Theses supervised by Doç. Dr. Hatıra Taşkın
11 theses · Çukurova University
Moleküler yöntemlerin kullanımı ile Türkiye morchella (kuzugöbeği) cinsi genetik çeşitliliğine katkılar
Sunulan bu çalışmada, Türkiye Morchella (kuzugöbeği) cinsi çeşitliliğine DNA dizi analizlerine dayalı moleküler tekniklerin kullanımı ile katkılar sunulması hedeflenmiştir. Daha önce Türkiye'de yapılan çalışmalarda Morchella cinsinde önemli bir çeşitlilik yakalanmıştır. Bu araştırma ile bu çeşitliliğin artırılmasına çalışılmıştır. Türkiye'nin farklı bölge ve illerinden toplanan kuzugöbeği mantarı örnekleri ile yeni bir koleksiyon oluşturulmuştur. Bu koleksiyon, farklı gen bölgelerinin (ITS rDNA, 28S rDNA, EF-1α, RPB1 ve RPB2) DNA dizi analizlerine dayalı yöntemle analizlenmiştir. Filogenetik ağaçlar, MEGA programında Maximum Likelihood (ML) analizi ile oluşturulmuştur. Çalışma sonucunda, koleksiyon içerisinde; Morchella steppicola, M. dunensis, M. tridentina, M. importuna, M. eximia, M. dunalii, M. mediterraneensis, M. deliciosa, M. pulchella ve Mel-13 türleri tespit edilmiştir. Koleksiyonda yer alan bazı örneklerin tür adları, analizlenen tüm gen bölgelerinde tüm örnekler için kaliteli DNA dizileri elde edilemediği için sonraya bırakılmıştır. Bu örnekler; M. laurentiana, M. eohespera veya M. purpurascens türleri ile yüksek benzerlik göstermişlerdir. Filogenetik olarak bu kardeş türlerin ayırımı zor olmaktadır. Ayrıca koleksiyonda yer alan M. steppicola'nın Türkiye'de moleküler olarak doğrulanması ilk defa bu ararştırma ile yapılmıştır. Çalışma halen devam etmekte olup, eksik gen bölgelerinin tamamlanması sağlanarak, tam olarak tür adı tespit edilemeyen türlerin tespiti yapılmaya çalışılacaktır. Ayrıca kısa süre içerisinde, tespit edilen türlerin mikroskobik analizleri de çalışma sonuçlarına eklenecektir.
Türler arası melezleme ile biberde (capsicum annuum) genetik tabanın genişletilmesi ve androgenesisin kalıtımının belirlenmesi
Sunulan bu çalışmada, C. annuum (253A ve İnan3363) ve C. chinense (PI 159236) arasında yapılan melezlemelerle mevcut genetik tabanın genişletilmesi ve androgenesis özelliğinin kalıtımının belirlenmesi hedeflenmiştir. Deneme süresince, toplam 54 morfolojik özellik değerlendirilmiş ve ilk üç eigen değerine göre, 253A x PI 159236 melezlerinden oluşturulan F2 popülasyonunda toplam varyans %56 ve ortalama benzerlik katsayısı r=0.99, İnan3363 x PI 159236 melezlerinden oluşturulan F2 popülasyonunda ise toplam varyans %87 ve ortalama benzerlik katsayısı r=0.89 olarak bulunmuştur. Haploid bitki üretme yöntemlerinden androgenesis özelliğinin biber ıslahında daha etkin şekilde kullanılması amacıyla kalıtımının belirlenmesinde; androgenesis özelliği yüksek İnan3363 ve düşük PI 159236 ile oluşturulan popülasyonda,özelliği kontrol eden gen sayısı 2.46, geniş anlamda kalıtım derececi (h2b) 0.97, dar anlamda kalıtım derecesi (h2n) 0.20, genetik varyans 113.83, eklemeli gen varyansı 23.92, dominans gen varyansı 89.91 ve çevre varyansı ise 3.59 olarak hesaplanmıştır. Eklemeli ve dominant gen etkisi, %21 ve %79 olarak kaydedilmiştir. 