Theses supervised by Doç. Dr. Haktan Demircioğlu
10 theses · Hacettepe University
Annelik bekçiliği öncülleri, baba katılımı ve çocuk davranış yapısına dair bir modelleme
Bu tez çalışmasında, anne bekçiliği davranışlarını tetiklediği düşünülen bireysel ve ailesel faktörleri test etmek, bekçilikle ilişkili öncüllerin baba katılımına etkisini belirlemek ve son olarak bekçilik öncüllerinin baba katılımı yoluyla çocukların sosyo-duygusal sonuçlarını nasıl etkilediğini sınamak amaçlanmıştır. Çalışmada anneler (n=1013) olası bekçilik öncülleri olan kişilik yapıları, bekçilik davranışları, cinsiyet normlarına uyum, kendi annelerinin bekçilik uygulamaları, eş desteği ve ebeveynlik öz yeterliliği ile çocuk sosyo-duygusal durumu hakkında bilgi verirken, babalar (n=1013); katılım düzeyleri, ebeveynlik öz yeterlilikleri ve algıladıkları bekçilik hakkında bilgi vermiştir. Analizde, Pearson ki-kare, ANOVA, bağımlı gruplar t-testi, hiyerarşik regresyon analizi ve modeller için yapısal eşitlik modellemesinden faydalanılmıştır. Babaların hissettiği bekçilik düzeylerinin ortalamaları annelerin bildirdiğinden daha yüksek bulunmuştur. Bekçiliği açıklayan değişkenler; nevrotiklik (kişiliğin alt boyutu), eş desteği, cinsiyet normlarına uyum, annenin annesinin bekçilik düzeyi ve ebeveyn öz yeterliliği olarak elde edilmiştir. Bekçiliğin, öncülleri ile baba katılımı arasındaki ilişkide aracı bir rol oynadığı kaydedilmiştir. Ebeveyn öz yeterliliği dışındaki öncüllerle çocuk sosyoduygusal durumları arasında ise, baba katılımı üzerinden, bekçiliğin aracı rolü oynadığı nihai modellerde görülmüştür. Buna yönelik erken çocuklukta problem davranışlarla başa çıkmak ve sosyal becerileri geliştirmek için ailelerin bütüncül olarak ele alınması tartışılmış, uygulamaya yönelik öneriler sunulmuştur.
Okul öncesi dönem çocuklarının duygu düzenleme becerileri, duygusal zeka ve psikolojik sağlamlık düzeyleri ile davranış problemleri arasındaki ilişkinin incelenmesi
Bu araştırmanın amacı okul öncesi dönem çocuklarının duygu düzenleme becerileri, duygusal zeka ve psikolojik sağlamlık düzeyleri ile davranış problemleri arasındaki ilişkinin incelenmesidir. Bu kapsamda araştırmanın çalışma grubunu İstanbul ilinin Bahçelievler merkez ilçesinde özel veya devlet anaokuluna devam eden 3-6 yaş okul öncesi dönemi çocukları ve öğretmenleri oluşturacaktır. Gönüllülük esasına dayanan bu çalışmaya öğretmenlerden elde edilecek veriler doğrultusunda 370 çocuğun katılması hedeflenmektedir. Araştırmada "Demografik Bilgi Formu", "Conners' Öğretmen Derecelendirme Ölçeği", "Sullivan Öğretmenler için Çocukların Duygusal Zekasını Değerlendirme Ölçeği", "Duygu Düzenleme Ölçeği" ve "Okul Öncesi Çocuklar için Sosyal Duygusal İyi Oluş ve Psiklojik Sağlamlık Ölçeğinden" yararlanılması planlanmaktadır. Elde edilen verilerin analizinde ise verilerin normal dağılım gösterme durumuna göre ANOVA testi ya da Kruskal Wallis-H testi kullanılacak olup değişkenler arasındaki anlamlılık ilişkisine göre gerekli korelasyon ve regresyon çözümlemeleri uygulanacaktır.
