Theses supervised by Doç. Dr. Selda Mant Menay

11 theses · Kütahya Dumlupınar University

Master'sOpen AccessTR

Eugêne Delacroix'nin araştırıcı sanat eleştirisi yönetimine göre eserinin değerlendirilmesi

Bu araştırma, Eugéne Delacroix'ın eserlerinin, dönemin toplumsal olayları açısından, araştırıcı sanat eleştirisi yöntemine göre incelenmesini içermektedir. Araştırmada Edmund Feldman'ın "araştırıcı sanat eleştirisi" yöntemi esas alınarak, beş resmin analizi yapılmıştır. Bu yöntem dört disiplinden (sanat eleştirisi, sanat tarihi, estetik, sanatsal uygulamalar) biridir. Edmund Feldman'ın araştırıcı sanat eleştirisi yöntemi; betimleme, çözümleme, yorum ve yargı alt başlıklarından oluşmaktadır. Araştırma tarama modelinde desenlenmiş ve bu modele dayalı nitel araştırma yöntemlerinde betimsel analiz yöntemi kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Eserler plastik elemanlarının nasıl, hangi amaçlarla kullanıldığı, üslubu, kullanılan simgeler ve yapıldığı dönemin toplumsal olayları göz önünde bulundurularak incelenmiştir. Araştırmadan elde edilen sonuçlara göre sanatçının eserleri, sosyal ve kültürel etmenler göz önünde bulundurularak oluşturduğu genel havayı ve toplum üzerindeki etkilerini yansıtmaktadır. Aynı zamanda sanatçının etkilendiği olayların boyutlarının da gözlendiği bir çalışmadır. Sanatçının eserlerinde kullandığı canlı renkler ve olağanüstü hareketli kompozisyonların, duyguları ayağı kaldıracak, seyirciyi altüst edecek derecede olduğu görülmektedir. Ayrıca, eserlerinde rengin hiçbir zaman sadece araç olarak kullanılmamış olduğu anlaşılmaktadır. Resimlerinde yer alan her renk tıpkı resme hayat veren figürler ya da nesneler gibi anlam ve duygu bütünlüğü içindedir. Sanatçı, "resim sadece göze hitap eden bir sanattır" sözü ile günümüz sanatına kadar bütün resim anlayışlarına ışık tutmuştur. Anahtar kelimeler: Romantizm, Eugéne Delacroix, Resim, Eleştiri.

18. yüzyılDelacroix, Ferdinand Victor EugeneEleştiri+3
Evin Elmascan
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

15. ve 16. yy İznik çini motifleri ve linol baskı resim tekniği ile yorumlanması

Bu araştırma 15. ve 16. yüzyıllarda İznik çini motiflerinin linol baskı resim tekniği ile uygulamaları ve plastik açıdan analizlerini içermektedir. Tarihsel süreçte İznik çini motifleri sadece çini sanatında degil, aynı zamanda taş işçiliğinde, ahşap işçiliğinde, kumaşlarda, kitap süslemeciliğinde, ebru sanatında, halı ve kilim desenleri üzerinde, günümüze yaklaştıkça da küçük ev eşyalarında sıkça kullanılmıştır. Günümüzde de geleneksel motiflerden beslenerek, bu motifleri özgün tasarımlarla farklı alanlarda uygulama arayışları devam etmektedir. Tarama modelinde desenlenen bu araştırma 15. ve 16. yy İznik çini motiflerinin kuramsal çerçevede incelenmesi ve 10 adet linol baskı uygulaması ve bu uygulamaların analizleri ile sınırlıdır. Çini motiflerinin linol baskı tekniğinde uygulanabilirliği üzerine yapılan denemelerde, kolaj tekniği ile tasarlanan kompozisyonlar renkli olarak basılmıştır. Bu araştırma çini motiflerinin linol baskı tekniği ile de uygulanabilirliğini ortaya koymaktadır. Anahtar Kelimeler: İznik Çini Sanatı, İznik Çini Motifleri, Linol Baskı Resim Tekniği.

