Theses supervised by Doç. Dr. Kemal Kayıkçı

10 theses · Akdeniz University

Master'sOpen AccessTR

Birleştirilmiş sınıflarda temel eğitim hakkının kullanılması

Çalışmanın amacı, birleştirilmiş sınıf öğretmenlerinin, birleştirilmiş sınıflarda temel eğitim hakkının kullanımına ilişkin görüşlerini ortaya koymaktır. Öğretmenlerin temel eğitim hakkının kullanımına ilişkin görüşlerinin belirlenip, sorunların hangi boyutlarda olduğunu saptamak ve çözümlenmesi için, bilimsel verilere dayalı olarak yetkililere ve araştırmacılara öneriler sunmak amaçlanmıştır. Araştırmanın evrenini, 2013 – 2014 eğitim - öğretim yılında Antalya iline bağlı tüm ilçelerdeki (19 ilçe) ve bu ilçelere sınır illerdeki yakın köylerde bulunan birleştirilmiş sınıf öğretmenleri oluşturmaktadır. Bu araştırmada evrenden örneklem almak yerine, birleştirilmiş sınıflı okulların sayılarının azlığı nedeniyle, tüm evrene ulaşılmaya çalışılmıştır. Araştırmaya birleştirilmiş sınıflı okullarda görev yapan 300 öğretmen katılmıştır. Birleştirilmiş sınıflarda temel eğitim hakkının kullanımı faktörlerine ilişkin veriler, araştırmacının geliştirdiği ve beşli likert tipi derecelendirme ölçeğine göre hazırlanmış 63 maddeden oluşan "Birleştirilmiş Sınıflarda Temel Eğitim Hakkının Kullanımı" ile sağlanmış olup, ölçek "eğitime erişim hakkı", "kaliteli eğitim hakkı" ve " öğrenme ortamlarında saygı görme hakkı" olmak üzere 3 boyuttan oluşmuştur. Verilerin analizinde; aritmetik ortalama, standart sapma, değişkenlerin ikili gruplamasında "t testi", üç veya daha çok gruplarda ise "tek yönlü varyans analizi" istatik yöntemleri kullanılmıştır. Araştırmanın sonucunda elde edilen bulgular ise şöyledir: Öğretmenler, birleştirilmiş sınıfların temel eğitim hakkının kullanılmasına ilişkin yeterliliği "az" düzeyde bulmuş ve birleştirilmiş sınıflı okulların "devam etmemesi" gerektiğini düşünmüşlerdir. Boyutlar açısından bakacak olursak "eğitime erişim hakkı" en yetersiz boyut, "öğrenme ortamında saygı görme hakkı" boyutu ise en yüksek boyut çıkmıştır. Fakat temel eğitim hakkı boyutlarının hiçbiri "orta" düzeyi geçememiştir. Bu da birleştirilmiş sınıfların temel eğitim hakkını yeterli düzeyde karşılayamadığı bulgusunu ortaya çıkarmıştır

Birleştirilmiş sınıflarEğitimEğitim hakkı+2
Fatma Arıcı
Akdeniz University · Institute of Educational Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Nitelikli eğitim hakkı temelinde öğrencilerin, velilerin, yöneticilerin ve öğretmenlerin temel lise uygulamasına ilişkin görüşleri

