tavuk eti üretimine teşviklerle yönlendirilebilir.

Atila Yıldız
Uşak University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2018
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Süne mücadelesinde ruhsatlı ilaçlarla bulaşık süne (Eurygaster integriceps Put. Heteroptera: Scutelleridae) yumurtalarının ve bunları parazitleyen Trissolcus semistriatus Nees (Hym.: Scelionidae)'un bazı biyolojik özellikleri

Bu çalışma buğdayda önemli düzeyde zarara neden olan Süne, Eurygaster spp. (Heteroptera: Scutelleridae) için yaygın olarak kullanılmakta olan sentetik piretroitli insektisitlerden Cypermethrin, Alpha-cypermethrin, Lambda-cyhalothrin ve Deltamethrin etkili maddeli insektisitlerin EC formülasyonlarının laboratuvar koşullarında Trissolcus semistriatus Nees (Hymenoptera: Scelionidae)'a etkisi araştırılmıştır. Süne yumurtalarına parazitlenme öncesi ve sonrası bu insektisitlerin püskürtme ve daldırma yöntemi ile uygulanması sonucunda yumurta parazitoitinin ergin çıkışına ve biyolojik faaliyetlerine etkileri 2019 yılında belirlenmiştir. Çalışma sonucunda, süne mücadelesinde kullanılan insektisitlerle bulaşık süne yumurtalarının T. semistriatus erginlerinin canlı kalma (%9-31) ve parazitleme gücüne (%7-29) etki %0-30 arasında olup N sınıf değerinde zararsız ya da az zararlı olarak sınıflandırılmıştır. İnsektisitlerin ergin öncesi T. semistriatus'a %50-76 arasında etki ile M sınıf değerinde orta derece zararlı olarak sınıflandırılmıştır. İnsektisit ile püskürtme ve daldırma ile uygulama yapılan parazitli süne yumurtaları içerisindeki parazitoitler her iki koşulda da gelişimini sürdürdüğü tespit edilmiştir. Parazitoitlerde ölümlerin yumurtadan çıkarken yumurta kabuğu ile teması sonucu meydana geldiği düşünülmektedir.

Sinem Uysal
Uşak University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Çörek otu yağı ilavesinin fiğ-buğday silajıının yem değeri ve kalitesine etkisinin belirlenmesi

Bu çalışmada, fiğ-buğday karışımlarına farklı düzeylerde çörekotu yağı (Nigella sativa) ilavesiyle elde edilen silajların bazı kimyasal, fermentasyon, duyusal özellikleri ve in vitro organik madde sindirilebilirliği, metabolik enerji ve net laktasyon içeriklerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Bu amaçla, laboratuvar koşullarında fiğ-buğday karışımlarına % 0,00 (kontrol), 0,02; 0,04; 0,08 ve 1,60 düzeylerinde çörekotu yağı ilave edilmiş ve silolama dönemi 75 gün devam etmiştir. Araştırmadan elde edilen bulgulara göre, çörekotu yağı ilavesiyle silajların kuru madde ve organik madde, içerikleri kontrol grubuna göre önemli düzeyde artmıştır (P<0,01). Araştırma silajlarının ham protein, ham yağ, ham kül, NDF, ADF, Fleig Puanı, pH ve propiyonik asit, in vitro Organik Madde Sindirilebilirliği, ME ve NEL içerikleri bakımından görülen farklılıklarının önemli olmadığı belirlenmiştir (P>0,05). Bununla birlikte, silajların laktik asit içeriği, % 1,60 düzeyinde çörekotu yağı ilavesiyle artmıştır (P<0,05). En yüksek düzeyde asetik asit içeriği, % 0,08 düzeyinde çörekotu yağı içeren grupta saptanmıştır (P<0,01). Deneme silajlarında tamamında amonyak azot ve bütirik asit içeriği tespit edilememiştir. Çörekotu yağı ilavesiyle fiğ-buğday silajlarının koku, renk ve strüktür özellikleri açısından görülen farklılıklar önemli bulunmamıştır (P>0,05). Bununla birlikte, bütün grupların "Pekiyi" kalite sınıfında yer aldığı belirlenmiştir. Araştırma sonunda, fiğ-buğday silajlarına % 1,60 düzeyinde çörekotu yağı ilavesiyle iyi kalitede silaj elde edilebileceği belirlenmiştir.