Ergen ve ailelerin psikolojik sağlamlığının değerlendirilmesinde kullanılan araçların güvenirlik genellemesinin meta analiz yöntemiyle incelenmesi
Psikolojik sağlamlık, organizmayı ve organizmanın gelişimini tehdit eden unsurlara rağmen problemlere başarılı bir şekilde uyum sağlama kapasitesi olarak tanımlanmaktadır. Ergen ve ailelerde psikolojik sağlamlığın değerlendirmesine yönelik araçların sayıları giderek artmakta olup elde edilen ölçümlere ilişkin güvenirlik değerlerine ilişkin genelleme çalışmaları sınırlı sayıdadır. Literatür incelemesi sonucunda sıklıkla kullanılan "Ergenler İçin Psikolojik Sağlamlık Ölçeği (Hjemdal ve ark. 2006)" ve "Aile Psikolojik Sağlamlığı Değerlendirme Ölçeği (Sixbey, 2005)" incelenmiş olup güvenirlik genellemesinin bulunmadığı belirlenmiştir. Web of Science, Scopus, Pubmed, Proquest, YÖK Ulusal Tez Merkezi, TR Dizin ve DergiPark veri tabanlarından elde edilen kayıtlar dahil etme kriterlerine göre incelenmiştir. Araştırmaya dahil edilen veriler rastgele etkiler modeli kullanılarak bonett dönüşümüyle açık kaynak kodlu R yazılımında analiz edilmiştir. Dönüştürülmüş cronbach alfa katsayıları Ergenler İçin Psikolojik Sağlamlık Ölçeği (READ) toplamı için 0.920, Kişisel Yeterlilik alt boyutu için 0.788, Sosyal Yeterlilik alt Boyutu İçin 0.780, Yapılandırılmış Tarz alt boyutu için 0.654, Aile Uyumu alt boyutu için 0.863 ve Sosyal Kaynaklar alt boyutu için 0.819 olarak hesaplanmıştır. Aile Psikolojik Sağlamlığı Değerlendirme Ölçeği (FRAS) toplamı için 0.951, Aile İletişimi ve Problem Çözme alt boyutu için 0.949, Sosyal ve Ekonomik Kaynaklardan Yararlanma alt boyutu için 0.792, Olumlu Bakışı Sürdürme alt boyutu için 0.861, Aile Bağlılığı alt boyutu için 0.635, Aile Spiritüelliği alt boyutu için 0.873, Sıkıntıya Anlam Oluşturma alt boyutu için 0.702 olarak belirlenmiştir. Elde edilen dönüştürülmüş cronbach alfa katsayıları, literatürde sunulan referans değerler göz önüne alınarak ölçeklerin temel araştırmalar ve klinik araştırmalarda kullanımları değerlendirilmiştir.
Ergenlerin aile bütünlük duygu düzeyleri ile sanal zorbalık ve mağduriyet düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesi
Araştırmada ergenlerin aile bütünlük duygu düzeyleri ile sanal zorbalık ve mağduriyet düzeyleri ve arasındaki ilişkinin incelenmesi hedeflenmiştir. Araştırmanın evrenini 2020-2021 eğitim ve öğretim yılında Sakarya İl Milli Eğitim Müdürlüğü Adapazarı ilçesine bağlı kamu liselerinin 9. 10. 11. ve 12. sınıfına devam eden 15.081 ergen oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini ise %5 hata payı ile 501 ergen (363'ü kız ve 138'i erkek) oluşturmuştur. Araştırma verileri "Kişisel Bilgi Formu", "Siber Mağdur ve Zorbalık Ölçeği (SMZÖ)" ve "Aile Bütünlük Duygusu Ölçeği (ABDÖ)" ile toplanmıştır. Araştırmada nicel model yöntemi kullanılmıştır ve verilerin analizinde Kolmogorov-Smirnov, Bağımsız Gruplar T Testi, Mann Whitney-U Testi, Kruskal Wallis-H Testi, Bonferroni testi, Tek Yönlü Varyans Analizi (ANOVA), Pearson Korelasyon Katsayısı ve Çoklu Regresyon kullanılmıştır. Aile Bütünlük Duygu Düzeyi Ölçeğinin Anlaşılabilirlik, Anlamlılık ve toplam puanları ile Siber Mağdur ve Zorbalık Ölçeği Ölçeği alt boyutlarından Dilsel Zorbalık, Kimlik Gizleme, Siber Sahtecilik ve toplam puanları arasında negatif yönlü bir ilişki bulunmuştur. Son olarak, Aile Bütünlük Duygu Düzeyi Ölçeği alt boyutlarından Anlaşılabilirlik, Anlamlılık ve toplam puanlarının (negatif etki) ergenlerde görülen sanal zorbalık ve mağduriyet davranışlarını yordamada istatistiksel olarak anlamlı bir etkisi olduğu görülmektedir. Bu kapsamda araştırma bulguları ilgili alanyazın incelenerek yorumlanmış ve önerilerde bulunulmuştur.