Bu çalışma, öğrencilerin, velilerin, yöneticilerin ve öğretmenlerin temel lise uygulamalarına ilişkin görüşlerini ortaya koymak amacıyla yapılmıştır. Çalışma nitel araştırma modellerinden fenomenoloji deseninde gerçekleştirilmiştir. Amaçlı örnekleme yöntemlerinden ölçüt örnekleme yönteminin kullanıldığı bu çalışmada, çalışma grubunu temel liseleri tercih eden 10 öğrenci, 8 veli ve hala resmi liselerde çalışmakta olan 6 yönetici ve 8 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırmada yarı yapılandırılmış görüşme sorularına dayanan katılımcı türüne uygun bireysel görüşme formları uygulanmıştır. Verilerin analizinde içerik analizi tekniği kullanılmıştır. Elde edilen verilerin analizi sonucunda öğrenci, veli, yönetici ve öğretmen görüşlerine göre öğrencilerin temel liseleri üniversite sınavına daha iyi hazırlanabilmek için tercih ettikleri söylenebilir. Öğrenciler ve veliler temel lise öğretmenlerinin öğrencilerin ders ve kişisel sorunlarıyla daha yakından ilgilendiklerini düşünmektedirler. Öğrencilerin çoğu temel lisede rehberlik hizmetlerinin daha etkili olduğunu düşünmektedir. Öğrenci, veli, yönetici ve öğretmen görüşlerine göre resmi liselerin Kapsamlı, Koşullara Uygun ve Kapsayıcı Bir Müfredat boyutunda temel liselerden daha nitelikli olduğu, temel liselerin ise Haklara Dayalı Öğrenme ve Değerlendirme boyutunda resmi liselerden nitelikli olduğu ifade edilebilir. Çocuk Dostu, Güvenli ve Sağlıklı Çevre boyutunda ise hem resmi liselerin hem de temel liselerin olumlu ve olumsuz yanları olduğu söylenebilir. Bu boyutuyla temel liselerin çocuklar için daha temiz dolayısıyla daha sağlıklı bir ortam sunması nedeniyle daha nitelikli olduğu, resmi liselerin ise öğrencilere sağladığı eğlence ve dinlenme mekanlarıyla temel liselerden nitelikli olduğu, ifade edilebilir. Veli görüşlerine göre temel lise uygulamasının resmi liseler üzerinde öğrenci sayısının azalmasına bağlı olarak öğretmenleri rahatlattığı, yönetici ve öğretmen görüşlerine göre temel lise uygulamasının öğretmenleri ve okul yönetimini olumsuz etkilediği ifade edilebilir. Ayrıca veli, yönetici ve öğretmen görüşlerine göre temel lise uygulamasının kamusal eğitimi ortadan kaldırmanın bir adımı olduğu söylenebilir. Anahtar Kelimeler: Nitelikli Eğitim Hakkı, Temel Lise, Resmi Lise, Dershane Dönüşümü, Sınav

DönüşümLise öğrencileriOkul yöneticileri+5
Barış Aksoy
Akdeniz University · Institute of Educational Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Akdeniz Üniversitesi Eğitim Fakültesi öğretmen adayları ve Antalya'da görev yapan öğretmenelrin özyeterlik inançlarının karşılaştırılması

Bu araştırmanın amacı Akdeniz Üniversitesi Eğitim Fakültesi son sınıf öğretmen adayları ile Antalya İli merkez ilçelerde ilkokul, ortaokul ve liselerde görev yapan öğretmenlerin öz-yeterlik algılarını karşılaştırmaktır. Araştırma genel tarama modelindedir. Bu amaç doğrultusunda öğretmenlerin ve öğretmen adaylarının özyeterlik inançlarının yaş, cinsiyet, okul türü, sosyo-ekonomik çevre, eğitim durumu, branş ve öğretmen mevcudu değişkenleri açısından anlamlı bir farklılık gösterip göstermediği incelenmiştir. Araştırmaya katılan öğretmenlere ve aday öğretmenlere Tschanner- Mogan, Hoy (2001) tarafından geliştirilen ve Çapa, Çakıroğlu ve Sarıkaya (2005) tarafından Türkçeye uyarlanan" Öğretmen Özyeterlik İnancı Ölçeği" uygulanmıştır. Ölçek Öğrenci Katılımı", "Öğretim Stratejileri" ve "Sınıf Yönetimi" olmak üzere üç alt boyutu barındırmaktadır. Verilerin analizinde Pearson korelasyon, ANOVA, t testi teknikleri kullanılmıştır. Ölçek Antalya ili merkez ilçelerde görev yapan 380 öğretmen ve Eğitim Fakültesi son sınıf öğretmen adayı arasından 216 öğretmen adayına uygulanmıştır. Elde edilen veriler SPSS for Windows 23.0 programı ile analiz edilmiştir. Elde edilen bulgulara göre öğretmenlerin cinsiyet, kıdem, eğitim durumu, sosyo kültürel çevre, okul mevcudu değişkenlerine göre anlamlı bir farklılık görülmezken; okul türü ve branş faktöründe anlamlı farklılık tespit edilmiştir. Öğretmen adaylarının özyeterlik algıları öğretmenlere göre daha düşük olduğu tespit edilirken; cinsiyet ve eğitim durumu değişkenine göre özyeterlik algılarında anlamlı bir değişiklik olmadığı tespit edilmiştir.

