Theses supervised by Doç. Dr. Lütfi Özden

10 theses · Düzce University

Master'sOpen AccessTR

Çağdaş sanatta çirkinlik bağlamında kadın bedeni

Çirkinlik, hem dişil hem de eril canlılar ile ilgili bir kavram olarak karşımıza çıkmaktadır. Çirkinlik genel olarak her kültürün kendi değer anlayışına göre belirlediği bir kavram olarak karşımıza çıkmakta ve felsefi, tıbbi, sosyolojik ve edebi literatürlerde daha çok kadına yöneltildiği görülmektedir. Önceki dönemlerde kadının aşağı türden bir varlık olarak benimsenmesi 20. yüzyıl da saygısızlık ve kabul edilemez bir durum olarak görülmüştür. Ancak çelişkili bir biçimde kadın, artık güzelliğiyle kıymetlendirilmese de kadın fiziği değer kazanmıştır. Fotoğrafın icadı, sinemanın doğuşu, kitle iletişim araçlarının gelişmesi gibi birçok etmen kadın bedeninin sembolik bir unsur olmasını sağlamaktadır. Buna bağlı olarak, çirkinliğin doğası gereği biyolojik kökende kişilerde var olan özellik olmasının yanı sıra biyolojik olarak ötekilere benzemediği kişilerde toplumun belirlediği güzellik durumuna uymadığı için dışlanması ve dışlanmayla birlikte o kişi de travmatik durumlar ortaya çıkmaktadır. Medyanın afişe etme kültürü insanın ötekileştirilmesine, yaftalanmasına yönelik bir tutum içerisindedir. Bu bağlamda; hayvan, taş, bitki gibi doğaya ait olan neden yaftalanmıyor ? Ya da insan için hangi ön bellek dahilinde bu tarz bir dışlama yapılıyor ? Çağdaş sanatta çirkin kadın bedeninin işleniş biçimlerine bakıldığında, sanatçıların kadın bedeninin metalaşmasına yönelik eleştirel türde üretim yaptıkları görülmektedir. Bu bağlamda, sanatçıların çalışmalarında kadın bedenini "ideal olma" gerekliliğinin dışına çıkarıp, kadın bedenini biçimsizleştirici unsurların yer aldığı görülmektedir. Bu çalışmanın amacı; kusursuzluk, mükemmellik, ideal güzellik gibi toplumun kadın bedeni üzerinden dikte ettiği normlara karşı çağdaş sanatın kadın bedenini bozarak ve biçimsizleştirerek sanatsal olarak eleştirme biçimlerini irdeleme ve bu bağlamda sanatçı çalışmaları incelemektir. Araştırmanın yöntem çerçevesi, çağdaş sanatta yapılan çalışmaların incelenmesi, literatür taraması, kadın bedeni üzerinden oluşturulan ideal güzellik algısını yapıbozuma uğratarak sanatçı gözünden sunulmasıdır. ' Çağdaş Sanatta Çirkinlik Bağlamında Kadın Bedeni' isimli tez çalışması üç ana başlık altında incelenmiştir. Çalışma kapsamında öncelikle "çirkin kavramı" incelenmiş olup, bu bölüm altında; "çirkinlik bağlamında beden", "çağdaş sanat öncesi çirkin beden kavramının sanata yansımaları", "öteki bağlamında çirkin beden" ve bu bölümün alt başlıkları olarak da "çirkin bedenin ucube olarak sanatta ele alınması" ve "kadın bedeninin arzu nesnesine dönüştürülmesi" konularına yer verilmiştir. Çalışmanın ikinci bölümünde; "çirkinliğin kadın bedeni üzerinden çağdaş sanatta ifade ediliş biçimleri" ana başlığı altında; " kadın bedeninin çirkinlikle ilişkilendirilmesi", "çirkinliğin kadın bedeni üzerinden çağdaş sanatta ele alınışı", "arzu nesnesine dönüşen kadın bedeninin çağdaş sanatta inceleniş biçimleri" incelenecek olup; çalışmanın üçüncü ve son bölümünde ise; "çirkinliğin uygulama çalışmalarında ifade edilişi"ne yer verilecektir. Anahtar Sözcükler: Çirkinlik, Kadın, Beden, Biçimsizlik, Çağdaş Sanat

