Theses supervised by Doç. Dr. Eyüp Bozkurt
11 theses · Fırat University
Sınıf öğretmenlerinin iletişim becerileri ile öz yeterliklerinin incelenmesi
Bu araştırmanın amacı, sınıf öğretmenlerinin iletişim becerileri ile öz yeterlik inançlarının belirlenmesi ve bu iki kavram arasındaki ilişkinin incelenmesidir. Araştırmanın yöntemi, nicel araştırma yöntemlerinden ilişkisel tarama araştırma modelidir. Araştırmanın örneklemi 2020-2021 eğitim döneminde Adana ilinde aktif görev yapan ve araştırmaya gönüllü olarak katılan 191 sınıf öğretmeninden oluşmaktadır. Araştırmada kullanılan ölçekler dört alt boyuttan ve 25 maddeden oluşan İletişim Becerisi Ölçeği ile üç alt boyuttan ve 17 sorudan oluşan Öz Yeterlik Ölçeğidir. Verilerin analizinde önce normallik testi sonuçlarına göre parametrik testlerin yapılması gerektiği belirlenmiş, bu nedenle cinsiyet, medeni durum, eğitim düzeyi değişkenlerine ilişkin analizler bağımsız gruplar t testi ile yapılmış, yaş ve mesleki kıdem için ANOVA testi yapılmış, post-hoc testlerinden Bonferroni testi yapılmıştır. İletişim becerisi ile öz yeterlik inancı arasındaki korelasyon değerlerini belirlemek için Pearson korelasyon testi kullanılmıştır. İletişim becerisinin öz yeterlik inancını ne kadar yordadığını belirlemek için çok değişkenli regresyon metotlarından Enter metodu kullanılmıştır. Araştırma sonunda elde edilen bulgulara göre, sınıf öğretmenlerinin iletişim becerisi ve öz yeterlik inançlarının yüksek olduğu saptanmıştır. Cinsiyet, medeni durum, eğitim düzeyi, yaş ve mesleki kıdem değişkenlerinin iletişim becerisi ve öz yeterlik inançlarını anlamlı şekilde farklılaştırmadığı bulunmuştur. İletişim becerisi ve alt boyutları ile öz yeterlik inancı ve alt boyutları arasındaki korelasyon değerlerinin anlamlı şekilde farklılaştığı ve tamamının pozitif yönlü olduğu belirlenmiştir. Regresyon analizine göre iletişim becerisi alt boyutunun öz yeterlik inancını %13.4 oranında yordadığı bulunmuş, iletişim becerisi alt boyutlarından sadece kendini ifade etme alt boyutunun öz yeterlik inancına anlamlı şekilde katkı sağladığı bulunmuştur. Anahtar Kelimeler: İletişim becerisi, Öz yeterlik inancı, Sınıf öğretmeni.
Pandemi sürecinde sınıf öğretmeni adaylarının teknoloji bağımlılığı nedenlerinin incelenmesi
Bu çalışmanın amacı, sınıf öğretmeni adaylarının pandemi döneminde teknoloji bağımlılıklarının nedenlerini incelemektir. Sınıf öğretmeni adaylarının, teknoloji bağımlılığından dolayı yaşadıkları sorunları belirlemektir. Araştırmanın evrenini 2020-2021 öğretim yılında Fırat Üniversitesi, Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi, İnönü Üniversitesinde eğitim görmekte olan sınıf öğretmeni adayları oluşturmaktadır. Araştırmanın nicel örneklemini Fırat Üniversitesi, Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi, İnönü Üniversitesinde, eğitim gören 405 öğrenci, nitel örneklem ise Fırat Üniversitesi, Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi, İnönü Üniversitesinde eğitim gören 20 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmanın amacına uygun olarak "Teknoloji Bağımlılığı Ölçeği" kullanılmıştır. Araştırma verilerinin nicel bölümü için istatistiksel çözümlemeleri bilgisayarda SPSS 22,0 (Statistical Package for the Social Sciences) kullanılarak yapılmıştır. Verilerin çözümlenmesinde % ve frekans alınmış, t testi