Aday öğretmenlerÖz yeterlilikÖz yeterlilik algısı+1
Gamze Ateş
Akdeniz University · Institute of Educational Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Liselerde görevli okul müdürlerinin yeterlik düzeyleri ile öğretmenlerin iş doyumları arasındaki ilişkiler

Bu araştırmanın amacı, liselerde görev yapan okul müdürlerinin yeterlik düzeyleri ile öğretmenlerin iş doyumu arasındaki ilişkileri tespit etmektir. Araştırmada nicel teknik ile basit seçkisiz örnekleme yöntemi kullanılmıştır.Alt problemlerde betimsel tarama ve ilişkisel tarama yöntemi kullanılmıştır.Bu amaç doğrultusunda okul müdürlerinin yeterlikleri ile öğretmenlerin iş doyumu arasındaki ilişkileri belirlemek üzere müdür yardımcıları ve öğretmenlerin görüşlerinin cinsiyet, yaş, medeni durum, eğitim düzeyi, mesleki kıdem ve görev yapılan lise türüne göre farklılık gösterip göstermediği incelenmiştir.Araştırmanın çalışma grubunu Antalya il merkezindeki Muratpaşa, Konyaaltı, Kepez, Döşemealtı ve Aksu ilçelerinde bulunan 25 lisede görev yapan 450 öğretmen ve müdür yardımcısı oluşturmuştur.Araştırmaya katılan öğretmen ve müdür yardımcılarına araştırmacı tarafından geliştirilen ve üç alt boyuttan oluşan Yönetici Yeterlikleri Ölçeği ile Paul Spector tarafından geliştirilen İş Doyumu Ölçeği uygulanmıştır. Elde edilen veriler SPSS 20.0 paket programı kullanılarak çözümlenmiştir. Verilerin analizinde t testi ve tek yönlü varyans analizi (ANOVA) testi kullanılmıştır. Tek yönlü varyans analizi testi sonucuna göre anlamlı farklılığın hangi gruplar arasında olduğunu anlayabilmek için Scheffe, Tukey HSD ve Dunnett's C çoklu karşılaştırma testi uygulanmıştır. Okul müdürlerinin yeterlilik düzeyleri ile öğretmenlerin iş doyumu düzeyleri arasında ilişkiyi belirleyebilmek amacıyla Pearson Korelasyon Katsayısı tekniği kullanılmıştır. Bulgulara göre öğretmenlerin okul müdürlerinin yeterliklerine ilişkin algıları ile kendi iş doyumları arasında anlamlı, pozitif yönde ve düşük düzeyde bir ilişki olduğu görülmüştür. Öğretmenlerin okul müdürlerinin yeterliğine ilişkin algıları yükseldikçe kendi iş doyumlarına ilişkin görüşlerinin arttığı tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Yönetim, yeterlik, iş doyumu.

Okul yöneticileriOrtaöğretim okullarıYeterlilik+3
Halime Korkut
Akdeniz University · Institute of Educational Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Okulun ve ailenin öğrencilerin meslek seçimindeki rolü