253A ve PI 159236 ile oluşturulan popülasyonda, özelliği kontrol eden gen sayısı 1.96, geniş anlamda kalıtım derececi (h2b) 0.96, dar anlamda kalıtım derecesi (h2n) 0.65, genetik varyans 91.83, eklemeli gen varyansı 62.71, dominans gen varyansı 29.12 ve çevre varyansı ise 3.49 olarak hesaplanmıştır. Eklemeli ve dominant gen etkisi, %68 ve %32 olarak tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Biber, türler arası melezleme, genetik taban, androgenesis, kalıtım
Patlıcanda Solanum melongena × Solanum torvum melez populasyonlarının oluşturulma olanaklarının araştırılması ve patlıcan anaçlarında androgenesis yoluyla dihaploidizasyon
Fertil Solanum melongena × S. torvum melez populasyonlarının elde edilmesi için yapılan bu çalışmada, 35 adet S. melongena × S. torvum melezleme kombinasyondan, 33 kombinasyonda hibrit bireyler elde edilmiş ve sadece bir kombinasyonda iki yıllık bitkilerden %18.8 çiçek tozu canlılık ve %9.2 çimlenme oranları gözlemlenmiştir. Bu bireyler kullanılarak yapılan kendileme ve geri melezlemelerde, başarı sağlanamamıştır. Tetraploid S. melongena × S. torvum hibritlerinin elde edilmesi için, toplam 7 kombinasyonda in vitro ve in vivo'da kolhisin uygulamaları yapılmış, sadece in vitro uygulamalardan 5 adet tetraploid birey elde edilmiştir. Tetraploid bireylerde çiçek tozu canlılık değerleri %9.60 ile %31.60, çimlenme değerleri ise %3.4 ile %15.60 arasında değişmiştir. Tetraploid bireyler kullanılarak yapılan anter ve mikrospor kültürü çalışmalarından embriyo ve bitki gözlemlenmezken, Sm18 × 23 tetraploid hibrit kombinasyonunda 2 no'lu mikrospor kültürü ortamında 8. günde 3 ve 5 çekirdeğe sahip pro-embriyolar gözlemlenmiştir. S. americanum'un kullanıldığı köprü melez çalışmalarında herhangi bir hibrit birey elde edilemediği gibi; S. torvum'un ana ebeveyn olarak kullanıldığı S. torvum × S. aethiopicum melezlerinde de meyve tutumu gerçekleşmemiştir. Baba ebeveyn olarak S. torvum kullanılan 6 adet S. aethiopicum kombinasyonunda, tohum taslakları dejenere olmuştur. Sadece bir kombinasyonda tohumlar ve tamamen ana ebeveyne benzeyen sağlıklı bitkiler elde edilmiştir. Diallel S. melongena × S. aethiopicum kombinasyonlarından hibrit bireyler elde edilmiştir. Bu hibritlerin ana ebeveyn, S. torvum'un baba ebeveyn olarak kullanıldığı melezleme çalışmalarında, S. torvum'un genomunu taşıyan üçlü hibritlerin yanı sıra, taşımayan ikili hibritler de elde edilmiştir. Üçlü hibritlerin hiçbirinde, çiçek tozu canlılık ve çimlenme performansı yeterli olmamıştır. Patlıcan anaçları ile yapılan anter kültürü çalışmasında, anterlerin hemen hemen hepsinde somatik hücre kökenli kallus gelişimi gözlemlenirken, embriyo oluşumu tespit edilmemiştir. AGR 703.1 F1 anacından tohum elde edilemezken, Köksal F1'de tohum oluşumu meydana gelmiştir. Bu tohumların F2 ve F3 bireylerinde yapılan morfolojik karakterizasyonda, toplam 22 morfolojik özellik değerlendirilmiştir. Anahtar Kelimeler: patlıcan, türler arası melezleme, köprü melez, kromozom katlama, androgenesis
