Yozgat Bozok University
Anabilim Dalı

Eğitim Bilimleri Anabilim Dalı

Yozgat Bozok University

5.174

Arşivlenen Tez

5

DOI Atanmış

0%

DOI Oranı

Anabilim Dalı

50 Tez
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Yabancı dil olarak İngilizceyi öğrenen orta öğretim 9. sınıf öğrencileriyle, üniversite hazırlık sınıfı öğrencilerinin kullandıkları dil öğrenme stratejilerinin karşılaştırılması

ÖZETDil öğrenme stratejileri konusunda yapılmış olan bu araştırma, yabancı dil olarakİngilizceyi yeni öğrenen iki ayrı yaş grubu (16 ve 19-20 yaş) öğrenicisinin kullandığı dilöğrenme stratejilerinin karşılaştırılması amacı ile gerçekleştirilmiştir. Bu yaş grubuöğrenicileri, Dede Korkut Anadolu Lisesi (D.K.A.L.) 9.sınıf ile Yıldız Teknik Üniversitesi(Y.T.Ü.) hazırlık C kuru öğrenicileridir. Uygulama, her iki eğitim kurumundaki 25öğreniciden elde edilen verilere dayalı olarak yürütülmüştür.Bu araştırmada, niceliksel araştırma yöntemi temel alınmıştır. Verilerin toplanmasıamacı ile Oxford'un (1990) 50 soruluk Dil Öğrenme Stratejileri Ölçeği kullanılmıştır. Eldeedilen veriler, her iki kurum öğrenicilerinin kullandıklarını belirttikleri dil öğrenmestratejilerini ortaya koyacak biçimde çözümlenmiştir. Bu çözümlemeye bağlı olarak, ikikurum öğrenicilerinin strateji kullanımlarındaki benzerlik ve farklılıklar belirlenmiştir.Araştırma sonucunda, D.K.A.L. öğrenicileri ile Y.T.Ü. öğrenicilerinin stratejikullanımları arasında benzerlik ve farklılıkların neler olduğu saptanmıştır. Yabancı dil olarakİngilizceyi öğrenmede iki kurumdaki toplam 50 öğrenicinin Oxford (1990) tarafındanbelirlenmiş olan altı strateji grubunda yer alan stratejilerden değişik oranlarda yararlanmışoldukları saptanmıştır. Tüm öğrenicilerin genel strateji kullanımlarının orta düzeyde olduğuanlaşılmıştır. Ancak, D.K.A.L. öğrenicilerinin Y.T.Ü. öğrenicilerine kıyasla strateji kullanımgenel ortalamasının daha yüksek olduğu ve daha fazla strateji grubundan yararlandıklarıbelirlenmiştir.

Arzu Hiçyılmaz
Yıldız Technical University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2006
00
DoktoraAçık ErişimTR

İngilizce öğretmen adaylarının İnglizce ve öğretmenlik becerilerine ilişkin öz-yeterlik inançları arasındaki ilişki

Öz yeterlik inancı, insanın bir işi yapmak için gerekli becerilere sahip olduğuna ilişkininancıdır. Öz yeterlik inancının insan davranışlarını etkilediği, çünkü davranışların, büyükölçüde, gerçekte doğru olandan çok, insanların neyin doğru olduğu yolundaki inançlarınadayandığı düşünülmektedir. Öğretmen öz yeterliği ise öğrencilerin başarılarını etkilemekonusunda öğretmenin kendi becerilerine olan yargısı şeklinde tanımlanmaktadır.Bu araştırmada, ngilizce öğretmen adaylarının öğretmenlik ve yabancı dil olarak ngilizcekullanma becerilerine ilişkin öz yeterlik inançları arasında anlamlı bir ilişki olup olmadığınabakılmıştır. Bu bağlamda, öğretmen adaylarının öğretmenliğe ilişkin öz yeterliklerindeöğrenci katılımı/ öğretim stratejileri ve sınıf yönetimi alt boyutları ve yabancı dil olarakngilizce kullanmaya ilişkin okuma, dinleme, konuşma ve yazma olmak üzere dört temelbeceride öz yeterlik düzeyleri incelenmiştir. Genel olarak, öğretmenlik ve ngilizce özyeterliğinde aday öğretmenlerin öğrenim görmekte oldukları üniversiteye görekarşılaştırmaları yapılmıştır Bunun yanı sıra, öğretmen adaylarının öğretmenlik ve ngilizceöz yeterliklerinde öğrenim görmekte oldukları üniversite ve mezun oldukları lise türününetkili olup olmadığı araştırılmıştır. Araştırmanın örneklem grubunu, Türkiye'nin ngilizceöğretmeni yetiştiren 20 farklı üniversitesindeki toplam 1182 öğretmen adayı oluşturmuştur.Veriler, Tschannen-Moran ve Hoy tarafından geliştirilen ?Öğretmen Öz Yeterliği Ölçeği? vearaştırmacı tarafından geliştirilen ?Yabancı Dil Olarak ngilizce Becerisine Yönelik ÖzYeterlik Ölçeği? ile toplanmıştır.Araştırma sonucu elde edilen bulgular, öğretmen adaylarının, öğretmenlik ve ngilizce özyeterliğine ilişkin öz yeterlik inançları arasında anlamlı ilişki olmadığını ortaya koymuştur.Öğretmenliğe ve ngilizceye ilişkin öz yeterlik inancında bazı üniversiteler arasında anlamlıfarkın olduğu saptanmıştır. Mezun olunan lise türünün ngilizce öğretmen adaylarınınöğretmenlik ve yabancı dil olarak ngilizce kullanma becerilerine ilişkin öz yeterlikinançlarında anlamlı bir fark yaratmadığı saptanmıştır.Anahtar Sözcükler: Öz-yeterlik inancı, aday öğretmen, öğretmen eğitimi, yabancı dil olarakngilizce öğretimi.

Figen İlke Büyükduman
Yıldız Technical University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2006
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

İlköğretim ikinci kademe 7. sınıflarda İngilizce öğretiminde öykünün canlandırılması yolu ile öğrencilerin yaratıcılığı ve eleştirel düşünme yeteneğini arttırma

ÖZHayat boyu devam eden bir süreç olan eğitim, eleştirel düşünme ve düş gücümüzü besleyeceknitelikte olmalıdır. Bildiklerimizi yaşama geçirebilmek için düşlememiz, düşlemek için de onubesleyen, kaynağını yaşamdan alan eğitime zengin içeriğiyle yardımcı olan yaratıcı drama gibietkinlikleri etkin olarak uygulamamız gerekir.Öğrenicilerin hangi yaşta olursa olsunlar doğrudan doğruya kendi yaşantıları yoluyla dahakolay ve kalıcı öğrendikleri düşüncesinin altını çizersek, yaratıcı drama etkinliklerinin etkili biröğretim için eğitim programlarında konuların planlanması ve işlenmesi aşamalarında bir yöntemve teknik olarak geliştirilip kullanılması gerekir. Burada amaç, yabancı dil öğretimini öğrencilerindüş gücünü ve yaratıcılıklarını geliştirmelerine katkıda bulunarak daha etkili biçimdegerçekleştirebilmektir.Bu çalışma, lköğretim ikinci kademe 7. sınıflarda ngilizce öğretiminde öykününcanlandırılması yolu ile öğrencilerin yaratıcılığını ve eleştirel düşünme yeteneğini arttırmaaçısından nasıl bir model olarak uygulanabildiğini örneklendirmeyi, uygulanan bu çalışmalarınöğrenci ve uygulamayı yapan öğretmen tarafından nasıl değerlendirildiğini ve ulaşılan sonuçlarınne yönde olabileceğini ortaya koymayı amaçlamaktadır. Öğrencilerin uygulamaya ilişkingörüşlerini öğrenebilmek için belirlenen zamanda sormaca ve görüşme tekniği uygulanmış çalışmasüresince değerlendirme bölümlerinde öğrencilerin sözlü ifadeleri dinlenerek kaydedilmiştir.lköğretim ikinci kademe 7. sınıflarda ngilizce öğretiminde öykünün canlandırılması yolu ileöğrencilerin yaratıcılığı ve eleştirel düşünme yeteneğini arttırma açısından uygulanan çalışmanınngilizce öğretimine katkı sağlayacağı düşünülmektedir.i

Burcu Çalışkan
Yıldız Technical University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2006
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Ergenlerde Karar Verme Ölçeği`nin (Adolescent decision making questionnaire) uyarlama çalışması

ÖZET ERGENLERDE KARAR VERME ÖLÇEĞİ'NİN (ADOLESCENT DECISION MAKING QUESTIONNAIRE) UYARLAMA ÇALIŞMASI Oğuzhan ÇOLAKKADIOĞLU Yüksek Lisans Tezi, Eğitim Bilimleri Anabilim Dalı Danışman: Doç. Dr. S. Sonay GÜÇRAY Eylül, 2003, 124 sayfa Bu araştırma; Karar vermede öz-saygı ve karar verme stillerini belirlemek amacıyla Mann, Harmoni ve Beswick (1989) tarafından geliştirilmiş olan Ergenlerde Karar Verme Ölçeğim (EKVÖ) Türk kültürüne uyarlamak amacıyla yapılmıştır. Araştırma, 13-15 yaşlan arasındaki 1332 kız, 1457 erkek olmak üzere toplam 2789 öğrenciden toplanan veriler üzerinde gerçekleştirilmiştir. Çalışmada ilk önce EKVÖ'nün Türkçe'ye çevirisi gerçekleştirilmiş, yapılan çeviri, dil bilim uzmanlarınca değerlendirilmiş, geri çeviri yöntemi aracılığı ile orijinal formla eşdeğerliği sınanmıştır. EKVÖ'nün yapı geçerliği için faktör analizi, benzer ölçeklerle korelasyonlarım incelemek için ölçüt bağıntılı geçerliği, madde ve güvenirlik analizleri için Cronbach alfa ve test tekrar güvenirliği incelenmiştir. Varimaks dönüştürme yöntemi ile yapılan açıklayıcı faktör analizinde EKVÖ'nün orijinalinde olduğu gibi beş faktörden oluştuğu ve 30 maddenin orijinal İngilizce formda yer aldıkları faktörlere yüklendikleri görülmüştür. Ölçüt bağıntılı geçerlik için EKVÖ'nün Çocuklar için Depresyon ölçeği (Kovacs, 1980), Çocuklar için Durumluk-Sürekli Kaygı Envanteri (Speilberger, 1973) ve Öz-Saygı Envanteri (Coopersmith, 1967) ile olan ilişkisi incelenmiştir. EKVÖ'nün uyumlu stilleri ile ÇDÖ arasında negatif yönde, ÖSE arasında pozitif yönde anlamlı ilişki bulurken, ÇDSKE ile bir ilişki bulunmamıştır. EKVÖ'nün uyumsuz stilleri ile ÇDÖ arasında pozitif yönde, ÖSE arasında negatif yönde anlamlı ilişki bulunmuştur. EKVÖ'nün uyumsuz stillerinden panik ile ÇDSKE arasında pozitif yönde bir ilişki bulunurken diğer uyumsuz karar verme stilleri arasında bir ilişki bulunmamıştır. Madde ve güvenirlik analizlerinde alt ölçeklerin Cronbach alfa11 değerleri, madde-toplam puan korelasyonları ve test tekrar test güvenirlik katsayılarının yüksek olduğu görülmüştür. EKVÖ ile ilgili yapılan istatiksel analizler, EKVÖ'nün ergenlerde karar vermede öz-saygı ve karar verme stillerini ölçmede kullanılabilecek geçerli ve güvenilir bir ölçek olduğunu göstermiştir. Anahtar Kelimeler: Ergenlerde karar verme, karar verme stilleri, karar verme ölçekleri

ErgenlerKarar vermeÖlçekler
Oğuzhan Çolakkadıoğlu
Çukurova University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2003
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Ortaöğretim kurumlarında çalışan öğretmenlerin demokratik tutumları

Bu araştırma, ortaöğretim kurumlarında çalışan öğretmenlerin demokratik tutumlarım belirlemek amacıyla yapılmış tarama modelinde betimsel bir çalışmadır. Araştırmanın evrenini 2002-2003 eğitim-öğretim yılında Adana ili Yüreğir ve Seyhan merkez ilçelerindeki ortaöğretim kurumlan oluşturmuştur. Bu evren içerisinden tesadüfi küme örnekleme yöntemi ile seçilen 1 1 orta öğretim kurumunda görev yapan 207 branş öğretmeni araştırmanın örneklemini oluşturmuştur. Bu araştırma için gerekli veriler araştırmacı tarafından geliştirilen ölçeğin uygulanması ile elde edilmiştir. Ölçek iki bölümden oluşmaktadır. Birinci bölüm kişisel bilgiler, ikinci bölüm 19 maddeden oluşan demokratik tutum cümlelerinden oluşmaktadır. Araştırmadan elde edilen bulgular şu şekilde özetlenebilir: 19 maddelik tutum ölçeğinin Katılım, Bilimsellik, Eşitlik, Devletin Bireye Karşı Sorumlukları, Ayrımcılık ve Adalet alt ölçeklerine ilişkin olarak aldıkları tutum puanlarına göre ortaöğretim kurumlarında çalışan öğretmenlerin; katılımcı, bilimsel düşüncelere sahip, eşitlikçi, hoşgörülü (ırk, dil, din, toplumsal sınıf Vb. aynım gözetmeyen), adalete ve devletin bireye karşı sorumluluklarını yerine getirmesine önem veren tutumlara sahip oldukları söylenebilir. Çalıştıkları lise türüne, mezun oldukları kurum düzeyine, hizmet içi eğitim programlarına katılıp katılmamalarına, kıdem ve medeni durumlarına göre ortaöğretim kurumlarında görev yapan öğretmenlerin Katlimi, Bilimsellik, Eşitlik, Devletin Bireyen Karşı Sorumlulukları, Ayrımcılık, Adalet ak ölçeklerine ilişkin olarak tutumları arasında anlamlı bir farklılık bulunmamıştır. Ortaöğretim kurumlarında görev yapan öğretmenlerin branşlarına göre Katılım, Eşitlik, Devletin Bireye Karşı Sorumlulukları, Ayrımcılık, Adalet alt ölçeklerinden aldıkları tutum puanları arasında anlamlı bir farklılık bulunmamıştır. Bilimsellik alt ölçeğinden aldıkları tutum puanlan arasındaki fark Resim-Müzik-Beden Eğitimi öğretmenleri lehine anlamlı bulunmuştur. Ortaöğretim kurumlarında çalışan öğretmenlerin yaşlarına göre Katılım, Bilimsellik, Devletin Bireye Karşı Sorumlulukları, Ayrımcılık, Adalet alt ölçeklerinden aldıkları tutum puanlan arasında anlamlı bir fark bulunamamıştır. Eşitlik alt faktöründen aldıkları tutum puanlan arasındaki fark ise (p<.05 anlamlılık düzeyi) 21-25 yaş grubu lehine anlamlı bulunmuştur. Öğretmenlerin cinsiyetine göre Katılım, Bilimsellik, Eşitlik, Devletin Bireye Karşı Sorumlulukları, Adalet alt ölçeklerinden aldıkları tutum puanlan arasındaki fark anlamlı bulunmamıştır. Ayrancılık alt faktöründen alman tutum puanlan arasındaki fark bayan öğretmenler lehine anlamlı bulunmuştur. Anahtar Kelimeler: Demokratik tutum, Ortaöğretim

Demokratik tutumLise öğretmenleriLiseler+2
Reyhan Yurtseven
Çukurova University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2003
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

İlköğretim 3. 4. ve 5. sınıf çocuklarının arkadaşlık konusundaki görüşleri ve arkadaş seçimlerinin etkileyen etmenler

ÖZET İLKÖĞRETİM 3. 4. VE 5. SINIF ÇOCUKLARININ ARKADAŞLIK KONUSUNDAKİ GÖRÜŞLERİ VE ARKADAŞ SEÇİMLERİNİ ETKİLEYEN ETMENLER Rezzan GÜNDOGDU Yüksek Lisans Tezi, Eğitini Bilimleri Anabilim Dalı Danışman : Yard. Doç. Dr. Meral Atıcı Şubat - 2003, 145 sayfa Bu araştırmanın amacı, ilköğretim 3. 4. ve 5 sınıf öğrencilerinin arkadaşlık konusundaki görüşleri ve arkadaş seçimlerini etkileyen etmenlerin neler olduğunun ortaya çıkarılmasıdır. Bu çalışma, 2001-2002 eğitim-öğretim yılında Niğde İl Merkez' inde bulunan alt, orta ve üst sosyo-ekonomik düzeyi temsil eden 3 ilköğretim okulundaki 355 öğrenci üzerinde yürütülmüştür. Araştırmanın verileri öğrenciler için hazırlanan anket formu ile, araştırmanın amaçları doğrultusunda ve uzmanların denetiminde toplanmıştır. Araştırmada öncelikle açık uçlu sorulara öğrencilerin verdiği yanıtlar içerik analizi yöntemiyle çözümlenmiştir. Bu analiz sonucunda ortaya çıkan temaların okul, cinsiyet ve sınıf düzeylerine göre ayrı ayrı yüzde ve frekans değerleri hesaplanmıştır. Ortaya çıkan bu yüzde ve frekans değerleri arasındaki ilişkiler incelenmiştir. Sonuçta, çocukların arkadaşı; iyi olan, dürüst olan, çalışkan olan kişi olarak tanımladıkları görülmüştür. Arkadaş tanımında kız ve erkek öğrencilerin benzer özelliklere dikkat ettiği görülmüştür. Ancak sınıf düzeylerine göre farklılıklar olduğu görülmüştür. Sınıf düzeyi yükseldikçe, çocukların arkadaşı tanımlamada kullandıkları özelliklerin de arttığı bulunmuştur. vıuÇocukların arkadaş seçiminde etkili olan faktörler incelenmiş, fark etmez cevabının en fazla tercih edilen madde olduğu, kendi cinsinden birini seçme eğilimlerinin, karşı cinsten birini seçme eğiliminden daha fazla olduğu bulunmuştur. Yine arkadaş seçiminde aynı yaşta olup-olmamaya ise, araştırmaya katılan öğrencilerin yarısı önem verirken diğer yarısı bunun o kadar önemli olmadığı yönünde görüş bildirmişlerdir. Anne-baba ve öğretmenlerin çocukların arkadaş seçimine karıştıkları yönünde bir sonuç çıkmıştır. Anne-baba ve öğretmenlerin çocukların arkadaş seçiminde önem vermelerini istedikleri özelliklerin aynı olduğu bulunmuştur. Bu özellikler ise, iyi olma, dürüst olma, çalışkan olma ve kötü olmamadır. Anahtar Kelimeler: Arkadaş, Arkadaşlık ıx

Arkadaş seçimiArkadaşlıkÇocuklar+1
Rezzan Gündoğdu
Çukurova University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2003
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Mizah Tarzları Ölçeği`nin (Humor Styles Questionnaire) uyarlama çalışması

Bu araştırma mizah kullanımındaki bireysel farklılıklarla ilişkili dört boyutu ölçen çok boyutlu bir ölçeği (Humor Styles Questionnaire) Türk kültürüne uyarlamak amacıyla yapılmıştır. Ölçeğin uyarlama çalışmaları içinde çevirisi gerçekleştirilmiş, yapılan çeviri uzmanlarca değerlendirilip, geri çeviri yöntemi aracılığı ile orijinal formla eşdeğerliği sınanmış, yapı geçerliği, ölçüt bağıntılı geçerlik ile iç tutarlık ve test-tekrar test güvenirliği ile ilgili çalışmalar yapılmıştır. Araştırma, Çukurova Üniversitesinin farklı fakültelerine devam eden toplam 1363 üniversite öğrencisi ile gerçekleştirilmiştir. Yapı geçerliği için gerçekleştirilen ilk çalışma 530 kişilik bir örneklemde, ikinci çalışma 495 kişilik bir örneklemde, ölçüt bağıntılı geçerlik çalışmaları 137 ve 138 kişilik iki ayrı örneklemde ve test-tekrar test güvenirliği 15 gün arayla 63 kişilik bir örneklemde gerçekleştirilmiştir. Ölçeğin geçerlik ve güvenirliğini sınamak için yapılan analizlerde ölçeğin orijinalindeki gibi dört faktörden oluştuğu ve 32 maddenin orijinal İngilizce formda yer aldıkları faktörlere yüklendikleri görülmüştür. Anahtar Kelimler: Mizah, mizah duygusu, mizah tarzları, mizah ölçekleri