Feminist sanatGüzel sanatlarKadın bedeni+5
Çisel Atar
Düzce University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Çağdaş sanatta tuhaf kavramının kişisel anlatı olarak ele alınışı

"Çağdaş Sanatta Tuhaf Kavramının Kişisel Anlatı Olarak Ele Alınışı" isimli bu çalışmada alışılmışın dışında, şaşkınlık verici ve esrarengiz nitelikleriyle merak uyandıran tuhaf kavramı, kişisel mitolojiler ekseninde çağdaş sanattaki örnekler üzerinden incelenmesi amaçlanmıştır. Üç ana başlık altında ilerleyen bu çalışmanın ilk bölümünde tuhafın kendisine içkin olan tekinsizlik, doğaüstü ve öteki, kavramları ile olan ilişkisi incelenmiş, buna ek olarak tuhaf kavramının çağdaş sanata uyumlanmasında kilit rol oynayan Marcel Duchamp, tuhaf kavramı bağlamında ele alınmıştır. Tezin ilk bölümde tuhaf kavramını karşılayan en uygun ortamlardan biri olan kamusal alan, seçili sanatçıların işleri bağlamında yorumlanmıştır. Tezin ikinci bölümünde anlatılar üzerinden şekillenen kabulleri teresine çeviren tuhaf nitelikteki çağdaş sanat üretimlerine odaklanılmış, bunun yanında mitolojik verilerden yararlanılarak yeni anlatılara konu olan hayvan figürünün tuhaf kavramına öykünen örnekleri üzerinde kuvvetle durulmuştur. Üçüncü bölümde ise tezin içeriğine uygun olarak uygulama çalışmalarına yer verilmiştir.

Modern sanatResim sanatıTuhaflık
Yasemin Çağla Emiral
Düzce University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Çağdaş sanatta acının sıradanlaşması

Bu tezin amacı, toplum içerisinde var olan şiddet olgusunun yarattığı acıyı ve bu acının sebep olduğu "hissizleşme" problemini sanatla ilişkili olarak ele almaktır. Ayrıca bu araştırmada, hissizleşme durumunun en temel kaynağına inilerek sorunsalın kendisi irdelenmiştir. Ele alınan bu problem toplum, sanatçı ve izleyici arasındaki yerini ve plastik anlatımda ifade biçimlerini sorgulamayı amaçlar. Bu tezde toplumun her döneminde kronikleşen şiddet olgusunu ve oluşturduğu problemi, bütünsel olarak farklı noktalarından ele alarak "Şiddet", "Acı" ve "Hissizleşme" kavramı üzerinden çözümlenmesi yapıldı. Kendi dönemi içerisinde yaşayan sanatçıların, toplum içerisinde oluşan travmalardan ne denli etkilendikleri ve bu durum içerisinde nasıl bir tavır takındıkları irdelenmiştir. Yapılan bu araştırmalar, sanatsal üretimlerimin temel çıkış noktasını oluşturmaktadır.

AcıDeneyimDuyumsama+4
Ramazan Bayram
Düzce University · Institute of Graduate Studies
2023
10
Proficiency in ArtOpen AccessTR

