Yozgat Bozok University
Anabilim Dalı

Finans ve Bankacılık Anabilim Dalı

Yozgat Bozok University

23

Arşivlenen Tez

0

DOI Atanmış

0%

DOI Oranı

Anabilim Dalı

23 Tez
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Sürdürülebilirlik endeksleri arasındaki volatilite yayılımı: BRICS- T ülkeleri üzerine bir uygulama

Küresel sürdürülebilirlik sorunlarının çözümüne katkıda bulunmak amacıyla yatırımcılar portföy seçim kararlarında ve yönetim faaliyetlerinde hem sürdürülebilir yatırımlara hem de çevresel, sosyal ve yönetişim (ESG) kriterlerine giderek daha fazla ilgi göstermektedir. Bu yatırımcılar ve sürdürülebilir yatırımla ilgilenen diğer aracılar, kararlarını desteklemek için güncel ve güvenilir bilgilere ihtiyaç duyarlar. Sürdürülebilirlik endeksleri, sosyal ve çevresel boyutlar ile kurumsal yönetim dahil olmak üzere bu özel talebi karşılamakta ve işletim sistemi açısından mükemmel olan firmaları öne çıkarmaktadır. Bu çalışma, gelişmekte olan ülkeler arasında yer alan ve BRICS-T olarak adlandırılan Brezilya, Rusya, Hindistan, Çin, Güney Afrika ve Türkiye'nin sürdürülebilirlik endeksleri arasında volatilite yayılma etkisinin olup olmadığını incelemeyi amaçlamaktadır. Çalışma, 10 Eylül 2017'dan 2 Mayıs 2024'e kadar olan dönemi kapsayan günlük verileri içermektedir. Sürdürülebilirlik endeksleri arasındaki oynaklık yayılımını araştırmak için BEKK-GARCH modeli kullanılmıştır. Sonuçlar, BRICS-T ülkelerinin sürdürülebilirlik endeksleri arasında piyasa entegrasyonu bulunduğunu ve bu piyasaların birbirlerinin volatilite dinamiklerinden etkilendiğini göstermektedir. Ülkelerin piyasa şoklarının yalnızca kısa vadede değil uzun vadede de diğer ülkelere yayıldığını göstermektedir. Anahtar Kelimeler: Sürdürülebilirlik Endeksi, Volatilite Yayılımı, BRICS-T, BEKK GARCH

Gülsevim Terzi
Yozgat Bozok University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Bankacılık sektöründe cam tavan sendromu: Yozgat ilinde bir araştırma

Bu çalışma, Yozgat ilinde bankacılık sektöründe çalışan kadınların cam tavan sendromuna maruz kalıp kalmadıklarını incelemektedir. Kadınların eğitim düzeyleri ve mesleki yetkinlikleri yüksek olsa da üst düzey yönetim pozisyonlarına erişimlerinde çeşitli görünmez engellerle karşılaştıkları bir gerçektir. Cam tavan sendromu; bireysel, örgütsel ve toplumsal faktörlerden kaynaklanan, çoğu zaman fark edilmeyen ancak kadınların kariyerlerini etkileyen bir dizi önyargı ve uygulamayı kapsamaktadır. Tezde, kadın çalışanların kariyer gelişimlerinde karşılaştıkları bu engellerin kaynakları detaylı şekilde ele alınmış; tarihsel süreç içerisinde kadınların iş gücündeki yeri, yöneticilikteki gelişimi ve günümüzdeki konumu tartışılmıştır. Alan araştırması kapsamında Yozgat'taki banka çalışanı kadınlarla anket yapılmış, elde edilen veriler analiz edilerek cam tavan algısı, terfi sürecinde adaletsizlik hissi ve iş hayatındaki etkiler değerlendirilmiştir. Elde edilen bulgular, kadınların önemli bir kısmının cam tavan engellerine maruz kaldığını düşündüğünü, bu durumun motivasyonlarını, iş verimliliklerini ve kariyer hedeflerini olumsuz etkilediğini göstermektedir. Sonuç olarak, kadınların yönetici pozisyonlarına erişimini kolaylaştıracak bireysel ve kurumsal stratejilere ihtiyaç duyulduğu ortaya konmuştur.

Ayşegül Karaca
Yozgat Bozok University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2025
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Türkiye Ürün İhtisas Borsası ve tarım sektörünün finansmanında Elektronik Ürün Senedi (ELÜS) kullanımı

Son yıllarda yaşanan iklim krizi, pandemi, uluslararası ihtilaflar, tedarik zinciri problemleri ve ticaret kısıtlamaları gibi faktörler, emtia fiyatlarında önemli artışlara neden olmuş, bu durum dünya genelinde gıda arz güvenliğinin ve tarımsal emtianın stratejik önemini artırmıştır. Türkiye'de de kaynakların etkin ve sürdürülebilir şekilde kullanılması, gıda güvenliğinin sağlanması ve sağlıklı gıdaya erişimin teminat altına alınması amacıyla çeşitli düzenlemeler yapılmıştır. Bu kapsamda 2005 yılında lisanslı depoculuk sisteminin hukuki altyapısı oluşturulmuş, 2011'de ilk işletme faaliyete başlamıştır. Son yıllarda devlet desteklerinin etkisiyle yatırımlar hızla artmış ve depo kapasitesi 2016'da 805 bin ton iken 2025'te yaklaşık 12,9 milyon tona yükselmiştir. Tarım ürünlerinin sağlıklı şartlarda saklanmasının yanı sıra mülkiyetini temsil eden ürün senetleri üzerinden elektronik ortamda ticaretini mümkün kılmak amacıyla 2018 yılında Türkiye Ürün İhtisas Borsası (TURİB) kurulmuştur. Bu sistem, üreticilerin finansmana erişimini kolaylaştırmış ve tarım ürünleri piyasasında etkin bir ekosistem yaratmıştır. Bu çalışmada, lisanslı depoculuk ve TURİB'in işleyişi ile Elektronik Ürün Senetleri (ELÜS) uygulaması ele alınmış, ELÜS üzerine yapılan akademik çalışmalar yöntem, veri seti ve bulgular açısından karşılaştırılmıştır. Sonuçlar, ELÜS'ün hem tarımsal ticaretin kurumsallaşması hem de alternatif finansman modellerinin geliştirilmesi açısından önemli potansiyel sunduğunu göstermektedir. Ancak sistemin yaygınlaşması için kullanıcı bilincinin artması, yasal düzenlemelerin güçlenmesi ve dijital altyapının desteklenmesi gerekmektedir.