Bu çalışma, rehber öğretmen, veli ve öğrencilerin görüşlerine dayalı olarak lise son sınıf öğrencilerinin meslek seçiminde aile ve okulun rolünü belirlemeyi amaçlamaktadır. Araştırmada nicel yöntem kullanılmakta olup betimsel tarama modelinde hazırlanmıştır. Araştırmanın Çalışma evrenini 2016-2017 eğitim öğretim yılında Antalya İli merkez Kepez, Muratpaşa, Konyaaltı ilçelerindeki resmi ve özel liselerde görevli rehber öğretmenler, öğrenim görmekte olan öğrenciler ve velileri oluşturmaktadır. Çalışma evreninin oluşturulmasında kolay ulaşılabilirlik dikkate alınmıştır. Çalışma örnekleminde yer alan okul ve katılımcıların seçiminde ise seçkisiz olmayan örnekleme tekniklerinden amaçlı örnekleme tekniği kullanılmıştır. Bu çalışmada veri toplama aracı olarak yapılandırılmış açık uçlu sorulardan oluşan anketler kullanılmıştır. KohenKappa tutarlılık katsayısının 0.9 düzeyinde anlamlı olarak hesaplandığı görülmüştür. Araştırma bulgularına ilişkin katılımcı teyidi sağlanmıştır. Araştırmadan elde edilen sonuçlara göre; öğrencilerin meslek seçimindeki rol oynayan etkenler incelendiğinde ilk sırada "ailem, ardından kendi tercihim ve üçüncü sırada ise yakın çevrem" olduğu görülmüştür. Bu çalışmaya göre lise son sınıf öğrencilerinin meslek seçimindeki önem verdikleri kriterler incelendiğinde; öğrencilerin önem sırasına göre doyurucu maddi kazanç, ikinci sırada ilgi ve yetenekleri ve hemen ardından prestij ve saygınlık kriterini önemsedikleri ifade edilmiştir. Öğrencilerden meslek seçiminde ailenin rolüne ilişkin görüşleri alındığında ise; öğrencilerin çoğu ailesinin rolünü fazla bulduklarını, katılımcıların bazıları ailesi tarafından seçeceği mesleğin beğenilmediğini ve bazıları da meslek seçiminde serbest olduklarını ifade etmişlerdir. Öğrencilerin ailelerinin meslek seçimindeki tutumlarına ilişkin görüşlerine bakıldığında çoğu ailenin serbest bıraktığını ve son kararın öğrenciye bırakıldığını, bazı ailelerin ise serbest tutum sergiliyor gibi davranıp yine de çocuğunu kendi istediği mesleğe ikna etme çabasının olduğu belirtilmiştir. Öğrencilerin ailelerin tutumlarına karşılık verdikleri tepkiler ise büyük çoğunluk mutlak karar sahibi oldukları görülmüştür. Öğrencilerin okuldaki mesleki yöneltme faaliyetlerine ilişkin görüşleri incelendiğinde ise; çoğu öğrencinin faaliyetleri yetersiz bulduğu, bazılarının faaliyetlerden memnun olduğu görülmüştür. Velilerin meslek seçiminde ailenin rolüne ilişkin görüşleri incelendiğinde; velilerin meslek seçiminde kendi rollerini çok önemsedikleri belirtilmiştir. Velilerin meslek seçimindeki önceliklerine bakıldığında ise; ilk sırada çocuğun kendi tercihi, ikinci sırada maddi kazanç ve üçüncü sırada ise prestij gelmekte olduğu görülmüştür. Velilerin çocuğunun meslek seçimindeki tutumları incelendiğinde; velilerin çoğunun "çocuğumu dinleyip sadece yönlendiririm" ve yakın sayıda "velinin ise tercihinden emin değilse yönlendiririm" diye ifade ettiği saptanmıştır. Velilerin okuldaki mesleki yöneltme faaliyetlerine ilişkin görüşleri incelendiğinde; velilerin yakın oranlarla bazılarının yeterli ve bazılarının ise yetersiz buldukları görülmüştür. Rehber öğretmenlerin öğrencilerin meslek seçiminde okulun yürüttüğü iş ve işlemlere ilişkin görüşlerine bakıldığında ise genel olarak mesleki yöneltme işlevini yerine getirdiğini savunduğu görülmüştür. Bu araştırmada ailenin ve okulun öğrencilerin meslek seçimi konusundaki önemi ortaya konulmuştur. Okul (Rehber Öğretmen) ve veliler bu önemin farkında olmalı ve öğrencileri değerlendirirken onları iyi tanımalı, ilgi ve yetenek alanlarına göre yönlendirmelidir. Aileler çocuklarına meslek seçerken baskı yapmamalı; okul ve aile meslek seçimi konusunda iş birliği içinde çalışmalıdır. Anahtar Kelimeler: Meslek Seçimi, Mesleki Rehberlik, Meslek Seçimi Okul, Meslek Seçimi Aile, Mesleki Yöneltme.