Bazı biber (Capsicum annuum L.) ıslah genotiplerinin anter kültürü performanslarının belirlenmesi
Sunulan bu çalışmada, farklı tiplerde 23 biber genotipinde anter kültürü performansı belirlenmiştir. Çiçek tomurcuklarının dezenfeksiyonunda, tomurcuklar öncelikle %70'lik etil alkolde 30 saniye bekletilmiş ve sonrasında 10 dakika süresince 1-2 damla Tween-20 içeren %15'lik sodyum hipoklorit çözeltisinde tutulmuştur. Alınan anterler ilk aşamada; 30 g/L sakkaroz, 2.5 g/L aktif kömür, 15 mg/L gümüş nitrat (AgNO3), 4 mg/L 1-Naphthaleneacetic acid (NAA), 0.5 mg/L 6-Benzylaminopurine (BAP) ve 6.5 g/L agar içeren Murashige and Skoog (MS) besin ortamında kültüre alınmışlardır. Sonrasında anterler, 30 g/L sakkaroz ve 6.5 g/L agar içeren ve büyümeyi düzenleyici içermeyen MS besin ortamına aktarılmışlardır. Elde edilen embriyolarda, aynı besin ortamına alınmışlardır (ikinci ortama). Anterler, ön uygulama olarak, +35ºC'de ve karanlık koşullarda 2 gün süresince bekletilmişlerdir. Çalışma sonuçları değerlendirildiğinde, genotiplere göre 100 canlı anter için ortalama embriyo sayıları 0.83 ile 44.44 arasında değişmiştir. En yüksek oran FT-509 genotipinde gözlemlenmiş ve bu genotipi FT-508 (23.61 embriyo/100 canlı anter), FT-1181 (23.37 embriyo/100 canlı anter) ve FT-905 (22.89 embriyo/100 canlı anter) genotipleri takip etmiştir. En düşük performansı, 0.83 adet embriyo/100 canlı anter ile FT-1178 genotipi göstermiştir. Genellikle oluşan embriyoların tamamı bitkiye dönüşebilmiştir. Bu nedenle, 100 canlı anter için ortalama bitki oluşturan embriyo sayısı değerleri, 100 canlı anter için ortalama embriyo sayıları ile aynı olmuştur. En yüksek ortalama bitki sayısı 20 adet ile FT-508 no'lu genotipte gözlemlenmiş ve FT-509 (17.5 bitki-yaklaşık 17), FT-1181 (16 bitki), FT-905 (12 bitki), FT-263 (10.5 bitki-yaklaşık 10) ile FT-507 (8.25 bitki-yaklaşık 8) genotipleri tarafından takip edilmiştir. En düşük bitki sayısı ise 0.5 (yaklaşık 1) adet ile FT-1178 no'lu genotipte kaydedilmiştir. Çalışma sonucunda; FT-509 no'lu genotipin anter kültürü performansı 44.44 embriyo/100 canlı anter ile yüksek; FT-508, FT-1181, FT-905, FT-501, FT-1179, FT-1174, FT-908, FT-507, FT-1173, FT-1180, FT-1182, FT-903, FT-901, FT-1183 FT-907 ve FT-263 genotiplerinin anter kültürü performansı 11.47-23.61 embriyo/100 canlı anter ile orta; FT-900, FT-500, FT-906, FT-902, FT-1175 ve FT-1178 genotiplerinin performansı 0.83-9.87 embriyo/100 canlı anter ile düşük olarak belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Biber, Capsicum annuum, anter kültürü, genotip