15. yüzyıl16. yüzyılBaskı+6
Aylin Alkan
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

İlkel kültürde maske ve günümüz modern sanatına yansımaları

Maske eski topluluklardan bu yana yüzü örten ve taktığı kişiye yeni bir benlik ya da ikinci bir karakter kazandıran bir form olarak görülmüştür. Sürekli değişim gösteren bu benlik algısı yaşandığı hayat koşullarının değişmesiyle birlikte maske algısı da değişim ve dönüşüme uğramıştır. Ortaya çıktığı andan itibaren karşısındakine bir mesaj vermeyi amaçlayan bir araç olduğu için iletişim anlamında da önemli bir yeri olan bu form, ne yazık ki günümüzde insanların sosyal hayatta sıklıkla kullandıkları birer iletişim formuna dönüşmüştür. Bu çalışmada; görünür ve farklı olma arzularına hizmet eden bu formun değişen koşullarla birlikte nasıl kendini ifade etme biçimine dönüştüğünün gösterilmesi amaçlanmıştır. Araştırmanın ilk kısmında genel maske tanımı, tarihsel süreci, çeşitleri ve kullanım amaçlarından bahsedilmiştir. Afrika maske sanatını desteklemesi bakımından ilkel kabilelere tinsellik kazandıran bu form, onların inançları ve doğaüstü güçlere yükledikleri çeşitli anlamlar ile açıklanmıştır. Çalışmanın ikinci bölümünde ise maske kullanımının yoğun olduğu tiyatro sanatında, Rönesans dönemi Commedia dell'Arte'de ve Elizabet döneminde kullanım örnekleri, Modern tiyatro sanatına nasıl etki ettiği ve günümüzde halen devam etmekte olan karnavallara, özellikle Venedik karnavallarındaki maske oluşumlarına dikkat çekilmektedir. Tezin son kısmında, Afrika'da ortaya çıkan çeşitli tinsel maskelerin görünür ve farklı olma arzularına hizmet ederek modern sanatın resim ve heykel alanına etkileri yapılan çalışmalarla desteklenmiştir. Anahtar Kelimeler: İlkel Dönem, Maske, Ritüel, Tiyatro, Modern Sanat

MaskelerModern sanatRitüel+2
Cengizhan Konuralp
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Soyut dışavurumcu anlayışta Halil Akdeniz ve eserlerinin analizi

19. yüzyılın sonlarında resim sanatında görülmeye başlayan dışavurumcu etkiler 20. yüzyıl başlarında, Almanya'da sanat hareketi niteliği kazanmıştır. Soyut Dışavurumculuk Akımı, İkinci Dünya Savaşının (1939-1945) başlaması ile birlikte Avrupa'dan Amerika'ya giden sanatçıların resim sanatına kazandırdığı bir anlayış olarak karşımıza çıkmaktadır. Soyut Dışavurumculuk akımında esas olan, insanın iç dünyasına dönük duyguların ifadesidir. Soyut Dışavurumcu sanatçılar saf biçimi ortaya koymaktadırlar. Küresel ve toplumsal yapının değişmesi, sanat ve sanatsal yapının değişmesinde önemli bir rol oynamaktadır. Sanat eserlerinin incelenmesi, sanatçının sanatsal kişiliğini ortaya koymanın yanı sıra sanat eğitiminde önemli bir yer tutmaktadır. 1950 ve sonraki yıllarda Türk ressamların da Soyut Dışavurumcu resimler yaptığı görülmektedir. Çağdaş Türk Sanatı içinde özel bir yere sahip olan Halil Akdeniz, sanat hayatına başladığı günden günümüze kadar farklı sanat anlayışlarında eserler üretmiştir. Halil Akdeniz'in resimleri başlangıçta doğadan ve canlı modelden çizimler, etüdler, doğadan soyutlamalar gibi nitelikler taşımakla birlikte daha sonraki yıllarda Soyut Dışavurumcu ve son dönemde kavramsal bir yönde gelişme ve değişme göstermiştir. Bu çalışmada Soyut Dışavurumculuk akımı derinlemesine incelenerek, Soyut Dışavurumcu anlayışta Halil Akdeniz'in eserleri ve sanat anlayışı araştırılmış, ayrıca eser analizleri yapılmıştır. Anahtar Kelimeler: Soyut Dışavurumculuk, Halil Akdeniz, eser analizi, Türkiye'de Soyut Dışavurumculuk

Akdeniz, HalilAvrupaEkspresyonizm+6
Atakan Yılmaz
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Rembrandt'ın portrelerinde ışık gölge