MizahMizah duygusuMizah tarzları+1
E. Ercüment Yerlikaya
Çukurova University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2003
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

İlköğretim 5. 6. ve 7. sınıflarda görülen duygusal ve davranışsal sorunların bazı değişkenler açısından incelenmesi (Adana ili Merkez örneği)

ÖZET İLKÖĞRETİM 5.,6. VE 7. SINIFLARDA GÖRÜLEN DUYGUSAL VE DAVRANIŞSAL SORUNLARIN BAZI DEĞİŞKENLER AÇISINDAN İNCELENMESİ (ADANA İLİ MERKEZ ÖRNEĞİ) Ferah ÇEKİCİ Yüksek Lisans Tezi, Eğitim Bilimleri Bölümü Danışman: Doç.Dr. S.Sonay GÜÇRAY Ocak, 2003, 85sayfa Bu çalışmada 11-14 yaşlan arasında olan öğrencilerin duygusal ve davranışsal sorunlarını belirlemede öğrencilerin kendilerini değerlendirmeleri ile öğretmenlerin öğrencileri değerlendirmeleri açısından yaş, sosyoekonomik düzey ve cinsiyete göre gruplar arasında farklılaşma olup olmadığını belirlemek amaçlanmıştır. Ayrıca, öğrenci değerlendirmeleri ile öğretmen değerlendirmeleri arasında görüş birliği olup olmadığı da araştırılmıştır. Araştırmanın örneklemini 2001-2002 eğitim ve öğretim yılında Adana ili merkez ilçelerinde (Yüreğir ve Seyhan) ilköğretim 5.,6. ve 7. sınıfa devam etmekte olan dokuz okuldan toplam 767 öğrenci ve bu öğrencilerin sınıf rehber öğretmenleri olan 27 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırmada, gençlerin duygusal ve davranışsal sorunlarını belirlemek için 11-18 Yaş Grubu Gençler İçin Kendini Değerlendirme Ölçeği (YSR) öğretmenlerin öğrencilerine ilişkin duygusal ve davranışsal sorunlarını ölçmeleri için ise Çocuk ve Ergenlerde Davranış Değerlendirme Ölçeği Öğretmen Bilgi Formu (TRF) kullanılmıştır. Ayrıca, araştırmanın amaçlan doğrultusunda araştırmacının kendisi tarafından Öğrenci Kişisel Bilgi Formu hazırlanırken, sosyo-ekonomik düzeyleri belirlemek amacıyla Bacanlı (1997) tarafından geliştirilen Sosyo-ekonomik Düzey Belirleme Ölçeği, araştırmanın amaçlan gözönüne alınarak değişikliğe uğratılarak kullanılmıştır.Araştırma sonucunda, hem öğretmenler hem de öğrenciler erkeklerde dışsallaştırma sorunlarının, kızlarda ise içselleştirme sorunlarının daha fazla görüldüğü sonucuna varmışlardır. Ayrıca alt sosyoekonomik düzeyden olan öğrencilerin, diğer sosyoekonomik düzeyden olan öğrencilere göre daha fazla problem davranış gösterdikleri öğretmenler ve öğrenciler tarafindan ifade edilmektedir. İçselleştirme, Dışsallaştırma ve Toplam Problem davranışlar yönünden, öğretmen ve öğrenci değerlendirmeleri karşılaştırıldığında ise, öğrencilerin öğretmenlerine kıyasla kendilerinde daha fazla sorun davranış ifade etmişlerdir. Anahtar Kelimeler: içselleştirme sorunları, dışsallaştırma sorunları, 11- 14 yaş grubu öğrenciler

Davranış bozukluklarıDuygusal sorunlarDışsallaştırma+2
Ferah Çekici
Çukurova University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2003
00
DoktoraAçık ErişimTR

Bilişsel farkındalık stratejilerinin Türkçe dersine ilişkin tutum, okuduğunu anlama ve kalıcılığa etkisi

Araştırmada geliştirilen BFOA stratejisinin uygulandığı deneysel yapıdaki Türkçe öğretimi ile, kontrol grubunda uygulanan geleneksel yapıdaki Türkçe öğretiminin öğrencilerin; bilişsel farkındalık becerilerinin gelişimine, okuduğunu anlama başarılarına, ve derse ilişkin tutumlarına olan etkisi ve bunların kalıcılığı karşılaştırılmıştır. Araştırma öntest- sontest kontrol gruplu deneme modelinde tasarlanmıştır. BFOA stratejisi araştırmanın bağımsız değişkenini oluştururken, okuduğunu anlama başarısı ve Türkçe dersine ilişkin tutumlar ise bağımlı değişkenini oluşturmaktadır. Stratejinin kullanılabilir olup- olmadığını sınamak için bir ay süreyle pilot uygulama yapılmıştır.Asıl uygulama ise farklı gruplarda bulunan deney ve kontrol grupları üzerinde bir yarıyılda yapılmıştır. Araştırma Hatay- Antakya merkez ilçede tanımlanan B.G.ve H.M. İlköğretim Okullarının 7. sınırlarındaki deney ve kontrol grupları üzerinde gerçekleştirilmiştir. Örneklem, amaçlı örneklem yöntemlerinden benzeşik örnekleme yöntemi ile belirlenmiştir. Çalışma evreninde belirlenen 8 okulda birbirine; basan, sosyoekonomik düzey, tutum ve bilişsel farkındalık becerileri açısından en çok benzeyen iki denk grup deney ve kontrol grubu olarak tanımlanmıştır. Deney grubunda BFOA stratejisi uygulanırken, kontrol grubunda geleneksel yapıdaki Türkçe öğretimi uygulanmıştır. Araştırmada; BFOA Ölçeği, IOWA Okuduğunu Anlama Başarı Testi, Türkçe Dersi Tutum Ölçeği, SED Ölçeği, Bilişsel Farkındalık Görüşme Formu, Bilişsel Farkındalık Gözlem Formu, Araştırma Güncesi, Öğrenci Değerlendirmesi ve Haftalık İzleme Testleri olmak üzere toplam 9 adet ölçme aracı kullanılmıştır. Böylece nicel olarak elde edilen bulgular, nitel olarak da kontrol edilmiş ve desteklenmiştir. Bu ölçme araçlarından "BFOA Ölçeği" deney grubunda uygulanan stratejinin etkililiğini ölçmek için, bu araştırmada geliştirilmiştir. Ölçeğin Cr. Alpha değeri.83 ve ölçümler arası Pearson Momentler çarpım korelasyonu.77 olarak hesaplanmıştır. Nicel verilerin analizinde; frekans, yüzde, aritmetik ortalama, standart sapma, eşli gruplar t testi, bağımsız gruplar t testi, yinelenmiş ölçümler varyans analizi (ANOVA) ve kovaryans analizi (ANCOVA) istatistiksel teknikleri kullanılmıştır. Nitel verilerin analizinde ise her ölçme aracının yapısına özgü nitel veri analiz yöntemleri kullanılmıştır. Elde edilen sonuçlarda deney grubunda uygulanan BFOA stratejisinin, kontrol grubunda uygulanan geleneksel öğretime göre;. öğrencilerin Türkçe dersindeki bilişsel farkındalık düzeylerini hem artırmada (p=.000), hem de bunun kalıcılığını sağlamada (p=.0O0) anlamlı fark oluşturduğu,. öğrencilerin okuduğunu anlama becerilerini hem artırdığı (p-.000), hem de kalıcılığını sağlayarak (p=.000) anlamlı fark oluşturduğu,. öğrencilerin Türkçe ders tutumlarını olumlu ve anlamlı olarak etkilediği (p=.000), ancak tekrar geleneksel eğitime dönüş ile birlikte bu tutumların olumsuz yönde etkilendiği (p=.50) ortaya çıkmıştır. Sonuç olarak; bilişsel farkındalık stratejisinin Türkçe dersinde; öğrencilerin bilişsel farkındalık becerilerini artırdığı, öğrencilerin okuduğunu anlama başarısını artırdığı, öğrencilerin derse ilişkin tutumlarını olumlu yönde artırdığı ve buna ek olarak bilişsel farkındalık becerileri ve okuduğunu anlama başarıları açısından kalıcılığı sağladığı söylenebilir.Anahtar Kelimeler: Bilişsel Farkındalık, Strateji, Okuduğunu Anlama, Türkçe Eğitimi, Düşünme Becerileri, Öğrenme, Öğretme

Bilişsel farkındalıkFarkındalıkOkuma-anlama+5
İsmail Gelen
Çukurova University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2003
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

İlköğretim okullarında görev yapan 1., 2., 3., 4. ve 5. sınıf öğretmenlerinin 2005 öğretim programlarına ilişkin görüşleri

Bu araştırmada 2005 öğretim programlarına yönelik 1., 2., 3., 4. ve 5. sınıf öğretmenlerinin2005 öğretim programlarına ilişkin görüşleri arasındaki farkın belirlenmesi amaçlanmıştır.Araştırmanın evrenini İstanbul İlinde görev yapan 40395 sınıf öğretmeni oluşturmaktadır.Araştırmanın örneklemini ise evren içerisinde küme örnekleme yöntemi ile belirlenen 8 ilçedegörev yapan 386 öğretmen oluşturmaktadır.Bu araştırmada betimsel araştırma yöntemlerinden genel tarama modeli kullanılmıştır. VerilerDoç. Dr. Seval Fer, Serkan Demir ve Abdülkadir İnan tarafından geliştirilen 94 soruluk biranket yoluyla elde edilmiştir. Anketin faktör analizi, geçerlik ve güvenirlik yapılmış ve tekyönlü varyans analizi için SPSS ( Statistical Package for social sciences ) bilgisayar programıkullanılmıştır.Araştırma bulgularına göre 2005 öğretim programlarının hazırlık boyutuna ilişkin 1., 2., 3., 4.ve 5. sınıf öğretmenlerinin görüşleri arasında farklılık olmadığı tespit edilmiştir. Buna karşınkazanımlar ve temalar, öğrenme süreçleri ve izleme ve değerlendirme boyutlarına ilişkin 1.,2., 3., 4. ve 5. sınıf öğretmenlerinin görüşleri arasında farklılığın olduğu tespit edilmiştir.Araştırmanın bulgularına göre, 2005 öğretim programı ile ilgili hizmet içi eğitimlerinyapılması, bu eğitimlere öğretmenlerin katılması için gerekli girişimlerde bulunulması vezümre toplantılarının daha fazla ve etkili bir şekilde yapılması, diğer sınıf zümre öğretmenleriile paylaşımın arttırılması için girişimlerde bulunulması önerilmiştir.

Serkan Demir
Yıldız Technical University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2006
00
DoktoraAçık ErişimTR

İş birliğine dayalı öğretim tasarımının öğrencilerin öğrenme yaklaşımlarına, akademik başarılarına ve öğrenmenin kalıcılığına etkisi

Son yıllarda özellikle okulların öğrencilerine en iyi eğitimi sunma yolundaki artan çabalan, heterojen sınıflarda öğretimin en etkili şekilde nasıl sağlanabileceği yönündeki çalışmaların artmasına neden olmuş ve bu çalışmalar da öğretim tasannu alanında yoğunlaşmıştır. Öğretim tasannu alanında yapılan çalışmalar ile ortaya konan öğrenen merkezli tasarımlardan biri olan işbirliğine dayalı öğretim tasarımları bu çalışmanın odak noktasını oluşturmaktadır. Çalışma işbirliğine dayalı öğrenmeyi merkeze alarak öğrenme-öğretme süreci açısından önemli olan öğrenme yaklaşımları, akademik basan ve öğrenmenin kalıcılığı değişkenleri üzerindeki etkisini belirlemeyi hedeflemiştir. Kontrol gruplu öntest- sontest-tekrartest modeline göre gerçekleştirilen araştırma Sultanahmet Anadolu Teknik Lisesi Tesviye Bölümü "Cisimlerin Dayanımı" dersini alan üçüncü sınıf öğrencileri üzerinde yürütülmüştür. Deney ve kontrol gruplan 15 'er kişiden oluşmaktadır. Çalışmada, araştırmacı ve uzmanlar tarafından hazırlanarak, geçerlik ve güvenilirlik çalışmaları yapılmış akademik basan testi, uygulamadan önce, uygulamadan hemen sonra ve öğrenmenin kalıcılığım belirlemek amacıyla iki ay sonra olmak üzere üç kez uygulanmıştır. Öğrencilerin öğrenme yaklaşımların belirlemek üzere Biggs tarafından geliştirilen Öğrenme Yaklaşımları Envanteri kullanılmıştır. Envanterin dilsel eşdeğerlik, geçerlik ve güvenirlik çalışmaları araştırmacı tarafından gerçekleştirilmiştir. Araştırma sonucunda; "Akademik başarı öntestinden alınan puanlar kontrol edildiğinde, işbirliğine dayalı öğretim tasannu ile ders alan öğrencilerin akademik basan son test puanlan, anlatım temelli öğretim tasannu ile ders alan öğrencilerin puanlarından yüksektir." denencesi ispatlanmıştır. "Akademik basan son testinden alman puanlar kontrol edildiğinde, işbirliğine dayalı öğretim tasarımı ile ders alan öğrencilerin akademik basan kalıcılık testi puanlan, anlatım temelli öğretim tasarımı ile ders alan öğrencilerin puanlarından yüksektir." denencesi ispatlanamamıştır. "Denel işlem öncesi alman derin öğrenme puanlan kontrol edildiğinde, işbirliğine dayalı öğretim tasannu ile ders alan öğrencilerin derin öğrenme puanlan, anlatım temelli öğretim tasannu ile ders alan öğrencilerin puanlarından yüksektir" denencesi ispatlanmıştır. "Denel işlem öncesi alman yüzeysel öğrenme puanlan kontrol edildiğinde, işbirliğine dayalı öğretim tasannu ile ders alan öğrencilerin yüzeysel öğrenme puanlan, anlatım temelli öğretim tasarımı ile ders alan öğrencilerin puanlarından düşüktür"; denencesi ispatlanamamıştır.Anahtar kelimeler: öğretim tasannu, işbirliğine dayalı öğrenme, öğrenme yaklaşımı, derin öğrenme, yüzeysel öğrenme.

Akademik başarıKavram kalıcılığıÖğrenme+4
Esma Çolak
Yıldız Technical University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2006
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

İlköğretim 2. kademe öğrencilerinin saldırgan davranışlar gösterme düzeylerine göre boş zaman değerlendirme etkinliklerinin incelenmesi

11 ÖZET İLKÖĞRETİM 2. KADEME ÖĞRENCİLERİNİN SALDIRGAN DAVRANIŞLAR GÖSTERME DÜZEYLERİNE GÖRE BOŞ ZAMAN DEĞERLENDİRME ETKİNLİKLERİNİN İNCELENMESİ Ersim ÇIPLAK Yüksek Lisans Tezi, Eğitim Bilimleri Anabilim Dalı Danışman: Yard. Doç. Dr. Sabahattin Çam Nisan, 2004, 96 Sayfa Bu çalışmada, ilköğretim 2. kademe öğrencilerinin saldırgan davranışlar gösterme düzeylerine ve cinsiyetlerine göre boş zaman değerlendirme etkinliklerinin farklılaşıp farklılaşmadığı incelenmiştir. Örneklem, Adana'nın Seyhan ilçesinde bulunan ilköğretim okullarının 6., 7. ve 8. sınıflarına devam eden 346 öğrenciden oluşmaktadır. Araştırmada veriler, "Boş Zaman Değerlendirme Anketi" ile toplanmıştır. Verilerin analizinde frekans, yüzde ve ki-kare tekniklerinden yararlanılmıştır. Araştırmanın bulgularına göre, saldırganlık düzeyi yüksek olan Öğrencilerin daha çok sportif etkinliklerle boş zamanlarım değerlendirdikleri bulunmuştur. Saldırganlık düzeyi düşük olanların ise, sanatsal/yaratıcı etkinlikler yaptıkları tespit edilmiştir. Pasif boş zaman değerlendirme etkinliklerine bakıldığında, saldırganlık düzeyi yüksek ve saldırganlık düzeyi düşük öğrencilerin en çok eğlendirici ve dinlendirici etkinlikleri yaptıkları saptanmıştır.Cinsiyete göre, kızların daha çok sanatsal yaratıcı etkinlikleri yaptıkları bulunmuştur. Erkeklerin ise, sportif etkinlikleri daha çok yaptıkları saptanmıştır. Pasif boş zaman değerlendirme etkinliklerine bakıldığında, kızların ve erkeklerin en çok eğlendirici ve dinlendirici etkinlikleri yaptıkları tespit edilmiştir. Anahtar kelimeler: Boş zaman, Boş zaman değerlendirme, Aktif boş zaman değerlendirme, Pasif boş zaman değerlendirme, Saldırganlık

Boş zamanları değerlendirmeSaldırganlıkÖğrenci davranışı+2
Ersun Çıplak
Çukurova University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2004
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

İlköğretim I. kademe öğretmenlerinin sınıf içi problem davranışlara yönelik müdahalelerinin incelenmesi

ÖZET İLKÖĞRETİM I. KADEME ÖĞRETMENLERİNİN SINIF IÇI PROBLEM DAVRANIŞLARA YÖNELİK MÜDAHALELERİNİN İNCELENMESİ Ahmet ATÇI Yüksek Lisans Tezi, Eğitim Bilimleri Anabilim Dalı DanışmanYrd. Doç. Dr. Meral ATICI Nisan,2004, 90 sayfa Bu araştırmada; ilköğretim I. kademe 4. ve 5. sınıf öğretmenlerinin sınıflarında karşılaştıkları problem davranışlar ve bu davranışlara karşı müdahalelerinin neler olduğu incelenmiştir. Ayrıca problem davranışların, okulun sosyo-ekonomik düzeyine, sınıf düzeyine, öğretmenin deneyimine ve sınıftaki öğrenci sayısına göre farklılaşıp farklılaşmadığına bakılmıştır. Ayrıca problem davranışlara müdahalelerin öğretmenin cinsiyetine ve deneyimine göre değişip değişmediği, problem davranışı yapan öğrencinin cinsiyetinin ve basan durumunun öğretmenin müdahalesini etkileyip etkilemediği ve öğretmenlerin problem davranışlarla başetmede okul psikolojik danışmanıyla ne tür işbirliği yaptığı da incelenmiştir. Araştırmanın çalışma evrenini, 2003-2004 eğitim öğretim yılında Adana İli Yüreğir ve Seyhan ilçelerindeki ilköğretim okullarında görev yapan sınıf öğretmenleri oluşturmaktadır. Bu çalışmada olasılık temelli olmayan örneklem tekniklerinden amaçlı örneklem tekniği kullanılmıştır. Amaçlı örneklem tekniklerinden maksimum çeşitlilik örneklemesi yoluyla alt, orta ve üst sosyo-ekonomik düzey 9 okuldan 16 sınıf öğretmeni araştırmaya katılmıştır. Araştırma için gerekli olan veriler nitel araştırma yöntemlerinden gözlem ve görüşme yoluyla toplanmıştır. Gözlem ve görüşmeler araştırmacı tarafından geliştirilen yan yapılandırılmış gözlem ve görüşme formu kullanılarak gerçekleştirilmiştir. 16 öğretmenin sınıfında toplam 48 gözlem yapılmış ve öğretmenlerle de birer kez görüşülmüştür.Verilerin içerik analiziyle çözümlenmesi sonucunda, söz almadan konuşma ve arkadaşıyla konuşma sınıflarda en çok gözlenen problem davranışlar olarak ortaya çıkmıştır. Bunun yanında gürültü yapma, derse ilgisizlik, yerinden kalkıp dolaşma ve sesli parmak kaldırma da sınıflarda sıkça gözlenmiştir. Arkadaşıyla kavga etme, başkasının eşyasına zarar verme ve araç gereç getirmeme davranışları en az gözlenen problem davranışlardır. Okulun sosyo-ekonomik düzeyine, sınıfın düzeyine, öğretmenin deneyimine ve sınıftaki öğrenci sayısına göre problem davranışlarda büyük farklılıklar görülmemekle birlikte bütün sınıflarda söz almadan konuşma ve arkadaşıyla konuşma en çok gözlenen problem davranışlar arasında yer almaktadır. Emir verme, işaret kullanma ve görmezden gelme öğretmenlerin problem davranışlarla baş etmede en çok kullandıkları yöntemlerdir. Bununla birlikte öğretmenler tarafından sıkça kullanılan yöntemler; göz iletişimi kurma, ismini söyleme, azarlama, soru sorma, tehdit etme, fiziksel yakınlık, mizah kullanma ve eleştirmedir. Problem davranışlara müdahaleler, öğretmenin cinsiyetine ve deneyim yılına göre benzerlik göstermekle birlikte bazı faklılıklarda vardır. Anahtar Kelimeler: İstenmeyen Davranış, Müdahale Stratejisi, Sınıf Yönetimi