ve varyans analizi uygulanmıştır. Nitel bölümü için ise "içerik analizi" yaparak yorumlanmıştır. Araştırmaya katılan öğretmen adaylarının, teknoloji bağımlılığı düzeylerinin orta düzeyde olduğu bulunmuştur. Genel olarak erkek öğretmen adaylarının, teknoloji bağımlılık düzeyleri kadın öğretmen adaylarına göre yüksek olduğu görülmüştür. Araştırmaya katılan katılımcıların, sınıf düzeylerinin araştırmanın ana başlığı olan teknoloji bağımlılığı boyutuna etki etmediği görülmüştür. Sosyo-ekonomik düzeyi yükseldikçe bağımlılık boyutunun da yükseldiği görülmüştür. Belirtilen nicel sonuçlar ile birlikte "açımlayıcı sıralı desen" modeline uygun olarak, nicel sonuçlara uygun olarak nitel sorular oluşturulmuştur. Nitel sorular, nicel sonuçlardan sonra iki alan uzmanının görüşü alınarak oluşturulmuştur Çalışmaya göre katılımcıların pandemi sürecinde teknolojik ürünler kullanım sürelerinin arttığı ortaya çıkmıştır. Araştırmaya göre katılımcıların teknoloji ürünleri genel olarak boş vakitlerini geçirmek için kullandığı görülmüştür. Katılımcıların bir çoğu kendini teknoloji bağımlısı olarak nitelendirmiştir.
Sınıf öğretmeni adaylarının matematiğe karşı tutum ve öz yeterlikleri arasındaki ilişkinin incelenmesi
Bu çalışmanın amacı, sınıf öğretmeni adaylarının matematik öz yeterlik inancı ve matematik dersine karşı tutumlarını cinsiyet, öğrenim gördükleri sınıf düzeyleri ve lisede iken seçtikleri alan gibi çeşitli değişkenler üzerinden incelemektir. Bu araştırmanın çalışma grubu, 2021-2022 eğitim-öğretim yılında Fırat Üniversitesi ve Mustafa Kemal Üniversitesi Sınıf Öğretmenliği Bölümünde öğrenimine devam eden 300 öğrenci ile oluşturulmuştur. Araştırmanın amacına ulaşılabilmesi için veriler "Matematiğe Karşı Öz Yeterlik Algısı Ölçeği", "Matematik Tutum Ölçeği" ve "Kişisel Bilgi Formu" olmak üzere üç ölçek kullanılmıştır. "Matematiğe Karşı Öz Yeterlik Algısı Ölçeği" üç faktörden oluşmuştur ve bunlar da OYF1 (Matematik Benlik Algısı), OYF2 (Matematik Konularında Davranışlarındaki Farklılık) ve OYF3 (Matematiği Yaşam Becerilerine Dönüştürme) olarak adlandırılmıştır. Çalışmadan elde edilen bulguların analizi SPSS 22.0 paket programı kullanılarak yapılmıştır. Elde edilen verilerin analizinde "aritmetik ortalama", "yüzde", "frekans" kullanılmıştır. Sınıf Öğretmenliği Bölümünde öğrenimine devam eden öğrencilerin görüşlerinin, demografik verilere göre analizinde de Bağımsız Gruplar T-Testi, Tek Yönlü Varyans Analizi (ANOVA) ve Çoklu Regresyon Analizi kullanılmıştır. Elde edilen bulgular sonucunda öğrencilerin matematik öz yeterlik inancının öğrenim gördükleri sınıf düzeyi değişkenine göre anlamlı bir farklılık yoktur. Cinsiyet ve lisede seçtikleri alan değişkenine göre anlamlı bir farklılık gösterdiği sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca öğrencilerin lisede seçtikleri alan değişkenine göre anlamlı bir farklılığın olmadığı; cinsiyet ve öğrenim gördükleri sınıf düzeyi değişkenleri açısından ise anlamlı bir farklılık gösterdiği sonucuna ulaşılmıştır. Bu sonuçlara ek olarak sınıf öğretmeni adaylarının matematik öz yeterlik inancı ve matematiğe karşı tutumu arasında da anlamlı bir fark bulunmuştur. Buna ek olarak yapılan çoklu regresyon analizinden elde edilen bulgular ile matematik öz yeterlik inancının matematik tutumunu %58 oranında açıkladığı sonucuna ulaşılmıştır.