Farklı yetiştiricilik ortamlarının maitake mantarı (Grifola frondosa) yetiştiriciliğinde verim ve kalite üzerine etkisi
Bu çalışmada, ülkemizde neredeyse hiç üretimi yapılmayan bir mantar türü olan Grifola frondosa (Maitake mantarı)'nın yetiştiricilik koşullarının ortaya konulması, farklı yetiştiricilik ortamlarının Maitake mantarının verim ve kalitesi üzerine etkilerinin test edilerek, en uygun substrat materyallerinin ve bunların karışım oranlarının belirlenmesi hedeflenmiştir. Tohumluk misellerin elde edilmesinde, WC 828 No'lu ırk, ana kültürün çoğaltılmasında ise Patates Dekstroz Agar (PDA) besin ortamı kullanılmıştır. G. frondosa'nın miselleri; meşe (K), meşe (2 h) + kepek (1 h) (E1), kavak (2 h)+ kepek (1 h) (E2), meşe (1 h) + kavak (1 h) + kepek (1 h) (E3), buğday sapı (1 h) + kepek (1 h) (E4), meşe (1 h) + buğday sapı (1 h) + kepek (1 h) (E5) substrat karışımlarına aşılanmıştır. Çalışmada; yetiştirme ortamlarının pH analizi, nem içeriği, azot, karbon, karbon:azot oranı parametreleri belirlenmiş, misel sarım hızı, verim, biyolojik etkinlik ve ortalama ağırlık açısından ortamlar karşılaştırılmıştır. Çalışma sonucunda, en kısa misel sarım süresi 35 gün ile E1, en uzun ise 42 gün ile E4 ortamından elde edilmiştir. K, E2 ve E3 karışımlarında misel sarımı gözlemlenmemiştir. Kurutulmuş mantar örneklerinde yapılan protein analizinde; en yüksek protein içeriği %35.53 ile E4 ortamında ve en düşük ise %32.99 ile E5 ortamından elde edilen mantarlarda tespit edilmiştir. Kuru madde E4 ortamında %14.79, E5 ortamında ise %13.57 olmuştur. Mantar ağırlığı ise (tek bir mantar için) E4 ortamında 17.26 g, E5 ortamında ise 33.92 g olarak kaydedilmiştir. Mantar verimi E4 ortamında 55.02 g/kg kompost olurken, E5 ortamında 124.82 g/kg olarak belirlenmiştir. Biyolojik etkinlik oranının, %22.83 (E4 ortamı)-29.29 (E5 ortamı) arasında değiştiği saptanmıştır. Substrat karışımlarında yapılan analizlerde ise en yüksek kül oranı (%9.49) ve protein oranı (%8.79) E4 ortamından elde edilmiştir. Anahtar kelimeler: Maitake mantarı, Grifola frondasa, yetiştiricilik, substrat
Farklı yetiştirme ortamlarının maitake mantarında (Grifola frondosa) uçucu aroma bileşenleri ve antioksidan aktivite üzerine etkisi
Grifola frondosa (Dicks.) Gray (Maitake mantarı), besin değeri ve tıbbi önemi nedeni ile sevilen mantar türlerinden bir tanesidir. Dünyada, özellikle uzak doğuda tüketilen önemli mantar türlerinden birisi olmakla beraber, Türkiye'de üretimi bilinmemekte ve tüketimi bulunmamaktadır. Bu nedenle sunulan bu çalışmada, bu mantarın yetiştiriciliğinin öğrenilmesi ve farklı yetiştiricilik ortamlarında büyütülen Maitake mantarlarında karşılaştırmalı olarak uçucu aroma kompozisyonunun ve antioksidan kapasitenin belirlenmesi hedeflenmiştir. Araştırmada, WC 828 No'lu Maitake mantar ırkı miselleri kullanılmıştır. Yetiştiricilik ortamı olarak, kontrol dışında, beş farklı karışım hazırlanmıştır (K: 2 meşe talaşı+1 kepek, S1: 2 