Theses supervised by Doç. Dr. Sema Eryücel

10 theses · Akdeniz University

Master'sOpen AccessTR

Ortaokul öğrencilerinin Tanrı algısı, yaşam doyumu ve psikolojik sağlamlık ilişkisinin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı ortaokul öğrencilerinin bazı değişkenlere bağlı olarak Tanrı algısı, yaşam doyum, psikolojik sağlamlık ilişkisinin incelenmesi ve aralarındaki ilişkiyi belirlemektir. Araştırmada nicel araştırma yöntemlerinden ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Bu araştırmanın örneklemini 10-15 yaş aralığındaki ortaokul öğrencileri oluşturmaktadır. Araştırmaya 371'i (%60,1) kadın, 246'sı (%39,9) erkek olmak üzere 617 katılımcının verileri dahil edilmiştir. Çalışmada Çocuklar İçin Tanrı İmgesi Ölçeği (M. (İpek) Yıldız, 2012) , Türkçe tercüme edilerek tekrardan oluşturulan Çocuklar İçin Yaşam Doyum Ölçeği (Ekşı̇ & Altay, 2018) ve Çocuk ve Genç Psikolojik Sağlamlık Ölçeği (Arslan, 2015a), sosyo-demografik bilgi formu kullanılmıştır. Araştırma verileri ortaokul öğrencilerinin cevaplaması için anket olarak elden verilmiş ve cevaplandırılmıştır. Araştırma verileri IBM SPSS 22.0 bilgisayar programı ile istatiksel olarak analiz yapılmıştır. Araştırmaya katılan ortaokul öğrencilerinin cinsiyetlerine ve okul türlerine göre Çocuklar İçin Tanrı İmgesi, Çocuklar İçin Yaşam Doyumu ile Çocuk ve Genç Psikolojik Sağlamlık Ölçeklerinden aldıkları ortalama puanların anlamlı bir şekilde farklılaşıp farklılaşmadığını belirlemek için bağımsız örneklem T-Testi kullanılmıştır. İkiden fazla bağımsız değişkenler arasındaki farklılığın varlığı ve hangi değişkenlerin farklılaştığını belirlemek için parametrik analizlerden olan ANOVA uygulanmıştır. Araştırma bulgularına göre ortaokul öğrencilerinin Tanrı imgesi, yaşam doyumu ve psikolojik sağlamlıkları cinsiyete, okul türüne, sınıf kademesine, anne ve baba eğitim düzeyine göre farklılaşmıştır. Ayrıca Tanrı imgesi ve alt boyutlarından güven veren ve destekleyen Tanrı imgesi ile yaşam doyumu arasında pozitif ve anlamlı bir ilişki, Tanrı imgesi ve alt boyutları ile psikolojik sağlamlık arasında pozitif ve anlamlı bir ilişki, yaşam doyumu ile psikolojik sağlamlık arasında pozitif ve anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Anahtar Kelimeler: Tanrı Algısı, Tanrı İmgesi, Yaşam Doyumu, Psikolojik Sağlamlık

Hazal Akça
Akdeniz University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
10
Master'sOpen AccessTR

Üniversite öğrencilerinde benlik kavramı ve kimlik, ahlaki bütünlük ve gösterişçi tüketim eğilimi

