Theses supervised by Doç. Dr. Nilüfer Koçtürk

10 theses · Hacettepe University

Master'sOpen AccessTR

Üniversite öğrencilerinin pandemi dönemindeki siber zorbalık / mağduriyet durumlarının incelenmesi

Bu araştırmanın temel amacı COVID-19 pandemi döneminde üniversite öğrencilerinin siber zorbalık/mağduriyet düzeylerini; bazı sosyodemografik özellikler (cinsiyet, fiziksel hastalık geçirme durumu, sınıf düzeyi, pandemide ikamet edilen yer, gelir düzeyi ve günlük internet kullanım süresi),toplumsal cinsiyet eşitliği, kolektivizm, psikolojik ihtiyaçlar ve COVID-19 pandemisinin yaşam kalitesine etkisine göre incelemektir. Yapılan araştırmanın çalışma grubu 545 üniversite öğrencisinden (446 kadın, %81.8; 99 erkek, %18.2) oluşmaktadır. Araştırmada veri toplamak amacıyla Üniversite Öğrencileri için Siber Zorbalık Ölçeği, COVID-19 Pandemisi'nin Yaşam Kalitesine Etkisi Ölçeği, Genç Bireylerde Bireycilik ve Kolektivizm Ölçeği, Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Ölçeği ile birlikte araştırmacı tarafından geliştirilmiş kişisel bilgi formu kullanılmıştır. Yapılan analizler sonucunda katılımcıların son altı ay içerisinde en az bir defa siber zorbalıkta bulunma oranı %35.2 (n = 192) iken, siber mağduriyet yaşama oranı %52.6 (n = 281) olarak saptanmıştır. Katılımcıların cinsiyetlerine, fiziksel hastalık geçirme durumlarına ve günlük internet kullanım sürelerine göre istatistiksel olarak anlamlı farklılık bulunmuştur. Ayrıca COVID-19 pandemisinin yaşam kalitesine etkisi kapsamında psikolojik, sosyal ve mesleki etki boyutunun hem siber zorbalıkla hem de siber mağduriyetle anlamlı ve olumlu ilişki içinde olduğu belirlenmiştir. Öte yandan otorite ve geleneğe bağlılık ve sevgi-ait olma siber zorbalığı; gruba bağlılık ve sevgi-ait olma ise siber mağduriyeti anlamlı ve olumsuz yönde yordamıştır. Son olarak hiyerarşik regresyon analizi sonucunda dahil edilen değişkenlerin siber zorbalığı %3.8; siber mağduriyeti %7.7 oranında açıkladığı saptanmıştır. Elde edilen bulgular alanyazın ışığında tartışılmış ve önerilerde bulunulmuştur.

COVID 19MağduriyetPandemiler+3
Hanife Demir
Hacettepe University · Institute of Educational Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Üniversite öğrencilerinde kendini sabotajın bilişsel esneklik, duygu düzenleme ve benlik saygısı ile ilişkisi