Öğretmenlerin değerler eğitimine yönelik tutumlarının incelenmesi
Araştırmada, öğretmenlerin değerler eğitimine yönelik tutumlarının incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmada karma araştırma yöntemi kullanılmıştır. Karma araştırma desenlerinden de açıklayıcı ardışık desen kullanılmıştır. Araştırmada önce nicel veriler toplanmış ardından nitel veriler toplanmıştır. Araştırmanın evrenini 2019-2020 eğitim-öğretim yılında Elazığ ilinde görev yapan 8524 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırmanın nicel basamağındaki örneklemini, 2019-2020 eğitim-öğretim yılı Elazığ ilinde görev yapan 273 sınıf öğretmeni ve 252 branş öğretmeni olmak üzere toplam 525 öğretmen oluşturmuştur. Araştırmanın nitel basamağındaki örneklemini ise bu öğretmenler arasından belirlenen 30 öğretmen oluşturmuştur. Araştırmada öncelikle "Değerler Eğitimine Yönelik Tutum Ölçeği (DETÖ)" uygulanmıştır. Araştırmanın nitel kısmında ise yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Verilerin nicel analizinde; frekans, yüzde dağılımları, standart hata, ortalama, standart sapma, çarpıklık, basıklık değerleri, güvenirlik, bağımsız gruplar t testi ve tek faktörlü ANOVA kullanılmıştır. Araştırmadan elde edilen veriler bilgisayar destekli istatistik paketi olan SPSS 22.0 programı ile analiz edilmiştir. Görüşme verilerinin analizinde ise içerik analizi yapılmıştır. Araştırmanın bulgularına göre; yaş, mesleki branş, mesleki kıdem ve okul türü değişkenine göre öğretmenlerin değerler eğitimine yönelik tutumlarında anlamlı bir farklılık olmadığı, cinsiyet değişkenine göre ise anlamlı bir farklılık olduğu belirlenmiştir. Nitel bölümde öğretmenlerin verdikleri cevaplar çeşitli kodlara dönüştürülmüş ve araştırma bulguları sonunda çeşitli önerilerde bulunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Değer, Değerler Eğitimi, Tutum, Sınıf Öğretmeni, Branş Öğretmeni
Sınıf öğretmenlerinin okul kültürü ile değer sistemine ilişkin algıları
Okullar çocukların duygusal, fiziksel, eğitimsel gelişiminde önemlidir. Okulların ana hedeflerinden biri öğrencilerin toplum tarafından arzu edilen belirli değerlere karşı sosyalleşmesidir. Bu yüzden okullarda yaygınolan değerlerin aktarılması önemlidir. Toplum tarafından özümsenen ve benimsenen değerlerin bireylere iletilmesinde okullara büyük önem düşmektedir. Okullarda oluşturulan okul kültürü bu değerlerin aktarılması sürecinde önemli bir rol üstlenmektedir. Çocuklar okullarda egemen olan kültürün verdiği değerleri, tutumları ve inançları öğrenirler. Toplumun benimsediği değerlerle okulun benimsediği okul kültürü paralelse çocukların bu değerleri benimsemeleri kolaylaşır ve yetişkinlik yaşamlarında değer çatışmalarını daha az yaşarlar. Bu araştırmada, sınıf öğretmenlerinin okul kültürü ile değer sistemlerine ilişkin algılarının incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmanın örneklemini 2019- 2020 eğitim öğretim yılında, Elazığ ilinde görev yapan 350 sınıf öğretmeni oluşturmuştur. Veri toplama aracı olarak "Kişisel Bilgi