Macar fiği
Gizem Arıcan
Uşak University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Gaz sensörü tasarımı ve yapay sinir ağı tabanlı matematiksel modelleme yaklaşımı

Bu tezde, kimyasal sensör element olarak kullanılmak üzere Langmuir-Blodgett (LB) tekniği ile grafen oksit (GO) ince filmleri hazırlanmıştır. GO nano LB ince filmlerin özelliklerinin karakterize edilmesi için Kuartz Kristal Mikrobalans (KKM) sistemi kullanılmıştır. Aynı zamanda, nano ince film sensörünün çeşitli zararlı organik buharlara karşı seçiciliği KKM tekniği ile incelenmiştir. Nano ince filmlerin şişme süreçleri Fick denklemleri ile analiz edilmiştir. Şişme sürecinde organik buharların difüzyon katsayıları (D) da elde edilmiştir. İlk deneysel çalışmalar, GO malzemesinin etkili kimyasal sensör karakteri sergilediği diklorometan buharına karşı verdiği büyük tepki ile ortaya çıkmıştır. Deneysel veriler kullanılarak kuartz titreştiricinin frekans değişiminin NARX-ANN tabanlı matematiksel modeli tasarlanmıştır. NARX-ANN sonuçları tasarlanan modelin etkin olduğunu doğrulamıştır.

Hücresel yapay sinir ağları
Sibel Çelik Açıkbaş
Uşak University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Beta kesirli türevi ve eşitsizlikleri

Bu tez çalışmasında beta kesirli analizi incelenmiş ve bazı önemli eşitsizlikler beta-integrali yardımıyla genelleştirilmiştir. Tez yedi bölümden oluşmaktadır. Tezin giriş bölümünde kesirli analiz kavramı tanıtılmış ve konunun tarihçesiyle ilgili bilgi verilmiştir. İkinci bölümde bazı önemli tanım ve teoremler üzerinde durulmuştur. Üçüncü bölümde uyumlu kesirli integraller için yeni Hermite-Hadamard eşitsizlikleri incelenmiştir. Dördüncü bölümde uyumlu kesirli integraller için Hermite-Hadamard tipi eşitsizlikler incelenmiştir. Beşinci bölümde beta-türevi yardımıyla Taylor Formülü, Lagrange Kalan Terimi, Steffensen eşitsizliği elde edilmiştir. Altıncı bölümde ise beta-integrali yardımıyla bazı yeni integral eşitsizlikleri elde edilmiştir. Son olarak da sonuç ve önerilere yer verilmiştir.

Matematik
Fatma Korkmaz
Uşak University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2020
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

İnsan kolon kanseri (CCL–233) hücrelerinde borun apoptotik ve antianjiyogenik etkilerinin araştırılması

Kolorektal kanser (CRC), dünya çapında kansere bağlı ölümlerin en yaygın nedenlerinden biridir ve kansere bağlı ölümün önde gelen nedenlerinden biri olmaya devam etmektedir. Son araştırmalar, diyet ve yaşam tarzı dahil olmak üzere mikrobiyal ve çevresel faktörlerin kolon kanseri gelişimini etkileyebileceğini göstermiştir. Kolorektal kanser tedavisi için kullanılan metotların başarı oranları oldukça düşüktür. Bor, çeşitli biyolojik işlemlerde önemli rol oynayan önemli bir mineraldir. Bitkilerin, hayvanların ve insanların büyümesi için bor gereklidir. Bor olarak adlandırılan bu bileşikler içerisinde en önemli olanları borik asit ve borakstır. Borik asit'in bazı önemli kimyasal özellikleri kanser tedavisinde kullanılabilirliğini desteklemektedir. Yapılan çalışmalar, bor diyetiyle beslenen hayvan ve insanlarda, kemik yoğunluğu, embriyonik gelişimi, yara iyileşmesi ve kanser tedavisi ile borun diğer faydalarınıda ortaya koymaktadır. Borun, çeşitli enzimlerin ve minerallerin metabolizmasını etkilediği de bildirilmiştir. Yapılan bu tez çalışmasında CCl-233 insan kolon adenokarsinom hücre hattı üzerine borik asitin etkileri proliferasyon, VEGF ve Poli (ADP-riboz) polimeraz (PARP) analizi çalışmalarıyla araştırılmıştır. Yapılan çalışmalar sonucunda; hücre canlılık analizlerimizde ii 50 mM borik asitin hücre proliferasyonunu 24., 48. ve 72. saatler sonucunda azalttığı gözlenmiştir. En iyi sonuçların 48. saatte ortaya çıktığı bulunmuştur. Ardından 48. saatte PARP analizine bakılmıştır. PARP değerleri cisplatin uygulanan kontrol grubuda yüksek çıkmıştır. Buna karşılık borun iki konsantrasyonunda (50-100 mM) PARP seviyeleri kontrol grubuna göre (p<0,05) düşük çıkmıştır. Bu analize ek olarak 48. saatte VEGF analizi yapılarak, VEGF bor düzeylerinin cisplatin uygulanan kontrol grubuyla aralarında fark olduğu, kontrol grubuyla aralarında bir fark olmadığı görülmüştür. Anahtar kelimeler : Kolon Kanseri, Borik asit, Proliferasyon, VEGF, PARP

