
255
Archived Theses
0
DOIs Assigned
0%
DOI Rate
Discipline
Sanal gerçeklik destekli egzersiz programının fitness merkezi müşterilerinin sporda güdülenme ve iyi oluş düzeylerine etkisinin incelenmesi
Amaç: Sanal gerçeklik destekli egzersiz programı uygulamanın fitness merkezi müşterilerinde sporda güdülenme ve genel iyi oluş düzeyleri üzerindeki etkilerinin araştırılması amaçlanmaktadır. Yöntem: Bu çalışma, nicel araştırma yöntemlerinden ön test-son test kontrol gruplu bir araştırma tasarımı ile gerçekleştirilmiştir. Bu araştırmaya, düzenli olarak fitness sporu yapan ve daha önce sanal gerçeklik teknolojisi kullanmamış 24 fitness merkezi müşterisi katılmıştır. Katılımcılar Sanal Gerçeklik Destekli Egzersiz Grubu (SGDEG) ve Geleneksel Yöntem Destekli Egzersiz Grubu (GYDEG) olmak üzere ikiye ayrılmıştır. SGDEG sekiz hafta ve haftada 3 gün boyunca sanal gerçeklik destekli egzersiz programı uygulanırken, GYDEG'ye aynı süre boyunca geleneksel egzersiz programı uygulanmıştır. Veri toplama aracı olarak, Sporda Güdülenme Ölçeği II ve PERMA (Beş Boyutlu İyi Oluş) Ölçeği kullanılmıştır. Katılımcıların sporda güdülenme düzeylerini ölçmek amacıyla Sporda Güdülenme Ölçeği II; iyi oluş düzeylerini değerlendirmek için ise PERMA (Beş Boyutlu İyi Oluş) Ölçeği kullanılmıştır. Bulgular: Bulgular, SGDEG'in katılımcıların sporda güdülenme düzeylerinde özellikle özümseme, içsel düzenleme, özdeşim ve içe atım boyutlarında anlamlı artışlar sağladığını göstermiştir. Ayrıca, güdülenmeme puanları SGDEG'de anlamlı biçimde azalmıştır. Dışsal düzenleme boyutunda ise GYDEG'de yüksek puanlar gözlenmiştir. Beş boyutlu iyi oluş açısından SGDEG, özellikle bağlanma, başarı ve olumlu duygular boyutlarında anlamlı gelişmeler sağlamıştır. GYDEG'de ise olumlu değişimler daha sınırlı düzeyde kalmıştır. SGDEG, fitness merkezi müşterilerinin sporda güdülenme ve iyi oluş göstergelerinde anlamlı artışlar yarattığını ortaya koymuştur. Sporda güdülenmenin alt boyutları içe atım, özümseme, içsel düzenleme, özdeşim ve güdülenmeme' de orta düzey etkiye sahiptir. SG destekli egzersiz programı iyi oluş açısından genel iyi oluş, bağlanma, başarı ve olumlu duygularda orta, yüksek ve çok yüksek düzey etkiye sahiptir. Sonuç: Sonuç olarak, sanal gerçeklik destekli egzersiz programı, fitness merkezi müşterilerinin içsel güdülenmelerini güçlendirmede, sporda güdülenmeyi artırmada ve iyi oluş düzeylerini geliştirmede geleneksel yöntemlere kıyasla daha etkili bulunmuştur. Ayrıca, bu programın katılımcıların egzersizden aldıkları keyfi ve doyumu artırdığı, iyi oluşu desteklediği ve süreklilik gösteren fiziksel aktivite alışkanlıkları kazandırmada önemli bir potansiyel sunduğu görülmüştür. Bulgular, sanal gerçeklik tabanlı egzersiz uygulamalarının, bireylerin egzersize yönelik olumlu tutumlarını güçlendirebileceğini ve uzun vadede fiziksel aktiviteye bağlılığı artırabileceğini göstermektedir.
Mücadele sporu ile ilgilenen sporcuların değer yönelimlerinin incelenmesi
Bu araştırmanın amacı, mücadele sporlarıyla ilgilenen sporcuların değer yönelimlerini cinsiyet, yaş, yaşanılan yer, öğrenim düzeyi, annenin öğrenim düzeyi, babanın öğrenim düzeyi, spor branşı, sporculuk süresi ve milli sporcu olma durumu değişkenleri açısından incelemektir. Araştırmada nicel araştırma yöntemlerinden biri olan kolayda örneklemi yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu, Türkiye'de 2024-2025 sezonunda karate, taekwondo, judo ve güreş branşlarında aktif olarak mücadele eden ve araştırmaya gönüllü olarak katılmayı kabul eden toplam 351 faal sporcu oluşturmaktadır. Bu sporcuların 126'sı kadın, 225'i erkektir. Katılımcıların yaş ortalaması 23,11 olarak belirlenmiştir. Veri toplama aracı olarak, kişisel bilgi formu ile birlikte Yıldız (2016) tarafından geliştirilen Sporcu Değer Yönelimi Ölçeği (SDYÖ) kullanılmıştır. Verilerin toplanmasında anket tekniği kullanılmış, elde edilen veriler SPSS 27.0 programı ile analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda, yaş değişkenine göre yalnızca "yarışma severlik" boyutunda düşük düzeyde anlamlı bir ilişki saptanmış, diğer boyutlar ve toplam puan açısından anlamlı bir ilişki görülmemiştir. Spor branşını yapma süresi ile "yarışma severlik" ve "kurallara uyma" boyutları arasında anlamlı fakat düşük düzeyde ilişkiler bulunmuştur. Bununla birlikte, yaşanılan yer, öğrenim düzeyi, anne-baba eğitim düzeyi, spor branşı ve milli sporcu olma durumu gibi değişkenler açısından SDYÖ toplam puanlarında istatistiksel olarak anlamlı farka rastlanmamıştır. Elde edilen sonuçlara göre, bireylerin değer yönelimlerinde yaş, eğitim, yerleşim yeri veya spor geçmişi gibi faktörlerin belirleyici bir rol oynamadığı, ancak bazı boyutlar özelinde sınırlı etkiler gözlemlenebileceği söylenebilir. Bu doğrultuda, antrenör ve spor yöneticilerinin, sporcuların değer gelişimlerini destekleyecek eğitim programları düzenlemeleri önerilmektedir. Anahtar Kelimeler: Spor, Mücadele Sporları, Değer, Değer Yönelimi
Cam tavan sendromunun kadın akademisyenlerinin örgütsel adalet algıları üzerine etkisi (Ege Bölgesi spor bilimleri fakülteleri örneği)
Bu araştırmanın amacı, kadın akademisyenlerin cam tavan sendromlarının örgütsel adalet algıları üzerindeki etkisini ortaya koymaktır. Bu çalışmada nicel araştırma yöntemlerinden genel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubu, amaçlı örneklem yöntemiyle belirlenen 2024 yılında Ege bölgesinin spor bilimleri fakültelerinde görev yapan ve araştırmaya gönüllü olarak katılmayı kabul eden 86 kadın akademisyenden oluşmaktadır. Katılımcıların örgütsel adalet algılarını ölçebilmek amacıyla Niehoff ve Moorman (1993) tarafından geliştirilmiş Türkçe' ye uyarlaması Yıldırım (1996) tarafından yapılmış "Örgütsel Adalet Ölçeği" ile Katılımcıların cam tavan sendromlarını ölçmek adına Öztürk (2011) tarafından geliştirilen cam tavan sendromu ölçeği kullanılmıştır. Araştırmanın veri toplama tekniğinde nicel araştırma yöntemlerinden anket formu tekniğinden yararlanılmıştır. Araştırmada elde edilen veriler SPSS 27,0 programı kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırmanın sonucunda, cam tavan sendromunun, örgütsel adalet algısı üzerinde negatif bir etkiye sahip olduğu bulunmuştur. Anahtar kelimeler: Cam tavan Sendromu, Kadın Akademisyenler, Örgütsel Adalet, Spor Bilimleri Fakültesi, Ege Bölgesi.
Spor örgütü çalışanlarının örgütsel etik iklim algılarının bilgi uçurma eğilimleri üzerine etkisi
Bu çalışmanın amacı; spor örgütü çalışanlarının örgütsel etik iklim algılarının bilgi uçurma eğilimleri üzerindeki etkisini incelemektir. Çalışma, nicel araştırma yöntemlerinden genel tarama modelinin kapsadığı betimsel ve ilişkisel tarama modelinde tasarlanmıştır. Çalışmaya, amaçlı örnekleme yöntemiyle belirlenen Gençlik ve Spor Bakanlığı Taşra teşkilatı Ege Bölgesi illerinde çalışan, araştırmaya gönüllü olarak katılmayı kabul eden 110'u kadın, 130'u erkek olmak üzere toplamda 240 personel katılmıştır. Araştırmada, veri toplama aracı olarak araştırmacılar tarafından hazırlanan kişisel bilgi formu ile "Örgütsel Etik İklimi Ölçeği" ve "Bilgi Uçurma (Whistleblowing) Ölçeği" kullanılmıştır. Araştırmadan elde edilen veriler, SPSS 2023 ve JASP istatistik programları aracılığıyla analiz edilmiştir. Örgütsel etik iklimin alt boyutları ile bilgi uçurmanın bazı alt boyutları arasında negatif yönde, düşük ve orta düzeyde anlamlı ilişki tespit edilmiştir. Örgütsel etik iklim ölçeği alt boyutlarından davranışlara yönelik iklimin bilgi uçurma ölçeği alt boyutu olan eylemsizlik alt boyutu üzerinde, örgütsel etik iklim ölçeği alt boyutlarından davranışlara yönelik iklimin bilgi uçurma konusundaki olumlu tutum alt boyutu üzerinde, örgütsel etik iklim ölçeği alt boyutlarından kurallara yönelik iklimin misilleme korkusu alt boyutu üzerinde anlamlı bir yordayıcı etkiye sahip olduğu görülmüştür. Bu sonuçlar, örgütsel etik iklimin bilgi uçurma davranışını doğrudan değil, dolaylı yoldan etkileyebileceğini ortaya koymaktadır. Anahtar Kelimeler: Etik, Etik İklim, Örgütsel Etik İklim, Bilgi Uçurma.
Futbol taraftarlarının topluluk algısı ve seyretme güdüleri arasındaki ilişkinin incelenmesi
Bu çalışmanın amacı, futbol taraftarlarının topluluk algısı ve seyretme güdüleri arasındaki ilişkinin incelenmesidir. Çalışmanın yönteminde, nicel araştırma modellerinden genel tarama modelinin kapsadığı betimsel ve ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Çalışma grubu, amaçlı örnekleme yöntemiyle belirlenen Passolig kart sahibi 18 yaş ve üzeri futbol taraftarlarından, araştırmaya gönüllü olarak katılmayı kabul eden 57'si kadın, 298'i erkek olmak üzere toplamda 355 spor taraftarından oluşmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak araştırmacılar tarafından hazırlanan kişisel bilgi formu ile "Spor Taraftarlarında Sosyal Sermaye Tutum Ölçeği" ve "Spor Seyircisi İçin İçsel Güdü Ölçeği" kullanılmıştır. Spor Taraftarlarında Sosyal Sermaye Tutum Ölçeği Türkçe geçerlik ve güvenilirlik çalışması mevcut araştırma kapsamında yapılmıştır. Verilerin analizi sürecinde SPSS 25 istatistik paket programı ve AMOS 23 programı kullanılmıştır. Spor taraftarlarında sosyal sermaye tutum ölçeği ve spor seyircisi için içsel güdü alt boyutlarında cinsiyet, futbol branşında sporculuk geçmişi, eğitim durumu ve meslek değişkenlerine göre anlamlı farklılıklar olduğu görülmüştür. Aynı zamanda spor taraftarları sosyal sermaye tutumları ve spor seyircisi için içsel güdü alt boyutları arasında düşük ve orta düzeyde pozitif yönlü anlamlı ilişkiler tespit edilmiştir. Bu sonuçlar bireylerin bir spor topluluğunun parçası olduğunda, spor müsabakalarını seyretmek için içsel güdülerinin arttığını ortaya koymaktadır.