Bu araştırmanın amacı, üniversite öğrencilerinde gösterişçi tüketim eğilimi, ahlaki bütünlük, benlik kavramı ve kimlik ilişkisinin incelenmesi ve aralarındaki ilişkiyi belirlemektir. Çalışmanın örneklemini Kayseri de öğrenim gören üniversite öğrencileri oluşturmaktadır. Araştırmaya 281'i kadın, 170'i erkek olmak üzere toplamda 451 kişinin verileri dâhil edilmiştir. Çalışmada M. Aslan tarafından Türkçeye uyarlanan Gösterişçi Tüketim Eğilimi Ölçeği, Okan ve Ekşi tarafından Türkçeye uyarlanan Ahlaki Bütünlük Ölçeği, İnan ve Yalçınkaya tarafından Türkçeye uyarlanan Benlik Kavramı ve Kimlik Ölçeği, sosyo-demografik bilgi formu kullanılmıştır. Anket soruları Google Forms üzerinden oluşturulmuş ve öğrencilere gönderilmiştir. Çalışma bulguları IBM SPSS 29.00 ile istatistiksel olarak analiz edilmiştir. Üniversite öğrencilerinin demografik özelliklerine, kaldıkları yerlere göre Gösterişçi Tüketim Eğilimi, Ahlaki Bütünlük, Benlik Kavramı ve Kimlik Ölçeklerinden aldıkları ortalama puanların arasındaki ilişkiyi belirlemek amacıyla ilişkisiz örneklem T-Testi uygulanmıştır. İkiden fazla bağımsız değişken arasındaki farklılığı ve farklılaşan değişkenlerin hangileri olduğunu belirlemek için parametrik analizlerden ANOVA kullanılmıştır. Bağımlı ve bağımsız değişkenler arasındaki ilişkiyi tespit etmek amacıyla korelasyon analizi yapılmıştır. Araştırma bulgularına göre Gösterişçi Tüketim Eğilimi ile Benlik Kavramı ve Kimlik arasında olumlu yönde anlamlı ilişki olduğu tespit edilmiştir. Gösterişçi Tüketim Eğilimi ile Ahlaki Bütünlük negatif yönde anlamlı ilişki olduğu tespit edilmiştir. Ahlaki Bütünlük ile Benlik Kavramı ve Kimlik arasında negatif yönde anlamlı bir farklılaşma olduğu saptanmıştır. Gösterişçi Tüketim ile fakülte, harcama durumu, baba eğitim durumu ve sosyal medyaya ayrılan vakit arasında anlamlı bir farklılaşma bulunmuştur. Ahlaki bütünlük ile yaş, fakülte, harcama durumu, kalınan yer arasında ve sosyal medyaya ayrılan vakit arasında anlamlı bir farklılaşma tespit edilmiştir. Benlik Kavramı ve Kimlik ile yaş, harcama durumu ve sosyal medya kullanım süresi arasında anlamlı bir ilişki saptanmıştır

Fatma Hilal Kandemir
Akdeniz University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Yaşlılarda günlük manevi deneyimler ve yaşam kalitesi

Çalışmanın konusu yaşlılarda günlük manevi deneyimler, yaşam kalitesi ve demografik değişkenler arasındaki ilişkiyi incelemektir. Araştırmanın amacı yaşlılarda yaşam kalitesi ve manevi deneyimler arasındaki ilişkiyi incelemektir. Çalışma amaçlı örneklem tekniği ile seçilen ve Türkiye'de yaşayan 65 yaş ve üzerindeki 310 birey ile yapılmıştır. Verilerin toplanmasında Underwood ve Teressi'nin (2002) oluşturduğu Akın, Özbek, Toprak, Akbaş ve Çitemel'in(2013) Türkçeye uyarladığı 16 soruluk 6'lı likert tipi ölçek olan günlük manevi deneyimler ölçeği, Dünya Sağlık Örgütünün Power ve arkadaşları (2005) tarafından tasarlanan Eser ve arkadaşları (2010) tarafından Türkçeye uyarlanan 24 soruluk yaşlılar için yaşam kalitesi ölçeği ve demografik bilgiler formu kullanılmıştır. Verilerin analizi SPSS 27 paket programı ile yapılmıştır. Araştırmanın bulgularına göre yaşam kalitesi ile günlük manevi deneyimler arasında anlamlı pozitif yönde zayıf bir ilişki bulunmuştur. Günlük manevi deneyimler cinsiyete göre farklılaşmaktadır. Kadınların günlük manevi deneyim ortalamaları erkeklere göre daha yüksektir. Günlük manevi deneyimler eğitim durumuna göre farklılaşmaktadır. Okuryazar olmayanlar üniversite mezunlarına göre yüksek manevi deneyimlere sahiptir. Günlük manevi deneyimler ekonomik duruma göre farklılaşmaktadır. Ekonomik durumu iyi olanların manevi deneyimleri ekonomik durumu kötü olanlara göre yüksektir. Sürekli ilaç kullanımı ile günlük manevi deneyimler arasında ilişki vardır. Sürekli ilaç kullanmayanların manevi deneyimleri daha yüksektir. Günlük manevi deneyim bireylerin biriyle yaşama durumuna, medeni duruma, kronik hastalık durumuna, sağlık durumuna göre değişmemektedir.