Şahabettin Can Özyarım
Uşak University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2020
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

İnsan meme kanseri mcf-7 hücrelerinde borun genotoksik ve anjiogenik etkilerinin araştırılması

Meme kanseri, kadınlarda en çok görülen kanser türü olup, dünyada kadın ölüm sebepleri arasında ikinci sırada yer almaktadır. Meme kanserine çözüm bulunması amacıyla, tedaviye yönelik farklı çalışmalar yapılmakta ve farklı ilaç ve maddelerin bu hastalık üzerindeki etkileri yoğun bir şekilde araştırılmaktadır. Bu çalışmada meme kanseri hücre dizisinde (MCF-7) borik asit kullanımının antiproliferatif, apoptotik, anjiyojenik ve antioksidan etkilerinin araştırılması amaçlanmıştır. Kemoterapötik ajanlar neoplastik hücrelere zarar verirken bazı normal hücreler de bundan etkilenmekte ve bu durum çeşitli yan etkilere neden olmaktadır. Borik asidin bazı kanser hücresi tiplerinin çoğalmasını kontrol ettiği gösterilmiştir. Borik asit peptitler, proteazlar, proteazomlar, arginaz, nitrik oksit sentaz ve transpeptidazların bir inhibitörüdür. Borik asidin güçlü bir antioksidan etki göstermesi, özellikle kanser tedavilerinde kullanılan ilaçların yan etkilerinin azaltılması ve reaktif oksijen türlerinin (ROS) seviyesini azaltması açısından önem teşkil etmektedir. ii Bu çalışmada borik asidin ortalama latel doz (LD50) değerlerini belirlemek için MCF-7 hücre dizisi üzerine borik asidin farklı konsantrasyonları uygulandı ve sitotoksik aktiviteleri 24, 48 ve 72. saatte hücre sayım (CCK-8) ELİSA kiti kullanılarak antiproliferatif etkisi belirlendi. Bulunan sonuçlarda en anlamlı değişiklikler 48.saatte görülmüştür. Bu sebeple diğer analizler 48 saatlik inkübasyon süresi üzerinden yapılmıştır. Biyokimyasal parametrelerin tayini için belirlenen konsantrasyonlar hücrelere uygulandıktan sonra hücre lizatları elde edildi. Elde edilen numunelerle anjiyogenik etkilerin belirlenmesi için vasküler endotelyal büyüme faktörü (VEG-F) elisa kiti kullanıldı. Apoptotik etkileri belirlemek amacıyla da Poli(ADP-riboz) polimeraz (PARP) elisa kiti kullanıldı. Total antioksidan ve oksidan seviyeleri belirlemek için ise TAS ve TOS elisa kitleri kullanıldı. Sonuç olarak bu çalışmada konsantrasyon ve zamana bağlı borik asidin MCF-7 meme kanseri hücre hattında proliferasyonun azaldığı gözlemlendi. Aynı zamanda elde ettiğimiz PARP sonuçlarına göre borik asit konsantrasyonlarının kontrol grubuna göre anlamlı farklılık gösterdiği tespit edilmiştir. Borik asit konsantrasyonları ile Cis Platin grupları arasında anlamlı farklılık görülmemiştir. Her iki grubun da kontrol grubuna göre artış göstermesi, borik asidin hücreyi nekroza götürdüğünü düşündürmektedir. Borik asidin anjiyogenez ile ilişkisini açıklamak amacıyla yapılan VEG-F sonuçlarına bakıldığında ayrı ayrı hem kontrol grubu hem de Cis Platin ile anlamlı farklılıklar gözlemlendi. Analizlerde borik asit gruplarında MCF-7 meme kanseri hücre hattında Cis Platinden daha etkili sonuçlar elde edilmiştir ve bu durum borik asidin antianjiyogenik bir etkisinin olabileceğini düşündürmektedir. Yapılan TAS-TOS analizleri sonucu antoksidan kapasite ve oksidan kapasite konsantrasyona bağlı artış gösterdi. Bu durum hücrenin oksidatif strese girdiğine ve buna karşılık antioksidan seviyelerini denge kurmak amacıyla arttırdığını düşündürmektedir. Bu açıdan bakıldığında, MCF-7 hücrelerinde yapılan biyokimyasal analizlerin doza bağlı değişimlerinin literatüre katkı sağlayacağı kanaatindeyiz. Anahtar Kelimeler: MCF-7, Borik Asit, PARP, VEGF

