Theses supervised by Doç. Dr. İbrahim Bakırtaş

10 theses · Kütahya Dumlupınar University

Master'sOpen AccessTR

Beşeri sermayenin ekonomik büyüme üzerindeki etkisi: 1970-2006 Türkiye örneği

Bu çalışmada, ekonomik büyüme ve beşeri sermaye kavramlarının, kapsamı, önemi, tarihsel gelişimleri ile Neo-klasik büyüme teorisi ve içsel büyüme modelleri çerçevesinde, beşeri sermayenin, ekonomik büyüme üzerindeki etkisi incelenmiştir. Çalışma üç bölümden oluşmaktadır. İlk bölümde, ekonomik büyümenin ve beşeri sermayenin tanımları yapılarak, ekonomik büyümeyle beşeri sermaye arasındaki ilişki Türkiye ve OECD ülkeleri arasında karşılaştırmalı olarak analiz edilmiştir. İkinci bölümde, Neoklasik büyüme ve içsel büyüme modelleri, literatürde yer alan çalışmalar kapsamında teorik olarak incelenmiştir. Üçüncü bölümde ise, 1970-2006 döneminde, Türkiye'de beşeri sermayenin ekonomik büyüme üzerindeki etkisi, okullaşma oranları ve eğitim harcamalarıyla, ekonomik büyüme arasındaki ilişkinin yönü ve büyüklüğü temelinde, zaman serisi analizleri kullanılarak incelenmiştir. Uygulanan ekonometrik modelde, incelenen seriler arasındaki uzun dönemli ilişkiyi tespit etmek için, eşbütünleşme analizinden yararlanılmıştır. Eşbütünleşme analizi temelinde, incelenen değişkenlere sırasıyla birim kök testi, uygun gecikme uzunluğunun tespit edilmesi, eşbütünleşmenin varlığının tespiti, Johansen eş bütünleşme testi, vektör hata düzeltme (VEC) ve varyans ayrıştırma analizi uygulanmıştır. Elde edilen bulgulara göre, eğitim göstergelerinde meydana gelen değişimin, kişibaşına reel gayrisafi milli hasılayı önemli ölçüde etkilediği; eğitim göstergelerinde meydana gelen değişimin ise kişi başına reel gayrisafi milli hasılada meydana gelen değişimden etkilenmediği sonucuna ulaşılmıştır.Anahtar Kelimeler: Beşeri Sermaye, Ekonomik Büyüme, Neo-Klasik Büyüme, İçsel Büyüme, Eşbütünleşme Analizi, Varyans Ayrıştırması.

Beşeri sermaye
Serkan Varsak
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Süper Lig'deki karşılaşmaların futbol takımlarının hisse senedi getiri oranları üzerine etkileri

Futbol günümüzde dünyanın en yaygın ve en popüler spor dallarından birisi olmayı başarmıştır. Futbolun günümüzde ulaştığı bu konum, onu cirosu büyük bir endüstriye dönüştürmüş; bu dönüşüm futbol kulüplerini sportif rekabete ek olarak ekonomik açıdan da birbirleriyle rekabet etmek durumunda bırakmıştır. Oluşan bu yeni rekabet ortamında kulüpler sportif başarının en önemli dayanağı olan finansal başarıyı yakalayabilmek adına yeni kaynak arayışlarına girmiş, bunun sonucunda kulüpler şirketleşerek hisse senetlerini halka arz etmiştir. Böylelikle kulüpler yeşil sahalarda yaşanan rekabeti borsaya taşımıştır.Türkiye'de Beşiktaş, Galatasaray, Fenerbahçe ve Trabzonspor futbol kulüpleri kurdukları sportif şirketler aracılığıyla İMKB'ye kote olmayı başarmışlardır. Bu çalışmanın amacı İMKB'ye kote olan futbol kulüplerinin hisse senedi getiri oranları ile Süper Lig'deki maç sonuçları arasındaki ilişkinin yönünü ve büyüklüğünü tespit etmeye çalışmaktır. Bu amaç doğrultusunda, birinci bölümde dünyada futbolun tarihsel gelişimi ve futbol ekonomisi, futbol sektörünün temel özellikleri ve dünyada futbol kulüplerinin şirketleşmesi incelenmiş; ikinci bölümde Türkiye'de futbol ve futbolun tarihi gelişimi, kulüplerin kurulması ve tarihi gelişimleri, kulüplerin gelirleri ile halka açılmaları hakkında tanımlayıcı bilgilere yer verilmiştir. Üçüncü bölümde ise; Süper Lig'deki maç sonuçlarının borsaya kote olan dört büyük kulübün hisse senedi getiri oranları üzerindeki etkisi EKK yöntemiyle ampirik olarak test edilmiştir. Yapılan analiz sonucunda Süper Lig'de oynanan maçlardan elde edilen galibiyetler ile Beşiktaş ve Trabzonspor kulüplerinin hisse senedi getiri oranları arasında anlamlı bir ilişki olduğu tespit edilmiştir. Ancak Galatasaray ve Fenerbahçe kulüpleri için yapılan analizlerde bu kulüplerin maç sonuçları ile hisse senetlerinin getiri oranları arasında anlamlı bir ilişki bulunamamıştır.