Günümüzde resim sanatının vazgeçilmez bir ögesi olarak görülen ışık kavramı, Barok üsluptan ön plana alınmıştır. 17. Yüzyılda kendini gösteren Barok üslup sanatçılarının başlıca uğraşı yapaylıkla savaşmak olmuştur. Barok üslubun en önemli isimlerinden sayabileceğimiz Rembrandt Van Rijn (1606-1669) genellikle portre ressamı olarak bilinse de bunun haricindeki çalışmaları da dikkate değerdir. Diğer Barok üslup ressamları gibi canlılığa önem verdiği için çok canlı ve çok koyu renkleri bir arada kullanmaktan kaçınmamıştır. Sanatının ana unsurları desen, açık-koyu zıtlığı ve renktir. Rembrandt'ın resim tarihindeki önemi, özellikle ışığı ve gölgeyi kullanım şeklinde yatar. Onun sanat anlayışında ışık kavramı, resmin asıl ögesidir. Rembrandt, önceki üslupları reddederek aydınlık ve karanlık zıtlığın etkisinden faydalanarak ışığın görsel etkisini tuvaline yansıtmayı amaçlamıştır. Rembrandt'ın resimlerinde kullandığı aydınlık ve karanlık zıtlığının yarattığı canlılığın etkisi bugüne kadar gelmiş ve sanat tarihinde "Rembrandt Aydınlatması" gibi kavramları doğurmuş ve Rembrandt'ın yarattığı ışık canlılığı, görsel sanatların her alanını etkilemiştir. Rembrandt'ın özellikle portre çalışmaları, ışık gölgenin özenle ve canlılıkla uygulandığı eserlerdir. Bu çalışmada Rembrandt'ın portre resimleri detaylı bir şekilde incelenmiş ve ışık gölgenin resimlerindeki önemi üzerinde durulmuştur. Anahtar Kelimeler: Barok üslup, resim, Rembrandt, portre, Işık-Gölge

BarokGölgeIşık+4
Murat Sönmez
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Türk resim sanatında geometrik non-figüratif yaklaşımlar

Soyut Resmin ilk ortaya çıkışından beri sanatçılar iç dünyalarını tuvale yansıtmışlardır. Önceleri, gerçekçi eserler veren sanatçılar sonraları iç dünyalarını olduğu gibi yansıtan eserler vererek soyut sanatın ilk adımlarını atmışlardır. Türkiye'de soyut resim siyasal, ekonomik ve toplumsal şartlardan dolayı geç başlar ve bu yönde gelişir. Soyut sanatın Türkiye'de anlaşılması ve benimsenme süreci sancılı bir süreç olarak karşımıza çıkar. Fakat sanatçılarımız soyut sanatı Türkiye'de yapabileceklerini kanıtlamışlardır. 1940'lı yılların başında soyut anlayışta resimler yapılmaya başlanır önceleri toplumsal gerçekçi resimler yapan sanatçılarımız 1950'li yıllarda soyut geometrik anlayışta resimler yaparlar. Bu anlayışta resim yapmalarındaki bir başka neden ise yurt dışında eğitim alan sanatçılarımızın çalıştıkları atölyelerdeki ressamlardan etkilenmiş olmaları olarak da gösterilebilir. Günümüzde Türk Resmi içinde yer alan Geometrik Non-Figüratif resim anlayışı yeni sanatçılarımızla varlığını sürdürmekte ve gelişmektedir. Anahtar Kelimeler: Türk Resmi, Soyut Sanat, Geometrik Non-Figüratif

Non-figüratif sanatSanat akımlarıSoyut resim+3
Ebru Ünal
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Rukiye Garip'in suluboya sanat anlayışı ve eserlerinin analizi