kavak talaşı+1 kepek, S2: 2 buğday sapı+1 kepek, S3: 1 meşe talaşı +1 kavak talaşı +1 kepek, S4: 1 meşe talaşı +1 buğday sapı +1 kepek ve S5: 1 kavak talaşı +1 buğday sapı+1 kepek). Antioksidan aktivite tayininde, FRAP ve DPPH yöntemleri kullanılmış, analizler hem kurutulmuş hem de dondurulmuş örneklerde gerçekleştirilmiştir. Uçucu aroma maddeleri analizlerinde, Gaz Kromatografisi-Kütle Spektrometresi (GC-MS) ile kombine edilmiş Tepe Boşluğu/Katı Faz Mikro Ekstraksiyon (HS-SPME) tekniği kullanılmıştır. Çalışmada, sadece S4 ve S5 yetiştiricilik ortamlarından verim alınabilmiştir. Bu nedenle, çalışmalara bu iki yetiştiricilik ortamlarının karşılaştırılması ile devam edilmiştir. S4 ortamında verim 55.02 g/1 kg torba olurken, S5 ortamında 124.82 g/1 kg torba olarak belirlenmiştir. Dondurulmuş ve kurutulmuş örneklerin DPPH analizi sonuçları S4 ve S5 yetiştiricilik ortamlarında sırasıyla; 7.99±0.08 ve 8.19±0.05 µmol TE/g KM (S4) ve 8.07±0.09 ve 8.20±0.06 µmol TE/g KM olmuştur (S5). Uçucu aroma kompozisyonu analizlerinde, S4 ortamında 22, S5 ortamında ise 32 adet bileşik tespit edilmiştir. En yoğun bileşik grubunu ketonlar oluşturmuş, S4 ortamında oran %68.67, S5 ortamında ise %52.37 olmuştur. Ketonlar içerisinde en yüksek oran ise 4-nonanone ve 3-octanone bileşiklerinden elde edilmiştir. Anahtar kelimeler: Grifola frondosa, Matike, aroma kompozisyonu, antioksidan aktivite
Farklı bitkisel atıkların Lentinula edodes yetiştiriciliğinde değerlendirilmesi ve atıkların mantarın uçucu aroma profili ve enzim aktivitesi üzerine etkisi
Bu çalışmada, farklı bitkisel atıklar kullanılarak (meşe talaşı, kavak talaşı, buğday sapı, yer fıstığı kabuğu, mısır koçanı ve asma budama atığı) Lentinula edodes mantarının yetiştiriciliğinin araştırılması ve en uygun yetiştiricilik karışımının belirlenmesi amaçlanmıştır. Bu amaçla, 12 farklı yetiştiricilik ortamı hazırlanmıştır: K (meşe talaşı), A1 (3 meşe talaşı+1 kepek), A2 (3 kavak talaşı+1 kepek), A3 (3 buğday sapı+1 kepek), A4 (1 meşe talaşı+1 kavak talaşı+1 kepek), A5 (1 meşe talaşı+1 buğday sapı+1 kepek), A6 (3 yer fıstığı kabuğu+1 kepek), A7 (3 mısır koçanı+1 kepek), A8 (3 asma budama atığı+1 kepek), A9 (1 meşe talaşı+1 yer fıstığı kabuğu+1 kepek), A10 (1 meşe talaşı+1 mısır koçanı+1 kepek) ve A11 (1 meşe talaşı+1 asma budama atığı+1 kepek). Yetiştiricilik ortamlarına, %5 oranında soya unu ilave edilmiştir. Deneme kapsamında bitkisel atıkların özellikleri ile mantarların verim ve kalite unsurlarının ölçümünün yanı sıra, farklı yetiştiricilik ortamlarının uçucu aroma profili ve ortamların farklı dönemlerdeki enzim aktiviteleri (lakkaz ve selülaz) tespit edilmiştir. Çalışma sonuçlarına göre, azot miktarı en yüksek hasat sonrası (%1.71), en düşük sterilizasyon sonrası (%1.34) dönemlerde elde edilmiştir. Karbon miktarı en yüksek sterilizasyon sonrası (%46.65), en düşük hasat sonrası (%45.64) dönemlerde gerçekleşmiştir. Misel