Doç. Dr. Mehmet Ali Aytekin danışmanlığındaki tezler
10 tez · Çankırı Karatekin Üniversitesi
Saîd Havvâ'nın el-Esâs fi't-Tefsîr'inde Müslüman kişiliğin özellikleri (Bakara Suresi örneği) / The characteristics of the Muslim personality in Said Hawwa's "al-Asasfi'l-Tafsir" book special to Surat al-Baqara
Bu çalışmada Saîd Havvâ'nın "el-Esâs fi't-Tefsîr" adlı eserinde Bakara Suresi özelinde Müslüman kişiliğin özelliklerinin açıklanması amaçlanmıştır. Çalışma giriş, iki bölüm ve sonuç kısımlarından oluşmaktadır. Birinci bölümde tez konusu ile ilgi açıklamalar yapılmış; ardından Saîd Havvâ'nın hayatı üzerinde durulmuş ve söz konusu tefsir kitabı hakkında bilgi verilmiştir. Daha sonra Bakara Suresinin faziletleri, isimleri, önceki ve sonraki sureler ile olan bağlantısından ve ilgisinden bahsedilmiştir. İkinci bölümde Bakara Suresi'ndeki Müslüman şahsiyetin bazı özellikleri ele alınmış ve Müslümanın hayatındaki ibadet, ahlak, ruh ile beden arasındaki bağlantılar gibi üç önemli özellik üzerinde durulmuştur. Bu minvalde müfessirlerin bu konudaki beyanları zikredilmiştir. Sonuç kısmında ulaşılan ve elde edilen bulgularla birlikte bazı önerilerden bahsedilmiştir. Bunlardan bazıları şu şekildedir: Karar verme yetkisine sahip olan kişiler, insanları yönlendirmede ve onlarda bir Müslüman kişiliğinin inşasında önemli bir role sahiplerdir. Bu anlayış, milletlerin ilerlemeleri ve medeniyet yolunda yürümelerinde önemli bir etkiye sahiptir. Öte yandan bu özelliklerin gösterilmesi Müslüman'ın kişiliğinin, inancının ve davranışının inşasında etkili olmaktadır. Dolayısıyla insanların bu tür çağdaş tefsirleri okumaları için onlara yol göstermek ve farklı müfessirlerin bakış açılarıyla onları buluşturmak gerekmektedir. Anahtar kelimeler: Tefsir, Şahsiyet, Müslümanın Karakteri, Bakara Suresi, el-Esâs fi't-tefsîr، Saîd Havvâ.
Abdülmelik b. Alî el-Bâbî'nin, "Muhatasar mimmâ leyse fi'r-Ravza ve'l-Minhâc" adlı eserin edisyon kritiği (Kadâ ile Ümmehâtü'l-Evlâd arası)
Tez, 839/1436 yılında vefat eden Abdülmelik b. Alî el-Bâbî'nin "Muhtasar mimmâ leyse fi'r-Ravza ve'l-Minhâc" adlı eserinin Kadâ bahsinden Ümmehâtü'l-Evlâd bahsine kadar edisyon kritiğini içermektedir. Tahkiki yapılan bölümler şunlardır: Kitâbü'l-Kadâ, Kitâbü'l-Kısmât, Kitâbü'ş-Şehâdât, Kitâbü'd-Davâ ve Kitâbü'l-Beyânât, Kitâbü'l-Itk, Kitâbü't-Tedbîr, Kitâbü'l-Kitâbe ve Kitâbu Ümmehâti'l-Evlâd. Yazar bu kitabı, Şâfiî fıkıh kaynaklarından naklettiği birtakım konulara ayırmıştır. Yazarın konulara yaklaşımı, bölümlerde esneklik, dil kolaylığı ve fikirleri kademeli olarak sunma konusunda esneklik göstermiştir. Ayrıca konuları ele alırken Kur'an-ı Kerim'e, Peygamber Efendimizin sünnetine ve icmaa dayanmaktadır. Şafii fakihlerinin görüşlerinden birden fazla görüş ileri sürerek mukayese etmiştir. Hanefî ve Mâlikî mezheplerinin görüşleri ile karşılaştırmıştır. Ayrıca İmam Şafii'nin mezheb-i kadim ve mezhebi cedidi olan fetvalarına temas etmiştir. Kitap, döneminin çağdaş fıkıh meselelerinden bahsetmesiyle, kaybolan kaynaklardan alıntı yapmasıyla ve İmam Nevevî'nin (El-Ravda) ve (El-Minhac) kitaplarında ele almadığı konuların sunumu ile temayüz etmektedir. Araştırmacı tezi üç bölümde ele almıştır: Birinci bölümde yazarın hayatını detaylıca işlemiştir. İkinci bölümü de ikiye ayırmıştır. Birinci kısımda tahkik edilecek nüsha incelenmiş; ikinci kısımda de yazarın üslubu analiz edilmiştir. Üçüncü bölümde ise tahkiki yapılan eser bilgisayar ortamında modern imla kurallarına uygun olarak farklı nüshaları ile karşılaştırılarak yazılmıştır.