Fiyat hareketiFutbolFutbol kulüpleri+4
Zelal Beyaz
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Bireysel emeklilik sistemi ve bireysel emeklilik hizmeti sunan şirketlerin etkinlik analizi

Türkiye'de Bireysel emeklilik sistemi, finansal sistem içerisinde ekonomiye uzun vadeli fon sağlamak ve kamu sosyal güvenlik sistemini tamamlamak için 2003 yılında faaliyete başlamıştır. Bu açıdan bireysel emeklilik sistemin etkinliği, ekonomik ve sosyal bakımdan önemlidir. Çalışmada 2006 ? 2008 yılları arasında, bireysel emeklilik sisteminde faaliyet gösteren bireysel emeklilik şirketlerinin etkinliği, ölçeğe göre değişken getiri varsayımı altında girdi odaklı DEA ve Malmquist toplam faktör verimlilik endeksi ile ölçülmüştür. Şirketlerin etkinliğinin araştırılmasıyla 3 girdi (Özsermaye, emeklilik faaliyetlerinden toplam borçlar ve emek) ve 2 çıktı (Emeklilik teknik gelir ve yatırım gelirleri) değişkeni kullanılmıştır. Analiz sonucunda bireysel emeklilik şirketlerinin etkinlikleri detaylı bir şekilde ortaya konulmuştur. Etkinsiz olan firmaların etkin olabilmeleri için politika önerilerinde bulunulmuştur. Ayrıca bu çalışmada, bireysel emeklilik sektöründe faaliyet gösteren birçok firmanın etkin olmasına rağmen, sektörün etkin olmadığı ve sektörün küresel mali krizden etkilendiği sonucuna ulaşılmıştır.Bireysel emeklilik sisteminin, hem ekonomiye fon yaratan önemli bir kaynak olması, hem de bireylerin emeklilik dönemlerinde ek gelir elde ederek refah içerisinde yaşamalarına katkı sağlaması nedeniyle, finansal sistem içerisindeki payı artırılmalıdır.Anahtar Kelimeler: Özel Emeklilik, Bireysel Emeklilik Sistemi, Etkinlik, Verimlilik Veri Zarflama Analizi, Malmquist

Bireysel emeklilikEmeklilik sistemiEtkinlik+5
Doğan Öztürk
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Demokratik toplumlarda hükümetlerin oylama gücü ve oylama gücünün kamu borçlarına etkisi: Türkiye örneği