Halit Susam
Yozgat Bozok University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2025
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Z kuşağının bankaların dijital dönüşümlerinden beklentileri üzerine bir araştırma: MAKÜ İİBF örneği

1997 ile 2010 yılları arasında doğmuş, Z kuşağı diye adlandırılan, teknolojinin ve bilginin hemen ulaşılabilir olduğu, yeniliklerin çok hızlı geliştiği dönemde yaşamakta olan gençlerimizin, sürdürülebilir bankacılık faaliyetlerinde bulunabilmeleri için dijital çağın getirdiği yenilikleri barındıran dijital bankacılıktan beklentileri oldukça yüksek seviyededir. Bu çalışmada, Z kuşağının, bankaların dijital yapılarının ileriki dönemlerde hangi yönde gelişim sağlaması gerektiğini, müşterilerin banka seçiminde hangi konulara önem verdiği, banka tercihinde öne çıkan başlıca konular araştırılması amaçlanmıştır. Çalışmada, Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler fakültesinde öğrenim görmekte olan 412 adet öğrencinin katılımı ile likert ölçek tipi ile anket çalışması yapılmıştır. Elde edilen bilgiler bilgisayar ortamında, SPSS programında analiz edilmiştir. Veriler normal dağılım göstermesi sebebi ile parametrik testler kullanılmıştır. Verilerin analizi sonucunda, bankaların masraflar ve ücretler konusunda makul davranması, mobil bankacılığın geliştirilmesi, bankacılık uygulamasındaki arayüzün anlaşılır olması, dijital uygulamaların ürün çeşitliliğinin artırılması, güvenilirlik algısının artırılması, kullanıcıların tasarruflarını yönetmesinde etkin rol alması, mobil uygulamaların daha anlaşılır ve kullanım kolaylığının öne çıkması gerektiği sonucuna varılmıştır.

Elektronik bankacılıkMobil bankacılık
Bektaş Oğuz
Burdur Mehmet Akif Ersoy University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Yüksek işlem hacmine sahip kripto para birimleri ile emtia getirileri arasındaki ilişkinin analizi

Teknolojinin günden güne hızlı bir şekilde gelişmesi yatırım aracı olarak kullanılan somut para yerine sanal para birimi olan kripto paraların daha çok kullanılmasını sağlamıştır. Herhangi bir hükümet ve merkezi otorite tarafından yönetilmeyen, fiziksel özelliğe sahip olmayan ve zaman sınırı olmadan alınıp satılabilen bu para birimlerinden en bilineni Bitcoin'dir. Hem bireyler hem de kurumlar tarafından kullanımı her geçen gün artış gösteren bu para birimi alternatif bir sanal yatırım aracı olarak kullanılmaktadır. Bu çalışmada, Bitcoin ve Ethereum ayrıntılı olarak işlenmiştir. Buna ek olarak Bitcoin ve Ethereum'un, altın, platin, bakır, doğalgaz ve brent petrol getirileri ile olan ilişkileri ele alınmıştır. Çalışmaya konu olan veri setlerinin frekansı haftalık olup 15.04.2018-10.04.2022 dönemlerini kapsamaktadır. Toplam 210 haftalık kapanış fiyatları ele alınmış ve logaritmik fark serileri ile analizler gerçekleştirilmiştir. Zaman serisi yöntemlerinden olan VAR Analizi ve Granger nedensellik testleri uygulanmıştır. Çalışmada ilk olarak verilere ADF ve PP birim kök testleri uygulanarak durağanlık düzeyleri test edilmiştir. Uygun VAR modeli kurularak altın, bakır, platin, doğalgaz ve brent petrol getirilerindeki şokların Bitcoin ve Ethereum getirilerine yansımaları, etki-tepki fonksiyonları ile analiz edilmiştir. Ardından Bitcoin ve Ethereum getirilerinde meydana gelen değişimlerin, analize dâhil edilen hangi değişkenler tarafından kaynaklandığını tespit etmek amacıyla varyans ayrıştırma analizi yapılmıştır. Son olarak araştırmaya konu olan değişkenler arasında nedensellik ilişkisini belirlemek için Granger nedensellik analizi kullanılmıştır. Sonuç olarak, Bitcoin ve Ethereum getirilerinin altın, platin, bakır, doğalgaz ve brent petrol getirilerine tepki verdiği belirlenmiştir. Bununla birlikte Bitcoin ve Ethereum getirilerindeki değişimi açıklayan en önemli değişkenin kendileri olduğu, diğer değişkenlerdeki açıklama gücünün daha düşük olduğu tespit edilmiştir. Sonuçlar Granger nedensellik açısından değerlendirildiğinde, sadece altın getirisinden Bitcoin ve Etherum getirisine doğru nedensellik ilişkisi olduğu aynı şekilde Bitcoin ve Ethereum arasında Ethereum getirisinden Bitcoin getirisine doğru istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Kripto para, Emtia, VAR Analizi, Etki Tepki, Varyans Ayrıştırma, Nedensellik.

BitcoinBlok zinciri sistemiEmtia+6
Derya Bolu
Burdur Mehmet Akif Ersoy University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

İpoteğe dayalı konut kredileri: Azerbaycan uygulaması

Bireyin en temel ihtiyaçlarından biri olan konut, aynı zamanda bireyin sosyo-ekonomik faaliyetlerinde de etkin bir unsurdur. Dünyada yaşanan ekonomik, sosyal ve siyasal gelişmeler, konut sorunun boyutlarını daha da farklılaştırmış ve yeni politikalar ve çözüm önerileri üretilmiştir. İpotekli konut finansmanı sistemi önemli çözüm önerilerinden biridir.Bugün gelişmişlik düzeyi farklı birçok ülkede, farklı modellerle uygulanan ipotekli konut finansmanı sistemini dünyada en iyi uygulayan ülkelere bakıldığında kurumsallaşmış finansal yapıları ve istikrarlı ekonomileri dikkat çekmektedir. Mortgage sistemi denince akla ilk gelen ülkeler ABD ve Avrupa Birliği ülkeleri, son derece gelişmiş konut piyasalarıyla, sistemin uygulamadaki halini görmek için büyüteç altına alınmıştır.Bu çalışmada, tarama yöntemi kullanılarak konut finansman kaynakları, gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde uygulanan konut finansman modelleri araştırılmış, ipotek piyasasında kullanılan kredi türleri, ipoteğe dayalı menkul kıymetler incelenmiştir. Son olarak da Azerbaycan'da uygulanabilecek model üzerine öneriler ireli sürülmüştür.