Radıyyüddîn el-Hanbelî'nin "Zübâletü's-Sirâc alâ Risâleti's-Sirâc" adlı eserinin edisyon kritiği / Radhi al-Din al-Hanbali's Dhubalat al-Sarraj's ala Risalat al-Sarraj: Investigation and verification
Bu tezde hicri 6. asrın önemli âlimlerinden biri olan ve Radıyyüddîn İbnü'l-Hanbelî diye bilinen Muhammed b. İbrâhîm b. Yûsuf b. Abdurrahmân'ın (öl. 971/1564) Zübâletü's-Sirâc alâ Risâleti's-Sirâc adlı eserinin edisyon kritiği yapılmıştır. Eser, Hanefi fıkhında miras üzerine yazılan hacimli ve ansiklopedik bir çalışma mahiyetindedir. Bu özelliğinden dolayıdır ki, mezhepte önem verilen ve dikkate alınan kaynak eserlerden biri olduğu görülmektedir. Bu öneme sahip bir eserin tozlu raflardan gün yüzüne çıkarılmasının ve ilim erbabının istifadesine sunulmasının üzerimize düşen bir görev ve sorumluluk olduğu kanaatindeyiz. Çalışma dirase ve tahkik olmak üzere iki ana bölümden oluşmaktadır. Dirase kısmında yazarın hayatı, ilmi yönü ve eserleri ele alınmıştır. Tahkik kısmında ise mahtutanın en eski tarihli üç nüshasına ulaşılmış; aralarında karşılaştırma yapılarak en doğru metin bilgisayar ortamına aktarılmıştır.
Dört mezhebe göre kadının nüşûzu ve Irak toplumuna yansıması
Bu konunun araştırma konusu olarak seçilmesinin en önemli nedenlerinden birisi eşe karşı isyan etme olgusunun Ġslam toplumu içerisinde giderek kötü bir hal almasıdır. Bu durum ailelerin parçalanmasına ve çocukların kaybedilmesine ve nihayetinde boşanma ile sonuçlanacak nefret ve küskünlüğe yol açar. Eşlerin başkaldırmasının sebeplerinden biri de eşlerin hak ve görevlerini bilmemeleridir. Bunun nedeni ise Kur'an ve sünnetten uzaklık ve ailelerin dağılması problemleriyle uğraşan Batı'nın Ġslam toplumu üzerindeki tesiridir. Çalışmada bu olgunun sebepleri, tezahürleri ve bunların hukuki veya sosyal açıdan sonuçları üzerinde durulmuştur. Çünkü aile, toplumun temel yapı taşı ve gücünü aldığı temel direğidir. Çalışma giriş, önsöz, iki ana bölüm ve sonuç kısımlarına ayrılmıştır. Giriş bölümünde, bireyin ve grubun hayatında ailenin öneminden, kendini muhafaza etmenin ve günaha düşmekten korunmanın yollarından bahsedilmektedir. Ayrıca evlilik ve neslin çoğalmasının önemi, itaatsizliğin evlilik yaşamının huzurunu bozan ve onu çöküşle tehdit eden bir hastalık olmasının ciddiyeti üzerinde durulmuştur. Çalışmanın birinci bölümünde Ġslam'ın aileyi inşa eden temel kurallarından, öneminden, kocanın hakkından, iyi ikili ilişkilerden, onun hükümlerinden ve müslümanca bir ev inşa etmede itaatin etkisinden bahsedilmiştir. Ġkinci bölümünde itaatsizliğin 11 mahiyetini anlatılıp iki konuya ayrılmıştır. Birincisi itaatsizliğin tanımı ve itaatsizliğin hükmüdür. Ġkincisi ise itaatsizliğin görünümleri ve itaatsizliğin sebepleridir. Tezin üçüncü bölümü iki temel konudan oluşmakta olup, bunlardan birincisi iki mevzuyu içermektedir. Birincisi itaatsizliğin araçlarını, ikincisi ise itaatsizliğin uygulamalarını ele almaktadır. Ġkinci temel konuda ise ilk başlık altında kadının itaatsizliğinin etkisi, ikinci başlık altında ise Irak
Önceki ümmetlere verilen ilahi cezalar (Hûd suresi örneği)