Demokratik toplumlarda siyasi partiler, çıkarları ve kendi seçmen tercihleri doğrultusunda hareket ederler. Alınan kararlar ve bu kararların politik-ekonomik etkileri göz önüne alındığında, partilerin ellerinde bulundurdukları oylama gücü önemlidir. Çoğu zaman oylama gücü, partilerin mecliste sahip olduğu sandalye sayısı olarak algılanır. Fakat karar mekanizmalarında bir aktörün ya da seçmenin gücü, sadece sandalye sayısına değil, aynı zamanda, seçim sistemine, oluşacak koalisyona, uygulanan kota sistemine ve koalisyon oluşumlarını etkileme gücüne bağlıdır. Bu nedenle karar mekanizmalarında, oylama gücünün daha iyi tanımlanabilmesi için bazı ölçüm teknikleri geliştirilmiştir. Ölçüm teknikleri arasındaki farklılıklar çok sayıda indeksin ortaya çıkmasına neden olmuştur. Bu çok sayıdaki indeksleri ve temel kavramları açıklayarak Türkçe literatüre kazandırmak bu çalışmanın amaçlarından biridir. Çalışmanın bir diğer amacı, 1987 sonrasında meclisteki günlük hareketlenmeye bağlı olarak, meclisteki siyasi partilerin, hükümetlerin ve muhalefetin oylama güçlerini belirlemek ve bunları içeren zaman serileri oluşturmaktır. Bu hesaplamalarda, literatürde yaygın olarak kullanılan Normalize Edilmiş Banzhaf Güç İndeksi'nden (NBI) yararlanılmıştır. Çalışmanın ifade edilebilecek son amacı ise, geliştirilen zaman serileriyle, TBMM'deki siyasi partilerin, hükümetlerin ve ana muhalefetin güç indeksleriyle, kamu kesimi toplam borcu arasında ilişkiyi açıklamaktır. Türkiye için hükümet, hükümeti kuran siyasi parti ve ana muhalefet partilerinin basit oy çokluğuna göre hesaplanmış NBI'ları veri alınarak, oylama gücü ile kamu kesimi toplam borcu arasındaki ilişki, En Küçük Kareler Yöntemi'yle test edilmiştir. Analiz bulgularına göre, literatüre uygun olarak, 1987-2010 yılları arasında TBMM'deki iktidar partilerinin ve bu dönemde oluşan koalisyonların oylama güçleri, kamu kesimi toplam borcu üzerinde pozitif etkiye sahiptir. Ancak istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki yoktur. Ana muhalefetpartilerinin ise, benzer şekilde istatistiksel olarak anlamlı olmadığı fakat kamu kesimi toplam borcu üzerinde negatif etkiye sahip olduğu tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Oylama Gücü, Basit Oylama, Kazanan Koalisyonlar, Ağırlıklı Oylama, Oylama Gücü İndeksleri, Kota, Etki gücü, Oransal Güç.

Demokratik toplumHükümetlerKamu borçları+3
Ersin Nail Sağdıç
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Yozlaşmanın ekonomik analizi ve yozlaşmanın belirleyicilerine ilişkin amprik analiz

Kamu görevlisinin, özel çıkarları için görevini kötüye kullanması olarak tanımlanan yozlaşma, tarih boyunca hemen hemen her toplumda etkisini göstermiştir. Rüşvet, adam kayırma gibi değişik eylemleri kapsayan yozlaşma, toplumlar açısından önemli bir ekonomik sorundur ve literatürde, bu sorunun belirleyicilerini saptamayı amaçlayan araştırmalar mevcuttur. Bu tez çalışmasının ilk amacı, literatürde yer alan akademik çalışmaları veri alarak, ekonomik, sosyal, kültürel ve siyasal faktörlerin yozlaşma düzeyini hangi yönde ve büyüklükte etkilediğini incelemektir. Araştırmacılar tarafından yoğun olarak kullanılan kişi başına milli gelir, ekonomik özgürlük, insani gelişmişlik, Protestanlık ve demokrasi değişkenleri bu amaç doğrultusunda modellendirilmiştir. Çalışmanın bir diğer amacı ise, yozlaşma düzeyi üzerindeki etkisi daha önce incelenmemiş olan baskı gruplarının, yozlaşma düzeyi üzerindeki etkisinin hangi yönde ve büyüklükte olacağını incelemektir. Bu nedenle baskı gruplarının sayısı da yürütülen analizlere dahil edilmiştir. 2000-2008 dönemi için yürütülen analizler, yıllık ve kesit veriler kullanılarak En Küçük Kareler (EKK) yöntemiyle tahminlenmiştir. Analiz sonuçlarına göre insani gelişmişlik, ekonomik özgürlük ve kişi başına milli gelir ile yozlaşma düzeyi arasında negatif yönlü ve istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki vardır. Buna göre, ekonomik özgürlük düzeyinin yükselmesi, kişi başına milli gelirin artması ve insani gelişmişlik yozlaşma düzeyinin azalmasına neden olmaktadır. Baskı gruplarının yozlaşma düzeyi üzerindeki etkisi ise pozitiftir. 2007 ve 2008 yılları için yürütülen analiz sonuçlarına göre, baskı grupları yozlaşma düzeyi üzerinde pozitif yönlü ve istatistiksel olarak anlamlı bir etkiye sahiptir. Buna göre, baskı gruplarının sayısının artması yozlaşma düzeyini arttırmaktadır.