Resme Doğu'dan bakmak: Şehrengiz ve Arabesk serileri

Güncel sanatta Doğu imgesi kullanımı, bu çalışmanın temel çıkış noktasını oluşturmaktadır. Bir imge kaynağı olarak Doğu, hem sanatsal kökleri hem de zengin kültürel belleği bakımından neredeyse her sanat döneminde sanatçılara ilham olmuştur. Medeniyetin, bilimin, sanatın çıkış noktası olarak bilinen ve güçlü devletlerin varlıkları sayesinde hayranlık duyulan Doğu'nun, Batı'nın bir kurgusu olan Oryantalizmle birlikte egzotik ve ütopik bir dünya haline gelmesi, önemli eser örnekleriyle birlikte incelenmiştir. Batı'nın fantezi ürünü Doğu kurgusuna karşın, özellikle Doğu kültürlerindeki sanat pratikleri –yazı, minyatür, mimari ve kitap süslemeleri gibi- soyut-soyutlamacı tavra olan yakınlığı ile Modern dönemde Batı'nın soyut-soyutlamacı sanat akımlarını kurmasında yeniden ilham olduğu görülür. İlk dönemlerinde Batı sanatının takibiyle gelişmeye çalışan Türk sanatı da özgünlük ve ulusallık arayışları bağlamında kendi kültürel ve sanatsal kökenindeki imgelere yönelmiş ve birçok sanatçı bu bağlamda çalışmalar yürütmüştür. Özgün ve bireysel anlatımın ön plana çıktığı günümüz sanatında da Batı sanatı eğitiminden veya geleneksel sanatlar eğitiminden gelen birçok güncel sanatçının, kendi kültürlerine ait imgeleri bireysel sanat pratikleriyle birleştirdiği gözlemlenmektedir. Literatür taraması yöntemi kullanılarak yazılan bu tezin amacı da hem sanat tarihsel süreç içerisinde Doğu imgesinin sanat eserlerinde kullanımına yönelik bir bakış sunmak, hem de tezin temel konusu olarak bireysel sanat üretimlerim olan "Arabesk" ve "Şehrengiz" serisinin altyapı ve sanat tarihsel dayanaklarını ortaya koymaktır. Bu bağlamda Türkiye'de ve özellikle "Doğu" olarak adlandırılan bölgelerdeki birçok güncel sanatçı, aldıkları sanat eğitiminin altyapısı ne olursa olsun özgün ve bireysel eserler ortaya koymak adına kişisel belleklerine ve o belleği oluşturan kültürel imgelerine yönelmekte ve bu bağlamda eserlerini üretmektedir. Tezin ana konusunu oluşturan "Şehrengiz" ve "Arabesk" serileri de kişisel belleğime ve o belleği oluşturan kültürel imgelere yönelen eserler içermektedir. Batı Sanatı eğitiminden gelen "portre" geleneği ile kişisel belleğimdeki queer imgeler, semboller ve bir dil göstergesi olarak Arapça ve Farsça imgeler bu serilerde birleşmektedir. Ayrıca Doğu imgesi olarak Arapça yazı içeren "Şifa Dileği" eseri ve "İkram-ı Ebedi" serimden "hurma çekirdekleri" ve "yazı" imgesi içeren bazı eserler tezin akışı içerisinde uygun yerlere dâhil edilerek incelenmiş, bu nedenle sanatsal üretimlerim açısından retrospektif bir bakış açısı sunmayı sağlamıştır.

ArabeskGüncel sanatOryantalizm+6
Ahmet Mansuroğlu
Düzce University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Proficiency in ArtOpen AccessTR

Sanat vitrinlerinden ev vitrinlerine teşhir estetiği

Tarih boyunca insanlar farklı dürtülerle nesne biriktirmiş ve bu onlar için severek yaptıkları bir uğraş olmuştur. Fakat biriktirilen nesneleri düzenleme ve teşhir etme mantığına dayanan gelenek Rönesans dönemi nadire kabineleri ile başlamıştır. Koleksiyon ve müzelerin de kökeni sayılan nadire kabinelerinde nesneye yüklenen anlam, modern çağın alışveriş merkezlerinde ve mağaza vitrinlerinde farklılıklara uğramış, nadir olan sıradan olana, ulaşılamaz olan satın alınabilir e dönüşmüştür. 1919 da kurulan ve sonrası sanat akımlarını derin bir şekilde etkileyen Bauhaus Sanat ve Tasarım Okulu, sanat ve zanaatı bir araya getirmeye çalışması sonucu estetik, fonksiyonel olan seri üretim nesnesine de uygulanmış ve ortaya tasarım nesnelerin çıkmasına neden olmuştur. Marcel Duchamp'ın pisuvar ve kar küreği gibi sıradan nesneleri sanatsal bağlama alan işleriyle cesaretlenen ardılı olan sanatçılar, eşyanın bir eserin en önde gelen fikri olabileceği düşüncesine dayanan çalışmalar üretmeye başlamışlardır. 20. yüzyılın ikinci yarısı itibariyle görünür olmaya başlayan bu çalışmalarda sanatçılar, nesneleri bir vitrin estetiğiyle düzenlemiş ve sergilemeye başlamışlardır. 1970'li yıllardan itibaren bazı fotogerçekçi sanatçılar tarafından sanat imgesi olarak ele alınarak boya işler üretmeleriyle birlikte vitrinler fotogerçekçi bağlama da alınmışlardır. Teşhir estetiğiyle düzenlenen sanatçı vitrinleri ve kişisel bir teşhir alanı olan ev vitrinleri bu çalışmanın inceleme alanını oluşturmaktadır. Vitrinin, biçim ya da fikir olarak bir sunum alanına dönüşmesinin sanat tarihsel referansları ve ev vitrinlerinin sanattaki karşılığı incelenecektir. Pop arttan günümüze kadar kronolojik bir sırayla incelenecek örneklerde sanatçıların nesne toplama, biriktirme dürtüsüyle geliştirdikleri sanat dilinin altındaki sebepler irdelenecektir. Ayrıca sanat nesnesine dönüşen vitrinlerin fotogerçekçi sanatçılar tarafından sanat imgesi olarak ele alındığı örnekler üzerinde durulacaktır. Uygulamalar bölümünde ise, ev vitrinleri özelinde teşhir edilen nesnelerle yaratılan kişisel dünyanın kültürel, politik, sosyolojik, psikolojik açıdan nelere işaret ettiği araştırılacak ve bu konuyla ilgili uygulamalar yapılacaktır.