gelişim süresi; en hızlı A7 (21.67 gün), en yavaş A4 (50 gün) ortamlarında görülmüştür. Verim en yüksek A5 (299.59 g/kg), en düşük A9 (55.99 g/kg), A6 (65.59 g/kg) ve A11 (75.47 g/kg) ortamlarında belirlenmiştir. Biyolojik etkinlik oranı, en yüksek A3 (%93.65) ve A5 (%92.90), en düşük A11 (%21.45), A6 (%19.85) ve A9 (%19.22) ortamlarında saptanmıştır. Protein miktarı en yüksek A5 ve A7, en düşük A10, A9 ve K ortamlarında tespit edilmiştir. Aroma analizlerinde, sekiz karbonlu bileşikler, ağaç talaşı içeren ortamlarda, zirai atıklar içerenlerden daha yüksek miktarda tespit edilmiştir. Sülfür içeren bileşikler için ise tersi gerçekleşmiştir. Selülaz aktivitesi, en yüksek A3 (3.16 IU/g), lakkaz aktivitesi ise en yüksek A7 (2164.48 U/g) ortamlarında bulunmuştur. Anahtar kelimeler: Shiitake, Lentinula edodes, yetiştiricilik, bitkisel atıklar, uçucu aroma
Amanita mantar cinsinin Türkiye ve Bulgaristan'da dağılımı ve taksonomisine katkılar
Bu çalışmada, sekiz Amanita mantar türünün morfolojik ve moleküler çalışmalarla tanımlanmaları yapılmış ve spor boyutlarındaki değişkenliklerin morfolojik bir tanımlama kriteri olup olamayacığı değerlendirilmiştir. Spor incelemeri esnasında, solüsyon etkisi de test edilmiştir. Moleküler tanımlama, transkripsiyonu yapılamayan bölge (ITS)'nin DNA dizi analizleri yapılarak gerçekleştirilmiştir. Spor boyutlarının ölçümünde ise farklı solüsyonlar (su, melzer ve potasyum hidroksit) kullanılmış ve sporların uzunluğu (L), genişliği (W) ve uzunluk/genişilik oranı (Q) ölçümleri yapılmıştır. Elde edilen veriler, istatistiksel analizlere tabi tutulmuşlardır. Analizlere göre, spor uzunluğunda altcins x solüsyon interaksiyonu arasındaki ilişki önemli bulunmuş, en uzun spor ölçüsü 11.60 µm ile Amanita altcinsinde Melzer solüsyonunda gözlemlenmiştir. En kısa spor 9.63 µm ile Lepidella altcinsinde Melzer solüsyonunda kaydedilmiştir. Spor genişliğinde, altcins x solüsyon interaksiyonu arasındaki ilişki önemli bulunmuş, en geniş ölçüm 9.36 µm ile Amanita altcinsinde Melzer solüsyonunda, en düşük ise Lepidella altcinsinde Melzer solüsyonunda kaydedilmiştir. Amanita ve Lepidella altcinslerinin Q değeri açısından arasındaki farklılıklar istatisksel olarak önemli bulunmuş ve en yüksek değer Lepidella (1.31) altcinsinden elde edilmiştir. Türlerde, spor uzunluğu ölçümlerinde, en yüksek değer (12.21 µm) A. huijsmanii'de Melzer solüsyonunda, en düşük değer ise (8.65 µm) A. citrina'da yine Melzer solüsyonunda gözlemlenmiştir. Spor genişliğinde ölçülen en yüksek değer (11.35 µm) A. submembranacea'de Melzer solüsyonunda, en düşük değer A. ovoidea'da yine Melzer solüsyonunda olduğu tespit edilmiştir. Anahtar kelimeler: Amanita, Lepidella, ITS, Filogeni, Spor Boyutları
Farklı tarımsal atıkların Pleurotus eryngii yetiştiriciliğinde verim ve kalite üzerine etkisi