Problem davranışSınıf içi davranışlarSınıf öğretmenleri+4
Ahmet Atcı
Çukurova University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2004
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Eğitimde toplam kalite yönetim anlayışına göre hizmet içi eğitime katılan öğretmen ve yöneticilerin iş motivasyonuna ilişkin durum ve görüşlerinin araştırılması

Bu araştırma eğitimde toplam kalite yönetimiyle ilgili hizmet içi eğitime (HÎE) katılan öğretmen ve yöneticilerin iş motivasyonuna ilişkin durumlarını ve görüşlerini belirlemek amacıyla yapılmıştır. Bu amaçla kalite eğitimi programlarının öğretmen ve3 yöneticilerin iş motivasyonu üzerinde nasıl ve ne derece etkili olduğu belirlenmiştir. Araştırmanın çalışma evrenini, adana il seyhan ve yüreğir merkez ilçelerinde bulunan ilköğretim okulları oluşturmuştur.. Araştırma örneklemini 231'i müfredat Laboratuar ilköğretim okullarından (MLO) 89'u müfredat laboratuar okulu olmayan diğer resmi okullardan (MLOOİO) olmak üzere toplam 288 öğretmen ve 32 yönetici oluşturmuştur. Araştırmada veriler, araştırmacı tarafından hazırlanan anket formu ve yan yapılandırılmış görüşme formu kullanılarak toplanmıştır. Araştırma verilerinin analizinde yüzde, frekans ve ki-kare testi kullanılmıştır. Araştırmada elde edilen bulgulardan şu sonuçlar çıkartılmıştır: 1. TKY eğitimleri genellikle il formatörleri tarafından verilmiştir. Öğretmen ve yöneticilere göre TKY eğitimi konulan kısmen verilmiştir. 2. Öğretmen ve yöneticilerin TKY eğitimi öncesi eğitimden beklentisi yüksektir. 3. Eğitim öncesinde karar verilen etkinliklerin yerine getirilmesine ilişkin öğretmen ve yöneticilerin görüşleri arasında birkaç madde dışında anlamlı fark bulunmamıştır. 4. eğitimde toplam kalite yönetimiyle (ETKY) ilgili HİE programlan öğretmen ve yöneticilerin iş motivasyonu düzeylerini kısmen etkilemiştir. Ancak öğretmen ve yöneticilerin TKY çalışmalarına gönüllü ve etkin katılımları düşüktür.5. Öğretmen ve yöneticilerin TKY uygulamasında karşılaştıkları sorunlar, iş motivasyonu düzeylerini düşürmüştür. 6. ETKY uygulamasında öğretmen ve yöneticilerin iş motivasyonunun sürekliliğini sağlayacak etkinlikler hiç yerine getirilmemekte yada kısmen getirilmektedir. 7. TKY uygulamasında hem maddi hem de maddi olmayan ödüllerin kullanılmasına ilişkin öğretmen ve yöneticilerin beklentileri yüksektir. Maddi olan ve olmayan ödüllerin iş motivasyonuna etkisine ilişkin öğretmen ve yönetici görüşleri birkaç madde dışında anlamlı fark göstermemektedir. Anahtar Sözcüler: Hizmet İçi Eğitim, Toplam Kalite Yönetimi, İş Motivasyonu, Eğitimde Toplam Kalite

EğitimEğitim yönetimiHizmet içi eğitim+5
Mükerrem Taş Akbulut
Çukurova University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2004
00
DoktoraAçık ErişimTR

İlköğretim dördüncü sınıf sosyal bilgiler dersinde proje yaklaşımlı öğretimin öğrencilerin çözme becerilerine, tutumlarına, akademik başarılarına ve kalıcılığa etkisi

Bu çalışmada, proje yaklaşımlı öğretimin ilköğretim dördüncü sınıf öğrencilerinin sorun çözme becerilerine, sosyal bilgiler dersine yönelik tutumlarına, akademik başarılarına ve kalıcılığa etkisi araştırılmıştır. Araştırma "Deneysel model" de, öntest - sontest kontrol gruplu desene göre yapılmıştır. Yansız atama ile üç grup oluşturulmuştur. Bu gruplardan birisi deney, diğerleri kontrol grubu olarak alınmıştır. Araştırmacı deney grubu ile bir kontrol grubunun derslerine girmiştir. Araştırma 11 haftalık bir sürede Adana İli Seyhan İlçesi Şehit İlbey Gülbey İlköğretim Okulu dördüncü sınıf öğrencileri üzerinde gerçekleştirilmiştir. Deney grubunda 32, birinci kontrol grubunda 33 ve ikinci kontrol grubunda 32 öğrenci olmak üzere, toplam 97 öğrenci çalışma grubunda yer almıştır. Gruplar; okuldaki akademik başarıları, sosyal bilgiler akademik başarı öntest puanları ve sosyal bilgiler tutum ölçeği öntest puanlarına göre eşitlenmiştir. Araştırma sürecinde elde edilen veriler, SPSS 10.0 istatistik paket programı aracılığıyla çözümlenmiştir. Verilerin aritmetik ortalamaları, standart sapmaları betimsel olarak verildikten sonra, tek yönlü varyans analizleri (Anova) ve kovaryans analizleri (Ancova) yapılmıştır. Araştırma bulgularından elde edilen sonuçlar şöyle özetlenebilir: 1. Sosyal bilgiler akademik başarı sontest puanları açısından proje yaklaşımlı öğretim uygulanan deney grubunun aritmetik ortalaması, geleneksel yöntemle öğretim gören kontrol gruplarından daha yüksektir. Yapılan istatistiksel analizler aradaki bu puan farkının anlamlı düzeyde olmadığım gösterdiğinden, sontest puanları açısından yaklaşımlı öğretim ve geleneksel öğretim yöntemlerinin akademik başarı üzerinde eşit etkiye sahip olduğu belirlenmiştir.IV 2. Proje yaklaşımlı öğretim uygulanan deney grubu ile geleneksel yöntemle öğretim gören kontrol gruplarının, sosyal bilgiler akademik başarı kalıcılık puanları arasında, birinci denencede olduğu gibi, deney grubunun ortalaması yüksek olmasına rağmen, istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık olmadığından, kalıcılık puanları açısından proje yaklaşımlı öğretim ve geleneksel öğretim yöntemi akademik başarı üzerinde eşit etkiye sahip olduğu belirlenmiştir. 3. Proje yaklaşımlı öğretim uygulanan deney grubu ile geleneksel yöntemle öğretim gören kontrol gruplarının sosyal bilgiler tutum ölçeğinden almış oldukları sontest puanları arasında deney grubu lehine istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık görüldüğünden, tutum ölçeği sontest puanları açısından proje yaklaşımlı öğretimin sosyal bilgiler dersine yönelik tutumlar üzerinde geleneksel yönteme göre daha etkili olduğu belirlenmiştir. 4. Proje yaklaşımlı öğretim uygulanan deney grubu ile geleneksel yöntemle öğretim gören kontrol gruplarının, sosyal bilgiler tutum ölçeğinden almış oldukları kalıcılık puanları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık görüldüğünden, tutum ölçeği kalıcılık puanları açısından proje yaklaşımlı öğretimin sosyal bilgiler dersine yönelik tutumlar üzerinde geleneksel yönteme göre daha etkili olduğu belirlenmiştir. Proje yaklaşımlı öğretimin öğrenci tutumları üzerindeki etkisi devam etmektedir. 5. Proje yaklaşımlı öğretim uygulanan deney grubundaki öğrencilerin Sorun Çözme Becerileri Değerlendirme Formu'ndan almış oldukları 1., 2., 3., 4. ve 5. hafta puanlarının ortalamaları arasında istatistiksel anlamlı farklılıklar olduğundan, proje yaklaşımlı öğretimin öğrencilerin sorun çözme becerileri üzerinde etkili olduğu belirlenmiştir.. Anahtar Sözcükler: Proje yaklaşımlı öğretim, yaratıcılık, eleştirel düşünme, sorun çözme, sosyal bilgiler, öğrenme ve öğretme.

Akademik başarıBaşarıProblem çözme becerisi+6
Mehmet Karakuş
Çukurova University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2004
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Öğrenmede öz-düzenleme yetkinlik algısına ilişkin bir ölçek geliştirme çalışması

ÖZET ÖĞRENMEDE ÖZ-DÜZENLEME YETKİNLİK ALGISINA İLİŞKİN BİR ÖLÇEK GELİŞTİRME ÇALIŞMASI Huriye TÜRKMEN Yüksek Lisans Tezi, Eğitim Bilimleri Anabilim Dalı Danışman: Yrd. Doç. Dr. Meral ATICI Nisan, 2004, 107 Sayfa Bu çalışma, lise öğrencilerinin öğrenmede öz-düzenleme yetkinlik algılarını ölçmeye yönelik bir ölçme aracı geliştirmek amacıyla yapılmıştır. Ölçeğin geliştirilmesi altı aşamada gerçekleştirilmiştir: Birinci aşamada, lise öğrencilerinin öğrenmede öz-düzenleme yetkinliği hakkında madde havuzu oluşturmak amacı ile nitel araştırma yöntemlerinden görüşme kullanılarak, başarı düzeyi yüksek ve düşük toplam 8 öğrenciye öğrenme ve akademik görevlerini yerine getirme davranışlarını etkileyen faktörlerle ilgili sorular yöneltilmiştir. Elde edilen nitel verilerden ve literatürden yararlanılarak madde havuzu oluşturulmuştur. İkinci aşamada, 100 maddeden oluşan ve 5 noktalı derecelendirmeyle taslak ölçeğe dönüştürülen madde havuzu, farklı cinsiyet, okul, sınıf düzeyi ve alanlardan 593 kişilik bir örnekleme uygulanmıştır. Elde edilen verilerle yapılan açıklayıcı faktör analizi sonuçlan doğrultusunda 5 faktörlü ve 14 maddeli bir ölçek oluşmuştur. Üçüncü aşamada, 5 faktör yapışma sahip ve 14 maddeden oluşan ölçek 858 kişilik bir örnekleme uygulanmıştır. Elde edilen veriler rastlantısal bir biçimde ikiye ayrılmış, ilk yansıyla açıklayıcı ve Cronbach Alfa güvenirlik katsayıları hesaplanmıştır, ikinci yansında ise, doğrulayıcı faktör analizi öğrencilerin ölçekten aldıkları puanlar ile cinsiyet, sınıf düzeyi ve alanlar arasında anlamlı bir farklılık olup olmadığı11 araştırılmıştır. Öğrencilerin yıl sonu ortalamaları ile ölçekten aldıkları puanlar arasındaki ilişki incelenmiştir. Dördüncü aşamada, benzer ve ayırdedici geçerlik çalışmaları yapılmıştır. Ölçek, 86 kişilik bir öğrenci grubuna, benzer ölçek olarak Matematik Yetkinlik Beklentisi Bilgilendirici Kaynaklar Ölçeği ve ayırdedici ölçek olarak Smav Kaygısı Envanteri ile birlikte uygulanmış. MYB-BKÖ alt ölçeklerinden kişisel performanslar alt ölçeği ile ÖDYAÖ Bilişsel Düzenlemeler alt ölçeği arasında.42 (p<01) düzeyinde, Model Alma alt ölçeği ile Sınıf Ortamına İlişkin Düzenlemeler alt ölçeği arasında.37 (p<.01), Yetişkin ve Akran Görüşü Alma arasında.46 (p<.01) ve Planlama ile İlgili Düzenlemeler alt ölçeği arasında.31 (p<.01) düzeyinde anlamlı bir ilişki olduğu görülmüştür. MYB-BKÖ Cesaretlendirilme alt ölçeği ile ÖDYAÖ Bilişsel Düzenlemeler alt ölçeği arasında.36 (p<05) düzeyinde, Heyecanlanma ile Yetişkin ve Akran Görüşü Alma arasında da.35 (p<.01) düzeyinde anlamlı bir ilişki olduğu görülmüştür. SKE toplam puan ve Duyuşsal alt ölçeği ile ÖDYAÖ alt ölçeklerinden Yetişkin ve Akran Görüşü Alma arasında.28 ve Kuruntu alt ölçeği ile ise.23 (p<.01) düzeyinde anlamlı bir ilişki olduğu görülmüştür. SKE -Kuruntu alt ölçeği ile ÖDYAÖ- Bilişsel Düzenlemeler alt ölçeği arasında ise -.20 (p<.05) düzeyinde anlamlı bir ilişki olduğu ortaya çıkmıştır. Beşinci aşamada, ölçeğin 81 kişilik test-tekrar test çalışması, ölçeğin iki hafta ara ile uygulanması sonucu gerçekleştirilmiştir. Test-tekrar test korelasyon değeri ÖDYAÖ alt ölçekleri için sırasıyla Sınıf Ortamına İlişkin Düzenlemeler için.64, Bilişsel Düzenlemeler için.73, Yetişkin ve Akran Görüşü alma için.62 ve Planlama ile İlgili Düzenlemeler için.50 olarak bulunmuştur. Son aşamada ise, ölçekten yüksek ve düşük puan alan 8 öğrenciyle görüşme yapılmış, ve ölçeğin geçerliği nitel verilerle desteklenmiştir. Anahtar kelimeler: Öğrenmede Öz-Düzenleme Yetkinliği, Yetkinlik Beklentisi, Akademik Yetkinlik Beklentisi, Öz-Düzenleme Stratejileri, Akademik Basan.

Akademik başarıAkademik yetkinlikLise öğrencileri+7
Huriye Türkmen
Çukurova University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2004
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Olumlu ve olumsuz mükemmeliyetçilik ölçeği geliştirme çalışması

Bu çalışmanın amacı ilköğretim okulu ikinci kademede öğrenim gören önergenlerin olumlu ve olumsuz mükemmeliyetçilik özelliklerini ölçmeye yönelik bir ölçme aracı geliştirmektedir. Ölçeğin geliştirilme aşamaları içinde kapsam geçerliği, yapı geçerliği ve ölçüt bağlantılı geçerlik türleri ile iç tutarlık ve test-tekrar test güvenirliği çalışmaları yapılmıştır. Madde havuzunun oluşturulmasında kuramsal temel ve ilgili araştırmalarla birlikte 80 öğrenciye yazdırılan kompozisyon ve 10 öğretmenle yapılan görüşme sonucunda elde edilen verilerden de yararlanılmıştır. Birinci yapı geçerliliği çalışması 382, ikinci yapı geçerliği çalışması ise 648 öğrenciden oluşan bir örneklemde gerçekleştirilmiştir. Ölçüt bağıntılı geçerlik çalışmasında toplam 242 öğrenciden Çocuklar için Depresyon Ölçeği (ÇDÖ), Coopersmith Benlik Saygısı Ölçeği (CBSÖ- Kısa Form) ve Sürekli Kaygı Ölçeği (SKÖ) yardımıyla veriler toplanmıştır. Test- tekrar test güvenirliği çalışma verileri 82 öğrenciden oluşan bir örneklem üzerinden dört haftalık bir arayla elde edilmiştir. Yapı geçerliliği için gerçekleştirilen açıklayıcı faktör analizleri sonucunda 17 madde kalmış ve iki faktörlü bir yapı ortaya çıkmıştır. Bu iki faktörlü yapı doğrulayıcı faktör analizi sonucunda desteklenmiştir. Her iki faktörde altölçek olarak kabul edilmiş, içerikleri incelenerek olumlu mükemmeliyetçilik ve olumsuz mükemmeliyetçilik olarak adlandırılması uygun görülmüştür.11 Altölçeklerin iç tutarlık Cronbach alfa değerleri, madde toplam puan korelasyonları ve test tekrar test güvenirlik katsayılarının yüksek olduğu görülmüştür. Ölçüt bağıntılı geçerlik çalışmaları sonucunda elde edilen ilişki değerleri ölçeğin geçerliliğini destekler niteliktedir. Anahtar Kelimeler: Mükemmeliyetçilik, Olumlu Mükemmeliyetçilik, Olumsuz Mükemmeliyetçinle

Coopersmith Benlik Saygısı EnvanteriMükemmeliyetçilikOlumlu sosyal davranış+5
Oğuzhan Kırdök
Çukurova University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2004
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Yıldız Teknik Üniversitesi, Yabancı Diller Yüksek Okulu stratejik planlama çalışması

Bu araştırmanın amacı, Yıldız Teknik Üniversitesi, Yabancı Diller Yüksek Okulu,Temel İngilizce Hazırlık Bölümü'nün stratejik planlamasını yapmaktır. Araştırma için alanyazın taraması ile öncelikle stratejik planlama kavramı,süreç ve modelleri hakkında nitel veritoplanmış ve Hunt, Oosting, Stevens, Loudon ve Migliore'nin eğitim örgütleri için önerdiğisüreç basamakları izlenerek Yıldız Teknik Üniversitesi, Yabancı Diller Yüksek Okulu, Temelİngilizce Hazırlık Bölümü'nün stratejik planlaması yapılmıştır. Bu süreç basamakları çeşitliteknik, araç ve analizleri de kapsamaktadır.Araştırmada, eğitim örgütleri için en yaygın olarak kullanılan süreçler ve modellertanıtılmış ve kullanılan sürecin her basamakta içermesi gereken konular detaylandırılmıştır.Temel İngilizce Hazırlık Bölümü'nün yapısı, operasyon ve hizmetlerini yürütmemekanizmaları hakkında toplanan verilerle genel amaç, politika ve ilkeleri, misyonu, vizyonuve mevcut durum tablosu belirlenmiş ve gelecek, bir ile üç yıl ağırlıklı olmak üzere, beş yılvadeli planları, stratejileri, hedef ve hedeflerin eylem planları belirlenmiştir.Sonuç olarak, kurum eğitim öğretim, öğretim kadrosu, yönetim, bina, alt yapı ve bütçekonularını ilgilendiren pek çok gelişimi ve iyileşmeyi hedeflemektedir.