2-12 yaşındaki çocukların uyum düzeyleri ile çocuk evlerinde bakım elemanı olarak çalışan ebeveynlerinin yeterlik, psikolojik iyi oluş ve algılanan sosyal destek düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesi
Bu araştırma, 2-12 yaşındaki çocuklarının uyum düzeyleri ile ebeveynlerinin yeterlik, psikolojik iyi oluş ve algılanan sosyal destek düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesini amaçlamıştır. Araştırmada amaçlı örnekleme yöntemi kullanılmış olup Türkiye'yi temsilen NUTS 2 (26 alt bölge) illerinde Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının bünyesinde bulunan Çocuk Evleri Koordinasyon Merkezlerine bağlı Çocuk Evlerinde bakım elemanı olarak çalışan 505 ebeveyn (442 anne, 63 baba) ve çocuğu (261 kız, 244 erkek), çalışmanın örneklemini oluşturmuştur. Araştırma verileri Gönüllü Katılım Formu, Çocuk/Ebeveyn Bilgi Formu, Çocuk Uyumu ve Annebaba Yeterlik Ölçeği 2 - 12 Yaş (CAPES-TR), Psikolojik İyi Oluş Ölçeği, Çok Boyutlu Algılanan Sosyal Destek Ölçeği ile toplanmıştır. Verilerin analizinde Bağımsız Gruplar t testi, Tek Yönlü Varyans Analizi (ANOVA), Pearson Korelasyon Katsayısı, Çoklu Doğrusal ve Hiyerarşik Regresyon Analizi kullanılmıştır. Farklı demografik değişkenlere göre ölçek puanlarının farklılaşıp farklılaşmadığı saptanmıştır. Çocukların uyum düzeyleri ile ebeveynlerinin algılanan sosyal destek düzeyleri arasında anlamlı fakat önemsenmeyecek düzeyde ilişki; psikolojik iyi oluş düzeyleri arasında anlamlı düzeyde zayıf ve negatif yönlü; yeterlik düzeyleri arasında anlamlı düzeyde orta ve negatif yönlü bir ilişki tespit edilmiştir. Ebeveynlerin yeterlik düzeyleri ile algılanan sosyal destek düzeyleri arasında anlamlı düzeyde zayıf ve pozitif yönlü; psikolojik iyi oluş düzeyleri arasında anlamlı düzeyde orta ve pozitif yönlü bir ilişki bulunmuştur. Ebeveynlerin psikolojik iyi oluş düzeyleri ile algılanan sosyal destek düzeyleri arasında anlamlı düzeyde zayıf ve pozitif yönlü bir ilişki ortaya konmuştur. Ayrıca ebeveyn yeterliği ve psikolojik iyi oluşun, çocuk uyumundaki toplam varyansın %33'ünü yordadığı bulunmuştur. Bulgular alanyazın doğrultusunda tartışılarak öneriler sunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Uyum, özyeterlik, ruh sağlığı, algılanan sosyal destek
Öykü temelli ve aile katılımlı sosyal duygusal gelişim destek programının çocukların farklılıklara saygı düzeyi ve benlik algısı üzerindeki etkisinin incelenmesi
Bu araştırmanın amacı, 5-6 yaş grubunda bulunan çocuklar için geliştirilen öykü temelli ve aile katılımlı sosyal duygusal gelişim destek programının çocukların; farklılıklara saygı becerileri ve benlik algısı düzeyleri üzerindeki etkisini incelemektir. Araştırma, İstanbul'da Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı Sultan Alparslan Anaokulunda öğrenim görmekte olan 5-6 yaş grubundaki çocuklar üzerinde yürütülmüştür. Araştırmada ön test son test kontrol gruplu deneysel desen kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubu; deney grubunda 14, kontrol grubunda 12 olmak üzere toplam 26 çocuktan oluşmuştur. Araştırma kapsamında geliştirilmiş olan "Sosyal Duygusal Gelişim Destek Programı" deney grubunda yer