Ayşe Öz
Akdeniz University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Evli çiftlerde evlilik uyumu, beş büyük kişilik özelliği, manevi iyi olma ve kontrol odağı

Bu çalışmanın amacı, evlilik yaşamında evlilik uyumunun ve kişilik özelliklerinin, manevi iyi olma ve kontrol odağı ile ilişkisinin belirlenmesidir. Bu çalışmayla evlilik uyumu ve kişilik özelliklerinin manevi iyi olma ve kontrol odağı ile ilişkisinin evli bireylere uygulanan ölçekler aracılığı ile tespit edilmesi amaçlanmaktadır. Bu araştırmanın kapsamını yaşları 18-65 arasında olup İzmir'de yaşayan kadın ve erkek evli bireyler oluşturmaktadır. Evli bireyler çift olarak değil bireysel olarak çalışmaya katılım sağlamışlardır. Araştırmaya, cinsiyet bakımından 283'ünün (%53.8) kadın, 243'ünün (%46.2) erkek olmak üzere toplam 526 katılımcının verileri dahil edilmiştir. Araştırmaya katılan kişilere Rotter tarafindan geliştirilen, Dağ(2002) tarafından Türkçeye uyarlanan Kontrol Odağı Ölçeği, Locke ve Wallace(1959) tarafından geliştirilen ve Tutarel ve Kışlak tarafından Türkçeye çevirilen Evlilik Uyumu Ölçeği, Ekşi ve Kardaş tarafından (2016) geliştirilen Spiritüel İyi Oluş Ölçeği, Costa ve McCare(1987) tarafından geliştirilen kişilik özelliklerini ölçmek amacıyla Verlmuts ve Geris (2005) tarafından Goldberg'in (1992) ortaya koyduğu kişilik özellikleri ile ilgili 100 sıfattan 30'u seçilerek geliştirilen Hızlı Büyük Beşli Kişilik Testi (HBBKT) ölçeklerinin formları ile sosyo-demografik bilgi formu uygulanmıştır. Ölçeklerden elde edilen verilerin istatistiksel analizi için SPSS 22.0 bilgisayar programı kullanılmıştır. Araştırmada kullanılan verilerin Kolmogorov Smirnov test istatistiğine göre normal dağılmadığı görülmüş ve çarpıklık ve basıklık değerleri baz alınarak normallik dağılımı varsayımını sağladığı tespit edilmiştir. Araştırmada kullanılan ölçekler ile demografik karşılaştırmalarda Independent Sample T-Test ve Tek Yönlü Varyans Analizi (ANOVA) analizi kullanılmıştır. Demografik bilgilere ilişkin frekans (n) ve yüzde (%), ortalama, standart sapma, çarpıklık basıklık değerlerine yer verilmiştir. Araştırmadan elde edilen bulgular literatür bağlamında tartışılmıştır. Katılımcıların evlilik uyumu ölçeğinden aldıkları puanlara göre erkek evli bireylerin evlilik uyumları kadınlardan daha yüksek bulunmuştur (p<0.05). Evlilik uyumu ile manevi iyi oluş arasındaki ilişkinin incelendiği istatistik sonuçlarına göre evlilik uyumunun arttıkça manevi iyi oluşun da arttığı tespit edilmiştir. Evlilik uyumunun beş büyük kişilik özelliği ile arasında pozitif yönde anlamlı bir ilişkinin olduğu görülmüştür. Buna göre evlilik uyumu arttıkça beş büyük kişilik özelliği puanının da evli bireylerde arttığı sonucuna ulaşılmıştır. Evli bireylerde evlilik uyumu ile kontrol odağı arasındaki ilişkinin incelendiği araştırmanın sonuçlarına göre evlilik uyumu ile kontrol odağı arasında negatif yönlü vi korelasyon bulunmuştur. Buna göre kontrol odağı puanı arttıkça evlilik uyumunun azaldığı tespit edilmiştir. Evlilik uyumu ile demografik değişkenler ve bu çalışmada kullanılan, manevi iyi oluş ölçeği, hızlı büyük beşli kişilik testi ve kontrol odağı ölçeği ile evlilik uyumu arasındaki ilişkinin incelendiği başka çalışmaların yapılması faydalı olabilir. Anahtar Kelimeler: Evlilik Uyumu, Beş Büyük Kişilik Özelliği, Manevi İyi Olma, Kontrol Odağı.