Emıl Zeynalov
Dokuz Eylül University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2008
10
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Hisse senetleri fiyatlarinin belirlenmesinde finansal oranlarin rolü: filistin borsasi üzerine uygulama

Borsa, bir ülkenin ekonomisi üzerinde önemli bir belirleyici rol oynamaktadır. Genel olarak borsa, sermayenin toplandığı, yatırım fırsatlarının değerlendirildiği ve şirketlerin büyüme potansiyellerinin gösterildiği bir platform olarak işlev görmektedir. Borsadaki hisse senetleri ve diğer finansal araçlar, şirketlerin performansını yansıtır ve yatırımcılara ekonominin sağlığı hakkında gösterge sunmaktadır. Bu nedenle borsa, ülke ekonomilerinin genel istikrarı ve küresel piyasalardaki rekabet gücü üzerinde önemli bir etkiye sahiptir. Bu çalışma, Filistin borsasında işlem gören Filistinli şirketlerin hisse senedi fiyatlarının tahmin edilmesinde finansal oranların rolünü belirlemeyi amaçlamaktadır. Çalışmanın amacı, hisse senedi fiyatları üzerinde hangi finansal oranların en fazla etkiye sahip olduğu ortaya koyabilmektir. Bu amaç doğrultusunda, 2017-2021 dönemine ait mevcut mali veriler kullanılarak borsada işlem gören 30 Filistinli şirketin finansal oranları farklı analiz teknikleri kullanılarak test edilmiştir. Çalışmanın uygulama kısmında Filistin Menkul Kıymetler Borsası'nda işlem gören şirketler için finansal oranların piyasa hisse senedi fiyatları ile korelasyonunu tespit etmek amacıyla panel veri regresyonu (sabit ve rassal etkiler modeli) uygulanmış ve bu doğrultuda analiz sonuçları yorumlanmıştır. Analiz sonuçları, bağımsız değişken olarak belirlenen oranlardan sadece (3) değişkenin, panel veri regresyon analizi sabit etkiler yöntemine göre bağımlı değişken olarak belirlenen hisse senedi fiyatları ile ilişkisinin istatistiksel olarak anlamlı olduğunu ortaya koymaktadır. Cari oranı ve aktif devir hızı ile hisse senedi fiyatları arasında negatif yönde anlamlı ilişkiler olduğu görülmüştür. Buna karşılık asit oranı ile hisse senedi fiyatları arasında pozitif yönde anlamlı ilişkiler söz konusudur. Hisse başına kar, aktif karlılık oranı, borç oranı, faaliyet kaldıracı derecesi, öz sermaye devir hızı, fiyat kazanç oranı ve piyasa değeri /defter değeri oranları ile hisse senedi fiyatları arasındaki ilişki anlamsız olarak çıkmıştır. Son olarak, modeldeki değişkenlerin açıklayıcı gücünün kısıtlı kaldığı belirtilebilir. Çalışmada elde edilen bu sonuç, hisse senedi fiyatları ve getirilerini açıklamada finansal oranların dışında ekonomik, sosyal ve siyasal başkaca faktörlerin varlığını işaret etmektedir ki bu durum başka muhtemel çalışmaların yapılması ile değerlendirilebilir.

Yehia F.g. Alhersh
Akdeniz University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Yeşil tahviller, kripto paralar ve finansal piyasalar üzerine ekonometrik bir araştırma

Yeşil tahviller geleneksel tahvillere benzer ancak iklim veya çevre projelerini finanse etmek için fon toplamak amacıyla kullanılmaktadır. İlk yeşil tahvili 2007 yılında Avrupa Yatırım Bankası (EIB) ihraç etmiş ve sonraki yıl ise Dünya Bankası bu ihracı takip etmiştir. Son 15 yılda yeşil tahviller, iklim değişikliğinin etkileri ve buna bağlı zorluklarla mücadelede önemli bir araç haline gelmiştir. Günümüzde dünyada temiz su ve gıda güvenliği risk altında olup dünyadaki 8 milyon hayvan ve bitki türünden yaklaşık 1 milyonu yok olma tehlikesiyle karşı karşıyadır. Bunun üstesinden gelmek için çok fazla finansmana ihtiyaç duyulduğu bir gerçektir. Çevresel projeleri sermaye piyasaları ve yatırımcılarla ilişkilendirmek ve sermayeyi sürdürülebilir kalkınmaya yönlendirmek kritik öneme sahip olup yeşil tahviller bu bağlantıyı kurmanın önemli bir yoludur. Bu tezin amacı, S&P Yeşil Tahvil Endeksi, NYSE, SSE, FTSE 100 ve Bitcoin fiyatı arasındaki dinamik ilişkileri Granger nedensellik ve Johansen eşbütünleşme testleri uygulayarak araştırmaktır. Çalışmanın örneklemi 2021 Ocak ayından 2022 Aralık ayına kadar olan dönemi kapsamaktadır. Çalışma sonucunda elde edilen buşgulara göre S&P Yeşil Tahvil Endeksinden pay piyasası endekslerine ve Bitcoin fiyatına doğru tek yönlü bir Granger Nedensellik ilişki tespit edilmiştir. Öte yandan Johansen Eşbütünleşme testi bulguları da uzun dönemde bu değişkenler arasında eşbütünleşme ilişkisi olduğunu göstermektedir.

Anar Shahverdıyev
Akdeniz University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Türkiye'de hizmet veren bankaların finansal performanslarının çok kriterli karar verme yöntemleriyle değerlendirilmesi

Bankacılık sektörü, bir ülkenin finansal sağlığının belirleyici unsurlarından birisidir. Bankacılık sektöründeki zayıflık veya çöküş, genellikle ülke ekonomisinin genel dengesini ve piyasa işleyişini olumsuz etkiler. Bankaların iflas etmesi, ekonomi, bankacılık sektörü ve yatırımcılar üzerinde ciddi zararlara neden olabilir. Bu nedenle, bankaların performanslarının düzenli olarak izlenmesi ve gerektiğinde uygun önlemlerin alınması son derece önemlidir. Değerlendirilen ve izlenen bankaların finansal durumlarının dikkatlice takip edilmesi, kriz durumlarında zamanında müdahale edilmesine yardımcı olmaktadır. Bu yaklaşım, ekonomik istikrarı korumanın yanı sıra yatırımcıların da risklerini dengelemesine olanak tanımaktadır. Bu araştırmanın odak noktası, bankacılık sektörünün önemli bir bölümünü oluşturan mevduat bankalarının performanslarının çok kriterli karar verme yöntemleriyle analiz edilmesidir. Çok kriterli karar verme yöntemleri, birden fazla etkenin kararlar üzerinde etkili olduğu durumlarda kullanılımaktadır. Bu çalışma kapsamında, Türkiye'de faaliyet gösteren toplam 12 adet ticari bankanın, finansal performansları incelenerek performans sıralamaları belirlenmeye çalışılmıştır. Mevduat bankacılığı açısından önemli büyüklükler olan toplam varlıklar, toplam mevduat, toplam öz kaynak ve dönem net karı/zararı, şube sayısı, personel sayısı kalemleri, ağırlıklandırma yöntemlerinden olan Entropi ve MEREC ile ağırlıklandırılmıştır. Ağırlıklandırmanın ardından ARAS ve WASPAS yöntemleri ile bankaların performans sıralamaları belirlenmiştir. Çalışma sonucunda elde edilen bulgulara göre, T.C. Ziraat Bankası 2021, 2022 ve 2023 yıllarında finansal performansı en yüksek banka seçilirken Turkish Bank finansal performansı en düşük banka olarak tespit edilmiştir.