Bu çalışmada, ülkemizde oldukça sınırlı üretimi olan Pleurotus eryngii mantarının yetiştiricilik koşullarının ortaya konulması, farklı yetiştiricilik ortamlarının P. eryngii mantarının verim ve kalitesi üzerine etkilerinin test edilmesi hedeflenmiştir. P. eryngii'nin tohumluk miselleri; meşe talaşı (K), 2 meşe talaşı + 1 buğday kepeği (G1), 2 kavak talaşı + 1 buğday kepeği (G2), 2 buğday sapı + 1 buğday kepeği (G3), 1 meşe talaşı + 1 kavak talaşı + 1 buğday kepeği (G4), 1 meşe talaşı + 1 buğday sapı + 1 buğday kepeği (G5), 2 yer fıstığı kabuğu+ 1 buğday kepeği (G6), 2 mısır koçanı + 1 buğday kepeği (G7), 2 asma budama atığı +1 buğday kepeği (G8), 1 yer fıstığı kabuğu + 1 meşe talaşı + 1 buğday kepeği (G9), 1 mısır koçanı + 1 meşe talaşı + 1 buğday kepeği (G10), 1 asma budama atığı +1 meşe talaşı + 1 buğday kepeği (G11) substrat karışımlarına aşılanmıştır. Çalışmada; yetiştirme ortamlarının verim, biyolojik etkinlik, misel sarım hızı, mantar ölçüleri, mantar ağırlığı, sertlik, renk ve protein miktarı vb. parametreler açısından ortamlar karşılaştırılmıştır. Çalışma sonucunda, en kısa misel sarım süresi 17 gün ile G6 ve G9, en uzun ise 30 gün ile G4 ortamından elde edilmiştir. Kurutulmuş mantar örneklerinde yapılan protein analizinde; en yüksek protein içeriği %47.47 ile G2 ortamında, en düşük ise %26.95 ile G1 ortamından elde edilen mantarlarda tespit edilmiştir. Verim, en yüksek 171.14 g/kg torba ile G6 ortamından elde edilirken, en düşük 53.26 g/kg torba ile G3 ortamında kaydedilmiştir. Mantar sertliği en yüksek 2.67 ile G4 ortamında, en düşük ise 1.90 ile K ortamında tespit edilmiştir. Biyolojik etkinlik oranı, %17.34 (G3) ile %44.86 (G9) arasında değişim göstermiştir. Üreticiler açısından önemli olan verim, biyolojik etkinlik ve misel sarım süresi parametrelerinde G6 ve G9 ortamları, yani yer fıstığı atığının kullanıldığı ortamlar başarılı görünmektedir. Anahtar kelimeler: Pleurotus eryngii, yetiştiricilik, tarımsal atık
Farklı tarımsal atıkların Ganoderma lucidum yetiştiriciliğinde verim ve kalite üzerine etkisi
Bu çalışmada, ülkemizde yaygın olarak üretimi yapılmayan bir mantar türü olan Ganoderma lucidum (Reishi mantarı)'un yetiştiricilik koşullarının ortaya konulması, farklı yetiştiricilik ortamlarının Reishi mantarının verim ve kalitesi üzerine etkilerinin test edilerek, en uygun substrat materyallerinin ve bunların karışım oranlarının belirlenmesi hedeflenmiştir. G. lucidum'un tohumluk miselleri Atatürk Bahçe Kültürleri Merkez Araştırma Enstitüsü'nden temin edilmiştir. G. lucidum'un tohumluk miselleri; K (meşe kaba talaşı), B1 (2 meşe kaba talaşı + 1 buğday kepeği), B2 (2 yer fıstığı kabuğu + 1 buğday kepeği, B3 (1 meşe kaba talaşı + 1 yer fıstığı kabuğu + 1 buğday kepeği), B4 (2 mısır koçanı + 1 buğday kepeği), B5 (1 meşe kaba talaşı + 1 mısır koçanı + 1 buğday kepeği), B6 (2 asma budama atığı + 1 buğday kepeği), B7 (1 meşe kaba talaşı + 1 asma budama atığı + 1 buğday kepeği) substrat karışımlarına