Ekonomik analizGörevi kötüye kullanmaKamu personeli+2
Taner Güney
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Belirlilik, belirsizlik ve risk durumlarında sermaye bütçelemesi: Türk bankacılık sektörü üzerine bir uygulama

İşletmeler genellikle çeşitli kaynaklardan sağladıkları fonları çeşitli yatırım araçlarında değerlendirmekte ve işletme değerini maksimize edecek yatırım bileşimlerini bulma konusunda çalışmalar yapmaktadırlar. Sermaye bütçelemesi de uzun süreli varlık yatırımlarını ifade ettiğinden dolayı yatırımlar içerisinde en fazla öneme sahip, geri dönülebilirliği düşük ve likiditesi az olan yatırımlardır. Bu sebeple işletme açısından riski en fazla olan yatırımlardır. Belirli bir üretim gücünün elde edilebilmesi için yapılan yatırımlar içerisinde sabit varlıklara yaptıkları yatırımların kapsamı bu araştırmanın konusunu oluşturmaktadır. Günümüzde yaşanan ekonomik krizler, konjonktürel durum ya da mevsimsel etkiler işletmelerin yatırım kararları üzerinde önemli bir etkiye sahiptir. Ekonominin genel trend etrafındaki bu hareketliliği işletmeleri belirsizlik ve risk ortamını tanımlama ve buna uygun politikalar geliştirmeye zorlamaktadır.Bu tezde İMKB'ye kote olmuş bankaların sabit varlık yatırımlarının hangi seviyede olduğu ve likidite durumları ile karlılıkları arasında bir ilişki olup olmadığını belirlilik, belirsizlik ve risk koşulları altında belirlenmeye yönelik bir denemede bulunulmaktadır. Bu amaca ulaşmada ilgili veriler, banka bilançoları ve gelir tablolarından yararlanılarak oran analizi ve risk analizi yöntemleri ile elde edilmiştir.Tez üç bölümden oluşmaktadır. Tezin ilk bölümünde sermaye bütçesi teknik yönden ele alınmış, ikinci bölümünde ise araştırmanın uygulama bölümüne ışık tutacak belirlilik, belirsizlik ve risk kavramları ele alınmıştır. Son bölümde ise İMKB'deki bankacılık sektörüne ilişkin likite, karlılık, sermaye oranları hesaplanmış ve risk analizleri yapılmıştır. Sonuç ve öneriler kısmında ise sermaye bütçelemesi analizinin bankacılık sektörü için hayati öneme sahip olduğu, finansal şirketlerin karlılık oranlarının büyümeleri üzerinde pozitif bir etkiye sahip olduğu, sermayenin aktiflere oranını yüksek olan işletmelerin bu dönemde daha çok karlılık gösterdiği görülmüştür.Anahtar Kelimeler: Sermaye Bütçelemesi, Risk Analiz Yöntemleri, Belirlilik, Belirsizlik, Risk, Sermaye Yapısı, Sermaye Maliyeti, Net Bugünkü Değer Yöntemi.

Bankacılık sektörüBankalarBelirlilik+5
Ali Yeniay
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Finansal krizler ve finansal krizleri belirleyen faktörler: Türkiye örneği

Dünya genelinde daha sık periyotlarla meydana gelen finansal krizler, araştırmacıların finansal krizleri daha yoğun incelemesine neden olmuştur. Finansal krizlere yönelik yapılan çok sayıdaki çalışmanın vurguladığı ortak nokta; finansal krizlerin dinamik bir yapı içinde değişik faktörlerin birbirini tetiklemesiyle ortaya çıktığıdır. Bu nedenle finansal krizlere ait temel parametrelerin neler olduğu konusunda tam bir fikir birliği yoktur.Bu çalışmanın amacı, Türk finansal sektöründe 1992-2009 yılları arasında meydana gelen krizler için finansal krizleri belirleyen en etkin makroekonomik faktörler bulunmaya çalışılmıştır. Bu amaca ulaşmak için mevcut literatür temelinde seçilen faktörlerin krize yol açma ihtimali, Lojistik Regresyon Modeli kullanılarak belirlenmeye çalışılmıştır.Araştırmanın sonuçları iktisadi beklentilere ve literatüre uygundur. Lojistik Regresyon Modeliyle elde edilen sonuçlara göre, kriz olasılığını arttıran en önemli makroekonomik faktörler kısa vadeli mevduat faiz oranı, döviz kuru ve kredi hacmi olmuş, geçmiş krizler doğru bir şekilde tahmin edilmiştir. Sonuç olarak, Lojistik Regresyon Modeliyle kriz olup olmayacağını önceden tahmin etmek mümkündür.