Ekonomik performans
Cansu Akkaya
Akdeniz University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Vergi mevzuatı açısından enflasyon muhasebesi ve örnek bir uygulama

Bir ekonomide bulunan mal ve hizmetlerin ortalama fiyatlarının sürekli ve istikrarlı bir şekilde yukarı yönlü hareket etmesi enflasyon olarak tanımlanmaktadır. Pek çok alanda olumsuz etkilere neden olan enflasyon olgusunun finansal tablolar üzerinde de olumsuz etkileri bulunmaktadır. Söz konusu olumsuz etkiler, enflasyon muhasebesi kavramının çıkmasına neden olmuştur. Enflasyon muhasebesi; enflasyonun finansal tablolar üzerindeki olumsuz etkilerini yok etmek amacı ile geliştirilmiş bir yöntemdir. Bu yöntem ile finansal tablolar, doğru olmayan bilgilerden arındırılarak gerçeği yansıtan, anlamlı tablolar haline gelmektedir. Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından 2023 hesap dönemi sonu ve takip eden hesap dönemleri için enflasyon muhasebesine tabi tutulacak finansal tabloların ve enflasyon muhasebesi işlemlerinin usul ve esaslarını içeren 555 sıra numaralı tebliğ hazırlanarak yayımlanmıştır. Bu çalışmada; örnek bir şirketin 2023 dönem sonu bilançosuna, 5024 sayılı Vergi Usül Kanunu'nun 555 sıra numaralı genel tebliği esaslarına göre enflasyon muhasebesi uygulaması yapılacaktır. Çalışmanın amacı, enflasyon muhasebesi yönteminin önemine dikkat çekmek ve enflasyon muhasebesi uygulaması yapmak isteyenler için yol gösterici olmaktır.

Hatice Karamancı
Akdeniz University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

COVID-19 sürecinin kripto para yatırımlarına etkisi

COVID-19 pandemi süreci, küresel çapta ilerleyen ekonomi ve finansal piyasalar üzerinde büyük bir etki yaratmış, bu durum kripto para piyasalarına da önemli ölçüde yansımıştır. Kripto paralar, son yıllarda yatırımcıların ilgisini çeken alternatif bir yatırım aracı olarak öne çıkmıştır. Bu çalışmada, COVID-19 sürecinin kripto para yatırımları üzerindeki etkisi analiz edilmiştir. Özellikle, piyasa değerine bakıldığında en yüksek kripto para birimi olarak adlandırılan Bitcoin'in fiyat hareketleri incelenmiştir. Araştırmada, Bitcoin'in 01/01/2017- 01/01/2023 tarihleri arasındaki günlük fiyat verileri kullanılmıştır. Volatilite tahmini için yaygın olarak kullanılan ARCH ve GARCH modelleri tercih edilmiştir. Bu modeller, finansal piyasaların oynaklık yapısını anlamak ve öngörmek için etkili araçlar olarak bilinmektedir. COVID-19 sürecinin başlangıcı, finansal piyasaların genelinde büyük bir belirsizlik yaratmış ve yatırımcıların risk algısını değiştirmiştir. Bu dönemde, kripto para piyasaları da büyük dalgalanmalar yaşamıştır. Çalışmanın bulgularına göre, COVID-19 sürecinde Bitcoin'in fiyat volatilitesi önemli ölçüde artmıştır. Bu durum, yatırımcıların bu dönemde kripto paralara olan ilgisinin arttığını ve piyasanın daha spekülatif bir hale geldiğini göstermektedir. Bitcoin bazında şokların volatilite etkisinin sabit olduğunu ve pozitif şokların negatif şoklardan çok daha fazla güçlü bir etkiye sahip olduğunu belirlemişlerdir. Bu sonuçlara bakıldığında, kripto para piyasalarının dinamiklerini anlamak ve yatırım stratejilerini buna göre şekillendirmek için belirli yöntem ve araçlar kullanılarak test edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Kripto Para, Covid 19, GARCH, ARCH

Vildan Bayram
Akdeniz University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Türkiye'de yükseköğretimin finansmanına ilişkin öğrenci görüşleri: Ampirik bir örnek

ÖZET Türkiye'de yükseköğretim finansmanı ,yükseköğretim eğitimine olan taleplerin artışlarını ve üniversitelerde verilen eğitimlerin sağladığı faydalar ve maliyetleri ortaya çıkarmaktadır. Bu doğrultuda ortaya çıkan bu maliyetlerin finanse edilebilmesi için gerek kamudan gerek özel sektörden farklı finansman yöntemleri kullanılmaktadır. Bu çalışmanın hedefinde Türkiye deki yükseköğretim finansmanının güncel durumunu analiz etmek, finansal modelleri ve kaynakları inceleyerek bu kaynakların verimliliğini değerlendirmektir. Buna ek olarak da finansman yapılarındaki değişimlerin üniversitelerin performansına etkileri tartışılmıştır. Bu nedenle Türkiye'de bulunan 100 farklı üniversiteden 546 öğrenciye Google Forms aracılığıyla anket yapılmıştır. Ankete katılan bireylere KYK öğrenim kredilerinin mevcut durumu, barınma sorunları, finansman yaklaşımları ve bankaların rolü ile ilgili sorular yöneltilmiştir. Bu ifadeler yaş gruplarına ve sosyoekonomik durumlarına göre varyans analizi kullanılarak değerlendirilmiştir. Elde edilen sonuçlar neticesinde genel olarak bursların yetersiz olduğu, karşılıksız bursların esnetilmesi gerektiği, geri ödemenin belli bir gelir seviyesinde başlaması gerektiği, gerekli olması halinde geri ödemeli kredilerin geri ödemesize çevrilmesi, not ortalamasına göre değerlendirme yapılmaması ve barınma olanaklarının iyileştirilmesi konusunda fikirler belirtilmiştir. Yükseköğretim finansmanının sadece kamu destekleri ile yönetilemeyeceği özel sektöre de pay düştüğü ve finansman kaynaklarının çeşitlendirilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Anahtar Kelimeler: Yükseköğretim Finansmanı, Kredi Yurtlar Kurumu, Finansman Kaynakları, Barınma Sorunları, Gelir Durumu