EstetikNesneTeşhir+2
Yahya Bağcı
Düzce University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

1960'sonrası sanatta bozulan doğa

"1960 Sonrası Sanatta Bozulan Doğa" başlıklı tezimde doğanın içinde bulunduğu tehlikeler incelenecek, iklim değişikliğinin sebep olduğu krizler doğayı ve doğadaki canlı yaşamını nasıl etkilediği eleştirel yönden ele alınacaktır. Doğada oluşan bozulmaların doğanın kendi akışı ve döngüsü içerisinde olmadığı, bozulma kavramının insandan kaynaklı bir odaklanma olduğu anlatılmak istenmiştir. İnsanın sebep olmuş olduğu bozulmalar aynı zamanda doğada dengesizliğe sebep olmaktadır. Doğa ve insanın birlikteliğiyle değişen doğaya yer verilecektir. Plastik atıkların canlılara etkisi çevresel haberler doğrultusunda incelenecektir. Doğa bugün çağdaş sanatta önemli kavramlar arasındadır. Geçmiş yıllarda ve günümüzdeki doğa çokça bahsedilen bir konu olarak bu çalışmanın temelini oluşturacaktır. Bu çalışmada sürekli değişen doğanın ikinci yönü ele alınacaktır.

DoğaEkolojiModern sanat+4
Güzin Dilara Kılıç
Düzce University · Institute of Fine Arts
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Çağdaş sanatta şiddet bağlamında ölüm kavramı

Yaşam var olduğu andan günümüze kadar devam eden ölüm gerçeği, beraberinde şiddeti de sürüklemiştir. Bu duruma çok uzun yıllardır tanıklık eden sanat, birçok alanda ifade gücünü yansıtmıştır. Yüzyıllar boyunca eserlerinde toplumsal sorunlara da yer veren sanatçılar, çağdaş sanat dönemiyle birlikte şiddet ve ölüm temalarını daha özgür bir şekilde sergilemeye başlamışlardır. Özellikle kadına yönelik şiddete bağlı ölüm temalarının fazla olması, bu problemin devam ettiğini ve kadının toplumdaki yerinin hak edilen konuma gelememiş olduğunu göstermektedir. Bu bağlamda ele alınan tezde, sanat alanında ölüm ve şiddet temasının süreci görsel ve yazılı kaynaklarla sunularak, birçok sanatçı ve eser örneğiyle desteklenmiştir. Etkili bir sanat dalı olan sinema sanatından faydalanılmış ve uygulama çalışmalarında film sahnelerinden alınan görüntülerin çizildiği portrelere yer verilmiştir. Kişisel uygulama çalışmalarıyla beraber, yer yer eleştirel düşünceler ve özgün fikirler tezin temel unsurlarındandır.