Formu", "Okul Kültürü Ölçeği" ve "Portre Değerler Ölçeği" kullanılmıştır. Araştırmada 9 alt probleme cevap aranmıştır. Verilerin çözümlenmesinde frekans analizi, betimleyici analizler (ortalama ve standart sapma), t testi ve tek yönlü varyans analizi , LSD Post-Hoc ve Pearson Korelasyon Analizi tekniklerinden faydalanılmıştır. Araştırmadan elde edilen bulgular şunlardır: Sınıf öğretmenlerinin okul kültürünün geneline ilişkin algıları okuldaki görev süresi değişkeni bakımından önemli farklılık göstermektedir. Sınıf öğretmenlerinin okul kültürünün geneline ilişkin algıları yalnızca okuldaki görev süresinde farklılaşmamış; cinsiyet ve yaş değişkenleri ise ölçek genelinde etkili olmayıp belli boyutlarda önemli farklılık yaratmıştır. Sınıf öğretmenlerinin en çok önem atfettikleri değer boyutları sırasıyla "Güvenlik", "Evrensellik" ve "Uyma" değer boyutları olmuştur. En düşüm önem atfettikleri değer boyutu ise "Güç" olmuştur. Sınıf öğretmenlerinin değer sistemleri cinsiyet ve yaş değişkenlerinde önemli farklılık göstermektedir. Okuldaki görev süresi değişkeninin öğretmenlerin değer sistemlerinin genelinde önemli bir farklılaşmaya yol açmadığı görülmektedir. Sınıf öğretmenlerinin okul kültürüne ilişkin algıları ile değer sistemlerine ilişkin algıları arasında önemli bir ilişki vardır. Sınıf öğretmenlerinin "Uyma" ve "Güvenlik" değer boyutuna verdikleri önem artıkça okul kültürü ve boyutlarına ilişkin algıları da artmaktadır. Anahtar Kelimeler: Okul Kültürü, Değer, Değerler Eğitimi, Sınıf Öğretmeni
Web 2.0 araçları kullanımının ilkokul 3. sınıf öğrencilerinin matematik dersine yönelik tutum ve başarılarına etkisinin incelenmesi
Bu araştırmanın amacı, matematik dersinde Web 2.0 araçları ile hazırlanan etkinliklerin kullanımının ilkokul 3.sınıf öğrencilerinin matematik başarılarına ve tutumlarına etkisini incelemektir. Araştırma 2023-2024 eğitim öğretim yılında Elazığ ilinin Palu ilçesinde bulunan bir devlet okulunda öğrenim gören 3. Sınıf öğrencileri ile gerçekleştirilmiştir. Çalışmaya 17'si deney, 18'i kontrol grubu olmak üzere 35 öğrenci katılmıştır. Çalışmanın gerçekleştirileceği okulun tercihinde, kolay ulaşılabilir örnekleme yöntemi tercih edilmiştir. Öğrenci gruplarının belirlenmesinde ise, olasılıksal örnekleme metotlarından biri olan rastgele örnekleme yöntemi uygulanmıştır. Deney grubunda, Web 2.0 teknolojileri kullanılarak geliştirilen etkinliklerle dersler yürütülürken, kontrol sınıfında ise müfredat kitabındaki etkinliklerle eğitim verilmiştir. Bu araştırma toplamda altı hafta devam etmiştir. Araştırmanın veri toplama sürecinde "Matematiğe Yönelik Tutum Ölçeği" ve "Kesir Kavrama Testi" kullanılmıştır. Verilerin değerlendirilmesi için SPSS 22 programından yararlanılmıştır. Elde edilen sonuçlar, araştırma sorularına bağlı kalarak analiz edilmiştir. Araştırmanın bulgularına göre, Web 2.0 teknolojileriyle desteklenen öğretim yöntemlerinin uygulandığı deney grubundaki öğrencilerin matematiksel tutumlarında ve matematiksel başarılarında belirgin bir değişim tespit edilmiştir.