Nöropazarlama yaklaşımıyla spor ürünü tüketicilerinin satın alma niyeti ve duygu durumunun incelenmesi
Bu çalışmanın amacı, geleneksel pazarlama ve dijital pazarlama yöntemlerinin potansiyel alıcılarda duygu durumu ile ilişkili psikofizyolojik aktivite ve satın alma niyetine olan etkisinin incelenmesidir. Günümüzde spor tüketicileri klasik pazarlama stratejilerinden kolay etkilenmediği düşünülerek yeni ve farklı uyaranlar ile duygunun etkisini incelemek için geleneksel yöntem olarak televizyon, dijital bir araç olarak sanal gerçeklik deneyimi ile spor tüketicilerinin verdikleri psikofizyolojik tepkiler incelenmiştir. Çalışma, nicel araştırma yöntemlerinden deneysel model kullanılarak; deney ve kontrol gruplu ön test–son test deseniyle tasarlanmıştır. Araştırmanın çalışma grubu, amaçlı örnekleme yöntemiyle belirlenmiş olup; örneklem büyüklüğünün yeterliliği G*Power yazılımı ile değerlendirilmiştir. Çalışma grubunu, düzenli geliri bulunan 30 kadın ve 30 erkek olmak üzere toplam 60 yetişkin spor tüketicisi oluşturmaktadır. Çalışmada veriler, katılımcıların duygu durumlarını değerlendirmek amacıyla Pozitif ve Negatif Duygu Ölçeği (PANAS) ve satın alma niyetlerini belirlemek için modifiye edilmiş Görsel Analog Skala (VAS) kullanılarak veriler toplanmıştır. Analizler sonucunda, Televizyon (TV) ve Sanal Gerçeklik (SG) gruplarında bazı psikofizyolojik parametrelerde anlamlı farklılıklar tespit edilmiştir. TV/SG karşılaştırmasında yalnızca Elekto Dermal Aktivite (EDA), Nabız Hacmi Genliği (BVA) ve dakikadaki solunum sayısı (RSP) değerlerinde anlamlı farklar bulunmuştur. SG grubunda ise Elektro Dermal Aktivite (EDA), Kalp Atım Hızı (KAH) ve PNN50 parametrelerinde anlamlı sonuçlar elde edilmiştir. TV grubunda anlamlı bir farklılık saptanmamıştır. Deneyim öncesi ve sonrası pozitif duygu durumlarında anlamlı bulgular TV/SG (p=,049) grubunda, TV (p=,039) grubunda ve SG (p=,021) grubunda olduğu tespit edilmiştir. Televizyon ve sanal gerçekliği deneyimleyen TV\SG grubunda satın alma niyetini %15 düzeyinde yordadığı, sanal gerçeklik deneyimi satın alma niyetini pozitif yönde ve yüksek düzeyde anlamlı %48 düzeyinde yordadığı saptanmıştır. Sonuç olarak, sanal gerçeklik deneyimi duygu durumu ve satın alma niyeti harekete geçirmede televizyon deneyimine göre daha yüksek psikofizyolojik tepkiler vermiştir. Anahtar kelimeler: Spor yönetimi, spor pazarlaması, nöropazarlama, duygu durumu, satın alma, tüketici davranışı, sanal gerçeklik
Sporcu marka imajı ölçeğinin Türkçe formunun güvenirlik ve geçerlik çalışması
Spor taraftarı ve izleyicilerin spora olan ilgisi ve spor tüketimi davranışları, sporun ana unsuru olan sporcuların imajından etkilenmektedir. Fiziksel görünümü beğeni toplayan, toplumda olumlu algılar oluşturan, sporla ilgilenen kişiler tarafından takdir edilen yıldız oyunculara karşı spor tüketicilerinin (taraftar olsun ya da olmasın), özel bir ilgisi olduğu söylenebilir. Bu sebeple sporcu marka imajının belirlenmesi hem o spor dalının hem de ilgili sporcuların pazarlanması sürecinde yönetimsel ve stratejik bilgiler kazandırabilir. Bu tez çalışmasının amacı, sporcu marka imajı ölçeğinin Türkçeye uyarlanarak güvenirlik ve geçerlik çalışmasının yapılmasıdır. Ayrıca, sporcu marka imajı ölçeği konusunda Türkiye'de henüz yapılmış bir araştırmaya rastlanılmadığı için bu çalışma ile Türkiye'ye uyarlanacak ölçeğin, diğer araştırmalarda kullanabileceği düşünülmektedir. Araştırmada Arai vd. (2013) tarafından geliştirilen Sporcu Marka İmajı Ölçeği (SMİÖ) kullanılmıştır. Bu ölçek üç boyut, on alt boyut ve otuz maddeden oluşmaktadır. Bu boyutlar, sporcu performansı, çekici bir görünüm ve pazarlanabilir yaşam tarzıdır. Sporcu performansı; sporcu uzmanlığı, yarışma biçimi, sportmenlik ve rekabet olmak üzere dört alt boyuttan oluşmaktadır. Çekici bir görünüm; fiziksel çekiciliği, giyim tarzı ve vücut zindeliği olmak üzere üç alt boyuttan oluşmaktadır. Pazarlanabilir yaşam tarzı; hayat hikâyesi, rol model ve taraftarlarla ilişkisi olmak üzere üç alt boyuttan oluşmaktadır. Araştırmanın evrenini, Ege Bölgesi'nde Beden Eğitimi ve Spor Yüksek Okulu ve/veya Spor Bilimleri Fakültesinde öğrenim gören öğrenciler oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemi ise kolayda örneklem alma yöntemi ile seçilen Adnan Menderes Üniversitesi, Dokuz Eylül Üniversitesi, Ege Üniversitesi, Manisa Celal Bayar Üniversitesi ve Pamukkale Üniversitesi oluşturmaktadır. 1027 öğrenci araştırmaya katılmıştır. Güvenirlik ölçümlerinde iç tutarlık katsayısı ve bileşik güvenirlik hesaplamaları yapılmıştır. Yapı geçerliğini ölçmek amacıyla ilk önce açıklayıcı faktör analizi (AFA) daha sonra doğrulayıcı faktör analizi (DFA) yapılmıştır. DFA analizlerinde güvenirlik ölçümü için bileşik güvenirlik (AVE ve yapı güvenirliği) analizleri kullanılmıştır. Araştırmanın sonucunda, sporcu marka imajı ölçeğinin Türkçe formunun güvenilir ve geçerli bir ölçek olduğu tespit edilmiştir. SMİÖ 6 alt boyut ve 30 maddeden oluşmaktadır. Anahtar Kelimeler: Sporcu , Marka, İmaj, Güvenirlik, Geçerlik
Spor eğitimi veren yükseköğretim kurumlarında kraliçe arı sendromu
Bu araştırma; spor eğitimi veren yükseköğretim kurumlarında çalışan kadın akademisyenlerin çalışma hayatında; hedefledikleri üst yönetim pozisyonlarına ulaşan ve kazandıkları pozisyonda rekabet ortamı oluşmasına izin vermeyip, yetkisini ve kişisel çabalarını kullanarak diğer kadınların kariyer hedeflerinin gerçekleşmesini engellemeye çalışan kadınlar (kraliçe arılar) sebebiyle, kariyerlerinin bir üst kademesine geçiş aşamasının sağlanamaması ile sonuçlanabilen engellerle karşılaşıp karşılaşmadıklarının belirlenmesi amacıyla yapılmıştır. Araştırma beş bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde; kadınların toplum ve iş hayatındaki yeri ile ilgili literatür sunulmaktadır. İkinci bölümde; kadınların çalışma hayatlarında karşılarına çıkan veya çıkartılan engellerden olan "cam tavan sendromu" ile "kraliçe arı sendromu" kavramları ile ilgili detaylı bilgiler yer almaktadır. Üçüncü bölümde; araştırmanın metodolojisi anlatılmaktadır. Araştırmada nitel araştırma yönteminden faydalanılmıştır. Veri toplama aracı olarak; yüz yüze görüşme yöntemi seçilmiş, örneklem grubu olarak Spor Bilimleri Fakültesi ve/veya Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu'nda çalışan kadın akademisyenler ölçüt örneklem seçme yolu ile belirlenmiş ve araştırmaya katılmaya gönüllü olan 29 kadın akademisyen ile görüşmeler yapılmıştır. Elde edilen veriler Nvivo programı ile analiz edilmiştir. Dördüncü bölümde; araştırmanın bulgularına ve yorumlarına yer verilmektedir. Beşinci ve son bölümde ise sonuç ve öneriler kısmı yer almaktadır. Araştırma sonucunda, spor eğitimi veren yükseköğretim kurumlarında çalışan kadın akademisyenlerin çoğunluğunun kendi ön yargıları sebebiyle cam tavan sendromu yaşadıkları ve kadın yöneticileri tarafından da kraliçe arı sendromuna maruz kaldıkları bulunmuştur. Anahtar kelimeler: cam tavan sendromu, kraliçe arı sendromu, spor, üniversite, kadın akademisyenler.
Futbol takımlarındaki örgütsel özdeşleşme ve örgüt kültürünün takım başarısı üzerindeki etkisinin incelenmesi (TFF 1. lig örneği)
Bu araştırmanın temel amacı, örgütsel özdeşleşme ve örgüt kültürünün takım başarısı üzerindeki etkisinin incelenmesidir. Araştırmada nicel ve nitel veri elde etme yöntemleri kullanılmıştır. Katılımcıla-rın örgütsel özdeşleşme düzeylerini ölçebilmek amacı ile Mael ve Ashforth'un (1989, 1992) hazırlamış oldukları ve Polat (2009) tarafından Türkçeye çevirilen 6 soruluk "örgütsel özdeşleşme ölçeği'' kullanılmıştır. Katılımcıların örgüt kültürü düzeylerini değerlendirebilmek için ise, Cameron ve Quinn'in (1999-2006) "Diagnosing and Changing Organizational Culture, Based on The Competing Values Framework" adlı çalışmalarında kullandıkları 24 soruluk ''Organization Culture Assesment Instru-ment'' ölçeğinin Choi vd., (2010) tarafından spor kulüpleri ortamına uyarlanmış hali Türkçe'ye çevirilerek kullanılmıştır. Ayrıca katılımcıların kişisel bilgilerini elde ede-bilmek amacı ile kişisel bilgi formu kullanılmıştır. Araştırmadaki örgütsel özdeşleşme ve örgüt kültürü ile ilgili görüşleri belirleyebilmek amacı ile iki tane açık uçlu soru yöneltilmiş ve örgütsel özdeşleşme ile örgüt kültürü görüşleri tespit edilmeye çalışıl-mıştır. Araştırmanın evrenini 2016 – 2017 Futbol Sezonunda TFF 1. Ligde yer alan 18 takım oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini 14 takımdan araştırmaya gönüllü olarak katılmayı kabul eden 324 kişi oluşturmaktadır. Nicel verilerin analizinde, SPSS 22 paket programında yer alan faktör analizi, tanımlayıcı istatistikler, farklılık, ilişki ve etki analizleri kullanılmıştır. Nitel veri anali-zinde ise NVIVO 11 paket programı kullanılarak katılımcı görüşleri kodlanmış olup ana ve alt temalar çıkartılmıştır. Araştırma sonucunda, Örgütsel özdeşleşmenin takımların başarısı üzerinde is-tatistiksel olarak anlamlı bir etkisinin olmadığı sonucuna varılmıştır. Takım başarısı üzerinde kültürün etkisi incelendiğinde ise; klan kültürü tipolojisinin takımlar üzerin-de; bir etkisinin olmadığı görülürken, adokrasi ve pazar kültürünün başarılı takımlar üzerinde, hiyerarşi kültürünün ise orta düzeyde başarılı takımlar üzerinde etkisi oldu-ğu sonucuna ulaşılmıştır. Nitel bulgulara bakıldığında; kulübü ile özdeşleştiğini belir-ten katılımcıların görüşleri sonucunda ''Kulüp Ortamı'', ''Zaman ve Süreç'' ''Ortak hedefler ve Başarı'', ''Bağlılık ve Ait olma'' gibi pozitif temalar ortaya çıkmıştır. Öz-deşleşme ile ilgili olumsuz görüşlerin sonucunda ise; ''Rekabet ortamı'' ''Zaman ve Süreç'' ''Güven Problemi'' temalarına ulaşılmıştır. Kulübünün kültüre sahip olduğunu belirten katılımcıların görüşleri sonrasında ortaya ''Semboller ve Simgeler'', ''Norm-lar'' , ''Liderler ve Kahramanlar'' pozitif temaları çıkmıştır. Kültür açısından olumsuz görüşler ise; ''Zaman Yetersizliği'' ''Değer Eksikliği'' negatif temalara ulaşılmıştır.
Dünyada ve Türkiye'de otistik sporcular kapsamlı ulusal ve uluslararası organizasyonların incelenmesi
Araştırmanın amacı, Dünyada ve Türkiye' de otistik sporcular kapsamlı düzenlenen ulusal ve uluslararası spor organizasyonlarının incelenmesidir. Araştırmada 2010 ve 2018 yıllarında otistik sporcuların katılım gösterdiği Ulusal ve Uluslararası organizasyonlar cinsiyet, sporcu sayısı, yaş aralığı, spor branşlarındaki çeşitlilik, organizasyonun sürekliliği ve program içeriği ile Türkiye'yi temsil eden sporcuların başarı durumu ele alınmıştır. Çalışmada nitel bir yaklaşım olan doküman analiz yöntemi kullanılmıştır. Bu araştırma doküman analizinin çeşitli bilgi ve belgelerine dayandırılarak yapılmıştır. Veri toplama, kaynaklarından yazı temelli kaynaklar, görüntü temelli kaynaklar ve yayımlanan tezler, makaleler, gazeteler, dergi ve arşiv bilgileri kullanılmıştır. Dünya organizasyonlarına bakıldığında sürekliliği göz önünde tutulduğunda otistik sporcular kapsamlı yapılan organizasyonların beş ana başlık altında toplandığı görülmüştür. Bunlar; IPC, INAS organizasyonları, Özel olimpiyatlar, Popüler sporlar ve Gösteri sporlarıdır. Dünya organizasyonlarının mevsimsel olarak çeşitliliğin yaşandığı yerlerde spor branşlarının da çeşitlilik gösterdiği görülmüştür. Olimpiyata katılan otistik sporcuların azlığı ve bu bağlamda kazanılan madalya sayısının da azlığı dikkat çekmektedir. Türkiye'de yapılan otistik sporcular kapsamlı organizasyonlara bakıldığında ise, dört organizasyon sürekliliği açısından göze çarpmaktadır. Bunlar; Özel olimpiyatlar, TÖSSED organizasyonları, Bölgesel oyunlar ve Ulusal oyunlardır. Yapılan bu organizasyonlarda otizmli sporcuların mental engel gruplarından ayrılmadığı görülmüş ve özel sporcu adı altında yarışıldığı tespit edilmiştir. Bu nedenle, otizimli sporcuların performanslarının olumsuz etkilediği ve haksız rekabete yol açtığı tespit edilmiştir. Ulusal ve uluslararası organizasyonlarda otizmin diğer mental bozukluk gruplarından ayrıştırılarak kendi özelinde müsabakalarda katılabileceği organizasyonların düzenlenmesi önerilmektedir. Anahtar kelimeler: Otizm, Otistik sporcu, Ulusal ve Uluslararası organiza
Akademisyenlerin eleştirel düşünme düzeyleri ile örgütün etik iklimine ilişkin algıları arasındaki ilişkinin incelenmesi
Bu araştırma spor bilimleri alanındaki akademisyenlerin eleştirel düşünme düzeyleri ile örgütün etik iklimine ilişkin algıları arasında ilişkinin belirlenmesi amacıyla yapılmıştır. Araştırma modeli olarak nedensel-karşılaştırma ve bağıntısal yöntemden yararlanılmıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarak; Kişisel Bilgi Formu, Kaliforniya Eleştirel Düşünme Eğilimleri Ölçeği (KEDEÖ) kısaltılmış Türkçe versiyonu ve Etik İklim Ölçeği (EİÖ) kullanılmıştır. Araştırmaya Ege Bölgesi'nde bulunan Spor Bilimleri Fakültelerindeki %30'u kadın, %70 erkek olmak üzere toplam 130 akademisyen katılmıştır. Araştırma bulgularına göre; akademisyenlerin Kaliforniya Eleştirel Düşünme Eğilimleri Ölçeğinden aldıkları toplam puan ortalamasına göre orta düzeyde eleştirel düşünme eğilimine sahip oldukları belirlenmiştir. Akademisyenlerin eleştirel düşünme düzeyleri alt boyutlar açısından incelendiğinde ise; doğruyu arama, açık fikirlilik, sistematiklik, kendine güven alt boyutlarında orta düzeyde; analitiklik ve meraklılık alt boyutlarında ise; yüksek düzeyde eleştirel düşünme eğilimine sahip oldukları belirlenmiştir. Araştırmaya katılan akademisyenlerin eleştirel düşünme düzeyleri ile yaş, cinsiyet, medeni durum, hizmet süresi değişkenleri arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık bulunamamıştır. Ancak akademisyenlerin eleştirel düşünme düzeyleri ile unvan değişkeni arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılık bulunmuştur. Araştırmaya katılan akademisyenlerin etik iklim ölçeği ve alt boyutlarının değerlendirilmesi sonucunda; bağlı oldukları üniversitelerin etik iklimine biraz katıldıkları ve etik iklim algılarının orta düzeyde olduğu görülmüştür. Ayrıca yaş, cinsiyet, medeni durum, unvan ve hizmet süresi değişkeleri ile etik iklim ölçeği ve alt boyutlarına ait elde edilen puanlar incelendiğinde istatistiksel olarak anlamlı fark bulunamamıştır. Ancak egoist iklim alt boyutunda, ünvan değişkenine göre gruplar arasında istatistiksel olarak anlamlı fark bulunmuştur (p>0,05). Son olarak; araştırmaya katılan akademisyenlerin eleştirel düşünme düzeyleri ile örgütsel etik iklim algıları arasındaki ilişki incelendiğinde negatif yönde anlamlı bir ilişki olduğu görülmektedir. Yani eleştirel düşünme düzeyleri artıkça örgütsel etik iklim algı düzeyleri düşmekte, etik iklim algı düzeyleri artıkça eleştirel düşünme düzeyleri düşmektedir.
Spor yöneticilerinin risk alma eğilimleri ile özgüvenleri arasındaki ilişkinin incelenmesi
Bu araştırmanın amacı spor yöneticilerinin risk alma eğilimleri ve özgüvenleri arasındaki ilişkinin incelenmesidir. Güney Marmara'da birçok profesyonel spor kulübü bulunması ve bölgede daha önce böyle bir çalışmanın yapılmaması, kulüplerin gelişime açık yönetici grubunun istekli olması bu çalışmanın yapılma amaçlarındandır. Bu amaçla bu araştırmanın örneklemi 2018-2019 yılında Marmara bölgesinin güneyindeki profesyonel spor kulüplerinin yöneticilerinden 200 kişidir. Veriler anket yolu ile toplanmıştır. Araştırmada toplanan veriler SPSS 22 programına girilerek kodlanmıştır. Verilerin analizinde bağımsız örneklem t testi, Anova testi ve korelasyon analizi kullanılmıştır. Araştırmamızda özgüven ile cinsiyet, yaş, medeni durum ve gelire göre anlamlı bir farklılık gözlenmezken eğitim durumu ve kaç senedir yönetici olduğuna göre anlamlı bir farklılık olduğu gözlenmiştir; Risk alma davranışı ile cinsiyet, yaş, medeni hale göre anlamlı bir değişkenlik sergilemediği gözlemlenirken eğitim durumuna göre farklılık gösterdiği saptanmıştır. Aynı zamanda özgüven ile risk alma arasında pozitif yönlü anlamlı ilişki olduğu saptanmıştır.