Ayşe Bakan
Akdeniz University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Konut piyasalarında spekülatif balon oluşumunun incelenmesi ve seçili illerde balon varlığının tespit edilmesi

İnsanoğlunun yerleşik hayata geçmesiyle birlikte konut inşaları artmıştır. Kentleşme, yeni iş kollarının oluşumuna olanak sağlarken halkın refahını artırmakla birlikte istihdamın yaratmış olduğu gelir artışları bireylerin birikim yapmasına ve bu birikimlerini yatırıma dönüştürebilmelerine olanak vermiştir. Zamanla konut piyasasından elde edilen yüksek kârlar insanların daha da ilgisini çekmiş ve konut piyasalarını bir cazibe merkezi haline getirmiştir. Günümüzde ekonominin lokomotif sektörlerinden biri olan konut piyasasında artan talep, rekabetçi piyasa ve spekülatif fiyat hareketleri, konut fiyatlarında sapmalara yol açarak konut fiyat balonlarının oluşmasına neden olabilmektedir. Bu balonlar sadece konut piyasalarına özgü olmamakla birlikte varlık fiyatlarında dalgalanmalara yol açarak aşırı fiyatlanmış varlığın fiyatındaki balonun belli bir süre sonra patlayarak ekonomide büyük hasarlara yol açmasına neden olabilmektedir. Günümüzde hâlâ canlılığını koruyan bu piyasada değişen ekonomik koşullar dâhilinde konut fiyatlarının gerçek fiyata uygun olup olmadığı değerlendirilmiştir. Bu amaçla Ankara, İstanbul ve İzmir illerinde reel konut fiyat endeksi verileri incelenmiş ve veriler balon tespiti için sıklıkla tercih edilen SADF ve GSADF testlerine tabi tutulmuştur. Çalışma sonucunda 2019 Ocak -2024 Ocak aylarını kapsayan dönem için üç ilde de balon oluşumları tespit edilmiştir.

BalonFinansal krizFinansal varlık+7
Yaren Topluoğulları
Akdeniz University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Finansal piyasalarda yapay zekâ uygulamaları: BIST 30 endeksinin LSTM ile tahmini

Bu tez çalışmasında, finansal piyasalarda yapay zekâ tabanlı yöntemlerin veriyle uygulama potansiyeli incelenmiş ve Borsa İstanbul 30 (BIST 30) endeksine ait 5 Ocak 1997 – 6 Eylül 2025 tarihleri arasındaki günlük kapanış verileri kullanılarak LSTM tabanlı bir tahmin modeli geliştirilmiştir. Çalışmanın amacı, geleneksel yöntemlerin yetersiz kaldığı piyasa tahmini süreçlerinde derin öğrenme tekniklerinin sunduğu avantajları ortaya koymaktır. Analizler, Python programlama dili kullanılarak Google Colab ortamında gerçekleştirilmiş; logaritmik getiri, hareketli ortalamalar (MA5, MA20), RSI14 ve volatilite (Vol20) göstergeleri modele giriş değişkeni olarak dahil edilmiştir. Veri seti %70 eğitim, %15 doğrulama ve %15 test olmak üzere üç alt kümeye ayrılmış; giriş değişkenleri StandardScaler, hedef değişken ise yalnızca eğitim setine göre fit edilen MinMaxScaler ile ölçeklendirilmiştir. LSTM(128) → Dropout(0.30) → LSTM(64) → Dense(32, ReLU) → Dense(1) mimarisiyle oluşturulan model, Adam optimizasyon algoritması ve MSE (Ortalama Kare Hata) kayıp fonksiyonu ile eğitilmiştir. Aşırı öğrenmeyi (overfitting) önlemek amacıyla EarlyStopping ve ReduceLROnPlateau stratejileri kullanılmıştır. Modelin performansı RMSE, MAE ve yön isabeti metrikleri ile değerlendirilmiş ve persistence yaklaşımı ile karşılaştırılmıştır. Sonuçlar, LSTM tabanlı modelin logaritmik getiri tahminlerinde düşük hata oranları ve yön tahminlerinde rekabetçi başarı düzeyine ulaştığını göstermektedir. Elde edilen bulgular, LSTM mimarisinin finansal zaman serilerinin tahmininde etkili bir yöntem olduğunu ortaya koymakta; derin öğrenme tekniklerinin finansal piyasalarda daha isabetli ve esnek tahminler için güçlü bir araç sunduğunu desteklemektedir. Gelecek çalışmalarda, farklı piyasa rejimlerini, makroekonomik göstergeleri ve haber akışlarını içeren daha kapsamlı veri setleriyle modelin performansının geliştirilmesi önerilmektedir. Anahtar Kelimeler: Yapay Zekâ, Derin Öğrenme, LSTM, Finansal Piyasalar, Borsa İstanbul, Zaman Serisi Tahmini, Makine Öğrenmesi, Tahmin Modelleri.

İzel Coşkun
Akdeniz University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2025
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Bağımsız denetimde yapay zeka uygulamaları