Esra Alkaya
Düzce University · Institute of Graduate Studies
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Çağdaş sanatta bedene yansıyan iz kavramı

Değişen dünya, toplumsal yapılar, ekonomi, teknoloji, düşünceler ya da inançlar beden üzerinde egemenlik kurma çabasında olmuş ve varlıklarını belli ederek bedeni biçimlendirmişlerdir. Tarihsel süreçte yaşanan tüm gelişmeler sanat tarihine yansımış ve sanatın temel konusu olan beden farklı anlamlara ve biçimlere sokulmuştur. Sanat tarihi boyunca sanata konu olan beden imgeleri çağdaş sanat ile birlikte doğrudan sanatın malzemesi haline gelmiştir. Bedeni bir anlatım aracı olarak kullanmaya başlayan sanatçılar başkalarının ve kendi bedenleri üzerinde oluşturdukları, bedenin nesneler üzerinde oluşturduğu izlerle yaşadıklarını ya da toplumun yaşadıklarını ifade etmişlerdir. Çalışmada beden ve iz kavramı konulara ayrılmış ve konuyla ilgili çalışmalar incelenmiştir. Çalışmanın ilk bölümünde beden kavramına yer verilerek bedeni etkileyen kavramların bedeni biçimlendirmelerine ve beden üzerindeki izlerine değinilmiştir. Sonraki bölümde iz kavramından bahsedilerek bu kavram ile bedendeki izlerin görünürlüğü ele alınmıştır. Tezin ana bölümünde ise çağdaş sanatta ele alınan iz kavramı üzerinden bedende oluşan, oluşturulan izler, bedenin oluşturduğu izler ve bu izlerin çağdaş sanata yansımaları ele alınmıştır. Bu amaçla "bir şeyin geçtiği veya daha önce bulunduğu yerde bıraktığı belirti, bir şeyin dokunmasıyla geride kalan belirti, bir olay, bir durum veya yaşayıştan kalan belirti, eser, " anlamına gelen iz kavramından yola çıkılmış ve bunun yanı sıra süreç olarak da ele alınmıştır. Ayrıca çeşitli durumlar karşısında kişinin yaşamında, hafızasında bıraktığı izler ya da bir yere ait olmama, iz bırakmama, ötekileşme- yabansı olma durumları gibi süreçler de sanatçıların eserleriyle birlikte ele alınarak görsel sanatlar içinde yorumlanmıştır. Son olarak araştırma süresince gerçekleştirilen çalışmalar sunulmuş ve iz ile beden kavramı vurgulanmıştır. Anahtar Sözcükler: Beden, iz, çağdaş sanat, süreç

BedenModern resim sanatıModern sanat+4
Aydan Can
Düzce University · Institute of Fine Arts
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Çağdaş sanatta bir ritüel olarak evlilik

Tarih boyunca birçok sanatçı, kendilerine özgü anlatım diliyle 'evlilik' konusunu ele almıştır. Bu araştırma; arkeolojik bir kazı olarak "ritüel"i ele alarak "evlilik" kavramını sosyoloji, psikoloji, ekonomi, din ve sanat bağlamında ele almaktadır. Evlilik konusu öncelikle toplumda yer eden anlamından çok uzaklaşmadan, kendi ritüel anlamlarını koruyarak çağdaş sanatın çoklu anlatım biçimleriyle ele alınmıştır. Bununla birlikte sanat tarihinde geçmiş dönemlerden de evlilik konusuyla bağlantılı yapıtlar ve analizler ele alınan konular arasındadır. Ritüel nesneleri başlığı altında evlilik; enstalasyon, video, famaj, heykel ve renkli tekniklerle sanatın döneme uygun anlatım olanaklarıyla, çağdaş bir üslupla plastik anlatıma dönüştürülmüştür. Ayrıca toplumların yaşamlarının bir parçası olan evlilik ritüellerinin, sanatsal anlatımda kullanılmasının dışında kendi geleneksel anlamlarının araştırılması da konunun kuramsal yönden incelenmesi ve konunun zenginleşmesi açısından önemli taşımaktadır. Tez çalışması boyunca ele alınan uygulama çalışmalarının çoğunda bir tanık olarak değil de hikâyenin yaşayanı olarak otoportre anlayışında bir yaklaşımla evlilik üzerine çalışmalara yer verilmiştir. Ritüel, kişi performanslarını akılsallaştırma başlığı altında Mc Donaldslaştırma evrimine uğratmaktadır. Araştırmada kuramsal yönden ve uygulama çalışmaları aşamasında tüketim toplumundaki roller, eril ve dişil kişi üzerinden okunacaktır. Toplumsal kimliklerin aile ağı ve ata-anaerkil yapının içinde maruz kaldığı durumların irdeleneceği bu çalışmada, toplumun kişiyi ritüel kurallarıyla nasıl yeniden ürettiğine zaman zaman eleştirel bir yaklaşımla değinilmektedir. Anahtar Sözcükler: Evlilik, Ritüel, Çağdaş Sanat, Toplumsal Rol, Ata-Anaerkil Yapı