Sınıf öğretmenlerinin farklılaştırılmış öğretime dair özyeterlik algıları ile mesleki özyeterlik algılarının incelenmesi
Araştırma, ilkokullarda görev yapmakta olan sınıf öğretmenlerinin farklılaştırılmış öğretim uygulamalarına dair özyeterlik algıları ile mesleki özyeterlik algıları arasındaki ilişkiyi ortaya çıkarmak amacıyla ilişkisel tarama modeli tercih edilerek yapılmıştır. Çalışma nicel araştırma yöntemi ile yapılmıştır. Araştırmanın evrenini 2023-2024 Eğitim Öğretim yılında Muş Milli Eğitim Müdürlüğü'ne bağlı ilkokullarda görev yapan sınıf öğretmenleri oluşturmuştur. Araştırma sürecindeki örneklem grubunu; basit, yansız örnekleme ile belirlenen 355 sınıf öğretmeni oluşturmaktadır. Araştırma amacına yönelik olarak öğretmenlere "Farklılaştırılmış Öğretim Özyeterlik Ölçeği" ve "Öğretmen Özyeterlik Algı Ölçeği" uygulanmıştır. Veri analizinde uygulanan ölçeklerden elde edilen veriler lisanslı SPSS 24.0 paket programı kullanılarak incelenmiştir. Araştırmada kullanılan veri toplama araçlarının normallik analizi çarpıklık-basıklık ve Kolmogorov-Smirnova testi ile gerçekleştirilmiştir. Normallik analizi sonucunda normal dağılım göstermediği belirlenmiştir. Çalışma sonuçlarımıza göre öğretmenlerin farklılaştırılmış öğretim öz-yeterlilik inançlarının yüksek düzeyde olduğu öğretmenlerin farklılaştırılmış öğretime katılımlarının yüksek olduğu belirlenmiştir. Sınıf öğretmenlerin cinsiyetlerinin farklılaştırılmış öğretim özyeterlik algısına dair farklılık kaynağı olmadığı; yaş, kıdem, eğitim düzeyi, farklılaştırılmış öğretim eğitimi almasının farklılaştırılmış öğretim özyeterlik algısını artırdığı sonucuna ulaşılmıştır. Çalışma sonuçlarımıza göre sınıf öğretmenlerinin mesleki özyeterlik algılarının yüksek düzeyde olduğu belirlenmiştir. Sınıf öğretmenlerin cinsiyetlerinin mesleki özyeterlik algısına dair farklılık kaynağı olmadığı; yaş, kıdem, eğitim düzeyi, farklılaştırılmış öğretim eğitimi almasının mesleki özyeterlik algısını artırdığı sonucuna ulaşılmıştır. Çalışmamızda farklılaştırılmış öğretim özyeterlik algıları ile mesleki özyeterlik algıları arasında pozitif yönlü doğrusal ve güçlü bir ilişkinin olduğu ve farklılaştırılmış öğretim özyeterlik algılarının mesleki özyeterlik algılarını pozitif ve güçlü bir şekilde etkilediği belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Farklılaştırılmış Öğretim Özyeterlik algısı, Mesleki Özyeterlik algısı, Sınıf öğretmenleri
Sınıf öğretmenlerinin ses temelli cümle yöntemine ilişkin görüşleri: Bir meta analiz çalışması
Eğitim hayatı bir bireyin gelecekteki yaşamını doğrudan etkileyen hayati bir süreçtir. Bu sürecin temelini ise okuma yazma öğretimi oluşturur. Ülkemizde ilk okuma ve yazma öğretimi için kullanılan yöntemler dönemin ihtiyaçlarına göre zaman zaman değişim göstermiştir. Ülkemizde uygulanan güncel ilk okuma ve yazma metodu ses temelli cümle yöntemi olmuştur. Bu yöntemin uygulayıcıları sınıf öğretmenleridir. Bundan hareketle yapılan araştırmada sınıf öğretmenlerinin ses temelli cümle yöntemine ilişkin görüşleri meta analiz