Meltem Yalçın
Yıldız Technical University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2007
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Karşı cinsle ilişkide sosyal yetkinlik beklentisi ölçeği

Bu araştırma, Türkiye'deki lise öğrencilerinin karşı cinsle yaşadıkları çıkma ilişkilerini, ilişkiyi başlatabilme, sürdürebilme ve sonlandırabilme boyutlarında sosyal yetkinlik beklentilerini ölçebilmek amacıyla yapılmıştır. Ölçeğin geliştirilmesi esnasında; kapsam geçerliği, yapı geçerliği, ölçüt bağıntılı geçerliği ile test-tekrar test güvenirliği sınanmışlar. 91 maddeden oluşan madde havuzunun kapsam ve yapı geçerliliğinin denendiği ilk çalışma 3 farklı okuldan 379 öğrenci ile gerçekleştirilmiştir. Bu ön çalışma sonrasında yapı geçerliliğini belirlemek için de 4 farklı okuldan 433 öğrenciye ulaşılmıştır. Ölçüt-bağıntılı geçerlik için 65 öğrenciden, test-tekrar test güvenirliğini denemek için de geliştirilen Karşı Cinsle İlişkide Başlatabilme, Sürdürebilme ve Sonlandırabilme Boyutlarında Sosyal Yetkinlik Beklentisi Ölçeği'nin üç hafta arayla iki kez uygulandığı 83 öğrenciden toplanan veriler kullanılmıştır. Araştırmanın sonucunda, geliştirilen ölçeğin Başlatabilme, Sürdürebilme ve Sonlandırabilme boyutlarında sosyal yetkinlik beklentisini geçerli ve güvenilir olarak ölçtüğünü ortaya koymuştur. Geliştirilen ölçek toplam puan olarak değerlendirilmeyecek, yukarıda sözü edilen boyutlarda birer alt ölçek olarak kullanılacaktır. Anahtar Kelimeler: Çıkma-Flört, Sosyal Yetkinlik Beklentisi, Yetkinlik Beklentisi, Karşı Cins, Sosyal Yetkinlik Beklentisi Ölçeği

Cinsel ilişkiFlörtLise öğrencileri+4
Vehbi Ünlü
Çukurova University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2004
00
DoktoraAçık ErişimTR

Üniversite öğrencilerinde öznel ve psikolojik iyi olmanın yordayıcılarının incelenmesi

ÖZET ÜNİVERSİTE ÖĞRENCİLERİNDE ÖZNEL VE PSİKOLOJİK IYI OLMANIN YORDAYICILARININ İNCELENMESİ Fulya CENKSEVEN Doktora Tezi, Eğitim Bilimleri Anabilim Dalı Danışman : Prof. Dr. Turan AKBAŞ Kasım, 2004, 210 sayfa Bu çalışmada üniversite öğrencilerinin öznel ve psikolojik iyi olmalarının dışadönüklük, nevrotizm, kontrol odağı, öğrenilmiş güçlülük, sosyal ilişkilerine, boş zaman etkinliklerine ve akademik durumlarına ilişkin hoşnutluk düzeyleri, cinsiyet, sosyo-ekonomik statü ve algılanan sağlık durumu tarafından ne oranda yordandığını belirlemek amaçlanmıştır. Araştırmanın evrenini 2002-2003 Öğretim Yılı'nda Çukurova Üniversitesi' nde okuyan lisans öğrencileri oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini ise, Çukurova Üniversitesi' nin tüm fakültelerinden oranlı küme örnekleme yöntemi ile seçilen öğrencilerden oluşturmuştur. Uygulama 17-28 yaşları arasında yer alan (X= 21.76) 205 kız, 295 erkek olmak üzere toplam 500 öğrenci üzerinde yapılmıştır. Araştırmada üniversite öğrencilerinin psikolojik iyi olma düzeylerini belirlemek amacıyla "Psikolojik İyi Olma Ölçekleri", öznel iyi olma düzeylerini belirlemek için "Olumlu-Olumsuz Duygu Ölçeği" ve "Yaşam Doyumu Ölçeği" kullanılmıştır. "Psikolojik İyi Olma Ölçekleri"nin araştırmacı tarafından Türkçe'ye uyarlaması yapılmıştır. Ayrıca dışadönüklük ve nevrotizmi belirlemek amacıyla "Eysenck Kişilik Envanteri", kontrol odağı inançlarını belirlemek için "Rotter İç-Dış Kontrol Odağı Ölçeği" ve öğrenilmiş güçlülük düzeylerini belirlemek için ise "Rosenbaum Öğrenilmiş Güçlülük Envanteri" kullanılmıştır. Demografik değişkenleri belirlemek amacıyla "Kişisel Bilgi Formu" hazırlanmıştır. Araştırma sonucunda üniversite öğrencilerinin sosyo-ekonomik düzeylerine göre "yaşam doyumu" ve "öznel iyi olma", "diğerleriyle olumlu ilişkiler", "özerklik", "çevresel hakimiyet" "kendini kabul" ve "psikolojik iyi olma" puanlarının yükseksosyo-ekonomik düzey lehinde farklılaştığı belirlenmiştir. Cinsiyete göre de öznel ve psikolojik iyi olmanın bazı boyutlarında anlamlı farklılıklar elde edilmiştir. Üniversite öğrencilerinin dış kontrol odağı ve öğrenilmiş güçlülük düzeylerine göre hem "öznel iyi olma" ve bileşenleri, hem de "psikolojik iyi olma" ve boyutlarının anlamlı biçimde farklılaştıkları belirlenmiştir. Sonuçlar yüksek öğrenilmiş güçlülük ve iç kontrol odağı düzeyine sahip kişilerin daha fazla öznel ve psikolojik iyi olma ifade ettiklerini göstermektedir. Ayrıca, cinsiyet ve öğrenilmiş güçlülük etkileşiminin öznel ve psikolojik iyi olmanın bazı boyutları üzerinde etkili olduğu belirlenmiştir. Üniversite öğrencilerinde öznel iyi olmayı yordayan değişkenleri saptamak amacıyla yapılan aşamalı regresyon analizi sonucunda açıklanan toplam varyansa katkılarına göre ilk olarak nevrotizm, sonra dışadönüklük, akademik başarıdan algılanan hoşnutluk, öğrenilmiş güçlülük, ebeveyni ve flörtü ile ilişkisinden algılanan hoşnutluk, sosyo-ekonomik statü, cinsiyet, algılanan sağlık durumu, dış kontrol odağı inancı, boş zaman etkinliklerinden algılanan hoşnutluk değişkenleri öznel iyi olmanın anlamlı yordayıcılarıdır. Bu değişkenlerin tamamı toplam varyansın % 63.9'unu açıkladığı belirlenmiştir. Ancak analiz sonucunda arkadaşlarla ilişkilerden algılanan hoşnutluğun öznel iyi olmanın anlamlı yordayıcısı olmadığı görülmüştür. Aşamalı regresyon analizi sonucunda açıklanan toplam varyansa katkılarına göre sırasıyla öğrenilmiş güçlülük, dışadönüklük, nevrotizm, flört ve arkadaşlarla ilişkiden algılanan hoşnutluk, dış kontrol odağı inancı, cinsiyet, ebeveynle ilişkilerinden ve boş zaman etkinliklerinden algılanan hoşnutluk değişkenleri psikolojik iyi olmanın anlamlı yordayıcılarıdır. Bu değişkenlerin tamamı toplam varyansın % 59'unu açıkladığı belirlenmiştir. Ancak analiz sonucunda algılanan sağlık durumu, sosyo-ekonomik statü ve akademik başarıdan algılanan hoşnutluğun psikolojik iyi olmanın anlamlı yordayıcıları olmadığı görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Öznel İyi Olma, Psikolojik İyi Olma, Yaşam Doyumu, Olumlu Duygu, Olumsuz Duygu, Diğerleriyle Olumlu İlişkiler, Özerklik, Çevresel Hakimiyet, Bireysel Gelişim, Yaşam Amacı, Kendini Kabul, Dışadönüklük, Nevrotizm, Kontrol Odağı, Öğrenilmiş Güçlülük.

Eğitim psikolojisiPsikolojik iyi oluşÖznel iyi oluş+1
Fulya Cenkseven
Çukurova University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2004
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Sınıf öğretmenlerinin öğretme-öğrenme süreçlerinde pekiştireç kullanmaya ilişkin tutumlarının değerlendirilmesi

ÖZET SINIF ÖĞRETMENLERİNİN ÖĞRETME-ÖĞRENME SÜREÇLERİNDE PEKİŞTİREÇ KULLANMAYA İLİŞKİN TUTUMLARININ DEĞERLENDİRİLMESİ Atınç ULAY Yüksek Lisans Tezi, Eğitim Bölümleri Bölümü Danışman: Prof. Dr. Adil TÜRKOĞLU Nisan-2004, 111 sayfa Bu araştırmanın genel amacı; ilköğretim I. kademe öğretmenlerinin öğretme- öğrenme süreçlerinde pekiştireç kullanmaya ilişkin tutumlarım çeşitli değişkenlere göre belirlemektir. Bu temel amaç doğrultusunda aşağıdaki sorulara yanıt aranmıştır: Öğretmenlerin "Olumlu Pekiştireç", "Ceza" ve "Kayıtsız Kalma" tutumları; cinsiyet, kıdem, okuttukları sınıfın düzeyi, mezun oldukları okul türü ve öğretmenlerin görev yaptığı okulların sosyo-ekonomik düzeyi (SED) değişkenlerine göre anlamlı farklılık göstermekte midir? Araştırmanın çalışma evreni, 2002-2003 eğitim-öğretim yılında Adana ili Seyhan ve Yüreğir ilçeleri merkez ilköğretim okullarında görev yapan I. kademe sınıf öğretmenleridir. Tesadüfi küme örnekleme yöntemi ile seçilen 24 ilköğretim okulunda görev yapan 311 sınıf öğretmem araştırmanın örneklemini oluşturmuştur. Sınıf öğretmenlerinin öğretme-öğrenme süreçlerinde pekiştireç kullanmaya ilişkin tutumlarını belirlemek amacıyla, Özcan (1998) tarafından hazırlanmış ve uygulanmış "Pekiştireç Kullanmayla İlgili Tutum Ölçeği"nden aslına uygun şekilde yararlanılmıştır. Tutum ölçeğinin yapı geçerliğiyle ilgili faktör analizi ve diğer analizler Özcan tarafından yapılmıştı. Bu araştırmada da ölçeğin yapı geçerliğiyle ilgili faktör analizi ve güvenirlik çalışması (Cronbach-alfa) araştırmacı tarafından tekrarlanmıştır. Faktöranalizi sonucunda ölçek; "Ceza", "Olumlu Pekiştireç" ve "Kayıtsız Kalma" alt boyutlarına ayrılmıştır. Kişisel bilgi formu ve tutum ölçeğinden elde edilen verilerin değerlendirilmesinde; t-testi, tek yönlü varyans analizi, % ve frekans teknikleri kullanılmıştır; Araştırmalardan elde edilen sonuçlar şu şekilde özetlenebilir: 1. Sınıf öğretmenlerinin pekiştireç kullanma tutumları ile; cinsiyetleri ve okuttukları sınıf düzeyleri arasında anlamlı bir fark bulunmamıştır. 2. Sınıf öğretmenlerinin pekiştireç kullanma tutumları ile; kıdemleri ve okulun sosyo ekonomik düzeyi (SED) arasında anlamlı farklar bulunmuştur. 3. Sınıf öğretmenlerinin pekiştireç kullanma tutumları ile mezun oldukları okul türü arasında sadece "Kayıtsız Kalma" alt boyutunda anlamlı bir fark bulunmuştur. Anahtar Kelimeler: Sınıf öğretmenleri, pekiştireçler ve tutum

PekiştireçlerTutumlarÖğretim süreçleri+2
Atınç Ulay
Çukurova University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2004
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

İlköğretim 6, 7 ve 8. sınıflar seçmeli ders programlarının öğretmen ve öğrenci görüşleri doğrultusunda değerlendirilmesi

ÖZET İLKÖĞRETİM 6, 7 VE 8. SINIFLAR SEÇMELİ DERS PROGRAMLARININ ÖĞRETMEN VE ÖĞRENCİ GÖRÜŞLERİ DOĞRULTUSUNDA DEĞERLENDİRİLMESİ Büğe Sonay TAŞ Yüksek Lisans Tezi, Eğitim Bilimleri Anabilim Dalı Danışman: Prof. Dr. Adil TÜRKOĞLU Ekim- 2004, 132 sayfa Bu araştırma ilköğretim 6, 7 ve 8. sınıflar seçmeli ders programlarını öğretmen ve öğrenci görüşleri doğrultusunda değerlendirmek amacıya yapılmıştır. Tarama modelinde betimsel bir çalışmadır. Araştırmanın amaçlarına uygun olarak öğretmen ve öğrencilerin, seçmeli derslerin amaçlan, içeriği, öğrenme öğretme süreçleri ve değerlendirme süreçlerine ilişkin görüşleri ile seçmeli dersler programı uygulamalarına ilişkin genel görüşleri alınmıştır. Çalışma, Adana ili merkez ilçeleri Seyhan ve Yüreğir' deki ilköğretim okullarında yapılmıştır. Küme örnekleme yöntemi ile 17 ilköğretim okulu örnekleme alınmıştır. Örneklem okulların SED' leri de göz önüne alınarak belirlenmiş böylece evreni temsil etme düzeyi artırılmaya çalışılmıştır. Çalışma, bu okullardaki seçmeli derslere giren öğretmenler ile 8. sınıf öğrencileri üzerinde yapılmıştır. Okutulan her bir seçmeli ders için farklı bir şubeye anket uygulanmıştır. Bu araştırmada kullanılan anket formu araştırmacı tarafından, uzman görüşlerine başvurularak hazırlanmıştır, Anket formu iki bölümden oluşmuştur. Birinci bölümde kişisel bilgilere ilişkin sorular, ikinci bölümde seçmeli derslere ilişkin sorular yer almıştır. Öğretmen ve öğrenci anketleri genel olarak aynı olmakla birlikte farklı sorulara da yer verilmiştir.n Araştırma sonucunda okutulan seçmeli derslerin okul idaresi ve öğretmenler kurulu tarafından belirlendiği görülmüştür. Öğretmen ve öğrenciler yeterli olanaklar sağlanır ise bu derslerin öğrenciler tarafından seçilmesi gerektiğini düşünmektedir. Genel olarak seçmeli derslerin öğrenciler için gerekli ve yararlı olduğu ifade edilmiştir. Buna karşılık hem öğretmen hem de öğrencilerin seçmeli derslerin daha da verimli yürütülmesini istedikleri belirlenmiştir. Ders anlatımında genellikle düz anlatım ve soru cevap yöntemleri kullanılmaktadır. Değerlendirme yöntemi olarak da en çok yazılı yoklamalar ve yazılı anlatımın kullanıldığı görülmüştür. Seçmeli dersler programında yenileşme ve gelişme çalışmalarına ihtiyaç duyulduğu belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Seçmeli dersler, ilköğretim okulu, öğretim programı, program değerlendirme

Ders programlarıSeçmeli ders seçimiÖğrenci görüşleri+4
Bilge Sonay Taş
Çukurova University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2004
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Çukurova ve Mersin Üniversiteleri sınıf öğretmenliği programlarının değerlendirilmesi

ÖZET Ç.Ü. VE MERSİN ÜNİVERSİTELERİ SINIF ÖĞRETMENLİĞİ PROGRAMININ DEĞERLENDİRİLMESİ SONGÜL TÜRKOĞLÜ Yüksek Lisans Tezi, Eğitim Bilimleri Anabilim Dalı Danışman : Prof. Dr. Adil TÜRKOĞLÜ Aralık 2004, 133 sayfa Bu araştırmada, sınıf öğretmeni yetiştiren Eğitim Fakültelerinde uygulanmakta olan eğitim programlarının değerlendirilmesine yönelik; üniversitelerde okuyan son sınıf öğrencilerinin görüşleri yardımıyla programın etkiliğinin saptanması amaçlanmıştır. Araştırma; giriş, ilgili araştırmalar, yöntem, bulgular ve yorumlar, sonuç ve öneriler olmak üzere beş bölümden oluşmaktadır. Bu araştırma betimsel tarama modelindedir. Araştırmada anket kullanılmıştır. Anketin ön denemesi 25 kişiye uygulanmıştır. Tez danışmanı ve uzmanların görüşleri ile son halini almıştır. Anket 53 soru maddesinden oluşmaktadır. Anket formları; Çukurova ve Mersin Üniversitesinde okuyan toplam 243 son sınıf öğrencisine uygulanmış ve bu anketler geçerli sayılmıştır. Anket uygulaması sonucunda elde edilen veriler amaçlara uygun olarak frekans (f ) ve yüzde (%) testleri kullanılarak analiz edilmiş ve tablolaştırılmıştır. Araştırma sonucunda Çukurova ve Mersin Üniversiteleri Eğitim Fakülteleri Bölümü son sınıf öğrencileri nitelikli bir öğretmenin sahip olması gereken mesleki davranışları programda yer aldığım düşünmektedirler. Öğrenciler programda yer alan alan derslerini yeterli bulmaktadırlar. Genel Kimya, Soyut Matematik ve Fizik gibi sayısal ağırlıklı dersleri istememektedirler. Psikoloji alam ile ilgili dersleri istemektedirler. Öğrenciler haftalık ders saatlerini yetersiz bulmaktadır. Derslerdeanlatım yöntemini ve yazılı yoklamanın her zaman kullanıldığını düşünmektedirler. Öğrenciler sorunlarıyla hiç kimsenin ilgilenmediğini düşünmektedirler. Sosyal etkinlikleri yetersiz bulmaktadırlar. Sınıf öğretmenliği bölümünü Anadolu Öğretmen Lisesi mezunları alınmalıdır. ÖSS'den sonra mülakat yapılmalıdır. Programda yer alan amaç ve davranışlar açık ve net olarak belirtilmelidir. Okul deneyimi için ayrılan süre artırılmalıdır. Rehberlik servisi hakkında bilgi verilmelidir. Anahtar Kelimeler : Sınıf öğretmenliği, program değerlendirme

Ders programlarıMersin ÜniversitesiProgram değerlendirme+6
Songül Türkoğlu
Çukurova University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2004
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Yabancı dil dersi kitap kitap seçiminde öğrenici ve öğretmen gereksinimleri çözümleme modeli ve bir uygulama

Esra Aydın
Yıldız Technical University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2007
00
DoktoraAçık ErişimTR

Yıldız Teknik Üniversitesi öğrencilerinin, matematik başarıları ile algıladıkları problem çözme becerileri, özyeterlik algıları, bilişüstü özdüzenleme stratejileri ve ÖSS sayısal puanları, arasındaki açıklayıcı ve yordayıcı ilişkiler örüntüsü

Bu çalışmada, Yıldız Teknik Üniversitesi öğrencilerinin matematik başarılan ile öğrenci seçme sınavındaki (ÖSS) sayısal puanlan, algıladıkları problem çözme becerileri, özyeterlik algılan ve bilişüstü özdüzenleme stratejileri arasındaki açıklayıcı ve yordayıcı ilişkiler örüntüsü belirlenmeye çalışılmıştır. Araştırmanın deneklerini, 2005- 2006 öğretim yılında Yıldız Teknik Üniversitesinin farklı bölümlerinde okuyup "Matematik F dersini alan 208'i kız 598'i erkek olmak üzere toplam 806 öğrenci oluşturmuştur. İlişkisel tarama türünde olan araştırmada öğrencilerin bilişüstü özdüzenleme stratejilerini ve özyeterlik algılannı belirlemek amacıyla Pintrich, Smith, Garcia ve McKeachie tarafından geliştirilen ve dilsel eşdeğerlik, geçerlik ve güvenirlik çalışması Altun ve Erden (2006) tarafından yapılan "Öğrenmede Motive Edici Stratejiler Ölçeği" kullanılmıştır. Öğrencilerin algıladıklan problem çözme becerilerini belirlemek amacıyla, Heppner ve Petersen tarafından geliştirilen, dilsel eşdeğerlik, geçerlik ve güvenirlik çalışması, Şahin, Şahin ve Heppner (1993) tarafından yapılan "Problem Çözme Envanteri" kullanılmıştır. Öğrencilerin ÖSS sayısal puanlan YTU Öğrenci İşleri Daire Başkanlığından alınmıştır. Öğrencilerin "matematik F' dersindeki dönem sonu basan ortalamaları, matematik basan puanı olarak kabul edilmiştir. Araştırma bulgularında, öğrencilerin; özyeterlik algılan ile algıladıklan problem çözme becerileri arasında, bilişüstü özdüzenleme stratejileri ile algıladıklan problem çözme becerileri arasında, özyeterlik algılan ile bilişüstü özdüzenleme stratejileri arasında doğrusal yönde anlamlı ilişki olduğu ortaya çıkmıştır. Öğrencilerin, özyeterlik algılan, bilişüstü özdüzenleme stratejileri ve ÖSS sayısal puanlannm matematik başansını yordamada anlamlı bir güce sahip olduğu, diğer taraftan algıladıklan problem çözme becerilerinin matematik başansını yordamda anlamlı bir güce sahip olmadığı belirlenmiştir. Aynca bu bulgulara dayalı olarak söz konusu değişkenler arasındaki ilişkiyi gösteren model, öğrencilerin ÖSS'ye giriş yıllarına göre ayn ayrı doğrulanmıştır.Anahtar Sözcükler: Algılanan problem çözme becerisi, bilişüstü özdüzenleme, stratejileri, öz-yeterlik algısı, ÖSS, matematik başarısı

Bülent Alcı
Yıldız Technical University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2007
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Orta öğretim öğrencilerinin okula yabancılaşma düzeylerinin bazı değişkenler açısından incelenmesi

Bu araştırmada, orta öğretim öğrencilerinin okula yabancılaşma düzeylerini,öfke ifade tarzları ve bazı sosyo-demografik değişkenler (cinsiyet, okulun içindebulunduğu sosyo-ekonomik düzey) açısından incelenmiştir. Araştırmada taramamodeli kullanılmıştır.Araştırma örneklemi, devam edilen okulun sosyo-ekonomik düzeylerigöz önünde bulundurularak 300 kız, 298 erkek olmak üzere toplam 598 orta öğretimöğrencisinden oluşturulmuştur. Katılımcıların yaş ortalaması 17,6'dır.Araştırmada veri toplamak amacıyla Kişisel Bilgi Formu, ?Sürekli Öfke veÖfke ifade Tarzları Ölçeği? ve ?Öğrenci Yabancılaşma Ölçeği? kullanılmıştır.Araştırmada cinsiyet, okulun içinde bulunduğu sosyo-ekonomik düzey veöfke ifade tarzlarına bağlı yabancılaşma verilerini karşılaştırmak amacıyla çokdeğişkenli varyans analizi uygulanmıştır. Anlamlı etkileri test etmek amacıylavaryans (MANOVA) analizi uygulanmıştır.Anlamlılık kontrolü için hata payı p<.01 olarak alınmıştır.Araştırma sonuçları öğrencilerin öfke ifade tarzlarına göre okulayabancılaşma düzeyleri arasında anlamlı bir fark olduğunu göstermektedir.Anahtar Sözcükler: Okula yabancılaşan öğrenci, Anlamsızlık, Kuralsızlık, Sosyaluzaklık, Güçsüzlük, öfke, Sosyo-demografik değişkenler.