AnaerkilAtaerkilEvlilik+7
Nagehan Kutlu Beyhan
Düzce University · Institute of Fine Arts
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Söylen kavramı üzerinden plastik çözümlemeler

"Söylen Kavramı Üzerinden Plastik Çözümlemeler" başlıklı raporda, söylenlerin toplumlarda nasıl var olduğu ve ilerleyen süreçlerde değişim geçirerek, toplumların kendi söylenlerini nasıl var ettiklerine yönelik örneklere yer verilmiştir. Bir başlık olarak "Güncel Söylenler" birinci bölümde güncel mit yaratmanın bilinci üzerinde durulmuş ve LeviStrauss'un mit analizine göre mitleri birbirine birçok şekilde bağlayarak, yeniden kodlayarak yeni mitler oluşturulabilir. Devamında, çağdaş sanatta söylen kavramının yansımaları üzerinde durulmuştur. Bu incelemeyi yaparken de Dionisien felsefesiden yararlanılmış ve söylen kavramına göndermede bulunan doğrudan mitolojik imgeleri betimleyen ve kendi mitini oluşturan sanatçılara örnek verilmiştir. İlerleyen bölümlerde bir diğer başlık, çağdaş sanatta kişisel mitolojik anlatımlar bölümünde, genel tarihsel bir bakışla Harald Szemann'ın sanat tarihine kazandırdığı "kişisel mitoloji" kavramı anlatılmış ve örnek oluşturabilecek sanatçı çalışmalarına yer verilmiştir. Bu bağlamda kişisel mitolojiler perspektifinden yola çıkarak kendi üretmiş olduğum çalışmalar eklenerek, sanat üretimimin arka planındaki düşünsel bağlantılar aktarılmaya çalışılmıştır. Tezin ikinci bölümünde, eski çağ söylenleriyle günümüz söylenleri arasında bir köprü kurarak mitolojik kaynaklardan hareketle, kadın imgesinin mitsel kökeni incelenmiş ve Anatanrıça'dan, ataerkil erkek tanrıya geçişte ki kadının statüsündeki düşüşüyle fahişe tanrıçalardan Bakire Meryem'e gelişi, özelde kadının adım adım mutlak bir bedene ve cinsel metaya nasıl dönüştüğü üzerine durulmuştur. Bugün kadın ekseninde dönen bu dönüşüm mitolojiden miras kalarak günümüz söylencelerine yansıyarak ortak söylenceleri oluşturmaktadır. Çalışmanın son başlığı olan "Çağdaş Sanatta Tekinsizlik Bağlamında Kadın Söylenceleri" bölümünde toplumsal cinsiyet bağlamında ele alabileceğim tekinsizlik kavramıyla da ilişkilendirilebilecek sanatçı çalışmaları üzerinden bir söylen okuması yapılması amaçlanmıştır. Güncel söylen meselesi bağlamında ilişkilendirilebilir sanat üretimleri araştırılarak bu konuya yaklaşımlar örneklerle desteklenmeye çalışılmıştır. Son olarak güzellik söyleni bağlamında uygulama çalışmaları bölümünde günümüz güzellik söyleni çizgisinde ürettiğim çalışmalara yer vererek bir yol izlenmiştir. Anahtar Sözcükler: Söylen, Güncel söylenler, Tekinsizlik, Kişisel mitolojiler, Güzellik söyleni

MitlerMitolojiModern resim+6
Sümeyye Aydemir
Düzce University
2020
00

Other supervisors