Denetim odağıDin psikolojisiEvli çiftler+4
Beyza Nur Bedir Akpınarlı
Akdeniz University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
10
Master'sOpen AccessTR

Z kuşağında bilinçli farkındalık, yaşamın anlamı ve manevi kaynaklar

Araştırmanın konusu bilinçli farkındalık, yaşamın anlamı, manevi kaynaklar ile bazı demografik değişkenler arasındaki ilişkiyi incelemektir. Araştırmanın amacı ise bireyin bilinçli farkındalık ve yaşamda anlamın mevcut olması hangi manevi kaynakla ilişkili olduğunu araştırmaktır. Araştırmanın örneklemi, Akdeniz Üniversitesinde öğrenim gören bireylerden tesadüfi yöntemle seçilerek oluşturulan 500 öğrencidir. Araştırma verilerinin toplanmasında kullanılan Bilinçli Farkındalık Ölçeği, Brown ve Ryan (2003) tarafından geliştirilen Özyeşil, Arslan, Kesici ve Deniz (2011) tarafından Türkçe'ye uyarlanan, Yaşamın Anlamı Ölçeği, Steger ve arkadaşları (2006) tarafından geliştirilen Yarar (2015) tarafından Türkçe'ye uyarlanan ve Manevi Kaynaklar Ölçeği, Westbrook ve arkadaşları (2018) tarafından geliştirilen Ekşi ve arkadaşları (2019) tarafından Türkçe'ye uyarlanan ölçeklerle gerçekleştirilmiştir. Verilerin istatistiksel analizi SPPS 26 ile yapılmıştır. Araştırmamızdan elde edilen bulgulara göre Bilinçli Farkındalık, Yaşamın Anlamı ile Manevi Kaynaklar arasında pozitif yönde anlamlı bir ilişki olduğu tespit edilmiştir. Bilinçli Farkındalık ile yaş, baba eğitim durumu, anne-baba tutumu, Yaşamın anlamı ile yaş, aile geliri ve Manevi Kaynaklar ile anne-baba eğitim durumu, aile geliri, anne-baba tutumu, romantik ilişki, internet kullanım süresi arasında pozitif yönde anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Anahtar Kelimeler: Z Kuşağı, Bilinçli Farkındalık, Yaşamın Anlamı, Anlam Varlığı, Anlam Arayışı, Manevi Kaynaklar, Din, Doğa, İnsancıl, Aşkınlık

Emine Bayrak
Akdeniz University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Otizmli çocuğa sahip ailelerin manevi danışmanlık ve rehberlik ihtiyaçları