Fırat Çelik
Çukurova University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2005
00
DoktoraAçık ErişimTR

İlköğretim öğretmenlerinin öz-oluşum türleriyle, mesleki etkililik algıları ve tercih ettikleri öğretme stilleri arasındki ilişki

İlköğretim Öğretmenlerinin Öz-Oluşum Türleriyle, Mesleki Etkililik Algıları ve Tercih Ettikleri Öğretme Stilleri Arasındki İlişkiAraştırmanın amacı, İlköğretim öğretmenlerinin öz-yeterlik algılarının öz-oluşum türlerine ve tercih ettikleri öğretme stillerine göre incelenmesidir. Araştırmanın modeli ilişkisel tarama modeli olarak seçilmiştir.Araştırmanın evrenini, İstanbul'da resmi ve özel ilköğretim okullarında görev yapan sınıf öğretmenleri ile 6.-8. sınıflarda görev yapan Türkçe, Matematik, Sosyal Bilgiler, Fen ve Teknoloji, Müzik, Resim, Beden Eğitimi, Yabancı Dil, Bilgisayar, Sosyal Bilgiler, Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi öğretmenleri oluşturmuştur. Araştırmada örneklem tayini oransız küme yöntemi kullanılarak belirlenmiştir. 1691 öğretmen araştırmanın örneklemini oluşturmuştur.Araştırmada kullanılan birinci ölçek, öğretmenlerin öz-oluşum türlerini saptamak amacıyla Singelis (1994) tarafından geliştirilen ve Çukur tarafından Türkçe'ye uyaranan ?Öz-oluşum Ölçeği?dir. Araştırmacı tarafından ölçeğin Cronbach Alpha güvenirlik katsayısı .72 olarak hesaplanmıştır. İkinci ölçek öğretmenlerin öz-yeterliklerini saptamak amacıyla Gibson ve Dembo (1984) tarafından geliştirilen ve daha sonra Guskey ve Passaro (1994) tarafından yeniden gözden geçirilen ?Öğretmen Yeterlik Ölçeği? dir. Ölçeğin Türkçe uyarlaması, yapı geçerliği ve güvenirlik çalışması Diken (2005) tarafından yapılmıştır. Ölçeğin iç tutarlılık katsayısı .71 olarak hesaplanmıştır. Ölçme araçlarından üçüncüsü, öğretmenlerin öğretme stillerini saptamak amacıyla Mamchur (1996) tarafından geliştirilen ve Türkçe uyarlaması Saban tarafından yapılan ?Yetişkinler İçin Tip Göstergesi Envanteri? dir. Envanterin güvenirlik çalışması, araştırmacı tarafından yaplmıştır. Test-tekrar test yöntemi ile elde edilen güvenirlik katsayısı .68; Cronbach Alpha güvenirlik katsayısı ise .79 olarak hesaplanmıştır. Araştırmada öğretmenlerin kişisel bilgilerini saptamak amacıyla kullanılan bir diğer veri toplama aracı da ?Kişisel Bilgi Formu?dur.Araştırma sonucunda, ilköğretim öğretmenlerinin öz-yeterlik algıları ile cinsiyetleri, okul türü, mesleki kıdemleri arasında anlamlı farklılaşma saptanmıştır.Öğretmenlerin öz-yeterlik algıları ile mezun oldukları okul türü ve branşları arasında anlamlı farklılık bulunamamıştır.Ayrıca öğretmenlerin öz-yeterlik algı düzeyleri öğretim stillerine göre anlamlı bir farklılık göstermezken, öğretmenlerin öğretme stilleri ile öz-oluşum türleri arasında anlamlı farklılık bulunmuşturAnahtar Kelimeler: İlköğretim öğretmeni, öz-oluşum, öz-yeterlik algısı, öğretme stili.

Öğretmen algısıÖğretmen yeterliliği
Seval Eminoğlu Küçüktepe
Yıldız Technical University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2007
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

İlköğretim okulu müdürlerinin yöneticilik görevlerine ayırdıkları zaman ile etkili zaman kullanımını engelleyen etkenler arasındaki ilişki

Bu araştırmada, ilköğretim okulu müdürlerinin yönetici görevlerine ayırdıkları zaman ve etkili zaman kullanımını engelleyen etkenlerden etkilenme düzeylerinin yaş, cinsiyet, bitirdiği eğitim düzeyi, toplam hizmet süresi, yöneticilik kıdemi, yöneticiliğe atanma şekli, yöneticilik ve zaman yönetimi eğitimi alıp almaması, yöneticilik eğitiminin kaynağı değişkenlerinin etki edip etmediği, ayrıca okul müdürlerinin yöneticilik görevlerine ayırdıkları zaman ile etkili zaman kullanımını engelleyen etkenler arasında bir ilişki olup olmadığının ortaya konulması amaçlanmıştır.Tarama modelindeki araştırmada araştırmacı tarafından geliştirilen ?Yönetici Görevleri Ölçeği? ve Aksoy tarafından geliştirilen ?Etkili Zaman Kullanımını Engelleyen Etkenler Ölçeği? kullanılmıştır. Araştırma verileri 2006?2007 öğretim yılında İstanbul ili Gaziosmanpaşa, Fatih ve Şişli ilçelerinde 130 ilköğretim okulu müdürüne uygulanan anketle elde edilmiştir. Veriler, aritmetik ortalama, t-testi, bir boyutlu varyans analizi, LSD testi ve pearson korelasyon katsayısı yöntemleri ile bilgisayarda SPSS paket programı kullanılarak analiz edilmiştir.Araştırma sonucunda okul müdürlerinin yöneticilik görevlerine ayırdıkları zaman, alt boyutlarının tümünde ?çok?, zaman yönetim engellerinden etkilenme düzeyleri genel olarak ?orta? düzeyde çıkmıştır. Yaş, cinsiyet, bitirdikleri eğitim düzeyi, toplam hizmet süreleri, yöneticilik kıdemleri, yöneticiliğe atanma şekli, yöneticilik eğitimlerinin kaynağı ve zaman yönetimi eğitimi alıp almamaları değişkenlerine göre yönetici görevleri için ayırdıkları zaman arasında anlamlı fark bulunamamış, yöneticilik eğitimi alıp almamaları değişkenine göre anlamlı fark bulunmuştur. Yaş, cinsiyet, toplam hizmet süresi, yöneticilik kıdemleri, yöneticiliğe atanma şekilleri, zaman yönetimi eğitimi alıp almamaları değişkenlerine göre zaman yönetimi engellerinden şikayet düzeyleri arasında anlamlı fark bulunamamış, bitirdikleri eğitim düzeyi, yöneticilik eğitimlerinin olup olmaması, yöneticilik eğitimlerinin kaynağı değişkenlerine göre anlamlı fark bulunmuştur. Araştırmada ayrıca ?işgören hizmetleri? ile ?toplantıların gereksiz yere uzaması? ve ?okunacak belgelerin çokluğu? ile ?öğrenci hizmetleri? arasında negatif ilişki bulunmuştur.Anahtar Kelimeler: Zaman Yönetimi, Yönetici Görevleri, İlköğretim Okulu

Zaman yönetimiİlköğretim okulları
Abdurrahman Terzi
Yıldız Technical University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2007
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

İstanbul ili, ilköğretim okullarında görev yapan öğretmenlerin değişime dirençleri ve direnç nedenleri

Örgütler çevreyle sürekli etkileşimde bulunan birer açık sistemdir. Bu nedenle de çevrede meydana gelen değişmelere uyarlanmak için değişmek zorundadır. Değişim her örgütün varlığını devam ettirmesi için gerekli bir olgudur.İçinde bulunduğumuz çağ değişimin en fazla ve en hızlı olduğu bir çağdır. Ekonomide, sosyal alanda, kültürel yaşamda, siyasal ve toplumsal düzeyde ve teknolojik yapıda eskiden çok farklı değişimler ve yenilikler yaşanmak¬tadır. Aynı şeyi eğitim örgütleri açısından da söylemek olanaklıdır. Bu gelişmeler, eğitim örgütlerinin yapı ve işleyişinde değişim ihtiyacını yaratmış ve değişime direnci de beraberinde getirmiştir. Değişime direncin önlenmesi için, değişimin planlı bir biçimde yürütülmesi önem kazanmıştır.Bu araştırmanın genel amacı, İlköğretim okullarında görev yapan öğretmenlerin değişime direnç nedenlerine yönelik tutumlarını; öğretmenlerin kendilerini değişime açık görmeye ilişkin görüşlerini; bu tutum ve görüşlerin öğretmenlerin bazı kişisel değişkenlerine göre anlamlı bir farklılık gösterip göstermediğini ortaya koymaktır.Araştırmada genel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmada, öğretmenlerin kişisel özelliklerini belirlemek için altı sorudan oluşan bir form; değişime direnç nedenlerini belirlemek için ?Ergin Değişim Ölçeği? kullanılmıştır. Anket formları toplam 486 öğretmene uygulanmıştır. Anketlerden elde edilen veriler aritmetik ortalama, yüzde, standart sapma, kaykare (X2), varyans analizi ve t-testi gibi teknikler kullanılarak analiz edilmiştir.Araştırmada şu sonuçlar elde edilmiştir:1.Araştırmada kişilerin çoğunluğunun kendilerini değişime açık olarak algıladıkları görülmüştür.2.Kişilerin kendilerini değişime açık görmeye ilişkin görüşleri ile yaş, cinsiyet, medeni durum, eğitim düzeyi ve okulun statüsü değişkenleri arasında farklılık bulunmamıştır.3.Kişilerin değişime direnç nedenlerinin en yüksek düzeyde olanı ?rasyonalizasyon?, ?mücadele kaygısı? ve ?genel değişime dirençtir?. En düşük düzeyde olanları ise ?bekle gör? ve ?eskiyi koruma? boyutları olarak bulunmuştur.4.Kişilerin değişime dirençleri, kişisel değişkenlerine göre farklılaşmaktadır.5.Kişilerin değişime dirençleri, kendilerini ne ölçüde değişime açık gördüklerine göre farklılaşmaktadır.

Sema Şentürk Kulu
Yıldız Technical University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2007
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Yeni eğitim programlarına ilköğretim okullarının ve ilköğretim okulu müdürlerinin hazırbulunuşluk düzeyleri

Bu araştırmanın genel amacı, İstanbul İlindeki İlköğretim okullarının ve ilköğretim okulları müdürlerinin, 2005-2006 öğretim yılında uygulanan 1, 2, 3, 4 ve 5.sınıflarda yeni eğitim programlarına hazır bulunuşluk düzeylerine ilişkin görüşlerini belirlemektir.Yeni eğitim programlarına yönelik müdür görüşleri ile kişisel değişkenlerden cinsiyet, branş, eğitim düzeyi, toplam hizmet süresi ve yöneticilik hizmet süresi arasında anlamlı bir ilişki olup olmadığını ortaya koymaktır.Araştırmada genel tarama modeli kullanılmıştır. Kullanılan anket formu 387 ilköğretim okulu müdürüne uygulanmıştır. Araştırmada, müdürlerin kişisel özelliklerini belirlemek için beş sorudan oluşan bir form; hazır bulunuşluk düzeylerini belirlemek için yirmialtı sorudan oluşan dörtlü dereceleme likert ölçeği kullanılmıştır. Anketlerden elde edilen veriler aritmetik ortalama, yüzde, standart sapma, ?F Testi? (tek yönlü varyans analizi) ve ?t-Testi? kullanılarak analiz edilmiştir.Araştırmada şu sonuçlar elde edilmiştir:1.Müdürler derslik dışı fiziksel alanların ve araç-gereçlerin yeni programlara göre hazırlanmasını ?az? düzeyde gerçekleştirmişlerdir.2.Müdürlerin derslik dışı fiziksel alanların ve araç-gereçlerin yeni programlara göre hazırlanmasına ilişkin görüşleri kişisel değişkenlere göre anlamlı farklılık göstermektedir.3.Müdürler yeni programlara yönelik kendilerine verilen hizmetiçi eğitim etkinliklerini ?az? düzeyde bulmuşlardır.4.Müdürlerin yeni programlara yönelik kendilerine verilen hizmetiçi eğitim etkinliklerine ilişkin görüşleri kişisel değişkenlere göre anlamlı farklılık göstermektedir.5.Müdürler yeni programlarla ilgili olarak okul içi ve dışı insan kaynaklarını bilgilendirme etkinliklerini ?orta? düzeyde gerçekleştirmişlerdir.6.Müdürlerin yeni programlarla ilgili olarak okul içi ve dışı insan kaynaklarını bilgilendirme etkinliklerine ilişkin görüşleri kişisel değişkenlere göre anlamlı farklılık göstermektedir.7.Müdürler yeni programlara göre dersliklerin hazırlanmasını ve öğretmen kılavuz kitaplarının sağlanmasını ?orta? düzeyde gerçekleştirmişlerdir.8.Müdürlerin yeni programlara göre dersliklerin hazırlanmasına ve öğretmen kılavuz kitaplarının sağlanmasına ilişkin görüşleri kişisel değişkenlere göre anlamlı farklılık göstermektedir.

Nezaket Atmaca
Yıldız Technical University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2007
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

İlköğretim 6., 7. ve 8. sınıflarda iş eğitimi programının mesleki yönlendirme açısından değerlendirilmesi

4ÖZETİLKÖĞRETİM 6.,7. VE 8. SINIFLARDA İŞ EĞİTİMİ PROGRAMININMESLEKİ YÖNLENDİRME AÇISINDAN DEĞERLENDİRİLMESİİlkay SARIGÖLYüksek Lisans Tezi, Eğitim Bilimleri Anabilim DalıDanışman: Prof. Dr. Adil TÜRKOĞLUAğustos 2005, 131 SayfaTürk Milli Eğitim sistemine iş eğitimi kavramı 1930'lu yıllarından itibarengirmiş ve günümüze kadar bir çok aşamadan geçmiştir. Zaman içerisinde iş eğitimikavramı önem kazanmış ancak alandaki kaynak sıkıntılarından ve eksikliklerden dolayıistenen eğitim kalitesine ulaşamamıştır.Buradan yola çıkılarak bu araştırmada, ilköğretim okullarında görevli iş eğitimiöğretmenlerinin ?programın mesleki yönlendirme boyutu ile ilgili görüşlerinin?alınması amaçlanmıştır. Mersin il merkez, Erdemli ve Tarsus ilçe merkezlerindekigörevli 120 iş eğitimi öğretmeni araştırmaya dahil edilmiş, gönderilen anketlere tamİşcevap veren 108 iş eğitimi öğretmeninin görüşleri değerlendirmeye alınmıştır.eğitimi öğretmenlerinden 21'i ile yüz yüze görüşme yapılmış ve elde edilen bulgulardeğerlendirmeye alınmıştır. Anketten elde edilen bulguların değerlendirilmesinde yüzdeve frekans kullanılmış, görüşme bulguları ise içerik analizi kullanılarak sunulmuştur.Araştırma bulguları ile; iş eğitimi programın mesleki yönlendirme açısındanamaçlarına yeterli düzeyde ulaşmadığı ve iş eğitimi programının çağın teknolojiközelliklerini yansıtmadığı ortaya çıkmıştır. İş eğitimi öğretmenlerinin görüşleridoğrultusunda, iş eğitimi programının teknoloji eğitimi kavramına göre yenidendüzenlenmesine ihtiyaç duyulduğu, ayrıca programın meslekleri tanıtma işlevini deyerine getiremediği sonucuna ulaşılmıştır.5İş eğitimi alanı içerisine giren mesleki yönlendirme çalışmaları, alanda yapılanaraştırma bulgularına göre yaş ve sınıf düzeyleri de dikkate alınarak meslekiyönlendirme ile ilgili yapılabilecek etkinlik örnekleri verilmiştir.İş Eğitimi, Teknoloji Eğitimi, Mesleki Eğitim, TemelAnahtar Sözcükler:Eğitim, Mesleki Olgunluk, Mesleki Yöneltme

İlkay Sarıgöl
Çukurova University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2005
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

İlköğretim 7. sınıf sosyal bilgiler dersinde edebiyat temelli öğretim yönteminin öğrencilerin akademik başarısına ve kalıcılığa etkisi

ÖZETİLKÖĞRETİM 7. SINIF SOSYAL BİLGİLER DERSİNDEEDEBİYAT TEMELLİ ÖĞRETİM YÖNTEMİNİN ÖĞRENCİLERİNAKADEMİK BAŞARISINA VE KALICILIĞA ETKİSİMehmet TEKGÖZYüksek Lisans Tezi, Eğitim Bilimleri Anabilim DalıDanışman: Yrd. Doç. Dr Ahmet DOĞANAYMayıs-2005, 165 sayfaBu araştırmanın genel amacı; Sosyal Bilgiler öğretiminde, edebiyat temelli öğretimyöntemini ders aracı olarak kullanmanın öğrencilerin akademik başarısına ve kalıcılığaetkisini belirlemektir.Öntest-sontest kontrol gruplu deneme modelinde olan araştırma; 2003-2004 öğretimyılı, Adana ili Karaisalı ilçesi 1 Nisan Pansiyonlu İlköğretim Okulu 7. sınıflarından 64 öğrenciile gerçekleştirilmiştir. Çalışma için seçilen ?Türkiye'nin Coğrafi Bölgeleri?, ?İstanbul'unFethi ve Sonrası?, ?Avrupa'da Yenilikler? üniteleri, kontrol grubunu oluşturan 32 öğrenciylegeleneksel ders araçları kullanılarak, deney grubunu oluşturan 32 öğrenciyle ise gelenekselders araçlarının yanında Edebiyat Temelli Öğretim Yöntemi kullanılarak işlenilmiştir.Araştırmacı tarafından hazırlanan Türkiye'nin Coğrafi Bölgeleri, İstanbul'un Fethi ve Sonrası,Avrupa'da Yenilikler üniteleri ile ilgili akademik başarı testi her iki gruba üniteninişlenilmesinden önce öntest, ünitenin işlenilmesinden sonra son test ve ünitelerinişlenilmesinden sonra yaklaşık 4 hafta sonra da kalıcılık testi olarak uygulanmıştır. Deneygrubuna ayrıca yine araştırmacı tarafından hazırlanan Öğrenci Görüşü Anketi uygulanmıştır.Verilerin çözümlenmesi SPSS programı kullanılarak, ?t? testi, kovaryans analizi, frekans,yüzde hesaplamaları yapılmıştır.Yapılan analizler sonucunda aşağıdaki sonuçlara ulaşılmıştır.1. Edebiyat temelli sosyal bilgiler öğretim yönteminin kullanıldığı deney grubu ilegeleneksel öğretim yönteminin kullanıldığı kontrol grubunun akademik başarısında deneygrubu lehine anlamlı farklılaşma göstermektedir.2. Edebiyat temelli sosyal bilgiler öğretim yönteminin kullanıldığı deney grubu ilegeleneksel öğretim yönteminin kullanıldığı kontrol grubunun kalıcılık testinde deney grubulehine anlamlı farklılaşma göstermektedir.3. Öğrenci Görüşü Anketi analizi; edebiyat temelli sosyal bilgiler öğretim yöntemininders aracı olarak kullanıldığı sosyal bilgiler öğretiminde öğrencilerin derse olan ilgisiniartırdığı, okuma alışkanlığını etkilediği, derse katılımını, konular arasında ilişkili bağlantıları,öğrenileni zihinde canlandırmayı, rahat bir anlatımı, öğrenileni kolay hatırlamayı sağladığınıortaya çıkarmıştır.Anahtar Kelimeler: Edebiyat temelli sosyal bilgiler öğretimi, akademik başarı vekalıcılık testi.