Ali Osman Albayrak
Uşak University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2020
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Farklı oranlarda üre ve melas katkısının filotu (Miscanthus x giganteus) silajlarının bazı fiziksel ve kalite özellikleri üzerine etkisi

Bu çalışma salkım çıkarma öncesi dönemde hasat edilerek silolanan filotu (Miscanthus x giganteus) silajlarına farklı oranlarda üre ve melas katkılarının silajların bazı fiziksel ve kalite özelliklerine etkilerini belirlemek amacıyla 2018 yılında Uşak'ta yürütülmüştür. Çalışmada filotu silajlarına % 0.5, 1 ve 1.5 oranında üre ve % 0, 2 ve 4 oranında melas katkıları uygulanarak silajların kuru madde oranı, fiziksel özellikleri, pH, fleig puanı, ham protein oranı, NDF, ADF, TDN, DMI, DDM ve RFV değerleri belirlenmiştir. Araştırmadan elde edilen sonuçlara göre silajların pH değerleri 3.78 ile 6.13 arasında, fleig puanları 35.86 ile 129.71 arasında, ham protein oranları % 5.47 ile 8.35 arasında, NDF ve ADF oranları sırasıyla % 69.09 ile % 76.81 ve % 42.33 ile 49.49 arasında değişmiştir. Uygulamalara bağlı olarak TDN oranları % 37.51 ile % 46.74 arasında, DMI değerleri % 1.56 ile % 1.74 arasında, DDM oranları % 50.35 ile 55.93 arasında, RFV değerleri ise 61.28 ile % 75.29 arasında değişim göstermiştir. Çalışmada üre katkıları silajların ham protein oranlarını olumlu yönde etkilerken silaj fermantasyonu ve sindirilebilirlik ile ilgili parametreleri olumsuz yönde etkilemiştir. Melas katkıları ise silajların kuru madde ve ham protein oranı hariç diğer özelliklerini olumlu yönde etkilemiştir. Araştırma sonucunda yüksek ham protein oranı ve sindirilebilirlik için filotu silajlarına % 1 oranında üre ve % 4 oranında melas katılmasının faydalı olacağı sonucuna varılmıştır.

Kadir Bolakar
Uşak University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2020
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

5. sınıf matematik öğretmenlerinin kesirlerle işlemler alt öğrenme alanında öğrenme güçlüğüne sahip öğrenciler ve normal öğrenciler için sınıfta oluşturmayı amaçladıkları sosyomatematiksel normlar