alan çocuklara haftada bir gün olmak üzere 13 hafta boyunca uygulanmış, kontrol grubunda yer alan çocuklara ise herhangi bir müdahalede bulunulmamıştır. Deney ve kontrol grubunu oluşturan çocukların farklılıklara saygı becerileri, Farklılıklara Saygı Ölçeği'nden, benlik algısı düzeyleri, Demoulin Benlik Algısı Ölçeği'nden, elde edilen veriler aracılığı ile değerlendirilmiştir. Her iki gruba da söz konusu ölçekler aracılığı ile ön test ve son test uygulamaları yapılmış, kalıcılık testi uygulamaları ise sadece deney grubuna son test uygulamalarından sekiz hafta sonra uygulanmıştır. Araştırma kapsamında yapılan analizlerde; gruplar arası karşılaştırmalarda Mann-Whitney U testi, grup içi karşılaştırmalarda Wilcoxon İşaretli Sıralar Testi kullanılmıştır. Değişkenler %95 güven düzeyinde ve p değeri 0,05'ten küçük anlamlı kabul edilmiştir. Verilerin analizinden elde edilen bulgulara dayanılarak; deney grubuna uygulanan Sosyal Duygusal Gelişim Destek Programı'nın çocukların farklılıklara saygı becerileri ve benlik algısı düzeyleri üzerinde olumlu yönde etkisinin olduğu ve bu etkinin kalıcı olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Farklılıklara saygı, benlik algısı, sosyal duygusal gelişim destek programı, aile katılımı, çocuk kitapları.
Okul öncesi dönem çocuklarının davranış problemleri ve ebeveynlerinin yaşam pozisyonları arasındaki ilişkinin incelenmesi
Araştırmada okul öncesi dönem çocuklarının davranış problemleri ve ebeveynlerinin yaşam pozisyonları arasındaki ilişkinin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmanın evrenini 2019-2020 eğitim ve öğretim yılında Ankara Altındağ İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü'ne bağlı bağımsız anaokullarına ve ilkokulların anasınıflarına devam eden 3-6 yaş dilimi içerisindeki 4109 çocuk ve onların ebeveynleri oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini ise % 5 hata payı ile 387 çocuk ve onların ebeveynleri oluşturmuştur. Araştırma verileri Aile Bilgi Formu, Okul Öncesi ve Anaokulu Davranış Ölçeği ve Yaşam Pozisyonları Ölçeği ile toplanmıştır. Verilerin analizinde Bağımsız Gruplar T Testi, Mann Whitney-U Testi, Kruskal Wallis-H Testi, Tek Yönlü Varyans Analizi (ANOVA), Kolmogorov-Smirnov, Shapiro-Wilk testleri, Bonferroni Çoklu Karşılaştırma Testi, Pearson Korelasyon Katsayısı ve Çoklu Regresyon kullanılmıştır. Okul Öncesi ve Anaokulu Davranış Ölçeğinin toplam içe yönelim ve dışa yönelim davranış problemleri puanları ile Yaşam Pozisyonları Ölçeği alt boyutlarından Ben İyiyim, Sen İyisin puanları arasında negatif; Ben İyi Değilim, Sen İyisin ve Ben İyi Değilim, Sen İyi Değilsin puanları arasında ise pozitif yönlü bir ilişki bulunmuştur. Son olarak, Okul Öncesi ve Anaokulu Davranış Ölçeği puanlarının Yaşam Pozisyonları Ölçeği alt boyut puanlarının yordamasına ilişkin regresyon analizi sonuçlarında ise Ben İyiyim, Sen İyisin (negatif etki) ve Ben İyi Değilim, Sen İyi Değilsin (pozitif etki) puanlarının davranış problemleri puanlarını yordamada istatistiksel olarak anlamlı bir etkisi olduğu görülmektedir. Bu kapsamda araştırma bulguları ilgili literatür çerçevesinde tartışılarak yorumlanmış ve önerilerde bulunulmuştur.