Mehmet Tekgöz
Çukurova University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2005
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

İlköğretim okullarında toplam kalite yönetimi kapsamında performans değerlendirmeye ilişkin yönetici ve öğretmen görüşleri

IÖZETİLKÖĞRETİM OKULLARINDA TOPLAM KALİTE YÖNETİMİKAPSAMINDA PERFORMANS DEĞERLEMESİNE İLİŞKİN YÖNETİCİ VEÖĞRETMEN GÖRÜŞLERİSenar TAMAMYüksek Lisans Tezi, Eğitim Bilimleri Anabilim DalıDanışman: Yrd.Doç.Dr.Ahmet DOĞANAYMayıs 2005, 130 sayfaBu Araştırma, Toplam Kalite Yönetimi (TKY) kapsamında ilköğretimokullarında uygulanmakta olan performans değerlendirmeye ilişkin yönetici veöğretmenlerin görüşlerini belirlemek amacıyla yapılmıştır. Performans değerlendirmeyeilişkin yönetici ve öğretmen görüşleri Müfredat Laboratuar Okullarında görev yapanyönetici ve öğretmenlerden geliştirilen anket formuyla toplanarak, aralarında anlamlıfark olup olmadığı karşılaştırılmıştır.Anket formu iki bölümden oluşturulmuştur. Birinci bölümde kişisel bilgilere,ikinci bölümde performans değerlendirme ile ilgili önermelerin yer aldığı ?çalışanboyutu?, ?ekip boyutu? ve ?örgüt boyutu?ndaki 38 önermeye yer verilmiştir. Anketformunun bu son şeklini alması için, performans değerlendirme ile ilgili literatürtaraması sonucu oluşturulan 52 maddelik Likert tipi beş derecelendirmeli ölçek formuuzman görüşleri alınarak düzeltilip faktör analizi için ön uygulama yapılmıştır. Yapılanfaktör analizi sonucu, öncelikle ölçek kapsamına alınan maddelerin çarpıklık ve sivrilikkatsayıları, madde-toplam puan korelasyonları, maddelerin korelasyon matrisideğerleri, faktör yükleri ve birden fazla faktöre yüklenen maddelerin faktör yükleriarasındaki farklar incelenmiş ve bu incelemeler sonucunda 14 maddenin ölçektençıkarılması gerekmiştir. Kalan 38 maddeye ait madde ve güvenilirlik analizlerindeCronbach alpha değerlerinin, madde toplam puan korelasyonlarının yeterli düzeydeolduğu görülmüştür.Anket Adana ili Seyhan ve Yüreğir merkez ilçelerinde 2004-2005 eğitim-öğretimyılında görev yapan 366 öğretmen, 37 yönetici olmak üzere toplam 403 kişiyeIIuygulanmıştır. Çalışılan okul türüne göre 311 kişi MLO, 92 kişide özel ilköğretimokullarında çalışan yönetici ve öğretmene ulaşılmıştır. Verilerin analizinde frekans,yüzde ve kay kare kullanılmıştır.Araştırmada elde edilen bulgulardan şu sonuçlar çıkartılmıştır:Araştırmaya katılan yönetici ve öğretmenlerin, performans değerlendirmeninçalışan boyutunda yer alan çalışanların performans değerlendirme uygulamalarındanelde etmeyi düşündükleri kişisel beklentiler ve bireysel kazançlara ilişkin önermelerekatılımları genelde yüksek olmuştur. Bu boyutta yer alan önermelerden bazılarınakatılımlar okul türüne, cinsiyete, çalışma yılına, hizmet içi eğitime katılım durumuna veçalışılan branşa göre farklılık göstermiştir.Araştırmaya katılan yönetici ve öğretmenlerin, performans değerlendirmeninekip boyutunda yer alan, performans değerlendirmenin okul iklimine, çalışma şartlarınaetkisine ilişkin önermelere katılımları genelde yüksek olmuştur. Bu boyutta bulunansadece bir önermede çalışılan okul türüne göre anlamlı faklılık görülmüştür.Araştırmaya katılan yönetici ve öğretmenlerin, performans değerlendirmeninörgüt boyutunda yer alan, performans değerlendirme sisteminin ve bu sistemin millieğitim örgütündeki etkilerine ilişkin önermelere katılımları cinsiyet, branş, çalışma yılıve okuldaki görev durumlarına göre anlamlı farklılık göstermiştir.Anahtar Kelimeler: Performans, Performans Değerlendirme, Toplam KaliteYönetimi, İlköğretim Okulları.

Senar Tamam
Çukurova University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2005
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu olan çocukların abla ve ağabeylerinin sosyal beceri düzeyi ve kardeş ilişkileri

2ÖZETDİKKAT EKSİKLİĞİ VE HİPERAKTİVİTE BOZUKLUĞUOLAN ÇOCUKLARIN ABLA VE AĞABEYLERİNİNSOSYAL BECERİ DÜZEYİ VE KARDEŞ İLİŞKİLERİAslı Ogün BOZBEY AKALINYüksek Lisans Tezi, Eğitim Bilimleri Ana Bilim DalıDanışman : Prof. Dr. Banu Yazgan İNANÇMayıs 2005, 79 SayfaBu araştırmanın amacı; Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu olançocukların abla ve ağabeylerinin sosyal beceri düzeyleri ve kardeş ilişkilerinin niteliğiile DEHB'nin bu değişkenler üzerindeki etkilerinin incelenmesidir. Araştırmanınörneklemini, yaşları 10-16 arasında değişen, yarısı DEHB olan bir kardeşe, diğer yarısıda normal gelişim gösteren bir kardeşe sahip 60 abla/ağabey ve onların annelerioluşturmaktadır. Annelerin doldurdukları ölçeğin sonuçlarına göre, DEHB olan kardeşesahip çocukların sosyal yetkinlik düzeyi, normal gelişim gösteren kardeşe sahipçocuklarınkinden daha düşüktür. Yine aynı ölçekten elde edilen veriler ışığında, DEHBolan çocukların kardeşlerinin daha sık sosyal ve davranışsal sorunlar yaşadıklarıanlaşılmaktadır. Ağabey/ablaların doldurdukları anketten elde edilen verilere göre,kardeş ilişkilerinin niteliği kapsamında ele alınan sevgi, kardeşin hayranlık duyması,kardeşe hayranlık duyma, baba yanlı davranışı ve benzerlik değişkenleri açısından ikigrup arasında normal gelişim gösteren çocukların abla ve ağabeyleri lehine anlamlıfarklılık olduğu ve DEHB olan bir kardeşin olduğu kardeş çiftlerinde tartışmanın dahasık yaşandığı belirlenmiştir. DEHB olan çocukların anne ve kardeşleriyle yapılangörüşmelerde, hem anneler, hem de ağabey ve ablalar, ebeveynlerin DEHB olan çocuğadaha çok ilgi gösterdiğini ifade etmişlerdir. Bunun yanı sıra, kardeş ilişkilerindekisaldırgan davranışların da sıklıkla dile getirildiği dikkat çekmektedir.Anahtar kelimeler: Kardeş ilişkileri, dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu,sosyal beceri.

Aslı Ogün Bozbey Akalın
Çukurova University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2005
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Ergenin sosyal yetkinlik beklentisini yordayan bazı değişkenler

3ÖZETERGENİN SOSYAL YETKİNLİK BEKLENTİSİNİ YORDAYANBAZI DEĞİŞKENLEREmine AKKAPULUYüksek Lisans Tezi; Eğitim Bilimleri Anabilim DalıDanışman:Yard. Doç. Dr. Mehmet BİLGİNHaziran 2005, 95 sayfaBu araştırma, ergenlerin; anne-babalarına ve arkadaşlarına bağlılık, problemçözme becerileri, öğrenilmiş güçlülük ve anne-babalarının evlilik uyumlarını algılamadüzeyleri ile anne-babalarının evlilik uyumları ve annelerinin kişilerarası ilişkileregirme düzeylerinin sosyal yetkinlik beklentisi düzeylerini ne oranda yordadığınıincelemek amacıyla yapılmıştır.Uygulamalar, 2003-2004 Eğitim-Öğretim Yılında Yüreğir Atatürk Lisesi'ndeöğrenim görmekte olan ve çalışmaya gönüllü olarak katılan 194 ergen ve onlarınanneleri üzerinde yapılmıştır.Araştırmada; ergenlerin sosyal yetkinlik beklentisi düzeylerini ölçmek amacıyla?Sosyal Yetkinlik Beklentisi Ölçeği Ergenlik Formu (SYBÖ-E)?, anne-babalarınabağlılıklarının bilişsel ve duyuşsal boyutlarını ölçmek amacıyla ?Anne-Baba BağlılıkÖlçeği (ABBÖ)?, arkadaşlarıyla arasındaki bilişsel-duyuşsal bağlılığın boyutlarınıölçmek amacıyla ?Arkadaş Bağlılık Ölçeği (ABÖ)?, anne-babaların evlilik uyumdüzeylerini ölçmek amacıyla ?Evlilikte Uyum Ölçeği (EUÖ)? annelerin kişilerarasıilişkilerini ölçmek amacıyla Kişilerarası İlişkiler Ölçeği (KİÖ), ergenlerin,problemçözmede kendine güvenini, bireysel kontrol duygusunu ve yaklaşım biçiminideğerlendirmek amacıyla ?Problem Çözme Envanteri (PÇE)?, stres yaratan durumlarkarşısında bireyin kullanabileceği bilişsel stratejilerden ne ölçüde yararlandığını vekendini denetleme becerilerini ölçmek amacıyla ?Rosenbaum'un Öğrenilmiş Güçlülük4Ölçeği (RÖGÖ)? ve ergenlerin anne-babalarının evlilikte yaşadıkları mutluluk veuyumu nasıl algıladıklarına yönelik değerlendirme yapabilmek amacıyla ?AlgılananEvlilik Uyumu Anketi? kullanılmıştır.Ayrıca araştırma kapsamında; 2003-2004 Eğitim-Öğretim Yılında AtatürkLisesi'ne devam 236 kişilik örneklem grubunda SYBÖ-E, ABBÖ, ve ABÖ'nin geçerlikve güvenirlik çalışmaları yapılmıştır. Araştırma kapsamında yapılan geçerlik-güvenirlikçalışmalarında SYBÖ-E, ABBÖ ve ABÖ ölçeklerinin benzer ölçekler geçerliğine OfferBenlik İmgesi ölçeğiyle olan korelasyonuna bakılmış ve aralarında anlamlı düzeydeilişkiler olduğu bulunmuştur. Ölçeklerin güvenirlik değerlerine ise cronbach alfagüvenirlik katsayısı, madde-toplam puan korelasyonları, testi yarılama ve test-tekrarıyöntemlerine göre bakılmış ve anlamlı ilişkiler elde edilmiştir. Elde edilen değerlerinölçeklerin geçerlik ve güvenirliğini desteklediği saptanmıştır.Aşamalı Regresyon Analizi sonucunda ergenlerin sosyal yetkinlik beklentisidüzeylerini yordayan değişkenlerin açıklanan toplam varyansa olan katkılarına göresırasıyla öğrenilmiş güçlülük, problem çözme becerisi, algılanan evlilik uyumu,arkadaşlara bağlılık düzeyi, annelerin kişiler arası ilişkilere girmedeki besleyici ilişkitarzı düzeyleri ve anne-babaya bağlılık değişkenlerinin olduğu saptanmıştır. Yordayıcıaltı değişkenin ergenlerin sosyal yetkinlik beklentisi düzeyi puanlarında gözlenentoplam varyansın % 58.3'ünü açıkladığı belirlenmiştir. Ergenin sosyal yetkinlikbeklentisi düzeyini yordamada öğrenilmiş güçlülüğün varyansa olan katkısı %29.3,problem çözme becerisinin %16.3, algılanan evlilik uyumunun %5.7, arkadaşlarabağlılık düzeyinin %4.2, besleyici ilişki tarzı düzeyinin %1.5 ve anne-babaya bağlılıkdeğişkeninin %0.9 olduğu tespit edilmiştir. Ancak analiz sonucunda ergenlerin anne-babalarının evlilik uyumları ve annelerinin kişiler arası ilişkilerde kullandıklarızehirleyici ilişki tarzı düzeylerinin, ergenlerin sosyal yetkinlik beklentilerinin anlamlıyordayıcıları olmadığı görülmüştür.Anahtar Kelimeler: Sosyal yetkinlik beklentisi, ergen

Emine Akkapulu
Çukurova University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2005
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Küresel ilgi envanterinin geliştirilmesine yönelik bir çalışma

iiiÖZETKÜRESEL İLGİ ENVANTERİNİN GELİŞTİRİLMESİNE YÖNELİK BİRÇALIŞMAÖmer Ersan ÖZÜTÜRKYüksek Lisans Tezi, Eğitim Bilimleri Anabilim DalıDanışman: Doç. Dr. Ragıp ÖZYÜREKHaziran-2005, 167 sayfaBu çalışmada Hava Harp Okulu'na (HHO) öğrenci seçimindekullanılabilecek bir ilgi envanterinin geliştirilmesi süreci anlatılmıştır (Küresel İlgiEnvanteri; KİE). Araştırmada model olarak Tracey (2001) tarafından önerilen ilgilerinküresel ölçümü modeli kullanılmıştır. Geliştirilen envanter temel ilgi alanlarınınyanında, düşük ve yüksek saygınlık ilgi alanlarını da kapsamaktadır. Envanteringeçerliği ve güvenirliği, HHO'na pilot adayı subay olmak için başvuran ve HHO'ndaöğrenimini sürdüren öğrencilerden toplanan veriler ile sınanmıştır.Madde analizi için üç basamaklı bir faktör analizi yöntemi izlenmiştir. Herbir basamakta ölçütlere uymayan maddeler madde toplam puan korelasyonları ilebirlikte irdelenerek elenmiş, üçüncü çalışmanın sonucunda basit ve kararlı bir faktöryapısına ulaşıldığı düşünülmüştür.Yapı geçerliği çalışmaları kapsamında yapılan üç ayrı çalışmada toplam997 öğrenciye envanter uygulanmıştır. Ulaşılan faktörlerin açıkladıkları yüzdelerin ve içtutarlık katsayılarının yüksek olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Üçüncü çalışma sonucundaenvanterin belirlenen ölçütlere uygun bir yapıya sahip olduğu söylenebilir. Tracey(2001) tarafından sunulan modelden farklı olarak 16 faktöre ulaşılmıştır.Yakınsak ve ıraksak geçerlik çalışmaları için 16 PF kişilik envanteri ileKİE'nin ilişkisi incelenmiştir. Benzer yapılarda pozitif yönde anlamlı ilişkilereulaşılırken, farklı yapılarda negatif yönde anlamlı ilişkilere ulaşılmıştır.Ölçüt bağıntılı geçerlik çalışması için Mekanik İlgi Ölçeği geliştirilmiştir.Bu ölçekle geliştirilen envanterin ilgili yapıları arasındaki ilişki incelenmiş ve anlamlıilişkilere ulaşılmıştır.ivGüvenirlik çalışmaları için Cronbach alfa iç tutarlık katsayılarıirdelenmiştir.Yapılan geçerlik ve güvenirlik çalışmaları sonucunda elde edilendeğerlerin envanterin geçerlik ve güvenirliğini destekler nitelikte olduğu sonucudüşünülmüştür.Anahtar Kelimeler: İlgi, Yetkinlik Beklentisi, Meslek Tercihleri, ilgienvanteri.

Ömer Ersan Özütürk
Çukurova University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2005
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Öğretmen algılarına göre anadolu lisesi müdürlerinin etkili müdürlük davranışları

Bu araştırmada, öğretmenlerin algılarına göre Anadolu Lisesi Müdürleri'nin etkili müdürlük davranışlarını gösterme sıklıklarının belirlenmesi ve öğretmenlerin bireysel özelliklerine göre, öğretmen algıları arasında istatistiksel olarak anlamlı faklılıklar olup olmadığını ortaya çıkarmak amaçlanmaktadır.Genel tarama modeli ile çalışılan bu araştırmada, veri toplama aracı olarak, Dağlı (2000) tarafından geliştirilen ve iki bölümden oluşan anket formu kullanılmıştır. Araştırma verileri, 2007-2008 öğretim yılında İstanbul İli Avrupa Yakası Anadolu Liselerinde görev yapan 1008 öğretmene uygulanan anketlerle elde edilmiştir. Elde edilen veriler, istatistiksel olarak ?aritmetik ortalama?, ?standart sapma?, ?t-testi? ve ?tek yönlü varyans analizi? yöntemleri ile bilgisayarda SPSS 11.5 paket programı kullanılarak analiz edilmiştir.Araştırma sonucunda, öğretmenlerin Anadolu Lisesi Müdürlerinin etkili müdürlük davranışlarını gösterme sıklığına ilişkin algıları ?çoğu zaman? olarak ortaya çıkmıştır. Cinsiyet, kıdem, okuldaki çalışma süresi, ödül durumu faktörlerine göre, öğretmen algıları arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılık saptanmamış olup tüm bu öğretmenlerin algılarına göre müdürler etkili müdürlük davranışlarını ?çoğu zaman? yerine getirmektedir. Ancak hizmet içi eğitim alan ve almayan öğretmenlerin algıları arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılık saptanmıştır. Hizmet içi eğitim alan öğretmenlerin algılarına göre müdürlerin etkili müdürlük davranışlarını gösterme sıklığı daha azdır.Okul müdürlerinin etkili müdürlük davranışlarını ?her zaman? gösterebilmeleri için uygun koşullar sağlanmalı, okul yöneticiliği politikaları yeniden gözden geçirilmeli, mevzuatta okul müdürlerinin etkili olabilmelerini sağlayacak değişiklikler yapılmalı, etkili müdürlük davranışlarını tanımlamada kullanılacak geçerli ölçütler belirlenmeli, ilgili eğitim gereksinimleri saptanmalı ve karşılanmalıdır. Okul müdürlerine yönelik olarak hizmet içi eğitim, kurs, seminer ve konferanslar düzenli aralıklarla uygulanmalı, bu programlarda etkili müdürlük ve öğretim liderliği ile ilgili konulara ağırlık verilmelidir. Müdürler sınıfları dersler esnasında bizzat ziyaret etmelidir. Okul müdürlerinin bürokratik iş yükleri azaltılmalı, bu sayede müdürler öğrenci ve öğretmenlere daha fazla zaman ayırabilmeli ve bunun sonucu olarak da öğretim etkinliklerinin eşgüdümü, yönetimi ve denetimini daha iyi yapabilir hale getirilmelidir.