Gençlik hizmetleri ve spor il müdürlüklerinde çalışan personelin iş tatmini ve sanal kaytarma davranışının örgütsel yabancılaşma üzerindeki etkisinin incelenmesi: Ege bölgesi örneği
Bu çalışmanın amacı, iş tatmini ve sanal kaytarma davranışının örgütsel yabancılaşma davranışı üzerindeki etkisinin incelenmesidir. Çalışmanın araştırma grubunu Ege Bölgesindeki Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürlüklerinde çalışan Uzman, Spor Eğitim Uzmanı, Sportif Eğitim Uzmanı kadrolarında çalışan personeller oluşturmaktadır. Araştırmaya 190 kişinin gönüllü katılımı sağlanmıştır. Araştırmanın veri toplama araçlarını Sanal Kaytarma Ölçeği, İş Tatmini Ölçeği ve Örgütsel Yabancılaşma Ölçeği ile araştırmacı tarafından hazırlanmış Kişisel Bilgi Formu oluşturmaktadır. Verilerin analizi için; Kolmogrov-Simirnov testi, Mann-Whitney U testi, Kruskal-Wallis testi, Shapiro-Wilk testi analizinden faydalanılmıştır. Araştırmanın istatiksel bulguları, SPSS 23 paket programı aracılığıyla elde edilmiştir. Sonuç olarak, iş tatmininin örgütsel yabancılaşma üzerinde negatif, sanal kaytarma üzerinde pozitif yönde etkisinin olduğu bulgusuna ulaşılmıştır.
Uluslararası organizasyonlarda kullanılan tenis kortlarının sürdürülebilir çevre açısından incelenmesi
Bu çalışmanın amacı Türkiye'nin 2005-2017 yılları arasında ev sahibi olduğu uluslararası organizasyonlarda kullanılan tenis kortlarının sürdürülebilir çevre açısından incelenmesidir. 'Spor ve rekreasyon tesislerinin çevreye etkisi' alt boyutu temel alınarak uluslararası tenis turnuvalarının düzenlendiği tamamen yeni olarak inşa edilen tenis kortlarının sürdürülebilirliği tespit edilmiştir. Bu kortların bir kısmı büyük uluslararası spor organizasyonları için inşa edilirken bir kısmı ise topluma hizmet için inşa edilip sonrasında uluslararası spor organizasyonlarına ev sahipliği yapmıştır. Böylece her iki amaca da hizmet eden tesislerdeki kortların durum tespiti yapılmıştır. Bu araştırmada nitel araştırma yöntemi tercih edilmiş olup, 2005-2017 yılları arasında inşa edilip önemli uluslararası tenis turnuvalarına ev sahipliği yapmış olan 7 farklı şehirden 7 farklı tenis kortları araştırma konusu olmuştur. Araştırmacı, tesislerin inşa edilme zamanlarını ve bu kortların ev sahipliği yaptığı organizasyonlar zamanına ait dokümanları incelemiş ve incelenen yıllardaki turnuvaların düzenlenmesinden Türkiye Tenis Federasyonu'nun (TTF) sorumlu kişilerinden, Gençlik Spor Bakanlığı (GSB) Açık Tesisler Şube Müdürlüğü'nden, incelenen kortlardan sorumlu kişiler ve kortlarda çalışan antrenörlerden toplanan doküman ve veriler toplamıştır. Uluslararası tenis turnuvalarının düzenlendiği kortların sürdürülebilir çevre ilişkisi nitel araştırma yöntemi tekniklerinden biri olan döküman incelenmesi çalışmasıyla değerlendirilmiştir. Sonucunda; bazı kortların organizasyonlardan sonra sürdürülebilir çevreye uzunca bir süre uygun olmadığı, tesisin tamamının veya bazı bölgelerinin uzun zaman atıl ve bakımsız bırakılmış olarak spor ve rekreasyon alanlarının çevreye olumsuz etkisi olurken daha sonra aktif olarak kullanılmaya başlandığı bilgilerine ulaşılmıştır. Bazılarının ise atıl durumda olan arazilerin değerlendirilip üzerinde sürdürülebilir çevreye uygun ve son derece aktif bir şekilde kullanılıp topluma kazandırılmıştır. Tenis sporunu hobi veya performans olarak yapan herkese sürdürülebilir fayda sağlayarak sporda sürdürülebilir çevrenin spor ve rekreasyon etkisinin olumlu yönde işleyişte olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
Türkiye Milli Paralimpik Komitesi'nin (TMPK) işleyişi ve engelli sporlarına yaklaşımı
Türkiye'de engelli sporlarının gelişimi Türkiye Milli Paralimpik Komitesi'nin (TMPK) kurulmasıyla ivme kazanmış, uluslararası arenada her geçen gün daha fazla yer almaya başlamıştır. Bu araştırmanın amacı; TMPK'nin sorumlulukları,görevlerini,ve fonksiyonları ele alarak incelemek ve Engelli Spor Federasyonları ile ilişkileri yoluyla engelli sporlarına yaklaşımını tespit etmektir. Araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden doküman incelemesi ve görüşme yöntemi kullanılmıştır. Görüşme yöntemi türlerinden yarı yapılandırılmış görüşme formu tercih edilmiştir. Bu araştırmanın görüşme verilerini Araştırma da amaçlı örneklem yoluyla seçilen TMPK ve engelli spor federasyonları yöneticileri oluşturmaktadır.Araştırma özellikle engelli sporlarına yaklaşımınna odaklandığından bir durum çalışmasıdır.Veriler TMPK ve komitenin paydaşları olan engelli spor federasyonlarında çeşitli kademelerde görev yapan toplamda 11 yönetici, antrenör ve IPC üyesi ile yüz yüze görüşmeler yapılmıştır.Araştırma da görüşmecilerden elde edilen veriler betimsel ve sistematik analiz yöntemi ile içerik analizi yöntemi kullanılarak yorumlanıp 3 kişi tarafından kodlanmıştır.Benzer kodlar bir araya getirilerek temalar oluşturulmuştur. Araştırmada TMPK'nin engelli sporlara katkısı ile ilgili bulunan kodlarda Engelli Spor Federasyonlarına, engelli sporlarına, engelli sporculara ve Spor Genel Müdürlüğü'ne değinilmiştir. Paralimpik branşlara katılamama sebebi ile ilgili yasa ve yapılanma, kotalar ve fonksiyonel engel dış sebepler olarak tespit edilmiştir. Katılımcılar, engelli federasyonları, bütçe, alt yapı, sporcu yetiştirme, spor kültürünün gelişimi ile ilgili olumsuz görüşlerini bildirmişlerdir. Araştırma sonucunda, TMPK'nin işleyişi ile yaşadığı sorunlara rağmen, Türkiye'de engelli sporuna, engelli sporcuya ve engelli spor federasyonlarına önemli katkıları olduğu tespit edilmiştir.Kanuni yapılanma gereği yürütme işinin engelli spor federasyonlarında olduğu ve ilişkilerde sorunlar yaşandığı sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar kelimeler: Türkiye Milli Paralimpik Komite, engelli sporları, engelli sporcular, engeli spor federasyonları
Yerel yönetimlerin spor politikalarının incelenmesi (Manisa Büyükşehir Belediyesi örneği)
Bu araştırmanın amacı; sürekli hizmet üreten bir kurumun sporun kitlelere yaygınlaştırılması boyutunda yerel yönetimlerin kanunlar, mevzuatlar ve anayasanın verdiği görevler konusunda ne kadarını gerçekleştirdiğini, spor yönetimi ve spor politikaları konusunda ki eksikliklerinin belirlenmesi ve bu eksiklilerin giderilmesine yönelik önerilerde bulunarak yerel yönetimlerde eksik olduğu düşünülen diğer unsurların da giderilmesine yönelik verilen spor hizmetlerini işlerliği olan bir spor politikası oluşturarak uygulamaya geçirilmesine ışık tutmaktır. Halkla iç içe olan ve halka kolay ulaşan yerel yönetimlerin, doğru işleyen bir spor hizmet politikası izleyerek ferdi branş, amatör ve profesyonel sporun yayılmasına öncülük ederek, halkı spora teşvik etmek ve sporun tabana yayılmasını sağlamak aynı zamanda sporla olan ilişkisi kanun ve mevzuat çerçevesinde açıklanmaya çalışılmış ve en sonunda da Manisa ilinde ki yerel yönetimlerin faaliyetleri ve projeleri hakkında bilgi verilerek spora olan katkıları tespit edilmeye çalışılmış ve bu yolda önemli rol oynaması amaçlanmaktadır. Araştırmada, yerel yönetimlerin spor politikalarının incelenmesi (Manisa Büyükşehir Belediyesi Örneği) konusu ele alınmıştır. Nitel araştırma; gözlem, görüşme ve doküman analizi gibi nitel veri toplama yöntemlerinin kullanıldığı, algıların ve olayların doğal ortamda gerçekçi ve bütüncül bir biçimde ortaya konmasına yönelik nitel bir sürecin izlendiği araştırma olarak tanımlamak mümkündür. Araştırma deseni olarak nitel araştırma yöntemlerinden olgu bilim (fenomeloji) deseni kullanılmıştır. Olgu bilim, farkında olduğumuz ancak derinlemesine ve ayrıntılı bir anlayışa sahip olmadığımız olgulara odaklanmaktadır. Araştırmanın çalışma grubu: Veri toplama yöntemi olarak, "görüşme" yaklaşımı ve bu yaklaşımda "yüz yüze görüşme yöntemi" kullanılmıştır. Görüşmeler, ses kayıt cihazı ve not alma yöntemleri kullanılarak gerçekleştirilecektir. Araştırmada kullanılan görüşme soruları açık uçlu soru metoduyla oluşturulmuş ve analiz kısmında içerik analizi ve betimsel veri analizi yönteminden yararlanılmıştır. Anahtar kelimeler:Yerel yönetimler, spor, büyükşehir belediyesi, politika, halk
Basketbol seyircilerinin takımlarına duydukları güven ile sadakat düzeylerinin değerlendirilmesi(Pınar Karşıyaka örneği)
Bu araştırmanın amacı, basketbol seyircilerinin takımlarına duydukları güven ve sadakat düzeylerinin belirlenmesi ve Pınar Karşıyaka basketbol takımı taraftarlarının takımlarına karşı duydukları güven ve sadakat düzeylerine göre stratejik satış planları oluşturabilmesine yardımcı olmaktır. Araştırmada elde edilen veriler, Pınar Karşıyaka müsabakalarını izlemeye giden taraftarlardan yaşları 13-71 arasında değişen 283 (205 erkek,78 kadın) kişiden toplanmıştır. Araştırmada basketbol seyircilerinin marka güvenini ölçmek için Chaudri ve Hollbrook (2001)'un geliştirdiği "Marka güveni Ölçeği"kullanılmış, takıma olan sadakati ölçmek için Bauer, Stokburger-Sauer ve Exler, (2008), Mahony, Madrigal ve Howard (2000), Fink, Trail, ve Anderson (2002)'ın çalışmalarında kullanılan ölçeklerden faydalanılmıştır. Bu ölçekler Yıldız (2010) tarafından Türkçeye uyarlanmıştır. Araştırma sonucunda düzenli spor yapma, eğitim durumu ve stadyumda maça gitme durumuna göre Pınar Karşıyaka basketbol seyircilerinin arasında marka güveni açısından istatistiksel olarak anlamlı farklılıklar bulunmuştur. Marka güveni açısından diğer demografik değişkenlerde anlamlı bir farklılık bulunamamıştır. Ortaöğretim mezunlarının (lise ve öncesi) davranışsal sadakat düzeylerinin, yükseköğretim mezunlarından daha yüksek olduğu bulunmuştur. Korelasyon analizi sonucuna göre, marka güveni ile tutumsal sadakat ve davranışsal sadakat, tutumsal sadakat ile davranışsal sadakat arasında pozitif yönlü ve güçlü bir ilişki olduğu tespit edilmiştir.
Gençlik ve Spor Bakanlığında görev yapan uzmanların birey-örgüt uyumları ile bireysel kariyer planlamaları arasındaki ilişkilerin farklı değişkenler açısından incelenmesi
Bu araştırmanın amacı; Gençlik ve Spor Bakanlığı'nda görev yapan uzmanların birey-örgüt uyumları ile bireysel kariyer planlamaları arasındaki ilişkilerin unvan, cinsiyet, yaş, medeni durum, eğitim durumu, mezun olunan bölüm, mezun olunan okul, mesleki deneyim süresi, kurumdaki çalışma süresi, gelir düzeyi, yabancı dil düzeyi ve kuruma giriş şekilleri açısından incelenmesidir. Araştırmada veriler, Bakanlık merkez ve Ankara Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürlüğünde, Spor Hizmetleri Uzman Yardımcısı, Uzman, Sportif Eğitim Uzmanı, Spor Eğitim Uzmanı (sözleşmeli) unvanında görev yapan 176 kişiden anket yoluyla elde edilmiştir. Araştırmada ölçme aracı olarak Netemeyer Boles, MacKee ve MacMurrian (1997) tarafından geliştirilen "Birey-Örgüt Uyumu Ölçeği' ile Şahin (2007) tarafından geliştirilen "Kariyer Planlama Ölçeği" kullanılmıştır. Araştırmada elde edilen veriler SPSS (Statistical Package for Social Sciences) for Windows 25.0 programı kullanılarak analiz edilmiştir. Verileri değerlendirilirken tanımlayıcı istatistiksel metotları (sayı, yüzde, ortalama, standart sapma) kullanılmıştır. İki grup arasındaki farkı bağımsız t testi, ikiden fazla grup ortalamalarında karşılaştırmalarında tek yönlü varyans analizi uygulanmıştır. Ortalamaları arasında fark yaratan grubu bulmak için ise Bonferroni ikili karşılaştırma yapılmıştır. Ayrıca değişkenler arasındaki ilişkiler korelasyon analizi ile test edilmiştir. Araştırmanın sonucunda, uzman kadrosunda görev yapan personelin birey-örgüt uyumları ile kariyer planlamaları arasında pozitif yönde olumlu bir ilişki olduğu bulunmuştur. Bununla birlikte; analiz sonuçları incelendiğinde unvan, çalışma süresi, yabancı dil sınavı ve sözlü mülakat sınavı değişkenine göre birey-örgüt uyumu ve kariyer planlamasının farklılaştığı görülmektedir. Yaş, mezun olunan bölüm, mesleki deneyim, gelir durumu ve yabancı dil seviyesi değişkenlerinde ise birey-örgüt uyumunun bağlı değişkenine göre farklılaştığı ancak kariyer planlamasında ise değişkenler açısından istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Birey-Örgüt Uyumu, Kariyer Planlaması, Uzman Kadrosu
Futbol paydaşlarının " Video Yardımcı Hakem " teknolojisine ilişkin görüşleri : Nitel bir araştırma
Bu çalışmanın amacı, futbol oyununda kullanılmakta olan Video Yardımcı Hakem Teknolojisine ilişkin futbol paydaşlarının görüşlerinin alınarak ortaya çıkan bulgular sonucunda mevcut teknolojinin geliştirilmesine katkı sağlamaktır. Çalışma, literatür taraması, araştırmanın yöntemi, bulgular ve tartışma, sonuç ve öneriler olmak üzere dört bölümden oluşmaktadır. Bu çalışmada nitel araştırma yöntemlerinden yararlanılmıştır. Futbol paydaşları olarak adlandırılmakta olan grup; hakem kurulu üyesi, hakemler, gözlemciler, kulüp yöneticileri, futbolcular, teknik direktörler, basın mensubu ve taraftarlardan oluşan 18 erkek katılımcı ile görüşmeler yapılmıştır. Görüşmeler, katılan kişiler için kişisel bilgi formu ve araştırmanın konusu ile ilgili hazırlanmış olan 5 soru olmak üzere iki bölümden oluşmuş olup yarı yapılandırılmış görüşme formu çerçevesinde yürütülmüştür. Veriler metin haline dönüştürülmüş, araştırmacı tarafından betimsel analizi yönetimiyle çözümlenerek temalara ayrılmıştır. Araştırmanın sonucunda, araştırmaya katılan katılımcıların futbolda teknoloji kullanımı ile ilgili görüşleri incelendiğinde katılımcıların teknoloji kullanımını desteklediği (%50) ve futbolda teknoloji kullanımının gerekli olmadığı (%50) yönünde görüş bildirdikleri görülmüştür. Katılımcılara VAR Teknolojisinin temal amacı sorulduğunda, adalet, objektiflik, hakem gelişimi, az hata, kritik hataların önlenmesi ve futbolun doğasının bozulmaması temalarına ulaşılmıştır. Katılımcıların VAR Teknolojisi ile ilgili görüşleri hakemlere ve maç performansına göre ikiye ayrılmıştır. Hakemlere yönelik olumlu görüşler; hakemlerin doğru karar vermesi, puan kaybının engellenmesi, hakem hatalarının azalması, hakemlerin gelişimi iken olumsuz yönü hakemlerin tartışılmasıdır. Maç performansı ise katılımcılar tarafından olumsuz olarak değerlendirilmiş olup zaman kaybı, doğallığın kaybolması, maçtan soğuma/uzaklaşma, heyecanın azalması, motivasyon kaybı olarak değerlendirilmiştir. Katılımcılara Dünyada ve Türkiye'de VAR Teknolojisinin uygulanışı konusunda fark olup olmadığı sorulduğunda uygulanış açısından aralarında fark olmadığı yönünde görüş bildirmişlerdir. Son olarak araştırmaya katılan katılımcıların, VAR Teknolojisinin geleceği ile ilgili olarak bu teknolojinin ileriki yıllarda gelişim göstereceği ve desteklenmesi gerektiği yönünde görüş bildirdikleri görülmüştür.