Bilinçli farkındalık aile eğitim programının ebeveynlerin bilinçli farkındalıkları, yetkinlik algıları ve iletişim düzeyleri ile çocukların davranış sorunları üzerindeki etkisinin incelenmesi
Bu araştırmada, okul öncesi dönem çocuklarının ebeveynlerine yönelik geliştirilen Bilinçli Farkındalık Aile Eğitim Programı'nın ebeveynlerin bilinçli farkındalıkları, yetkinlik algıları ve iletişim düzeyleri ile çocukların davranış sorunları üzerindeki etkisinin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmanın örneklemini Ankara ili Keçiören ilçesindeki bağımsız anaokuluna devam eden 4-6 yaş arası çocuklar (38) ile çocukların ebeveynleri (38) oluşturmaktadır. Araştırmada, eğitim öncesi ve sonrası kontrol ve deney gruplarında ölçme yapılmasını gerektiren ön-test son-test kontrol gruplu deneysel desen kullanılmıştır. İhtiyaç analizi çalışması yapılarak oluşturulan Bilinçli Farkındalık Aile Eğitim Programı toplamda 19 anneye haftada 1 kez olmak üzere 11 hafta boyunca uygulanmıştır. Programın etkililiğini değerlendirmek amacıyla oluşturulan kontrol grubuna herhangi bir müdahalede bulunulmamıştır. Araştırmada verilerin elde edilmesinde Ebeveynlikte Bilinçli Farkındalık Ölçeği, Ebeveyn Yetkinlik Ölçeği, Ebeveynin Çocuğuyla İletişimi Ölçeği, Okulöncesi ve Anaokulu Davranış Ölçeği ve ebeveynler ile ilgili demografik bilgileri toplamak amacıyla araştırmacı tarafından geliştirilen 'Aile Bilgi Formu' ile davranış sorunları olan çocukların demografik özelliklerini belirleyebilmek amacıyla 'Öğretmen Bilgi Formu' kullanılmıştır. Eğitim tamamlandıktan 1,5 ay sonrasında verilen eğitimin etkili olup olmadığının değerlendirilmesi amacıyla sadece deney grubuna kalıcılık testi uygulanmıştır. Verilerin analizinde; Mann Whitney U testi, Wilcoxon İşaretli Sıralar Testi ve etki büyüklüğü analizleri kullanılmıştır. Tüm analizlerde anlamlılık düzeyi p<0,05 olarak alınmıştır. Araştırmanın sonucunda, uygulanan Bilinçli Farkındalık Aile Eğitim Programı'nın ebeveynlerin bilinçli farkındalıkları, yetkinlik algıları ve iletişim düzeyleri ile çocukların davranış sorunları üzerinde olumlu yönde etkili olduğu ve bu etkilerin kalıcı olduğu görülmüştür. Anahtar kelimeler: Bilinçli farkındalık aile eğitim programı, okul öncesi, davranış sorunu, bilinçli farkındalık.