Anadolu liseleriÖğretmen algısı
Reşit Sağım
Yıldız Technical University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2008
00
DoktoraAçık ErişimTR

İlköğretim 3. sınıf hayat bilgisi dersinde görsel öğrenme stiline göre düzenlenen öğretimin öğrencilerin akademik başarı ve kalıcılığına etkisi

Bu çalışma Hayat Bilgisi Dersi kapsamındaki 'Çevremizdeki Canlılar" ve "Dünya ve Uzay" ünitelerinin öğretiminin görsel öğrenme stiline göre düzenlenmesinin akademik başarı ve kalıcılığa etkisinin olup olmadığını belirlemek amacıyla gerçekleştirilmiştir. Araştırma bir deney, iki kontrol grubu modeline göre desenlenmiştir. Çalışma Adana İli Seyhan İlçesinde bulunan bir devlet ilköğretim okulunun üçüncü sınıflarından üç şubede yürütülmüştür. Deney grubunda 40, geleneksel öğretimin yapıldığı birinci kontrol grubunda 38 ve ikinci kontrol grubunda 32 olmak üzere toplam 110 öğrenci ile çalışılmıştır. Deney grubundaki öğretim araştırmacı tarafından, haftada 5 gün, birer ders saati olmak üzere 26 ders saatinde gerçekleştirilmiştir. Birinci kontrol grubunda geleneksel öğretim araştırmacı tarafından gerçekleştirilmiş, ikinci kontrol grubunda hiçbir işlem yapılmamış dersler sınıf öğretmeni tarafından işlenmiştir. Öğrencilerin öğrenme stillerini belirlemek üzere Öğrenme Stilleri Envanteri kullanılmıştır. Akademik başarı ve kalıcılık ile ilgili ölçümler araştırmacı tarafından geliştirilen "Hayat Bilgisi Dersi Çevremizdeki Canlılar ile Dünya ve Uzay Üniteleri Akademik Başarı Testleri" ile yapılmıştır. Öğretim sonucunda öğrencilerin görüşlerini belirlemek üzere geliştirilen Görüşme Formu kullanılmıştır. Ayrıca çalışma grubunun kişisel özelliklerini belirlemek için Kişisel Bilgi iii Formu (KBF) dağıtılmıştır. Ön ölçüm ve son ölçümden elde edilen veriler üzerinde kovaryans analizi uygulanmıştır. Görüşme verileri üzerinde içerik analizi yapılmıştır. Bulgular, Hayat Bilgisi dersinde görsel öğrenme stiline göre düzenlenen öğretimin görsel öğrenme stiline sahip öğrenciler için akademik başarı üzerinde etkili olduğunu, kalıcılık puan ortalamaları açısından ise etkinin anlamlı olmadığını ortaya çıkarmıştır. Görüşme bulguları ise öğrencilerin görsel öğrenme stiline göre düzenlenen öğretiminden daha fazla yararlandıklarını ve zevk aldıklarını göstermiştir. Anahtar Sözcükler : Öğrenme, Öğrenme Stilleri, Görsel Öğrenme Stili, Öğrenme Stilleri Envanteri, Hayat Bilgisi Öğretimi

Özlem Kaf
Çukurova University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2005
00
DoktoraAçık ErişimTR

Eğitimde drama yöntemi ile Türkçe öğretiminin iki dilli olan ve olmayan ilköğretim 5.sınıf öğrencilerinin akademik başarı ve tutumlarına etkisi

EĞİTİMDE DRAMA YÖNTEMİ İLE TÜRKÇE ÖĞRETİMİNİN İKİ DİLLİ OLAN VE OLMAYAN İLKÖĞRETİM 5. SINIF ÖĞRENCİLERİNİN AKADEMİK BAŞARI VE TUTUMLARINA ETKİSİ Bu deneysel çalışmada, ilköğretim beşinci sınıf Türkçe dersinin "Okuduğunu Anlama", "Dinlediğini Anlama" ve "Dile (Türkçeye-Anadile-Derse) ve Dil Becerilerini Geliştirmeye Yönelik Tutum" lar açısından "Senaryo Tabanlı Öğrenme Yaklaşımı" (STÖY) destekli eğitimde drama yönteminin uygulandığı deney grupları ile tüm sınıf öğretimine dayalı geleneksel yöntemin uygulandığı kontrol grubu arasında, deney grupları lehine anlamlı farkların olup olmadığı araştırılmıştır. Araştırma 2004-2005 öğretim yılının bahar yarıyılında Adana ili Seyhan ilçesindeki alt sosyo ekonomik düzeydeki üç devlet ilköğretim okulunda okuyan beşinci sınıf öğrencileri ile gerçekleştirilmiştir. Uygulama yapılan okulların beşinci sınıflarından altı derslikte okuyan toplam 196 öğrenci, deney ve kontrol gruplarını oluşturmuştur. Çalışma 10 hafta sürmüştür. Dersler üç deney grubunda STÖY dayalı eğitimde drama yöntemi, diğer üç kontrol grubunda tüm sınıf öğretimine dayalı geleneksel öğretmen merkezli yönteme göre hazırlanan ders planları doğrultusunda işlenmiştir. Ölçme araçları olarak kullanılan ve araştırmacı tarafından geliştirilip, geçerlilik güvenirlik çalışması yapılan "Okuduğunu Anlama Başarı Testi", "Dinlediğini Anlama Başarı Testi", "Dile (Türkçeye-Anadile-Derse) ve Dil Becerilerini Geliştirmeye Yönelik Tutum Ölçeği" ön test, son test olarak verilmiştir. Araştırmadan elde edilen bulgular, "okuduğunu anlama ve dinlediğini anlama akademik başarı testlerinden" elde edilen toplam puanlar açısından, deney ve kontrol grupları arasında anlamlı bir fark olduğunu göstermiştir. "Dile (Türkçeye-anadile-Türkçe dersine) ve dil becerilerini geliştirmeye yönelik tutum ölçeği"nden elde edilen bulgulara bakıldığında, "Türkçe dersine yönelik tutumlar 1. alt ölçeği" açısından deney ve kontrol grupları arasında deney grupları lehine anlamlı fark elde edilmiştir. "Türkçeye yönelik tutumlar" 2. alt ölçeği toplam ön test puanları kontrol altına alındığında, son test puanları açısından deney grupları lehine anlamlı fark bulunmuştur. Ayrıca, "anadile yönelik tutumlar" 3. alt ölçeği açısından deney grupları lehine anlamlı fark elde edilmiştir. "Dil becerilerini geliştirmeye yönelik tutumlar" 4. alt ölçeğinden elde edilen bulgular ise; yine araştırmanın denencesini destekler niteliktedir. Deney ve kontrol grupları arasında deney grupları lehine anlamlı farklar elde edilmiştir. Anahtar Kelimeler Senaryo Tabanlı Öğrenme Yaklaşımı. Eğitimde Drama Yöntemi. Türkçe Öğretimi. Tutum Ölçeği İki Dillilik ve Dil Eğitimi.

Banu Yaman
Çukurova University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2005
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

İlköğretim 4. ve 5. sınıf öğrencilerinin günlük yaşamlarındaki problemlerini çözmeye ilişkin karar verme becerilerini ölçmeye yönelik bir ölçek geliştirme çalışması

Ill ÖZET İLKÖĞRETİM 4. VE 5. SINIF ÖĞRENCİLERİNİN GÜNLÜK YAŞAMLARINDAKİ PROBLEMLERİNİ ÇÖZMEYE İLİŞKİN KARAR VERME BECERİLERİNİ ÖLÇMEYE YÖNELİK BİR ÖLÇEK GELİŞTİRME ÇALIŞMASI Elif KARAKAŞ (GÜNAL) Yüksek Lisans Tezi, Eğitim Bilimleri Ana Bilim Dalı Danışman: Yrd. Doç. Dr. Ahmet DOĞANAY Eylül, 1999, 64 sayfa Bu betimsel araştırmanın amacı, ilköğretim 4. ve 5. sınıf öğrencilerini kapsayan yaş grubunun günlük yaşamlarında karşılaştıkları problemlerini çözmeye ilişkin, karar verme becerilerini ölçmeye yönelik bir ölçek geliştirmektir. Ayrıca geliştirilen ölçme aracının, cinsiyet ve okulun bulunduğu çevrenin ekonomik özellikleri açısından değerlendirmesini yapmaktır. Araştırma 1998- 1999 eğitim- öğretim yılında Adana ili Seyhan ve Yüreğir ilçelerindeki merkez okullarında gerçekleştirilmiştir. Bu okullar Adana Milli Eğitim Müdürlüğü' nden alınan bilgiler doğrultusunda belirlenmiştir. Araştırmanın örneklemini Anadolu İlköğretim, Hürriyet ilköğretim, Yavuzlar İlköğretim, Mimar Sinan ilköğretim, Emine Sapmaz İlköğretim, Kasım Sacide Ener ilköğretim, Özel Akdeniz ve Özel Gönen Okulları' nın 4. ve 5. sınıflarında okuyan 658 öğrenci oluşturmuştur. Geliştirilen ölçme aracının kapsam geçerliğini belirlemek amacıyla önce uzman görüşüne sunulmuş, daha sonra pilot uygulama yapılmıştır. Temel bileşenleri ortaya çıkarmak için, faktör analizi yapılmıştır. Maddelerin alt ve üst grupları ayırt edip etmediğini değerlendirmek amacıyla da t- testi analizindenIV yararlanılmıştır. Ölçeğin güvenirlik çalışması aşamasında iç tutarlığı değerlendirmek amacıyla Cronbach Alpha değerine bakılmıştır. Yapılan bu analizler sonunda geliştirilen ölçme aracı, 17 madde ve 4 alt ölçek olarak elde edilmiştir. Ölçme aracına göre, öğrencilerin karar verme becerilerinde, cinsiyet ve okulun bulunduğu çevrenin ekonomik durumuna göre, ölçek kapsamına giren maddeler ve faktörlere göre farklılıklar gözlenmiştir. Anahtar Sözcükler: Karar Verme, Karar Verme Süreci, İlköğretimde Karar Verme, Karar Verme Beceri Testleri, Ölçek Geliştirme.

Karar vermeProblem çözmeÖlçme-değerlendirme+2
Elif Karakaş Günal
Çukurova University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
1999
00
DoktoraAçık ErişimTR

Öğretimi ayrıntılama kuramına dayalı matematik öğretimi ve bilgisayar destekli sunumun başarıya ve kalıcılığa etkisi

Bu araştırmanın temel amacı, öğretimi Aynnülama Kuramına (ÖAK) dayalı matematik öğretimi ve " bilgisayar destekli " sunumu, geleneksel - öğretmen merkezli yöntemle karşılaştırarak, bunların akademik başarıya, öğrenme düzeylerine ve kalıcılığa etkilerini belirlemektir. Araştırmanın ömeldemini Adana ili merkezinde bulunan Yavuzlar ilköğretim Okulu'nun altıncı sınıflarından yansız seçimle belirlenen üç şubesindeki toplam 120 öğrenci oluşturmuştur. Daha sonra yine yansız olarak, bu şubelerden ikisi deney üçüncüsü ise kontrol grubu olarak seçilmiştir. Öğretim ; birinci deney grubunda sadece ÖAK'na dayalı olarak, ikinci deney grubunda ÖAK'na dayalı "bilgisayar destekli" sunum yapılarak, kontrol grubunda ise geleneksel - öğretmen merkezli yöntem kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Sunumun "bilgisayar destekli" olarak yapıldığı grupta kullanılan materyaller PowerPoint 8.0 paket programı yardımıyla hazırlanmıştır. Araştırma verilerinin analizinde, varyans analizi (ANOVA) ve kovaryans analizi (ANCOVA) kullanılmıştır. Araştırma sonuçları, hem ÖAK hem de ÖAK'na dayalı "bilgisayar destekli " sunumun yapıldığı sınıflardaki öğrencilerin akademik basanları ve öğrenmedeki kalıcılık düzeylerinin, kontrol grubunu oluşturan ve geleneksel öğretim yapılan sınıftaki öğrencilere göre, genelde anlamlı düzeyde yüksek olduğunu göstermiştir. İki deney grubunun öğrencilerinin - ÖAK'na dayalı " bilgisayar destekli " sunumun yapıldığı gruptaki öğrencilerin puanlarının az da olsa yüksek olmasına karşın - hem akademik basan hem de kalıcılık puanlan arasında ise anlamlı bir fark bulunamamıştır. Araştırma bulgulanyla ilgili önemli bir nokta da, deney gruplarındaki öğrencilerin akademik basan ve öğrenmede kalıcılık bakımından, kontrol grubunu oluşturan öğrencilere göre, hatırlama (bilgi) düzeyinden çok kavrama ve uygulama düzeylerinde daha başardı olduklarının belirlenmesidir.Anahtar sözcükler : Öğretimi Aynntılama Kuramı, Bilgisayar Destekli Sunum, Öğretim Kuramlan, Matematik Öğretimi.

Akademik başarıBaşarıBilgisayar destekli öğretim+4
Mahmut Oğuz Kutlu
Çukurova University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
1999
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

İlköğretim okulları 4. sınıf öğretmenlerinin sosyal bilgiler dersinde düşünme becerilerini kazandırma yeterliklerinin değerlendirilmesi

ÖZET İlköğretim Okulları 4. Sınıf Öğretmenlerinin Sosyal Bilgiler Dersinde Düşünme Becerilerini Kazandırma Yeterliklerinin Değerlendirilmesi İsmail GELEN Yüksek Lisans Tezi, Eğitim Bilimleri Ana Bilim Dalı Danışman: Yard. Doç. Dr. Ahmet DOĞANA Y ( Haziran 1999, 160 sayfa ) Bu araştırmada, ilköğretim okulları 4. Sınıf Sosyal Bilgiler Dersinde öğretmenlerin problem çözme, karar verme, soru sorma, eleştirel ve yaratıcı düşünme becerilerini kazandırma yeterlikleri değerlendirilmiştir. Araştırmanın temel amacı bu düşünme becerilerinin öğrencilere kazandınlıp-kazandınlmadığını betimlemek ve öğretmenlerin branş, mesleki kıdem, branş ve cinsiyetlerinin, bu becerilerin öğretilmesinde farklılık yaratıp- yaratmadığını saptamaktır. Araştırma genel tarama türünde betimsel bir çalışma olmuştur. Araştırmada, Antakya merkezdeki 30 adet ilköğretim okulu 4. sınıflarını okutan 97 Öğretmene uygulanan anket ve bunların içinden random ile seçilen 24 öğretmene uygulanan gözlem, veri toplama aracı olarak kullanılmıştır. Öğretmenlerin, sınıfta düşünmeyi geliştirici etkinlikleri uygulama düzeyini belirlemek amacıyla geliştirilen anket ve gözlem formları birbirine paralel 6 alt bölümden oluşmuştur. Bu formların I. bölümünde öğretmenlerin kişisel bilgileri, II. bölümünde problem çözme, karar verme, eleştirel düşünme, yaratıcı düşünme ve soru sorma becerilerine ait toplam 29 madde ile bu beceriler betimlenmiştir. Yapılan istatistikler sonucunda ankete katılan öğretmenler belirtilen düşünme becerilerinin kazandırılmasında kendilerini yeterli bulmuşlardır. Buna karşın araştırmacı tarafından yapılan gözlemde, öğretmenlerin bu becerileri kazandırmada, yetersiz ya da VIItamamen yetersiz oldukları ortaya çıkmıştır. Tek yönlü varyans analizi (one way ANOVA) sonuçlarına göre öğretmenlerin mesleki kıdeminin, cinsiyetinin, branşının ve mezun olunan okul türünün problem çözme, karar verme, soru sorma ve eleştirel düşünme becerilerini kazandırmada anlamlı bir fark oluşturmamasına karşın, 16-20 yıllık mesleki kıdeme sahip öğretmenlerin yaratıcı düşünme becerilerini kazandırmalarında anlamlı bir fark çıkmıştır. Öğretmen eğitiminde, düşünme becerileri ile ilgili ders okutulmaması, programda bu becerilerin kazandırılması ile ilgili herhangi bir düzenleme olmaması, eğitimin öğrenciyi merkeze almaması ve öğretmenlerin kendilerini geliştirme çabası içinde olmamaları gibi nedenler, bu becerilerin sınıfta istenen düzeyde uygulanamaması sonucunu ortaya çıkarmıştır. Anahtar Kelimeler: Sosyal Bilgiler, Düşünme Becerileri, Problem Çözme, Karar Verme, Soru Sorma, Eleştirel Düşünme, Yaratıcı Düşünme VIII

BeceriBeceri kazandırmaDers programları+6
İsmail Gelen
Çukurova University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
1999
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Sosyal Beceri Envanteri'nin ergenler için geçerlik ve güvenirliği

ÖZET SOSYAL BECERİ ENVANTERİ'NİN ERGENLER İÇİN GEÇERLİK VE GÜVENİRLİĞİ Güldener ALBAYRAK-ARIN Yüksek Lisans Tezi, Eğitim Bilimleri Anabilim Dalı Danışman: Doç.Dr. S. Sonay GÜÇRAY Temmuz, 1999, 78 sayfa Bu araştırma, Sosyal Beceri Envanteri'nin (Social Skills Inventory) ergenler üzerinde geçerlik ve güvenirlik çalışmasını gerçekleştirmek amacıyla yapılmıştır. Uyarlama çalışması Yüksel, (1997a) tarafından yapılan ölçek ilköğretim sekizinci sınıf (8. Sınıf) ve lise birinci sınıfa (9. Sınıf) devam eden toplam 821 kişiye uygulanmıştır. Ergenlerden toplanan veriler üzerinde ölçeğin yapı geçerliği için faktör analizi, güvenirliği için test tekrar test yöntemi uygulanmış, madde ve güvenirlik analizleri yapılmıştır. Altı altölçekten oluşan ölçeğin geçerliğini ve güvenirliğini test etmek için yapılan faktör analizinde ölçeğin maddelerinin aynı alt ölçekler altında toplanmadığı görülmüştür. Madde ve güvenirlik analizlerinde altölçeklerin Cronbach-Alfa değerleri ve madde-toplam puan korelasyonlarının düşük olduğu görülmüştür. Ölçekle ilgili yapılan istatistiksel analizler, ölçeğin ergenlere yönelik olarak (8. ve 9. sınıf düzeyinde) sosyal beceri düzeyini ölçmede kullanılabilecek geçerli ve güvenilir bir envanter olmadığını göstermiştir. Elde edilen bulgular, sosyal beceri düzeyini ölçebilecek araçlara duyulan ihtiyacı vurgulamakta ve bu konuda daha fazla araştırma yapma ihtiyacına işaret etmektedir. Anahtar Kelimeler: Sosyal Beceri, Sosyal Beceri Envanteri, Ergenler, Geçerlik, Güvenirlik.