Bu araştırma, üniversite öğrencilerinin kendini sabotaj düzeyleri ile bilişsel esneklik, duygu düzenleme ve benlik saygısı düzeyleri arasındaki ilişkiyi incelemek amacıyla yapılan ilişkisel modelde bir çalışmadır. Araştırmanın çalışma grubunu, Türkiye'de herhangi bir üniversitede öğrenim görmekte olan bireyler oluşturmaktadır. Araştırma grubu, uygun örnekleme yoluyla seçilerek oluşturulmuş ve veriler 311 üniversite öğrencisinden (246 kadın, %79; 65 erkek, %21) çevrim içi yolla toplanmıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarak Kendini Sabotaj Ölçeği, Bilişsel Esneklik Ölçeği, Duygu Düzenleme Ölçeği, İki Boyutlu Benlik Saygısı: Kendini Sevme/Özyeterlik Ölçeği ve araştırmacı tarafından oluşturulan Kişisel Bilgi Formu kullanılmıştır. Araştırmada, katılımcıların kendini sabotaj düzeylerinin sosyodemografik değişkenlerden cinsiyet ve ikamet edilen yere göre fark olup olmadığını saptamak için bağımsız gruplar t testi analizi yapılmış; kendini sabotaj düzeyinin cinsiyete ve ikamet edilen yere göre anlamlı bir fark göstermediği saptanmıştır. Üniversite öğrencilerinin sınıf düzeyine göre kendini sabotaj puanlarında istatistiksel açıdan bir farklılık olup olmadığını tespit etmek amacıyla tek yönlü varyans analizi (ANOVA) uygulanmış ve analiz sonucunda anlamlı bir fark bulunmamıştır. Duygu düzenlemenin, bilişsel esnekliğin ve benlik saygısının kendini sabotajı ne düzeyde yordadığını incelemek amacıyla çoklu doğrusal regresyon yapılmıştır. Duygu düzenlemenin alt boyutları olan bilişsel yeniden yapılandırma ve bastırma, bilişsel esneklik ve benlik saygısı puanlarının kendini sabotaj puanlarına olan rolüne ilişkin test edilen çoklu doğrusal regresyon modeli istatiksel olarak anlamlı bulunmuştur. Elde edilen bulgular alanyazın ışığında tartışılmış, önerilerde bulunulmuştur.

Aslı Nurhan Seçir
Hacettepe University · Institute of Educational Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Yoksulluk ve duygusal-davranışsal sorunlar arasındaki ilişki: Öz-yeterliğin ve ebeveyn izleminin aracı rolü

Yoksulluk, başta çocuklar olmak üzere tüm insanlığı etkileyen küresel bir sorundur. Bu araştırmada çocuk yoksulluğu ve duygusal-davranışsal sorunlar arasındaki ilişkide çocukların öz-yeterliği ile ebeveyn izleminin aracı rolleri incelenmiştir. Araştırmanın çalışma grubunun belirlenmesinde amaçlı örnekleme yöntemi kullanılmış; Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre Türkiye'nin sosyoekonomik açıdan dezavantajlı bölgelerinden biri olan Güneydoğu Anadolu Bölgesindeki devlet ortaokullarında öğrenimini sürdüren 368 öğrenci ile her öğrencinin bir ebeveyni çalışma grubunu oluşturmuştur. Çalışmada yer alan öğrencilere Kişisel Bilgi Formu, Güçler ve Güçlükler Anketi, Çocuklar için Öz-yeterlik Ölçeği ve Ebeveyn Bilgisi: İzleme Ölçeği uygulanırken çocuk yoksulluğuna dair bilgiler ebeveynlere uygulanan Yoksulluk Algı Ölçeği ile elde edilmiştir. Araştırma kapsamında elde edilen verilerin analizinde parametrik ve parametrik olmayan test yöntemleri kullanılmış; paralel aracılık modeli Sobel yöntemi ile test edilmiştir. Araştırmanın bulgularına göre öğrencilerin cinsiyetleri ile çocuk yoksulluğu, duygusal-davranışsal sorunlar, öz-yeterlik ve ebeveyn izlemi düzeyleri arasında anlamlı bir fark saptanmamıştır. Buna karşın akademik başarı düzeyi, kardeş sayısı, ebeveynin çalışma ile okuryazarlık durumu ve babanın hayatta olma durumu ile çocuk yoksulluğu, duygusal-davranışsal sorunlar, öz-yeterlik ve ebeveyn izlemi değişkenleri arasında anlamlı bir fark saptanmıştır. Yapılan aracılık analizi sonucunda öz-yeterliğin, çocuk yoksulluğu ile duygusal-davranışsal sorunlar arasındaki ilişkiye; ebeveyn izleminin ise çocuk yoksulluğu ile davranışsal sorunlar arasındaki ilişkiye kısmi aracılık ettiği tespit edilmiştir. Araştırma bulguları ilgili alanyazın ışığında tartışılarak araştırmacılara, uygulayıcılara ve politika yapıcılara yönelik önerilerde bulunulmuştur.