Bu çalışmanın amacı, otizmli çocuğa sahip ailelerin tanının alınmasından sonra ne gibi psiko-sosyal ve manevi durumlar yaşadıklarını, kendi iç dünyalarında yaşadıkları bu durumları nasıl aşmaya çalıştıklarını saptamak, anne ve babaların dini/manevi ihtiyaçlarını belirlemek, manevi danışmanlık ve rehberlik ihtiyacına yönelik tespitleri ortaya koymak ve çözüm önerileri sunmaktır. Araştırma, Antalya il merkezinde yaşayan çocuğu otizm tanısı almış ve araştırmaya gönüllü katıldığını beyan eden 22 anne ve 5 baba olmak üzere toplam 27 ebeveynden oluşmaktadır. Araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden durum deseni tercih edilmiş, veri toplama yöntemi olarak yarı yapılandırılmış görüşme tekniği çerçevesinde demografik bilgi formu ve 14 maddelik soru formu hazırlanmıştır. Elde edilen veriler içerik analizi ve betimsel analiz teknikleriyle tasnif edilmiştir. Araştırma sonucunda ise otizmli çocuğa sahip ebeveynlerin destek ihtiyacı hissettikleri, katılımcıların büyük bir çoğunluğu dini başa çıkma ve dini anlamlandırma yöntemine başvurdukları görülmüştür. Katılımcılar manevi danışmanlık ve rehberlik ihtiyaçlarında; sabır, imtihan, şükür, Allah'a isyan, intihar, affetme, neden ben düşüncesi, aile içi ilişkiler, engelli ailelerinin ve engellilerin ahiretteki mükafatları gibi konuların kendileri için önemli olduğunu ifade etmişlerdir. Katılımcıların sosyal destek mekanizmalarının düşük olduğu, özellikle tanının konulduğu ilk altı aydan başlamak suretiyle manevi destek ihtiyacı hissettikleri, toplu mekanlara giremedikleri ve yalnızlaştıkları, yaşam kalitelerinin azaldığı, iyilik hallerinin desteklenmesi gerektiği, dini ve manevi referanslarla otizmin nedenlerini anlamlandırmak istedikleri dolayısıyla manevi danışmanlık ve rehberliğe ihtiyaçları olduğu bulgulanmıştır. Katılımcılara yönelik destek mekanizmasında ev ziyaretlerinin önemli olduğu, çocuğa bakım vermesi açısından annelerin çocukla daha fazla ilgilendiği, manevi danışmanlık ve rehberliğe daha fazla ihtiyacı olduğu görülmüştür. Katılımcıların başa çıkma ve anlamlandırma süreçlerinde en fazla dini ve manevi başa çıkma ve anlamlandırma yöntemlerine başvurdukları, dolayısıyla bu süreçleri bir manevi danışman aracılığı ile yürütmek istedikleri görülmektedir. Otizmli çocuğun ailesine yönelik olarak yapılacak profesyonel destek ve danışmanlık hizmetlerinde danışanın ihtiyacına göre manevi danışmanın da sürece dâhil edilmesinin önemli olduğu görülmüştür.

Salih Bayındır
Akdeniz University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Kadın konukevleri: Kadına şiddet ve maneviyat algısı