Günümüzde hızla gelişen teknolojilerin işletmelerin iş süreçlerine entegre edilmesi, firmalar açısından önemli bir rekabet avantajı unsuru hâline gelmiştir. Bu dönüşümün en belirgin örneklerinden biri, YZ teknolojisidir. YZ sayesinde işletmeler, iş süreçlerini daha az emek ve maliyetle, daha hızlı ve verimli şekilde yürütebilme imkânı bulmaktadır. Bu çerçevede, YZ teknolojilerinin yalnızca operasyonel faaliyetlerde değil, bağımsız denetim gibi bilgi yoğun ve uzmanlık gerektiren alanlarda da etkin biçimde kullanılmaya başlanması dikkat çekicidir. Bu çalışmanın amacı, YZ teknolojilerinin bağımsız denetim süreçlerine entegrasyonunun uygulanabilirliğini değerlendirmek ve söz konusu entegrasyonun denetim kalitesi üzerindeki etkilerini ortaya koymaktır. Bu doğrultuda, geleneksel denetim yöntemleriyle gerçekleştirilen planlama, kanıt toplama ve risk değerlendirme gibi temel denetim aşamalarının, YZ destekli sistemler aracılığıyla ne ölçüde etkin ve verimli bir şekilde yürütülebileceği incelenmiştir. Araştırma kapsamında, YZ tabanlı denetim uygulamaları ile geleneksel yöntemler; işlem süresi, doğruluk düzeyi ve tutarlılık gibi niteliksel ve niceliksel kriterler çerçevesinde karşılaştırmalı olarak analiz edilmiştir. Araştırma, Antalya ilinde faaliyet gösteren bir bağımsız denetim firmasının portföyünde yer alan 14 şirketin 2022–2024 dönemine ait denetim verilerine dayanmaktadır. Çalışmada ChatGPT-4o modeli temel alınmıştır. Çalışma bulguları doğrultusunda, YZ destekli sistemlerin denetim süreçlerindeki işlem süresini kayda değer ölçüde azalttığı doğruluk ve tutarlılık açısından ise YZ destekli sistemlerin belirli sınırlamalara sahip olduğu ortaya konulmuştur. Bununla birlikte, çalışmada yalnızca belirli denetim süreçlerine odaklanılmış, YZ modeli sektörel terimlerde sınırlı hassasiyet göstermiş ve sistemin gerçek zamanlı uygulama performansı test edilememesi gibi belirli sınırlılıkların bulunduğu gözlemlenmiştir. Söz konusu sınırlılıkların giderilmesi hâlinde, YZ teknolojilerinin bağımsız denetim kalitesine anlamlı ve yapısal katkılar sağlayabileceği sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca çalışma, büyük dil modelleri, doğal dil işleme ve makine öğrenmesi gibi YZ bileşenlerinin denetim süreçlerinde sağlayabileceği katkıları değerlendirmeyi; bu teknolojilerin denetim mesleğinin dönüşümüne ve mesleki yeterlilik gereksinimlerine olan etkilerini analiz etmeyi hedeflemektedir. Bu kapsamda elde edilen bulgular, hem kuramsal düzeyde mevcut literatüre katkı sunmakta hem de bağımsız denetim uygulamalarına ilişkin yenilikçi bir perspektif geliştirilmesine olanak tanımaktadır.

Yusıf Khalılov
Akdeniz University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2025
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Kredi Garanti Fonu'nun bankacılık sistemindeki uygulamaları ve firmaların finansal oranlarına etkisinin değerlendirilmesi

Bu çalışmanın amacı işletmelerin ihtiyacı olduğu finansmana erişimde karşılaştığı teminat yetersizliğine çözüm olarak ortaya çıkan kredi garanti sistemleri ve Türkiye'deki temsilcisi Kredi Garanti Fonu A.Ş.'nin uygulamalarını inceleyerek, ülke ekonomisi ve firmalara olan faydalarını ortaya koymaktır. Bu amaçla, giriş hariç 3 bölümden oluşan çalışmanın ilk bölümünde kredi garanti sistemlerine ilişkin genel kavramlar verilerek sistemin Dünya'da ve Türkiye'deki gelişimi anlatılmış, ikinci bölümünde Kredi Garanti Fonu A.Ş.'ye ilişkin bilgiler verilerek kurumun uygulamaları ve bankalardaki tahsis süreçleri ele alınmıştır. Çalışmanın üçüncü bölümünde ise 2016-2020 yılları arası KGF kredilerinin gelişimi ile aynı seride makro veriler kullanılarak GSYİH, istihdam, dış ticaret, yatırım ve imalat sanayinin verileri karşılaştırılmış ve KGF'nin etkileri araştırılmıştır. Daha sonra aynı yıllar itibariyle bankacılık sektörüne etkileri sermaye yeterlilik rasyosu, karşılıksız çek rakamları ve takibe dönüşüm oranları üzerinden kıyaslanarak incelenmiştir. KGF kredileri ile ilgili literatüre yer alan çalışmalara yer verilikten sonra Antalya İl'inde faaliyet gösteren bir bankanın ticari şubesinin 2017 yılında KGF kredisi kullanımı yapmış, kobi dışı nitelikli, 22 adet müşterisinin finansal rasyolarının, KGF kredilerinden nasıl etkilendiği konusu incelenerek elde edilen veriler sonuç bölümünde değerlendirilmiştir.

Bankacılık sektörüBankacılık sistemiFinansal oranlar+5
Ferhat Karaduman
Akdeniz University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Seçilmiş sektör endeksleri ile döviz kurları arasındaki ilişkinin ekonometrik analizi

Uluslararası piyasaların gelişmesiyle birlikte yapılan ortaklıklar, yatırımlar ve sermaye hareketliliklerinden dolayı makroekonomik değişkenlerden biri olan döviz kuru ile hisse senetleri arasında yakın bir ilişki oluşturmuştur. Döviz kurları ülkelerin ticari gücünün yanı sıra siyasi ve ekonomik gücünün de birer simgesidir. Bu nedenle özellikle gelişmekte olan ülkelerde hisse senedi ile döviz kurları arasındaki ilişki yatırım ve ilgiyi değiştirebilmektedir. Çalışmanın birinci bölümünde; finansal sistem ve finansal piyasalardan bahsedilmektedir. İkinci bölümde; döviz kurunun tanımlanması ve döviz kuru çeşitleri, hisse senedi fiyatlarını etkileyen makroekonomik faktörlerden; para arzı, enflasyon, faiz oranı, GSMH ve döviz kurları arasındaki ilişkiden bahsedilmiştir. Çalışmanın üçüncü bölümünde; Dünya'da ve Türkiye'de bulunan menkul kıymet borsaları ve endeksler hakkında bilgiye yer verilmiştir. Çalışmanın dördüncü bölümünde; daha önceden hisse senedi fiyatı ile makroekonomik faktörlerden olan döviz kuru ile arasındaki ilişkiyi inceleyen detaylı literatür taraması bulunmaktadır. Ardından çalışmamızda kullanılan test ve analizler kısaca açıklanarak BIST Banka ve BIST Turizm sektör endeksleri ile döviz kurları arasındaki ilişki incelenmiştir. Bu nedenle öncelikle ilk olarak Genişletilmiş Dickey Fuller Testi (ADF) birim kök testi yapılmıştır. Endeksler ile döviz kurları arasındaki ilişkiyi araştırmak için ARDL ve NARDL eşbütünleşme analizleri sırasıyla yapılmıştır. Yapılan analizin sonucunda; ARDL Eşbütünleşme sonucuna göre değişkenlerden XTZRM bağımlı değişkeni ile GBP bağımsız değişkeni arasında eşbütünleşme ilişkisi tespit edilmiştir. NARDL eşbütünleşme ilişkisi sonucuna göre XTZRM ve GBP arasında asimetrik eşbütünleşme ilişkisi tespit edilmiştir. Söz konusu bağımsız değişken GBP'de gerçekleşecek bir şokun XTRZM bağımlı değişkenini pozitif yönde etkilediği sonuna ulaşılmıştır.