Davranış bozukluklarıDuygusal davranışsal bozukluklarDuygusal sorunlar+4
Burak Erkenekli
Hacettepe University
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Roman öğrencilerin okul terki riskleri ile bireysel ve ailevi değişkenler arasındaki ilişkiler

Bu araştırma COVID-19 Pandemi döneminde ortaokula devam eden Roman olan ve olmayan öğrencilerin okul terk risklerini çeşitli sosyodemografik değişkenlere göre ve psikolojik dayanıklılık, duygusal sorunlar, benlik algısı, okul iklimi ve okul terki riski yönünden karşılaştıran betimsel bir çalışmadır. Araştırmanın çalışma grubunu Ankara, İstanbul ve Balıkesir illerindeki 125 Roman ve 175 Roman olmayan öğrenci ve onların anne ve babaları oluşturmaktadır. Araştırmada Kişisel Bilgi Formu, Çocuk ve Genç Psikolojik Sağlamlık Ölçeği, Duygusal Sorunlar Alt Ölçeği- Ebeveyn Formu, Çocuklar için Benlik Algısı Profili, Okul Terk Etme Riski Ölçeği ve Okul İklimi Ölçeği kullanılmıştır. Verilerin analizinde t Testi, Kruskal Wallis, Mann Whitney U Testleri kullanılmış olup analizler SPSS 26.00 ve AMOS 26 Programları aracılığıyla yürütülmüştür. Ortaokula giden Roman öğrencilerin okul terki riskleri ile başarısızlık algısı, antisosyal ve sessiz davranma tiplerindeki riskleri Roman olmayanlara kıyasla daha yüksek bulunmuş, Romanlar arasında da erkek öğrencilerin okul terki riski, başarısızlık algısı ve antisosyal davranma tiplerinde risk düzeyleri daha yüksek bulunmuştur. Roman öğrencilerin okul terki riski, başarısızlık algısı, sessiz ve antisosyal davranma tiplerindeki puanlarının sınıf düzeyine, ailenin aylık gelir düzeyine, kardeş sayısına ve babanın eğitim düzeyine göre fark bulunmadığı saptanmıştır. Anneleri ilkokul ve altı eğitim düzeyinde olan Roman öğrencilerin okul terki riskleri daha yüksek bulunmuştur. Uzaktan eğitime erişimi olan Roman öğrencilerin okul terki riski puanları daha yüksek bulunmuştur. Roman olan ve olmayan öğrencilerin psikolojik dayanıklılık, duygusal sorunlar ve okul iklimi puanları arasında fark anlamlı bulunmamıştır. Bulgular alanyazın doğrultusunda tartışılmış ve önerilerde bulunulmuştur.

Benlik algısıCOVID 19Duygusal sorunlar+5
Nigar Şentürk
Hacettepe University · Institute of Educational Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Pandemi döneminde mevsimlik tarım işçisi çocukların okul terki riski ile ilişkili faktörler