AileMeslek seçimiMesleki rehberlik+2
Ümran Turan
Akdeniz University · Institute of Educational Sciences
2018
00
DoctorateOpen AccessTR

Müfettiş rehberliğinde öz-değerlendirme uygulamalarının öğretmenlerin özdeğerlendirme, yansıtıcı düşünme ve öğretim becerilerine etkisi

Bu araştırmanın amacı; müfettiş rehberliğinde öz-değerlendirme uygulamalarının, öğretmenlerin öz-değerlendirme, yansıtıcı düşünme ve öğretim becerileri üzerine etkisini incelemektir. Araştırma, nicel ve nitel yöntemlerin bir arada kullanıldığı nitel ağırlıklı eylem araştırması deseninde yürütülmüştür. Araştırmada 'müfettiş rehberliğinde özdeğerlendirme' yöntemi uygulanarak, katılımcı öğretmenlerin öz-değerlendirme, yansıtıcı düşünme ve öğretim becerilerinin geliştirilmesi hedeflenmiştir. Bu açıdan araştırmanın eylem araştırması türlerinden geliştirici / eleştirel / özgürleştirici eylem araştırması deseninde yürütülmesi uygun görülmüştür. Antalya şehir merkezinde bulunan bir ilkokulda görevli olup; çalışmaya gönüllü katılmak isteyen 29 sınıf öğretmeni çalışma grubunu oluşturmuştur. Araştırmanın nicel boyutunda araştırmacı tarafından geliştirilen; 'öğretmenlerin özdeğerlendirme becerisi ölçeği', 'öğretmenlerin yansıtıcı düşünme düzeyleri ölçeği', 'öğretmenlerin öğretim becerileri ölçeği' kullanılmıştır. Araştırmanın nitel boyutunda ise veri toplama aracı olarak; öğretmenlerin hazırladıkları ürün dosyaları için 'ürün dosyası değerlendirme rubriği', öğretmenlerin yazdıkları yansıtıcı günlükler için 'yansıtıcı günlük çözümleme formu', öğretmenlerin yaptıkları video kayıtları için, 'video kaydı çözümleme formu', bireysel görüşmelerde; 'yarı yapılandırılmış görüşme formu' kullanılmıştır. Araştırma, 20 haftalık eylem planı doğrultusunda 05 Şubat 2018 – 22 Haziran 2018 tarihleri arasında bir ilkokulda uygulanmıştır. Araştırma kapsamında ilk olarak müfettiş rehberliğinde öz-değerlendirme uygulamasının başında çalışma grubunu oluşturan öğretmenlere nicel veri toplama araçları öntest olarak uygulanmıştır. Nitel boyutta öğretmenlerin yazdıkları 'yansıtıcı günlükler-1' ve yaptıkları 'video kayıtları-1'in çözümleme raporları değerlendirilmiştir. Sonra hazırlanan eylem planı doğrultusunda müfettiş rehberliğinde öz-değerlendirme programı uygulanmıştır. Çalışma sonunda nicel veri toplama araçları sontest olarak uygulanmıştır. Nitel boyutta öğretmenlerin çalışma süresi boyunca hazırladıkları ürün dosyaları, yazdıkları 'yansıtıcı günlükler-8' ve yaptıkları 'video kayıtları-2'in çözümleme raporları değerlendirilmiştir. Ayrıca öğretmenlerle bireysel görüşme yapılmıştır. Nicel ölçme araçlarının öntest ve sontest ölçümleri arasında anlamlı fark olup olmadığı parametrik olmayan testlerden 'Wilcoxon İşaretli Sıralar Testi' ile test edilmiştir. Öğretmenlerin hazırladığı ürün dosyaları, 'ürün dosyası değerlendirme rubriği' ile puanlanarak betimsel bir yaklaşımla analiz edilmiştir. 'Yansıtıcı günlük- 1' ve 'yansıtıcı günlük-8' ile 'video kaydı-1' ve 'video kaydı-2' doküman analizi tekniği ile analiz edilmiş ve karşılaştırılmıştır. Görüşme verilerinin analizinde ise içerik analizi kullanılmıştır. Araştırma bulgularına göre müfettiş rehberliğinde öz-değerlendirme uygulamalarının öğretmenlerin öz-değerlendirme, yansıtıcı düşünme ve öğretim becerileri üzerine olumlu etkilerinin olduğu ve öğretmenlerin söz konusu becerilerinin gelişmesine katkı sağladığı sonucuna ulaşılmıştır. Elde edilen sonuçlar doğrultusunda müfettiş rehberliğinde öz-değerlendirme yönteminin öğretmenlerin gelişimine katkı sağlayan bir denetim modeli olabileceği kanaatine varılmış olup; bir denetim modeli olarak uygulanması önerilmiştir.