Bu tezde Hûd suresi bağlamında geçmiş ümmetlerin helak edilmesindeki ilahi cezaların sebep ve sonuçları üzerinde durulmuştur. Hak yolundan sapan ve ilahî kanunları çiğneyen milletlerin cezalandırılmasını inceleyen kişinin nazarında adalet en yüksek şekliyle tezahür edecektir. Kur'ân-ı Kerîm cezalandırılan bu ümmetlerin tarihlerini ibret ve öğüt almak için tüm insanlara sunmaktadır. Zira hak yoldan sapan, azgınlık ve sapıklıkta ısrar eden kişilere karşı uygulanan ilahi kanunlar/sünnetullah zamanın ve insanların değişmesiyle değişmez. Araştırmada helak edilen kavimlerin kıssaları Kur'ân ve sünnette geçtiği şekliyle ele alınmıştır. Araştırma iki bölüme ayrılmıştır. Araştırmada ilahi cezalar detaylı bir şekilde ele alarak nedenleri açıklanmış; Kur'ân'da ceza ile aynı manada kullanılan azap ve zulüm gibi kelimelere değinilmiştir. Sonra akâid ve ahlakla ilgili ilahî cezaların sebeplerine temas edilmiştir. Hûd suresinde verilen cezalardan örnekler verilmiş, cezalandırılma sebepleri açıklanarak peygamber kıssalarından çıkarılan ibretlere ve öğütlere yer verilmiştir. Araştırmada Kur'an kıssaları anlatılırken, incelenirken ve onlardan dersler çıkarılırken analitik bir yöntem kullanılmıştır. Araştırma sonunda şu bulgulara ulaşılmıştır: Allah'ın ümmetleri cezalandırma konusundaki kanunu kesin, genel ve kapsamlı olup kişiye ve zamana göre değişiklik arz etmemektedir. Kur'ân-ı Kerim, kıyamet gününde tüm insanlar üzerinde tanıklık yapacaktır. Allah, Kur'ân kıssalarında azgınların azabını, âlim cahil her kesin anlayabileceği şekilde açık bir üslupla anlatmıştır.
İbn Kudâme'nin el-Muğnî adlı eserinde nezir ve edası (Diğer mezheplerle mukayeseli)
Bu araştırmada İbn Kudâme'nin (ö. 620/1223) el-Muğnî isimli eserinde nezir ve ifası incelenmiştir. İbn Kudâme, dönemin en önemli fakihlerinden kabul edilmektedir. Onun yazmış olduğu eser, Hanbelî mezhebi yanı sıra Malikî, Hanefi ve Şâfiî'nin görüşleri ile Evzâî ve Ebû Ubeyd gibi dört mezhep arasında yer almayan diğer fakihlerin de görüşlerini ele alan karşılaştırmalı fıkıh hüviyetindedir. Müellif, Hırakî'nin eserini şerh ederek meseleleri detaylandırmıştır. Önce meseleler tespit edilmiş sonra da konuyla ilgili görüşler ve deliller ele alınmış; Kur'ân, sünnet, icmâ, kıyas ve diğer şer'î delillere dayanarak doğru görülen görüş tercih edilmiştir. Çalışmada müellifin hayatı ve ilmi yönü hakkında da bilgi verilmiştir. Nezir ve ifasıyla ilgili bilgilerin toplanması، konuyla ilgili görüşlerin kıyaslanıp analiz edilmesi ve sahîh olan görüşün tercih edilmesinde analitik metot tercih edilmiştir. Araştırmada ulaşılan sonuçlardan önemlileri şunlardır: İbn Kudâme el-Makdisî meseleleri ele alırken sadece nakille yetinmemiş; delilleri dikkate alara yer yer tercihler yapmıştır. Çoğu zaman tercihleri Hanbelî mezhebine uygun olsa da zaman zaman sahîh olan delile uygun farklı görüşleri tercih etmiştir. Makdisî'nin nezir konusuyla ilgili en önemli görüşü masiyet konularında nezirde bulunmanın caiz olmadığına dair icmâ olduğunu söylemesi ve adak dahil olmak üzere kurban etlerinden yemenin caiz olduğunu belirtmesidir. Müellifin derin fıkıh bilgisi birçok konuyu ele alırken kendisini hissettirmektedir. O, sadece Hanbelîlerin görüşlerini değil, konuyla ilgili diğer fakihlerin görüşlerini de ele almış Şâfiî'nin eski ve yeni XII görüşlerine değinmiştir. Eser ümmetin beğenisini kazanmış; kendisinden sonra gelen müellifler onun görülerine itimat etmişlerdir. Anahtar Kelimeler: Fıkıh, Mukayeseli Fıkıh, Nezir, Yemin, İbn Kudâme, el-Muğnî