yöntemi kullanılarak incelenmiştir. Konu ile ilgili toplam 75 çalışmaya ulaşılmış, gereken kriterleri sağlayan 20 çalışma meta analize dahil edilmiştir. Araştımada veri analizini yapmak için RevMan 5.5. (Review Manger) Ve Jamovi 2.2 istatistik programları kullanılmıştır. Meta analize dahil edilen çalışmalarda yayın yanlılığının varlığını tespit etmek amacıyla "Huni Grafiği" ve "Egger's Regresyon Analizi" yapılmıştır. Çalışmadaki değişkenlere ilişkin heterojenite testi yapılmış ve her çalışma için hesaplanan heterojenlik seviyesine göre uygun olan model seçilmiştir. Hesaplanan etki büyüklüğü değerlerine göre, sınıf öğretmenlerinin ses temelli cümle yöntemine ilişkin görüşlerinde cinsiyet değişkeni için hesaplanan değer erkek öğretmenler lehine olduğu, mesleki kıdem süresi değişkeni için hesaplanan değerin 16 yıl ve üzerinde görev yapan öğretmenlerin lehine olduğu, mezun olunan okul türü değişkeni için hesaplanan değerin eğitim fakültesi veya eğitim enstitüsü mezunlarının lehine olduğu, yaş değişkeni için hesaplanan değerin ise 22-39 yaş aralığındaki öğretmenlerin lehine olduğu belirlenmiştir. Elde edilen etki büyüklüklerinin ise zayıf düzeyde oldukları görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Sınıf öğretmeni, Meta analiz, ilk okuma – yazma öğretimi, ses temelli okuma-yazma öğretimi
Sınıf öğretmenleri için matematik kaygı ölçeği: Ölçek uyarlama çalışması ve sınıf öğretmenlerinin matematik kaygı düzeylerinin belirlenmesi
Bu araştırmada, Colleen M. Ganley vd. tarafından geliştirilen ve orijinal adı "Math Anxiety Scale for Teachers (MAST)" olan ölçeğin Türkçeye uyarlanması ve uyarlanan ölçekle sınıf öğretmenlerinin cinsiyet, yaş, görev yılı, okutulan sınıf kademesi ve sınıftaki öğrenci sayısı değişkenleri bakımından matematik kaygı düzeylerinin tespit edilmesi amaçlanmıştır. Araştırmada nicel araştırma yöntemlerinden biri olan tarama modeli kullanılmıştır. Ölçeğin Türkçeye çevirisi yapılırken geri orijinaline çeviri tekniği uygulanmıştır. Ölçeğin anlaşılırlığı için yapılan teste 30 sınıf öğretmeni katılmıştır. Çalışmanın örnekleminde 381 kişi bulunmaktadır. Bunlardan 154 kişilik veri seti DFA analizlerinde kullanılmıştır. 227 kişilik veri seti ise diğer analizlerde kullanılmıştır. Araştırmadaki veriler SPSS ve AMOS programları ile analiz edilmiştir. Genel matematik kaygısı alt boyutu için Cronbach Alpha katsayısı 0,911, matematik öğretme kaygısı alt boyutu için 0,891 ve ölçek toplamı için 0,942 olarak elde edilmiştir. Araştırmada Türkçeye uyarlaması yapılan ölçeğin geçerli ve güvenilir bir ölçek olduğu belirlenmiştir. Araştırmaya katılan sınıf öğretmenlerinin görev yılı değişkeni açısından matematik kaygı düzeylerinin anlamlı şekilde farklılaştığı, cinsiyet, yaş, okutulan sınıf kademesi ve sınıftaki öğrenci sayısı değişkenleri açısından ise matematiksel kaygı düzeylerinin anlamlı şekilde farklılaşmadığı tespit edilmiştir. Sonuç olarak Türkçeye uyarlanan "Sınıf Öğretmenleri için Matematik Kaygı Ölçeği"nin geçerli ve güvenilir bir ölçme aracı olduğu tespit edilmiştir.