Bu araştırma, suluboya sanatında gerçekçi üslup yaklaşımıyla Rukiye Garip' in sanat anlayışı ve eserlerini içermektedir. Araştırmada, düzeltilmesi olanaksız olması bakımından taşıdığı riskle ressamın sürat ve cesaretini gerektiren suluboya sanatının tekniği, Dünya'da ve Türkiye'de suluboya sanatının tarihsel gelişimi araştırılmıştır. Gerçekçi çalışan suluboya sanatçısı Rukiye Garip' in sanat anlayışı ve sanatçının eserleri plastik açıdan analiz edilmiştir. Araştırmada tarama modeli kullanılmıştır. Bu modele dayalı nitel araştırma yöntemlerinden yarı yapılandırılmış görüşme tekniği gerçekleştirilmiştir. Araştırmada eser analizlerine yer verilmiştir Genel olarak doğadan, doğanın el değmemiş saf, temiz güzel halini gerçekçi bir şekilde resmeden sanatçı, aynı zamanda kırsal kesimlerin emekçi insanlarını da resimlerinde konu olarak işlemektedir. Yaptığı resimlerin düşünsel alt yapısında güzel olanı izleyiciye kanıtsatma amacı vardır. Sanatçı suluboya resimlerinde, suluboyada zemin ıslakken tuz serpilmesine dayanan tuzlama tekniğini doku oluşturmada sıklıkla kullanmaktadır. Araştırmadan elde edilen sonuçlara göre, günümüzün yaşayan sanatçılarından biri olan Rukiye Garip' in sanat anlayışındaki özgünlük ve üretkenlik, seçtiği konular, üslubu ve kullandığı suluboya tekniği gibi özellikleriyle dünyadaki suluboya sanatçıları arasında önemli bir yer edindiği görülmektedir. Anahtar Kelimeler: Suluboya Sanatı, Rukiye Garip

Garip, RukiyeResim sanatıResimler+2
Seçil Gültekin
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de ulusal ölçekte yayın yapan televizyon kanallarında 2000-2017 yılları arasında yayınlanan yerli dizilerin türlerinin incelenmesi ve bu türler içinde bilim kurgu türünün yer almayışının sosyo-kültürel nedenleri

Bu çalışmada, Türkiye'de dizi sektöründe 2000-2017 yılları arası dönemi kapsayan dizi türleri incelenmiştir. Bu bağlamda çalışmanın birinci bölümünde televizyon dizisi tanımı, uluslararası ölçekte kabul gören dizi kategorileri, bilim kurgu türünün tanımı ve alt türleri ele alınmıştır. İkinci bölümde öncelikle tarihsel süreçte Türkiye'de televizyon yayıncılığı kapsamında TRT'de ilk yayınlanan yerli diziler, bu dizilerin seyirci ile olan ilişkisi, TRT'de yayınlanan "Kavanozdaki Adam" isimli ilk yerli bilim kurgu dizisi ve Türkiye'de özel televizyon yayıncılığının gelişimi irdelenmiştir. Tez sorunsalını içeren üçüncü bölümde ise 2000-2017 yılları arasında Türkiye'de ulusal ölçekte yayın yapan televizyon kanallarında yayınlanan/ üretilen yerli dizilerde bilim kurgu türünün yer almayışının sosyo-kültürel nedenleri, kültür kavramı ve kültürün alt türleri üzerinden araştırılmıştır. Bu inceleme sonucunda ulaşılan verilerden, belirtilen yıllarda Türkiye'de ulusal ölçekte yayın yapan televizyon kanallarındaki dizi türleri arasında bilim kurgu türünün yer almadığı görülmüştür. Buna göre; 2000-2017 yılları arasında Türkiye'de ulusal ölçekte yayın yapan televizyon kanalları için bilim kurgu türünde dizilerin üretilmemesi; toplumsal yapının ve kültürün televizyon program içeriklerine olan etkisi, yapım şirketlerinin ve tv kanallarının dizi üretimini etkileyen ekonomik faktörler, dizilerin hedef kitlesini oluşturan seyircilerin sosyo-kültürel ve ekonomik tercihleri gibi etkenler ile ilişkilidir.

Bilim-kurguDizi filmDiziler+5
Bengü Bilici
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Dede Korkut hikayelerindeki kapak tasarımlarının Türk kültürü unsurları açısından incelenmesi