Kadına yönelik şiddet, ülkemizde ve dünyada sıklıkla rastlanan en önemli sosyal sorunlardan biridir. Kadınlar genç veya yaşlı olsun toplumun sosyal ve kültürel yapısı, hukuki yaptırımların yetersizliği, yanlış bilinen din ve ahlaki anlayış nedeniyle şiddete uğramaktadırlar. Tüm toplumların geleneksel yapısına bakıldığında erkek egemen bir yapıya dayanmaktadır ve cinsiyete dayalı bu ayrımcılık nedeniyle kadınların hakları ve özgürlükleri, birtakım gerekçelerle ihlal edilmektedir. Bu araştırma kapsamında şiddetin temeli, kadına şiddete sebep olan etmenleri, kadın konuk evinde kalan şiddet görmüş katılımcıları ve katılımcılara şiddet uygulayanları din/maneviyat ekseninde inceleyerek din-maneviyatın şiddetin engellenmesinde önleyici faktör olarak değerlendirilebileceği öngörülmüştür. Bu araştırma, Antalya Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğüne bağlı Alanya, Kepez, Konyaaltı ilçelerinde bulunan kadın konukevlerinde ki şiddet mağduru 35 kadın katılımcı ile gerçekleşmiştir. Araştırmada nitel araştırma yöntemine başvurulmuş ve veriler yarı yapılandırılmış görüşme formu aracılığı ile elde edilmiştir. Bu anlamda katılımcılara; bağımlılık, gösterilen şiddet türü, şiddet gösterenin yakınlık derecesi, öznel din/maneviyat algıları, manevi eğitim alma durumları, şiddeti önlemeye yönelik önerileri kapsamında sorular yöneltilmiştir. Araştırma sonucunda; şiddet gören katılımcıların ve onlara şiddet gösterenlerin büyük çoğunluğun eğitim seviyelerinin düşük olduğu tespit edilmiştir. Bunun yanında katılımcılara şiddet gösterenlerin çoğunluğunun alkol ve uyuşturucu madde kullandıkları, önemli bir kısmının suça karıştığı ve şiddet gördükleri kişilerin genellikle eşleri ve aile yakınlarından olduğu bulgulanmıştır. Ayrıca katılımcıların fiziksel, cinsel, psikolojik ve ekonomik şiddete maruz kaldıkları da tespit edilmiştir. Bununla birlikte katılımcılara şiddet uygulanma nedenleri ele alınıp, katılımcıların ve onlara şiddet uygulayanların din/maneviyat algıları incelenerek, kadına yönelik şiddetin önlenmesinde "din/maneviyatın" önleyici faktörler olma durumları bulgularla araştırılıp ortaya koyulmuş, literatür temelinde tartışılarak bu kapsamda da önerilerde bulunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Din Psikolojisi, Kadın Konukevleri, Kadına Yönelik Şiddet,Maneviyat Algısı, Mneviyat

Din algısıDin psikolojisiKadın konuk evleri+4
Alime Kendirli
Akdeniz University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

COVID-19 sürecinde üniversite öğrencilerinde sosyal medya bağımlılığı, özkontrol-özyönetim ve manevi kaynaklar