Sınıf öğretmenlerinin zekâ oyunlarına ilişkin tutumlarının, bilme düzeylerinin ve kullanım sıklıklarının incelenmesi
Sınıf Öğretmenlerinin Zekâ Oyunlarına İlişkin Tutumlarının,Bilme Düzeylerinin ve Kullanım Sıklıklarının İncelenmesi Bu araştırmanın amacı sınıf öğretmenlerinin zekâ oyunlarına yönelik tutumlarını, zekâ oyunlarını bilme düzeylerini, kullanım sıklıklarını tespit etmek ve demografik verilere dayalı olarak incelemektir. Araştırmanın örneklemini, 2022-2023 eğitim ve öğretim yılında Diyarbakır ilinde görev yapan kolay ulaşılabilir örneklem yöntemi ile seçilen 282 sınıf öğretmeni oluşturmaktadır. Veriler amaca uygun bir biçimde "Kişisel Bilgi Formu", "Zekâ Oyunlarına Yönelik Tutum Ölçeği", "Zekâ Oyunları Bilgi Düzeyi Dereceli Puanlama Anahtarı" ve "Zekâ Oyunları Kullanım Sıklığı Dereceli Puanlama Anahtarı" olmak üzere dört veri toplama aracı ile toplanmıştır. Elde edilen veriler istatistik paket programı kullanılarak analiz edilmiştir. Veriler analiz edilirken "yüzde", "frekans" ve "aritmetik ortalama" kullanılmıştır. Değişkenlere göre analiz yapılırken Bağımsız Gruplar T- Testi ve Tek Yönlü Varyans Analizi yapılmıştır. Elde edilen bulgular sonucunda sınıf öğretmenlerinin zekâ oyunlarına yönelik olumlu tutum içeren maddelere kesinlikle katıldıkları, olumsuz tutum içeren maddelere kesinlikle katılmadıkları davranışssal öge içeren maddelere katıldıkları ya da kararsız oldukları görülmüştür. Ayrıca sınıf öğretmenlerinin demografik verilere göre tutumları incelendiğinde cinsiyete göre zekâ oyunları yönelik tutumlarda anlamlı farklılık bulunamamıştır. Ayrıca mesleki kıdem bakımından tutumlar incelendiğinde 6-10 yıl mesleki kıdeme sahip öğretmenlerin diğer mesleki kıdem yıllarına göre daha olumsuz tutumda oldukları görülmüştür. Zekâ oyunları üzerine eğitim alan öğretmenlerin olumlu tutum içinde oldukları ve davranışsal öge değerinin de yüksek olduğu görülmüştür. Öğrenim durumuna göre zekâ oyunları yönelik tutumlar incelendiğinde de öğrenim durumuyla zekâ oyunlarına yönelik tutum arasında anlamlı farklılık bulunamamıştır. Sınıf öğretmenlerinin zekâ oyunlarını bilme düzeyleri ve kullanım sıklığı düzeyleri incelendiğinde zekâ oyunu bazında sonuçlara ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Sınıf öğretmeni, zekâ oyunları, zekâ oyunlarına yönelik tutum, tutum
İlkokul 4. sınıf öğrencilerinin matematik öz yeterlik/çabaları ile matematik tutumları arasındaki ilişkinin incelenmesi
Bu araştırmanın amacı, ilkokul 4. sınıf öğrencilerinin matematik dersine yönelik öz yeterlik inançları, çabaları ve tutumları arasındaki ilişkiyi incelemektir. Araştırma kapsamında nicel araştırma yöntemlerinden ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Çalışmanın örneklemini, 2024–2025 eğitim-öğretim yılında Adıyaman ilinde öğrenim gören 276 dördüncü sınıf öğrencisi oluşturmuştur. Öğrencilerin matematik öz yeterlik ve çaba düzeylerini ölçmek amacıyla Ian Hay, Yvonne Stevenson ve Stephen Winn (2022) tarafından geliştirilen ve Türkçeye uyarlanan "Self-Efficacy-Effort in Mathematics Scale (SEEM)" adlı ölçek kullanılmıştır. Matematik dersine yönelik tutumlarını belirlemek için ise Gülburnu ve Yıldırım (2015) tarafından geliştirilen Matematik Tutum Ölçeği'nden yararlanılmıştır. Ölçeklerin geçerlik ve güvenirlik çalışmaları yapılmış, elde edilen veriler uygun analiz teknikleriyle değerlendirilmiştir. Araştırma bulgularına göre, öğrencilerin matematik öz yeterlik, çaba ve tutum düzeyleri arasında anlamlı ve pozitif yönde ilişkiler bulunmuştur. Özellikle matematik tutumunun, öz yeterlik ve çaba ile güçlü bir şekilde ilişkili olduğu saptanmıştır. Cinsiyet değişkenine göre anlamlı bir farklılık görülmemiştir; ancak akademik başarı düzeyine göre değişkenler arasında anlamlı ilişkiler olduğu belirlenmiştir. Bu sonuçlar, duyuşsal etmenlerin matematik başarısındaki rolünü ortaya koymakta; özellikle öz yeterlik inancı ve harcanan çabanın tutumla nasıl etkileşim içinde olduğunu göstermektedir. Araştırma, ölçek uyarlama süreci, güncel veri seti ve çok yönlü analiziyle alan yazına önemli katkılar sunmaktadır.