Eğitim denetimiYansıtıcı düşünmeÖz değerlendirme+2
İzzet Özdemir
Akdeniz University · Institute of Educational Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Suriyeli sığınmacı çocukların eğitimi ve sorunları

Bu çalışma, Suriyeli sığınmacı çocuklara farklı eğitim veren iki ilkokulda görev yapan okul yöneticileri, rehber öğretmenler, sınıf öğretmenleri, Türkçe öğreticileri, diğer veliler ve Suriyeli velilerin görüşlerine dayalı olarak, Suriyeli sığınmacı çocukların aldıkları eğitim, eğitimin kapsamı ve eğitimlerinde yaşanan sorunları belirlemeyi amaçlamaktadır. Araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden olan olgubilim (fenomenoloji) modeli kullanılmıştır. Çalışma grubunu, amaçlı örnekleme yöntemlerinden olan tipik durum örneklemesine göre belirlenen, 5 okul yöneticisi, 3 rehber öğretmen, 10 sınıf öğretmeni, 4 Türkçe öğreticisi, 10 diğer veli ve 10 Suriyeli veli oluşturmuştur. Veri toplama sürecinde döküman incelemesi yapılmış ve uzman görüşü alındıktan sonra oluşturulan altı farklı yarı yapılandırılmış görüşme formu uygulanmıştır. Görüşmelerde yarı yapılandırılmış görüşme formunda yer alan sorular sorulmuş ve ses kaydı yapılmıştır. Yapılan ses kayıtları araştırmacı tarafından Microsoft Word 2010 programında metin haline dönüştürülmüştür. Verilerin analizinde betimsel, içerik ve doküman analizi kullanılmıştır. Bu sürecin sonunda elde edilen kavramlardan birbiri ile ilişkili olanlar birbiriyle gruplandırılarak temalar (kategori) oluşturulmuştur. Bu araştırmanın sonucunda: Araştırmaya katılan, A İlkokulu okul yöneticileri, sınıf öğretmenleri, rehber öğretmenlerin ve Türkçe öğreticilerin çoğunun Suriyeli sığınmacı çocukların eğitimi konusunda eğitim aldıkları, B İlkokulunda görev yapan okul yöneticileri, sınıf öğretmenleri, rehber öğretmenlerin ve Türkçe öğreticilerin çoğunun eğitim almadıkları, eğitim alanların çoğunluğunun aldıkları eğitimi yetersiz buldukları görülmüştür. Suriyeli çoçukların eğitimi konusunda her iki okulda da ortak görünen sorunların: dil sorunu, yaş farkları, iletişim kopukluğu, kitap ve materyal eksikliği olduğu belirlenmiştir. A İlkokulu'ndaki eğitimde, B İlkokulu'ndakinden farklı olarak; öğrenci devamsızlığı, okul kurallarının ihlali, akran zorbalığı, temizlik ve düzen yetersizlikleri, arkadaşlarının eşyalarını alma, Türkçe derslerinin diğer ders saatleri içinde verilmesi, çeteleşme ve diğer çocuklara şiddet uygulama, Suriyeli velilerin ilgisizliği, Suriyeli velilerin maddi destek beklentilerinin karşılanamaması gibi sorunlarının yaşandığı görülmüştür. B İlkokulunda A İlkokulundan farklı olarak, Suriyeli sığınmacı çocukların eğitiminde yaşanılan sorunun; Suriyeli çocukların okula ulaşımları olduğu belirlenmiştir.