Borsa endeksiDöviz kuruDöviz kuru politikaları+5
Hamdi Uzun
Akdeniz University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Borsa İstanbul (BİST) 'da işlem gören mevduat bankalarının performansının karşılaştırılması: Veri zarflama analizi

Bu çalışmada, Borsa İstanbul' da 2012-2021 yıllarında işlem görmekte olan kamu ve özel sermayeli 9 adet mevduat bankasının performanslarını ölçmek için etkinlik değişimlerinin değerlendirilmesi amaçlanmaktadır. Bu kapsamda bankaların belirtilen yıllar içerisinde etkin olup olmama durumları Veri Zarflama Analizi ile tespit edilmiştir. Ardından verimlilik seviyelerindeki değişimler için Malmquist Toplam Faktör Verimlilik Endeksi kullanılmıştır. Girdi odaklı CCR ve BCC yöntemleri kullanılarak iki girdi (mevduat ve faiz giderleri) ve iki çıktı (kredi ve alacaklar, faiz gelirleri) değişkeni seçilmiştir. Bu değişkenlerle bankaların etkin olup olmadıkları belirlenerek, etkin olmayan bankalar için girdi ve çıktı değişkenlerinin hedef değerler doğrultusunda ne kadar artırılıp azaltılması gerektiği ortaya konulmaktadır. Ayrıca girdi odaklı ölçeğe göre sabit getiri varsayımı altındaki CCR modeli sonuçları ile girdi odaklı ölçeğe göre değişken getiri varsayımı altındaki BCC modeli sonuçları karşılaştırılmıştır. Çalışmanın sonucunda elde edilen bulgulardan yola çıkarak bankaların verimliliğini ve etkinliğini belirleyen faktörler açıklanmış, performanslarını nasıl arttırabilecekleri analiz edilmiştir. Etkin olmayan bankalar için ise referans kümeleri baz alınarak girdiler üzerinde gerekli iyileştirmelerin yapılmasıyla etkin hale getirilmesi yönünde önerilerde bulunulmuştur. Çalışmanın son kısmında Malmquist toplam faktör verimliliği incelenmiş olup toplam faktör verimlilik artışında teknolojik etkinlik ve ölçek etkinliğinin önemli bir etkisinin olduğu görülmüştür. Ayrıca bankaların BIST'teki yıllık (aralık ayı son günü) payların kapanış fiyatlarındaki değişim ve MTFVE değişimleri hesaplanmıştır. Karşılaştırma sonucunda bankaların etkinliklerinin artması veya azalmasının paylarının BIST'te fiyatlarının yükselmesi veya düşmesini etkilemediğini göstermektedir. Anahtar Kelimeler: Bankacılık, Etkinlik, Verimlilik, Performans, Veri Zarflama Analizi

BankalarBorsa İstanbulHisse senetleri+4
Devrim Gül Yeşilyayla
Akdeniz University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
10
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Davranışsal finans çerçevesinde kripto para piyasasında sürü davranışının test edilmesi

Bu tez çalışmasında kripto para piyasasının önyargılar ile alâkalı literatür arasındaki paralelliğinin bulunması ve davranışsal finans perspektifinden çözümlenmesi amaçlanmıştır. Dolayısıyla bu çalışmada davranışsal yakınsama, kripto para piyasasının fiyatlarında "eşgüdüm mekanizması" olduğu varsayımı altında irdelenmiştir. Bu çalışmada, deneye dayalı bir sürü modeli kullanılmış ve bu modelin hem asimetrik hem de simetrik koşullar altında genişletilmesi önerilmiştir. Çalışmada piyasa değeri en yüksek olan 30 adet kripto paranın 2021-2023 yılları arasındaki Amerikan Doları bazlı günlük ve haftalık kapanış değerleri kullanılmıştır. Sürü davranışını tespit etmek üzere Christie ve Huang (1995) ile Chang, Cheng ve Khorana (2000)'nın geliştirdikleri "getirilerin yatay kesit dağılımları"na dayalı yöntemler kullanılmıştır. Christie ve Huang (1995) yöntemi ile günlük ve haftalık veri seti kullanılarak yapılan analiz sonucunda sürü davranışının varlığına ilişkin bulgulara rastlanılmamıştır. Benzer şekilde, Chang, Cheng ve Khorana (2000) yöntemi kullanıldığında piyasanın yükselişte ve düşüşte olduğu dönemlerde sürü davranışının varlığına ilişkin bulgulara rastlanamamıştır. Kripto para piyasasında sürü davranışı etkisinin gözlenememesinin nedenleri olarak, kripto paranın tam olarak ne olduğuna ilişkin tartışmaların devam etmesi ve hisse senedi gibi bir yatırım aracı olarak düşünülememesi sayılabilir. Sonuç olarak, kripto para piyasası her ne kadar tasarruf sahipleri için ilgi çekici olsa da hisse senedi piyasasında olduğu gibi tasarruflarını değerlendirecekleri bir piyasa olma konusunda henüz tam güvenilir olmadığı düşünülmektedir. Anahtar Kelimeler: Davranışsal Finans, Kripto Para, Sürü Davranışı.

Fatih Bayram
Akdeniz University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
DoktoraAçık ErişimEN

Monatery policy and financial market in Kuwait and Algeria

The exchange rate is one of the most important variables for small open economies such as in Algeria and Kuwait, where any change in the exchange rate in these countries will have a substantial effect on prices, economic growth, and the stock market. This thesis aims to set out the dynamics of monetary policy implementation in Algeria and Kuwait. This thesis will analyze the effects of monetary policy instruments on the exchange rate under distinct oil price levels in Algeria, with quarterly data spanning from 2001 and 2016 and using Towbin and Weber (2013)'s interacted vector autoregressive model. The empirical evidence suggests that the effects of monetary policy instruments on the exchange rate are not the same for the low and high level of real oil prices. The money supply has more influence on the exchange rate when the oil price level is high while the effect of money supply on the exchange rate is negative when the oil price is low. The interest rate has no impact on the exchange rate for both high and low levels of oil prices. For Kuwait, we examine whether there is a symmetric or an asymmetric relationship between the exchange rate and the stock market by using Autoregressive Distributed Lag (ARDL) model and Non-linear Autoregressive Distributed Lag (NARDL) model with monthly data spanning from June 2002 to May 2018. Based on the linear and nonlinear ARDL models, we find that there is a role of the exchange rate on the stock price for Kuwait. Both models indicate that the domestic currency appreciation has a positive effect on the stock price in a short time and then the effect becomes negative. Moreover, based on the non-linear model the depreciation in local currency has more effect on stock prices by a negative sign. Thus, the asymmetric relationship is valid for the case of Kuwait.