Bu araştırmanın amacı, üniversite öğrencilerinin bazı değişkenlere göre Covid-19 sürecindeki sosyal medya bağımlılık düzeylerini, özkontrol-özyönetim düzeylerini ve manevi kaynaklarını incelemek ve aralarındaki ilişkiyi belirlemektir. Çalışmada genel tarama modellerinden olan ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Bu araştırmanın örneklemini yaşları 18-52 arasında olan üniversite öğrencileri oluşturmaktadır. Araştırmaya, 355'i (%56.7) kadın, 271'i (%43.3) erkek olmak üzere toplam 626 katılımcının verileri dahil edilmiştir. Çalışmada Andreassen ve arkadaşları (2016) tarafından geliştirilmiş olan ve Demirci (2019) tarafından Türkçeye uyarlanan Bergen Sosyal Medya Bağımlılığı Ölçeği, Ahorsu vd. (2020) tarafından geliştirilmiş olan ve Bakioğlu vd. (2020) tarafından Türkçeye uyarlanan Koronavirüs(Covid-19) Korkusu Ölçeği, Mezo (2009) tarafından geliştirilmiş olan ve Ercoşkun (2016) tarafından Türkçeye uyarlanan Özkontrol-Özyönetim Ölçeği ve Westbrook vd. (2018) tarafından geliştirilmiş olan ve Ekşi vd. (2019) tarafından Türkçeye uyarlanan Manevi Kaynaklar Ölçeklerinin formları ile sosyo-demografik bilgi formu kullanılmıştır. Araştırma verileri web tabanlı anket sistemi kullanılarak toplanmıştır. Üniversite öğrencilerinin sosyal medya bağımlılıklarının yaşa, sosyal medya hesabı kullanma durumuna, çok yoğunken bile sosyal medyayı kontrol etme durumuna, internette dini içerikli video izleme durumuna, covid-19 sürecinde günlük olarak sosyal medya platformlarını kullanma oranındaki artış durumuna, internette izlenen dini içerikli videolar ve online programların din algısını etkileme durumuna göre farklılaştığı belirlenmiştir. Üniversite öğrencilerinin Covid-19 korkularının cinsiyete, çok yoğunken bile sosyal medyayı kontrol etme durumuna, internette dini içerikli video izleme durumuna, Covid-19 sürecinde günlük olarak sosyal medya platformlarını kullanma oranındaki artış durumuna göre farklılaştığı belirlenmiştir. Üniversite öğrencilerinin özkontrol-özyönetim düzeylerinin cinsiyete, yaşa, çok yoğunken bile sosyal medya hesaplarını kontrol etme durumuna, Covid-19 sürecinde günlük olarak sosyal medya platformlarını kullanma oranındaki artış durumuna göre farklılaştığı belirlenmiştir. Üniversite öğrencilerinin manevi kaynaklarının yaşa, cinsiyete, sosyal medya hesabı kullanma durumuna, internette dini içerikli video izleme durumuna, internette izlenen dini içerikli videolar ve online programların din algısını etkileme durumuna göre farklılaştığı belirlenmiştir. Ayrıca üniversite öğrencilerinin sosyal medya bağımlılıkları ve Covid-19 korkuları arasında düşük derecede, pozitif ve anlamlı bir ilişki, insancıl maneviyatları ile düşük derecede, pozitif ve anlamlı bir ilişki, kendini ayarlama ve kendini değerlendirme düzeyleri ile düşük derecede, negatif anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Anahtar Kelimeler: Covid-19, Sosyal Medya Bağımlılığı, Özkontrol, Özyönetim, Manevi Kaynaklar

BağımlılıkCOVID 19Maneviyat+7
Büşra Koca
Akdeniz University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Evli bireylerde şiddete yönelik tutum ve manevi iyi olma

Bu araştırmada, evli bireylerin şiddete yönelik tutumları ve manevi iyi oluş puanları arasındaki ilişkiyi incelemek hedeflenmiştir. Ayrıca çalışmada, elde edilen şiddet tutumu ve spiritüel iyi oluş verileri ile alt problemlere ışık tutan kişisel bilgi formunda yer alan demografik özellikler arasındaki ilişkilere bakılmıştır. Araştırma, Antalya/ Muratpaşa 'da ikamet eden, evli erkek ve kadın katılımcılar ile gerçekleştirilmiştir. Evli bireyler, çift olarak ele alınmamış, bireysel katılım sağlanmıştır. Araştırmaya %56,8 'sı (269 kişi) kadınlardan % 43,2'si (205 kişi) erkeklerden olmak üzere toplam 474 katılımcının verileri dâhil edilmiştir. Araştırmaya katılan kişilere, Yakın İlişkilerde Şiddete Yönelik Tutum ve Spiritüel İyi Oluş Ölçeklerinin formları ile sosyo- demografik bilgi formu uygulanmıştır. Ölçeklerden elde edilen verilerin istatistiksel analizi için SPSS 22.0 bilgisayar programı kullanılmıştır. Verilerden elde edilen puanlar ile araştırmanın bağımsız değişkenleri arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki olup olmadığı test edilmiştir. Normallik parametrelerinin değerlendirilmesinde çarpıklık ve basıklık katsayılarının yanında kolmogorov smirnov testi kullanılmıştır. Değişkenlerin değerlendirildiği ölçüm araçlarının alt boyutları ve demografik bilgiler ile korelasyon analizi yapılmıştır. Çalışma iki bölümden oluşmaktadır. İlk bölümde kavramsal çerçeve ele alınmış ikinci bölümde yöntem, bulgular ve tartışmaya yer verilmiştir. Araştırmadan elde edilen bulgulara göre: Spiritüel İyi Olma alt boyutları ve Yakın İlişkilerde Şiddete Yönelik Tutum alt boyutları arasında anlamlı ilişkilere rastlanmıştır. Aşkınlık alt boyutu ile şiddet, kontrol ve istismar alt boyutları arasında anlamlı negatif ilişki bulunurken, doğa ile uyum ve şiddette yönelik tutum alt boyutları arasında pozitif yönlü bir ilişkiye rastlanılmıştır. Katılımcıların, Şiddete yönelik tutumları, Manevi İyi oluş düzeyleri ve alt boyutlarının; Cinsiyet, yaş, eğitim, gelir, evlilik yaşı, evlenme biçimi, evlenmeden önceki tanışıklık süresi çocuk sayısı gibi demografik değişkenlere göre anlamlı olarak farklılaştığı saptanmıştır.