EğitimEğitim sorunlarıGöçmenler+3
Saniye Erol Emiroğlu
Akdeniz University · Institute of Educational Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Öğretmen, yönetici ve müfettişlerin okul müdürlerinin muhakkiklik görevlerine ilişkin görüşleri

Bu çalışma, öğretmen, yönetici ve müfettişlerin okul müdürlerinin muhakkik görevlerine ilişkin görüşlerini ortaya koymak amacıyla yapılmıştır. Araştırmada nitel araştırma yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu 2016-2018 yılları arasında Antalya İli Aksu İlçesi'ndeki muhakkik görevi olan okul müdürleri, Antalya İlinde görev yapan maarif müfettişleri, Antalya İli Aksu İlçesi muhakkik soruşturması geçiren öğretmenlerden oluşturmaktadır. Veri toplama aracı olarak yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Yapılan nitel çalışmada ses kayıt cihazı kullanılmıştır. Yapılan görüşmelerde ses kayıtları yapılmış, elde edilen verilere betimsel analiz ve içerik analizi yapılmıştır. Araştırma seçilen konu alanında kişisel deneyimim olması, geniş ve seçici bir çalışma grubu ile yürütülmesi muhakkiklik görevi olan okul müdürlerinin sorunlarına yasal açıdan, işleyiş bakımından ve ekonomik olarak çözüm önerileri ortaya koyması açısından önemlidir. Araştırma verilerine göre katılımcılar-iletişimin çok kolay olduğunu bu zamanda eğitim sürecindeki sorunların karşılıklı, birebir çözümüne geçmeden şikâyet unsuru olduğunu ve bu nedenle okullarda soruşturmaların çok yoğun olduğunu belirtmişlerdir. Çalışmada eğitim sürecindeki sorunları çözmek için soruşturmacı olarak görevlendirilen okul müdürlerinin de aldıkları eğitimin nitelik ve nicelik olarak, soruşturma gibi özel ve ehemmiyetli bir alanda yeterli olmadığı belirtilmiştir. Katılımcılara göre, muhakkiklik görevi olan okul müdürleri yasal, ekonomik, güvenlik, psikolojik ve sosyolojik açısından sorunlar yaşamaktadır. Anahtar Kelimeler: İnceleme, soruşturma, muhakkik (soruşturmacı).

DenetçilerEğitim denetimiEğitim yönetimi+5
Hakan Düztepe
Akdeniz University · Institute of Educational Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

İlkokul ve ortaokullarda yaşanan finansman sorunlarına ilişkin yönetici ve veli görüşleri

Türkiye'de temel eğitim, anayasanın 42. Maddesi gereğince ücretsiz bir hak olarak güvence altına alınmıştır. Ancak bu görevi yüklenen devlet, kaynakları merkezi yönetim aracılığıyla aktardığından, okulların birçok ihtiyacı yeterince karşılanamamaktadır. Bu da okul yönetimlerini, farklı yollarla kaynak bulmaya ve bağış almaya yönlendirmektedir. Toplanan bu bağışlar her dönemde, okul yönetimi ile velileri karşı karşıya getirmiştir. Okullardaki finansman sorunları bu araştırmanın yapılmasının en önemli nedenlerinden biridir. Bu araştırma, ilkokul ve ortaokullarda yaşanan finansman sorunlarını yönetici ve veli görüşleri ile ortaya koymak ve elde edilen bulgular eşliğinde öneriler geliştirebilmek amacıyla gerçekleştirilen, nitel bir çalışmadır. Veriler, okul müdürleri ve velilerin görüşlerini daha ayrıntılı olarak ifade edebilmelerine olanak sağlayan nitel araştırma yöntemlerinden olgubilim (fenomenoloji) çalışması tekniği yoluyla toplanmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu, Antalya ilinde Muratpaşa, Kepez ve Konyaaltı ilçelerinden rastgele seçilmiş on ilkokul ve on ortaokuldaki yöneticiler ve veliler olmak üzere, toplam 40 katılımcı oluşturmaktadır. Araştırmada katılımcı görüşleri, araştırmacılar tarafından geliştirilen yarı yapılandırılmış görüşme formu aracılığıyla alınmıştır. Görüşme kayıtları metin haline dönüştürüldükten sonra içerik ve doküman analizi yöntemi ile veriler analiz edilmiştir. Elde edilen kavramlardan birbiri ile ilişkili olanlar gruplanarak temalar oluşturulmuştur. Ayrıca okul bütçe raporları incelenerek doküman analizi yapılmıştır. Araştırma sonucunda; okul yöneticilerinin aktarılan kaynak yetersizliği nedeniyle, kaynak arayışına gittiği, bu nedenle eğitime yeterince vakit ayıramadıkları görülmüştür. Bunun yanında finansal kaynak arama etkinlikleri, okul yöneticilerinin yönetsel faaliyetlerini olumsuz etkilediği görülmüştür. Milli Eğitim Bakanlığının okul yöneticilerinden beklentisinin, okulun eğitim öğretim hizmetlerinin sağlıklı bir şekilde müfredat doğrultusunda işleyişini sağlamak olduğu yöneticiler tarafından saptanmıştır. Ancak okulların finansal problemleri nedeniyle, yöneticilerin çoğu zaman, önceliği bu problemlere verdikleri görülmüştür.