Resim, çağlar boyunca, yazıdan önce ve sonra insan iletişiminde etkili bir unsur olarak ortaya çıkmaktadır. Yazım dünyasındaki eserlerin sunumunda görsellik ön plandaki yerini her zaman korumuştur. Bu nedenle, yazı alanının türevlerinden olan kitaplarda, kapak resmi olgusunun önemi ortaya çıkmaktadır. Türk kültürünün ve edebiyatının yapı taşlarından olan 'Dede Korkut' adlı eserin, günümüzde sayısız örnekleri mevcuttur. Günümüzde kültür aktarımında yalnızca yazının değil, görselin de büyük önem taşıdığı şüphesizdir. Çalışmanın amacı "Dede Korkut Hikâyeleri" temel alınarak yayınlanan eserlerin kapak tasarımlarının Türk kültürü ve geleneğiyle bağlantısının araştırılıp incelenmesidir. Çalışmada doküman analizi yöntemi kullanılmıştır. Yirmi beş farklı kitap kapağı tasarımı incelenmiş ve elde edilen veriler doğrultusunda yedi farklı tema oluşturulmuştur. En çok kullanılan temanın, savaş teması olduğu görülmüştür. Bunun dışında kopuz enstrümanı ve at figürleri kapak tasarımında öne çıkmaktadır. Elde edilen verilere göre mücadele konulu hikâyelerin kapak tasarımlarında savaş temasının öne çıktığı, Dede Korkut tasviri konusunda ise ortak bir fikrin olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.

Dede Korkut HikayeleriDede Korkut KitabıDestanlar+4
Şeyda Yıldırım
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Soyut resimlerdede renk etkilerinin incelenmesi

Soyut resim, sanatçının sanatında dış dünyanın kendisine dayattığı kuralları ve maddeselliği aşma, kendi iç dünyasına ulaşıp duygu ve düşüncelerini özgürce haykırabilme arayışının sonucu olarak ortaya çıkmış bir sanat akımıdır. Sanatçı, soyut resimde kendisini ifade etmek için birçok resim ögesine başvurmuştur. Başvurduğu ögeler arasında en önemlilerinden biri olan ve çoğu zaman da formun kısıtlamalarından kurtararak kullandığı renk ögesi olmuştur. Düşünce biçimlerinin değişmesi ve özgürleşmesi ile sanat, alışılagelmiş kuralların dışına çıkarak, duygu ve düşünceleri de bünyesine dahil etmiştir. Böylelikle "Soyut Resim" akımının ilk adımları atılmış, sanatçı biçimden kurtulmuş ve renklerin özgür, duygu yüklü dünyasına kendisini bırakmıştır. Renklerin kendisini etkilediği şekilde izleyicisini de etkilemesi arayışına giren sanatçı, rengi zaman zaman biçimden bağımsız, zaman zaman ise biçim ile anlamını pekiştirerek kullanmıştır. Bu çalışmada soyut resimlerde renk kullanımı üzerinde durulmuş, soyut resmin önde gelen yabancı ve yerli sanatçılarının bazı eserleri incelenerek anlatımda renk öğesinden nasıl yararlandıkları ve ne tür etkiler oluşturdukları ortaya koyulmuştur. Anahtar Kelimeler: Sanat, Soyut Resim, Renk, Işık.

IşıkRenklerResim sanatı+2
Yılmaz Ünal
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Geleneksel çini motiflerinin seramik yüzeylere uygulanması

Bu araştırma; Anadolu ve Osmanlı Dönemi seramik çini sanatı motiflerinde önemli bir yere sahip olan karanfil motifinin, seramik nihale yüzeyinde uygulamalarını ve plastik açıdan analizlerini içermektedir. Seramik süsleme sanatı içerisinde önemli bir yere sahip olan çiniler, günlük kullanım eşyalarında, zengin motifleriyle sıkça karşımıza çıkmaktadır. Günümüzde çinilerin özgün tasarımlarla farklı alan ve formlarda uygulama arayışları sürmekte, geleneksel çini motiflerinden ilham alınmaya devam edilmektedir. Tarama modeli ile desteklenen bu araştırmada, Anadolu ve Osmanlı Dönemi çini seramikleri incelenmiş, edinilen bilgiler doğrultusunda on bir adet nihale üzerine geleneksel motiflerden yola çıkılarak, çağdaş bir anlayışla karanfil motifi kompozisyonları uygulanmış ve çalışma bu motiflerin plastik analizleri ile sınırlandırılmıştır. Bu araştırma, geleneksel çini motifi olan karanfil deseninin farklı bir formda uygulanabilirliğini ortaya koymuştur. Anahtar Kelimeler: Seramik, çini, çini tasarım, geleneksel çini sanatı.

MotiflerSeramik sanatıSeramikler+3
Elif Sezer
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies
2020
00

Other supervisors