Futbol hakemlerinin özyeterlilik algıları ve stres faktörlerinin iş performanslarına etkisinin incelenmesi
Araştırmanın amacı, futbol hakemlerinin özyeterlilik algıları ve stres faktörlerinin iş performansı üzerine etkisinin olup olmadığının incelenmesidir. Araştırmada, nicel araştırma yöntemlerinden betimsel ve ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubu, İzmir ilinde aktif olarak görev alan ve amaçlı örneklem yoluyla belirlenen; 24,41±4,36 yaş ortalamasına sahip olan, 17 kadın 238 erkek olmak üzere, toplam 255 aktif futbol hakeminden oluşmaktadır. Veri toplama aracı olarak araştırmacı tarafından hazırlanan kişisel bilgi formu, Karaçam ve Pulur (2017) tarafından Türkçe geçerlilik ve güvenirliği çalışması yapılmış olan Hakem Öz Yeterlik Ölçeği ile Koca ve Yıldız (2018) tarafından geliştirilen Futbol Hakemlerini Strese İten Faktörler Ölçeği ve Futbol Hakemleri İş Performansı Ölçeği kullanılmıştır. Verilerin analizinde normal dağılım gösteren değerler için Independent T testi, Pearson korelasyon analizi; normal dağılım göstermeyen veriler için ise Kruskal Wallis H testi tercih edilmiştir. Ayrıca Regresyon testi uygulanmıştır. Elde edilen bulgular sonucunda hakem öz yeterlik ölçeği alt boyutları fiziksel yeterlilik, oyun bilgisi, karar verme, baskı ve iletişim değişkenlerinin; birlikte bağımlı değişken olan hakem iş performansı ile pozitif yönde ve orta düzeyde anlamlı ilişkiye sahip olduğu tespit edilmiştir. Futbol hakemlerini strese iten faktörler ölçeği alt boyutları dışsal faktörler, sosyal faktörler ve kişisel faktörler değişkenlerinin; birlikte bağımlı değişken olan futbol hakemleri iş performansı ölçeği ortalaması ile pozitif yönde ve orta düzeyde anlamlı ilişkiye sahip olduğu görülmüştür. Dışsal faktörler, sosyal faktörler ve kişisel faktörler alt boyutlarının hakem iş performansını anlamlı şekilde etkilediği görülmüştür. Bu sonuçlar, futbol hakemlerinin özyeterliliklerinin yüksek olmasının iş performanslarını olumlu etkileyebileceğini, hakem stres faktörlerinin azaltılması halinde ise yine iş performansının yükselebileceğini göstermektedir.
Gençlik ve Spor İl Müdürlüklerinde çalışan personelin problemli internet kullanımı düzeylerinin problem çözme becerisi üzerine etkisi (Manisa örneği)
Bu çalışma temel amacı, Gençlik ve Spor İl Müdürlüklerinde çalışan personelin problem çözme becerisi ile problemli internet kullanım durumlarının araştırılmasıdır. Çalışmada nicel araştırma yöntemlerinden "betimsel ve ilişkisel tarama modeli" kullanılmıştır. Araştırma, Manisa'da Gençlik ve Spor İl Müdürlüklerinde çalışan, 157 personelin (53 kadın, 104 erkek) katılımı ile gerçekleştirilmiştir. Veri toplama araçları olarak araştırmacı tarafından hazırlanan "demografik bilgi formu" ile birlikte, "İnternet Bilişsel Durum Ölçeği" ve "Problem Çözme Envanteri" kullanılmıştır. Çalışmada kullanılan ölçeklerin güvenirliği Cronbach's Alpha ile ölçülmüştür. Skewness ve Kurtosis değerlerine göre normallik dağılımı yapılmıştır. Bağımsız iki grubun karşılaştırıldığı durumlarda nonparametrik testlerden Mann Whitney–U Testi, bağımsız ikiden çok grubun karşılaştırıldığı durumlarda ise Kruskal Wallis–H Testi kullanılmıştır. Elde edilen bulgulara göre; Gençlik ve Spor İl Müdürlüklerinde çalışan personelin internet kullanımının problemli olduğuna ulaşılmıştır. Problem çözme becerileri konusunda kendilerini tam olarak yeterli görmedikleri belirlenmiştir. Problemli internet kullanımı ile problem çözme becerisi arasında pozitif yönlü ilişki olduğu katılımcıların problemli internet kullanımı düzeyi arttıkça problem çözme becerisinde kendilerini yetersiz gördükleri belirlenmiştir. Problem çözme becerisinin katılımcıların problemli internet kullanımına etki ettiği saptanmıştır. Yapılan veri analiz sonuçlarına göre problem çözme becerisinin alt boyutu olan kaçıngan yaklaşım ile cinsiyet değişkeni arasındaki istatistiksel olarak anlamlı fark vardır. Problemli internet kullanımı ve alt boyutu olan azaltılmış dürtü kontrolü ile yaş değişkenine göre istatistiksel olarak anlamlı farklılık vardır. Problemli internet kullanımının alt boyutlarından olan azaltılmış dürtü kontrolü ile eğitim durumu değişkenine göre istatistiksel olarak anlamlı farklılık vardır. Problem çözme becerisi ve alt boyutları olan düşünen-değerlendirici-planlı yaklaşım, kendine güvenli yaklaşım ve kaçıngan yaklaşım ile gelir değişkenine göre istatistiksel olarak anlamlı fark vardır. Ayrıca problemli internet kullanımı ve alt boyutları ile problem çözme becerisi ve alt boyutları arasındaki ilişki incelendiğinde aralarında pozitif yönlü orta düzeyde ilişki vardır. Problemli internet kullanımı alt boyutlarından yalnızlık-depresyon-dikkat dağıtma problem çözme becerisine etki ettiği tespit edilmiştir.
Gençlik ve Spor İl Müdürlüklerinde çalışan personelin örgütsel vatandaşlık, iş tatmini ve örgütsel bağlılık düzeylerinin demografik değişkenlere göre incelenmesi: (Manisa örneği)
Bu çalışmanın temel amacı Gençlik ve Spor İl Müdürlüklerinde çalışan personelin örgütsel vatandaşlık, iş tatmini ve örgütsel bağlılık düzeylerinin demografik değişkenlere göre incelenmesidir.Çalışmada nicel araştırma yöntemlerinden "betimsel ve ilişkisel tarama modeli" kullanılmıştır. Bu doğrultuda personelin örgütsel vatandaşlık, iş tatmini ve örgütsel bağlılık düzeylerini ortaya çıkarmak, bu bağlılığın sosyo demografik özelliklere göre nasıl farklılaştığını belirtmek ve "Örgütsel Bağlılık Ölçeği", "İş Tatmini Ölçeği ve Örgütsel Vatandaşlık Davranışları Ölçeği" ile arasındaki bağlantıyı ortaya koymak amacıyla çalışma ele alınmıştır. Çalışmanın araştırma grubu Manisa İlindeki Gençlik ve Spor İl Müdürlüklerinde mavi yakalı çalışan ve beyaz yakalı çalışan personellerden oluşmaktadır. Araştırmaya Gençlik ve Spor İl Müdürlüklerinde çalışan, 151 personelin (50 erkek, 101 kadın) gönüllü katılımı sağlanmıştır. Çalışmada analizler SPSS 26 ve Excel 2010 versiyonu kullanılarak hazırlanmıştır. Çalışmada katılımcılara; "Kişisel Bilgi Formu" ile "Örgütsel Bağlılık Ölçeği", "İş Tatmini Ölçeği" ve "Örgütsel Vatandaşlık Davranışları Ölçeği" puanlarını ölçmeye yönelik sorulardan oluşan anket uygulanmıştır. Çalışmada kullanılan ölçeklerin güvenirliği Cronbach's Alpha ile ölçülmüştür. Skewness ve Kurtosis değerlerine göre normallik dağılımı yapılmıştır. Bağımsız iki grubun karşılaştırıldığı durumlarda nonparametrik testlerden Mann Whitney–U Testi, bağımsız ikiden çok grubun karşılaştırıldığı durumlarda ise Kruskal Wallis–H Testi kullanılmıştır. Yapılan analiz sonucuna göre; Gençlik ve Spor İl Müdürlüklerinde çalışan personelin örgütsel bağlılıkları, iş tatminleri ile örgütesel vatandaşlık davranışlarının yüksek oluğu belirlenmiştir. İlişki testi sonucuna göre; örgütsel bağlılık ile iş tatmini arasında orta düzeyde pozitif ilişki olduğu, katılımcıların örgütsel bağlılık ile iş tatmini düzeylerinin birlikte arttığı saptanmıştır. Örgütsel bağlılık ile örgütsel vatandaşlık davranışı arasında orta düzeyde pozitif ilişki olduğu, katılımcıların örgütsel bağlılık ve örgütsel vatandaşlık davranışı düzeylerinin birlikte arttığı saptanmıştır. İş tatmini ile örgütsel vatandaşlık davranışı arasında orta düzeyde pozitif ilişki olduğu, katılımcıların iş tatmini ile örgütsel vatandaşlık davranışı düzeylerinin birlikte arttığı saptanmıştır. Yapılan Mann-Whitney U Testi sonucuna göre; örgütsel bağlılığın medeni durum değişkenine göre anlamlı bir farklılık olduğu tespit edilmiştir. Kruskal-Wallis H Testi sonucuna göre örgütsel bağlılığın eğitim durumu değişkenine göre anlamlı bir farklılık olduğu tespit edilmiştir.
Spor örgütü çalışanlarının kişisel gelişim, iş performansı ve psikolojik iyi oluş durumlarının incelenmesi
Araştırmanın amacı, Gençlik ve Spor Bakanlığına bağlı spor örgütü çalışanlarının kişisel gelişim, iş performansı ve psikolojik iyi oluş durumlarının incelenmesidir. Araştırma yöntemi olarak nicel araştırma yöntemlerinden genel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubu, Gençlik ve Spor Bakanlığına bağlı İzmir ve Manisa illerinde Gençlik Spor İl Müdürlüklerinde görev yapan 157 erkek 145 kadın toplam 302 kişiden oluşturmaktadır. Çalışmada veri toplama aracı olarak araştırmacı tarafından hazırlanan kişisel bilgi formu, Yalçın ve Malkoç (2013) tarafından uyarlanan "Kişisel Gelişim Yönelimi Ölçeği-II", Çöl (2008) tarafından uyarlaması yapılan "İş Performans Ölçeği" ve Telef (2013) tarafından uyarlanan "Psikolojik İyi Oluş Ölçeği" kullanılmıştır. Verilerin analizinde Independent T Testi, One Way Anova, Korelasyon ve Regresyon testi uygulanmıştır. Araştırma bulguları sonucunda kişisel gelişim yöneliminin alt boyutu olan planlı olmada medeni durum değişkenine göre anlamlı bir farklılık saptanmıştır. Kişisel gelişim yönelimin alt boyutu olan planlı olma, iş performansı ve psikolojik iyi oluş durumunun eğitim durumu değişkenine göre anlamlı bir farklılık saptanmıştır. Kişisel gelişim yöneliminin alt boyutu olan planlı olma, değişime hazır ve amaçlı davranış ile kurumdaki pozisyon değişkeni arasında anlamlı bir farklılık saptanmıştır. İş performansı ve psikolojik iyi oluş durumu ile kurumdaki pozisyon değişkeni arasında anlamlı bir farklılık saptanmıştır. Kişisel gelişim yönelimi ve alt boyutları ile iş performansı ve psikolojik iyi oluş durumu arasında pozitif yönlü anlamlı ilişkiler tespit edilmiştir. Kişisel gelişim yönelimi ve psikolojik iyi oluş birlikte iş performansının %50'sini açıklamaktadır. Sonuç olarak, kişisel gelişim yönelimi ve psikolojik iyi oluş halinin iş performansına etkisi olduğu ortaya çıkarılmıştır. Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü çalışanlarının iş performansını artırmak için kişisel gelişim yönelimi ve psikolojik iyi oluş halini geliştirmeye yönelik çalışmaların yapılması iş performansı bakımından önemli rol oynadığını söyleyebiliriz. Anahtar Kelimeler: Kişisel Gelişim, Kişisel Gelişim Yönelimi, İş Performansı, Psikolojik İyi Oluş, Spor Yönetimi, Spor Yöneticisi.