Bu araştırmanın temel amacı koronavirüs pandemi döneminde mevsimlik tarım işçisi çocukların öznel iyi oluş, umut, aile yaşam doyumu, okul iklimi ve okul terki risklerini çeşitli sosyodemografik değişkenlere göre incelemek ve bu değişkenlerin okul terki riskini yordama gücünü ortaya koymaktır. Bu kapsamda Şanlıurfa Suruç'ta ortaokulda kayıtlı olan 369 mevsimlik tarım işçisi çocuğa Öğrenci Öznel İyi Oluş Ölçeği, Umut Ölçeği, Aile Yaşam Ölçeği, Okul İklimi Ölçeği ve Okul Terki Riski Ölçeği uygulanmıştır. Ölçeklerden toplanan veriler SPSS 26 paket program aracılığıyla analiz edilmiştir. Katılımcıların okul terki riskinin cinsiyete göre anlamlı bir farklılık gösterip göstermediğini test etmek için bağımsız grup t testi, sınıf kademesine göre anlamlı bir fark olup olmadığını test etmek için de ANOVA analizi uygulanmıştır. Kız öğrencilerin öznel iyi oluş, aile yaşam doyumu ve okul iklimi puanları erkeklere göre anlamlı derecede daha yüksektir. Sınıf kademesine göre farklılığa bakıldığında ise 8. sınıf öğrencilerinin öznel iyi oluş, umut, aile yaşam doyumu ve okul terki riski puanları diğer sınıflara göre anlamlı derecede daha yüksek bulunmuştur. Öznel iyi oluşun, umudun, aile yaşam doyumlarının ve okul iklimi tutumlarının okul terki riskini yordama gücünü belirlemede hiyerarşik regresyon analizi yapılmıştır. Analiz soncunda elde edilen bulgulara göre öznel iyi oluş, aile yaşam doyumu ve okul iklimi puanları okul terki riskini anlamlı bir şekilde yordamaktadır. Elde edilen bulgular ilgili alanyazın çerçevesinde tartışılarak yorumlanmış ve önerilerde bulunulmuştur.

Okul iklimiOkul terkiUmut+2
Gamze Münüklü
Hacettepe University · Institute of Educational Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Üniversite öğrencilerinin psikolojik sağlamlıkları ve pandemiyle başa çıkma stratejileri arasında iyimserliğin aracı rolü

Bu araştırmanın temel amacı COVID-19 Pandemisi'nde üniversite öğrencilerinin psikolojik sağlamlıkları ile pandemiyle başa çıkma stratejileri arasında iyimserliğin aracı rolünün araştırılmasıdır. Bununla birlikte, çalışmada üniversite öğrencilerinin psikolojik sağlamlık puanları ile yaş, cinsiyet, sınıf düzeyi, pandemi sırasında algılanan sosyo-ekonomik düzeyi ve pandemi döneminde ekonomik durumun etkilenme düzeyi ve pandemi döneminde kayıp yaşama durumlarını içeren sosyodemografik değişkenler arasında anlamlı fark olup olmadığı araştırılmıştır. Mevcut araştırmanın katılımcıları 426 üniversite öğrencisinden oluşmakta olup, katılımcılar uygun örnekleme yöntemiyle belirlenmiştir. Araştırma korelasyonel desen takip edilerek düzenlenmiş bu bağlamda tek aracılı yapısal model kurulmuştur. Bunun yanında t testi ve ANOVA analiz yöntemleri sosyo demografik değişkenlerin analizi için kullanılmıştır. Analizler SPSS 23.00 ve AMOS kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Analiz sonucunda iyimserliğin psikolojik sağlamlık ve pandemiyle başa çıkma arasındaki ilişkide aracı rolü olduğu anlaşılmıştır ve psikolojik sağlamlık, iyimserlik; iyimserlik ve pandemiyle başa çıkma; psikolojik sağlamlık ve pandemiyle başa çıkma değişkenleri arasındaki ilişkilerin olumlu yönde ve anlamlı olduğu saptanmıştır. İncelenen sosyodemografik değişkenler içinden (yaş, cinsiyet, sınıf düzeyi, pandemi sırasında kiminle yaşandığı, algılanan sosyo-ekonomik düzey ve pandemi döneminde ekonomik durumun etkilenme düzeyi, pandemi döneminde kayıp yaşama durumu) yalnızca psikolojik sağlamlık ile cinsiyet arasında erkeklerin lehine anlamlı bir ilişki belirlenmiştir. Elde edilen bulgular ilgili alanyazın ışığında tartışılarak yorumlanmış ve araştırmacılar ve uygulayıcılar için önerilerde bulunulmuştur.