Finansal sorunlarFinansmanOrtaokullar+4
Mehmet Emin Kuralay
Akdeniz University · Institute of Educational Sciences
2019
10
DoctorateOpen AccessTR

Öğrenci akademik performansının kestirilmesine ilişkin bir model önerisi: Veri madenciliğine dayalı bir çalışma

Bu araştırmada Akdeniz Üniversitesi Eğitim Fakültesinden 2012-2017 yılları arasında mezun olan 3773 öğrencinin akademik verisi kullanılarak uygulamalı bir veri madenciliği çalışması yapılmıştır. Akdeniz Üniversitesi Eğitim Fakültesinde bulunan 7 bölümden mezun öğrencilerin aldıkları derslere ilişkin sınav puanları, dönem sonu ders notları, dönemlik not ortalamaları, mezuniyet notlarına ilişkin veri, farklı tablolardan alınarak bir araya getirilmiş, her bölüm için ayrı veri setleri elde edilmiştir. Veri ön işleme aşamasından sonra akademik performans kestirim modelleri geliştirilmiş ve test edilmiştir. Veri madenciliği teknikleri ve algoritmalar kullanılarak öğrencilerin akademik başarı durumlarını kestirmeye yönelik iki ana model geliştirilmiştir. Birinci Model, Öğrenci Mezuniyet Notu Kestirim Modelidir. Bu modelin altında 1. sınıf 1. dönem ara sınav puanları kullanılarak mezuniyet notu kestirimi için 1S1DV Modeli, 1. sınıf 1. dönem sonu dörtlük ders notlarıyla mezuniyet notu kestirimi için 1S1D4N Modeli ve 1. sınıf 1. dönem ve 2. dönem ağırlıklı not ortalaması kullanılarak mezuniyet notu kestirimi için 1S12DANO Modeli olmak üzere 3 alt model geliştirilmiştir. Alt modellerin her biri için yapay sinir ağları ve çoklu doğrusal regresyon analizi ile farklı modeller geliştirilmiş ve performansları karşılaştırılmıştır. Geliştirilen modellerin öğrencilerin mezuniyet notunu 1. sınıf 1. dönemden itibaren %94-97 doğrulukla kestirdiği görülmüştür. Araştırmada geliştirilen ikinci model Öğrenci Akademik Erken Uyarı (DANO2) Modelidir. DANO2 Modeli öğrencinin 1. sınıf 1. dönem derslerine ait dönem sonu notlarına göre, gelecekte dönemlik ağırlıklı not ortalamasının 2'nin altına düşüp düşmeyeceğini kestiren bir modeldir. Bu model altında lojistik regresyon ve karar ağaçları kullanılarak geliştirilen alt modellerin doğruluğunun %72-87 olduğu görülmüştür. Yapılan araştırma sonucunda öğrenci akademik performansının kestirilerek, gelecekte oluşabilecek akademik başarısızlık durumlarını önlemeye yönelik bir model önerilmiştir. Geliştirilen model önerisi ile eğitim kurumlarının, öğrenci başarısını artırmada daha etkili ve verimli çalışabileceği düşünülmektedir. Anahtar Kelimeler: Akademik Performans Kestirimi, Akademik Uyarı Sistemi, Eğitsel Veri Madenciliği, Yapay Sinir Ağları, Karar Ağaçları, Regresyon Analizi, Lojistik Regresyon, Eğitim Fakültesi

Akademik başarıBaşarının kestirimiPerformans+5
Murat Altun
Akdeniz University · Institute of Educational Sciences
2019
00

Other supervisors