Spor tüketicilerinin marka kişiliğine yönelik algılarının incelenmesi
Bu araştırmanın amacı spor ayakkabısı tüketicilerinin marka kişiliğine yönelik algılarının incelenmesi ve yapılan analizler sonucunda elde edilen verilerin değerlendirmesi ile birlikte spor tüketicilerinin marka kavramına ilişkin tutumlarının belirlenmesidir. Araştırmanın verileri Aaker (1997) tarafından geliştirilen ve Türkçe'ye uyarlama çalışmasını Aksoy ve Özsomer'in (2007) yaptığı 4 boyut ve 39 maddeden oluşan Marka Kişiliği Ölçeği (MKÖ) ile demografik bilgilere yönelik bir anket ile toplanmıştır. Araştırmanın evrenini Ege Bölgesi'ndeki Spor Bilimleri Fakültelerinin öğrencileri, örneklemini ise Ege Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi, Manisa Celal Bayar Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi, Pamukkale Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi, Adnan Menderes Üniversitesi Beden Eğitimi Spor Yüksek Okulu ve Dokuz Eylül Üniversitesi'nde öğrenim gören 387 öğrenciden oluşturmaktadır. Ölçeğin güvenirlik geçerlik analizleri sonucunda Cronbach Alpha katsayısı= .96 olup madde toplam korelasyonları .49 ile .74 arasında, faktör yükleri .55 ile .75 .arasında değişmektedir. Verilerin analizinde tanımlayıcı istatistikler, yüzdelik analizler, farklılık testleri ve korelasyon testleri kullanılmıştır. Araştırmanın sonucunda, marka kişiliği ölçeğinin spor ayakkabılarında kullanılabilecek geçerli ve güvenilir bir ölçek olduğu bulunmuştur. Spor ayakkabısı tüketicilerinin marka kişiliği ölçeği boyutlarından yetkinliğe (kaliteli, profesyonel, başarılı, iyi iş yapan, güvenilir, prestijli, kendine güvenen, iddialı, bildik, sağlam, küresel, istikrarlı, iyi, orijinal) daha çok önem verdiği tespit edilmiştir. Katılımcıların spor ayakkabı kullanımında en çok rahatlığa (%35.8) önem verdikleri; spor ayakkabısını çoğunlukla spor mağazalarından (%56.6) satın aldıkları; ihtiyacından fazla spor ayakkabısı satın alanların çok sevdikleri için (%51.7) satın aldıkları; spor ayakkabısını kullanım amacının hem spor hem de günlük kullanım olduğu yüksek oranla (%82) tespit edilmiştir. Cinsiyete, spor ayakkabı markasına ve spor ayakkabısı satın alma sıklığına göre marka kişiliği ile alt boyutları arasında farklılık bulunamamıştır. Yaşa ile marka kişiliği boyutları arasında anlamlı bir farklılık ve ilişki bulunamamıştır. Sahip olunan spor ayakkabısı sayısı ile marka kişiliği alt boyutlarından yetkinlik arasında anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Spor ayakkabısına diğerlerine göre daha fazla ücret ödeyenlerin yetkinlik (kaliteli, profesyonel, başarılı, iyi iş yapan, güvenilir, prestijli, kendine güvenen, iddialı, bildik, sağlam, küresel, istikrarlı, iyi, orijinal), heyecan ( eğlendirici, eğlenceli, neşeli, hareketli, hayatı seven, sempatik, özgürlükçü, çevik, genç ruhlu, dinç, genç, tutkulu, sportif, baştan çıkarıcı), ve alt boyutlarına yönelik algısı, daha az ücret ödeyenlere göre yüksek bulunmuştur. Anahtar Kelimeler: Tüketici, Marka Kişiliği, Spor, Spor Ayakkabısı
Koronavirüs (Covid-19) pandemisi sürecinde beden eğitimi öğretmenlerinin kaygı düzeylerinin incelenmesi
Bu araştırmada Koronavirüs (Covid-19) Pandemisi Sürecinde Beden Eğitimi Öğretmenlerinin Covid-19 salgını dönemindeki kaygı seviyelerinin araştırılması amaçlanmıştır. Nicel araştırma metotlarında yer alan tarama modeli araştırma metodu olarak kullanılmıştır. Araştırmanın kapsamını toplamda 268 Beden Eğitimi ve Spor Öğretmeni oluşturmaktadır. Elde edilen veriler çevrimiçi anket metodu ile toplanmıştır. Araştırmada 1964 yılında Spielberg ve arkadaşları tarafından geliştirilmiş Le Compte ve Öner tarafından ise Türkçe uyarlaması standardizasyonu 1974-1977' de yapılmış 4' lü likert tipli ölçek kullanılmıştır. Yapılan araştırmanın veri analizlerinin yapılabilmesi için SSPS 26 (Statistical Package for Social Science) istatistik paket program kullanılmış ve dataların elde edilmesinden sonra katılımcı bireylerin ölçeklendirmede bulunan maddelere verdiği her cevap SSPS programına aktarılmıştır. Verilerin homojenlik ve varyansları test edilmiş, normalite durumlarına uygun testler tercih edilmiştir. İkili karşılaştırmalarda Independent Samples T Test, farklılık kaynağının tespit edilmesinde ise Tukey HSD testi ve çoklu kıyaslamalarda ise One-Way Anova kullanılmıştır. Bu araştırmada cinsiyet değişkenine göre durumluk kaygı değerinden istatistiki bir değişim gözlenmemiştir. Erkeklere ait sürekli kaygı ortalama değerlerinin kadınlarınkinden istatistiki olarak yüksek olduğu görülmüştür. Medeni durum ve yaş faktöründe durumluk ile sürekli kaygı ortalamaları kıyaslandığında herhangi bir fark tespit edilememiştir. Baba eğitim durumu faktörüne bağlı kaygı değişiminde istatistiki olarak bir fark gözlenmemiştir. Anne eğitim durumu faktörüne bağlı kaygı değişiminde annesi ortaokul mezunu olanların durumluk ve sürekli kaygı değerlerinin annesi ilkokul ve lise mezunlarına göre istatistiki anlamda yüksek olduğu görülmüştür. Bu çalışma bulgularına dayanarak; Covid-19 salgını sürecinde erkek öğretmenlerin kadın öğretmenlere nazaran kaygı düzeyinin daha yüksek olduğu, yaş medeni durum ve baba eğitim düzeyine bağlı olarak kaygı değerlerinde istatistiki değişim olmadığı, anne eğitim düzeyi ortaokul olan öğretmenlerin diğer eğitim kademelerinden istatistiki anlamda daha yüksek değere sahip olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Sözcükler : Kaygı, Covid-19 süreci, Öğretmen, Beden Eğitimi
Eskrim antrenör ve hakemlerinin karanlık üçlü perspektifinde kişilik özelliklerinin incelenmesi
Kişinin davranış biçimlerini belirleyen en temel yapı taşlarından biri olan kişilik kavramının, son zamanlarda sosyal boyutuyla birçok konuda önemli etkileri olduğu gözlemlenmiştir. Spor faaliyetleri için de bu durum birçok araştırmaya konu olmaktadır. Bu araştırmanın amacı da eskrim antrenör ve hakemlerinin, karanlık üçlü perspektifinde kişilik özelliklerinin incelenmesidir. Tarama (survey) modeli esas alınarak yürütülen bu çalışmada; (Jonason ve Webster, 2010) tarafından geliştirilen, Türkçe geçerlilik ve güvenirliliği (Özsoy ve diğ., 2017) tarafından yapılan Karanlık Üçlü ölçeği kullanılmıştır. Araştırma gurubunu Türkiye Eskrim Federasyonu 2022 yılı vizeli antrenör ve hakem listesinde yer alan 141 katılımcı oluşturmaktadır. Verilerin değerlendirilmesinde ve hesaplanmış değerlerin bulunmasında SPSS 25.0 istatistik paket program kullanılmıştır. Veriler ortalama ve standart sapmalar verilerek özetlenmiştir. Veriler normal dağılım göstermediğinden dolayı ikili küme karşılaştırmaları için Mann Whitney-U Testi kullanılırken, verilerin çoklu karşılaştırmalarında Kruskal Wallis-H Testi kullanılmıştır. Kruskal Wallis-H testi sonucu anlamlı farklılıkların kaynağını belirlemek üzere Dunnett T3 testi kullanılmıştır. Araştırmanın sonucunda; karanlık üçlü kişilik ölçeğinin alt boyunlarında yaş, medeni durum, gelir durumu, görev türü, çalışma durumu değişkenlerinde anlamlı düzeyde istatiksel farklılıklara rastlanırken; cinsiyet, sporculuk geçmişi, eğitim düzeyi, hakem lisans seviyesi ve antrenörlük seviyesi değişkenlerinde istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık gözlemlenmemiştir.
Düzce Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi öğrencilerinin kariyer uyum becerileri ile girişimcilik eğilimlerinin bazı değişkenlere göre incelenmesi
Düzce Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi'nde eğitim gören öğrencilerin kariyer uyum becerileri ile girişimcilik eğilimleri arasındaki ilişki incelenen bu araştırmada nicel araştırma yöntemlerinden tarama modellerinden ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma evrenini, Düzce Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi'nde eğitim gören 556 öğrenci oluşturmuştur. Veri toplama aracı olarak anket tekniği kullanılmıştır. Araştırmada, araştırmacı tarafından öğrencilerin demografik özelliklerini belirlemeye yönelik sorular içeren bir form kullanılmıştır. Ayrıca, girişimcilik eğilim değerlerini ölçmek için 2009 yılında Yılmaz ve Sünbül tarafından geliştirilen 'Üniversite Öğrencilerine Yönelik Girişimcilik Ölçeği' adlı 36 maddelik bir ölçek ve Kanten (2012) tarafından Türkçeye uyarlanan ve geçerlilik-güvenirlilik çalışması yapılan 20 maddelik 'Kariyer Uyum Yetenekleri Ölçeği' kullanılmıştır. Girişimcilik Eğilimi ve Kariyer Uyum Becerileri Ölçekleri aracılığıyla araştırmacı tarafından yüz yüze toplanmış ve analiz edilmiştir. Verilerin istatistiklerini açıklamak için IBM SPSS 25 programı kullanılarak analizler bilgisayarda yapılmıştır. Verilerin frekans tablosu oluşturulup verilerin dağılımını belirlemek için normallik testi yapılmıştır. Verilerin analizinde normallik değerlerini ölçmek için aritmetik ortalama değerleri, standart sapma, skewness (çarpıklık) ve kurtosis (basıklık) değerleri incelenmiş; sonuçlara göre veriler normal dağılım göstermiştir. Bu bağlamda anlamlılık düzeyi 0,05 kabul edilerek parametrik testler yapılmıştır. Verilere öğrencilerin demografik özelliklerine göre t-testi, tek yönlü varyans analizi (ANOVA), değişkenler arasındaki ilişkiyi gösteren Pearson Korelasyon analizi uygulanmıştır. Korelasyon analizi ile Kariyer Uyum Becerileri ile Girişimcilik Eğilimleri arasındaki ilişki incelenip Kariyer Uyum Becerilerinin Girişimcilik Eğilimlerini ne kadar açıkladığı araştırılmıştır. Sonuçlara göre Kariyer Uyum Becerileri ile Girişimcilik Eğilimleri arasındaki ilişki güçlü ve pozitif yönlüdür. Anahtar Sözcükler: Girişimcilik Eğilimi, Kariyer Uyum Becerileri
Rekreatif spor etkinliklerinin ortaokul düzeyindeki göçmenlerin okula uyum süreçlerine etkisi
Bu çalışmada, Kütahya iline farklı statülerde göç eden ortaokul düzeyindeki göçmenlerin, rekreatif spor etkinliklerine katılımları sonucunda, okula uyum süreçlerindeki değişimlerin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmanın çalışma grubu Kütahya ilinde ikamet eden Kütahya ilindeki ortaokullarda Türkçe eğitim gören 10-14 yaş aralığındaki 24 göçmenden oluşmaktadır. Bu çalışma nicel araştırma yöntemleriyle tasarlanmıştır. Verilerin toplanmasında, Uslu (2021) tarafından geliştirilen "Ortaokul Öğrencileri İçin Okula Uyum Ölçeği" kullanılmıştır. Araştırma da deney ve kontrol grubu olmak üzere iki grup kullanılarak ön test ve son test uygulanmıştır. Ölçek soruları 18 madde ve iki alt boyuttan oluşmaktadır. Boyutlar sosyal uyum ve akademik uyum olmak üzere 2 alt gruba ayrılmıştır. Sosyal uyum boyutunda; göçmen öğrencilerin okullarındaki arkadaşlık ilişkileri ve boyutlarının belirlenmesine ait 9 farklı soru yöneltilmiştir. Akademik sorunlar alt boyutunda; dil sorunu, denklik sorunu, okula devam sorunu, uyum ve gruplaşma sıkıntıları, akademik sorunlara ait 9 farklı soru yöneltilmiştir. Araştırmada Non-parametrik testlerden yararlanılmıştır. Deney ve kontrol gruplarının karşılaştırılmasında Mann Whitney-U testinden, ön test ve son test karşılaştırılmasında ise Wilcoxon testinden yararlanılmıştır. Araştırma sonucunda rekreatif spor etkinlikleri göçmen öğrencilerin okula uyumlarına akademik ve sosyal boyutta olumlu katkı sağladığı görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Göç, Göçmenler, Rekreasyon, Spor, Okula uyum
Basketbolda mental dayanıklılık ve kişilik özellikleri arasındakiilişkinin incelenmesi
Bu araştırmanın amacı basketbol sporcularının mental dayanıklılık ve kişilik özellikleri arasındaki ilişkiyi ortaya çıkarmaktır. Araştırma nicel araştırma yöntemi kapsamında gerçekleştirilmiştir. Model olarak ise tarama modeli işe koşulmuştur. Araştırmanın çalışma grubu İstanbul ilinde 2023 yılında basketbol antrenmanlarına devam eden U16 ligindeki 407 sporcudan oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak; 8 adet demografik bilgiden oluşan Kişisel Bilgi Formu, 13 adet kapalı uçlu sorudan oluşan Mental Dayanıklılık Ölçeği ve on sorudan oluşan On - Maddeli Kişilik Ölçeği olmak üzere toplam 23 adet sorudan oluşan form kullanılmıştır. Verilerin analizinde betimsel veriler yüzde(%), frekans (f), aritmetik ortalama X ̅ ve standart sapma SS, Perason Korelasyon Analizi, Bağımsız Gruplar t Testi ve ANOVA testi kullanılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre; kadınların Mental Dayanıklılıklarının ve kişilik ölçeği bağlamında dışa dönüklük skorlarının erkeklerden daha yüksek olduğu görülmüştür. Ayrıca sporcuların Mental Dayanıklılıklarının anne ve baba eğitim seviyelerine göre ailesi yüksek eğitim seviyesinde olan sporcular lehine fark olduğu belirlenmiştir. Mental Dayanıklılık ile kişilik özellikleri arasındaki anlamlı ilişki olduğu ortaya çıkan bir diğer sonuçtur.
Belediye spor merkezlerini kullanan katılımcıların memnuniyetlerinin incelenmesi
Belediyeler, vatandaşlarına spor hizmeti sunabilmek için gerekli fiziki koşulları ve sunulan hizmetlerden memnuniyeti sağlayacak bir kurumsal organizasyon oluşturmalıdır. Bu araştırmanın amacı belediyeye ait spor merkezlerinden hizmet alan vatandaşların memnuniyet düzeylerinin incelenmesidir. Araştırmada fenomenolojik nitel araştırma modeli kullanılmıştır. İstanbul Sancaktepe İlçe Belediyesi spor merkezlerinden, amaçlı örnekleme tekniği kullanılarak iki erkek ve iki kadın olmak üzere, yedi Sanfit merkezinden toplam 28 kişiden oluşan bir araştırma grubu belirlenmiştir. 12 sorudan oluşan yarı yapılandırılmış görüşme formu oluşturulmuştur. Tamamen gönüllü olarak görüşmeyi kabul eden katılımcılardan yazılı ve sözlü onamları alınmıştır. Veriler içerik analizi ve betimsel analiz yöntemleri ile değerlendirilmiştir. Yüz yüze yapılan görüşmelerin ses kayıtları deşifre edilerek yazıya aktarılmıştır. Elde edilen veriler üç alan uzmanı tarafından incelenerek kodlar belirlenmiştir. Veriler yeniden değerlendirilip kodlar gruplandırılarak temalar oluşturulmuştur. Elde edilen verilere göre spor merkezlerinin fiziki alan ve donanım açısından yetersiz olduğu belirlenmiştir. Katılımcı ifadeleriyle yorumlar desteklenmiştir. Katılımcıların belediyeden erişilebilir ve sürdürülebilir spor hizmeti bekledikleri, spor merkezlerinin nicelik ve nitelik açısından eksikliklerinin giderilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Milli eğitim çalışanlarının belediye spor hizmetleriyle ilgili beklentileri (Düzce Belediyesi örneği)
Belediyeler, halkın refah ve mutluğu için çalışan kurumlardır. Spor hizmetleri belediyelerin en önemli görev alanlarından biridir. Okullar belediyelerle spor alanında, farklı yöntemlerle olsa da aynı amaç doğrultusunda çalışmaktadır. Bu araştırmanın amacı; Düzce şehir merkezinde Millî Eğitim Bakanlığı'na bağlı hizmet vermekte olan okullarda görev yapan eğitim çalışanlarının belediye spor hizmetleriyle ilgili beklentilerin neler olduğunu belirlemektir. Araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden olgu bilim (fenomenoloji) deseni kullanılmıştır. 2021-2022 eğitim öğretim yılı bahar döneminde amaçlı örneklem metoduyla, üç ortaokul ve üç lise okul müdürü beş ortaokul ve beş lise beden eğitimi öğretmeni olmak üzere toplamda 16 eğitim çalışanı çalışma grubu olarak seçilmiştir. Veri toplamak amacıyla yarı yapılandırılmış bir görüşme formu kullanılmıştır. Katılımcılardan bilgilendirilmiş onam formu alınmıştır. Verilerin değerlendirilmesinde içerik analizi ve betimsel analiz yöntemleri kullanılmıştır. Görüşme esnasında tutulan ses kayıtları deşifre edilerek yazılı metin haline getirilmiştir. Bu metinler, alan uzmanı üç kişi tarafından kodlanmıştır. Araştırmacılar tarafından tekrar okumalar ve değerlendirmeler yapılarak ortak kodlar belirlenmiştir. Elde edilen kodların ana başlıkları olabilecek temalar tespit edilmiştir. Tema ve kodlar tablo haline getirilmiştir. Araştırmanın geçerliliğini güçlendirmek amacıyla tema ve kodları destekleyen ifadelere yer verilmiştir. Sonuç olarak, eğitim çalışanlarının belediyelerden beklentilerinin, tesis ve ekonomik destek başlıkları altında toplandığı ve eğitim çalışanlarının belediyelerin spor hizmetlerinden genel olarak memnun olmadığı belirlenmiştir. Katılımcıların, Düzce Belediyesi'nden beklentileri; her mahallede farklı branşların uygulanabildiği spor tesislerin oluşturulması ve spor alışkanlığı ve spor kültürünü teşvik edecek politikaların belirlenmesi olarak tespit edilmiştir.