Şemsüddîn Muhammed el-Makdisî'nin "Tefsîru'l-Kur'ân" isimli eserinin edisyon kritiği (Yâsîn ve es-Sâffât Sureleri
Bu tezde, Mısırlı alim Şemsüddîn Muhammed eş-Şâfiî'nin "Kur'an Tefsiri" adlı eserinin Yâsîn ve es-Sâffât sureleri bölümü incelenmiş ve tahkik edilmiştir. Eser, me'sûr ve re'y tefsiri ile işârî tefsirin arasında bir denge kurması ve Kur'an'ın îcazının, ayetleri tefsir yoluyla ortaya konulması; ayetlerin belagatinin, ifade yapısını, yapısal güzelliklerinin vurgulanması gibi yönlerden temayüz etmektedir. Yazarın ayetlerin edebî ve belagat yönüne olan ilgisi ve eserde ortaya koyduğu akait ve fıkıh alanında ortaya temas ettiği çeşitli ilmi meseleler esere büyük değer katmaktadır. Çalışmanın dirase kısmında müellifin biyografisi ve ilmi yönü ortaya konulmuştur. Tahkik bölümünde ise eserin farklı nüshaları karşılaştırılarak modern imla kuralları da dikkate alınarak metin doğru bir şekilde bilgisayar ortamına aktarılmıştır. Metinler arasındaki farklılara dipnotta işaret edilmiştir. Makdisî'nin İmam Kurtûbi'den büyük ölçüde etkilendiği; onun, "el-Câmiʽ li ahkâmi'l-Kur'ân" adlı eserinden çok nakillerde bulunduğu görülmektedir. Ayrıca Yâsîn ve es-Sâffât surelerinin tefsirinde, kendisinden önceki büyük âlimlerden geniş bir şekilde yararlanması; dilbilgisi konularında Sîbeveyhi, Kisâî, Zeccâc gibi dil bilimcilerden alıntılar yapması dikkat çekmektedir. Yine müfessirlerden ve hadis alimlerinden de fazlaca nakil yaptığı görülmektedir. Ancak bu nakilleri kimlerden yaptığına yer vermemiştir. Tefsirinde bazı İsrailiyat kabilinden rivayetleri ve hadisler bulunsa da, bu durum eserin genel önemini ve değerini azaltmamaktadır. Anahtar Kelimeler: Tefsir, el-Makdisî, Tefsir, Mısırlı Şems, Yasin, Saffat.
Müellefe-i Kulûb özelinde Hz. Ömer'in fıkhî yaklaşımının günümüz zekât uygulamalarına yansıması
Fetihlerin artıp İslam topraklarının genişlemesiyle beraber fıkhî meselelere ait yeni problemler ortaya çıkmıştır. Hz. Peygamber'den sonraki dönemlerde bu problemlerin çözüme kavuşturulmasında sahâbenin uygulamalarının önemli bir yeri vardır. Özellikle Hz. Ömer, uygulamaları sayesinde problemlerin çözülmesine katkı sağlamış ayrıca İslâm hukukunun şekillenmesine de yardımcı olmuştur. Bu araştırmada, Hz. Ömer'in müellefe-i kulûbe yönelik uygulamasından hareketle günümüz zekât sistemlerinde müellefe-i kulûbün durumu ele alınmıştır. Çalışmaya konu olan ülkelerin zekât sistemlerinde müellefe-i kulûbün durumu tespit edilerek Hz. Ömer'in fıkıh anlayışı çerçevesinde değerlendirilmiştir. Tercih edilen başlıca yöntemler; araştırma, inceleme ve tahlildir. Bu yöntemler, araştırmanın konusunu tarihsel bağlamda ele alarak karşılaştırma yapma imkânı sağlamıştır. Bu sebeple meselenin daha kolay anlaşılması hedeflenmiştir.