Baş etme stratejileriBaşa çıkmaCOVID 19+5
Nazlı Hilal Erim
Hacettepe University · Institute of Educational Sciences
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Psikolojik sağlamlık ve siber zorbalık mağduriyeti ilişkisinde benlik saygısının, sevgili-merkezliliğinin ve sosyal ağ kullanımının rolü

Bu çalışmada psikolojik sağlamlık ile siber zorbalık mağduriyeti arasındaki ilişkide benlik saygısı, sevgili-merkezlilik ve sosyal ağ kullanımının aracı rollerinin incelenmesi hedeflenmiştir. Bu bağlamda öncelikle siber zorbalık mağduriyeti ile ilişkili Sevgili-Merkezlilik Ölçeği'ni (SMÖ) geliştirmek ve Durumluluk Benlik Saygısı Ölçeği-Kısa Formu'nu (DBSÖ-K) Türkçe'ye uyarlamak amaçlanmıştır. İlk olarak 201 katılımcı (%77.61 kadın; yaş ortalaması = 24.93) ile SMÖ ve DBSÖ-K'nin açımlayıcı faktör analizi (AFA) bulguları incelenmiştir. Daha sonra 204 katılımcı (%69.12 kadın; yaş ortalaması = 23.93) ile SMÖ ve DBSÖ-K'nin doğrulayıcı faktör analizi (DFA), güvenirlik ve ölçüt-bağıntılı, yakınsak ve ayırt edici geçerlik düzeylerine bakılmıştır. Ayrıca 25 katılımcı (%88 kadın; yaş ortalaması = 22.92) ile SMÖ ve DBSÖ-K'nin test-tekrar test güvenirliği incelenmiştir. Geliştirilen 9 maddeli ve 3 faktörlü SMÖ'nün geçerli ve güvenilir olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca çalışmada DBSÖ-K'nin 10 maddeli ve 3 faktörlü yapısının doğrulandığı görülmüştür. Öte yandan SMÖ katılımcıların cinsiyeti ve ilişki durumlarına göre güçlü düzeyde ölçme değişmezliğine sahiptir. Benzer şekilde DBSÖ-K de katılımcıların cinsiyeti yönünden güçlü düzeyde ölçme değişmezliğine sahip olduğu bulunmuştur. Araştırmanın bir sonraki aşamasında gerçekleştirilen aracılık analizleri, G*Power'ın önerisi ile 597 katılımcı (%77.1 kadın; yaş ortalaması = 22.25) ile gerçekleştirilmiştir. Bulgularda, psikolojik sağlamlık siber zorbalık mağduriyetini doğrudan yordamıyorken, benlik saygısı, sevgili-merkezlilik ve sosyal ağ kullanımının aracı etkileri doğrultusunda anlamlı düzeyde yordadığı sonucuna ulaşılmıştır. Çoklu grup analizi sonucunda sevgilisi olan bireylerin sevgilisi olmayan bireylere göre psikolojik sağlamlıklarının sevgili-merkezlilik düzeylerini olumsuz yönde yordadığı görülmüştür. Bulgular alan yazını doğrultusunda tartışılmış ve araştırmacılara, saha çalışanlarına ve politika yapıcılara yönelik önerilerde bulunulmuştur.

Muhammed Furkan Kurnaz
Hacettepe University · Institute of Educational Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Pandemi döneminde lise öğrencilerinin psikolojik belirtilerinin yordayıcıları olarak öz şefkat ve sosyal destek