Yağlı güreş sporcularının tükenmişlik düzeyleriyle spora yönelik tutumlarının incelenmesi
Bu çalışmanın amacı, yağlı güreş sporcularının tükenmişlik düzeyiyle spora yönelik tutumlarının incelenmesi ve bazı demografik özelliklere göre karşılaştırılmasıdır. Bu araştırma, Türkiye Güreş Federasyonu'nun "baş", "başaltı", "büyük orta" ve "küçük orta büyük" ve "küçük orta küçük" kategoride lisanslı olarak aktif yağlı güreş sporunu yapan 18 yaş ve üzerindeki bireylerin katılımlarıyla yürütülmüştür. Örneklem seçiminde kolayda örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Çalışma grubunu 2023 yılında 671. Tarihi Elmalı Yağlı Güreş müsabakalarına katılarak araştırmaya tamamen gönüllü olarak katılan 45 güreşçi oluşturmaktadır. Araştırma verileri kişisel bilgi formu, tükenmişlik ölçeği ve spora yönelik tutum ölçekleri ile toplanmıştır. Verilerin değerlendirilmesinde ve hesaplanmış değerlerin bulunmasında SPSS 25.0 istatistik paket program kullanılmıştır. Araştırma ölçeklerine ilişkin tanımlayıcı istatistik yapılmıştır. İkili karşılaştırmalarda t testi, çoklu karşılaştırmalarda One-Way Anova, farklılığın kaynağının belirlenmesinde ise Tukey testi kullanılmıştır. İlişkisel model kapsamında ise korelasyon analizine başvurulmuştur. Araştırmanın sonucunda; spora yönelik tutum ölçeğinde; Sporcuların "Eğitim Durumu", "Yaş", "Medeni Durum", "Spor Yılı", "Kategori Değişkeni" "Sigara Kullanımı", "Derece değişkeninde" Spora yönelik tutum ölçeğinin alt boyutlarından olan, "Spora İlgi Duyma ve Aktif Spor Yapma" değişkenlerinin ölçek alt boyut puan ortalamaları ile anlamlı bir farklılığa rastlanılmaz iken, Sporla yaşama boyutunda ise anlamlı değişimler söz konusudur. Anlamlı değişimlerin Derecesi olmayan sporcular ile 2.lik derecesine sahip sporcular, 1.lik derecesine sahip olanlar ile 2.lik derecesine sahip olan sporcular arasında olduğu tespit edilmiştir. Katılımcıların tükenmişlik değişkeninde; "Eğitim durumu", "Yaş grubu", "Medeni Durum", "Spor Yılı", "Kategori Değişkeni", "Derece Değişkeni", "Sigara Kullanımı", değişkenlerinin ölçek alt boyut puan ortalamaları ile anlamlı bir farklılığa rastlanılmaz iken, Spora yönelik tutum ile Tükenmişlik ölçeği korelâsyon ve regresyon analizi sonucunda spora yönelik tutum ölçeğinin alt boyutu olan aktif spor yapma ile tükenmişlik ölçeği alt boyutu olan duygusal tükenme arasında anlamlı ve pozitif yönlü bir ilişki tespit edilmiştir. Sonuç olarak bu çalışma bulgularına bağlı olarak aktif spor yapmanın, duygusal tükenme üzerine pozitif etkide bulunduğu söylenilebilir.
Antrenörlerin sporda çocuk koruma uygulamalarının değerlendirilmesi
Bu çalışma; antrenörlerin çocuk koruma programları ile ilgili bilgi seviyelerini farklı değişkenler açısından incelemek amacıyla yapılmıştır. Araştırma tarama modeli ile yapılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu; Düzce ilinde bulunan Düzce Belediyesi Gençlik ve Spor Hizmetleri Müdürlüğü Antrenörleri, TÜFAD Antrenörleri ve Düzce Genlik ve Spor Bakanlığında da görev yapan Antrenörlük Belgesine sahip tescil edilmiş gönüllük esasıyla belirlenmiş 41 kadın ve 31 erkek olmak üzere toplam 72 antrenörlerden oluşmaktadır. Bayansalduz, Kepoğlu ve Metin (2021) tarafından antrenörlerin çocuk sporcuları korumalarına ilişkin bilgi seviyelerini ölçmek amacıyla ''Sporda Çocuk Koruma Ölçeği (SÇKÖ)" kullanılmıştır. Verilerin toplama aşaması tamamlandıktan sonra elde verileri SPSS programıyla çalışılıp elde edilen sonuçlar analiz edilmiştir. Elde edilen verilere Test of Homogeneity of Variances testi uygulanmıştır ve veriler normal dağılım göstermediği ve non-paramatric testlerden yararlanılmıştır. İkili gruplarda Mann Whitney U, üç ve üzeri gruplarda ise Kruskal Wallis testleri uygulanmıştır. Anlamlılık düzeyi p<0.05 olarak alınmıştır. Sonuç olarak; yaş, branş, antrenörlük süresi, aylık gelir ve Spor bilimleri mezunu değişkenlerinde istatiksel olarak anlamlı fark görülmezken, cinsiyet, medeni durum, eğitim durumu ve büyüdüğü yer değişkenine göre ölçek alt boyutlarında istatiksel olarak farklar görülmüştür.
Spor insanlarının spor sektörüne yönelik görüşlerinin incelenmesi
Spor, hem bireyin hem toplumun gelişimi açısından önemli bir yere sahiptir. Dolayısıyla sporda önemli bir görev yürüten spor insanlarının spor sektörüne ilişkin görüşlerinin belirlenmesi, toplum üzerinde bu kadar etkiye sahip olan sporun içinde bulunduğu durumu belirlemek açısından önem arz etmektedir. Bu araştırmanın amacı spor insanlarının spor sektörüne ilişkin görüşlerini ortaya koymaktır. Araştırma betimsel bir araştırmadır. Araştırmanın amacını gerçekleştirmek için nitel araştırma yöntemlerinden olgubilim deseni kullanılmıştır. Araştırmada ölçütlü örnekleme yöntemi kullanılmış ve farklı spor dallarında en az 10 yıldır spor sektörüne hizmet eden 18 katılımcı ile yüz yüze görüşmeler yapılmıştır. Görüşmelerde araştırmacı tarafından hazırlanan açık uçlu sorulardan oluşan görüşme formu kullanılmıştır. Elde edilen veriler deşifre edilerek alanında uzman 3 kişi tarafından kodlanmıştır. Veriler içerik analiz yöntemi ile değerlendirilmiştir. Araştırma sonucunda negatif ve pozitif algı olmak üzere 2 ana tema ortaya çıkmıştır. Negatif algı ana teması altında, Yönetim ve Eğitim alt temaları ortaya çıkmıştır. Yönetim alt teması kapsamında, ekonomi, spor tesis ve malzeme, alt yapı, sistem, spor yönetimi, spor politikası, siyaset, kanun ve yönetmelikler kodları ortaya çıkarken, eğitim alt teması içinde eğitim, antrenör yetersizliği, spor kültürü ve toplumsal algı, kariyer planlaması ve gelecek kaygısı, sporda şiddet ve seyirci davranışları, sporcu kayırma, ailenin rolü ve performans kodu ortaya çıkmıştır. Pozitif algı ana tema altında toplumsal fayda, sağlık, ekonomik kazanç, genç nüfusun gelişimi, sportif başarı ve imaj, erişilebilirlik alt temaları ortaya çıkmıştır.
Spor kulübü faaliyetlerine katılan çocukların velilerinin hizmet kalitesi beklentilerinin çeşitli demografik değişenlere göre incelenmesi
Futbol on birer oyuncudan oluşan iki takım arasında kendine özgü bir topla oynanan takım sporudur. 21. Yüzyıl itibarıyla, 200'ün üzerinde ülkede 250 milyonu aşkın oyuncu tarafından oynanmakta olup, dünyadaki en popüler spor dalıdır. Futbol okulları çocukları futbola alıştırmak ve çocukları futbola yetiştirmek amacıyla kurulmuş sportif kuruluşlardır. Bu çalışmada, İnegöl spor kulübünün futbol faaliyetlerine katılan çocukların velilerinin hizmet kalitesi beklentilerinin çeşitli demografik değişkenlere göre incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmada çıkacak olan sonuçlara göre İnegöl spor Kulübü'nün gelecekteki stratejilerine öngörü sağlamayı amaçlamaktadır. Çalışma nicel araştırma yöntemlerinden betimsel tarama modeli kullanılarak yapılmıştır. Araştırmada, amaçsal örnekleme yöntemine göre belirlenen Bursa İl'inin İnegöl İlçesi'nde bulunan İnegöl spor Kulübü'nün Futbol Okuluna giden çocukların velileri çalışma grubu olarak belirlenmiştir. Çalışmada verilerin analizinde SPSS istatistik paket programı kullanılmıştır. Anket tekniği yöntemiyle 203 katılımcıdan veri toplanmıştır. Verilerin analizlere hazır hale getirilmesi için kayıp değerler ve uç değerler incelenmiş, Skewness ve Kurtosis değerlerine bakılarak parametrik testlerin uygulanmasına karar verilmiş olup betimleyici istatistikler yapılmıştır, ikili karşılaştırmalarda t-testi ve çoklu karşılaştırmalarda One-Way Anova/Turkey analizlerine yer verilmiştir. Araştırma ölçeklerinin güvenilirliği Cronbach Alfa iç tutarlılık katsayısı hesaplanarak incelenmiştir. Cronbach Alfa (α) değerleri, 0,60 ≤ α < 0,80 arasında ise oldukça güvenilir, 0,80 ≤ α < 1,00 arasında ise yüksek derecede güvenilir olarak kabul edilmiştir. Çalışmadaki çıkan sonuçta ise 0,93 ile yüksek derecede güvenilir olarak elde edilmiştir.
Arama kurtarma operasyonlarında izci liderlerinin ekip çalışmasına yatkınlığının değerlendirilmesi
Bu çalışmanın amacı Türkiye izcilik federasyonu arama kurtarma ve insani yardım enstitüsü üyesi izci liderlerinin arama kurtarma ve insani yardım faaliyetlerinde gösterdikleri ekip çalışmasına yatkınlığını incelemektir. Bununla birlikte izci liderlerinin arama kurtarma ve insani yardım çalışmalarında ekip çalışmalarına yatkınlıklarının cinsiyet, yaş aralığı, medeni durum, eğitim durumu, liderlik branşı, liderlik yılı, operasyon sayısı ve operasyon yılı değişkenlerin etkileri incelenmiştir. Araştırmada ekip çalışmasına yatkınlık ölçeği ve demografik bilgi formu kullanılmıştır. Bu araştırmanın örneklem grubu arama kurtarma ve insani yardım faaliyetlerine katılım göstermiş 252 izci liderinden oluşmaktadır. Yapılan araştırmada verilerin incelenmesi ve analiz işlemlerinde istatistik programı kullanılmıştır. Araştırmada genel olarak izci liderlerinin ekip çalışması, sorumluluk, problem çözme, liderlik faktör boyutları ortalama olarak yüksek gözlemlenmiştir.
Lise öğrencilerinin beden eğitimi ve spor derslerine yönelik tutumları
Bu araştırma, farklı ortaöğretim kurumlarında okuyan öğrencilerin beden eğitimi ve spor dersine yönelik tutumlarının belirlenmesi; öğrencilerinin kişisel özelliklerine ve diğer değişkenlere göre beden eğitimi ve spor dersine ilişkin tutumları arasındaki farklılıkların karşılaştırılması amacını taşımaktadır. Çalışma grubunu 2023-2024 yılında Antalya ili Serik ilçesinde ortaöğretim düzeyinde öğrenim gören lise öğrencileri oluşturmaktadır. Araştırmanın amacı farklı liselerde öğrenim gören öğrencilerin akademik ve sosyal becerilerini etkileyen beden eğitimi ve spor derslerine yönelik tutumlarını etkileyen faktörler incelenmiştir. Araştırma grubunu, 2023-2024 eğitim öğretim yılında farklı ortaöğretim kurumlarında öğrenim gören öğrenciler oluşturmaktadır. Öğrenciler 9,10,11 ve 12. sınıflardan rastgele seçilmiştir. Araştırmada veri toplama aracı olarak iki bölümden oluşan anket formu uygulanmıştır. Anket formunun birinci bölümü, öğrencilerin kişisel bilgi ve özellikleri hakkındaki sorulardan; ikinci bölümü beden eğitimi ve spor dersi tutum ölçeğinden oluşmaktadır. Verilerin istatistiksel analizi SPSS 22.0 paket programı ile yapılmıştır. Anket formunda yer alan değişkenlerin ve tutum ölçeğinin normal dağılım gösterip göstermedikleri Shapiro-Wilk Testi ve Kolmogorov-Smirnov Testi ile analiz edilmiştir. Verilerin analizi ikili karşılaştırmalarda Mann-Whitney U Testi, çoklu karşılaştırmalarda ise Kruskal-Wallis Varyans Analizi kullanılmıştır. Anlamlılık düzeyi 0,05 olarak belirlenmiştir. Araştırmacı tarafından hazırlanan kişisel bilgi formu Güllü ve Güçlü tarafından geliştirilen ''Beden Eğitimi Dersine Yönelik Tutum Ölçeği'' verilerin toplanması amacıyla kullanılmıştır. Çalışma sonunda elde edilen bulgulara göre kız ve erkek olarak cinsiyete göre anlamlı farklılık yoktur. Öğrencilerin sınıflara göre beden eğitimi derslerine ilişkin tutumlarına bakıldığında istatistiksel açıdan (p=0,02)* anlamlı olduğu görülmektedir. Sınavla öğrenci alan liselerin öğrencileri, sınavsız öğrenci alan liselere göre beden eğitimi dersine ilişkin tutumlarının anlamlı düzeyde daha olumlu ve yüksek olduğu anlaşılmaktadır. Öğrencilerin annelerinin eğitim durumlarına göre beden eğitimi dersine ilişkin tutumlarında anlamlı bir fark olup olmadığına bakıldığında, anlamlı fark görülmüştür. Öğrencilerin babalarının eğitim durumlarına göre beden eğitimi dersine tutumlarında anlamlı fark olup olmadığına bakıldığında, farkın olmadığı bulunmuştur. Ailelerinin ortalama aylık gelirlerine göre beden eğitimi dersine ilişkin tutumlarında anlamlı bir fark olup olmadığına bakıldığında, farkın olmadığı bulunmuştur. Boş zamanlarında egzersiz ve spor yapma sıklıklarına ilişkin yanıtları arasında, farkın olup olmadığına bakıldığında aralarındaki farkın anlamlı olduğu görülmektedir. Öğrencilerin bir spor kulübünde spor yapma durumlarına ilişkin ifadeler arasında farkın olup olmadığına bakıldığında aralarındaki farkın anlamlı olduğu görülmektedir.