Bu çalışmada kaynaştırma öğrencilerinden öğrenme güçlüğüne sahip öğrencilerin olduğu bir sınıfta matematik öğretmeninin sınıf içerisinde ortaya çıkarmaya çalıştığı sosyomatematiksel normları belirlemek amaçlanmıştır. Çalışma durum çalışması olup çalışmanın katılımcılarını Türkiye'nin batısındaki bir ilin ilçesine ait devlet okullarında eğitim veren ve sınıflarında birer tane öğrenme güçlüğüne sahip öğrencinin bulunduğu üç matematik öğretmeni oluşturmuştur. Gözlem ve doküman incelemesi yoluyla toplanan çalışmanın verileri içerik analizi ile analiz edilmiştir. Çalışmada öğretmenlerin öğrenme güçlüğüne sahip ve normal öğrenciler için sınıflarında hem sosyomatematiksel normları hem de sosyomatematiksel norm olmaya aday normları oluşturdukları görülmüştür. Çalışmanın bulgularından öğretmenlerin öğrenme güçlüğüne sahip öğrenciler için oluşturdukları normların sınıftaki bütün öğrenciler için oluşturdukları normlara göre az sayıda olduğu söylenebilir. Norm olan davranışların öğrenme güçlüğüne sahip öğrenciler için "gerekçelendirmeden açıklamayı kabul etme" ve "matematiksel anlamda farklı çözümler üretmek ve önermek" şeklinde, sınıftaki bütün öğrenciler için ise "matematiksel anlamda farklı çözümler üretmek ve önermek, sınıfta ortaya atılan matematiksel muhakemeleri gerekli sorgulamalarla masaya yatırıp tartışarak bir uzlaşmaya varma, basit kolay ve etkili çözümler sergileme, gerekçelendirmeden açıklamayı kabul etme, rehberlik ederek sonuç buldurma, farklı çözüm yolları sunma, kabul edilebilir matematiksel açıklama ve gerekçeler ortaya koyma, başka bir öğrencinin çözümünü yeniden açıklamak ve çözümlemek" şeklinde olduğu belirlenmiştir. Çalışmanın bulgularından öğrenme güçlüğüne sahip öğrencilerin bulunduğu sınıflarda öğretmenlerin kullandıkları sosyomatematiksel normların öğrencinin anlamlı öğrenmesine olumlu katkı sağlayacak nitelikte olduğu buna karşın süreçten ziyade sonucu önemseyecek nitelikte öğrencinin gelişimine çok da katkısı olmayacak şekilde normların da kullanıldığı belirlenmiştir. Bulgular ışığında öğretmenlere çözüm sürecine odaklanabilmelerini ve öğrencilerin daha özgür ve aktif olmalarını sağlayan bazı sosyomatematiksel normları sınıflarında daha fazla kullanmaları önerilebilir.

Branş öğretmenleriKaynaştırma eğitimiKesirler+7
Hava Öksüz
Uşak University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Langmuır-Blodgett ince film üretme tekniği ile hazırlanan polimer tabanlı nano ince filmlerin karakterizasyonu ve zararlı organik buharlara karşı duyarlılığı

Bu çalışmada, α-(naftalin-1-yloksi)-2-oksooetil metakrilat polimeri (Poli-NMA) sensör maddesi olarak kullanılarak polimer bazlı kimyasal sensör geliştirilmiştir. Bu amaç için polimer türevi, Langmuir-Blodgett (LB) ince film kimyasal gaz sensör elementi olarak tasarlanmıştır. Poli-NMA maddesi Fourier Dönüşümlü Kızılötesi (FTIR), 1 H-NMR (Nükleer manyetik rezonans) ve 13C-NMR analizleri ile karakterize edilmiştir. Bütün Poli-NMA LB ince filmleri Atomik Kuvvet Mikroskobu (AKM), UV-Görünür Bölge Spektroskopisi ve Kuartz Kristal Mikrobalans (KKM) teknikleri ile karakterize edilmiştir. Polimerik kimyasal sensörü KKM tekniği kullanılarak dört farklı zararlı organik buhara (diklorometan, kloroform, benzen ve toluene) maruz bırakılmıştır. Bu çalışmada, ayrıca, Poli-NMA kimyasal sensörünün zararlı buharlara karşı hassasiyet ve LOD değerleri belirlenmiştir. Oda sıcaklığında elde edilen sonuçlar, polimerik kimyasal sensörün zararlı buharlara karşı tepkisinin geniş, hızlı ve tekrarlanabilir olduğunu ve kinetik tepki değerlerinin sıralamasını diklorometan, kloroform, benzen ve toluen olarak göstermiştir.

Gaz sensörüUçucu organik bileşiklerİnce filmler
Lıda Noory
Uşak University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2021
00