BeceriErgenlerGeçerlik+3
Güldener Albayrak
Çukurova University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
1999
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Küme destekli bireyselleştirme tekniğinin temel eğitim beşinci sınıf öğrencilerinin matematik başarısı ve matematiğe ilişkin tutumları üzerindeki etkisi

ÖZET KÜME DESTEKLİ BİREYSELLEŞTİRME TEKNİĞİNİN TEMEL EĞİTİM BEŞİNCİ SINIF ÖĞRENCİLERİNİN MATEMATİK BAŞARISI VE MATEMATİĞE İLİŞKİN TUTUMLARI ÜZERİNDEKİ ETKİSİ Ayten İFLAZOĞLU Yüksek Lisans Tezi, Eğitim Bilimleri Ana Bilim Dalı Danışman: Müfit GÖMLEKSİZ Ocak 1999, 122 sayfa Bu deneysel araştırmanın temel amacı, temel eğitim beşinci sınıf matematik dersinin "kümeler, doğal sayılar, kesirler, ondalık kesirler, toplama, çıkarma, çarpma, bölme, ölçüler, aritmetik ortalama, yüzde ve faiz hesapları" konularının kazandırılmasında, küme destekli bireyselleştirme tekniğinin uygulandığı deney grubu ile tüm sınıf öğretimi yönteminin uygulandığı kontrol grubu arasında akademik başarı ve tutum ölçeği puanları açısından anlamlı farkların olup olmadığını sınamaktır. Araştırma 1997-1998 eğitim yılının ikinci yarıyılında, Adana ili Seyhan ilçesine bağlı bir Devlet İlköğretim okulunda okuyan toplam 61 beşinci sınıf öğrencisi üzerinde gerçekleştirilmiştir. Araştırmada, bir deney bir de kontrol grubu kullanılmıştır, ölçme araçları olarak kullanılan "Matematik Basan Testi" ve "Matematik Tutum ölçeği" her iki gruba da öntest, sontest ve kalıcılık testi olarak verilmiştir. Uygulama toplam sekiz hafta sürmüştür. Araştırmanın bulguları; akademik başarı açısından, küme destekli bireyselleştirme tekniğinin, tüm sınıf öğretimi yöntemine göre daha etkili olduğunu, ancak matematiğe karşı olumlu tutum geliştirme açısından, işe koşulan yöntemler arasında anlamlı düzeyde farklılaşma olmadığını ortaya koymuştur. Anahtar Sözcükler: Kubaşık Öğrenme, Küme Destekli Bireyselleştirme, Matematik Öğretimi, Temel eğitim, Akademik Başarı, Matematiğe Karşı Tutum. 'Bu çalışma, Ç.O. Araştırma fonunun SOSDE. 98. YL. 1 3 No'lu projesi ile desteklenmiştir İMKDMnU

Akademik başarıBaşarıMatematik+6
Ayten İflazoğlu
Çukurova University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
1999
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Birleştirilmiş kubaşık okuma ve yazma tekniğinin temel eğitim beşinci sınıf öğrencilerinin Türkçe dersinde okuduğunu ve dinlediğini anlamaya yönelik akademik başarıları ve Türkçe dersine ilişkin tutumları üzerindeki etkisi

Bu araştırmanın temel amacı, temel eğitim beşinci sınıf Türkçe dersinin okuduğunu anlama ve dinlediğini anlama (bir okuyucudan, konuşmacıdan ya da bir yayın aracından) akademik başarılarının kazandırılmasında, birleştirilmiş, kubaşık okuma ve kompozisyon uygulandığı deney grubu ile tüm sınıf öğretimine dayalı geleneksel yöntemin uygulandığı kontrol grubu arasında akademik başarı ve Türkçe dersine ilişkin tutumlar açısından anlamlı farkların olup olmadığını sınamaktır. Araştırma, 1997- 1998 öğretim Yılının ikinci yarıyılında, Mersin ili sınırları içinde yer alan orta sosyo - ekonomik düzeydeki bir devlet ilköğretim okulunda okuyan beşinci sınıf öğrencileri üzerinde gerçekleştirilmiştir. Uygulama yapılacak olan okulun beşinci sınıfından iki derslikte okuyan toplam 81 öğrenci, deney ve kontrol gruplarını oluşturmuştur, ölçme araçları olarak kullanılan ve araştırmacı tarafından geliştirilip, geçerlilik güvenirlik çalışmaları yapılan "Okuduğunu Anlama Başarı Testi", "Dinlediğini Anlama Başarı Testi" ve "Türkçe Dersine İlişkin Tutum ölçeği" her iki gruba da öntest, sontest olarak verilmiştir. Uygulama toplam dokuz hafta sürmüştür. Araştırmanın bulguları; akademik başarı açısından, birleştirilmiş kubaşık okuma ve kompozisyon tekniğinin (okuduğunu ve dinlediğini anlama açısından) tüm sınıf öğretimine göre, Tutum ölçeği açısından ise sadece bir alt ölçek hariç diğer üç alt ölçek açısından tekniğin etkili olduğu sonucunu vermiştir.Anahtar Sözcükler: Kubaşık öğrenme, Birleştirilmiş Kubaşık Okuma ve Kompozisyon, Türkçe öğretimi, Temel Eğitim, Akademik Başarı, Türkçe Dersine İlişkin Tutum, lşbirlikli öğrenme, öğretme Yöntemi, İlk öğretim.

Akademik başarıBaşarıDers programları+7
Banu Yaman
Çukurova University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
1999
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

İlköğretim I. aşama sınıf öğretmenlerinin sınıfta gözlemledikleri problem davranışlar

ÖZET İLKÖĞRETİM L AŞAMA SINIF ÖĞRETMENLERİNİN SINIFTA GÖZLEMLEDİKLERİ PROBLEM DAVRANIŞLAR Fatma SADIK Yüksek Lisans Tezi, Eğitim Bilimleri Anabilim Dalı Danışman: Prof. Dr. Adil TÜRKOĞLU Temmuz-2000, 238 sayfa Bu araştırma, İlköğretim I. Aşama (1-5. sınıf) sınıf öğretmenlerinin sınıfta gözlemledikleri problem davranışları belirlemek amacıyla yapılmış, genel tarama modelinde betimsel bir çalışmadır. Bu bağlamda; ilkokul sınıflarında problem davranış olarak tanımlanan öğrenci davranışları, bu davranışların sınıflarda hangi sıklıkta gözlendiği (yoğunluk), problem davranışların önem dereceleri (ciddilik), sürekli problem davranış gösteren öğrenci sayısı ve cinsiyeti, öğretmenlerin yönetimini zor olarak nitelendirdiği problem davranışlar, problem davranışların yönetimine ayrılan süre, öğretmenlerin bu konuda kendi yeterliliklerini nasıl algıladıkları ve problem davranışların nedenleri konusunda öğretmenlerin görüşleri alınmıştır. Araştırmanın çalışma evreni, 1999-2000 eğitim-öğretim yılında Adana ili Yüreğir ve Seyhan merkez ilçelerindeki ilköğretim okullarında görev yapan sınıf öğretmenleridir. Tesadüfi küme örnekleme yöntemi ile seçilen 19 ilköğretim okulunda görev yapan 321 sımf öğretmeni araştırmanın örneklemini oluşturmuştur. Bu araştırma için gerekli veriler araştırmacı tarafindan ilgili literatürden yararlanılarak ve uzman görüşüne başvurularak geliştirilen anket formunun uygulanması ile elde edilmiştir. Anket iki bölümden oluşmaktadır. Birinci bölüm Ikişisel bilgiler, ikinci bölüm ise problem davranışlarla ilgili sorulardan oluşmaktadır. Ankette toplam 21 soru bulunmaktadır. Araştırmadan elde edilen bulgular şu şekilde özetlenebilir. Öğretmenlerin problem davranış olarak tanımladıkları öğrenci davranışları genellikle kişiye ve eşyalara karşı saldırganlık içeren bireysel davranışlardır. Çocuğun ders çalışma beceri ve alışkanlıklarından, gelişim özelliklerinden kaynaklanan davranışlar (sağa-sola bakınmak, ders dışında başka bir işle uğraşmak, yanındaki arkadaşı ile konuşmak vb.) genellikle "kısmen" problem davranış olarak tanımlanmıştır. Öğretmenlerin sınıf içinde "en sık" gözlediği problem davranışlar; verilen görevleri yapmamak, sınıfta bir şeyler yemek, ders dışında bir işle uğraşmak, herhangi bir nesne ile meşgul olmak davranışlarıdır. Hırsızlık, arkadaşlarıyla kaba ve küfürlü konuşmak, yalan söylemek, arkadaşlarından izin almadan çantalarını karıştırmak davranışları ise öğretmenlerin "en ciddi" algıladıkları problem davranışlardır. Yönetimi "en zor" olarak nitelendirilen öğrenci davranışları ise; hırsızlık, öğretmenin ve arkadaşlarını sözünü keserek konuşmak, saldırganlık, yalan söylemek, birbirlerini şikayet etmek ve diğer öğrencileri konuşarak rahatsız etmek davranışlarıdır. Genel olarak her sınıfta ortalama 5 öğrenci öğretmenler tarafından sorunlu öğrenci olarak tanımlamış ve bu öğrencilerin erkek öğrenciler olduğu belirtilmiştir. Öğretmenler, problem davranışların yönetimine gereğinden fazla zaman harcamalarına rağmen bu konuda "ara sıra" sorunlar yaşadıklarını belirtmişlerdir. Aile, çocuğun okul dışındaki arkadaş çevresi, kalabalık sınıflar ve toplum problem davranışların temel nedenleri olarak gösterilmiştir. Anahtar Kelimeler: Sınıf Yönetimi, Öğretim Yönetimi, Davranış Yönetimi, Problem Davranışlar, İlköğretim n

Sınıf içi davranışlarÖğrencilerÖğretmenler+3
Fatma Sadık
Çukurova University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2000
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Temel eğitimin ikinci aşamasında drama yöntemi ile Türkçe öğretimi: Dorothy Heathcote`un

Bu araştırma, eğitimde dramada Dorothy Heathcote' un geliştirmiş olduğu "Uzman Rolü Yaklaşımı" nı tanıtmak, Temel eğitim ikinci döneminde, sözlü anlatım becerilerinin geliştirilmesinde "Uzman Rolü Yaklaşımı" nın kullanımına ilişkin kuramsal bir çerçeve çizmek ve işlevsel örnekler vermek amacıyla yapılan tarama modelinde betimsel bir çalışmadır. Çalışmada, Dorothy Heathcote' un, İngiltere' de "Uzman Rolü Yaklaşımı"nı kullanarak, alt sosyo-ekonomik düzeyden 26 çocukla yaptığı 90 dakikalık bir drama dersinin video kasetleri, uygulayıcının ve öğrencilerin kullandıkları sözel dil becerileri açısından analiz edilmiştir. Diğer taraftan, "Uzman Rolü Yaklaşımı", öğrenme-öğretme kuramları, özellikle de senaryo tabanlı öğrenme kuramı açısından incelenmiştir. Sonuç olarak, "Uzman Rolü Yaklaşımı" temelinde yapılan drama dersinde, uygulayıcının sırasıyla en çok "soru sorma", daha sonra "bilgi verme" ve "açıklama yapma" etkinliklerini kullandığı sonucu elde edilmiştir. Uygulayıcının, bu sözel dil etkinliklerini büyük oranda, rol içinde gerçekleştirdiği gözlenmiştir. Öğrenciler açısından bakıldığında ise, en çok, "tahmin etme", etkinliğini kullandıkları daha sonra bunu "soru sorma", "tartışma" ve "açıklama yapma" etkinliklerinin izlediği sonucuna ulaşılmıştır.Diğer taraftan, "Uzman Rolü Yaklaşımı" nm öğrenme-öğretme kuramları, özellikle de senaryo tabanlı öğrenme kuramı ile "algılama", "anlama", ve "bilme" öğeleri açısından benzeşildik gösterdiği sonucu elde edilmiştir. Anahtar Sözcükler: Türkçe Öğretimi, Sözlü Anlatım Becerileri, Eğitimde Drama, Uzman Rolü Yaklaşımı, Senaryo Tabanlı Öğrenme Kuramı. II

DramaHeathcote, DorothySözlü anlatım+4
Ruken Akar
Çukurova University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2000
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Drama yönteminin ilköğretim beşinci sınıf öğrencilerinin öykü yazma becerilerine etkisi

Bu çalışma, drama yönteminin ilköğretim beşinci sınıf öğrencilerinin öykü yazma becerileri üzerindeki etkisini sınamak amacıyla gerçekleştirilmiştir. Araştırma bir deney ve bir kontrol grubu modeline göre desenlenerek, uygulanmıştır. Çalışma Adana İli, Seyhan Üçesi'nde bulunan Recep Birsin Özen İlköğretim Okulu'nda beşinci sınıf öğrencileri üzerinde yürütülmüştür. Araştırmada, 25 deney ve 25 kontrol grubu olmak üzere, toplam 50 öğrenci üzerinde çalışılmıştır. Ük on dakika deney ve kontrol gruplarıyla birlikte, günün konusu belirlenmiştir. Kontrol grubu, konu belirleme aşamasından sonra hemen 30 dakikalık öykü yazma aşamasına geçmiştir. Deney grubu ise, 40 dakikalık drama etkinliklerinden sonra 30 dakika günün konusu ile ilgili öykü yazma aşamasına geçmiştir. Araştırma, 15 hafta süresince Türkçe derslerinde haftada 6 ders saatinde yapılmıştır. Araştırmada ölçme aracı olarak Öykü Yazma Değerlendirme Ölçeği ( NRS ) kullanılmıştır. Ölçek, öykü yazma becerisini, Holistik ve Analitik boyutlarda ele almaktadır. Öntest ve sontestlerde elde edilen veriler üzerinde t testi analizi yapılmıştır. Arastama sonunda elde edilen bulgular, öğrencilerin öykü yazma becerilerini geliştirmeye yönelik olarak hazırlanan, Öykü Yazma Programı'nın öğrencilerin öykü yazma becerileri üzerinde etkili olduğunu ortaya koymuştur.Anahtar Sözcükler : Drama, Eğitimde drama, Öykü Yazma, Öykü Anlatma, Yazma

DramaHikayeYazma becerisi+2
Fazilet Karakuş
Çukurova University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2000
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

İlköğretim 4. sınıf sosyal bilgiler dersi öğretiminin sosyal ve diğer bilimlerle ilişkisinin değerlendirilmesi

Bu çalışma, ilköğretim 4. sınıf öğretmenlerinin Sosyal Bilgiler dersini anlatırken bu dersteki kavramlarla diğer Sosyal bilim dallan ve dersler arasında ne derece ilişki kurup kurmadığım ve seçilen bazı değişkenler açısından, kavramların Sosyal bilim dallarıyla ilişkilendirilmesinde anlamlı bir fark olup olmadığını belirlemek amacıyla yapılmış tarama modelinde betimsel bir çalışmadır. Araştırmanın evrenini 1999-2000 öğretim yılında Adana İli Yüreğir ve Seyhan merkez ilçelerindeki ilköğretim okulları oluşturmuştur. Bu evren içerisinden tesadüfi küme örnekleme yöntemi ile seçilen 25 ilköğretim okulu örnekleme alınmıştır. Bu okulların sabahçı ve öğleci 4. sınıf öğretmenleri, toplam 106 kişi çalışma evrenini oluşturmuştur. Bu araştırma için gerekli veriler, ilköğretim 4. sınıf öğretmenlerinin disiplinlerarası öğretime ilişkin görüşlerinin belirlenmesi amacı ile araştırmacı tarafından geliştirilen anket ve görüşmelerden elde edilen veriler olmak üzere 2 kaynaktan toplanmıştır. Veri toplama sırasında, çalışma evrenini oluşturan 106 öğretmene anketler bizzat araştırmacı tarafından uygulanmış ve aynı gün toplanmaya çalışılmıştır. Öğretmenler anketi yanıüadıktan sonra gönüllü olan öğretmenlere yine araştırmacı tarafından 7 tane açık uçlu soru sunularak 71 öğretmenle görüşülmüştür. Verilerin çözümlenmesinde öncelikle, anketlerden elde edilen veriler frekans - yüzde ve X2 tekniği kullanılarak analiz edilmiş ve daha sonra anketten elde edilen nicel veriler, görüşme sırasında elde edilen nitel verilerle desteklenerek "bulgular ve yorum" bölümüne yazılmıştır. Sonuç olarak, örnekleme alınan öğretmenlerin yandan fazlasının Sosyal Bilgiler dersindeki kavranılan "Genellikle" diğer Sosyal bilim dallanyla ilişkilendirdüderi ve öğretmenlerin cinsiyetleri, kıdemleri, mezun olduklan okul ve hizmetiçî eğitim programlanna katılma durumlan ile Sosyal Bilgiler dersini Sosyal Bilim dallanyla ilişkilendirmeleri arasında anlamlı bir fark olmadığı saptanmıştır (P>0.05).II Aynca, öğretmenlerin, Sosyal Bilgiler dersini Türkçe dersiyle "Her zaman", Matematik, Fen Bilgisi, Müzik ve Resim dersleriyle "Arasıra" ilisküendiıdikleri sonucuna ulaşılmıştır. Ancak, ankette her ne kadar bu sonuçlar ortaya çıkmış olsa da özellikle görüşme sırasında öğretmenlerin "disiplinlerarası öğretime" yönelik sorulara yeterli düzeyde cevap ve örnek verememeleri ya da cevap vermekten kaçınmaları onların gerçek anlamda disiplinlerarası öğretimden haberdar olmadığının ve Sosyal bilgiler dersinde böyle bir öğretimi kullanmadığının göstergesi olabilir.Anahtar Kelimeler: Eğitim programı, Disiplinlerarası öğretim programı, Sosyal Bilgiler programı, Sosyal Bilimler, İlköğretim

Ders programlarıEğitim programlarıSosyal bilgiler dersi+3
Birsel Aybek
Çukurova University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2000
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Sosyal beceri eğitiminin ergenlerin kişilerarası ilişki düzeylerine etkisi

Bu çalışma, sosyal beceri eğitiminin ergenlerin kişilerarası ilişkiler düzeyine etkisini incelemek amacıyla gerçekleştirilmiştir. Araştırma, ön test, son test kontrol gruplu deneysel araştırma modeline göre düzenlenmiştir. Çalışma grubu Adana Ticaret Odası Anadolu Lisesine devam eden 9. Sınıf öğrencileri arasından 28 kişilik gönüllü bir gruptan oluşmaktadır. Öğrencilerin 14'ü deney grubuna, 14'ü ise kontrol grubuna alınmıştır. Öğrencilerin kişilerarası ilişkiler düzeyi, Şahin, Durak ve Yasak (1994) tarafından geliştirilen ve araştırmacı tarafından ergenlerden oluşan 279 kişilik bir grupta geçerlik ve güvenirlik çalışması yapılan Kişilerarası İlişkiler Ölçeği ile belirlenmiştir. Deney grubuna 9 haftalık sosyal becerilerin; iletişim, atılganlık, duygulan anlama ve ifade etme boyutlarını içeren bir program uygulanmıştır. Kontrol grubuna ise herhangi bir işlem yapılmamıştır. Elde edilen verilerin istatistiksel analizinde tekrarlanmış ölçümler için varyans analizi tekniği kullanılmıştır. Elde edilen bulgular, genel olarak sosyal beceri eğitiminin öğrencilerin kişilerarası ilişkiler düzeyinde olumlu etkiler sağladığı yönündedir. Aynı zamanda, sosyal beceri eğitiminin Kişilerarası İlişkiler Ölçeğinin bir alt boyutu olan Besleyici İlişkiler üzerinde etkili olduğu fakat Zehirleyici İlişkiler alt boyutunda etkili olmadığı saptanmıştır.Anahtar Sözcükler: Sosyal Beceri Eğitimi, Ergenler, Kişilerarası İlişkiler

ErgenlerKişiler arası ilişkilerSosyal beceri eğitimi
Fatma Uzamaz
Çukurova University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2000
00