Kamu kurumu çalışanlarının karar verme stilleri ve problem çözme becerileri arasındaki ilişkinin incelenmesi
Bu araştırmanın amacı, kamu kurumu çalışanlarının karar verme stilleri ile problem çözme becerileri arasındaki ilişkiyi incelemektir. Buradan hareketle, Gençlik ve Spor Bakanlığı çalışanlarının karar verme stilleri ve problem çözme beceri düzeylerinin bazı demografik değişkenler açısından incelenmesi hedeflenmiştir. Karar verme alternatifler arasında en uygun olanını seçerken belirsizliği azaltma süreci olarak tanımlanabilir. Problem çözme becerileri ise bireyin karşılaştığı zorluklarla etkili şekilde başa çıkabilmesi için gerekli olan becerileri kapsamaktadır. Bu çalışma, ilişkisel tarama modeli çerçevesinde yürütülmüştür. Araştırma örneklemini, 2025 yılında Gençlik ve Spor Bakanlığı bünyesinde çalışan 439 personel oluşturmuştur. Veri toplama aracı olarak kişisel bilgi formu, Melbourne Karar Verme Ölçeği ve Problem Çözme Envanteri kullanılmıştır. Veriler SPSS 25 programı aracılığıyla analiz edilmiştir. Betimsel istatistiklerin yanı sıra korelasyon analizi uygulanmıştır. Elde edilen bulgular, karar verme stillerinin bireylerin problem çözme becerileri üzerinde anlamlı etkiler oluşturduğunu göstermektedir. Karar verme stilleri ve problem çözme becerileri çalıştığı yer, eğitim durumu, hizmet sınıfı, kadro durumu, gelir urumu değişenleri ile anlamlı ilişkileri olduğu saptanmış ancak cinsiyet yaş, medeni durum ve meslekte çalışılan süre değişkenleriyle anlamlı bir ilişkiye rastlanmamıştır.
Osmanlı Devleti'nde spor hareketleri ve teşkilatlanma yapısı
Osmanlı Devleti'nde spor, sadece fiziksel güçlenme değil, aynı zamanda disiplinli bir yaşamın, cesaretin ve dayanıklılığın sembolü olarak görülmektedir. Askerî eğitimle iç içe geçen spor faaliyetleri, devletin bekası için hayati önem taşımaktadır.[6] Okçuluk, binicilik atıcılık ve güreş gibi sporlar, Osmanlı ordusunun temelini oluşturan yeniçerilerin eğitiminde başvurulan yöntemler olarak görülmektedir. Geleneksel sporlar, sadece fiziksel güçlendirmekle kalmayıp, aynı zamanda askerî disiplin ve milli birlik duygusunu güçlendirerek devletin bekasına önemli katkılar sağlamıştır. Bu sayede Osmanlı, uzun yıllar boyunca bölgesinde güçlü bir devlet olarak varlığını sürdürmüştür II. Meşrutiyet'in ilanıyla birlikte Batı'dan gelen modern sporlar da Osmanlı topraklarında yer etmeye başlamıştır. Bu çalışmanın amacı, Osmanlı devletinde yer alan spor branşlarını ve spor hareketlerini inceleyerek spor hareketlerinde yaşanan gelişmeleri ve teşkilatlanmasını tarihsel süreç içerisinde değerlendirmektir. Aynı zamanda Osmanlı Devleti'nin spor teşkilatlanmasıyla günümüz Türkiye'sindeki spor branşlarının, derneklerin ve kulüplerin kökenlerine ışık tutmak ve geçmişten hareketle bugünün daha iyi anlaşılabilmesini sağlamaktır. Araştırma nitel araştırma yaklaşımı çerçevesinde doküman analizi yöntemi kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın temel veri kaynağını, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı Devlet Arşivleri'nde bulunan Osmanlı dönemine ait belgeler oluşturmaktadır. Çalışmaya dâhil edilecek belgeler belirlenirken araştırma konusuyla doğrudan ilişkili olmasına, içerdiği bilgilerin güvenilirliğine ve tarihsel bağlam açısından temsil edici nitelikte olmasına özen gösterilmiştir. Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı Devlet Arşivleri, arşiv belgeleri, araştırma sorularına uygun şekilde taranmış, spor faaliyetleri, teşkilatlanma biçimleri ve kurumsal yapılarla ilgili kayıtlar sistematik olarak seçilmiştir. Veri kaynaklarından toplanan tüm belgelerde yer alan kavramlar, olaylar ve kurumlar belirlenmiş, ardından bu veriler belirli kategoriler (spor branşları) altında toplanarak anlamlı bir bütün oluşturulmuştur.
Yağlı güreş sporcularının duygu durum ve ruminatif düşünce düzeylerinin bilinçli farkınalık üzerindeki rolü
Bu çalışma, yağlı güreş sporcularının duygu durumu ve ruminatif düşünce düzeylerinin bilinçli farkındalık üzerindeki etkisini belirlemeyi amaçlamaktadır. Ayrıca, duygu durumu, ruminasyon ve bilinçli farkındalık değişkenlerinin yaş, spora başlama yaşı, aylık gelir düzeyi ve ailede sporcu bulunup bulunmama durumuna göre farklılık gösterip göstermediği incelenmiştir. Araştırmanın evrenini, Antalya ili merkez ve ilçelerinde yer alan, 17–35 yaş aralığındaki erkek yağlı güreş sporcuları oluşturmaktadır. Örneklem, çalışmaya gönüllü olarak katılan ve sayısı 336 olarak belirlenen sporculardan oluşmaktadır. Verilerin analizinde normallik testi uygulanmış ve normal dağılım gösteren değişkenler için parametrik testler tercih edilmiştir. İki grup arasındaki farkların incelenmesinde bağımsız örneklem t testi, ikiden fazla grup için ise tek yönlü varyans analizi (ANOVA) kullanılmıştır. Değişkenler arasındaki ilişkilerin belirlenmesinde Pearson korelasyon analizi uygulanmıştır. Araştırma sonuçlarına göre, ruminasyon ile bilinçli farkındalığın alt boyutlarından yargılamama arasında pozitif, farkındalık ve yeniden odaklanma boyutları arasında ise negatif yönde anlamlı ilişkiler bulunmuştur. Pozitif duygu durumu, farkındalık, yargılamama ve yeniden odaklanma ile pozitif yönde ilişkiliyken; negatif duygu durumu farkındalık ve yeniden odaklanma ile negatif, yargılamama ile pozitif yönde ilişkili bulunmuştur. Ayrıca yaş ve gelir düzeyi arttıkça sporcuların pozitif duygu durumu ve bilinçli farkındalık düzeyleri yükselmekte, ruminasyon düzeyleri ise azalmaktadır. Ailesinde sporcu bulunan bireylerin farkındalık ve pozitif duygu düzeylerinin daha yüksek, spora erken yaşta başlayan bireylerin ise ruminasyon düzeylerinin daha yüksek olduğu tespit edilmiştir. Bu bulgular, yağlı güreş sporcularının duygusal ve bilişsel süreçlerini etkileyen psikolojik ve demografik faktörlerin daha iyi anlaşılmasına katkı sunmaktadır.
Sporcularda zihinsel dayanıklılık ve duygusal zeka arasındaki ilişki
Araştırmanın amacı sporcularda zihinsel dayanıklılık ve duygusal zeka arasındaki ilişkiyi incelemektir. Araştırmanın çalışma gurubunu Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi'nde öğrenim gören ve yaşları 18-35 yaş arası olan 265 sporcu öğrenci oluşturmuştur. Araştırmada veri toplamak amacıyla öğrencilerin bazı demografik özelliklerinin (cinsiyet, yaş, branş ve spor yaşı) belirlenmesi için araştırmacılar tarafından hazırlanan "Kişisel Bilgi Formu", "Zihinsel Dayanıklılık Ölçeği (SZDE)", "Duygusal Zekâ Ölçeği (DZÖ)" kullanılmıştır. Elde edilen verilerin analizi için Statistical Packadge for Social Sciences (SPSS) 17.0 paket programı kullanılmıştır. Yapılan normallik testleri (Kolmogorov-Smirnov ve Shapiro Wilk) sonucunda ölçeklerden elde edilen puanların normal dağılım göstermediği belirlenmiştir. Bu sebeple çalışmada parametrik olmayan testlerden Spearman Rank Korelasyon Testi, Mann Whitney-U Testi ve Kruskal Wallis Testi ve çözümleme sonucunda gruplar arasında bulunan anlamlı farkın hangi gruptan kaynaklandığını belirlemek için ise Post Hoc testlerinden Bonferroni Testi uygulanmıştır. Ayrıca, verilerin analizinde frekans, yüzde, minimum, maksimum, ortalama, sıra ortalaması ve standart sapma değerleri kullanılmıştır. Anlamlılık düzeyi ise p<0,05 olarak belirlenmiştir. Araştırma bulguları, zihinsel dayanıklılığın alt boyutları ile duygusal zekâ arasında anlamlı ilişkiler olduğunu göstermektedir. Özellikle güven, kontrol ve devamlılık gibi zihinsel becerilerle; duyguların değerlendirilmesi ve kullanımı gibi duygusal zekâ bileşenleri arasında pozitif ilişkiler tespit edilmiştir. Cinsiyet, yaş, branş ve spor yaşı değişkenlerinin ise bazı alt boyutlarda anlamlı farklılıklar yarattığı görülmüştür. Sonuç olarak, sporcu öğrencilerin duygusal zekâ ve zihinsel dayanıklılık düzeyleri arasında anlamlı bir ilişki vardır ve bu psikolojik özellikler çeşitli bireysel ve çevresel faktörlerden etkilenmektedir. Bu da sporcuların çok boyutlu şekilde desteklenmesi gerektiğinİ ortaya koymaktadır.
Spor Bilimleri Fakültesi öğrencilerinin kişilik özellikleri ve sportmenlik anlayışlarının bazı parametrelere göre incelenmesi
Bu çalışmada, Spor Bilimleri Fakültesi'nde öğrenim gören öğrencilerin kişilik özellikleri ve sportmenlik anlayışlarının incelenmesi amaçlanmıştır. Çalışma, genel tarama modeline uygun bir şekilde yürütülmüştür. Araştırmanın evrenini, Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi'nde öğrenim gören öğrenciler oluşturmaktadır. Bahsi geçen öğrencilerden ulaşılabilen ve gönüllü olarak araştırmaya katılmayı kabul eden 347 (%32'si kadın, %68'i erkek) öğrenci örneklemde yer almıştır. Yapılan bu çalışmada veri toplamak amacıyla nicel araştırma araçlarından anket çalışması uygulanmıştır. Araştırmada, veri toplamak amacıyla; Gosling ve arkadaşları tarafından geliştirilen ve Atak tarafından Türkçeye uyarlanan "On-Maddeli Kişilik Ölçeği", Vallerand ve arkadaşlarının geliştirdiği ve Balçıkanlı tarafından Türkçeye uyarlaması yapılan "Çok Boyutlu Sportmenlik Yönelimi Ölçeği" ve gönüllülerin bazı kişisel bilgilerine ulaşabilmek için araştırmacı tarafından hazırlanan "Kişisel Bilgi Formu" kullanılmıştır. Toplanan veriler SPSS programında analiz edilmiştir. İstatiksel analiz bölümünde ise kullanılan ölçeklerin güvenirliği Cronbach alpha katsayısı ile hesaplanmıştır. İkili karşılaştırmalar için Independent t test, ikiden fazla değişkenin karşılaştırmasında One-Way ANOVA kullanılmıştır. Araştırmada elde edilen verilere göre, öğrencilerin sportmenlik (fair-play) davranışlarını yaş, cinsiyet ve ilgilenilen spor branşı gibi değişkenlerin etkilediği saptanmıştır. Kadın öğrencilerin erkek öğrencilere göre kısmen daha sportmenlik anlayışına uygun hareket ettikleri görülmüş, yaşın büyüdükçe sportmen davranışların sonucu çıkmıştır.
İslamiyet öncesi geleneksel Türk spor oyunları
İslamiyet Öncesi Geleneksel Türk Spor oyunlar olarak adlandırılabilen etkinliklerin, Türklerin sosyal yaşamlarında önemli bir yeri olduğunu söyleyebiliriz. Dolayısıyla çalışmamda, Türk kültürünün bilinen faaliyetleri arasında yer alan atlı sporlar (binicilik, rahvan binicilik, atlı cirit, çöğen/çevgen/ çavgan /polo, tepük /ayak topu, kökböri/ gökbörü, mangala, güreş (yağlı, şalvar ve aba güreşi),eskrim, kayak,beyge sporların ve oyunların Türk kültüründeki yerini incelemek amaçlanmıştır. Araştırmada literatür taraması yapılmıştır. Ayrıca ilgili yayın ve sosyal ağ erişim platformların da ki kaynakların taraması yapılmıştır. Hem at üzerinde hem de atsız şekilde Türk kültüründe yer alan geleneksel sporların-oyunların oldukça köklü geçmişe sahip olduğunu söyleyebiliriz. Ayrıca söz konusu sporlar ve oyunlara zamanın ileri gelen insanları ya da halkı tarafından yüksek itibar gösterildiği söylenebilir. Öyle ki Hunlar'ın binicilikteki yetenekleri, Göktürkler'in ise çok iyi tepük oyuncusu olduğu ifade edilebilir. Türk örf ve adetlerini temsil nitelikteki söz konusu sporlardan atlı ciritte, rakibe yaklaşan ya da onu sıkıştıran bir sporcunun, rakibine cirit atmadığı ifade edilebilir. Ayrıca ahlaki kurallara zarar verebileceği düşüncesiyle, aba güreşinde, özellikle müsabakayı kaybeden güreşçinin üzerindeki abayı gelişi güzel fırlatmasının kesinlikle yasak olduğu belirtilebilir. Yüzyıllardır yapılan geleneksel sporlar-oyunların bir kültür mirası olduğu söylenebilir. Öyle ki; 2010 yılında Kırkpınar Yağlı Pehlivan Güreşleri'nin, 2019 yılında geleneksel Türk okçuluğunun, 2020 yılında Mangala oyununun UNESCO'nun "Somut Olmayan Kültürel Miras" listesine alındığını söyleyebiliriz. Uygulanış ve adlandırma olarak farklılıklar içeren adı geçen oyunlar-sporların Türk gençlerine yaygın olarak tanıtılması ve de benimsetilmesinin söz konusu kültür miraslarının yaşatılması adına önem arz ettiği unutulmamalıdır.