Yapısal üslup bağlamında Yâsîn Tâhâ Hâfız'ın şiir üslubu
Bu tezde Iraklı şair Yâsîn Tâhâ Hâfız'ın şiirlerinden seçilen örnekler üzerinde uygulama yoluyla şairin şiir üslubu analiz edilmiş; şiirlerdeki ritmik, anlamsal ve estetik üslup yapıları ele alınmıştır. Yapısal üslup yaklaşımının gereklilikleri doğrultusunda üslup açısından konu ile ilgili kaynaklardan istifade edilmiştir. Çalışmada şair Yâsîn Tâhâ Hâfız'ın dikey, serbest ve nesir şiir türleri arasındaki çeşitlilik dikkat çekmektedir. Örnekler bu çeşitliği ortaya koymaktadır. Şiirsel ritmin genişlemesiyle ritim ve kanıt arasındaki ilişki derinleştirmektedir. Şairin, isim ve fiil türleri, türevleri, yüklem gibi cümlenin gramer yapılarını kullanmasının temsil ettiği üsluba gelince ritmik fenomenler hem dış hem de iç olmak üzere çeşitli düzeylerde kullanılmıştır. Şiirindeki anlamsal yapı, şairin şiirsel sözlüğünü anlam düzeyinde tespit etmek için bir çıkış noktası oluşturmuştur. Şairin psikolojisi doğa, renk, duygu ve his gibi sözcük alanlarına yansıdığı görülmektedir. Şairin özellikle his ve duygularını yansıtan sözleri kendisinin bir parçası gibidir. Bunun yanı sıra şair şiir ve dil açısından başlıklara önem vermiş; metinler arasında başlıkları sanatsal ve anlamsal bir biçimde kullanmıştır. Tüm edebi, dini, tarihi ve mitolojik formları kullanmaya özen göstermiştir. Şair, şiirsel imgeyi de biçim ve kalıplarıyla detaylı bir şekilde kullanmıştır. Ayrıca, karşılık gelen şiirsel görüntünün oluşumunda duyuların algılarını birleştirmiş; anlatıyı yer ve zaman anlatısı aracılığıyla şiirsel resmi kullanmıştır. Ritim, kompozisyon, semantik ve estetik olmak üzere dört üslup yapısı aracılığıyla, şiirsel tecrübesini tüm alanlarda ve konularda dile getiren şair düşünce ve duygularını olduğu gibi aktararak sanatsal ve gerçekçi dürüstlüğü somutlaştırmayı başarmış; okuyucunun ruhunu ve zihniyetini etkileyebilmiştir. Anahtar Kelimeler: Arap Dili, Şiir, Şiir üslubu, Yapısal üslup, Yâsîn Tâhâ Hâfız.
Mesʽûd b. Hasan el-Kınâvî'nin "el-İrşâd lihalli nazmi Bânet Suʽâd" adlı eserinin edisyon kriği (56. varaktan sonuna kadar)
Bu çalışma, Mesʽû b. Hasan el-Kınâvî'nin, el-İrşâd lihalli nazmi Bânet Suʽâd adlı eserinin elli altıncı varaktan sonuna kadar edisyon kritiğini içermektedir. Kınâvî''nin bu eseri, İslam şiir mirasının en ünlü şiirlerinden ve Arap şiir hazinesinin en önemlilerinden biri olan Bânet Suâd şirinin en önemli şerhlerinden biridir. Araştırma bir giriş ve üç bölümden oluşmaktadır. Giriş kısmında şiirin önemi ve şerhleri ele alınmış; birinci bölümde şiirin tanımına yer verilmiş, ikinci bölümde ise nüshanın başlığına, müellifin şiire yaklaşımına yer verilmiştir. Üçüncü bölümde ise tahkiki yapılan metnin farklı nüshaları karşılaştırılarak bilgisayar ortamında