AlgeriaExchange rateEconomic growth+5
Mabruka Mohamed
Ankara Yıldırım Beyazıt University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
DoktoraAçık ErişimEN

The impact of macroeconomic variables on stock prices for the selected countries

The effects of macroeconomic variables on stock prices have widely been investigated in a number of countries. The literature reveals contradicting results about the effectiveness of the macroeconomic variables and the degree of effectiveness and causality between the examined variables. The results show differences from one country to another and for different time periods considered. Back and forward linkages of the macroeconomic variables for the sustainable growth of the economies is a wide area of academia especially for the emerging and fragile countries. Economic stability and sustainable growth of the selected fragile countries is an ongoing debate in international economics and finance. The economies of fragile countries seem to be suffering more dramatically from the international economic crises. This explains the effects of macro-economic variables, which are very dependent on the factors defined by the international movement of capital, commodity, goods and services and as well as their interactions, on growth and stability of the fragile countries. In general, the researchers try to investigate the relationships between the macroeconomic variables and economic growth or stock prices. The macroeconomic variables used usually in a number of studies are current account balance, money supply, oil prices, interest rates, inflation rate, gold prices, exchange rate, export/import rate, industrial production index and capacity utilization ratio. The effort to construct a solid model and forecast the future values of economic magnitudes as correctly as possible has always been a primary activity for economists all over the world. In this study, it is aimed to compare the results of the analyses between developing and developed countries. Turkey and Brazil are selected as the growing economies which are considered as "fragile" economies and Germany as a developed country for a comparison purpose. The study investigates the impacts of the selected macroeconomic variables on stock prices for these economies. The quarterly data are used between the years of 2000 and 2022. The gross domestic product (GDP), interest rate, gold prices, exchange rate and inflation are selected as the main macroeconomic variables that have potential impacts on the stock prices based on the existing literature and economic theories using vector autoregressive (VAR) and vector error correction (VECM) models. VAR models are widely used in macroeconomics and finance in order to analyze the dynamic relationships among economic variables and to make predictions about their future behavior. The results show discrepancy between Germany and fragile economies while the effects of the macroeconomic variables have different effects on the stock prices in each country. The results demonstrate that the same macroeconomic variables may have different effects in explaining the stock prices based on the characteristics specific to each country. GDP, inflation rate, exchange rate, and gold price seem to be main variables in explaining the variation in stock prices in literature. The study examines the relationships between the macroeconomic variables and stock prices for both the developed and developing countries. Türkiye and Brazil are selected not only as the developing countries but also the fragile economies that have similar economic and social structures besides similar problems to deal with in short and long time horizons. The long-run cointegrating relationships between the variables will be investigated using quarterly data between 2000 and 2022 for the fragile countries as well as for Germany considered as a developed country. The study reveals a long-run (cointegrating) relationship between various macroeconomic variables and stock prices for all three countries. In terms of the effects of the macroeconomic variables on stock prices, each country has different results due to country-specific characteristics. Inflation rate, exchange rate, and gold price have different effects in estimating stock prices. Türkiye and Brazil have similar estimation results even though the elasticities of the stock price with respect to each macroeconomic variable vary in the short-run and the long-run. However, inflation and exchange rates play important role in stock price movements in all the countries while their effects and elasticities may vary in both the direction and magnitude in order to estimate VAR models. The Vector Autoregressive models can be estimated since the existence of the cointegration is proved by Johansen cointegration test. After determining the proper lag length, Vector Error Correction (VECM) mechanism is analyzed and short-run and long-run coefficients along with the speed of adjustments are estimated and interpreted for Germany, Brazil, and Türkiye. Keywords: Macro Economic Variables, Stock Prices, Fragile Economies, VAR, VECM, Johansen Co-Integration Test, Granger Causality.

Recai Biberoğlu
Ankara Yıldırım Beyazıt University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimEN

FinTech governance and its economic implications: The case of Türkiye

Technological developments have become a key factor in future growth through financial services. Governments were among the early respondents to the financial technology challenge. As a result, they have created a new tool for the regulatory sandbox, to improve local competitiveness opportunities and stem the risk of the widespread use of financial technologies. The Turkish economy is one of the top emerging economies with a robust financial system. This offers the chance to use financial technology to develop the country's economy. Research analyzing the contributions of financial technology to the economy through its influences is still uncommon, even though the topic of financial technology has been the focus of several studies in Türkiye. In this study, we investigated the influence of financial technology on the Turkish economy. The study provided a deep review of the development of the financial technology sector around the world as in Türkiye and provided an econometric analysis of how FinTech has affected economic growth, financial stability, and financial inclusion in Türkiye during the period between 2010-2021. The descriptive analytical approach has been used to describe the research problem, analyze the data related to it, and come up with a solution to the research problem. This study found that profound changes in FinTech and regulations and compliance with growing innovation in Türkiye occurred when they emphasized more FinTech afterward the 2008 financial crisis. In general, concluded the positive impact of financial technology on the Turkish economy during the studied period. The current study dealt with the impact of financial technology on banking, therefore, it is suggested to study the impact of financial technology on the non-banking sectors could be addressed in future studies. Moreover, a comparison between Türkiye and developed countries regarding financial technology governance and how it affected their economies should be studied as well.

Economic growthFinancial stabilityFinancial inclusion+3
Adnan Mamoun Alkaderı
Ankara Yıldırım Beyazıt University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
DoktoraAçık ErişimEN

A discussion on adequate and optimal level for international reserves

Whether developed, or developing, for almost all economies, holding prudent amounts of international reserves bring considerable advantages in conjunction with sound policies and fundamentals. Appropriate governance structure for foreign reserves and the determinants of foreign reserve demand are analysed in this study. Three types of indicators for foreign reserve adequacy are discussed in detail: ratio of foreign reserves to imports, foreign reserves to monetary aggregates, and foreign reserves to external debt. Three different approaches are used to uncover the factors behind the demand for foreign reserves. First, a precautionary approach named as Buffer Stock Model is employed. Then, asymmetry in volatility is evaluated as a determinant of reserves. Lastly, it is assumed that there may be no discretion regarding the level of reserves but it is a result of macroeconomic developments. It is found that high international capital mobility could not reduce the importance of volatility. While opportunity and replacement costs are also important, volatility is still an important determinant. Controlling for skewness underlined the importance of opportunity costs. Last attempt showed that real imports, volatility of balance of payments and average tendency of imports have both statistically and economically significant effects on the demand for foreign reserves.

Financial crisisGlobal crisesPanel data models+4
Suat Aydın
Ankara Yıldırım Beyazıt University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2021
00