Spor yöneticiliği bölümü öğrencilerinin hukuk ve spor hukuku dersine ilişkin bilgi düzeyleri ile hukuk bilinçlerinin incelenmesi
Araştırma survey tarama modelinde bir araştırma olup, spor yöneticiliği bölümünde okuyan öğrencilerin hukuk ve spor hukuku bilgi düzeyleri ve bilinçlerinin belirlenmesi amacıyla yapılmıştır. Araştırmanın evrenini Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi, Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu, Akdeniz Üniversitesi, Spor Bilimleri Fakültesi, Selçuk Üniversitesi, Spor Bilimleri Fakültesi ve Balıkesir Üniversitesi, Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu, Spor yöneticiliği Bölümlerinde, Hukuka giriş ve Spor Hukuku dersini okumuş 650 öğrenciden, örneklem grubu ise evrenden tesadüfü yöntemle gönüllü olarak ankete katılan 456 öğrenciden oluşmaktadır. Araştırmada veriler anket yöntemiyle elde edilmiştir. Hukuka giriş ve Spor hukuku ders içerikleri ve öğrencilere kazandırılmak istenen hedefler incelenerek soru önermeleri hazırlanmıştır. Geliştiren anketin uzman görüşleri alınarak anlaşıla bilirliği ve kapsam geçerliği, test ve tekrar test yöntemiyle de geçerlik ve güvenirliği sağlanmıştır. Anketin Cronbach's Alpha güvenirlik katsayısı 0,90 olarak bulunmuştur. Bu katsayıda bilim insanlarına göre oldukça yüksek bir katsayıdır. Elde edilen verilere istatistik işlem olarak SPSS 20.0 programından yararlanılarak, frekans (%),Crosstabs ve değişkenler arası farklılıkların tespiti için Chi-Square (X2), Independent Samples T-Test ve Correlations test işlemleri yapılmıştır. Araştırma sonucunda; katılımcıların hukuka giriş dersinde hukuk terim ve kurallarını genel olarak orta düzeyde öğrendikleri ve bildiklerini, spor hukuku dersinde ise spor hukuku ile ilgili bilgi ve terimleri genel olarak orta düzeyde öğrenip bildiklerini, ancak erkek katılımcıların kadınlara göre bazı bilgilerde evet seçeneğinde yoğunlaştıklarını; hukuk ve spor hukuku bilgileri ile genel hukuk bilinçleri arasında da doğrusal bir paralelliğin olduğunu söyleyebiliriz. Anahtar Kelimeler: Hukuk ve Spor hukuku, Spor yöneticiliği, Öğrenci, Bilgi, Bilinç
Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürlüğü çalışanlarının yönetime katılım ve çalışan tutumlarının incelenmesi (Antalya, Isparta, Burdur ili örneği)
Spor ulusal ve uluslararası alanda birçok yarışma türü ile dünyada süreklilik arz eden organizasyonlar bütünü haline gelmiştir. Bu nedenle dünya üzerindeki tüm spor organizasyonları ve bu organizasyonu oluşturan klüpler, ligler, spor yarışmaları spor olgusunun kuralları etrafında bir araya gelmektedirler. Spor yönetiminin diğer birçok yönetim biliminin alanına girmesi ile hitap ettiği alan genişlemektedir. Spor yönetimini diğer yönetim bilimlerinden ayıran spor bilimine ait işlerin amaçların ve spora has olan ihtiyaç ve şartların farklı olmasıdır. Bu farklılık sporun amaçlarına ve ihtiyaçlarına uygun olarak yönetilmesini zorunlu hale getirmiştir. Bu sebeble spor yönetimi ortaya çıkmıştır. Bu çalışmada Türk spor yönetiminde yönetime katılım ve çalışan tutumları Antalya, Isparta ve Burdur illerinde Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürlüğü çalışanlarının görüşleri ele alınarak incelenmiştir. Çalışanların yönetime katılım algıları ile tutum düzeylerinin, yaş, cinsiyet, mezuniyet alanı, idari görev, mesleki statü, meslek tecrübesi, bağlı bulunulan il türüne göre istatistiksel olarak anlamlı düzeyde bir farklılık gösterip göstermediği; çalışanların yönetime katılım düzeyleri ile tutumları arasında anlamlı bir ilişki olup olmadığını incelemektedir. Araştırma sonucuna göre çalışanların işe bağlılık, ekip çalışması, destekleyici iklim ve iletişim boyutlarındaki görüşlerine cinsiyet değişkenine göre bakıldığında anlamlı bir farklılık olduğu saptanmıştır (P<0,05). Yaş değişkenine göre anlamlı farklılıklara rastlanmamıştır (P>0,05). Mezuniyet alanı değişkeninde anlamlı farklılıklara rastlanmamıştır. İdari görev değişkenine göre bakıldığında sadece bürokratik iklim boyutunda anlamlı farklılığa rastlanmıştır (P<0,05). Bunun sonucunda idari görevler birbirleri arasında Mann-Whitney U testi yapılarak değerlendirilmiştir. Elde edilen değerlerin Şube Müdürü-Tesis Amiri, Şube Müdürü-Diğer, Şef-Tesis Amiri, Şef-Diğer arasında anlamlı olduğu görülmektedir. Mesleki statü değişkenine bakıldığında s adece olumsuz etkileşim boyutunda anlamlı farklılık olduğu saptanmıştır. Mesleki tecrübe değişkenine göre anlamlı farklılıklara rastlanmamıştır. Bağlı bulunulan il değişkenine bakıldığında ise olumsuz etkileşim, hiyerarşi ve iletişim boyutunda anlamlı farklılıklara rastlanmıştır (P<0,05). Çalışanların yönetime katılım ve çalışan tutumlarını etkileyen olumlu ve olumsuz faktörlerin tespit edilmesi spor yönetimi sürecinin niteliğinin artmasına ve spor yönetimi anlayışında olumlu değişimlerin olmasına katkı sağlayabileceği sonucuna varılmıştır. Anahtar Kelimeler: Spor, Spor Yönetimi, Yönetim, Yönetime Katılım, Tutum
Ortaokul öğrencilerinin kişilik özellikleri ile beden eğitimi ve spor dersine yatkınlıkları arasındaki ilişkinin incelenmesi
Bu çalışmanın amacı ortaokul öğrencilerinin kişilik özelliklerinin beden eğitimi ve spor dersi yatkınları arasındaki ilişkinin incelenmesidir. Bu araştırmada ortaokul öğrencilerinin beden eğitimi ve spor dersine yatkınlıkları ile kişilik özellikleri arasındaki ilişkinin değerlendirilmesi nicel araştırma modellerinden tarama modellilerinden kesitsel tarama modeli ile gerçekleştirilmiştir.Bu araştırmanın evrenini ağrının Diyadin ilçesinde bulunan ortaokullarda öğrenim göre toplam 4271 Öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmada seçkisiz olmayan örnekleme yöntemlerinden uygun örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Araştırmada örneklemin sayısının belirlenmesi için ana kütle olan4271 evren sayısının %5 hata oranında ve %95 güven aralığında hesaplaması yapılarak toplam 353 kişi örneklem sayısını temsil etmektedir. Fakat araştırmada toplam 392 kişiye ulaşılmış ve araştırmanın evreni olarak tanımlanmıştır. Verilerin analiz edilmesi sürecinde ilk önce verilere yönelik normallik analizi işlemi gerçekleştirilmiştir. Normal dağılım gösteren verilere parametrik testler uygulanırken normal dağılım göstermeyen verilere ise parametrik olmayan testler uygulanmıştır. Sonuç olarak; ortaokul öğrencilerinin beden eğitimi ve spor dersi yatkınlıkları ile kişilik özellikleri arasında orta derecede pozitif yönlü anlamlı ilişkilerin varlığından bahsedilebilir. (p<0,01).
Spor bilimleri fakültesinde öğrenim gören öğrencilerin kariyer kaygılarının q metot yoluyla incelenmesi
Bu çalışmanın amacı spor bilimleri fakültesinde öğrenim gören öğrencilerin kariyer kaygılarının Q metot yolu ile incelenmesidir. Bu araştırmada öğrencilerini kariyer kaygılarının incelenmesi için hem nitel hem nicel bir çalışma modeli olan Q metot yöntemi ile gerçekleştirilmiştir. Bu araştırmanın çalışma grubunu Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi'nde öğrenim gören toplam 30 öğrenci oluşturmaktadır. Bölüm bazında son sınıfta öğrenim gören 10 ar öğrenci kartopu örnekleme yöntemi ile çalışma grubuna eklenmiştir. Araştırmada yapısal olmayan desen tercih edilmiştir. Bu desene göre araştırmacı literatür destekli hem de literatür dışında öğrencilerden toplanan verilerden elde edilen yanıtlara göre oluşturulan 8 farklı faktör sonucunda oluşturulan olumlu ve yapıca olumlu anlamaca olumsuz sorular oluşturularak uzman görüşüne sunulmuştur. Uzman görüşü sonucunda sorulara son hali verilmiş ve öğrencilerin +3 ve -3 aralığında oluşturulan Q dizgisine ifadeleri yerleştirmeleri istenmiştir. Elde edilen bulguların analizi için pqmethod.2 analiz programında 2 faktör altında toplanan ifadelerin analizi sonucunda bölümler arası en olumlu ve en olumsuz ifadelerin neler olduğu ve bu ifadelerin nedeninin ne olduğuna yönelik görüşmeler yapılmıştır. Öğrencilerin bölümlerine göre ve genel olarak yapılan sıralama neticesinde elde edilen Z skorları arasında karşılaştırmalı yorumlamalara yer verilmiştir. Sonuç olarak; elde edilen veriler doğrultusunda spor bilimleri fakültesi öğrencilerinin kariyer kaygılarının ortak birleştiği konular; mezun olunan bölüme göre atama sayısının yetersiz olması, liyakatsizlik ve mülakat sisteminin varoluşu kariyer kaygılarını arttıran başlıca sebepler olarak sıralanabilir.
COVID-19 pandemi süreci uygulamalarının özel spor salonu olan ve çalışan spor eğitmenlerine (Antrenörlere) yönelik etkisinin incelenmesi Ankara ili örneği
Bu çalışmada, "Covid-19 pandemi süreci uygulamalarının, özel spor salonu olan ve çalışan spor eğitmenleri (Antrenörleri) üzerine olan etkisinin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırma nitel çalışmalarda uygulanan "durum çalışması" deseni ve "alan taraması" modelinde bir araştırmadır. Veriler kuramsal bölüm yazılı kaynaklardan, alandaki veriler ise uzman görüşleri alınarak hazırlanmış veri toplama formu ile elde edilmiştir. Formun anlaşıla bilirliği ve kapsam geçerliği sağlanmıştır. Araştırmanın evreni Ankara ili il merkezi ve merkez ilçelerde bulunan ve toplumun farklı kesimlerini temsil edecek biçimde ulaşılabilirlik durumuna göre seçilmiş 13 özel spor salonudur. Örneklem grubu ise bu spor salonlarında spor eğitmenliği (Antrenörlük) yapan ve gönüllülük esasına göre belirlenmiş 100 bireyden oluşmaktadır. Veriler araştırmacı tarafından, gönüllülük esasına göre belirlenmiş bireylere, konu hakkında bilgi verildikten sonra belli bir süre tanınarak doldurtulmuştur. Bu şekilde 48 erkek ve 52 kadın olmak üzere toplam 100 spor eğitmeni( Antrenör) araştırmaya katılmıştır. Elde edilen verilerin çözümlenmesi için uygun istatistik programda, istatistik olarak, Frekans (n), Yüzde (%), Çapraz Tablo (Cross Tab) ve Independent Sample t-Test işlemleri yapılmıştır. Açık uçlu sorulardan elde edilen verilere için ise tematik içerik analizi yapılmıştır. Karşılaştırmalı istatistiksel işlemde 0.05 anlamlılık düzeyi olarak kabul edilmiştir. Sonuç olarak; araştırma kapsamında elde edilen verilere göre katılımcıların, "covid 19" pandemi ve sürecinde yapılan uygulamalardan, genel olarak, ekonomik yönden, fiziksel, fizyolojik, sosyolojik ve "Covid-19" virüse yakalanma korkusu ile psikolojik olarak, "kaygı, endişe ve strese" girme, çevrelerindeki insanlara yönelik yaklaşımlarında ve sorumluluk alma yönlerinden olumsuz olarak etkilendiklerini söyleyebiliriz. Anahtar kelimeler:"Covid-19" pandemi,Özel spor salonu, Spor eğitmeni, Etki
Kadın sporcuların toplumsal cinsiyet eşitliği görüşleri ile olumsuz değerlendirilme korkusu düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesi
Bu araştırma kadın sporcuların toplumsal cinsiyet eşitliği görüşleri ile olumsuz değerlendirilme korkusu düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesini amaçlamaktadır. Araştırma, ilişkisel analiz tekniğine dayalı betimsel bir araştırmadır. Araştırmanın çalışma grubunu Akdeniz bölgesinde (Antalya-Burdur) yaşayan 313 elit kadın sporcu oluşturmaktadır. Araştırma grubuna ulaşmak için olasılığa dayalı örneklem seçim yöntemi kullanılmıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarak "Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Ölçeği" ile "Olumsuz Değerlendirilme Korkusu Ölçeği" ayrı formlar halinde uygulanmıştır. Elde edilen verilerin analizi için Statistical Packadge for Social Sciences (SPSS) 17.0 paket programı kullanılmıştır. Yapılan normallik testleri (Kolmogorov- Smirnov ve Shapiro Wilk) sonucunda ölçeklerden elde edilen puanların normal dağılım göstermediği belirlenmiştir. Bu sebeple çalışmada parametrik olmayan testlerden Spearman Korelasyon Analizi, Mann Whitney-U testi ve Kruskal Wallis testi; çözümleme sonucunda gruplar arasında bulunan anlamlı farkın hangi gruptan kaynaklandığını belirlemek içim ise, Post Hoc testlerinden Bonferroni Testi uygulanmıştır. Ayrıca verilerin analizinde frekans, yüzde, Minimum, maksimum, ortalama ve standart sapma değerleri kullanılmıştır. Anlamlılık düzeyi ise p<0,05 olarak belirlenmiştir. Araştırma sonuçlarına göre, yaş, eğitim durumu, medeni durum, değişkenlerine ve daha önce toplumsal cinsiyet kavramını duydunuz mu sorusuna verilen yanıtlar ile toplumsal cinsiyet eşitliği ölçeği alt boyutları arasında anlamlı farklılıklar saptanmış; olumsuz değerlendirilme korkusu ölçeği ile arasında anlamlı farklılıklar saptanmamıştır. Gelir durumu, yetiştiği yerleşim yeri değişkenleri ve spor ortamında toplumsal cinsiyet eşitsizliğine maruz kaldınız mı sorusuna verdikleri yanıtlar ile toplumsal cinsiyet eşitliği görüşleri ve olumsuz değerlendirilme korkusu ölçeği arasında anlamlı farklılık tespit edilememiştir. Ayrıca yapılan Spearman Korelasyon Analizi sonuçlarına göre Olumsuz Değerlendirilme Korkusu Ölçeği (ODKO) ile Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Ölçeğinin alt boyutlarından Erkeği Üstün gören Anlayış (EÜGA) ile pozitif yönlü anlamlı (r=,123; p<0,05); ODKO ile Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Ölçeğinin alt boyutlarından Kadını Erkeğe Bağımlı Kılan Anlayış (KEBKA) arasında pozitif yönlü ve anlamsız (r=,074; p>0,05); EÜGA ile KEBKA arasında pozitif yönlü ve anlamlı (r=,5333; p<0,05) bir ilişki tespit edilmiştir. Sonuç olarak, ilgili çalışmaya göre yaş, eğitim durumu, medeni durum ve toplumsal cinsiyet kavramını daha önce duyup duymama değişkenlerinin toplumsal cinsiyet eşitliği görüşleri ile ilişkili olduğu; gelir durumu, yetiştiği yerleşim yeri ve spor ortamında toplumsal cinsiyet eşitsizliğine maruz kalıp-kalmama değişkenlerinin ise hem toplumsal cinsiyet eşitliği görüşleri hem de olumsuz değerlendirilme düzeyleri ile ilişkili olmadığı söylenebilir.
Sporda sponsorluk uygulamalarının sponsor olan ve alan açısından incelenmesi
Spor sponsorluğu, spor ve spor etkinliklerinin sponsorluğunu kapsamaktadır. Bireysel, takım ve organizasyon gibi şekiller alan spor sponsorluğu, sponsorluk türleri arasında en yaygın sponsorluk türüdür. Bu çalışmanın amacı sporda sponsorluk uygulamalarının sponsor olan ve alan açısından incelenmesidir. Bu amaç doğrultusunda sponsor olan kişi/firma ve sponsor alan kulüpler (Adana Sertaş Spor Kulübü, Antalyaspor Spor Kulübü, Alanyaspor Spor Kulübü ve Kahramanmaraş Spor Kulübü) ile mülakat yapılmıştır. Mülakat formu ile toplanan veriler nitel yöntemle analiz edilmiştir. Elde edilen bulgulara göre sponsor olanlar sponsorluğu markalarının bilinirliklerinin artması için bir araç olarak kullanmaktadır. Buna ek olarak sponsorluk faaliyetleri ile müşteri sayılarında da artış beklemektedirler. Sponsor alan içinse maddi destek büyük önem taşımaktadır.