0-6 yaş arası çocukların gelişim düzeyleri ile annelerinin örselenme yaşantıları ve aile yaşam kaliteleri arasındaki ilişkinin incelenmesi
. Araştırmada 0-6 yaş arası çocukların gelişim düzeyleri ile annelerinin çocukluk örselenme yaşantısı ve aile yaşam kaliteleri arasındaki ilişkinin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmanın örneklemi, basit tesadüfi örnekleme yöntemi ile belirlenen toplam 202 anne ve 0-6 yaş arası çocuklarından (82 kız ve 120 erkek) oluşmaktadır. Örneklem, Balıkesir İl Sağlık Müdürlüğü'ne bağlı Atatürk Şehir Hastanesi Çocuk Gelişim Polikliniği'ne başvuran 0-6 yaş arası çocuk ve annelerinden oluşmaktadır. Araştırmanın verileri; Aile Bilgi Formu, Çocukluk Örselenme Yaşantısı Ölçeği, Beach Center Aile Yaşam Kalitesi Ölçeği ve Denver Gelişimsel Tarama Testi II ile toplanmıştır. Verilerin analizi yapılırken Çok Gözlü Ki-Kare Testi, Mann-Whitney U Testi, Kruskal-Wallis H Testi, Pearson Korelasyon Katsayısı ve Çoklu Regresyon Analizi kullanılmıştır. Araştırma sonucunda çocukların DGTT II sonuçları ile annenin Çocukluk Örselenme Yaşantısı Ölçeği alt boyutları ve toplam puan ortalaması arasında farklılaşma bulunamazken annelerin Beach Center Aile Yaşam Kalitesi Ölçeği'nin Duygusal Yeterlik, Finansal Yeterlik alt boyutları ve toplam puan ortalaması ile DGTT II ince motor gelişim sonucu arasında farklılık saptanmıştır. Bunun yanı sıra, annenin çocukluk örselenme yaşantısı ile annenin evlenme yaşı, öğrenim durumu ve mesleği arasında anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Son olarak regresyon analizleri sonucunda annelerin çocukluğundaki fiziksel istismar yaşantısının ebeveynliği; duygusal istismar-ihmal yaşantısının ise aile etkileşimini, duygusal yeterliği ve finansal yeterliği açıklayıcı etkisi olduğu görülmüştür. Anahtar Kelimeler: çocuk gelişimi, okul öncesi dönem, anne, örselenme yaşantısı, aile yaşam kalitesi
Serebral palsili çocukların ebeveynlerine uygulanan aile eğitimi programının aile işlevleri, yılmazlık ve umutsuzluk üzerindeki etkisinin incelenmesi
Bu araştırmanın amacı, 7-18 yaş arasında Serebral Palsi'li çocuğu olan ebeveynler için geliştirilen aile eğitim programının ebeveynlerin; aile işlevleri, yılmazlık ve umutsuzluk düzeyleri üzerindeki etkisini ve bu etkinin kalıcılığını incelemektir. Araştırma, Ankara'da Milli Eğitim Bakanlığı İller Bankası Özel Eğitim İş Uygulama Merkezi Okulu'nda Mayıs 2017 ile Haziran 2018 tarihleri arasında yürütülmüştür. Araştırmada ön test son test kontrol gruplu deneysel desen kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubu; deney grubunda 14, kontrol grubunda 14 olmak üzere toplam 28 ebeveynden oluşmuştur. Deney grubunda yer alan ebeveynlere haftada bir gün olmak üzere sekiz ardışık hafta boyunca araştırma kapsamında geliştirilmiş olan "Serebral Palsi Aile Eğitim Programı" uygulanmış, kontrol grubunda yer alan ebeveynlere ise herhangi bir müdahalede bulunulmamıştır. Deney ve kontrol grubunu oluşturan ebeveynlerin aile işlevleri 'Aile Değerlendirme Ölçeği'nden, yılmazlık düzeyleri 'Aile Yılmazlık Ölçeği'nden, umutsuzluk düzeyleri ise 'Beck Umutsuzluk Ölçeği'nden elde edilen veriler aracılığı ile değerlendirilmiştir. Her iki gruba da adı geçen ölçekler aracılığı ile ön test ve son test uygulamaları yapılmış, kalıcılık testi uygulamaları ise sadece deney grubuna son test uygulamalarından dört hafta sonra gerçekleştirilmiştir. Araştırma kapsamında yapılan analizlerde; gruplar arası karşılaştırmalarda Mann-Whitney U-Testi, grup içi karşılaştırmalarda ise Wilcoxon İşaretli Sıralar Testi kullanılmıştır. Tüm analizler %95 güven aralığında yapılmış ve p<0,05 değeri istatistiksel olarak anlamlı kabul edilmiştir. Verilerin analizinden elde edilen bulgulara dayanılarak; deney grubuna uygulanan Serabral Palsi Aile Eğitim Programı'nın ebeveynlerin aile işlevleri, yılmazlık ve umutsuzluk düzeyleri üzerinde olumlu yönde etkisinin olduğu ve bu etkinin kalıcı olduğu sonucuna ulaşılmıştır.