Ekonomik etkiEkonomik krizFinans sektörü+3
Gökhan Dağılgan
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
DoctorateOpen AccessTR

Politik karar alma sürecinde oylama gücü ve makroekonomik göstergeler üzerindeki etkisi

Ekonomi ve politika arasındaki ilişki kendisini en net şekilde hükümetlerin ekonomi politikalarında gösterir. Bu politikalar ve ekonomiye etkileri her zaman ekonomistlerin ve politika bilimcilerin yoğun ilgisini çekmiştir. Bu yoğun ilgi politikaları belirleyen hükümetlerin oluştuğu demokratik iklimle ekonomi arasındaki ilişkiyi ilgi çeker hale getirmiştir. Ancak demokrasi ile ekonomik değişkenler arasındaki ilişki gerek teorik gerekse uygulamalı olarak kesin bir şekilde tanımlanamadığı için, alana ilişkin araştırmalar demokratik iklimden ziyade mevcut politik sistemin istikrarı temelinde irdelenmektedir. Politik istikrarsızlık içinde öne çıkan faktörlere bağlı olarak politik istikrarsızlık göstergelerinin oluşturulması iki farklı ölçüte bağlı kalarak yapılmaktadır. Bu ölçütler meclis dışı politik istikrarsızlık ölçütü ve meclis temelli politik istikrarsızlık ölçütüdür. Politik istikrarsızlık ile ekonomik performans arasındaki ilişkiyi inceleyen araştırmalar, özellikle ekonomik büyüme, enflasyon ve istihdam üzerinde politik istikrarın etkisinin varlığına işaret etmektedir. Bu tezin amacı politik istikrarsızlık literatüründe yer alan ampirik araştırmalardaki değişkenlere yeni bir değişken ekleyerek, makroekonomik değişkenler ile oylama gücü arasındaki ilişkiyi ortaya koymaktır. Oylama gücü, politik karar alma sürecinde iktidardaki partilerin veya muhalefetteki partilerin herhangi bir kararı almada sahip oldukları gücü ifade eder. Karar mekanizmalarında partilerin birbirine karşı sahip oldukları gücü ifade eden oylama gücü, yönetilenlerin seçimler yoluyla millet meclislerine gönderdiği politik partilerin birbirlerine göre sahip oldukları göreli güçtür. Tezimizde oylama gücünün politik istikrarsızlık değişkeni olarak kullanılabileceğini gösterdikten sonra, bu gücün 47 ülkenin 1987-2009 döneminde gerçekleşen seçim sonuçları temelinde oluşturulan Normalize Edilmiş Banzhaf İndeksi değerleri ile politik istikrarsızlık literatüründe de en çok kullanılan makroekonomik değişkenlerden enflasyon, istihdam ve ekonomik büyüme üzerindeki etkileri analiz edilmektedir. Oylama gücü indeks değerlerinin makro ekonomik değişkenler üzerindeki etkisi panel veri yöntemi ile test edilmiştir. Analiz sonuçlarına göre üç ekonomik değişken (enflasyon, büyüme ve istihdam) üzerinde oylama güç değerleri etkilidir. Hem basit hem de nitelikli çoğunluk kuralı altında hükümeti kuran partinin ve koalisyonu oluşturan partilerin toplam güç indeks değerleri istatistiksel olarak büyüme ve istihdam üzerinde pozitif anlamlı bir etkiye sahipken, enflasyon üzerinde istatistiksel olarak anlamlı negatif bir etkiye sahiptir. Basit ve nitelikli çoğunluk kuralı altında ana muhalefet partilerinin oylama güç indeksi ile enflasyon arasında doğru orantılı bir etki varken, büyüme ve istihdam ile negatif ve istatistiksel olarak anlamlı ilişki olduğu tespit edilmiştir.Anahtar Kelimeler: Güç indeksi, Basit çoğunluk kuralı, Nitelikli çoğunluk kuralı, panel veri analizi, politik istikrarsızlık, demokrasi, oylama gücü, normalize edilmiş Banzhaf indeksi