İnsanlık tarihinin çeşitli zamanlarında tüm dünyayı etkileyen olaylar yaşanmıştır. Tüm dünyada etkisini gösteren COVID-19 pandemisi de insanların fiziksel sağlığı ve hayatları için ciddi tehditlere sebep olan bir kırılma durumudur. COVID-19 pandemisinden farklı gelişim dönemindeki bireyler etkilenmiş olup bunlardan birisi de ergenlerdir. Bu araştırmanın amacı pandemi döneminde lise öğrencilerinin algıladıkları sosyal desteğin ve öz şefkatin psikolojik belirtilerindeki azalmayı yordayıp yordamadığını belirlemektir. İlişkisel modelde gerçekleştirilen bu çalışmada örnekleme yöntemi olarak uygun örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Araştırmaya katılan 478 öğrencinin 285'i kız, 190'ı erkek öğrencidir ve 3 katılımcı da cinsiyetini belirtmemiştir. Araştırmada veri toplamak amacıyla Kısa Semptom Envanteri, Öz Şefkat Ölçeği Kısa Formu, Algılanan Sosyal Destek Ölçeği ile araştırmacı tarafından geliştirilmiş olan kişisel bilgi formu kullanılmıştır. Analizler ise SPSS 25.0 programı kullanılarak yapılmıştır. Öz şefkat ve algılanan sosyal desteğin psikolojik belirtileri yordama gücünü belirlemede ise hiyerarşik regresyon analizinden yararlanılmıştır. Ölçeklerden alınan puanlar ile kategorik değişkenler arasında anlamlı fark olup olmadığını belirlemek amacıyla ANOVA testi uygulanmıştır. Araştırmada parametrik değişkenler arasındaki ilişkiler t Testi ile incelenmiştir. Araştırmada, anlamlılık düzeyi .05 olarak kabul edilmiştir. Analizler sonrasında demografik değişkenlerden cinsiyetin, anne ve babayla iletişimin, pandemi dönemindeki akademik başarının, öz şefkatin ve algılanan sosyal desteğin toplum alt boyutunun psikolojik belirtileri yordadığı bulgularına erişilmiştir. Elde edilen bulgular alanyazın ışığında tartışılmış olup pandemi ve pandemi sonrası süreçte okul psikolojik danışmanlarının lise öğrencileri için gerçekleştirecekleri önleyici rehberlik çalışmalarına ve psikolojik danışma hizmetlerine yön vereceği düşünülmektedir. Anahtar sözcükler: Öz şefkat, algılanan sosyal destek, psikolojik belirti, COVID-19 pandemisi

Esma Pehlivan
Hacettepe University · Institute of Educational Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Çocukluk dönemi istismar ve ihmal yaşantısı olan bireylerin kariyer sorunları ve psikolojik sağlamlıkları

Çocuk istismarı ve ihmali tüm dünyada olduğu gibi Türkiye'de de önemli bir sorundur. Çocuk istismarı ve ihmalinin etkileri ömür boyu sürebilmektedir. İstismar ve ihmal, fiziksel ve psikolojik iyi oluş üzerinde izler bıraktığı gibi bireylerin kariyer yaşamlarında da sorunlar yaşamasına sebep olabilmektedir. Buradan hareketle bu çalışmanın amacı çocukluk döneminde istismar ve/veya ihmal yaşantısı olan bireylerin kariyer sorunlarının incelenmesidir. Araştırmanın çalışma grubunu 130 erkek, 281 kadın olmak üzere toplam 411 üniversite öğrencisi oluşturmaktadır. Araştırma veri toplamak amacıyla Kişisel Bilgi Formu, Kariyer Stresi Ölçeği, Kariyer Hedef Tutarsızlık Ölçeği, Kısa Psikolojik Sağlamlık Ölçeği ve Çocukluk Çağı Travmaları Ölçeği kullanılmıştır. Çalışmada çocukluk döneminde travmaya maruz kalma puanlarının cinsiyete göre anlamlı farklılık olup olmadığını tespit etmek amacıyla Mann-Whitney U testi uygulanmıştır. Ayrıca çocukluk çağı travma puanının katılımcıların kariyer stresi, kariyer hedef tutarsızlık, psikolojik sağlamlık puanlarını ne derecede yordadığını tespit etmek amacıyla basit regresyon analizi; çocukluk çağı travmaları değişkeninin alt boyutlarının kariyer stresi, kariyer hedef tutarsızlık ve psikolojik sağlamlık değişkenlerini yordama durumunu saptamak amacıyla standart çoklu regresyon analizi gerçekleştirilmiştir. Araştırmadan elde edilen sonuca göre erkek katılımcılar kadın katılımcılara göre daha fazla istismar ve/veya ihmale maruz kalmıştır. Araştırmanın bir diğer sonucuna göre ise çocukluk çağında yaşanan istismar ve ihmal yaşantılarının kariyer stresi, kariyer hedef tutarsızlık ve psikolojik sağlamlık ile ilişkili olduğu belirlenmiştir. Çocukluk çağı travmaları alt boyutlarından aşırı koruma kontrol değişkeninin kariyer stresi, kariyer hedef tutarsızlık ve psikolojik sağlamlık değişkenlerini; duygusal ihmal değişkeninin ise psikolojik sağlamlık değişkenini istatistiksel olarak anlamlı şekilde yordadığı saptanmıştır. Elde edilen bulgular alanyazın çerçevesinde tartışılmış ve araştırmacılara ve uygulamacılara önerilerde bulunulmuştur.