aşılanmıştır. Çalışmada; yetiştirme ortamlarının pH analizi ve nem içeriği parametreleri üç farklı dönemde belirlenmiş, misel sarım hızı, verim, biyolojik etkinlik ve ortalama ağırlık açısından ortamlar karşılaştırılmıştır. Çalışma sonucunda, en kısa misel sarım süresi 28 gün ile B3 ve B6, en uzun ise 42 gün ile K ortamından elde edilmiştir. Kurutulmuş mantar örneklerinde yapılan protein analizinde; en yüksek protein içeriği %48,56 ile B4 ortamında ve en düşük ise %23,80 ile K ortamından elde edilen mantarlarda tespit edilmiştir. Kuru madde B1 ortamında %25,24, B4 ortamında ise %22,13 olmuştur. Mantar verimi (toplam verim) en fazla 66,58 g ile B4 ortamından elde edilirken, en düşük 25,32 g ile K ortamında gözlemlenmiştir. Mantar ağırlığı (tek mantar olarak) en yüksek B4 ortamında 19,73 g olarak, en düşük ise 12,09 g ile B1 ortamında tespit edilmiştir. Şapka kalınlığı en fazla 10,24 mm ile B4 ortamında gözlemlenirken, en düşük 8,68 mm ile K ortamında kaydedilmiştir. Şapka çapı en geniş 50,63 mm ile B5 ortamında, en az 45,23 mm ile B4 ortamında ölçülmüştür. Biyolojik etkinlik oranı, %5,31 (K) ile %16,37 (B4) arasında değişim göstermiştir. Anahtar kelimeler: Reishi mantarı, Ganoderma lucidum, yetiştiricilik, substrat
Biberde Bemisia tabaci Genn. (Hemiptera: Aleyrodidae)'ye dayanıklılık kaynakları ve dayanıklılığın kalıtımı
Biber yetiştiriciliğinde üretimi kısıtlayan ve ciddi ürün kayıplarına neden olan zararlıların başında, Bemisia tabaci Genn. (beyazsinek) gelmektedir. Beyazsineğe dayanıklılık açısından biberde (Capsicum annuum) dayanıklılık kaynakları, dayanıklılığın kalıtımı ve karakterini kontrol eden gen ya da genlerin belirlenmesi söz konusu zararlıya dirençli biber çeşitlerinin geliştirilmesi için oldukça önemlidir. Biberde C. annuum (CM331) x C. chinense (PI 159236) melezine ait F1, F2, GM1P1 ve GM1P2 popülasyonu ile dayanıklılık kaynakları ve dayanıklılığı kontrol eden genlerin kalıtımı tespit edilmiştir. Beyazsineğe dayanıklılık mekanizmasında, ergin sayısı ile trikom yoğunluğu (r = 0,905), yaprak alanı (r= 0,652), yaprak rengi Hue değeri (r= -0,066), C değeri (r= -0,051), L değeri (r= 0,172), kutikula kalınlığı (r=-0,701) ve peroksidaz enzim aktivitesi (r=-0,870) arasındaki korelasyonlar belirlenmiştir. Beyazsineğe dayanıklılık kalıtımında genetik varyans 15,67, additive (eklemeli) varyans 5,09, dominant varyans 10,58, çevre varyansı 6,69, geniş anlamda kalıtım derecesi (h2b) 0,70 ve dar anlamda kalıtım derecesi (h2n) 0,23 olarak hesaplanmıştır. Eklemeli ve dominant gen etkisi %32,5 ve %67,5 olarak hesaplanmıştır. Ayrıca, 2 analizinde 9:3:4 genetik oranının en uygun model olduğun belirlenmiştir (2 = 2,902, P ≥0,10, N=280). Bu durum ise resesif epistatisiye işaret etmektedir. Beyazsineğe dayanıklılığı kontrol eden toplam gen sayısı 1,29 olarak tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Biber, Bemisia tabaci, dayanıklılık, kalıtım