DemokrasiEkonomiEkonomi politikaları+6
Ceyhun Haydaroğlu
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
DoctorateOpen AccessTR

Yeni Kurumsal İktisat'ın Riggsci eleştirisi

Bu çalışma Yeni Kurumsal İktisat'a Riggsci yaklaşım temel alınarak getirilen bir eleştiridir. Tezin örtük hipotezi Yeni Kurumsal İktisat paradigmasının Riggsci prizmatik toplumlarda da geçerli olup olmadığınının analizidir. Tezde bu eleştiriye geniş bir başlangıç olmak üzere Birinci Bölüm'de Eski ve Yeni Kurumsal İktisat'ın kökenleri ve kuramsal yapıları üzerinde özellikle durulmaktadır. İkinci Bölüm'de Neoklasik ve Yeni Kurumsal İktisat'ın iktisatın üç temel alanındaki açılımları analiz edilmektedir. Üçüncü Bölüm'de Fred W. Riggs'in gelişmekte olan ülkelerin sosyo ? ekonomik sorunlarını araştırmak amacıyla kendi geliştirdiği ?prizmatik toplum? modeli aktarılmaktadır. Dördüncü Bölüm'de Yeni Kurumsal İktisat Riggsci açıdan analiz ve eleştiriye tabi tutulmaktadır. Çalışma, Riggs'sin erken dönem yaklaşımı çerçevesinde, Yeni Kurumsal İktisat'ın prizmatik toplumlarda sınırlı bir geçerliliğe sahip olduğu yargısıyla sonuçlanmaktadır.Anahtar Kelimeler: Kurumsal İktisat, Yeni Kurumsal İktisat, Riggs, Prizmatik Toplumlar.

Kurumsal ekonomiPrizmatik toplumlarRiggs, Fred W.
Ali Tarhan
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de sağlığın finansmanı ve kamu hastanelerinin etkinlik analizi

Bu çalışma ile Türkiye'de uygulanmakta olan ?Sağlıkta Dönüşüm Programı'' sürecinde, Sağlık Bakanlığına bağlı Kamu hastanelerinin etkinlik ve verimliliklerinin incelenmesi amaçlanmaktadır. Özellikle son yıllarda kaliteli sağlık hizmeti sunabilmenin yanında, kısıtlı kaynaklarla maksimum fayda elde etme amacı, tüm sosyal kurumlar gibi kamu hastanelerinin de önceliği haline gelmiştir. Türkiye'de özellikle ?Sağlıkta Dönüşüm Programı? ile sağlık sektöründeki değişikler sonrası hastanelerin etkinliği inceleme konusu olmuştur. Girdileri azaltma yoluyla verimliliği artırma yönündeki planlamalar önem kazanmaktadır. Sağlık Bakanlığına bağlı hastanelerin finansman ve muhasebe yönetimleri her ilde döner sermaye saymanlıkları altında tek bir karar birimince sağlanmaktadır ve eğitim hastaneleri hariç kamu hastaneleri arası personel dağılımı homojendir. Buna bağlı olarak bu çalışmada Sağlık Bakanlığına bağlı kamu hastanelerinin 2005-2008 yılları arasındaki iller bazında etkinlikleri ölçeğe göre değişken getiri varsayımı altında girdi odaklı veri zarflama analizi ve Malmquist toplam faktör verimlilik endeksi ile ölçülmüştür. Etkinlik araştırmasında 2 girdi (yatak sayısı, hekim sayısı) ve 3 çıktı (poliklinikte muayene edilen hasta sayısı, yatak devir hızı, döner sermaye gelirleri) değişkeni kullanılmıştır. Analiz bulgularına göre, anılan süreçte Türkiye'de Sağlık Bakanlığına bağlı kamu hastanelerinin iller bazında ortalama etkinlik değerlerinde artış olduğu sonucuna ulaşılmıştır.Anahtar Kelimeler: Kamu hastanelerinin finansmanı, Hastane verimliliği, Sağlıkta Dönüşüm Programı, Etkinlik, Verimlilik, Veri Zarflama Analizi, Malmquist Toplam Faktör Verimlilği Endeksi

Devlet hastaneleriEtkinlikFinansman+7
Murat Şen
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00

Other supervisors