Aile içi şiddetDin psikolojisiEvli çiftler+6
Tuğçe Karademir
Akdeniz University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Kadına yönelik şiddetin önlenmesinde ahlaki olgunluk ve maneviyat

Kadına yönelik şiddet ülkemizde ve dünyada hem bireysel hem de toplumsal açıdan bir sorun olmaya devam etmektedir. Bu hususla ilgili kurum ve kuruluşlar tarafından çeşitli önlemler alınmakta, hukuksal yaptırımlar uygulanmakta ve müdahale programları geliştirilmektedir. Bu araştırma kapsamında kadına yönelik şiddetin nedenlerinin anlaşılması, şiddetin önlenmesinin ilk adımı olarak değerlendirilmiştir. Önleyici unsurların artırılması ve farklı müdahalelerin uygulanmasında ahlaki olgunluk ve maneviyatın önemli faktörler olduğu düşünülmüştür. Bu nedenle kadına yönelik şiddetin önüne geçilmesinde ahlaki olgunluk ve maneviyatın önleyici faktörler olarak değerlendirilebileceği varsayılmıştır. Bu araştırma, kadına yönelik şiddet uygulayan Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğüne bağlı Antalya Denetimli Serbestlik Müdürlüğünde denetimli serbestlik hizmeti altında olan yükümlü 30 erkek katılımcı ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmada nitel araştırma yöntemine başvurulmuş ve veri toplama tekniği olarak görüşme tekniği tercih edilmiştir. Elde edilen verilerin çözümlenmesinde betimsel analiz ve içerik analizi teknikleri kullanılmıştır. Bulgular anlayıcı gelenek çerçevesinde fenomenolojik bakış açısı ile yorumlanmıştır. Araştırma sonucunda ise katılımcıların genel anlamda eğitim seviyelerinin düşük olduğu tespit edilmiştir. Çoğu katılımcının alkol ve uyuşturucu madde kullandıkları, şiddete maruz kaldıkları veya tanık oldukları, önemli bir kısmının ise suç geçmişinin olduğu, şiddet uyguladıkları kişilerin genellikle eşleri ve/veya eski eşleri olduğu belirlenmiştir. Ayrıca katılımcıların şiddet uygulama nedenleri ele alınmış, ahlaki olgunluk ve maneviyat algıları incelenmiş, kadına yönelik şiddetin önlenmesinde ahlaki olgunluk ve maneviyatın önleyici faktörler olma durumları ortaya koyulmuş ve bu kapsamda önerilerde bulunulmuştur. Anahtar Sözcükler: Kadına Yönelik Şiddet, Ahlaki Olgunluk, Maneviyat, Şiddet, Aile İçi Şiddet.

Ahlaki olgunlukAile içi şiddetKadına yönelik şiddet+3
Miray Dugan
Akdeniz University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00

Other supervisors