Ceren Öztürk
Hacettepe University · Institute of Educational Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Özel gereksinime sahip çocuğu olan ebeveynlerin psikolojik iyi oluşları ile ilişkili faktörler

Bu araştırmada, özel gereksinime sahip çocuğu olan ebeveynlerin COVID-19 Pandemisi sonrası bazı sosyodemografik özellikleri ile stresle başa çıkma yöntemlerini kullanımları, sosyal destekleri ve psikolojik iyi oluşları arasında fark olup olmadığı ve ebeveynlerin stresle başa çıkma yöntemlerini kullanımının ve sosyal desteklerinin psikolojik iyi oluşlarını yordayıp yordamadığı incelenmiştir. Araştırmada uygun örnekleme yöntemiyle ulaşılan katılımcı sayısı 362 olup veri toplamak amacıyla araştırmacı tarafınd0an hazırlanan Kişisel Bilgi Formu ile birlikte Stresle Başa Çıkma Yöntemleri Ölçeği, Yenilenmiş Ana-Baba Sosyal Destek Ölçeği ve Psikolojik İyi Oluş Ölçeği kullanılmıştır. Ölçeklerden alınan puanlar ile kategorik değişkenler arasında anlamlı bir fark olup olmadığını belirlemek amacıyla bağımsız örneklemler t-testi ve tek yönlü varyans analizinden (ANOVA) yararlanılmıştır. Ebeveynlerin psikolojik iyi oluşlarının, stresle başa çıkma yöntemlerini kullanımları ve algıladıkları sosyal destek tarafından yordanıp yordanmadığı çoklu doğrusal regresyon analizi ile incelenmiştir. Sonuçlara göre babaların stresle başa çıkma yöntemleri, algıladıkları sosyal destek ve psikolojik iyi oluş puanlarının annelere kıyasla daha yüksek olduğu; gelir düzeyi düşük olan ebeveynlerin stresle başa çıkma yöntemleri, sosyal destek ve psikolojik iyi oluş puanlarının da orta ve yüksek gelir düzeyine sahip ebeveynlere nazaran anlamlı şekilde daha düşük olduğu belirlenmiştir. Ebeveynlerin hem stresle başa çıkma yöntemlerini kullanımının hem de algıladıkları sosyal desteğin psikolojik iyi oluşlarını yordadığı saptanmıştır. Bulgular ilgili alanyazın ışığında tartışılarak yorumlanmış ve araştırmacılara, uygulayıcılara ve politika yapıcılara yönelik önerilerde bulunulmuştur. Anahtar sözcükler: COVID-19, özel gereksinimli çocuklar, psikolojik iyi oluş, stresle başa çıkma, sosyal destek

Özel gereksinimli bireylerÖzel gereksinimli çocuklar
Zeynep Gözde Kılıç
Hacettepe University · Institute of Educational Sciences
2024
00

Other supervisors